Yazılı ve Sözlü Sorular Araştırma Komisyonları Soruşturma Komisyonları
                                                                      Son Tutanak Tutanak Sorgu Tutanak Metinleri Gizli Oturum Tutanakları
                                                                                                                                            Uluslararası Komisyonlar Dostluk Grupları
                                                                                      Genel Sekreterlik Mevzuat Telefon Rehberi Etik Komisyon Duyurular

DÖNEM : 21        CİLT : 79       YASAMA YILI : 4

 

 

 

T. B. M. M.

TUTANAK DERGİSİ

 

 

36 ncı Birleşim

10 . 12 . 2001 Pazartesi

 

 

İ Ç İ N D E K İ L E R

                                                      Sayfa

  I. – GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

 II. – GELEN KÂĞITLAR

III. – YOKLAMALAR

IV. – KANUN TASARI VE TEKLİFLERİYLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER

l. – 2002 Malî Yılı Genel ve Katma Bütçeli İdareler Bütçe Kanunu Tasarıları ile 2000 Malî Yılı Genel ve Katma Bütçeli İdareler ve Kuruluşlar Kesinhesap Kanunu Tasarıları (1/921; 1/922; 1/900, 3/900, 3/898, 3/899; 1/901, 3/901) (S.Sayıları:  754, 755, 773, 774) 

A) KÜLTÜR BAKANLIĞI

1. – Kültür Bakanlığı 2002 Malî  Yılı Bütçesi

2. – Kültür Bakanlığı 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

B) MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI

 

1. – Millî Eğitim Bakanlığı  2002 Malî  Yılı Bütçesi

2. – Millî Eğitim Bakanlığı  2000 Malî Yılı Kesinhesabı

I. – YÜKSEK ÖĞRETİM KURULU

1. – Yüksek Öğretim Kurulu 2002 Malî  Yılı Bütçesi

2. – Yüksek Öğretim Kurulu 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

II. – ÜNİVERSİTELER

1. – Ankara Üniversitesi

a) Ankara Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Ankara Üniversitesi  2000 Malî Yılı Kesinhesabı

2. – Orta Doğu Teknik Üniversitesi

a) Orta Doğu Teknik Üniversitesi  2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Orta Doğu Teknik Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

3. – Hacettepe Üniversitesi

a) Hacettepe Üniversitesi  2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Hacettepe Üniversitesi  2000 Malî Yılı Kesinhesabı

4. – Gazi Üniversitesi

a) Gazi Üniversitesi  2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Gazi Üniversitesi  2000 Malî Yılı Kesinhesabı

5. – İstanbul Üniversitesi

a) İstanbul Üniversitesi  2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) İstanbul Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

6. – İstanbul Teknik Üniversitesi

a) İstanbul Teknik Üniversitesi  2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) İstanbul Teknik Üniversitesi  2000 Malî Yılı Kesinhesabı

7. – Boğaziçi Üniversitesi

a) Boğaziçi Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Boğaziçi Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

8. – Marmara Üniversitesi

a) Marmara Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Marmara  Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

9. – Yıldız Teknik Üniversitesi

a) Yıldız Teknik Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Yıldız Teknik Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

10. – Mimar Sinan Üniversitesi

a) Mimar Sinan Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Mimar Sinan  Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

11. – Ege Üniversitesi

a) Ege  Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Ege Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

12. – Dokuz Eylül Üniversitesi

a) Dokuz Eylül Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Dokuz Eylül Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

13. – Trakya  Üniversitesi

a) Trakya Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Trakya Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

14. – Uludağ Üniversitesi

a) Uludağ Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Uludağ Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

15. – Anadolu Üniversitesi

a) Anadolu Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Anadolu Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

16. – Selçuk Üniversitesi

a) Selçuk Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Selçuk Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

17. – Akdeniz Üniversitesi

a) Akdeniz Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Akdeniz Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

18. – Erciyes Üniversitesi

a) Erciyes Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Erciyes Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

19. –   Cumhuriyet Üniversitesi

a) Cumhuriyet Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Cumhuriyet Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

20. – Çukurova Üniversitesi

a) Çukurova Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Çukurova Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

21. – 19 Mayıs Üniversitesi

a) 19 Mayıs Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) 19 Mayıs Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

22. – Karadeniz Teknik Üniversitesi

a) Karadeniz Teknik Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Karadeniz Teknik Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

23. – Atatürk Üniversitesi

a) Atatürk Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Atatürk Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

24. – İnönü Üniversitesi

a) İnönü Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) İnönü Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

25. – Fırat Üniversitesi

a) Fırat Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Fırat Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

26. – Dicle Üniversitesi

a) Dicle Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Dicle Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

27. – Yüzüncü Yıl Üniversitesi

a) Yüzüncü Yıl Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Yüzüncü Yıl Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

28. –   Gaziantep Üniversitesi

a) Gaziantep Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Gaziantep Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

29. –   İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü

a) İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

30. –   Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü

a) Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü  2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

31. – Harran Üniversitesi

a) Harran Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Harran Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

32. – Süleyman Demirel Üniversitesi

a) Süleyman Demirel Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Süleyman Demirel Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

33. –  Adnan Menderes Üniversitesi

a) Adnan Menderes Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Adnan Menderes Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

34. – Zonguldak Karaelmas Üniversitesi

a) Zonguldak Karaelmas Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Zonguldak Karaelmas Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

35. –  Mersin Üniversitesi

a) Mersin Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Mersin Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

36. – Pamukkale Üniversitesi

a) Pamukkale Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b)  Pamukkale Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

37. – Balıkesir Üniversitesi

a) Balıkesir Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Balıkesir Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

38. – Kocaeli Üniversitesi

a) Kocaeli Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Kocaeli Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

39. – Sakarya Üniversitesi

a) Sakarya Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Sakarya Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

40. – Celâl Bayar Üniversitesi

a) Celâl Bayar Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Celâl Bayar Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

41. – Abant İzzet Baysal Üniversitesi

a) Abant İzzet Baysal Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Abant İzzet Baysal Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

42. – Mustafa Kemal Üniversitesi

a) Mustafa Kemal Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Mustafa Kemal Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

43. – Afyon Kocatepe Üniversitesi

a) Afyon Kocatepe Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Afyon Kocatepe Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

44. – Kafkas Üniversitesi

a) Kafkas Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Kafkas Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

45. – Çanakkale 18 Mart Üniversitesi

a) Çanakkale 18 Mart Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Çanakkale 18 Mart Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

46. –  Niğde Üniversitesi

a) Niğde Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Niğde Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

47. – Dumlupınar Üniversitesi

a) Dumlupınar Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Dumlupınar Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

48. – Gazi Osmanpaşa Üniversitesi

a) Gazi Osmanpaşa Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Gazi Osmanpaşa Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

49. – Muğla Üniversitesi

a) Muğla Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Muğla Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

50. – Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi

a) Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

51. – Kırıkkale Üniversitesi

a) Kırıkkale Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Kırıkkale Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

52. – Osman Gazi Üniversitesi

a) Osman Gazi Üniversitesi 2002 Malî Yılı Bütçesi

b) Osman Gazi Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

53. – Galatasaray Üniversitesi

a) Galatasaray Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Galatasaray Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

V. – SORULAR VE CEVAPLAR

A) YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI

1. – Hatay Milletvekili Mustafa Geçer'in, KOBİ'lerin sorunlarına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Kemal Derviş'in cevabı (7/5003)

2. – Ankara Milletvekili M. Zeki Çelik'in, IMF'nin Türkiye'den taleplerine ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Kemal Derviş'in cevabı (7/5030)

3. –  Şanlıurfa Milletvekili Mustafa Niyazi Yanmaz'ın; Şanlıurfa İlindeki pamuk üreticilerinin Ziraat Bankasına olan borçlarına,

- Kayseri Milletvekili Sadık Yakut'un; Emlak Bankasının mal varlığının Toplu Konut İdaresine devredilmesine,

İlişkin soruları ve Devlet Bakanı Kemal Derviş'in cevabı (7/5072,5076)

4. – Balıkesir Milletvekili İsmail Özgün'ün, gazilerin malî ve sosyal sorunlarına ilişkin Başbakandan sorusu ve Millî Savunma Bakanı Sabahattin Çakmakoğlu'nun cevabı (7/5077)

5. –  Konya Milletvekili Hüseyin Arı'nın, Petlas A.Ş.'nin yatırım teşvik belgesi başvurusuna ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Kemal Derviş'in cevabı (7/5095)

6. – Trabzon Milletvekili Şeref Malkoç'un, Adıyaman İl Sağlık Müdürlüğü çalışanlarının Türk Sağlık Sen.'e üye olmaya zorlandığı iddialarına ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Osman Durmuş'un cevabı (7/5098)

7. – Bursa Milletvekili Ali Arabacı'nın, İngiltere seyahati giderlerine ilişkin sorusu ve Turizm Bakanı Mustafa Taşar'ın cevabı (7/5131)

8. – Ankara Milletvekili M. Zeki Çelik'in, kamudaki bazı harcamalara ilişkin Başbakandan sorusu ve Turizm Bakanı Mustafa Taşar'ın cevabı (7/5166)


II. – GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

TBMM Genel Kurulu saat 11.00'de açılarak beş oturum yaptı.

2002 Malî Yılı Genel ve Katma Bütçeli İdareler Bütçe Kanunu Tasarıları ile 2000 Malî Yılı Genel ve Katma Bütçeli İdareler ve Kuruluşlar Kesinhesap Kanunu Tasarılarının (1/921; 1/922; 1/900, 3/900; 3/898, 3/899, 1/901, 3/901) (S. Sayıları: 754, 755, 773, 774) görüşmelerine devam olunarak;

Çevre Bakanlığı,

Dışişleri Bakanlığı,

Turizm Bakanlığı,

Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığı,

Petrol İşleri Genel Müdürlüğü,

Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü;

2002 Malî Yılı Bütçe Kanunu Tasarıları ile 2000 Malî Yılı Kesinhesap Kanunu Tasarıları kabul edildi;

Alınan karar gereğince, 10 Aralık 2001 Pazartesi günü saat 11.00'de toplanmak üzere, birleşime 23.48'de son verildi.

 

 

 

Kamer Genç

 

 

Başkanvekili

 

Mehmet Ay

 

Cahit Savaş Yazıcı

 

 

 

Gaziantep

 

İstanbul

 

 

 

Kâtip Üye

 

Kâtip Üye

 

 


                                                                                                            No. :48

II. – GELEN KÂĞITLAR

10.12.2001 PAZARTESİ

Raporlar

1. – Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Gabon Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Genel Ticarî, Ekonomik, Kültürel ve Teknik İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/910) (S. Sayısı : 783) (Dağıtma tarihi : 10.12.2001) (GÜNDEME)

2. – Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kongo Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Ticaret, Ekonomik ve Teknik İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/918) (S. Sayısı : 784) (Dağıtma tarihi : 10.12.2001) (GÜNDEME)

Sözlü Soru Önergesi

1. – Adıyaman Milletvekili Mahmut Göksu'nun, Adıyaman İli sulama projelerine ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından sözlü soru önergesi (6/1652) (Başkanlığa geliş tarihi : 7.12.2001)

Yazılı Soru Önergeleri

1. – Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Basın İlan Kurumunca verilen ilanlara ve yönetim kurulu üyelerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/5228) (Başkanlığa geliş tarihi : 7.12.2001)

2. – Kocaeli Milletvekili Mehmet Batuk'un, Kars'taki bazı yatırım projelerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/5229) (Başkanlığa geliş tarihi : 7.12.2001)

3. – Gaziantep Milletvekili Nurettin Aktaş'ın, Şırnak-İdil İlçesinde düzenlenen bir operasyonda ele geçirilen silahlara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/5230) (Başkanlığa geliş tarihi : 7.12.2001)

4. – Tokat Milletvekili M. Ergün  Dağcıoğlu'nun, özel sektöre ait iskelelere ilişkin Devlet Bakanından (Ramazan Mirzaoğlu) yazılı soru önergesi (7/5231) (Başkanlığa geliş : 7.12.2001)

5. – Tokat Milletvekili M. Ergün Dağcıoğlu'nun, bilgi işlem sistemi ile gemi trafik yönetim ve bilgi sistemi projelerine ilişkin Devlet Bakanından (Ramazan Mirzaoğlu) yazılı soru önergesi (7/5232) (Başkanlığa geliş tarihi : 7.12.2001)

6. – Tokat Milletvekili M. Ergün Dağcıoğlu'nun, İstanbul'da düzenlendiği ileri sürülen deniz taşımacılığıyla ilgili uluslararası toplantıya ve boğazların güvenliğine ilişkin Devlet Bakanından (Ramazan Mirzaoğlu) yazılı soru önergesi (7/5233) (Başkanlığa geliş tarihi : 7.12.2001)

7. –  Tokat Milletvekili M. Ergün Dağcıoğlu'nun, Denizcilik Müsteşarlığı personeline ve limanlarla ilgili çalışmaya  ilişkin Devlet Bakanından (Ramazan Mirzaoğlu) yazılı soru önergesi (7/5234) (Başkanlığa geliş tarihi : 7.12.2001)

8. – Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, ilaç firmaları ve doktorlar hakkında basında çıkan iddialara ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/5235) (Başkanlığa geliş tarihi : 7.12.2001)

9. – Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, yoksullukla mücadeleye  ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/5236) (Başkanlığa geliş tarihi : 7.12.2001)

10. – Adıyaman Milletvekili Mahmut Göksu'nun, yatırım teşviklerinde ayrımcılık yapıldığı iddialarına ve bazı illere verilen yatırım teşviklerine ilişkin Devlet Bakanından (Kemal Derviş)  yazılı soru önergesi (7/5237) (Başkanlığa geliş tarihi : 7.12.2001)

11. – Kayseri Milletvekili Salih Kapusuz'un, Özelleştirme İdaresince özelleştirilen kuruluşlara ilişkin Devlet Bakanından (Yılmaz Karakoyunlu) yazılı soru önergesi (7/5238) (Başkanlığa geliş tarihi : 7.12.2001)

12. – Kayseri Milletvekili Salih Kapusuz'un, IMF ve Dünya Bankasından alınan kredilere ilişkin Devlet Bakanından (Kemal Derviş) yazılı soru önergesi (7/5239) (Başkanlığa geliş tarihi : 7.12.2001)

13. – Kayseri Milletvekili Salih Kapusuz'un, Afganistan'a Türk özel birlikleri gönderildiği iddialarına  ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/5240) (Başkanlığa geliş tarihi : 7.12.2001)

14. – Adıyaman Milletvekili Mahmut Göksu'nun, TRT'de yayımlanan bir filmle ilgili iddialara ilişkin Devlet Bakanından (Yılmaz Karakoyunlu) yazılı soru önergesi (7/5241) (Başkanlığa geliş tarihi : 7.12.2001)

15. – Kırıkkale Milletvekili Kemal Albayrak'ın, Kırıkkale içme suyu projesi boru ihalesi hakkındaki iddialara ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından yazılı soru önergesi (7/5242) (Başkanlığa geliş tarihi : 7.12.2001)

16. – Adıyaman Milletvekili Mahmut Göksu'nun, bir gazetede çıkan YÖK'le ilgili iddialara  ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/5243) (Başkanlığa geliş tarihi : 7.12.2001)

17. – Adıyaman Milletvekili Mahmut Göksu'nun, kurul ve üst kurullara ilişkin Başbakandan  yazılı soru önergesi (7/5244) (Başkanlığa geliş tarihi : 7.12.2001)

18. – Adıyaman Milletvekili Mahmut Göksu'nun, bazı özel harcamalarının bir kamu bankasınca ödendiği iddialarına ilişkin Devlet Bakanından (Kemal Derviş) yazılı soru önergesi (7/5245) (Başkanlığa geliş tarihi : 7.12.2001)

19. – Adıyaman Milletvekili Mahmut Göksu'nun, Adıyaman'da üniversite sınavına giren öğrencilerin başarı durumuna ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/5246) (Başkanlığa geliş tarihi : 7.12.2001)

20. – Adıyaman Milletvekili Mahmut Göksu'nun, 1996 yılında Şanlıurfa Doğumevinde AİDS virüsü kapan bir hastaya ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/5247) (Başkanlığa geliş tarihi : 7.12.2001)

21. – Adıyaman Milletvekili Mahmut Göksu'nun, Almanya'da yapılan Afganistan'la ilgili bir toplantıya ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/5248) (Başkanlığa geliş tarihi : 7.12.2001)

22. – Bursa Milletvekili Mehmet Altan Karapaşaoğlu'nun, bazı bakanların yakınlarına araç ve şoför tahsis edilmesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/5249) (Başkanlığa geliş tarihi : 7.12.2001)

23. – Bursa Milletvekili Mehmet Altan Karapaşaoğlu'nun, Türk Sağlık ve Eğitim Vakfına ilişkin Devlet Bakanından (Nejat Arseven) yazılı soru önergesi (7/5250) (Başkanlığa geliş tarihi : 7.12.2001)

24. – Bursa Milletvekili Mehmet Altan Karapaşaoğlu'nun, Türk Sağlık ve Eğitim Vakfına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/5251) (Başkanlığa geliş tarihi : 7.12.2001)

25. – Manisa Milletvekili Rıza Akçalı'nın, yeni Galata Köprüsü kontrol raporuna ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından yazılı soru önergesi (7/5252) (Başkanlığa geliş tarihi : 7.12.2001)

BİRİNCİ OTURUM

10 Aralık 2001 Pazartesi

Açılma Saati : 11.00

BAŞKAN : Başkanvekili Yüksel YALOVA

KÂTİP ÜYELER : Kemal ALBAYRAK (Kırıkkale), Melda BAYER (Ankara)

BAŞKAN- Türkiye Büyük Millet Meclisinin 36 ncı Birleşimini açıyorum.

Sayın milletvekilleri, (9/4) esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonu, Başkan, Başkanvekili, Sözcü ve Kâtip seçimini yapamamıştır. Bu komisyona seçilmiş bulunan sayın üyelerin, 11.12.2001 Salı günü saat 12.00'de, Ana Bina, Zemin Kat, PTT karşısındaki 172 no'lu Meclis Soruşturması Komisyonları Toplantı Salonunda toplanarak, Başkan, Başkanvekili, Sözcü ve Kâtip seçimini yapmalarını rica ediyorum.

Meclis soruşturması komisyonuna seçilen üyelerin listesi ile toplantı gün ve saati ilan tahtalarına da asılacaktır.

Şimdi, 2002 Malî Yılı Genel ve Katma Bütçe Kanunu Tasarıları ile 2000 Malî Yılı Genel ve Katma Bütçe Kesinhesap Kanunu Tasarıları üzerindeki görüşmelere devam edeceğiz.

Program uyarınca bugün bir tur görüşme yapacağız.

Onüçüncü tur görüşmelere başlıyoruz.

Onüçüncü turda, Kültür Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı, Yüksek Öğretim Kurulu, üniversiteler bütçeleri yer almaktadır.

IV. – KANUN TASARI VE TEKLİFLERİYLE KOMİSYONLARDAN

GELEN DİĞER İŞLER

1. – 2002 Malî Yılı Genel ve Katma Bütçeli İdareler Bütçe Kanunu Tasarıları ile 2000 Malî Yılı Genel ve Katma Bütçeli İdareler ve Kuruluşlar Kesinhesap Kanunu Tasarıları (1/921; 1/922; 1/900, 3/900, 3/898, 3/899; 1/901, 3/901) (S. Sayıları :  754, 755, 773, 774) (1)

A) KÜLTÜR BAKANLIĞI

1. – Kültür Bakanlığı 2002 Malî  Yılı Bütçesi

2. – Kültür Bakanlığı 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

B) MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI

1. – Millî Eğitim Bakanlığı  2002 Malî  Yılı Bütçesi

2. – Millî Eğitim Bakanlığı  2000 Malî Yılı Kesinhesabı

I. – YÜKSEK ÖĞRETİM KURULU

1. – Yüksek Öğretim Kurulu 2002 Malî  Yılı Bütçesi

2. – Yüksek Öğretim Kurulu 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

                                  

(1) 754, 755, 773, 774 S. Sayılı Basmayazılar ve Ödenek Cetvelleri 3.12.2001 tarihli 29 uncu Birleşim Tutanağına eklidir.

II. – ÜNİVERSİTELER

1. – Ankara Üniversitesi

a) Ankara Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Ankara Üniversitesi  2000 Malî Yılı Kesinhesabı

2. – Orta Doğu Teknik Üniversitesi

a) Orta Doğu Teknik Üniversitesi  2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Orta Doğu Teknik Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

3. – Hacettepe Üniversitesi

a) Hacettepe Üniversitesi  2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Hacettepe Üniversitesi  2000 Malî Yılı Kesinhesabı

4. – Gazi Üniversitesi

a) Gazi Üniversitesi  2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Gazi Üniversitesi  2000 Malî Yılı Kesinhesabı

5. – İstanbul Üniversitesi

a) İstanbul Üniversitesi  2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) İstanbul Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

6. – İstanbul Teknik Üniversitesi

a) İstanbul Teknik Üniversitesi  2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) İstanbul Teknik Üniversitesi  2000 Malî Yılı Kesinhesabı

7. – Boğaziçi Üniversitesi

a) Boğaziçi Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Boğaziçi Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

8. – Marmara Üniversitesi

a) Marmara Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Marmara  Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

9. – Yıldız Teknik Üniversitesi

a) Yıldız Teknik Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Yıldız Teknik Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

10. – Mimar Sinan Üniversitesi

a) Mimar Sinan Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Mimar Sinan  Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

11. – Ege Üniversitesi

a) Ege Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Ege Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

12. – Dokuz Eylül Üniversitesi

a) Dokuz Eylül Üniversitesi 2002 Malî Yılı Bütçesi

b) Dokuz Eylül Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

13. – Trakya  Üniversitesi

a)  Trakya Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b)  Trakya Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

14. – Uludağ Üniversitesi

a) Uludağ Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Uludağ Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

15. –  Anadolu Üniversitesi

a)  Anadolu Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b)  Anadolu Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

16. –  Selçuk Üniversitesi

a) Selçuk Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Selçuk Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

17. –  Akdeniz Üniversitesi

a)  Akdeniz Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Akdeniz Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

18. –  Erciyes Üniversitesi

a)  Erciyes Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Erciyes Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

19. –  Cumhuriyet Üniversitesi

a) Cumhuriyet Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Cumhuriyet Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

20. –  Çukurova Üniversitesi

a) Çukurova Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Çukurova Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

21. –  19 Mayıs Üniversitesi

a) 19 Mayıs Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) 19 Mayıs Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

22. – Karadeniz Teknik Üniversitesi

a) Karadeniz Teknik Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Karadeniz Teknik Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

23. – Atatürk Üniversitesi

a) Atatürk Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Atatürk Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

24. – İnönü Üniversitesi

a) İnönü Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) İnönü Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

25. –  Fırat Üniversitesi

a) Fırat Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Fırat Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

26. –  Dicle Üniversitesi

a) Dicle Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Dicle Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

27. –  Yüzüncü Yıl Üniversitesi

a) Yüzüncü Yıl Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Yüzüncü Yıl Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

28. –  Gaziantep Üniversitesi

a) Gaziantep Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Gaziantep Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

29. –  İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü

a) İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

30. –  Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü

a) Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

31. – Harran Üniversitesi

a) Harran Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Harran Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

32. –  Süleyman Demirel Üniversitesi

a) Süleyman Demirel Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Süleyman Demirel Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

33. – Adnan Menderes Üniversitesi

a) Adnan Menderes Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Adnan Menderes Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

34. –  Zonguldak Karaelmas Üniversitesi

a) Zonguldak Karaelmas Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Zonguldak Karaelmas Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

35. – Mersin Üniversitesi

a) Mersin Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b)  Mersin Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

36. –  Pamukkale Üniversitesi

a) Pamukkale Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Pamukkale Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

37. – Balıkesir Üniversitesi

a) Balıkesir Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Balıkesir Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

38. – Kocaeli Üniversitesi

a) Kocaeli Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Kocaeli Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

39. –  Sakarya Üniversitesi

a) Sakarya Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Sakarya Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

40. – Celâl Bayar Üniversitesi

a) Celâl Bayar Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Celâl Bayar Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

41. – Abant İzzet Baysal Üniversitesi

a) Abant İzzet Baysal Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Abant İzzet Baysal Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

42. – Mustafa Kemal Üniversitesi

a) Mustafa Kemal Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Mustafa Kemal Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

43. – Afyon Kocatepe Üniversitesi

a) Afyon Kocatepe Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Afyon Kocatepe Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

44. –  Kafkas Üniversitesi

a) Kafkas Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Kafkas Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

45. – Çanakkale 18 Mart Üniversitesi

a) Çanakkale 18 Mart Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Çanakkale 18 Mart Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

46. – Niğde Üniversitesi

a) Niğde Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Niğde Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

47. –  Dumlupınar Üniversitesi

a) Dumlupınar Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Dumlupınar Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

48. –  Gazi Osmanpaşa Üniversitesi

a) Gazi Osmanpaşa Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Gazi Osmanpaşa Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

49. –  Muğla Üniversitesi

a) Muğla Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Muğla Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

50. –  Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi

a) Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

51. –  Kırıkkale Üniversitesi

a) Kırıkkale Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Kırıkkale Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

52. –  Osman Gazi Üniversitesi

a) Osman Gazi Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Osman Gazi Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

53. –  Galatasaray Üniversitesi

a) Galatasaray Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Galatasaray Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

BAŞKAN- Komisyon ve hükümet yerinde.

Sayın milletvekilleri, 22.11.2001 tarihli 24 üncü Birleşimde, bütçe görüşmelerinde soruların gerekçesiz olarak yerinden sorulması ve her tur için soru-cevap işleminin 20 dakikayla sınırlandırılması kararlaştırılmıştır. Buna göre, turda yer alan bütçelerle ilgili olarak soru sormak isteyen milletvekillerinin, görüşmelerin bitimine kadar sorularını sorabilmeleri için, şifrelerini yazıp, parmak izlerini tanıttıktan sonra, ekrandaki söz isteme butonuna basmaları gerekmektedir. Mikrofonlarındaki kırmızı ışıkları yanıp sönmeye başlayan milletvekillerinin söz talepleri kabul edilmiş olacaktır.

Tur üzerindeki görüşmeler bittikten sonra, soru sahipleri, ekrandaki sıraya göre sorularını yerinden soracaklardır. Soru sorma işlemi 10 dakika içerisinde tamamlanacaktır. Cevap işlemi için de 10 dakika süre verilecektir. Cevap işlemi 10 dakikadan önce bitirildiği takdirde, geri kalan süre içinde, sıradaki soru sahiplerine söz verilecektir.

Bilgilerinize sunulur.

Onüçüncü turda grupları ve şahısları adına söz alan sayın üyelerin isimlerini okuyorum:

Gruplar: ANAP Grubu adına, İbrahim Yaşar Dedelek, Mehmet Salih Yıldırım; Saadet Partisi Grubu adına, Oya Akgönenç Muğisuddin, Mehmet Batuk, Yaşar Canbay; DSP Grubu adına, Faruk Demir, M. Cengiz Güleç, Halil Çalık, Hasan Erçelebi; MHP Grubu adına, İbrahim Halil Oral, Bozkurt Yaşar Öztürk; AK Parti Grubu adına, İrfan Gündüz, Mahmut Göksu; DYP Grubu adına, Ayvaz Gökdemir, Nedim Bilgiç.

Şahıslar: Lehinde, Ahmet Kabil, Sadık Kırbaş, Evliya Parlak; aleyhinde, Hüseyin Kalkan, Tevhit Karakaya.

Sayın milletvekilleri, şimdi, gruplar adına konuşmalar bölümüne geçiyoruz.

Anavatan Partisi Grubu adına, Eskişehir Milletvekili İbrahim Yaşar Dedelek söz alacaktır.

Buyurun Sayın Dedelek. (ANAP sıralarından alkışlar)

ANAP GRUBU ADINA İBRAHİM YAŞAR DEDELEK (Eskişehir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, Kültür Bakanlığı 2002 malî yılı bütçesi üzerinde Anavatan Partisinin görüşlerini sunmak üzere, huzurlarınıza gelmiş bulunuyorum; sözlerime başlamadan önce, Yüce Meclisimizi en derin saygılarımla selamlıyorum.

Bireylerin tek başlarına toplumdan uzak bir şekilde yaşamaları mümkün değildir. Aksine, bireyler, belirli bir toplumda, sosyal bir çevrede yaşamak zorundadır. Bireylerin toplum halinde yaşamaları, aralarında çeşitli ilişkilerin ve karşılıklı etkenlerin doğmasını sağlar. İşte, aynı toplum içinde yaşayan bireylerin, yüzyıllar boyunca aralarında meydana gelen bu ilişki ve karşılıklı etkilerden o topluma renk ve özelliğini veren moral değerler doğar ki, buna "millî kültür" adı verilir. Millî kültür, doğduğu, geliştiği toplumun manevî servet ve mirasını teşkil eder. Tarihin akışı içinde sürekli bir şekilde toplumu meydana getiren bireyler bu hazineyi, bu kültür mirasını koruyabilirlerse, onun mirasçıları olurlar. Böylece, kültür, nesiller arasında bir köprü olur ve bir bağlantı sağlar.

Millet haline gelmiş her toplumun kendine has millî bir kültürü vardır. Millî kültür, ait olduğu milletin yaşama tarzını, düşünce ve duygu sistemini, dünya görüşünü belirler. Kültür, millet denilen bir canlı organizmayı, tarihin uzun seyri içinde, geçmişte yaşanan dönemde ve gelecekte, aynı büyüklükte görmemizi sağlar. Böylece, nesiller arasında düşünce bağı kopmamış olur.

Görülüyor ki, kültür, millet denilen canlı organizmanın ruhu ve beynidir. Çünkü, bir milletin moral, yani manevî ve ahlakî yapısını, o milletin kültürü meydana getirir. Nasıl ki, canlı bir organizma olan insan, ruhsuz ve beyinsiz yaşayamazsa, ondan daha karmaşık olan milletler de kültürsüz yaşayamazlar.

Kültür, tarih potası içinde meydana gelen toplumun, yani, millet denilen organizmanın manevî ve moral değerler bütünüdür. Başka bir deyimle kültür, toplumun sosyal dokusu olup, hukuk, din, ahlak, örf ve âdet, dil, sanat, edebiyat, ortak davranışlar, muaşeret kuralları ve bunlar gibi moral değerlerden ibarettir.

Bunun içindir ki, bir milleti sömürmek, boyunduruk altına almak, parçalamak ve onu yok etmek isteyen diğer milletler, önce onun kültürüne saldırmışlar, onu değiştirmek ve yok etmek  istemişlerdir. Tarih bu gibi sayısız örneklerle doludur. Bu nedenle, Türk kültürünü meydana getiren bütün değerleri araştırmak, tanıtmak, bunları daha verimli ve yaratıcı unsurlar olarak geliştirmek, millî vazifelerimizdendir.

Türk kültürünün, tıpkı Türk vatanı gibi bölünmez bir bütün olduğunu genç nesillere öğretmek mecburiyetimiz vardır. Ulu Önder Atatürk, bizzat kaleme aldığı eserlerinde ve irat ettiği nutuklarında "Türk kültürü", "millet", "vatan" ve "cumhuriyet" kelimelerine ağırlık vermiştir. Bu kelimeler çıkarıldığı zaman, o yüce fikirler anlamsız ve desteksiz kalır.

Cumhuriyetimizin Kurucusu Büyük Önder Atatürk'ün millî kültüre verdiği değeri anlatabilmem için, O'nun, dönemindeki bazı nutuklarından ve Meclis konuşmalarından sizlere örnekler vermek istiyorum.

Atatürk'ün Onuncu Yıl Nutkunda "millî kültürümüzü çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkaracağız" sözü ve 1 Kasım 1932'de, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 4 üncü Dönem İkinci Toplanma Yılını açarken yaptığı konuşmada "millî kültürün, her çığırda açılarak yükselmesini, Türkiye Cumhuriyetinin temel direği olarak temin edeceğiz" ifadeleri, Türk kültürü sayesinde Türkiye Cumhuriyetinin, gelişmeye, çağın gereklerine uymaya, gelişen uygarlık düzeyine ulaşma yanında, onun da üstüne çıkmaya açık olduğunu kanıtlamaktadır.

Yine, 20 Mart 1923'te, Konya gençleriyle konuşmasında, aydın sınıfıyla halkın zihniyeti arasında uyum olması  gerektiğini dile getirirken "bu millete gideceği yolu gösterirken, dünyanın her türlü ilminden, keşiflerinden, ilerlemesinden istifade edelim. Lakin, unutmayalım ki, asıl temeli kendi içimizden çıkarmak mecburiyetindeyiz. Milletimizin tarihini, ruhunu, geleneklerini doğru, dürüst, eksiksiz bir bakışla görmeliyiz" demekle, çağa uyacağız diye kendi kültürümüzden gelen iyi ve güzel örnekleri kaybetmemeyi açıkça belirtmiştir.

Atatürk'ün ifade ettiği bu sözler, Türk Milleti için millî hedef değerindedir.

İşte, Atatürk'ün bizlere millî hedef gösterdiği kültürümüzün, geliştirilmesinde, büyütülmesinde ve yükseltilmesinde Kültür Bakanlığımıza önemli görevler ve büyük sorumluluklar düşmektedir.

Kültür Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesinde görevleri "millî, manevî, tarihî ve kültürel değerleri araştırmak, geliştirmek, korumak, yaşatmak, değerlendirmek, yaymak, tanıtmak, benimsetmek ve bu suretle millî bütünlüğün sağlanmasına yardımcı olmak; kültür konularıyla ilgili kamu kurum ve kuruluşları yönlendirmek, işbirliğinde bulunmak; kültürel varlıkların tahribini ve yok edilmesini önlemek" diye tanımlanmıştır. Bu tanımlamalardan, Kültür Bakanlığının, Türk kültürünün varlığı için ne kadar önemli bir bakanlık olduğunu anlıyoruz.

Değişen dünya şartlarına göre, Kültür Bakanlığının görevi, sadece, misakımillî sınırları içerisinde yaşayan Türklerin kültürünü geliştirmek, yaymak ve yükseltmek değildir. Bugün, 11 milyon kilometrekareye yayılmış, 200 milyon insanın oluşturduğu Türk dünyasının varlığı, Türkiye Cumhuriyeti için çok önemli, hassas ve millî bir konudur. Türk dünyasıyla bütünleşmek ve manevî ortaklıklarımızı kuvvetlendirmek en önemli hedefimiz olmalıdır. Çünkü, bu manevî ortaklığın kökleri tarihimizde ve ortak kültürümüzdedir. İşte bu kökleri aramak, geçmişten geleceğe köprü kuran ve bizleri birbirimize bağlayan ortak değerlerimizi aramak demektir. Siyasî şartlar, bu ortak değerleri aramamızı uzun süre bize bahşetmemiştir; değişen siyasî şartlar, şimdi kendi köklerimizi aramamızı gerekli kılmaktadır. Ortak Türk kültürünün kökleri araştırılırken, öncelikle, üzerinde hassasiyetle durulması gereken unsurlar, ortak dil ve tarihimizdir. Bu nedenle, tarihimizin ve kültürümüzün ortak kahramanlarının bizlere bıraktıkları eserlerin incelenmesi, araştırılması, ortaya çıkarılması, gelecek nesillerimize yapılacak en büyük, en değerli ve en hayırlı bir hizmettir.

Sovyetler Birliğinin dağılmasıyla birlikte, her biri bağımsız ülke haline gelen Türk devletleri, son derece meşakkatli ve zorlu bir millî devlet kurma süreci içinde bulunmaktadırlar. Bu süreçte, kardeş Türk cumhuriyetlerinin geleceğe güvenle bakmalarına zemin teşkil eden en önemli unsur, paylaştığımız zengin ve köklü kültür mirasıdır. Kardeş devletler, geniş coğrafyalarda ve farklı devlet yapılanmaları içerisinde uzun yıllar kalmalarına rağmen, öz kültürlerini kaybetmeden bugünlere kadar gelebilmişlerdir.

Soğuksavaşın sona erdiği, sınırların, bilgiye, sermayeye, insan ve beyin gücüyle kültür etkileşimine açık hale geldiği günümüzde, Türk dünyasının önünde yeni fırsatlar ve yeni imkânlar bulunmaktadır. İşte bu yeni imkânlarla, biz, geleceğin yeni Türk dünyasını yaratmak için büyük bir çalışma içine girmek zorundayız; ancak, Türk dünyası arasındaki bu ekonomik ve teknik işbirliği, kültür işbirliğiyle desteklenmezse havada kalır, sürekli olmaz ve ruhsuz kalır. Ona ruh verecek olan ortak kültür değerlerimizdir.

78 inci yılını idrak ettiğimiz Türkiye Cumhuriyeti, vatandaşlarını, Atatürk'ün gösterdiği hedefler doğrultusunda, kültür bütünlüğüne, millî bilince ve laik demokrasi kültürüne sahip kılarak, Türk dünyası içinde model bir ülke olmayı başarmıştır. Mustafa Kemal Atatürk'ün, çağdaş uygarlık düzeyine ulaşma hedefi, bu bağlamda, Türk dünyasının ortak hedefi haline gelmiştir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yeni kurulan Türkî devletleri, Türkiye'yi, dünya Türklüğünün Kâbesi olarak görmektedirler. Bu nedenle, Ortaasya Türk cumhuriyetleriyle kültürel bağlarımızı ve ilişkilerimizi geliştirecek ve güçlendirecek bir siyaseti izlememiz, ekonomik ilişkilerden, bana göre, daha önemli bir husustur.

Türk kültür ve sanat faaliyetlerinin, Türk cumhuriyetlerinin arasındaki bağları ve ilişkileri güçlendirmek amacıyla Kültür Bakanlığı bünyesinde kurulmuş olan Türksoy bu konuda başarılı çalışmalar yapmaktadır. Kültür Bakanlığımızın, birleştirici, bütünleştirici yaklaşımları ve çalışmaları sonucu, kültür ve sanat faaliyetlerine, sivil toplum örgütlerinin, belediyelerin, diğer kurum ve kuruluşların katılması fevkalade sevindiricidir. Bu uygulama, Bakanlığın destekleriyle, çoğu zaman yerel yönetimlerin önderliğinde, bölge tarihini, kültürel zenginliğini meydana çıkarmayı hedefleyen ve dolayısıyla, tarih şuurunu ve geçmişe olan merakı genç nesillere aşılamaya çalışan yerel kutlamalar ve toplantılardır.

Unutmamak gerekir ki, evini bilmeyen mahallesini, mahallesini bilmeyen ilçesini, ilçesini bilmeyen ilini ve nihayet, ilini bilmeyen ülkesini bilemez. Ne yazık ki, uzun bir zaman dilimi içinde sanayileşen bir toplum olarak kültürel değerlerimizi öğretmekte ve bunlarla ilgili araştırmalar yapmakta gerekli hassasiyeti gösteremedik. İşte, Bakanlığımızın kültürümüzün geliştirilmesi için yapmış olduğu bu çalışmaları, son derece faydalı çalışmalar olarak görüyor ve bu çalışmaların daha da artırılmasını temenni ediyoruz.

Yine, Ermeni sorunu hakkındaki iddialara cevap vermek, gerçekleri ortaya koymak ve Türkiye'nin haklı davasını anlatabilmek için, Türkçe, İngilizce, Almanca ve Fransızca dillerinde "Ermeni Sorunu, İddialar ve Gerçekler" adlı bir CD'nin Kültür Bakanlığımızca hazırlanmış olmasını takdirle karşılıyoruz. Konuyla ilgili tüm toplantılara, konferanslara, Türk Silahlı Kuvvetlerine, elçiliklere, okullara, kütüphanelere dağıtılan ve Kültür Bakanlığı web sitesine de konulan bu CD'yle son derece olumlu tepkilerin alınması, takdire şayan bir husustur. Bu çalışmalardan dolayı, Bakanımızı ve bu önemli projeyi hazırlayanları kutluyoruz.

Değerli milletvekilleri, günümüzde, radyo, televizyon, gazete ve internette tecelli zemini bulan kitle kültürü, bir başka ifadeyle popüler kültür, toplum hayatında önemli bir konuma sahip olagelmiştir. Anlık kalıcı değerlerden yoksun, estetik haz ve idraktan ziyade, eğlence ve vakit geçirme aracı olarak kitlelerin hayatında yer bulan popüler kültür, kitle haberleşme vasıtalarının yayınlaşmasıyla, kötünün ve niteliksizin, iyiyi ve nitelikliyi kovması gibi yüksek kültürü zorlamaya başlamış ve kitle haberleşme vasıtalarından da neredeyse kovmuştur. Kitle kültürünün bu anlamda gelişmesi sonucu, kitle kültürü yüksek kültür unsurlarını tüketmekte veya deyim yerindeyse, harcamaktadır. Kültürümüz, kitle kültürüne malzeme yapılırken tahrif edilmekte, bozulmakta ve yozlaştırılmaktadır. Bu nedenle, Kültür Bakanlığının, bu tür kültür yozlaşmalarına karşı mücadele verebilmesi için daha güçlü olması gerekmektedir.

Türkiye'nin tanıtımında fonksiyonel bir yere gelen, 2002 yılında 12 milyon ziyaretçiyi hedefleyen ve 100 000 sayfayı aşan Kültür Bakanlığı web sitesinin, 2002 yılından itibaren açılacak olan ilk kültür portalı olması, bu bozulmaya ve yozlaşmaya karşı atılan çok önemli bir adımdır. Kültür Bakanlığının bazı projelere sponsor desteği bulması ve kaynak temin emesi olumlu bir diyalogun sonucudur. Özellikle, Çanakkale Şehitleri Abidesi onarımı ile Makedonya'da bir yörük Türkmen köyü olan, Atatürk'ün babası Ali Rıza Beyin köyü Kocacık'ta bulunan Atatürk Evinin yapımının, sponsor desteğiyle gerçekleştirilecek olması, Bakanlığımızın başarılı çalışmalarından biridir.

