Yazılı ve Sözlü Sorular Araştırma Komisyonları Soruşturma Komisyonları
                                                                      Son Tutanak Tutanak Sorgu Tutanak Metinleri Gizli Oturum Tutanakları
                                                                                                                                            Uluslararası Komisyonlar Dostluk Grupları
                                                                                      Genel Sekreterlik Mevzuat Telefon Rehberi Etik Komisyon Duyurular

 DÖNEM : 20                                        CİLT : 36                                     YASAMA YILI : 3

 

T. B. M. M.

TUTANAK DERGİSİ

 

15 inci Birleşim

18 . 11 . 1997  Salı

 

 

 

İ Ç İ N D E K İ L E R

 

  I. – GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

 II. – GELEN KÂĞITLAR

III. – BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A)  GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR

1. – Çanakkale Milletvekili Ahmet Küçük’ün, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünde çalışan geçici işçilerin sorunlarına ilişkin gündemdışı konuşması ve Devlet Bakanı Mustafa Yılmaz’ın cevabı

2. – Aydın Milletvekili Sema Pişkinsüt’ün, eğitim, bilim ve demokrasi konusundaki gündemdışı konuşması ve Millî Eğitim Bakanı Hikmet Uluğbay’ın cevabı

3. – Erzincan Milletvekili Tevhit Karakaya’nın, Olağanüstü Hal Bölgesinde ve Kalkınmada Öncelikli Yörelerde İstihdam Yaratılması ve Yatırımların Teşvik Edilmesi ile 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısıyla ilgili gündemdışı konuşması ve Maliye Bakanı Zekeriya Temizel’in cevabı

B)  TEZKERELER VE ÖNERGELER

1. – Amerika Birleşik Devletlerine gidecek olan Devlet Bakanı Güneş Taner’e, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı Mehmet Cavit Kavak’ın vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1128)

2. – Azerbaycan Cumhuriyetine gidecek olan Başbakan A.Mesut Yılmaz’a, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Ecevit’in vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1129)

3. – Almanya’ya gidecek olan Millî Savunma Bakanı ve Başbakan Yardımcısı İsmet Sezgin’e, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı Mehmet Batallı’nın vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1130)

4. – Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine gidecek olan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Ecevit’e, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı Hasan Hüsamettin Özkan’ın vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1131)

5. – Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine gidecek olan Devlet Bakanı Yücel Seçkiner’e, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı Işın Çelebi’nin vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1132)

6. – Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine gidecek olan Devlet Bakanı Şükrü Sina Gürel’e, dönüşüne kadar, Millî Eğitim Bakanı Hikmet Uluğbay’ın vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1133)

7. – Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine gidecek olan Devlet Bakanı Refaiddin Şahin’e, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı Mehmet Batallı’nın vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1134)

8. – Tunus’a gidecek olan Çevre Bakanı İmren Aykut’a, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı Rüştü Kâzım Yücelen’in vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1135)

9. – Kazakistan Cumhuriyetine giden Devlet Bakanı Metin Gürdere’ye, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı Mehmet Salih Yıldırım’ın vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1136)

C)  GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ

1. – Ağrı Milletvekili M. Sıddık Altay ve 22 arkadaşının, Doğu Anadolu Bölgesinin kalkınma sorunları konusunda genel görüşme açılmasına ilişkin önergesi (8/16)

IV. – ÖNERİLER

A)  DANIŞMA KURULU ÖNERİLERİ

1. – Gündemdeki sıralamanın yeniden yapılması ile 18.11.1997 Salı günkü birleşimde sözlü soruların görüşülmemesi ve çalışma süresine ilişkin Danışma Kurulu önerisi

2. – (10/58) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonu raporunun gündemdeki yeri, görüşme gün ve çalışma süresine ilişkin Danışma Kurulu önerisi

B)  SİYASÎ PARTİ GRUBU ÖNERİLERİ

1. – 19.11.1997 Çarşamba günkü birleşimde sözlü soruların görüşülmemesi ile görüşülecek konular ve çalışma süresine ilişkin ANAP, DYP, DSP, CHP ve DTPGruplarının müşterek önerisi

V. – GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI

A)  ÖNGÖRÜŞMELER

1. – İstanbul Milletvekili Mustafa Baş ve 46 arkadaşının, İstanbul Büyükşehir Belediyesi alanındaki bir araziyi mevzuata aykırı bir şekilde siyasî ayırımcılık yaparak Bahçeköy Belediyesi mücavir alanına dahil ettiği iddiasıyla Bayındırlık ve İskân Bakanı Yaşar Topçu hakkında gensoru açılmasına ilişkin önergesi (11/12)

VI. – SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR

1. – Sıvas Milletvekili Temel Karamollaoğlu’nun, Ankara Milletvekili Nejat Arseven’in partisine yönelik ithamlarda bulunması nedeniyle konuşması

2. – Sakarya Milletvekili Cevat Ayhan’ın, Ankara Milletvekili Nejat Arseven’in şahsına sataşması nedeniyle konuşması

VII. – SEÇİMLER

A)  KOMİSYONLARA ÜYE SEÇİMİ

  1.– Anayasa Komisyonuna üye seçimi

  2. – Adalet Komisyonuna üye seçimi

  3. – Millî Savunma Komisyonuna üye seçimi

  4. – İçişleri Komisyonuna üye seçimi

  5. – Dışişleri Komisyonuna üye seçimi

  6. – Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonuna üye seçimi

  7. – Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonuna üye seçimi

  8. – Çevre Komisyonuna üye seçimi

  9. – Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonuna üye seçimi

10. – Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonuna üye seçimi

11. – Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabiî Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonuna üye seçimi

12. – Türkiye Büyük Millet Meclisi Hesaplarını İnceleme Komisyonuna üye seçimi

13. – Dilekçe Komisyonuna üye seçimi

14. – Kamu İktisadî Teşebbüsleri Komisyonuna üye seçimi

15. – İnsan Haklarını İnceleme Komisyonuna üye seçimi

VIII. – SORULAR VE CEVAPLAR

A)  YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI

1. – Ağrı Milletvekili Sıddık Altay’ın, bazı bölgelerde meydana gelen sel felaketine karşı alınacak tedbirlere ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Yücel Seçkiner’in yazılı cevabı (7/3288)

2. – Adana Milletvekili Orhan Kavuncu’nun, Osmaniye Devlet Hastanesinde görevli bir doktorun ve hastane müdürünün görev yerinin değiştirilmesine ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Halil İbrahim Özsoy’un yazılı cevabı (7/3452)

3. – Hatay Milletvekili Fuat Çay’ın, genel aydınlatma projesi dışında kalan aydınlatmalarda tüketilen enerjinin bedeline ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Mustafa Cumhur Ersümer’in yazılı cevabı (7/3458)

4. – İstanbul Milletvekili Bülent Akarcalı’nın, Ulus-TBMM arası refüj ve kaldırım çalışmalarına ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Murat Başesgioğlu’nun yazılı cevabı (7/3466)

5. – Ordu Milletvekili Müjdat Koç’un, açılan sınavlarda başarılı olan hemşire adaylarına ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Halil İbrahim Özsoy’un yazılı cevabı (7/3522)

6. – Yozgat Milletvekili Abdullah Örnek’in, Kırıkkale-Keskin Belediye Başkanının camilerden topladığı iddia edilen halılara ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Murat Başesgioğlu’nun yazılı cevabı (7/3537)

7. – Yozgat Milletvekili Abdullah Örnek’in, çiftçilerin sorunlarına ilişkin  sorusu ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mustafa R. Taşar’ın yazılı cevabı (7/3542)

8. – Manisa Milletvekili Tevfik Diker’in, Öncü Gazetesi sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni ile ilgili olarak ileri sürülen iddialara ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Halil İbrahim Özsoy’un yazılı cevabı (7/3554)

9. – Tokat Milletvekili Ahmet Feyzi İnceöz’ün, sağlık reformu çalışmalarına ve Tokat’daki sağlık personeli açığına ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Halil İbrahim Özsoy’un yazılı cevabı (7/3567)

10. – Manisa Milletvekili Tevfik Diker’in, sağlık projesine ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Halil İbrahim Özsoy’un yazılı cevabı (7/3580)

11. – İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş’ın, Dalaman ve İmralı cezaevlerinden firar eden mahkûmlara ilişkin sorusu ve Adalet Bakanı Mahmut Oltan Sungurlu’nun yazılı cevabı (7/3588)

12. – Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, Karaman-Merkez ve Sudurağı beldelerinin pancar boşaltma makinesi ihtiyacına ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Yalım Erez’in yazılı cevabı (7/3604)

13. – Balıkesir Milletvekili İlyas Yılmazyıldız’ın, TV programının yayını engellemek için elektrik kesintisi yapıldığı iddiasına ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Mustafa Cumhur Ersümer’in yazılı cevabı (7/3614)

14. – Yozgat Milletvekili İlyas Arslan’ın, Yozgat Şeker Fabrikasına tahsis edilen ödenek miktarına ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Yalım Erez’in yazılı cevabı (7/3638)

15. – Nevşehir Milletvekili Mehmet Alkatmış’ın, yakın koruma ve araç tahsis edilen kişilere ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Murat Başesgioğlu’nun yazılı cevabı (7/3645)

16. – Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay’ın, Ankara-Gölbaşı-Çayırlı Köyü sağlık ocağının ebe ve doktor ihtiyacına ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Halil İbrahim Özsoy’un yazılı cevabı (7/3696)

17. – Afyon Milletvekili İsmet Attila’nın, Afyon-Dinar Hükümet Konağı tefrişi için ödenek verilip verilmeyeceğine ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Murat Başesgioğlu’nun yazılı cevabı (7/3715)

18. – Tokat Milletvekili Ahmet Feyzi İnceöz’ün, Tokat, Çelikli, Iğdır, Salur, Tuzla, Kunduzağılı grup yoluna ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Mustafa Yılmaz’ın yazılı cevabı (7/3722)

19. – Erzincan Milletvekili Naci Terzi’nin, belediyelere tahsis edilmek üzere satın alınan taşıtlara ilişkin sorusu ve Çevre Bakanı İmren Aykut’un yazılı cevabı (7/3732)

X. – TEŞEKKÜR, TEBRİK, TEMENNİ VE TAZİYETLER

1. – Anadolu Böbrek Vakfının, Gümüşhane Devlet Hastanesi “Diyaliz Ünitesi” için açtıkları kampanyaya ilişkin yazıları

 

 

I. – GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

 

TBMMGenel Kurulu saat 15.00’te açılarak üç oturum yaptı.

Ankara Milletvekili Ali Dinçer, trafik kazalarına ilişkin gümdemdışı bir konuşma yaptı.

Çorum Milletvekili Mehmet Aykaç’ın, çiftçiler ile orta gelir grubu yurttaşların sorunlarına ilişkin gündemdışı konuşmasına, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mustafa Rüştü Taşar cevap verdi.

Kazakistan Cumhuriyetine gidecek olan Devlet Bakanı A. Ahat Andican’a, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı Işılay Saygın’ın vekâlet etmesinin uygun görülmüş olduğuna ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi ve

Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanlığı ile (10/21) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu Geçici Başkanlığının, başkan, başkanvekili, sözcü ve kâtip seçimine ilişkin tezkereleri,

Genel Kurulun bilgisine sunuldu.

Ankara Milletvekili Yücel Seçkiner’in, 4.1.1961 Tarih ve 211 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanununun 98 inci Maddesinin İkinci Fıkrasının Değiştirilmesine Dair Kanun Teklifini (2/486) geri aldığına ilişkin önergesi okundu; Millî Savunma Komisyonunda bulunan teklifin geri verildiği açıklandı.

Türkiye-Bulgaristan Karma Ulaştırma Komisyonunun Sofya’da yapılacak toplantısına iştirak etmek ve görüşmelerde bulunmak üzere, Ulaştırma Bakanı Necdet Menzir Başkanlığında, Hükümeti temsilen Bulgaristan’a gidecek heyete, Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır ile Kırklareli Milletvekili Necdet Tekin’in de dahil edilmelerine ilişkin Başbakanlık tezkeresi kabul edildi.

Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının;

1 inci sırasında bulunan 132 ve

4 üncü sırasında bulunan 335,

Sıra sayılı kanun tasarılarının görüşmeleri, komisyon yetkilileri Genel Kurulda hazır bulunmadıklarından ertelendi;

2 nci sırasında bulunan ve görüşmelerine devam edilen Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanunun Bir Maddesinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun Tasarısının (1/218) (S. Sayısı : 164) kabul edilip kanunlaştığı açıklandı;

3 üncü sırasında bulunan, 625 Sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu ile 222 Sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanununun Bazı Hükümlerinin Değiştirilmesi Hakkında 254 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 625 Sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanununun Bir Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair 326 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulüne Dair Kanun Tasarısının (1/71, 1/111) (S. Sayısı : 168) tümü kabul edilerek 1 inci maddesi üzerinde bir süre görüşüldü.

Bayındırlık ve İskân Bakanı Yaşar Topçu hakkında verilen gensoru önergesi ile komisyonlara üye seçimi ve diğer denetim konularını görüşmek için, 18 Kasım 1997 Salı günü saat 15.00’te toplanmak üzere birleşime 18.54’te son verildi.

 

Uluç Gürkan

Başkanvekili

            Mehmet Korkmaz       Ahmet Dökülmez

          Kütahya      Kahramanmaraş

Kâtip Üye               Kâtip Üye


II. – GELEN  KÂĞITLAR

                                                   14 . 11 . 1997 CUMA                                       No. : 29

Rapor

1. – Burdur Milletvekili Yusuf Ekinci’nin, Burdur İlinin Kalkınmada Öncelikli Yöreler Arasına Alınmasına Dair  Kanun Teklifi ve İçtüzüğün 37 nci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınma Önergesi  (2/557) (S.Sayısı: 394) (Dağıtma tarihi: 14.11.1997) (GÜNDEME)

Sözlü Soru Önergeleri

1. – Yozgat Milletvekili Abdullah Örnek’in, bir firma tarafından yapılan ayçiçek ithalatına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/738) (Başkanlığa geliş tarihi:11.11.1997)

2. – Yozgat Milletvekili Abdullah Örnek’in, Yozgat stol tipi Havaalanı ve Balışeyh-Yozgat-Yıldızeli demiryolu hattı projelerine ilişkin Ulaştırma Bakanından sözlü soru önergesi (6/739) (Başkanlığa geliş tarihi : 12.11.1997)

3. – Yozgat Milletvekili Abdullah Örnek’in, Yozgat-Hasbek, Sarıhamzalı, Musabeyli ve Taşlık Barajı projelerine ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından sözlü soru önergesi (6/740) (Başkanlığa geliş tarihi : 12.11.1997)

4. – Yozgat Milletvekili Abdullah Örnek’in, Yozgat Ziraat Fakültesi’nin arsa ihtiyacına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/741) (Başkanlığa geliş tarihi : 12.11.1997)

5. – Isparta Milletvekili Mustafa Köylü’nün, SSK’da görevlerine son verilen personelden tekrar göreve alınmayanlara ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi (6/742) (Başkanlığa geliş tarihi :  13.11.l997)

6. –  Yozgat Milletvekili Kâzım Arslan’ın, Taşıt Kanununa aykırı araç tahsisi yapıldığı iddiasına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi (6/743) (Başkanlığa geliş tarihi :  13.11.l997)

7. – Kırşehir Milletvekili Cafer Güneş’in, SSK’da görevli üç aday memurun görevden uzaklaştırılmasının nedenine ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi (6/744) (Başkanlığa geliş tarihi :  13.11.l997)

8. – Çorum Milletvekili Mehmet Aykaç’ın, şeker fiyatlarına yapılan zamlara ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından sözlü soru önergesi (6/745) (Başkanlığa geliş tarihi :  13.11.l997)

Yazılı Soru Önergeleri

1. – İstanbul Milletvekili Ahmet Güryüz Ketenci’nin, gazeteci Metin Göktepe’nin öldürülmesi ile ilgili  davadan çekilen hâkime ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/3817) (Başkanlığa geliş tarihi : 7.11.1997)

2. – Muğla Milletvekili Zeki Çakıroğlu’nun, Kemerköy Termik Santraline ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/3818) (Başkanlığa geliş tarihi : 7.11.1997)

3. – İçel Milletvekili Turhan Güven’in, Gümrük Müsteşarlığına  kanuna aykırı atama yapıldığı iddiasına ilişkin Devlet Bakanından yazılı  soru önergesi (7/3819) (Başkanlığa geliş tarihi : 12.11.1997)

4. – İzmir Milletvekili Sabri Ergül’ün, son beş yılda polis, jandarma ve savcılıklara intikal eden faili meçhul cinayetlere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/3820) (Başkanlığa geliş tarihi : 12.11.1997)

5. – İzmir Milletvekili Sabri Ergül’ün, Türkiye’de yayın yapan yayın kuruluşu, gazete ve dergi sayısına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/3821) (Başkanlığa geliş tarihi : 12.11.1997)

6. – Yozgat Milletvekili Abdullah Örnek’in, Yozgat Bayındırlık ve İskân Müdürlüğünün teknik eleman ihtiyacına ve bu ile bağlı bazı yerleşim birimlerinin yol sorununa ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından yazılı soru önergesi (7/3822) (Başkanlığa geliş tarihi : 12.11.1997)

7. – Kütahya Milletvekili Ahmet Derin’in, Kırklareli Dereköy Kapısının tır geçişi ve sınır ticaretine açılıp açılmayacağına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/3823) (Başkanlığa geliş tarihi : 12.11.1997)

8. – Trabzon Milletvekili Kemalettin Göktaş’ın, THK’na ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/3824) (Başkanlığa geliş tarihi : 13.11.1997)

9. – Adana Milletvekili Orhan Kavuncu’nun, bir yazar hakkında Alman basınında çıkan habere ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/3825) (Başkanlığa geliş tarihi : 13.11.1997)

10. – Erzurum Milletvekili Zeki Ertugay’ın, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi için hazırlanan kalkınma paketinin kapsamına Erzurum İlinin de dahil edilip edilmeyeceğine ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından yazılı soru önergesi (7/3826) (Başkanlığa geliş tarihi : 11.11.1997)

11. – İçel Milletvekili Turhan Güven’in, Başbakanlık Müsteşarlığına kanuna aykırı atama yapıldığı iddiasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi. (7/3827) (Başkanlığa geliş tarihi : 11.11.1997)

12. – Bursa Milletvekili Mehmet Altan Karapaşoğlu’nun, Bursa 2. SSK Hastanesi inşaatına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/3828) (Başkanlığa geliş tarihi : 11.11.1997)

13. – Bursa Milletvekili Mehmet Altan Karapaşoğlu’nun, Bursa 2. SS.Hastanesi için tahsis edilen arsaya ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/3829) (Başkanlığa geliş tarihi : 12.11.1997)

14. – İzmir Milletvekili Sabri Ergül’ün, Antalya-Beldibi’ndeki bir turistik pansiyonun projesine ilişkin Turizm Bakanından yazılı  soru önergesi (7/3830) (Başkanlığa geliş tarihi : 12.11.1997)

15. – İzmir Milletvekili Sabri Ergül’ün, Antalya-Beldibi’ndeki kamu arazisinin  bir firmaya tahsisinin mevzuata uygun olup olmadığına ilişkin Turizm Bakanından yazılı  soru önergesi (7/3831) (Başkanlığa geliş tarihi : 12.11.1997)

16. – İzmir Milletvekili Sabri Ergül’ün, Antalya-Beldibi’nde turistik pansiyon inşa eden bir firmanın hisselerinin devriyle ilgili iddialara ilişkin Turizm Bakanından yazılı  soru önergesi (7/3832) (Başkanlığa geliş tarihi : 12.11.1997)

17. – İzmir Milletvekili Sabri Ergül’ün, Özer ÇİLLER’in ortağı olduğu bir firmaya Antalya-Beldibi’nde Belediye tarafından mevzuata aykırı inşaat ve yapı kullanma izni verildiği iddiasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı  soru önergesi (7/3833) (Başkanlığa geliş tarihi : 12.11.1997)

18. – İzmir Milletvekili Sabri Ergül’ün, Ankara Merkez Kapalı Cezaevinde bulunan bir hükümlüye ilişkin Adalet Bakanından yazılı  soru önergesi (7/3834) (Başkanlığa geliş tarihi : 12.11.1997)

19. – İzmir Milletvekili Sabri Ergül’ün, Özer ÇİLLER’in ortağı olduğu bir firmaya Antalya-Beldibi’nde verilen inşaat ruhsatının mevzuata aykırı olup olmadığına ilişkin Bayındırlık ve İskan Bakanından yazılı  soru önergesi (7/3835) (Başkanlığa geliş tarihi : 12.11.1997)

20. – İzmir Milletvekili Sabri Ergül’ün, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığınca yapılan ihalelere ilişkin İçişleri Bakanından yazılı  soru önergesi (7/3836) (Başkanlığa geliş tarihi : 12.11.1997)

21. – İzmir Milletvekili Sabri Ergül’ün, bazı kamu görevlilerinin sayısına ilişkin Başbakandan yazılı  soru önergesi (7/3837) (Başkanlığa geliş tarihi : 12.11.1997)

22. – Hatay Milletvekili Atilla Sav’ın, “Memleket Hikayeleri” adlı tiyatro oyununun yasaklanmasının nedenine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/3838) (Başkanlığa geliş tarihi : 12.11.1997)

23. – Ankara Milletvekili Ali Dinçer’in, TİKA’daki bazı yöneticilere ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından yazılı soru önergesi (7/3839) (Başkanlığa geliş tarihi : 12.11.1997)

24. – İstanbul Milletvekili Mustafa Baş’ın, Türk Hava Kurumundaki yolsuzluk iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/3840) (Başkanlığa geliş tarihi : 12.11.1997)

25. – Balıkesir Milletvekili İsmail Özgün’ün, “Kamu Ortak Hesabının” kaldırılmasının nedenine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/3841) (Başkanlığa geliş tarihi : 12.11.1997)

26. – Konya Milletvekili Veysel Candan’ın, Bakanlıkça satın alındığı iddia edilen “ Türkçe İbadet” isimli kitaba ilişkin Kültür Bakanından yazılı soru önergesi (7/3842) (Başkanlığa geliş tarihi : 12.11.1997)

27. – Konya Milletvekili Veysel Candan’ın, “Türkçe İbadet” isimli kitaba ilişkin Devlet Bakanından yazılı soru önergesi (7/3843) (Başkanlığa geliş tarihi : 12.11.1997)

28. – Kütahya Milletvekili Ahmet Derin’in, Kırıkkale-Pınarhisar İlçesine bağlı Kurudere ve Çayırdere gölet projlerine ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/3844) (Başkanlığa geliş tarihi :  12.11.1997)

29. – İstanbul Milletvekili Yusuf Pamuk’un, 1989 yılından bu yana Bulgaristan’dan göç eden soydaşların sayısına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/3845) (Başkanlığa geliş tarihi : 12.11.1997)

30. – İstanbul Milletvekili Yusuf Pamuk’un, 1989 yılında Bulgaristan’dan göç eden soydaşlara tahsis edilen konutlara ilişkin Devlet Bakanından yazılı soru önergesi (7/3846) (Başkanlığa geliş tarihi : 12.11.1997)

31. – Trabzon Milletvekili Kemalettin Göktaş’ın, Ziraat Bankasının bilgisayar alımı için yaptığı ihaleye ilişkin Devlet Bakanından yazılı soru önergesi. (7/3847) (Başkanlığa geliş tarihi :  13.11.l997)

32. – Konya Milletvekili Abdullah Gencer’in, Konya Devlet Hastanesi Başhekiminin görevden alınmasının nedenine ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi. (7/3848) (Başkanlığa geliş tarihi :  13.11.l997)

33. – Karabük Milletvekili Hayrettin Dilekcan’ın, görev yerleri ve ünvanları değiştirilen personele ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi. (7/3849) (Başkanlığa geliş tarihi :  13.11.l997)

34. – Bolu Milletvekili Feti Görür’ün, tarım sigortası konusunda çalışma yapılıp yapılmadığına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi. (7/3850) (Başkanlığa geliş tarihi :  13.11.l997)

35. – Bolu Milletvekili Feti Görür’ün, gübre teşvikleri konusundaki bir beyanına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi. (7/3851) (Başkanlığa geliş tarihi :  13.11.l997)

36. – Konya Milletvekili Veysel Candan’ın, FAO tarafından yasaklanan bazı tarım ilaçlarının Türkiye’de kullanımının önlenmesi için alınacak tedbirlere ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi. (7/3852) (Başkanlığa geliş tarihi :  13.11.l997)

37. – İstanbul Milletvekili Halit Dumankaya’nın, İstanbul Rumeli Feneri 150 parseldeki gayrimenkulün satışına ilişkin Devlet Bakanından yazılı soru önergesi. (7/3853) (Başkanlığa geliş tarihi :  13.11.l997)

38. – İstanbul Milletvekili Halit Dumankaya’nın, İstanbul Rumeli Feneri 202 parseldeki gayrimenkulün satışına ilişkin Devlet Bakanından yazılı soru önergesi. (7/3854) (Başkanlığa geliş tarihi :  13.11.l997)

39. – İstanbul Milletvekili Halit Dumankaya’nın, İstanbul Rumeli Feneri 201 parseldeki gayrimenkulün satışına ilişkin Devlet Bakanından yazılı soru önergesi. (7/3855) (Başkanlığa geliş tarihi :  13.11.l997)

40. – İstanbul Milletvekili Halit Dumankaya’nın, İstanbul Rumeli Feneri 195 parseldeki gayrimenkulün satışına ilişkin Devlet Bakanından yazılı soru önergesi. (7/3856) (Başkanlığa geliş tarihi :  13.11.l997)

17.11.1997 PAZARTESİ

                                                             Teklifler                                                 No. : 30

1. – Denizli Milletvekili Mehmet Gözlükaya’nın; Denizli İlinde Yeni İlçeler Kurulması Hakkında Kanun Teklifi (2/939) (İçişleri ve Plan ve Bütçe komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi : 5.11.1997)

2. – Tokat Milletvekili Bekir Sobacı ve 6 Arkadaşının; Niksar İlinin Kurulması Hakkında Kanun Teklifi (2/ 940) (İçişleri ve Plan ve Bütçe komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi : 5.11.1997)

3. – Kahramanmaraş Milletvekili Hasan Dikici ve 30 Arkadaşının; Tanıtma Fonu Teşkili İle 11.7.1939 Tarihli ve 3670 Sayılı Milli Piyango Teşkiline Dair Kanunun 4 üncü Maddesine Bir Bend Eklenmesi Hakkında 3230 Sayılı Kanuna Bir Ek ve Bir Geçici Madde Eklenmesine İlişkin Kanun Teklifi (2/941) (Anayasa ve Plan ve Bütçe komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi : 6.11.1997)

4. – Kırklareli Milletvekili Ahmet Sezal Özbek’in; Bir İl Kurulması Hakkında Kanun Teklifi (2/942) (İçişleri ve Plan ve Bütçe komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi : 11.11.1997)

Raporlar

1. – Adana Milletvekili M.Halit Dağlı ve 12 Arkadaşının, Bir İl Kurulması Hakkında Kanun Teklifi ve İçtüzüğün 37 nci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınma Önergesi (2/646) (S.Sayısı: 395) (Dağıtma Tarihi : 17.11.1997) (GÜNDEME)

