Turkiye Buyuk Millet Meclisi


TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANI SAYIN BÜLENT ARINÇ'IN, "23 NİSAN MİLLİ EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI" ÖZEL GÜNDEMİ İLE TOPLANAN GENEL KURULDA YAPTIKLARI KONUŞMA

(23 Nisan 2003)

Sayın Milletvekilleri,

Değerli Konuklar,

Bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin kuruluşunun 83 ncü yıldönümünü, aynı zamanda da Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı büyük bir sevinç ve gururla kutluyoruz.

23 Nisan tarihi, Türk milletinin kurtuluşunu, bağımsızlığını, hürriyetini ve egemenliğini sembolleştiren, bayraklaştıran tarihi bir gündür ve bu tarihi günden, bugün için de, yarınlarımız için de ilham ve güç alınması kaçınılmazdır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin kuruluşunun yıldönümleri ve Milli Egemenlik Haftası, bilindiği gibi 1985 yılından bu yana kutlanmaktadır. Milli Egemenlik Haftası kutlamaları artık kurumsallaşmış bulunmaktadır. Bu haftanın çeşitli kutlama faaliyetleri ve etkinlikleri yanında; Türkiye Cumhuriyetinin ve Türk demokrasisinin temel hukuki kaynağı olan milli egemenlik ilkesinin ve milli egemenliğin temsili ve kullanılmasında, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin sahip bulunduğu yüce konumu, geniş kitlelere ve milli iradenin tek ve asli sahibi aziz Türk milletine anlatmak bakımından çok büyük yararlar sağladığı şüphesizdir.

Değerli Milletvekilleri,

Saygıdeğer Konuklar,

Milletlerin hayatında süreklilik esas olduğuna göre, XXI inci yüzyıldaki hedeflerimizi tespit ederken, dünümüzü iyi tahlil etmek durumundayız. Tarihi, bir takım hadiselerin kronolojik yığını olarak değil, kendisinden ders alınacak bir ibret kitabı olarak okumak ve anlamak durumundayız. Bu bakımdan tarih geleceğin aynasıdır.

Egemenlik kavramının tarihi arka planına baktığımızda, bölünemeyen ve devredilemeyen üstün emretme yetkisi olarak bu kavramın feodalizmden milli devlete geçişi kolaylaştıran bir unsur olduğunu görürüz. 1791 Fransız Anayasası'nda yer alan "Egemenlik tektir ve millete aittir. Bölünemez, vazgeçilemez ve kaldırılamaz. Hiçbir grup egemenliği kendisine atfedemez ve tek bir kişi egemenliği üstlenemez" hükmü, egemenlik kavramına yeni bir muhteva kazandırmıştır. Böylece temelde halkın kendi başına kullandığı halk egemenliği düşüncesi, teşkilatlı bir devlet yapısında şekillenen,

milletin kullandığı milli egemenlik düşüncesiyle birleşmiştir. Bir adım daha ileri giderek, halk veya devlet adına egemenliği kimin kullandığını araştıran İngiliz hukukçu John Austin, egemenliğin milletin parlamentosuna verilen bir yetki olduğu sonucuna varmıştır.

Fransız İhtilali, Avrupa'da milli egemenlik ilkesinin ve demokrasi fikrinin uyanmasında ve yayılmasında çok müessir olmuştur. Daha sonra bu mutlak egemenlik düşüncesi, hukuk devleti, bireysel haklar ve özel alan-kamusal alan ayrımı ışığında yeniden biçimlenerek dönüşmüştür. Milli egemenlik düşüncesine dayalı yeni siyasi örgütlenme biçimi XIX uncu yüzyılın başlarından itibaren, Osmanlı İmparatorluk coğrafyasında, gayrımüslim azınlıkların ayrılıkçı örgütlenmeler içine girmelerine yol açarken, fert hak ve hürriyetleri kavramlarının da ıslahat çalışmaları içine alınmasına yol açmıştır.

Meşrutiyet dönemini hukuken başlatan 1876 Anayasası, Osmanlı Devletinin siyasi rejiminde esaslı bir değişime yol açarak anayasal monarşi dönemini başlatmıştır. Anayasa yine bir padişah iradesi olmakla birlikte, padişahın yetkilerini sınırlamış, halka sınırlı temsil yetkisi getirmiştir. Hükümlerine uyulması gereken 'akdi değerde' bir takım hukuki esaslar, 1876 Anayasası ile hukuk literatürümüze girmiştir.

1876 Anayasası, sınırlı da olsa halkın yönetimde temsil edilmesi ve parlamentonun kurulması bakımından gerçek bir hukuk reformu olarak mütalaa edilmelidir. Bu açıdan bakıldığında, parlamenter geçmişimizin 127 yıl geriye uzandığı ve çoğu Avrupa Birliği ülkesinden daha eski ve köklü bir demokrasi tarihine sahip olduğumuz söylenebilir.

