Yazılı ve Sözlü Sorular Araştırma Komisyonları Soruşturma Komisyonları
                                                                      Son Tutanak Tutanak Sorgu Tutanak Metinleri Gizli Oturum Tutanakları
                                                                                                                                            Uluslararası Komisyonlar Dostluk Grupları
                                                                                      Genel Sekreterlik Mevzuat Telefon Rehberi Etik Komisyon Duyurular

DÖNEM : 20 CİLT : 68 YASAMA YILI : 4

 

T. B. M. M.

TUTANAK DERGİSİ

30 uncu Birleşim

9 . 12 . 1998 Çarşamba

 

 

İ Ç İ N D E K İ L E R

  I. – GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

II. – GELEN KÂĞITLAR

III. – YOKLAMALAR

IV. – SORULAR VE CEVAPLAR

A) YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI

1. – İstanbul Milletvekili Bülent Akarcalı’nın;

- Cep telefonu pillerinin çevreye verdiği zararın önlenmesine,

Erzincan Milletvekili Mustafa Kul’un;

- Dilek-Güroluk Hidroelektrik Santral Projesi için ÇED raporu hazırlanıp hazırlanmadığına,

İlişkin soruları ve Çevre Bakanı İmren Aykut’un yazılı cevabı (7/6460, 6472)

2. – Balıkesir Milletvekili İ. Önder Kırlı’nın, Tariş’e pamuk alımları için sağlanan kaynak miktarına ve pamuk üreticilerinin borçlarının ertelenmesine ilişkin Başbakandan sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Yalım Erez’in yazılı cevabı (7/6514)

3. – Amasya Milletvekili Ahmet İyimaya’nın, TBMM komisyonlarında gruplara düşen üyeliklerin hesaplanmasına ilişkin sorusu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Hikmet Çetin’in yazılı cevabı (7/6518)

4. – Ağrı Milletvekili Celal Esin’in, Ağrı-Patnos’a bağlı bazı köylerin belde yapılmasıyla ilgili bir çalışma yapılıp yapılmadığına ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Kutlu Aktaş’ın yazılı cevabı (7/6541)

5. – Şanlıurfa Milletvekili Abdulkadir Öncel’in, işadamı Nesim Malki cinayetini soruşturanların başka bir yere sürüldükleri iddiasına ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Kutlu Aktaş’ın yazılı cevabı (7/6544)

6. – Ağrı Milletvekili M. Sıddık Altay’ın, Ağrı merkeze ve ilçelerine bağlı bazı köylerin belde yapılması için bir çalışma olup olmadığına ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Kutlu Aktaş’ın yazılı cevabı (7/6547)

I. – GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

TBMM Genel Kurulu saat 15.00'te açılarak iki oturum yaptı.

Elektronik cihazla yapılan yoklamalar sonucunda Genel Kurulda toplantı yetersayısı bulunmadığı anlaşıldığından, 9 Aralık 1998 Çarşamba günü saat 15.00'te toplanmak üzere, birleşime 15.37'de son verildi.

Hasan KORKMAZCAN

Başkanvekili

Ahmet DERİN Haluk YILDIZ

Kütahya Kastamonu

Kâtip Üye Kâtip Üye

 

 

 

No. : 38

II. – GELEN KAĞITLAR

9 . 12 . 1998 ÇARŞAMBA

Tasarı

1. – Türk Kanunu Medenisinin Bir Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı (1/858) (Adalet Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 7.12.1998)

Yazılı Soru Önergeleri

1. – Muğla Milletvekili Zeki Çakıroğlu’nun, Dikili’deki tahsisli ağaç kesimi uygulamasına ilişkin Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/6608) (Başkanlığa geliş tarihi: 7.12.1998)

2. – Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş’in, Ankara Büyükşehir Belediyesi ile Vakıflar Bankasının ortak olarak kurdukları bir şirketin kara para akladığı iddiasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6609) (Başkanlığa geliş tarihi: 7.12.1998)

3. – Ağrı Milletvekili M.Sıddık Altay’ın, Ağrı Havaalanı pistinin uzatılması projesinin 1999 yılı programına alınıp alınmayacağına ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/6610) (Başkanlığa geliş tarihi: 7.12.1998)

4. – Ağrı Milletvekili M.Sıddık Altay’ın, THY uçuş filosunda bulunan uçaklardan birine “Ağrı” adının verilip verilmeyeceğine ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/6611) (Başkanlığa geliş tarihi: 7.12.1998)

5. – Adana Milletvekili Tuncay Karaytuğ’un, Türkiye Halk Bankasının siyasî otoritenin talimatları doğrultusunda kredi verdiği iddiasına ilişkin Devlet Bakanından (H. Hüsamettin Özkan) yazılı soru önergesi (7/6612) (Başkanlığa geliş tarihi: 7.12.1998)

6. – Adana Milletvekili Tuncay Karaytuğ’un, Türkiye Halk Bankasının açtığı personel sınavının iptal edilmesinin nedenine ilişkin Devlet Bakanından (H. Hüsamettin Özkan) yazılı soru önergesi (7/6613) (Başkanlığa geliş tarihi: 7.12.1998)

BİRİNCİ OTURUM

Açılma Saati : 15.00

9 Aralık 1998 Çarşamba

BAŞKAN : Başkanvekili Hasan KORKMAZCAN

KÂTİP ÜYELER : Ahmet DERİN (Kütahya), Haluk YILDIZ (Kastamonu)

BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 30 uncu Birleşimini açıyorum.

III. – YOKLAMA

BAŞKAN – Elektronik sistemle yoklama yapılacaktır.

Yoklama için 5 dakika süre vereceğim. Sayın milletvekillerinin, bu süre içerisinde elektronik düğmelere basarak, salonda bulunduklarını bildirmelerini rica ediyorum.

Sayın milletvekilleri, yoklama işlemi başlamıştır.

(Elektronik cihazla yoklama yapıldı)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, toplantı yetersayısı bulunamamıştır. 15.30'da tekrar toplanmak üzere, birleşime ara veriyorum.

Kapanma Saati : 15.07

İKİNCİ OTURUM

Açılma Saati : 15.30

BAŞKAN : Başkanvekili Hasan KORKMAZCAN

KÂTİP ÜYELER : Ahmet DERİN (Kütahya), Haluk YILDIZ (Kastamonu)

BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 30 uncu Birleşiminin İkinci Oturumunu açıyorum.

III. – YOKLAMA

BAŞKAN – Birinci oturumda toplantı yetersayısı bulunamamıştı. Çalışmalarımıza yoklamayla başlayacağız.

Yoklama için 5 dakika süre vereceğim. Sayın milletvekillerinin, bu süre içerisinde elektronik düğmelere basarak salonda bulunduklarını belirtmelerini rica ediyorum.

Sayın milletvekilleri, yoklama işlemi başlamıştır.

(Elektronik cihazla yoklama yapıldı)

BAŞKAN – Toplantı yetersayısı bu yoklamada da maalesef bulunamamıştır.

Özelleştirme uygulamalarıyla ilgili Meclis araştırması komisyonunun 743 sıra sayılı raporu üzerindeki genel görüşmeyi yapmak ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Mustafa Cumhur Ersümer, Başbakan Mesut Yılmaz ve Devlet eski Bakanı Ufuk Söylemez haklarındaki Meclis soruşturması önergeleri ile kanun tasarı ve tekliflerini görüşmek için, 10 Aralık 1998 Perşembe günü saat 15.00'te toplanmak üzere, birleşimi kapatıyorum.

