DÖNEM : 20 CİLT : 55 YASAMA YILI : 3

 

T. B. M. M.

TUTANAK DERGİSİ

106 ıncı Birleşim

22 . 6 . 1998 Pazartesi

 

 

İ Ç İ N D E K İ L E R

  I. – GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

II. – GELEN KÂĞITLAR

III. – YOKLAMALAR

IV. – BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) TEZKERELER VE ÖNERGELER

1. – Fransa’ya gidecek olan Devlet Bakanı Refaiddin Şahin’e, dönüşüne kadar, Ulaştırma Bakanı Necdet Menzir’in vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1569)

2. – Mısır’a gidecek olan Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Cumhur Ersümer’e, dönüşüne kadar, Orman Bakanı Ersin Taranoğlu’nun vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1570)

3. – Polonya’ya gidecek olan Başbakan Yardımcısı ve Millî Savunma Bakanı İsmet Sezgin’e, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı Mehmet Batallı’nın vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1571)

4. – (9/19) esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonu Geçici Başkanlığının, Komisyonun başkan, başkanvekili, sözcü ve kâtip üye seçimini yaptığına ilişkin tezkeresi (3/1572)

5. – Amasya Milletvekili Ahmet İyimaya’nın (9/19) esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonu üyeliğinden çekildiğine ilşikin önergesi (4/358)

V. – KANUN TASARI VE TEKLİFLERİYLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER

1. – Kütahya Milletvekili Mustafa Kalemli, Anavatan Partisi Genel Başkanı Rize Milletvekili Mesut Yılmaz, Doğru Yol Partisi Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Tansu Çiller, Demokratik Sol Parti Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Bülent Ecevit, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Antalya Milletvekili Deniz Baykal ile 292 milletvekilinin; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 83 üncü Maddesinin Değiştirilmesine Dair Kanun Teklifi ve Anayasa Komisyonu raporu (2/676) (S. Sayısı : 232)

2. – Bayburt Milletvekili Ülkü Güney ve Ankara Milletvekili Yücel Seçkiner’in, 1076 Sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askerî Memurlar Kanunu ile 1111 Sayılı Askerlik Kanunlarında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve İçtüzüğün 37 nci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınma önergesi (2/669) (S. Sayısı : 338)

3. – Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu Tasarısı ile Antalya Milletvekili Deniz Baykal ve 39 arkadaşının, İstanbul Milletvekili Gürcan Dağdaş ve 6 arkadaşının, Trabzon Milletvekili Yusuf Bahadır ve 9 arkadaşının, İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş ve 7 arkadaşının Aynı Mahiyetteki Kanun Teklifleri ve İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş ve 2 arkadaşının İşçi ve Memur Emeklileri ile Bunların Dul ve Yetimlerinin Sendikalaşmasına İlişkin Kanun Teklifi ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ve Plan ve Bütçe komisyonları raporları (1/702, 2/224, 2/929, 2/1000, 2/1023, 2/1024) (S. Sayısı : 553)

4. – Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Dair Kanun Tasarısı ve Anayasa Komisyonu raporu (1/689) (S. Sayısı : 631)

5. – Vergi Usul Kanunu, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, Gelir Vergisi Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu, Katma Değer Vergisi Kanunu, Gider Vergileri Kanunu, Emlak Vergisi Kanunu, Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu, Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu, Damga Vergisi Kanunu, Harçlar Kanunu ve Belediye Gelirleri Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ile Konya Milletvekili Ahmet Alkan’ın, İstanbul Milletvekili Emin Kul’un, Kahramanmaraş Milletvekili Hasan Dikici ve 30 arkadaşının, Balıkesir Milletvekili İsmail Özgün’ün, İstanbul Milletvekili Mustafa Baş ve 30 arkadaşının, Trabzon Milletvekili Kemalettin Göktaş ve 33 arkadaşının, Konya Milletvekili Necmettin Erbakan ve 40 arkadaşının, Konya Milletvekili Necmettin Erbakan ve 30 arkadaşının, Kütahya Milletvekili Mehmet Korkmaz’ın, Balıkesir Milletvekili İsmail Özgün ve 40 arkadaşının, Konya Milletvekili Veysel Candan’ın, Balıkesir Milletvekili İ. Önder Kırlı’nın, Adana Milletvekili Arif Sezer’in, Ağrı Milletvekili M. Sıddık Altay’ın, Bayburt Milletvekili Suat Pamukçu’nun, İstanbul Milletvekili Cefi Kamhi’nin, Samsun Milletvekili Murat Karayalçın’ın, Bursa Milletvekili Turhan Tayan’ın, Erzurum Milletvekili İsmail Köse’nin, İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş ve 6 arkadaşının, Erzincan Milletvekili Naci Terzi’nin, Demokrat Türkiye Partisi Grup Başkanı Van Milletvekili Mahmut Yılbaş, Grup Başkanvekilleri İstanbul Milletvekili Metin Işık, Mardin Milletvekili Muzaffer Arıkan ve 6 arkadaşının, benzer mahiyetteki kanun teklifleri ve Plan ve Bütçe Komisyonu raporu (1/708, 2/72, 2/73, 2/75, 2/129, 2/154, 2/166, 2/182, 2/191, 2/194, 2/221, 2/270, 2/287, 2/293, 2/323, 2/369, 2/420, 2/459, 2/493, 2/884, 2/959, 2/960, 2/1015, 2/1019, 2/1070) (S. Sayısı : 626)

VI. – SORULAR VE CEVAPLAR

A) YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI

1. – Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, Köy Kanununda değişiklik yapılıp yapılmayacağına ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Murat Başesgioğlu’nun yazılı cevabı (7/5114)

2. – Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, 54 üncü ve 55 inci Hükmetler döneminde yapılan personel atamalarına ilişkin sorusu ve Turizm Bakanı İbrahim Gürdal’ın yazılı cevabı (7/5176)

3. – Batman Milletvekili Alaattin Sever Aydın’ın, Batman’a bağlı köylerin yol ve içmesuyu sorununa ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Mustafa Yılmaz’ın yazılı cevabı (7/5187)

4. – Karaman Milletvekili Abdullah Özbey’in;

- Karaman-Ermenek-Yukarıçağla köyünün beton sulama suyu kanallarına,

- Karaman-Ermenek-Yeşilköyün yollarına,

- Karaman-Ermenek-Yerbağ köyünün içmesuyu ve yol sorununa,

- Karaman-Ermenek-Ağaççatı köyünün içme ve sulama suyu ihtiyacına,

- Karaman-Ermenek-Yaylapazarı köyünün sulama suyu ve yol sorununa,

- Karaman-Ermenek-Yalındal köyünün sulama suyu havuzu ihtiyacına,

- Karaman-Ermenek-Görmeli köyünün sulama kanalı ve park ihtiyacına,

- Karaman-Ermenek-Eskice köyünün su ve yol sorununa,

- Karaman-Ermenek-Evsin köyünün yol ve sulama suyu ihtiyacına,

- Karaman-Ermenek-Elmayurdu köyünün bazı sorunlarına,

- Karaman-Ermenek-Gökçeseki köyünün bazı sorunlarına,

- Karaman-Ermenek-Kayaönü köyünün sulama suyu ve yol sorununa,

- Karaman-Ermenek-Katranlı köyünün içme ve sulama suyu ihtiyacına,

- Karaman-Ermenek-Gökçekent köyünün içme ve sulama suyu sorunlarına,

- Karaman-Ermenek-İkizçatı köyünün su kaynaklarına,

- Karaman-Başyayla-Bozyaka köyünde yeraltı suyu etüdü yapılması için bir çalışma olup olmadığına,

- Karaman-Ermenek-Pınarönü köyünün içmesuyu sorununa,

- Karaman-Ermenek-Sarıvadi köyünün içmesuyu sorununa,

- Karaman-Ermenek-Pamuklu köyünün içmesuyu sorununa,

- Karaman-Başyayla-Büyükkarapınar köyünün bazı sorunlarına,

- Karaman-Başyayla-Büyükkarapınar köyünün futbol ve voleybol sahası ihtiyacına,

İlişkin soruları ve Devlet Bakanı Mustafa Yılmaz’ın yazılı cevabı (7/5191, 5192, 5193, 5194, 5195, 5196, 5197, 5198, 5199, 5200, 5201, 5202, 5203, 5204, 5206, 5215, 5216, 5217, 5218, 5219, 5222)

5. – Karaman Milletvekili Abdullah Özbey’in;

- Karaman-Ermenek-Ardıçkaya ve Boyalık köylerinin yol güzargâhına,

- Karaman-Ermenek-Çamlıca köy yolunun ne zaman asfaltlanacağına,

- Karaman-Ermenek-Aşağı Çağlar köyünün bazı sorunlarına,

- Karaman-Ermenek-Tepebaşı ve Pamuklu köylerinin bazı sorunlarına

İlişkin soruları ve Devlet Bakanı Mustafa Yılmaz’ın yazılı cevabı (7/5261, 5262, 5263, 5264)

I. – GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

TBMM Genel Kurulu saat 14.00’te açılarak dört oturum yaptı.

Muğla Milletvekili Mustafa Dedeoğlu’nun, Muğla İlindeki seracıların ve çiftçilerin sorunlarına ilişkin gündemdışı konuşmasına Tarım ve Köyişleri Bakanı Mustafa Rüştü Taşar,

Adıyaman Milletvekili Celal Topkan’ın, Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yapılmakta olan özelleştirmelere ilişkin gündemdışı konuşmasına Devlet Bakanı Mehmet Salih Yıldırım,

Cevap verdiler.

Gümüşhane Milletvekili Lütfi Doğan da, son günlerde meydana gelen ve halkımızı olumsuz yönde etkileyen olaylara ilişkin gündemdışı bir konuşma yaptı.

Almanya’ya gidecek olan Devlet Bakanı Ahat Andican’a, Devlet Bakanı Işılay Saygın’ın,

Portekiz’e gidecek olan Devlet Bakanı Burhan Kara’ya Devlet Bakanı Eyüp Aşık’ın,

Amerika Birleşik Devletlerine gidecek olan Devlet Bakanı Güneş Taner’e, Devlet Bakanı Rüştü Kâzım Yücelen’in,

Vekâlet etmelerinin uygun görülmüş olduğuna ilişkin Cumhurbaşkanlığı,

Birleşmiş Milletler ve Avrupa Ekonomik Komisyonu Başkanının vaki davetine istinaden Globe Europe Parlamenterler Konferansına katılacak milletvekillerine ilişkin Başkanlık,

918 esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonunun başkan, başkanvekili, sözcü ve kâtip seçimine ilişkin Komisyon Geçici Başkanlığı,

Tezkereleri Genel Kurulun bilgisine sunuldu.

Erzincan Milletvekili Mustafa Kul ve 22 arkadaşının, Türk Ticaret Bankasının Merkez Bankası Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna ait hisselerinin blok satışının mevzuata uygun olup olmadığının araştırılarak çalışanların kazanılmış haklarının korunması için alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/270) okundu; önergenin gündemde yerini alacağı, öngörüşmesinin, sırasında yapılacağı açıklandı.

Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Dair Kanun Tasarısının (1/761) İçtüzüğün 34 üncü maddesi uyarınca, esas komisyon olarak Plan ve Bütçe Komisyonuna havale edilmesine ilişkin Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanlığı tezkeresi Genel Kurulun bilgisine sunuldu; Başkanlıkça gereğinin yapılacağı bildirildi.

Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının :

2 nci sırasında bulunan 232,

4 üncü sırasında bulunan 553,

5 inci sırasında bulunan 631,

Sıra sayılı kanun tasarıları ve tekliflerinin görüşmeleri, komisyon yetkilileri Genel Kurulda hazır bulunmadıklarından,

3 üncü sırasında bulunan ve Hükümetçe Komisyona geri alınan 338 sıra sayılı kanun teklifinin görüşmeleri de, Komisyon raporu gelmediğinden,

Ertelendi.

6 ncı sırasında bulunan, Vergi Usul Kanunu, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, Gelir Vergisi Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu, Katma Değer Vergisi Kanunu, Gider Vergileri Kanunu, Emlak Vergisi Kanunu, Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu, Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu, Damga Vergisi Kanunu, Harçlar Kanunu, 3505 Sayılı Kanun, Katma Değer Vergisi Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici Cihazları Kullanmaları Mecburiyeti Hakkında Kanun, Belediye Gelirleri Kanunu ile 178 Sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ve 190 Sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısının (1/708, 2/72, 2/73, 2/75, 2/129, 2/154, 2/166, 2/182, 2/191, 2/194, 2/221, 2/270, 2/287, 2/293, 2/323, 2/369, 2/420, 2/459, 2/493, 2/884, 2/959, 2/960, 2/1015, 2/1019, 2/1070) (S. Sayısı : 626) görüşmelerine devam olunarak 12 nci maddesine kadar kabul edildi.

Alınan karar gereğince, 22 Haziran 1998 Pazartesi günü saat 14.00’te toplanmak üzere birleşime 21.53’te son verildi.

Kamer Genç

Başkanvekili

Ali Günaydın Haluk Yıldız

Konya Kastamonu

Kâtip Üye Kâtip Üye

Abdulhaluk Mutlu

Bitlis

Kâtip Üye

 

 

No. : 161

II. – GELEN KÂĞITLAR

22.6.1998 PAZARTESİ

Tasarılar

1. – Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun Bir Maddesinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı (1/786) (Plan ve Bütçe ve Milli Savunma Komisyonlarına) (Başkanlığa Geliş Tarihi: 17.6.1998)

2. – Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanununun Bir Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı (1/787) (Milli Savunma ve Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa Geliş Tarihi: 17.6.1998)

3. – Terörle Mücadele Kanununun Bir Maddesinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı (1/788) (Plan ve Bütçe Komisyonuna) (Başkanlığa Geliş Tarihi: 17.6.1998)

4. – Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Malezya Hükümeti Arasında Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunmasına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı (1/789) (Plan ve Bütçe ve Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa Geliş Tarihi: 17.6.1998)

5. – Türkiye Cumhuriyeti İle İspanya Krallığı Arasında Uluslararası Karayolu Taşımacılığı Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/790) (Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm ve Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa Geliş Tarihi: 17.6.1998)

Teklifler

1. – İstanbul Milletvekili Mehmet Ali Şahin ve 41 Arkadaşının; 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/1210) (Anayasa ve Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonlarına) (Başkanlığa Geliş Tarihi: 16.6.1998)

2. – Burdur Milletvekili Yusuf Ekinci ve 8 Arkadaşının; 5434 Sayılı Emekli Sandığı Kanununa Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifi (2/1211) (Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ve Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa Geliş Tarihi: 16.6.1998)

3. – Samsun Milletvekili Musa Uzunkaya ve 22 Arkadaşının; Sosyal Sigortalar Kanununun Bir Maddesinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/1212) (Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonuna) (Başkanlığa Geliş Tarihi: 17.6.1998)

Yazılı Soru Önergesi

1. – İçel Milletvekili D.Fikri Sağlar’ın, T.B.M.M. Vakfı ile ilgili yolsuzluk iddialarına ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanından yazılı soru önergesi. (7/5537) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.6.1998)

Süresi İçinde Cevaplandırılmayan Yazılı Soru Önergeleri

1. – Kocaeli Milletvekili Osman Pepe’nin, Kocaeli Büyükşehir Belediyesince Kocaeli’ndeki diğer belediyelere yapılan yardımlara ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi.(7/5062)

2. – Kütahya Milletvekili Ahmet Derin’in, Kütahya’ya bağlı bazı ilçelere polis teşkilatı kurulması için bir çalışma yapılıp yapılmadığına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi.(7/5065)

3. – Erzincan Milletvekili Tevhit Karakaya’nın, Erzincan İline 1998 yılı bütçesinden ayrılan yatırım ödeneklerine ilişkin Devlet Bakanından (Yücel Seçkiner) yazılı soru önergesi.(7/5067)

4. – Erzincan Milletvekili Tevhit Karakaya’nın, Erzincan İline 1998 yılı bütçesinden ayrılan yatırım ödeneklerine ilişkin Devlet Bakanından (Güneş Taner) yazılı soru önergesi.(7/5068)

5. – Erzincan Milletvekili Tevhit Karakaya’nın, Erzincan İline 1998 yılı bütçesinden ayrılan yatırım ödeneklerine ilişkin Devlet Bakanından (Metin Gürdere) yazılı soru önergesi.(7/5074)

6. – Balıkesir Milletvekili İ.Önder Kırlı’nın, esnaf kefalet kooperatifinden kredi almayan ve sel felaketinden zarar gören esnaf ve sanatkarlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi.(7/5079)

7. – İçel Milletvekili D.Fikri Sağlar’ın, Ülkü Ocakları hakkındaki bazı iddialara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi.(7/5080)

8. – Bursa Milletvekili Yüksel Aksu’nun, Bakanlığın Bursa İline yönelik yatırımlarına ilişkin Bayındırlık ve İskan Bakanından yazılı soru önergesi.(7/5083)

9. – İstanbul Milletvekili Bülent Akarcalı’nın, yardım vadedilen ülkelere ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi.(7/5087)

BİRİNCİ OTURUM

Açılma Saati : 14.00

22 Haziran 1998 Pazartesi

BAŞKAN : Başkanvekili Uluç GÜRKAN

KÂTİP ÜYELER : Hüseyin YILDIZ (Mardin), Ünal YAŞAR (Gaziantep)

 

BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 106 ncı Birleşimini açıyorum.

III. – YOKLAMA

BAŞKAN – Ad okunmak suretiyle yoklama yapılacaktır; sayın milletvekillerinin, salonda bulunduklarını yüksek sesle belirtmelerini rica ediyorum.

(Yoklama yapıldı)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, toplantı yetersayımız yoktur.

Birleşime 14.45’e kadar ara veriyorum.

Kapanma Saati : 14.25

 

 

İKİNCİ OTURUM

Açılma Saati : 14.45

BAŞKAN : Başkanvekili Uluç GÜRKAN

KÂTİP ÜYELER : Hüseyin YILDIZ (Mardin), Ünal YAŞAR (Gaziantep)

 

BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 106 ncı Birleşiminin İkinci Oturumunu açıyorum.

III. – YOKLAMA

BAŞKAN – Ad okunmak suretiyle yoklama yapılacaktır; sayın milletvekillerinin, salonda bulunduklarını yüksek sesle belirtmelerini rica ediyorum.

(Yoklama yapıldı)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, maalesef, toplantı yetersayımız yoktur.

Birleşime, saat 20.00’de toplanmak üzere, ara veriyorum.

Kapanma Saati: 15.08

ÜÇÜNCÜ OTURUM

Açılma Saati : 20.00

BAŞKAN : Başkanvekili Uluç GÜRKAN

KÂTİP ÜYELER : Hüseyin YILDIZ (Mardin), Ünal YAŞAR (Gaziantep)

 

BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 106 ncı Birleşiminin Üçüncü Oturumunu açıyorum.

III. – YOKLAMA

BAŞKAN – Ad okunmak suretiyle yoklama yapılacaktır; sayın milletvekillerinin salonda bulunduklarını yüksek sesle belirtmelerini rica ediyorum.

(Yoklama yapıldı)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, toplantı yetersayısı yoktur.

Ne kadar ara verelim?..

ÜLKÜ GÜNEY (Bayburt) – 15 dakika, Sayın Başkan.

LÜTFÜ ESENGÜN (Erzincan) – Sayın Başkan, bir daha yoklama yapamazsınız...

BAŞKAN – Sayın Esengün, yoklamalar konusunda öteden beri öne sürülen bir itiraz var; ama, siz de takdir edersiniz ki, sizin döneminizde de, Meclisin toplanmasını arzu ettiğiniz dönemlerde de tüm uygulamalar, bütün Başkanvekilleri tarafından bu şekilde uygulandı.

LÜTFÜ ESENGÜN (Erzurum) – Bu üçüncü yoklama... Bir birleşimde üç defa yoklama yapamazsınız.

BAŞKAN – Sayın Esengün... Sayın Esengün...

LÜTFÜ ESENGÜN (Erzurum) – Sayın Başkan, zorla toplayamazsınız bu Meclisi.

BAŞKAN – Zorla toplama meselesi değil efendim; ben gereğini yapıyorum.

LÜTFÜ ESENGÜN (Erzurum) – Gereği bu değil.

BAŞKAN – Bugüne kadar yapılan uygulama böyle.

Saat 20.45’te yeniden toplanmak üzere, birleşime ara veriyorum.

Kapanma Saati: 20.30

DÖRDÜNCÜ OTURUM

Açılma Saati : 20.45

BAŞKAN : Başkanvekili Uluç GÜRKAN

KÂTİP ÜYELER : Hüseyin YILDIZ (Mardin), Ünal YAŞAR (Gaziantep)

BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 106 ncı Birleşiminin Dördüncü Oturumunu açıyorum.

III. – YOKLAMA

BAŞKAN – Ad okunmak suretiyle yoklama yapılacaktır; sayın milletvekillerinin, salonda bulunduklarını yüksek sesle belirtmelerini rica ediyorum.

(Yoklama yapıldı)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, toplantı yetersayımız vardır.

Gündeme geçiyoruz.

Sayın Esengün, bir pusula göndererek, tutumum hakkında söz istemişlerdir.

Sayın Esengün, tutumum, çok uzun süreden beri, bu konuda, bütün başkanvekillerinin, sadece bu dönem değil, daha önce de bütün başkanvekillerinin uygulaması. Aynı uygulamayı, bizzat, ben, sizin Hükümetiniz döneminde de, o günkü muhalefetin itirazına rağmen uygulamıştım; onun için, beni bağışlayın, tutumum hakkında söz veremeyeceğim.

LÜTFÜ ESENGÜN (Erzurum) – Sayın Başkan, tutumunuz hakkında söz vermek mecburiyetindesiniz.

BAŞKAN – Hayır efendim.

Sayın Esengün, o okuyacağınız İçtüzük maddesini ezbere biliyorum. Uygulamalarımız bu yönde. (ANAP ve DSP sıralarından gürültüler)

Sayın milletvekilleri, lütfen...

LÜTFÜ ESENGÜN (Erzurum) – Sayın Başkan, ikide birde, bizim Hükümetimiz zamanında yapıldığı söylenen yanlışlıktan lütfen bahsetmeyin; biz, Fazilet Partisiyiz, iktidarda olmadık henüz, inşallah olacağız.

Kaldı ki, yapılmış bir yanlışlık varsa, suitemsil, numunei imtisal olmaz; yani, kötü örnek, sürekli örnek olmaz diye bir kural vardır. Eğer, zamanında bir yanlışlık yapılmışsa, o yanlışlığı sizin devam ettirmemeniz gerekir.

Bir üçüncüsü de, ben, yedi yıldan beri bu Parlamentodayım; ilk defa, bugün, dört defa yoklama yapılmak suretiyle, Meclisin, toplantının açıldığına şahit oldum; bu, tamamen usulsüzdür.

BAŞKAN – Sayın Esengün, rica ediyorum... İtirazınızı aldım.

LÜTFÜ ESENGÜN (Erzurum) – Sayın Başkan, İçtüzük, malumunuz “Başkanın tutumu hakkında söz istendiğinde, verilir” diyor; sizin takdirinize bağlı değil.

BAŞKAN –Sayın Esengün, tutumum hakkında söz istiyorsunuz... Bugüne kadarki bütün uygulamalarımızda, İçtüzük, ruhu ve lafzıyla yorumlanmıştır; uygulamaları, bazı itirazlar nedeniyle değiştirme konumunda değiliz. Onun için, istirham ediyorum, bugüne kadar, Meclisin yerleşmiş uygulamasını, İçtüzüğü, ruhuyla algılayan ve ruhuyla bir süreç halinde götüren ve bütün gruplara karşı, bugüne kadar, eşit mesafede uygulanan uygulamalarını, lütfen, yersiz bir tartışma konusu yapmayalım.

LÜTFÜ ESENGÜN (Erzurum) – Sayın Başkan, bana söz vermemeniz, İçtüzüğe aykırıdır.

BAŞKAN – Sayın Esengün, bu, aksi takdirde, “bugün bana, yarın sana” gibi çelişik uygulamalara yol açacak...

LÜTFÜ ESENGÜN (Erzurum) – Hayır, şu kural uygulansın diyorum...

BAŞKAN – Ben, o kurala dayalı olarak, sadece benim değil, bütün başkanvekillerinin de önceki yıllarda uyguladıklarını uyguladım; teşekkür ediyorum.

LÜTFÜ ESENGÜN (Erzurum) – Sayın Başkan, bu yaptığınızın ne Anayasada ne de İçtüzükte yeri var.

BAŞKAN – Cumhurbaşkanlığı tezkereleri var; okutuyorum:

IV. – BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) TEZKERELER VE ÖNERGELER

1. – Fransa’ya gidecek olan Devlet Bakanı Refaiddin Şahin’e, dönüşüne kadar, Ulaştırma Bakanı Necdet Menzir’in vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1569)

18 Haziran 1998

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

19 Haziran 1998 tarihinde Fransa’ya gidecek olan Devlet Bakanı Refaiddin Şahin’in dönüşüne kadar; Devlet Bakanlığına, Ulaştırma Bakanı Necdet Menzir’in vekâlet etmesinin, Başbakan Vekilinin teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.

Süleyman Demirel

Cumhurbaşkanı

BAŞKAN– Bilgilerinize sunulmuştur.

Diğer tezkereyi okutuyorum:

2. – Mısır’a gidecek olan Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Cumhur Ersümer’e, dönüşüne kadar, Orman Bakanı Ersin Taranoğlu’nun vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1570)

17 Haziran 1998

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşmelerde bulunmak üzere, 20 Haziran 1998 tarihinde Mısır’a gidecek olan Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Cumhur Ersümer’in dönüşüne kadar; Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığına, Orman Bakanı Ersin Taranoğlu’nun vekâlet etmesinin, Başbakanın teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.