2. – Tabii Afetlerden Zarar Gören Vakıf Taşınmazları Afet Öncesi Kiracılarına Kiracılık Hakkı Tanınması ve Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanuna Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun Tasarısı ve Plan ve Bütçe ve Adalet komisyonları raporları (1/680) (S.Sayısı: 396) (Dağıtma Tarihi : 17.11.1997) (GÜNDEME)

 

18 . 11 . 1997 SALI

                                                             Teklifler                                                 No. : 31

1. – Çanakkale  Milletvekili A. Hamdi Üçpınarlar ve 6 arkadaşının; Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Hakkında 41 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulüne Dair Kanun İle 78 ve 190 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi ( 2/943) (Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor  ve Plan ve Bütçe komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 12.11.1997)

2. – Kırklareli Milletvekili Ahmet Sezal Özbek’in; Bir İl Kurulması Hakkında Kanun Teklifi  (2/ 944) (İçişleri ve Plan ve Bütçe komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 12.11.1997)

3. – Ankara Milletvekili Yücel Seçkiner’in; 21.6.1927 tarih ve 1111 Sayılı Askerlik Kanunu İle 4.1.1961 tarih ve 211 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi  (2/945) (Milli Eğitim, Kültür , Gençlik ve Spor ve Milli Savunma komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 12.11.1997)

4. – Manisa Milletvekili Tevfik Diker’in; Borlu Kasabasının İlçe Olması Hakkında Kanun Teklifi  (2/946) (İçişleri ve Plan ve Bütçe komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 12.11.1997)

Rapor

1. – İzmir Milletvekili Atilla Mutman ve 9 arkadaşının, Doğal Afetlerde Meydana Gelen Can ve Mal Kaybını En Aza İndirmek İçin Alınması Gereken Tedbirlerin Belirlenmesi Amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci Maddeleri Uyarınca Bir Meclis Araştırması Açılmasına İlişkin Önergesi ve (10/58) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu Raporu. (S. Sayısı: 345) (Dağıtma tarihi: 18.11.1997) (Görüşme günü: 25.11.1997) (GÜNDEME)

Sözlü Soru Önergeleri

1. – Kilis Milletvekili Mustafa Kemal Ateş’in, Kilis’e açılması planlanan SSK Hastanesine ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi (6/746)(Başkanlığa geliş tarihi: 14.11.1997)

2. – Kilis Milletvekili Mustafa Kemal Ateş’in, SSK’nın finansal yapısının müfettişlerce araştırılıp araştırılmayacağına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi (6/747)(Başkanlığa geliş tarihi: 14.11.1997)

Yazılı Soru Önergeleri

1. – Kırıkkale Milletvekili Kemal Albayrak’ın, kamu kurum ve kuruluşlarında kullanılan makam ve hizmet araçlarının sayısı ile yakıt miktarlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/3857)(Başkanlığa geliş tarihi: 12.11.1997)

2. – Trabzon Milletvekili Kemalettin Göktaş’ın, personel atamalarına ve görev yerleri değiştirilenlere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/3858) (Başkanlığa geliş tarihi: 14.11.1997)

3. – Kars Milletvekili Zeki Karabayır’ın, bir milletvekiline ait olduğu iddia edilen dersane ve şirketlere ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/3859)(Başkanlığa geliş tarihi: 14.11.1997)

4. – Kars Milletvekili Zeki Karabayır’ın, bir milletvekiline ait olduğu iddia edilen dersane çalışanlarına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/3860)(Başkanlığa geliş tarihi: 14.11.1997)

5. – Trabzon Milletvekili Kemalettin Göktaş’ın, Yeditepe Üniversitesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/3861) (Başkanlığa geliş tarihi: 14.11.1997)

6. – İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş’ın, Diyarbakır’da gözaltına alındığı iddia edilen bir şahsa ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/3862) (Başkanlığa geliş tarihi: 14.11.1997)

7. – İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş’ın, bedelsiz ithalat uygulamasına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/3863) (Başkanlığa geliş tarihi: 14.11.1997)

8. – Elazığ Milletvekili Ömer Naimi Barım’ın, Elazığ Devlet Hastanesine ve sağlık hizmetlerinin özelleştirilmesine ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi. (7/3864) (Başkanlığa geliş tarihi: 14.11.1997)

9. – Kütahya Milletvekili Ahmet Derin’in, Kırklareli-Lüleburgaz İlçesinde Acil Kemik Hastanesi açılıp açılmayacağına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi. (7/3865) (Başkanlığa geliş tarihi: 14.11.1997)

10. – Kilis Milletvekili Mustafa Kemal Ateş’in, personel atamalarına ve görev yerleri değiştirilenlere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi. (7/3866) (Başkanlığa geliş tarihi: 14.11.1997)

11. – Trabzon Milletvekili Kemalettin Göktaş’ın, İlksan’a ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi. (7/3867) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.11.1997)

12. – İzmir Milletvekili Sabri Ergül’ün, personelin mal bildirimlerine ve Genel Kurul Salonu ihalesindeki yolsuzluk iddialarına ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanından yazılı soru önergesi. (7/3868) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.11.1997)

13. – İzmir Milletvekili Sabri Ergül’ün, personel atamalarına, taşıt kullanımına ve bazı müdürlüklerde çalışan personele ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanından yazılı soru önergesi. (7/3869) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.11.1997)

14. – Sivas Milletvekili Mahmut Işık’ın, yenilenen Genel Kurul Salonunun seslendirme ve diğer elektronik donanımlarının güvenliğine ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanından yazılı soru önergesi. (7/3870) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.11.1997)

Süresi İçinde Cevaplandırılmayan Yazılı Soru Önergeleri

1. – Bursa  Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, hukuka aykırı olarak yakalanan ya da tutuklanan kişilere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/3443)

2. – Bursa  Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, personel atamalarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/3445)

3. –Bursa  Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, Uyuşturucu ve Psikotrop Maddelerin Kaçakçılığı İle Kara Paranın Aklanmasının Önlenmesine Dair Kanunun uygulanmasına  ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/3448)

4. –Denizli Milletvekili Mehmet Gözlükaya’nın, yazılı ve görsel basına verilen teşvik kredilerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/3450)

5. – Balıkesir Milletvekili İ.Önder Kırlı’nın, Anadolu basınının desteklenmesine ilişkin Başbakanda yazılı  soru önergesi (7/3451)

6. –Gaziantep Milletvekili Nurettin Aktaş’ın, bazı beyanlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/3459)

7. – Şanlıurfa Milletvekili Abdulkadir Öncel’in, görevden alınan üst düzey bürokratlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/3462)

8. – Adana Milletvekili Orhan Kavuncu’nun, Adana ve civarında meydana gelen don afetinden zarar gören üreticilerin ziraî kredi borçlarına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/3465)

9. – Samsun Milletvekili Murat Karayalçın’ın, Samsun iline ait öncelikli proje olup olmadığına ilişkin Devlet Bakanından yazılı soru önergesi (7/3467)

10. – Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş’in, Keçiören Belediye Başkanlığının yasa dışı faaliyetler için bir örgüt oluşturduğu iddiasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/3473)

11. – İstanbul Milletvekili Bülent Akarcalı’nın, Açık Öğretim Fakültesi ders kitaplarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/3474)

12. – Ankara Milletvekili Gökhan Çapoğlu’nun Merkez Bankası aylık ödemeler dengesi verilerinin yayınlanmamasının nedenine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/3475)

13. – İstanbul Milletvekili Mehmet Ali Şahin’in, İstanbul-Boğaziçi Bölgesinde yasa dışı bir inşaata göz yumulduğu iddiasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/3476)

14. –Yozgat Milletvekili Abdullah Örnek’in, THY Yönetim Kuruluna yapılan atamalara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/3479)

15. – Yozgat Milletvekili Abdullah Örnek’in, Bahçeköy Belediyesine bağlanan köylerin yeşil alanlarının korunmasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/3481)

16. – Yozgat Milletvekili Abdullah Örnek’in,Yozgat’da ziraî borçları ertelenen çiftçilere ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından  yazılı soru önergesi (7/3482)

17. – Yozgat Milletvekili Abdullah Örnek’in, tarımsal kredi faizi oranlarına ilişkin Tarım ve Köyişleri  Bakanından  yazılı soru önergesi (7/3484)

18. – Yozgat Milletvekili Abdullah Örnek’in,Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/3485)

19. – Hatay Milletvekili Fuat Çay’ın, Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık ve T.B.M.M. personelinin sosyal tesis ihtiyacına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/3486)

20. –İstanbul Milletvekili Mehmet Ali Şahin’in, Büyükçekmece İlçe Jandarma Komutanlığınca siyasi parti ilçe yöneticilerinin kimlik bilgileri ve ikametgâh adreslerinin istendiği iddiasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/3509)

21. – İçel Milletvekili D.Fikri Sağlar’ın, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından satın alındığı iddia edilen suikast silahlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/3512)

22. – İzmir Milletvekili Sabri Ergül’ün, mal bildirimlerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/3513)

23. – Hatay Milletvekili Fuat Çay’ın, bazı özel eğitim kurumlarının verdikleri ilanlara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/3515)

24. – Samsun Milletvekili Musa Uzunkaya’nın, bazı yabancı ülke üniversitelerinden alınan diplomalara denklik belgesi verilmediği iddiasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi. (7/3519)

25. – Ordu Milletvekili Müjdat Koç’un, Ordu İlindeki belediyelere Acil Yardım Fonundan yardım yapılıp yapılmayacağına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi. (7/3521)

26. – Manisa Milletvekili Tevfik Diker’in, bazı telefon numaralarından yapılan görüşmelerin yoğunluğuna ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi. (7/3524)

27. – İçel Milletvekili Oya Araslı’nın, YÖK tarafından Mersin Üniversitesi yönetimine baskı yapıldığı iddialarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi. (7/3526)

28. – Şanlıurfa Milletvekili Abdülkadir Öncel’in, kamu çalışanlarından eğitime katkı için zorunlu bağış toplandığı iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi. (7/3529)

29. – Afyon Milletvekili İsmet Attila’nın, Afyon Akdeğirmen Barajı ihalesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi. (7/3530)

30. – İzmir Milletvekili Sabri Ergül’ün, Özer Çiller hakkında yürütülen soruşturmaların savsaklandığı iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi. (7/3531)

31. – Adıyaman Milletvekili Celal Topkan’ın, kamu kuruluşlarının yönetim kurullarına yapılan atamalara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi. (7/3532)

32. – Adıyaman Milletvekili Celal Topkan’ın, Adıyaman’a yeni yatırımlar yapılmasına ve bu İldeki petrol ürünleri fiyatlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi. (7/3533)

33. – İzmir Milletvekili Sabri Ergül’ün, İstanbul-Merdivenköy’deki Şahkulu Sultan Dergâhına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi. (7/3535)

34. – Yozgat Milletvekili Abdullah Örnek’in, Batı Çalışma Grubu’na ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi. (7/3536)

35. – Kahramanmaraş Milletvekili Hasan Dikici’nin, THY Yönetim Kuruluna yapılan atamalara ve bir milletvekilinin yaptığı siyasi gezilere katılan bürokratlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi. (7/3538)

36. – Afyon Milletvekili İsmet Attila’nın, Afyon Tarım Kredi Kooperatifleri Bölge Müdürlüğünün ne zaman hizmete açılacağına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi. (7/3544)

37. – Erzurum Milletvekili Aslan Polat’ın, Erzurum-Kars-Ardahan illerindeki işverenlerin bazı indirim ve muafiyetlerden yararlandırılıp yararlandırılmayacağına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi. (7/3547)

38. – Erzurum Milletvekili Aslan Polat’ın, Erzurum’un gelir vergisinde özel indirim uygulanan iller arasına alınıp alınmayacağına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi. (7/3548)

39. – Erzurum Milletvekili Ömer Özyılmaz’ın, bir milletvekilinin yaptığı siyasi gezilere bürokratlarında katıldığı iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/3551)

40. – Yozgat Milletvekili Abdullah Örnek’in, Açıköğretim Lisesi öğrencileri için açılan ek sınava ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/3555)

41. – Konya Milletvekili Hasan Hüseyin Öz’ün, Yenice-ORÜS özelleştirme ihalesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/3556)

42. – Karabük Milletvekili Hayrettin Dilekcan’ın, Yenice-ORÜS işletmesinin özelleştirme ihalesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/3559)

43. – İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen’in, Şişli Belediye Başkanı hakkındaki bazı iddialara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/3560)

44. – Erzurum Milletvekili Aslan Polat’ın, Başbakanlık Acil Destek Fonundan Rize ve Erzurum illerine yapılan yardımlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/3570)

45- Çanakkkale Milletvekili Ahmet Küçük’ün, akaryakıt tüketimine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/3573)

46. – Çanakkkale Milletvekili Ahmet Küçük’ün, fon hesaplarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/3575)

47. – Çanakkale Milletvekili Ahmet Küçük’ün, Zirai kredi faizlerinin yükseltilmesine ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/3576)

48. – Nevşehir Milletvekili Mehmet Elkatımış’ın, Nevşehir Ana Çocuk Sağlığı Merkez Bina İnşaatı ihalesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/3578)

49. – İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş’ın, iflasını açıklayan bir firmaya kamu bankalarınca verilen kredilere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/3579)

50. – Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, Müsabaka Yerlerine Serbest Giriş Yönetmeliği’nde yapılan değişikliğe ilişkin Devlet Bakanından yazılı soru önergesi. (7/3581)

51. – Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş’in, SSK Genel Müdürlüğü tarafından Tunceli’de Sağlık Meslek Lisesi olarak yaptırılan bir binaya ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/3582)

52. – İzmir Milletvekili Sabri Ergül’ün, Tansu Çiller’in Başbakanlık yaptığı dönemde hediye ettiği silahlara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/3583)

53. – İzmir Milletvekili Sabri Ergül’ün, “Türkiye İşçi Emeklileri Cemiyeti”ne ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/3584)

54. –İzmir Milletvekili Sabri Ergül’ün, bir parti mensubuna pasaport verilmediği iddiasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/3586)

55. – Kastamonu Milletvekili Fethi Acar’ın, zirai kredi faizlerinin arttırılmasının  nedenine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/3587)

56. – Balıkesir Milletvekili İ.Önder Kırlı’nın, yerel basının desteklenmesine ilişkin Başbakandan yazılı  soru önergesi (7/3589)

                                                Genel Görüşme Önergesi                         No. : 31’e 1. Ek

1. – Ağrı Milletvekili M. Sıddık Altay ve 22 arkadaşının, Doğu Anadolu Bölgesinin kalkınma sorunları konusunda Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 102 ve 103 üncü maddeleri uyarınca bir genel görüşme açılmasına ilişkin önergesi (8/16) (Başkanlığa geliş tarihi : 13.11.1997)


BİRİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 15.00

18 Kasım 1997 Salı

BAŞKAN : Başkanvekili Kamer GENÇ

KÂTİP ÜYELER: Ali GÜNAYDIN (Konya), Zeki ERGEZEN (Bitlis)

 

 

BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 15 inci Birleşimini açıyorum.

Sayın milletvekilleri, toplantı yetersayımız vardır, çalışmalara başlıyoruz.

Gündeme geçmeden önce, üç arkadaşıma gündemdışı söz vereceğim.

III. – BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A)  GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR

1. – Çanakkale Milletvekili Ahmet Küçük’ün, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünde çalışan geçici işçilerin sorunlarına ilişkin gündemdışı konuşması ve Devlet Bakanı Mustafa Yılmaz’ın cevabı

BAŞKAN – Birinci gündemdışı sözü, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünde çalışan geçici işçilerin sorunlarıyla ilgili olarak, Çanakkale Milletvekili Ahmet Küçük'e veriyorum.

Buyurun Sayın Küçük.

Süreniz 5 dakikadır.

AHMET KÜÇÜK (Çanakkale) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü bünyesinde çalışan geçici işçilerin sorunlarıyla ilgili gündemdışı söz almış bulunmaktayım; bu vesileyle, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Sayın milletvekilleri, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünde yıllardır kronikleşen bir sorunu tekrar gündeme getirerek, artık, sorunun çözülmesi için, Hükümet, bir şeyler yapmak zorunda olduğunu anlamak durumuyla karşı karşıya kalmıştır; çünkü, bu sorun muhatabı olan 40-45 bin geçici mevsimlik işçiyi, ailesini ve yakınlarını direkt olarak ilgilendirmektedir.

1994 yılında yaşanan ekonomik kriz gerekçe gösterilerek, yaklaşık 41 bin geçici mevsimlik statüde çalıştırılan personelin çalışma sürelerinde azaltılmaya gidilmiştir. O günden bugüne, ne yazık ki, geçici işçilerin sorunlarına çare bulunamamıştır. Bu işçilerimiz, yıllık yatırım hizmetlerinin bir parçası olmalarına rağmen, yılda sadece 4 ay çalıştırılabilmektedir. Son iki yıldır yapılan değişikliklerle, işçilerimiz, 2 ay daha fazla çalıştırılmaktadır.

Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünde yıllardır istihdamları problem haline gelen geçici işçilerimiz için, sorunlarını çözücü birçok senaryo üretilmiş; fakat, ne yazık ki, bugüne kadar hiçbiri uygulamaya konulamamıştır. Köy Hizmetlerindeki yanlış yönetim anlayışından dolayı, işçilerimiz, kamuoyuna fazla istihdam olarak gösterilmişlerdir. Partizanca uygulanan personel politikası ve özelleştirme çabalarıyla, geçici işçilerimizin sıkıntıları daha da artırılmıştır.

Ayrıca, geçici işçilerimize 1995 yılı yüzde 51'lik enflasyon farkını Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü hâlâ ödememiştir. Diğer tüm kurumlardaki geçici işçiler bu enflasyon farklarını almışken, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünde çalışan işçilerimize üvey evlat muamelesi yapılmış ve yapılmaktadır. İşçilerimiz, haklarını aramak için kurumlarıyla mahkemelik dahi olmuşlardır.

Hükümet, bu işçilerimizi, kurumlarıyla bir an önce barıştırmak zorundadır; kazanılan haklarını en kısa sürede iade etmelidir; işçilerimizin çalışma sürelerini derhal 10-12 aya çıkarmalıdır; aynı yerde eşit işe eşit ücret politikası uygulanmalıdır; iş güvenliği sağlanmalıdır; sendikalarda seçme ve seçilme hakları kendilerine geri verilmelidir. Artık, hiç vakit geçirmeden, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğümüzde çalışan geçici işçilerimizin sorunlarını çözerek, onlara stressiz bir yaşam imkânı sağlayıp, onların işgücünden efektif bir şekilde yararlanmalıyız diye düşünüyorum.

Sayın milletvekilleri; 55 inci Hükümet, programında da yer alan "mevsimlik geçici işçilerin başta sosyal güvenlik hakları olmak üzere, sorunları çözüme kavuşturulacak ve çalışma süreleri uzatılacaktır" şeklindeki vaatlerini, derhal yerine getirmelidir. Sayın Bakanın da, bu konudaki sorunları çözümleyeceğine dair demeçleri yer yer basında yer almaktadır. Bunları, tüm kamuoyu ve tüm geçici işçilerimiz yakından takip etmektedir. 55 inci Hükümeti ve Sayın Bakanı, vaatlerini yerine getirmeye ve sözlerini tutmaya çağırıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yıllardır, kaç gün çalışacağını bilmeden, emeklilik güvenceleri dahi olmadan; canla başla, gece gündüz kurumuna hizmet vermeye çalışan emekçilerimizin, artık, dayanacak gücü kalmamıştır, bıçak kemiğe dayanmıştır.

Dört kişilik bir ailenin sadece mutfak masrafının 40 milyon lirayı aştığı, enflasyonun yüzde 100'lere dayandığı günümüzde, namusuyla çalışarak ailesine bakmakla yükümlü olan geçici işçilerimizin sorunlarının çözümü için, Hükümet, bugüne kadar neler yapmıştır ve de neler yapacaktır; bunu, işçilerimize ve kamuoyuna dürüstçe ve açıklıkla anlatmak zorundadır. 5 aydır, Hükümet, 40 bin geçici işçimizin sorununu çözemiyorsa, 70 milyonun sorununu nasıl çözecektir?!. Bu konuda, Hükümeti, şahsım adına uyarmayı bir görev biliyorum.

Bu duygu ve düşüncelerle, Yüce Meclisi, en derin sevgi ve saygılarımla selamlıyorum. (Alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Küçük.

Gündemdışı konuşmaya cevap vermek üzere, Hükümetten bir talep gelmemiştir.

2. – Aydın Milletvekili Sema Pişkinsüt’ün, eğitim, bilim ve demokrasi konusundaki gündemdışı konuşması ve Millî Eğitim Bakanı Hikmet Uluğbay’ın cevabı

BAŞKAN – İkinci gündemdışı söz, eğitim, bilim ve demokrasi konusunda, Aydın Milletvekili Dr. Sema Pişkinsüt'e verilmiştir.

Buyurun Sayın Pişkinsüt. (DSP ve CHP sıralarından alkışlar)

Süreniz 5 dakikadır.

SEMA PİŞKİNSÜT (Aydın) – Sayın Başkan, Meclisimizin değerli üyeleri; 8 yıllık çağdaş ilköğretime geçiş süresi içerisinde zorunlu eğitim, salt bir süre uzatma, birleştirme ve öğretmen yetiştirmeden ibaret değildir. Eğitimde yeni ve köklü bir yapılanma gereklidir. Bu yeniden yapılanma içerisinde, eğitimimizin özüne ilişkin kuramsal ve uygulamalı çalışmalar yaşamsal önem taşır. Bu konulardaki önemli kararların, elbette, çağdaş, demokratik, bilimsel ve geniş katılımlı tartışmalarla sonuçlandırılmasının çok gerekli olduğu da açıktır. Böyle bir ortam ve zaman içerisinde YÖK tarafından alınan yeni bir kararı bugün sizlerin takdirlerine sunmaya çalışacağım.

YÖK Başkanlığı tarafından yürütülen eğitim fakültelerindeki yeni düzenleme çalışmaları sonuçlandırılmış ve YÖK Yürütme Kurulunun 4 Kasım 1997 tarih, 97-39/2761 sayılı kararıyla da kabul edilmiştir. Bu karar, 6 Kasım 1997 tarihiyle Ankara Üniversitesi Rektörlüğüne gönderilmiş, ancak, ilgili fakülte dekanlıklarına henüz ulaşmamıştır. Bu karar ve uygulamada hemen dikkat çeken ve irdelememiz gereken dört nokta olduğunu düşünüyorum: Birincisi, bu emir niteliğindeki kararla, Türkiye'nin tek eğitim bilimleri fakültesi, eğitim fakültesine çevrilmektedir. Oysa, amaç, yasa ve özleri itibariyle eğitim bilimleri fakülteleri, eğitim fakültelerinden farklıdır.

Eğitim politikalarının oluşturulması, eğitim sistemine ilişkin normların ve ölçütlerin saptanması, eğitimle ilgili çeşitli problemlerin bilimsel metotlarla akademik seviyede araştırılması, eğitim uzmanlarının yetiştirilmesi gibi önemli eğitim konuları, eğitim bilimleri fakültesinin görev ve sorumluluk alanlarıdır. Otuziki yıllık eğitim ve öğretim tarihi olan bu fakülte, eğitim elemanlarının düşünceleri resmî olarak sorulmadan YÖK tarafından değiştirilmiştir. Anabilim dalları kaldırılarak yeni bölümler oluşturulmaktadır. Bu durum ise, fakültede çalışan 107 öğretim elemanının akademik kariyerlerinin, özlük haklarının ve geleceklerinin, görünür de değil ama, fiilen, bilgileri dışında farklılaştırılmasıdır.

İkinci nokta; bu kararla, halk eğitim anabilim dalı, program düzeyine indirilmektedir. Halbuki, toplumların kalkınmasında örgün eğitim kadar, yaygın halk eğitimi de çok önemlidir. İktidar ortağı olduğumuz bu dönemde 940 halk eğitim merkezi ile çıraklık ve meslekî eğitim merkezlerine hitap eden halk eğitimi bölümünün bu duruma düşürülmesini, insanımızın mutluluğuna ve refahına gönül vermiş bir DSP'li olarak kabullenmek mümkün değildir.

Üçüncü nokta; bu kararla, eğitimde öğretmen yetiştirme, uzman yetiştirmenin önüne geçmektedir. Eğitimde, öğretmenlik esastır. Bu doğru; ancak, uzmanlık ve eğitimin diğer destek ögeleri ihmal edilmemelidir. Bu görev, enstitülere ve eğitim bilimleri enstitüsüne de verilmektedir; ancak, eğitim bilimleri enstitüsü, halihazırda lisansüstü eğitim programı yürütme imkân ve yetkisine sahip değildir. Kararda, enstitüler, kendi kadroları var ve kendi kadrolarıyla programı yürütecekleri gibi gösterilmektedir. Yasal dayanağı şu anda yürürlükte olmadığı halde uygulamaya sokulmak istenen eğitim bilimleri enstitüsü lisansüstü programları henüz Türkiye Büyük Millet Meclisine getirilmeden, yasalmış gibi yürütülmek istenmektedir.

Son olarak, bu konuşmamın özünü de oluşturan en önemli nokta; iç düzenleme yapılan fakültenin ve üniversitenin yetkili kurullarının, böyle bir değişiklikte söz sahibi olamamalarıdır. Belki gene aynı kararlar, gereklilikleri gerekçesiyle alınabilirlerdi; ama, gönül, YÖK gibi bir üst kurulun, üniversite, fakülte, meslek örgütleri ve uzman kuruluşların görüş ve düşüncelerini resmî ve açık şekilde alarak hareket edebilmesini isterdi. Bu yolla, daha demokratik, sağlıklı, gerçekçi ve verimli kararlar alınabilinirdi.

Üniversiteler, akademik özgürlük ve bilimsel özerklik içinde, toplumsal aklın ortak değerlerini yaratan ve geliştiren kurumlardır, bu duruma düşürülmemelidirler...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Pişkinsüt, süreniz bitti; lütfen toparlar mısınız efendim.

SEMA PİŞKİNSÜT (Devamla) – Hay hay Sayın Başkan.

Bu modelin sunuluşu, demokratik, özerk üniversite kavramına ve çağdaş bilim anlayışına aykırıdır. YÖK'ün aldığı ve alacağı kararlar için oluşturulması gereken toplumsal duyarlılık hususunu, çağdaş eğitim konusunda büyük çabalar harcamakta olan Sayın Millî Eğitim Bakanımızın ilgi ve takdirlerine sunarım.

Yüce Meclisimizi saygıyla selamlarım. (DSP ve CHP sıralarından alkışlar)

Sayın Başkan, size de teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Pişkinsüt.

Gündemdışı konuşmaya, Millî Eğitim Bakanımız Sayın Hikmet Uluğbay cevap verecekler.

Buyurun Sayın Bakan.

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HİKMET ULUĞBAY (Ankara) – Teşekkürler Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; Sayın Doktor Sema Pişkinsüt'e, konuyu gündeme getirdiği için teşekkür ediyorum.

Değerli arkadaşlar, biliyorsunuz, ülkemizde, eğitim çağında, şu anda okullarımızda, gerek ilköğretim gerek ortaöğretim gerekse üniversite düzeyinde 15 milyon gencimiz okuyor. Tabiatıyla, gençlerimizin okullaşma oranındaki artış, beraberinde, yoğun bir şekilde ilköğretim, ortaöğretim ve üniversitede öğretim görevlilerine ihtiyacı da süratle büyütmektedir. Dolayısıyla, bu ihtiyacı karşılamak da, en az, artan öğrencilerimize kaliteli bir hizmeti verebilmenin gereği.