Ülkemizin doğal ve kültürel varlıklarını korumaktan millî ve manevî değerlerimizin yaşatılmasına, Anadolu ve Türk kültür değerlerinin ve medeniyetlerinin dünyaya tanıtılmasından güzel sanatlar içinde yer alan Klasik Türk Müziği, Türk Halk Müziği, Tasavvuf Müziği koroları ve Devlet Halk Dansları Toplulukları ile geleneksel Türk sanatının yaşatılmasına, opera ve bale, orkestralar ve devlet tiyatroları ile evrensel Türk sanatının desteklenmesine katkıda bulunmaktan sinema ve fikrî mülkiyet haklarının geliştirilmesine kadar pek çok önemli görevleri üstlenen Kültür Bakanlığının acaba, bütçesi bu büyük işlere yetecek büyüklükte midir?..

Kültür Bakanlığının 2002 bütçe teklifi 278 trilyondur. Bunun yüzde 36'sı personel harcamaları, yüzde 5'i cari harcamalar, yüzde 19'u yatırım harcamaları, yüzde 40'ı transfer harcamaları olup, genel bütçe içindeki payı binde 2,8'dir. Dörtbuçuk yıla yaklaşan bir sürede görev yapan Sayın Kültür Bakanımız, dar bütçesine rağmen bakanlık imkânlarını en verimli şekilde kullanmış, önemli faaliyetlere imzasını atmış, özveriyle çalışarak 2001 yılını başarıyla tamamlamıştır. Şahsım ve Partim adına, bu başarılı çalışmalara imzasını atan Sayın Bakanı ve değerli bakanlık mensuplarını kutluyor, başarılarının devamını temenni ediyorum.

Bu duygu ve düşünceler içerisinde, Kültür Bakanlığının 2002 malî yılı bütçesinin ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyor, Yüce Meclisimize en derin saygı ve hürmetlerimi sunuyorum. (ANAP, DSP ve MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Çok teşekkür ederim Sayın Dedelek.

Şimdi, Anavatan Partisi Grubu adına, kalan süreyi tamamlamak üzere, Sayın Salih Yıldırım.

Buyurun Sayın Yıldırım. (ANAP sıralarından alkışlar)

ANAP GRUBU ADINA MEHMET SALİH YILDIRIM (Şırnak) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Millî Eğitim Bakanlığı, Yükseköğretim Kurulu ve üniversitelerimizin 2002 malî yılı bütçesi üzerinde, Anavatan Partisi Grubunun görüşlerini sunmak üzere huzurunuzdayım; bu vesileyle, Grubum ve şahsım adına Yüce Heyetinize saygılar sunuyorum.

Değerli milletvekilleri, milletlerin refahı, mutluluğu, kültür ve medeniyetteki yerleri, pay ve değerleri, millî eğitime verdikleri değer, sağladıkları katkıyla doğru orantılıdır. İyi bir insan, iyi bir yurttaş, nitelikli meslek sahibi, iyi yönetim ve demokrasi, daha bilinçli ve sağlıklı toplum, daha çağdaş, daha ileri, medenî ve güçlü millî bir devlet için nitelikli olan, gene eğitimdir. İşte, bu nitelikli eğitim, Atatürk milliyetçiliğini özümsemiş, millî ve kültürel değerlere sahip, değerlerini koruyan, değerlerini geleceğe taşımakta kararlı, demokratik, laik, sosyal hukuk devletini ilelebet yaşatacak özgür düşünceli, aydınlık yüzlü yurttaşlar yetiştirecektir.

Farklılık ve çoğulculuk istekleri, evrensel ve birleştirici ilkelerle nasıl bir arada yaşatılabilir sorusu, günümüz demokrasisinin en önemli problemidir, bunu da cevaplayacak yegâne enstrüman, yine, eğitimdir. Bilginin, gelecekteki servet kaynağı olarak maddî sermayenin önüne geçmesiyle, dünya ekonomisi de hızlı bir değişim içerisine girmiştir. Teknoloji, bu sürecin en önemli itici gücüdür. Enformasyon teknolojisi, biyoteknoloji ve diğerleri, yaşam ve çalışma biçimimizde o denli değişiklikler yaptılar ki, anlatmak mümkün değil ve de daha yaratacaklarından başka. İşte, bu değişimi yüzyıllar önce gören, yorumlayan ve bize aktaran, Yüce Dinimiz ve öğretileridir. Bakınız nasıl; Yüce Allah'ın, Peygamberimiz Efendimize ilk hitabı "Oku" olmuştur, Alak Suresi 1 ve 5 inci ayetler."Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?" Ez Zümer Suresi 9 uncu ayet; "Allah içimizden iman edenlerle ilme nail olanların derecelerini yükseltir" El Mücadele Suresi 11 inci ayet; "...sakın cahillerden olma" El En'âm Suresi 35 inci ayet; "...cahillerden yüz çevir" El A'râf Suresi 199 uncu ayet. Yine, Kur'an-ı Kerim "her türlü kötülüğün, batıl inanç ve sapık düşüncelerin hatta şirk ve küfrün gerçek sahibi, bilgisizlik ve cehalettir.  İlim ise, küfrü, sapıklık ve karanlığı yırtan, hakikat yolunu aydınlatan nurdur. Hak batıldan, hayır şerden, iyi kötüden, doğru eğriden, ilimle seçilir" demektedir.

İşte, bu sebeple de iki günü eşit olan kişinin zararda olduğunu belirterek, ilerlemeyi ve yükselmeyi emreden dinimiz, ilmî mesaiyi ibadetten üstün saymıştır; ilim rütbesini, rütbelerin en üstünü kabul etmiştir ve işte yüzlerce hadisi şeriften birkaçı: "Çin'de bile olsa, ilmi oradan alınız; çünkü, ilim, kadın erkek her Müslümana farzdır." "İlmin fazileti, ibadetin faziletinden üstündür." "İlim tahsili esnasında ölen kişi, şehittir." "Dinin direği, ilimdir. "  " Her şeyin bir yolu vardır, cennetin yolu ise ilimdir." "Dünyayı isteyen ilme sarılsın, ahreti isteyen ilme sarılsın; hem dünyayı hem ahreti isteyen gene ilme sarılsın."

Tüm bu aktarımlardan anlaşılıyor ki, Müslümanlıkta cehalet ve bilgisizliğe yer yoktur; tembellik ve gericiliğe hiç yer yoktur. İlme değer vermek, ilmi ve eğitimi rehber edinmek, bize verilen en büyük görevdir, sorumluluktur. İslamiyetin bu boyutunu görmeyen ise, kördür, sağırdır.

Değerli milletvekilleri, işte yaşamımızda bu denli önemi olan eğitimimizin 60 000 örgün ve yaygın kurumu vardır, 260 000 okulöncesi öğrencisi vardır, 10 000 000'u aşkın ilköğretim öğrencisi vardır, 2 600 000'i aşkın ortaöğrenim öğrencisi vardır, 1 500 000'e yaklaşan yükseköğrenim öğrencisi vardır, 3 000 000 yaygınöğretim öğrencisiyle birlikte 17 300 000 öğrenci bu kurumda görev yapar, eğitilir.

Millî Eğitimin, yükseköğrenimde öğrenim veren 71 440 öğretim elemanı var, ilk ve ortaöğrenimde öğrenim veren 477 451 elemanı var ve bunlar, toplam olarak 18 milyonluk bir kesiti oluşturur ve toplam nüfusumuzun yüzde 37'sine tekabül eder. Ancak, millî eğitim, sadece 18 milyonun değil, tüm ulusun, tüm 67 milyonun sorunudur ve de millî eğitim, sadece sosyal ağırlıklı bir sektör değil, tüm sektörlere etkisi olan çok ama çok önemli bir sektördür.

İçinde bulunduğumuz yüzyılın bilgi çağı olduğunu çok kez söyledik, bir kez daha tekrarlayacağız ve bu bilgi çağında, ne yazık ki, hâlâ, okuryazar oranımız yüzde 82 civarında. Bunun Türkiye geneli bir rakam olduğunu, bölgeler arasında önemli farklılıklar olduğunu, ben, bu kürsüden mükerreren tekrarladım, bir kez daha tekrarlamayacağım; ancak, bu farklılık, sadece bölgeler arasında değil, büyük şehirlerin merkezi ile varoşları arasında da dikkati çekecek kadar yüksektir. Sonuç olarak söylemem gerekir ki, bugün, ülkemizde, ne yazık ki, 9 milyonu aşkın insan okuryazar değildir.

Okullaşma oranına bakıldığında, Türkiye ortalamasının yüzde 99,8 olduğunu görüyoruz. Ortaöğrenimdeki bu rakamın ise, yüzde 62,6'ya ulaştığını görüyoruz. Bunun da bölgeler arasındaki dağılımının farklı olduğunu söylememe gerek yok zannederim. Özellikle, Güneydoğu ve Doğu Anadolu Bölgelerinde ilköğretimdeki okullaşma oranının, yüzde 85'lerden yüzde 94'lere çıktığını memnuniyetle gözlemliyoruz. Ancak, ortaöğrenimdeki değer, bir hayli düşündürücüdür; yüzde 34.

Okullaşma oranındaki artışa paralel olarak, özellikle öğrenim gören öğrencilerimizin sayısındaki artış, hele hele kız öğrencilerin sayısındaki artış, her türlü memnuniyetin, güzelliğin ötesindedir. Bu konuda çabaları olan, yoğun uğraş ve emekleri olan herkesi, buradan, bir kez daha kutlamak istiyorum.

Eğitimde başarının temel ölçütlerinden birinin, fizikî yapı ve donanımdaki yeterlilik olduğunu biliyoruz. Bugün, bunların istemlerimize yanıt verecek düzeyde olduğunu söylemek, ne yazık ki, henüz mümkün değil. 2001 yılında 20 140 derslik yapılmasına rağmen, hâlâ 127 186 dersliğe ihtiyaç vardır. Son beş yılda yapılan derslik sayısı, 103 983'tür. Bundan beş yıl öncesine kadar, yılda yapılabilen derslik sayısının sadece 7 000 olmasına karşın, son beş yıldan beri, yılda yapılan derslik sayısı 17 000'i aşmıştır; ancak, buna rağmen, hâlâ, derslik başına düşen öğrenci sayısı Türkiye ortalaması 41'dir, şehirlerde bu oran 51 civarındadır. Geçen yıldaki rakamın 53 olduğunu söylersem, bugünkü rakamın istenilen olduğunu söylemek, ne yazık ki, mümkün değil; ancak, bütün bunlara rağmen, hâlâ 80-100 kişilik dersliklerde eğitim gören öğrencilerimizin olduğunu bilmemiz gerekmektedir. Bütün bunlara rağmen, 12 000 köyün, hâlâ tek derslikli olduğunu anımsamak gerekmektedir. 23 000 köyde, hâlâ derslik sayısının 5'in altında olduğunu bilmemiz gerekmektedir ve de 10 000'e yakın okulda ikili öğretim olduğunu da, yine, anımsamak gerekmektedir. Bunlar, bugünün sorunları değil, 2 yılın sorunları değil, 5 yılın sorunları değil, geçmişi çok derinlerde olan sorunlar. Bunların bir çırpıda, bir kalemde halledilemeyeceğini de herkesin bilmesi gerekiyor. Ben, bu uğraşta, gerek Sayın Bakana ve gerekse çalışma arkadaşlarına, gösterdikleri özveri ve performans için, bir kez daha, teşekkürü görev biliyorum.

Eğitimde Çağı Yakalama 2000 Projesinin sonuçları mükemmelliği yansıtmaktadır. Sayın Bakanın bu konudaki uğraşlarını yakın takip ediyoruz. Özellikle, zorunlu temel eğitimin oniki yıla çıkmasıyla alakalı çalışmalarını hararetle destekliyoruz ve bize, bu konuyla alakalı sonuçları kısa süre içerisinde, buradan aktaracağını, bu sonucu müjdeleyeceğini ümit ediyorum.

Değerli milletvekilleri, eğitimimizin en önemli kesitlerinden biri ortaöğrenimle alakalıdır; ancak, ortaöğrenimin önemli sorunları var, önemli sıkıntıları var. Ortaöğrenimin iki temel amacı var; bunlardan biri, bireyi, öğrenciyi kısa sürede meslek sahibi yaparak yaşama kazandırmak, nitelikli, işgücü sahibi insan oluşturmak ve bir diğer önemli görevi, misyonuysa, öğrencinin, bilgisi, birikimi, nitelikleri ve hasletleri doğrultusunda bir yüksek öğrenim programına hazırlamak, yönlendirmek. Bugün, meslekî ve teknik eğitim dediğimiz, bireyi kısa sürede yaşama hazırlayacak, meslek sahibi yapacak olan eğitimin istenilen yerde olduğunu söylemek, ne yazık ki mümkün değil. Bu, çok ama çok önemli bir alan. Bugün, meslekî ve teknik eğitimin en alt kademesinden en üst kademesine kadar, bir bütünlük içerisinde, yeni baştan ele alınıp, yapılandırılması gerekmektedir. Daha çok kısa süre önce, ortaöğrenimdeki payı yüzde 34 olan meslekî ve teknik eğitim, bugün memnuniyetle görüyoruz ki, yüzde 48,5'lara çıkmıştır; ancak, bununla da iktifa etmemiz mümkün değildir. Sayın Bakanın da bu konuda yoğun uğraşları vardır, yüzde 65 'in üzerine çıkarılmasıyla ilgili çabalarını candan destekliyoruz..

Bugün, globalleşen dünyada ayakta kalabilmenin temel ölçütü, kaliteli, verimli hizmet üretmektir, mal üretmektir. Bunu sağlayacak temel alanlardan bir tanesi de meslek ve temel eğitimdir. Tüm dünya için meslek ve temel eğitim önemlidir; ancak, Türkiye için bir farklı önemi vardır; çünkü, Türkiye ekonomisini taşıyan KOBİ'lerin en büyük yükünü taşıyanlar, işte bu grup insanlardır, ara insangücüdür. Bu bakımdan, gerek ticaret sektöründe gerek sanayi sektöründe gerek tarım sektöründe, bu nitelikli insanlara zannedilenden çok daha fazla ihtiyacımız vardır.

Değerli milletvekilleri, ortaöğrenimin bir diğer misyonu ise, bireyi, öğrenciyi üniversiteye hazırlamaktır demiştik. Bugün, bu misyonun yeterince yerine getirildiğini, ne yazık ki, söylemek mümkün değil. Ortaöğrenimde son sınıf fonksiyonunu kaybetmiştir ve öğrencilerimizin büyük bir kısmı, ortaöğrenimden beklentilerini başka yerlere kaydırarak telafi etmeye çalışmaktalar.

Bakınız, bugün, ortaöğrenimden, yılda, ortalama olarak, mezun olan öğrenci sayısı 498 124'tür. Bunlardan yüzde 78'i üniversite yaşamı için hazırlık içerisinde olur ve bunlardan, kendisini bir yükseköğrenim programında bulabilenlerin sayısı, ne yazık ki, sadece yüzde 21'dir. 1983 yılında, bu oranın yüzde 59,5 olduğunu söylersem, bu rakamı içine sindirebilecek bir tek Allah'ın kulu olabilir mi?! Eğitimdeki progrese rağmen, bu geriliği izah etmek mümkün olabilir mi?!

Bakınız, sadece bu değerle de iktifa edilmiyor. Bugün öğretim kurumları arasındaki farklılığı herkesin görmesi gerek. Bugün belirli öğretim kurumları dışında, ortaöğrenim kurumları dışında, üniversiteye öğrenci yetiştirmede başarılı olan kurumların sayısı parmakla sayılacak kadar azdır. Bugün fen liseleri, özel fen liseleri, anadolu liseleri ve yabancı dilde eğitim gören ortaöğrenim kurumları dışında, yükseköğrenime yeterli öğrenci verebilen kurum yoktur.

Ha, "diğer okullar ne yapıyor" diyeceksiniz; genel liselerden mezun olanların yüzde 10,7'si üniversiteye girebilme şansına sahip. Peki, bu diğer liselerde nasıl; imam hatip liselerinde bu yüzde 4,8, meslekî ve teknik liselerde yüzde 4,8, akşam liselerinde yüzde 1,9. Bununla da iktifa edebilir miyiz?!

Başka vereceğim rakamlara bakın; eğitim düzeyinin Türkiye genelinde dağılımındaki farklılık herkesi düşündürecek düzeydedir. Tabiî, bunlar ne sonuç doğuruyor; bu kalite farklılığını siz ölçüt kabul ederseniz ve de hepsini aynı sınava sokarsanız, bu sınava da adil sınav diyebilir misiniz?! Bugün, bu sınav sonuçlarının, sadece, olumsuzluğun devletçe tescili anlamına gelmez mi?! Ha, nerede, ne var diyeceksiniz; bakınız, bütün belgeler elimdedir, bunlar devletin resmî kayıtlarıdır: Son on yılda üniversite seçme sınavında, sonradan yapılan devlet memurluğu sınavında ve devlet işçi sınavında sonuncu olanlar bellidir, ilk 50'ye giren iller bellidir. İlk 50 il içerisinde, ilk 48 il içerisinde doğu ve güneydoğudan sadece Kilis vardır. Son 20 il içerisinden, doğu ve güneydoğu illeri arasında sadece...

BAŞKAN - Sayın Yıldırım, özür diliyorum; süreler konusunda Divan hassas davranma kararı aldığı için, size bildirmek istiyorum, 1 dakikanız var efendim.

Buyurunuz.

MEHMET SALİH YILDIRIM (Devamla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu adaletsizliğin mutlaka giderilmesi gerekiyor. Sosyal devlete yakışır tavrın sergilenmesi herkesin beklentisi.

Bu güzelliği sergileyen, evrensel fonksiyonu yerine getiren öğretmenlerimizin sorun ve sıkıntıları, ne yazık ki, çok. Bugün, 15 yıllık bir öğretmenin OECD ülkelerinde yıllık geliri 28 000 dolar olmasına karşın, bu, bizim ülkemizde sadece 3 500 dolar ve bu öğretmenimizin daha geçen yıl maaşı 433 dolar iken, bugün 283 dolar. Peki, ya emekliye verdiğimiz 120 dolara ne diyeceğiz; bunu anlatmak mümkün değil! İşte, bu nedenle, öğretmenlerimiz mesleklerine de küskün, bize de.

Öğretmenlerimizin yüzde 46,4'ü meslek değiştirmek istiyor, öğretmenlerimizin yüzde 70'i standart bir yaşam bulabilmek için ikinci bir işte çalışıyor, öğretmenlerimizin yüzde 86'sı borçlu ve öğretmenlerimizin yüzde 38'i kitap okuyamıyor; kitap okuyamıyor, çünkü, kitap alacak parası yok. Bu bakımdan, bizim, öğretmenlerimize sağlayacağımız hayat şartları...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MEHMET SALİH YILDIRIM (Devamla) - Sayın Başkanım, kısa bir süre verirseniz, bağlayacağım efendim.

BAŞKAN - Her bir gruba aynı şekilde...

ERKAN KEMALOĞLU (Muş) - Sayın Başkan, çok önemli konulardan bahsediyor.

BAŞKAN - Herkesin sözü önemli... Lütfen...

MUSTAFA GÜL (Elazığ) - Üniversite öğretim üyelerinden de bahsedin Sayın Yıldırım.

MEHMET SALİH YILDIRIM (Devamla) - Ülke olarak, sıkıntılı bir dönemden geçtiğimiz bu ortamda, bu sıkıntıları aşmak için en önemli enstrüman olan bu bütçenin, kaynak açısından, bunu karşılayacak konumda olmadığını hepimiz biliyoruz. Bu açıdan, bu imkânlara rağmen, bu sıkıntılara, sorunlara rağmen, 2002 mali yılı bütçesinin, başta milli eğitim camiası olmak üzere, tüm ulusumuza hayırlı olmasını diliyor; halkımızın yaklaşmakta olan Ramazan Bayramını kutluyor; Yüce Kurulu, Anavatan Partisi Grubu ve şahsım adına saygıyla selamlıyor; teşekkür ediyorum. (ANAP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Çok teşekkürler.

Sayın Yıldırım, sizin bu konularda ne kadar hassas olduğunuzu biliyorum. Daha önce de gündemdışı konuşmalar yaptınız; ama, bugün, bütçe nedeniyle, sürelerde böyle bir uygulamamız var.

HÜSEYİN ÇELİK (Van) - Sayın Başkan, bu kadar katı olmanız, bence doğru değil.

ERKAN KEMALOĞLU (Muş) - Sayın Başkan, yanlış yapıyorsunuz.

BAŞKAN - Sizce doğru olmaması, gerçeğin bu olmadığı anlamına gelmiyor.

HÜSEYİN ÇELİK (Van) - Sayın Başkan, Meclis adına orada Başkanlık yapıyorsunuz, sizce bizce olmaz.

ERKAN KEMALOĞLU (Muş) - Bizce de, yaptığınız doğru değil Sayın Başkan.

BAŞKAN - Şimdi, Saadet Partisi Grubu adına Malatya Milletvekili Sayın Yaşar Canbay; buyurun. (SP sıralarından alkışlar)

SP GRUBU ADINA YAŞAR CANBAY (Malatya ) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Kültür Bakanlığı bütçesi üzerinde Saadet Partisi Grubunun görüşlerini arz etmek üzere söz almış bulunuyorum; sizleri saygıyla selamlıyorum.

Kültür, bir milleti ayakta tutan farklılıklar kazandıran, değerler bütünüdür. Milletlerin gücü, sahip oldukları kültürel değerlere bağlılıkları ve bu değerlerin insanlığa kazandırdıklarıyla önem arz eder. Tarih boyunca, nice milletler topla tüfekle yok edilememiş; ama, kültür değerleri yok edilerek tarihten silinmişlerdir. Milletimizin kültür değerleri, tarih boyunca bu milleti ayakta tutmuş, birliğimizi, bütünlüğümüzü sağlamıştır.

Türk kültür varlığı iki temel kaynaktan güç almaktadır. Bunlardan birincisi, ecdadımızdan nesiller boyunca süzülüp gelen ve bizim de gelecek nesillere aktaracak olduğumuz dilimiz, dinimiz, töremiz, kısaca hayat tarzımızdır. İkincisi ise, üstün ve özel yeteneklere sahip olan, az sayıdaki sanatkâr, kültür adamı ve mütefekkirlerimiz tarafından üretilen ve ortaya konulan kültür varlıklarımızdır.

İslamın şefkat, sevgi ve hoşgörü temellerine dayanan kültürümüz, tarihte eşi görülmeyen bir medeniyetin kurulmasına sebep olmuştur. Kültür değerlerimizi ve üstün medeniyetimizi, insanımıza, genç nesillerimize yeterince öğretemiyoruz. Bunu verebilirsek, yetişen nesiller öz benliğine bağlı, güven duygusuna sahip, bugünü yarından daha ileride, insanlığa hizmet yarışı içerisinde olurlar. Yüksek seciyeye sahip, şuurlu, yeni hamleler içerisinde, insanlığın yüzakı bir nesil yetiştirmiş olurduk.

Kültür Bakanlığımızın, kültür değerlerimizi ortaya çıkarmak, bunları geliştirmek ve tanıtmak gibi çok önemli görevleri vardır. Bir milleti diğer milletlerden ayıran, onun millî kültürüdür. Ülkemizde, çağdaşlık adına millî kültürümüz ihmal edilmiş, hatta millî kültüre karşı adımlar atılmıştır. Bu ihmalin ve yanlışın bedeli hemen karşımıza çıkmıştır. Batı hayranı, taklitçi, yozlaşmış, kimliksiz ve kişiliksiz tipler ortaya çıkmışlardır.

Nitekim, bir asırdan beri miletimizin kültür varlığını yok etmek isteyenler, hazmedemeyenler uzun araştırmalar yaptılar. Toplumumuzu aşağılık duygusuna kaptırıp, Batılılaştırma, kendi kültüründen uzaklaştırma çabasına giriştiler. Aşağılık duygusuna kapılanlar, kültürümüze sahip çıkmadılar, kozmopolitizme çanak tuttular. Kültürümüzü evrensel değerlerle bütünleştirmek, kan, gözyaşı, yoksulluk ve sömürü temeline dayalı küreselleşme yerine, ortak paydası insan olan, temeli şefkat, sevgi ve hoşgörü olan küreselleşmeyi ikame etmeliyiz.

Öte yandan, dünya kültürünü kendi kültürümüze nasıl adapte edeceğiz? Uyum ve esneklik sınırları neler olacaktır? Kesişen, örtüşen ve çatışan boyutları nasıl belirlenecektir? Bu soruların cevaplarını, ortak kültür paydamız etrafında, akla ve ilme dayanan diyaloglar kurup ortaya koymalıyız. Kendi uygarlık projemizi ortaya koymalıyız. Kültür stratejilerimizi oluşturmalıyız, geliştirmeliyiz.

Ekonomik ve sosyal kalkınmanın önündeki engellerin ve kaygıların, ancak kültürle aşılabileceğinin bilgi ve bilincini devlet  politikası haline getirmeliyiz.

Hükümetin getirmiş olduğu 2002 yılı bütçesinin, toplumumuz ve dünya gerçeklerinden uzak olduğu, gün gibi ortadadır. 2002 bütçesi, faiz ödeme bütçesidir; bütçenin bütün kaynakları, Hazinenin bütün gelirleri toplanıp, faize ödenecektir.

Kültür Bakanlığı bütçesi de, yıllar itibariyle gittikçe azalmıştır. 2001 yılı bütçesi içerisinde Kültür Bakanlığı bütçesinin oranı binde 36 iken, 2002 yılında, bu oran binde 28'e düşmüştür.

Tabiî, hükümetin bütün rakamları eksi seyretmektedir; kalkınma eksi, büyüme eksi, dışticaret açığı eksi, Kültür Bakanlığı bütçesi de, hükümetin kültür politikası da eksidir. Eksinin tıp dilindeki anlamı malumlarınızdır. Eksi çizgide bulunan bir hükümetten, millî ve milletlerarası düzeyde, diri, canlı bir kültür politikası beklemek safdillik olur.

Bu hükümetin bir kültür politikası yoktur; toplum mühendislerinin dizayn ettiği kültür politikaları vardır. Toplumun hassas olduğu fay hattı üzerine aykırı sistem inşa etmeye çalışan toplum mühendisleri, var olan sarsıntıları dikkate almaz ve tehlikeli yapılaşmayı  ısrarla sürdürürlerse, gelebilecek sosyal, toplumsal ve kültürel depremler, ciddî yıkımlara varabilir.

Milletimizin kültür değerlerini inşa ve ihya görevi verilen Bakanlık, bugüne kadar, milletin bütününü kucaklayan hangi çalışmaları yapmıştır; hangi hizmetleri üretmiştir?

Bakanlığın yayın sayısı, yıllara göre sayısal olarak artmasına rağmen, kalite ve muhteva olarak artmamış ve çeşitlenmemiştir. Bunun en basit göstergesi, DÖSİM satış mağazalarında sergilenen kitaplardır. Bunun içindir ki, DÖSİM satış mağazalarında çok ucuz olmasına rağmen satılamayan, çeşitli kurum ve kuruluşlara gönderilen kitapların yüzde 99'unu bu marjinal kitaplar teşkil etmektedir. Pek çok kuruluş, bu hibeleri kabul dahi etmemektedir.

Her yıl kitap ve kütüphane sayısı artmasına rağmen, okuyucu ve personel sayısında azalma olmuştur. Ödünç verilen kitaplar korkunç düşüş göstermiştir. 1997'de 4 707 687 ödünç kitap verilmişken, 2000 yılında bu rakam 3 926 314'e düşmüştür.

Türkiye'de kültür hayatı çok sıkıntılı bir dönem yaşıyor. Yayın sayısı ve kalitesinde fazla düşüş yok; ama, problem, bu yayınları geniş bir kitlenin takip etmemesidir. Çok dar bir grup bu yayınları takip ediyor, bu, hiçbir zaman da genişlemiyor.

Bakanlığın bütün çalışmalarında bir gerileme oldu; cilt atölyesinde de böyle olmuştur. 1996'da 97 384 kitap ciltlenmişken, 2000 yılında 38 418'e düşmüştür.

Şimdi, bazı sorular sormak istiyorum: Vakıf ve derneklere APK'dan maddî destekte bulunularak bastırılan kitaplar hangileridir; kaç adet bastırılmıştır? Satın alınan kitap sayısı kaçtır; bu kitaplar nasıl ve kimlere dağıtılıyor; hangi kriterlere göre dağıtılmıştır?

Toplumsal kültürü zenginleştirmenin yolu kitap ve kütüphaneden geçiyor. Bazı il ve ilçelerde, açılışı yapıldıktan sonra personel yetersizliği nedeniyle pek çok kütüphane kapatılmıştır.

BAŞKAN - Sayın Canbay, özür diliyorum. Grubunuza ait olan 30 dakikayı üç hatip olarak eşit kullanacağınız söylendi. Son 1 dakikanız var.

YAŞAR CANBAY (Devamla) - Kütüphaneciler ve arkeologlar aynı fakülteden mezun oldukları halde özlük hakları açısından aralarında uçurum var. Bakanlık kütüphanecileri diğer kurum kütüphanecilerinden çok düşük ücret almaktadırlar. Açılan sınavlara bu sebepten kütüphaneciler başvurmamaktadırlar. Kütüphanecilik mesleğinin cazip kılınması, özlük haklarının iyileştirilmesi gerekmektedir. Ülkemizde 400 000'den fazla kahvehane olmasına karşın, sadece 500'e yakın kütüphanenin olması da oldukça düşündürücüdür.

Kültür Bakanlığımızı, az sayıda da olsa, bazı güzel eserleri yayınlamasından dolayı tebrik ediyor, Bakanlık bütçesinin hayırlı olmasını diliyor, hepinizi en derin saygılarımla selamlıyorum. (Alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkürler Sayın Canbay.

Şimdi, Saadet Partisi Grubu adına, ikinci olarak, Kocaeli Milletvekili Sayın Mehmet Batuk; buyurun. (SP sıralarından alkışlar)

SP GRUBU ADINA MEHMET BATUK (Kocaeli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2002 Malî Yılı Bütçe Kanunu Tasarısında yer alan Millî Eğitim Bakanlığı bütçesi üzerinde Saadet Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, Türkiye'de millîlik vasfını isminin önünde zikreden iki bakanlığımız var. Bunlardan birisi Millî Savunma Bakanlığı, diğeri Millî Eğitim Bakanlığıdır. Ne yazık ki, Millî Eğitim Bakanlığının son yıllardaki uygulamaları bu vasfıyla uyuşmamaktadır, bu vasfıyla terslik arz etmektedir. Millî kültürümüze ters, millî varlığımıza, tarihimize ters pek çok uygulamanın altına Sayın Bakan imza atmaktadır. Çok gariptir, yıllardan beri dilimizde yer etmiş pek çok kelimenin kullanılmasını da Sayın Bakan yasaklamaktadır. Bundan bir ay kadar önce, Sayın Bakanla ilgili gensoru görüşmelerinde pek çok arkadaşımız bunu ifade etmişti. Ayrıntıya girmeyeceğim; bir örnekle ifade edeyim. "Millet", "milliyetçilik", "nutuk" gibi kelimeleri bile kullanımdan çıkarmaya çalışan bir bakanın bakanlığının önündeki millîlik vasfıyla uygun davrandığını kimse iddia edemez. Mustafa Kemal'in Nutuk'unun bile ismini değiştiren, onun içeriğini bugünkü nesillerin orijinalinden okuyamayacağı hale getiren bir bakanın durumunu hep beraber ibretle izlemekteyiz. Bu konuşmayı Sayın Bakana bir uyarı olarak ifade etmek istiyorum.

Değerli arkadaşlar, 2002 malî yılı bütçesi içerisinde Millî Eğitim Bakanlığına ayrılan pay bizce yetersizdir, çok düşük kalmaktadır. Zaten 2001 yılı içindeki Millî Eğitim Bakanlığının bütçeden aldığı pay, ekbütçe sayesinde, cumhuriyet tarihinin en düşük seviyelerine inmiştir, yüzde 5'ler civarına inmiştir. Şu anda, Sayın Bakanın bakanlığına, genel bütçe içerisinden yüzde 7,6'lık bir pay ayrılması öngörülmektedir. Bu, bize göre, Türkiye'nin geleceğini karartan bir  tablodur. Biz, Sayın Bakanın uygulamalarını eleştirsek de, millî eğitimin geleceğimiz olduğunu, yeni nesillerimizin, milletimizin ve ülkemizin geleceğini aydınlatacak bilgi donanımına sahip olması gerektiğini düşünüyoruz.

Bu düşünceden hareketle, bakanlığın bütçesinin artırılması yönünde bir önergemiz oldu. Şu anda 7,4 katrilyon civarında öngörülen bakanlık bütçesinin, 4 katrilyon lira Maliye Bakanlığının transferler kaleminden aktarılmasıyla yüzde 10'lar civarına, yüzde 10'ların biraz üzerine çekilmesini öngörmekteyiz. Bakanlık bütçesine önerilen miktarı yüzde 55'ler civarında artırmayı düşünüyoruz. Bu, Türkiye'nin geleceğine yatırımdır. Bunun, Yüce Meclisimizden mutlaka tasvip göreceğini ümit ediyoruz. Rantiye kesimine, faizcilere aktarılan paranın, millî eğitim bütçesine aktarılması ve Türkiye'nin geleceğine yakışır nesillerin yetişeceği okulların yapılmasına, okulların onarılmasına, pedagojik olmayan, kalabalık sınıflarda eğitimin önlenmesine, eğitim araç gereçlerinin tedarikine kullanılmasının, zannediyorum, Sayın Meclisimizce de uygun görüleceği ümidindeyim.

Değerli arkadaşlar, Millî Eğitim Bakanlığı bütçesinin yüzde 80'i personel harcamalarına gitmektedir. Millî Eğitim Bakanlığı, Türkiye'de en fazla personeli istihdam eden Bakanlığımız ve kuruluşumuzdur. Bütçesinin yaklaşık yüzde 80'i personel harcamalarına giden bir Bakanlığın, başka yatırım yapması, eğitimin diğer imkânlarını karşılaması mümkün olamamaktadır. Sayın Bakan da, zaten, bu hususta sürekli şikâyetçi olmaktadır. Sayın Bakanın, Plan ve Bütçe Komisyonuna bütçeyi takdimi esnasında yaptığı konuşma var -daha önce de çok defa gündeme geldi- serzenişte bulunuyor ve diyor ki: "1997 yılında çıkan Zorunlu Eğitim Yasasının şüphesiz en büyük destekçisi, takip eden yıllardaki Millî Eğitim Bakanlığı bütçe büyüklükleri olması gerekirdi; ancak, 1998 yılından itibaren Millî Eğitim Bakanlığı bütçesinin, genel bütçe içerisindeki payı düzenli olarak azalmış -Sayın Bakan, burada rakamlar veriyor- bu azalan trend, yaşanan bu eğitim reformu heyecanının, ülkemiz bütçesine yansımadığının açık bir göstergesidir." Evet, Sayın Bakanım, bu sizin göreviniz; hükümet içinde Millî Eğitimin hak ettiği payı almaya çalışmak göreviniz. Biz, sizin başaramadığınız bu işte size yardımcı oluyoruz. Önerge verdik; bu önergeye destek olmanızı bekliyoruz. Sizin şahsınıza değil, bizim şahsımıza da değil; ama, bunun, Türkiye'nin geleceğine bir hizmet olduğunu düşünüyoruz.

Değerli arkadaşlar, Sekiz Yıllık Kesintisiz Eğitim Yasasıyla birlikte çıkan zorunlu eğitim kesintileri, ne yazık ki yerine kullanılamamıştır. Sayın Bakan, bir soru önergemize verdiği cevapta da itiraf ettiği üzere "155 trilyon Hazinede bekletilmektedir" diyor. Türkiye'nin eğitimin bu kadar acil ihtiyaçları bulunduğu bir dönemde, Sayın Bakanın, 150 trilyonu -şu anda belki daha fazla paraları- bütçede bekletme lüksü olmaz. Bunları mutlaka kullanması gerekir kanaatindeyiz.

Değerli arkadaşlar, Türkiye'de eğitimin kalitesi, ne yazık ki, her zaman tartışma konusu olmuştur; ama, hiçbir dönemde şu andaki seviyesine düşmediğini de ifade etmemiz gerekir. Ne yazık ki, geçen yıl yapılan üniversite giriş sınavlarında 1 882 lise birincisi -sıradan lise öğrencisi değil bunlar- öğrencimiz, herhangi bir yüksek öğrenim programına yerleşememiştir ve ikinci acı bir rakam veriyorum; 9 322 lise mezunu öğrencimiz, sıfır puan almıştır bu sınavda. Bu öğrencilere, demek ki, hiçbir şey öğretememişiz. Bu öğrencileri sıfır puan almak durumuyla karşı karşıya bırakmak, herhalde, Sayın Bakanın sorumluluğu arasındaki bazı işlerin aksadığını göstermektedir.

Değerli arkadaşlar, bakanlığın bütçesinin yüzde 80'i personel harcamalarına gidiyor dedim; ama, Millî Eğitim Bakanlığı personeli ve öğretmenlerimiz, ne yazık ki, dünya standartlarının çok altında ücret almaktadır. Avrupa ortalaması yıllık 28 000 dolardır öğretmen maaşlarında. Ülkemizde ise 2 500- 2 600 dolar civarındadır öğretmen maaşları. Aylık 250-300 dolar civarında, zaman zaman 250 doların altına düşen maaşlar almaktadırlar.

Yapılan istatistikler, 4 kişilik bir ailenin açlık sınırının 300 000 000'un üzerinde olduğunu gösteriyor ve Türkiye'de yoksulluk sınırının 700 000 000 civarında olduğu ifade edilmektedir. Öğretmenler, geleceğimizi oluşturacak yeni nesillerimizi yetiştirecek insanlar. İçler acısı; öğretmenlerimizin pek çoğu, ikinci bir iş peşinde koşmaktadır, günlük gazete alıp okuyamamaktadırlar. Dünyada neler olup bittiğini takip edemeyen öğretmen, bilgisayarı kullanamayan öğretmen, öğrencisine nasıl kullandıracak arkadaşlar?!

Çağdaş dünyada en önemli göstergelerden birisi, eğitime ve öğretmene yapılan ödemeler ve yatırımlardır. Ne yazık ki, ülkemiz, bu konuda çok geri sıralarda bulunmaktadır. Ümit ediyorum, Sayın Bakan, hükümet ve Yüce Meclisimiz önergemize destek olur; bu konuda, bir miktar olsun rahatlama sağlamaya katkıda bulunmuş oluruz.

Her yıl okullar açılacağı zaman, Sayın Bakan çıkar televizyonlarda, kayıt parası alınmayacak der, kayıt parası alanı yakarım der, kayıt parası ödemek zorunda değildir vatandaşlarımız der; der; ama, peşinden de bütün okullarımıza kayıt parasının nasıl alınacağını, hangi kısmının derneğe, hangi kısmının vakıflara alınacağını belirten tamimler, genelgeler gönderir.

Okulların ısınma, temizlik, tamir, bakım, onarım, bütün masrafları müdürlere havale edilmiştir. Bunları, yerel imkânlarla karşılayacaksınız denilmektedir. Bakanlık bütçesinden ciddî hiçbir ödeme yapılmamaktadır. Pek çok okulumuzda soğuktan tir tir titreyen çocuklarımızın resimlerini son günlerde izliyorsunuz. Bakanlığımızın bu işlere bir çeki düzen vermesi ve bu işleri kanunî çerçeve içinde yapması gerekir. Elbette, millet olarak, eğitim kalitemizin yükseltilmesi için hep beraber çalışmamız gerekir, çalışırız da; ama, bunu, yasal çerçevede yapmak lazım. Anayasamızın emri olan ilköğretiminin ücretsiz yapılacağı hükmü bir tarafta dururken, kayıt parası ödemeyen öğrencilerimizin diğer arkadaşları arasında rencide olmasını doğru bulmuyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Batuk, 10 dakikayı geçtiniz; eğer, arkadaşınız razı olacaksa...

MEHMET BATUK (Devamla) - Tamam Sayın Başkanım; hemen tamamlıyorum...

Önergeye desteklerinizi bekliyor; Yüce Genel Kurula saygılar sunuyorum. (SP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Şimdi, Saadet Partisi Grubu adına son konuşmacı Ankara Milletvekili Sayın Oya Akgönenç Muğisuddin.

Buyurun. (SP sıralarından alkışlar)

SP GRUBU ADINA OYA AKGÖNENÇ MUĞİSUDDİN (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün, burada, bir ülkenin en önemli bakanlıklarından birisi olan Kültür Bakanlığının bütçesi hakkında görüşmek üzere gerek Grubum gerek şahsım adına söz almış bulunuyorum.

Düşüncelerimi dokuz, on nokta üzerinde toplayarak sizlerle paylaşmak istiyorum: Birincisi, toplumların içinde bulunduğu kültür ortamının, toplumun davranışı, bireyin davranışı, toplumun ve bireyin düşünce tarzları üstündeki güçlü etkisinin son derece önemli olduğunu vurgulayarak söze başlamak istiyorum.

Kültürü meydana getiren öğeler, tarihî geçmişe, örf ve âdetlere, manevî değer ve yargılara dayanır. Bunların değişimi de zaman içinde ve tedricen olmalıdır; aksi takdirde, toplumda büyük sarsıntılar yaratır. Bizler, Asya'nın ortalarından batıya doğru hareketimizden bu yana her iki veya üçyüz yılda bir, bir referans veya çerçeve değiştirmiş bulunmaktayız; fakat, bu çerçeveyi değiştirirken onun içindeki gerçek dokumuzu muhafaza ederek bugünlere kadar gelmiş bulunmaktayız. Ne var ki, en son geçirmiş olduğumuz yetmişbeş seksen yıllık dönem içinde dış etkilerin ve değişimlerin hızı ve etkisi her zamankinden daha kuvvetli ve daha derin olmaya başlamıştır. Şimdi bunun yaratmış olduğu sonuçları dikkatle gözden geçirmek zorundayız.