Süleyman Demirel

Cumhurbaşkanı

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Diğer tezkereyi okutuyorum:

3. – Polonya’ya gidecek olan Başbakan Yardımcısı ve Millî Savunma Bakanı İsmet Sezgin’e, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı Mehmet Batallı’nın vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1571)

17 Haziran 1998

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşmelerde bulunmak üzere, 22 Haziran 1998 tarihinde Polonya’ya gidecek olan Millî Savunma Bakanı ve Başbakan Yardımcısı İsmet Sezgin’in dönüşüne kadar, Millî Savunma Bakanlığı ve Başbakan Yardımcılığına, Devlet Bakanı Mehmet Batallı’nın vekâlet etmesinin, Başbakanın teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.

Süleyman Demirel

Cumhurbaşkanı

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Karadeniz sahil yolunun devamı olan yolların ihalesiyle ilgili (9/19) esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonu Başkanlığının bir tezkeresi vardır, okutuyorum:

4. – (9/19) esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonu Geçici Başkanlığının, Komisyonun başkan, başkanvekili, sözcü ve kâtip üye seçimini yaptığına ilişkin tezkeresi (3/1572)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Komisyonumuz, başkan, başkanvekili, sözcü ve kâtip seçimi için, 19.6.1998 Cuma günü saat 12.00’de toplanmış ve kullanılan 14 adet oy pusulasının tasnifi sonucu aşağıda ad ve soyadı belirtilen üyeler, karşılarında gösterilen oyları alarak, başkan, başkanvekili, sözcü ve kâtip seçilmişlerdir.

Bilgilerinize sunulur.

Saygılarımla.

Ergun Özkan

Niğde

Komisyon Geçici Başkanı

Başkan : Şükrü Yürür (Ordu) 8 oy

Başkanvekili : Ali Şahin (Kahramanmaraş) 8 oy

Sözcü : Cafer Güneş (Kırşehir) 8 oy

Kâtip : Nezir Büyükcengiz (Konya) 14 oy

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Komisyondan istifa önergesi vardır; okutuyorum:

5. – Amasya Milletvekili Ahmet İyimaya’nın (9/19) esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonu üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi (4/358)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Muhtelif komisyonlardaki iş yoğunluğum ve diğer yasama çalışmalarım sebebiyle, seçilmiş bulunduğum komisyon için ayrılması gereken zaman kıtlığı nedeniyle, (9/19) esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonu üyelik görevimden istifa ediyorum.

Anayasanın 100 üncü ve İçtüzüğün 22 nci maddeleri çerçevesinde işlem yapılması talep olunur. 19.6.1998

Saygılarımla.

Ahmet İyimaya

Amasya

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmına geçiyoruz.

Önce, yarım kalan işlerden başlıyoruz.

V. – KANUN TASARI VE TEKLİFLERİYLE KOMİSYONLARDAN

GELEN DİĞER İŞLER

1. – Kütahya Milletvekili Mustafa Kalemli, Anavatan Partisi Genel Başkanı Rize Milletvekili Mesut Yılmaz, Doğru Yol Partisi Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Tansu Çiller, Demokratik Sol Parti Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Bülent Ecevit, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Antalya Milletvekili Deniz Baykal ile 292 milletvekilinin; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 83 üncü Maddesinin Değiştirilmesine Dair Kanun Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu (2/676) (S. Sayısı : 232)

BAŞKAN – Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 83 üncü Maddesinin Değiştirilmesine Dair Kanun Teklifinin ikinci müzakeresine başlayacağız.

Komisyon?.. Yok.

Ertelenmiştir.

2. – Bayburt Milletvekili Ülkü Güney ve Ankara Milletvekili Yücel Seçkiner’in, 1076 Sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askerî Memurlar Kanunu ile 1111 Sayılı Askerlik Kanunlarında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve İçtüzüğün 37 nci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınma Önergesi (2/669) (S. Sayısı : 338)

BAŞKAN – 1076 Sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askerî Memurlar Kanunu ile 1111 Sayılı Askerlik Kanunlarında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifinin maddeleri, önergelerle birlikte, İçtüzüğün 88 inci maddesine göre Komisyona geri verilmişti. Komisyon raporunu henüz vermediğinden, teklifin müzakeresini erteliyoruz.

3. – Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu Tasarısı ile Antalya Milletvekili Deniz Baykal ve 39 arkadaşının, İstanbul Milletvekili Gürcan Dağdaş ve 6 arkadaşının, Trabzon Milletvekili Yusuf Bahadır ve 9 arkadaşının, İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş ve 7 arkadaşının Aynı Mahiyetteki Kanun Teklifleri ve İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş ve 2 arkadaşının İşçi ve Memur Emeklileri ile Bunların Dul ve Yetimlerinin Sendikalaşmasına İlişkin Kanun Teklifi ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ve Plan ve Bütçe komisyonları raporları (1/702, 2/224, 2/929, 2/1000, 2/1023, 2/1024) (S. Sayısı : 553)

BAŞKAN – Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu Tasarısının müzakeresine başlayacağız.

Komisyon?.. Yok.

Ertelenmiştir.

4. – Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Dair Kanun Tasarısı ve Anayasa Komisyonu Raporu (1/689) (S. Sayısı : 631)

BAŞKAN – Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Dair Kanun Tasarısının müzakeresine başlayacağız.

Komisyon?.. Yok.

Ertelenmiştir.

5. – Vergi Usul Kanunu, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, Gelir Vergisi Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu, Katma Değer Vergisi Kanunu, Gider Vergileri Kanunu, Emlak Vergisi Kanunu, Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu, Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu, Damga Vergisi Kanunu, Harçlar Kanunu ve Belediye Gelirleri Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ile Konya Milletvekili Ahmet Alkan’ın, İstanbul Milletvekili Emin Kul’un, Kahramanmaraş Milletvekili Hasan Dikici ve 30 arkadaşının, Balıkesir Milletvekili İsmail Özgün’ün, İstanbul Milletvekili Mustafa Baş ve 30 arkadaşının, Trabzon Milletvekili Kemalettin Göktaş ve 33 arkadaşının, Konya Milletvekili Necmettin Erbakan ve 40 arkadaşının, Konya Milletvekili Necmettin Erbakan ve 30 arkadaşının, Kütahya Milletvekili Mehmet Korkmaz’ın, Balıkesir Milletvekili İsmail Özgün ve 40 arkadaşının, Konya Milletvekili Veysel Candan’ın, Balıkesir Milletvekili İ. Önder Kırlı’nın, Adana Milletvekili Arif Sezer’in, Ağrı Milletvekili M. Sıddık Altay’ın, Bayburt Milletvekili Suat Pamukçu’nun, İstanbul Milletvekili Cefi Kamhi’nin, Samsun Milletvekili Murat Karayalçın’ın, Bursa Milletvekili Turhan Tayan’ın, Erzurum Milletvekili İsmail Köse’nin, İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş ve 6 arkadaşının, Erzincan Milletvekili Naci Terzi’nin, Demokrat Türkiye Partisi Grup Başkanı Van Milletvekili Mahmut Yılbaş, Grup Başkanvekilleri İstanbul Milletvekili Metin Işık, Mardin Milletvekili Muzaffer Arıkan ve 6 arkadaşının, benzer mahiyetteki kanun teklifleri ve Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/708, 2/72, 2/73, 2/75, 2/129, 2/154, 2/166, 2/182, 2/191, 2/194, 2/221, 2/270, 2/287, 2/293, 2/323, 2/369, 2/420, 2/459, 2/493, 2/884, 2/959, 2/960, 2/1015, 2/1019, 2/1070) (S. Sayısı : 626) (1)

BAŞKAN – Vergi Usul Kanunu, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, Gelir Vergisi Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu, Katma Değer Vergisi Kanunu, Gider Vergileri Kanunu, Emlak Vergisi Kanunu, Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu, Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu, Damga Vergisi Kanunu, Harçlar Kanunu ve Belediye Gelirleri Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ile Benzer Mahiyetteki Kanun Teklifleri ve Plan ve Bütçe Komisyonu Raporunun müzakeresine kaldığımız yerden devam ediyoruz.

Komisyon?..Burada.

Hükümet?..Burada.

Geçen birleşimde, tasarının 11 nci maddesi kabul edilmişti.

Şimdi, 12 nci maddeyi okutuyorum:

MADDE 12. – 213 sayılı Kanunun 353 üncü maddesine aşağıdaki 8, 9 ve 10 numaralı bentler eklenmiştir.

“8. Belge basımı ile ilgili bildirim görevini tamamen veya kısmen yerine getirmeyen matbaa işletmecilerine 200 000 000 lira özel usulsüzlük cezası kesilir.

9. Bu Kanunun mükerrer 227 nci maddesi uyarınca yararlanılması yeminli mali müşavirlerce düzenlenmiş tasdik raporu ibrazı şartına bağlanan konularda, tasdik raporunu zamanında ibraz etmeyen mükellefler adına 150 000 000 lira özel usulsüzlük cezası kesilir.

10. Bu Kanunun 127 nci maddesinin (d) bendi uyarınca Maliye Bakanlığının özel işaretli görevlisinin ikazına rağmen aracını durdurmayan araç sürücüleri adına 100 000 000 lira özel usulsüzlük cezası kesilir.”

BAŞKAN – Madde üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına Sayın Mustafa Yıldız; buyurun. (CHP sıralarından alkışlar)

CHP GRUBU ADINA MUSTAFA YILDIZ (Erzincan) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan, çeşitli vergi yasalarında düzenlemeyi öngören yasa tasarısının 12 nci maddesi üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun görüşlerini arz etmek üzere söz almış bulunuyorum. Konuşmama başlamadan önce, Grubum ve şahsım adına Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

(1) 626 S. Sayılı Basmayazı 17.6.1998 tarihli 103 üncü Birleşim tutanağına eklidir.

Sayın milletvekilleri, en önemli kamu finansman aracı olan verginin çağdaş bir sisteme kavuşturulması, ülkemizin her zaman gündem maddelerinden biri olma özelliğini halen sürdürmektedir. Amaç, ekonomik faaliyetlerin kamu tarafından kavranarak beyana dayalı vergileme rejiminin işlerlik kazanması; böylece, vergi tabanının genişletilerek, mükelleflerin, kamu finansmanına, ödeme güçleriyle orantılı bir şekilde katkılarının sağlanmasıdır. Bu bağlamda, yeni vergi tasarısını irdelediğimizde, dünya genelinde ve ülkemizde çok hızlı gelişen ekonomik koşullar karşısında, vergi yasalarını yeniden düzenlemenin, çağdaş bir vergi düzenini kurmanın ve bu düzenin sürekliliğini sağlamanın toplumsal bir zorunluluk olduğunu görmekteyiz.

Görüşmekte olduğumuz çeşitli vergi yasalarında yapılması istenen düzenlemelerin bir an önce yasalaşması konusunda, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, yapıcı eleştirilerimizle birlikte her türlü desteği vermeye devam ediyoruz. İşte, söz konusu yapıcı eleştirilerimizden biri de, şu anda görüşmekte olduğumuz 12 nci maddeyi kapsamaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, Vergi Usul Kanununun mükerrer 227 nci maddesinde, vergi beyannamelerinin imzalanması ve tasdik raporuna bağlanması öngörülmüştür. 1998 yılı başından itibaren, belli hadlerin üstünde kalan vergi beyannamelerinin imzalanması, Maliye Bakanlığının 29 Haziran 1997 gün ve 23034 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4 nolu tebliğiyle, zorunlu hale getirilmiştir. Buna göre, ticarî faaliyetlerde cirosu 7 milyar lirayı, serbest meslek faaliyetlerinde ise, 1997 yılı için, hâsılatı 5 milyar lirayı geçen mükellefler, vergi beyannamelerini, 3568 sayılı Yasaya göre yetki almış bulunan serbest muhasebeciler ve serbest muhasebeci malî müşavirlere imzalatmak zorundadırlar. Diğer taraftan, aynı maddede, bazı istisna ve muafiyetlerden yararlanılması, yeminli malî müşavirlerin tasdik raporuna bağlanmıştır.

Vergi beyannamelerinin imzalanması, Maliye Bakanlığının denetim yükünü hafifleten yararlı bir düzenlemedir. Bu yararlı düzenlemeye uyulmaması durumunda, mükellefin kazancının takdir komisyonuna sevki ve ikinci derecede usulsüzlük cezası dışında bir yaptırım öngörülmemiştir. Bu durum ise, isteyen mükellefin beyannamesini imzalatması, isteyenin imzalatmaması sonucunu doğurmaktadır.

Görüşülmekte olan tasarının 12 nci maddesiyle, tasdik raporunu zamanında ibraz etmeyenlere özel usulsüzlük cezası kesilmesi öngörülmüştür; ancak, mükerrer 227 nci maddede, düzenlenen vergi beyannamesini imzalatmayanlar için herhangi bir yaptırım getirilmemiştir.

Bu nedenle, iyi niyetli vergi mükelleflerinin korunması ve buna karşın yasalara uymayan mükellefleri bu niyet ve düşüncelerinden caydırmayı hedeflemek üzere, bu eksiklik giderilmeli ve Vergi Usul Kanununun mükerrer 227 nci maddesi gereğince vergi beyannamesini imzalatmayanlara da, tasdik raporunu zamanında vermeyenlerde olduğu gibi, uygun görülecek miktarda usulsüzlük cezası kesilmelidir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu yöndeki önergemizi Yüce Meclise sunmuş bulunuyoruz. Önergemizin oylarınızla kabul görmesi halinde, gerek iyi niyetli mükelleflerin korunması ve gerekse vergi tekniği açısından yararlı olacaktır.

Bu duygu ve düşüncelerle, vergi yasa tasarısının bir an önce Yüce Meclisimizin onayından geçmesi ve ülkemiz ekonomisine yarar getirmesi dileklerimle saygılar sunuyorum.(CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Fazilet Partisi Grubu adına, Sayın Feti Görür; buyurun. (FP sıralarından alkışlar)

FP GRUBU ADINA FETİ GÖRÜR (Bolu) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Fazilet Partisi Grubu adına hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Madde 12’deki düzenlemeyle 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 353 üncü maddesine 8,9 ve 10 numaralı bentler ilave edilmiştir. Bu bentlerde getirilen yenilikle, bazı fiillere özel usulsüzlük cezaları öngörülmektedir.

8 inci bentteki düzenlemede, belge basımıyla ilgili bildirim görevini yerine getirmeyen mükelleflere 200 milyon lira özel usulsüzlük cezası öngörülmektedir. Belge basımıyla ilgili bildirim görevini yerine getirmeyen mükelleflere uygulanan bu cezalar, her fiil için ayrı ayrı 200’er milyon lira olarak uygulanmak üzere tasarıda düzenleme yapılmıştır.

Daha önceleri, bu tür fiillere kaçakçılığa teşebbüs cezası düzenlenmiş iken, bu maddede, kaçakçılığa teşebbüs cezası yerine, 358 inci maddenin yürürlükten kaldırılmasıyla bu fiillere özel usulsüzlük cezaları öngörülmektedir. Aslında, matbaa işletmecilerinin, belge basımıyla ilgili usullere uymadıkları takdirde, ellerindeki belge basımı izinleri iptal edilmekte olduğu halde, bu şekilde 200 milyon lira gibi ağır bir özel usulsüzlük cezasının getirilmesi, âdeta bir fiili iki defa cezalandırmak gibi bir usulle matbaacıları karşı karşıya getirmektedir. Bundan dolayıdır ki, bu özel usulsüzlük cezasının, ki matbaaların elinden işinin alınması gibi çok ağır bir cezayla kendilerinin karşı karşıya kalmasına rağmen, ayrıca bir özel usulsüzlük cezası kesilmesi gibi ağır bir cezanın kendilerine reva görülmesi, pek uygun görülen bir ceza türü olmasa gerek.

Eskiden yapılan uygulamalardaki kaçakçılığa teşebbüs suçu yerine,bu tasarıyla getirilen özel usulsüzlük cezasının miktarının ağır olduğunu ifade etmek istiyorum.

9 uncu bentte ise, yeminli malî müşavirlerce düzenlenen tasdik raporunu ibraz etmeyen mükelleflere, 150 milyon lira özel usulsüzlük cezası öngörülmektedir.

Eskiden, bu uygulamalarda, vergi ziyaına bakılmaksınız, ağır veya hafif kusur cezaları uygulanmaktaydı. Yeni uygulamalarda, vergi ziyaının olmaması halinde, mükelleflere, sadece özel usulsüzlük cezası kesilmektedir.

Kanunen, malî müşavirler, mükelleflere ait muhasebe hizmetlerini yürütür, malî tablolarını ve beyannamelerini, ilgili malî mevzuat hükümleri, muhasebe prensipleri ve denetim standartları açısından tasdik ederler. Bu belgeler, kamu idaresinin yetkili elemanlarınca, tasdik işleminin kapsamı ölçüsünde, incelenmiş belgeler olarak kabul edilirler; ancak, bu kanunla ve diğer kanunlarla, kamu idaresine tanınan teftiş ve inceleme yetkilerinin kullanılması ve gerektiğinde tekraren bu defterlerin inceleme hakkı saklıdır.

Yeminli müşavirler, yaptıkları tasdikle ilgili işlemlerden sorumludurlar; fakat, anlaşılamayan tasarruf şudur : Yeminli müşavirlerce, mükelleflerin malî tabloları ve beyannamelerinin uygunluğunun tasdiklenmesiyle, bu belgeler, kamu idaresinin yetkililerince incelenmiş belgeler olarak kabul edilmişken, bu belgeler ve defterler, yeniden maliyece denetime açıktır ve gerektiğinde denetlenirler. Bu işlem, normal bir muhasebecinin veya mükellefin bizzat tuttuğu defterler için de geçerlidir.

Durum bu olunca, şu soruları sormak gerekir: Yeminli malî müşavirlik kurumu ne için ihdas edilmiştir, ne işe yaramaktadır; bunların yeminlerinin manası nedir; bunlar güvenilirse, neden işlemleri yeniden denetime açıktır; malî müşavir ve muhasebeciler güvenilir değil midir; yoksa, emekli hesap uzmanları ve üniversite hocalarına ayrıcalık için kurulmuş bir müessese midir? Bunlar, halk arasında, esnaf arasında sık sık sorulan sorulardır.

Şimdi, yine aynı konuda, yeni hazırlanan vergi tasarısının bir maddesinde, basit usulde defter tutan mükelleflere, bağlı bulundukları odalarca defter tutma mecburiyeti getirilmesi de, aynı şekilde esnaf arasında tedirginliklere yol açmaktadır. Böylesine mantıksız ve usulsüz bir uygulamanın aksaklığı halinde, 150 milyon lira özel usulsüzlük cezası kesmek, en büyük usulsüzlük gibi görülmektedir; bunun mutlaka düzeltilmesi gerekir.

10 uncu bentte getirilen düzenlemede ise, Maliye Bakanlığının özel işaretli görevlilerinin ikazına rağmen, aracını durdurmayan araç sürücüleri adına 100 milyon lira özel usulsüzlük cezası kesilmesi öngörülmüştür. Özel işaretli kamu görevlilerinin “dur” ikazına uymak herkesin görevidir; bu zorunluluk, yerli-yabancı, herkes için vardır. Hiçbir esnaf veya tüccar, bir yerden bir yere mal naklederken “acaba yolda denetim var mı yok mu” endişesiyle yola çıkmamak, arabasını, şoförünü göndermemek istemez; çünkü, gönderdiği aracın içerisindeki, afyon, esrar, kaçak mermi, silah gibi gayri meşru bir kazanç ürünü değil, alınteriyle kazanılan, yüzde 100 oranındaki enflasyonla mücadele ederek biriktirdiği emeği, sermayesidir. İstisnalar hariç, toplumun yüzde 99’u, canının güvenliğini sağlayan devletine katkıda bulunma mutluluğunu da yaşamak ister. Ancak, buna rağmen, kendisini, kaçak, faturasız mal satmak mecburiyetinde hisseden mükellef, yolda görevlilerin ikazına rağmen durmuyorsa, suçun büyük kısmını, uygulanan ekonomik sistemde aramak daha doğru olur. Esnaf ve tüccara “yolda durmadı” diye, 100 milyon lira özel usulsüzlük cezasını reva gören bu İktidara, kim ne kadar usulsüzlük, ne kadar ağır kusur cezası kesecek acaba; bunu düşünmek lazım.

Ekonomik sistemdeki olumsuzlukları bertaraf etmeden, esnafımıza, tüccarımıza reva görülen, bu 100 milyon liralık özel usulsüzlük cezasının da usulsüz olduğunu belirtiyor, Fazilet Partisi olarak, bu bente de ret oyu verilmesini talep ediyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (FP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Görür.

Doğru Yol Partisi Grubu adına Sayın Ergun Özkan; buyurun. (DYP sıralarından alkışlar)

DYP GRUBU ADINA ERGUN ÖZKAN (Niğde) – Sayın Başkan, muhterem milletvekilleri; çeşitli vergi kanunlarında değişiklik yapan kanun tasarısının 12 nci maddesiyle ilgili görüşmelerde düşüncelerimizi arz için söz almış bulunmaktayım; bu vesileyle, Yüce Meclisi, Doğru Yol Partisi Grubu ve şahsım adına saygıyla selamlıyorum.

Muhterem arkadaşlar, tasarının 12 nci maddesine baktığımızda, bu maddenin bir ceza maddesi olduğu görülmektedir. 213 Sayılı Vergi Usul Kanununun 353 üncü maddesi, özel usulsüzlük cezasını 7 bent altında tanzim etmiştir. İşte, mezkûr 12 nci madde, 353 üncü maddeye, 8 inci, 9 uncu ve 10 uncu bentleri ilave etmiştir. Bunlardan, 8 inci ve 10 uncu bentlerde yer alan hususlar, Hükümet tasarısında aynı fıkrada birlikte bulunmuş olmasına rağmen, Plan ve Bütçe Komisyonumuz, kanun tekniğine ve yazımına daha uygun olarak, ayrı ayrı tanzim etmiştir. Her iki bent de bir boşluğu doldurmaktadır. Zira, bu fiiller, Vergi Usul Kanununun 358 inci maddesince, “kaçakçılığa teşebbüs suçu” tanımı içerisinde yer almış bulunmaktaydı; ancak, 358 inci madde uygulamadan kaldırıldığı için, bir boşluk meydana gelmiştir. Bu boşluk, 12 nci maddeyle doldurulmuştur. 8 inci bent “Belge basımı ile ilgili bildirim görevini tamamen veya kısmen yerine getirmeyen matbaa işletmecilerine 200 000 000 lira özel usulsüzlük cezası kesilir” hükmünü getirmiştir.

10 uncu bent ise, yoklama memurlarının taşıtlarda yapacağı kontrol ve tespitlerle ilgilidir. Şöyle ki: Yoklamayla yetkili memurlar, Vergi Usul Kanununun 127 nci maddesinin (d) bendi gereği, Maliye Bakanlığının belirleyeceği özel işaretle nakil vasıtalarını durdurmak ve taşıtta bulundurulması icap eden taşıt pulu, yolcu listesi, fatura veya sevk irsaliyesi gibi hususları tespit etmek yetkisine haizdirler. Bu maksatla, görevlinin ikazına rağmen durmayan aracın sürücüsü de, özel usulsüzlük cezası kapsamına alınarak, 100 milyon lirayla tecziye edilmiştir.

Yine bu maddeyle, Vergi Usul Kanununun 353 üncü maddesine ilave edilen 9 uncu bent vasıtasıyla “213 sayılı Kanunun mükerrer 227 nci maddesi uyarınca, yararlanılması yeminli malî müşavirlerce düzenlenmiş tasdik raporu ibrazı şartına bağlanan konularda, tasdik raporunu zamanında ibraz etmeyen mükellefler adına 150 000 000 lira özel usulsüzlük cezası kesilir” hükmü getirilmek suretiyle, bu mükellefler de özel usulsüzlük kapsamına alınmıştır.

Görüldüğü gibi, burada, özel usulsüzlük cezası sabit bir rakamla ifade edilmiştir; ancak, belirlenen bu ceza tutarının, ücret tarifesiyle belirlenmiş olan tasdik ücretinin altında kalması halinde, mükellef, tasdik yaptırmaktansa, bu cezayı ödemeye razı olabilir. Dolayısıyla, uygulanacak özel usulsüzlük cezasının, tasdik ücretinin 2 katı şeklinde olmasına ilişkin yeni bir düzenleme yapılması yerinde olacaktır. Bu eleştiriye, tasdikli rapor ibraz edilmemesi halinde, dönem kazancının resen takdiri cihetine gidilebileceği suretiyle cevap verilse de, esas olan cezanın caydırıcılığıdır. Resen takdir zamana matuftur, ek bir tarhiyat da çıkmayabilir.

Vergi mevzuatımızda revizyon yapacak olan bu tasarının, milletimizin faydasına olan hükümlerini, Doğru Yol Partisi olarak elbette destekleyeceğiz; mahzurlarını gördüğümüz maddelerin de iyileştirilmesi hususunda tenkit ve önerilerimizi Yüce Meclise sunacağız.

12 adet vergi kanununda yapılacak değişiklikler ve yeniliklerin, milletimize hayırlı olmasını diler, saygılarımı sunarım. (Alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Özkan.

Gruplar adına başka söz talebi?.. Yok.

Şahsı adına, Sayın Osman Hazer; buyurun. (FP sıralarından alkışlar)

OSMAN HAZER (Afyon) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sıra sayısı 626 olan bazı vergi kanunlarında değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısının 12 nci maddesi üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Madde şöyledir: “213 sayılı Kanunun 353 üncü maddesine aşağıdaki 8, 9 ve 10 numaralı bentler eklenmiştir.

‘8. Belge basımı ile ilgili bildirim görevini tamamen veya kısmen yerine getirmeyen matbaa işletmecilerine 200 000 000 lira özel usulsüzlük cezası kesilir.

9. Bu Kanunun mükerrer 227 nci maddesi uyarınca yararlanılması yeminli malî müşavirlerce düzenlenmiş tasdik raporu ibrazı şartına bağlanan konularda, tasdik raporunu zamanında ibraz etmeyen mükellefler adına 150.000.000 lira özel usulsüzlük cezası kesilir.

10. Bu Kanunun 127 nci maddesinin (d) bendi uyarınca Maliye Bakanlığının özel işaretli görevlisinin ikazına rağmen aracını durdurmayan araç sürücüleri adına 100.000.000 lira özel usulsüzlük cezası kesilir.”