Tabiatıyla, eğitimdeki birçok olgu, diğer teknolojilerdeki gelişmeye paralel olarak büyük bir süratle değişmekte. Bu süratli değişmelere süratle yanıt arayabilme arayışında, ülkemiz de, diğer ülkeler gibi bulunmaktadır ve bu arayışların içerisindedir.

Tabiatıyla, bu çalışmaları yaparken, olabildiğince yaygın bir kitleyle ve bu alanda uzmanlaşmış kuruluşlarla ve bu alanda eğitim yapan kuruluşlarla işbirliği yapmak esastır.

Bu çerçevede, öğretmenlerimizin niteliğini artırmak ve yeni eğitim alanlarına cevap verebilmeleri için, fakültelerimizde ve üniversitelerimizde ders programlarını zaman zaman gözden geçirme ihtiyacı doğmaktadır.

Bugün, Türkiye'de 69 üniversitemiz var ve bunların bünyelerinde fen-edebiyat fakülteleri olduğu kadar, eğitim fakülteleri de var; ancak, bu vesileyle bir hususun altını çizmek isterim ki, bugün, edebiyat fakültelerimizin önemli bölümü, fen-edebiyat fakültelerinin tekrarı niteliğinde eğitim fakülteleri oluşturmuş bulunuyor ve burada yapılan çalışmaların çoğu, bugünün ihtiyaçlarını çeşitli boyutlarla karşılayamamakta; bu nedenle, belirli düzenlemelerin, çalışmaların içine girilmiş; çeşitli üniversiteler ile YÖK bünyesindeki tartışmalar belirli konularda olgunlaştırılabilmiş durumda... (Gürültüler)

BAŞKAN – Sayın Bakanım, bir dakikanızı rica edebilir miyim.

Sayın milletvekilleri, salonda gürültü vardır; Sayın Bakanı takip edemiyorum; rica ediyorum efendim, sükûnetle dinleyelim.

Buyurun Sayın Bakan.

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HİKMET ULUĞBAY (Devamla) – Teşekkürler Sayın Başkan.

Bütün bu çalışmalar tamamlanmış değildir; çalışmalar sürdürülmektedir ve bu konuda, gerek üniversitelerimizle gerekse de fakültelerle temas edilmektedir. Bahsettiğiniz kararın alınması sırasında, belki spesifik olarak bir fakültemizle iki fakültemizle temas edilmemiş olabilir, bunu bir noksanlık olarak gözlemliyorum; ancak, sanmıyorum ki, YÖK -Kurul olarak- tamamen eğitim fakültelerinden uzak bir şekilde bu kararı almış olsun; çünkü, böyle bir karar aldılarsa, hata olmuştur. Böyle bir hata varsa da, ilgili taraflar bir araya gelerek bu konuyu olgunlaştırıp, gerekli adımları atabilirler; ama, samimî olarak benim tahminim, Yüksek Öğretim Kurulunun, bahsettiğiniz fakülteyle teması olmasa dahi, diğer fakültelerle temas etmek suretiyle, aynı alanda eğitim veren veya paralel dalda eğitim verenlerle belirli bir görüşü oluşturup, uygulama olanaklarını araştırmış olduğudur.

Netice itibariyle, eğitimde yapacağınız hatanın ürünlerini ertesi yıl veya izleyen yıllarda alırsınız ve sistem öder. Dolayısıyla, bütün bunların tartışılarak ve olgunlaştırılarak uygulamaya konulması gerekiyor; ancak, bir hususun da altını çizmek istiyorum: Hatırlayacaksınız, 8 yıla ilişkin yasayı görüşürken, önümüzdeki 3,5 yıl içerisinde 190 bin öğretmene ihtiyacımız olduğunu ifade etmiştim. Elbette, bu 190 bin öğretmenin yetiştirilebilmesi için de, eğitim fakültelerinin, fen-edebiyat fakültelerinin, gerek yeni ders programlarına gerekse de çağdaş eğitimin gerektirdiği yeni teknolojilere adapte edebilecek şekilde programlarını geliştirmeleri gerekiyordu; işte, yapılan çalışmalardan bir boyutu buna hitap etmektedir.

Sadece 4 yıllık eğitim fakülteleri mezunlarıyla, ilköğretimde, ortaöğretimde yeterli hizmeti verebileceğimiz anlayışında olunmadığı için, üniversite üstü lisans programları konulmak suretiyle -bunlar da tezli ve tezsiz olmak suretiyle iki yönlüdür- ilköğretime hitap edeceklerin tezsiz, ortaöğretime hitap edeceklerin de tezli olması suretiyle, öğretmenlerimizin sadece 4 yıllık üniversite mezunu değil 5,5 yıllık, üniversite üstü öğrenim görmüş olarak da, artık, çocuklarımıza hizmet vermesi anlayışı yerleşmiştir, çalışmalar buna göre yönlendirilmektedir.

Bu çerçevede, bir hususu daha ifade etmek istiyorum: Bugün, birçok eğitim fakültemizde, fen-edebiyat fakültemizde; evet, fizik öğretmeni yetiştiriyoruz, kimya öğretmeni yetiştiriyoruz da... Karşı karşıya bulunduğumuz sorun şu: Fizik nasıl öğretilir; öğretilmiyor!.. Fiziği bilmek ayrı hadise, öğretebilmek ayrı hadise... O nedenle de, çocukların okulda sık sık darboğazla karşılaşmaları, belirli dersleri sevip veya sevmemelerinde bu olgunun önemli bir katkısı var.

İşte, bu yıl, Millî Eğitim Bakanlığı ve YÖK, birlikte, üniversiteüstü öğrenim için, doktora için yurtdışına gönderdiği adaylardan büyük bir çoğunluğunu, branş öğretmenliğinde o dersin nasıl öğretileceğine yönelik öğrenim görmek üzere gönderiyor. Bazı ülkelere öğrencilerimiz gidip doktoralarını tamamlayıp geldiklerinde, eğitim fakültelerinde, fen-edebiyat fakültelerinde bu noksanlığı da tamamlama yoluna gidecekler. Dolayısıyla, sizin de gayet güzel altını çizdiğiniz gibi, biz, 8 yıllık eğitimi, sadece 3 yıllık bir eğitim uzatması olarak ve sadece öğretmen sayısını artırmak olarak görmüyoruz. Öğretmenlerimizin, niteliğini geliştirecek, çağdaş teknolojiyi kullanacak bir boyutta eğitim almalarını sağlayarak, önümüzdeki 3,5 yıl zarfında alacağımız 190 bin öğretmenin, bu donanımlarla donanmış olarak çocuklarımızın hizmetine girmelerini bekliyoruz.

Verdiğiniz bu fırsatla, bu bağlamda, bir hususu daha sizlere ifade etmek istiyorum. Fen-edebiyat fakültelerinde eğitim görmekte olan son sınıf öğrencilerine, bu yıl, yaygın bir şekilde öğretmenlik formasyonu alma kursları da açılmıştır. Böylece, eğitim fakültelerinden mezun olan arkadaşları gibi, öğretmenlik formasyonuna sahip fen-edebiyat fakülteleri veya benzeri okullar mezunlarının da, önümüzdeki haziran ayında mezun olmak suretiyle, gelecek yıl yapacağımız atamalarda yaygın bir öğretmen alabilme imkânının da hazırlığı içindeyiz.

Böylece, Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmuş bulunan 158 bin kişilik kadroyu Yüce Meclis takdir eder ve onaylarsa, önümüzdeki yıldan itibaren öğretmen açığımızı kapatmak ve sınıflarımızın, süratle "30 öğrenci, 1 sınıf" yapılanmasına dönüştürülmesinde çok önemli bir adım atmış olacağız.

Bütün bunları açıklama fırsatını bana verdiğiniz için teşekkür ediyorum.

Yüce Meclise saygılar sunuyorum. (DSP ve CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Bakan.

Gündemdışı konuşma cevaplandırılmıştır.

Devlet Bakanımız Mustafa Yılmaz, Köy Hizmetlerinde çalışan geçici işçilerle ilgili yapılan gündemdışı konuşmaya cevap verecektir.

1. – Devlet Bakanı Mustafa Yılmaz’ın, Çanakkale Milletvekili Ahmet Küçük’ün, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünde çalışan geçici işçilerin sorunlarına ilişkin gündemdışı konuşmasına cevabı (Devam)

BAŞKAN – Biraz geç kaldınız; ama, işçileri çok sevdiğimiz için, onların dertleriyle ilgili bir cevap verin bakalım.

DEVLET BAKANI MUSTAFA YILMAZ (Gaziantep) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Çanakkale Milletvekili Sayın Ahmet Küçük'ün, Köy Hizmetlerinde çalışan mevsimlik işçilerle ilgili getirdiği sorunlara cevap vermek üzere huzurunuzdayım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkana teşekkür ediyorum; işçileri sevdiğini o mikrofondan söylemesi beni de memnun etti. Trafik sebebiyle biraz geciktik...

BAŞKAN – Çok seviyorum; çok... Yani, sevmek değil "çok" kelimesi de var başta...

DEVLET BAKANI MUSTAFA YILMAZ (Devamla) – Sağ olun Sayın Başkan.

Şimdi, Köy Hizmetlerinden sorumlu Devlet Bakanı olduğumdan bu yana, mevsimlik işçilerin sorunlarıyla ilgili bu konu, Bakanlar Kurulunda yaklaşık olarak dört kez gündeme alınmış ve yavaş yavaş çözüme doğru giden bir seyir içerisine girmiş; son toplantımızda da biraz daha ileri bir aşamaya gelerek, çözüm aşamasına gelmek üzere olunan bir noktaya gelmiştir.

Bu sorun, yirmi yıldan beri her hükümetin -hangi hükümet gelirse gelsin- en büyük sorunlarından biri olmuş ve ülkemizin kanayan yaralarından biri haline gelmiştir.

Açık söylemek gerekir, Köy Hizmetlerinde çalışan 40 bin mevsimlik işçinin -kimin zamanında, hangi kafayla, hangi düşünceyle alınmış bilmem; burada, kimseyi eleştirmek veya geçmiş hükümetlere şöyle veya böyle laf atmak için söylemiyorum- 20 bini, zamanında, fazladan alınmış. Köy Hizmetlerinde 40 bin işçi çalışıyor; bunların 20 bini çalışarak maaş alıyor; diğer 20 bine yakın kısmı ise -tabiî, tam rakam olarak tespit etmek zor- maalesef, üzülerek söylüyorum ki, ayın 15'inde, kartını getirip, makineden maaşını çeken ve öteki ayın 15'ine kadar giden arkadaşlarımızdır; bunu kabullenmek lazım.

"Niye çalıştırmıyorsunuz; bu işçiler var, iş verin, çalışsınlar" diyebilirler... Şimdi, Köy Hizmetlerinin mevcut işlerini, mevcut makinelerle, 20 bin işçi götürebiliyor. Diğer 20 bin işçiyi de daireye getirdiğiniz zaman, gidiyor, bahçede ağacın altında oturuyor, iş veremiyorsunuz!.. Burada işçileri suçlamak istemiyorum; çalışmayan 20 bin işçiyi de suçlamak istemiyorum. Zamanında bu insanları işe alan insanlar, bunlara nasıl iş verileceğini hesap etmeden işe almışlar; bu insanların bir kabahati, suçu yok... Bunlar işe alınmış; ama, iş verilememiş. Bazı insanların dediği gibi "atın 20 bin işçiyi; geriye kalan 20 bin işçiyle idare edin!.." Böyle bir zihniyet de yer yer karşımıza geliyor; ama, işe gireli yaklaşık onbeş yirmi yıl olmuş insanları işten atmak, hem kişisel olarak hem de Demokratik Sol Partinin işçilere yakınlığı dolayısıyla, vicdanımızla bağdaşmaz. (DSP sıralarından alkışlar) Bu mümkün değil, 55 inci Hükümet olarak böyle bir şeyi düşünmemiz mümkün değil.

Mevsimlik işçilerin durumu ne olacak?.. Mevsimlik işçilerle ilgili konu şu aşamaya geldi: Biz, dün akşam, bunu, Bakanlar Kurulunda, 55 inci Hükümet olarak enine boyuna tartıştık, birkaç seçenek var:

1. Fazla olan bu 20 bin işçiyi -madem oturuyor, çalışmadan, devletin Hazinesinden maaşını alıyor- personele ihtiyacı olan diğer kurumlara, bakanlıklarımıza kaydırarak, oralarda çalıştırma olanağımız olabilir mi; birinci düşünce bu.

2. Bu arkadaşlarımızın çalışmadıkları sürenin -6 ay çalışıp 6 ay boş geziyorlar- primleri Hükümetimiz tarafından yatırılarak, erken emeklilik imkânı getirilebilir mi?

3. Eğer, başka bakanlıklarda değerlendirme olanağımız yoksa, primlerini yatırarak emekli etme olanağımız da yoksa; her yıl, kademeli olarak çalışma sürelerini uzatarak, bu arkadaşlarımızı -tıpkı Karayollarında olduğu gibi- sürekli işçi olarak çalıştırma olanağımız var mı?

Bu seçenekleri Bakanlar Kurulunda konuştuk. Çok şükür ki, orada bulunan bakanların tamamı, mevsimlik işçilerin -bu önerilerle ilgili- tüm sorunlarının çözülmesi için destek verdiler; Sayın Başbakanımız, Başbakan Yardımcımız ve bakanlarımızın tamamı, mevsimlik işçilerin sorunlarının çözülmesi için fikirbirliğine, akılbirliğine vardılar ve bana bu konuda güven verdiler, destek verdiler.

Bazı gazetelerimiz de -tabiî, yanlış bilgilenme sonucunda olabilir; ben, gazetelere bir şey demiyorum- bizim, orada, Maliye Bakanıyla kavga ettiğimiz şeklinde birkaç cümle yazdılar; tabiî yanlış bilgilenmiş olabilirler. Maliye Bakanları, genelde, Hazineyi çok düşünen insanlar olur ve doğrusu da odur. Devletin parasının kuruş kuruş harcanmasına dikkat etmeleri gerekir; ama, sevinerek söyleyeyim ki, Maliye Bakanımız, benim önerilerimin üzerine daha başka ilaveler de yaparak, mevsimlik işçilerin sorunlarının çözülmesini söyleyen bir Maliye Bakanıdır. Ben de hayret ettim!.. Biz, dışarı çıktığımızda Maliye Bakanıyla tartışmışız!.. Nasıl tartıştık bilmiyorum, ben hatırlamıyorum böyle bir şey!.. İnşallah, gazetedeki o arkadaşlar da bu yazıyı düzeltirler.

Değerli arkadaşlar, şimdi, mezarda emeklilik olmaz. Kızılay Meydanında, geçmiş hükümetler döneminde, işçilerin bağırmasıyla, çağırmasıyla bu işi 1 ay uzatmanın, 2 ay uzatmanın sonu yok. Bir işçi 6 ay çalışıyorsa, tam çalışıp 25 yılda emekli olan bir işçi karşısında 2X25=50 yılda emekli olacak demektir. Askerden gelmiş, 22 yaşında işe girmişse 50+22=72 yaşında emekli olacak demektir. Bir adamın 72 yaşında emekli olma olanağı yok, mevsimlik işçi olarak emekli olma olanağı yok; işte, bunu adı "mezarda emeklilik"

Biz, 55 inci Hükümet olarak bunu çözmeye kararlıyız. Gelecek sene, bu zaman, böyle bir soru sorulduğunda veya bir konuşma yapıldığında, inşallah, bu mikrofondan veya başka mikrofonlardan bu konuda çok daha rahat konuşma olanağım olacaktır, ona inanıyorum. Hükümet, bu konuda arkamda tam destektir. Çalışmaları başlatıyorum, işçilerimizin sorununu çözeceğiz. (DSP ve CHP sıralarından alkışlar)

İnşallah, gelecek sene karşınıza bu sorunu çözmüş olarak geleceğiz. Sayın Ahmet Küçük ve Cumhuriyet Halk Partisi bize destek vermeye devam ediyor, teşekkür ederim. Destekleri devam edecektir; ama, gelecek sene, bu sorunu beraber çözeceğiz. (DSP ve CHP sıralarından alkışlar)

Çok teşekkür ederim.

Sayın Başkan, söz verdiğiniz için size de teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Bakan.

Evet, bu vesileyle, işçilerimizi de memnun ettiniz.

Gündemdışı konuşma cevaplandırılmıştır.

3. – Erzincan Milletvekili Tevhit Karakaya’nın, Olağanüstü Hal Bölgesinde ve Kalkınmada Öncelikli Yörelerde İstihdam Yaratılması ve Yatırımların Teşvik Edilmesi ile 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısıyla ilgili gündemdışı konuşması ve Maliye Bakanı Zekeriya Temizel’in cevabı

BAŞKAN - Üçüncü gündemdışı konuşma, Olağanüstü Hal Bölgesinde ve Kalkınmada Öncelikli Yörelerde İstihdam Yaratılması ve Yatırımların Teşvik Edilmesi ile 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısıyla ilgili gündemdışı söz isteyen Erzincan Milletvekili Tevhit Karakaya'ya verilmiştir.

Buyurun Sayın Karakaya. (RP sıralarından alkışlar)

Süreniz 5 dakika efendim.

TEVHİT KARAKAYA (Erzincan) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, muhterem milletvekili arkadaşlarım; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Maliye Bakanlığınca hazırlanan ve 25.9.1997 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulan, Olağanüstü Hal Bölgesinde ve Kalkınmada Öncelikli Yörelerde İstihdam Yaratılması ve Yatırımların Teşvik Edilmesi ile 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı, 3.11.1997 tarih, 1/660 sayı ve 5 no'lu kararla, altkomisyonda görüşülmeden, altkomisyon raporları beklenilmeden, Plan ve Bütçe Komisyonundan geçerek Genel Kurul gündemine indirilmiş bulunulmaktadır.

Tasarıda, Olağanüstü Hal Bölgesi kapsamında sayılan, Batman, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Hakkâri, Mardin, Muş, Siirt, Şırnak, Tunceli ve Van İllerindeki terör olaylarında, güvenlik güçlerinin çabalarıyla mesafeler alındığı; terörün etkilerini gidermek için bu illerde yeni yatırım sahalarının açılması, yöre insanına iş ve istihdam imkânlarının artırılması, gelir dağılımının iyileşitirilmesi ve böylece, diğer bölgelere göçün önlemesi gerektiği; ayrıca, Olağanüstü Hal Bölgesinde olmayan, ancak kalkınmada öncelikli yöre kapsamına giren iller için de uygulananan teşvik tedbirlerine ilaveten, yeni teşviklere ihtiyaç duyulduğu dile getirilmektedir.

Bu tasarıyla, Olağanüstü Hal Bölgesi içerisinde yer alan illerimizde yeni yatırım sahalarının açılması, göçün önlenmesi, iş imkânlarının sağlanması belli bir ölçüde gerçekleştirilebilecektir.

Tasarı, 2002 yılına kadar, bu illerde çalışanlardan kesilen vergilerin ertelenmesi; yine, bu illerde yeni işe başlayan Gelir ve Kurumlar Vergisi mükelleflerinin, bu işyerlerinde fiilen ve sürekli olarak on veya daha fazla işçi çalıştırmaları şartıyla, münhasıran, bu işyerlerinden elde ettikleri kazançların, işe başlama tarihinden itibaren üç vergilendirme dönemi Gelir ve Kurumlar Vergisinden müstesna sayılması; resim, harç istisnası ve sigorto primi işveren paylarının Hazinece karşılanması; bedelsiz yatırım yeri tahsisi gibi hususları öngörmektedir. Olağanüstü Hal Bölgesiyle ilgili bu değişikliklerin yapılması, bu bölgelerimiz için, elbette, olumlu sonuçlar doğuracaktır.

54 üncü Hükümet döneminde başlayan, Güneydoğu ve Doğu Anadolu Bölgeleri kalkınma hamlesi, şefkat paketi, bu bölgelerde yer alan illerimizde yarım kalan yatırımların tamamlanması gibi program ve uygulamalar, bölgeye istihdam ve yatırım açısından bir canlılık getirmeyi amaçlıyordu. 54 üncü Hükümet, bölgenin ekonomik ve sosyal göstergelerini dikkate alarak sorunları tespit etmiş, bu sorunların çözümüne yönelik olarak bir icra programı hazırlamış ve bunun uygulamasına başlamıştı.

Devlet yönetimi, elbette, hizmetlerde istikrarın sağlanmasını da gerekli kılmaktadır. Önceki hükümet döneminde başlayan Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri kalkınma hamlesinin, benzeri bir amaçla hazırlanan kanun tasarısıyla sürdürülmesi, elbette, güzel ve takdir edilmesi gereken bir olaydır;  böyle bir tasarı karşımızdadır. Ne var ki, tasarıda yer alan illerimizi kapsayan bu kanun tasarısıyla bölgenin önemli ortak problemlerini çözmek mümkün değildir. Bölgenin ortak problemleri olan, terörün önlenmesi, kalkınmanın sağlanması ve göçün durması gibi hususlar, ancak, çok daha geniş bir boyutta ele alınacak önlemler ölçüsünde giderilebilecektir.

Tasarı genel gerekçesinde belirtilen hususlar, yalnızca tasarıda isimleri belirtilen illerimizi içine almaktadır. Bu nedenle, amacın gerçekleşmesi için yalnızca bu illerimizin değil, kalkınmada öncelikli yöreler kapsamında yer alan diğer illerimizin de bu kanun tasarısı kapsamına alınmasının daha doğru olacağını düşünmekteyim.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Karakaya, lütfen toparlar mısınız efendim. Süreniz bitti, lütfen toparlayın.

TEVHİT KARAKAYA (Devamla) – Efendim, müsaade eder misiniz.

BAŞKAN – Lütfen toparlayın... Biraz acele...

TEVHİT KARAKAYA (Devamla) – Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde aynı problemlerle karşı karşıya bulunan diğer illerimiz niçin bu kanun tasarısına dahil edilememiştir? Bilindiği gibi, anarşi ve terörün en önemli problemlerinden biri de işsizlik ve ekonomik sorunlardır. Bugün, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde yaşanan terör olaylarının böylesine büyümesinde, bu problemlerin de rolü inkâr edilemez. Ülkemize düşman güçlerin, propagandalarında, işsizlik ve ekonomik problemleri de malzeme olarak kullandıkları malumunuzdur.

Bu tasarıyla, özellikle olağanüstü hal bölgesinde yaşanan terörün işsizlik ve ekonomik problemli kaynakları kurutulmak isteniyor. Aynı sorunları yaşayan Doğu ve Güneydoğu Anadolumuzun bu tasarıda yer almayan diğer illeri de sosyal ve ekonomik iyileştirme programları kapsamına alınmadığı takdirde, bu illerimizin de terör problemiyle karşı karşıya kalabileceği neden görmezlikten geliniyor?

Problemler ancak köklü tedbirlerle çözülebilir. Bugün, olağanüstü hal bölgesinde çözülmek istenen problemlerle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri illerimiz de karşı karşıya değil mi? Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerimizin sorunları -Allah korusun- olağanüstü hal bölgesinde yaşanan sorunlar boyutuna çıktığı zaman mı bu bölge illerimiz de bu tasarıda yer alan teşvik ve destek programından yararlanabilecektir? Bilindiği gibi, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde yer alan illerimizin tümü...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Karakaya, lütfen son cümlenizi söyler misiniz.

Zaten, aslında, bu tasarı geldiği zaman konuşmanız lazım; ama, neyse, bir defa söz verdik size...

Buyurun.

TEVHİT KARAKAYA (Devamla) – Bu bölgelerimiz terörden doğrudan ve dolaylı bir biçimde etkilenmekte, bu illerimizde yarım kalan yatırımlar tamamlanamamakta, işsizlik artmakta ve göç olgusu hızlanmaktadır. Bu nedenle, yalnızca olağanüstü hal uygulaması içerisinde yer alan illerle sınırlı olan bu yasa tasarısının kapsamı genişletilmelidir. Bölgede yer alan Ağrı, Kars, Erzurum, Erzincan, Bayburt, Gümüşhane, Ardahan, Adıyaman, Iğdır, Elazığ, Malatya, Şanlıurfa İlleri de bu yasa tasarısı kapsamına alınmalıdır. Aynı sorunları birlikte yaşayan bölge insanı, farklı uygulamalarla karşı karşıya bırakılmamalıdır.

Bu duygu ve düşüncelerle, Sayın Hükümetin, Yüce Meclisimizin bu konuyu dikkate alacağı ve Hükümetin, bu yanlıştan, iller arasındaki bu farklı yaklaşımdan vazgeçeceği umuduyla, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (RP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Karakaya.

Sayın Bakan, aslında, bu tasarı daha Meclis gündeminde. Arkadaşımız genel konularda da bilgi vereceğini bana söylemişti. İsterseniz cevap verebilirsiniz; ama, tasarının daha Meclisten çıkıp çıkmayacağı belli değil. Genel bir konu aslında. Takdir sizin, isterseniz kısa bir cevap verin...

MALİYE BAKANI ZEKERİYA TEMİZEL (İstanbul) – Cevap vereceğim efendim.

BAŞKAN – Buyurun.

MALİYE BAKANI ZEKERİYA TEMİZEL (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Erzincan Milletvekilimiz Sayın Tevhit Karakaya'nın gündemdışı konuşması üzerine söz almış bulunuyorum; sözlerime başlarken, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sözlerime başlarken diyorum; ama, aslında, sözlerimize başlamayı gerektirecek bir konum olmadığını düşünüyoruz; çünkü, biraz önce Sayın Başkanın da belirttiği gibi, bu bir tasarıdır. Dolayısıyla, bu perşembe günü, yani bundan bir gün sonra, bunun üzerinde, Türkiye Büyük Millet Meclisinin Genel Kurulu ayrıntısıyla tartışma olanağı bulacaktır; geneli üzerinde konuşulacak, kapsamı üzerinde konuşulacak, amacı üzerinde konuşulacak. O nedenle de, konuşulmasına bir gün kala bu konuda gündemdışı konuşma yapılmasını gerçekten birazcık yadırgadığımızı belirtmek istiyoruz.

TEVHİT KARAKAYA (Erzincan) – Sayın Bakan, farklılığı ortaya koymak istemiştik.

BAŞKAN – Rica ediyorum, müdahale etmeyin.

Buyurun.

MALİYE BAKANI ZEKERİYA TEMİZEL (Devamla) – Değerli milletvekilleri, hepinizin bildiği gibi, güneydoğuda da çok uzun süreden beri, güvenlik güçlerimiz olağanüstü bir mücadele sürdürdü ve bunun sonucu alınmaya başlandı ve alındı. Terör, çok büyük ölçüde geriletildi.

Ancak, terörün ekonomik kaynaklarının da kurutulması, artık, hükümetlerin ve devletin temel görevlerinden birisiydi. Uzun süreden beri, terörün ekonomi kaynaklarının kurutulması konusunda yapılan tasarımlar bir türlü yaşama geçirilemedi. Konuşuldu; ancak, hepsi, sadece, teori safhasında kaldı, konuşma safhasında kaldı.