Kültür öğelerinin güçlü ve köklü oluşu çok önemli bir olaydır; çünkü, bu öğeler güçlü ve köklü olursa hem değişime gerekli frenleri vurabilir hem daha dengeli ve sağlıklı bir ölçü ortaya çıkarabilir ve ondan sonra da ortaya çıkan karışım toplumun ihtiyacı olan bir sentez haline gelebilir.

Her şeyden önce, kendi kültür öğelerimizin daha kuvvetli olması için çalışmamız gerekir; çünkü, daha zayıf ve köklü esaslara dayanmayan öğeler yenilmeye mahkûmdur ve bunun sonucunda dıştan gelen etkiler isteyelim veya istemeyelim, toplumu büyük ölçüde değiştirmeyi başarır.

Şimdi, efendim, eğer, son yıllarda gördüğümüz olaylara bakarsak, bizim kültür öğelerimizde belli bir zayıflamanın yer almakta olduğunu da müşahede etmekten geri kalmayız ve bu, önemli bir olaydır, üstünde dikkatle durulması gerekmektedir.

Kendi kültürümüzün kuvvetlendirilmesi için, Kültür Bakanlığımız, hakikaten ciddî bir şekilde, yeni çalışmalar yapmalıdır; çünkü, benim gördüğüm kadarıyla, gençlerimize baktığımız zaman, kendi kültürümüzden ziyade, yabancı kültürlere karşı büyük bir hayranlık beslemektedirler. Tabiî ki, güzel olan şeyleri beğeneceğiz, tabiî ki, iyi olan şeyleri almaya çalışacağız; fakat, her şeyin bir ölçüsü vardır. Kendi değerlerimizin tümünü yererek, başka kültürden aldığımız her şeyi, onun yerine ikame ederek, hiçbir yere gidemeyiz; ama, biz, bunun içinde iyi bir sentez yapmayı başarırsak, muhakkak ki, daha farklı sonuçlara varabiliriz. O halde, biz, kendi kültürümüzün sağlamlığı ve doğru olarak tanınması için, gerekli olan her şeyi yapmalıyız.

Şimdi, benim değineceğim beşinci nokta şudur : Kültür Bakanlığının görevlerinin başında, kendi kültür kaynaklarımızın ve değerlerimizin güçlendirilmesinin esas olduğu ve Bakanlığın, bu konuda öncü olması gerektiği hususudur. Bunun da içinde, yazılı ve görsel yayınlar ve eserler vardır. Şimdi, demek istediğim şudur: Eskiden gelen eserlerimizi, eğer tanımazsak ve tanıtmazsak, yeni nesiller bunları doğru olarak bilemezlerse, kendilerinin bir referansı bulunmaz ve neyle mukayese edeceklerini bilmedikleri için, yeni gelen etkiler karşısında, biraz da şaşkın bir duruma düşerler; ama, kendini tanıyan, kendi değerlerini bilen bir toplum, yeni aldığı etkileri iyi bir mezc, iyi bir sentez haline getirebilir.

İşte, bu noktada, dilden bahsetmek istiyorum. Dil, bir milletin fikrini, düşüncesini, felsefesini, hissiyatını belli eden en önemli unsurdur. Bu konuşmayı yaparken, mümkün olduğu kadar, Türkçe'ye sadık kalarak konuşmak istedim, yazılarımda da aynı şeyi yapmaktayım. Eğer biz bunları yapmazsak ve biz, kendi konuşmalarımızın içerisine, İngilizce, Fransızca, Almanca, her ne biliyorsak, onlardan serpiştirirsek, sadece bir şey yaparız "bakın, ben, lisan biliyorum" mesajının ötesinde, başka hiçbir şey vermeyiz. Halbuki, bizim kendi lisanımız, bütün düşüncelerimizi, bütün hissiyatımızı güzel bir şekilde anlatacak kadar derindir ve zengindir. Ben, buna, bütün kalbimle inanıyorum. Fakat, ne var ki, gerek televizyonlarda ve radyolarda dinlediğim konuşmalar ve gerek bazı arkadaşlarımın yazılarını okuduğum zaman edindiğim intiba, bunun tam tersine, sanki, kendi kelimelerimiz yetmiyormuş gibi, sürekli olarak, başkalarından bir şeyler alarak bir şeyler anlatmaya çalışıyoruz ve sonuçta da kendimizinkinin dışında bir ifadede bulunuyoruz. Dolayısıyla, ne oluyor; derinlik kaybı oluyor ve son derece sığ bir anlatım tarzına girişiyoruz. Halbuki, bunu yapmamamız lazım; yani, dil yıpranmamalı. Buna, hepimiz, büyük bir gayretle çalışmalıyız.

Şimdi, Kültür Bakanlığının görevine gelince; bildiğiniz gibi, biz, harf inkılabından sonra ve de yaptığımız diğer değişikliklerden sonra, Selçuklulara ve Osmanlıya ait en az bin yıllık bir arşive girebilme imkânını kaybetmiş bulunmaktayız. Yani, ben, bugün, eski Türkçe okuyamıyorum; bence, bu, büyük bir kayıptır. Bütün bilgiler, bütün arşivler o lisanda yazılmıştır. Bir örnek vereyim: Ermeniler konusunda, bir arkadaşım var, Amerikalı bir profesör; her sene Türkiye'ye gelir, arşivlere girer, Osmanlıcadan birkaç doküman okur, bunları tercüme eder, İngilizce olarak yayımlar. Ondan sonra da bizim Dışişleri Bakanlığımız, bunun son derece önemli bir yayın olduğuna inanarak onu Türkçeye tercüme ettirir ve bizler faydalanırız. Arkadaşlar, yani, bence, bu, son derece komik bir olay. Neden kendi arşivlerimize girip de kendimiz bunun yorumlarını yapamayalım. O halde, Kültür Bakanlığının görevlerinin başında, bu tarihî bağlantıyı kurma meselesi gelmektedir. Mümkün olduğu kadar, eski eserlerimiz, yeni Türkçeye, hepimizin anlayabileceği lisana kazandırılmalıdır.

Bu arada, benim bilgim dahilinde -iki gün önce geldi- Sayın Turhan Yörükhan'ın hazırladığı iki eser, tarafınızdan 600 tane alınarak bizlere yollanmış; fakat, ben dahil birçok milletvekili arkadaşım, bu yayınlardan faydalanamadık, elimize geçmedi. Belki bilmiyorsunuzdur, bizlere geldiğini zannediyorsunuzdur. Bu konuda, özellikle, sizin dikkatinizi çekmek istedim ve yardımınızı rica etmek istedim.

Bir başka konu; bugün, internet ve global iletişim üzerinde bir sıkıntımız var. O kadar çok bilgi yağmaktadır ki, hangisi doğru hangisi yanlış bilinmemektedir. Mesela, Ermeniler, inanılmayacak boyutta bir propaganda yapmaktadırlar ve kendi öğrencilerimiz, kendi çocuklarımız, daha çok onları dinlemektedirler. Arkadaşlar, bu, son derece önemli bir konudur ve bizim, buna dikkatle eğilmemiz lazımdır.

Bir başka kültür erozyonu; mesela, bunu da ticaret dünyasında... Şöyle bir caddeden aşağıya doğru yürüyün, belki 15-20 işyerinden 2 tanesinin ismi Türkçedir, geri kalan başkadır. Son günlerde "le gazoz" bile çıkmıştır. Bu ne demektir arkadaşlar?! Yani, bu işin de bir hududu vardır, artık, yozlaşma bu noktalara kadar vardırılmamalıdır ve bu kültürümüzün korunması için, derhal, acil tedbir almamız gerektiği hususunu vurgulamak için bir örnek olarak verdim.

Dokuzuncu nokta, Müzeler Genel Müdürlüğü. Müzeler işi çok zor.

BAŞKAN - Sayın Akgönenç, son 1 dakikanız efendim.

OYA AKGÖNENÇ MUĞİSUDDİN (Devamla) - Peki efendim

Müzelerde birçok mal eksiktir, teslim edilmemektedir veya dışarıya satılmaktadır; fakat, buna karşın, başka bir şey de olmaktadır. Mesela, son derece iyi -elimde bazı dokümanlar var- vatanperver antikacılar ve toplayıcılar vardır. Bunlar, müzelere mal getirmektedirler; fakat, onlar da başka bir şeyle karşılaşmaktadırlar. Mesela, hiç ilgisi olmayan birtakım vakıflar veya vakıf mensupları, bu kişilerden rüşvet istemektedirler, vakıflara bağış adı altında. Eğer, bu rüşvetler verilmezse, değerlerinin çok altında paha biçilmekte ve hatta bazı davalar açılmaktadır. Arkadaşlar, böyle bir şey günahtır; çünkü, şu bakımdan; yani, millî hislere dayanarak kendi müzesine hizmet etmek isteyenlere de bir ayak bağı olunmaktadır ve haksızlık yapılmaktadır. Ben, buradan, sizlere tekrar bunu bildirmek ve bu konuya dikkatle eğilmenizi, özellikle Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğünde gerçekleşmekte olan bazı yanlışlıkların düzeltilmesi konusuna yer vermenizi rica ediyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

OYA AKGÖNENÇ MUĞİSUDDİN (Devamla) - Yarım dakikayı arkadaşım almıştı, yarım dakika daha verebilir misiniz?

BAŞKAN - Maalesef efendim.

OYA AKGÖNENÇ MUĞİSUDDİN (Devamla) - Peki, tamam. (SP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Çok teşekkür ediyorum efendim. Saadet Partisi Grubu adına, böylece, Sayın Oya Akgönenç Muğisuddin'in konuşmasıyla konuşma tamamlanmış oldu.

Demokratik Sol Parti Grubu adına dört konuşmacı ismi bildirildi, Sayın Faruk Demir, Sayın Cengiz Güleç, Sayın Halil Çalık, Sayın Hasan Erçelebi. Sayın Grup Başkanvekiline sordum, 15'er dakika kültür ve millî eğitim olarak bölünmesini istediler. 7 dakika başlasın, 8 dakika devam etsin diyeceğim. Bugün, son derece kuralcı bir yaklaşımımız olacak; çünkü, 20'den fazla konuşmacı var.

Ayrıca, bir hususu da burada arz edeyim ki, sistemde gözüken soru sahiplerinin isimlerinin tanziminde Başkanlık olarak bizim en küçük bir müdahalemiz söz konusu değil. Soru sormak isteyip de sırası gelmeyen arkadaşlarımıza da, ne yazık ki, yardımcı olamıyoruz; ama, yazılı sorularını Sayın Bakana, isimlerini zikrederek iletebiliriz, o noktada da, arkadaşlarımız, hiç değilse bir çaba göstermiş olabilirler.

Şimdi, DSP Grubu adına Ardahan Milletvekili Sayın Faruk Demir konuşacaktır.

Buyurun Sayın Demir. (DSP sıralarından alkışlar)

DSP GRUBU ADINA FARUK DEMİR (Ardahan) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 2002 malî yılı Kültür Bakanlığı bütçesi üzerinde Demokratik Sol Parti Grubu adına söz almış bulunmaktayım; bu vesileyle, Yüce Heyetinizi saygılarımla selamlıyorum.

Sayın milletvekilleri, milletleri millet yapan kültürleridir. Eğer ortada bir kültür varsa, o kültüre mensup bir millet aramak gerekiyor. Tersinden düşündüğümüzde, eğer ortada bir bir kültür var ise o kültüre ait bir milletin olması da kaçınılmazdır. İşte bu çerçevede ulusumuzu ele aldığımız zaman, geçmişi bin yıllara dayanan bir kültürümüz olduğu için varlığımızı bütün dünya kabul ediyor ve sonsuza kadar, uygar dünyanın önemli bir milleti olarak varlığımızı devam ettireceğiz.

Anadolu toprağı, stratejik konumu kadar, onlarca medeniyeti doğurmuş, kavimler kapısı olmuş, Doğu ile Batı kültürünün kesiştiği önemli bir coğrafyadadır. Geldiğimiz noktada, geçmişten aldığımız kültür miraslarımız ile bugünün kazanımlarını yarına doğru bir şekilde aktarması Kültür Bakanlığımızın varlık sebebi olmuştur.

Bir milletin çimentosu kültürü ve dilidir. Yeryüzünden halkları ne savaşlar ne yokluklar ne kıtlıklar ne de silahlar yok edebilmiştir; ancak ve ancak, kültürlerini ve dilini bir milletin elinden alırsanız, o milletin yok olmasına o zaman seyirci kalırsınız. Bu anlamda, Kültür Bakanlığımızın, diğer bakanlıklardan ve kuruluşlardan daha özel bir yeri ve konumu olduğu gözler önündedir. Biraz önce değindiğim gibi, bir ülkede kaybolan veya yok olan bazı şeyleri yeniden yerine koyabilirsiniz; ancak, kültürel yozlaşma bir ülkede başlamışsa, uzun vadede, milleti millet yapan kavramlar zedelenir ve o milletin yok olmasına o zaman seyirci kalınmış olur.

Tabiî, bu kadar ağır ve geniş sorumlulukları olan Kültür Bakanlığımızın bütçesine de göz atmak gerekir diye düşünüyorum. Kültür Bakanlığının bütçesine değinmeden önce, gelişmiş bazı Batı ülkelerinden örnekler vermek istiyorum: Danimarka, Kültür Bakanlığına yüzde 3,5; Fransa yüzde 3,1; Almanya yüzde 2,1; Belçika yüzde 1 oranında millî bütçelerinden pay ayırmışlardır. Bizim ülkemize baktığımız zaman, üzülerek ifade ediyoruz ki, yüzdelerle değil bindelerle bu oranı gözler önüne seriyoruz. Kültür Bakanlığının 2002 malî yılı bütçesi, maalesef, binde 2,8'dir. Bu kadar geniş ve derin kültür mirasına sahip olan bir coğrafyada, bütçeden ayrılan bu pay ile yapılması gereken, Sayın Bakanın düşündüğü her şeyi gerçekleştirmek mümkün değildir; ancak, gerek Sayın Bakanımız ve gerekse Bakanlık yöneticileri, yetersiz bütçelerine rağmen, son yıllarda çok önemli işler başarmışlardır. Kültür ve sanatın içerisinden gelen bir kardeşiniz olarak şunu ifade etmek istiyorum: Sanatçılar, kendilerini, aynı zamanda birer kültür işçisi olarak da kabul ederler. Ben, bütün sanatçılar adına, Bakanlığımızın son yıllarda sanat ve sanatçıya vermiş olduğu değerden dolayı, şahsını, Kültür Bakanlığı çalışanlarını ve yöneticilerini kutluyorum.

Medeniyetler beşiği Anadolu'da yaptırmış oldukları araştırmalar, çalışmalar, kültür ve sanat etkinlikleri, son yıllarda Türkiye'de bir Kültür Bakanlığının varlığını daha ciddî olarak gözler önüne sermiştir. Gelenekselden evrensele bütün sanat dallarında faaliyetlerini, kısıtlı bütçe imkânlarına rağmen kusursuz yerine getiren Bakanlık, kültürel çalışmalarda küçümsenmeyecek maddî katkılarda da bulunmuştur.

Sizlere somut bir örneği seçim bölgem olan Ardahan'dan vermek istiyorum. Yetmişsekiz yıllık cumhuriyet dönemimizde, Türkiye'de bir Kültür Bakanlığı olduğunu, olgusunu, benim ilim daha geçen sene fark etmiştir. İlk defa Kültür Bakanlığına bağlı il müdürlüğünün oturacağı bir bina meydana getirilmiş ve tarihî Ardahan Kalesi, serhat Ardahan, sınır ili Ardahanımızın kalesi ilk defa onarılmış, ışıklandırılmış ve açılma durumuna getirilmiştir.

Kültür Bakanlığı, bu desteklerini sadece Ardahan'a mı vermiştir; hayır, 2001 yılında, "Uygarlıklar Beşiği Türkiye Kültür ve Sanat Şöleni" kapsamında, yurdumuzun 2 000 yerleşim yerinde, başta devlet senfoni orkestraları olmak üzere, halk müziği, sanat müziği, tasavvuf müziği, Türk dünyası müzik toplulukları, halk oyunları topluluğu ve solist sanatçılarıyla yaklaşık 5 125 sanatçı sirkülasyonuyla 210 yerleşim yerinde etkinlikler, festivaller ve şenlikler düzenlenmiştir.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; bugün, üyesi olmaya çalıştığımız Avrupa Birliği ve çağdaş dünya ülkelerinde en önemli gelişmişlik kriterlerinden birisi de telif haklarıdır; yani, fikir ve sanat haklarının telifidir. Bu anlamdaki eksiklik de, 57 nci hükümet, Sayın Bakanımız döneminde, Yüce Meclisin oylarıyla giderilmiştir.

Yine, fikrî mülkiyet haklarının korunmasını öngören Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu Değişiklik Tasarısı bu dönemde kabul edilerek yürürlüğe girmiştir.

Ben, Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi olmadığım halde, Kültür Bakanlığı bütçesinin bu seneki müzakerelerinin bir bölümüne katıldım. Burada iktidar ve muhalefete mensup 35 milletvekili arkadaşımız, görüşlerini ve sorularını Sayın Bakana yönelttiler; övünerek söylüyorum ki, hiçbir tanesinde eleştiride bulunulmadı; Bakanlığın çalışmalarından övgüyle söz ettiler. Bunlar, Plan ve Bütçe Komisyonunun o günkü görüşme tutanaklarında da sabittir. Bu anlamda da Kültür Bakanımızı ve çalışanlarını kutluyorum.

Türkiyemizin, tarihin derinliklerinden gelen bazı değerleri korumak, tanıtmak zorunluluğu vardır. Bakanlığın bugün izlediği politika, geçmişiyle barışık, bugünüyle paylaşımcı, yarının gelişmelerine açık bir çizgidedir. Bu bağlamda, çağımızın önemli iletişim faktörü olan internet 100 000  sayfayı aşan kültür Bakanlığı web sitesi, 12 000 000 izleyicili, 2002 yılından itibaren Türkiye'de açılan ilk kültür portalı olarak daha zengin ve daha geniş bir yapıya kavuşturulmaktadır.

Yine, Atatürk Havalimanında ve Antalya Havalimanı dış hatlar terminalinde 2 adet kiosk yardımlı web sitesiyle, Türkiye, Kültür Bakanlığı aracılığıyla daha yakından tanıtılmaktadır.

Zamanımız kısıtlı; ama, en önemlisi, Ermeni meselesinin, Türkiye'de ve dünyada daha iyi anlaşılabilmesi için, Kültür Bakanlığı "Ermeni Sorunu- İddialar ve Gerçekler" adıyla dört dilde hazırlamış olduğu CD'yi bütün Türkiye ve dünyaya dağıtmıştır.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, konuşmamın sonuna gelirken Yüce Heyetinizi şahsım ve Grubum adına tekrar saygıyla selamlıyorum. Milletimizin ve sizlerin yaklaşan şeker bayramınızı ve yeni yılınızı kutluyorum. (DSP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Demir.

Şimdi, Sivas Milletvekili Sayın Cengiz Güleç.

Buyurunuz Sayın Güleç. (DSP sıralarından alkışlar)

DSP GRUBU ADINA M. CENGİZ GÜLEÇ (Sivas) - Değerli Başkan, Yüce Meclisin saygıdeğer üyeleri; Kültür Bakanlığı bütçesi hakkında DSP Grubu adına görüşlerimi ifade ederken, biraz önceki dostumuz, arkadaşımız Faruk Demir'in başladığı noktadan ben de biraz daha teorik bir bağlamda görüşlerimi aktarmaya devam etmek istiyorum.

12 Eylül sonrası siyasî iktidar çevrelerinde ve bazı devlet kurumlarında etkin bir görüş olan ve Aydınlar Ocağı adlı örgüt tarafından savunulan Türk-İslam sentezi anlayışının, o dönemde kültür politikalarını çok belirleyici bir etkinliği olduğunu hatırlarsak ve bugün de, az önce de muhalefetin sözcüleri tarafından dile getirilen özlemi; yani, bu görüşün tekrar hayata geçmesi konusundaki özlemi de göz önünde tutarak bu görüş hakkındaki eleştirilerimi sizlere sunmak istiyorum.

Yeni bir millî kültür ve millî karakter yaratma iddiası taşıyan Türk-İslam sentezi görüşü, ulusal kültürümüzün tarihsel kaynaklarını, Ortaasya Türk kültürü, Selçuklu ve Osmanlı kültürleriyle temellendirmektedir. Bu anlayışa göre, söz konusu bu kültürler birbirini yok etmeden, hatta birbirlerini güçlendirerek olgun bir senteze ulaşıp bugünün ulusal kimliğimizi oluşturmuştur.

Sentezcilere göre Türkler, İslamı kabul ettikten sonra onu tüm dünyaya yaymışlar ve bunu yaparken de kendi özdeğerlerini hiç yitirmemişlerdir. Kısaca özetlediğimiz bu kültür tezinin tarihsel gerçeklerle hiçbir şekilde uyumlu olmadığı ve kendi içinde bir mantıksal tutarsızlık taşıdığı açıkça ortadadır. Bu görüş, Türkiye'de yaşanan kültürel kimlik bunalımının nedeni olarak Batı emperyalizmini göstermektedir. Batı, toplumsal bağlarımızı güçlendiren ve tüm dünya Türklerini bütünleştiren etnik kökenli millî kültürümüzü saldırganca tahrip etmektedir. Millî birliğimizi sağlayan millî kültürün korunması için tek çare, devletin müdahalesiyle bu bunalıma son verilmesidir. İşte, 12 Eylül rejiminin, sözde, meşru gerekçesi budur.

Çağdaş uygarlık düzeyine çıkmak için, Batı'nın sadece teknik ve medeniyetini almayı yeterli bulan sentezciler ve onların 90'lı yıllardaki izleyicileri olan sözde liberal, ancak özünde tutucu nitelik gösteren merkez sağ politikacılar, ulusal kültürümüzün özünü korumak için tarihsel köklerimize sahip çıkmak gerektiğini vurgulamışlardır. Zamanın ulusalcı demokrat sol aydınları tarafından kıyasıya eleştirilen bu kültür ve siyaset anlayışı, Tanrı kelamı olan İslamın Türk kavminin özdeğerleriyle nasıl bir senteze girebileceğini inandırıcı bir biçimde anlatamamıştır. İlahî, dolayısıyla, sorgulanamaz ve değiştirilemez ve ebedî niteliklerinden ödün vermesi mümkün olmayan İslamın bu sentezdeki başat rolünü bilerek gizlemeye çalışmışlardır. Bu durumun nasıl bir tutarsızlık yarattığı ise onları hiç rahatsız etmemiştir.

Sentezin ikinci temel öğesi olan Türk kavramı, ulusal etnik bir nitelik taşımaktadır. İslam, ırk, dil ve etnik farklılık gözetmeksizin tüm insanlara yapılan bir ilahî çağrı olduğuna ve bu nedenle antiulusçu bir eğilim taşıdığına göre, bu sözde sentez, sentez değil olsa olsa Türk'ün İslam içinde eritilmesidir. Başka bir deyişle, bu anlayış bir ulusal kimlik seçeneği olarak hiçbir özgünlük taşımadığı gibi mantıksal tutarlılıktan yoksundur.

Bugün, Türkiye Cumhuriyeti yeni meydan okuyuşlarla karşı karşıyadır. Günümüzde karşı konulmaz bir ekonomik ve sosyopolitik bir olgu olan küreselleşmeye paralel olarak, birçok ülkede farklı kültürel kimlikleri vurgulayan anlayışlar da etkinlik kazanmaktadır. Kutsallık anlayışları ve inanç sistemleri birbirinden çok farklı cemaatler varlıklarını daha fazla duyurmaya çalışırken, etnik ve milliyetçi ayrılık hareketleri de hız kazanmaktadır. Bunlar arasında, özellikle, milliyetçi, ayrılıkçı, köktendinci hareketler, küçük ölçekli ve kapalı cemaatlere ve gruplara katılma ihtiyacını toplumbilimcilerin dikkatine sunmaktadırlar.

Değişik siyasî ve ideolojik söylemlerle ortaya çıkan bu hareketlerde görünür ortak payda, bir tür kolektif kimlik arayışıdır. İçinde bulunulan toplumsal, kültürel bağlama göre, insanlar, birtakım gruplara aidiyet yoluyla kimlik ihtiyaçlarını duyurmaya çalışmaktadırlar.

Bunlara paralel olarak, ülkemizde de, demokratik kimlik taleplerinden tutun da ayrılıkçı terör hareketlerine, birbirinden farklı olduğunu iddia eden inanç gruplarının, cemaatler biçiminde örgütlenerek kendilerini serbestçe ifade etme taleplerinden, antilaik, köktendinci hareketlere kadar temel hedefleri ve yöntemleri birbirinden çok farklı düşünceler boy göstermektedir. Tüm bunlar, toplumumuzun demokratikleşme ve kalkınma sürecini olumsuz bir şekilde etkilemekte ve insanlarımızı bir arada tutan sosyal bağları ciddî bir biçimde sarsmaktadır.

NURETTİN AKTAŞ (Gaziantep) - İnanç düşmanlığına devam...

M. CENGİZ GÜLEÇ (Devamla) - Ekonomik küreselleşme ile bölgesel etnik ya da dinsel parçalanma arasında sıkışıp kalmak, ufkumuzu daraltmaktadır. Yeni dünya düzeni kurulurken ve çağın havası değiştikçe, ülkemizin de geçmişe dönük kalmaması, yapay ve çağdışı sözde seçenekler arasında sıkışmaması, yeni meydan okuyuşlara bir cevabının olabilmesi gereklidir. Demokrasimiz, kendi kendini eline alıp bakabilme cesareti ve sürekli bir yeniden inşa çabasıyla gelişecektir. Kendimize güvenimizi yeniden kazanmalı ve korumalıyız.

Son söz olarak diyebiliriz ki, cumhuriyetle, uluslaşmanın ön koşulu olan ulusal devlet kurulmuş, ulusçuluk ideolojisi yaygınlaşmış; ama, ulusal kültürün yaratılması henüz bütünüyle başarılamamıştır. Dünyadaki toplumların uluslaşma sürecine girdiği 19 uncu Yüzyıla oranla modern Türkiye, bu yönde önemli adımlar atmış; ama, tarihinden gelen kültürel mozaik nedeniyle ulusal kimlik sorununu henüz çözememiştir.

Bugün önemli olan, bu sorunun varlığını görüp, bireysel ve toplumsal düzeylerde ne gibi sonuçlara yol açtığını incelemek ve özgürce tartışmaktır. Son yıllarda, düşünce dünyamızda bu sorunun gündemdeki temel konulardan biri olması, sevindirici ve umut vericidir.

BAŞKAN- Sayın Güleç, 1 dakikanız kaldı efendim.

M. CENGİZ GÜLEÇ (Devamla)- Kültürel varlığımızı güçlendirme ve geliştirme amaçlı tüm kültürel etkinlikleri ve kurumları şemsiyesi altında uzlaştırmak ve bütünleştirmek zorunda olan Kültür Bakanlığımıza yön veren politikaların ve ilkelerin çağdaş, demokratik ve laik nitelikte olması gereğini vurgularken, Demokratik Sol Partinin sorumluluğu altında olan ve 4,5 yıldır bu sorumluluğu başarıyla yürütmekte olan Kültür Bakanlığımızın bu yöndeki tutum ve uygulamalarından, tüm demokrat yurttaşlarımız gibi bizim de memnun olduğumuzu belirtir ve bu başarılarının devamının sınırlı bütçeyle mümkün olamayacağını da sizlere hatırlatarak ve bu bütçe imkânlarının artırılması konusunda da desteklerinizi bekleyerek, tekrar, tüm Kültür Bakanlığı çalışanlarına buradan saygılarımı, başta Bakanımız olmak üzere sunar, siz değerli Meclis üyelerine de saygılar sunarım. (DSP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN- Teşekkür ediyorum.

Şimdi, Kocaeli Milletvekili Halil Çalık, DSP Grubu adına üçüncü konuşmacımız.

Buyurun. (DSP sıralarından alkışlar)

DSP GRUBU ADINA HALİL ÇALIK (Kocaeli) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Millî Eğitim Bakanlığı bütçesi üzerinde, Grubum ve şahsım adına söz aldım; sözlerime başlamadan önce, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Dünyada uluslararası barışın sağlanması, bütün insanlık adına eğitimin, bilimin ve kültürün korunması ve genişlemesini hedeflemek amacıyla, UNESCO 26 ncı Konferansında oluşturulan 21 inci Yüzyıl Eğitim Komisyonu, eğitimcilere, politikacılara, ilgili kişi ve kuruluşlara yansıtılmak üzere, yayımladığı raporun sonuç bölümünde şu önemli saptamalara yer vermektedir:

"Eğitim, insanoğlunun daha iyi ve uyumlu gelişmesine yardım edebilecek, bu özelliğiyle de yoksulluğu, cehaleti, ayırımcılığı, baskı ve savaşı yenebilecek geçerli araçlardan bir tanesidir. Küreselleşmenin egemen olacağı 21 inci Yüzyıl, küresel ile yerel, evrensel ile bireysel, geleneksel ile modern, uzun dönemli düşünceler ile kısa dönemli düşünceler, rekabet ile fırsat eşitliği, maddiyat ile maneviyat arasında üstesinden gelinmesi gereken eğilimleri de beraberinde getirecektir."

Bu saptamalar gösteriyor ki, 21 inci Yüzyılın önde gelen mesleklerinden biri yine öğretmenlik olacaktır. Hatta, 21 inci Yüzyılın öğretmenlerinde, dünyayı daha iyi tanıma ve kavrama, alanında en ileriyi yakalama azmi ve bilinci, bilgi ve teknolojik alandaki gelişmeleri yakından izleme, kendini sürekli geliştirmek gibi özellikler büyük önem taşımaktadır.

Bu noktadan hareketle, bir eğitimci milletvekili olarak, öncelikle öğretmenlik mesleğinin sorunlarını ve bu sorunların çözümü için yaptıklarımızı ve Millî Eğitim Bakanlığının Demokratik Sol Partinin üstlendiği dönem içerisinde eğitim sistemimizde gerçekleştirdiğimiz ve gerçekleştirmeye çalıştığımız, her biri reform niteliğinde olan uygulamaları kısaca seslendirmek istiyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 1991 yılında öğretmen sorunlarını araştırmak için kurulan Meclis araştırma komisyonunun 13 aylık çalışması sonucunda ortaya koyduğu rapor dikkate değerdir. Söz konusu araştırmaya göre, öğretmenlik mesleğinin sorunları:

1- Öğretmen yetiştirme sistemindeki sorunlar,

2- Öğretmenlerin istihdamındaki sorunlar,

3- Öğretmenlerin hizmetiçi ve işbaşında yetiştirilmesiyle ilgili sorunlar,

4- Öğretmenlerin görev yaptıkları eğitim ortamlarıyla ilgili sorunlar,

5- Öğretmenlerin özlük haklarıyla ilgili sorunlar,

6- Öğretmenlerin sosyal statüsüyle ilgili sorunlar olmak üzere, altı grupta toplanmıştır.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; iktidarımız döneminde, eğitimle ilgili, her biri reform niteliği taşıyan ve ülkemizde öğretmenlik mesleğinin saygınlığının ve cazibesinin artırılmasına yol açan çalışmalarla alınan sonuçlara başlıklar halinde göz atacak olursak, anılan sorunların nasıl çözüme kavuşturulduğu daha iyi anlaşılacaktır kanısındayım.

Bu sonuçları sıralayacak olursak:

Zorunlu temel eğitim, 4306 sayılı Yasayla, 5 yıldan 8 yıla çıkarılmış olup, 12 yıla çıkarılmasıyla ilgili çalışmalar son hızla sürdürülmektedir.

Diğer yandan, son beş yılda yapılan yaklaşık 105 000 derslikle, sınıf mevcutları, yoğun göç alan büyük şehirler dışında, büyük oranda, 30 öğrenci hedefine ulaşmıştır.

8 yıllık temel eğitim için özel vergi yasası çıkarılmıştır. Bu sayede, 18 Ağustos 1997'den 2 Kasım 2001 tarihine kadar 1 katrilyon 385 trilyon lira gelir sağlanmış; elde edilen bu gelirin büyük miktarı, okul yapımı ve onarımında, okulların donatımında ve taşımalı ilköğretimde kullanılmıştır.

Yöneticiler için getirilen sınav sistemi, siyasî kadrolaşmanın önünü önemli ölçüde kesmiştir. Eğitim kurumlarımızda hâkim olan patron yönetici tipi yerini, lider yönetici tipine bırakmıştır.

Norm kadro uygulamasıyla, öğretmenlerin istihdamı sorunu çözümlenmiş ve dağılımları dengeli şekilde yapılmıştır.

Geçmiş yıllarda eğitim kalitesinin büyük oranda erozyona uğramasının en önemli nedenlerinde biri, Millî Eğitim Bakanlığının öğretmen yetiştirme ve eğitimindeki rolünün gözardı edilmesidir.

Millî Eğitim Bakanlığı ile YÖK arasında önceki dönemde görülmeyen bir işbirliği, koordinasyon gerçekleştirilmiş ve bu istihdam ve sürekli iyileştirme konularında ciddî çalışmalar, ciddî yol katedilmiştir.

Eğitim işkolundaki sendikal faaliyetlerin yapısal zeminlere oturtulması konusunda küçümsenmeyecek çalışmalar, ilerlemeler, gelişmeler sağlanmıştır.

Meslek lisesi mezunlarının sınavsız olarak meslek yüksekokullarına geçişini sağlayan 4702 sayılı Yasayla, ortaöğretim sistemi, meslekî  ve teknik ağırlıklı olarak yeniden yapılandırılmaktadır.

Bakanlar Kurulu kararıyla öğretmen ve yöneticilerimizin ders ve ekders saatlerine ilişkin esaslar ele alınarak, ücretlerin artırılması ve ekgösterge verilmesi sağlanarak, mağduriyetlerinin giderilmesine çalışılmıştır.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; tüm bu yapılanlar ve bundan sonra yapılacak olanlardaki temel amacımız, Büyük Önderimiz ve Başöğretmenimiz Atatürkümüzün önümüze koymuş olduğu çağdaş uygarlık düzeyini yakalama ve bu hedefe ulaşma anlayışıdır. Bu hedefin kilometre taşlarının döşenmesindeki en önemli unsur, eğitimin her alanındaki kalite anlayışını egemen kılmaktır. Kaliteli okul, kaliteli öğretmen düzeyini gerçekleştirdiğimiz oranda, başarı kaçınılmaz olacaktır.

BAŞKAN - Sayın Çalık, 1 dakikanız var, hatırlatayım.

HALİL ÇALIK (Devamla) - Bu başarıyı yakalayacak olan birikimlerimiz, kadrolarımız, azmimiz, coşkumuz ve her şeyden önemlisi, fedekâr, cefakâr cumhuriyet öğretmenlerimiz vardır. (DSP sıralarından alkışlar)

Değerli milletvekilleri, Millî Eğitim Bakanlığının sorunları dün bitmedi, bugün bitmiyor, yarın da bitmeyecek; çünkü, eğer, 17 milyon gencini okula gönderen bir ulusun evlatlarıysak, her gün de, her akşam da evde bu konu konuşuluyorsa, bu sorun bitmeyecektir. 57 nci hükümetimizin ve Millî Eğitim Bakanlığımızın temel amacı, görevi, bu sıkıntıyı asgariye indirip, hiç yokmuş düzeyine getirmektir.

Ben, bütçenin ülkemize ve ulusumuza hayırlı olmasını diliyor, hepinize saygılar sunuyorum. (DSP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkürler Sayın Çalık.

Demokratik Sol Parti Grubu adına, son konuşmacı Denizli Milletvekili Sayın Hasan Erçelebi; buyurun. (DSP sıralarından alkışlar)

DSP GRUBU ADINA HASAN ERÇELEBİ (Denizli) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 2002 Malî Yılı Bütçe Kanunu görüşmelerinde, Millî Eğitim Bakanlığı bütçesi üzerinde, Demokratik Sol Parti Grubu adına söz almış bulunuyorum; Grubum ve şahsım adına, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Bütçe görüşmeleri, geçen yılların değerlendirilmesinin, gelecek yılın plan ve projelerinin yapıldığı görüşmelerdir.

Bu açıdan bakıldığında, 57 nci cumhuriyet hükümetinin işbaşında olduğu 1999-2001 döneminde neler yapıldı, önümüzdeki yılda neler yapılabilir, satırbaşlarıyla sizlere arz etmeye çalışacağım:

Milî Eğitim Bakanlığımız, okulöncesi eğitim, ilköğretim, ortaöğretim, yükseköğretim ve yaygın eğitim kapsamında 17 500 000 öğrenci, 600 000 öğretmen ve 200 000 memur ve yardımcı hizmetliler sınıfında çalışanıyla yaklaşık 18 500 000'lik bir ailedir. Bu ailenin bütçesine baktığımızda, çok çocuklu, dargelirli bir aile görünümündedir. Her geçen yıl ailenin çocuk sayısı çoğalmakta; ama, gelirleri azalmaktadır.

Sekiz Yıllık Zorunlu Eğitim Yasasının yürürlüğe girmesinden bu yana 1 katrilyon 385 trilyon lira gelir sağlanmıştır. Bu para, okul yapımı, donatımı, kamulaştırma, taşımalı eğitim, kitap basımı, etüt-proje, Katma Değer Vergisi gibi kalemlerde kullanılmıştır. Bu paralarla, son üç yılda 70 260 derslik yapımı tamamlanarak, hizmete sunulmuştur; 2 689 dersliğin yapımı da 2002 yılının ilk aylarında bitirilecektir. Böylece, göç alan şehirlerimizin dışında, sınıflarda ortalama 30 öğrenci hedefine ulaşılmış olacaktır.

Özellikle kırsal kesime yönelik yatılı ilköğretim bölge okulları ve pansiyonlu ilköğretim okullarının yaygınlaştırılmasıyla, taşımalı öğretimde eğitimin niteliği açısından önemli başarılar elde edilmiştir.

Dünya Bankasından sağlanan krediyle 2 800 ilköğretim okuluna 3 188 bilgi-teknoloji sınıfı kurulmuş; 3 000 ilköğretim okuluna daha bilgi-teknoloji sınıfı kurulması ve yazılımlarla ilgili çalışmalar ihale aşamasına gelmiştir.

Bugün itibariyle, ilk ve ortaöğretim kurumlarında 117 250 bilgisayar, eğitim öğretim çalışmalarında kullanılmaktadır. Bu rakamlara, bağış, kampanya, okul koruma derneği, okul aile birliği gibi yollarla sağlanan bilgisayarlar dahil değildir.

Cumhuriyetimizin 10 uncu Yıl Marşında "Demir ağlarla ördük anayurdu dört baştan" diyorduk. Şimdi de, bilgisayar ve internet ağlarıyla ördük, örmeye devam ediyoruz anayurdu dört baştan diyoruz. İşte, Başöğretmen Atatürk'ün gösterdiği uygar ülkeler düzeyinin üzerine çıkma hedefi için emin adımlarla ilerlediğimizin işareti.

Bu anlamda, 4306 sayılı Yasa kapsamında katkılarda bulunan halkımıza, bu paraları çarçur etmeden, eğitimimizin niteliğinin artması için çaba harcayan Millî Eğitim Bakanımız başta olmak üzere, tüm Bakanlık yöneticilerine teşekkür ediyorum.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; sekiz yıllık kesintisiz zorunlu eğitime geçtiğimiz günden bugüne, 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanununun 14 temel ilkesinden biri olan ve temel eğitim için en önemli ilke olan "yöneltme" ilkesini yaşama geçiremedik. Öğrencilerimizi, yetenekleri doğrultusunda ortaöğretime yönlendiremedik. Bunun için, gerekli olan rehberlik servislerini tüm ilköğretim okullarında kurmamız, illerdeki rehberlik araştırma merkezlerini güçlendirmemiz, eğitimde uzmanlık hizmetlerinden yararlanmamız gerekmektedir.

Meslekî ve teknik eğitimde önemli bir adım atılarak, 4702 sayılı Yasa Temmuz 2001'de yürürlüğe girmiştir. Böylece, meslekî ve teknik ortaöğretim okullarından mezun olan gençlerimizin meslek okullarına sınavsız olarak girişi sağlanmıştır. Ancak, uygulamaya, 2001-2002 eğitim öğretim yılında başlanamamıştır; çünkü, üniversitelerimiz, gerekli hazırlığı yapamamışlardır. Bu yüzden, 2002-2003 eğitim öğretim yılı için, üniversitelerimizin, hazırlıklarını yapması için güdülenmesi gerekmektedir. Unutmayalım ki, eğitim ve öğretimde kaybedilen zamanın telafisi yoktur. Meslekî ve teknik ortaöğretimi bitirip de, 4702 sayılı Yasaya göre meslek yüksekokullarına girmeye hak kazanan gençler, bizim gençlerimizdir.

Ayrıca, meslekî ve teknik ortaöğretime öğrenci akışını artırmak için, üniversite sınavlarında puanlar hesaplanırken, kendi alanlarındaki mühendislik programlarını tercih eden gençler için uygulanan 0,2 katsayısı yerine, 0,5 katsayısı kullanılmalıdır. Teknik lisenin elektrik bölümünü bitiren bir genç, üniversitenin elektrik mühendisliği bölümüne girebilmelidir. Endüstri meslek lisesine ve teknik liseye giden kırsal kesim çocuklarıyla, dargelirli ailelerin çocuklarının önü kesilmemelidir.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; öğretmenlerimizin hizmet içi eğitimlerini, meslek örgütleri olan sendikalar üstlenmelidir. Öğretmenlerimizin iş başında eğitilmesi ve niteliğinin yükseltilmesi için Millî Eğitim Bakanlığı ile meslek örgütleri işbirliği yapmalıdır.