Maliye Bakanlığının, halihazır maddedeki tatbikatı, cezası, vergi kaçakçılığına giriyor, mükellef, bu hatasından dolayı, üç ay ilâ bir sene arasında hapis cezası alıyordu; bunun da mükellef için çok ağır bir ceza olduğu açıkça malumdur.

Tabiî, bugün, işyerlerini açmak kolay bir şey değil. Mükellef, bir işyerini açabilmek için bütün imkânlarını seferber ediyor; bunun yanında, eşinden dostundan, akrabasından yardım ve destek almak suretiyle, ödünç para almak suretiyle işyeri açıyor. Tabiî, bu işyerini açarken, böyle bir cezayla karşılaştığı takdirde, işyerinin kapanmasıyla karşı karşıya gelmesi gibi bir durumla karşılaşılır.

Bugün, Türkiye’de, 10 milyon işsiz insanımız var; yine, bugün, Türkiye’de, 10 milyon insanımız, 1 dolarla idare ediyor. Bugün, 6,5 milyon insanımız, 23 milyon lira asgarî ücretle idare ederken, böyle, 200 milyon, 150 milyon, 100 milyon liralık cezalarla karşı karşıya gelinmesi demek, o işyerinin kapanması durumuyla karşı karşıya gelinmesi demektir. Tabiî, burada, matbaacı, bildirim görevini kısmen veya tamamen yerine getirmezse 200 milyon lira ceza; mükellef, yeminli malî müşavirlerden alınan tasdik raporunu zamanında vergi dairesine ibraz etmezse 150 milyon lira ceza; görevlilerin ikazına rağmen aracını durdurmayan araç sürücüleri adına da 100 milyon lira usulsüzlük cezası veriliyor.

Şahsî kanaatim odur ki, bu tür cezalardan önce, ilkokuldan yüksekokula kadar, yetişen genç evlatlarımıza, verginin kutsal olduğunu; verginin, mutlaka, tekrar, vatandaşlarımıza hizmet olarak döndüğünü başlangıçtan itibaren aşıladığımız takdirde, o yavrularımız da, günü geldiğinde, vergi verecekleri zaman, kazancın kutsal olduğunu, verginin kutsal olduğunu bilecekleri için, mutlaka, üzerlerine düşen görevi en adil şekilde yerine getireceklerdir.

İşte, öncelikle, eğitim, eğitim, eğitim... Basınla, medyayla, okullarımızda, evlatlarımıza bu eğitimi verdiğimiz takdirde, yavrularımız, günü geldiği zaman, mutlaka, üzerlerine düşen görevi yerine getireceklerdir; ama, maalesef, okullarımızda, bu yönde eğitime gereken önem verilmediğinden dolayı bu sıkıntılarla karşı karşıya geliniyor. Dolayısıyla, bugün, biz, şahsımız itibariyle diyoruz ki, tüm okullarımızda bu tür eğitim verildiği takdirde, ben, inanıyorum ki, önce, yetişen neslimiz, iş sahibi olduğu zaman, devletin yücelmesi için, devletin dünya devletleri arasında yerini alması için, verginin, mutlaka, zamanı geldiği zaman ödenmesi lazım geldiğine inanır ve günü geldiği zaman vergisini en iyi şekilde öder.

Biz, Sayın Bakanımıza şunu söylüyoruz: Kayıtdışı ekonomiyi kayıt içine alacağız diyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Hazer, lütfen toparlayın.

OSMAN HAZER (Devamla) – Sayın Bakanıma soruyorum: Türkiye’de vergisini veren değil de, vermeyen rantiye kesimine karşı bu yasada ne gibi önlemler alındı diyor, bu duygularla Yüce Meclise saygılar sunuyorum. (FP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Hazer.

Komisyonun ya da Hükümetin söz talebi var mı?

MALİYE BAKANI ZEKERİYA TEMİZEL (İstanbul) – Hayır.

BAŞKAN – Sayın Emin Kul...

EMİN KUL (İstanbul) – Konuşmayacağım.

BAŞKAN – Sayın Necdet Tekin; buyurun.

NECDET TEKİN (Kırklareli) – Sayın Başkan, sayın milletvekili arkadaşlarım; vergi yasa tasarısının bu 12 nci maddesi Plan ve Bütçe Komisyonuna geldiği zaman, Plan ve Bütçe Komisyonunun 40 üyesine, Sayın Başkan “konuşmak isteyen var mı” diye sordu, kimse konuşmadı; “önerge var mı” diye sordu, kimse konuşmadı. Sonuçta da, Sayın Başkan “bu maddede önerge yok, konuşmak isteyen yok, oylarınıza sunuyorum” dedi ve sundu; tam oylandı. Şimdi, burada, birtakım şeyleri, bu maddeyi bahane bilerek söylemek... Yanlışlar varsa düzeltilir, yerinde; ama, orada ne alt komisyonda ne üst komisyonda kimse konuşmadı; onun için, ben de konuşmuyorum; size saygılar sunuyorum. (DSP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Tekin.

Madde üzerinde görüşmeler tamamlanmıştır.

Madde üzerinde 14 değişiklik önergesi vardır; madde, bir fıkra olduğu için 4 önergeyi geliş sırasına göre işleme koyacağım.

Bu önergeleri okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan kanun tasarısının 12 nci maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

Metin Şahin Çetin Bilgir Halil Çalık

Antalya Kars Kocaeli

İhsan Çabuk İsmail Özgün İ. Ertan Yülek

Ordu Balıkesir Adana

MADDE 12 – 213 sayılı Kanunun 353 üncü maddesine 7 numaralı bentten sonra gelmek üzere aşağıdaki 8, 9 ve 10 numaralı bentler eklenmiştir.

“8. Belge basımı ile ilgili bildirim görevini tamamen veya kısmen yerine getirmeyen matbaa işletmecilerine 75 000 000 lira özel usulsüzlük cezası kesilir.

9. 4358 sayılı Kanun uyarınca işlemlerinde vergi kimlik numarası kullanma zorunluluğu getirilen kurum ve kuruluşlardan yaptıkları işlemlere ilişkin bildirimleri Maliye Bakanlığının belirleyeceği standartlarda araçlarla -yazı, manyetik ortam, disket, mikro film, mikro fiş gibi- ve zamanlarda yerine getiremeyenler hakkında kamu kurum ve kuruluşlarında yöneticiler adına 75 000 000 lira özel usulsüzlük cezası kesilir. Ceza kesilenler ödedikleri ceza için fiilleriyle ceza kesilmesine neden olan kişilere rücu edebilirler.

10. Bu Kanunun 127 nci maddesinin (d) bendi uyarınca Maliye Bakanlığının özel işaretli görevlisinin ikazına rağmen durmayan aracın sahibi adına 75 000 000 lira özel usulsüzlük cezası kesilir.”

BAŞKAN – Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan vergi yasa tasarısının 12 nci maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

Algan Hacaloğlu Durmuş Fikri Sağlar Mustafa Yıldız

İstanbul İçel Erzincan

Tuncay Karaytuğ Bülent H. Tanla

Adana İstanbul

MADDE 12.– 213 sayılı Kanunun 353 üncü maddesine aşağıdaki 8, 9 ve 10 uncu bentler eklenmiştir.

“8. Belge basımı ile ilgili bildirim görevini tamamen veya kısmen yerine getirmeyen matbaa işletmecilerine 200 000 000 lira özel usulsüzlük cezası kesilir.

9. Bu Kanunun mükerrer 227 nci maddesi uyarınca vergi beyannamesini imzalatmayanlara 75 000 000 lira yararlanılması yeminli malî müşavirlerce düzenlenmiş tasdik raporu ibrazına bağlanan, tasdik raporunu zamanında ibraz etmeyen mükellefler adına 150 000 000 lira özel usulsüzlük cezası kesilir.

10. Bu Kanunun 127 nci maddesinin (d) bendi uyarınca Maliye Bakanlığının özel işaretli görevlisinin ikazına rağmen aracını durdurmayan araç sürücüleri adına 100 000 000 lira özel usulsüzlük cezası kesilir.”

BAŞKAN – Üçüncü önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan çeşitli vergi kanunlarında değişikliği öngören 626 sıra sayılı kanun tasarısının 12 nci maddesiyle düzenlenen 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 353 üncü maddesinin 8 nolu bendinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

Değişiklik Metni:

“8. Belge basımı ile ilgili bildirim görevini tamamen veya kısmen yerine getirmeyen matbaa işletmecilerine 100 000 000 lira özel usulsüzlük cezası kesilir.”

İsmail Özgün Ersönmez Yarbay Musa Okçu

Balıkesir Ankara Batman

Azmi Ateş M. Bedri İncetahtacı Yakup Budak

İstanbul Gaziantep Adana

İbrahim Ertan Yülek Ahmet Doğan Osman Hazer

Adana Adıyaman Afyon

Celal Esin Mehmet Altınsoy Cemalettin Lafçı

Ağrı Aksaray Amasya

Cemil Çiçek Rıza Ulucak Muhammet Polat

Ankara Ankara Aydın

Alaattin Sever Aydın Suat Pamukçu Hüsamettin Korkutata

Batman Bayburt Bingöl

Abdulhaluk Mutlu Mustafa Yünlüoğlu İsmail Coşar

Bitlis Bolu Çankırı

Zülfikar Gazi Ramazan Yenidede Seyyit Haşim Haşimi

Çorum Denizli Diyarbakır

Yakup Hatipoğlu Ömer Naimi Barım Tevhit Karakaya

Diyarbakır Elazığ Erzincan

Lütfü Esengün Ömer Özyılmaz Sıtkı Cengil

Erzurum Erzurum Adana

Ahmet Çelik Sait Açba M. Sıddık Altay

Adıyaman Afyon Ağrı

M. Ziyattin Tokar Murtaza Özkanlı Ahmet Bilge

Ağrı Aksaray Ankara

Ömer Faruk Ekinci Ersönmez Yarbay İsmail Özgün

Ankara Ankara Balıkesir

Musa Okçu Kâzım Ataoğlu Zeki Ergezen

Batman Bingöl Bitlis

Feti Görür M. Altan Karapaşaoğlu Mehmet Aykaç

Bolu Bursa Çorum

Yasin Hatiboğlu Sacit Günbey Ömer Vehbi Hatipoğlu

Çorum Diyarbakır Diyarbakır

Abdülkadir Aksu Ahmet Cemil Tunç Naci Terzi

Diyarbakır Elazığ Erzincan

Abdulilah Fırat Aslan Polat Şinasi Yavuz

Erzurum Erzurum Erzurum

Nurettin Aktaş M. Bedri İncetahtacı Lütfi Doğan

Gaziantep Gaziantep Gümüşhane

Mehmet Sılay M. Emin Aydınbaş Azmi Ateş

Hatay İçel İstanbul

Mukadder Başeğmez Süleyman Arif Emre Mehmet Fuat Fırat

İstanbul İstanbul İstanbul

Hüseyin Kansu Ali Oğuz Osman Yumakoğulları

İstanbul İstanbul İstanbul

Sabri Tekir Hasan Dikici Ahmet Dökülmez

İzmir Kahramanmaraş Kahramanmaraş

Hayrettin Dilekcan Zeki Ünal Fethi Acar

Karabük Karaman Kastamonu

Abdullah Gül Salih Kapusuz Mikail Korkmaz

Kayseri Kayseri Kırıkkale

Musta Kemal Ateş Osman Pepe Veysel Candan

Kilis Kocaeli Konya

Hanifi Demirkol Kahraman Emmioğlu Turhan Alçelik

Eskişehir Gaziantep Giresun

Süleyman Metin Kalkan Mustafa Köylü Saffet Benli

Hatay Isparta İçel

Mustafa Baş Ali Coşkun Ekrem Erdem

İstanbul İstanbul İstanbul

İsmail Kahraman Aydın Menderes Mehmet Ali Şahin

İstanbul İstanbul İstanbul

Bahri Zengin İsmail Yılmaz Avni Doğan

İstanbul İzmir Kahramanmaraş

Mustafa Kamalak Abdullah Özbey Zeki Karabayır

Kahramanmaraş Karaman Kars

Memduh Büyükkılıç Nurettin Kaldırımcı Kemal Albayrak

Kayseri Kayseri Kırıkkale

Cafer Güneş Necati Çelik Hüseyin Arı

Kırşehir Kocaeli Konya

Remzi Çetin Abdullah Gencer Hasan Hüseyin Öz

Konya Konya Konya

Lütfi Yalman Metin Perli Yaşar Canbay

Konya Kütahya Malatya

Recai Kutan Fehim Adak Nedim İlci

Malatya Mardin Muş

Mehmet Elkatmış Hüseyin Olgun Akın Nezir Aydın

Nevşehir Ordu Sakarya

Ahmet Demircan Musa Uzunkaya Ahmet Nurettin Aydın

Samsun Samsun Siirt

Temel Karamollaoğlu Zülfükar İzol Abdulkadir Öncel

Sıvas Şanlıurfa Şanlıurfa

Ahmet Feyzi İnceöz Kemalettin Göktaş İsmail İlhan Sungur

Tokat Trabzon Trabzon

Mustafa Bayram Şaban Şevli Kâzım Arslan

Van Van Yozgat

Necmettin Aydın Teoman Rıza Güneri Mustafa Ünaldı

Zonguldak Konya Konya

Ahmet Derin Oğuzhan Asiltürk Fikret Karabekmez

Kütahya Malatya Malatya

Bülent Arınç Hüseyin Yıldız Sabahattin Yıldız

Manisa Mardin Muş

M. Salih Katırcıoğlu Mustafa Hasan Öz Cevat Ayhan

Niğde Ordu Sakarya

Latif Öztek Mehmet Emin Aydın Musa Demirci

Samsun Siirt Sıvas

Abdüllatif Şener Ahmet Karavar Abdullah Arslan

Sıvas Şanlıurfa Tokat

Bekir Sobacı Şeref Malkoç Maliki Ejder Arvas

Tokat Trabzon Van

Fethullah Erbaş İlyas Arslan Abdullah Örnek

Van Yozgat Yozgat

BAŞKAN – 4 üncü önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan kanun tasarısının 12 nci maddesiyle Vergi Usul Kanununun 353 üncü maddesine eklenilen 8 numaralı bentte yer alan “200 milyon lira” ibaresinin “250 milyon lira” şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

M. Güven Karahan Selahattin Beyribey Adil Aşırım

Balıkesir Kars Iğdır

Ahmet Kabil Bülent Akarcalı

Rize İstanbul

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, şimdi, önergeleri aykırılık derecelerine göre yeniden okutup, oylayacağım.

Şu an okutacağım en aykırı önergenin birinci okunuşunda bir değişiklik vardı, onu düzeltilmiş şekliyle okutacağım ve Genel Kurulu önceden uyarmış olayım: Bu önerge maddenin bütününü değiştirdiğinden, Genel Kurulun kabul etmesi halinde diğer önergeleri işleme koymayacağım.

En aykırı önergeyi, düzeltilmiş şekliyle yeniden okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan kanun tasarısının 12 nci maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

Metin Şahin (Antalya) ve arkadaşları

Madde 12.- 213 sayılı Kanunun 353 üncü maddesine 7 numaralı bentten sonra gelmek üzere, aşağıdaki 8, 9 ve 10 numaralı bentler eklenmiştir.

“8. Belge basımıyla ilgili bildirim görevini tamamen veya kısmen yerine getiremeyen matbaa işletmecilerine 75 milyon lira özel usulsüzlük cezası kesilir.

9. 4358 sayılı Kanun uyarınca işlemlerinde vergi kimlik numarası kullanma zorunluluğu getirilen kurum ve kuruluşlardan yaptıkları işlemlere ilişkin bildirimleri Maliye Bakanlığının belirleyeceği standartlarda araçlarla (yazı, manyetik ortam, disket, mikrofilm, mikrofiş gibi) ve zamanlarda yerine getirmeyenler hakkında 75 milyon lira özel usulsüzlük cezası kesilir. Ceza kesilenler, ödedikleri ceza için, fiilleriyle ceza kesilmesine neden olan kişilere rücu edebilirler.

10. Bu Kanunun 127 nci maddesinin (d) bendi uyarınca Maliye Bakanlığının özel işaretli görevlisinin ikazına rağmen durmayan aracın sahibi adına 75 milyon lira özel usulsüzlük cezası kesilir.”

BAŞKAN – Sayın Komisyon, önergeye katılıyor musunuz?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANI BİLTEKİN ÖZDEMİR (Samsun) – Sayın Başkan, 4358 sayılı Vergi Kimlik Numarası Kullanımının Yaygınlaştırılması Hakkında Kanun bu düzenlemelerden sonra yürürlüğe girdiği için, söz konusu kanunla gerekli uyumu sağlamak üzere hazırlanmış olan bu önergeye, uygun görüşle katıldığımızı takdirlerinize arz ederiz.

BAŞKAN – Sayın Hükümet?..

MALİYE BAKANI ZEKERİYA TEMİZEL (İstanbul) – Katılıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmiştir.

Diğer önergeleri, önerge maddeyi bütünüyle değiştirdiği için işleme koyamıyorum.

12 nci maddeyi, kabul edilen önerge doğrultusundaki değişik şekliyle oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

13 üncü maddeyi okutuyorum:

MADDE 13 - 213 sayılı Kanunun Mükerrer 355 inci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

d) “ Bilgi vermekten çekinenler ile 256, 257 ve mükerrer 257 nci madde hükmüne uymayanlar için ceza

Mükerrer Madde 355- Bu Kanunun 86,148,149,150, 256 ve 257 nci maddelerinde yer alan zorunluluklar ile mükerrer 257 nci madde uyarınca getirilen zorunluluklara uymayan (Kamu idare ve müesseselerinde bilgi verme görevini yerine getirmeyen yöneticiler dahil);

1. Birinci sınıf tüccarlar ile serbest meslek erbabı hakkında 100.000.000 lira,

2. İkinci sınıf tüccarlar, defter tutan çiftçiler ile kazancı basit veya götürü usulde tespit edilenler hakkında 50.000.000 lira,

3. Yukarıdaki bentlerde yazılı bulunanlar dışında kalanlar hakkında 25.000.000 lira,

Özel usulsüzlük cezası kesilir.

Bu hükmün uygulanması için, bilgi ve ibraz ödevinin yerine getirilmesiyle ilgili olarak yapılacak tebliğlerde bilginin verilmesi için tayin olunan sürede cevap verilmemesi, eksik veya yanıltıcı bilgi verilmesi veya defter ve belge ibrazı için tayin olunan süre ile defter ve belgelerin süresinde ibraz edilmemesi durumunda haklarında Kanunun ceza hükümlerinin uygulanması cihetine gidileceğinin ilgililere yazılı olarak bildirilmesi şarttır.

Özel usulsüzlük cezası kesilmesine rağmen mecburiyetleri yerine getirmeyenlere yeniden süre verilerek bu mecburiyetleri yerine getirmeleri tebliğ olunur. Verilen sürede bu mecburiyetlerin yerine getirilmemesi halinde yukarıda yazılı özel usulsüzlük cezaları bir kat artırılarak uygulanır.”

BAŞKAN – Madde üzerinde grupları adına söz talepleri : İlk sırada, Fazilet Partisi Grubu adına, Sayın Feti Görür.

Buyurun efendim. (FP sıralarından alkışlar)

FP GRUBU ADINA FETİ GÖRÜR (Bolu) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi, Fazilet Partisi Grubu adına, saygıyla selamlıyorum.

Getirilen bu madde düzenlemesiyle, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 355 inci maddesi, başlığıyla birlikte aşağıdaki gibi değiştirilmiştir:

Bilgi vermekten çekinenler ile 256, 257 ve mükerrer 257 nci madde hükümlerine uymayanlar için, özel usulsüzlük cezaları öngörülmüştür. Bu düzenlemeyle, bir yenilik getirilerek, kamu idare ve müesseselerinde bilgi verme görevini yerine getirmeyen yöneticiler de bu ceza kapsamına alınmıştır.

Birinci sınıf tüccarlar ile serbest meslek erbabına 100 milyon lira özel usulsüzlük cezası - ki, bu ceza, daha önce 10 milyon lira idi- öngörülmektedir.

İkinci sınıf tüccarlar, defter tutan çiftçiler ile kazancı basit veya götürü usulde tespit edilenlere 50 milyon lira özel usulsüzlük cezası -ki, bu, daha önce 5 milyon lira idi- öngörülmektedir.

Yukarıdaki bentlerde yazılanlar dışında kalanlara 25 milyon lira özel usulsüzlük cezası öngörülmektedir.

Aslında, Bakanlar Kurulu kararıyla, cezalar, ilk tespit edildiği rakamlardan bugüne kadar 10 kat yükseltilmiştir. Buna rağmen, yeni vergi düzenlemelerinde, kayıtdışı ekonomiyi kayıt altına almak, cezaların caydırıcılığını güçlendirmek amacıyla, cezalar yükseltilmiştir.

Mevcut cezaların tespitinde enflasyon oranı göz önüne alınmamış ve şu an tasarıda öngörülen rakamlar, bu cezaların son şeklinden 10 kat artırılmıştır.

Mükelleflerin tutmakla ve saklamakla yükümlü olduğu defterler, belgeler ve bazı bilgiler, gerekli görüldüğünde, Maliye yoklama veya denetleme elemanlarınca mükelleften istenen bilgi gelmez ise, yazılı tebligat yapılarak bilgiyi, belgeyi vermemesi halinde ceza kesileceği bildirilecek ondan sonra, yine bilgi ve belgeler verilmezse, özel usulsüzlük cezası tatbik edilecektir. Yine bilgi verilmez ise, yeni bir tebligat yapılarak, ikinci kez, ceza bir kat artırılarak uygulanacaktır. Aynı uygulama kamu görevlilerine de uygulanacaktır.

Devletin, mükelleflerini denetlemesi, kaçakları önlemesi en doğal hakkıdır. Bu denetlemeyi engelleyenler, yanıltıcı ve yanlış bilgi verenler mutlaka cezalandırılmalı, suçlar karşılıksız kalmamalıdır.

Yeni düzenlemeyle, ekonomik suçlara ekonomik cezaların öngörülmesi de olumlu bir yaklaşımdır. Ancak, önceki cezaların, Bakanlar Kurulu kararıyla her yıl yükseltilmiş olmasına rağmen, birdenbire on kat artırılması, âdeta, sistemin aksaklıklarını cezalar vasıtasıyla gidermeye çalışma kolaycılığına gitme izlenimi vermektedir. Götürü ve basit usulde vergi veren bir ayakkabı tamircisinin yıllık kazancını düşünün, bir de vermek zorunda kaldığı 50 milyon lira cezayı düşünün. Bir tamircinin, bir sergicinin böyle bir cezayı ödemesi, adil olan bir uygulama değildir.

Bu maddeyle getirilen en önemli hususa gelelim: Kamu görevlilerine de bilgi vermemeleri durumunda verilecek cezanın -ki, bu, maddenin getirdiği en önemli düzenlemedir- acaba uygulama imkânı olacak mıdır? Hepimiz biliyoruz ki, Türkiye, demokratik olmaktan ziyade, bürokratik bir ülkedir. Özellikle bir iki yılda iktidarların değiştiği bir ülkede, bürokratların etkinliği, siyasî otoriteden az değildir. Bir başka husus: Muhalefet milletvekilleri, istedikleri her konuda, kanunî hakları ve yetkileri olduğu halde, bürokratlardan bilgi alamazlar. Milletvekillerinin, başbakan ve bakanlardan, vermiş oldukları soru önergelerine kolay kolay cevap aldıklarını söylemek mümkün değildir.

Söyler misiniz, Başkakan ve bakanlara ne miktarda usulsüzlük cezası vermek gerekecektir?

Geçen hafta perşembe günü, Parlamentomuzda, İnsan Hakları Komisyonunda bilgi verme ve almaya dair çok garip bir olay yaşandı. İnsan Hakları Komisyonu Başkanı, 11 Haziranda Başbakana bir mektup yazarak, Batı Çalışma Grubu ve Sivil Çalışma Grubu konusunda bilgi istedi. Ayrıca, bu kuruluşların yetkililerinin komisyona gelerek kuruluşları ve görevleri hakkında bilgi vermelerini istedi. Başbakanlık Müsteşarı Yaşar Yazıcıoğlu cevaben bir mektup göndererek, Başbakanlık bünyesinde Batı Çalışma Grubu ve Sivil Çalışma Grubu gibi kuruluşların bulunmadığını belirtti.

Yine, aynı Komisyonun 15 Ocakta sorduğu soruya cevaben, Başbakanlık Müsteşarı, 9 Martta, Sivil Çalışma Grubunun, Uygulamayı Takip ve Koordinasyon Kurulu olarak Başbakanlıkta bulunduğunu ve kuruluşunun hukukî dayanaklarını anlatmıştı. Yine, Batı Çalışma Grubuyla ilgili bir soru üzerine, Millî Savunma Bakanı Sayın İsmet Sezgin, 11 Şubat tarihli cevabî yazısında, Batı Çalışma Grubunun Genelkurmay Başkanlığı tarafından oluşturulduğunu söylemişti. Herkes Genelkurmay Başkanlığının Başbakanlığa bağlı olduğunu bilirken, maalesef, İnsan Hakları Komisyonu...

DEVLET BAKANI RÜŞTÜ KÂZIM YÜCELEN (İçel) – Bunların maddeyle ne alakası var!..

BAŞKAN – Sayın Görür, biraz madde üzerinde konuşabilir miyiz. Lütfen.

FETİ GÖRÜR (Devamla) – Tamam efendim, bağlıyorum.

...3686 sayılı Kanunun “Komisyonun yetkileri” başlıklı 5 inci maddesinde görevleriyle ilgili her türlü bilgiyi isteme ve buralarda inceleme yapma yetkisine sahip olmasına rağmen, istediği doğru bilgiyi alamamıştır; hem de, Komisyon, millet adına görev yapan Parlamentonun temsilcisi olduğu halde.

Yine, Hanefi Avcı Susurluk Komisyonuna bilgi verdi diye...