Kapanma Saati : 15.37

 

 

IV. – SORULAR VE CEVAPLAR

A) YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI

1. – İstanbul Milletvekili Bülent Akarcalı’nın;

- Cep telefonu pillerinin çevreye verdiği zararın önlenmesine,

Erzincan Milletvekili Mustafa Kul’un;

- Dilek-Güroluk Hidroelektrik Santral Projesi için ÇED raporu hazırlanıp hazırlanmadığına,

İlişkin soruları ve Çevre Bakanı İmren Aykut’un yazılı cevabı (7/6460, 6472)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Çevre Bakanı Sayın İmren Aykut tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Bülent Akarcalı

İstanbul

Cep telefonlarının pilleri çevre açısından çok ciddî tehlike oluşturmaktadır. Ülkemizde yıllık pil tüketimi milyonları aşmıştır. Pillerin ortalama fiyatı 15 milyon TL.’dir.

1. Kullanılmış cep telefonu pillerinin doğayı tahrip etmeden toplanması için herhangi bir düzenleme var mıdır?

2. Cep telefonu ticaretinden her yıl yüzlerce trilyon TL. gelir sağlayan, cep telefonu satan şirketlerle bu sayede iş yapan Telsim ve Türkcell şirketlerine, kullanılmış cep telefonu pillerini toplamaları için ciddî bir düzenleme ve uygulamalara ciddî bir müeyyide düşünüyor musunuz?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Çevre Bakanı tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını saygılarımla arz ederim.

Mustafa Kul

Erzincan

Rize’nin Çamlıhemşin İlçesi Fırtına Vadisi dünyaca tanınan, az bulunur özellikte doğal zenginliklere sahip bir bölgedir. Bu vadide bulunan dere üzerinde yapılmaya başlanan hidroelektrik santrali ulusal enerji üretiminin yalnızca binde dördünü karşılayacakken, yöreye özgü olan ve başka hiçbir yerde bulunmayan (endemik) iki binden fazla bitki türüne, yalnızca Kanada ve Fırtına Vadisi’nde yaşayan Deniz Alası ve Dere Alası balıklarının yok olmasına, yörenin tarihî ve kültürel dokusuna çok büyük, hatta geri dönülmesi olanaksız zararlar verilebilecektir. Bu tür projelerde istenen Çevresel Etki Değerlendirme raporları (ÇED) ise her nedense doğanın ve kültürün tam anlamıyla gözetildiği ve korunduğu çalışmalar olamamaktadır ve yargı kararlarıyla reddedilmektedir.

1. Rize İli Çamlıhemşin İlçesinde yapılmak istenen Dilek-Güroluk Hidroelektrik Santrali için, santrali yapacak şirket tarafından hangi tarihlerde, kaç kez ÇED çalışması yaptırılmıştır ve ÇED raporları Bakanlığınız tarafından hangi kriterler baz alınarak değerlendirilmiştir?

2. Santralle ilgili hazırlanan son ÇED raporu, Bakanlığınız tarafından onaylanırken aynı şirketin bir ay önce hazırladığı rapor reddedilmiştir. Son raporda onaylanmayı gerektiren ne tür değişiklikler yapılmıştır ve konuyla ilgili kişilerin ve bilim kuruluşlarının görüşü alınmış mıdır?

3. ÇED raporları niçin bilimsel özerkliğe sahip kurullara değil de yatırımcının parası ve siparişiyle ticarî kuruluşlara hazırlattırılmaktadır?

4. ÇED çalışmaları yapan ticarî kuruluşların hazırladığı raporların güvenilir olup olmadığı konusunda Bakanlığınız tarafından inceleme yapılmakta mıdır?

5. Bakanlık olarak Fırtına Deresi’nin eko-sistemi konusunda yeterli veriye sahip misiniz ve bu bilgileri hangi yöntemlerle, nasıl elde ettiniz?

6. ÇED raporlarının hazırlanma süreleri eko-sistem verilerinin doğru bir şekilde saptanması konusunda yeterli midir?

7. Fırtına Deresi üzerinde yapılacak olan Dilek-Güroluk Santralinin muhtemel etkileri bilinmekte midir?

8. Santralin tünel kollarının inşaatı sırasında ortaya çıkacak hafriyatın ne şekilde depolanacağı ÇED raporunda belirtilmiş midir?

9. Santral bittiğinde Fırtına ve Hala Derelerinin suyunun ne kadarı dere yatağına bırakılacaktır?

10. Derelere bırakılacak su miktarı, bu derelerde yaşayan Deniz Alası ve Dere Alasının yaşaması için yeterli olacak mıdır?

11. Bu ÇED raporu hazırlanırken yöre halkının fikirleri alınmış mıdır?

T.C. Çevre Bakanlığı 4.12.1998 Çevresel Etki Değerlendirmesi ve Planlama Genel Müdürlüğü Sayı : B.19.0.ÇED.0.12.00.06/3426-10417

Konu : Soru Önergesi

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

İlgi : 16.11.1998 tarih ve KAN.KAR.MD. A.01.0.GNS.0.10.00.02-16094 sayılı yazınız.

İlgide kayıtlı yazıda; yazı ekinde yer alan yazılı soru önergelerinin TBMM İçtüzüğünün 99 uncu maddesine göre cevaplandırılması talep edilmektedir.

7/6460 ve 7/6472 esas no.lu soru önergelerine ilişkin Bakanlığımız cevabı, yazımız ekinde gönderilmektedir.

Bilgilerinize arz ederim.

Dr. İmren Aykut Çevre Bakanı

7/6460 Sayılı Soru Önergesine ilişkin;

1. Tehlikeli Atıkların Kontrolu Yönetmeliği 27.8.1995 tarih ve 22387 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Anılan Yönetmelikte pil üretiminden kaynaklanan atıklar ve bu ürünlerin kullanımlarından sonra ortaya çıkan atıklar içerdikleri civa, kadmiyum ve kurşun gibi maddeler nedeniyle tehlikeli atık olarak nitelendirilmektedir. Yönetmelikte bu tür atıklar, T-Y2302 (Çinko bileşikleri içeren atıklar/Kullanılmış bataryalar), T-Y2303 (Çinko bileşikleri içeren atıklar/civa çinko oksit bataryaları), T-Y2304 (Bazlı mangenez dioksit-çinko bataryaları ‘bazlı mangenez bataryaları’), T-Y2305 (Mangenez dioksit-çinko bataryaları ‘karbon-çinko bataryaları’), T-Y2604 (Kadmiyum, kadmiyum bileşikleri içeren atıklar/Nikel-kadmiyum şarj bataryaları), T-Y3103 (Kurşun, kurşun bileşikleri içeren atıklar/Kurşunlu şarj bataryaları), T-Y4601 (Evlerden toplanan tehlikeli atıklar/Kullanılmış piller ve diğer elektrikli eşyalar) şeklinde sınıflandırılmaktadır. Sözkonusu Yönetmelik doğrultusunda atık ücreticileri, atıklarını bu Yönetmelikte belirtilen esaslara uygun olarak kendi imkânları ile veya kurulmuş atık bertaraf tesisinde gerekli harcamaları karşılayarak veya belediyelerle ya da gerçek ve tüzelkişilerle kurulacak ortak atık bertaraf tesislerinde bertaraf etmek veya ittirmekle yükümlüdürler. Yasal bertaraf yöntemleri arasında, özel işlemli arazi depolaması, metal veya metal bileşiklerinin ıslahı/yeniden işlenmesi ve fiziksel/kimyasal arıtım yer almaktadır.