Norm kadro uygulaması, Millî Eğitim Bakanlığında başarıyla uygulanmaktadır ve öteki bakanlıklarımıza örnek olmaktadır.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; yükseköğretimde 77 üniversitemiz vardır. Bu üniversitelerimizde 1,5 milyonu aşkın öğrencimiz öğrenim görmektedir. Cumhuriyetimiz kurulduğunda 1 üniversitemiz vardı, şimdi 77 üniversitemiz var. Gelinen noktayı, Türkiye Cumhuriyetinin çağdaş uygarlığı yakalamak için gösterdiği çabanın önemli bir göstergesi olarak görmekteyiz.

Üniversitelerimizdeki son yıllardaki hızlı gelişme, beraberinde önemli sorunları da getirmektedir.

BAŞKAN- Sayın Erçelebi, 1 dakikanız var.

HASAN ERÇELEBİ (Devamla)- 2547 sayılı Yasa yürürlüğe gireli 20 yıl olmuştur. Bu süre içerisinde pek çok değişikliğe uğramıştır. Buna rağmen, şu anda pek çok gereksinime yanıt verememektedir. Şimdiye kadar, Anayasa, Medenî Kanun gibi, pek çok ele alınamayan kanunu değiştiren 21 inci Dönem Türk Parlamentosunun, Anayasamızın, yükseköğretimi düzenleyen 130, 131 inci maddeleri başta olmak üzere, 2547 sayılı Yasayı, günün koşullarına uygun, üniversitelerimizin gereksinimlerini karşılayacak şekilde yeniden düzenlemesinde yarar, hatta zorunluluk vardır.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; millî eğitim sorunlarını tartışırken, daima bardağın yarısını dolu görmek zorundayız. Eksik kısmını da biz dolduracağız. Eğitime yapacağımız her olumlu katkı, geleceğimize yaptığımız yatırımdır.

Bu duygu ve düşüncelerle, 2002 yılı bütçesinin, Millî Eğitim Bakanlığımıza, öğretmenlerimize, üniversitelerimize, öğrencilerimize ve halkımıza, hayırlı, uğurlu, yararlı, başarılı olmasını diler, tüm halkımızın Ramazan Bayramını kutlar, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlarım. (DSP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Böylece, Demokratik Sol Parti Grubu adına konuşan dördüncü konuşmacı Denizli Milletvekili Sayın Hasan Erçelebi de sözlerini bitirmiş oldu.

Muhterem milletvekilleri, şimdi, Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına, Bitlis Milletvekili İbrahim Halil Oral konuşacak.

Buyurun Sayın Oral. (MHP sıralarından alkışlar)

MHP GRUBU ADINA İBRAHİM HALİL ORAL (Bitlis) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Kültür Bakanlığı bütçesi üzerinde, Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına görüşlerimizi dile getirmek üzere söz almış bulunuyorum.

Televizyonları başında bizleri izleyen vatandaşlarımızı ve Yüce Meclisi, şahsım ve Grubum adına saygıyla selamlıyorum.

Kültürün bugüne kadar çok değişik tanımları yapılmıştır. Bunun sebebi, kültürün, çok geniş ve kapsamlı olmasındandır. Kültür, bir toplumun ya da bütün toplumların birikimidir ve bir toplumun kendisidir.

Evrensel olarak düşünüldüğünde, kültür, insanlığın ortaya koyduğu birikimlerin tamamıdır. Genel anlamda ise kültür, maddî ve manevî unsurlardan oluşur; bir milleti başka milletlerden ayıran temel değerlerin bütünüdür. O temel değerlere, o milletin millî değerleri denilmektedir. Bu değerler, dil, örf ve âdetler, din, sanat, dünya görüşü ve tarihtir. İşte, bu altı değeri bir olan topluma, millet denilmektedir.

Demek ki, bir toplumun millet olabilmesi için, o toplumun, ortak bir dili, kendine özgü örf ve âdetleri, ortak bir iman ve inancı, kendine has millî bir sanat anlayışı, içerisinde yaşadığı kültürün ortaya koyduğu bir hayat felsefesi ve müşterek bir tarihin olması gerekir.

Bu ortak değerleri yaşayan insanlar arasında bir şuur birliği teşekkül eder ki, buna, millî şuur diyoruz. Bu değerler, bizi, başka milletlerden ayıran temel unsurlardır. Müslüman Türk insanı, diğer milletlerden bu özellikleriyle ayrılır. Bu temel değerler, bir milletin asgarî müşterekleridir. Bu değerlerle birbirimizin kardeşi olduğumuzu anlar, onlarla millî şuura ulaşırız. Aralarında şuur birliği olmayan milletlerin geleceğinden söz etmek asla mümkün değildir. Bunun içindir ki, Büyük Önder Atatürk "Türk çocukları ecdadını tanıdıkça, daha büyük işler yapmak azim ve kararında olacaklardır" demiştir.

Millî kültürümüzü yaşatmak hususunda, aklın ve ilmin ışığında gerekli çalışmaları yapmak mecburiyetindeyiz. Bu amaçla, Türk Dili, çalışmalarımızın başında yer almalıdır. Dilsiz millet olmaz. Dil, bir milletin düşünce sistemidir, kâinatı kendine göre seslendirmesidir, kafa yapısının formülüdür, bizi birbirimize bağlayan ilk bağdır. O, ağzımızda anamızın ak sütüdür; biz onunla düşünür, onunla sevgimizi ifade eder, onunla Türk olmanın şuuruna varırız, onunla destanlarımızı yazmış, onunla ağlamış, onunla gülmüşüz.

Ne hazindir ki, kimimiz dilimizi yozlaştırmaya, kimimiz de onu horlayarak başka milletlerin dilini  öne çıkarma gayreti içinde olmuşuz. Bir düşünün, dünyanın hangi ülkesinde anadilinden başka dille üniversite eğitimi yapılmaktadır?! Bu ne biçim, Atatürk'ü anlamaktır?!

Değerli milletvekilleri, bir insan, Orhun Abidelerini, Ergenekon Destanını, Dede Korkut'u, Yunus'u  Mevlana'yı, Hacı Bektaş-ı Veli'yi, Köroğlu'nu, Fuzulî'yi, Yahya Kemal'i, Mehmet Âkif'i okuyup anlamamışsa, nasıl köklerini bilecektir?! Bu çeşmelerden içmeyenler, bu aziz milleti anlayabilir mi! (MHP sıralarından alkışlar)

Kültürümüzün manevî unsurlarından olan din ise, toplumda barış, kardeşlik, sevgi ve dostluk duygularının güçlenmesinin teminatıdır. Din, milletin iman ve inanç sistemidir. Mensubu olmaktan onur duyduğumuz İslam Dini, daima ilmi teşvik etmiş, millî kültürleri desteklemiştir. Milliyetçi Hareket Partisi, Türk Milletinin, göğsünü gere gere "ben, Müslümanım" diyebileceği, Türklüğünden ve dininden kaynaklanan vecibeleri rahatça yerine getirebileceği bir Türkiye istemektedir.

Bugün, maalesef, bazıları İslam'ı gericilik olarak görürken, bazıları da onu siyasallaştırma gayreti içine girmişlerdir. Böylece, milletimiz kamplara ayrılmaya çalışılmaktadır. Bu gidişe dur demek, ancak millî bir kültür izlemekle mümkündür. Sünnîsi, Alevîsi, doğulusu, batılısı, Lazı, Çeçeni, Türkü, Kürdüyle bu millet bir bütündür; aynı ağacın, aynı çınarın farklı dallarıdır. Bölücülerin, Türklük düşmanlarının hevesleri tarih boyunca kursaklarında kalmış, yine kursaklarında kalacaktır (MHP sıralarından alkışlar)

Türkiye, Türk ülkesinin adıdır. Herkes şunu iyi bilmelidir ki, Türk Milleti bölünmez bir bütündür.

Ne acı ki, son yıllardaki Türk kültür politikaları, Batı dünyası karşısında kendisini acz içinde hisseden ve aşağılık kompleksine yakalanmış, aydın ve politikacılar marifetiyle belirlenmektedir. Bu politikalar sonucunda, millî kültür unsurlarına toplu mezarlar açılırken, yabancı kültür unsurlarına seçici ve özümseyici çabalar sarf edilmeden kapılar ardına açılmakta, yabancı kültür istilası içeriden destek görmektedir. Bugünün gençliği, zengin kültür mirasını pervasızca tahrip etmeye iletilmektedir.

Şurası bir gerçek ki, ülkü mahrumiyeti, gençlerimizi yabancı ideolojilerin insafsız pençesine düşürmekte, öz kültürünün derin manasını anlamak yerine, manasız, popüler sloganların peşinde sürüklemektedir. Büyük Şairimiz Necip Fazıl, bu konuyu çok anlamlı şu dizeleriyle açıklıyor:

"Elalem uğraşıyor fethetmeye Merih'i,

Sen cebinde kaybettin güneş dolu tarihi."

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri: son yıllarda sıkça tartışılan ve gündemden düşmeyen "yeni dünya düzeni" ve "küreselleşme" gibi kavramlar, yeni siyasî ve sosyal modeller oluşturma çabalarının birer ifadesidir. Dünya siyasî konjonktüründe, yeterli ölçüde etkinliğe sahip olmayan bazı ülkelerle Türk dünyası ve İslam ülkeleri arasındaki ilişkilerde olumlu ve farklı boyutlar kazanan Türkiye'ye yeni roller biçilmektedir. Etkili ülkeler küreselleşme sürecinde kendi kimliklerini koruyarak, dünyaya daha fazla açılma, dünya ticaret hacminden daha fazla pay kapma peşindeyken, Türkiye gibi ülkelere bunun tersi aşılanmaya çalışılmaktadır. Nitekim, millî bağımsızlık yerine bağımlılık, hükümranlık haklarından, yeni dünya düzeni uğruna fedakârlık, ana dilimiz Türkçe gibi temel kültür unsurlarından uzaklaşma veya bunları yozlaştırma, üniter devleti zedeleme, idarî yapımızda eyalet sistemi gibi garip yapılanma örneklerinin telaffuz edilmeye başlanması bu çerçeve içerisinde mütalaa edilmelidir.

Son zamanlarda ortaya konulan ve Türkiye açısından çok önemli bir tehlike unsuru haline gelen "kültür mozaiği" yakıştırmaları, maalesef, biraz önceki Demokratik Sol Parti sözcüsünün ifadeleri gibi, birtakım aydın ve politikacılar tarafından dile getirilmektedir. Halbuki, bu nitelendirme Türkiye gerçeğiyle asla bağdaşmamaktadır. (MHP sıralarından alkışlar)

Mozaik özelliği taşıyan bir toplumun sosyal yapısında, milletleşme süreci, gerektiği gibi gerçekleşemez. Türkiye açısından meseleye baktığımızda, sadece insan bakımından değil, taşıyla, toprağıyla Türk olan bir vatanın mozaik olduğunu iddia etmek, ilmî düşünceye bağnazlık ve mizah katmak, politikaya ise, dalalet ya da ihanet bulaştırmaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye'yi yönetmeye talip olan hükümetler, toplumun kültür seviyesini yükseltmek ve bir bilgi toplumu oluşturmak için gerekli çalışmaları yapmalıdır. Türkiye Cumhuriyetinin kültür politikası, Türk devlet ve topluluklarıyla diğer ülkelerde bulunan Türkler ve komşu ülkelere yönelik olarak üretilmelidir. Bunun için, millî kültür politikası oluşturmak suretiyle Türk Milletine has bir kültür stratejisi geliştirilmesi mecburidir. Milliyetçi Hareket Partisi, ortaya koyduğu millî kültür politikası sayesinde, devletin kültür sahasındaki sorumluluklarını tespit etmek ve bu sahada yapılması gerekenleri, ekonomik ve sosyal planlama faaliyetleriyle bağdaştırmayı gaye edinmiştir.

Türkiye, milletlerarası duruş münasebetlerde, kendi kıymet hükümlerine dayanmak suretiyle, "millî duruş" adını da verebileceğimiz, kendine özgü durum ve davranış gösterebilecektir.

Batı ülkeleri, millî kültür esasına göre kurulmuş ve teşkilatlanmıştır. Türkiye Cumhuriyeti de millî kültür esasına dayanır. Bu sebeple, Batıda olduğu gibi, ilk ve ortaöğretimin gayesi, yeni nesillere ortak değerler vererek bir şahsiyet oluşturmak, kısaca, iyi insan, iyi vatandaş yetiştirmek idealidir. Bu konuda gerekli olan destek ise Kültür Bakanlığı vasıtasıyla sağlanmalıdır.

Milliyetçi Hareket Partisi, Osmanlı ile cumhuriyet arasında bir köprüdür, İslam ile Türklük arasında bir köprüdür, toplum ile devlet arasında bir köprüdür ve nihai olarak, gelenek ile modernlik arasında bir köprüdür. Coğrafyamızı asıl vatan yapan, topraklarımız üzerindeki sanat eserlerimizdir. Hangi türden olursa olsun, bu eserler, korunmadan, onlara sahip çıkılmadan vatandan bahsedilemez. Evrensel kültür, sadece bir aşıdır, hiçbir şekilde millî kültürün yerine geçemez. Türkiye'nin kültür coğrafyası, onun manevî vatanıdır.

Vaktiyle eser bıraktığımız her toprağı kaybetmiş olsak bile, o yerler, bizden bir iz ve hatıra taşır. Bu düşüncenin akıldan hiç çıkarılmaması gerekir ki, öncelikle Türkiye'deki tarihî eserlerimizin koruma altına alınması ve daima eski fonksiyonunu hissettirecek canlılıkta tutulması gerekir.

Türk Milleti, Anadolu'ya geldiği günden beri, bir taraftan, şehit kanlarıyla Anadolu topraklarını yoğurmuş, diğer taraftan da Müslüman Türk kültürünü nakış nakış bu topraklara işlemiştir. Mimariden musikiye, edebiyattan güzel sanatların her alanında ölümsüz eserler meydana getirmiştir. Sanat eserlerimiz, şehitlerimiz gibi, bu vatanın, Müslüman Türklüğün mührüdür. Coğrafyamız, şehit kanlarıyla, sanat eserleriyle vatan olmuştur. Dünyada hiçbir millet, toprağa, Türk Milletinin Türkiye'ye ödediği kadar bedel ödememiştir.

Bakınız, hepimiz Çanakkale'yi çok severiz; niçin; bir vatan toprağı parçası ve 253 000 şehit yattığı için; ama, Çanakkale, Mehmet Akif'in mısralarında bir başka güzelleşmiş, bir başka vatan olmuştur.

Sakarya'yı çok severiz; asırlar boyu, Karadeniz'e coşkuyla akar; ama, Necip Fazıl'ın dilinde;

"Sakarya, saf çocuğu masum Anadolumun

Divanesi, bir ikimiz kaldık Allah yolunun"

Sözüyle şahlanan Türk ruhunun sembolü olmuştur.

Selimiyesiz Edirne'yi, Süleymaniyesiz İstanbul'u düşünebilir misiniz? Türk tarihinin altın sayfalarına uzandığımızda, millî kültür ve zenginliklerimizi gururla seyredebileceğimiz, bizim, millet olarak, kültürümüz, tarihimiz, mimarimiz, sanatımız, dilimiz ve edebiyatımızla, bir kez daha hatırlatacak ve yaşatacak çok önemli emanetlerimiz bulunmaktadır.

Bu emanetlerden biri, ülkenin her yerinde olduğu gibi, hiç şüphesiz, Bitlis İli Ahlat İlçemizdir. Ahlat, Türklerin Anadolu'ya buradan girdiğinin, ilk defa buraları yurt tuttuğunun göstergesi, Ortaasya'dan Anadolu'ya bir kültür köprüsü, tarihimizde, kılıç ile kalemi çok iyi kullanan bir Türk şehridir. Bilim ve sanat merkezî olmasından dolayı "Kubbetül İslam" unvanı verilen Ahlat'ta Türk sanat ve kültür tarihinin bin yıllık belgeleri, mezar anıtları olarak kabul edilen Türk dünyasının, hatta, bütün İslam âleminin en büyük tarihî mezarlıkları bulunmaktadır.

Orhun Abidelerinin Anadolu'daki kardeşleri kaleler, camiler, türbeler, medreseler ve sayısız kümbetler günümüze kadar gelmiş; ancak, yok olup gitmektedir. Kültür değerlerimiz, yalnız Ahlat'ta değil, Bitlis'te, Adilcevaz'da, Van'da, Konya'da, Kayseri'de, Elazığ'da, Erzurum'da, Bursa'da, kısaca, tarihî mirasımızın bulunduğu bütün bölgelerimizde, Anadolu, gözlerimizin önünde yok olmaktadır. Bu yok oluş, kültürel değerlerimizi korumak için yapılan çalışmaların ve ayrılan ödeneklerin yeterli olmadığını gösterir.

Burada çok önemli bulduğum için bir konuyu belirtmek istiyorum ki, tarihî mirasımızın, eserlerimizin yoğun olduğu SİT alanı kapsamına alınan eşsiz hazinelerimiz korunarak, yok olmaktan kurtarılmalı, gelecek kuşaklara taşınması için yapılacak restorasyon ve kamulaştırma çalışmaları için ihtiyaç duyulan ödenekler konusunda Kültür Bakanlığımız, Hazine ve Maliye Bakanlığımız tarafından acilen desteklenmeli ve bu konuyla ilgili olarak özel bir kanunla destekleyici fon oluşturulması sağlanmalıdır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcımız...

BAŞKAN - Sayın Oral, 1 dakikanız kaldı; ona göre.

İBRAHİM HALIL ORAL (Devamla)- Peki,  Sayın Başkan.

... Sayın Dr. Devlet Bahçeli'nin talimatlarıyla şahsım ve partimize mensup milletvekili arkadaşlarım tarafından Yüce Meclisimize arz edilen Ahlat ve çevresinde bulunan tarihî ve turistik eserlerin araştırılmasıyla ilgili araştırma önergemiz, Mecliste grubu bulanan bütün siyasî partilerin ortak kararı ve Yüce Parlamentonun onayıyla kabul edilmiştir. Huzurunuzda Parlamentoya ve tüm milletvekili arkadaşlarıma gönülden teşekkür ediyorum.

Ayrıca, Kültür Bakanımız Sayın İstemihan Talay'la ilgili olarak kalbî duygularımı sizlerle paylaşmak istiyorum. 57 nci hükümet kurulduğu günden itibaren Türk kültür mirasımızın her alanında, yazı sanatımızdan mimarı yapımıza, dilimize kadar bütün zenginliklerimizi, dar ve sınırlı bütçe imkânlarına rağmen, bütün personeliyle birlikte, başta, ülkemizin insanı olmak üzere, bütün dünyaya tanıtmakta üstün gayret ve titiz çalışmalar üreterek büyük eserlere imza atan Kültür Bakanımız  Sayın İstemihan Talay'ı ve bakanlığımızın bütün çalışanlarını gönülden kutluyor, huzurlarınızda teşekkür ediyorum.

Görevi en ağır bakanlıklardan birisi olan Kültür Bakanlığımızın, bütçeden aldığı payın çok sınırlı ve az olduğu görülüyor. Her zerresinde gerek Türk Milletinin gerekse evrensel mirasın hazineleri bulunan Anadolu coğrafyası üzerinde, Kültür Bakanlığımızın daha büyük işler başaracağına inanıyor, bu vesileyle, önümüzdeki Ramazan Bayramının size ve milletimize hayırlı olmasını diliyor, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP, DSP ve ANAP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Sayın İbrahim Halil Oral'a teşekkür ediyoruz..

Sayın milletvekilleri, şimdi, Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına ikinci konuşmacı, İstanbul Milletvekili Bozkurt Yaşar Öztürk... (MHP sıralarından alkışlar)

HÜSEYİN ÇELİK (Van)-Sayın Başkan, ara vermiyor musunuz?..

BAŞKAN - Efendim?..

HÜSEYİN ÇELİK (Van)-Süre saat 13.00'te doluyor; eğer, kuralları uygulayacaksanız burada uygulayın.

BAŞKAN -Sayın Çelik, bir saniye tahammül gösterebilseydiniz, ben...

HÜSEYİN ÇELİK (Van)- Müsaade ederseniz, siz tahammül gösterin bir şey söyleyeyim.

Biraz önce, zatıalinizi, bir Grup Başkanvekili olarak, bir konudaki uygulamanızla ilgili uyardığımda, kendinizce bana ters cevap verdiniz., Biz, zatıâlinizi seviyoruz, tanıyoruz ve Meclisi, Meclis Başkanvekili gibi idare etmenizi bekliyoruz. Bakın, eğer, kural uygulanacaksa, saat 13.00'te süre doluyor. Siz, Genel Kurula "uzatalım mı?"diye  teklifte bulunacaksınız .Diğer türlü uygulamalarınızı da zaman zaman Meclisle paylaşırsanız, buna seviniriz Sayın Başkanım.

BAŞKAN - Sayın Çelik, ben, Meclisi, Meclis Başkanvekili gibi yönetiyorum, ondan endişeniz olmasın.

Ben, İstanbul Milletvekili Bozkurt Yaşar Öztürk arkadaşımın adını andıktan sonra, konuşma süresi 15 dakika olduğu ve saat 13.00'te de çalışmalara ara verme kararı bulunduğu için Genel Kurulun onayına sunmak üzereydim ki, onun için size, birazcık...

HÜSEYİN ÇELİK (Van) - Kürsüye çağırdınız.

BAŞKAN - ...bir saniye tahammül gösterseydiniz dedim.

HÜSEYİN ÇELİK (Van) - Peki efendim.

BAŞKAN - İnsaf!..

HÜSEYİN ÇELİK (Van) - Öyle değil; ama, öyle olsun!

BAŞKAN - İstanbul Milletvekili Sayın Bozkurt Yaşar Öztürk'ün konuşma süresinin bitimine kadar, sürenin uzatılması hususunu oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir, teşekkür ediyorum.

Buyurun Sayın Öztürk.

Süreniz 15 dakika.

MHP GRUBU ADINA BOZKURT YAŞAR ÖZTÜRK (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Millî Eğitim Bakanlığı bütçesi hakkında, Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım; milletimizin temsil edildiği bu Meclisin Yüce Heyetini, ilim ve irfan ordusunun fedakâr öğretmenlerini, geleceğimiz olan öğrencilerimizi ve aziz vatandaşlarımızı sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.

Eğitim, insanın topluma kazandırılma faaliyetlerinden biridir. Millî Eğitim bütçesine ayrılan orana bu anlamda bakmanın faydalı olacağını vurgulamak istiyorum. Eğitim kavramı, Türkçemizde, uzun zaman, terbiye kelimesiyle ifade edilmiş, sözlük anlamında, besleyip büyütme, ilim öğretme, yetiştirme, ahlakı yüceltme gibi anlamlara gelmektedir. Bu anlamları bireylere yüklediğimizdeyse, bir ülkeyi, sosyal, kültürel ve ekonomik yönden güçlü kılmanın yolu da eğitimden geçmektedir. Değişen dünya şartları içinde millî kültürünü, tarihini, manevî değerlerini, örf ve âdetlerini, dinini inkar etmeden muhafaza etme gücünü ferde ve topluma verme vasıtası, aracı da, eğitimdir. Bu sayede homojenlik sağlanacak, toplumu, millet olma bilincine sahip etmenin en önemli öğesi eğitimdir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; eğitim sayesinde, milletler, bünyelerinde kendisinden emin, şahsiyetli, problemler karşısında dayanıklı, araştırmacı, kuşkucu, millî duygularla donatılmış kişiler, bireyler yetiştirmeyi gaye edinmişlerdir. Bu gayeyi gerçekleştirenler ayakta kalmayı başarmışlardır; ancak, bu safhadan sonra, kendi kültür ve sömürgecilik faaliyetlerini, sıcak savaş yerine, kültür yayılmacılığı yaparak, diğer toplumları kendi kültür ve etkisi altına almayı amaç edinmişlerdir.

Sıcak savaş yerine kültür sömürgeciliği yapmayı yeğleyenler, bunun en önemli uygulama sahası olarak -lütfen dikkat buyurunuz- dili, yani yabancı dille eğitim yolunu seçmişlerdir. Bu seçim, alelade yöntemlerle hemen olmaz; öncelikle yabancı dille eğitim yapmanın hayatî önemi olduğu vurgulanacak, sonra, bizim gibi sınırlı ekonomik kaynakları olan ülkelerde, sayıları hızla çoğalan yabancı dille eğitim yapan okulların sayısını çoğaltacağız. Böylece, sömürgeci zihniyetin istediği doğrultuda, onlar gibi düşünen, onlar gibi yaşayan insan tipi yetiştireceğiz.

Değerli arkadaşlarım, güzel Türkçemiz, ikibinbeşyüz yıllık mazisi, genişleyebilen yapısı, dünyanın dörtte 1'inde kullanılıyor olması nedeniyle, daha önemlisi bilim adamlarınca her türlü bilimi yapmaya yatkın dil olarak görülmekteyken, yabancı dille eğitimi, hem orta hem de yüksek eğitimde vermek yönündeki ısrarı anlamakta zorluk çekmekteyiz.

Bir Türk aydını olarak yabancı dil bilmeye karşı olmamız asla düşünülmemelidir, hatta birkaç yabancı dil bilmenin faydasını herkesten çok bilenleriz. Okullarımızda 3 000 saatte öğretilen dilin, kurslarda 720 saatte öğrenilebildiği yine Bakanlığımızın ilgili birimlerinde ifade edildiği bir ortamda, ülkemizin kıt imkânlarının hem de sömürgeci zihniyetin amaçlarına hizmet etme gibi bir uğurda tüketme lüksümüzün olmadığını ifade etmeye çalışıyorum. Millî eğitim politikamızda, Türkçenin şanına yakışır şekilde eğitim dili olmasını istiyoruz. Bu sayede, bizlere umut bağlayan yüzmilyonlarca nüfusa sahip Türk cumhuriyetleriyle aramızdaki kardeşlik bağlarımız güçlenecek ve pekişecektir. Bu yılki bütçede, 3478 sayılı Kanunun 39/b maddesince, bu cumhuriyetlerde bulunan eğitim kurumlarına ekkaynak tahsisine rastlayamadım. Bu madde, 1.1.2002'de yürürlükten kalkıyor; bütçede bu kaleme ödenek konulmalıydı. Türk cumhuriyetlerinde açılan bu okulların genel giderleri nereden karşılanacaktır?!

Eğitimde bir amaç da, milletin değerlerine bağlı, üretime dönük, çağdaş insan yetiştirmektir. Eğitim kurumlarında dilini, dinini, ilmini sağlam öğrenenler, bu amaca hizmet edeceklerdir. Devletimizin kontrolünde, her türlü hurafe ve korkudan uzak, gençlerimizin, dinini özkaynağından öğrenmesi bir zaruret haline gelmiştir. İlköğretim dördüncü sınıftan itibaren, bütün semavî dinler ve bu arada Kur'an-ı Kerim ve Türkçe meali dersinin okutulmasının gerekliliğine inanmaktayız. Cumhuriyet tarihimizin en verimli çalışmalarına damgasını vurmuş 21 inci Dönem Parlamentosunun ve 57 nci cumhuriyet hükümetinin, bu konuda da bir kanun çıkararak, bu ihtiyacı gidereceğine inancımız tamdır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sekiz yıllık kesintisiz temel eğitime geçiş bir mecburiyetti. Bunu, altyapısını tam oluşturmadan uygulamaya koymak, birçok sıkıntıyı da beraberinde getirdi. "Eğitime Katkı Payı" adıyla getirilen ekvergiler, bunun bir yansıması ve kaynak bulma arayışlarıyla gündeme geldi ve doğru da olmuştur. Bu kaynağın 2010 yılına kadar devam etmesi, 57 cumhuriyet hükümetinin doğru adımlarından biridir.

Okullaşma ve sınıflardaki öğrenci sayılarının azaltılması yönünde özverili çalışmalar takdire şayandır.

Halk eğitim aracılığıyla verilen örgün eğitimde, bilgisayar ve beceri kursları göğüs kabartıcıdır; ancak, kesintisiz eğitimin onbir yıla çıkarılması yönündeki çalışmalar gündeme geldiğinde, yapılan çalışmaları yeterli görmek safdillik olur diye düşünmekteyiz.

Son atamalarla birlikte, Bakanlığımızın öğretmen sayısı 660 000'e yaklaşmıştır. Öğretmenlik formasyonu yanında, değişik fakültelerden bu güzide mesleğe gelmiş olanların da ve meslekî bilgilerini geliştirmeye her zaman ihtiyaç duyanların da, devamlı surette eğitilmeleri gerekmektedir. Bu sayede, eğitimde kalite artışı olacaktır. Orta Doğu Teknik Üniversitesinin, Gazi Üniversitesinin öncülüğünde başlatılacak olan ve  daha sonra diğer üniversitelerimizin iştirak edecekleri, öğretim üyesi açığını kapatma projesinin bir benzeri Bakanlığımız bünyesinde başlatılmalıdır; bunun altyapısı oluşturulmalıdır. İyi bir öğretmenlik, günün her saatinde çalışmayı gerektirdiğinden, öğretmen personel yasasına acil ihtiyaç vardır. Bakanlığımız, öğretmen alımlarında, artık, daha seçici olmaya başlamıştır; bu, doğrudur. Vekil öğretmenlik, artık, Türkiye gerçeklerine uygun değildir. Yeri gelmişken, Maliye Bakanımızdan, Millî Eğitimce talep edilen 5 000 öğretmen kadrosunun verilmesi konusunda, Grubumuz adına ricada bulunmaktayım.

Millî Eğitimde, zorunluluktan devreye girmiş olan norm kadro uygulaması, getiriliş amacına uygun bir şekilde uygulanabilmiş değildir. Gelişmiş, cazip bölgelerimizde öğretmen fazlası halen vardır; karşılığı olan, az kalkınmış yörelerimizde, halen, öğretmen açığı görülmektedir. Yeni kadro alımı ve atamaları, bu olumsuzluğu giderecektir diye ummaktayım.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; vatandaşlarımızın refahını artırmak, millî birlik ve bütünlük içinde, sosyal ve kültürel kalkındırmayı sağlamak, Atatürk ilke ve inkılaplarının savunucusu olmak, nitelikli öğretmenlerimizin vereceği eğitimle olacaktır. Bunun sağlanması yönünde atılacak her adım, bizlere olumlu olarak yansıyacaktır.

Bu amaçla, öğretmenlerimize yılda bir kez verilmekte olan eğitime hazırlık ödeneğinin ikiye çıkarılması, makam tazminatlarının ve ek ders ücretlerinin son krizden sonraki komik durumunun düzeltilmesi, bölgeler arasındaki gelişmişlik farkına göre teşvik verilmesi, Sayın Başbakanımızın zamanında verilmiş olan 1 derecenin yeni öğretmenlerimize de reva görülmesi, sosyal tesislerimizin tamamında Millî Eğitim camiasına ayrıcalık tanınması, olumlu katkılar olarak verilebilir. Bunun yapılması için, Grubumuz, her türlü fedakârlığa açıktır. Bu yöndeki çalışmalar, bütün gayretimizle desteklenecektir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; halen, 70 000 okulda 660 000 öğretmenimiz ile yaklaşık 18 000 000 öğrenciye  hizmet vermekte olan Bakanlığımız, veliler ve hizmet sektörüyle, ülkemizin bütün vatandaşlarını ilgilendirmektedir.

Kanun, tüzük ve yönetmeliklerle yapılan atamalara ve bu atamalardan doğan hizmetlere söylenilecek hiçbir sözümüz yoktur. Eğitim ve öğretim sezonu içinde yapılan atamalar olumlu olarak algılanmamaktadır. Millî Eğitim Bakanlığı, isminde yer alan "millî" kelimesiyle özdeşleşmiş tutum ve davranış içinde olmalı ve siyasî polemiğe zemin hazırlayacak hareketlerden kaçınmalıdır.

Atamaların yeri ve zamanı, atanacakların durumları dikkate alınarak, zamanlama açısından da dikkatlice yapılmalıdır. Vekâleten atamaların sayısında artışlar dikkat çekmektedir. Bu artışlar, atamayı bekleyen, her türlü sınavı ve kursu ikmal etmiş, sayıları 500'ü bulan idarecilerimizin varlığına rağmen devam etmektedir. (MHP sıralarından alkışlar) Emekliliği yaklaşmış olan veya tamamlamış olup da halen çalışanların yıldırılması veya istifaya zorlanması kabul edilebilir bir davranış biçimi değildir. Yetişmiş her türlü şartlara uygun idareciler varken, vekâletlerle Bakanlığı idare etmek, yanlış ve maksatlı olur. (MHP ve AKP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Sayın Öztürk, 2 dakikanız kaldı, ona göre toparlayınız.

BOZKURT YAŞAR ÖZTÜRK (Devamla) - Bakanlığımız bütçesi, 2000-2001 yıllarına göre göreceli olarak düşüktür. 8 katrilyonluk Bakanlık bütçesinin genel bütçe içinde değerlendirildiğinde, ülkemiz gerçeklerine uygundur. Eğitimimizin geleceği açısından yeterli olması da, eğitime verilen önemi gösterme açısından büyük bir adımdır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 21 inci Dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi Parlamentosu, Yükseköğretim Kurumu ve üniversiteler için bir araştırma komisyonu oluşması yönünde karar almıştır. Komisyon, çalışmalarını tamamlamış, raporunu Meclis Başkanlığına iletmiştir. Bu Parlamentonun, Anayasanın 130 ve 131 inci maddeleriyle 2547 sayılı YÖK Yasasını gözden geçirip günün şartlarına göre düzenleyeceğine inancım tamdır. YÖK Komisyonunda görev almış bir arkadaşınız olarak, YÖK ve üniversitelerin 2002 bütçesi hakkında görüşlerimizi, bu raporun Meclisin Genel Kuruluna inmesi ve inşallah, sözünü ettiğimiz maddelerin değişmesiyle gündeme getirmeyi düşünmekteyiz. YÖK mevcut Başkanı ve bazı rektörler, ülkemizin kanayan bir yarasıdır. (MHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar; AK Parti ve SP sıralarından alkışlar) Bu yara, ilaç ve pansumanla iyileşmemektedir. Parlamentomuz, bu konuda da gerekli çözümü üretecek güç ve kudrettedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2002 yılı Millî Eğitim Bakanlığı, YÖK ve üniversiteler bütçelerinin, ülkemize, öğretim üyeleri ve öğretmenlerimize, bütün öğrencilerimize ve milletimize yararlı olmasını, başarılar getirmesini diler, Yüce Heyetinize, Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına saygılar sunarım. Bu arada, önümüzdeki mübarek kandil gecesi ve Ramazan Bayramınızı da, milletimiz adına kutluyorum. (MHP, AK Parti ve SP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına son konuşmacı, İstanbul Milletvekili Sayın Bozkurt Yaşar Öztürk konuşmalarını bitirdiler.

Böylece, Milliyetçi Hareket Partisi Grubunun konuşmaları da bitince, Adalet ve Kalkınma Partisi ve daha sonra da Doğru Yol Partisi Grupları adına konuşmalar yapılacak. Saat 14.00'te, kaldığımız yerden devam edeceğiz.

Saat 14.00'te toplanmak üzere, birleşime ara veriyorum.

Kapanma Saati : 13.17
İKİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 14.00

BAŞKAN: Başkanvekili Yüksel YALOVA

KÂTİP ÜYELER: Kemal ALBAYRAK (Kırıkkale), Melda BAYER (Ankara)

BAŞKAN - Muhterem milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 36 ncı Birleşiminin İkinci Oturumunu açıyorum.

Görüşmelere kaldığımız yerden devam ediyoruz.

IV. – KANUN TASARI VE TEKLİFLERİYLE KOMİSYONLARDAN

GELEN DİĞER İŞLER (Devam)

1. –  2002 Malî Yılı Genel ve Katma Bütçeli İdareler Bütçe Kanunu Tasarıları ile 2000 Malî Yılı Genel ve Katma Bütçeli İdareler ve Kuruluşlar Kesinhesap Kanunu Tasarıları (1/921; 1/922; 1/900, 3/900, 3/898, 3/899; 1/901, 3/901) (S.Sayıları:  754, 755, 773, 774) (Devam)  

A) KÜLTÜR BAKANLIĞI (Devam)

1. –  Kültür Bakanlığı 2002 Malî  Yılı Bütçesi

2. –  Kültür Bakanlığı 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

B) MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI (Devam)

1. –  Millî Eğitim Bakanlığı  2002 Malî  Yılı Bütçesi

2. –  Millî Eğitim Bakanlığı  2000 Malî Yılı Kesinhesabı

I. –  YÜKSEK ÖĞRETİM KURULU (Devam)

1. –  Yüksek Öğretim Kurulu 2002 Malî  Yılı Bütçesi

2. –  Yüksek Öğretim Kurulu 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

II. –  ÜNİVERSİTELER (Devam)

1. –  Ankara Üniversitesi

a) Ankara Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Ankara Üniversitesi  2000 Malî Yılı Kesinhesabı

2. –  Orta Doğu Teknik Üniversitesi

a) Orta Doğu Teknik Üniversitesi  2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Orta Doğu Teknik Üniversitesi i 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

3. –  Hacettepe Üniversitesi

a) Hacettepe Üniversitesi  2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Hacettepe Üniversitesi  2000 Malî Yılı Kesinhesabı

4. –  Gazi Üniversitesi

a) Gazi Üniversitesi  2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Gazi Üniversitesi  2000 Malî Yılı Kesinhesabı

5. –  İstanbul Üniversitesi

a) İstanbul Üniversitesi  2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) İstanbul Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

6. –  İstanbul Teknik Üniversitesi

a) İstanbul Teknik Üniversitesi  2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) İstanbul Teknik Üniversitesi  2000 Malî Yılı Kesinhesabı

7. –  Boğaziçi Üniversitesi

a) Boğaziçi Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Boğaziçi Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

8. –  Marmara Üniversitesi

a) Marmara Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Marmara  Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

9. –  Yıldız Teknik Üniversitesi

a) Yıldız Teknik Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Yıldız Teknik Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

10. –  Mimar Sinan Üniversitesi

a) Mimar Sinan Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Mimar Sinan  Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

11. –  Ege Üniversitesi

a) Ege Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Ege Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

12. –  Dokuz Eylül Üniversitesi

a) Dokuz Eylül Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Dokuz Eylül Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

13. –  Trakya  Üniversitesi

a) Trakya Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Trakya Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

14. –  Uludağ Üniversitesi

a) Uludağ Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Uludağ Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

15. –  Anadolu Üniversitesi

a) Anadolu Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Anadolu Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

16. –  Selçuk Üniversitesi

a) Selçuk Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Selçuk Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

17. –  Akdeniz Üniversitesi

a) Akdeniz Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Akdeniz Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

18. –  Erciyes Üniversitesi

a) Erciyes Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Erciyes Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

19. –  Cumhuriyet Üniversitesi

a) Cumhuriyet Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Cumhuriyet Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

20. –  Çukurova Üniversitesi

a) Çukurova Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Çukurova Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

21. –  19 Mayıs Üniversitesi

a) 19 Mayıs Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) 19 Mayıs Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

22. –  Karadeniz Teknik Üniversitesi

a) Karadeniz Teknik Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Karadeniz Teknik Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

23. –  Atatürk Üniversitesi

a) Atatürk Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Atatürk Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

24. –  İnönü Üniversitesi

a) İnönü Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) İnönü Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

25. –  Fırat Üniversitesi

a) Fırat Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Fırat Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

26. –  Dicle Üniversitesi

a) Dicle Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Dicle Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

27. –  Yüzüncü Yıl Üniversitesi

a) Yüzüncü Yıl Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Yüzüncü Yıl Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

28. –  Gaziantep Üniversitesi

a) Gaziantep Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Gaziantep Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

29. –  İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü

a) İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

30. –  Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü

a) Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

31. –  Harran Üniversitesi

a) Harran Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Harran Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

32. –  Süleyman Demirel Üniversitesi

a) Süleyman Demirel Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Süleyman Demirel Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

33. –  Adnan Menderes Üniversitesi

a) Adnan Menderes Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Adnan Menderes Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

34. –  Zonguldak Karaelmas Üniversitesi

a) Zonguldak Karaelmas Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Zonguldak Karaelmas Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

35. –  Mersin Üniversitesi

a) Mersin Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Mersin Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

36. –  Pamukkale Üniversitesi

a) Pamukkale Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Pamukkale Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

37. –  Balıkesir Üniversitesi

a) Balıkesir Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Balıkesir Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

38. –  Kocaeli Üniversitesi

a) Kocaeli Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Kocaeli Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

39. –  Sakarya Üniversitesi

a) Sakarya Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Sakarya Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

40. –  Celâl Bayar Üniversitesi

a) Celâl Bayar Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Celâl Bayar Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

41. –  Abant İzzet Baysal Üniversitesi

a) Abant İzzet Baysal Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Abant İzzet Baysal Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

42. –  Mustafa Kemal Üniversitesi

a) Mustafa Kemal Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Mustafa Kemal Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

43. –  Afyon Kocatepe Üniversitesi

a) Afyon Kocatepe Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Afyon Kocatepe Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

44. –  Kafkas Üniversitesi

a) Kafkas Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Kafkas Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

45. –  Çanakkale 18 Mart Üniversitesi

a) Çanakkale 18 Mart Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Çanakkale 18 Mart Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

46. –  Niğde Üniversitesi

a) Niğde Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Niğde Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

47. –  Dumlupınar Üniversitesi

a) Dumlupınar Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Dumlupınar Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

48. –  Gazi Osmanpaşa Üniversitesi

a) Gazi Osmanpaşa Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Gazi Osmanpaşa Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

49. –  Muğla Üniversitesi

a)  Muğla Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Muğla Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

50. –   Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi

a) Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

51. –  Kırıkkale Üniversitesi

a) Kırıkkale Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Kırıkkale Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

52. –  Osman Gazi Üniversitesi

a) Osman Gazi Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Osman Gazi Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

53. –  Galatasaray Üniversitesi

a) Galatasaray Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Galatasaray Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

BAŞKAN- Komisyon ve hükümet yerinde.

Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu adına, önce, Adıyaman Milletvekili Sayın Mahmut Göksu; buyurun. (AK Parti sıralarından alkışlar)

AK PARTİ GRUBU ADINA MAHMUT GÖKSU (Adıyaman) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Millî Eğitim Bakanlığı bütçesi üzerinde AK Parti Grubu adına söz almış bulunmaktayım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, ülkemiz için çok temel hizmet gören bir bakanlığın bütçesini görüşüyoruz. İnsanımızın eğitimini, hayata hazırlanmasını sağlayan Millî Eğitim Bakanlığının başarılı olması, güçlü bir Türkiye'nin doğuşu bakımından fevkalade önemlidir. Yetmişsekiz yıllık sürede Türkiye'nin nüfusu yaklaşık 5 kat artarken, okul sayısı, öğrenci sayısı, öğretmen sayısı artarken, ne var ki, bütçede artışlar aynı oranda olmamış, tam tersine, azalmıştır. 2002 yılı bütçesine de baktığımızda önümüzdeki yılın eğitim için zor bir yıl olacağını söyleyebiliriz.

Değerli milletvekilleri, eğitimin birinci ana unsuru öğretmendir. Öğretmenler, sadece eğittikleri çocuklar için değil, toplum için de birer önderdirler. Onlar, yeni kuşakların mimarıdır; bizler de, onların eseriyiz. Sadece 24 Kasımlarda hatırladığımız öğretmenlerimiz, yıl boyu, hatta, yıllardır unutulmaktadır.

Bakınız, cumhuriyet dönemimizin ilk yılında, 25 altın lira karşılığı olarak, bugünkü parayla 1 875 000 000 lira alan öğretmenlerimiz, bugün 350 000 000 lira civarında para almaktadır. Özellikle bu son krizler öğretmenin belini bükmüştür; ayağına ayakkabı, sırtına elbise alamaz hale gelmiştir. Dolayısıyla, Sayın Bakanlığın öğretmenlere sahip çıkmasını temenni ediyoruz.

Değerli milletvekilleri, eğitim, son yılların en sancılı, en problemli, en karanlık bir dönemini yaşıyor. Özellikle de son dört beş yıldan beri eğitim tamamıyla bitirilmiş, kalite sıfırlanmıştır. Zaten bu hükümetin bitirmediği ne kaldı ki. Her zaman söyledik, yine söylüyoruz : Türkiye, iyi yönetilmiyor. Türkiye'de insan krizi vardır. Özellikle, cumhuriyet hükümetleri içerisinde, bu hükümet, cumhuriyet tarihinin en başarısız hükümetidir. Bu hükümet içerisinde de Millî Eğitim Bakanımız en başarısız bakanlardan biri dersem, mübalağa etmemiş olurum. Bu hükümet, milleti, sadece ekonomik olarak değil, eğitim olarak da bitirmiş ve yoksullaştırmıştır; bunu, ben değil, işte bir gazete manşeti "eğitim yoksuluyuz" diyor.

HASAN AKGÜN (Giresun) - Siz Cumhuriyet okuyor musunuz?

MAHMUT GÖKSU (Devamla) - Evet, okuyorum tabiî. Bakın, gösteriyorum size.

HASAN AKGÜN (Giresun) - Vallahi helal olsun!

MAHMUT GÖKSU (Devamla) - Türk millî eğitimi, bugün, birçok yönüyle tam bir keşmekeşlik yaşamaktadır. İşte, bunun delili.

Değerli arkadaşlar, sekiz yıllık ilköğretim başlarken birçok vaatler vardı. Üç yılda sınıflar 30'ar kişi olacaktı; yabancı dil, bilgisayar, tekli öğretim vesaire; bütün bunları teker teker saymayacağım; ama, ne var ki, bakanlığın uygulamasıyla, ahırda ders gören öğrencileri gördük. Bilgisayarla öğrencilerimiz tanışmadı. Bugün, sınıfların 30'ar kişi olması değil, birleştirilmiş sınıflar vardır. Ne demek birleştirilmiş sınıflar. Bakınız, Millî Eğitim Bakanlığının yayımladığı Millî Eğitimde Sayısal Veriler diye bir kitapçık.

Değerli arkadaşlar, bugün, tam 1 000 000'a yakın öğrencimiz, birleştirilmiş sınıflarda, yani 1, 2, 3, 4 ve 5 inci sınıflar tek sınıfta okuyorlar. 1 000 000'a yakın öğrencimiz, tek sınıfta; yani, 5 sınıfın bir arada bulunduğu bir salon ve başında 1 öğretmen var. İşte, burada, bakarsanız, 1 öğretmenli 5 sınıflı, 1 öğretmenli 4 sınıflı, 1 öğretmenli 3 sınıflı, 1 öğretmenli 2 sınıflı diye ayırmış zaten. Bu şekilde, Türkiye'de 1 000 000 öğrenci, 5 sınıf bir arada, 4 sınıf bir arada 1 öğretmen tarafından okutuluyor. Hangi ilde ne kadar birleştirilmiş sınıf olduğunu öğrenmek isteyen milletvekilimiz, işte, Bakanlığın yayımladığı şu kitapçıktan da öğrenebilir. Bakınız, Ankara'da -hiç uzaklara gitmeye gerek yoktur- 6 000'e yakın öğrenci birleştirilmiş sınıflarda okuyor; yani, sınıfları 30'a indirmek değil; tam tersine, bütün sınıfları bir araya getirerek, başına 1 öğretmen vererek böylece çağdaş eğitim düzeyini yakalamaya çalışıyor Sayın Bakanlık!.. Elbette, bu, bir hayaldir.

Yabancı dil eğitimi, sadece bir hayal oldu. Her şeyden para kesildi; ama, çarçur edildi.

Değerli arkadaşlar, meslek liselerini bitirdiler. Meslek liseleri bitti de, diğerleri sıçrama mı yaptı; hayır. 1 882 okul birincisi hiçbir okula girememiştir. 932 üniversite adayı sıfır puan almıştır. İşte, Bakanlık, herhalde, bu yaptıklarıyla övünebilir!

Okullarda 100 000'e yakın öğretmen açığı varken, yurtdışı mezunu olan öğretmenler görevden alındı; müktesepleri hiçe sayıldı. Bakınız, bunu, sadece ben değil, Milliyet Gazetesinde köşeyazarı Abbas Güçlü de diyor : "ÖSYM, YÖK ve Millî Eğitim Bakanının yaptığı bir tek icraat yok ki, tartışmasız olsun. Yapılan her sınavda, her atama döneminde her türlü haksızlık, müktesep hakkı yok sayma, dayatma, ne ararsanız vardır". İşte, Milliyet Gazetesinin köşeyazarı böyle söylüyor. Ben söylersem, belki partizanca bir söylem olur.

Değerli arkadaşlar, yine, yurtdışı mezunlarının diplomalarını, YÖK'le kafa kafaya vererek denkliklerini bozdular; bu insanların umutlarını sömürdüler, yok ettiler. Yine, Türkiye'nin değişik fakültelerinden mezun olan öğretmen adayları arasında ayırımcılık yaptılar; atamalarını yapmayarak, bu genç öğretmen adaylarının umutlarını kararttılar değerli arkadaşlar.

İşte, yine, bugünkü Cumhuriyet Gazetesinin manşeti: "Genç, eğitimli ve işsiz..." Artık, işsiz insanlar, eğitimsiz değil, eğitimli; ama, maalesef, iş bulamıyor. İşte, bakanlığın getirdiği nokta budur.

Değerli arkadaşlar, eğitim üzerindeki bir kambur taşımalı eğitimdir. 16 000'e yakın okulumuz bugün kapalıdır. Ortalama 50-60 kişilik sınıflarda okuyan öğrenciler varken, ne var ki, 16 000'e yakın okulu çürümeye terk etmiştir Millî Eğitim Bakanı.

İşte, burada, yine, gazetelerde çıkan şekliyle "bir sınıfta 170 kişi..." Sayın Bakanın da görmesi için gösterebilirim. Yine, bir sınıfta 130 kişi... Arkadaşımız "Cumhuriyet okuyor musun" diyor. Özellikle Cumhuriyetten gösteriyorum. Bu da Cumhuriyet Gazetesinden. Elbette okuyoruz.

HASAN AKGÜN (Giresun) - Büyük bir aşama...

MAHMUT GÖKSU (Devamla) - Değerli arkadaşlar, bütün bunlar yaşanırken, daha önceki yıllarda yapılmış, yıkılmaya yüz tutmuş okulların tamiratı var; ama, imkânsızlıklardan yapılamıyor. Toplanan paraların, taşımalı ve sair şekilde çarçur edildiğini söylemek istiyorum.

Bakın, seçim bölgemdeki Adıyaman Gölbaşı Lisesi, 1967 yılında yapılmış, 250 kişilik; ama, bugün, okulsuzluktan bu okulda 1 300'e yakın öğrenci okumaktadır; bir sırada 2 kişi, 3 kişi, hatta bazen 4 kişi oturmaktadır.

Değerli milletvekilleri, yine, bakanlık, okulları müdürlere ihale etmiş; yakacak parası, elektrik, su, hizmetli, öğretmen ihtiyacını karşılama noktasında ödenek göndermiyor.

Bakın, eğitim sendikalarının ifadesi var; okullar şirket, öğretmenler tahsildar oldu âdeta. Okul müdürleri, günün büyük bir bölümünü, bu bağış, işlerinin muhasebesini yapmakla geçiriyor.

İşte, yine, Star Gazetesinde çıkmış. Ankara Millî Eğitim Müdürü, ilçe millî eğitim müdürlüklerine yazı yazıyor; diyor ki, "Çankaya Millî Eğitim Müdürlüğü 20 milyar, Yeni Mahalle 15 milyar, Keçiören 10 milyar" vesaire, böyle gidiyor. Niçin; efendim, 23 Nisan kutlamaları için. Devlet her şeye para buluyor da, bu en büyük bayramımıza para bulmakta zorlanıyor mu diye sormak istiyorum. Niçin çocuklardan bu parayı topluyorsunuz?! Ayrıca, bu zorunlu bağışlar... Biliyorsunuz, ilköğretimde 20, ortaöğretimde 30'ar milyon zorunlu olarak topluyorlar. Adı bağıştır; ama, zorunlu... Bu bağışlar öğrenci ile veliyi karşı karşıya getiriyor, aileler huzursuz oluyor. "Baba, öğretmen para istiyor" diyor; babanın geçim sıkıntısı varken bir de böyle para isteyince, huzursuzluk meydana geliyor. Öğretmen  ile öğrenciyi, müdür ile öğretmeni, Millî Eğitim müdürü ile okul müdürlerini karşı karşıya getiriyor.

Değerli arkadaşlar, bu bağış kapısı açıldığı zaman birtakım usulsüzlüklerin de yapılmasına, tabiî, bakanlık göz yumuyor. Mesela, Keçiören'de bir lisede, okul müdürü bir komisyon kuruyor, "efendim, bizim elektrik, yakacak ihtiyacımız vardır" diyor, bunu karşılamak için her öğrenciden 47 000 000 lira para topluyor. Bu okulun mevcudu 5 000'e yakın; 47'yle çarpın, ne kadar büyük rakamlar oluşacak; çünkü, Millî Eğitim Bakanlığı el atmayınca, öğretmenler, müdürler bu tür yollara başvuruyor.

Bakanlık bu işlere bakmazken; ama, bir şeyi iyi yapıyor; personel kıyımını. Yirmi yirmibeş yıllık tecrübeli eğitimcileri, yönetmelik hükmüdür diye,5-10 000 nüfuslu ilçelere atıyorlar. Tabiî, kılıf hazır; canım, sekiz yıl bir idareci bir yerde kalmışsa, daha orada ne işi var; gitsin biraz da başka yerlerde... Ki, değerli arkadaşlar, daha önce konuşan arkadaşlarımız söyledi; bugün, birçok okulda müdürlükler vekâleten yürütülüyor; ama, burada, bir tespiti yapmadan da geçemeyeceğim.

Değerli arkadaşlar, öğretmen dağılımının dengeli olabilmesi için, Millî Eğitim Bakanlığının, çıkarmış olduğu Norm Kadro Yönetmeliğini titizlikle ve herkes için uygulamasını istiyoruz. Titizlikle ve herkes için... Tabiî, yukarıda söylemiş olduğum, kanunsuz, antiyasal uygulamalarından dolayı bakanlık, 35 000 öğretmeniyle mahkemelik duruma gelmiştir. Değerli arkadaşlar, herhalde bir başka kurumda bu kadar yoktur.

Yine, bakınız, Ortadoğu Gazetesinde "rezalet... Millî Eğitimde Rahşan kıyımı yaşanıyor -yani, kıyımları dile getirmiş- Ne hikmetse, MHP'li arkadaşlar dışarıda yuhalıyor, içeride alkışlıyor. Vah Türkiyem... Vah..." demiş.

Değerli arkadaşlarım, bu sorunları saymakla bitiremeyiz. 81 ilin eğitim durumunu bakanlık müfettişleri bir rapor haline getirmişler, Bakan Beyin önüne koymuşlardır. Burada, kaç ilde öğretmen ve yönetici eksikliği var, altyapı eksikliği var; bütün bunlar rakamsal olarak ortada; baktığınız zaman ürperticidir.

Değerli milletvekilleri, Millî Eğitim Bakanlığı ortaöğretim kurumları böyle de, peki YÖK farklı mıdır? 12 Eylül ihtilali; yani, 82 Anayasasının bir ürünü olan YÖK, bugün, üniversitelerin üzerinde Demoklesin kılıcı gibi durmaktadır. YÖK kendini, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Bakanlar Kurulunun üstünde görmektedir.

Bakınız değerli arkadaşlarım, YÖK hakkında bir araştırma komisyonu kuruldu; ama, maalesef, birbuçuk yıldan beri Meclis gündemine getirilmiyor, getirilmesi lazım; olmadı, 2000 yılının ağustos ayında Millî Eğitim Bakanı ve YÖK Yönetim Kurulu oturdu, YÖK Başkanı Sayın Kemal Gürüz'ü ve o raporda suçlanan insanları akladı. Şimdi, ben buradan sormak istiyorum: Keyfî ve hukukdışı uygulamalarından dolayı, Kemal Gürüz hakkında 7 tane suç duyurusu, Sayın Alemdaroğlu hakkında 5 tane suç duyurusu varken, sizin bu şekilde aklamanız etik açıdan doğru mudur; hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşıyor mu?! Gün geçmesin ki, YÖK hakkında hergün bir iddia çıkmasın; İşte "1 000 000 dolar YÖK oldu" diyor. Kim diyor; Türkiye Büyük Millet Meclisi YÖK Komisyonu Başkanı diyor değerli arkadaşlar. Bu iddialara cevap verilmeli, bunlar mutlaka araştırılmalıdır.

Yine, YÖK'ün keyfî uygulamalarından dolayı ÖSS'de uyguladığı son puanlama sistemiyle, meslek liseleri ve özellikle kırsal kesim bitirilmiştir. Özellikle arz ediyorum dikkat buyurunuz değerli arkadaşlar: Bakınız, elimde bir liste var; 2001 ÖSS sınavında illerin başarı durumları. Bütün illerin başarı durumları burada vardır; sondan 30 il doğu ve güneydoğu illeridir. İşte okuyorum: Hakkâri, Şırnak, Mardin, Diyarbakır, Bitlis, Adıyaman, Ardahan, Batman, Muş, Tunceli, Ağrı, Bingöl... Böyle gidiyor ve baştan 50 ile bakıyorsunuz, bir tane doğu ve güneydoğudan il yoktur; bu bir tesadüf müdür değerli arkadalar?! İşte YÖK'ün son ÖSS puanlamasında yapmış olduğu haksızlık bu bölgedeki insanları çökertti. Hani eğitimde fırsat eşitliği vardı?! Efendim, siz doğuda geri kalmışlığı ortadan kaldırmak istiyorsanız, önce bu tabloyu düzeltmeniz lazım. Bu tablo düzelmeden, burada okuyan öğrencilerin elinden tutmadan burayı kalkındıramazsınız ve buradaki olumsuzları sona erdiremezsiniz.

Yine, meslek liseleri için, bakın değerli arkadaşlar, okul türüne göre 2001 ÖSS başarı puanı diyor... Anadolu lisesi -120 puandan fazla olanları söylüyor- yüzde 94, fen lisesi yüzde 98, ticaret lisesi yüzde 24, endüstri meslek lisesi yüzde 16 oranında ancak girebilmiş. Meslek liselerini ve özellikle altyapı, araç gereç ve öğretmen eksiği olan bölgeleri, böylece bitirmiştir.

Değerli arkadaşlar, daha fazla söylemeye gerek yoktur. Yine, burada MHP'li sözcü arkadaş okullara Kur'an-ı Kerim dersinin konulmasını istedi, biz de istiyoruz; ama, Bakanlık, değil Kur'an-ı Kerim koymak, birtakım dinî eserleri bile yasaklıyor. Bakınız, yasakladığı eserler -bunlar, Diyanet İşleri Başkanlığının eserleri, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından çıkarılmış- şunlardır: Kırk Hadis, Anglikan Kilisesine Cevap, Çocuk ve Dua, Kur'an'da Çocuk, Allah'a İnanıyorum, Ahrete İnanıyorum, vesaire. Yani, bir çocuğun, Allah'a inanması, ahrete inanmasından daha güzel şey olabilir mi; siz, ateist ve satanist gençler mi yetiştirmek istiyorsunuz Sayın Bakan; bu kitapları niye yasaklamak istiyorsunuz?! (AK Parti, SP ve DYP sıralarından alkışlar) Ki, ondan sonra bu eğitime biz, millî eğitim diyeceğiz!.. Nerede millî eğitim?! İşte, gayri millî eğitim. Kim diyor bunu; Ortadoğu Gazetesi diyor. Bakın, yine, ben söylemiyorum, o söylüyor değerli arkadaşlar. Dolayısıyla, millî eğitim demek için çok şahit lazım.

Ayrıca, Talim Terbiye Kurulu her şeyi bırakmış, Türkçe kelimeleri katlederek, kuşdiline çeviriyor Türkçeyi. Yasaklıyor : İstiklal, ilim, isim, idrak, hürriyet, millî, millet, milliyet, milliyetçilik... Yani, Millî Eğitim Bakanlığındaki "millî" sözcüğünü atması lazım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MAHMUT GÖKSU (Devamla) - 1 dakika verirseniz...

BAŞKAN - Diğer arkadaşınızın hakkından isterseniz vereyim Sayın Göksu.

İRFAN GÜNDÜZ (İstanbul) - Alma süremi.

MAHMUT GÖKSU (Devamla) - Sayın Başkan, 1 dakika verirseniz, tamamlayayım.

BAŞKAN - Bugün böyle yaptık uygulamayı, bitirmemiz lazım. Onun için ayrıcalık teklif etmeyin.

AYVAZ GÖKDEMİR (Erzurum) - Sayın Başkan, 1 dakika verin artık, sözünü tamamlasın.

BAŞKAN - Şimdi, hiçbir arkadaşıma eksüre vermedim. 30 arkadaşıma 2'şer dakika bile versem, yine yetmiyor.

Onun için, sizin adınıza biz teşekkür etmiş olalım. (AK Parti ve DYP sıralarından alkışlar)

Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu adına ikinci konuşmacı, İstanbul Milletvekili Sayın İrfan Gündüz.

Buyurunuz Sayın Gündüz. (AK Parti sıralarından alkışlar)

AK PARTİ GRUBU ADINA İRFAN GÜNDÜZ (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Kültür Bakanlığı bütçesi üzerinde, AK Parti Grubu adına söz almış bulunuyorum; Grubum ve şahsım adına, Yüce Heyetinizi ve bizi izlemekte olan aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.

Kalkınmanın temel unsurlarından biri olan kültür üzerinde konuşmak çok kolay; ancak, toplumun her kesimini ilgilendiren böylesine önemli bir konuda güzel şeyler yapmaksa, maalesef, zordur. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin 27 nci maddesindeki "herkes, toplumun kültür hayatına hür olarak katılma hakkına sahiptir" ifadesiyle, kültür, bir sosyal hak olarak ele alınmakta ve bu hak, devlete bazı yükümlülükler getirmektedir. Devlet, ekonomik ve sosyal kalkınmanın kemiyetiyle olduğu kadar, keyfiyetiyle de yakından ilgilenmeli, toplumun maddî refahı ile manevî mirası arasındaki ahengi sağlayarak, kalkınmayla elde edilen gelişmeler, insanlarımız için, toplumumuz için bir iç zenginliğin ve manevî motivasyonun kaynağı haline getirilmelidir.

Değerli arkadaşlar, burada, Sayın Kültür Bakanının kimliği ve kişiliğiyle ilgili fazlaca bir eleştirimiz yoktur. Kendisi, birleştirici ve uzlaştırıcı icraatıyla tanıdığımız saygın bir devlet adamıdır; ancak, sınırlarının kimin tarafından çizildiği belli olmayan kültür politikalarına gelince, bu konuda söylenecek oldukça çok sözün olduğuna inanıyoruz.

Kültür Bakanlığı gibi çok önemli bir bakanlığa ayrılan bütçenin rakamlarına bakıldığında bile, o rakamlar, kültür gibi bir konuya, bizim ne kadar şaşı baktığımızı gösterir. Sayın Bakanın yapmak isteyip de yapamadığı pek çok atılımın, bu kıt bütçeden kaynaklandığını tahmin ediyoruz. 278 trilyon liralık bir bütçeyle, hangi kültürel abideyi ayakta tutacak ve hangi kültürel faaliyetin yanında yer alacaksınız. Bu bütçenin, yüzde 36'sı personel giderlerine, yüzde 5'i cari harcamalara ayrılırken, yatırımlara ayrılan miktar ise, yüzde 19'la, takriben 53 trilyon liradır. Bu rakamlarla, hangi SİT alanlarını ihya edeceksiniz?! SİT alanı ilan edilen bölgelerde, Kültür Bakanlığından medet uman pek çok vatandaş, evine, işyerine ve inşaatına çivi bile çakamaz durumdadır. Sayın Bakanım, SİT alanları meselesini, lütfen, akılcı ve reel bir çizgiye çekerek, SİT bölgelerindeki vatandaşlarımızın mağduriyetine mani olun.

Değerli arkadaşlarım, kültür, bir toplumun tarihî geçmişi ve gelişimi konusunda sahip olduğu sosyal şuur diye tanımlanırken, kültür sömürgeciliği, bir toplumun, başka bir toplumu sömürmek için, o toplumun kafalarını kendi kültürüyle işgal etme ve yine, kendi çıkarları doğrultusunda yönetme eylemi diye tarif edilmiştir. Sömürüden gaye, sömürgeleştirilen ülkenin içine temelli yerleşerek, yerliyi kısa sürede yok etmek ve dağdan gelip bağdakini kovma mantığıyla, o toprağı yurt edinmektir.

"Bu milletin dili, bilime ve eğitime elverişli değildir." Sayın Gürüz'ün lafıdır bu. İlkel bir iletişim aracıdır, kılığı kıyafeti, yediği içtiği, sanatı musikisi, oyunu eğlencesi, düğünü derneği, ilkel, yerel ve gelişmemiştir, inançları ve geleneği gericidir denilerek, kötü olan her davranış, alaturka şeklinde aşağılanır, Batı eğlenceleri ve Batı musikisi ise, genellikle, evrensel ve çağdaş gibi yaftalarla yüceltilirken, millî musiki ve sanatlar ise, yerel ve yöresel diyerek küçümsenir.

Batı'nın sanayi hamlesi karşısında şaşıran aydınlarımız, onları yakalamanın yolunu, kalkınmaya mani olarak gördüğü millî kültürümüzü reddetmekte bulmuştur. Halbuki, Batılılaşma, sanayileşmek ve teknolojik gelişmeleri almak olarak anlaşılmalı, kültürel bağımlılık anlamında asla algılanmamalıdır. Kaldı ki, Türkiye'nin, Batılılaşma adına, zorla kabul edeceği kültürel hiçbir unsur, hemen hemen, pek kalmamıştır. Bu iletişim çağında, toplumumuz, Batı'nın her türlü kültürel unsuruyla, her yaşta ve her seviyede karşılaşmıştır.

Değerli milletvekilleri, sanat adına yapılan bir kültür erozyonuna burada işaret etmek istiyorum. İkinci Mahmut'un Mızıkai Hümayunu, tarih içinde Riyaseticumhur Senfoni Orkestrasına dönüştürüldü. Böylece, Türk musikisi, devlet kurumlarından dışlandı. Devlet radyo ve televizyonlarından Türk müziği ve Türk halk müziği neredeyse yasaklandı. Bununla uğraşanlar gericilik ve yobazlıkla itham edilerek sanat camiasından dışlandı.

Değerli arkadaşlarım, burada, esas arz etmeye çalıştığım mesele, kültürel istilanın, kültürel işgalin askerî istiladan çok daha tehlikeli olduğunu göstermektir; çünkü, böyle bir işgal, sonraki kuşakların kafalarını aşındırmakta, milletle özdeşlik duygularını öldürmekte, kişiliklerini yabancı kültürle eriterek, onların millî kimliklerini yok etmektedir.

Türkiye nüfusunun 20 000 0000 olduğu bir dönemde Yahya Kemal'e sormuşlar "Türkiye'nin nüfusu kaç" diye "200 000 000" cevabını vermiş. Hayretler içinde kalan muhatap "efendim, bu nasıl olur" diye karşılık verince "biz Türkler ölülerimizle beraber yaşarız" diyerek, kökü mazide olan ati olma şuuruna ve geçmişimizle barışık olmanın gerekliliğine işaret etmiştir.

Değerli arkadaşlarım, kalkınma, sadece sermayeye değil, insan unsuruna dayandığı zaman ancak bir bütünlük ifade eder ve ulaşılabilir bir hedef haline gelir. Biz, Türkiye'nin kalkınmasını da, kültürel değişimini de, yine, kendi gücüyle başarabileceğine inanıyoruz. Dünyanın köy kadar küçüldüğü bir küreselleşme çağında, millet olarak dirliğimiz, birliğimiz, varlığımız ve bekamız kendi kültürüne sahip çıkan, millî kimliğini özümsemiş, dünyanın her yerinde geçerli bir meslekî kariyerle donanmış gençlerle ancak sağlanabilir; aksi halde, çay şekeri gibi başka toplumların içinde eriyip kaybolan bir insan ve toplum tipiyle varılabilecek hiçbir hedef yoktur.

Değerli arkadaşlarım, sosyal bütünleşme, bir anlamda, milletin mensupları arasında hâkim değerlerin benimsenmesi ve ortak tavırlar şeklinde yansıtılmasıdır. Böyle bir bütünleşme için milletin bütün fertlerinin benimseyeceği kültürel değerlerin isabetle tespiti gerekir. sanatı, musikisi, inançları, değer yargıları, insanî ilişkileri, dili ve edebiyatıyla bizi öteki milletlerden ayıran özellikler nelerdir? İnsanları birtakım asgarî müştereklerde birleştiren, aralarındaki özdeşlik duygularını, topluma ve millete bağlılıklarını pekiştiren, vatanı benimseten, onu koruma ihtiyacını hissettiren şey genel kültürdür. Sıradan bir kültür değil, bu, bizim kültürümüzdür, millî kültürdür. Vatanı kutsallaştıran, kişiyi, ona hizmete, özveriye ve gerekirse seve seve can vermeye sevk eden millî kültürdür. Bu niteliğiyle millî kültür, toplumun en önemli, en güçlü ve en etkili silahıdır. Millî kültür olmadan öteki silahların gereğince kullanılması mümkün değildir. Böylesi durumlardaki vatandaşlarda, mensubu bulunduğu topluma hizmet etme ve kalkınmasına katkıda bulunma kaygısı kalmaz; çünkü, millî kültürle yoğrulmayan kimselerde, millî benliği yaşatma ve yüceltme arzusu uyanmaz. Bu doğrultudaki çabaları, bu tip insanlar gereksiz bulur; hatta, yabancılaşmış olduğu yerel değerler onlar için rahatsız edici bir unsur bile olabilir. Bu yüzden, kültürel kirlenme, bir toplumun sadece maddî çevresinin kirlenmesi olarak değil, manevî havasının ve toplumsal ortamının kirlenmesi şeklinde algılanmalı ve dezenfektasyon da buna göre yapılmalıdır.

Değerli milletvekilleri, bundan kurtulmanın bir tek yolu vardır; o da, eğitimde, sanatta, musikide, sinemada, tiyatroda, kitle iletişim araçlarında, radyo televizyonda ve hepsinin üstünde ve ötesinde, ortak araç olan dilde millîliğin büyük ölçüde hâkim olduğu bir yapıyı kurmak ve çocuklarımızı bu millî potada yoğurmak ve toplumsamaktır.

Medeniyet ve kültür arasında amansız bir yarış yaşanırken, insanın, hem karşı tarafta hem de ülkesinin yanında yer alması mümkün olabilir mi?! Kendimiz olmadan başkasını anlamanın ve ondan yararlanmanın mümkün olmadığını artık anlamalıyız.

Türk-İslam kültürünün klasikleri, tıpkıbasım neşredilerek ve sadeleştirilerek yayımlanmalıdır. Bakanlığımızın, Mesnevi'yle başlayan ve Kur'an-ı Kerim'le devam eden bu konudaki gayretlerini takdirle karşılıyor, devamını beklediğimizi belirtmek istiyoruz.

Türkiye'nin kardeş Türk cumhuriyetleriyle ve İslam ülkeleriyle ilgili kültürel bir çalışma yapması ve ortak kültürün yayılmasına yardımcı olması gerektiğine inanıyoruz.

Türk-İslam kültürünün temelini teşkil eden klasiklerin fotokopi, tıpkıbasım, tercüme, tenkitli neşir ve tahliller halinde yayınlanması.

Türkçe eserlerin ve Türk dilinin sözlük ve gramerlerle beslenerek korunması ve gelecek nesillere geliştirilerek intikal ettirilmesi gerekir.

Türk musikisi, Türk edebiyatı ve Türk sanatı araştırma ve inceleme enstitüleriyle, Türk el sanatları araştırma ve uygulama merkezleri gibi, geçmişi geleceğe bağlayan birimlerin hemen hayata geçirilmesi ve yurt sathında yaygınlaştırılmasının kaybolan geçmişimizi yakalamak için oldukça yararlı olduğuna inanıyoruz.

Değerli milletvekilleri, her biri kendi alanında üstün beceri ve yetenek sahibi olan sanatkârlarımız için, özel bir sosyal güvenlik sistemi kurularak, gelecekleri güvence altına alınmalı, onlar için inşa edilecek, içerisinde her türlü sanatın icra edileceği atölyelere sahip özel huzur evleriyle, sanatçılarımızın son demleri hem üretime hem de sıcak bir aile ortamına dönüştürülmelidir. Onların dağarcığında bulunan bütün hünerlerinin sesli ve görüntülü tespit edilerek saklanacağı ve gelecek nesillere örnek olarak sunulacağı arşivler hayata geçirilmelidir.

Muhterem milletvekilleri, bizce Batılılaşma, bizim olanını Batılaştırma değil, Batı'da işimize yarar bulduğumuzu millîleştirmek, ondan sonra millete ve kültür pazarımıza sunmak olmalıdır. Oysa, biz, uzun bir süredir bunun tam tersini yapmaktayız. Yorgo Bacanos'a, Tatyos Efendiye, Kirkor'a, şarkı, gazel ve ayin besteleten kültürü terk etmiş, Köroğlu Türküsünü opera aryasına çevirmişiz. Kültürümüzün müstesna temsilcilerinden Yunus Emre'ye oratoryo bestelemiş ve ilahilerinden bir kısmını da kilise müziğine çevirmişiz. Biz, kültürü, geçmişin değerlerinin kişinin kimliğinde meydana getirdiği şekillenme olarak görüyor ve millî olduğuna inanıyoruz. Değerler evrensel olabilir, herkes tarafından paylaşılabilir; fakat, kültürler böyle değildir. Bu sebeple, üç yılda bir yapılması gereken millî kültür şûralarının zamanında yapılmamasını yadırgadığımızı, geniş bir katılım ve toplumsal konsensüsü sağlayacak şekilde icra edilmesini Sayın Bakandan beklediğimizi huzurlarınızda ifade etmek istiyoruz.

Kültürel değerlerin diriltilmesi için, halkımızın devletten fazlaca bir talebi de yoktur. Devlet gölge etmezse vatandaş başka ihsan istemez. İnsanımızın istediği, özgür bireyler olmak, özgür bireyler olarak kültürel değerlerini özgürce yaşayabileceği zeminin kendilerine sağlanması ve sunulmasıdır; zira, kültür, özgürlük temeli üzerine yeşerir ve gelişir, özgür olmayan insan üretken olamaz.

Halkının kültüründen korkan ve iki asırdır onu boğmaya çalışan bir anlayış, bizim dışımızda, herhalde, dünyanın hiçbir yerinde yoktur. İnsanları kültürel faaliyetlerinden dolayı yargılayan, kılık kıyafetinden dolayı hapse atan, üniversite kapısından polis copuyla kovalayan bir anlayış, sadece bize has bir örnek olsa gerektir. Halkının kültürel değerleriyle çatışan bir sistem kendisini emin hissedemez. Geleceğinden emin olmayan bir sistemin, geleceğinden emin olmayan bir toplumun refah ve mutluluk toplumu olması da mümkün değildir.

BAŞKAN - Sayın Gündüz, son 1 dakikanız...

İRFAN GÜNDÜZ (Devamla) - Yeri gelmişken, şu kış günlerinde fakülte önlerinde bekleşen, başörtülerinden dolayı üniversitelere giremeyen kız öğrencilerimizin dramına işaret etmek istiyorum.

Bu hükümet, bu YÖK ya da arka planda bu yasağın suflörlüğünü yapanlar, Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulunun "başörtüsü inancın tabiî bir gereğidir" şeklindeki fetvasını hiçe saydınız; yakalarınızda her biri siyasî bir sembol olan rozetlerinizle "başörtüsü siyasî bir semboldür" diyerek, bu fetvaya karşı çıktınız. Bari, Kültür Bakanlığınca yayımlanan resmî eserlerin tespitlerine kulak verin. Kültür Bakanlığınca neşredilen ve tarih boyunca Türk kadın kıyafetleriyle ilgili resim ve çizimlerin hiçbirisinde başörtüsüz kadın kıyafeti yoktur. (AK Parti sıralarından alkışlar) Bu tarihî ve toplumsal gerçeği dikkate alarak, toplumdaki tedirginliği ve gerginliği daha fazla tırmandırmayın. Bayanların pantolon giymesine gösterdiğiniz hoşgörüyü, lütfen, başörtülerine de gösterin. 30 000'den fazla kız öğrencinin ve ailelerinin feryadına kulak verin. Kendi çocuklarının aydınlanması, eğitilip, öğretilmesini polis copuyla engelleme ayıbından Türkiye'yi kurtarın.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

İRFAN GÜNDÜZ (Devamla) - Aksi halde, Türkiye, hem içeriden hem dışarıdan birbirinin boğazına sarılmış görüntüsünde kalmaya devam edecektir.

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Gündüz.

İRFAN GÜNDÜZ (Devamla) - Bende teşekkür ediyorum Sayın Başkanım. (AK Parti sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Efendim, böylece, Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu sözcüleri konuşmalarını yapmış oldular.

Şimdi, Doğru Yol Partisi Grubu adına, Erzurum Milletvekili Ayvaz Gökdemir konuşacaklar.

Buyurun Sayın Gökdemir. (DYP sıralarından alkışlar)

Süreyi eşit kullanacağınızı varsayıyoruz, değil mi sayın bakanım?

AYVAZ GÖKDEMİR (Erzurum) - Evet.

BAŞKAN - Buyurunuz.

DYP GRUBU ADINA AYVAZ GÖKDEMİR (Erzurum) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; şahsım ve Doğru Yol Partisi Grubu adına hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Biz, gayet iyi temellendirilmiş bir anlayış içerisinde millî kültürcüyüz, kültür-medeniyet ayrımını tercih ediyoruz. Bir millete mahsus olan değerlere kültür diyoruz. Bunlar, dil gibi, din gibi, maneviyat gibi, tarih gibi, sanat gibi, nükte ve mizah gibi, bir milleti oluşturan ve onu başkalarından farklı kılan değerlerdir. Her millet bu değerler üzerinde hassastır; bunları korumaya, güçlendirmeye, geliştirmeye çalışır. Hiçbir milletin kültür bakanlığı veya kültürle ilgili kurumları, başka milletlerin değerlerine hizmet etmek için kurulmamıştır.

Milletimiz, dünyanın büyük, orijinal ve köklü kültür meydana getirmiş ve insanlık tarihinde bu sebeple de büyük roller oynamış birkaç büyük milletinden biridir. Milliyet ve millî hayat, özü ve orijinal kısmıyla, millî kültürden ibarettir. Millî kültürde temellenen milliyetini korumak, tıpkı fertte varlık ve şahsiyetini korumak gibidir. Ben, kendim oldukça, bırak dünya değişsin, bırak istediği kadar globalleşsin. Fertte şahsiyet, millette millî kültür ölmez ve öldürülemez. Bilinmesi gereken budur.

Bu işlerin reçetesi de IMF veya Dünya Bankasında yoktur. Bu hizmetler, yabancı devlet, şahsiyet ve firmalara da ihale edilemez; kendiniz bilmek, bulmak ve yapmak zorundasınız. Bir kere elden kaçırdığınızı bir daha ele geçirmek de gayet zordur. Globalleşen dünyada ferdi ve toplumu kimlik ve kişilik bunalımlarından korumak, yani, millî kültüre sahip çıkmak, devletin en mühim görevlerinden biridir.

Biz, itiraf etmeliyiz ki, dedelerimizin, ninelerimizin mezar taşlarını okuyamayan nesilleriz. Biz, muazzam bir, köyden şehre, bölgeden bölgeye göç olgusuyla karşı karşıya olan bir milletiz. Biz, eski Yugoslavya'daki Mostar Köprüsünden, Moğolistan'daki Orhun Abidelerine kadar tarihini, tarihî eser ve hatıralarını, milletini, dostlarını kucaklamış bir milletiz hamd olsun.

Yeni bir Türk dünyasının şekillenip, ortaya çıkmasında TÜRKSOY'un, yani, Türk Dünyası Kültür Bakanlıkları Teşkilatının rolü ve gayretleri birinci derecede temel olacak ve oluşturacaktır.

Demek istiyorum ki, yapılacak çok iş var ve bu devasa meselelerin altından da, ancak, devlet çapında teşkilatlanmış kurumlar çıkabilir. Türkiye'de, Kültür Bakanlığı olmamalı diyenler doğru söylemiyorlar veya yanılıyorlar.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; gerek kültür anlayışımızda gerekse yapılması gerekenlere yönelişimizde, mevcut Kültür Bakanı ve Bakanlığıyla aramızda, çok şükür ki, bir fark yoktur. Bakan ve bakanlık, övgüye ve minnete değer şeyler yapmışlardır. Bu hususlarda kendilerine tebriklerimizi, takdirlerimizi ve olabildiği kadar da desteğimizi sunuyoruz. Ancak, elde olan ve olmayan sebeplerle meydana gelmiş bir iki hataya değinmemizi, bazı temennilerimizi ifade etmemizi de hoş göreceklerini sanıyorum. Şüphesiz, daha iyi olsun diye söylüyoruz ve söyleyeceğiz.

Festivalciliğin suyunu çıkarmış, çok basit, iktisadî amaçlı sözde festivaller desteklenmemelidir. Bu hususta siyasî ayrımcılık da yapılmamalıdır. Kabul etmek lazımdır ki, her eski taş tarihî bir değer sayılamaz; her harabe de, korunması gereken bir ören yeri değildir. Bu SİT taassubuna, artık, bir son vermenin uygun bir çözümünü Sayın Bakandan ve bakanlıktan bekliyoruz. Bırakalım özel şahısları, bu yüzden devletin işleri aksamaktadır. Şahıslar olarak da, kimseyi canından bezdirmeye hakkımız yoktur diye düşünüyorum.

Sayın Başkan, sayın üyeler; her ülkede, önce o ülkedeki büyük, kurucu, yaşatıcı çoğunluğun, hatta, hemen hemen herkesin katıldığı bir millî kültür vardır. Bunun altında, daha dar kapsamlı özel kültürler yer alır. Bunlar, meslek kültürleri, sınıf kültürleri, mahallî kültürler, alt kültürler, bölge kültürleri diye isimlendirilirler. Buna, çok kültürlülük veya çoğulcu kültür değil, kültürün bir özelliği olarak, birlik içinde çokluk denir. Bütün, birdir; içine, parçalarına girdiğiniz zaman çoğalma, renklenme ve farklılaşma görülür. Tıpkı millet şahsiyetinden ferdî şahsiyet ve mizaçlara geçildiği zamanki farklılık gibi. Mahallî kültürler arasında özde ve temel değerlerde birlik, detaylarda ayrılık vardır. Genel benzerliklerle özel benzemezliklerin ahenkli ve tutarlı bir terkibi. İşte, millî kültür budur.