Bu konuda yapılacak düzenlemeler, aslında, üç grupta toplanıyordu. Bunlardan birinci grupta, hiçbir yasal düzenleme veya kararname gerektirmeyen, sadece, Hükümetin belirli eylemlerde bulunmasıyla varılacak birtakım uygulamalar yer alıyordu; Hükümetimiz, derhal, onları yaptı. Onun dışında, yine, bu alanda, ekonomik yaşamın geliştirilmesiyle ilgili bazı Bakanlar Kurulu kararları çıkarılması gerekiyordu; Hükümetimiz, onları da çıkardı. Onun dışında, bazı alanlarda da yasal bazı düzenlemeler yapmak gerekiyordu; Hükümetimiz, bununla ilgili yasa tasarısını hazırladı ve Türkiye Büyük Millet Meclisine sevk etti; tasarı, Plan ve Bütçe Komisyonundan geçerek, Genel Kurula indi.

Değerli arkadaşlar, Sayın Karakaya, tasarının altkomisyonda görüşülmediğini söyledi.

Sayın Karakaya, tasarı, altkomisyonda görüşüldü; görüşmelerine, bizzat ben de katıldım

TEVHİT KARAKAYA (Erzincan) – Raporu beklenilmedi.

MALİYE BAKANI ZEKERİYA TEMİZEL (Devamla) – Sonuç olarak, tasarıda yapılması önerilen değişiklikler, Plan ve Bütçe Komisyonunda da uygun görüldü ve yapıldı. Bütün ayrıntısıyla, konuların hepsi konuşuldu.

Vergi indirerek yatırımı teşvik etmek ve istihdam maliyetini düşürmek çok uygulanan bir olaydır ve bu, uygulanmaktadır. Yalnız, bunun sınırının ne olacağı konusu, hem Plan ve Bütçe Komisyonunun hem de Hükümetimizin en fazla tartıştığı alanlardan birisi oldu. Eğer, her şeyi, her tarafta teşvik ederseniz, hiçbir şeyi teşvik etmezsiniz.

Türkiye'nin gelişmişlik haritası, doğusunun, güneydoğusunun, batısının, kuzeyinin ve güneyinin bazı ilçelerinin birbirinden farklı olmadığını; hatta, kuzeyinde, Karadeniz kıyısında bazı ilçelerin, ekonomik gelişmişlik açısından güneydoğudan hiçbir farkının olmadığını ortaya koymaktadır. Dolayısıyla, Türkiye'nin ekonomik gelişmişlik haritasını dikkate alarak, yeni bir teşvik programını yürürlüğe koyma zorunluluğu vardır ve Hükümet, bunu, en kısa sürede Türkiye Büyük Millet Meclisine sevk edecektir; ancak, olağanüstü hal yaşamış olan illerin beklemeye tahammülü yoktur. Bu adımı orada atalım, uygulamayı orada bir başlatalım; hemen arkasından, dönelim, Türkiye'nin gelişmişlik haritasına göre yeni bir teşvik programını, burada verdiğimiz teşviklerin gerekirse aynısını veya farklı düzeydekilerini verelim dedik. Tasarının bu şekilde getirilmesinin nedeni odur; Türkiye'nin, beklemeye tahammülü kalmayan, dolayısıyla, artık insanların umudunu körelten uygulamalarının gerçekleşeceğini topluma göstermektir.

O nedenle, Perşembe günü görüşeceğimiz tasarı, tamamen bu amaçla, kapsamı da bu amaçla belirlenmiş bir tasarıdır. Hemen akabinde, Türkiye'nin gelişmişlik haritasına göre çok ayrıntılı bir tasarı, yeniden Türkiye Büyük Millet Meclisinin huzuruna getirilecek, hangi il ve ilçelere teşviklerin verileceği ortaya konulacaktır; ama, bu açıklamayı yapma fırsatını verdiği için Sayın Tevhit Karakaya'ya tekrar teşekkür ediyor; hepinize saygılar sunuyorum.

Sağ olun. (DSP ve CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Bakan.

Gündemdışı konuşma cevaplandırılmıştır.

Sayın milletvekilleri, Cumhurbaşkanlığı tezkereleri ile diğer sunuşları okutacağım; ancak, okunacak belgeler çok uzun olduğu için, Divan Kâtibinin oturarak okumasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

İlk tezkereyi okutuyorum:

B)  TEZKERELER VE ÖNERGELER

1. – Amerika Birleşik Devletlerine gidecek olan Devlet Bakanı Güneş Taner’e, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı Mehmet Cavit Kavak’ın vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1128)

                                11 Kasım 1997

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşmelerde bulunmak üzere, 12 Kasım 1997 tarihinde Amerika Birleşik Devletlerine gidecek olan Devlet Bakanı Güneş Taner'in dönüşüne kadar; Devlet Bakanlığına, Devlet Bakanı Cavit Kavak'ın vekâlet etmesinin, Başbakanın teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.

                           Süleyman Demirel

                               Cumhurbaşkanı

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Öteki tezkereyi okutuyorum:

2. – Azerbaycan Cumhuriyetine gidecek olan Başbakan A.Mesut Yılmaz’a, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Ecevit’in vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1129)

                                11 Kasım 1997

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Azerbaycan erken petrolünün sevkiyatının başlaması sebebiyle düzenlenecek olan törene katılmak üzere, 12 Kasım 1997 tarihinde Azerbaycan Cumhuriyetine gidecek olan Başbakan Mesut Yılmaz'ın dönüşüne kadar; Başbakanlığa, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Ecevit'in vekâlet etmesinin, Başbakanın teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.

                           Süleyman Demirel

                               Cumhurbaşkanı

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Öteki tezkereyi okutuyorum:

3. – Almanya’ya gidecek olan Millî Savunma Bakanı ve Başbakan Yardımcısı İsmet Sezgin’e, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı Mehmet Batallı’nın vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1130)

                                13 Kasım 1997

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Batı Avrupa Birliği (BAB) Dışişleri ve Savunma Bakanları Konseyi sonbahar toplantısına katılmak üzere, 16 Kasım 1997 tarihinde Almanya'ya gidecek olan Millî Savunma Bakanı ve Başbakan Yardımcısı İsmet Sezgin'in dönüşüne kadar; Millî Savunma Bakanlığı ve Başbakan Yardımcılığına, Devlet Bakanı Mehmet Batallı'nın vekâlet etmesinin, Başbakanın teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.

                           Süleyman Demirel

                               Cumhurbaşkanı

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Öteki tezkereyi okutuyorum:

4. – Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine gidecek olan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Ecevit’e, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı Hasan Hüsamettin Özkan’ın vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1131)

                                14 Kasım 1997

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin 14 üncü Kuruluş Yıldönümü törenlerine katılmak üzere, 15 Kasım 1997 tarihinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine gidecek olan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Ecevit'in dönüşüne kadar; Devlet Bakanlığı ve Başbakan Yardımcılığına, Devlet Bakanı Hasan Hüsamettin Özkan'ın vekâlet etmesinin, Başbakanın teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.

                           Süleyman Demirel

                               Cumhurbaşkanı

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Öteki tezkereyi okutuyorum:

5. – Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine gidecek olan Devlet Bakanı Yücel Seçkiner’e, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı Işın Çelebi’nin vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1132)

                                14 Kasım 1997

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin 14 üncü Kuruluş Yıldönümü törenlerine katılmak üzere, 15 Kasım 1997 tarihinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine gidecek olan Devlet Bakanı Yücel Seçkiner'in dönüşüne kadar; Devlet Bakanlığına, Devlet Bakanı Işın Çelebi'nin vekâlet etmesinin, Başbakanın teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.

                           Süleyman Demirel

                               Cumhurbaşkanı

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Öteki tezkereyi okutuyorum:

6. – Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine gidecek olan Devlet Bakanı Şükrü Sina Gürel’e, dönüşüne kadar, Millî Eğitim Bakanı Hikmet Uluğbay’ın vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1133)

                                14 Kasım 1997

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin 14 üncü Kuruluş Yıldönümü törenlerine katılmak üzere, 15 Kasım 1997 tarihinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine gidecek olan Devlet Bakanı Prof. Dr. Şükrü Sina Gürel'in dönüşüne kadar; Devlet Bakanlığına, Millî Eğitim Bakanı Hikmet Uluğbay'ın  vekâlet etmesinin, Başbakanın teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.

                           Süleyman Demirel

                               Cumhurbaşkanı

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Öteki tezkereyi okutuyorum:

7. – Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine gidecek olan Devlet Bakanı Refaiddin Şahin’e, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı Mehmet Batallı’nın vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1134)

                                14 Kasım 1997

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin 14 üncü Kuruluş Yıldönümü törenlerine katılmak üzere, 15 Kasım 1997 tarihinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine gidecek olan Devlet Bakanı Refaiddin Şahin'in dönüşüne kadar; Devlet Bakanlığına, Devlet Bakanı Mehmet Batallı'nın vekâlet etmesinin, Başbakanın teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.

                           Süleyman Demirel

                               Cumhurbaşkanı

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Öteki tezkereyi okutuyorum:

8. – Tunus’a gidecek olan Çevre Bakanı İmren Aykut’a, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı Rüştü Kâzım Yücelen’in vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1135)

                                14 Kasım 1997

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Akdeniz Eylem Planı (AEP) 10 uncu Olağan Akit Taraflar Toplantısına katılmak üzere, 17 Kasım 1997 tarihinde Tunus'a gidecek olan Çevre Bakanı İmren Aykut'un dönüşüne kadar; Çevre Bakanlığına, Devlet Bakanı Rüştü Kâzım Yücelen'in vakâlet etmesinin, Başbakanın teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.

                           Süleyman Demirel

                               Cumhurbaşkanı

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Öteki tezkereyi okutuyorum:

9. – Kazakistan Cumhuriyetine giden Devlet Bakanı Metin Gürdere’ye, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı Mehmet Salih Yıldırım’ın vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1136)

                                14 Kasım 1997

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşmelerde bulunmak üzere, 14 Kasım 1997 tarihinde Kazakistan Cumhuriyetine giden Devlet Bakanı Metin Gürdere'nin dönüşüne kadar; Devlet Bakanlığına, Devlet Bakanı Prof. Dr. Salih Yıldırım'ın vekâlet etmesinin, Başbakanın teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.

                           Süleyman Demirel

                               Cumhurbaşkanı

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Bir genel görüşme önergesi vardır; okutuyorum:

C)  GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ

1. – Ağrı Milletvekili M. Sıddık Altay ve 22 arkadaşının, Doğu Anadolu Bölgesinin kalkınma sorunları konusunda genel görüşme açılmasına ilişkin önergesi (8/16)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Doğu Anadolu'nun bölgesel kalkınması hakkında, Anayasanın 98 inci, Meclis İçtüzüğünün 101, 102 ve 103 üncü maddeleri gereğince genel görüşme açılmasını arz ve teklif ederiz.

1. Mehmet Sıddık Altay                                (Ağrı)

2. Hüsamettin Korkutata                                (Bingöl)

3. Celal Esin                                (Ağrı)

4. Zülfükar İzol                                (Şanlıurfa)

5. Zeki Karabayır                                (Kars)

6. Sabahattin Yıldız                                (Muş)

7. Fikret Karabekmez                                (Malatya)

8. Mehmet Aykaç                                (Çorum)

9. Tevhit Karakaya                                (Erzincan)

10. Lütfü Esengün                                (Erzurum)

11. Ahmet Cemil Tunç                                (Elazığ)

12. Abdulhaluk Mutlu                                (Bitlis)

13. Ömer Naimi Barım                                (Elazığ)

14. Hasan Belhan                                (Elazığ)

15. Hayrettin Dilekcan                                (Karabük)

16. Naci Terzi                                (Erzincan)

17. Ahmet Çelik                                (Adıyaman)

18. Fethullah Erbaş                                (Van)

19. Musa Okçu                                (Batman)

20. Sabri Tekir                                (İzmir)

21. Şaban Şevli                                (Van)

22. Şinasi Yavuz                                (Erzurum)

23. Kâzım Arslan                                (Yozgat)

Gerekçe:

Ülkemizde, özellikle son yıllarda, bölgelerarası gelişmişlik farkları giderek artmıştır. DPT'nin resmî rakamları, doğunun sosyoekonomik gelişmişlik endeksinin –1,3 olduğunu ortaya koymuştur. Ülkemizin bir diğer bölgesi Marmara'da aynı endeksin +1,19 olması, aradaki fark açısından düşündürücüdür. Bu göstergeden anlaşılacağı gibi, doğu halkı, gelir, istihdam ve refah bakımından Türkiye'nin çok altında yaşamaktadır

Devletin, süratle bölgelerarası dengesizliği gidermek, toplumsal ve ekonomik bütünleşmeyi sağlamak amacıyla üretimi artıracak, doğu halkına yeni iş ve geçim imkânları sağlayacak tedbirler alması zaruret haline gelmiştir.

Türkiye nüfusunun 1/6'sının yaşadığı Doğu Anadolu'da kişi başına düşen ortalama millî gelir bin doların altındadır. Tarım ve hayvancılık yok olmak üzeredir. Boşaltılmış köyler, yoğun şekilde yaşanan göç, yoksulluk, işsizlik, dışlanma duygusu, gelecekten umutsuzluk, kötü yaşam koşulları, bu bölgedeki insanımız için yasadışı örgütleri çekim merkezi haline getirmektedir. Eğitim-öğretim hizmetleri son derece kötü durumda olup, onbinlerce çocuk yıllardır öğretmen yüzü görmemektedir.

Şimdiye kadar, bölgeye yönelik, değişik hükümetler tarafından 10 ayrı ekonomik paket açılmış, fakat, bunların hepsi başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Bu durum, merkezden, bölgeyi tanımadan üretilen çözüm önerilerinin bölge için bir fayda getirmeyeceğinin açık göstergesidir.

Aynı çerçevede, GAP ve bu projeyi uygulamak için oluşturulan uzman kuruluş, güneydoğunun ekonomik ve sosyal gelişmesinde çok önemli gelişmeler sağlayabilmiştir.

Bu durum, Türkiye'nin geri kalmış bölgeleri için bölgesel kalkınma projeleri oluşturarak, bu projelerin özel oluşturulmuş yetkili, ihtisas kuruluşları tarafından yürütülmesi halinde olumlu sonuçlar alınabileceğinin açık göstergesidir.

Özellikle sulama imkânlarının genişlemesiyle tarım sektöründe, enerji üretiminin artmasıyla da sanayi sektöründe sağlanacak büyük gelişme sonucunda, Doğu Anadolu Bölgesinde bulunan şehir, kasaba ve köylerimiz, kısa zamanda, Türkiye'nin tarım, sanayi ve ticaret sektörleri bakımından gelişmiş bölgeleri arasına girecektir.

Doğunun makûs talihinin değişebilmesi için, proje kapsamına giren yörelerde plan, altyapı, konut, sanayi, maden, tarım, enerji, ulaştırma ve eğitim gibi alanlarda hizmetlerin uzman kuruluş tarafından bir program çerçevesinde koordine edilmesi zorunlu hale gelmiştir.

Tüm bu hizmetleri yapmak ve yaptırmak, gerekli tedbirleri almak, kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyonu sağlamak üzere, hükmî şahsiyeti bulunan, Doğu Anadolu Bölgesi Kalkınma İdaresi Teşkilatının kurulması gerekmektedir.

Bu gerçeklerden hareketle;

– Kalkınma hedefleri ve planları çerçevesinde, bölgede sektörler arasında uyumu sağlayacak kalkınma planları ve yıllık programlar hazırlanmasında DPT ile işbirliği yapmak,

– Bölge içi sosyoekonomik faaliyetleri yönlendirmek, uygulamak ve projeler geliştirmek,

– Bölgeye, özel sektör ve yabancı sermaye yatırımlarını teşvik, takip ve koordine etmek, iş ve yatırım ortamları oluşturulmasını sağlamak ve yatırımcıları özendirmek,

– Dış kredi taleplerini incelemek ve ilgili mercilere ulaştırmak, bölgenin tanıtımını sağlamak,

– Bölgede kentsel gelişmeyi sağlamaya yönelik altyapı, konut, turizm, kültür projeleri geliştirmek ve uygulanmasını koordine etmek,

– Yol, su, elektrik, kanalizasyon gibi altyapı hizmetlerinin yürütülmesini sağlamak,

– Bölge halkının, istihdam alanları da göz önüne alınarak, her türlü eğitim ihtiyacının karşılanması için gerekli çalışmaları yapmak,

Amacıyla, Doğu Anadolu'nun bölgesel kalkınması hakkında, Türkiye Büyük Millet Meclisinde bir genel görüşme yapılmasında büyük fayda ve zaruret vardır.

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Önerge, gündemde yerini alacak, genel görüşme açılıp açılmaması konusunda yapılacak öngörüşmeler sırasında bu husus karara bağlanacaktır.

Danışma Kurulu önerileri vardır, okutup ayrı ayrı oylarınıza sunacağım:

IV. – ÖNERİLER

A)  DANIŞMA KURULU ÖNERİLERİ

1. – Gündemdeki sıralamanın yeniden yapılması ile 18.11.1997 Salı günkü birleşimde sözlü soruların görüşülmemesi ve çalışma süresine ilişkin Danışma Kurulu önerisi

Danışma Kurulu Önerisi

No:85                                                                             Tarihi:17.11.1997

Danışma Kurulunun 17.11.1997 Pazartesi günü yaptığı toplantıda aşağıdaki önerilerin Genel Kurulun onayına sunulması uygun görülmüştür.

                                  Hikmet Çetin

                        Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı

Salih Kapusuz            Uğur Aksöz

RP Grubu Başkanvekili ANAP Grubu Başkanvekili

           Mehmet Gözlükaya         Ali Ilıksoy

DYP Grubu Başkanvekili    DSP Grubu Başkanvekili

Nihat Matkap               Metin Işık

CHP Grubu Başkanvekili    DTP Grubu Başkanvekili

Öneriler:

1. Gündemin ""Kanun Tasarı ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının 177 nci sırasında yer alan 393 sıra sayılı kanun tasarısının bu kısmın 8 inci sırasına, 17.11.1997 tarihli Gelen Kâğıtlarda yayımlanan 396 sıra sayılı kanun tasarısının, 48 saat geçmeden, 9 uncu sırasına, 87 nci sırasında yer alan 263 sıra sayılı kanun tasarısının 10 uncu sırasına, 151 inci sırasında yer alan 361 sıra sayılı kanun tasarısının 11 inci sırasına, 156 ncı sırasında yer alan 365 sıra sayılı kanun tasarısının 12 nci sırasına, 176 ncı sırasında yer alan 392 sıra sayılı kanun tasarısının 13 üncü sırasına alınması önerilmiştir.

2. Genel Kurulun 18.11.1997 Salı günkü birleşiminde, sözlü soruların görüşülmemesi ve komisyonlara üye seçiminin sonuçlandırılmasına kadar çalışma süresinin uzatılması önerilmiştir.

BAŞKAN – Danışma Kurulu önerisi üzerinde söz isteyen?.. Yok.

Önerileri, tekrar, ayrı ayrı okutup, oylarınıza sunacağım.

Birinci öneriyi okutuyorum:

1. Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının 177 nci sırasında yer alan 393 sıra sayılı kanun tasarısının bu kısmın 8 inci sırasına, 17.11.1997 tarihli Gelen Kâğıtlarda yayımlanan 396 sıra sayılı kanun tasarısının, 48 saat geçmeden, 9 uncu sırasına, 87 nci sırasında yer alan 263 sıra sayılı kanun tasarısının 10 uncu sırasına, 151 inci sırasında yer alan 361 sıra sayılı kanun tasarısının 11 inci sırasına, 156 ncı sırasında yer alan 365 sıra sayılı kanun tasarısının 12 nci sırasına, 176 ncı sırasında yer alan 392 sıra sayılı kanun tasarısının 13 üncü sırasına alınması önerilmiştir.

BAŞKAN – Öneriyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

İkinci öneriyi okutuyorum:

2- Genel Kurulun 18.11.1997 Salı günkü birleşiminde, sözlü soruların görüşülmemesi ve komisyonlara üye seçiminin sonuçlandırılmasına kadar çalışma süresinin uzatılması önerilmiştir.

BAŞKAN – Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Danışma Kurulunun bir önerisi daha var; onu okutmadan önce, komisyonlara üye seçimiyle ilgili listeler basılmıştır; sayın milletvekillerinin bilgi sahibi olmaları için dağıttırıyorum efendim.

Danışma Kurulunun diğer önerisini okutuyorum:

2. – (10/58) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonu raporunun gündemdeki yeri, görüşme gün ve çalışma süresine ilişkin Danışma Kurulu önerisi

Danışma Kurulu Önerisi

No: 86                                                                            Tarihi: 18.11.1997

18.11.1997 tarihli Gelen Kâğıtlarda yayımlanan ve bastırılıp dağıtılan (10/58) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonunun doğal afetlerle İlgili 345 sıra sayılı raporunun, gündemin "Özel Gündemde Yer Alacak İşler" kısmının 2 nci sırasına alınarak, görüşmelerinin, Genel Kurulun 25.11.1997 Salı günkü birleşiminde yapılmasının ve görüşmelerin tamamlanmasına kadar çalışma süresinin uzatılmasının Genel Kurulun onayına sunulması, Danışma Kurulunca uygun görülmüştür.

                                  Hikmet Çetin

                        Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı

Salih Kapusuz             Uğur Aksöz

RP Grubu Başkanvekili ANAP Grubu Başkanvekili

           Mehmet Gözlükaya         Ali Ilıksoy

DYP Grubu Başkanvekili    DSP Grubu Başkanvekili

Nihat Matkap               Metin Işık

CHP Grubu Başkanvekili    DTP Grubu Başkanvekili

 

BAŞKAN – Danışma Kurulu önerisi üzerinde söz isteyen?.. Yok.

Öneri bir maddeden ibaret olduğu için, tekrar okutmaya da gerek yok.

Öneriyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Anavatan Partisi, Doğru Yol Partisi, Demokratik Sol Parti, Cumhuriyet Halk Partisi ve Demokrat Türkiye Partisi Gruplarının, İçtüzüğün 19 uncu maddesine göre verilmiş müşterek bir önerileri vardır; okutup, işleme alıp, oylarınıza sunacağım:

B)  SİYASÎ PARTİ GRUBU ÖNERİLERİ

1. – 19.11.1997 Çarşamba günkü birleşimde sözlü soruların görüşülmemesi ile görüşülecek konular ve çalışma süresine ilişkin ANAP, DYP, DSP, CHP ve DTPGruplarının müşterek önerisi

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Danışma Kurulunun 17.11.1997 Pazartesi günü yaptığı toplantıda siyasî parti grupları arasında oybirliği sağlanamadığından, gruplarımızın aşağıdaki müşterek önerisinin, İçtüzüğün 19 uncu maddesi gereğince Genel Kurulun onayına sunulmasını saygılarımızla arz ederiz.

 

Uğur Aksöz                   Mehmet Gözlükaya

ANAP Grubu Başkanvekili    DYP Grubu Başkanvekili

Ali Ilıksoy          Nihat Matkap

DSP Grubu Başkanvekili    CHP Grubu Başkanvekili

Metin Işık

DTP Grubu Başkanvekili

 

Öneri:

Genel Kurulun 19.11.1997 Çarşamba günkü birleşiminde, sözlü soruların görüşülmemesi ve gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleriyle Komisyondan Gelen Diğer İşler" kısmının 8 inci sırasına kadar olan kanun tasarı ve tekliflerinin görüşmelerinin tamamlanmasına kadar çalışma süresinin uzatılması önerilmiştir.

BAŞKAN – Öneri üzerinde söz isteyen?.. Yok.

Öneriyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...

Refah Partisi hariç, öteki bütün partilerin grup başkanvekillerinin önerisidir; ona göre, herkes anlasın da... (Gülüşmeler)

Efendim, hatırlatıyoruz... Sizden de parmak kaldıranlar var da...

ALİ RIZA BODUR (İzmir) – Arasıra yararlı iş yapıyorsunuz Sayın Başkan...

BAŞKAN – Siz, benim yararlı iş yapıp yapmadığımı fark edecek olgunluğa daha gelmediniz.

ALİ RIZA BODUR (İzmir) – Herkes bilir... Herkes bilir...

BAŞKAN – Kabul etmeyenler... Öneri kabul edilmiştir efendim.

Sayın milletvekilleri, gündemin "Özel Gündemde Yer Alacak İşler" kısmına geçiyoruz.

 

V. – GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE

MECLİS ARAŞTIRMASI

A)  ÖNGÖRÜŞMELER

1. – İstanbul Milletvekili Mustafa Baş ve 46 arkadaşının, İstanbul Büyükşehir Belediyesi alanındaki bir araziyi mevzuata aykırı bir şekilde siyasî ayırımcılık yaparak Bahçeköy Belediyesi mücavir alanına dahil ettiği iddiasıyla Bayındırlık ve İskân Bakanı Yaşar Topçu hakkında gensoru açılmasına ilişkin önergesi (11/12)

BAŞKAN – Bu kısımda yer alan, İstanbul Milletvekili Mustafa Baş ve 46 Arkadaşının, İstanbul Büyükşehir Belediyesi  Alanındaki Bir Araziyi Mevzuata Aykırı Bir Şekilde Siyasî Ayırımcılık Yaparak Bahçeköy Belediyesi Mücavir Alanına Dahil Ettiği İddiasıyla Bayındırlık ve İskân Bakanı Yaşar Topçu Hakkında (11/12) esas numaralı gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmayacağı hususundaki görüşmelere başlıyoruz.

Hükümet?.. Burada.

Bilindiği üzere, Anayasamızın 99 uncu maddesine göre, bu görüşmede, öngerge sahiplerinden bir milletvekiline, gruplardan birer milletvekiline, Hükümet adına Başbakana veya ilgili bakana söz vereceğiz.

Önerge sahibinin söz süresi 10 dakika, Hükümet ile grupların söz süresi 20'şer dakikadır. ilk söz, önerge sahibi olarak Sayın Baş'a ait.

Gruplar adına söz isteyenler: Refah Partisi Grubu adına Sayın Mustafa Baş, DYP Grubu adına Sayın Kemal Aykurt, DSP Grubu adına da Sayın Boray Baycık söz istemişlerdir.

Buyurun Sayın Baş. (RP sıralarından alkışlar)

Sayın Baş, konuşma süreniz, hem önerge sahibi olarak hem de grup adına konuşacağınız için 30 dakikadır.

RP GRUBU ADINA MUSTAFA BAŞ (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Anayasanın 99 uncu maddesi ve İçtüzüğün 106 ncı maddesi gereği, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Sarıyer Belediyesinin metropoliten alanı içerisindeki bir araziyi, yasalara aykırı olarak, bir belde belediyesine transfer ettiği ve bu alan içerisinde lokal bir bölgede, yetkisi olmadığı halde 1/50 000'lik plan yaptığı gerekçisiyle görevini kötüye kullandığı için, Sayın Ulaştırma Bakanı Yaşar Topçu hakkında... (RP sıralarından "Bayındırlık" sesleri) ...Bayındırlık ve İskân Bakanı Yaşar Topçu hakkında, bir grup arkadaşımızla birlikte vermiş olmuş olduğumuz gensoru için, Refah Partisi Grubu adına ve önerge sahipleri adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla, hürmetle selamlıyorum.

Gensorumuzda dört önemli ihmali gündeme getiriyoruz: Bunlardan bir tanesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin metropoliten alanı içerisinde bulunan 8 100 hektarlık araziyi, yasalara aykırı olarak bir belde belediyesine transfer etmek.