Ülkemizde kullanılan piller, ağırlıklı olarak ithal edilmektedir. Bu nedenle öncelikle Bakanlığımızca tehlikeli pillerin ithalatının yasaklanmasına ilişkin yasal düzenleme AB direktifleri esas alınarak yapılmaktadır. Bunu müteakip, pillerin evsel atık özelliği taşımayanların evsel atıklardan ayrı olarak toplanmaları ve bertarafları amacıyla bu ürünlerin AB direktiflerinde öngörülen şekilde işaretlenmeleri ve özelliklerine uygun olarak ayrı toplanmaları ve bertaraflarını sağlayacak bir sistem teşkil edecektir.

2. Tehlikeli özellik taşımayan piller, evsel atıklarla birlikte belediyeye ait çöp alanlarında bertaraf edilecektir. Ancak, ayrı toplanması gereken, belirli miktarda ağır metal ihtiva eden pillerin, ilgili mevzuatta öngörülen yöntemlerle bertarafları gerekmektedir. Tehlikeli Atıkların Kontrolu Yönetmeliği gereğince, bu atıkların Bakanlığımızdan lisans almış tesislere gönderilmesi gerekmektedir. Aynı Yönetmelik doğrultusunda, pil üretici ve ithalatçıları atıklarının üretimlerinden sorumlu olup, bu doğrultuda biraraya gelerek uygun tesisleri kurup, atıklarının bertarafı amacıyla kullanacaklar, ya da Bakanlığımızdan lisans almış tesislerde bertaraf ettireceklerdir.

7/6472 Esas No.lu Soru Önergesine ilişkin;

1. Rize İli, Çamlıhemşin İlçesinde yapımı planlanan Dilek-Güroluk Hidroelektrik Santralına (HES) ait ÇED çalışmaları 1995 yılında başlanmış ve 1996 yılında tamamlanmıştır. Firma, projenin yer aldığı bölgenin hassas çevresel koşullarını ve projeye kredi verecek uluslararası kuruluşların (Dünya Bankası, Asya Kalkınma Bankası vs.) çevre dostu olmayan projelere destek vermeyeceğini de dikkate alarak ÇED çalışmasını İngiliz, Knight Piesold and Partners Consulting Inc. firması ve Parmaş Endüstriyel Araştırmalar ve Mühendislik A.Ş.’ne yaptırmıştır. ÇED Raporunun tamamlanmasını takiben geçen yaklaşık iki yıllık süre zarfında çevresel etkilerin en aza indirilmesi amacı ile projenin teknik tasarımında bazı değişikliklere gidilmiş ve bu değişikliklerin çevre etkilerinin değerlendirilmesi amacı ile firma 1998 yılı başlarında ek bir rapor hazırlatmıştır.

ÇED raporu ile hedeflenen amaç; önerilen projenin biyo-fiziksel ve sosyo-ekonomik çevre üzerindeki olası etkilerini tanımlamak ve değerlendirmektir. Bu sebeple, ÇED raporu çalışması aşağıdaki bölümleri içermektedir.

– Projenin Tanımı ve Amacı,

– Proje İçin Seçilen Yerin Konumu,

– Projenin Ekonomik ve Sosyal Boyutları,

– Projenin Etkileri ve Çözümleyici Önlemler,

– İşletme Faaliyetinin Sona Ermesi,

– Proje Alternatifleri,

Bu bölümler faaliyete ilişkin gönderilen formatta daha detaylı olarak açıklanmaktadır.

2. BME Firması, Mayıs 1996 tarihinde tamamladığı ÇED raporlarını Bakanlığımıza sunmuş ancak, Bakanlığımızın yaptığı ön incelemeler sonucunda bazı kurum ve kuruluşlara ait olumlu görüş yazılarının raporda yer almaması nenediyle raporlar iade edilmiştir. Görüşlerin tamamlanmasını müteakip, proje değişikliğinin çevresel etkilerini içeren ek raporlarının Mayıs 1996 tarihli ÇED raporları ile birlikte sunulmasını müteakip, ÇED İnceleme ve Değerlendirme süreci başlatılmıştır. ÇED İnceleme-Değerlendirme Komisyonu (İDK) müteaddit defalar toplanmış ancak, 7.2.1993 tarihli ÇED Yönetmeliği gereğince projenin faaliyete geçmesi halinde dereye bırakılacak su miktarının kesin olarak belirlenememesi, suyun azaldığı dönemlerde sucul ekosistemin (özellikle Deniz Alasının) nasıl etkileneceği ve neslini sürdürebilmesi için alınacak tedbirlerin belirlenememesi sebebiyle yeniden Revize ÇED raporunun hazırlanmasına karar verilmiştir.

3. 7.2.1993 tarih ve 21489 sayılı ÇED Yönetmeliğine tabi faaliyet ile ilgili ÇED raporunu aynı Yönetmeliğin geçici madde 3 “... planlanan faaliyetin konusu ile ilgili en az üç farklı meslek grubundan, en az lisans seviyesinde eğitim görmüş üç yıl ve üstü meslekî tecrübeye sahip kişilerin ÇED raporunun hazırlanmasında görev alması ve bu kişiler tarafından da imzalanması gereklidir.” hükmü gereğince, Parmaş A.Ş. adına Ortadoğu Teknik Üniversitesinden (ODTÜ) Prof. Dr. Coşkun Yurteri, Ege Üniversitesinden Prof. Dr. Yusuf Gemici, Çevre Yüksek Mühendisi Orhan Gündüz hazırlamışlardır. Mühendislik firmalarının dışında ÇED raporunu hazırlayan üniversiteler, vakıflar veya bilimsel kuruluşlar da bu tür çalışmaları istek üzerine ücret karşılığında yapmaktadırlar.

4. 7.2.1993 tarih ve 21489 sayılı ÇED Yönetmeliği ve değişik 23.6.1997 tarih ve 23028 sayılı ÇED yönetmeliklerinde, ÇED raporlarını incelemek üzere oluşturulan İnceleme ve Değerlendirme Komisyonunun teşkili açıkça belirtilmiş olup, Komisyonun ÇED raporunu inceleme ve değerlendirmesinde esas alacağı hususlar da açıklanmıştır. Buna göre Komisyon;

- Yapılan incelemelerin, hesaplamaların ve değerlendirmelerin yeterli veri, bilgi ve belgelere dayandırılıp dayandırılmadığına,

- ÇED raporu ve eklerinin yeterli ve uygun olup olmadığına,

- Faaliyetin çevreye olabilecek etkilerinin yeterince incelenip incelenmediğine,

- Çevreye olabilecek olumsuz etkilerin giderilmesi için gerekli önlemlerin alınıp alınmadığına,

- Yer ve teknoloji alternatiflerinin dikkate alınıp alınmadığına,

- ÇED raporlarında belirtilen tedbirler ve komisyonca öngörülen ilave tedbirlerle faaliyetin çevreye olabilecek olumsuz etkilerinin önlenip önlenemeyeceğine, dair inceleme ve değerlendirmelerde bulunur.