Sayın Milletvekilleri,

Değerli Misafirlerimiz,

Bilindiği üzere, egemenlik devlet kudretinin bir vasfıdır. İç hukukta en üstün kudreti, milletlerarası hukukta da bağımsız bir gücü ifade eder.

1921 Anayasasında yer alan, "Hakimiyet Kayıtsız Şartsız Milletindir" ifadesi ile milli egemenlik, Anayasanın bir hükmü haline getirilerek, hukuki hüviyete kavuşturulmuştur.

Milli egemenlik prensibi, 20 Kasım 1924 tarihli Anayasamızda da yer almış ve "Büyük Millet Meclisi, milletin yegane ve hakiki temsilcisi olup, millet namına hakk-ı hakimiyeti istimal eder" ifadesiyle, milletin temsilinde Büyük Millet Meclisi'nin önemini ortaya koymuştur.

Milli egemenlik, anayasalarımızın temel ve değişmez ilkelerindendir. Dolayısıyla bütün anayasalarımızda, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin "Milli Egemenlik" ülküsü ifade edilmiştir.

Sayın Milletvekilleri,

Saygıdeğer Konuklar,

Siyasi fikir ve düşünce tarihimizde, ilk defa milli egemenlik ilkesini ele alıp savunan ve onu politik uygulamada başarıya ulaştıran, Türkiye Cumhuriyetinin de kurucu olan Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK'tür. Mustafa Kemal'in, Mondros Mütarekesi şartlarına ve işgale karşı direnmeleri için askeri ve mülki idarecilere gönderdiği, Amasya Genelgesindeki "Milletin istiklalini yine milletin azmi ve kararı kurtaracaktır" ifadesi, milli mücadelemizin parolası olmuştur.

Daha sonra Erzurum Kongresi'nde, kurulacak bir millet meclisinin gücünü mutlak surette milletten alması lazım geldiği, hükümetin de icraatında milli iradeye uygun hareket etmek zorunda kalacağı bir sistemin kurulması hususunda kararlar alınmıştır.

Bu kararlar, Sivas Kongresi vasıtasıyla yurt sathında duyurulmuştur. Bir başka ifade ile Sivas Kongresi, "Milli irade", "Egemenlik" ve "Millet" kavramlarının yurt sathında ilk defa yayılması yolunu açmıştır. Bu suretle, milli egemenlik vazgeçilmez bir ilke olarak daha sonra yapılmış anayasalarımıza da intikal etmiştir.

"Amasya Tamimi" nde ifadesini bulan "Milli Egemenlik" kavramı, 23 Nisan 1920'de kurulan Büyük Millet Meclisi'nin ve Cumhuriyetin ilanıyla da Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin temel esasını oluşturmuştur.

Sayın Milletvekilleri,

Türkiye Büyük Millet Meclisi, Kurtuluş Mücadelemizi fiilen yürüterek zafere ulaştıran ve Cumhuriyeti kuran "Gazi Meclis" olarak, Türk tarihinde ve millet vicdanında şerefli yerini almıştır.

Milli mücadelemizin Başkomutanı, Büyük Millet Meclisi'nin ilk Başkanı ve Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK; Meclisin Üçüncü Toplantı Senesinin açılışında yaptığı konuşmada der ki:

"Efendiler! Büyük Millet Meclisi Hükümeti Türkiye'nin ve Türk halkının beka ve istiklalini temine çalışıyor. Çünkü Türkiye'nin asli, meşru ve hakiki sahibi olan Türkiye halkının arzusu ve kesin iradesi bu yoldadır."

Gazi Mustafa Kemal Paşa, Reisicumhur sıfatıyla, Büyük Millet Meclisi'nin Üçüncü Devre Birinci Toplantı Yılını açarken, 1 Kasım 1927 tarihinde milletvekillerine şöyle seslenir:

"Muhterem Üyeler;

Büyük Millet Meclisi, Türk milletinin asırlar süren arayışının özeti ve onun bizzat kendisini idare etmek şuurunun canlı timsalidir."

Büyük Millet Meclisi'nin Üçüncü Devre Dördüncü Toplantı Yılını açış konuşmasında, 1 Kasım 1930 tarihinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin millet hayatındaki yerinin önemini ise şu veciz cümlelerle ifade eder:

"Arkadaşlarım;

Memleketin mukadderatında tek yetki ve güç sahibi olan Büyük Millet Meclisi, bu memleketin düzeni için, iç ve dış emniyeti ve güvenliği için en büyük teminattır.

Büyük milli dertler şimdiye kadar ancak Büyük Millet Meclisi'nde şifa buldu. Gelecekte de yalnız orada kat'i tedbirlerini bulabilecektir.