Yerel kültürlerin ayrıntılarını ortaya çıkarmak amacıyla yapılan çalışmalar, bir yerde, parçaları yücelttiği için ortak kültür aleyhine işleyebilmekte ve çözülmeleri hızlandırabilmektedir. Bu konuda millî kültürün bütünlüğünü korumak ve kollamak, millî kültürle alt kültürler, bölge kültürleri arasındaki denge ve ahengi sağlamak yalnız devletin yapabileceği çok mühim bir görevdir. Hepimizin saadeti ve refahı da, fert olarak gelişebilmesi de ancak birlik ve beraberlik halinde mümkündür. Bölünme, parçalanma, millî kültürden mahrumiyet, bir mahallî veya alt kültürde boğulmak herkes için çok büyük bir felakettir. Türkiye, bunu çok iyi anlamalıdır.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Edirne, bizim İmparatorluğumuzun İstanbul'dan önceki payitahtıdır, İstanbul'dan sonra da ikinci taht şehrimizdir. Bugün, Batıdan giren bir kimse, Edirne'yi görünce, Selimiyeyi görünce Türkiye'ye geldiğini anlıyor, muhteşem Türk kültür ve medeniyetiyle karşı karşıya olduğunun farkına varıyor. Hiç şüphesiz Edirne bir Osmanlı şehridir, bir Türk kültür aynasıdır. Kültür Bakanlığımız, bu Edirne'de, bazı çalgılar çalan vatandaşlarımızın bir kısmına aylık bağlamıştır. Bu aylık, ne hakla ve hangi hukuka dayanarak bağlanmıştır? Bu, nasıl bir eşitliktir? Bu imtiyaz nereden gelmektedir? 81 ilimizde başkaca çalgı çalan kimseler yok mudur? Sayın Bakanımızın çok sevdiği ve kullandığı tabirlerle, uzlaştıran, birleştiren ve bütünleştiren bir anlayış ile bu tasarruf nasıl bağdaşmaktadır? Türkiye Cumhuriyetinin temeli, kurucusunun ifadesiyle, yüksek Türk kültürü değil midir? Edirne, hiç şüphe yok ki, övülecek ve övünülecek bir Türk şehridir. Bu uygun olmayan tercih herkesi çok incitmiştir. Bundan derhal geri dönülmelidir.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; şimdi söyleyeceklerim, artık, Sayın Kültür Bakanı ve Bakanlığıyla doğrudan ilgili değildir, herkesle, hepimizle ilgilidir.

Ziya Gökalp, iştirak edilmeyen görüşleri bir yana, şuurlu, vecitli, feyizli bir dinî hayat ister. Bu, kötü müdür? Bunu istemeyen var mıdır? Dinsiz bir maneviyat olabilir mi? Bütün maneviyat ve elbette din, bizim anasütümüz, tarih boyunca helal ve temel manevî besin kaynağımızdır. İnanın ki, millî hayatımız için, bu, olmazsa olmaz bir şarttır. Bilinmelidir ki, her türlü ilkelliğin, yobazlığın ilacı, şuur ve müspet heyecandır.

Demokrasi, her aklı esenin çiğnememesi gereken bir rejimdir, ciddî bir tercihtir, bu milletin vazgeçilmez hayat tarzıdır, asla bir oyun ve oyuncak sayılmamalıdır. Demokrasi, elbette, sorumlu ve ciddî adamların rejimidir. Demokrasi, elbette, millî varlığı, millî bünyeyi, millî kudreti tahrip için ayrışma ve bölünme için kullanılamaz. Hepimizin, refah, saadet, mutluluk rejimidir. Bunun için güçlendirilmeli ve güçlü bir şekilde kullanılmalıdır.

Demokrasinin vazgeçilmez bir parçası olan laiklik de, hayatın kendisidir, hayatın ve insanın teminatıdır. Dünya tarihinin ve Türk tarihinin gösterdiği budur. Laiklik, iyi düşünenler fark edecektir ki, aynı zamanda, samimî dindarlığın da, bütün dinlerin ve İslamın da teminatıdır.

Dünyanın bugün geldiği yerden bakılınca şu görülecektir ki, Türkiye'nin yegâne demokratik ve laik İslam devleti olmasındaki fazileti biz görüyor ve yaşıyoruz, başkaları da bize imrenerek bakıyor ve bizim gibi olmanın çarelerini arıyorlar.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Türk düşmanlarının, Türkiye'den ve Türk Milletinden açık ve gizli intikam hareketlerine izin verilmemelidir. Hiçbir devlet kurumu bu kirli işlere alet edilmemelidir. Objektiflik, elbette, yüce bir değerdir; ancak, erbabının elinde, son derece hileli bir şekerdir de. Bunun, Türk Milleti aleyhine kullanılmamasına çok dikkat etmemiz gerekmektedir.

Avrupa Birliğinin yolu da, Türk Milletinin yöneldiği her yol da, bütün Türkiye'den geçer; elbette, Diyarbakır da buna dahildir. Bundan gayri ve bundan fazla her söz, her ima, lüzumsuz, faydasız, hatta, zararlıdır.

Resmî nüfuz kullanılarak, nüfuz suiistimali ve hile yapılarak aktif Ermeni iddialarıyla oynaşmak, milletlerarası Ermeni iddialarına yılışık ve kaçamak bir tarzda arka çıkmak, ben Türk vatandaşıyım diyen hiç kimseye yakışmaz; kimse de, böyle bir kurnazlığı yutmaz. Hangi namuslu Türkiye vatandaşı, meşhur imparatorluğumuzun varlığına hukuken son veren 1878 Berlin Anlaşmasını müspet bir atıf kaynağı sayar; hangi namuslu Türkiye vatandaşı, devletine, sen Berlin Anlaşmasına riayet etmezsen, benim de isyan hakkım doğar diyebilir?! Bunu söyleyen adamın da samimiyetine kimse inanmaz.

Öte yandan, bu hususlarda kanunsuzluğu tespit ettikten sonra, hukuk yollarını işletmek yerine, hem iktidarda oturup hem de medyada boy göstererek, gürültü koparmak da şık değildir. Herkes, hakikatin adamı olmalı ve gereğini yapmalıdır.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; medenî hiçbir millet, dünya ve hele medeniyet dillerinin öğrenmesine karşı çıkmaz, çıkamaz. Türk aydınları, Tanzimata kadar, her üç dilde nesir ve nazım telif edebilecek derecede üç dilliydiler; Türkçe, Farsça, Arapça. Tanzimattan sonra, bu üç dile dördüncü olarak Fransızca eklendi ve Batı'ya açılışta, Fransızca, bize, öncülük etti. Geleneğimiz ve gerçeğimiz budur. Binaenaleyh, bir Bir Türk aydını, bazı medeniyet dillerini mutlaka, geri kalanlarını da isteğine göre öğrenmelidir, öğrenebilir.

Türk Devletinin elinde, Birleşmiş Milletlere kayıtlı 200'e yakın devlete kendi dilleriyle hitap edebilecek, gerekirse, o dillerde araştırma yapabilecek, telif meydana getirebilecek elemanlar mutlaka olmalıdır. Bunları, tereddütsüz söylüyorum. Ancak, kabul edersiniz ki, Türk kültürünün direği, millî kültürümüzü yaşatacak ve yarınlara taşıyacak olan da, hiç şüphesiz, 1 200 seneden beri yazılı devlet ve kültür dili olan Türkçedir.

Bugün, Türk dili, onu horlayan yüksek tahsil müesseseleri bir yana, sokakta kirlenmiştir, kirlenmektedir. Türk dili, bugün, sokakta horlanmakta ve cıvık bir Amerikanizme feda edilmektedir. Vatanın birçok yerinde ve şu Ankara'da, ille de şu Oran Semtinde gördüğümüz kirlilik nedir? Konya tandırı satan adam "İconium" diyor; hıyar, domates satan manav, Amerikanca isim koyuyor...

Birçok ana baba, çocuğunun Amerikanca bilip bilmemesinin derdinde; tahsil terbiye, neredeyse, yabancı dil öğreniminden ibaret hale gelmiştir. Bu ana babalarda, çocuğum ne kadar Türkçe biliyor, ne kadar Türkçe öğrenebildi, çocuğum Türkçeyi nerede ve kimden öğrenebilir diye bir endişe göremiyoruz. Bu çılgınlığa bir dur demek lazımdır.

Bunu, kanun konusu sanarak ve sayarak, üzerinde çalışmalar da yaptık. Belki işin kanunî tarafları da var; ama, Allahaşkına, bu levhaları, bu müessese isimlerini, bu yemek ve eşya isimlerini, bu birkısım spor, hele hele basketbol terimlerini, diğer başka terimleri kim icat ediyor, hangi kanun ve resmiyet emrediyor?

Türkçede anasına mektup yazamayacak adam, eline kalemi alıp, hiç de lüzumlu olmayan yabancı kelime ve terimlerle, âdeta döktürüyor. Bunun herhangi bir kanundan doğduğunu söyleyemeyiz. Mesele, asla bir kanun meselesi değil, bir haleti ruhiye meselesidir, güven içinde bir kültür hamlesi meselesidir. Yap kanun, boz kanun kolaycılığına asla sapmamamız gerekiyor.

Kültür Bakanlığı dahil, ilgili ilgisiz bütün devlet kurumlarımız olarak, öncelikle halkımızı, sonra ilim, fikir, sanat adamlarımızı Türkçeye rağbetlendirmek için, büyük ve sürekli kampanyalar yürütmeliyiz, mütemadiyen tedbirler geliştirmeliyiz, bu müstemleke haleti ruhiyesini, muhakkak, yırtmalıyız.

BAŞKAN - Sayın Gökdemir, son 1 dakikanız kaldı.

AYVAZ GÖKDEMİR (Devamla) - Türkçeye ilgisizlikten, Türkçeye bigânelikten herkes utanmalıdır, hepimiz utanmalıyız. İstediğin kadar yabancı dil öğren; ama, Türkçeden kaçma, Türkçeyi horlama, Türkçeyi küçümseme ve Türkçeyi, şahsınla birlikte küçültme. İstediğimiz budur. Bunda da hepimiz görevliyiz; bu, herkesin görevidir.

Kültür Bakanlığı bütçesi hayırlı olsun.

Yüce Meclise saygılar sunarım. (Alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkürler Sayın Gökdemir.

Doğru Yol Partisi Grubu adına ikinci konuşmacı, Adıyaman Milletvekili Sayın Mahmut Nedim Bilgiç.

Buyurun Sayın Bilgiç. (DYP sıralarından alkışlar)

DYP GRUBU ADINA MAHMUT NEDİM BİLGİÇ (Adıyaman) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Millî Eğitim Bakanlığının 2002 malî yılı bütçesi tasarısı hakkında Doğru Yol Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Millî Eğitim Bakanlığının 2002 malî yılı bütçesi, gerekçesi, rakamları, harcama kalemleri gibi, yıllık bütçe hazırlama tekniklerine, kalıplarına kılınmış, düzenlenmiş, ayarlanmış konular hakkında konuşarak, sizleri rakamlara boğmak istemiyorum; daha ziyade, eğitim politikaları üzerinde durmak istiyorum.

Sayın milletvekilleri, bilindiği gibi, yeni bir binyıla girmiş bulunuyoruz. Önümüzde, kültür ve uygarlık tarihinin çok önemli yıllarının olacağı anlaşılıyor. İçerisinde bulunduğumuz sosyal ve kültürel şartlar, kendimizi, kurumlarımızı ve değerlerimizi yeniden incelememizi gerektiriyor. İnsanlığın endüstri toplumundan bilgi toplumuna geçiş sürecini yaşadığı günümüzde, teknolojik yenilikler, benzeri görülmemiş değişimlere ortam hazırlamaktadır. Bu değişimin gelişim yönünde olması, kuşkusuz, bilim, teknoloji, sanat ve manevî değerler alanında bilgili ve tutarlı insanlar yetiştirmek eğitimle sağlanacaktır.

Bilgi toplumunun bireylerinin dünya görüşlerini, kişilik oluşumlarını, yaşam şekillerini, çalışma alanlarını o toplumun örgün ve yaygın eğitimi doğrudan belirler. Yalnız millet ve toplumların değil, kişiliğin de asıl anlam ve kimliğini, çekirdeğini, tarihî ve manevî değerlerin oluşturduğu düşünülürse, eğitim, bu değerler ile küresel değişme ve gelişmeler arasında uyum sağlamaya yönelik çalışmaların bütünü olarak değerlendirilir.

21 inci Yüzyılda, bilgisayar ve iletişim alanındaki gelişmeler ve küreselleşme, her alanda, ülkelerin birbirlerine etkilerini artırmıştır. Bu gelişmeler, ülkemizi de, sosyal, kültürel ve ekonomik bakımdan derinden etkilemeye başlamıştır. Bu etkileşimi değişik bir şekilde yürütebilmek, ancak eğitimle mümkündür.

Farklılık ve çoğulculuk istekleri evrensel birleştirici ilkelerle nasıl bir arada yaşatılabilir sorusu, bugünkü demokrasinin en önemli problemleri olarak karşımıza çıkmaktadır. Dünya, bugün, bu farklılığı (farklı kültürü, farklı dili, farklı mezhebi, farklı dini) nasıl bir arada yaşatabileceğinin formülünü aramaktadır. Bunun da sırrı eğitimdedir değerli milletvekilleri.

Eğitimle, bu soruya doğru ve zamanında cevaplar bulmak durumundayız. Öncelikle, bütün dünya milletlerini ve toplumun bütün bireylerini, bir arada, birbirinden farklı ve eşit yaşatabilmenin örgün ve yaygın eğitimde ortamı hazırlanmalıdır. Din, inanç, ırk, dil ve tarih ayrılıkları, yaşam birliğini bozmak yerine, hayatın anlamını çeşitlendirip zenginleştiren unsurlar olarak kullanılmalıdır. Eğitim, bu değişim ve gelişimin gerçekleşmesine yardımcı olacaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türk eğitim sistemi, tarihi ve kültürel mirasının getirdiği şartlarla birlikte, dünyada yaşanan değişimden bağımsız olarak düşünülemez. Çağın eğitim şartları neyse, Türk eğitim sistemi de, millî ve manevî değerlerini koruyarak, bu değişime ve şartlara uymalıdır. Eğitim kurumları, toplumun sosyal ve kültürel isteklerine cevap verecek, demokratik ve katılımcı bir yaklaşımla, verimli bir şekilde yeniden yapılandırılmalıdır. Bilgi toplumunun eşiğinde olan bir Türkiye için, eğitim ortamını belirlemenin ve günün şartları çerçevesinde yeni yaklaşımları tartışmanın çok önemli olduğunu düşünüyorum.

BAŞKAN - Sayın Bilgiç, bir saniye... Özür dilerim.

MAHMUT NEDİM BİLGİÇ (Devamla) - Estağfurullah.

BAŞKAN - Dinleyici locasında bulunan konuklardan, Türkiye Büyük Millet Meclisinde oturduklarının bilincinde olmalarını rica ediyorum. Değilse, görevlileri görevine davet edeceğim.

Teşekkür ediyorum Sayın Bilgiç.

MAHMUT NEDİM BİLGİÇ (Devamla)- Teşekkür ediyorum.

Anayasamız, eğitimin, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre yapılmasını öngörmektedir. Çağdaş eğitim, her şeyden önce, çağdaş araç ve gereçle yapılır. Bunları sağlamadan çağdaş eğitimden söz etmek, oldukça zordur. Öyleyse, Millî Eğitim Bakanlığına düşen temel görev, okullarımızı, başta bilgisayar ağı olmak üzere, modern araç ve gereçle donatmak ve bunları eğitim kurumlarının emrine ve hizmetine vermektir. Bunun için, Bakanlığın elindeki resmî fonlar yanında, mümkün olabilen özel kaynaklardan da yararlanmak gerekir. Bakanlık, bu arada, her öğretmenine bir bilgisayar edinmesini sağlayacak destek mekanizmasını geliştirmelidir.

Türkiye Cumhuriyeti, tam 70 yıl boyunca, her köye bir okul politikasını izledi, bunda başarılı da oldu değerli milletvekilleri. Ne var ki, bir gün geldi, köyün büyük ölçüde şehre taşındığına şahit olduk ve büyük kentlerin etrafında yeni varoşlar oluştu. Oluşan yeni yerleşim birimlerinin, diğer ihtiyaçları gibi okul ihtiyaçlarını da karşılayamadığımız görüldü. Henüz, bugün de karşılayabilmiş değiliz.

Bugün büyük kentlerin varoşlarında ikili, hatta, üçlü eğitim yanında, 50-60 kişilik sınıflarda ders yapılmakta olması, eğitimimizin en üzücü tablolarından birini oluşturmaktadır ve eğitimde kaliteyi düşürmektedir ve şimdi, 70 yıllık, her köye bir okul politikası, yeni bir noktaya, yeni bir hedefe gelmiş bulunuyor. Her mahalleye en az üç okul ve bu hedef, çok kısa sürede, mutlaka gerçekleştirilmelidir.

Değerli milletvekilleri, köyden şehre göç... Birçok köyde okullar var; fakat, talebe bulma imkânı yok; ama, maalesef, büyük şehirlerin ve diğer orta boy şehirlerin varoşlarında 70-80 kişilik sınıflarda eğitim yapılmak durumunda. Onun için, tabiî, değerli Millî Eğitim Bakanlığının, bütçenin elverdiği ölçüde bunu yapması, zorlamasının yanında, hayırsever insanların da bu okullaşma için ellerinden gelen imkânları seferber etmeleri zorunludur diye düşünüyorum.

Sayın milletvekilleri, temel eğitimin birinci esası, Anayasamızda temel nitelikleri belirtilen cumhuriyet sevgisini, çocuklarımıza, gençlerimize aşılamaktır. Türkiye Cumhuriyetinin, toplumun huzuru, millî dayanışma, adalet ilkesi, insan haklarına saygı ve Atatürk milliyetçiliğine dayalı, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olduğu, çocuklarımızın kafalarına ve gönüllerine yerleştirilecek birinci temel gerçektir.

İkinci temel gerçek ise, bu coğrafyanın bütünlüğü ve ülkenin bölünmezliği ilkesidir.

Üçüncü olarak da, ister doğuda ister batıda, kuzeyde veya güneyde, köyde veya kentte, bu ülkenin neresinde yaşarsa yaşasın bütün insanların insanca yaşamaya hakkı olduğu, kanun önünde eşit olduğu, vazgeçilmez ve devredilmez aynı temel haklara sahip olduğu fikrinin, çocuklarımızın kafasına ve gönlüne yerleştirilmesine ve aynı zamanda, hakkını arayabilen insanlar olarak yetişmesine büyük önem verilmesi gerekmektedir.

Değerli milletvekilleri, Anayasamızın 24 üncü maddesi "din kültürü ve ahlak öğretimi, ilk ve orta eğitim kurumlarında okutulan zorunlu dersler arasında yer alır" hükmünü taşımaktadır. Biz, bu öğretimin, bu milleti ayakta tutmaya yarayan manevî değerlerin, moral değerlerin tümünü kapsayacak ve bu değerlerin çağdaş ilmin ışığında gelişmesini sağlayacak geniş bir perspektif içerisinde ele alınmasını ve okutulmasını; böylece, millî birliğimizi perçinlemeye yarayan bir etkinliğe kavuşturulmasını ve son derece ehil ve yetenekli okutmanlar, öğretmenler tarafından bu derslerin verilmesini önemsiyoruz ve bunun yapılmasını, Millî Eğitim Bakanından bekliyoruz.

Sayın milletvekilleri, bilinmelidir ki, eğitim sistemlerinin temel hedefi, insan davranışlarını, en verimli bir şekilde ve en kısa zamanda, amaçlanan düzeye getirmektir. 21 inci Yüzyıla girdiğimiz günümüzde, demokrasinin, insan haklarına saygının, bilimin rehber olmasının ve aydınlanmanın devamlılığı için eğitimde olması gerekenler özetle şunlar olmalıdır:

Eğitim kurumlarında görev alacak insanların, ülkesini ve milletini içtenlikle seven, çalışkan, zeki, yetenekli, işini çok seven, insan sevgisi, hoşgörü, tahammül ve sabır gibi özelliklere sahip, kendine ve topluma faydalı insanlar yetiştirmek yolunda mevcut bütün olumsuz şartlara rağmen zevkle ve sevgiyle çalışabilen, eğitim ve öğretimi sıradan bir iş anlayışıyla değerlendirmeyen kişiler olması gerekir.

Herkes öğretmen olamamalı ve olmamalıdır da arkadaşlar. Eğitimin mimarı öğretmenlerimiz, özenle yetiştirilmelidir; hayat standartları en üst seviyede tutulmalıdır. Kısaca, öğretmenler, bilgi taşıyan, depolayan ve aktaran değil, öğrencilerine bilgi kaynaklarına giden yolları gösteren, öğrenmeyi kolaylaştıran, analiz ve tartışma kültürünü veren birer rehber olmalıdırlar.

Değerli arkadaşlar, eğitim politikası, çağa uygun olarak, partilerüstü, yani, bir devlet politikası olarak belirlenmeli ve bu politika, uzmanlarca etraflıca düşünülüp planlanarak uygulanmalı ve ölçülebilmelidir. Millî eğitimin temel yasaları, Yüce Mecliste hep beraber üzerinde anlaşılarak, uzlaşmayla geçirilmelidir.

İnsanların almakta oldukları eğitim ile ihtiyaç duyulan eğitim arasındaki farklılıkların giderilmesi için eğitim programları gözden geçirilmeli; kamu ve özel kesimin ihtiyacı olan eğitilmiş, nitelikli insangücü eğitim planlaması yapılarak, tam zamanında yetiştirilmelidir. Eğitimcilerin niteliklerinin yükseltilmesi için üniversitelerin katılımıyla, sık sık hizmetiçi eğitim çalışmaları yapılmalı ve projeler üretilmelidir. Yalnız, millî eğitimde değil, bütün devlet kurumlarında hizmetiçi eğitime önem verilmelidir.

Değerli milletvekilleri, tabiî, üniversitelerimiz ve YÖK bütçeleri üzerinde bir şeyler söyleme imkânımız, zaman kıtlığından yok; ama, bu arada, YÖK'teki sıkıntılar, şikâyetler günlük tartışılan konular; ama, tabiî ki, gözümüzün bebeği olan üniversite talebelerimizin, ülkenin şartlarına göre en iyi şekilde yetişmesi, bütün yurttaşların en önemli temennileri arasındadır.

Üniversitelerimizin yaygınlaşması ve yurt sathında, hak eden yerde üniversitelerin kurulması da gereklidir. Uzun süredir, YÖK'ün çıkarmış olduğu bir kritere, bir doneye uyan illerde üniversitelerin açılması için YÖK ve Bakanlar Kurulunun Meclise tasarı sevk etmesi beklenirken henüz bir şeyin gelmediğini görüyoruz. Tabiî, beklenti içinde olan iller de bunu sabırsızlıkla bekliyor. Zannediyorum 5 ilin bu şartlara uyduğu görülüyor. Yani, oradaki ekonomik kriterler, o ildeki nüfus ve bunun gibi kriterlere uyan Adıyaman İlinde, aşağı yukarı, 2 fakültenin, 5 yüksekokulun mevcut olduğu ve bu arada 5 000 dönüme yakın arazinin tahsis edildiği ve merkez kampusu içinde, çok yerinde, şu anda oturumu yöneten değerli Meclis Başkanvekilimizin Bakanlığı döneminde üniversite için tahsis edilen bir yerin mevcut olduğu ve bununla da, süratle bu üniversitenin açılmasıyla, büyük bir sıkıntının aşılacağını ümit ediyorum.

Değerli arkadaşlarım, Güneydoğu Anadolu Bölgesinde Dicle Üniversitesinin önemli bir fonksiyonel görev yaptığını biliyoruz; maalesef, Dicle Üniversitesindeki idarî huzursuzluktan dolayı 160'a yakın öğretim görevlisi açığı bulunmaktadır ve bundan dolayı dersler görülemez durumdadır. YÖK'le üniversite arasındaki bu sıkıntının süratle giderilmesi lazım. Çünkü, fizikî olarak da birtakım inşaatların durduğu biliniyor ve Diyarbakır'daki Dicle Üniversitesindeki sıkıntı giderilmeli, YÖK Başkanıyla üniversite arasındaki sıkıntının yükünü bölgenin insanı ve talebelerimiz çekmemeli diye düşünüyorum; bunu da hatırlatma kabilinden arz ediyorum.

Yine bir hususa değineceğim:

Değerli Millî Eğitim Bakanımız, Türkiye Cumhuriyeti ve Türk akraba topluluklarında açılmış bulunan eğitim kurumlarının giderleri bugüne kadar 3418 sayılı Kanunun 39 uncu maddesinin  (b) fıkrasından sağlanan ek kaynaktan tahsil edilirdi; fakat, 1.1.2002 tarihinden itibaren 3418 sayılı Kanunun 39 uncu maddesinin  (b) fıkrası yürürlükten kaldırıldığı için bütçeye bunun için ödenek konulması gerekiyordu; zannediyorum, bu bütçede böyle bir ödeneğe rastlamadım. Hatırlatma kabilinden söylüyorum; bunun giderilmesi Bakanlığımızın takdirleriyle mutlaka olacaktır arkadaşlar.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; çağdaş eğitimin standartlarına ulaşabilmemiz için eğitimde çok ciddî ve köklü düzenlemelere ihtiyaç vardır. Milletlerin geleceğini belirleyen yaşamın vazgeçilmez bir süreci olan eğitim, çağımızda, bütün toplumsal katmanların, yönetimde bulunanlar kadar, bulunmayanların da sorumluluğundadır.

Millî Eğitim Bakanlığının, eğitim anlayış ve uygulamalarını, yukarıdan beri arz etmeye çalıştığımız çağdaş eğitim ilkesi ışığında temelden gözden geçirmesinde fayda görmekteyiz.

Bu vesileyle, Millî Eğitim Bakanlığının 2002 yılı bütçesinin, ülkemize, bütün öğretmen ve öğrencilere hayırlı olmasını diliyor ve bu vesileyle, değerli eğitim kadrosunun bayramını kutluyor ve Yüce Heyetinize saygılar sunuyorum. (Alkışlar)

BAŞKAN - Doğru Yol Partisi Grubu adına ikinci konuşmacı, Adıyaman Milletvekili Sayın Mahmut Nedim Bilgiç'ti, kendisine teşekkür ediyoruz.

Sayın milletvekilleri, böylece, gruplar adına konuşmalar bölümünü bitirdik.

Şimdi de şahısları adına söz isteyen arkadaşlarımızdan, lehinde olmak üzere, Rize Milletvekili Ahmet Kabil.

Buyurunuz Sayın Kabil. (ANAP sıralarından alkışlar)

AHMET KABİL (Rize) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Millî Eğitim Bakanlığımızın ve Kültür Bakanlığımızın 2002 yılı bütçeleriyle ilgili şahsi görüşlerimi Yüce Meclise arz etmek için söz almış bulunuyorum; hepinizi ve dinleyen herkesi saygıyla selamlıyorum.

Sayın milletvekilleri, önce, Kültür Bakanlığıyla ilgili görüşlerimi çok kısa arz etmek istiyorum. Kültür Bakanımız Sayın İstemihan Talay'ın, Türk kültürünün araştırılması, korunması, kültür tesislerinin yaygınlaştırılmasındaki başarısı ve her türlü kültür etkinlikleriyle ilgili Türkiye'de ve Türkiye dışında yaptığı çalışmalar, bir siyasetçinin neler yapabileceğine örnek olabilecek faaliyetlerdir.

Plan ve Bütçe Komisyonunda, Kültür Bakanlığıyla ilgili muhalefet ve iktidar partilerinden konuşan bütün milletvekillerinin övgü dolu değerlendirmeleri, Sayın Bakanı en iyi tanımlayan ifadeler olmuştur. Bu başarıyı hak etmenin, ne kadar zor ve ayrı bir özellik gerektirdiğinin bilinciyle, Sayın Bakanı ve çalışma arkadaşlarını kutluyorum.

Sayın milletvekilleri, eğitim, bilgi ve iletişim teknolojisinin hızla geliştiği çağımızda, ülkenin kalkınmasına katkı sağlayabilecek bilgili, araştıran, kendine güvenen gençleri yetiştiren bir süreçtir. Ülkeler arasında var olma yarışı, gerçekte, eğitimdeki yarışta başlar.

Türkiye Cumhuriyetinin ilanından sonra başlayan eğitimde yenilenme ve çağdaşlaşma çabaları, süreklilik içerisinde büyük aşamalar sağlamıştır. Cumhuriyetin ilk dönemlerinde çok sınırlı olan ilk, orta ve yüksek eğitim kurumları, bugün, Batı standartlarına yaklaşmakla beraber, ülkemizde genç nüfusun hızlı artışı, eğitim ihtiyaçlarının hedeflenen düzeyde, zamanında ve eksiksiz karşılanmasını zorlaştırmaktadır.

Yapılan araştırmalara göre, ortaöğretimde 5 yıl içerisinde 1 800 000 öğrenci kapasiteli ektesis yapılması kaçınılmazdır. Bu da 2001 yılı birim fiyatlarıyla 4,5 katrilyon demektir; ancak, Millî Eğitim Bakanlığına 2002 bütçesinden ayırdığımız 7 katrilyon 460 trilyon liranın sadece 993 trilyonu yatırımlara ayrılmıştır.

Günümüzdeki her türlü ekonomik zorluğa rağmen, Millî Eğitim Bakanı Sayın Bostancıoğlu'nu ve çalışma arkadaşlarını, eğitimin her kademesinde bugüne kadar yaptıkları yeniden yapılanma çalışmaları nedeniyle kutluyorum.

Millî Eğitim Bakanlığımızın, sekiz yıllık zorunlu eğitimden sonra, zorunlu eğitimi oniki yıla çıkarma çalışmalarını destekliyoruz.

İlk ve ortaöğretime, okul ve derslik yaptırmak suretiyle büyük destek veren hayırsever iş adamlarımıza, eğitime verdikleri katkı dolayısıyla, bu kürsüden şükranlarımı sunuyorum.

Yükseköğretimde ise; yükseköğretimin yarı kamusal bir hizmet olduğunu düşünürsek, parası olan öğrenci para vermeli, parası olmayan öğrencinin, devlet, yurt, burs, kredi ihtiyaçlarını karşılamalıdır. Bu nedenle, öğrenci katkı payları günün şartlarına göre artırılmalıdır.

Üniversitelerimizde araştırma fonları, bütçe bürokrasisi içine sokularak verimsiz hale getirilmiştir. Bu fonlar yeniden oluşturulmalı, döner sermaye sistemi yeniden düzenlenmelidir; yani, kaynak artırıcı önlemler alınmalıdır.

Üniversitelerimiz, iş dünyası ve sanayi kesimiyle ilişkilerini geliştirmeli, yatırım, fizibilite raporları ve her türlü araştırma ile toplumsal gelişme ve ulusal kalkınmaya katkıda bulunmalıdırlar.

İki yıl sonra yükseköğretime başvuracak aday sayısının 2 milyonu aşacağı, Yüksek Öğretim Kurumu Başkanınca Plan ve Bütçe Komisyonunda açıklanmıştır. 2001 yılında üniversitelere girebilmek için sınava giren öğrenci sayısı 1 420 000'dir. Bunlardan örgün eğitimde üniversiteye girebilen öğrenci sayısı 282 000, açık öğretimi de katarsak 455 000'dir.

Türkiye'de okuma imkânı bulamadıklar için yurt dışında ve birçoğu nasıl bir eğitim verdiği belli olmayan üniversitelerde okuyan öğrenci sayısı ise 35-40 000 civarındadır.  Buna rağmen her yıl yaklaşık 1 milyon öğrenci, istedikleri halde, üniversitelerde okuma imkânı bulamıyorlar.

Gelişmiş ülkelerde yükseköğretimde okullaşma oranı, yüzde 45'le yüzde 75 arasındadır; biz de ise açık öğretimle birlikte yüzde 32'dir. Bugün örgün eğitim oranı ise yüzde 18'dir; kalkınmış ülkelerle yarışmak için bu oranın en az ikiye katlanması kaçınılmazdır.

Bu neticeler eğitimde, kaliteden taviz vermeden yükseköğretim kurumlarının kısa zamanda çoğaltılması gerektiğini bir defa daha ortaya koymuştur.

Aralarında Rize'nin de bulunduğu birçok il, açılacak üniversitenin fakültelerini ve bütün altyapısını hazırlamış, kanunun çıkmasını bekliyor. Bugün Sayın Millî Eğitim Bakanımızdan müjdeli bir haber bekliyoruz, bütün Türkiye bekliyor.

Anadolu'da açılacak üniversitelerle, bölgeler arasındaki sosyal ve kültürel farklılıklar ortadan kalkacak, ekonomik yönden de beraber kalkınmayı sağlamış olacağız.

Üniversitelerimizin bugünkü yapısı içerisinde, öğretim üyesi başına 32 öğrenci düşmektedir. Bu, gelişmiş ülkelerdeki standardın 2 katıdır; bu ortalama korunsa bile, hâlâ, 30 000 öğretim elemanına ihtiyaç vardır.

Bugün profesörlerimizin yüzde 58'i büyük şehirlerdeki 6 üniversitededir. Sayın hocalarımızdan Anadolu'ya gidenlere farklı imkânlar sağlanmalı, bütün hocalarımızın ekonomik yönden rahat bir yaşantı  sürdürmelerine ve ilmî araştırmalar yapmalarına yetecek ücret ve imkân verilmelidir.

Hocalarımızın emeklilik yaşı 67'den 70'e çıkarılmalı, hatta, sağlığı yerinde olanların, sözleşmeli olarak 70'den sonra da çalıştırılması sağlanmalıdır.

Kaliteli eğitim görmüş kabiliyetli gençlerimizi, üniversitelerimizde eğitim elemanı olarak yetiştirmeye daha çok önem vermeliyiz. Öğretim elemanına bu kadar ihtiyacımızın olduğu bir dönemde, bazı üniversite rektörleri, üniversite bilimsel özerkliğini şahsî özerkliği gibi yorumlayarak, bazı ulusal müşterek değerlerimizin arkasına sığınarak ve bu değerleri âdeta istismar ederek, üniversite içerisindeki hocalarımıza karşı gereksiz ve mantıksız suçlamalar sergilemekte, şahsî kaprisleri uğruna, birikimli, başarılı ve deneyimli birçok profesörlerimizin üniversitelerden uzaklaşmalarına neden olmaktadır.

Bu kürsüden bir defa daha söylüyorum ki, Atatürkçülük, laiklik, dindarlık, milliyetçilik hiç kimsenin tekelinde değildir. Bu ulusal müşterek değerlerimizi kimseye istismar ettirmeyiz.

Hatta, yönetmelikleri, kendi görüşlerince, kişilere göre farklı ve keyfî uygulayarak, bu zor şartlarda üniversiteye girmiş, yıllarca okumuş öğrencilerden, her yıl yüzlerce öğrencinin üniversiteden uzaklaştırıldığını görmekteyiz.

Türkiye Büyük Millet Meclisince çıkarılan, öğrencilere yeniden sınav hakkı veren kanunu bile uygulamayan özerk anlayışlı rektörlerimizin olduğunu üzülerek gördüm. Bu kadar keyfî bir yönetim hiçbir demokratik ülkede görülmemiştir. Batı ülkelerinde, üniversite özerkliğinin, çok daha geniş boyutu ile kullanılmasına rağmen, özlük hakkı ihlallerine bu kadar rastlanmamaktadır. Bu, rektörlük değil, kuralsızlık, kanunsuzluk, hatta krallık olur.

Yükseköğretimin gelişmesinde büyük katkıları olduğuna inandığım vakıf üniversitelerimizin sayısı toplam 24 olmasına rağmen, üniversitelere yerleştirilen öğrenciler içindeki payı sadece yüzde 7'dir. O halde, bu tabloya göre, eğitimin kalitesinden taviz vermeden, yeni vakıf üniversitelerini destekleyip, teşvik etmeliyiz.

Sayın Millî Eğitim Bakanımızın, öğretmen yetiştiren fakülte programlarının yeniden belirlenmesi, İngilizce öğretmeni yetiştirmek için yeni eğitim proje çalışmalarının başlatılması, meslekî ve teknik eğitimi teşvik etme, geliştirme çalışmalarını takdirle karşılıyor ve kendilerini kutluyorum.

Sözlerime son verirken, Kültür Bakanlığımız ve Millî Eğitim Bakanlığımızın 2002 yılı bütçelerinin, milletimize ve ilgili bakanlıklarımıza hayırlı olmasını diler; değerli milletvekili arkadaşlarımın ve Yüce Milletimizin Mübarek Kadir Gecesini ve Ramazan Bayramını kutlar; 2002 yılının, ülkemize ve milletimize hayırlar getirmesi temennisiyle, Yüce Meclise saygılar sunarım. (Alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkürler Sayın Kabil.

Efendim, erken bitirdiniz, bir başka sefer 1 dakika 2 saniye alacağınız var.

Efendim, şahıslar adına, lehinde olmak üzere, Sayın Ahmet Kabil'le birlikte Çanakkale Milletvekili Sayın Sadık Kırbaş, Hâkkari Milletvekili Sayın Evliya Parlak da müracaat etmişlerdi. Bildiğiniz gibi, İçtüzüğümüz gereği bir milletvekili konuşabiliyor.

Sayın Bakanlarımız söz alacaklar mı?.. Söz haklarından vazgeçtiler.

Şimdi, aleyhinde olmak üzere, Balıkesir Milletvekili Sayın Hüseyin Kalkan; buyurun efendim. (MHP sıralarından alkışlar)

HÜSEYİN KALKAN (Balıkesir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Millî Eğitim Bakanlığı ve Kültür Bakanlığı 2002 yılı bütçeleri üzerinde görüşlerimi açıklamak üzere söz almış bulunuyorum. Yüce Heyeti en derin saygılarımla selamlıyorum.

Bugün, her zamankinden daha çok birliğe, beraberliğe ihtiyacımız vardır. Özellikle üç kurum, gündelik siyasetin dışındadır ve dışında kalmaya devam etmelidir. Bunlar, hepimizin bildiği gibi, cami, kışla ve okuldur. Bunlarla ilgili farklı düşünce ve görüşlerimiz olsa da, bu düşünce ve düşüncelerin ifadesinde karşılıklı sevgi, saygı ve hoşgörümüzü muhafaza ederek her zaman doğruyu, güzeli yakalayabiliriz.

Türkiye'nin geleceği, doğrudan, eğitim sistemi ve uygulamalarıyla ilgilidir. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin temel vasıflarından biri de, demokratik oluşudur. Demokrasi, farklılıkların uzlaşmasıdır. 57 nci cumhuriyet hükümetinin kuruluşu bile, ülkemizde ihtiyacımız olan uzlaşı kültürünün yerleşmesi için çok önemli bir başlangıçtır. Koalisyonu oluşturan partilerimizin genel başkanları, bu manada, önemli bir irade beyanı ortaya koymuşlardır. Özellikle, mensubu olmakla kıvanç duyduğum Milliyetçi Hareket Partisi, bu yönde önemli adımlar atmış ve büyük fedakârlıklarda bulunmuştur. Ancak, Türkiye'de, bazı çevreler, bu uzlaşı kültürünün yerleşmeye başlamasından rahatsız olmuşlardır ve rahatsızlıklarını değişik şekillerde ortaya koymaktadırlar.

Maalesef, bu hükümetin Millî Eğitim Bakanı, uzlaşı kültürünü yerleştirme mücadelesinde başarısızdır. Başlangıçta, Sayın Bakanın, iyi niyetli olduğunu; fakat, yanıltıldığını düşünmüştük. Bunun için de, Sayın Bakana, yapılan yanlışlıkları defalarca değişik şekillerde ilettik. İlerleyen zaman içinde de gördük ki, yanlışlıklar devam ediyor, yanlışlıkları düzeltme yönünde ciddî adımlar atılmıyor, uyarılarımız ciddiye alınmıyor; biz, boşuna nefes tüketiyoruz. Yasalar, Anayasa ve temel insan haklarına aykırı yönetmelik ve genelgelerle, sadece Balıkesir İlimizde, yüzlerce liyakat ve ehliyet sahibi yetişmiş kadrolar görevlerinden alınmışlardır; Türkiye çapında bu sayıyı onbinlerle ifade edebiliriz. Onbinler sözünü, sözgelimi söylemiyorum. Sayın Bakan, ben bilim adamıyım ve sayı saymasını biliyorum -bu mahkemenin hikâyesini bilirsiniz- sayı saymasını biliyorum, onbinler diyorum.

Norm Kadro Yönetmeliğinin, amaç olarak, kaynak tasarrufu sağlamak gerekçesini kimsenin reddetmesi mümkün  değildir; ancak, uygulama, hiç de iyi niyet taşınmadığını göstermektedir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun "Yer Değiştirmeler" başlıklı 72 nci maddesinde "kurumlarda yer değiştirme suretiyle atanmalar... Türkiye'nin ekonomik, sosyal, kültürel ve ulaşım şartları yönünden benzerlik, yakınlık gösteren iller gruplandırılarak tespit edilen bölgeler arasında adil ve dengeli bir sistem içinde yapılır" denilmesine rağmen, uygulamalar öyle değildir. Yapılanlar, tamamen bir tasfiye ve kadrolaşma hareketidir; bunlar kıyım operasyonlarıdır. Cumhuriyet tarihinin hiçbir döneminde, hiçbir bakanlıkta, böyle kıyımlar görülmemiştir.

İdarî yargının bu kıyımları önlemesine tedbir olarak, uygulamaları hukukî zemine oturtmak için, Yönetici Atama, Değerlendirme, Görevde Yükseltme ve Yer Değiştirme Yönetmeliği çıkarılmıştır. Bu yönetmelik incelendiğinde, idareye keyfî harekette bulunma imkânı verildiği görülecektir. Bakanlık, bu durumu, kadrolaşma için değerlendirirken, bazen ifrata kaçarak, yönetmelik hükümlerini ve kendi genelgelerini görmezlikten gelmektedir. Örnek mi istiyorsunuz; Bakanlık, gönderdiği emirde, okul ve kurum müdürlüklerinin boşalması halinde, kurum ve okul yöneticilerinden vekil görevlendirilmesi isteğine kendisi uymayarak, okul ve kurum müdürlüklerine dışarıdan vekil görevlendirilmektedir. Görevde Yükseltme Yönetmeliğinin gereğini yerine getirip hak kazanmış kişileri atama yerine, Bakanlık, bu idarî görevlere, keyfî sebeplerle, yöneticilik vasfı ve tecrübesi olmayan yandaşlarını, Bakanlık onayıyla vekil olarak atamaktadır. Bakanlığın hukukdışı, keyfî atamalarının bir kısmı hakkında, idarî yargı tarafından, iptal kararları verilmektedir. İdarî yargının kararları, iddialarımızın doğruluğunu göstermektedir.