BAŞKAN – Sayın Görür... Sayın Görür... İstirham ediyorum... İnsan Hakları Komisyonunun uygulamalarını tartışmıyoruz şu an.

FETİ GÖRÜR (Devamla) – Sayın Başkan, bilgi... Sayın Başkan...

NİZAMETTİN SEVGİLİ (Siirt) – Git, orada konuş.

BAŞKAN – İstirham ediyorum... Lütfen madde üzerinde... Beni zor durumda bırakmayın; rica ediyorum.

FETİ GÖRÜR (Devamla) – Sayın Başkan, madde bilgi vermeyle ilgili olduğu için, konuyu bağlıyorum.

NİZAMETTİN SEVGİLİ (Siirt) – Ne alakası var.

BAŞKAN – Sayın Görür, lütfen... Bu bilginin o bilgiyle hiç ilgisi yok. Basın toplantısı konusu olabilecek bir şeye burada zamanınızı boşa harcamayın... Lütfen...

FETİ GÖRÜR (Devamla) – Şimdi, bütün bu hususları göz önüne alarak, vatandaş vergi dairesine bilgi vermedi diye siz de en ağır cezaları getirmeye çalışıyorsunuz. Fazilet Partisi Grubu olarak, getirilen cezaların çok ve yersiz olduğunu belirtiyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (FP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Çok teşekkür ediyorum Sayın Görür.

Doğru Yol Partisi Grubu adına, Sayın Doğan Baran; buyurun. (DYP sıralarından alkışlar)

DYP GRUBU ADINA DOĞAN BARAN (Niğde) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşülmekte olan 626 sıra sayılı kanun tasarısının 13 üncü maddesi üzerinde DYP Grubu adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle, Yüce Meclisi saygıyla selamlarım.

Değerli arkadaşlarım, tasarının bu maddesiyle, Vergi Usul Kanununun mükerrer 355 inci maddesi, başlığıyla birlikte değiştirilmektedir. Bu maddenin halen yürürlükteki mevcut birinci fıkrasında, Vergi Usul Kanununun 86, 148, 150 ve 257 nci maddelerindeki hükümlere, çekinme sebebi olmaksızın, kamu idare ve müesseseleri haricinde riayet etmeyenlere maktu ve parasal özel usulsüzlük cezalarının kesilmesi öngörülmüş ve mükellef grupları itibariyle, söz konusu cezalar şöyle tespit edilmiştir:

Birinci sınıf tüccarlar ve bilanço esasına göre defter tutan çiftçiler ile serbest meslek erbabı için 10 milyon Türk Lirası, ikinci sınıf tüccarlar ile ziraî işletme esasına göre defter tutan çiftçiler için 5 milyon Türk Lirası, her iki bentte sayılanların dışında kalanlar için de 3 milyon 300 bin Türk Lirası olan özel usulsüzlük cezaları azamî yasal üst sınır limitine ulaşmıştır.

Bu maddenin ikinci fıkrasında ise, özel usulsüzlük cezalarının uygulanabilmesi için, Vergi Usul Kanununun 148 inci maddesine göre gerçek ve tüzelkişilerden bilgi istenirken, yapılacak tebligatlarda, bilginin verilmesi için öncelikle süre verilmelidir; ayrıca, bu süre içerisinde cevap verilmediği ya da geç cevap verildiği veya eksik ve yanıltıcı bilgi verildiği takdirde, yasal ceza hükümlerinin uygulanması cihetine gidileceğinin ilgililere yazılı olarak bildirilmesi gereklidir.

Diğer yandan, bu tasarıyla, Vergi Usul Kanununun ceza hükümlerinde kapsamlı değişiklikler yapıldığından, birbiriyle ilişkisi bulunan veya paralellik ve mükerrerlik arz eden maddelerde de sadeleştirmeye gidilmektedir. Bu çerçevede, mevcut Kanunun 361 inci maddesi tasarının 82/1 maddesiyle yürürlükten kaldırılarak, bu madde ile mevcut mükerrer 355 inci madde birleştirilmek suretiyle yeniden düzenlendiği için, söz konusu 361 inci maddeyi de ana hatlarıyla açıklamakta zaruret görmekteyim.

Bu maddenin birinci fıkrasında, Kanunun 148, 150 ve 257 nci maddelerinde yazılı mecburiyetlerin özel usulsüzlük cezası kesilmesine rağmen yerine getirilememesi halinde, mecburiyetlerin yerine getirilememesinin ilgililere tebliğ olunacağı hükme bağlanmıştır. İkinci fıkrada da, yeniden belli edilen süre içerisinde, yine de bu mecburiyetleri yerine getirmeyenler hakkında bir aydan üç aya kadar hapis cezasına hükmolunacağı belirtilmektedir. Üçüncü fıkrada ise, yetkili makam ve memurlar tarafından, kamu idare ve müesseseleri ile gerçek ve tüzelkişilerden istenilen bilgileri çekinme sebebi olmaksızın vermeyenler veya bildirim görevini yerine getirmeyenlere 1 milyon Türk Lirasına kadar para cezasına hükmolunacağı; son fıkrada ise, bu maddenin uygulaması bakımından, Vergi Usul Kanunun 367 nci maddesine uyulacağı belirtilmektedir ki, söz konusu maddede, yukarıda belirtilen suçların tespiti halinde, denetim elemanlarının bu hususlarda cumhuriyet savcılığına bildirim mecburiyetini amirdir.

Diğer taraftan, mevcut kanunun mükerrer 355 inci maddesine göre, bildirim görevini yerine getirmeyen kamu idare ve müesseseleri özel usulsüzlük cezasının dışında tutulurken, bir yandan da, 361 inci maddeye göre, bildirim görevini yerine getirmesi dahi hapis cezasının kapsamı dışında kalmaktadır.

Vergi Usul Kanununun mükerrer 355 ve 361 inci maddelerinde, aynı kanunun diğer maddelerine atıfta bulunarak belirtilen mecburiyetlerin neler olduğunu kısaca açıklamakta yarar görmekteyiz. Bunlar, Maliye Bakanlığının veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanların isteyecekleri bilgiler, ziraî kazançlar, il ve merkez komisyonlarınca istenecek bilgiler, vergi inceleme ve kontrolleri ile gayrimenkullerin rayiç bedelinin tespiti sırasında mükelleflerin yerine getirmek zorunda oldukları yükümlülüklerdir. İşte, birlikte uygulanabilen, birbiriyle bağlantılı bu iki maddeden 361 inci maddenin bu tasarıyla yürürlükten kaldırılmasıyla doğacak boşluğun giderilmesi amacıyla, mükerrer 355 inci maddede değişiklik yapılması gereği ortaya çıkmış; ayrıca, Vergi Usul Kanununun 256 ve mükerrer 257 nci maddelerindeki zorunluluklara uymayanların da madde kapsamına alınmasına gerek duyulmuştur. Buna göre, tasarının 13 üncü maddesi ile Vergi Usul Kanunun mükerrer 355 inci maddesi yeniden düzenlenmekte ve kanunun 86, 148, 149, 150, 256, 257 nci maddelerdeki zorunlulukları kapsar hale gelmektedir.

Birinci sınıf tüccarlar ile serbest meslek erbabına uygulanacak özel usulsüzlük cezası, on kat artırılarak 10 milyondan 100 milyon Türk Lirasına; ikinci sınıf tüccarlar, defter tutan çiftçiler ile kazancı basit ve götürü usulde tespit edilenlere ilişkin ceza 50 milyon Türk Lirasına ve bunlar dışında kalanlara kesilebilecek ceza 25 milyon Türk Lirasına çıkarılmaktadır.

Kamu idare ve müesseselerinde görevli olup bilgi verme görevini yerine getirmeyen yöneticiler de, özel usulsüzlük cezasına muhatap olabileceklerdir. Böylece, maddede üç bent halinde yapılan düzenlemeyle, özel usulsüzlük cezasına muhatap olacaklar yeniden sınıflandırılmakta ve ceza miktarları da artırılmaktadır.

Özel usulsüzlük cezası kesilmesine rağmen mecburiyetleri yerine getirmeyenlere yeniden süre verilerek, bu mecburiyetleri yerine getirmeleri tebliğ edilecektir. İkinci defa verilen sürede de bildirim veya ibraz görevlerini yerine getirmeyenlere, halen, bir aydan üç aya kadar hapis cezası hükmolunurken, tasarının bu maddesi, yeni şekliyle yürürlüğe girdiği tarihte, artık, sadece, özel usulsüzlük cezası bir kat artırılarak uygulanacaktır.

Bu suretle, bir yandan, mevcut iki madde birleştirilerek yeniden düzenleme suretiyle kanunda sadeleştirilmeye gidilirken, diğer yandan da, caydırıcı özelliğe sahip hapis cezası hükmü kaldırılmaktadır. Halbuki, bildirim ve ibrazı mecburî olan bazı bilgi ve belgeler vasıtasıyla, zaman zaman milyarları aşan, hatta, trilyonu bulan vergi kayıp ve kaçaklarının ortaya çıkarılması kuvvetle muhtemeldir. Bu gibi durumlarda, hapis cezası uygulanabilmesine imkân veren mevcut hükmün kaldırılarak, ilgililerin, sadece 200 milyon Türk Lirası özel usulsüzlük cezası ödeyerek kurtulması mümkün hale gelmektedir.

Bu durum, Maliye Bakanlığı yetkililerinin ve vergi inceleme elemanlarının işini zorlaştıracaktır. Zira, vergilemeye ilişkin olarak alınacak bilgilerin ve ibrazı gereken belgelerin bazen çok önemli olduğu dikkate alınırsa, caydırıcılık vasfının kaldırılmasının öneminin ortaya çıkacağını da ifade eder, saygılar sunarım. (DYP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Baran.

Gruplar adına başka söz talebi?.. Yok.

Şahsı adına, Sayın Mehmet Bedri İncetahtacı; buyurun. (FP sıralarından alkışlar)

MEHMET BEDRİ İNCETAHTACI (Gaziantep) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz kanun tasarısının 13 üncü maddesi, bilgi vermekten çekinenler ile 257 nci madde hükmüne uymayanlara hapis cezası öngören 361 inci maddeyi kaldırarak, mükerrer 355 inci maddede değişiklikler yapmaktadır.

Vergi Usul Kanununun mevcut mükerrer 355 inci maddesinin birinci fıkrasında, bu Kanunun 86, 148, 257 nci maddeleri ile 150 nci maddesinin 4 numaralı bendi hükümlerine çekinme sebebi olmaksızın (kamu idare ve müesseseleri hariç olmak üzere) riayet etmeyenlerden, birinci sınıf tüccarlar ve bilanço esasına göre defter tutan çiftçiler ile serbest meslek erbabına 1 milyon Türk lirası; ikinci sınıf tüccarlar ile ziraî işletme hesabı esasına göre defter tutan çiftçilere 500 bin Türk Lirası; bunların haricinde kalanlara da 330 bin Türk Lirası özel usulsüzlük cezası kesileceği hükme bağlanmış olup, söz konusu bentlerde yer alan miktarlar, Bakanlar Kurulu kararıylarıyla artırılarak uygulanmaktadır.

Mükerrer 355 inci maddenin ikinci fıkrasında, yukarıda yer alan hükmün uygulanması için, 148 inci madde gereğince bilgi istenilirken yapılacak tebliğlerde bilginin verilmesi için tayin olunan süre ile süresinde cevap verilmediği veya eksik veya yanıltıcı bilgi verildiği takdirde, haklarında kanunun ceza hükümlerinin uygulanması yoluna gidileceğinin ilgililere yazılı olarak bildirilmesinin şart olduğu da hüküm altına alınmıştır.

Tasarının 1.1.1998 tarihinden geçerli olmak üzere kanunun yayımı tarihinde yürürlüğe girecek olan 79/1-b maddesi ile kaldırılmakta olan Vergi Usul Kanununun dört fıkra halinde düzenlenmiş bulunan 361 inci maddesinde yer alan hususları kısaca şu şekilde özetlemek mümkündür:

Birinci fıkrada, bu kanunun 148 ve 257 nci maddeleri ile 150 nci maddesinin 4 numaralı bendinde yazılı mecburiyetlerin, özel usulsüzlük cezası kesilmesine rağmen yine yerine getirilmemesi halinde, yetkili mercilerce yeniden süre belli edilerek bu mecburiyetlerin yerine getirilmesinin kendilerine tebliğ olunacağı hükme bağlanmaktadır.

İkinci fıkrada, yeniden belli edilen süre içinde bu mecburiyetleri yerine getirmeyenler hakkında bir aydan üç aya kadar hapis cezasına hükmedileceği belirtilmiştir.

Üçüncü fıkrada, yetkili makam ve memurlar tarafından kamu idare ve müesseseleri ile gerçek veya tüzelkişilerden 148 ve 149 uncu maddeler gereğince istenilen bilgileri çekinme sebebi olmaksızın vermeyenler ile 150 nci maddenin 1 ve 3 numaralı bentlerinde yazılı olanlardan bahsi geçen maddedeki bildirme mecburiyetini yerine getirmeyenlere 100 bin liraya kadar para cezasına hükmolunacağı belirtilmiş olup, söz konusu miktar Bakanlar Kurulu kararlarıyla da artırılarak uygulanmaktadır.

Son olarak, dördüncü fıkrada, bu maddenin uygulanmasında 367 nci maddede gösterilen usule uyulacağı hükme bağlanmıştır.

Yukarıda görüldüğü üzere, mevcut mükerrer 355 inci madde ile 361 inci madde hükümleri arasında bağlantılar bulunmaktadır. İşte, bu kanunun 148 ve 257 nci maddeleri ile 150 nci maddesinin 4 numaralı bendinde yazılı mecburiyetlerin yerine getirilmemesi halinde, mükerrer 355 inci maddeye göre, önce özel usulsüzlük cezası kesilmesi söz konusudur. Vergi Usul Kanununun 361 inci madde hükmüne göre ise, bu cezanın kesilmesinden sonra, söz konusu mecburiyetlerin yine yerine getirilmemesi halinde, yetkili mercilerce yeniden süre belli edilerek, bu mecburiyetlerin yerine getirilmesinin kendilerine tebliğ olunacağı; yeniden belli edilen süre içinde bu mecburiyetleri yerine getirmeyenler hakkında bu defa bir aydan üç aya kadar hapis cezasına hükmedileceği belirtilmiştir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın İncetahtacı, toparlıyoruz.

MEHMET BEDRİ İNCETAHTACI (Devamla) – Diğer taraftan, bu kanunun 148 ve 257 nci maddeleri ile 150 nci maddesinin 4 numaralı bendinde yazılı mecburiyetlerin yerine getirilmemesi halinde, kamu idare ve müesseseleri, mükerrer 355 inci maddeye göre uygulanacak özel usulsüzlük cezasının kapsamı dışında kalmaktadır. Diğer bir ifadeyle, mükerrer 355 inci madde hükmüne göre, kamu idare ve müesseselerine özel usulsüzlük cezası uygulanamamaktadır. Bu konudaki tenkitlerimizi, vakit kalmadığı için, diğer maddeleri üzerindeki görüşmelerimizde dile getirmeye gayret edeceğiz.

Bu vesileyle, hepinize saygılar sunuyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın İncetahtacı.

Sayın Emin Kul?..

EMİN KUL (İstanbul) – Vazgeçtim.

BAŞKAN – Sayın Necdet Tekin, buyurun.

NECDET TEKİN (Kırklareli) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 13 üncü maddedeki düzenlemeler, esas itibariyle, bilgi vermeme nedeniyle uygulanan ve daha önceki yasada da yer alan, ancak bugün için yaptırımı oldukça azalan cezaların günün koşullarına uydurulmasından başka bir şey değildir.

Daha önce bu madde üzerinde konuşan arkadaşlarım da değindi; şu anda geçerli olan 355 inci maddedeki cezalardan 1 milyon liralık cezalar daha sonra 10 katına kadar artırılarak

10 milyona çıkarılmış; bunun dışında, 500 bin liralık cezalar da, 5 milyon liraya çıkarılmış. Yani, eski yasadaki, cezalar, Bakanlar Kurulu kararları ve kararnamelerle bir oran dahilinde daha da çok artırılırken, cezaların artırılması, bu maddeyle biraz daha rasyonel hale getirilmiş.

Yine bu yasa tasarısının ikinci çok önemli bir değişikliği daha var; özellikle bunun altının çizilmesi lazım. Nasıl ki, bu zamana kadar, vatandaş sadece kendisi sorumlu oluyordu -ki, meri olan bu Vergi Usul Kanununun 355 inci maddesinde de “kamu idare ve müesseseleri hariç” denilmektedir- yani, yaptığı bir hatadan dolayı vergi veren sorumlu oluyordu, cezaya müstahak oluyordu ve buradaki kamu idare ve müesseseleri de, mevcut bu yasayla cezadan kurtuluyordu. Ancak, bu yasa tasarısında, bu, tamamen değiştirilmiş ve “kamu idare ve müesseseleri dahil” denilmiş; yani, bilgi vermekten kaçınan mükellef nasıl parasal olarak cezalandırılabiliyorsa, bilgi vermekten çekinen kamu idarecileri de, yani vergiyi alan yöneticiler de, özel usulsüzlük cezası neyi hükmediyorsa, onu vermek zorunda kalabilecek. O halde, bu yasa tasarısının en önemli taraflarından bir tanesi de budur.

Üçüncü olarak, bu yasa tasarısının farklı özelliklerinden bir tanesi de şudur: Eski yasamızda yeminli mali müşavirler yoktu; bu yasa tasarısında yeminli mali müşavirler var ve defter ve belge ibrazına ilişkin taleplerin yerine getirilmemesi halinde bir yaptırıma gidilmekte ve bu yöndeki hukukî boşluk da doldurulmaktadır.

Hepinize saygılar sunarım. (DSP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Sayın milletvekilleri, madde üzerinde verilen 12 önergenin 10’u geri çekilmiştir; kalan 2 önergeyi, önce geliş sırasına göre okutup,sonra aykırılık durumlarına göre işleme koyacağım.

Bu arada, önergede bir hayli uzun isim listesi olduğu için, Kâtip Üye arkadaşımızın önergeyi oturarak okumasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

MADDE 13’te 213 sayılı Kanunun mükerrer 355 inci maddesi başlığıyla birlikte değiştirilen:

Birinci fıkrada, birinci sınıf tüccarlar ve serbest meslek erbabı hakkında öngörülen “100 000 000 Türk Lirası” yerine “50 000 000 Türk Lirası”

İkinci fıkrada, ikinci sınıf tüccarlar, defter tutan çiftçiler ile kazancı basit veya götürü usulde tespit edilenler hakkında “50 000 000 Türk Lirası” yerine “25 000 000 Türk Lirası”

Üçüncü fıkrada yazılı bulunanlar dışındakilere “25 000 000 Türk Lirası” yerine “15 000 000 Türk Lirası” özel usulsüzlük cezası kesilir” şeklinde değiştirilmesini saygılarımızla arz ederiz.

Feti Görür Hüseyin Arı Latif Öztek

Bolu Konya Samsun

Memduh Büyükkılıç Mustafa Yünlüoğlu Ekrem Erdem

Kayseri Bolu İstanbul

M. Salih Katırcıoğlu Yakup Budak İ. Ertan Yülek

Niğde Adana Adana

Ahmet Doğan Osman Hazer Celal Esin

Adıyaman Afyon Ağrı

Mehmet Altınsoy Cemalettin Lafçı Cemil Çiçek

Aksaray Amasya Ankara

Rıza Ulucak Muhammet Polat Alaattin Sever Aydın

Ankara Aydın Batman

Suat Pamukçu Hüsamettin Korkutata Abdulhaluk Mutlu

Bayburt Bingöl Bitlis

Mustafa Yünlüoğlu İsmail Coşar Zülfikar Gazi

Bolu Çankırı Çorum

Ramazan Yenidede Seyyit Haşim Haşimi Yakup Hatipoğlu

Denizli Diyarbakır Diyarbakır

Ömer Naimi Barım Tevhit Karakaya Lütfü Esengün

Elazığ Erzincan Erzurum

Ömer Özyılmaz Sıtkı Cengil Ahmet Çelik

Erzurum Adana Adıyaman

Sait Açba Mehmet Sıddık Altay M. Ziyattin Tokar

Afyon Ağrı Ağrı

Murtaza Özkanlı Ahmet Bilge Ömer Faruk Ekinci

Aksaray Ankara Ankara

Ersönmez Yarbay İsmail Özgün Musa Okçu

Ankara Balıkesir Batman

Kâzım Ataoğlu Zeki Ergezen Feti Görür

Bingöl Bitlis Bolu

Mehmet Altan Karapaşaoğlu Mehmet Aykaç Yasin Hatiboğlu

Bursa Çorum Çorum

Sacit Günbey Ömer Vehbi Hatipoğlu Abdülkadir Aksu

Diyarbakır Diyarbakır Diyarbakır

Ahmet Cemil Tunç Naci Terzi Abdulilah Fırat

Elazığ Erzincan Erzurum

Aslan Polat Şinasi Yavuz Nurettin Aktaş

Erzurum Erzurum Gaziantep

Mehmet Bedri İncetahtacı Lütfi Doğan Mehmet Sılay

Gaziantep Gümüşhane Hatay

Mehmet Emin Aydınbaş Azmi Ateş Mukadder Başeğmez

İçel İstanbul İstanbul

Süleyman Arif Emre Mehmet Fuat Fırat Hüseyin Kansu

İstanbul İstanbul İstanbul

Ali Oğuz Osman Yumakoğulları Sabri Tekir

İstanbul İstanbul İzmir

Hasan Dikici Ahmet Dökülmez Hayrettin Dilekcan

Kahramanmaraş Kahramanmaraş Karabük

Zeki Ünal Fethi Acar Abdullah Gül

Karaman Kastamonu Kayseri

Salih Kapusuz Mikail Korkmaz Mustafa Kemal Ateş

Kayseri Kırıkkale Kilis

Osman Pepe Veysel Candan Hanifi Demirkol

Kocaeli Konya Eskişehir

Kahraman Emmioğlu Turhan Alçelik Süleyman Metin Kalkan

Gaziantep Giresun Hatay

Mustafa Köylü Saffet Benli Mustafa Baş

Isparta İçel İstanbul

Ali Coşkun Ekrem Erdem İsmail Kahraman

İstanbul İstanbul İstanbul

Aydın Menderes Mehmet Ali Şahin Bahri Zengin

İstanbul İstanbul İstanbul

İsmail Yılmaz Avni Doğan Mustafa Kamalak

İzmir Kahramanmaraş Kahramanmaraş

Abdullah Örnek Zeki Karabayır Memduh Büyükkılıç

Yozgat Kars Kayseri

Nurettin Kaldırımcı Kemal Albayrak Cafer Güneş

Kayseri Kırıkkale Kırşehir

Necati Çelik Hüseyin Arı Remzi Çetin

Kocaeli Konya Konya

Abdullah Gencer Hasan Hüseyin Öz Lütfi Yalman

Konya Konya Konya

Metin Perli Yaşar Canbay Mehmet Recai Kutan

Kütahya Malatya Malatya

Fehim Adak Nedim İlci Mehmet Elkatmış

Mardin Muş Nevşehir

Hüseyin Olgun Akın Nezir Aydın Ahmet Demircan

Ordu Sakarya Samsun

Musa Uzunkaya Ahmet Nurettin Aydın Temel Karamollaoğlu

Samsun Siirt Sıvas

Zülfükar İzol Abdulkadir Öncel Ahmet Feyzi İnceöz

Şanlıurfa Şunlıurfa Tokat

Kemalettin Göktaş İsmail İlhan Sungur Mustafa Bayram

Trabzon Trabzon Van

Şaban Şevli Kâzım Arslan Necmettin Aydın

Van Yozgat Zonguldak

T. Rıza Güneri Mustafa Ünaldı Ahmet Derin

Konya Konya Kütahya

Oğuzhan Asiltürk Fikret Karabekmez Bülent Arınç

Malatya Malatya Manisa

Hüseyin Yıldız Sabahattin Yıldız M.Salih Katırcıoğlu

Mardin Muş Niğde

Mustafa Hasan Öz Cevat Ayhan Latif Öztek

Ordu Sakarya Samsun

Mehmet Emin Aydın Musa Demirci Abdüllatif Şener

Siirt Sıvas Sıvas

Ahmet Karavar Abdullah Arslan Bekir Sobacı

Şanlıurfa Tokat Tokat

Şeref Malkoç Maliki Ejder Arvas Fethullah Erbaş

Trabzon Van Van

İlyas Arslan

Yozgat

BAŞKAN – İkinci önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan kanun tasarısının 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının 2 numaralı bendinde yer alan “veya götürü” ibaresinin madde metninden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

Metin Bostancıoğlu Necdet Tekin Uğur Aksöz

Sinop Kırklareli Adana

Metin Öney Algan Hacaloğlu

İzmir İstanbul

BAŞKAN – Şimdi, önergeleri aykırılık derecesine göre yeniden okutarak, oylarınıza sunacağım:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

MADDE 13’de 213 sayılı Kanunun mükerrer 355 inci maddesi başlığıyla birlikte değiştirilen;

1- Birinci fıkrada birinci sınıf tüccarlar ve serbest meslek erbabı hakkında öngörülen “100 000 000 Türk Lirası” yerine “50 000 000 Türk Lirası”

İkinci fıkrada, ikinci sınıf tüccarlar, defter tutan çiftçiler ile kazancı basit veya götürü usulde tespit edilenler hakkında “50 000 000 Türk Lirası” yerine “25 000 000 Türk Lirası”

Üçüncü fıkrada yazılı bulunanlar dışındakilere “25 000 000 Türk Lirası” yerine “15 000 000 Türk Lirası”

“Özel usulsüzlük cezası kesilir şeklinde” değiştirilmesini saygılarımızla arz ederiz.

Feti Görür (Bolu) ve arkadaşları

BAŞKAN – Sayın Komisyon, önergeye katılıyor musunuz efendim?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANI BİLTEKİN ÖZDEMİR (Samsun) – Sayın Başkan, bu, tasarının belkemiği maddelerinden birisi; bu nedenle, bu önergeye katılamıyoruz.