Komisyon bu ve benzeri konularda önemli aksaklık görmesi durumunda bunları faaliyet sahibinden ister. Komisyon üyeleri kendi kurumlarındaki bilgi ve belgeler ile ÇED raporundaki bilgi ve belgeleri karşılaştırarak gerektiğinde faaliyet sahibinden ek bilgi vermesini, araç-gereç temin etmesini, test, deney ve ölçüm yapmasını veya yaptırmasını isteyebilir.

5. Bakanlık olarak, ödenek yetersizliği ve altyapı eksikliği nedeni ile her bölgenin ekosistemini tanımlayacak veriler elimizde bulunmamaktadır. Ancak bu eksiğimizi tamamlayabilmek amacı ile faaliyetin konusu ile ilgili oldukları tespit edilen merkezî ve yerel kurum ve kuruluşların temsilcilerinden oluşturulan İnceleme-Değerlendirme Komisyonuna Bakanlıkça ihtiyaç duyulması halinde gerçek ve tüzelkişiler, üniversite, enstitü, araştırma ve ihtisas kuruluşları ve meslek odaları temsilcileri de üye olarak çağırılmaktadır. Nitekim Dilek-Güroluk HES faaliyeti ile ilgili olarak komisyon toplantılarına yöreye özgü çalışmaları olduğu bilinen Prof. Dr. Adil Güner ve Karadeniz Teknik Üniversitesinden Doç. Dr. Mehmet Tüfekçi de katılmışlardır. Ayrıca toplantıya kendi isteğiyle gayri resmi olarak Hacettepe Üniversitesinden Prof. Dr. Ali Demirsoy da katılmıştır. Yörenin ekosistemi konusunda elinde veriler bulunan Orman Bakanlığı da (Orman Genel Müdürlüğü ve Millî Parklar Av-Yaban Hayatı Genel Müdürlüğü) komisyon üyesi olarak toplantıda yer almıştır.

6. ÇED raporunun hazırlanmasına 1995 yılında başlanmış ve çalışmalar bittikten sonra Mayıs 1996 yılında ÇED raporu Bakanlığımıza sunulmuştur. Buradan da anlaşıldığı üzere bir yılı aşkın bir süre çalışma yapılmıştır. Ayrıca İDK üyeleri tarafından belirlenen eksikler konusunda yapılan çalışmalar da dikkate alındığında bu süre 1,5 yılı bulmaktadır.

Çevre olgusu Türkiye’de yeni yeni gelişen bir kavramdır. Türkiye’nin çevre envanteri konusunda resmî, özel, üniversite ve bilimsel kuruluşların literatüründe yeterli veri bulunmamaktadır. Bu tür çalışmaların yapılması veya yaptırılması büyük miktarlarda bütçe, kalifiye eleman, araç-gereç ve çok uzun süreler gerektirmektedir. Bakanlığımızın bu konuda detaylı çalışma yapabilmesi veya yaptırabilmesi için imkânları yeterli değildir.

Her faaliyet için hazırlanacak ÇED raporlarında sürenin uzun tutulmasını istemek gerçekçi bir yaklaşım olmayacağı gibi uzun yıllar ülkemizde hiçbir faaliyetin gerçekleştirilmemesine de sebep olacaktır. Sürdürülebilir kalkınma anlayışı ve elde olan imkânlar dahilinde ÇED raporlarının incelenmesi ve değerlendirilmesi Bakanlığımız tarafından büyük bir özveriyle ve en üst seviyede yapılmaktadır.

7. Fırtına Deresi üzerinde yapılacak Dilek-Güroluk HES’nin çevre üzerinde yaratacağı olası etkiler Komisyonca, inceleme ve değerlendirme süreci içerisinde belirlenmiş olup faaliyet sahibinden bu etkileri minimuma indirecek tedbirler almasını istemiştir.

Bakanlığımız, İnceleme-Değerlendirme Komisyonunun ÇED raporu hakkındaki değerlendirmelerini ve faaliyetin çevreye olabilecek olumsuz etkilerinin ilgili mevzuata ve/veya bilimsel esaslara göre kabul edilebilir olarak belirlenen düzeylerde olacağı kanaatine vararak ve sürdürülebilir kalkınma anlayışını da gözönünde bulundurarak Dilek-Güroluk HES faaliyetine ÇED olumlu belgesi vermiştir.

8. Santralın tünel kollarının inşaatı sırasında ortaya çıkacak harfiyatın nerelerde ve ne şekilde depolanacağı nihai ÇED raporlarında yer almaktadır.

9.10. Literatür çalışmalarını değerlendirerek, balığın yaşamını devam ettirebilmesi için Yıllık Ortalama Akımın (YOA) % 16’sı oranında su bırakacak olan firma, Deniz Alasının yumurtlama amaçlı göçüne imkân tanımak için Mayıs-Ağustos arasındaki nisbeten bol akışlı periyoda ek olarak Eylül-Kasım arasında da her ay belirli zamanlarda yüksek miktarlarda su bırakmayı taahhüt etmiştir. Balığın 12 saat gibi bir sürede 15 km. kadar mesafe kat edebileceği gerçeğinden hareketle haftada bir kez olmak üzere (ayda toplam 4 kez), 12 saat süre ile YOA’nın % 50’si mertebesinde bir akış, derivasyon yollarından mansaba bırakılacaktır. Bırakılacak olan bu kesikli telafi suyu, 12 saat sonunda aniden kesilmeyecek ve yavaş yavaş azaltılarak kesilecektir. Bu sayede balıkların aniden kesilen akımdan etkilenmesinin engellenmesi taahhüt edilmektedir.

Ayrıca ÇED olumlu belgesinde de “şartların değişmesi halinde dahi, balık göçü ve sucul yaşamın idamesi için gerekli su miktarının dere yatağına mutlaka bırakılması” şartı getirilmiştir.

11. ÇED raporu hazırlanırken yöre halkının fikirleri alınmış, bilimsel değer taşıyan görüşler İnceleme-Değerlendirme Komisyonu toplantılarında değerlendirilmiştir.

2. – Balıkesir Milletvekili İ. Önder Kırlı’nın, Tariş’e pamuk alımları için sağlanan kaynak miktarına ve pamuk üreticilerinin borçlarının ertelenmesine ilişkin Başbakandan sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Yalım Erez’in yazılı cevabı (7/6514)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Başbakan tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını diliyorum.

Saygılarımla.

10.11.1998

Önder Kırlı

Balıkesir

Balıkesir Marmara ve Körfez yöresinde doğal afetler yaşanması nedeniyle çiftçimizin büyük sıkıntılar içine düştüğü tartışmasızdır. Buna rağmen :

1. Tariş tarafından pamuk için, randımanına göre 180 000-220 000 TL. arasında fiyat verildiği halde, neden alım yapılmamaktadır? Tariş görevlilerinin adeta pamuk almamak için direnmek durumunda kalmasının sebebi, ileri sürüldüğü gibi, hükümetin yeterli kaynak aktarmaması mıdır?

2. Hükümetçe bu yıl pamuk alımı için, Tariş’e sağlanan kaynak miktarı nedir? Bunun ne kadarı Tariş’e aktarılmıştır? Ek kaynak aktarılması düşünülmekte midir?