Türk Milletinin muhabbeti ve bağlılığı daima Büyük Millet Meclisine yöneldi ve daima oraya yönelmiş olacaktır."

Sayın Milletvekilleri,

Büyük Millet Meclisi, Cumhuriyetimizin ve demokrasimizin de temel dayanağıdır. Çağdaş Türk siyaset hayatında ve kültüründe, Büyük Millet Meclisi, Milli Mücadele ile, Türk İnkılabı ile, milli egemenlik ilkesi ve Cumhuriyet ile özdeşleşmiştir.

Milli Kurtuluş Mücadelesinin hedefi; milli egemenliğe dayalı bir milli devlet kurmaktı. Atatürk bunu Nutuk'da:

"...bu vaziyet karşısında bir tek karar vardı. O da millet hakimiyetine dayalı, kayıtsız şartsız yeni bir Türk Devleti tesis etmekti" diye ifade eder.

Bir konuşmasında da, "Yeni Türkiye Cumhuriyetinin yapısının ruhu milli egemenliktir. Milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğidir" diyerek, egemenlik kavramının devlet hayatındaki yerine ve önemine işaret etmiştir.

Milli mücadelenin kazanılmasında, milli iradenin başlıca güç kaynağı olduğu asla unutulmamalıdır.

Cumhuriyetimizin temelleri, 23 Nisan 1920'de Büyük Millet Meclisi'nde atılmıştır. Büyük Millet Meclisi, ATATÜRK'ün "..en büyük eserim" dediği, bir yüce kurumdur. ATATÜRK'ün Büyük Millet Meclisi'ne verdiği değer, çatısı altında bulunduğumuz bu yüce kurumda milletin iradesinin temsil edilmesindendir.

Milletin Sayın Temsilcileri,

Bilindiği gibi milli egemenlik kavramının çağdaş anlamı demokrasidir. Ord.Prof.Ali Fuad Başgil, "Milli egemenlik ilkesi, demokrasinin bugün uygulanması mümkün olmayan yegane şeklidir" der.

Demokrasilerde milli iradenin üzerinde hiçbir güç yoktur. Demokrasi, milletin kendi kaderini kendisinin çizmesidir. Bir başka ifade ile egemenliğin millete ait olması, demokrasinin temel ve değiştirilemez şartıdır. Çağdaş dünyada en yaygın siyasi değer yapısını parlamenter demokrasi oluşturmaktadır.

Milli egemenlik ilkesi, milli birlik ve beraberliğimizi sağlamış; Türk milletini, şekil ve özü Cumhuriyet olan devlet yapısına ulaştırmıştır. Cumhuriyetimiz, milli egemenlik ilkesinin doğal bir sonucu olduğu kadar başarısının da asıl sebebidir.

Cumhuriyetimizin kuruluşu ve daha sonraki siyasi gelişmeler içinde elde ettiğimiz demokratik parlamenter rejimimiz, Türk toplumuna çağdaşlaşma yolunda çok büyük atılımlar kazandırmış, bağımsız bir millet olarak geleceğe güvenle bakmamızın mutluluğunu sağlamıştır.

"Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir" ilkesi, 23 Nisan 1920'de açılan Büyük Millet Meclisi'nin, o günlerden bugünlere kadar aldığı kararların da temel dayanağıdır.

Milli egemenlik ilkesi ancak hukuk devleti ilkesi ve hukukun üstünlüğünün sağlanması ile birlikte hayat bulur. Hukukun üstünlüğünün tesisi, temel yasa hüviyetindeki Anayasanın varlığını gerektirir. Milli egemenlik ilkesinden kaynaklanan bütün yetki ve sorumluluklar Anayasaya dayanır.

Türkiye Cumhuriyeti, milli egemenlik yetkisinin kullanılmasını hukukun üstünlüğü ile Anayasasında ifade etmiş olan çağdaş ve dünya milletlerine örnek bir devlettir.

Milli iradenin tecelli ve temsil edildiği, kuruluşunun 83 üncü yılını idrak ettiğimiz Türkiye Büyük Millet Meclisi, demokrasimizin, milli devletimizin ve geleceğimizin de en büyük güvencesidir.

Gücünü ve yetkisini milli iradeden alan Türkiye Büyük Millet Meclisi, sorumluluklarını ve görevlerini bu şuur ve heyecanla yerine getirmektedir.

Aziz milletimiz bilmelidir ki, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde sembolleşen üstün milli egemenlik ilkesi her zorluğu aşmaya muktedirdir.

Türkiye Cumhuriyeti, dünya devletler sahnesinde etkin ve itibarlı bir yeri olan, köklü ve şerefli tarihine ve mazisine uygun olarak parlak bir geleceğe namzet güçlü bir ülkedir.