BAŞKAN – Sayın Hükümet?..

MALİYE BAKANI ZEKERİYA TEMİZEL (İstanbul) – Sayın Başkan, bu tür cezalar, kendiliğinden uygulanan cezalar değil; bu cezalar, yükümlülükleri yerine getirmeyenlere yazılı olarak bir uyarı gönderildikten sonra kesilir. O nedenle de, yapılan düzenlemenin ve cezaların uygun olduğunu düşünüyoruz, önergeye katılmıyoruz.

BAŞKAN – Sayın Görür, konuşacaksınız; buyurun efendim. (FP sıralarından alkışlar)

Süreniz 5 dakikadır.

FETİ GÖRÜR (Bolu) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bu maddede getirilen düzenlemeden önce, cezalar daha önceki kanunun düzenlendiği tarihten günümüze kadar her yıl, Bakanlar Kuruluna verilen yetkiyle 10 kat artırılmıştır. En son artırılan bu 10 kat miktarla, birinci sınıf tüccarlar ile serbest meslek sahiplerine uygulanacak olan özel usulsüzlük cezasının 10 milyon lira olduğunu, günümüz şartlarında enflasyon oranının göz önüne alınmadığını ve sadece caydırıcılık sebebinin arkasına sığınılarak bu ceza miktarlarının ölçüsüz bir şekilde artırıldığını düşünüyorum.

Yine aynı şekilde, ikinci sınıf tüccarlar defter tutan çiftçiler ile basit veya götürü usulde defter tutan kişilere uygulanacak olan 50 milyon lira cezanın da -bunların, küçük esnaf olmaları hasebiyle- ağır bir ceza olduğunu düşünüyorum.

Sayın Hükümetin bu sene memura, işçiye yıl sonu itibariyle enflasyonu yüzde 50’ye indirme hedefinin arkasına sığınarak yaptığı zam oranının yüzde 50 olduğunu düşünürsek, vatandaştan istediğinin de aynı mantıkla, aynı oranda hesap edilmesi lazım.

Biz, esasında, bu önergeyi, Hükümetin işçimize ve memurumuza yapmış olduğu 1998 yılı zamlarını göz önüne alarak hazırladık; hepinizden destek bekliyoruz.

Saygılar sunuyorum. (FP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Görür.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.

İkinci önergeyi tekrar okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan kanun tasarısının 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının 2 numaralı bendinde yer alan “...veya götürü” ibaresinin madde metninden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

Metin Bostancıoğlu (Sinop) ve arkadaşları

BAŞKAN – Sayın Komisyon?..

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANI BİLTEKİN ÖZDEMİR (Samsun)– Uygun görüşle takdirlerinize sunuyoruz.

BAŞKAN– Sayın Hükümet?

MALİYE BAKANI ZEKERİYA TEMİZEL (İstanbul) – Sayın Başkan, teknik bir düzenlemedir; o nedenle katılıyoruz.

BAŞKAN – Komisyon uygun görüş belirtiyor; Hükümet önergeye katılıyor.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmiştir.

Şimdi, maddeyi, kabul edilen önerge doğrultusundaki değişik şekliyle oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

14 üncü maddeyi okutuyorum:

MADDE 14 - 213 sayılı Kanunun 359 uncu maddesi bölüm başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Hürriyeti Bağlayıcı Ceza İle Cezalandırılacak

Suçlar ve Cezaları

Kaçakçılık suçları ve cezaları

Madde 359 - a) Vergi kanunlarına göre tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan;

1) Defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapanlar, gerçek olmayan veya kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesap açanlar veya defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydedenler,

2) Defter, kayıt ve belgeleri tahrif edenler veya gizleyenler (varlığı noter tasdik kayıtları veya sair süretlerle sabit olduğu halde, inceleme sırasında vergi incelemesine yetkili kimselere defter ve belgelerin ibraz edilmemesi gizleme demektir) veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar(muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge, gerçek bir muamele veya duruma dayanmakla birlikte bu muamele veya durumu mahiyet veya miktar itibariyle gerçeğe aykırı şekilde yansıtan belgedir),

Hakkında altı aydan üç yıla kadar hapis cezası hükmolunur.

Hükmolunan hapis cezasının para cezasına çevrilmesinde, hapis cezasının her bir günü için, sanayi sektöründe çalışan onaltı yaşından büyük işçiler için hüküm tarihinde yürürlükte bulunan asgari ücretin bir aylık brüt tutarının yarısı esas alınır ve hükmolunan bu para cezası ertelenemez.

b) Vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan;

1) Defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar (sahte belge, gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgedir),

2) Belgeleri Maliye Bakanlığı ile anlaşması olmadığı halde basanlar ile sahte olarak basanlar veya bu belgeleri kullananlar,

Hakkında on sekiz aydan üç yıla kadar ağır hapis cezası hükmolunur.

371 inci maddedeki pişmanlık şartlarına uygun olarak durumu ilgili makamlara bildirenler hakkında bu madde hükmü uygulanmaz.

Kaçakçılık suçlarını işleyenler hakkında bu maddede yazılı cezaların uygulanması 344 üncü maddede yazılı vergi zıyaı cezasının ayrıca uygulanmasına engel teşkil etmez.”

BAŞKAN – Madde üzerinde gruplar adına söz isteyen var mı?

LÜTFÜ ESENGÜN (Erzurum) – Fazilet Partisi Grubu adına Sıtkı Cengil konuşacak.

BAŞKAN – Fazilet Partisi Grubu adına, Sayın Sıtkı Cengil; buyurun. (FP sıralarından alkışlar)

FP GRUBU ADINA SITKI CENGİL (Adana) – Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; görüşülmekte olan yasa tasarısının 14 üncü maddesi üzerinde Fazilet Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; sözlerime başlarken hepinizi hürmetle selamlıyorum.

Sözlerimin başında bir tespiti yapmakta fayda mülahaza ediyorum, o da şudur: Biz Fazilet Partisi Grubu olarak, bütün maddelerde çıkıp konuşuyoruz, ayrıca, arkadaşlarımız şahısları adına konuşuyor ve önergeler veriyoruz. Bizim bu konuşmalarımız, bu vermiş olduğumuz önergeler, zamanı geçirmek veyahut da kanunun çıkmasını geciktirmek için değildir. (ANAP ve DSP sıralarından “ya niçin?!” sesleri, gürültüler)

Biraz dinleyin, anlatacağım.

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, lütfen...

SITKI CENGİL (Devamla) – Vergi yasaları, öyle günü birlik çıkan yasalar değildir, sadece birkaç kişiyi ilgilendiren yasalar da değildir, toplumun tümünü ilgilendiren yasalardır. Bakın, aklıma bir örnek geldi, o “ah” diyen arkadaşlarıma hemen şunu söyleyeyim: Biz, faydalı yasalarda öyle engelleyici olmuyoruz; daha geçen perşembe günü -Komisyon Başkanı arkadaşımız da karşımızda- esnaf genel müdürlüğünün kurulmasıyla alakalı, Sanayi ve Ticaret Komisyonunda görüşmeler yapıldı, çok önemli bir kanundu, benimsediğimiz bir kanundu, esnafın beklediği bir düzenlemeydi; ama, Anavatan Partisinden hiçbir arkadaşımızın olmamasına rağmen, Fazilet Partili komisyon üyesi milletvekili arkadaşlarımızın oylarıyla o kanun teklifi kabul edildi. Yani, biz, yaptığımız bu muhalefet göreviyle, çıkan kanunların memleketin ve milletin faydasına olması için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz; komisyonlarda da bu böyle, Genel Kurulda da bu böyle. (FP sıralarından alkışlar)

Bakınız değerli arkadaşlar, bu madde, hapis cezası verilecek fiilleri düzenliyor. Bu da iki bölümde düzenlenmiş: Birinci bölümde, verilecek olan hasip cezaları paraya çevrilebiliyor; ikinci bölümdeki düzenlemelerde, verilecek olan hapis cezası paraya da çevrilemiyor, hapis cezası olarak infaz edilmesi gerekiyor. Dolayısıyla, çok önemli bir kanundur ve herkesi çok yakından ilgilendirir.

Sayın Bakanım, değerli arkadaşlar; biliyorsunuz, Türk vergi sistemi, beyan esasına dayalıdır. Beyan esasının aslı da nedir; karşılıklı güvendir; yani, devlet vatandaşa, vatandaş da devlete güvenecek. Burada, önümüze bir düzenleme koymuşsunuz, bir düzenleme getirmişsiniz; maalesef, vatandaşı, güvenilmez mantığıyla mütalaa etmişsiniz, düzenlemeleri öyle yapmışsınız, yaklaşımınız böyle.

Değerli arkadaşlar, vatandaşa güvensizliği devam ettirdiğiniz müddetçe, hangi düzenlemeyi getirirseniz getirin, hangi cezayı getirirseniz getirin, başarılı olmanız mümkün değildir.

Şöyle de denilebilir; “siz önerge veriyorsunuz, önergelerde bütün milletvekillerinin isimleri peş peşe okunuyor.” Evet, doğrudur, onu da -bilerek-şunun için yapıyoruz : Sayın Komisyon ve Sayın Hükümet, acaba, bu arada düşünebilme fırsatı bulabilir mi, bu arada düşünebilirler mi? [FP sıralarından alkışlar, DSP sıralarından alkışlar (!)] Maalesef, şimdiye kadar bunu çok fazla görmedik; ama, bunu sonuna kadar devam ettireceğiz.

ŞADAN TUZCU (İstanbul) – Madde için ne dedin?

SITKI CENGİL (Devamla) – Maddenin tam ortasından konuşuyorum değerli arkadaşım.

ŞADAN TUZCU (İstanbul) – Bir ortasını bulsak da anlasak!..

SITKI CENGİL (Devamla) – Bu madde, hapis cezası uygulanacak fiilleri belirtmektedir dedik; özü itibariyle, mükellefi çok yakından ilgilendiriyor dedik ve çok önemli bir madde olduğu için de, her fıkrasıyla alakalı önergeler verdik; ama, maalesef, sudan bahanelerle, iktidar partilerinin verdiği önergelerle, önerge verme sırası doldurulmuş, önergeler doldurulmuş; “ve” yerine “veya”, “veya” yerine “ve” gibi kelimeler konularak doldurulmuş.

ABBAS İNCEAYAN (Bolu) – Sizden öğrendik!..

SITKI CENGİL (Devamla) – Şimdi anlattığım çerçevede uzlaşırsak, biz de size yardımcı olacağız.

Buradaki yanlışlıklar nedir: Birincisi; zıyaa uğratılan verginin büyüklüğüne küçüklüğüne bakılmadan, aynı ceza getiriliyor; yani, 20 milyon liralık vergi kaybına da, 20 milyar liralık vergi kaybına da aynı cezayı getiriyorsunuz.

Değerli arkadaşlar, bu, hangi ceza prensibine, hangi insaf ölçüsüne uyar; bunun tahlilini iyi yapmamız lazım. Burada, devleti, milyarlarca lira dolandıranla, herhangi bir kenar mahallenin gariban bakkalının vergi zıyaını, 20 milyon lirayla 20 milyar lirayı aynı kefeye koyuyorsunuz. Bunun mutlaka düzeltilmesi lazım; bu, vahim bir hatadır.

Değerli arkadaşlarım, ikincisi “sahte belge” deniliyor. Daha önceki düzenlemede, sahte belgeleri bilerek kullananlarla bilmeyerek kullananlar tefrik edilmişti, ayrılmıştı; ama, burada, sahte belgeyi bilerek kullanan ile bilmeyerek kullananı da aynı kefeye koymuşsunuz; yani, vatandaşın hata yapabileceğini, muhasebe bürosunda çalışan muhasebe memurunun veyahut da o birimdeki insanların hata yapabileceğini kabul etmiyorsunuz. Sahte belgeden kasıt nedir; bunlardan bir tanesi, hepimizin bildiği naylon faturadır.

Değerli arkadaşlar, Türkiye piyasasında, bu, çok yaygın olarak kullanılan bir unsur; ama, iyi niyetli mükellefin de naylon faturayı koklayarak naylon olup olmadığını bilme ihtimali veyahut da bilebilme imkânı yoktur; bunu da takdir edersiniz. Burada sahtekârlık yapanı, yanlış yapanı cezalandıralım derken, iyi niyetli vatandaşı da cezalandırmış oluyorsunuz; bunun da düzeltilmesi lazım.

Zaten, bilerek sahtekârlık yapan, bilerek bu işe soyunan insan neticesine de katlanır. Eğer yakalanırsam, bunun neticesini de kabul ediyorum diyor; ama, bilmeden yapan insana ne diyeceksiniz?

Milletvekili arkadaşlarımdan şirketleri olanlar vardır, iş sahibi olanlar vardır -vardır veya yoktur, olabilir- vatandaştan vardır; ama, kendisi, direkt gelip giden evrakı incelemiyor...

AHMET NEİDİM (Sakarya) - Senin?..

SITKI CENGİL (Devamla) – Benim yok değerli arkadaşım...Benim yok; ama, öyle bir endişem de yok; ama, olabilir. Ben “milletvekili” derken, karşımda sadece arkadaşlarım olduğu için o örneği verdim; ama, hepinizin, her gün gelip giden belgeleri inceleme imkânınız, inceleme fırsatınız yok. Orada, muhasebede çalışan herhangi bir memurun yapmış olduğu bir yanlışlıktan dolayı, sizin adınız, sahtekârlık yapmışa çıkar. Burası, çok önemlidir; bu, bütün iş âlemi için böyledir. Bunların, mutlaka ne yapılması lazım; düzeltilmesi lazım.

Daha önceki düzenleme daha tutarlıydı, daha mantıklıydı. Daha önceki düzenlemelerde, bu cezaların verilebilmesi için, bu fiileri bilerek işleyenler ile bilmeyerek işleyenler tefrik ediliyordu, ayrılıyordu. Bilerek işleyenlere herhangi bir itirazımız yok; sahte fatura basan, sahte fatura satan yakalandığı zaman, hepimiz, en şiddetli cezayı verme taraftarıyız; ama, maalesef, fiiliyatta, Maliye, sahteciliği yapanı yakalıyor da -Sayın Bakanım burada- sahte fatura basıp, sahte fatura satan kaç kişiye, ne kadar ceza verebildi; hiçbirine ceza veremedi. Niye; yakalıyor; ama, ben ne yapayım, bunun alacak bir şeyi yok diyor. Peki, ne oluyor; bilmeden sahte fatura kullanan insanın yakasına yapışıyor. Komisyonda, arkadaşlar örnekler verdiler: İşte, bir firma gidiyor fuel oil alıyor, parasını da ödüyor; neticede, mal alınmış, parası ödenmiş, fiilen bütün bu işlemler yapılmış; ama, karşı taraf, sahte fatura veriyor, vergi dairesinde kaydı olmayan veyahut da kaydı varsa bile herhangi bir işlem yapmayan bir firmanın faturasını veriyor. Neticede cezayı kim çekiyor; fiilî olarak o alışverişi yapan mükellef çekiyor. Dolayısıyla, burada, rencide olacak insanlar, dürüst mükelleflerdir; rencide olacak insanlar, devlete vergisini kuruşu kuruşuna ödeyen insanlardır. Bir de, tabiî, bunun ticarî itibar meselesi var. Haksız rekabete de konu olabilir, herhangi bir şikâyet, herhangi bir çekememezlikte, insanları bu tür suçların içerisine çok rahat çekebilir. Değerli arkadaşlar, bu suiistimallere açık hükümleri, hep beraber düzeltmemiz lazım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Cengil, lüften toparlayalım.

SITKI CENGİL (Devamla) – Ben, arkadaşlarımı tenzih ediyorum; ama, bu madde, köprüden geçenden de geçmeyenden de aynı parayı alma mantığıyla düzenlenmiştir; maddenin ana fikri budur. Bu mantığın düzeltilmesi lazım diyor, hepinize saygılar sunuyorum. (FP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Cengil.

Demokrat Türkiye Partisi Grubu adına, Sayın Mahmut Yılbaş; buyurun. (DTP sıralarından alkışlar)

DTP GRUBU ADINA MAHMUT YILBAŞ (Van) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan tasarının 14 üncü maddesi üzerinde, Demokrat Türkiye Partisinin görüşlerini sunmak üzere huzurunuzdayım; hepinize saygılarımı sunuyorum.

Değerli arkadaşlarım, vergiyle alakalı onikiye yakın kanunla ilgili olarak getirilen değişiklikleri ihtiva eden bu tasarının tümü üzerinde takdimde bulunurken Sayın Bakan, bir reform iddiasında değiliz; ancak, vergiyle ilgili, gerçekten, hissedilen bazı değişiklikleri getiriyoruz havası içerisinde, tevazu gösterdiğini hissettirmeye çalıştı.

Demokrat Türkiye Partisi, hem Hükümetin bir ortağı olarak ve hem de çok ciddî gereksinimler söz konusu olmadıkça, özellikle, bu tasarının Genel Kurulda görüşülmesi sırasında söz almamaya ve bir engelleme yapılıyor havasını vermemeye son derece titizlik gösteriyoruz...

ALGAN HACALOĞLU (İstanbul) – Hükümetin ortağı değil misiniz?!

MAHMUT YILBAŞ (Devamla) – ...ama, ciddî hatalar söz konusu olduğunda, uyarıda bulunmanın da gerekliliği inancıyla huzurunuza geliyoruz.

Değerli arkadaşlarım, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun; yani meri olan Vergi Usul Kanununun 344 ile 359 uncu maddesi arasında gerçekten bir anlayış birliği var. Vergi Usul Kanununda “İkinci kısım” başlığı altında 344 üncü ve müteakip maddelerde vergi cezaları ifade edilmekte, bunların başında kaçakçılık, takiben ağır kusur ve kusur, usulsüzlük gibi suçlar gelmekte, ondan sonra “Ceza Mahkemelerinde Yargılanacak Suçlar ve Cezaları” başlığı altında da kaçakçılıkla ilgili suça tekrar dönülerek, bunlar hakkında müeyyideler getirilmektedir.

Tasarıya bakıyoruz -ki gerçekten mütevazı olmaya da gerek yok- 359 ile 344’de yapılan değişikliğin mantığını anlamakta zorluk çekiyoruz.

Değerli arkadaşlarım, 11 inci maddeyle, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 344 üncü maddesini başlığıyla beraber değiştirdik. Kabul edilen madde, kaçakçılık suçunu tarif eden bir anlayış içerisinde; ama 11 inci maddede getirilen değişiklikle bu tanımlamaya yeni bir anlam getiriliyor, diyoruz ki “vergi zıyaı cezası” ve o zaman müteakip maddelerle ele aldığımızda bakıyorsunuz ki, 344 ile 359 arasında bir tutarsızlık söz konusu oluyor. Hatta öyle ki, 359’a, 344’te yapılan değişiklikle yeni bir anlam, vergi usul düzeninde yeni bir mana getiriliyor, kaçakçılık, -takip eden maddelerde devam etmesine rağmen- 344 üncü maddede kaldırılıyor. Değerli arkadaşlarım, 359 uncu maddeye geldiğimizde -son fıkrası hariç- son fıkrada deniliyor ki; “kaçakçılık suçlarını işleyenler hakkında bu maddede yazılı cezaların uygulanması 344 üncü maddede yazılı vergi zıyaı cezasının ayrıca uygulanmasına engel teşkil etmez.”

Değerli arkadaşlarım, bizim anlayışımıza göre, değerlendirmemize göre, -eğer, burada, anlamakta yeterince ehliyet gösteremiyorsak- 344 üncü maddeyle, kaçakçılığın tarifi tamamen orta yerden kaldırılıyor, yerine “vergi zıyaı” diye bir kavram getiriliyor. Bu kavramın -dönüp dönüp anlatıyorum; çünkü, çok önemli bir konu- içeriğine baktığınızda, meri kanunun 359 uncu maddesinde getirilen hükümlerden bir farkı yok; bakıyorsunuz, aynı ceza; altı aydan üç yıla kadar; yine bakıyorsunuz, işte 16 yaşındaki işçilere ödenen ücretin yarısı kadar; onda da deniliyor ki, paraya çevrilir, yeni getirilende de paraya çevrilir; ertelenemez hükmü eski maddede de var, yani, şu anda meri olan, değiştirilmek istenilen maddede de var ve getirilen değişiklikte de var; ana hükümlerine baktığınızda, eski, meri yasa ile değişiklik arasında hiçbir fark yok; ama, ne hikmettir ki, bir değişiklik getiriyoruz diyoruz. Biz, bunu anlamakta müşkülat çekiyoruz.

Değerli arkadaşlarım, bir tutarlılık olması, ileride, uygulamada değişik anlamalara sebebiyet verilmemesi için, bu maddenin, gerçekten dikkatle incelenmesi ve burada ifade edilmesi gereklidir. Gerçekten, yeni getirilen hükümlerle “vergi kaçakçılığı” kavramı, Vergi Usul Kanunu kapsamı dışına mı alınıyor, yoksa devam mı ediyor? Bizim, bu konuda tereddütümüz vardır.

Hepinize saygılar sunuyorum. (Alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Yılbaş.

DYP Grubu adına, Sayın Cihan Paçacı; buyurun. (DYP sıralarından alkışlar)

DYP GRUBU ADINA MUSTAFA CİHAN PAÇACI (Elazığ) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan vergi yasa tasarısının 14 üncü maddesiyle ilgili Doğru Yol Partisi Grubunun görüşlerini arz etmek üzere söz almış bulunuyorum; şahsım ve Grubum adına Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, bir ülkenin varlığının ve devamlılığının garantisi olan devlet, üstlendiği sorumlulukların bir sonucu olarak, halkına yönelik bazı hizmetleri yerine getirmek durumundadır. Bugün, gelişmiş ülkelerde gördüğümüz devlet anlayışı, sadece temel bazı hizmetleri yerine getiren, piyasaların genel düzenini sağlayan küçük ve esnek bir yapıya sahiptir. Gelişmekte oan ülkelerde ve ülkemizde ise, devlet, halen özel sektörün yapması gereken pek çok işi üstlenmiş, büyük ve hantal bir yapıdadır.

Devlet, halkın ihtiyacı olan hizmetleri yerine getirebilmek için, tabiî ki kaynağa ihtiyaç duymaktadır; bu ihtiyacını ise, çeşitli şekillerde karşılama yoluna gitmektedir. Giderlerinin gelirlerinden fazla olması halinde, devlet, zorunlu olarak, çeşitli şekillerde borçlanmaktadır. İşte, Türkiye gibi ülkelerde, devlet, elde ettiği kaynaklarla hiçbir zaman yetinemediğinden borçlanma kaçınılmaz olmaktadır. Hele bir de devletin savurganlığı ve kaynak toplamadaki yetersizliği buna eklenince, sorun, iyice içinden çıkılmaz hale gelmektedir. Bu noktada, devletin elde ettiği en önemli kaynağın vergiler olduğunu hepimiz biliyoruz; ancak, vergi sistemini ne kadar etkin hale getirirsek getirelim, devletin harcamalarına bir disiplin getiremezsek, başta yüksek ve kronik hale gelen enflasyon olmak üzere, bugün içinde bulunduğumuz ve yaşadığımız hiçbir ekonomik sorunu çözemeyiz.

Bugün, ülkemizde, maalesef bu disiplin sağlanamamış ve devlet, giderlerini karşılayabilmek için borçlanmaya başvurmuştur. Şu anda, devletin topladığı vergi gelirlerinin yarısı, maalesef, bir avuç rantiyeciye faiz olarak ödenmektedir ve bu yanlış politika, ısrarla sürdürülmektedir.

Değerli milletvekilleri, görüşülmekte olan tasarının 14 üncü maddesi, Vergi Usul Kanununun 359 uncu maddesini değiştirmekte, kaçakçılık suçları ve cezalarına yönelik yeni düzenlemeler içermektedir.

Tasarıda, kısaca, defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hilesi yapanlar, gerçek olmayan veya kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesap açanlar, vergi matrahının azaltılması sonucunu doğuracak şekilde hesap ve işlemlerini tamamen veya kısmen başka defter, belge ve diğer kayıt ortamlarına kaydedenler, defter kayıt ve belgeleri tahrif edenler veya gizleyenler, muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar hakkında altı aydan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmekte ve hapis cezasının da paraya çevrilebileceği hüküm altına alınmış bulunmaktadır.

Ayrıca, tasarıda, (b) bendinde, defter, kayıt ve belgeleri yok edenlerin veya defter sahifelerini yok ederek yerine sahtesini koyanların, belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenlerin veya bu belgeleri kullananların, belgeleri Maliye Bakanlığı ile anlaşması olmadığı halde basanlar ile sahte olarak basanların veya bu belgeleri kullananların onsekiz aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacağı hüküm altına alınmaktadır.

Değerli milletvekilleri, tasarıyla değiştirilmeden önceki Vergi Usul Kanununun 344 üncü maddesinde, kaçakçılık suçu, mükellef veya sorumlu tarafından kasten vergi zıyaına sebebiyet verilmesi olarak tanımlanmış olup, maddenin ikinci fıkrasında altı bent halinde sayılan fiillerle vergi zıyaına sebebiyet verilmesi halinde, kastın varlığı kabul edilmekteydi.

Tasarının 14 üncü maddesiyle, 344 üncü maddede yer alan altı bent halinde sayılan fiiller, Vergi Usul Kanununun 359 uncu maddesine aktarılmıştır; ancak, bu aktarma yapılırken çok önemli bir hususun unutulduğu veya gözardı edildiği veya böyle istenildiği ortaya çıkmaktadır. 359 uncu maddeye, kasten vergi zıyaına sebebiyet vermenin kaçakçılık suçunu oluşturduğuna ilişkin tanım aktarılmamıştır.

Dolayısıyla, maddede yer alan fiiller haricinde kalabilecek fiillerle kasten vergi zıyaına sebebiyet verilmesi halinde, üç kat ceza uygulaması imkânı da kalmamıştır. Kanun, bu konuda sarih olmalıdır; maksat neyse açıkça ifade edilmelidir. Ortada unutma veya gözardı etme mi var, yoksa kaçakçılık suçu, sayılan fiillerle mi sınırlıdır; bu hususta açıklığa ihtiyaç vardır.