Bir diğeri, bu alan içerisinde 193 hektar alanda kurulacak olan bir üniversite için, yine yasalara aykırı olarak, yetkisiz bir şekilde 1/50 000 ölçeğinde plan yapmak.

Üçüncüsü, bu yasadışı işlemlerle, bazı özel kişilere rant sağlamak ve bu bölgede arazi yağmalanmasına zemin hazırlamak.

Dördüncüsü, kötü örnek olmak; kamu ve İstanbul halkını zarara uğratmak.

Değerli arkadaşlar, İstanbul'da bir Metropoliten Nâzım İmar Plan vardır ve bugün, bu plan, tek resmî belgedir. Bu planın hukukî dayanağı, ta 1965 yılında Millî Güvenlik Kurulunun 86 sayılı tavsiye kararına dayalı olarak, Bakanlar Kurulunun 20.7.1965 gün ve 6/4970 sayılı Kararına dayanmaktadır.

Yine, bu planın hukukî dayanağı, mülga 6785 sayılı Kanunun ek 8 inci maddesine dayanılarak yapılan, bakanlık yönetmeliği. Yine, bu dayanaklara müstenit olarak yapılan, İstanbul Nâzım İmar Planının, Bayındırlık Bakanlığı tarafından -İmar İskân Bakanlığı tarafından- 1980 tarihinde onaylanması.

Bu süre içerisinde, bu metropoliten alandan, belde belediyelerine daha önce arazi transfer etmek için, mücavir alan bağlamak için yapılan taleplere karşılık, Bayındırlık Bakanlığının, metropoliten planı korumak gerekçesiyle bu talepleri reddetmesi ve metropoliten planı kabul etmesi ve en son olarak, Koç Üniversitesi için yapılan 1/50 000'lik planın gerekçesinde "değişiklik" tabirinin kullanılması; yani, imar planını kabul ederek lokal bir bölgede değişikliği öngörmek.

1980, Bayındırlık Bakanlığı, onay tarihli Nâzım İmar Planı -1994-1995 yıllarında İstanbul Valiliğinin de katılımıyla- revizyon çalışmaları yapılmış, yapılan bu revizyon çalışmaları sonrasında, bu plan, önce İstanbul Belediyesinin İmar Komisyonunda, arkasından da İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinde ittifakla kabul edilmiştir.

Şimdi, Sayın Bakanın parçalamaya çalıştığı İstanbul Nâzım İmar Planını yapan İstanbul Büyükşehir Belediyesinin İmar Komisyonunda ve Meclisinde 5 partiden temsilciler vardır ve bu İmar Komisyonunun Başkanı Anavatan Partili bir üyedir. Bu İmar Komisyonundan bu plan ittifakla geçmiştir ve Belediye Meclisinden de ittifakla geçmiştir; itiraza maruz kalmamıştır.

İşte, bu saydığım yasalara, genelgelere ve Bakanlar Kurulu kararlarına dayalı olarak...

KEMALETTİN GÖKTAŞ (Trabzon) – Sayın Başkan, duyamıyoruz; çok gürültü var.

BAŞKAN – Herkes dinliyor... Dinle... O kadar heyecanlanma; yerinde otur.

MUSTAFA BAŞ (Devamla) – ...İstanbul Belediye hudutları içerisindeki planlama alanları ve mücavir alanlar hamur edilerek, yine yasada belirtilen bir metropoliten alan yapılmış ve 1/50 000 ölçeğinde planlar tamamlanmıştır.

Şimdi, Sayın Bakana soruyorum: Siz, bu metropoliten alandan hangi kanuna, hangi kanunun hangi maddesine dayanarak bir arazi aşırma işine giriyorsunuz? (RP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)

Çok kısa bir süre önce, 21 Ağustosta, onaylamış olduğunuz, Koç Üniversitesiyle ilgili 1/50 000'lik planın gerekçesindeki değişiklik ifadesi "metropoliten planı kabul ediyorum; ama, bu lokal bölgeyi değiştiriyorum" gerçeğinden başka bir şey midir? Öyleyse, nasıl oluyor da, hangi maddeye dayanarak bu değişikliği yapabiliyorsunuz? Eğer, 45 inci maddeye dayanıyorsanız, 45 inci maddenin işaret ettiği mücavir alanlar artık metropoliten alan içerisindedir. Dolayısıyla, 45 inci maddeye dayanarak yapmış olduğunuz bu icraat, 45 inci maddedeki yetkinizin yanlış ve kötü kullanılmasına delalet etmektedir.

Sayın Bakan, siz de biliyorsunuz ki, 3194 sayılı Kanun, 6785 sayılı Kanunla, bu kanuna dayanılarak yapılan, resmî belge haline gelen bütün planları kaldırmamıştır, bu planları kaldırdığına dair hiçbir madde yoktur -hiç kuşkusuz, bunu siz de biliyorsunuz- nitekim, 21 Ağustosta yaptığınız planla da bunu kabul etmiş bulunmaktasınız. Ama, biraz sonra, siz kürsüye çıkıp, muhtemelen diyeceksiniz ki, biz İstanbul Metropoliten Nâzım Planını kabul ediyoruz; ama, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin yetkisini İstanbul hudutları içerisinde görüyoruz, bunun dışındaki mücavir alanlarda da Bakanlığı yetkili görüyoruz. Burada, bu planı, değişikliği yaparken dayanmış olduğunuz 3194 sayılı Kanunun 9 uncu maddesidir. Evet, 9 uncu madde, Bakanlığa istisnaî olarak plan yapma yetkisi vermiştir. Hangi durumlarda vermiştir; bir, kamu yararı, kamu binası yapma düşüncesiyle, maksadıyla Bakanlığa plan yapma yetkisi vermiştir; bir de, 1580'e tabi birkaç belediyeyi bir araya getirip, metropoliten ölçekte plan yapma yetkisini size vermiştir; çevre planlarını yapma yetkisini size vermiştir ve bölge planlarının yapılması yetkisini size vermiştir.

3194 sayılı Kanunun hiçbir maddesinde, hiçbir maddesinin hiçbir fıkrasında 3030'un yetki alanında size plan yapma yetkisi veren bir madde, bir fıkra yoktur. Bu kanun çıkarken, 9 uncu maddenin dördüncü fıkrası vardı; bu fıkrada, Bayındırlık ve İskân Bakanının teklifi, Başbakanın onayıyla 3030'un yetki alanında da plan yapabilmeyi kanun size öngörüyordu; ama, Anayasa Mahkemesi bu fıkrayı iptal etmiştir. Dolayısıyla 3030'un sınırları içerisinde sizin plan yapma hakkınız yoktur, hiçbir kanunî gerekçeye dayanarak, bu alanlarda plan yapamazsınız.

Kaldı ki, ikinci şık olarak, birkaç belediyeyi bir araya getirerek metropoliten plan yapma üzerinde durabilirsiniz. Burada, Bahçeköy Belediyesini hangi belediyeyle ilişki kurarak metropoliten plan yapmaya kalkıyorsunuz; İstanbul Büyükşehir Belediyesiyle mi, yoksa Sarıyer Belediyesiyle mi?! Halbuki, İstanbul Büyükşehir Belediyesi 3030'a tabi olduğu için, 9 uncu maddenin ikinci fıkrasına göre de, kesinlikle bölgede 1/50 000 ölçeğinde bir plan yapmaya yetkiniz ve salahiyetiniz yoktur.

Siz, bu yapmış olduğunuz planı, ancak bu Meclisten yeni bir kanun çıkararak yapabilirsiniz, bu yapmış olduğunuz arazi transferini, ancak bu Meclisten yeni bir kanun çıkararak yapabilirsiniz; ama, yok "bu Meclisten bir kanun çıkarmadan bu planı yaparım" diyorsanız, o zaman siz "İstanbul Büyükşehir Belediyesini, Bahçeköy Belde Belediyesine de bağlarım" diyebilirsiniz.

Değerli arkadaşlar, Sayın Bakanın bu icraatı yaparken dayanmış olduğu 3194 sayılı İmar Kanununun 45 inci maddesiyle ilgili, zaman zaman ihtilaflar olmuştur. Bu ihtilafları ortadan kaldırmak için, Bakanlık, iki defa genelge göndermiştir. Bu genelgelerin birini Anavatan Partili bir bakan, Sayın Safa Giray göndermiştir, bir diğerini de Cumhuriyet Halk Partili -eski SHP'li- bir bakan göndermiştir.

Bu genelgelerde ne istenmektedir? Bu genelgelerde, mücavir alan ismiyle bir belediyeye bağlanması için gerekli şartlar açıklanmıştır. Bu şartlar içerisinde bir maddede "ileride hukukî ve idarî sorunların doğmasına sebebiyet vermemek için, örneğin, bir belediyenin mücavir alan sınırı içerisinde yer alan bölgelerin başka bir ilçe veya belde belediyesine bağlanmaması hususuna titizlikle riayet edilmesi" deniliyor. Daha önce Bakanlığın göndermiş olduğu genelgeye titizlikle riayet edilmesini isteyen Sayın Bakan, bu sefer, hem genelgeye hem de genelgenin açıklamış olduğu, kanunun 45 inci maddesine aykırı işlem yapmaktadır ve aykırı davranmaktadır.

Yine, bir maddesinde "talepte bulunan belediyenin bu alanlara hizmet götürebilecek ve bu alanları denetleyebilecek düzeyde elemanları ile araç gereçlerle teçhiz edilmiş bulunması lazımdır" deniliyor.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; şimdi, 8 100 hektarlık bir araziyi Sarıyer Belediyesinden alıyorsunuz, Bahçeköy Belediyesine bağlıyorsunuz... Şimdi, tarihî ilçe olan Sarıyer Belediyesinin 4 katı kadar Bahçeköy Belediyesi alanı meydana gelmiştir; yapmış olduğunuz iş bu. Bir tarihî ilçenin toprak alanının 4 katı kadar Bahçeköy Belde Belediyesi diye bir belediye ihdas ettiniz.

3030'a göre, ilçe belediyelerinin meclislerinin kararları, büyükşehir belediyesi meclisleri tarafından onaylanır veya reddedilir; yani, büyükşehir belediye meclisleri âdeta bir supap görevi görür. 8 100 hektarı bağlamış olduğunuz Bahçeköy Belediyesinin Meclisi 9 kişiden müteşekkildir. Bu 9 kişinin 6'sı ilkokul mezunudur; 3'ü lise mezunudur; o mecliste, üniversite mezunu bir arkadaşımız dahi yer almamaktadır. 8 100 hektar için karar verecek olan, 9 kişiden sadece 5 kişidir. Şayet, meclise bir iki kişinin gelmediğini de düşünürseniz, İstanbul gibi devasa büyüyen, gelişen ve yağmalanan, gecekondulaşmanın büyük boyutlara ulaştığı bir alanda, dört beş kişinin kararıyla 8 100 hektarda plan yapma yetkisini veriyorsunuz.

Sarıyer Belediye Meclisinin üye sayısı 31 kişidir. Bunların 18'i üniversite mezunudur. 4 partiden müteşekkil üyeler vardır ve eğer, bizden sonra buraya çıkıp da "Sarıyer Belediyesi bu alanlarda yağmalama yapacaktı" diyecekseniz, Sarıyer Belediye Meclisinde Refah Partili üyeler çoğunlukta değildir; yani, yanlış bir işin Sarıyer Belediyesinden geçmesi, muhalefetin çokluğu dolayısıyla mümkün değildir ve bugüne kadar Sarıyer Belediyesi, muhalefetle birlikte, çoğu zaman, anlaşarak doğruları meclisten geçirmiştir.

İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi 198 kişidir. Bunların 143'ü üniversite mezunudur; 43'ü mimar ve mühendistir. Siz, şimdi, 8 100 hektar ormanlık bir alanı 198 kişilik Büyükşehir Belediye Meclisinden kaçırıyorsunuz, 31 kişilik Sarıyer Belediye Meclisinin denetiminden kaçırıyorsunuz ve getiriyorsunuz, meclisinde bir tek üniversite mezunu olmayan 9 kişilik Bahçeköy Belediye Meclisine veriyorsunuz. Bunu nasıl izah edeceksiniz?!. (RP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar) Bunun cevabını burada açık açık vermeniz lazımdır. Eğer, siz, bu bölgeyi birtakım rantiyecilere yağmalattırmak istiyorsanız, o zaman, sözümüz, diyeceğimiz bir şey yoktur. (RP sıralarından alkışlar)

Yaptığınız iş yanlıştır. Bakınız, daha önce Sarıyer Belediyesi, bu Koç Üniversitesiyle ilgili gelen teklifi bir üniversite kurulacak düşüncesiyle, Büyükşehir Belediyesine, iyi niyetle teklif etmiştir. Düşünmüştür ki, henüz 1994-1995 nâzım imar planları yapılmadı. Bu plan çerçevesinde büyükşehir meclisinde değerlendirilsin; ama, büyükşehir meclisi, 1980'deki nâzım imar planında belirlenen devlet orman alanlarını koruduğu için revizyonda da değişiklik yapmamıştır ve Sarıyer Belediyesinin kararını geri göndermiştir. Yani, yanlış kararlar olsa bile veya düşünce iyi, fakat, mecliste bir değişiklik olabilir anlayışıyla teklifler olsa bile, büyükşehir meclisi bir supap görevi yapmaktadır, yanlış veya bu tür teklifleri orada düzeltebilmektedir.

Siz, şimdi, bir belde belediyesine bu yetkiyi, bu arazileri teslim ediyorsunuz ve maalesef, bu belde belediyesinin kararları da, Büyükşehir Belediyesinin onayını gerektirmiyor veya Bakanlık olarak zaten sizin onayınızı hiç gerektirmiyor.

Nasıl olur da, bu İstanbul'un akciğerlerini, bu, yapılaşmaya açık olabilecek ve birtakım rantiyecilerin âdeta pusu kurarak beklediği ve son günlerde de tapudan aldığımız habere göre hızlı bir alım-satım sirkülasyonunun yaşandığı bu bölgeyi 9 kişinin yetkisine bırakırsınız ve üç beş kişiyle karar alabilecek, plan tadilatı yapabilecek bir yönetime terk edersiniz?! Bunun cevabını, İstanbul halkı da, Parlamento da sizden beklemektedir. (RP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)

Siz, şayet, 8 100 hektara -İstanbul Büyükşehir Belediyesinin imkânlarını bir tarafa bırakın- Bahçeköy Belediyesinin, Sarıyer Belediyesinin imkânlarından daha iyi hizmet götürebileğini düşünerek bu kararı alıyorsanız, Sayın Bakan, yine yanılıyorsunuz. Bu bölgeye altyapı, bu bölgenin korunması, bu bölgeyle ilgili hizmetlerin yürütülebilmesi için 2 belediyenin araç gereç, personel donanımına baktığımız zaman, Sarıyer Belediyesinde teknik eleman sayısı 70, bu düzenleme yapıldığı zaman Bahçeköy'de 1; zabıta 90, Bahçeköy'de 3; memur 159, Bahçeköy'de 4; otobüs 44 tane, Bahçeköy'de 3 tane; Sarıyer Belediyesinde iş kamyonu 30 tane, iş makinesi 15 tane, Bahçeköy'de hiç yok. Diğer araçların toplamı 52 tane, Bahçeköy'de yalnızca 1 tane traktör var. Bu imkânlarla mı, bu teknik elemanlarla mı, bu kadroyla mı, Sarıyer'in ve İstanbul Büyükşehirin getireceği hizmetten daha çok hizmet getireceğini düşünerek 8 100 hektarlık bu alanı Bahçeköy Belediyesine bağladınız, yoksa, başka niyetleriniz mi, maksatlarınız mı var; bunu burada açıklamanız gerekmektedir. (RP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)

MEHMET SIDDIK ALTAY (Ağrı) – Başka niyetleri var!..

MUSTAFA BAŞ (Devamla) – Sonra, siz, bu kararı oniki günde tamamladınız. Türkiye'de bürokrasiyi herkes biliyor. Türkiye'de bürokrasinin nasıl çalıştığını bilmeyen yoktur. Doğru Yol Partisinden seçilen bir belediye başkanı, Hükümetiniz güvenoyu alır almaz Anavatan Partisine geçecek; arkasından, 8.8.1997 tarihinde Bahçeköy Belediyesi tavsiye kararı alacak, Kaymakamlıktan geçecek, İl İdare Kurulundan geçecek, sonra, özel kuryeyle Bakanlığa gelecek ve oniki günde Bakanlıktan onaylanacak ve yayımlanacak... Bu, yangından mal kaçırma niye Sayın Bakan? Siz, oniki günde bunları yaparken, formaliteleri bile yerine getirmemişsiniz. 8 100 hektarlık alanı alıp bir belde belediyesine bağlarken, bölgenin orman alanı olduğunu düşünerek Orman Bölge Müdürlüğünün görüşünü almamışsınız, SİT Kurullarının görüşlerini, Tabiat Varlıklarını Koruma Kurullarının görüşlerini almamışsınız ve daha doğrusu, bir mücavir alanı bağlamak için gerekli olan formlar doldurulup Ankara'ya Bakanlığa gönderilip tasnife tabi tutulması gerekirken, bunları dahi doldurup Ankara'ya göndermemişsiniz. Türkiye'deki bürokrasi işleyişine bakıp da, oniki günde yangından mal kaçırır gibi bunu yapmanız, acaba, birtakım diyet borcunuz olan kişilerin sizi çok sıkıştırması dolayısıyla mıdır?! Bunun da cevabını burada vermeniz gerekmektedir. (RP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)

Bize, bir ipucu veren bir delil var. Peki, 8 100 hektarda büyük arazi sahipleri kimlerdir; baktığımız zaman, son günlerin flaş ismi Ömer Lütfü Topal Emperyal Otelcilikten başlıyor. Sonra, siyasî partilerimizden birinin reklam işlerini yapan love adam, sonra, Anavatan Partisi İstanbul İl Başkanı, -yaklaşık 64 320 metrekare, büyük bir arazi- bazı basın medya kuruluşları, sonra, Standart İnşaat, Uzanlar, Pamukbank, banka sahipleri, Yapı Kredi Bankası, Metin Kaya Çağlayan, sizin eski belediye başkanınız... En büyük toprak ve arazi sahipleri bunlar; bunların bütün tapu kayıtlarını 550 milletvekili arkadaşıma dağıttım ve herkes görsün.

Şimdi, sizin niyetiniz biraz anlaşılıyor Sayın Bakan; sizin, Sarıyer Meclisinin, Büyükşehir Meclisinin, SİT kurullarının ve Orman Bölge Müdürlüğünün görüşünü sormadan bu bölgeyi 9 kişiye teslim etmenizin niyeti, işte bu büyük arazi sahiplerine ve şu anda burada arazi alanlara rant kapılarını açmaktır; işte, biz, bunu anlıyoruz ve bundan başka bir gerekçe görmüyoruz. (RP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)

Değerli arkadaşlar, bir başka husus da, son günlerin en önemli konusu olan, bu bölgede yerleştirilmek istenen Koç Üniversitesi meselesidir.

Aslında, hukukî meselelere girmek istiyorum; ama, 8 dakikam kaldı; onun için, şu önemli meselenin üzerinde durmak istiyorum: Bakınız, Bakanlığınız, 10 Nisan 1995 ve 16 Mayıs 1996 tarihlerinde, iki defa İstanbul Büyükşehir Belediyesine yazı yazarak, bu 193 hektarlık alanın üniversite alanı olarak lejantlara, planlara yazılmasını istemiş; ama, Büyükşehir Belediyesi -demin söyledim, bütün partilerin ittifakıyla yapılan imar planları 1980'de de öyleydi 1995 revizyonuyla da aynıdır- bölgenin devlet ormanı olması dolayısıyla, bu isteğinizi reddetmiştir. Biraz sonra buraya çıkıp "ey Refah Partililer! Siz, karanlık düşüncenin sahiplerisiniz. Üniversite kurulmak isteniyor buna karşı geliyorsunuz" diye sakın edebiyat yapmayasınız!..

MEHMET SIDDIK ALTAY (Ağrı) – Yapar, yapar!..

MUSTAFA BAŞ (Devamla) – Çünkü, biz, size, bunun cevabını gönderdik ve dedik ki: "Şayet üniversite kurulmak isteniyorsa, işte size İstanbul'un imar planları; bu imar planları içerisinde üniversite olarak ayrılan yerler vardır; kim üniversite kurmak istiyorsa, gelsin, nâzım imar planında üniversite alanı olarak gözüken yerlerde üniversitesini kursun." Ama, ne gördük: Daha sonra siz, maalesef, 21 Ağustosta, yetkiniz olmadığı halde, 1/50 000 ölçekli plan yaptınız, metropoliten planı parçaladınız ve bu plan üzerinde üniversite alanı işlemeye çalıştınız. Arkasından da, bir hafta sonra, 27 Ağustosta 8 100 hektarlık alanı mücavir alan kavramına sokmak için, alıp, Bahçeköy Belediyesine bağladınız. Yani, önce hırsızlığı yaptınız, sonra kılıfı hazırlamaya çalıştınız; önce yanlışı yaptınız, sonra yaptığınız yanlışın hukuk düzenini yapmaya çalışmaya başladınız. (RP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)

BAŞKAN – Sayın Baş, lütfen, biraz Meclis kürsüsünün adabına uygun konuşur musunuz efendim; ağır konuşmayın.

MUSTAFA BAŞ (Devamla) – Burada arazi hırsızlığını kastediyorum.        8 100 hektarlık arazi hırsızlığı yaptınız.

UĞUR AKSÖZ (Adana) – Sayın Başkan, hatibin üslubunu düzeltmesini talep ediyorum.

BAŞKAN – Efendim, şimdi Sayın Bakan cevap vereceklerdir.

DEVLET BAKANI EYÜP AŞIK (Trabzon) – Cevap ayrı, üslup ayrı!

BAŞKAN – Ben, kendisini, daha normal bir üslupla konuşması için ikaz ettim efendim. Arkadaşın ağzından çıkan lafları da kontrol edecek halim yok.

MUSTAFA BAŞ (Devamla) – Değerli arkadaşlar, ben, sizin daha çok tepki göstereceğinizi zannediyordum; teşekkür ederim. Yani, bu konunun, sizi yerinizden hoplatması lazım; çünkü, biz, burada, Parlamentonun yapmış olduğu 3194 sayılı Yasaya, 3030 sayılı Yasaya sahip çıkıyoruz ve bunu uyguluyoruz. Bu Parlamento niye kurulmuş; yasaları yapmak ve bu yasaların yapılmasını denetlemek için kurulmamış mı?! İşte, ne söylüyoruz; yasalar iğfal ediliyor, hileli yollarla Türkiye'de birilerine rant kapıları açılıyor, bunu söylüyorum; bunun üzerine, hepimiz birlikte gitmemiz lazım. (RP sıralarından alkışlar)

Şimdi, Koç Üniversitesi... Burada, Sayın Koç'a da ifade etmek istediğim bir şey var: Türkiye'nin büyük işadamlarından bir önemli şahsiyettir; elbette ki, üniversite yaparak iyi bir adım atmıştır; ama, Türkiye'de üniversite yapılabilecek çok alan vardır. Sayın Koç Grubuna söylüyorum: Üniversiteyi, mutlaka, İstanbul'un akciğerleri olan Sarıyer ormanlarında mı yapmak zorundasınız?! Biz, size, İstanbul Nâzım İmar Planında birçok yer gösterelim üniversite alanı olarak, oralarda yapın. Siz, TOFAŞ'ın sahibisiniz, Beko'nun, Arçelik'in sahibisiniz, Aygaz'ın sahibisiniz; Allah size vermiş, bu kadar çok nimet vermiş; mutlaka, halkın, milletin, İstanbul'un mesire yeri olan bu ormanlık alana elinizi uzatmak zorunda mısınız?! Kaldı ki, sizin, Tuzla'da, lisenizin yanında, 600 dönümü aşkın eğitim alanı, planlarda eğitim alanı olan yeriniz var; üniversiteyi orada kurun; biz, Türkiye'ye ve halkımıza böyle hizmet etmenizi isteriz.

Şimdi, bu üniversite alanı yapılacak ormanlık alanla ilgili, maalesef, çok yanlış adımlar atılmıştır. Size, 550 milletvekili arkadaşıma bu resimleri gönderdim; işte, bu alan, bu gördüğünüz ormanlık alandır. Bu gördüğünüz ormanlık alan, bu raporlarda 22 yaşına gelmiş, boyları 10 metreye ulaşmış dikme, çam veya değişik ağaçlardan müteşekkil bu ormanlık alan, şimdi, üniversite yapılacak diye bu hale getiriliyor. İşte, Türkiye'nin gerçeği bu. Biz bunu haykırıyoruz.

NEJAT ARSEVEN (Ankara) – Gösterdiğin o yer maden.

MUSTAFA BAŞ (Devamla) – Değerli arkadaşlar, bakınız, dünya standartlarına göre kişi başına düşen yeşilalan miktarı 15 metrekaredir, İstanbul'da bu alan 1,5 metrekaredir. İstanbul'un tek akciğeri vardır; Amerika'nın Amazon ormanları ne ise, İstanbul'un Sarıyer ormanları da aynı niteliktedir; İstanbul halkı, orada güzel hava teneffüs ediyor ve İstanbul'un bundan başka yeşilalanı yoktur. Sizin, Koç Üniversitesine, üniversite kursun diye verdiğiniz yaklaşık 2 milyon metrekarelik arazi, İstanbul'da yaşayan 2 milyon insanın 1'er metrekare yeşilalanıdır. Siz, hangi yetkiyle, hangi hukukla, hangi vicdanla, İstanbul'da yaşayan 2 milyon insana düşen, kişi başına 1'er metrekarelik yeşilalanı alıyorsunuz ve bir gruba veriyorsunuz?! Hangi yetkiyle bunu yapıyorsunuz?! (RP sıralarından alkışlar) İstanbullu sizin yakanıza yapışmaz mı?! İstanbullu bunun hesabını sizden sormaz mı?! Bu yeşilliğin hesabını İstanbullu sizden mutlaka sorar değerli arkadaşlar.

Kamu yararı diyorsunuz ve gerekçe olarak da plan tadilatlarında bunu zikrediyorsunuz.

Sayın Bakan, size soruyorum: Burada kamunun mu yararı var, Koç'un mu yararı var?! Burada kamunun mu yararı var Koç'un mu yararı var, bunu size soruyorum. Bu ormanlık alanları kimseye peşkeş çekemezsiniz. Bu, bir kötü örnektir, kötü adımdır; arkasından, başka vakıflar da sıraya girecektir ve bu ormanlıklar yok olacaktır.

Değerli arkadaşlarım, İstanbul'daki sıkıntıları, zaten, hep birlikte bilmiyor muyuz?! Sayın Bakanın, aslında, bu gensoru önergesi burada görüşülmeden bu hatadan dönebileceğini, dönmesi gerektiğini, bu hatasını telafi edeceğini zannediyordum; ama, maalesef, görüyorum ki, Sayın Bakan, bu hatayı telafi etme niyetinde değildir..

ABDULKADİR ÖNCEL (Şanlıurfa) – Diyet borçları var.

BAŞKAN – Sayın Baş, 1 dakikanız var efendim.