3. Geçen yıllarda % 14 nem oranı ile alınan pamukta bu yıl bu oranın %12’ye düşürülmesinin nedenleri nedir? Böyle bir uygulama üreticinin pamuğunu almamak yolunda açık bir bahane yaratmak değil midir?

4. Diğer yandan, ince eleyip sık dokunarak bin nazla alınan fevkalade az miktardaki pamuğun kg. başına hemen ödenmesi gereken 100 000 TL.’sı niçin geciktirmektedir? Üreticinin geriye kalan alacağı ne zaman ödenecektir? Bu konuda neden bir tarih verilmemektedir?

5. Hükümetin bu vurdum duymazlığı, üreticinin pamuğunun değerini piyasada 100 000-120 000 TL.’ya kadar düşmesine ve ağır mağduriyetine neden olmaktadır. Pamuk üreticimizi tüccarın insafına bırakarak Hükümetiniz bu kıyıma seyirci mi kalacaktır?

6. Ülkemize, Pakistan, Kazakistan ve Yunanistan’dan pamuk ithalatı yapıldığı iddiaları doğru mudur? Pamukta uyguladığınız politikalar bu iddiaya haklılık kazandıracak nitelikte değil midir? Yeterli üretim varken ve tam alım mevsiminde, ithalatın açık tutulması piyasada pamuk fiyatlarını etkileyerek üreticinin malını yok pahasına elden çıkarma sonucu üreticimizin uğradığı büyük mağduriyet ülke ekonomisine darbe değil midir?

7. Yaşanan afet nedeniyle, Bayındırlık ve İskân Bakanınca, afet bölgesi ilan edildiği TBMM’deki konuşmasında da vurgulanan ancak gereği yerine getirilmeyen bu yörelerimizde, hükümetinizin uygulana gelen politikaları sonucu perişan duruma düşen pamuk ve diğer üreticilerin Tarım-Kredi ve Ziraat Bankası borçlarının ertelenmesi düşünülmekte midir?

T.C. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı 4.12.1998 Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği Sayı : B 14.0.BHİ.01-514

Konu : Yazılı soru önergesi

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

İlgi : Başbakanlık Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürlüğünün 23.11.1998 tarih ve 6595 sayılı yazısı.

Balıkesir Milletvekili İ. Önder Kırlı’nın, Sayın Başbakana tevcih ettiği ancak Sayın Başbakanın da kendileri adına tarafımdan cevaplandırılmasını istediği (7/6514) esas no.lu yazılı soru önergesiyle ilgili cevabımız ekte takdim edilmiştir.

Bilgilerinizi ve gereğini arz ederim.

Yalım Erez Sanayi ve Ticaret Bakanı

Balıkesir Milletvekili İ. Önder Kırlı’nın yazılı sorularına ilişkin cevaplarımız :

Cevap 1, 2, 4 : Tüm Birliklerin ve bu arada Tariş’in kendi nam ve hesabına alım yaptığı, Devlet desteklemesinin sözkonusu olmadığı bilinmektedir. Tariş, maddî imkânları ölçüsünde 1998/1999 döneminde toplam 150 000 ton civarında pamuk alımı yapmayı hedeflemiş; ancak, pamuk ürününün iç ve dış piyasa fiyatlarında üreticilerin aleyhine gözlemlenen olumsuzluklar karşısında hem kendi malî imkânlarını, hem de Devletin kredi olanaklarını (DFİF ve Ziraat Bankası kredilerini) zorlayarak hedeflerinin üzerinde alım yapmaktadır. 27.11.1998 tarihi itibariyle üreticilerden 41.357 milyar TL. değerinde 211 415 ton alım yapmış ve karşılığında üreticilere toplam 37 621.6 milyar TL. ödemiştir. Ödenen tutarın alım bedeline oranı % 91’e tekabül etmektedir. Birlik alımları da halen devam etmekte olup, kredi imkânları ölçüsünde üreticilere olan borçlar hızla ödenmektedir. Pamuk alımı için bugüne kadar Tariş’e 25 079 milyar TL. kredi sağlanmıştır.

Ayrıca 1999 malî yılı bütçesine prim ödemesi için 70 trilyon TL. ödenek tahsisi öngörülmüş olup, kg. başına 10 centlik prim tutarının ödeme günündeki dolar kuru karşılığı üreticilere ödenecektir.

Cevap 3 : Geçen ürün dönemlerinde olduğu gibi 1998/99 ürün döneminde de Tariş tarafından kütlü pamuklarda nem oranı, mevcut Pamuk İşleri Alım ve Ekspertiz Yönetmeliği doğrultusunda % 8,5 ile % 10 oranında uygulanmaktadır. Uygulamada yıllar itibariyle farklılık bulunmamaktadır.

Gerek % 14, gerekse % 12 nem içeren kütlü pamuklarda belli bir zaman sonra fermantasyon oluşmakta ve ekonomik kayba uğramaktadır.

Cevap 5 : Dünyada yaşanan kriz tüm hammaddelerde olduğu gibi pamuk ürününde de büyük boyutlara varan fiyat düşüşlerine yol açmıştır. 1998 yılı ürün alım sezonunun başlangıcında Ege pamuğunun dünya fiyatı 171 Cent/Kg-lif iken bugün (27.11.1998 itibariyle) 155 Cent/Kg-lif’e düşmüştür. Aynı şekilde Çukurova pamuğunun dünya fiyatı 140 Cent/Kg-lif’den 119 Cent/Kg-lif’e, GAP pamuğu dünya fiyatı ise 148 Cent/Kg-lif’den 123 Cent/Kg-lif’e düşmüştür.

Mevcut gelişmeler karşısında üreticilerin mağdur olmaması bakımından Bakanlar Kurulu Kararı ile pamuk ihracatında alınan 35 Cent/Kg DFİF kesintisi 13.9.1998 tarihinden geçerli olmak üzere kaldırılarak ihracatın serbest bırakılması sağlanmış, ithalata % 5,2 oranında gümrük vergisi konulmuştur.

Öte yandan Birlikler (Tariş, Antbirlik ve Çukobirlik) eliyle yüksek miktarda (433 832 ton) alım yapılarak ürün değerinin düşmesi önlenmeye çalışılmıştır.

Cevap 6 : Ülkemiz pamuk üretimi ihtiyaca göre yetersiz kaldığından yıllık 350 000 ton civarında lif pamuk ithalatı yapılmaktadır. Buna rağmen, öncelikle Ülkemizde üretilen pamuğun değerlendirilmesi sağlayabilmek amacıyla pamuk ithalatına gümrük vergisi konulmuştur. % 5.2 oranındaki gümrük vergisi, ithalatçının CİF masrafları da dikkate alındığında ithalatı cazip olmaktan büyük ölçüde çıkarmıştır.

Cevap 7 : Bakanlığımızın tabiî afetten zarar gören çiftçiler konusunda görev ve yetkisi bulunmamaktadır.

3. – Amasya Milletvekili Ahmet İyimaya’nın, TBMM komisyonlarında gruplara düşen üyeliklerin hesaplanmasına ilişkin sorusu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Hikmet Çetin’in yazılı cevabı (7/6518)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki soruların, değerli Başkanımız Hikmet Çetin tarafından yazılı olarak cevaplandırılması talep olunur. 11.11.1998

Saygılarımla.