Kanaatimizce, mükelleflerin, 359 uncu maddede sayılan fiillerin haricinde kalabilecek birtakım fiillerle de kasten vergi kaçırmaları mümkündür; ancak, bu husus idare tarafından ispat edilse bile, üç kat ceza uygulanamayacaktır. Dolayısıyla, bu eksikliği giderecek yönde değişiklik yapılması gereği vardır.

Diğer taraftan, bu maddenin (a) fıkrasında iki bent halinde belirtilen fiillerden doğacak hapis cezalarının paraya çevrilmesi mümkün hale getirilmişken, (b) fıkrasındaki fiillerden doğacak hapis cezasına ilişkin bir belirleme yapılmamıştır. Konunun tereddüte mahal bırakmayacak bir şekilde açıklığa kavuşturulabilmesi için, (b) fıkrasındaki fiiller nedeniyle hükmolunacak hapis cezalarının paraya çevrilemeyeceğine ve bu cezaların ertelenemeyeceğine dair bir hüküm eklenmesine ihtiyaç vardır.

Değerli milletvekilleri, ayrıca, maddenin (a) fıkrasının 1 inci bendinde, defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapanlar için verilen hapis cezalarının paraya çevrilmesi imkânı getirildiği halde, maddenin (b) fıkrasının 1 inci bendinde, defter kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok edenler için öngörülen hapis cezaları paraya çevrilememektedir. Her iki fiilin de amacı aynıdır, her ikisi de vergi zıyaına sebebiyet verecek fiillerdir. Meri Vergi Usul Kanununun 344 üncü maddesinde de, bu iki fiile verilen cezalar aynıdır. Dolayısıyla, maddenin (b) bendinin -yani, verilen hapis cezalarının paraya çevrilemeyeceği fillerin- sahte belge düzenlemesiyle sınırlı olması gerekir; yani, (b) bendi, hiçbir ekonomik faaliyette bulunmaksızın, sanki, öyle bir faaliyette bulunmuş gibi bir belge düzenlenmesiyle ilgili fiilleri kapsamalıdır. Böyle bir düzenleme, daha adil bir düzenleme olacaktır.

Belirtilen düzenlemelerin yapılması dileğiyle, Yüce Meclise saygılar sunarım. (DYP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Paçacı.

Şahsı adına, Sayın Sait Açba; buyurun. (FP sıralarından alkışlar)

SAİT AÇBA (Afyon) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Vergi kaçakçılığıyla ilgili olarak, değerli arkadaşlarımız teknik açıklamalar yaptılar. Ben, meseleyi, vergi sosyolojisi açısından değerlendirmek istiyorum.

Vergi kayıp ve kaçaklarının irdelenmesi gereken önemli bir boyutu da vergi ödeme bilinciyle ilgilidir. Vergi ödeme bilinci de, en iyi şekilde, demokratik rejimlerde gerçekleşir. Baskıcı, dayatmacı ve talancı rejimlerde, devletin saygınlığı yoktur, yöneticilerin saygınlığı yoktur. Devlete güvenin olmadığı bir ortamda, vatandaşlık görevi olan vergi görevi de yeterince yerine getirilmez. Çünkü, demokratik olmayan rejimlerde, halkın katılımının olmadığı rejimlerde, temel hak ve hürriyetler istenildiği gibi kullanılamaz. Düşünce hürriyeti, düşünceyi yayma hürriyeti, din ve vicdan hürriyeti üzerine ve ekonomik hürriyetler üzerine baskı vardır, dayatma vardır. Böyle bir ortamda da, vatandaşın devlete güveni zedelendiğinden, en önemli vatandaşlık görevi olan vergi görevi, zoraki bir kovalamaca ortamında gerçekleşir.

Yine, demokratik olmayan ortamlarda, resmî ideolojinin gerçek sahibi, yani, egemenliği tek taraflı olarak kullanan seçkinci aydın, sivil-askerî bürokratlar ekonomik çarkı arzu ettikleri yönde işlettiklerinde, rüşvet ve yolsuzluk da olağan işler haline gelir. İşte, buna benzer bir ortamda, yönetimlerin -en iyi kanunları yapsalar bile- halkın güveninin olmadığı bir ortamda, başarılı olmaları mümkün değildir.

Görüştüğümüz vergi kanunu düzenlemeleri, maalesef, kişi hak ve hürriyetlerinin ve ekonomik hürriyetlerin gaspının yoğunlaştığı bir dönemde gündeme gelmiştir. Hatta, komisyondan geçeli iki ay olmasına rağmen, Genel Kurula gecikmeli olarak gelmesi, antidemokratik birtakım kanunlara endekslenmiş olmasındandır.

Siz, düşüncesinden dolayı hapislerde çürüyen Türk aydınlarının olduğu bir ortamda, vatandaştan, bilinçli vatandaştan, vatandaşlık görevi olan vergi görevini yerine getirmesini ne derece bekleyebilirsiniz?! Siz, rüşvet ve yolsuzluğun Meclis koltuklarına kadar indiği bir ortamda ve Adalet Bakanının ve yüksek yargı organlarının “yargı bağımsızlığı yok, baskı var” dediği bir ortamda, ne derece, vatandaşlık görevi olan vergi görevini yerine getirmesini bekleyebilirsiniz?! Siz, inancından dolayı taşıdığı başörtüsünün, baskıcı, elit siyaset adamları ve bürokratlar nezdinde “bu, siyasî simgedir” diye nitelendiği ve üniversite kapılarında evlatlarımızın coplandığı ve eğitim haklarının gasp edildiği bir ortamda vatandaşlık görevini ne derece bekleyebilirsiniz?!

Siz, tekelci sermaye karşısında geniş katılımlı halk sermayesinin oluşturduğu şirketlerin “yeşil sermaye”, “irticaî sermaye” diye adlandırıldığı ve bazı işadamlarının, geceyarısı, apar topar, hiç de insanî olmayan yöntemlerle evlerinden toplandığı, sonuçta suçsuz olduğu bir ortamda vergi görevini ne derece bekleyebilirsiniz?!

En güvenilir kurum olması gereken üniversitelerde, bazı bilim adamlarının ve yöneticilerinin, dereceye giren başörtülü öğrencilerin haklarını gasp ettikleri, bazı öğrencilerin notlarıyla oynayıp, sıralamayı değiştirdikleri bir ortamda, siz, vatandaşlık ödevi olan vergi ödevini ne derece bekleyebilirsiniz?!

Devletin vergilerinin yüzde 40’ının faize gittiği ve bu faizin de tekelci sermaye sahibi olan sınırlı sayıda ailenin kasasına indiği bir ortamda, siz, vatandaşlık görevini ne derece bekleyebilirsiniz?!

Gelir dağılımının halkı inlettiği, 25,5 milyonun millî gelirin yüzde 13,5’ini aldığı ve yoksulluk sınırı altında kaldığı bir ortamda, vergi görevini ne derece bekleyebilirsiniz?!

Vergiden maksimum geliri elde etmek istiyorsanız, önce, bu ülkede kişi hak ve hürriyetleri üzerinde olan zincirleri kırınız, olması gereken demokratik ortamı tesis ediniz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Açba, lütfen toparlayın.

SAİT AÇBA (Devamla) – İşte, o zaman, mutlu vatandaş, baskıdan kurtulan vatandaş, görevini fazlasıyla ifa edecektir. Hatta, ilave fedakârlık da isteyebilirsiniz. Temel hak ve hürriyetleri çiğnendiği müddetçe siz de hür olamazsınız; çünkü, özgürlük, başkasının özgürlüğüdür; başkası özgür olmadıkça siz de özgür olamazsınız.

Sayın Maliye Bakanımızın, devlet maliyesinin içine düştüğü bu sefil durumdan ne kadar rahatsız olduğunu biliyoruz. 5,9 katrilyon faiz ödemesinden kurtulmak için, kayıtdışı ekonomiyi kayda alma gayretlerini de biliyoruz; bu, değişik şekillerde, tasarının maddelerine yansımış durumdadır; ancak, Sayın Bakanın, bu ülkede, öncelikle, kayıtdışı ekonominin değil, öncelikle, totaliter bir anlayışın hâkim olduğu ortamın demokratik bir ortama dönüştürülmesi zorunluluğu var. Böyle bir ortam sağlandığı takdirde, kayıtdışı ekonomi de kontrol altına alınabilecektir.

Saygılar sunuyorum. (FP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Açba.

MALİYE BAKANI ZEKERİYA TEMİZEL (İstanbul) – Söz istiyorum Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükümet adına, Sayın Zekeriya Temizel; buyurun.

MALİYE BAKANI ZEKERİYA TEMİZEL (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu yasa tasarısı üzerindeki görüşmelerimize başlarken; eğer, Genel Kurulun, herhangi bir konuda bilgilenme ihtiyacı olursa, ayrıntılı bilgi arzusu izhar edilirse ya da belirli konularda somut tereddütler olursa, her zaman bilgi vermeye hazır olduğumuzu belirtmiştik. Yapılan konuşmalardan, şu andaki tasarının ceza ile ilgili düzenlemeleri konusunda, birazcık, belki de maddelerin bütün ayrıntılarıyla incelenmemesi nedeniyle karışıklık olduğu konusunda bir imaj uyandı.

Değerli milletvekilleri, şu anda, Türk vergi sistemindeki ceza uygulamalarımız, gerçekten karmaşıktır, uygulaması da zordur, anlaşılması da zordur; hatta fiili işleyenlerin hangi cezayla karşılaşacakları net olarak neredeyse bilinmemektedir. Halbuki, fiili işleyenlerin hangi ceza uygulamasıyla karşılaşacaklarını çok açık olarak bilmeleri, ceza hukukunun temel ilkelerinden birisidir.

Değerli milletvekilleri, Türk vergi mükellefi, vergiyle ilgili suçlarda ekonomik suça ekonomik ceza özlemini her fırsatta dile getirmiştir. Her ne kadar sistemimizde ekonomik suça ekonomik ceza varmış gibi gözüküyorsa da, kesinlikle bu olay böyle değildir. Yapılan değişiklik de, çok büyük ölçüde zaten bunu sağlamaya yönelik olarak getirilmiştir. Genellikle, sistemin içerisine yerleşmiş olan bazı müesseseler, cezaların caydırıcılığını çok büyük ölçüde ortadan kaldırmaktadır. Cezalar çok büyük ölçüde enflasyona yedirilmekte; dolayısıyla, hiçbir caydırıcı etkisi kalmamaktadır; bazı cezalar da çok açık bir şekilde kamu vicdanında suç olarak algılanmamaktadır. Hürriyeti bağlayıcı cezalar içerisinde bahsedilen cezaların büyük bir kısmı ekonomik nitelikli cezalardır. Ekonomik nitelikli suçların büyük bir kısmına ekonomik cezalar verilirken, yine ekonomik nitelikli cezalara -hatta diğerlerinden daha hafif olmasına karşın- hürriyeti bağlayıcı cezalar verilebilmektedir; ancak, kamu vicdanında suç olarak algılanmaması bu cezaların paraya çevrilmesi sonucu doğurmakta; bu paraya çevrilmeler sonucunda da, vergi mükellefleri, şu andaki sistemimize göre gerçekten komik sayılacak bazı cezalarla karşılaşmaktadır.

Değerli milletvekilleri, şu anda, önümde, ilan yoluyla kesinleşen vergi suçlarına ilişkin birkaç tane yargı ilanı var. Örneğin, günlüğü 5 bin liradan 3 ay hapis cezasının 450 bin lira ağır para cezasına çevrildiğini görüyorsunuz; bir yargı... 450 bin lira ağır para cezasıyla cezalandırılan vergi suçlarının ne kadar caydırıcı olacağını sizlerin takdirlerine bırakıyoruz, daha doğrusu, Yüce Ulusumuzun takdirlerine bırakıyoruz.

Değerli milletvekilleri, bizim burada yaptığımız olay, yaptığımız düzenleme -biraz önce Sayın Yılbaş’ın da belki haklı olarak belirtiği gibi- her ne kadar sistem karışık gibi gözüküyorsa da, sistemin basitleştirilmesinden başka bir şey değildir. Sistemimizde usulsüzlük cezası, kusur cezası, ağır kusur cezası, kaçakçılık cezası, hürriyeti bağlayıcı cezalar gibi karmakarışık bir ceza sistemi var. Bizim yaptığımız düzenleme, daha doğrusu huzurlarınızda olan düzenleme, bütün bu cezalardan ekonomik nitelikli olanların tamamına vergi zıyaı cezası. Onun dışında, biraz sonra ayrıntılarını belirteceğim fiillerle -ki, buradaki ekonomik olaydan bahsetmek zaten mümkün değildir- bunlar, çok açık bir şekilde, sahte belge düzenlemek, sahtecilik yapmak gibi topluma karşı işlenmiş suçlardan herhangi birisinin işlenmesi suretiyle başkalarının vergi kaçakçılığına neden olmasıdır. İşte bu nedenle, vergi zıyaı suçu ile vergi kaçakçılığı suçunu birbirinden ayırdık. Buradaki kaçakçılık, eski kaçakçılık, yani, 344 üncü maddede belirtilen kaçakçılık değildir artık. Burada getirdiğimiz, topluma karşı işlenen suçlar olarak belirleyeceğimiz sahte belgeler ile hiçbir şekilde gösterilmeyen bir faaliyeti varmış gibi göstermek için düzenlenen belgelerle yapılan işleme kaçakçılık adını veriyoruz; ki, bunlar da, zaten, hürriyeti bağlayıcı cezalar olarak veya hürriyeti bağlayıcı cezayla cezalandırılması gereken suçlar olarak ayrı bir tanımlamaya tabi tutuluyor. Bunun dışındaki suçların tamamı ekonomiktir diyoruz, vergi zıyaıdır diyoruz, zıyaa uğratılan vergi kadar da cezası vardır diyoruz.

Biraz önce Sayın Cengil’in belirttiği olay, burada, kesin olarak varit değildir değerli arkadaşlar. 20 milyon lira vergi zıyaına sebep olmuş birisi ile 2 milyar lira veya 20 milyar lira vergi zıyaına sebep olmuş kişilere aynı cezanın verilmesi kesin olarak doğru değildir bizim düzenlememizin içerisinde. Eğer, bu vergi hataları nedeniyle veya vergi zıyaı olarak tanımlayacağımız fiiller çerçevesinde vergi zıyaı söz konusu olmuşsa, aynen zıyaa uğratılan vergi kadar da ceza alınmaktadır ilgili kişiden; yani, 20 milyon lira vergi zıyaına neden olmuş bir vergi mükellefinden 20 milyon lira, 20 milyar lira vergi zıyaına neden olmuş kişiden de 20 milyar lira alınmaktadır; ancak, bu fiiller, sahte belge, yani, naylon fatura ya da hiçbir şekilde yapılmayan bir faaliyeti yapılmış gibi göstermek için naylon fatura düzenleyerek işlenmişse, artık, burada, topluma karşı işlenmiş bir suç vardır. Bunun ekonomik niteliğinin önemi o kadar fazla değildir; yani, bir sahte belge düzenlenmişse, bununla az vergi kaçırılmıştır, çok vergi kaçırılmıştır olayı o kadar fazla önemli değildir artık; çünkü, burada bir sahtecilik vardır, burada olmayan bir faaliyeti varmış gibi göstermek vardır. Bizi rahatsız eden bir olay -bunu Plan ve Bütçe Komisyonunda da çok ayrıntısıyla tartıştık- şu anda, büyük kelleflerin büyük bir kısmının, büyük ölçüde, toplumun, tetikçi olarak adlandırdığı kişilere bu belgeleri düzenlettirdiği, dolayısıyla da, cezaların bunların üzerinde kalacağı konusundaki savlar vardır.

Değerli arkadaşlar, bugün, üzülerek belirtmek gerekir ki, toplumdaki birçok suç, maalesef, bu şekilde işlettirilmektedir. O nedenle, zaten, biz, bunları “düzenleyenlere ve kullananlara” ibaresi kullanmak suretiyle, hem yapanları hem de bunları kullananları aynı fiilin içerisine çekmeye çalıştık. Burada bir olay vardır “bilerek kullanma” ibaresi.

Değerli arkadaşlarım, hürriyeti bağlayıcı suçlar açısından “bilerek kullanma” ibaresi zaten suçun tanımında vardır. Yani, olmayan bir faaliyeti sanki olmuş gibi göstererek belge düzenleyenler ve onu kullananlar, bu fiillerle cezalandırılmaktadır. Olmayan bir faaliyetle ilgili belge alan insan, zaten, onu biliyor demektir. Bu, zaten, suçun tanımında vardır. Dolayısıyla, bu tanım kapsamında işlenen faaliyetler nedeniyle, artık, bunların topluma karşı işlenmiş suçlar olduğunu kabul etmek ve bunları, gerçekten caydırıcı niteliği olan hapis cezalarıyla cezalandırmaktan başka çaremiz yoktur. Bütün dünya, bunu, böyle uygulamaktadır. Eğer, bir kişi, hata nedeniyle, vergi zıyaına neden olmuşsa, onun hapisle, vesaireyle ilgisi yoktur.

Değerli milletvekilleri, şu andaki düzenlememiz içerisinde, zaten, biz, çok ağır hapis cezaları ve para cezalarına sahip bir ülkeyiz. Yani, şu anda getirilen düzenlemeler, öyle sıradan düzenlemeler değildir. Mevcut, yürürlükteki hükümlere göre, sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullananların cezası, üç yıldan beş yıla kadar ağır hapis cezasıdır.

SITKI CENGİL (Adana) – Ama, orada “bilerek” ifadesi var Sayın Bakan.

MALİYE BAKANI ZEKERİYA TEMİZEL (Devamla) – Sayın Cengil, onu söylemeye çalışıyorum. “Bilerek” ifadesi, bizim, suçun tanımında vardır. Biz, her iki fıkrada da işlenen fiili tanımladık.

SITKI CENGİL (Adana) – Burada da olsun; ne zararı olur?..

MALİYE BAKANI ZEKERİYA TEMİZEL (Devamla) – İşlenen fiili tanımlarken, zaten, olmayan bir faaliyetle ilgili belge almak... Zaten, olmayan bir faaliyetle ilgili belge kullanıyorsanız, onu biliyorsunuz demektir; yani, tanımın içerisinde vardır. Burada, suçların her ikisi de çok net bir şekilde tanımlanmıştır, tanımlandığı için vardır.

Demek ki, sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyenler, üç yıldan beş yıla kadar ağır hapis cezasıyla cezalandırılmaktadır. Yine, aynı şekilde, çift defter tutanlar, altı aydan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmaktadır. Vesikaları tahrif edenler, üç yıldan beş yıla kadar ağır hapis cezasıyla cezalandırılmaktadır. Bu arada, dört defa fiş vermeyenler de, hileli vergi suçu düzenledikleri veya vergi suçuna teşebbüs nedeniyle, üç aydan bir yıla kadar hapis cezasıyla tehdit edilmekte ve fiş vermediği için, binlerce, hatta yüzbinlerce mükellefimiz mahkeme kapılarında süründürülmektedir. Bunların bütün hepsini ayıkladık, bunlar, ekonomik suçtur dedik; ekonomik cezası vardır ya da usulsüzlük cezası vardır.

Değerli arkadaşlar, ancak iki halde bu suçu işleyen insanların hapis cezasıyla cezalandırılması konusunun, artık, Türk vergi sistemine girmesi gerekir ve uygulanması gerekir. Girmesi gerekir belki yanlış; çünkü, var zaten, sistemin içerisine girmiş hem de daha ağır olarak girmiş; ancak, uygulamada, biraz önce kararda belirttiğim gibi uygulamalar nedeniyle asla uygulanamaz hale gelmiş. Biz, iki olayın, çok somut bir şekilde, artık, hapis cezasıyla cezalandırılacak fiiller arasına girmesini öneriyoruz; bu da, sahte belge düzenlemek, naylon fatura düzenlemek. Değerli milletvekilleri, bunun adı, olmayan faaliyetleri var gibi göstermektir; yapılmayan veya verilmeyen malları verilmiş gibi göstermektir; verilmeyen hizmetleri verilmiş gibi göstermek için belge düzenlemektir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Bakan, lütfen toparlayalım.

MALİYE BAKANI ZEKERİYA TEMİZEL (Devamla) – Eğer, bu yasa yürürlüğe girdikten sonra, herhangi bir vergi mükellefi, yapmadığı işle ilgili, satmadığı malla ilgili olarak naylon belge düzenlerse, naylon fatura düzenlerse, getirilen düzenlemeyle eskisinden daha hafif -eskiden üç yıldan beş yıla kadardı, şimdi onsekiz aydan üç yıl kadar hapis cezasıyla tecziye edilecek- hapis cezasıyla cezalandırılacak; düzenleme bu.

Değerli milletvekilleri, özetlemek gerekirse, vergi ziyaı suçları, tamamen basitleştirilmiş, teke indirilmiş, ziyaa uğratılan vergi kadar vergi cezası... O bitti; ama, onun dışında eğer defterleri, belgeleri vesaireleri hile yapmak suretiyle yırtarlarsa, yanıltıcı belge düzenlerlerse, naylon fatura düzenlerlerse, işte bunlarla yapılan fiiller kaçakçılık sayılıp, işte bunlar da cezalandırılıyor; düzenleme bundan ibarettir. Eski sistemden basittir; ancak, etkindir. Eskisi gibi 3 kat, 2 kat, 1 kat, vesaire kat gibi olayların hepsi bitirilmiştir. Ekonomik suç ise, ne kadar vergi ziyaı varsa o kadar vergi cezası vardır. Dolayısıyla, yanılanların, vesairelerin çok ağır bir şekilde cezalandırılacağı savı doğru değildir; ancak, gerçek anlamda sahtecilik yapanlar ve topluma karşı suç işleyenler, artık etkin şekilde cezalandırılacaktır; yapılan düzenleme bundan ibarettir.

Teşekkür eder, hepinize saygılar sunarım. (Alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Bakan.

Sayın Emin Kul, buyurun.

EMİN KUL (İstanbul) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Sayın Maliye Bakanına, verdiği ayrıntılı izahattan dolayı şükranlarımı sunuyorum. Burada, yöneltilen eleştirilerin hemen hepsine cevap verdi, daha doğrusu, cevaptan ziyade ayrıntılı olarak izahatta bulundu ve sanırım, böylece Yüce Meclisi de tatmin etmiş oldu. Artık, takdir Yüce Meclisindir. Ben, kendisinin, ayrıntılı olarak dile getirdiği hususlara ilave edecek bir şey bulamıyorum.

Teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum. (Alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Kul.

Madde üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.

Madde üzerinde bir önerge vardır; okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan Vergi Kanunu Tasarısının 14 üncü maddesinin (a) fıkrasının 2 nolu bendinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ederiz.

Naci Terzi İsmail Özgün Osman Yumakoğulları

Erzincan Balıkesir İstanbul

Nezir Aydın Maliki Ejder Arvas Sıtkı Cengil

Sakarya Van Adana

Yakup Budak İ. Ertan Yülek Ahmet Doğan

Adana Adana Adıyaman

Osman Hazer Celal Esin Cemalettin Lafçı

Afyon Ağrı Amasya

Rıza Ulucak Muhammet Polat Alaattin Sever Aydın

Ankara Aydın Batman

Suat Pamukçu Abdulhaluk Mutlu Mustafa Yünlüoğlu

Bayburt Bitlis Bolu

İsmail Coşar Zülfikar Gazi Ramazan Yenidede

Çankırı Çorum Denizli

Ömer Naimi Barım Tevhit Karakaya Lütfü Esengün

Elazığ Erzincan Erzurum

Ahmet Çelik Mehmet Sıddık Altay Murtaza Özkanlı

Adıyaman Ağrı Aksaray

Ömer Faruk Ekinci Musa Okçu Zeki Ergezen

Ankara Batman Bitlis

Feti Görür Mehmet Altan Karapaşaoğlu Ömer Vehbi Hatipoğlu

Bolu Bursa Diyarbakır

Ahmet Cemil Tunç Naci Terzi Aslan Polat

Elazığ Erzincan Erzurum

Şinasi Yavuz Nurettin Aktaş Mehmet Bedri İncetahtacı

Erzurum Gaziantep Gaziantep

Mehmet Sılay Mehmet Emin Aydınbaş Azmi Ateş

Hatay İçel İstanbul

Mehmet Fuat Fırat Hüseyin Kansu Osman Yumakoğulları

İstanbul İstanbul İstanbul

Hasan Dikici Ahmet Dökülmez Zeki Ünal

Kahramanmaraş Kahramanmaraş Karaman

Fethi Acar Salih Kapusuz Mikail Korkmaz

Kastamonu Kayseri Kırıkkale

Mustafa Kemal Ateş Osman Pepe Veysel Candan

Kilis Kocaeli Konya

Hanifi Demirkol Kahraman Emmioğlu Turhan Alçelik

Eskişehir Gaziantep Giresun

Süleyman Metin Kalkan Mustafa Köylü Saffet Benli

Hatay Isparta İçel

Ekrem Erdem İsmail Kahraman Bahri Zengin

İstanbul İstanbul İstanbul

İsmail Yılmaz Avni Doğan Abdullah Özbey

İzmir Kahramanmaraş Karaman

Zeki Karabayır Memduh Büyükkılıç Nurettin Kaldırımcı

Kars Kayseri Kayseri

Kemal Albayrak Cafer Güneş Hüseyin Arı

Kırıkkale Kırşehir Konya

Metin Perli Yaşar Canbay Nedim İlci

Kütahya Malatya Muş

Hüseyin Olgun Akın Nezir Aydın Ahmet Demircan

Ordu Sakarya Samsun

Musa Uzunkaya Ahmet Nurettin Aydın Zülfükar İzol

Samsun Siirt Şanlıurfa

Abdulkadir Öncel Ahmet Feyzi İnceöz İsmail İlhan Sungur

Şanlıurfa Tokat Trabzon

Şaban Şevli Teoman Rıza Güneri Mustafa Ünaldı

Van Konya Konya

Ahmet Derin Hüseyin Yıldız Sabahattin Yıldız

Kütahya Mardin Muş

Latif Öztek Ahmet Karavar Abdullah Arslan

Samsun Şanlıurfa Tokat

Bekir Sobacı Maliki Ejder Arvas Fethullah Erbaş

Tokat Van Van

Abdullah Örnek

Yozgat

Defter kayıt ve belgeleri tahrif edenler veya gizleyenler (varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit olduğu halde, inceleme sırasında vergi incelemesine yetkili kimselere defter ve belgelerin ibraz edilmemesi gizleme demektir) veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyenler veya bu belgeleri bilerek kullananlar.