MUSTAFA BAŞ (Devamla) – Diğer taraftan, değerli arkadaşlarım, İstanbul Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu, 15.11.1995 tarihli 7755 sayılı Kararıyla, bölgeyi –kuzey kuşağı, Sarıyer bölgesi– doğal SİT alanı olarak  ilan etmiştir.

Bir başka husus da şudur: Muhtemelen, Sayın Bakan şimdi buraya gelecek ve diyecektir ki: "Biz, niye bu bölgeyi Sarıyer Belediyesinden aldık da Bahçeköy Belediyesine verdik; çünkü, Sarıyer Belediyesi... Burada 35 bin tane kaçak yapı yapılmıştı." Sayın Bakanın bunu ifade ettiğini basından duydum.

Değerli arkadaşlar, Sayın Bakanın ifade ettiği bu 35 bin kaçak yapı doğrudur; bunu ifade ediyor, bunu gerekçe gösterebilir. 1994 seçimlerinden bir ay önce...

BAŞKAN – Sayın Baş, size 1 dakika eksüre veriyorum; lütfen, toparlayın. (RP sıralarından "Oo" sesleri)

MUSTAFA BAŞ (Devamla) – 1994 seçimlerinden önce, Türkiye Tabiatını Koruma Derneği, bölgedeki yapılaşma dolayısıyla şikâyetlerde bulunmuş; Bakanlık, teftiş heyeti göndermiş ve seçimlerden sonra belediyeden bu denetlemeleri istemiş; belediyeler, hava uçuşlarıyla fotoğraflar çekmiş, 35 bin tane kaçak yapı tespit etmiş ve bunu Refah Partili Sarıyer Belediyesi size rapor etmiş. Siz, 1994'te bizim yaptığımız çalışmayı bize satıyorsunuz.

Şimdi, size söylüyorum: Sarıyer Belediyesi ortada, Bahçeköy Belediyesi de ortada. Buyurun, beraber gidelim; hangi belediye kaçak yapılaşmaya göz yumuyor, hangi belediyenin alanında yanlış işler yapılıyor, bunu birlikte tespit edelim. Siz , Bakanlığınızın altı aylık süresi içerisinde bu bölgede hiçbir araştırma yapmadan bunu iddia ediyorsunuz, söylüyorsunuz. Onun için, belki biraz sonra burada söyleyeceğiniz konu, sizin için geçerli bir sebep değildir, savunma unsuru değildir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Lütfen, Sayın Baş, toparlar mısınız, son cümlenizi söyler misiniz.

MUSTAFA BAŞ (Devamla) — Değerli arkadaşlar, biz bu önergeyi Hükümet için verebilirdik; ama, siyasî mülahazalar düşünmedik, Sayın Bakan için verdik ve verirken de, bu yeşil ormanları gören herkesin yüreği cızlar ve Sayın Bakan da bundan vazgeçer diye düşündük. Önergemizi bundan dolayı verdik.

550 milletvekili arkadaşım, özellikle İstanbul milletvekili arkadaşlarım; sizlerin dikkatini çekiyorum. Buyurun, gelin, gensoru önergesinin öngörüşmelerini birlikte kabul edelim ve görüşmelerde daha teferruatıyla bu bilgileri masanın üzerine koyalım.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum, hayırlı günler diliyorum. (RP, DYP ve BBP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Baş.

Doğru Yol Partisi Grubu adına Denizli Milletvekili Sayın Mustafa Kemal Aykurt,  buyurun. (DYP sıralarından alkışlar)

Süreniz 20 dakikadır Sayın Aykurt.

DYP GRUBU ADINA MUSTAFA KEMAL AYKURT (Denizli) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; İstanbul Büyükşehir Belediyesi alanındaki bir araziyi, kanunlara aykırı bir şekilde ve birtakım kişi ve kuruluşlara çıkar sağlamak düşüncesiyle Bahçeköy Belediyesi mücavir alanına dahil etmesi sebebiyle, Bayındırlık ve İskân Bakanı Sayın Yaşar Topçu hakkında verilen gensoru açılmasına ilişkin önerge üzerinde Doğru Yol Partisi Grubunun görüşlerini arz etmek üzere huzurlarınızdayım; bu vesileyle, Yüce Meclisin sayın üyelerini saygıyla selamlıyorum.

55 inci Hükümetin, ne şekilde, hangi amaçla, kimler tarafından kurulduğunu veya kurdurulduğunu iyi biliyoruz. Böyle bir modelin, ülkeye ve bu ülke insanlarına hiçbir hizmet vermeyeceğini iddia edegeldik. "Ara rejim dönemlerinde bile benzeri görülmeyen böyle bir Hükümetin yapabileceği tek şey, kendilerini oraya getiren güçlere diyet ödeyeceğidir" dedik. "İçerisinde halkın ve halk iradesinin bulunmadığı böyle bir Hükümetin, halka karşı sorumluluğu ve mesuliyeti olamaz" dedik. Bizi mahcup etmediniz; gerçekten de öyle yapmaktasınız.

Görüşmekte olduğumuz önerge, diyet borcunun kimlere ve ne maksatla ödendiğinin çok acı, çok vahim, çarpıcı bir örneğidir. Bu, örneklerden sadece bir tanesidir, onlarcasından bir tanesidir.

55 inci Hükümetin kuruluşundan hemen sonra, Bayındırlık ve İskân Bakanlığı, İstanbul Büyükşehir ve Sarıyer Belediyesinden 8 100 hektarlık araziyi Bahçeköy Belde Belediyesine transfer etmeyi düşünmüştür. Bu transferin gerçekleşmesinde Bakanlığın önünde 3 engel vardır.

Bu engeller;

1. 3194 sayılı İmar Kanununun 45 inci ve 1580 sayılı Kanunun 7 nci maddeleri; 3030 sayılı Yasa ile 2960 sayılı Yasalar,

2. Bahçeköy Belde Belediyesinin Doğru Yol Partili Belediye Başkanı,

3. İstanbul Büyükşehir Belediyesidir.

Bayındırlık Bakanı Sayın Yaşar Topçu, bu engelleri aşmak için, 1 inci maddede yazılı kanunların tümünü yok farz etmiş; 1992 yılında Doğru Yol Partisinden seçilen belediye başkanına, İstanbul'un akciğerlerini vererek, Anavatan Partisine transfer etmiş; İstanbul Büyükşehir Belediyesinin yetkilerinin tümünü gasp etmiş. Sayın Bakan, bu yolsuzluğu, bu suiistimali yapabilmek için, üç engeli böyle aştıktan sonra icraata başlamış. Sayın Bakan, bu engelleri, yasaları ihlal ederek aşmış ve İstanbul Büyükşehir ve Sarıyer Belediyesinden 8 100 hektarlık araziyi, 28.8.1997 gün ve 12136 sayılı kararla, Bahçeköy Belde Belediyesine devretmiştir.

Sayın milletvekilleri, bütün bu işlemlerin, bölgenin SİT alanı olmasına, devlet ormanıyla kaplı bulunmasına rağmen bu kuruluşların görüşleri dahi alınmadan, Kültür ve Orman Bakanlıklarının bilgileri dışında, oniki gün gibi kısa bir sürede, jet hızıyla tamamlanıp onaylanması fevkalade dikkat çekicidir. Böylesine girift, böylesine önemli bir olay, oniki gün gibi kısa bir sürede, jet hızıyla ikmal edilmiştir.

Söz konusu bu işlem, şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve mücavir alanların bağlanma usullerine ve keza, İmar Kanununa ve 3030 sayılı Yasaya tamamen aykırıdır; işlemin, kanunî hiçbir mesnedi yoktur. Dünyanın her yerinde, bu gibi metropoliten alanlar, planlama ve diğer metropoliten kamu hizmetlerinin sunulması açısından, tek elden planlanır ve kamu hizmetleri, bu alanlarda tek elden sunulur. Ülkemizde de, yaklaşık otuz yıl önce başlatılan çalışmalar doğrultusunda, 1982 Anayasasının "Mahallî İdareler" başlıklı 127 nci maddesine "Kanun, büyük yerleşim merkezleri için özel yönetim biçimleri getirebilir" hükmü konulmuş ve buna dayalı olarak, büyükşehir belediyelerinin yönetimi hakkında 3030 sayılı Kanun çıkarılmıştır. Bu Yasanın, "Amaç", "Kapsam", "Tanımlar", "Kuruluş" ve "Sınırlar" başlıklarını taşıyan 1, 2, 3, 4 ve 5 inci maddelerinin incelenmesinden, büyükşehir alanında yetkili bir üst düzey yönetim olan büyükşehir belediyesinin ve bu sınır içerisinde kalan alt düzey yönetimler olarak da ilçe belediyelerinin söz konusu edildiği anlaşılmakta ve görülmektedir. Bu iki aşamalı metropoliten yönetim düzenlemesinde, üst düzey planlar ve hizmetler büyükşehir belediyesince yapılıp sunulacak; bu ana ilkeler ve plan doğrultusunda ilçe belediyeleri yönetilecek; hizmetlerin planlı, programlı, etkin ve uyum içerisinde yürütülmesi sağlanacaktır. Anayasamızın ve 3030 sayılı Yasanın lafzı ve ruhuyla ortaya koyduğu esas budur.

Değerli milletvekilleri, büyükşehir alanındaki yönetim bütünlüğünü ve uyumu bozacak bu idarî işlem, hem Anayasaya hem de 3030 sayılı Yasaya aykırı olduğu gibi, şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına da aykırıdır. 3194 sayılı İmar Kanununun 45 inci maddesi, mücavir alana alınma ve çıkarılmanın usullerini açıklamış; yine, bu Kanunun 5 inci maddesinde, mücavir alan, imar mevzuatı bakımından belediyelerin kontrol ve mesuliyeti altına verilmiş olan alanlardır biçiminde tanımlanmıştır. Buna istinaden, Bayındırlık ve İskân Bakanlığı, 14.4.1986 gün ve 114 sayılı Genelgeye göre:

"1. Mücavir alan sınırları içerisine alınması istenilen yörenin, o kentin müstakbel gelişmesi açısından, mutlaka ilgili belediyece denetim altında tutulması gerekli alanlar niteliğinde bulunması,

2. Talepte bulunan belediyenin, bu alanlara hizmet götürebilecek ve o alanları denetleyebilecek düzeyde elemanlar ile araç ve gereç ile techiz etmiş bulunması,

3. İleride doğacak hukukî ve idarî sorunlara sebebiyet verilmemesi için, mücavir alan sınırlaması içerisine alınması teklif edilen yerin, diğer mevzuat açısından etraflıca incelenmesi,"

Diyerek, mücavir alana almanın önemli kıstaslarını ortaya koymuştur.

Söz konusu genelgeler ve mevzuat gözönüne alındığında, anlaşmazlık konusu olan ve Sarıyer İlçe Belediyesinin mücavir alanı olmaktan çıkarılarak Bahçeköy Belde Belediyesinin mücavir alanı yapılan alanlar ile bu iki belediyenin durumları karşılaştırılacak olursa:

1990 nüfus sayımına göre, Sarıyer 171 872 kişiden, Bahçeköy 4 bin kişiden oluşuyor. 4 bin kişilik nüfusa sahip Bahçeköy.

Personel, araç ve gereç donanımı mukayese edildiğinde, teknik eleman, Sarıyer'de 75, Bahçeköy'de 1. O 1 kişi de, Sarıyer Belediyesinden emanet gönderilmiş memur. Memur, Sarıyer Belediyesinde 159, Bahçeköy'de 4; işçi, Sarıyer'de 362, Bahçeköy'de 8. Asfalt plenti, 80 ton/saat kapasiteli, 1 adet Sarıyer'de var, Bahçeköy'de yok; otobüs, Sarıyer'de 2, Bahçeköy'de yok; minibüs, Sarıyer'de 8, Bahçeköy'de yok; temizlik aracı, Sarıyer'de 41, Bahçeköy'de 1; iş kamyonu, Sarıyer'de 30, Bahçeköy'de yok; iş makinesi, Sarıyer'de 15, Bahçeköy'de yok; ambülans yok, diğer araçlar yok, 1 tane traktör var. Yani, Bahçeköy Belediyesinin, yetki verdiğiniz, 8 100 hektarlık araziyi transfer ettiğiniz Bahçeköy Belediyesinin 1 traktörü var, 1 emanet memuru var, 8 işçisi var; başka hiçbir şeyi yok.

Yukarıda açıklanan karşılaştırma sonucunda, bu yeşil kuşağın İstanbul Büyükşehir Belediyesi denetiminden alınarak, yeni kurulmuş araç, gereç ve personeli kendine dahi yetmeyen, bunun dışında, planlama ve imar denetimi bulunmayan, bütçesi ve malî olanakları da son derece sınırlı olan Bahçeköy Belde Belediyesine, 8 100 hektarlık alanın nasıl olup da Sarıyer İlçe Belediyesi mücavir alanından çıkarılıp Bahçeköy Belediyesi mücavir alanına verildiğinin anlaşılması mümkün değildir. Hele, Boğaziçi Etkilenme Bölgesindeki bir alanın, kanunlara aykırı olarak, bağımsız bir belde belediyesine verilmesi, kesinlikle mevzuata aykırıdır.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Bayındırlık ve İskân Bakanının, görevini kötüye kullanarak ve yasalara aykırı bir biçimde, İstanbul'un akciğeri olan bu orman alanını niçin denetim dışına aldığını ve bununla kimlere diyet borcu ödenmekte olduğunu hiç düşündünüz mü? Nedir bu?.. Bu yerlerde, büyük arazi sahipleri ve bu arazilerden rant elde eden kişileri ve kuruluşları biliyor musunuz? Esas olay budur.

Bunlar, ANAP İl Başkanı Erdal Aksoy; burada. Anavatan eski belediye başkanı Tahir Aktaş; burada. İsterseniz rakamlarını verelim.

AHMET NEİDİM (Sakarya) – Şu anda DYP'de...

MUSTAFA KEMAL AYKURT (Devamla) – ANAP İl Başkanı Erdal Aksoy... Erdal Aksoy, Doğru Yol'a mı geçti?

NEJAT ARSEVEN (Ankara) – Hayır, Tahir Aktaş DYP'ye geçti.

MUSTAFA KEMAL AYKURT (Devamla) – Erdal Aksoy... Bakınız, 64 320 metrekare... Burada... İl Başkanınıza...

Eski belediye başkanınıza 404 133 metrekare.

Burayı iyi dinleyin. Emperyal Denizcilik Turizm A.Ş'nin sahibi bulunduğu, kumarhaneler kralı Ömer Lütfü Topal; burada. Ona da 280 780 metrekare.

Koç Grubuna, 1 milyon 930 bin metrekare.

ENİS SÜLÜN (Tekirdağ) – Ne zaman almışlar?

MUSTAFA KEMAL AYKURT (Devamla) – Ve devam edip gelen birtakım kişiler, kuruluşlar ve kartelci medya mensupları.

Yukarıda tarifini yaptığımız ve çoğu ortakları ve destekçileri Parlamento dışında olan bu Hükümet ve onun bu Bakanı, kendilerini hükümet eden güç odaklarına olan diyet borçlarını ödeme gayreti ve yarışına girmişlerdir. Bunun adı budur, tasarrufun adı budur. Bunun için yasalar, teamüller, genelgeler ve ahlak kuralları hiçe sayılmış, bir talan anlayışıyla devlet imkânları yağma edilmiştir, yağma! Bunun için, Sarıyer ve İstanbul Büyükşehir Belediyelerinden problemini çözemeyeceği endişesiyle, Koç Grubu, kuruluşunda büyük emeği ve katkıları herkesçe bilinen Anasol-D Hükümetine ve üniversitenin hamisi olduğunu her fırsatta söyleyen Sayın Cumhurbaşkanına etki ederek, tek çareyi mücavir alan transferinde bulmuştur. O da yapılmıştır.

Doğru Yol Partisinin üniversiteye ve üniversite kuruluşuna itirazı yoktur; ancak, seçilen alan devlet ormanıdır, seçilen alan İstanbul'un akciğerleridir, seçilen alan korunması gereken yeşil dokudur; Doğru Yol Partisinin buna itirazı vardır.

Kaldı ki, üniversite için ayrılan, düşünülen alan 39 hektardır; ama, verilen 1 milyon metrekaredir. Doğru Yol Partisinin buna itirazı vardır. Hatta, bu yerler, imar planlarında eğitim alanı olarak tefrik edilmiştir. Bu da vardır.

Sonuç olarak, kendilerine ait planlarda eğitim alanı bulunan Koç Grubu, yine Büyükşehir Belediyesince alternatif başka yerler teklif edilmesine rağmen, ihtiyaçlarının çok üstünde bir alan tahsis edilmesi "üniversite olayının dışında başka bir düşünce mi vardır?" sorusunu akla getirmektedir.

BAŞKAN – Sayın Aykurt, 1 dakikanız var.

MUSTAFA KEMAL AYKURT (Devamla) – Evet, sayın milletvekilleri, bunun altında başka düşünceler vardır; onlar da, rant olaylarıdır, rant hesaplarıdır, çıkar kavgalarıdır. Soru işareti budur.

Mücavir alanın çok şaibeli bir geçmişi vardır. Özel mevzi planlar yapılarak, kamunun kullanması gereken alanlar şahıslara peşkeş çekilmiştir. Nasıl mı; işte, şahıslara böyle peşkeş çekilmiş. Bakınız, burada -kimler var bilmiyorum; belki siz varsınızdır- geniş, ferah odalar, banyolar, gün ışığıyla yıkanan holler, enfes bir çatı katı, ofisinizi taşıyabileceğiniz...

BAŞKAN – Sayın Aykurt, süreniz bitti; lütfen toparlar mısınız efendim.

MUSTAFA KEMAL AYKURT (Devamla) – Tamamlıyorum Sayın Başkan.

... büyüklükte bir hobi odası; size özel, kapalı ve açık otoparklar; özenle düzenlenmiş bir peyzaj; club-house; hareketli sporlardan hoşlananlar için tenis kortu, yüzme havuzu; sağlık için fitness center... İşte rantiyeci... Buraya gelmiş iş, bunlara geçmiş. Nereden nereye gelmiş!..

Bölgede, önemli isimlerin, paravan kullanmak suretiyle rant hesapları peşinde koştuğu herkesin malumudur. İşte örneği!.. Yerleşim alanlarında yapılan planlara "ifraz yapılamaz" notu konulmuş, ormandan çıkarılan yerlere inşaatlar yaptırılmıştır. Böylece, yoğunluk artırılmış, yeşil katledilmiş, çevre dengesi bozulmuştur.

Son cümlemi söylüyorum Sayın Başkan.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; diyet borcunun ödenmekte olduğunu gösteren bu çarpıcı yolsuzluk örneğini onaylamak mümkün değildir.

Bu itibarla, Doğru Yol Partisi Grubu, bu önergeye olumlu oy vererek katkıda bulunacaktır. (DYP ve RP sıralarından alkışlar)

Bu vesileyle, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (DYP ve RP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Aykurt.

DSP Grubu adına, Zonguldak Milletvekili Sayın Boray Baycık; buyurun efendim. (DSP sıralarından alkışlar)

DSP GRUBU ADINA TAHSİN BORAY BAYCIK (Zonguldak) – Sayın Başkan, Yüce Meclisin değerli üyeleri; İstanbul Milletvekili Mustafa Baş ve 46 arkadaşının, İstanbul Büyükşehir Belediyesi alanındaki bir araziyi mevzuata aykırı bir şekilde, siyasî ayrımcılık yaparak Bahçeköy Belediyesi mücavir alanına dahil ettiği iddiasıyla, Bayındırlık ve İskân Bakanı Yaşar Topçu hakkında, Anayasanın 99 uncu ve İçtüzüğün 106 ncı maddeleri uyarınca bir gensoru açılmasına ilişkin önergesi hakkında Demokratik Sol Parti Grubunun görüşlerini sunmak üzere huzurlarınıza gelmiş bulunmaktayım; şahsım ve Grubum adına, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın milletvekilleri, bugün, ülkemizde, sayıları 3 bine yaklaşan belediye bulunmaktadır; bunların büyük bir çoğunluğunu da, nüfusu 2 bin ilâ 10 bin arasında olan belediyeler oluşturmaktadır. Yeni kurulan belediyelerin hemen hepsinin ve çok sayıda eski belediyenin sınırları, eski köy sınırlarıdır.

1580 sayılı Belediye Kanununun 5 inci maddesi gereği, nüfusu 80 binden az olan belediye sınırları, il idare kurulu kararlarıyla; nüfusu 80 binden fazla olan belediyelerin sınırları ise, il idare kurulu kararlarından sonra İçişleri Bakanlığının onayıyla belirlenmekte ve değişmektedir. Bu tür bir onama işlemi yapılarak belediye sınırları değiştirilmediği sürece, daha önce de belirtildiği gibi -belediye olarak kurulan- köy sınırları, belediye sınırı olarak kabul edilmektedir.

Belediyelerin etkinlik durumlarına dayalı olarak, belediye sınırları içinde uygulamalarda mevzuata uygun davranıp davranmadıkları, denetim gücü ve olanakları da mücavir alanların belirlenmesinde etkili faktörlerdir.

Belediyelerin uygulamalarındaki etkinliği ve başarısı, doğaldır ki, eleman ve ekipman varlığına ve düzeyine, nüfusun dağılım biçimine, yapılaşma taleplerinin ağırlığına, gelir-gider durumuna ve sair etkenlere sıkı sıkıya bağlıdır.

Araç gereç varlığının fazlalığı, bu araçların belediye sınırları içerisinde kullanımındaki sıklık ve kullanım alanı, mücavir alanda da benzer sonuca ulaştıracaktır; ancak, dağınık bir yerleşim dokusu sergileyen, buna karşılık, eleman, araç gereç yoksunluğu çeken ya da sahip olduğu ekipmanı verimli kullanamadığı, kaçak yapılaşmanın sayısının çokluğuyla kanıtlanan bir belediyenin mücavir alanda da aynı yetersizliği sergileyeceği sonucuna varılmaktadır.

TEMEL KARAMOLLAOĞLU (Sıvas) – Bahçeköy'ün daha fazla Sayın Baycık.

TAHSİN BORAY BAYCIK (Devamla) – Lütfen dinler misin. Lütfen dinleyin beyefendi.

TEMEL KARAMOLLAOĞLU (Sıvas) – Sadece hatırlatıyorum.

TAHSİN BORAY BAYCIK (Devamla) – Hatırlatmanıza gerek yok. Dinleyin lütfen.

TEMEL KARAMOLLAOĞLU (Sıvas) – Dinliyorum; ama, hatırlamakta fayda var.

BAŞKAN – Müdahale etmeyelim.

TAHSİN BORAY BAYCIK (Devamla) – Denetimin sağlanmasında ve etkinliğin yüksek bir düzeyde oluşturulmasındaki en önemli faktörlerden biri de, idarî yapıda bütünlüğü sağlamak olarak görülmektedir. Bu nedenle, köylerin mücavir alanda yer alabilmesine olanak sağlayan hüküm, son derece titizlikle değerlendirilmelidir.

Değerli milletvekilleri, Türkiye'de, idarî yapının, il, ilçe, bucak ve köylerden oluştuğunu biliyoruz. 442 sayılı Köy Kanununa ek maddeler getiren 3367 sayılı Kanun, nüfusu 2 binden az olan yerlerin köy, nüfusu 2 bin ile 20 bin arasında olan yerlerin kasaba, nüfusu 20 binden fazla olan yerleşim yerlerinin ise şehir olduğunu hükme bağlamaktadır. Bu hüküm, 1580 sayılı Belediye Kanununun belediye kurulmasına dair 7 nci maddesini yürürlükten kaldırmasıyla, içeriğinden çok önemli hususlar yitirmiştir. Belediye Kanununun anılan maddesine göre, nüfusu 2 bine ulaşan her yerde belediye kurulması zorunlu iken, bu hüküm daha sonra yürürlükten kaldırıldığından, Köy Kanununa göre, kasaba olan yerleşmeler, yasal olarak köy statüsünde kalmışlardır. İmarla ilgili mevzuatın uygulanmasında da, bu durum, zaman zaman, sorunlara yol açmaktadır ve mevzuatın karmaşık yapısının daha da olumsuz etkilenmesine neden olmuştur.

Mücavir alanlarla ilgili tanımsal açıklama yaparsak, mücavir alan, imar mevzuatı bakımından belediyelerin kontrol ve mesuliyetleri altına verilmiş olan alanlardır. Mücavir alan, belediye sınırına bitişik veya kopuk olabilir. Bu, köyleri de içine alabilir. Buna örnek olarak, Ordu'nun Korgan Belediyesinin mücavir alanını gösterebiliriz. Bu mücavir alan, iki belediye sınırını atlayarak, Korgan'a da 30 kilometre mesafededir ve bu işlem, Sayın Cevat Ayhan'ın bakanlığı döneminde resen yapılmıştır.

Burada üzerinde önemle durulması gereken nokta, mücavir alanın idarî bir sınır olmadığıdır. Köy, belediye, ilçe, il sınırları olmakla beraber, mücavir alan, tanımsal niteliği gereği sadece imarla ilgili mevzuatın uygulanması ve denetim açısından belediyenin yetki ve sorumluluğuna verilen alandır. Herhangi bir alanın belediye olarak örgütlenmesi ve belediyenin seçilmiş organlarının işbaşına gelmesiyle birlikte, bu alanlardaki köy ya da köyler, hükmî şahsiyetini yitirir, taşınır ve taşınmaz varlıklarla gelirleri belediyeye  devrolmuş sayılır; yani, köyün idarî varlığı, tüzelkişiliği sona erer.

Halbuki, bir köyün mücavir alanda yer alması durumunda, köy, tüm organlarıyla hükmî şahsiyetini korumaya devam eder, sadece, imar ve imarla igili mevzuat açısından belediyenin sorumluluğunda olur, Emlak Vergisi ödeme yükümlülüğünü belediyeye karşı üstlenmiş olur. Bu durumda, köy tüzelkişiliğinin, taşınmaz ve taşınan mal varlığının belediyeye geçmesi söz konusu değildir.

Uygulamaların tümünde birliği ve bütünlüğü sağlamak idarelerin görevi olduğundan, mücavir alan sınırları idarî sınır olmamakla beraber, mücavir alanın, belediyenin bağlı olduğu ilçe sınırlarının içinde olması da ilkeler arasında yer almaktadır. Aksi halde, yani, farklı ilçenin sınırlarında kalan bir alanın belediyeye mücavir alan olarak verilmesi durumunda, vatandaşlar, farklı ilçe bölümlerinde işlerini yürütmek durumunda kalmaktadırlar. Örneğin, mücavir alanda belediyeden yapı ruhsatı almak isteyen vatandaş, diğer ilçedeki tapu sicil müdürlüğünden tapu kaydı ve çap almak zorunda kalmaktadır.

Diğer taraftan, mücavir alanlarda yer alan köylerde, 3367 sayılı Kanunla 442 sayılı Köy Kanununa eklenen ek 16 ncı madde gereğince, valiliklerce, tarım ve köy hizmetlerinin bağlı bulunduğu devlet bakanlıklarının koordinatörlüğünde, köy yerleşme planları, Bayındırlık ve İskân Bakanlığının onayıyla yapılabilmektedir. Bu tür karmaşık idarî yapıdan kurtulmak amacıyla, ilçe sınırlarıyla mücavir alan sınırları arasında bağ kurulması gerekli olmaktadır.