Ahmet İyimaya Amasya

1. TBMM komisyonlarındaki gruplara yansıyan üyelerin hesabında kurulan orantıda kullanılan büyük sayı (bölünen rakkam), grupların toplam sayısı mıdır yoksa parlamento üyelerinin toplamından oluşan sayı mıdır?

2. Komisyonların Meclisin alt-organları olmaları ve ona bağımlı olarak çalışmaları karşısında (An.Mad. 94/1,95), yansıma hesabında kullanılan büyük sayının Meclisin toplam üye sayısı olması gerekmez mi? Anayasanın 75, 67/I, 68/II hükümlerinin teleolojik ve kurumsal yorumu aynı sonucu zorunlu kılmaz mı?

3. İçtüzüğün 21 ve 11 hükümlerinin yukarıdaki prensipler çerçevesinde değerlendirilmesi ve hele hesaplama konusunda çok açık/özel hüküm niteliğini taşıyan içtüzüğün 2/2 kuralının uygulanması gözardı edilebilir mi? (Bilindiği gibi içtüzüğün 2/2 hükmü “Ancak, bu iç tüzükte öngörülen seçimler için, siyasî parti gruplarının ve siyasî parti grubu mensubu olmayanların yüzde oranlarının hesaplanmasında üye tam sayısından açık milletvekillerinin çıkarılması suretiyle bulunan sayı esastır” yöntemini emretmektedir.)

4. Bu konuda, kuruluşundan bu yana genel kurulda bir usul tartışması yapılmış mıdır? Meclisimiz aynı konuda bilim adamlarından bu görüş almış mıdır? Varsa sözügeçen verilerden birer örneğin bana ulaştırılması mümkün müdür?

5. Anayasanın ve sistemin ruhuna aykırı olduğunu ileri sürdüğümüz Meclis uygulaması konusunda içtüzüğün 63 üncü maddesi çerçevesinde, doğrudan bir usul tartışması açmayı düşünüyor musunuz?

T.C. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı 9.12.1998 Genel Sekreterliği Kanunlar ve Kararlar Dairesi Başkanlığı Sayı : KAN.KAR.MD.A.01.0.GNS.0.10.00.02- 7/6518-16029/36888

Sayın Ahmet İyimaya

Amasya Milletvekili

İlgi : 11.11.1998 tarihli yazılı soru önergeniz.

TBMM komisyonlarında gruplara düşen üyeliklerin hesaplanmasına ilişkin ilgi önergenizde yer alan sorular aşağıda cevaplandırılmıştır.

Bilgilerinizi rica ederim.

Saygılarımla.

Hikmet Çetin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı

Cevap 1. İçtüzük gereğince sadece siyasî parti gruplarının temsil edildiği komisyonlar için yapılan üyelik dağılımı hesabında siyasî parti gruplarının toplam sayısı esas alınmaktadır.

Ancak, Anayasanın 162 nci maddesi uyarınca Plan ve Bütçe Komisyonunda, 3346 ve 3686 numaralı kanunlar uyarınca da sırasıyla Kamu İktisadî Teşebbüsleri ve İnsan Haklarını İnceleme komisyonlarında siyasî parti grubu mensubu olmayanların (yani bağımsızların) da temsili öngörüldüğünden, bu üç komisyon için yapılan üyelik dağılımı hesabında, siyasî parti gruplarının ve siyasî parti grubu mensubu olmayanların toplam sayısı esas alınmaktadır.

Cevap 2. Siyasî parti gruplarının komisyonlarda temsili içtüzüğün 21 inci maddesinde düzenlenmiş, madde; içtüzüğün 11 inci maddesine atıfta bulunularak, komisyonlarda siyasî parti gruplarına düşecek üye sayılarının tespitinde de Başkanlık Divanının teşkilindeki oranların esas alınacağı belirtilmiştir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı

Genel Sekreterliği

Kanunlar ve Kararlar Dairesi Başkanlığı

Başkanlık Divanının oluşumu, Anayasanın 94 üncü ve içtüzüğün 11 inci maddeleri ile düzenlenmiştir. Anayasanın 94 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Başkanlık Divanı, Meclisteki siyasî parti gruplarının üye sayısı oranında Divana katılmalarını sağlayacak şekilde kurulur.” hükmü ile temel bir ilke belirlenmiştir. İçtüzüğün 11 inci maddesinin birinci fıkrasında ise daha ayrıntılı bir düzenlemeye gidilerek “TBMM Başkanı, siyasi parti gruplarının parti grupları toplam sayısı içindeki yüzde oranlarını ve bu oranlara göre her siyasî parti grubuna düşen Başkanlık Divanındaki görev yeri sayısını tespit eder ve Danışma Kuruluna bildirir.” hükmüne yer verilmiştir.

İçtüzüğün 21 ve 11 inci maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, bağımsızların temsil edilmediği komisyonlar için yapılan üyelik dağılımı hesabında sadece siyasî parti gruplarının toplam sayısının esas alınacağı açıktır.

Cevap 3. İçtüzüğün 2 nci maddesinin birinci fıkrasında üye tamsayısının beşyüzelli olduğu ve TBMM üyeliklerinde boşalma olması halinde üye tamsayısının değişmeyeceği belirtilmiş, ikinci fıkrasında ise “Ancak, bu içtüzükte öngörülen seçimler için, siyasî parti gruplarının ve siyasi parti grubu mensubu olmayanların yüzde oranlarının hesaplanmasında, üye tamsayısından açık milletvekilliklerinin çıkarılması suretiyle bulunan sayı esastır.” hükmüne yer verilmiştir. Bu hükümle, siyasî parti gruplarının ve siyasî parti grubu mensubu olmayanların birlikte temsil edildiği komisyonlar için yapılacak üyelik dağılımı hesaplarında üye tamsayısının değil, üye tamsayısından açık üyeliklerin çıkarılması suretiyle bulunan sayının (yani, siyasî parti grupları ile siyasî parti grubu mensubu olmayanların toplam sayısının) esas alınması öngörülmektedir. Mevcut uygulamalar da bu hükme uygundur.

Cevap 4. Başkanlık Divanında ve komisyonlarda siyasî parti grupları ile siyasî parti grubu mensubu olmayanların temsili konusunda TBMM’nin 15.7.1970 tarihli 18 inci Birleşiminde (Sayfa: 321-342), Millet Meclisinin 20.11.1975 tarihli 10 uncu Birleşiminde (Sayfa: 143-156) usul tartışması açılmıştır. Ayrıca, Anayasa Mahkemesinin de konu hakkında E: 1973/43, K:1973/39, K.t.25.12.1973 AMKD 11 (Sayfa: 385-390) kararı mevcuttur.

Cevap 5. Siyasî parti gruplarının ve bağımsızların komisyonlarda temsili için yapılan üyelik dağılımı hesapları; Anayasanın, içtüzüğün ve ilgili kanunların yukarıda belirtilen açık ve amir hükümlerine uygun olarak yapıldığından ve bu hususta herhangi bir tereddüde mahal olmadığı düşünüldüğünden konu hakkında içtüzüğün 63 üncü maddesine göre bir usul tartışması açılmasına gerek görülmemektedir.