Türkiye, ülkesi ve milleti ile bölünmez bir bütündür. Milli birliğimiz ve bütünlüğümüz, geleceğimizi teminat altına alan, vazgeçilmez ve Türkiye'nin her meselesinin düşünülmesinde ve çözümlenmesinde temel yapacağımız değiştirilemez bir hakikatimizdir. Bu hakikat, aziz vatan coğrafyamızda var olabilmemizin, var kalabilmemizin de teminatı, bir başka ifade ile varlık sebebimizdir. Türk Devleti'nin geleceği, birlik ve bütünlüğü her türlü politikaların üstündedir.

Sayın Milletvekilleri,

Bugünün bir başka önemi de Devletimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK'ün "Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı"nı, geleceğimizi emanet ettiğimiz Türk çocuklarına armağan etmiş olmasıdır. Bu mutlu günümüzde, önce bu büyük bayramın kendilerine adandığı yarınlarımızın büyük güvencesi olan çocuklarımızın ve ardından da hepimizin bayramını kutluyorum.

Mustafa Kemal ATATÜRK'ün Meclisin Dördüncü Devre Birinci Toplantı Yılını Reisicumhur sıfatıyla açarken yaptığı konuşmadan bir paragrafı burada tekrar ederek konuşmamı tamamlamak istiyorum.

ATATÜRK, Büyük Millet Meclisi'nin temsilcilerine şöyle sesleniyor:

"Aziz arkadaşlarım;

Büyük Millet Meclisi'ni yeni ve mühim vatan hizmetleri bekliyor. Yeni mesaimizin ve tedbirlerimizin de Büyük Milletimizin menfaatlerine tamamiyle uygun düşeceğine şüphe yoktur.

Mensubu olmakla gurur duyduğumuz Büyük Türk Milletinin emanet ve salahiyetiyle beraber, sevgisi ve koruması da sizin üzerinizdedir."

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin ilk Başkanı Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK başta olmak üzere, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin kurucusu olan üyelerini, ebediyete intikal etmiş bütün milletvekillerini şükran duygularımızla anıyorum. Değerli konuklarımızı ve yüce milletimizin temsilcileri olan siz Sayın milletvekillerini, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin bir üyesi olmaktan duyduğum övüncü ifade ederek, sevgi ve saygılarla selamlıyor; yüce Türk Milletine mutluluklar ve aydınlık dolu yarınlar diliyorum.


Sosyal Medya

Kurumsal Facebook Adresi Kurumsal Twitter Adresi RSS Aboneliği Gunluk Haber Aboneliği Genel Kurul Facebook Adresi Genel Kurul Twitter Adresi Web Yoneticisine Mesaj
Sosyal Ağlarda TBMM

Arama

TBMM'yi Ziyaret

TBMM Gezi ve Rehberlik

Rehber Eşliğinde Gezi

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin tanıtımı kapsamında ziyaretçilerin rehber eşliğinde gezdirilmesi, TBMM rehberlik online kayıt sistemine başvurunun ardından, Basın, Yayın ve Halkla İlişkiler Başkanlığı tarafından hazırlanan bir program dahilinde gerçekleştirilmektedir.

Detaylı Bilgi İçin

 

 

 

 

 

 

E-devlet Üzerinden Randevu

E-devlet Linki

Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni ziyaret etmek için e-Devlet üzerinden randevu talebinde bulunabilirsiniz.

e-Devlet Linki

Halk Günü

Halk Günü

Milli İradenin kalbinin attığı yer olan Türkiye Büyük Millet Meclisi tüm vatandaşlarımızın ziyaretine açılmıştır. Her ayın ilk Cumartesi günü 11.00 - 15.00 saatleri arasında önceden herhangi bir randevu almaksızın saat başı gerçekleştirilen gezi programlarına katılabilmek için TBMM Dikmen Kapısına gelmeniz yeterli olacaktır.

Detaylı Bilgi İçin

 

 

Kurtuluş Savaşı Müzesi

Kurtuluş Savaşı Müzes

'Birinci Millî Mimarlık Dönemi Üslubu'nun Ankara'daki ilk örneklerinden olan I.TBMM Binası, 1920-1924 yılları arasında Kurucu Meclis olarak da görev yapan Gazi Meclis tarafından kullanılmıştır. Halen TBMM Basın, Yayın ve Halkla İlişkiler Başkanlığı uhdesinde Kurtuluş Savaşı Müzesi (I.TBMM Binası) olarak hizmet vermektedir.

Sanal Tur

Türkiye Büyük Millet Meclisi Sanal Tur

Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni aşağıdaki bağlantıyı kullanarak sanal olarak gezebilirsiniz.

TBMM Sanal Tur Gezisi

Engelsiz Meclis

İşitme Engelliler

Rehber Eşliğinde Gezi

Yasama ve Denetim Hizmetlerine İlişkin Tanıtım Videolarına aşağıdaki linkten erişebilirsiniz.

Youtube Erişim Linki