Özetle, belediyelerin mücavir alanlarının denetim, yetki, sorumluluk ilişkisi içinde anlam kazanabilmesi için, belediyelerin ekipman ve eleman donanımının, alanın bütünlüğünün ve ulaşılabilirliğinin, idarî yapının, gelir-gider düzeyinin ve belediye sınırları içindeki etkinlik ve yetki düzeyinin arasındaki bağlantıların sağlıklı kurulması zorunludur.

İşte, bu zorunlulukların yerine getirilmemesi ve istenilen ölçütlerle mücavir alan konusunun ele alınmayışı yüzünden, ülkemizde son yıllarda önemli imar problemleri olmuştur; belediyelerarası yetki kavgası ve köy idareleriyle ihtilaflar ortaya çıkmıştır ve bu problemler gün geçtikçe de artmaktadır. Mesela, Antalya-Kalkan Belediyesinin hiçbir mücavir alanı olmadığından, Bezirgan, Yeşilköy, Sarıkalın ve Belemiş Köyleri mücavir alan içine alınmak istenmiş ve Bakanlık yetkiyi vermiştir; ancak, köylüler, buna karşı yargıya başvurmuşlar; yargı, Kalkan Belediyesi lehine karar vermiş; ancak, zamanın Bayındırlık Bakanı Sayın Cevat Ayhan tarafından, mahkeme kararına rağmen, bu köyler, Kalkan Belediyesi mücavir alanından çıkarılmıştır.

Sayın milletvekilleri, bu ve bunun gibi Afyon-Bolvadin, Samsun-Yeşilköy belediyelerine ait mücavir alanlarla ilgili kararlar da örnek gösterilebilir.

Belediyelerin gelişme eğilimi ve zorunluluğu doğrultusunda ihtiyaç duyulan yeni alanların da imar denetimi altına alınabilmesi amaçlanarak, 1956 yılında 6785 sayılı İmar Kanunuyla "mücavir alan" tanımı mevzuatımıza girmiş, 3194 sayılı İmar Kanunuyla değiştirilerek korunmuştur. Zaman içinde bu amaç, ilkesinden uzaklaşarak, malî kaynak ve siyasî rant amacına dönüşürek, pek çok olumsuzluğa neden olmuştur. Şöyle ki: Büyük kentler etrafında kurulan yeni belediyeler, büyük kentlerin bütünlüğünü zedeleyecek mücavir alan taleplerini gündeme getirmeye başlayınca, çok parçalanmış bir mücavir alan dokusu ortaya çıkmıştır. Diğer yandan, bu alanlardan temin edilen kaynaklar nedeniyle, belediyeler, daha geniş mücavir alan taleplerini gündeme getirmeye başlamışlardır. Bugün, ülkemizde çok parçalı mücavir alanlarla birlikte, ilgili idarenin hizmet götüremeyeceği kadar geniş ve büyük mücavir alanlara rastlanmaktadır.

Belediyeler, mücavir alanlar içerisindeki vergi, harç ve resimleri toplayabilmek için, bu alana, sadece ulaşım, temiz ve sağlığa uygun içme ve kullanma suyu götürme zorunluluğuyla yükümlüdür. Bu yükümlülüğü yerine getirdikleri takdirde, belediyeler, meslek vergisi, işyeri açma izni harcı, bina inşaat harcı ve imarla ilgili harçlar, elektrik ve havagazı tüketim vergisi, temizleme ve aydınlatma harcı gibi gelirleri elde edebilmektedirler. Diğer bir deyişle, belediyeler, yerine getirmedikleri hizmetler karşılığında, o bölgeden haksız gelir temin etmektedirler.

Kaldı ki, yerel yönetimler, ortak yerel ihtiyaçları karşılamak için vardır. Anayasaya göre, yerel yönetimlerin karar organlarının halk tarafından seçilmesi esastır. Yine, Anayasayla, ortak ve yerel ihtiyaçların karşılanması hakkında verilecek her türlü kararın öncelikle beldede yaşayanlar tarafından seçmen denetimine tabi tutulması öngörülmekle birlikte, belediye mücavir alanı içerisinde kalan köyler, pek çok açıdan bağlı oldukları, üstelik malî katkıda bulundukları karar organlarının seçiminde söz sahibi değildirler. Bu husus da, Anayasanın 10 uncu maddesinde yer alan eşitlik ilkesine aykıdır.

Yerel yönetimler, büyük gelirler elde ettikleri mücavir alanlardaki uygulamalarından dolayı seçmen denetimine tabi olmadıklarından, götürmekle zorunlu oldukları hizmetleri, yani, mahallin özelliklerine göre taşıtların gidebileceği yolun yapılmış ve bakılmış olması, mücavir alanda temiz ve sağlığa uygun içme ve kullanma suyu bulunması dışında, bölgenin diğer temel ihtiyacı olan hizmetleri gözardı edebilmektedirler.

Hepimiz biliyoruz ki, büyükşehir belediyeleri de dahil, tüm belediyeler, maddî kaynak, ekipman ve eleman sıkıntısı içinde bulunduklarından, belde halkına götürmekle yükümlü oldukları hizmetleri gereğince yerine getiremez iken, mücavir alan talebinde bulunarak, görev ve yetki sınırlarını genişletmek istemektedirler.

Bu gensoruyla hakları korunmak istenen Sarıyer Belediyesi, mücavir alanları içinde olan bölgelerde gerekli denetimleri -ki, belediye meclisinde üniversite mezunu 18 kişi olmasına rağmen- yapamamıştır. Birkaç örnek verirsek:

Maden Mahallesinde Zekeriyaköy hudutları içinde Kombassan Şirketine ait binalar, doğal zemin 15-20 metre hafredilerek, iki katlı yerine üç katlı yapılmıştır.

Demirciköy'de orman tamamen tahrip edilmiştir.

Kilyos'ta 5 adet ruhsatlı villaya karşılık 16 villa yapılmıştır.

Bunun dışında, Sarıyer Belediyesinin sorumluluğu alanında 35 bin civarında kaçak yapı bulunmaktadır; bunun 4 bin adedi 1994 seçimlerinden sonra yapılmıştır.

Söz konusu mücavir alanlarda maden arama ruhsatı verilmiştir.  Koç Üniversitesi, orman tahribatını önlemek için, bu maden sahasını satın almıştır. Bu alanın tümü sit alanı ve ormanlık bölgedir. Buralarda yapı ruhsatı alınacağı zaman, 1/ 50 000'lik nazım imar planı ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ve bu alanlar içinde kalan orman alanlarında ise 6831 sayılı Orman Kanununda değişiklik yapan 3373 sayılı Kanuna göre işlem yapılacağı Bakanlıkça belirtilmiştir. Söz konusu mücavir alan içinde 5 400 hektar ormanlık alan, 2 700 hektar  ormandışı alan bulunmaktadır; imarlı alan 1 400 hektar, imar yapılabilecek alan 600 hektar ve rekreasyon alanı ise 1 700 hektardır.

Sayın milletvekilleri, mücavir alan içerisinde kalan köyler, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünce getirilen hizmet ile İller Bankasından ayrılan köy kalkınma payından ayrılan malî kaynaktan yararlanamamaktadırlar. Dolaylı olarak bu durum, köy halkının mağduriyetine sebebiyet vermektedir. Diğer yandan, belediyelerin mücavirlerine alınan köyler, Emlak Vergisini ilgili belediyeye ödemekte, buna karşılık gerekli hizmet, eşitlik ilkeleri çerçevesinde belediye tarafından götürülememektedir.

Sayın milletvekilleri, bu hafta, seçim bölgem olan Zonguldak'ın Ereğli İlçesinde belediyelerin mücavir alanı içinde olan 12 köy muhtarıyla beraber oldum. Bunlar: Topçalı, Balı, Hamzafıkıhlı, Bölücek, Dağlar, Göktepe, Kıyıcak, Belen, Kocaali, Ören, Korubaşı ve Ömerli Köyleridir. Belediye Başkanı, kendilerine "köylerinize hiçbir hizmeti götürmem söz konusu olamaz; zira, malî olanaklarım buna elvermiyor" demiş. Bunun üzerine, bir köy, belediye meclisi kararıyla, belediyenin mücavir alanından çıkarılmış ve Köy Hizmetlerinden aldığı yatırım yardımı kesilmemiş. Bunun üzerine bu 12 köyün muhtarı da, mücavir alan kapsamından çıkmak ve Köy Hizmetlerinin yatırımından faydalanmak için çaba sarf etmektedirler. Biliyorsunuz ki, 3194 sayılı İmar Kanununa göre, Bakanlık, gerek gördüğü hallerde, mücavir alana alma ve çıkarma hususunda resen karar verebilir. Bu nedenle, Sayın Bakanın bundan sonra bu konuda başı çok ağrıyacaktır.

Zaman içerisinde çok sayıda belediye teşkilatı kurulması ve aynı zamanda bu belediyelerin sınırlarının birbirine bitişik veya yakın olması, gündeme gelen yeni taleplerin, gerçekten hangi belediyenin gelişme alanı içinde olması gerektiği konusunu da tartışılır hale getirmiştir. Bu durum ise, konuyla ilgili bakanlıkça yapılan işlemlerin yargıya intikal etmesine neden olmaktadır. Bu gensoruda sözü edilen mücavir alan da  şu anda yargıya intikal etmiş durumdadır. Bilindiği üzere, yargıya intikal eden konularda uygulamalar aksamakta, bu da, hem vatandaşların mağduriyetine sebebiyet vermekte hem de merkez ve yerel yönetimlerin iş verimliliğini olumsuz yönde etkilemektedir.

Sayın milletvekilleri, daha önce belirttiğim hususlardan da anlaşılacağı üzere, mücavir alanlara ilişkin taleplerde gerekçe olarak, gelişme alanı ihtiyacı gösterilmesine rağmen, bu talepler, çoğunlukla, malî kaynak ve siyasî rant sağlamak amacıyla gündeme getirilmektedir. Bu durum ise, idarî kademeleri, özellikle Bayındırlık ve İskân Bakanlığını siyasî baskıya maruz bırakmaktadır.

Bu nedenlerle, gerek belediyeler arasında gerekse belediye ve köyler arasında yaşanan çekişme ve ihtilaflara son verilmesi amacıyla, 3194 sayılı İmar Kanununun mücavir alana ilişkin maddesini, yani 45 inci maddesini yürürlükten kaldıran bir kanun tasarısı Hükümetçe hazırlanmış ve Meclise sunulmuştur.

Bu durumda, herhangi bir beldenin gerçekten gelişme alanına ihtiyaç duyması halinde nasıl bir uygulama yapılacağı sorusu akla gelebilir. Beldenin, mevcut sınırları dışında gelişme alanına ihtiyaç duyması halinde, mevcut yasalar çerçevesinde, belediye sınırları genişletilerek bu sorunun çözümlenmesi mümkündür.

Sayın milletvekilleri, tüm bu tartışmalar, hazırlanan yasa tasarısı yasalaştığı takdirde son bulacaktır. Bu nedenle, Bayındırlık Bakanı Sayın Yaşar Topçu aleyhine verilen gensorunun reddi yönünde oy kullanacağımızı bildirir; Yüce Meclise saygılar sunarım. (DSP ve ANAP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Baycık.

Demokrat Türkiye Partisi adına, Sayın Mahmut Yılbaş.

Buyurun Sayın Yılbaş.

Süreniz 20 dakika efendim.

DTP GRUBU ADINA MAHMUT YILBAŞ (Van) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; İstanbul Milletvekili Sayın Mustafa Baş ve 46 arkadaşının, İstanbul Büyükşehir Belediyesi mücavir alanındaki bir araziyi mevzuata aykırı bir şekilde Bahçeköy Belediyesi mücavir alanına dahil ettiği iddiasıyla Bayındırlık Bakanı Sayın Yaşar Topçu hakkında Anayasanın 99 ve İçtüzüğün 106 ncı maddeleri uyarınca gensoru açılmasına ilişkin önergesi hakkında söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, hepinizi saygıyla selamlamaktayım.

Değerli milletvekilleri, bu gensorunun verilmesinden dolayı, biz de, her şeyden önce, duyduğumuz memnuniyeti belirtmek istiyoruz; çünkü, uzun zamandır, hem Hükümet ve hem de Parlamento hakkında "üzerinde gölge vardır" şeklinde söylemler, kamuoyunun gündeminde canlı tutulmaya gayret gösterilmektedir. Demek ki, Türkiye Büyük Millet Meclisi, bu Hükümete güvenoyu verirken ve şimdi bu gensoru önergesini görüşürken, özgür iradesiyle hareket etmişti ve hereket edecektir. Bu gensoru önergesini veren arkadaşlarımızın gerçek düşünceleri bundan ibarettir; tabiî ki, bundan başka bir düşünceye de varılması söz konusu değildir; memnuniyetimiz bundan ileri gelmektedir.

Değerli arkadaşlarım, gensoru önergesini yakînen incelediğimizde, bunun, siyasal amaçlı olduğu görülmektedir. Yüce Meclisin denetim görevini harekete geçirmek yerine, siyasal bir amaç güdülmüştür. Böyle değerlendirildiğinde, önergenin ayrıntılarına girmenin gereksiz olduğunu değerlendirmekteyiz; çünkü, şu ana kadar konuşmuş olan diğer grup sözcüleri, işin teknik ve hukukî yönünü ayrıntılarıyla sizin bilgilerinize sunmuşlardır; tekrar etmenin, değerli vakitlerinizi almaktan başka bir işe yaramayacağı düşüncesindeyiz.

Diğer taraftan, Sayın Bakanın icraatından dolayı onu savunmak da bize düşmez; böyle bir niyetimiz de yok zaten. Sayın Bakan, kendisi bu kürsüye gelecek ve sizleri, icraatından dolayı, gerekli teknik ve hukukî bilgilerle donatacaktır; bundan emin bulunmaktayız.

Değerli arkadaşlarım, hem önerge sahiplerinin hem de diğer siyasî parti grupları sözcülerinin burada verdikleri hukukî ve teknik bilgilerden anlaşıldığına göre, uygulama, herkesin gözü önünde cereyan etmiş ve etmektedir. Sayın Bakana gelinceye kadar, birçok merci ve bunun ilgilileri, konuyla alakalı tasarruflarda bulunmuşlardır. Dosyayı incelediğimizde görüyoruz ki, İstanbul İl İdare Kurulu da bu konuda bir karar almış ve alınan karar, İstanbul Valisinin yazısıyla Bakanlığa intikal ettirilmiştir; yine, İstanbul Bayındırlık ve İskân Müdürlüğü de, mücavir alan konusunda, bu yeni tasarrufa önayak olacak gerekli incelemelerini yapmıştır.

Şimdi, bu işler bu kadar alenî cereyan ederken, eğer bir yanlışlık varsa, eğer bir eksiklik varsa, eğer bu konuda -sizlerin de ifade ettiğiniz gibi- birilerine rant sağlama gibi bir amaç güdülüyorsa, bunun yolları bellidir; bağımsız yargı buradadır ve bu icraatı denetleyecek, bu icraatın yerinde olup olmadığını araştıracak kurumlar da mevcuttur. Ayrıca, hepimizin malumu olduğu üzere, Yüce Meclisimizin denetim görevleri arasında, gensorudan önce, hukukî sonuç doğuracak, araştırma ve soruşturma gibi denetleme yöntemleri de vardır. Ben, önerge sahibi sayın milletvekili arkadaşlarımın, Meclisimizin bu denetim yetkileri dururken böyle bir gensoruyu gündeme getirmelerinden, bu işte, daha ziyade bir siyasal beklentinin söz konusu olduğu kanaatine ve yargısına varmaktayım.

KAHRAMAN EMMİOĞLU (Gaziantep) – İstanbul gidiyor Mahmut Bey, İstanbul...

MAHMUT YILBAŞ (Devamla) – İstanbul yerinde; mesele, herhangi bir konuyu...

KAHRAMAN EMMİOĞLU (Gaziantep) – İstanbul'u çok iyi bilirim, görüşebiliriz.

MAHMUT YILBAŞ (Devamla) – Arzu ederseniz sizi dinleyeyim.

BAŞKAN – Devam edin efendim, siz kendinizi zorlamadan konuşun.

MAHMUT YILBAŞ (Devamla) – Yok, zorlama yok Sayın Başkanım. (RP sıralarından gürültüler)

Arkadaşlarımız, kendilerine ayrılmış olan 30 dakikalık sürede, işin boyutu nedeniyle, herhalde kendilerini burada yeterince ifade etme imkânını bulamadılar, benim süremi almak istiyorlar, kendilerine vermekten memnun olacağım.

MEHMET AYKAÇ (Çorum) – Çok güzel anlaşmışsınız; bravo!

BAŞKAN – Efendim, müdahele etmeyelim, rica ediyorum.

MAHMUT YILBAŞ (Devamla) – Değerli arkadaşlarım, eğer bu önergenin hazırlanması sırasında, biraz önce söz konusu ettiğim gibi, değerli arkadaşlarımızın elinde yeteri kadar bilgi, belge varsa, bunları, vakit geçirmeden, ilgili makam ve mercilere sunmalarında yarar vardır. Eğer yine ellerinde mevcut bilgi varsa, bunun sonucunun alınması için -İçtüzüğümüze ve Anayasamıza göre, Meclisin diğer denetleme yetkileri söz konusudur- Meclise getirirler, o zaman bu konuyu enine boyuna tartışır, değerlendiririz ve ona göre de icabını yaparız.

Değerli arkadaşlarım, önergede bir paragraf var; gerçekten ilk bakışımda anlamakta sıkıntı çektim; ama, değerli milletvekili kardeşimiz Mustafa Baş Beyin yapmış olduğu konuşmada bu eksikliğin giderildiğini gördüm. Bu paragrafta özetle deniliyor ki: Mücavir alan olarak Bahçeköy'e verilmiş olan bölgede, bir siyasî partinin il başkanının, eski belediye başkanının ve -ilgiyi çekmek için de- Ömer Lütfi Topal'ın -parantez içerisine alınmış- sahibi bulunduğu Emperyal Denizcilik Turizm Şirketi ve bunlarla birlikte Koç Grubunun da geniş arazileri bulunmaktadır. Eğer değerli kardeşimiz buna değinmeseydi, bunun üzerinde daha fazla duracaktım; ancak, geldiler, burada, açıklamalarında ifade ettiler. Bunun yanı sıra, Toprakbank'ın da, diğer bankaların da geniş arazileri vardır.

Şimdi, burada, yine açıklığa kavuşturulması gerekli olan bir husus var. Bu Koç Grubunun arazisi, Gruba ait olan bir arazi değil. Yaptığımız incelemede, edindiğimiz bilgilere göre, bu, bir üniversite vakfına tahsis edilen araziden ibarettir.

Değerli arkadaşlarım, burada, değerli kardeşimiz, Meclisin bilgisine sunmak üzere, uzaktan çekilmiş bir fotoğraf da takdim ettiler. Evet, ilk bakışta görüyoruz ki, bu fotoğraf, sanki, ormanı almış ve orman, kullanma amacı dışında bir hizmete tahsis edilecektir intibaını uyandırmaktadır; ama, bu konu detaylı olarak incelendiğinde görülecektir ki, yalnız orman alanı içerisinde bulunan birtakım boş arsalardır.

Değerli arkadaşlarım, bizim zaten bir alışkanlığımız var; müsaade ederseniz izah edeyim. Üniversite denildi mi, şehir merkezlerinde -işte, Ankara Üniversitesinde olduğu gibi, diğer üniversitelerde olduğu gibi- eğitim görülen dört beş tane binadan, bir iki tane de yurt binasından ibarettir sayarız; ama, dünyadaki uygulamalar bundan çok daha farklıdır. Bugün, Batı ülkelerinde bazı üniversitelere gittiğinizde hayretler içerisinde kalırsınız. Bu üniversiteler, orman içerisindedir ve ormanın, orman vasfını kaybetmemiş şekilde hizmete sunulmasından ibarettir.

MEHMET AYKAÇ (Çorum) – Saptırıyorsunuz...

MAHMUT YILBAŞ (Devamla) – Bugün, Türkiye'de, 1960'lı yıllarda -eğer bilgilerimizi tazelersek- bu amaçla ve bu şartlara ileride kavuşmak üzere tesis edilmiş üniversitelerimiz de vardır. Değerli arkadaşlarım, sizlere hatırlatmak isterim; Orta Doğu Teknik Üniversitesi dağlık taşlık yerlerde kurulmuştu. Orta Doğu Teknik Üniversitesi, bugün, hem üniversitenin gayretiyle hem de diğer kamu kuruluşlarının gayretiyle, ayrıca, ondan çok sonraları kurulan Bilkent Üniversitesi de böyle Batı görünümlü olan ve Batı'da alışılmış bir sistem içerisinde kurulan üniversiteler hüviyetine kavuşmuşlardır...

MUSTAFA BAŞ (İstanbul) – Biz de onu söylüyoruz; aynı şeyi söylüyoruz.

BAŞKAN – Efendim, rica ediyorum, müdahale etmeyin.

MEHMET AYKAÇ (Çorum) – Boş arazileri açın diyoruz.

BAŞKAN – Efendim, müdahale etmeyin... Rica ediyorum...

Siz devam edin efendim.

MAHMUT YILBAŞ (Devamla) – Bizler, bu tür üniversitelerimizin artmasıyla, ülke olarak gurur duymalıyız, memnuniyet duymalıyız; çünkü, çocuklarımızın, sadece bilgi olarak değil, ruh sağlıklarını ve psikolojik rahatlıklarını da temin etmek üzere, bu tür yerlerde yükseköğrenim görmelerinden mutluluk duymaktayız ve duymalıyız.

Değerli arkadaşlarım, Türkiye, birçok alanda, eğitimde de olduğu gibi, temel hizmetlerini halkına götürmede sıkıntılar çekmekte ve bunları yeterince karşılayamamaktadır. Sayın Cumhurbaşkanımızın başlattığı ve birkaç yıldır da ısrarla sürdürdüğü kampanyalarla, Türkiyemizde, her aşamada, her seviyede eğitim kurumlarının, devletin yanı sıra, durumları müsait olan vatandaşlarımız tarafından da yapılması teşvik edilmektedir. Bizler, siyasî nedenlerle yaklaşımlarımızda bu hususu dikkate almaksızın, zaman zaman, insanlarımızı, bu alanda yatırım yapmaktan neredeyse vazgeçirme noktasına getirmekteyiz. Benim, bu vesileyle burada üzerinde durmak istediğim husus budur.

Değerli arkadaşlarım, bunun için, bir taraftan -tabiî ki, sizinle beraber- ülkemizde birçok alanda, yolsuzluk yapılmasına müsaade edilmeyecek şekilde gayret ve mücadele içerisinde olacağız ve bunun en güzel örneğini ve en güzel yaklaşımını, Allah kısmet ederse, yarın, milletvekillerinin dokunulmazlıklarının sınırlandırılması konusu Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülürken hep beraber yaşayacağız.

MEHMET AYKAÇ (Çorum) – O, yarın.

MAHMUT YILBAŞ (Devamla) – Buyurunuz, geliniz; eğer yolsuzluk konusunda, eğer toplumun üzerinde durduğu kirlenme konusunda gerçek ve kalıcı bir çözüme taraftar isek, yarınki görüşmelerimizde, Anayasanın 83 üncü maddesindeki milletvekilliği dokunulmazlığına sınırlandırma getirilmesi hususunda hep beraber hareket eder ve milletimizin, kamuoyunun beklentilerini böylece karşılamış oluruz.

MEHMET AYKAÇ (Çorum) – Sayın milletvekili, konuya gel.

BAŞKAN – Arkadaşlar, müdahale etmeyin, rica ediyorum.

MAHMUT YILBAŞ (Devamla) – Bana bu fırsatı verdiğinizden ve içten dinlediğinizden dolayı hepinize teşekkür ediyorum, saygı ve selamlarımı sunuyorum; sağ olunuz. (DTP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Yılbaş.

MEHMET AYKAÇ (Çorum) – Sen önce Koç'un dokunulmazlığını kaldır!

BAŞKAN – Canım, Koç'u evvela milletvekili seçin, ondan sonra dokunulmazlığını kaldırın.

ANAP Grubu adına, Sayın Nejat Arseven; buyurun efendim.

ANAP GRUBU ADINA NEJAT ARSEVEN (Ankara) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Refah Partisi İstanbul Milletvekili Sayın Mustafa Baş ve arkadaşlarının, Bayındırlık Bakanı Sayın Yaşar Topçu hakkında vermiş oldukları gensoru önergesi üzerinde Anavatan Partisinin görüşlerini ifade etmek üzere söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, bugün görüşülmekte olan gensoru önergesinde ifade edilen konuların hemen tamamı, bir sayın bakanın yasalardan doğan kanunî hak ve yetkilerini kullanmasıyla ilgili olup, bu kullanılan yetkinin hiçbir hukukî sonuç doğurmaması ve bir kanunsuz işleme sebep olmamış ve olmayacak olması itibariyle de, fevkalade yersiz ve zamansız, tamamen siyasî mülahazalarla verilmiş bir gensorudur.

Olayımızda, Bahçeköy Belediye Meclisinin 15.8.1997 gün ve 39 sayılı yazısıyla İstanbul Valiliğine müracaat edilmiş ve söz konusu alanların Bahçeköy Belediyesi mücavir alanlarına dahil edilmesi talep edilmiştir. Talep üzerine toplanan İstanbul İl İdare Kurulunun 21.8.1997 günlü kararı, Sarıyer Belediyesinin Boğaziçi etkilenme, geri görünüm ve öngörünüm bölgesi dışında kalan tüm mücavir alanlarının Bahçeköy Belediye Başkanlığına mücavir alan olarak verilmesi kararı, Bayındırlık ve İskân Bakanlığına gönderilmiştir. 3194 sayılı İmar Kanununun 45 inci maddesinde açıkça ifade edilmiş olduğu gibi şu hüküm yer almaktadır: "Mücavir alan sınırları, Belediye Meclisi ile İl İdare Kurulu kararına dayanarak vilayetlerce Bakanlığa gönderilir. Bakanlık, bunu inceleyerek aynen veya değiştirerek tasdik etmeye veya değiştirmek üzere iadeye yetkilidir."

KAHRAMAN EMMİOĞLU (Gaziantep) – Bayram değil, seyran değil; nereden çıktı bu!..

BAŞKAN – Efendim, müdahale etmeyelim.

NEJAT ARSEVEN (Devamla) – Anlarsın biraz sonra... Telaş etme anlarsın; sen, eski genel sekretersin, daha iyi anlarsın.

BAŞKAN – Efendim, rica ediyorum... Müdahale etmeyin... Rica ediyorum Sayın Emmioğlu...