ZEKİ EKER (Muş) - Doğru değil... Doğru söylemiyorsun... Alakası yok...

HÜSEYİN KALKAN (Devamla) - Ben doğru söylüyorum, sen dinlemesini bil, ben doğru söylüyorum.

ZEKİ EKER (Muş) - Bir de bilimadamı olacaksın!..

HÜSEYİN KALKAN (Devamla) - Ben bilimadamıyım, doğruyu söylüyorum. İspatlarım tek tek burada...

BAŞKAN - Sayın Kalkan, siz, Genel Kurula hitap ediniz.

HÜSEYİN KALKAN (Devamla) - Belgeleri de şurada sayarım, zaman verin, şimdi getirip göstereyim belgelerini...(MHP sıralarından alkışlar)

Hukukdışı uygulamaların çoğu, tecrübeli, emekliliğini hak etmiş personelle ilgilidir. Bunun anlamı "boşuna uğraşma, emekli ol, sen de kurtul, biz de senden kurtulalım" demektir.

Şimdi ise, aynı yerde görev yapan okul müdürlerine bu oyun oynanmaktadır. Bakanlığın hukukdışı yönetmelik ve genelgeleriyle görevlerinden alınamayan yöneticiler ise, bazı ilçe, il millî eğitim müdürlerinin çeşitli komplo ve entrikalarıyla görevden alınmaktadırlar. Bunların hepsini ispat etmeye hazırım.

Entrikalar bununla da kalmamaktadır. A, B, C diye sınıflanan okullara okul müdürü atamalarında, müdürlük için, hak edenlerden, layık olanlardan, müracaat edenler arasında yandaş yoksa, bir süre beklenmekte, sonra, okulun sınıfı B ise sözgelimi, C yapılmakta; çünkü, düşürülen sınıf için, müracaat ettirilebilecek bir yandaş vardır!

Ayrıca, Sayın Bakan, valiliklere genelge göndererek, Türk Diline özen gösterilmesini istemektedir. Sayın Bakana bütçede söyledim; benim bu iddialarıma cevap vermediniz Sayın Bakanım, cevap vermediniz...

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI METİN BOSTANCIOĞLU (Sinop) - Dinlemediniz ki...

HÜSEYİN KALKAN (Devamla) - Artık, kendiniz bile uyamıyorsunuz. Kimsenin, Türk Dilini böyle bozma hakkı yoktur Sayın Bakanım.

Ayrıca, siz bir taraftan, Türk Dilini böyle yozlaştırmaya, bir taraftan, yanınızda oturan YÖK'ün başındaki şahıs ise, o da, Türkçe'yi tamamen kaldırmaya... Bu memlekete bunu yapmaya kimsenin hakkı yoktur. Bunlara kimsenin hakkı yoktur.

Sayın Bakandan, artık, bu şikâyetlerimizi dikkate almasını diliyorum. Aksi halde, bu Yüce Meclisin bu duruma müdahalesi kaçınılmaz hale gelecektir. (DSP sıralarından "Oo" sesleri)

Üniversitelerimizin durumuna gelince: Yüce Mecliste görev yapalım arkadaşlar. İki sene önce YÖK'le ilgili bir araştırma komisyonu kuruldu, bu araştırma komisyonunun raporunu iki seneden beri buraya getiremedik, bunu artık buraya getirelim!

BAŞKAN - Sayın Kalkan, son 1 dakikanız var; 1 dakika içinde sonuçlandırınız.

HÜSEYİN KALKAN (Devamla) - Nedir?.. Bu Meclisin üzerinde başka güçler mi var... (AK Parti ve SP sıralarından alkışlar) Hayır... Bu Meclisin üzerinde başka hiçbir güç olamaz. Bu rapor buraya gelmeli ki, bu raporu burada değerlendirelim ve bu vesileyle de YÖK'teki yanlışlıkları düzeltebilelim.

Bakınız, Sayın Gürüz, şu anda rektör seçimleri var, üniversiteleri dolaşıyor -masamda kaldı, gösterebilirim-  Eskişehir Anadolu Üniversitesinde "oyum Ataç'ın" diyor, başka yerde bilmem ne diyor. Sayın Gürüz, bunu yapmaya hakkın yok! Allahaşkına, bu memlekete bu kadar kötülük etme artık!

MUSA UZUNKAYA (Samsun) - "Çek git!" diyor; çek git!...

HÜSEYİN KALKAN (Devamla) - Değerli arkadaşlarım, işte YÖK dosyasını buraya getirsek, araştırma komisyonunun raporunun görüşülmesi sırasındaki, görüşmeler ışığında, 2547 sayılı Yasayı yeniden düzenleyebiliriz.

Bu arada, Kültür Bakanlığı ile ilgili olarak, Sayın Kültür Bakanımızın Türk kültürüne yaptığı hizmetlerden dolayı teşekkürlerimi sunuyorum kendisine...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

HÜSEYİN KALKAN (Devamla) - ... burada takdirlerimi, teşekkürlerimi sunmayı bir görev biliyorum.

Değerli arkadaşlarım, bu vesileyle arz ettiğim tekliflerin en kısa zamanda  ele alınıp, değerlendirileceğini düşünüyor ve en derin saygılarımı sunuyorum. (MHP, ANAP, AK Parti ve SP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Çok teşekkürler Sayın Kalkan.

Sayın milletvekilleri, eleştiri hakkınıza sonuna kadar sahip çıkmak, destek vermek bizim aslî görevimiz; ama, burada kendisi hakkında yapılan eleştirilere yanıt verme durumunda olmayan bir anayasal kuruluş başkanı için, tekrarlamak istemediğim o kelimeler, sizin de şeyinize yakışmaz. İstirham ederim... (AK Parti sıralarından gürültüler)

MUSTAFA NİYAZİ YANMAZ (Şanlıurfa) - Sayın Başkan, size mi düştü onu savunmak?!

BAŞKAN - 11 inci turdaki görüşmeler...

MAHFUZ GÜLER (Bingöl) - Nasıl, gazetelere demeç verebilir; hangi hakla?!

BAŞKAN - Ben, eleştiri hakkınızdan bahsetmedim.

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANI METİN ŞAHİN (Antalya) - Nereden biliyorsunuz gazetelere röportaj verdiğini?

MAHFUZ GÜLER (Bingöl) - Gazetelerde yazıyor?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANI METİN ŞAHİN (Antalya) - Gazetelerde yazan her şey doğru mu?!

MAHFUZ GÜLER (Bingöl) - Avukatı değilsin...

BAŞKAN - Değerli arkadaşım, sakin sakin götürüyoruz. Kastım, eleştiri hakkınız değil, onu baştan da belirttim. Duyduğum bir kelime vardı, onu burada tekrarlasam, arkadaşımızın da üzüldüğünü biliyorum.

Buyurun sayın başkan.

SALİH KAPUSUZ (Kayseri)  - Sayın Başkan, burada, tabiî kurumların temsilcilerinin konuşma hakları yok; ama, bugün, burada yapılan bütçe görüşmesidir ve siyasî bir çalışmadır. İlgili bakanlar var. Bir milletvekilinin değerlendirmesi tenkit de olabilir tasvip de olabilir; ancak, ona cevap verme hakkı, savunma hakkı,  ilgili bakana aittir, Başkanlığa ait değildir.

BAŞKAN -  Sayın başkan, o değil sözüm. Burada tekrarlamak istemedim; çünkü, o sözü sarf eden arkadaşımın da sonradan rahatsız olacağını bildiğim için onu söyledim; yoksa, Sayın Kalkan  ya da bir başkasının değil...

SALİH KAPUSUZ (Kayseri) - Bilemiyorum.

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, şimdi, sorulara geçiyoruz.

Sorularla ilgili biraz önce de bilgi sunmuştum. Burada, sanıyorum, sisteme girebilmiş 30 arkadaşım var; ayrıca, yazılı olarak, Başkanlığın aracılığıyla, yardımıyla da Sayın Bakanlara soru gönderen arkadaşlarımız var.

Şimdi, sorulara geçiyoruz.

Sırayla yapıyoruz, sonuçta, sistem kendi hükmünü icra ediyor; 10 dakika süremiz var.

Sayın Ünal, buyurun.

NESRİN ÜNAL (Antalya) - Sayın Başkan, aracılığınızla, Kültür Bakanımız Sayın İstemihan Talay'a sormak istiyorum. Öncelikle Türk kültürüne yaptığı hizmetlerden dolayı kendisine  teşekkür ediyorum.

SİT alanları, Türkiye'nin ciddî problemi. Eserleri koruma altına alıyoruz; ama, yüzyıllardır bu eserlerle iç içe yaşayan  vatandaşlarımızın evinin tamir ihtiyacında ya da çocuğu evlendiğinde ya da belediye başkanının yolu, altyapıyı yapması gerektiğinde, ne izin veriyoruz ne de yol gösteriyoruz. Bu çerçevede, 2001 Malî Yılı Bütçe Kanununda söz verilen, Belkıs beldesinin koruma amaçlı imar planı için, 2002 yılında yeniden söz veriyor musunuz, bu gerçekleşecek mi?

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN - Teşekkürler Sayın Ünal.

Şimdi, Sayın Nidai Seven, buyurun efendim.

NİDAİ SEVEN (Ağrı) - Sayın Başkanım, aracılığınızla Sayın Bakanlarıma sormak istediğim sorular aşağıdadır.

Millî Eğitim Bakanıma soruyorum. Sayın Bakanım, Ağrı Dağı üniversitesi diye diye, kendimi yakacağım sonunda; fakat, dikkatinizi başka bir yere çekmeyi düşünüyorum. Bütün Ermeni diasporası, Ararat Filmini çekerken, bütün dünyanın dikkatlerini Ararat Filmine çekerken, Ağrı Dağı üniversitesinin kurulması o kadar zor mudur acaba, onu sormak istiyorum.

Ben, bugün, Sayın Bakanımdan, 65 milyon insanın önünde, Ağrı Dağı üniversitesi kurulması sözünün burada verilmesini, herkesin önünde bekliyorum ve soruyorum; Sayın Bakanım, Ağrı Dağı üniversitesinin kuruluşuyla ilgili, bugün, Genel Kurulda bir açıklama yapacak mısınız?

İkinci sorum; Türkiye'de, beden eğitimi, sınıf öğretmeni ve diğer branşlarda öğretmen açıkları bulunmaktadır. Bu konuda, Sayın Bakanımızın ne gibi çalışması vardır?

En önemli konu Ağrı Dağı üniversitesi olması sebebiyle, Kültür Bakanımızı çok ilgilendiriyor. Ben, Kültür Bakanıma çok teşekkür ediyorum; hassasiyetle üzerinde durmaktadır. Dün, gazetelerde okudum, Ararat Filmine büyük tepkileri olmuştur ve Ararat Filmi için, Kültür Bakanlığını seferber ettiğini, bunun önüne geçmek için, Türk Milletinin hassasiyetlerini dile getirmek için çalışma yaptığını biliyorum.

NURETTİN AKTAŞ (Gaziantep) - Sayın Başkan, soru mu soruyor?..

NİDAİ SEVEN (Ağrı) - Bu manada, Sayın Bakanımız, Ararat Filmine karşı ne gibi çalışmalar yapmayı düşünmektedir?

Teşekkür ediyor, hepinize saygılar sunuyorum.

BAŞKAN - Bitti değil mi Sayın Seven?

NİDAİ SEVEN (Ağrı) - Bitti Sayın Başkanım; en önemli konu, Ağrı Dağı üniversitesi.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN - Çok teşekkür ediyorum; ama, siz kendinizi yakmayın.

Sayın İbrahim Oral, buyurun.

MUSTAFA MURAT SÖKMENOĞLU (İstanbul) - Sayın Başkan, saat yanlış ayarlanmış; yeniden bir ayarlama yapsanız...

İBRAHİM HALİL ORAL (Bitlis) - Sayın Başkanım, aşağıdaki sorularımın Millî Eğitim Bakanlığı tarafından cevaplandırılmasını arz ederim:

Birinci sorum: Sayın Bakanım, 4306 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesiyle, Türk insanından elde edilen eğitime katkı payının 1 katrilyon 404 trilyon lira olduğunu kendi kitapçığınızda da beyan ediyorsunuz. Bu gelirlerden, seçim bölgem olan Bitlis için ciddî tek bir yatırım yapılmamıştır; ben göremedim. Varsa, lütfen açıklar mısınız?

İkinci sorum: Adilcevaz Atatürk İlköğretim Okulunu bizzat kendiniz gezdiniz ve incelediniz. Üç yıldır, pansiyonu bulunmadığı için, sevgili yavrularımız orada okulsuz kalmışlardır. Yüzlerce yavrumuz, kışta kıyamette taşımalı eğitim yaparken, acaba, ne zaman, orada halka verdiğiniz sözü yerine getirip, pansiyonu merkezden ihale ettireceksiniz?

Üçüncü sorum: Sayın Bakanım, 500'ü aşkın millî eğitim müdürü ve şube müdürü, Edirne'den Kars'a, Kars'tan Edirne'ye, sürgün niyetine, istifa ettirilmeleri için tayin edildi ve istifa ettiler. Tecrübeli yönetici kıyımı yapıldı. Şimdi de, okul müdürleri arasında aynı şekilde tayin sıkıntısı yaşatılması için çalışma yaptığınız bilinmektedir. Niçin, beşinci sınıf okuldan dörde, dörtten üçe, üçten ikiye ve bire sınıflandırma yaparak tayin yapmıyorsunuz? Sınav kazanmamış, vekâlet eden millî eğitim müdürü, şube müdürü ve okul müdürü atamalarını, hangi yönetmeliğe göre yapabiliyorsunuz öğrenmek istiyorum.

Dördüncü sorum: 4207 sayılı Yasa temmuzda yürürlüğe girdi. Meslek lisesi öğrencilerimiz meslek yüksekokullarına sınavsız gireceğine göre, daha önce açılan ve öğrenci olmadığı için kapatıldığı YÖK yöneticisi tarafından komisyonumuzda beyan edilen 7  ilahiyat meslek yüksekokuluyla ilgili öğrenci alımı konusunda çalışmalarınız nelerdir?

Beşinci ve son sorum: Sayın Bakanım, yüzlerce okulumuz gibi, ikibuçuk yıldır vekâletle idare edilen Ankara Cumhuriyet Lisesine, özellikle seçerek, mezhep ayrımcılığı yapan yeni bir müdür ataması yapılmıştır. Ülkemizde, Parlamentodan Cumhurbaşkanlığına kadar yaşanan kriz ortamında, israftan kaçınılırken, Cumhuriyet Lisesi Müdürü, yavrularımızın eğitimi için velilerimizinden güçlükle toplanan paraların tümü olan yaklaşık 40 milyar lirayı, yalnızca müdür odası ve müdür lojmanının tefrişine ayırmıştır. Bu olumsuz, keyfî uygulamaya, ülkenin içinde bulunduğu bu sıkıntılı dönemde dur diyecek, müdahale edebilecek misiniz?

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN - Teşekkürler Sayın İbrahim Halil Oral.

Sayın Zeki Ertugay; buyurunuz.

ZEKİ ERTUGAY (Erzurum) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Millî Eğitim Bakanımıza birinci sorum: Üniversitelerimizin sorunları belli. Son onbeş yıldan beri en çok tartışılan kurum YÖK'tür ve üniversite çağında 15-20 milyon öğrencinin olduğu bir ülkede, üniversiteler elbette ki önemlidir. Bu konuda, Türkiye Büyük Millet Meclisinde birçok kanun teklifi, tasarısı var. Şu andaki mevcut YÖK Yasası, gerek idarî yönden gerek malî yönden gerek yönetim anlayışı itibariyle Türkiye'nin ihtiyacına cevap vermemektedir. Yeni bir üniversite yasasının hazırlanması ve bu Meclisten çıkarılması konusunda, mevcut teklifleri de dikkate alarak, böyle bir çalışma yapmayı düşünüyorlar mı?

İkinci sorum: Son çıkan bir protokolle ilgili bir düzenlemeye göre (A) protokolünde dördüncü sırada olan üniversite rektörleri, zannediyorum dokuz veya onuncu sıraya düşmüş durumdadırlar.

BAŞKAN - Sekiz, sekiz...

ZEKİ ERTUGAY (Erzurum) - Benim baktığım düzenlemede dokuzuncu sırada, Sayın Başkanımız.

Böyle bir düzenleme yapma ihtiyacı nereden hâsıl oldu ve bu kadar akademisyenin olduğu bir kabinede, bilim kuruluşlarına bakış açısının böyle olmasını siz normal karşılıyor musunuz?

Son sorum: Mevcut programda yer alıp da henüz ihalesi yapılmamış birtakım yatırımlar var, özellikle seçim bölgem Erzurum'da. Bunlardan bir tanesi de, altı yıldan beri eğitim ve öğretimde olmasına rağmen, Erzurum Aşkale Anadolu Lisesi altı yıldan beri bir binaya kavuşturulamamıştır. Zatı âlinizle geçen yıl görüştüğümde, programa alınacağını ve gereken ilgiyi şahsen göstereceğinizi ifade etmiştiniz. Henüz bir adım atılmadı, ilginizi bekliyorum.

Teşekkür ederim, saygılar sunarım.

BAŞKAN - Teşekkürler Sayın Ertugay.

Sayın Tuğmaner, buyurun.

MUSTAFA KEMAL TUĞMANER (Mardin) - Sayın Başkan, aracılığınızla, Sayın Kültür Bakanımıza ve Millî Eğitim Bakanımıza sorularımı yöneltmek istiyorum.

İlk sorumu Millî Eğitim Bakanımıza yöneltiyorum. Bilindiği gibi, Mardin, yalnız Türkiye'nin değil, dünyamızın en eski ve tüm kültürleri içinde barındıran bir ilimizdir. Düşünün ki, 1700 yıl öncesinde yapılan ve medrese olarak kullanılan muhteşem Kasımiye Medresesi varken, şu anda, maalesef, bir eğitim fakültemiz dahi yoktur. Sayın Bakanım, eğitim fakültemizin açılmama sebebi, öğretim görevlilerinin olmaması olarak gösterilmektedir. Yaptığım araştırmalarda, Dicle Üniversitesinin elinde 50-60 kadar öğretim görevlisinin mevcut olduğunu ve bu kişilerin kadro taleplerinin YÖK Başkanlığında onay için beklediğini öğrendim. Eğer, bahane, öğretim görevlileriyse bu şartlarda geçerli değildir. Bu yüzden, Mardin Eğitim Fakültesinin açılması konusundaki düşüncelerinizi öğrenmek istiyorum.

Otelcilik ve turizm yüksek okulunun Mardin'de açılması hakkındaki düşüncelerinizi öğrenmek istiyorum.

İlimizde yoğun bir şekilde öğrenci yurdu sorunu bulunmaktadır. Yeni yurt binası kurulabilmesi için düşüncelerinizi öğrenmek istiyorum.

Ayrıca, son iki üç yıl zarfında, Mardin'de öğretmen açığımız hemen hemen sıfırlanmış duruma gelmiştir. Bu bakımdan zatıâlinize ve Bakanlıkta çalışan tüm personelimize çok teşekkür ediyorum.

Sayın Kültür Bakanımıza bir teşekkürümü iletmek istiyorum.

Mardin'in dünya şehri ilan edilmesi için, UNESCO nezdinde yaptığınız girişimler için ve Mardin'in tarihî eserlerine gösterdiğiniz incelik için çok teşekkür ediyorum. Sağ olun.

Teşekkür ediyorum efendim.

BAŞKAN - Sayın milletvekilim, ben de teşekkür ediyorum.

Şimdi, süre meselesinde, yetmediği konusunda hepiniz haklısınız. Sistemde kim burada gözüküyorsa, ona söz verebiliyoruz. 10 dakika içinde de, kaç tane oldu arkadaşımız, bilemiyorum. Son soru olarak Sayın Sadri Yıldırım'a vereceğim; ama, hangi arkadaşımız soru göndermişse Başkanlık aracılığıyla, onların ismini de, hiç değilse, ben okuyayım; sonra Sayın Bakan yanıtlasın. Soru sorduğunuz da, böylece belli olsun.

Buyurun Sayın Yıldırım.

MEHMET SADRİ YILDIRIM (Eskişehir) - Sayın Başkanım, aracılığınızla Kültür Bakanımızdan soruyorum.

1- Eskişehir'de inşaatı devam eden Kültür Sarayına ödenek ayırmayı düşünüyor musunuz?

2- Tarihe ve dünyaya mal olmuş, Sivrihisar'ın Hortu Köyünde doğan Nasreddin Hoca'nın doğduğu evin restoresi için ödenek ayırmayı düşünüyor musunuz?

Ayrıca, Nasreddin Hoca'nın her yıl yapılan doğum şenliklerine devlet töreni yapmayı düşünüyor musunuz?

Bir de, yine, tarihe ve dünyaya mal olmuş Yunus Emre'nin gönüllerde yaşaması ve gelecek nesillere anlatabilmek için, her yıl anma törenlerini, Kültür Bakanlığının sahip çıkarak yapması daha uygun olacağından, bu hususta ne düşünüyorsunuz?

Bir diğer sorum, Sakarya Kültür Merkezi, senelerdir inşaat halinde olup, ne zaman bitirilecektir?

Bir sorum da, müsaade ederseniz, Millî Eğitim Bakanımıza var. Öğretmenlerimiz maddî bakımdan büyük sıkıntı çekmektedir. Bu nedenle, öğretmenlerin mağduriyetinin önlenmesi için, maaşlarında artış yapmayı düşünüyor musunuz? Yine, her yıl kutlanan 24 Kasım Öğretmenler Gününde bir maaş ikramiye vermek için çalışmalarınız var mıdır?

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.

Efendim, söz isteyen diğer arkadaşlarımızın da ismini söyleyeceğimi ifade etmiştim: Sayın Gölhan, Sayın Yalçınkaya, Sayın Yaman, Sayın Taşkın, Sayın Levent, Sayın Gül, Sayın Şen, Sayın Göksu, Sayın Kalkan, Sayın Uzunhasan, Sayın Ateş, Sayın Dayıoğlu, Sayın Demir, Sayın Karahan, Sayın Çalık, Sayın Ünal, Sayın Çağlayan, Sayın Küçük, Sayın Tecer, Sayın Eser, Sayın Öztürk, Sayın Parlak, Sayın Karakelle, Sayın Macit, Sayın Güler, Sayın Çiçek, Sayın Erbaş, Sayın Çelik, Sayın Ertugay, Sayın Aykut.

Ayrıca, Başkanlığa ulaşan talepler var. Sayın Mehmet Elkatmış'ın, biri Millî Eğitim Bakanımıza, diğeri Kültür Bakanımıza 2 sorusu var; Sayın Kemal Albayrak'ın, Millî Eğitim Bakanımıza; Sayın Ali Serdengeçti'nin, Millî Eğitim Bakanımıza; Sayın İsmet Vursavuş'un, Millî Eğitim Bakanımıza; Sayın Kürşat Eser'in, Millî Eğitim Bakanımıza; Sayın Bekir Gündoğan'ın, biri Kültür Bakanımıza, diğeri Millî Eğitim Bakanımıza ve Sayın Hakkı Oğuz Aykut'un, Millî Eğitim Bakanımıza yazılı soruları var. Sayın Bakanlarımıza takdim ediyoruz.

10 dakika soru sorma bölümünü geçmiştik; 10 dakika da Sayın Bakanların yanıt hakkı var.

Kültür Bakanımız Sayın İstemihan Talay, buyurun efendim.

KÜLTÜR BAKANI MUSTAFA İSTEMİHAN TALAY (İçel) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; öncelikle, değerli milletvekillerimizin, bakanlığımızla ilgili olarak yaptıkları eleştirilere ve değerlendirmelere teşekkür ediyorum.

Bu çerçevede, Sayın Nesrin Ünal'ın Belkıs Belediyesi ve çevresindeki koruma imar planı yapımıyla ilgili sorusunu cevaplıyorum. Aslında, bölge turizm bölgesi olduğu için, bu imar planlarının, normal şartlarda, Turizm Bakanlığının koordinasyonu altında yürütülmesi gerektiği düşüncesiyle, bugüne kadar el atılamamış olmakla birlikte, bunları 2002 yılı projelerimiz arasına aldığımızı burada ifade ediyorum.

İkinci olarak, Sayın Seven'in "Ararat" filmiyle ilgili olarak açıkladığı gerçekler var. Hepinizin bildiği gibi, Ermeniler, sürekli olarak, bir çatışmayı, bir şiddeti, bir ırkçılığı, her ortamda, her platformda gündeme getiriyorlar. Bunu, sinema gibi, çok saygın ve tüm kitlelere ulaşan sanat dallarında da bu defa gerçekleştirmiş olduklarını hepimiz öğrenmiş bulunuyoruz Ararat filminde.

Bakanlığımız da, hepinizin bildiği gibi, Ermeni gerçeklerini anlatan bir CD hazırladı ve bunu, dünyadaki bütün etkili ve ilgili kurumlara gönderdi. Ayrıca, yine, bir Türk dostu olan Pierre Loti ile ilgili olarak yaptığımız bir yayın var ve onun, hem Fransa'da hem Türkiye'de gerçekleştirdiğimiz sempozyumları var. Bütün bu platformlarda, Türklerin, bu nefret kokan, kin kokan ve dünyaya ırkçılık aşılamaya çalışan olaylarla ilgisinin olmadığı konusunda gerekli çalışmalar sürdürülmüştür; bundan sonra da devam ettirilecektir; ama, şunu belirtmek istiyorum ki, biz ulus olarak, her platformda kendimizi anlatmak, tanıtmak ve bu saldırılara karşı da gerçekleri ortaya koymak durumundayız. Bu, sadece Kültür Bakanlığının değil, hepimizin ortak bir görevidir diye düşünüyorum.

Sayın Sadri Yıldırım'ın sorularına şöyle cevap verebiliyorum: Bu yıl için, Eskişehir Kültür Merkezine 100 milyarlık bir ödenek koyuyoruz. Ayrıca, belirttiğiniz Sakarya Kültür Merkezi, bakanlığımız tarafından üniversiteye devredilmiştir ve üniversite tarafından bundan sonra hem sahiplenilecek hem de yapımı sürdürülecektir.

Ayrıca, Nasrettin Hoca Evinin kamulaştırılması gerçekleştirilmiş; bu yıl içinde onarımı tamamlanacaktır ve Yunus Emre'yle ilgili olarak da, bu etkinliğin kaynakları bakanlığımız tarafından daha önce de sağlanmakla birlikte, bu defa, bakanlığımızın etkinlik programı içine almayı ben de gayet uygun buluyorum.

Eğer izin verirseniz, ben, sayın milletvekillerimize ve Sayın Meclis Başkanlığımıza bir konuda da teşekkür etmek istiyorum. Özellikle Mersin, Tarsus, Anamur, Silifke ve Erdemli İlçelerimizde yaklaşık on günden beri devam eden sel felaketinde, bütün değerli milletvekillerimiz, Türkiye Büyük Millet Meclisimiz ve hükümetimiz bu konuda bir görüş birliği içerisinde, vatandaşlarımızın acılarını ve yaralarını sarma konusunda aynı duyguları paylaştılar; biz de bu duyguları paylaşıyoruz ve değerli vatandaşlarımıza, ben, tüm milletvekillerimiz adına, buradan, tekrar geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum.

Teşekkür ederim. (Alkışlar)

BAŞKAN - Biz teşekkür ederiz Sayın Bakan.

Şimdi, Millî Eğitim Bakanımız Sayın Metin Bostancıoğlu; buyurun.

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI METİN BOSTANCIOĞLU (Sinop) -  Sayın Başkanım, değerli milletvekili arkadaşlarım; Millî Eğitim Bakanlığının bütçesi üzerindeki görüşlerinize teşekkür ederim. Bu görüşler çalışmalarımıza ışık tutacaktır.

Sorulara cevap vermeden önce, sorular bölümünde sorulmamış olmakla birlikte, gerek Plan ve Bütçe Komisyonunda gerekse Meclis kürsüsünde bugün dile getirilen yazı dilinin doğru kullanımı hakkındaki genelgemden söz etmek istiyorum. Balıkesir Milletvekili Sayın Hüseyin Kalkan, Plan ve Bütçe Komisyonunda aynı konuşmayı yapmış; ancak, benim cevap vermemi beklemeden salondan ayrılmış olduğundan bilgi sahibi olamamıştı.

HÜSEYİN KALKAN (Balıkesir) - Tutanakları okudum Sayın Bakan.

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI METİN BOSTANCIOĞLU (Sinop) - O bakımdan, şimdi yapacağım konuşmayla sizleri ikinci kere işgal etmiş olacağım; ama, aydınlatıcı olacağına da inanıyorum; izninizle. (DSP sıralarından alkışlar)

"Yazışmalar ve yayımlanan eserlerin bazılarında Türkçe karşılıkları bulunmasına karşılık, zaman zaman yabancı sözcüklere yer verildiği, Türk dilinin kurallarına yeterince özen gösterilmediği görülmektedir. Dil, ulus olmanın, millî birlik ve bütünlüğün, bağımsızlığın, toplumsal değişme ve gelişmenin en temel öğesidir. Doğru ve etkin bir iletişim kurulabilmesi amacıyla dilin özellikleri bozulmadan ve aşırılığa kaçılmadan, bilinçli ve özenli bir şekilde kullanılması zorunludur. Dilimizin yabancı dillerin etkisiyle oluşan kirlenmeden korunabilmesi, geliştirilip zenginleştirilmesi, onun bilinçli bir şekilde kendi kaynak ve kurallarına uygun olarak kullanılmasına bağlıdır.

Dilimizin yukarıda belirtilen önemli işlevlerini yerine getirecek ve iletişimi sağlayacak biçimde kullanılmasında öncülük görevi Bakanlığımıza düşmektedir. Bakanlığımız, merkez ve taşra teşkilatınca yapılan yazışmalarda ve diğer tüm yazılı etkinlik ve yayımlarda..."

Şimdi kuralları söylüyorum; neye uyulması gerektiğini, Millî Eğitim Bakanlığının neyi istediğini söylüyorum :" Yazıların, Türk Dil Kurumunca çıkarılan en son baskı yazım kılavuzu ve sözlüklerde yer alan yazım kurallarına uygun, duru bir Türkçe ve kısa cümlelerle hazırlanmasına; anlatımlarda, yanlış anlaşılmaya neden olmayacak ifadeler kullanılmasına; metinlerde, akılcılık, tutarlılık ve fikir bütünlüğünün sağlanmasına; dolaylı anlatımlardan kaçınılarak, yalın bir anlatıma yer verilmesine; Türkçenin, özellikleri bozulmadan ve aşırılığa kaçılmadan, doğru kullanılmasına; zorunlu haller ve teknik terimler dışında, Türkçe karşılıkları bulunan yabancı sözcüklere yer verilmemesine özen gösterilecektir. Bilginizi ve gereğini rica ederim."

Millî Eğitim Bakanı olarak, benim, Türk diline karşı hassasiyetim budur. Bütün Bakanlıktan ve valiliklerden istediğim de budur. Sizlerin de buna katıldığına inanıyorum. Teşekkür ediyorum. (DSP sıralarından alkışlar)

HÜSEYİN KALKAN (Balıkesir) - Sayın Bakanım, uygulaması bu mu?

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI METİN BOSTANCIOĞLU (Sinop) - Ağrı Milletvekilimiz Sayın Nidai Seven ve Rize Milletvekilimiz Sayın Ahmet Kabil, üniversitelerin kurulmasından söz ettiler.

Değerli arkadaşlarım, Anayasamız, yükseköğrenimin, yurdun dört bir yanına, dengeli bir şekilde dağılmasını emretmektedir. Millî Eğitim Bakanı olarak, benim de dileğim, yükseköğrenimin, fırsat eşitliği içerisinde, yurdun dört bir yanına dağılmasını sağlamaktır.

36 ilimizde üniversite yoktur: Ağrı, Adıyaman, Bitlis, Hakkâri, Muş, Siirt, Bingöl, Şırnak, Batman, Mardin, Amasya, Uşak, Tekirdağ, Yozgat, Sinop, Bilecik, Kırklareli, Kırşehir, Aksaray, Karaman, Bartın, Karabük, Rize, Artvin, Giresun, Ordu, Nevşehir, Osmaniye, Çorum, Kastamonu, Tunceli, Gümüşhane, Bayburt, Erzincan. Eksiğim varsa, bunu tamamlarım.

FARUK DEMİR (Ardahan) - Ardahan...

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI METİN BOSTANCIOĞLU (Sinop) - Ardahan... Bütün bu illerde, üniversite kurulması için, ancak, eğitim öğretime başlanmasının daha sonra belli kurallar içerisinde olması yönünde çalışmalarımız vardır. Sizinle aynı duyguları taşıyorum Millî Eğitim Bakanı olarak. Bu çalışmaları da, önümüzdeki yıl içerisinde bitireceğimize inanıyorum. Desteklerinize şimdiden teşekkür ederim.

HÜSEYİN KALKAN (Balıkesir) - Sayın Bakanım, cevaplarımızı alamadık.

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI METİN BOSTANCIOĞLU (Sinop) - Beden eğitimi öğretmeni ve diğer branşlardaki öğretmen açıklarımız konusunda, öğretmen yetiştirmedeki kurallarımızın dışına çıkmadan, kadrolarımızı, Millî Eğitim Bakanlığının ihtiyaçları doğrultusunda talep etmekte ve kullanmaktayız. 188 500 öğretmen ataması yapıldı kısa bir dönem içerisinde; dört beş yıllık dönem içerisinde. Bu yıl, yaptığımız 30 000 atamadan başka, 5 000'lik bir kadro daha istedik. Bu kadroyu, 2001 yılında kullanılmamak üzere, 2002 yılının başında kullanabileceğimiz şekilde, çalışmalar sürdürülmektedir.

Diğer konulara cevap vermeden önce, Bitlis Milletvekilimize, ne kadar ödenek ayrıldı, ne yapıldı konusunda kısa bir cevap vereyim. Merkez ihaleleriyle, Bitlis İlimize, 2 trilyon 460 milyar lira harcanmıştır. Yalnız, 2001 yılında, yapım için, ilinize, 2 trilyon 543 milyar lira tahsis edilmiştir. Adilcevaz İlköğretim Okulunun pansiyon yapımı da planlanmıştır.

Değerli arkadaşlarım, kuruşu kuruşuna, her ile yapılan, her konuda yapılan, araştırma, kitap, taşımalı eğitim, bakım onarım ve yapım, tesis dahil, bütün tabloyu hazırlıyorum. Ben, buna "kör kuruşun hesabı" diye isim vermiştim; fakat, içerisinde bulunduğumuz ekonomik şartlarda, artık, kuruş olmadığı için, yeni bir isimle, hazırladığım bu kitabı sizlere sunacağım. Her ile kaç lira gönderildi, hangi amaçla gönderildi...

MUSTAFA NİYAZİ YANMAZ (Şanlıurfa) - "Kör dolar" deyin Sayın Bakanım.

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI METİN BOSTANCIOĞLU (Sinop) - ...bunun hesabını da sunacağım.

MEHMET ALİ ŞAHİN (İstanbul) - "Kör doların hesabı" olsun Sayın Bakanım...

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI METİN BOSTANCIOĞLU (Sinop) - Diğer sorulara yazılı cevap vereceğim. Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (DSP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Efendim, her iki Sayın Bakanımıza da teşekkür ediyoruz.

Soru-yanıt işlemleri böylece tamamlandı.

Çalışma programına göre, saat 16.00'da ara verme mecburiyetinde olduğumuz için, diğer kısmına 18.00'de devam edeceğiz.

Saat 18.00'de toplanmak üzere, birleşime ara veriyorum.

 

Kapanma Saati : 15.56

 


ÜÇÜNCÜ OTURUM

Açılma Saati : 18.00

BAŞKAN : Başkanvekili Yüksel YALOVA

KÂTİP ÜYELER : Kemal ALBAYRAK (Kırıkkale), Melda BAYER (Ankara)

BAŞKAN - Türkiye Büyük Millet Meclisinin 36 ncı Birleşiminin Üçüncü Oturumunu açıyorum.

Görüşmelere kaldığımız yerden devam ediyoruz.

IV. – KANUN TASARI VE TEKLİFLERİYLE KOMİSYONLARDAN

GELEN DİĞER İŞLER (Devam)

1. – 2002 Malî Yılı Genel ve Katma Bütçeli İdareler Bütçe Kanunu Tasarıları ile 2000 Malî Yılı Genel ve Katma Bütçeli İdareler ve Kuruluşlar Kesinhesap Kanunu Tasarıları (1/921; 1/922; 1/900, 3/900, 3/898, 3/899; 1/901, 3/901) (S.Sayıları: 754, 755, 773, 774) (Devam)

A) KÜLTÜR BAKANLIĞI (Devam)

1. – Kültür Bakanlığı 2002 Malî  Yılı Bütçesi

2. – Kültür Bakanlığı 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

B) MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI (Devam)

1. – Millî Eğitim Bakanlığı  2002 Malî  Yılı Bütçesi

2. – Millî Eğitim Bakanlığı  2000 Malî Yılı Kesinhesabı

I. – YÜKSEK ÖĞRETİM KURULU (Devam)

1. – Yüksek Öğretim Kurulu 2002 Malî  Yılı Bütçesi

2. – Yüksek Öğretim Kurulu 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

II. – ÜNİVERSİTELER (Devam)

1. – Ankara Üniversitesi

a) Ankara Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Ankara Üniversitesi  2000 Malî Yılı Kesinhesabı

2. – Orta Doğu Teknik Üniversitesi

a) Orta Doğu Teknik Üniversitesi  2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Orta Doğu Teknik Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

3. – Hacettepe Üniversitesi

a) Hacettepe Üniversitesi  2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Hacettepe Üniversitesi  2000 Malî Yılı Kesinhesabı

4. – Gazi Üniversitesi

a) Gazi Üniversitesi  2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Gazi Üniversitesi  2000 Malî Yılı Kesinhesabı

5. – İstanbul Üniversitesi

a) İstanbul Üniversitesi  2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) İstanbul Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

6. – İstanbul Teknik Üniversitesi

a) İstanbul Teknik Üniversitesi  2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) İstanbul Teknik Üniversitesi  2000 Malî Yılı Kesinhesabı

7. – Boğaziçi Üniversitesi

a) Boğaziçi Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Boğaziçi Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

8. – Marmara Üniversitesi

a) Marmara Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Marmara  Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

9. – Yıldız Teknik Üniversitesi

a) Yıldız Teknik Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Yıldız Teknik Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

10. – Mimar Sinan Üniversitesi

a) Mimar Sinan Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Mimar Sinan  Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

11. – Ege Üniversitesi

a) Ege  Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Ege Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

12. – Dokuz Eylül Üniversitesi

a) Dokuz Eylül Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Dokuz Eylül Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

13. – Trakya  Üniversitesi

a) Trakya Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Trakya Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

14. – Uludağ Üniversitesi

a) Uludağ Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Uludağ Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

15. – Anadolu Üniversitesi

a) Anadolu Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Anadolu Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

16. – Selçuk Üniversitesi

a) Selçuk Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Selçuk Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

17. – Akdeniz Üniversitesi

a) Akdeniz Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Akdeniz Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

18. – Erciyes Üniversitesi

a) Erciyes Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Erciyes Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

19. – Cumhuriyet Üniversitesi

a) Cumhuriyet Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Cumhuriyet Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

20. – Çukurova Üniversitesi

a) Çukurova Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Çukurova Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

21. – 19 Mayıs Üniversitesi

a) 19 Mayıs Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) 19 Mayıs Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

22. – Karadeniz Teknik Üniversitesi

a) Karadeniz Teknik Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Karadeniz Teknik Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

23. – Atatürk Üniversitesi

a) Atatürk Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Atatürk Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

24. – İnönü Üniversitesi

a) İnönü Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) İnönü Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

25. – Fırat Üniversitesi

a) Fırat Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Fırat Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

26. – Dicle Üniversitesi

a) Dicle Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Dicle Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

27. – Yüzüncü Yıl Üniversitesi

a) Yüzüncü Yıl Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Yüzüncü Yıl Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

28. – Gaziantep Üniversitesi

a) Gaziantep Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Gaziantep Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

29. – İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü

a) İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

30. – Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü

a) Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

31. – Harran Üniversitesi

a) Harran Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Harran Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

32. – Süleyman Demirel Üniversitesi

a) Süleyman Demirel Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Süleyman Demirel Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

33. – Adnan Menderes Üniversitesi

a) Adnan Menderes Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Adnan Menderes Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

34. – Zonguldak Karaelmas Üniversitesi

a) Zonguldak Karaelmas Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Zonguldak Karaelmas Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

35. – Mersin Üniversitesi

a) Mersin Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Mersin Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

36. – Pamukkale Üniversitesi

a) Pamukkale Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Pamukkale Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

37. – Balıkesir Üniversitesi

a) Balıkesir Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Balıkesir Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

38. – Kocaeli Üniversitesi

a) Kocaeli Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Kocaeli Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

39. – Sakarya Üniversitesi

a) Sakarya Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Sakarya Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

40. – Celâl Bayar Üniversitesi

a) Celâl Bayar Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Celâl Bayar Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

41. – Abant İzzet Baysal Üniversitesi

a) Abant İzzet Baysal Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Abant İzzet Baysal Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

42. – Mustafa Kemal Üniversitesi

a) Mustafa Kemal Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Mustafa Kemal Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

43. – Afyon Kocatepe Üniversitesi

a) Afyon Kocatepe Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Afyon Kocatepe Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

44. – Kafkas Üniversitesi

a) Kafkas Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Kafkas Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

45. – Çanakkale 18 Mart Üniversitesi

a) Çanakkale 18 Mart Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Çanakkale 18 Mart Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

46. – Niğde Üniversitesi

a) Niğde Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Niğde Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

47. – Dumlupınar Üniversitesi

a) Dumlupınar Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Dumlupınar Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

48. – Gazi Osmanpaşa Üniversitesi

a) Gazi Osmanpaşa Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Gazi Osmanpaşa Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

49. – Muğla Üniversitesi

a) Muğla Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Muğla Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

50. – Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi

a) Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

51. – Kırıkkale Üniversitesi

a) Kırıkkale Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Kırıkkale Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

52. – Osman Gazi Üniversitesi

a) Osman Gazi Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Osman Gazi Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

53. – Galatasaray Üniversitesi

a) Galatasaray Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Galatasaray Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

BAŞKAN - Komisyon ve Hükümet yerinde.