BAŞKAN – Sayın Komisyon?..

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANI BİLTEKİN ÖZDEMİR (Samsun) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Sayın Hükümet?..

MALİYE BAKANI ZEKERİYA TEMİZEL (İstanbul) – Sayın Başkan, biraz önce izah etmeye çalıştım; bu fıkra, suçun tanımını yapmaktadır. Yargıtay, böyle bir tanım yapılmasını, bu maddenin uygulanması açısından zorunlu görmekte; o nedenle, katılmıyoruz efendim.

LÜTFÜ ESENGÜN (Erzurum) – Karar yetersayısının aranılmasını istiyoruz.

BAŞKAN – Bir dakika efendim...

Gerekçeyi mi okuyalım?

İSMAİL ÖZGÜN (Balıkesir) – Konuşacağım.

BAŞKAN – Buyurun. (FP sıralarından alkışlar)

İSMAİL ÖZGÜN (Balıkesir) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz, çeşitli vergi kanunlarında değişikliği öngören 626 sıra sayılı kanun tasarısının 14 üncü maddesinde vermiş olduğumuz önerge üzerinde söz almış bulunmaktayım; bu vesileyle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, bu maddede hapis cezası uygulanacak fiiller genel olarak belirlenmektedir. Bize göre, düzenlemenin en büyük eksikliklerinden birisi, maddede belirtilen fiilleri işleyerek vergi zıyaına sebebiyet verilmesinde zıyaa uğratılan verginin tutarı, büyüklüğü ya da küçük oluşu ayırıcı bir kriter olarak kullanılmamıştır. Yani, daha açık bir şekilde ifade etmek gerekirse, maddede sayılan fiiller yoluyla, diyelim ki, 10 milyon lira vergi zıyaına sebebiyet veren bir mükellefle, ayrı fiili işleyerek 50 milyar lira vergi kaçıran mükellefe aynı hapis cezasının uygulanması durumu söz konusu olacaktır. Keza, sahte belgeyi bilerek kullanıp vergi zıyaına sebebiyet veren bir mükellefle, bilmeyerek kullanan bir mükellefin aynı hapis cezasıyla tecziye edilmesi durumu orta yere çıkabilecektir.

Trilyonlarca lira cirosu bulunan bir büyük işletmede, muhasebede çalışan bir elemanın fiili sonucunda, örneğin 20 milyon liralık bir sahte fatura kullanılmış ise, olaydan hiç haberi bulunmayan şirketin yönetim kurulu üyesi veya şirketin temsilcilerine 18 aydan 3 yıla kadar ağır hapis cezası tatbik edilebilecektir. Ayrıca, bu ceza, ağır hapis söz konusu olduğu için paraya da çevrilemeyecektir. Son derece tehlikeli, adaletsiz ve iyiniyetli mükellefleri, küçük mükellefleri cezalandırıcı bir madde olarak bunu görmekteyiz.

O bakımdan, mutlaka, önergede ifade ettiğimiz gibi, sadece sahte belgeleri bilerek kullananlar cezalandırılmalıdır; hapis cezasının uygulanması için, zıyaa uğratılan verginin belirli bir tutarının üzerinde olması da sağlanmalıdır.

Maddedeki yanlışlık, bu kadarla da kalmamaktadır. Maddenin a/1 nolu bendinde yer alan “defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapanlar” ibaresi, son derece muğlak bir ifadedir. Örneğin, bir hesaba kaydedilmesi gereken bir tutarı sehven başka bir hesaba kaydederek vergi zıyaına sebebiyet veren mükellef ya da şirket yöneticileri, acaba, bu madde kapsamına girecek midir ya da, onbin kişinin çalıştığı, trilyonlarca lira cirosu bulunan ve sahiplerinden bağımsız muhasebe servisi bulunan bir işletmenin, örneğin yevmiye defterinde muhasebe elemanlarının yapacağı basit bir hata nedeniyle, şirket yöneticileri cezalandırılacak mıdır?Maddenin lafzından, cezalandırılacakları gibi bir anlam çıkmaktadır. Belirtilen fiillerde, yöneticilerin cezalandırılması sadece büyük bir zulüm olur. Uygulanacak ceza, fiilin ağırlığı ile mütenasip değildir. Maddenin bu şekilde kanunlaşması durumunda, şirket yöneticileri açısından hapis tehdidi gelmiş olacaktır.

Sayın milletvekilleri, şu anda bu salonda bulunan milletvekillerimizden de şirket yönetiminde olanlar olabilir. Siz burada yasama görevininizi yaparken, elemanlarınızın kullanacağı yanlış bir belge ya da yapacağı bir hesap hatasıyla, sizlerin de, burada bahsedilen hapis cezalarıyla muhatap olmanız söz konusu olabilir diyorum.

Değerli arkadaşlar, madde, biraz önce okunan önerge doğrultusunda, iyi niyetli mükelleflerin cezalandırılmaması noktasında gözden geçirilmeli ve ona göre düzenlenmelidir.

Önergemize destek vereceğinizi ümit ediyor, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (FP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

LÜTFÜ ESENGÜN (Erzurum) – Karar yetersayısının aranmasını istiyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Arayacağım efendim.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir, karar yetersayısı vardır.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

15 inci maddeyi okutuyorum:

MADDE 15 - 213 sayılı Kanunun 360 ıncı maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“İştirak

Madde 360 - Birden fazla kişi 359 uncu maddede sayılan fiillerin icrasına iştirak ettikleri takdirde fiili irtikap edenlerden veya doğrudan doğruya beraber işlemiş olanlardan her biri bundan ayrı ayrı maddî menfaat gözetmek şartıyla o fiile mahsus ceza ile cezalandırılır. Söz konusu fiilleri işlemeye azmettirenlere de aynı cezalar hükmolunur.

Bu fiillere maddî menfaat gözetmeksizin iştirak edenlere fiile mahsus cezanın dörtte biri hükmolunur.”

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, madde üzerindeki görüşmelere başlarsak, bir grubun görüşmesini tamamlama olanağımız yok. Bu nedenle, alınan karar uyarınca, Devlet Bakanı Eyüp Aşık hakkında (11/16) esas numaralı gensoru önergesiyle, diğer denetim konularını ve kanun tasarı ve tekliflerini görüşmek için, 23 Haziran 1998 Salı günü saat 14.00’te toplanmak üzere, birleşimi kapatıyorum.

Kapanma Saati: 23.53

VI. – SORULAR VE CEVAPLAR

A)YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI

1. – Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, Köy Kanununda değişiklik yapılıp yapılmayacağına ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Murat Başesgioğlu’nun yazılı cevabı (7/5114)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorumun İçişleri Bakanı Sayın Murat Başesgioğlu tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

12.5.1998 Zeki Ünal Karaman

Köylerdeki hızlı nüfus artışı, iskân ve iş sorunlarını da beraberinde getirmektedir. Bu sebeplerden kentlere olan göç artarak devam etmektedir. Ancak şehre geldikten sonra hem kendisini sıkıntıya ve hem de geldiği kent açısından problemler oluşturmaktadır. Bu şartlarda bulunan kimseleri tekrar köye kazandıracak ve köydeki toprağı olmayan ihtiyaç sahiplerinin de faydalanmasını temin etmek üzere köy muhtarlıklarınca köy hazine arazilerinden yaptırılan parselasyon çalışmaları ile parseller üretilmiştir.

Ne var ki, köy kanunu, Ek Madde: 13, 20.5.1987 - 3367/1 Md. de bu durum engel olarak bulunmaktadır.

Burada sorum şudur:

Önceden köyden ayrılıp tekrar geriye dönmek isteyen kimselere ve ihtiyaç sahiplerine bu parsellerden yararlandırılması konusunda mevzuattaki engellerin kaldırılması ve yeni bir düzenlemenin yapılması kapsamında Bakanlığınızca bir çalışma yapılmakta mıdır?

T.C. İçişleri Bakanlığı Mahallî İdareler Genel Müdürlüğü 18.6.1998 Sayı: B.05.0.MAH.0.65.00.002/80520

Konu: Yazılı Soru Önergesi

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

İlgi: TBMM Başkanlığının 25.5.1998 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-13128-7/5114-12911/31004 sayılı yazısı.

İlgi yazı ekinde alınan ve tarafımdan cevaplandırılması istenilen, Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın “Köy Kanununun 3367 sayılı Kanunla Ek 13 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak yeni bir düzenleme yapılıp yapılmayacağına dair” yazılı soru önergesi ile ilgili olarak;

Önergede, önceden köyden ayrılıp tekrar geriye dönmek isteyen kimselerin ve ihtiyaç sahiplerinin, Köy Kanununun Ek-13 üncü maddesi uyarınca yapılan parsel satışlarından yararlandırılması konusunda mevzuattaki engellerin kaldırılmasına yönelik bir çalışma yapılıp yapılmadığı sorulmaktadır.

442 sayılı Köy Kanununa 20.5.1987 tarih ve 3367 sayılı Kanunla eklenen 7 madde ile köy yerleşme planlarının yapılması, parsellere bölünmesi, bu parsellerin ihtiyaç sahiplerine satılması gibi hususlar düzenlenmiştir.

Kanunun yayımından sonra Köy Yerleşme Alanı Uygulama Yönetmeliği hazırlanarak 20.8.1987 tarihli ve 19550 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Sözkonusu Yönetmelikte parselasyon yapılması, bedel tespiti, satışı, ihtiyaç sahiplerinin tespiti, temlik ve tescil işleri ayrıntılı olarak açıklanmıştır.

Keza, Yönetmeliğin ihtiyaç sahipliği şartları arasında isteklinin ikâmet etmekte olduğu köy nüfusuna kayıtlı olması ve o köyde asgarî 5 yıl oturmuş olması şartı da yer almakta ve istekli çok olduğu takdirde yönetmelikte sayılan öncelik sırasına göre satış yapılmaktadır.

Görüldüğü gibi, parsellerin ihtiyaç sahiplerine satılması için mevzuatta aranan diğer şartların yanında o köy nüfusuna kayıtlı ve asgarî 5 yıl oturmuş olmak şartı sözkonusudur.

Bu şartları taşıyan ihtiyaç sahiplerine arsa satışına köyden ayrılıp geri dönmüş olmak engel teşkil etmemektedir.

Diğer taraftan, Bakanlığımca “Mahallî İdareler Reformu” çerçevesinde hazırlanan ve halen TBMM Plân ve Bütçe Komisyonunda görüşülmekte olan “Merkezî İdare İle Mahallî İdareler Arasında Görev Bölüşümü ve Hizmet İlişkilerinin Esaslarının Düzenlenmesi ve Çeşitli Kanunlarda Mahallî İdarelerle İlgili Değişiklikler Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı”nda köylerin sorunlarının çözümüne ilişkin düzenlemelere yer verilmiş olup, Tasarı ile getirilen yenilikler aşağıda gösterilmiştir.

– Köylerin sorunlarını, “il özel idareleri” ve “köylere hizmet götürme birlikleri” vasıtasıyla ve katılımcı bir anlayışla çözmek,

– İl özel idarelerini, köylere destek bir unsur olarak düzenlemek,

– Köy muhtarlarının il meclisi ve meclis ihtisas komisyonu toplantılarına fahri üye olarak katılmalarını sağlamak,

– İlçelerde yürütülecek hizmetlerle ilgili görüş ve önerilerde bulunmakla görevli ilçe meclislerine köy muhtarlarının katılması,

– Orman ürünlerinin satışından elde edilecek devlet gelirlerinin %5’inin orman köylüsüne verilmesi.

Bilgilerinize arz ederim.

Murat Başesgioğlu İçişleri Bakanı

2. – Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, 54 üncü ve 55 inci Hükümetler döneminde yapılan personel atamalarına ilişkin sorusu ve Turizm Bakanı İbrahim Gürdal’ın yazılı cevabı (7/5176)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Turizm Bakanı Sayın İbrahim Gürdal tarafından yazılı olarak cevaplanıdırılmasını saygılarımla arz ederim.

18.5.1998 Zeki Ünal Karaman

1. Refahyol iktidarı döneminde Bakanlığınızda kaç personel görevden alınarak yerlerine yenileri atanmıştır? İsimlerini verebilir misiniz?

2. ANASOL-D iktidarı döneminde Bakanlığınızda kaç personel görevlerinden alınarak yerlerine yenileri atanmıştır? İsimlerini verebilir misiniz?

T.C. Turizm Bakanlığı Hukuk Müşavirliği 22.6.1998 Sayı: B.170.HKM.0.00.00.00./1381-19995

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Genel Sekreterliği

Kanunlar ve Kararlar Dairesi Başkanlığı

İlgi: 28.5.1998 tarih ve 02-7/5176-13034/31253 sayılı yazınız.

İlgili yazınız ekinde Bakanlığıma cevaplandırılmak üzere gönderilen Karaman Milletvekili Sayın Zeki Ünal’a ait yazılı soru önergesi incelenmiştir.

Önergede sözkonusu edilen 54 ve 55 inci hükümet dönemlerinde görevden alınan personel ile ilgili listeler yazımız ekinde gönderilmiştir.

Bilgilerinize arz ederim.

İbrahim Gürdal Turizm Bakanı

54 üncü Dönem T.C. HÜKÜMETİ DÖNEMİNDE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER:

Adı-Soyadı : Alındığı Görev :

1. Şevki ÇİVİ İşletmeler Gn. Md. Daire Başkanı 2. Şinasi Veli YÜNEY İşletmeler Gn. Md. Daire Başkanı 3. A. Vural MENTEŞOĞLU Balıkesir İl Turizm Md. Yrd. 4. Seran TAPRAK Balıkesir İl Turizm Md. Yrd. 5. Doğan OCAK Balıkesir İl Turizm Md. Yrd. 6. Raci AKYOL Ankara İl Turiz. Md. Yrd. 7. Muzaffer İNCE Araş. Pl. ve Koor. Kur. Daire Başkanı 8. Atay GÜNGÖR Araş. Pl. ve Koor. Kur. Daire Başkanı 9. Saime Müberra ERDOĞAN Turizm Eğit. Gn. Md. Daire Başkanı 10. F. Şule ERYILDIZ Turizm Eğit. Gn. Md. Daire Başkanı 11. İbrahim Halil SAYIN Bakanlık Müşaviri 12. Nihat Vehbi GÜLDOĞAN Konya İl Tur. Md. Şube Müdürü 13. Abdüllaziz EDİZ İzmir Özer Türk TUREM Müdürü 14. Mesut BAHÇE Manavgat Side Turizm Dn. Müdürü 15. Namık AYDIN Antalya-Kaş Turizm Dn. Müdürü 16. H. Ayla KARAMETE İzmir İl Turizm Müdürü 17. Müjdat ÖZBAHÇIVANOĞLU Araş. Pl. ve Koor. Kur. Daire Başkanı 18. H. Cansen BEKLERİZ Sirkeci Turizm Dn. Müdürü 19. M. Yaşar GÜL Artvin İl Turizm Md. Şb. Müdürü 20. Raif TOKEL Zonguldak İl Turizm Müdürü 21. Cumhur MIZRAK Bolu İl Turizm Müdürü 22. Yaşar Sami KUMSER Bakanlık Müşaviri 23. Halis ÇELİK Çorum İl Turizm Müdürü 24. Mehmet YÜKSEL Antalya İl Turizm Müdür 25. Hüseyin ÖZER Tanıtma Genel Müdür Yardımcısı 26. Mehmet EPSİLELİ İşletmeler Gn. Md. Daire Başkanı 27. M. Sait AKTAŞ İşletmeler Gn. Md. Daire Başkanı 28. Ömer ERDOĞAN Kocaeli İl Turizm Müdürü 29. Adnan KÖSEOĞLU Antalya İl Turizm Müdürü 30. Zehra YALÇINER Antalya TUREM Müdürü 31. İkbal ERDOĞAN Kütahya İl Turizm Müdür Yardımcısı 32. Ali RENDAN İşletmeler Genel Müdür Yardımcısı 33. Bilgen GÜVEN Yatırımlar Genel Müdür Yardımcısı 34. Necmi ÖNLER Tanıtma Gn. Md.lüğü Daire Başkanı 35. Atay GÜNGÖR Araş. Pl. ve Koor. Kur. Daire Başkanı 36. Vatan ERCAN Bursa İl Turizm Müdürü 37. Tahsin AKKİRAZ Dış. İliş. Dai. Bşk.lığı Şube Müdürü 38. Enver ARSLAN Bayburt İl Tur. Md.lüğü Şube Müdürü

55 üncü Dönem T.C. HÜKÜMETİ DÖNEMİNDE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER:

Adı-Soyadı : Alındığı Görev :

1. Nedim ÖZTÜRK Müsteşar 2. Akın DEMİRER Müsteşar Yardımcısı 3. Mevhibe CAN Müsteşar Yardımcısı 4. Salih Tayfun ORÇUN Bakanlık Müşaviri 5. M. Haluk AKAR Yatırımlar Genel Müdürü 6. Adnan ZAMBURKAN Kocaeli İl Turizm Müdürü 7. Halil ÖZKAN Araş. Pl. ve Koor. Kur. Daire Başkanı 8. Necmi ÖNLER Daire Başkanı 9. Atay GÜNGÖR Araş. Pl. ve Koor. Kur. Daire Başkanı 10. Müjdat ÖZBAHÇIVANOĞLU Daire Başkanı 11. Ahmet Türksel ÖZBEKLER Tanıtma Genel Md. Daire Başkanı 12. Erol ÖZÜDOĞRU Tanıtma Genel Müdürü 13. Metin AKYILDIRIM Kars İl Turizm Müdürü 14. Fatma Saniye YAVUZ İzmir İl Turizm Müdürü 15. Şinasi Veli YÜNEY İşletmeler GenelMüdür Yardımcısı 16. İhsan GÖZÜTOK Personel Dairesi Başkanı 17. Mustafa ESİRGEN Daire Başkanı 18. Turgut YORGA Turizm Eğitimi Genel Müdürü 19. M. Baki ATAÇ Turizm Eğt. Gnl. Md. Yardımcısı 20. H. Ayla KARAMETE İzmir İl Turizm Müdürü 21. İsmail ARPACI Bakanlık Müşaviri 22. Müzeyyen ACIR Yatırımlar Genel Md. Yardımcısı 23. Seyfettin ALGÜL Bakanlık Müşaviri 24. Hüsiyen ÖZER Tanıtma Genel Müdür Yardımcısı 25. Arife Füsun BERKSOY Kırıkkale İl Turizm Md. Yrd. 26. Hilmi AKAR Yatırımlar Genel Müdürü 27. Feyza SÜRÜCÜ Tanıtma Genel Md. Yardımcısı 28. Faruk EROL Tanıtma Genel Müdürü 29. Oya HİTAY Müfettiş 30. Hilmi ÇOPUROĞLU Adana İl Turizm Müdürü 31. Remzi BEDÜK Kırıkkale İl Turizm Md. Yrd. 55 üncü Dönem T.C. HÜKÜMETİ DÖNEMİNDE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER:

Adı-Soyadı : Alındığı Görev :

32. Necla SAYGAÇ Bursa İl Tur. Md. Şube Müdürü 33. Seher UÇAN İşletmeler Gn. Md. Şube Müdürü 34. Şevket KARLIKLIOĞLU Edirne İl Turizm Müdürü 35. Tuncer KIZILOĞLU Erzurum İl Turizm Müdürü 36. Muhammet YOKSUÇ Erzurum İl Turizm Müdürü 37. İbrahim OFLAZOĞLU Hatay İl Turizm Müdürü 38. Hidayet TÜRKELİ İçel İl Turizm Müdürü 39. Emrullah YİMSEK İçel İl Turizm Müdürü 40. Velettin BİRSÖZ Nevşehir İl Turizm Müdürü 41. Nazif Yılmaz Kocaeli İl Turizm Müdürü 42. Necati HAMZAOĞULLARI Sakarya İl Turizm Md. 43. Orhan DURMUŞ Sakarya İl Turizm Md. 44. Seyfettin TOPSOY Kırıkkale İl Turizm Müdürü 45. Orhan KUŞAKOĞLU Bartın İl Turizm Müdürü 46. Necip ACAR İşletmeler Genel Müdürü 47. Mümtaz TELLİ İşletmeler Genel Md. Yardımcısı 48. Turgut YORGA Turizm Eğt. Genel Müdürü 49. Osman Zeki ERDOĞDU İşletmeler Daire Başkanı 50. Muzaffer AYHAN Özel Kalem Müdürü 51. Süleyman ÇELİK Aydın İl Turizm Müdürü 52. Kâzım BAYRAM Denizli İl Turizm Müdürü 53. Tülay ÇELİK Ankara İl Turizm Md. Yrd. 54. Celal OGAN Ankara İl Turizm Md. Yrd. 55. Yılmaz MOTUK Ankara İl Turizm Md. Yrd. 56. Nurten GENÇ Ankara İl Turizm Md. Yrd.

3. – Batman Milletvekili Alaattin Sever Aydın’a, Batman’a bağlı köylerin yol ve içme suyu sorununa ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Mustafa Yılmaz’ın yazılı cevabı (7/5187)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Devlet Bakanı Sayın Mustafa Yılmaz tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasına delaletlerinizi saygılarımla arz ederim.

20.5.1998 Y. Doç. Dr. Alaattin Sever Aydın Batman

Sorular:

1. 1998 yılında toplam olarak Batman köy yollarının kaç km.si asfalt ve kaç km.si stabilize yapılmıştır? Bunlar hangi köylerdir?

2. 1998 yılında toplam kaç köye içme suyu getirilmiştir? Bunlar hangi köylerdir? Halen kaç köyün içme suyu yoktur?

T.C. Devlet Bakanlığı 19.6.1998 Sayı: B.02.0.14/031.1992

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

İlgi: 29.5.1998 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-13279 sayılı yazınız.

Batman Milletvekili Sayın Alaattin Sever Aydın’a ait yazılı soru önergelerindeki konular Bakanlığıma bağlı Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünce incelenmiş olup; yazılı soru önergelerine ait bilgiler liste halinde ilişikte sunulmuştur.

Bilgilerinize arz ederim.

Mustafa Yılmaz Devlet Bakanı

Yazılı Soru Önergesi Listesidir

Konusu Açıklamalar

7/5187 Batman İli köy yollarının 1998 Çalışma sezonunun yeni başlaması ve yağışların devam yılında kaç Km. asfalt ve kaç etmesi nedeniyle çalışmalar engellenmektedir. Yalnızca Km. stabilize yapılmıştır. 1998 5 Km.’lik yolun stabilizesi yapılmıştır. yılında kaç köye içmesuyu ge- Batman İl Müdürlüğü 1998 yılı yatırım programında yer- tirilmiştir? alan içmesuyu inşaatlarının 44 ünitesi sarî mukavveli, 5 ünite bir adet askerî tesis emanet olarak yer almaktadır.

Sari İçmesuyu inşaatlarının 7 ünitesinin inşaatları tas fiye edilmiş olup, II. kısım olarak devam etmektedir. 4 ünitenin inşaatları tamamlanmış, kalan 33 ünitenin inşa- atları devam etmektedir. Emanet olarak yeralan ünitele- rin inşaatları yılı içerisinde bitirilecektir.

İl Müdürlüğüne bağlı merkez ve ilçelerde 65 köy, 165 mezra olmak üzere toplam 230 ünite susuz,

39 köy, 64 mezra olmak üzere toplam 103 ünitenin suyu yetersiz.

146 köy, 75 mezra olmak üzere 221 ünite sulu olarak yer almaktadır.

4. – Karaman Milletvekili Abdullah Özbey’in;

– Karaman - Ermenek - Yukarıçağla Köyünün beton sulama suyu kanallarına,

– Karaman - Ermenek - Yeşilköy’ün yollarına,

– Karaman - Ermenek - Yerbağ Köyünün içmesuyu ve yol sorununa,

– Karaman - Ermenek - Ağaççatı Köyünün içme ve sulama suyu ihtiyacına,

– Karaman - Ermenek - Yaylapazarı Köyünün sulama suyu ve yol sorununa,

– Karaman - Ermenek - Yalındal Köyünün sulama suyu havuzu ihtiyacına,

– Karaman - Ermenek - Görmeli Köyünün sulama kanalı ve park ihtiyacına,

– Karaman - Ermenek - Eskice Köyünün su ve yol sorununa,

– Karaman - Ermenek - Evsin Köyünün yol ve sulama suyu ihtiyacına,

– Karaman - Ermenek - Elmayurdu Köyünün bazı sorunlarına,

– Karaman - Ermenek - Gökçeseki Köyünün bazı sorunlarına,

– Karaman - Ermenek - Kayaönü Köyünün sulama suyu ve yol sorununa,

– Karaman - Ermenek - Katranlı Köyünün içmesuyu sulama suyu ihtiyacına,

– Karaman - Ermenek - Gökçekent köyünün içme ve sulama suyu sorunlarına,

– Karaman - Ermenek - İkizçatı Köyünün su kaynaklarına,

– Karaman - Başyayla - Bozyaka Köyünde yeraltı suyu etüdü yapılması için bir çalışma olup olmadığına,

– Karaman - Ermenek - Pınarönü Köyünün içmesuyu sorununa,

– Karaman - Ermenek - Sarıvadi Köyünün içmesuyu sorununa,

– Karaman - Ermenek - Pamuklu Köyünün içmesuyu sorununa,

– Karaman - Başyayla - Büyükkarapınar Köyünün bazı sorunlarına,

– Karaman - Başyayla - Büyükkarapınar Köyünün futbol ve voleybol sahası ihtiyacına,

İlişkin soruları ve Devlet Bakanı Mustafa Yılmaz’ın yazılı cevabı (7/5191, 5192, 5193, 5194, 5195, 5196, 5197, 5198, 5199, 5200, 5201, 5202, 5203, 5204, 5206, 5215, 5216, 5217, 5218, 5219, 5222)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorumun Devlet Bakanı Sayın Mustafa Yılmaz tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

21.5.1998 Abdullah Özbey Karaman

Karaman - Ermenek - Yukarıçağlar köyümüzün beton sulama suyu kanallarının bakım ve onarımı ne zaman yapılacaktır?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Devlet Bakanı Sayın Mustafa Yılmaz tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

21.5.1998 Abdullah Özbey Karaman

Karaman - Ermenek - Yeşilköy’ümüzün köy yollarının asfaltlanması ve Yeşilköy’ü Ardıçkaya’ya bağlayan yolun köy yolu ağına alınması talepleri vardır.