4. – Ağrı Milletvekili Celal Esin’in, Ağrı-Patnos’a bağlı bazı köylerin belde yapılmasıyla ilgili bir çalışma yapılıp yapılmadığına ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Kutlu Aktaş’ın yazılı cevabı (7/6541)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı Sayın Kutlu Aktaş tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Saygılarımla.

Celal Esin

Ağrı

Sorular :

Patnos, Ağrı İlimizin nüfus yoğunluğu itibariyle büyük ve tarihi geleneği en derin olan ilçelerinden biridir. Ağrı İlimizin genelinde olduğu gibi Patnos İlçemizde de devlet hizmetlerinden halk yeteri kadar yararlanamamaktadır. Patnos İlçesi; dağınık coğrafî yapısı ve jeopolitik konumu itibariyle de devlet hizmetlerinden daha geniş ölçekte yararlandırılması zorunlu olan bir yerleşim merkezimizdir. İlçemizin köyleri gerek sayı, gerekse nüfus olarak diğer ilçelerimize nazaran daha kalabalıktır. Bu gerekçeler gözönüne alındığında, Patnos’un bazı köylerinin belde yapılarak belediye örgütü kurulması, devlet hizmetlerinin daha yaygınlaşmasında ve halkın acil ihtiyaçlarının daha çabuk sağlanmasında büyük kolaylık sağlayacaktır.

Bu gerekçeler dikkate alınarak Ağrı İli, Patnos İlçesine bağlı; Akdilek, Andaçlı, Çavuşköy, Suluca, Yukarıgöçmez, Bozoğlak, Değirmendüzü, Doğansu, Özdemir, Ergeçli, Kazanbey ve Zirekli köylerinin belde yapılması düşünülmekte midir? Bakanlığınızın bu konuda herhangi bir girişimi olacak mıdır?

T.C. İçişleri Bakanlığı 9.12.1998 Mahallî İdareler Genel Müdürlüğü Sayı : B.05.0.MAH.0.65.00.002/80969

Konu : Yazılı Soru Önergesi

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

İlgi : TBMM Başkanlığının 25.11.1998 tarih ve KAN.KAR.MD.A.01.0.GNS.0.10.00.02-16281-7/6541-16137/37131 sayılı yazısı.

İlgi yazı ekinde alınan ve tarafımdan cevaplandırılması istenilen; Ağrı Milletvekili Celal Esin’in “Ağrı-Patnos’a bağlı bazı köylerin belediye yapılmasıyla ilgili bir çalışma yapılıp yapılmadığına ilişkin” yazılı soru önergesine cevap teşkil edecek bilgiler aşağıya çıkarılmıştır.

1580 sayılı Belediye Kanununun 7 nci maddesinde köy yerleşim birimlerinde; tek bir köyde, birkaç köy birleşerek, köylerle köy kısımları birleşerek, bir yerin il veya ilçe merkezi olması nedeniyle ve boş bir yerde yeni bir yerleştirme yapılmak suretiyle belediye teşkilâtı kurulabileceği hükme bağlanmıştır.

Yine aynı maddede, belediye teşkilâtı kurulacak olan yerin nüfusunun son genel nüfus sayımına göre 2 000’den fazla olması, ilgili seçim kurulunca halk oylaması yapılması, il genel meclisinin kararı gibi şartlar öngörülmüştür.

Ancak, bu şartları taşıyan yerlerde kendiliğinden belediye teşkilâtı kurulmamakta, köy ihtiyar meclisinin veya seçmenlerin yarısından fazlasının yazılı olarak en büyük mülkî amire başvurması ya da il valisinin resen o yerin belediye haline getirilmesine lüzum göstermesi gerekmektedir.

Yukarıda açıklanan prosedüre uygun olarak oluşturulan ve Bakanlığıma intikal ettirilen belediye teşkilâtı kurulması yönündeki talep, nüfusu DİE Başkanlığından teyit ettirilerek görüş alınmak üzere Danıştay Başbakanlığına gönderilmekte, Danıştay görüşü olumsuz ise Bakanlığımca üçlü kararname hazırlanarak Başbakanlığa sunulmaktadır. Kararnamenin imzalanmasını müteakip karar hem Resmî Gazetede yayımlanmakta, hem de ilgili valiliğe gönderilerek yerinde ilan ettirilmesi sağlanmaktadır.

Ağrı Valiliğinden önergede bahse konu köylerle ilgili olarak Bakanlığıma intikal etmiş bir talep bulunmamakta olup, gönderildiği takdirde gereğinin yapılacağı muhakkaktır.

Bilgilerinize arz ederim.

Kutlu Aktaş İçişleri Bakanı

5. – Şanlıurfa Milletvekili Abdulkadir Öncel’in, işadamı Nesim Malki cinayetini soruşturanların başka bir yere sürüldükleri iddiasına ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Kutlu Aktaş’ın yazılı cevabı (7/6544)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın, İçişleri Bakanı Sayın Kutlu Aktaş tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Saygılarımla.

Abdülkadir Öncel Şanlıurfa

Kamuoyunda Malki cinayeti olarak bilinen, işadamı Nesim Malki’nin öldürülmesi sırasında aralarında Bursa Milletvekili Sayın Cavit Çağlar’ın da içlerinde olduğu bilinen birçok işadamının Malki’ye borçlu oldukları basında yer almıştır.

İşadamı Korkmaz Yiğit, 10 Kasım 1998 tarihli açıklamalarında cinayeti soruşturan Bursa İl Jandarma Komutanlığında görevli Yüzbaşı ile beraberindeki birkaç kişinin Hakkâri İli Çukurca İlçesine sürüldüğü iddiasında bulunmuştur.

Soru 1. Sözkonusu iddialar doğru mudur?

Soru 2. Halen Bursa Milletvekili Cavit Çağlar’ın ticari kuruluşlarında üst düzey görev yaptığı bilinen, o dönemin Jandarma Genel Komutanı Sayın Teoman Koman’ın sözkonusu sürgünde dahli olmuş mudur?

Soru 3. Bu aşamada örtbas etmek amacıyla yapılan sürgün operasyonunda varsa baskı yapanlar ve sorumlular hakkında soruşturma açmayı düşünüyor musunuz?

Soru 4. Ağır töhmet altında bırakılan Jandarma Teşkilâtımızın yapılacak ciddî bir soruşturma da, suçluların ortaya çıkması halinde suç ve cezanın şahsiliği prensibi de gözönüne alınarak, töhmetten kurtulacağına dair inancımızı paylaşır mısınız?

T.C. İçişleri Bakanlığı 7.12.1998 Jandarma Genel Komutanlığı Per. : 0111-1 98/Tyn.D.Sb.Tyn.Ş.Md.(323418)

Konu :Şanlıurfa Milletvekili Abülkadir Öncel’in yazılı soru önergesi

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

İlgi : TBMM Başkanlığı Genel Sekreterliğinin 25 Kasım 1998 gün ve KAN.KAR.MD. A.01.0.GNS.0.10.00.02-16281 sayılı yazısı.

1. Şanlıurfa Milletvekili Abdülkadir Öncel tarafından; işadamı Korkmaz Yiğit’in 10 Kasım 1998 tarihli açıklamalarında “Malki cinayetini soruşturan Bursa İl Jandarma Komutanlığında görevli yüzbaşı ile beraberindeki birkaç kişinin Hakkâri-Çukurca İlçesine sürüldükleri” iddiasının cevaplandırılması talebi ile TBMM Başkanlığına tevcih ettiği soru önergesi üzerine gerekli inceleme yapılmıştır.