Şimdi, sırasıyla Onüçüncü Turda yer alan bütçelerin bölümlerine geçilmesi hususunu ve bölümlerini ayrı ayrı okutup oylarınıza sunacağım:

MEHMET BATUK (Kocaeli) - Bir önergem vardı benim...

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI METİN BOSTANCIOĞLU (Sinop) - Sırası geldiğinde...

BAŞKAN - Kültür Bakanlığı 2002 malî yılı bütçesinin bölümlerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Bölümleri okutuyorum:

A) KÜLTÜR BAKANLIĞI

1. – Kültür Bakanlığı 2002 Malî Yılı Bütçesi

 

A - C E T V E L İ

Program

 

 

  Kodu                     

          A ç ı k l a m a                                                   

  L i r a 

101

Genel Yönetim ve Destek Hizmetleri

26 387 200 000 000

BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

 

 

111

Kültür Sanat Hizmetleri

247 393 800 000 000

BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

 

 

900

Hizmet Programlarına Dağıtılamayan Transferler

4 215 000 000 000

BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

 

 

999

Dış Kredi Projeleri

4 000 000 000

BAŞKAN - Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

 

 

 

                                                                                                                          

 

 

                             T O P L A M

278 000 000 000 000

 

BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Kültür Bakanlığı 2002 malî yılı bütçesinin bölümleri kabul edilmiştir.

Kültür Bakanlığı 2000 malî yılı kesinhesabının bölümlerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

2. – Kültür Bakanlığı 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

BAŞKAN- (A) cetvelinin genel toplamını okutuyorum:

 

Kültür Bakanlığı 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

A  -  C E T V E L İ

                                

                                          

   L  i  r  a     

- Genel Ödenek Toplamı

:

137 327 721 800 000

- Toplam Harcama

:

132 240 268 810 000

- İptal Edilen Ödenek

:

 4 193 786 470 000

- Ödenek Dışı Harcama

:

460 930 480 000

- 1050 S.K. 55 Mad. Ve Özel

 

 

Kanunlar Ger. Ertesi Yıla

 

 

Devreden Ödenek

:

1 354 597 000 000

 

BAŞKAN - (A) cetvelini kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Kültür Bakanlığı 2000 malî yılı kesinhesabının bölümleri  kabul edilmiştir.

Millî Eğitim Bakanlığı 2002 malî yılı bütçesinin bölümlerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Bölümleri okutuyorum:

B) MİLLΠ EĞİTİM  BAKANLIĞI

1. – Millî Eğitim Bakanlığı 2002 Malî Yılı Bütçesi

A - C E T V E L İ

Program

 

 

  Kodu                     

          A ç ı k l a m a                                                   

  L i r a 

101

Genel Yönetim ve Destek Hizmetleri

682 968 500 000 000

 

SABAHATTİN YILDIZ (Muş) - Sayın Başkan, karar yetersayısının aranılmasını istiyoruz.

BAŞKAN - Arkadaşlarımızın karar yetersayısının aranılması hususunda talebi oldu, karar yetersayısını arayacağım.

Kabul edenler...Kabul etmeyenler...Karar yetersayısı yoktur.

Sayın grup başkanvekilleri, birleşime ne kadar ara verelim?

AYDIN TÜMEN (Ankara) - Sayın Başkan, 18.30'a kadar ara verelim.

MEHMET ALİ ŞAHİN (İstanbul) - Sayın Başkan, 10 dakika yeter.

BAŞKAN - Hüseyin Bey, 18.30 uygun mudur?

HÜSEYİN ÇEVİK (Van) - Siz bilirsiniz Sayın Başkan.

BAŞKAN - Hayır, 18.30 iyi mi diye size soruyorum. 

AYDIN TÜMEN (Ankara) - Niye Hüseyin Beye soruyorsunuz Sayın Başkan?

BAŞKAN - Öneride bulunan Hüseyin Bey olduğu için, onun rızasını aramam gerekirdi Sayın Başkan.

18.30'da toplanmak üzere, birleşime ara veriyorum.

 

Kapanma saati : 18.06

 


DÖRDÜNCÜ OTURUM

Açılma Saati : 18.30

BAŞKAN : Başkanvekili Yüksel YALOVA

KÂTİP ÜYELER : Melda BAYER (Ankara), Kemal ALBAYRAK (Kırıkkale)

BAŞKAN - Türkiye Büyük Millet Meclisinin 36 ncı Birleşiminin Dördüncü Oturumunu açıyorum.

Görüşmelere kaldığımız yerden devam ediyoruz.

IV. – KANUN TASARI VE TEKLİFLERİYLE KOMİSYONLARDAN

GELEN DİĞER İŞLER (Devam)

1. – 2002 Malî Yılı Genel ve Katma Bütçeli İdareler Bütçe Kanunu Tasarıları ile 2000 Malî Yılı Genel ve Katma Bütçeli İdareler ve Kuruluşlar Kesinhesap Kanunu Tasarıları (1/921; 1/922; 1/900, 3/900, 3/898, 3/899; 1/901, 3/901) (S.Sayıları: 754, 755, 773, 774) (Devam)

B) MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI (Devam)

1. – Millî Eğitim Bakanlığı  2002 Malî  Yılı Bütçesi

2. – Millî Eğitim Bakanlığı  2000 Malî Yılı Kesinhesabı

I. – YÜKSEK ÖĞRETİM KURULU (Devam)

1. – Yüksek Öğretim Kurulu 2002 Malî  Yılı Bütçesi

2. – Yüksek Öğretim Kurulu 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

II. – ÜNİVERSİTELER (Devam)

1. – Ankara Üniversitesi

a) Ankara Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Ankara Üniversitesi  2000 Malî Yılı Kesinhesabı

2. – Orta Doğu Teknik Üniversitesi

a) Orta Doğu Teknik Üniversitesi  2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Orta Doğu Teknik Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

3. – Hacettepe Üniversitesi

a) Hacettepe Üniversitesi  2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Hacettepe Üniversitesi  2000 Malî Yılı Kesinhesabı

4. – Gazi Üniversitesi

a) Gazi Üniversitesi  2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Gazi Üniversitesi  2000 Malî Yılı Kesinhesabı

5. – İstanbul Üniversitesi

a) İstanbul Üniversitesi  2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) İstanbul Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

6. – İstanbul Teknik Üniversitesi

a) İstanbul Teknik Üniversitesi  2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) İstanbul Teknik Üniversitesi  2000 Malî Yılı Kesinhesabı

7. – Boğaziçi Üniversitesi

a) Boğaziçi Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Boğaziçi Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

8. – Marmara Üniversitesi

a) Marmara Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Marmara  Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

9. – Yıldız Teknik Üniversitesi

a) Yıldız Teknik Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Yıldız Teknik Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

10. – Mimar Sinan Üniversitesi

a) Mimar Sinan Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Mimar Sinan  Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

11. – Ege Üniversitesi

a) Ege  Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Ege Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

12. – Dokuz Eylül Üniversitesi

a) Dokuz Eylül Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Dokuz Eylül Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

13. – Trakya  Üniversitesi

a) Trakya Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Trakya Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

14. – Uludağ Üniversitesi

a) Uludağ Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Uludağ Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

15. – Anadolu Üniversitesi

a) Anadolu Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Anadolu Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

16. – Selçuk Üniversitesi

a) Selçuk Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Selçuk Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

17. – Akdeniz Üniversitesi

a) Akdeniz Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Akdeniz Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

18. – Erciyes Üniversitesi

a) Erciyes Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Erciyes Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

19. – Cumhuriyet Üniversitesi

a) Cumhuriyet Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Cumhuriyet Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

20. – Çukurova Üniversitesi

a) Çukurova Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Çukurova Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

21. – 19 Mayıs Üniversitesi

a) 19 Mayıs Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) 19 Mayıs Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

22. – Karadeniz Teknik Üniversitesi

a) Karadeniz Teknik Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Karadeniz Teknik Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

23. – Atatürk Üniversitesi

a) Atatürk Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Atatürk Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

24. – İnönü Üniversitesi

a) İnönü Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) İnönü Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

25. – Fırat Üniversitesi

a) Fırat Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Fırat Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

26. – Dicle Üniversitesi

a) Dicle Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Dicle Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

27. – Yüzüncü Yıl Üniversitesi

a) Yüzüncü Yıl Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Yüzüncü Yıl Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

28. – Gaziantep Üniversitesi

a) Gaziantep Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Gaziantep Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

29. – İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü

a) İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

30. – Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü

a) Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

31. – Harran Üniversitesi

a) Harran Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Harran Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

32. – Süleyman Demirel Üniversitesi

a) Süleyman Demirel Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Süleyman Demirel Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

33. – Adnan Menderes Üniversitesi

a) Adnan Menderes Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Adnan Menderes Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

34. – Zonguldak Karaelmas Üniversitesi

a) Zonguldak Karaelmas Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Zonguldak Karaelmas Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

35. – Mersin Üniversitesi

a) Mersin Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Mersin Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

36. – Pamukkale Üniversitesi

a) Pamukkale Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Pamukkale Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

37. – Balıkesir Üniversitesi

a) Balıkesir Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Balıkesir Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

38. – Kocaeli Üniversitesi

a) Kocaeli Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Kocaeli Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

39. – Sakarya Üniversitesi

a) Sakarya Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Sakarya Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

40. – Celâl Bayar Üniversitesi

a) Celâl Bayar Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Celâl Bayar Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

41. – Abant İzzet Baysal Üniversitesi

a) Abant İzzet Baysal Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Abant İzzet Baysal Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

42. – Mustafa Kemal Üniversitesi

a) Mustafa Kemal Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Mustafa Kemal Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

43. – Afyon Kocatepe Üniversitesi

a) Afyon Kocatepe Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Afyon Kocatepe Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

44. – Kafkas Üniversitesi

a) Kafkas Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Kafkas Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

45. – Çanakkale 18 Mart Üniversitesi

a) Çanakkale 18 Mart Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Çanakkale 18 Mart Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

46. – Niğde Üniversitesi

a) Niğde Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Niğde Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

47. – Dumlupınar Üniversitesi

a) Dumlupınar Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Dumlupınar Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

48. – Gazi Osmanpaşa Üniversitesi

a) Gazi Osmanpaşa Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Gazi Osmanpaşa Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

49. – Muğla Üniversitesi

a) Muğla Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Muğla Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

50. – Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi

a) Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

51. – Kırıkkale Üniversitesi

a) Kırıkkale Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Kırıkkale Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

52. – Osman Gazi Üniversitesi

a) Osman Gazi Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Osman Gazi Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

53. – Galatasaray Üniversitesi

a) Galatasaray Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Galatasaray Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

BAŞKAN- Komisyon ve hükümet yerinde.

Millî Eğitim Bakanlığının 2002 malî yılı bütçesinin bölümlerinin oylamasında karar yetersayısı istenilmişti.

101 inci bölümü tekrar okutup oylarınıza sunacağım ve karar yetersayısını arayacağım.

B) MİLLÎ EĞİTİM  BAKANLIĞI

1. – Millî Eğitim Bakanlığı 2002 Malî Yılı Bütçesi

A - C E T V E L İ

Program

 

 

  Kodu                     

          A ç ı k l a m a                                                   

  L i r a 

101

Genel Yönetim ve Destek Hizmetleri

682 968 500 000 000

 

 

 

BAŞKAN - Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir; karar yetersayısı vardır.

 

 

Şimdi, 111 inci bölümü okutuyorum:

 

 

111

Okul Öncesi ve İlköğretim Hizmetlerinin

 

 

Gerçekleştirilmesi ve Geliştirilmesi Hizmetleri

3 945 135 500 000 000

BAŞKAN - Değerli milletvekilleri, bu bölümü oylamadan önce yine arkadaşlarımızın imzalarıyla bir yoklama yapılması talebi vardır.

III. – Y O K L A M A

BAŞKAN - Evet, yoklama talebinde bulunan arkadaşlarımızın isimlerini okuyacağım ve arayacağım:

Bülent Arınç?.. Burada.

Hüseyin Çelik?.. Burada.

Mehmet Ali Şahin?.. Burada.

Ertuğrul Yalçınbayır?.. Burada.

Nurettin Aktaş?.. Burada.

Mehmet Elkatmış?.. Burada.

Ali Coşkun?.. Burada.

Mehmet Çiçek?.. Burada.

Musa Uzunkaya?.. Burada.

Zeki Ergezen?.. Burada.

Sadık Yakut?.. Burada.

Nurettin Aydın?.. Burada.

Sabahattin Yıldız?.. Burada.

İsmail Özgün?.. Burada.

Ergün Dağcıoğlu?.. Burada.

Ramazan Toprak?.. Burada.

Faruk Çelik?.. Burada.

Özkan Öksüz?.. Burada.

Osman Pepe?.. Burada.

İrfan Gündüz?.. Burada.

3 dakika yeter mi arkadaşlar?

HÜSEYİN ÇELİK (Van) - 3 dakika verin.

MEHMET EMREHAN HALICI (Konya) - 5 dakika verin.

AYDIN TÜMEN (Ankara) - 5 dakika verin.

BAŞKAN - Yoklamayı elektronik cihazla yapacağız.

Yoklama için 5 dakikalık süre vereceğim.

Sisteme giremeyen üyelerimiz, yoklama pusulasıyla, Genel Kurul salonunda hazır bulunduklarını Başkanlığa bildirebilirler.

Yoklama işlemini başlatıyorum.

(Otomatik cihazla yoklama yapıldı)

BAŞKAN - Muhterem milletvekilleri toplantı yetersayısı vardır; görüşmelere kaldığımız yerden devam ediyoruz.

IV. – KANUN TASARI VE TEKLİFLERİYLE KOMİSYONLARDAN

GELEN DİĞER İŞLER (Devam)

1. – 2002 Malî Yılı Genel ve Katma Bütçeli İdareler Bütçe Kanunu Tasarıları ile 2000 Malî Yılı Genel ve Katma Bütçeli İdareler ve Kuruluşlar Kesinhesap Kanunu Tasarıları (1/921; 1/922; 1/900, 3/900, 3/898, 3/899; 1/901, 3/901) (S.Sayıları: 754, 755, 773, 774) (Devam)

B) MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI (Devam)

1. – Millî Eğitim Bakanlığı  2002 Malî  Yılı Bütçesi

2. – Millî Eğitim Bakanlığı  2000 Malî Yılı Kesinhesabı

I. – YÜKSEK ÖĞRETİM KURULU (Devam)

1. – Yüksek Öğretim Kurulu 2002 Malî  Yılı Bütçesi

2. – Yüksek Öğretim Kurulu 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

II. – ÜNİVERSİTELER (Devam)

1. – Ankara Üniversitesi

a) Ankara Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Ankara Üniversitesi  2000 Malî Yılı Kesinhesabı

2. – Orta Doğu Teknik Üniversitesi

a) Orta Doğu Teknik Üniversitesi  2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Orta Doğu Teknik Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

3. – Hacettepe Üniversitesi

a) Hacettepe Üniversitesi  2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Hacettepe Üniversitesi  2000 Malî Yılı Kesinhesabı

4. – Gazi Üniversitesi

a) Gazi Üniversitesi  2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Gazi Üniversitesi  2000 Malî Yılı Kesinhesabı

5. – İstanbul Üniversitesi

a) İstanbul Üniversitesi  2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) İstanbul Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

6. – İstanbul Teknik Üniversitesi

a) İstanbul Teknik Üniversitesi  2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) İstanbul Teknik Üniversitesi  2000 Malî Yılı Kesinhesabı

7. – Boğaziçi Üniversitesi

a) Boğaziçi Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Boğaziçi Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

8. – Marmara Üniversitesi

a) Marmara Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Marmara  Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

9. – Yıldız Teknik Üniversitesi

a) Yıldız Teknik Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Yıldız Teknik Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

10. – Mimar Sinan Üniversitesi

a) Mimar Sinan Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Mimar Sinan  Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

11. – Ege Üniversitesi

a) Ege  Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Ege Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

12. – Dokuz Eylül Üniversitesi

a) Dokuz Eylül Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Dokuz Eylül Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

13. – Trakya  Üniversitesi

a) Trakya Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Trakya Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

14. – Uludağ Üniversitesi

a) Uludağ Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Uludağ Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

15. – Anadolu Üniversitesi

a) Anadolu Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Anadolu Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

16. – Selçuk Üniversitesi

a) Selçuk Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Selçuk Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

17. – Akdeniz Üniversitesi

a) Akdeniz Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Akdeniz Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

18. – Erciyes Üniversitesi

a) Erciyes Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Erciyes Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

19. – Cumhuriyet Üniversitesi

a) Cumhuriyet Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Cumhuriyet Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

20. – Çukurova Üniversitesi

a) Çukurova Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Çukurova Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

21. – 19 Mayıs Üniversitesi

a) 19 Mayıs Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) 19 Mayıs Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

22. – Karadeniz Teknik Üniversitesi

a) Karadeniz Teknik Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Karadeniz Teknik Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

23. – Atatürk Üniversitesi

a) Atatürk Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Atatürk Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

24. – İnönü Üniversitesi

a) İnönü Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) İnönü Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

25. – Fırat Üniversitesi

a) Fırat Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Fırat Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

26. – Dicle Üniversitesi

a) Dicle Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Dicle Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

27. – Yüzüncü Yıl Üniversitesi

a) Yüzüncü Yıl Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Yüzüncü Yıl Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

28. – Gaziantep Üniversitesi

a) Gaziantep Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Gaziantep Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

29. – İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü

a) İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

30. – Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü

a) Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

31. – Harran Üniversitesi

a) Harran Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Harran Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

32. – Süleyman Demirel Üniversitesi

a) Süleyman Demirel Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Süleyman Demirel Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

33. – Adnan Menderes Üniversitesi

a) Adnan Menderes Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Adnan Menderes Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

34. – Zonguldak Karaelmas Üniversitesi

a) Zonguldak Karaelmas Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Zonguldak Karaelmas Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

35. – Mersin Üniversitesi

a) Mersin Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Mersin Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

36. – Pamukkale Üniversitesi

a) Pamukkale Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Pamukkale Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

37. – Balıkesir Üniversitesi

a) Balıkesir Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Balıkesir Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

38. – Kocaeli Üniversitesi

a) Kocaeli Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Kocaeli Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

39. – Sakarya Üniversitesi

a) Sakarya Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Sakarya Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

40. – Celâl Bayar Üniversitesi

a) Celâl Bayar Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Celâl Bayar Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

41. – Abant İzzet Baysal Üniversitesi

a) Abant İzzet Baysal Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Abant İzzet Baysal Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

42. – Mustafa Kemal Üniversitesi

a) Mustafa Kemal Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Mustafa Kemal Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

43. – Afyon Kocatepe Üniversitesi

a) Afyon Kocatepe Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Afyon Kocatepe Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

44. – Kafkas Üniversitesi

a) Kafkas Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Kafkas Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

45. – Çanakkale 18 Mart Üniversitesi

a) Çanakkale 18 Mart Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Çanakkale 18 Mart Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

46. – Niğde Üniversitesi

a) Niğde Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Niğde Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

47. – Dumlupınar Üniversitesi

a) Dumlupınar Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Dumlupınar Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

48. – Gazi Osmanpaşa Üniversitesi

a) Gazi Osmanpaşa Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Gazi Osmanpaşa Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

49. – Muğla Üniversitesi

a) Muğla Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Muğla Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

50. – Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi

a) Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

51. – Kırıkkale Üniversitesi

a) Kırıkkale Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Kırıkkale Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

52. – Osman Gazi Üniversitesi

a) Osman Gazi Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Osman Gazi Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

53. – Galatasaray Üniversitesi

a) Galatasaray Üniversitesi 2002 Malî  Yılı Bütçesi

b) Galatasaray Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

BAŞKAN - Şimdi, 111 inci bölümü tekrar okutup, oylarınıza sunacağım:

B) MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI (Devam)

1. – Millî Eğitim Bakanlığı 2002 Malî Yılı Bütçesi

 

111  Okul Öncesi ve İlköğretim Hizmetlerinin Gerçekleştirilmesi ve

        Geliştirilmesi Hizmetleri    3 945 135 500 000 000

BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

112 nci bölümü okutuyorum:

 

112  Genel, Meslekî ve Teknik Ortaöğretimin Gerçekleştirilmesi ve

        Geliştirilmesi Hizmetleri    1 821 626 000 000 000

 

Değerli arkadaşlarım, oylamadan önce, bu bölümle ilgili önerge var; onunla ilgili işlem yapacağız.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşmekte olduğumuz 2002 Malî Yılı Bütçe Kanun Tasarısında aşağıdaki cetvelde gösterildiği üzere, Maliye Bakanlığı bütçesinin belirtilen kaleminden 1 katrilyon Türk Lirasının Millî Eğitim Bakanlığı bütçesinin işaret edilen kalemine aktarılmasını arz ve teklif ederiz.

 

Mehmet Batuk

Veysel Candan

Yaşar Canbay

 

Kocaeli

Konya

Malatya

 

M. Niyazi Yanmaz

Musa Demirci

Ahmet Sünnetçioğlu

 

Şanlıurfa

Sivas

Bursa

 

Eklenen Kuruluş : Millî Eğitim Bakanlığı

Program

Alt program

Ödenek Türü

Faaliyet Proje

Harcama Kalemi

Önerilen Miktar

 

 

112

02

2

001

700

1 Katrilyon

 

 

 

TOPLAM : 1 Katrilyon

 

 

 

Düşülen Kuruluş : Maliye Bakanlığı

 

 

 

 

 

 

Program

Alt program

Ödenek Türü

Faaliyet Proje

Harcama Kalemi

Önerilen Miktar

 

 

950

06

3

534

900

1 Katrilyon

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

TOPLAM : 1 Katrilyon

 

 

 

Gerekçe :

Eğitim, bir milletin geleceği demektir. Gelişmiş ülkeler sahip olduğu bilgi ve teknoloji ile bu konumlarına ulaşmışlardır. Milletimizin de kalkınması ve ilerlemesi, ancak eğitime yapacağı yatırımla mümkün olacaktır. Önergemizle son yıllarda Millî Eğitim Bakanlığının bütçe içinden aldığı paydaki azalmayı önlemek istiyoruz.

Böylece, Bakanlık bütçe imkânlarıyla bir türlü gerçekleştirilemediği, acil ihtiyaç duyulan okul ve derslik inşaatlarının yapılabilmesi, mevcut okulların bakım ve onarımları mümkün olacaktır.

Bakanlık bu sayede amaçladığı çağdaş imkânlarla donatılmış okul ve dersliklere kavuşacaktır. Ayrıca, hiç de pedagojik olmayan kalabalık sınıflarda eğitim yapılması zorunluluğu ortadan kalkacaktır.

BAŞKAN - Komisyon katılıyor mu efendim?..

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANI METİN ŞAHİN (Antalya) - Sayın Başkanım, arkadaşlarımızın önergesinde, alınması gereken ödenek tertibi, ihracatta Katma Değer Vergisinin reddi ve iadelerine aittir. Böyle bir değişiklik, çok önem verdiğimiz ihracata büyük zarar verecektir. Bu bakımdan, katılmıyoruz.

BAŞKAN - Evet, Komisyon katılmıyor.

Hükümet?..

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI METİN BOSTANCIOĞLU (Sinop) - Sayın Başkan, bütçe dengeleri ülkenin kıt imkânlarıyla oluşturulmuştur. Bana düşen görev, bu kıt imkânlarla bu bütçeyi en iyi şekilde ülkenin yararına kullanmaktır. O bakımdan, ben de, bu kıt imkânlarla bu bütçeyi ülkenin yararına en iyi şekilde kullanacağıma inanıyorum; katılmıyoruz.

MUSTAFA NİYAZİ YANMAZ (Şanlıurfa) - Fazla para göz çıkarmaz Sayın Bakan!

BAŞKAN - Komisyonun ve Hükümetin katılmadığı önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmemiştir.

MEHMET BATUK (Kocaeli) - Sayın Başkan, önergemizi açıklama imkânı verin.

BAŞKAN - 112 nci bölümü oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

MEHMET ERGÜN DAĞCIOĞLU (Tokat) - Sayın Başkan, gerekçelerini anlatmak için konuşmak istiyorlar.

BAŞKAN - Değerli milletvekilleri, karşılıklı konuşulunca, doğrusu, takip etmekte güçlük çekiyorum.

ALİ COŞKUN (İstanbul) - Sayın Başkan, nezaketen de olsa, kabul etmeyenlere de bir baksanız!..

BAŞKAN - Nezaketimizden kuşkunuz olmasın Sayın Coşkun, önce size bakıyoruz burada.

Şimdi 113 üncü programı okutuyorum:

113

Çıraklık ve Yaygın Eğitim Hizmetleri

193 537 000 000 000

BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

 

 

114

Yükseköğretim, Yurtdışı Eğitim Öğretim ve Dış İlişkiler Hizmetleri

60 660 500 000 000

BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

 

 

115

Okuliçi Beden Eğitimi, Spor ve İzcilik Hizmetleri

5 684 500 000 000

BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

 

 

888

4306 Sayılı Kanun Gereğince Elde Edilen Gelirlerle

 

 

Yürütülen İlköğretim Hizmetleri

677 900 000 000 000

BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

 

 

900

Hizmet Programlarına Dağıtılamayan Transferler

20 306 000 000 000

BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

 

 

999

Dış Proje Kredileri

53 173 000 000 000

BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

 

 

 

                                                                                                                                         

 

 

                                                   T O P L A M

7 460 991 000 000 000

 

BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Millî Eğitim Bakanlığı 2002 malî yılı bütçesinin bölümleri kabul edilmiştir.

Millî Eğitim Bakanlığı 2000 malî yılı kesinhesabının bölümlerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

 

2. – Millî Eğitim Bakanlığı 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

BAŞKAN- (A) cetvelinin genel toplamını okutuyorum:

Millî Eğitim Bakanlığı 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

 

A  -  C E T V E L İ

                                

                                               

      L  i  r  a

- Genel Ödenek Toplamı

:

3 755 869 817 820 000

- Toplam Harcama

:

3 460 791 917 140 000

- İptal Edilen Ödenek

:

173 530 231 590 000

- Ödenek Dışı Harcama

:

53 897 823 580 000

- 1050 S.K.55 inci Mad.ve Özel

 

 

Kanunlar Ger.Ertesi Yıla

 

 

Devreden Ödenek

:

175 445 492 670 000

 

BAŞKAN - (A) cetvelini kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Millî Eğitim Bakanlığı 2000 malî yılı kesinhesabının bölümleri kabul edilmiştir.

Yüksek Öğretim Kurulu 2002 malî yılı bütçesinin bölümlerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

 

 

Bölümleri okutuyorum:

I.- YÜKSEK ÖĞRETİM KURULU (YÖK)

1.- Yüksek Öğretim Kurulu 2002 Malî Yılı Bütçesi

A - C E T V E L İ

Program

 

 

  Kodu                     

          A ç ı k l a m a                                                   

  L i r a 

111

Eğitim ve Öğretim Hizmetleri

7 842 300 000 000

BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

 

 

 

 

 

 

T O P L A M

7 842 300 000 000

BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

 

 

(B) cetvelini okutuyorum:

 

 

B - C E T V E L İ

 

 

Gelir

 

 

Türü        

A ç ı k l a m a                                                                           L i r a

 

2

Vergi Dışı Normal Gelirler

119 950 000 000

BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

 

 

3

Özel Gelirler, Hazine Yardımı ve Devlet Katkısı

7 722 350 000 000

BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

 

 

 

 

 

 

                                T O P L A M

7 842 300 000 000

 

BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Yüksek Öğretim Kurulu 2002 malî yılı bütçesinin bölümleri kabul edilmiştir.

Yüksek Öğretim Kurulu 2000 malî yılı kesinhesabının bölümlerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

2. – Yüksek Öğretim Kurulu 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

BAŞKAN - (A) cetvelinin genel toplamını okutuyorum:

Yüksek Öğretim Kurulu 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

 

A  -  C E T V E L İ

                                                                                                                                     L  i  r  a

- Genel Ödenek Toplamı

:

3 726 840 700 000

- Toplam Harcama

:

2 776 289 000 000

- İptal Edilen Ödenek

:

950 551 700 000

 

 

 

BAŞKAN- (A) cetvelini kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

 

 

(B) cetvelinin genel toplamını okutuyorum:

 

 

B  -  C E T V E L İ

 

 

                                

                                               

      L  i  r  a

- Bütçe tahmini

:

3 979 200 000 000

- Yılı tahsilatı

:

2 761 698 560 000

 

BAŞKAN- (B) cetvelini kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Yüksek Öğretim Kurulu 2000 malî yılı kesinhesabının bölümleri  kabul edilmiştir.

Ankara Üniversitesi 2002 malî yılı bütçesinin bölümlerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Bölümleri okutuyorum:

II. – ÜNİVERSİTELER

1. –Ankara Üniversitesi

a) Ankara Üniversitesi 2002 Malî Yılı Bütçesi

 

A - C E T V E L İ

Program

  Kodu                                       A ç ı k l a m a                                                                L i r a 

101

Genel Yönetim ve Destek Hizmetleri

50 194 000 000 000

BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

 

 

111

Eğitim ve Öğretim Hizmetleri

88 952 000 000 000

BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

 

 

 

 

 

 

            T O P L A M

139 146 000 000 000

 

 

 

BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

 

 

(B) cetvelini okutuyorum :

 

 

 

 

 

B - C E T V E L İ

 

 

Gelir

 

 

Türü        

A ç ı k l a m a                                                                           L i r a

 

1

Vergi Gelirleri

1 000 000

BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

 

 

2

Vergi Dışı Normal Gelirler

364 989 000 000

BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

 

 

3

Özel Gelirler, Hazine Yardımı ve Devlet Katkısı

138 781 010 000 000

BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

 

 

 

                                                                                                                

 

 

T O P L A M

139 146 000 000 000

 

BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Ankara Üniversitesi 2002 malî yılı bütçesinin bölümleri kabul edilmiştir.

Ankara Üniversitesi 2000 malî yılı kesinhesabının bölümlerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

b) Ankara Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

BAŞKAN - (A) cetvelinin genel toplamını okutuyorum:

Ankara Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

 

A  -  CETVELİ

                                

                                               

      L  i  r  a

- Genel Ödenek Toplamı

:

72 939 847 190 000

- Toplam Harcama

:

71 317 066 040 000

- İptal Edilen Ödenek

:

1 572 724 610 000

- 1050 S.K.55 inci Mad.ve Özel

 

 

Kanunlar Ger.Ertesi Yıla

 

 

Devreden Ödenek

:

50 056 540 000

 

 

 

BAŞKAN- (A) cetvelini kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

 

 

(B) cetvelinin genel toplamını okutuyorum:

 

 

 

 

 

B  -  CETVELİ

 

 

                                

                                               

      L  i  r  a

- Bütçe tahmini

:

58 116 300 000 000

- Yılı Tahsilatı

:

72 361 118 420 000

 

BAŞKAN- (B) cetvelini kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Ankara Üniversitesi 2000 malî yılı kesinhesabının bölümleri kabul edilmiştir.

Orta Doğu Teknik Üniversitesi 2002 malî yılı bütçesinin bölümlerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Bölümleri okutuyorum:

2. – Orta Doğu Teknik Üniversitesi

a) Orta Doğu Teknik Üniversitesi 2002 Malî Yılı Bütçesi

 

A - C E T V E L İ

Program

  Kodu                                       A ç ı k l a m a                                                                L i r a 

101

Genel Yönetim ve Destek Hizmetleri

43 416 500 000 000

BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

 

 

111

Eğitim ve Öğretim Hizmetleri

33 414 500 000 000

BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

 

 

999

Dış Proje Kredileri

3 000 000 000

BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler...Kabul edilmiştir.

 

 

 

                                                                                                                       

 

 

T O P L A M

76 834 000 000 000

 

 

 

BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

(B) cetvelini okutuyorum:          

B - C E T V E L İ

Gelir

Türü         A ç ı k l a m a                                                                           L i r a

1

Vergi Gelirleri

1 000 000

BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

 

 

2

Vergi  Dışı Normal Gelirler

469 997 000 000

BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

 

 

3

Özel Gelirler, Hazine Yardımı ve Devlet Katkısı

76 364 002 000 000

BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

 

 

 

                                                                                                               

 

 

T O P L A M

76 834 000 000 000

 

BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Orta Doğu Teknik Üniversitesi 2002 malî yılı bütçesinin bölümleri kabul edilmiştir.

Orta Doğu Teknik Üniversitesi 2000 malî yılı kesinhesabının bölümlerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

b) Orta Doğu Teknik Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

BAŞKAN - (A) cetvelinin genel toplamını okutuyorum:

Orta Doğu Teknik Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

A  -  CETVELİ

                                                                                                                                     L  i  r  a

- Genel Ödenek Toplamı

:

41 512 820 910 000

- Toplam Harcama

:

40 098 686 740 000

- İptal Edilen Ödenek

:

1 288 618 520 000

- 1050 S.K.55 inci Mad.ve Özel

 

 

  Kanunlar Ger.Ertesi Yıla

 

 

  Devreden Ödenek

:

22 670 320 000

- 1050 S.K.83 üncü Mad.ve

 

 

  Dış Proje Kredilerinden Ertesi

 

 

  Yıla Devreden

:

148 185 970 000

 

BAŞKAN- (A) cetvelini kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

(B) cetvelinin genel toplamını okutuyorum:

 

B  -  C E T V E L İ

                                                                                                                                     L  i  r  a

- Bütçe tahmini

:

33 894 700 000 000

- Yılı tahsilatı

:

41 218 729 940 000

BAŞKAN- (B) cetvelini kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Orta Doğu Teknik Üniversitesi 2000 malî yılı kesinhesabının bölümleri  kabul edilmiştir.

Hacettepe Üniversitesi 2002 malî yılı bütçesinin bölümlerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Bölümleri okutuyorum:

3. – Hacettepe Üniversitesi

a) Hacettepe Üniversitesi 2002 Malî Yılı Bütçesi

A - C E T V E L İ

Program

  Kodu                                       A ç ı k l a m a                                                                L i r a 

101

Genel Yönetim ve Destek Hizmetleri

59 632 850 000 000

BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

 

 

111

Eğitim ve Öğretim Hizmetleri

69 584 500 000 000

BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

 

 

999

Dış Proje Giderleri

20 000 000 000

BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

 

 

 

                                                                                                             

 

 

              T O P L A M

129 237 350 000 000

 

 

 

BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

(B) cetvelini okutuyorum:

B - C E T V E L İ

Gelir

Türü         A ç ı k l a m a                                                                           L i r a

1

Vergi Gelirleri

7 500 000 000

BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

 

 

2

Vergi Dışı Normal Gelirler

572 498 000 000

BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

 

 

3

Özel Gelirler, Hazine Yardımı ve Devlet Katkısı

128 657 352 000 000

BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

 

 

 

                                                                                                             

 

 

T O P L A M

129 237 350 000 000

 

BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Hacettepe Üniversitesi 2002 malî yılı bütçesinin bölümleri kabul edilmiştir.

Hacettepe Üniversitesi 2000 malî yılı kesinhesabının bölümlerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

b) Hacettepe Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

BAŞKAN - (A) cetvelinin genel toplamını okutuyorum:

Hacettepe Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

A  -  C E T V E L İ

                                                                                                                                     L  i  r  a

 - Genel Ödenek Toplamı

:

66 442 429 320 000

- Toplam Harcama

:

64 683 589 020 000

- İptal Edilen Ödenek

:

1 671 161 180 000

- Ödenek Dışı Harcama

:

138 116 410 000

- 1050 S.K.55 inci Mad.ve Özel

 

 

  Kanunlar Ger.Ertesi Yıla

 

 

  Devreden Ödenek

:

225 795 530 000

- 1050 S.K.83 üncü Mad.ve

 

 

  Dış Proje Kredilerinden Ertesi

 

 

  Yıla Devreden

:

303 652 580 000

BAŞKAN- (A) cetvelini kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

(B) cetvelinin genel toplamını okutuyorum:

 

B  -  C E T V E L İ

                                                                                                                                     L  i  r  a

- Bütçe tahmini

:

59 455 000 000 000

- Yılı tahsilatı

:

68 052 695 420 000

 

 

 

BAŞKAN- (B) cetvelini kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Hacettepe Üniversitesi 2000 malî yılı kesinhesabının bölümleri kabul edilmiştir.

Gazi Üniversitesi 2002 malî yılı bütçesinin bölümlerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Bölümleri okutuyorum:

4. – Gazi Üniversitesi

a) Gazi Üniversitesi 2002 Malî Yılı Bütçesi

A - C E T V E L İ

Program

  Kodu                                        A ç ı k l a m a                                                                L i r a 

101

Genel Yönetim ve Destek Hizmetleri

40 050 000 000 000

BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

 

 

111

Eğitim ve Öğretim Hizmetleri

74 473 100 000 000

BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

 

 

999

Dış Proje Kredileri

78 000 000 000

BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

 

 

 

                                                                                                             

 

 

                   T O P L A M

114 601 100 000 000

 

BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

(B) cetvelini okutuyorum:

B - C E T V E L İ

Gelir

Türü         A ç ı k l a m a                                                                           L i r a

1

Vergi Gelirleri

10 000 000

BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

 

 

2

Vergi  Dışı Normal Gelirler

398 988 000 000

BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

 

 

3

Özel Gelirler, Hazine Yardımı ve Devlet Katkısı

114 202 102 000 000

BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

 

 

 

                                                                                                             

 

 

T O P L A M

114 601 100 000 000

BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

 

 

Gazi Üniversitesi 2002 malî yılı bütçesinin bölümleri kabul edilmiştir.

Gazi Üniversitesi 2000 malî yılı kesinhesabının bölümlerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

b) Gazi Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

BAŞKAN - (A) cetvelinin genel toplamını okutuyorum:

Gazi Üniversitesi 2000 Malî Yılı Kesinhesabı

A  -  C E T V E L İ

                                                                                                                                     L  i  r  a

 Genel Ödenek Toplamı

:

54 397 066 890 000

 

- Toplam Harcama

:

52 473 243 480 000

 

- İptal Edilen Ödenek

:

1 294 459 500 000

 

- Ödenek Dışı Harcama

:

50 005 220 000

 

- 1050 S.K.55 inci Mad.ve Özel

 

 

 

  Kanunlar Ger.Ertesi Yıla

 

 

 

  Devreden Ödenek

:

679 369 130 000

 

 

BAŞKAN- (A) cetvelini kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

(B) cetvelinin genel toplamını okutuyorum:

B  -  C E T V E L İ

                                                                                                                                     L  i  r  a

 Bütçe tahmini

:

42 876 000 000 000

- Yılı tahsilatı

:

52 428 048 320 000

 

 

 

BAŞKAN- (B) cetvelini kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Gazi Üniversitesi 2000 malî yılı kesinhesabının bölümleri kabul edilmiştir.

İstanbul Üniversitesinin 2002 malî yılı bütçesinin bölümlerine geçilmesini oylarınıza sunacağım...

III. – YOKLAMA

BAŞKAN - Bu konuda oylama yapılırken, yoklama talebi vardır.

Yoklama talep eden milletvekillerinin burada olup olmadıklarını tespit edeceğim.

Hüseyin Çelik? Burada.

Ergün Dağcıoğlu? Burada.

Özkan Öksüz? Burada.

Ali Sezal? Burada.

İlyas Arslan? Burada.

Sebahattin Yıldız? Burada.

Ahmet Aydın? Burada.

İsmail Özgün? Burada.

Ali Coşkun? Burada.

Tevhit Karakaya? Burada.

Necati Çetinkaya? Burada.

Osman Aslan? Burada.

Hüseyin Kansu?

Hüseyin  Kansu?.. Burada.

Nurettin Aktaş?..Burada.

Musa Uzunkaya?.. Burada.

Mehmet Çiçek?.. Burada.

Mahfuz Güler?.. Burada.

Dengir Mir Mehmet Fırat?.. Burada.

Mahmut Göksu?.. Burada.

Abdullah Veli Seyda?.. Burada.

Yoklama için 5 dakikalık süre veriyorum.

Elektronik sisteme giremeyen arkadaşlarımız, lütfen, pusulalarını Divana göndersinler.

Yoklama İşlemini başlatıyorum.

(Elektronik cihazla yoklama yapıldı)

BAŞKAN - Toplantı yetersayısı yoktur.

Sayın grup başkanvekilleri ne kadar süre ara vermemizi düşünüyorlarsa...

YAŞAR DEDELEK (Eskişehir) -.20 dakika verebilir miyiz?

HÜSEYİN ÇELİK (Van) - 15 dakika iyi.

BAŞKAN - 15 dakika...

YAŞAR DEDELEK (Eskişehir) - 19.35'te toplanalım.

BAŞKAN - 19.30 mu?

YAŞAR DEDELEK (Eskişehir) - 19.35...

ABDULLAH GÜL (Kayseri) - Sayın Başkan, 15 dakika yeterli.

HÜSEYİN ÇELİK (Van) - 15 dakika yeterli...

AYDIN TÜMEN (Ankara) - 19.30 olsun Sayın Başkan.

BAŞKAN - 19.40'ta yeniden toplanmak üzere, birleşime ara veriyorum.

 

Kapanma Saati : 19.15
BEŞİNCİ OTURUM

Açılma Saati : 19.40

BAŞKAN : Başkanvekili Yüksel YALOVA

KÂTİP ÜYELER :  Kemal ALBAYRAK (Kırıkkale), Melda BAYER (Ankara),

BAŞKAN - Türkiye Büyük Millet Meclisin