Sorularım şunlardır :

1. Köy yollarının asfaltı ne zaman dökülecektir?

2. Mezkur yol köy yolu ağına ne zaman alınacaktır?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Devlet Bakanı Sayın Mustafa Yılmaz tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

21.5.1998 Abdullah Özbey Karaman

Karaman - Ermenek - Yerbağ köyümüzün içmesuyu problemi ve köy yolunun asfaltlanması talepleri vardır.

Sorularım şunlardır:

1. Yerbağ köyümüzün içmesuyu sorunu ne zaman çözümlenecektir?

2. Köy yolunun asfaltı ne zaman dökülecektir?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorumun Devlet Bakanı Sayın Mustafa Yılmaz tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

21.5.1998 Abdullah Özbey Karaman

Karaman - Ermenek - Ağaççatı köyümüzün acil ihtiyacı olan içmesuyu deposu ve sulama suyu için beton kanal yapılması hususunda bakanlığınızca bir çalışma yapılmakta mıdır?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Devlet Bakanı Sayın Mustafa Yılmaz tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

21.5.1998 Abdullah Özbey Karaman

Karaman - Ermenek - Yaylapazarı köyümüzün 2 kademeli pompajla 100 m. kottan sulama suyu temin edilmesi ve Yaylapazarı - Anamur yolunun köy yolu ağına alınması talepleri bulunmaktadır.

Sorularım şunlardır:

1. Kademeli pompaj sistemiyle köye sulama suyu temini için bakanlığınızca bir çalışma yapılmakta mıdır?

2. Mezkur yol köy yolu ağına ne zaman alınacaktır?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorumun Devlet Bakanı Sayın Mustafa Yılmaz tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

21.5.1998 Abdullah Özbey Karaman

Karaman - Ermenek - Yalındal köyümüzün sulama havuzu ne zaman yapılacaktır?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Devlet Bakanı Sayın Mustafa Yılmaz tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

21.5.1998 Abdullah Özbey Karaman

Karaman - Ermenek - Görmeli köyümüzün beton sulama kanalı yapımı, sulama havuzunun altına istinat duvarı çekilmesi ve köy parkı yapılması talepleri vardır.

Sorularım şunlardır:

1. Beton sulama kanalı inşaası ne zaman yapılacaktır?

2. Sulama havuzunun altına istinat duvarı çekilecek midir?

3. Köy parkının yapımı hususunda bakanlığınızca bir çalışma var mıdır?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Devlet Bakanı Sayın Mustafa Yılmaz tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

21.5.1998 Abdullah Özbey Karaman

Karaman - Ermenek - Eskice köyümüzün sulama suyu kanalı yapım ve onarımı, içme suyu problemi ve 2 km.lik yolun asfaltlanması problemleri bulunmaktadır.

Sorularım şunlardır:

1. İçmesuyu sorunu ne zaman çözülecektir?

2. Beton sulama suyu kanallarının yapım ve onarımı hususunda bakanlığınızca bir çalışma yapılmakta mıdır?

3. 2 km. lik köy yolunun asfaltını ne zaman dökeceksiniz?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Devlet Bakanı Sayın Mustafa Yılmaz tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

21.5.1998 Abdullah Özbey Karaman

Karaman - Ermenek - Evsin köyümüzün 1 km.lik köy yolunun asfaltlanması ve Göksu’dan pompajla sulama yapılmasının temini hususlarında talepleri vardır.

1. Mezkûr yolun asfaltı ne zaman dökülecektir?

2. Göksu’dan pompajla sulama yapılması için bakanlığınızca bir çalışma yapılmakta mıdır?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Devlet Bakanı Sayın Mustafa Yılmaz tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

21.5.1998 Abdullah Özbey Karaman

Sorularım şunlardır:

1. Karaman - Ermenek - Elmayurdu köyü Aşağıbağ mevkiinden sulama suyu kanalının yapım ve onarımı ne zaman yapılacaktır?

2. Elmayurdu - Derebağı mevkii Kavaklıkahve’de bulunan kuyudan pompajla sulama suyu temini hususunda bakanlığınızca bir çalışma bulunmakta mıdır?

3. Elmayurdu köyümüzde Sulama Kooperatifi için yapılan başvurunun bakanlığınızca değerlendirme sonucu nedir?

4. Gölet inşaası için Elmayurdu köyümüzde (yerinde) yapılmış bir etüd ne zaman yapılacaktır?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Devlet Bakanı Sayın Mustafa Yılmaz tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

21.5.1998 Abdullah Özbey Karaman

Karaman - Ermenek - Gökçeseki köyümüzün içmesuyu kanallarının onarımı ve köy yolunun 1 km.lik bir bölümünün asfaltlanması için bakanlığınızca bir çalışma yapılmakta mıdır? Gökçeseki köyümüzün bu problemleri ne zaman çözülecektir?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorumun Devlet Bakanı Sayın Mustafa Yılmaz tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

21.5.1998 Abdullah Özbey Karaman

Karaman - Ermenek - Kayaönü köyümüzün sulama suyu için beton kanal yapımı ve yollarının asfaltlanması için bakanlığınızca bir çalışma yapılmakta mıdır?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorumun Devlet Bakanı Sayın Mustafa Yılmaz tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

21.5.1998 Abdullah Özbey Karaman

Karaman - Ermenek - Katranlı köyümüzün içmesuyu probleminin çözülmesi ve sulama suyu için yapımına başlanan beton kanalların tamamlanması hususlarında bakanlığınızca bir çalışma yapılmakta mıdır?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorumun Devlet Bakanı Sayın Mustafa Yılmaz tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

21.5.1998 Abdullah Özbey Karaman

Karaman - Ermenek - Gökçekent köyümüzün içmesuyu deposu ve sulama suyu için havuz inşaatı ne zaman tamamlanacaktır?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorumun Devlet Bakanı Sayın Mustafa Yılmaz tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

21.5.1998 Abdullah Özbey Karaman

Karaman - Ermenek - İkizçınar köyümüzün su kaynaklarının ıslahı ve zenginleştirilmesi için bakanlığınızca bir çalışma yapılmakta mıdır?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Devlet Bakanı Sayın Mustafa Yılmaz tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

22.5.1998 Abdullah Özbey Karaman

Karaman - Başyayla - Bozyaka köyümüzün yer altı suyu etüdü yapılması ve beton sulama suyu kanalı inşaası talepleri vardır.

Sorularım şunlardır:

1. Yer altı suyu etüdü için bakanlığınızca bir çalışma var mıdır?

2. Beton sulama suyu kanalı inşaası ne zaman yapılacaktır?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorumun Devlet Bakanı Sayın Mustafa Yılmaz tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

22.5.1998 Abdullah Özbey Karaman

Karaman - Ermenek - Pınarönü köyümüzün içmesuyu sorunu ne zaman çözümlenecektir?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorumun Devlet Bakanı Sayın Mustafa Yılmaz tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

22.5.1998 Abdullah Özbey Karaman

Karaman - Ermenek - Sarıvadi köyümüzün içmesuyunun yetersiz olduğunu tespitle, su rezervlerinin artırılması için bakanlığınızca bir çalışma yapılmakta mıdır?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Devlet Bakanı Sayın Mustafa Yılmaz tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

22.5.1998 Abdullah Özbey Karaman

Karaman - Ermenek - Pamuklu köyümüzün yetersiz olan içmesuyu sorunu ne zaman çözümlenecektir?

2. Pamuklu köyümüzde yapılmakta olan 4 km.lik beton sulama suyu kanal inşaatına ilave olarak yapılması istenen 2 km.lik ek kanal ne zaman yapılacaktır?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Devlet Bakanı Sayın Mustafa Yılmaz tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

22.5.1998 Abdullah Özbey Karaman

Karaman - Başyayla - Büyükkarapınar köyümüzün içmesuyu problemi bulunmaktadır. Büyükkarapınar - elmayurdu - Tepebaşı sulama projesinin hangi aşamada olduğu köylülerce bilinmemektedir. Ayrıca Akpınar ve Göl mevkiine gölet yapılması ve bozuk asfalt yolların bakım ve onarımı hususlarında köylülerimizin talepleri vardır.

Sorularım şunlardır:

1. Köyümüzün içmesuyu şebeke inşaatı ne zaman bitirilecektir?

2. Büyükkarapınar - Elmayurdu - Tepebaşı sulama projesi konusunda bakanlığınızca yapılan çalışma hangi aşamadadır?

3. Göletin yapımı ne zaman programa alınacaktır?

4. Yol bakım ve onarımı ne zaman yapılacaktır?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorumun Devlet Bakanı Sayın Mustafa Yılmaz tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

22.5.1998 Abdullah Özbey Karaman

Karaman - Başyayla - Büyükkarapınar köyümüze futbol ve voleybol sahası yapılması için bakanlığınızca bir çalışma yapılmakta mıdır?

T.C. Devlet Bakanlığı Sayı : B.02.0.014/031-1992 19.6.1998

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

İlgi : 29.5.1998 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-13279 sayılı yazınız.

Karaman Milletvekili Sayın Abdullah Özbey’e ait yazılı soru önergelerindeki konular Bakanlığıma bağlı Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünce incelenmiş olup; yazılı soru önergelerine ait bilgiler liste halinde ilişikte sunulmuştur.

Bilgilerinize arz ederim.

Mustafa Yılmaz Devlet Bakanı

Yazılı Soru Önergesi Listesidir

Konusu Açıklamalar

7/5191 Karaman - Ermenek - Yukarıçağlar Sulama kanallarının bakım ve onarımı ile ilgili bir köyünün beton sulama kanallarının talep kayıtlarımızda görülmemektedir. Bakım ve onarımı ne zaman yapılacak?

7/5192 Karaman - Ermenek - Yeşilköy köy- Köyyolu 1998 yılı onarım programında olup, asfalt yollarının asfaltlanması ve Yeşilköyü- kaplaması ileriki yıllarda değerlendirilecektir. Yeşil- Ardıçkaya’ya bağlayan yolun köyyolu köy - Ardıçkaya yolunun yol ağına alınması Topoğ- ağına alınması? rafik ve yapım şartlarına uygun olmaması nedeniy- le mümkün değildir.

Konusu Açıklamalar

7/5193 Karaman - Ermenek - Yerbağ köyü- Köy içmesuyunun hidrolojik etüdü yapılmış olup, nün içmesuyu ne zaman çözülecek ve yeraltı ve yerüstü su kaynağı bulunamamıştır. Köy- köyyolunun asfaltı ne zaman çözüm- yolunun asfalt kaplaması 1998 yılı Özel İdare prog- lenecek? ramındadır.

7/5194 Karaman - Ermenek - Ağaççatı köyü- İçmesuyu deposu Devlet-Vatandaş işbirliği ile de- nün içmesuyu deposu ve sulama suyu vam etmektedir. Sulama suyu temini amacıyla 1976 için beton kanal yapılması için bir ça- ve 1994 yıllarında etüt çalışmaları yapılmıştır. An- lışma yapılmakta mıdır? cak, sonuç menfi olarak değerlendirilmiştir.

7/5195 Karaman - Ermenek - Yaylapazarı kö- Tarım arazilerine Zeyne çayından pompaj ile sulama yüne kademeli pompaj sistemiyle su- suyunun temin edilmesi için gerekli çalışmalar ya- lama suyu temini için bir çalışma ya- pılmış olup, 1995 - 1996 yılı yatırım programında pılmakta mıdır? Yaylapazarı-Anamur yer almıştır. Yaylapazarı-Anamur yolunun yol ağı- yolunun köyyolu ağına ne zaman alınacak na alınması için bir müracaat olmamıştır.

7/5196 Karaman - Ermenek - Yalındal köyü- Köyün sulama tesisi 1990 - 1991 yıllarında uygu- nün sulama havuzu ne zaman yapı- laması gerçekleştirilmiştir. Su depolama havuzu ile lacak? ilgili bilgi kayıtlarımızda gözükmemektedir.

7/5197 Karaman - Ermenek - Görmeli köyü- Sulama suyu temini amacıyla gerekli çalışmalar ya- nün beton sulama kanal inşaatı ne za- pılmış olup, 1995-1996-1997 yılları yatırım prog- man yapılacak? Sulama havuzunun ramında yer almıştır. Köye park yapılması konusu altına istinat duvarı çekilecek midir? görev alanımız dışında kalmaktadır. Köy parkının yapımı hususunda bir çalışmanız var mıdır?

7/5198 Karaman - Ermenek - Eskice köyünün İçmesuyu 1998 yılı program tekliflerinde yer almak- içmesuyu sorunu ne zaman çözülecek? ta olup, yapım programına yeni iş alınmadığından Beton sulama suyu kanallarının yapım herhangi bir işlem yapılamamıştır. Sulama suyu te- ve onarımı için bir çalışma var mıdır? mini amacıyla 1962-1974 yıllarında proje uygulan- 2 Km.’lik köy yolunun asfaltlanması mıştır. Ayrıca 1993 yılında yeniden etüt çalışmaları ne zaman yapılacak? yapılmış ve etüt sonucu menfi olarak değerlendiril- miştir. Köyyolunun asfalt kaplaması 1998 yılı Özel İdare programında olup, yılı içerisinde bitirilecektir.

7/5199 Karaman - Ermenek - Evsin köyünün Köyyolu 1998 yılı Özel İdare asfalt kaplama prog- 1 Km.’lik yolun asfaltlanması ve Gök- ramına alınarak yılı içerisinde bitirilecektir. Sulama sudan pompajla sulama yapılması için suyu temini için 1995 yılında etüt edilmiş olup, plan- bir çalışma var mıdır? lama, etüt ve proje çalışmaları devam etmektedir.

7/5200 Karaman - Ermenek - Elmayurdu köyü Aşağıbağ mevkiindeki sulama kanallarının bakım ve Aşağıbağ mevkiindeki sulama suyu onarımı ile ilgili bilgi kayıtlarımızda yoktur. Derebağı kanalının yapım ve onarımı ne zaman mevkii Kavaklıkahve’de bulunan kuyudan pompaj yapılacak? Elmayurdu - Derebağı ile suyun alınması için bir çalışma yapılmamıştır. mevkîi Kavaklıkahve’de bulunan Sulama kooperatifi ile ilgili başvuru kayıtlarımızda kuyudan pompajla sulama için bir bulunmamaktadır. çalışma var mıdır?

7/5201 Karaman - Ermenek - Gökçeseki kö- İçmesuyu 1998 yılı Özel İdare ek programına içme yünün içmesuyu kanallarının onarımı suyu kanallarının teklifi yapılmış olup, sorun gideril- ve köyyolunun 1 Km.’lik bölümünün meye çalışılmaktadır. Köyyolunun 1 Km.’lik kısmı asfaltlanması için bir çalışma var mıdır? karayolları yol ağı içinde kalmaktadır.

Konusu Açıklamalar

7/5202 Karaman - Ermenek - Kayaönü köyüne Sulama suyu temini için 1993 yılında etüt edilmiş sulama suyu için beton kanal yapımı olup, planlama, etüt ve proje çalışmaları devam et- ve yolların asfaltlanması için bir çalışma mektedir. Köyyollarının asfaltlanması 1997 yılında var mıdır? yapılmıştır.

7/5203 Karaman - Ermenek - Katranlı köyü- Köyün içmesuyu 1997 yılında Özel İdarenin progra- nün içmesuyu probleminin çözülme- mı dahilinde Devlet-Vatandaş işbirliği ile yapılmış- si ve sulama suyu için yapımına baş- tır. İçmesuyu sorunu yoktur. Sulama suyu temini lanan beton kanalların tamamlanması için 1996 yılında etüt çalışması yapılmış ancak, etüt için bir çalışmanız var mıdır? sonucu menfi olarak değerlendirilmiştir.

7/5204 Karaman - Ermenek - Gökçekent kö- Köyün içmesuyu deposu mevcuttur. Sulama suyu yünün içmesuyu deposu ve sulama temini amacıyla 1991 yılında proje uygulanmıştır. suyu için havuz inşaatı ne zaman tamamlanacak?

7/5206 Karaman - Ermenek - İkizçınar köyü- Köyün arazilerine sulama suyu temini amacıyla 1991 nün su kaynaklarının ıslahı ve zengin- yılında proje uygulanmıştır. leştirilmesi için bir çalışma var mıdır?

7/5215 Karaman - Başyayla - Bozkaya köyüne Yeraltı suyu konusunda herhangi bir çalışma bulun- ait yeraltı suyu etüdü için bir çalışmanız mamaktadır. Ancak mevcut kaynaklardan suyun alı- var mıdır? Beton sulama kanalı inşaası narak kayba uğramadan araziye intikal için beton ne zaman yapılacak? kanal yapılması gerekmektedir. Bu konuda 1995 yılında yapılan etüt çalışması sonucunda, Aksu kay- nağından alınacak su için 2 600 mt. beton kanal Söğütlü kaynağından alınacak su için 2 000 mt. be- ton kanal yapılması gerekmektedir. 1998 yılı prog- ramında bulunmamaktadır. 1998 yılı itibariyle ödenek ihtiyacı 6 Milyar TL.’dir.

7/5216 Karaman - Ermenek - Pınarönü köyü- Köyün içmesuyu kanalı şebekeli olarak 1993 yılında nün içmesuyu sorunu ne zaman çözüm- Devlet Vatandaş işbirliği ile yapılmıştır. Köyde lenecek? içmesuyu sorunu yoktur.

7/5217 Karaman - Ermenek - Sarıvadi köyü Köyün içmesuyu sorunu terfili ve cazibeli olarak iki içmesuyunun yetersiz olduğu, rezervi- tesis kurularak giderilmiştir. Köyde içmesuyu sorunu nin arttırılması için bir çalışma var mıdır? yoktur.

7/5218 Karaman - Ermenek - Pamuklu köyü- Köyün sulama tesisinin ilave kanalları ile ilgili bilgi nün yetersiz içmesuyu sorunu ne za- kayıtlarımızda gözükmemektedir. Köye 1992 yılında man çözümlenecek? Yapılmakta olan içmesuyu deposu yapılmış olup, mevcut su yeterlidir. 4 Km.’lik beton sulama suyu kanalına ilave olarak istenen 2 Km.’lik kanal ne zaman yapılacak?

7/5219 Karaman - Başyayla - Büyükkarapınar Karaman - Başyayla - Büyükpınar - Elmayurdu - köyünün içmesuyu problemi bulun- Tepebaşı köyünün içmesuyu şebeke inşaatı bitmiş maktadır. Büyükkarapınar - Elma- olup, tesis çalışır vaziyettedir. By. Karapınar - Elma- yurdu - Tepebaşı sulama projesi yurdu - Tepebaşı sulama suyu temini için 1995 yı- konusu hangi aşamada? Göletin ya- lında etüd edilmiş olup, plânlama etüd ve proje

pımı ne zaman programa alınacak? çalışmaları devam etmektedir. By. Karapınar - Elma- Yol bakım ve onarımı ne zaman yurdu - Tepebaşı köy yolunun yılı içerisinde asfal- yapılacak? tın yama ve bakımı yapılacaktır. Elmayurdu’nda 10.12.1997 yılında yapılan etüt raporuna göre topog- rafik açıdan gölet yapımına uygun yer bulunamamıştır. 7/5222 Karaman - Başyayla - By. Karapınar Köye spor sahası yapılması için herhangi bir talep köyünde futbol ve voleybol sahası olmamıştır. yapılması için bir çalışmanız var mıdır?

5. – Karaman Milletvekili Abdullah Özbey’in;

– Karaman - Ermenek - Ardıçkaya ve Boyalık köylerinin yol güzergâhına,

– Karaman - Ermenek - Çamlıca Köy yolunun ne zaman asfaltlanacağına,

– Karaman - Ermenek - Aşağı Çağlar Köyünün bazı sorunlarına,

– Karaman - Ermenek - Tepebaşı ve Pamuklu köylerinin bazı sorunlarına,

İlişkin soruları ve Devlet Bakanı Mustafa Yılmaz’ın yazılı cevabı (7/5261, 5262, 5263, 5264)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Devlet Bakanı Sayın Mustafa Yılmaz tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

26.5.1998 Abdullah Özbey Karaman

Karaman - Ermenek ilçemizin Ardıçkaya - Boyalık köyleri yol güzergâhı ne zaman yol ağına alınacaktır?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Devlet Bakanı Sayın Mustafa Yılmaz tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

26.5.1998 Abdullah Özbey Karaman

Karaman - Ermenek - Çamlıca köyümüzün 1 km.lik asfalt yolunun yapımı ile ilgili bakanlığınızca bir çalışma yapılmakta mıdır? Bu yolu ne zaman yapacaksınız?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Devlet Bakanı Sayın Mustafa Yılmaz tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

26.5.1998 Abdullah Özbey Karaman

Karaman - Ermenek - Aşağıçağlar köyümüzün içmesuyu yetersiz olduğundan yaklaşık 6 km. mesafedeki Kovanoluk mevkiinden su getirilmesi, su deposu şebekesinin yapılması ve sulama için ek kanal yapılması talepleri vardır.

Sorularım şunlardır:

1. Aşağıçağlar köyümüzün içme suyu sorunu ne zaman çözümlenecektir?

2. Su deposu şebekesinin yapımı için bakanlığınızca bir çalışma var mıdır?

3. Ek beton sulama suyu kanalları yapımı ne zaman programa alınıp yapılacaktır?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Devlet Bakanı Sayın Mustafa Yılmaz tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

26.5.1998 Abdullah Özbey Karaman

Karaman - Ermenek - Tepebaşı köyümüzün içmesuyu şebekesinin değiştirilmesi, cenne (pamuklu) köyüne giden 4 km.lik bozuk yolun asfaltlanması, TKİ kömür ocaklarına giden 5 km.lik yolun bahçelere verdiği zararlardan dolayı asfaltlanması, Karşıyaka mahallesi ile köy arasındaki yola (200-250 m.) istinat duvarı çekilmesi talepleri vardır.

Sorularım şunlardır:

1. Tepebaşı köyümüzün içmesuyu şebekesi ne zaman değiştirilecektir?

2. Pamuklu köyümüzün ve kömür ocaklarına giden yolların asfaltı ne zaman dökülecektir?

3. Karşıyaka mahallesi ile köy arasındaki istinat duvarının yapılması hususunda bakanlığınızca bir çalışma yapılmakta mıdır?

T.C. Devlet Bakanlığı 19.6.1998 Sayı: B.02.0.014/031.1993

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

İlgi: 2.6.1998 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-13388 sayılı yazınız.

Karaman Milletvekili Sayın Abdullah Özbey’e ait yazılı soru önergelerindeki konular Bakanlığıma bağlı Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünce incelenmiş olup; yazılı soru önergelerine ait bilgiler liste halinde ilişikte sunulmuştur.

Bilgilerinize arz ederim.

Mustafa Yılmaz Devlet Bakanı

Yazılı soru önergesi listesidir.

Konusu Açıklamalar

7/5261 Karaman - Ermenek - Araçkaya - Bo- Araçkaya Boyalık köyleri yol güzergâhının yol yalık köyleri yol güzergâhı ne zaman ağına alınması topografik olarak mümkün değildir. yol ağına alınacak?

7/5262 Karaman - Ermenek - Çamlıca köyü- Ermenek - Çamlıca Köyü arasındaki yol karayolla- nün 1 Km.’lik asfalt yolu yapımı ile rına ait yol üzerinde olup, yol ağımızda yer alma- ilgili bir çalışma yapılmakta mıdır? maktadır.

7/5263 Karaman - Ermenek - Aşağıçağlar kö- İçmesuyu 1998 yılı programına teklif edilmiş ancak yünün içmesuyu sorunu ne zaman yapım programına yeni iş alınmadığından herhangi çözümlenecek? Su deposu şebekesi bir işlem yapılamamıştır. Konu İl Müdürlüğünce yapımı için bir çalışma var mıdır? 1998 yılı Özel İdare programına alınması için çalı- Ek beton sulama suyu kanallarının şılmaktadır. Programa alındığı takdirde Devlet- Va- yapımı ne zaman programa alınıp tandaş işbirliği ile içmesuyu temin edilecektir. Sula- yapılacak? ma suyu temini amacıyla 1991 yılında etüt çalış- ması yapılmış olup, etüt sonucu olumlu bulunmuştur. Aş. Çağlar ve Yk. Çağlar köyleri arasındaki ihtilaf çözümlendikten sonra planlama, etüt ve proje çalışma- ları tamamlanacaktır.

7/5264 Karaman - Ermenek - Tepebaşı köyü- Köye 1995 yılında Gömme depo inşa edilmiş olup, nün içmesuyu şebekesi ne zaman de- köye yeterli içmesuyu temin etmektedir.Karşıyaka ğiştirilecek. Pamuklu köyünden kömür Tepebaşı arasındaki istinat duvarı için yerinde ge- ocaklarına giden yolların asfaltı ne rekli inceleme yapılacaktır. Pamuklu yolu ile kömür zaman yapılacak? Karşıyaka mahallesi ocakları yolları 1998 yılı Özel İdare programında olup ile köy arasındaki istinat duvarı ile ilgili yılı içerisinde bitirilecektir. bir çalışma var mıdır?

 

 

 

birleşim 106’nın sonu