2. Sözkonusu subayın, 1994-1996 yılları arasında İstanbul İstihbarat Tim Komutanı olarak görev yaptığı, 1996 yılı Ocak ayında 2 nci coğrafî bölge (şark) tebligatı almasını müteakip, hizmet sırasının gelmesi nedeniyle diğer sırası gelen tüm personel ile birlikte 1996 yılı genel atama döneminde Çukurca 4 üncü Jandarma Sınır Tabur Komutanlığı İstihbarat ve Harekât Subaylığına, Tabur Komutanlığı görevinin boşalması sebebiyle (1) ay sonra da bu birliğe Tabur Komutanı olarak atandırıldığı ve (2) yıl süre ile bu görevi yürüttüğü,

Astsubayın ise; 1994-1997 yılları arasında İstanbul Jandarma İstihbarat Tim Komutanlığı, 1997 yılından itibaren (1) yıl süreyle İstanbul Jandarma Bölge Komutanlığı emrinde görev yaptığı, 1998 yılı Ocak ayında 2 nci coğrafî bölge (şark) tebligatı almasını müteakip, hizmet sırasının gelmesi nedeniyle genel atamalarda Erzurum İl Jandarma Komutanlığı emrine atandırıldığı anlaşılmıştır.

3. Adı geçen subay ve astsubayın iddia edilen nedenle görevden alınmadığı, astsubayın ise Malki cinayetinden sonra (2) yıl daha İstanbul’da görev yaptığı, bu subay ve astsubaya ait atamaların Türk Silahlı Kuvvetlerine Mensup Subay ve Astsubayların Atanma ve Yer Değiştirmeleri Hakkındaki Yönetmeliğin ilgili maddelerine uygun şekilde yapıldığından sürgün edilmeleri iddiasının gerçeği yansıtmadığı anlaşılmıştır.

4. Türk Silahlı Kuvvetlerinin bir parçası olan Jandarma Genel Komutanlığı mensupları hakkındaki ortaya atılan her türlü iddia, herhangi bir talep beklenmeksizin derhal gerekli adlî ve idarî incelemelere tabi tutulmakta ve gereken hallerde de kamuoyu bilgilendirilmektedir.

Bilgilerine arz ederim.

Kutlu Aktaş İçişleri Bakanı

6. – Ağrı Milletvekili M. Sıddık Altay’ın, Ağrı merkeze ve ilçelerine bağlı bazı köylerin belde yapılması için bir çalışma olup olmadığına ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Kutlu Aktaş’ın yazılı cevabı (7/6547)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı Sayın Kutlu Aktaş tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Saygılarımla.

M. Sıddık Altay Ağrı

Sorular :

Ağrı İlimiz gelir seviyesi itibariyle Türkiye’nin en fakir yöreleri arasında yer almaktadır. Coğrafî yapısı itibariyle son derece zor şartlarla içiçedir. Bu ilimizde devlet kaynaklı yatırımlar da çok sınırlı bulunmaktadır. Fukaralığın ve buna bağlı olarak göçün yoğun bir şekilde yaşandığı bu sınır ilimiz jeopolitik konumu itibariyle devletin gözardı edemeyeceği büyük bir öneme sahiptir.

1. Yukarıda sıraladığım öncelik ve önemler de gözönüne alınarak ilimizde belde olmaya hak kazanmış bulunan Merkeze bağlı Aşkale, Yakınca, Cumaçay, ve Murat; Diyadin’e bağlı Dedebulak, Taşkesen ve Ulukent; Hamur’a bağlı Gümüşkuşak; Taşlıçay’a bağlı Aşağıdumanlı ve Kumluca; Tutak’a bağlı Dorukdibi, Aşağıköşkköy ve Oğlaksuyu; Doğubeyazıt’a bağlı Bardaklı, Çetenli, Çiftlik, Esnemez, Gürbulak, Karabulak, Telçeker ve Suluçam; Eleşkirt’e bağlı Goncalı, Toprakkale, Tahir ve Yayladüzü köylerinin çevrelerindeki köylerle birleştirilerek bu köyler merkez olmak üzere belde yapılması düşünülmekte midir?

2. Bu köylerin belde yapılması halinde, önümüzdeki yerel seçimlerden bu işlemlerin gerçekleştirilerek sözkonusu kasabalarda belediye seçimleri yapılması mümkün olacak mıdır?

  T.C. İçişleri Bakanlığı 9.12.1998 Mahallî İdareler Genel Müdürlüğü Sayı : B.05.0.MAH.0.65.00.002/80968

Konu : Yazılı soru önergesi

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

İlgi : TBMMBaşkanlığının 25.11.1998 tarih ve KAN.KAR.MD.A.01.0.GNS.0.10.00.02-16281-7/6547-16145/37139 sayılı yazısı.

İlgi yazı ekinde alınan ve tarafımdan cevaplandırılması istenilen; Ağrı Milletvekili M. Sıddık Altay’ın “Ağrı Merkez ve ilçelerine bağlı bazı köylerin belde yapılması için bir çalışma olup olmadığına ilişkin” yazılı soru önergesine cevap teşkil edecek bilgiler aşağıya çıkarılmıştır.

1580 sayılı Belediye Kanununun 7 nci maddesinde köy yerleşim birimlerinde; tek bir köyde, birkaç köy birleşerek, köylerle köy kısımları birleşerek, bir yerin il veya ilçe merkezi olması nedeniyle ve boş bir yerde yeni bir yerleştirme yapılmak suretiyle belediye teşkilâtı kurulabileceği hükme bağlanmıştır.

Yine aynı maddede, belediye teşkilâtı kurulacak olan yerin nüfusunun son genel nüfus sayımına göre 2 000’den fazla olması, ilgili seçim kurulunca halk oylaması yapılması, il genel meclisinin kararı gibi şartlar öngörülmüştür.

Ancak, bu şartları taşıyan yerlerde kendiliğinden belediye teşkilâtı kurulmamakta, köy ihtiyar meclisinin veya seçmenlerin yarısından fazlasının yazılı olarak en büyük mülkî amire başvurması ya da il valisinin resen o yerin belediye haline getirilmesine lüzum göstermesi gerekmektedir.

Yukarıda açıklanan prosedüre uygun olarak oluşturulan ve Bakanlığıma intikal ettirilen belediye teşkilâtı kurulması yönündeki talep, nüfusu DİE Başkanlığından teyit ettirilerek görüş alınmak üzere Danıştay Başkanlığına gönderilmekte, Danıştay görüşü olumsuz ise Bakanlığımca üçlü kararname hazırlanarak Başbakanlığa sunulmaktadır. Kararnamenin imzalanmasını müteakip karar hem Resmi Gazetede yayımlanmakta, hem de ilgili valiliğe gönderilerek yerinde ilan ettirilmesi sağlanmaktadır.

Ağrı Valiliğinden önergede bahse konu köylerle ilgili olarak Bakanlığıma intikal etmiş bir talep bulunmamakta olup, gönderildiği takdirde gereğinin yapılacağı muhakkaktır.

Bilgilerinize arz ederim.

Kutlu Aktaş İçişleri Bakanı

Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi internet Sitesi
© 2009 T.B.M.M.