NEJAT ARSEVEN (Devamla) – İmar Kanununun bu açık hükmü, Sayın Topçu tarafından kaleme alınmış, 55 inci Hükümet tarafından kanunlaştırılmış bir madde de değildir. İşte, yıllardır yürürlükte olan ve birçok hükümet ve bakan tarafından defaatle kullanılan bu hükme göre, yani, İmar Kanununun 45 inci maddesine göre açıkça bu konuda yetkili olan Bayındırlık Bakanlığı, bu yetkisini kullanarak, bütün hukukî prosedürü tamam olan bu talebi, İmar Kanunun 45 inci maddesi uyarınca kendi yetkisinde olan bu hakkını kullanarak onaylamıştır. Ayrıca, tabiî, Demirciköy ve Kumköy köylerinin Sarıyer Belediyesine çok uzak olması ve bugüne kadar Sarıyer Belediye Başkanlığınca söz konusu köylere yatırım yapılmamış olması nedenleriyle, bu köylerin Bahçeköy Belediye Başkanlığının yetki ve denetimine geçmek istediklerine dair taleplerini havi dilekçelerinin bulunması, söz konusu alanlar Sarıyer Belediyesi mücavir alanındayken, yaklaşık dörtbin tane kaçak, ruhsatsız ve plansız yapıların yapılmasına olanak tanınmış olması ve 2981/3290/3366 sayılı Kanunun 20 nci maddesi uyarınca yapılması gereken ıslah imar planları, Sarıyer Belediye Başkanlığınca boş ve orman mülkiyetindeki alanlarda uygulanarak, bu alanların ve çevrenin kullanım şeklinin değişmesine sebep olunması gibi çok haklı talep ve nedenler de, bu kararın Sayın Bakan tarafından alınmasında etkili olmuştur.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; 3194 sayılı İmar Kanununun 45 inci maddesi uyarınca yapılan bu işlemle, söz konusu alanlardaki orman alanlarının, doğal SİT alanlarının korunması sağlanmış ve bunun için de, tasdik olan yeni mücavir planlarına "bu alanlarda, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ve bu alanlar içinde kalan orman alanlarında da, 6831/3373 sayılı Orman Kanununa göre işlem yapılacaktır" plan notu da Sayın Bakan tarafından ilave edilmiştir. Bu not dahi, Bakanlığın, söz konusu yerdeki yapılaşma konusundaki ciddî hassasiyetini gösteren bir davranıştır.

Yine, bu alanlar, hiçbir şekilde imara açılmayacak olup, bu alanlardaki uygulamalar, belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve dışındaki yerleşme alanı dışında kalan -iskân dışı- alanlarda uygulanacak esaslara göre yapılacaktır. Bu yönetmelikle, o bölgelerdeki tarımsal nitelikteki kullanımlar da, ayrıca korunmuş olacaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; söz konusu mücavir alan değişikliğiyle ilgili birtakım rakamları da sizlere ifade etmek istiyorum. Sayın Baş biraz önce bu kürsüde ifade etti; doğrudur. Sarıyer Belediyesinin 8 100 hektarlık alanının Bahçeköy Belediyesine bağlandığı ve bu 8 100 hektar alanın, sanki tamamının planlama alanı olduğu burada ifade edildi. Evet, toplam 8 100 hektar Bahçeköy Belediyesine devredilmiştir; ancak, bu    8 100 hektardan 5 400 hektarı tamamen ormanlarla kaplı alandır ve bu alan üzerinde, 6831 sayılı Orman Kanunu ile 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa göre, değil yapılaşmak, çivi çakılması dahi mümkün değildir.

MUSTAFA BAŞ (İstanbul) – Yapıyorsunuz.

NEJAT ARSEVEN (Devamla) – Yine, 700 hektarı kıyı kenar çizgisi içinde kalan ve tarım arazisi olan kısımlardır ki, bu alanlar da, kesin bir şekilde kanunlarımızın getirdiği kısıtlamalar dolayısıyla yapılaşma kapsamı dışındadır. Ayrıca, imara açık olan 1 400 hektarlık kısım ise Sarıyer Belediyesi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından daha önce imar planları yapılmış, yüzde 80'i ruhsata bağlanmış, inşaatı hâlâ devam eden ve bir kısmı ise iskân ruhsatları dahi alınmış inşaatların bulunduğu alanlardır. Ayrıca, bu planların yapımı sırasında, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Sarıyer Belediyesi tarafından da rant bölgeleri, villa alanları planlanmış olup; diğer köy içi alanları olan Kısırkaya, Gümüşdere, Uskumruköy, Kilyos, Rumelifeneri Köylerinin, daha açık bir ifadeyle, köylülerimizin oturduğu köy içi alanlarının imar planları, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Sarıyer Belediyesi tarafından maalesef yapılmamıştır. Gerçek hak sahibi olan köylüler, salaş ve ahır görünümündeki evlerde oturmaya, yine, maalesef mahkûm edilmişlerdir.

Bu miktarlardan açıkça anlaşılacağı gibi, yeni planlanabilecek, sadece ve sadece 600 hektar alan kalmaktadır ki, bu da, imarı ancak 1/50 000 İstanbul nazım imar planına ve İstanbul 3 nolu Tabiat ve Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu kararlarına uygun olarak planlanabilecektir.

Değerli arkadaşlarım, bu ifadelerimde, söz konusu gensorunun, her türlü hukukî dayanaktan yoksun olduğunu ve bir siyasî maksada matuf olarak verilmiş olduğunu ifade ettim. Aslında, Refah Partili arkadaşlarım alınmasınlar ama, Meclisin denetim yollarını kullanmak konusunda ve bunları siyasî maksatlara uygun olarak kullanmak konusundaki tavırları ile en güvenilmez ve tutarsız parti olduklarını geçen dönemde yalnız Yüce Heyetimize değil, tüm milletimize de kanıtlamış oldular. Dolayısıyla, bu gensoru ve bundan sonra Meclis denetimiyle ilgili sergileyecekleri tavırları, yapacakları her türlü talep Yüce Heyetiniz tarafından ve kamu vicdanında reddedilmeye mahkûmdur.

TEVHİT KARAKAYA (Erzincan) – O hayal...

TEMEL KARAMOLLAOĞLU (Sıvas) – Hodri meydan...

NEJAT ARSEVEN (Devamla) – Çünkü, hiçbirimiz, Refah Partisinin, çığlıklarla, 54 üncü Hükümet döneminde vermiş olduğu soruşturma önergeleri ve daha sonra kurmuş oldukları o yarım, hem kendilerini hem ülkeyi hem de milletimizi felakete götüren ve sonunda da, maalesef, bırakıp kaçtıkları hükümet uğruna soruşturma komisyonlarındaki tavırlarını unutmadık ve tabiî milletimiz de unutmadı.

TEMEL KARAMOLLAOĞLU (Sıvas) – Refah Partisi bırakıp kaçmadı; bunu siz de biliyorsunuz.

NEJAT ARSEVEN (Devamla) – Dolayısıyla hem Parlamentoda hem millet önünde inandırıcılığınızı, Refah Partisi ve onun temsilcileri olarak maalesef kendi elinizle kaybettiniz.

TEMEL KARAMOLLAOĞLU (Sıvas) – Seçime gidelim, var mısınız? Hadi seçime gidelim.

NEJAT ARSEVEN (Devamla) – Bugün bir yolsuzluk gibi gösterdiğiniz gensoruyla ilgili görüşmeleri yapıyoruz -yine bu kürsüde ifade edildi- ama, unutmayın ki, yarın da burada, bütün toplumumuzun merakla ve özlemle beklediği milletvekili dokunulmazlığıyla ilgili Anayasamızın 83 üncü maddesine ilişkin değişikliği görüşeceğiz. Bu değişiklik teklifi, yani, milletvekili dokunulmazlığının kürsü masuniyeti dışında sınırlandırılması, bizim Anavatan Partisi olarak seçim taahhüdümüz olan ve seçim sonrası bütün milletvekillerimizin de imzasıyla Meclis gündemine getirdiğimiz bir konudur. Biz, bu değişikliği her platformda savunmaya ve Mecliste bütün milletvekillerimizle desteklemeye kararlıyız. Ancak, siz, yani bu gensoru önergesinin sahibi Refah Partililer olarak, her zeminde, kamuoyunun karşısında ve Parlamentoda milletvekili dokunulmazlığının, mutlak kürsü dokunulmazlığı dışında yolsuzluk ve suiistimallerle ilgili olarak sınırlandırılmasına karşı olduğunuzu ifade edegeliyorsunuz...

TEMEL KARAMOLLAOĞLU (Sıvas) – Herkes söylüyor ne manaya geldiğini, varsa söyleyecek...

NEJAT ARSEVEN (Devamla) – Halbuki, bütün milletimiz, milletvekili dokunulmazlığının, kürsüdeki sonsuz ifade hürriyeti dışında, yolsuzluk ve suiistimallerle ilgili olarak sınırlandırılmasını temiz siyaset için gerekli görüyor. Peki, siz Refah Partisi olarak, bu tavrınızla, bu gensoru ve sonrası için, bırakın Parlamentoyu, şu bizi seyreden aziz milletimize karşı nasıl inandırıcı ve güvenilir olacaksınız...

TEVHİT KARAKAYA (Erzincan) – Millet bizi biliyor...

NEJAT ARSEVEN (Devamla) – Böyle, her gün neticesi siyaseten kalkacak parmaklarla belirlenecek gensoru, soruşturma önergesi ve bunun gibi önergeler yerine bu işi -tabiî, eğer suçumuz varsa- bağımsız yargıya bıraksak ve Yüce Meclisin, hepimizin, üzerindeki tartışmaları kaldırsak daha doğru olmaz mı?!

TEMEL KARAMOLLAOĞLU (Sıvas) – Olur; konu o değil mi?!.

NEJAT ARSEVEN (Devamla) – Olursa, gereğini yapın.

Değerli arkadaşlarım geçen sene Refahyol döneminin bugünkü günlerini hatırlayınız; o günlerdeki gazete manşetlerini televizyon programlarını, tartışmalarını, lütfen, hatırlayınız. Ülkede, herkesin, neler oluyor diye birbirine sorduğu günleri hatırlayın; cinci hocaları, Ali Kalkancıları, Libya'daki çadırı, Sincan'ı, köstebekleri,  olay olan Yüksek Askerî Şûra toplantılarını hatırlayın; bir de bugüne bakın...

MUSA UZUNKAYA (Samsun) – Budapeşte'yi de hatırlayın.

ABDULKADİR ÖNCEL (Şanlıurfa) – Sarıyer... Sarıyer...

NEJAT ARSEVEN (Devamla) – Yeni Boğaz geçişi tüp mü olsun, köprü mü; İzmit Körfez Geçişi, Karadenizlinin 50 yıllık hayali Karadeniz otoyolu, enerji yatırımları, eğitim reformu, sosyal güvenlik reformu, sağlık reformları, Azerbaycan petrolleriyle ilgili olarak Bakü-Ceyhan hattı gündemi teşkil ediyor. (RP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar[!]) Azerbaycan'da yapılan törenin şeref konuğu, Azerî kardeşlerimizi ilk tanıyan ülkenin, yani, Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanı Sayın Mesut Yılmaz şeref kürsüsünde, şanlı bayrağımız gönderde dalgalanıyor, Bakü-Ceyhan hattının gerçekleşmesi konusunda yetkililer en net ve en kesin açıklamaları yapıyorlar...

MUSTAFA BAŞ (İstanbul) – Zamlar... Zamlar...

NEJAT ARSEVEN (Devamla) –  Bir de geçen dönemi, ülkemize, dönemin Sayın Başbakanına ve bayrağımıza Mısır'da ve Libya'da yapılan muameleyi hatırlayın.

F-16 üreticisi Türk Havacılık ve Uzay Sanayii, Airbus ile dünyanın en büyük nakliye uçağını yapmak için, yine 55 inci Hükümet döneminde anlaşma yapıyor.

TEVHİT KARAKAYA (Erzincan) – Enflasyondan bahset...

NEJAT ARSEVEN (Devamla) – Çok değerli milletvekilleri, bütün bunları, Türkiye'yi sizden devraldığımız nokta ile Sayın Yılmaz Başkanlığındaki, Anavatan Partisi öncülüğündeki 55 inci Hükümet döneminde ülkenin geldiği yeri anlatmak için söylüyorum; ama, siz Refah Partisi olarak hâlâ bu halden ders alıp mütenebbih olacağınıza ve "biz ne yanlışlıklar yaptık da iktidarı bırakıp kaçmak zorunda kaldık" diye bir özeleştiri yapacağınıza; bilmem hangi beldenin mücavir alan sınırı ile uğraşıyor ve hiçbir mesnedi olmayan bir gensoru veriyorsunuz ve hem bizi; yani, bu Yüce Heyeti hem de şimdi bizleri televizyonları başında seyreden-seyretmeyen değerli milletimizi inandıracağınızı zannediyorsunuz; fakat, maalesef, siz Refah Partisi olarak, hem Yüce Mecliste ve hem toplumda, bir parti için en önemli özellik olan inandırıcılığınızı kaybettiniz. (RP sıralarından gürültüler)

ABDULKADİR ÖNCEL (Şanlıurfa) – Millet bize inanıyor.

NEJAT ARSEVEN (Devamla) – Bu konudaki icraatlarınızdan hangisini sayayım.

BAŞKAN – Sataşmaya yer vermeyecek şekilde konuşun, biraz da konuya gelin. Rica ediyorum...

NEJAT ARSEVEN (Devamla) – Değerli Refah Partili arkadaşlarım, bakın; eğer siz... (RP sıralarından gürültüler)

BAŞKAN – Efendim, rica ediyorum, genel konuşun; sataşmaya yer veriyorsunuz.

NEJAT ARSEVEN (Devamla) – ...muhalefet olarak bir gensoru vermek istiyorsanız, önce, lüzumsuz, asılsız, sadece siyasî maksatla verilmiş olan bu gibi gensorulardan vazgeçin. Eğer, mutlaka böyle bir gensoru, bir soruşturma filan vermek istiyorsanız, işte o kendi döneminizle ilgili... (RP sıralarından gürültüler)

BAŞKAN – Müdahale etmeyin arkadaşlar.

NEJAT ARSEVEN (Devamla) –...Hükümetiniz döneminde yaptığınız yanlışlıklar; usulsüzlükler; milleti, memleketi düşürdüğünüz durumla ilgili olarak, o günkü kendi Başbakanınız ve Hükümet üyeleriniz hakkında bir gensoru verin ve kendi kendinize, oturun biraz düşünün "acaba biz niye bu Hükümeti bıraktık kaçtık, niye bu hale geldik, bugün niye bu işler tartışılıyor" diye onları değerlendirin. (ANAP sıralarından alkışlar)

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; şimdi, sizlere, bu gensoruda Sayın Yaşar Topçu hakkındaki suçlama konusuyla ilgili olarak; yani, İmar Kanununun 45 inci maddesinde yapılan değişiklik işlemleriyle ilgili olarak, Refahyol Hükümeti döneminde ve onun Sayın Bayındırlık ve İskân Bakanı tarafından yapılan işleri biraz anlatayım. Onları istiyorsunuz değil mi?! 54 üncü Hükümet döneminde; yani, o bir sene içinde, aynı bu işlem gibi, Refahyol döneminin Bayındırlık Bakanlığı tarafından yapılan işlem sayısı 65'tir. Bu 65 işlemin 18'i Refah Partili ve Doğruyol Partili belediyelerin talepleri üzerine ve onların istekleri doğrultusunda gelişmiştir.

MUSTAFA BAŞ (İstanbul) – Onlar 1580'e tabi belediyeler.

ABDULKADİR ÖNCEL (Şanlıurfa) – Sen karıştırıyorsun.

BAŞKAN - Efendim müdahale etmeyin, rica ediyorum.

NEJAT ARSEVEN (Devamla) – Onun dışında kalan ANAP, CHP, DSP, BBP ve bağımsız olan bütün belediye başkanlarının talepleri ise yine Bayındırlık Bakanlığı tarafından bu belediyelerin talepleri dışında gerçekleştirilmiştir.

MUSTAFA BAŞ (İstanbul) – Onlar 1580'e tabi belediyeler de ondan.

BAŞKAN – Sayın Baş, rica ediyorum efendim... Rica ediyorum...

NEJAT ARSEVEN (Devamla) – Çok değerli arkadaşlarım, şimdi, size Refahyol döneminde yapılmış olan çok enteresan 4 adet değişikliği anlatacağım. Hepsinin paftaları, hepsinin haritaları yanımda, zamanım çok dar; eğer, Sayın Baş arzu ediyorsan şimdi, oturunca sana veririm.

ABDULKADİR ÖNCEL (Şanlıurfa) – Sen şimdiden ver!

MUSTAFA BAŞ (İstanbul) – 1580'e dahil onlar, 1580'e.

NEJAT ARSEVEN (Devamla) – Bakın, Afyon Belediyesi mücavir alanına eklenen Çobanlar Belediyesi hudutları içinde bir mücavir alan var...

MUSTAFA BAŞ (İstanbul) – 1580'e tabi onlar.

BAŞKAN – Sayın Baş, rica ediyorum.

NEJAT ARSEVEN (Devamla) – Bu değişikliği yapan Bayındırlık Bakanı, aslında, mademki bu kadar uzak bir yerde mücavir alan eklemeyi kafasına koymuş, keşke Marmaris'te, Bodrum'da, Alanya'da bir mücavir alan Bolvadin Belediyesine eklenseydi hem Bolvadin Belediye Başkanı gider, orada tatil yapar, keyf ederdi hem de Refah Partili yöneticiler falan gider, orada bu işten istifade ederlerdi.

MUSTAFA BAŞ (İstanbul) – 1580'e dahil onlar, karıştırma.

NEJAT ARSEVEN (Devamla) – Çok değerli arkadaşlarım, peki; Antalya Kalkan'da 5 adet köy sahilinin korunması amacıyla Kalkan Belediyesi mücavir alanı içindeyken, bu köylerin açmış olduğu davalar da Bakanlık lehine sonuçlanmasına rağmen, 5 köyün Kalkan Belediyesi mücavir alanından, Bakanlık oluruyla çıkarılmasına ne diyeceksiniz?!.

MUSTAFA BAŞ (İstanbul) – 1580'lik onlar.

NEJAT ARSEVEN (Devamla) – Peki, şimdi ona geliyorum.

Samsun Yeşilkent Belediyesinin mücavir alanıyla ilgili konu gensoruda ifade edilen suçlamaların tıpatıp aynısıdır.

MUSTAFA BAŞ (İstanbul) – Metropoliten belediyeler tabiî...

NEJAT ARSEVEN (Devamla) – Samsun Büyükşehir Belediyesi mücavir alanı içinde kurulan ve 1580 sayılı Belediye Kanununa tabi olan -aynı burası gibi- Yeşilkent Belediyesi, çok yeni bir belediye olmasına rağmen, 4.11.1996 tarihli belediye meclisi kararıyla, mücavir alan talebinde bulunmuştur.

Belediyenin ve Valiliğin -aynı olayımızda olduğu gibi Sayın Baş- teklifiyle, Refahyol Hükümetinin istifasından da hemen sonra, yani istifa ettikten sonra, 20.6.1997 tarihinde, Bakan oluruyla konu onaylanmıştır. Aynı şey, Ordu Korgan Belediyesi için de geçerlidir.

Değerli arkadaşlarım, gensoruda Bakanımız Sayın Topçu'ya isnat olunanlar eğer bir suç oluşturuyorsa, bu suç, 54 üncü Hükümet döneminde, yani Refahyol döneminde, sizin döneminizde, tam 65 defa işlenmiştir. (ANAP sıralarından alkışlar)

Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; yine, bahse konu gensoru önergesinde, söz konusu yörede bazı kişi ve kuruluşların arsa ve arazilerinin bulunduğu; bu halin, Hükümetimizin birilerine diyet borcu ödemesi konusunu güçlendirdiği ifade edilmektedir...

BAŞKAN – Sayın Arseven, 1 dakikanız var.

NEJAT ARSEVEN (Devamla) – Sayın Mesut Yılmaz Başkanlığında kurulan 55 inci Cumhuriyet Hükümetinin, kimseye ama kimseye diyet borcu olmamıştır ve olmayacaktır. (ANAP sıralarından alkışlar; RP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar [!]) 55 inci Cumhuriyet Hükümeti, milletin tamamına yakınının arzusuyla ve sizin de içinde bulunduğunuz bu Yüce Parlamentoda, değerli milletvekillerimizin oyları ve desteğiyle kurulmuştur.

Zannediyorum, Refah Partisi olarak, siz, soruşturma komisyonlarında yarım bir hükümet uğruna ödediğiniz ve bugün, aynı zamanda yarın, bu millete hesabını veremeyeceğiniz diyetlerle ilgili tavrınızı, bizimle ve 55 inci Hükümetle karıştırdınız.

CAFER GÜNEŞ (Kırşehir) – Hangi yüzle konuşuyorsun sen!

MUSA UZUNKAYA (Samsun) – Seçime var mısınız, seçime?!.

NEJAT ARSEVEN (Devamla) – Değerli arkadaşlarım, yine, burada, bu alanlarda, İl Başkanımızın arsası olduğu ifade edildi. Sayın Erdal Aksoy, doğma büyüme Sarıyer'in evladıdır...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Arseven, süreniz bitti; lütfen toparlar mısınız.

NEJAT ARSEVEN (Devamla) – Toparlayacağım...

BAŞKAN – Buyurun efendim.

NEJAT ARSEVEN (Devamla) – 25 senedir, Sayın Aksoy'un, buralarda edinmiş olduğu bir tek gayrimenkul yoktur; hepsi ailesinden kalmadır. Ayrıca, Sayın Aksoy'un, bu arazileriyle ilgili, ne Sarıyer Belediyesine ve ne de Büyükşehir Belediyesine vaki bir talebi yoktur.

Koç Üniversitesiyle ilgili konu üzerinde, yine, burada konuşuldu. Koç Üniversitesi, 1992 tarihinde, Doğru Yol Partisi ve SHP Koalisyonu döneminde kurulmuştur. Bununla ilgili olarak çok basit bir şeyi de size ifade ettikten sonra, sözlerimi toparlayacağım. Bu arazinin kesin tahsisi, Doğru Yol Partisinin Değerli Orman Bakanı Sayın Ekinci tarafından imzalanmıştır ve yine, burada, bir yazıyı size ifade ediyorum; bu kampus alanının, Bayındırlık ve İskân Bakanı tarafından yetkisi kullanılarak imzalanması talebinin altında imzası bulunan, dönemin Millî Eğitim Bakanı Sayın Turhan Tayan'dır. Sayın Tayan, bu talebi Bayındırlık ve İskân Bakanlığına yapmadan önce...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Arseven, sürenizini geçtiniz efendim; lütfen, son cümlenizi söyleyin.

NEJAT ARSEVEN (Devamla) – Bitiriyorum... Hemen bitiriyorum...

...İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına, nazım imar planlarına Koç Üniversitesinin bu yerinin ilave edilmesi talebiyle bir yazı yazmış, bu konudaki vaki müracaatlarından bir netice alamaması üzerine de -demin ifade etmiş olduğum- Bayındırlık ve İskân Bakanlığına, aynı, olayımızda olduğu gibi, bu planın resmen onanması talebinde bulunmuştur.

Şunu da açıkça ifade edeyim ki, Koç Üniversitesi bir kamu tüzelkişiliğidir ve Koç Topluluğu ile Koç Üniversitesinin uzaktan yakından alakası da yoktur; ayrıca, vakıf üniversiteleri, yatırılan kaynakların dönmesinin hiçbir şekilde mümkün olmadığı müesselerdir; bunu da, dikkatinizden hiç çıkarmamanızı rica ediyorum.

Çok değerli arkadaşlarım, ayrıca, bu önergede sözü edilen, Orman Bakanlığının uygun görüşü alınmadığı ifadesi de, maalesef, doğru değildir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Arseven, süreniz bitti efendim. Lütfen, teşekkür edin, tamam...

NEJAT ARSEVEN (Devamla) – Teşekkür edİyorum, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (ANAP sıralarından alkışlar)

VI. – SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR

1. – Sıvas Milletvekili Temel Karamollaoğlu’nun, Ankara Milletvekili Nejat Arseven’in partisine yönelik ithamlarda bulunması nedeniyle konuşması

TEMEL KARAMOLLAOĞLU (Sıvas) – Sayın Başkan, bir konuda  açıklama yapmak istiyorum. Konuşması esnasında, Refah Partisine yönelik birtakım ithamlarda bulundu. Müsaade ederseniz, kısaca, sadece "bırakıp, kaçtılar" ifadesinin düzeltilmesi gerekiyor. Sadece, 1-2 dakika içinde, kısa zamanda...

BAŞKAN – Peki efendim, 2 dakika süre veriyorum; buyurun. (RP sıralarından alkışlar, ANAP sıralarından gürültüler)

ÜLKÜ GÜNEY (Bayburt) – Böyle bir usul yok...

BAŞKAN – Efendim, tabiî ki, Grup sözcünüz Refah Partisini açıkça hedef alırsa, sataşmadan dolayı da söz veririm.

Buyurun.

TEMEL KARAMOLLAOĞLU (Sıvas) – Sadece 2 dakika.

BAŞKAN – Tabiî efendim, buyurun; ama, yeni bir sataşmaya meydan vermeyin.

TEMEL KARAMOLLAOĞLU (Sıvas) – Sayın Başkan, kıymetli milletvekili arkadaşlarım; Anavatan Partisi sözcüsü, konuşması esnasında, Refahyol Hükümetinin kaçarak ayrıldığını ifade etti. Bu, hakikatlere taban tabana zıt, gerçekle bağdaşmayan bir tavırdır, bir ifadedir. Biz, Hükümetin, 54 üncü Hükümetin nasıl kurulduğunu ve prensip itibariyle, bu Hükümeti oluşturan Doğru Yol Partisi ve Refah Partisinin seçime gitmek kararı aldıkları takdirde nasıl bir yol izleyeceklerini önceden karara bağlamışlardı. Bu maksatla, Başbakan Erbakan, sadece Başbakanlığı Sayın Tansu Çiller'e devredebilmek için, istifa ettiğini kamuoyuna ve Yüce Meclise duyurdu.

CENGİZ ALTINKAYA (Aydın) – Hayır, öyle yazmadı.

BAŞKAN – Efendim, müdahale etmeyin.

TEMEL KARAMOLLAOĞLU (Devamla) – Müsaade edin.

Yüce Meclise duyurdu; bunu, doğrudan doğruya Sayın Reisicumhura da açık bir tarzda ifade etti. Onun arkasından, gerek Refah Partisinin, gerek  Doğru Yol Partisinin, gerekse Büyük Birlik Partisinin Genel Başkanları, yeni kurulacak, Tansu Çiller Başkanlığında kurulacak olan bir hükümeti destekleyeceklerini o zaman beyan ettiler. Sayın Reisicumhur bu beyana iltifat etmedi. Bunun üzerine, Refah Partisi, Doğru Yol Partisi, Büyük Birlik Partisi milletvekilleri açık bir tarzda, tek tek milletvekili olarak böyle bir kararı desteklediklerini beyan ettiler.

DEVLET BAKANI BURHAN KARA (Giresun) – Sayın Başkan, süreyi durdurmuyorsunuz.

BAŞKAN – Tamam; işte, 5 dakika söz verdim.

TEMEL KARAMOLLAOĞLU (Devamla) – Ancak, Sayın Reisicumhurun, bunun arkasından takip ettiği yol ve bugünkü Hükümetin nasıl kurulduğu, hangi çevrelerce desteklendiği açıkça ortaya çıktı (RP sıralarından alkışlar)

Şimdi, bunu tutup da hükümetten kaçmak gibi tarif etmeye elbette imkân da yoktur, mümkün de değildir. Biz, çok açıkca fikirlerimizi ifade ettik, böyle bir tavrı da hiçbir zaman sergilemedik. Bize dikte ettirilen hiçbir hususu kabul etmedik; ama sizler, dikteyi nasıl kabul ettiğinizi de çok açıkca sergilediniz.

Teşekkür ediyorum efendim. (RP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Karamollaoğlu .

ÜLKÜ GÜNEY (Bayburt) – Sayın Başkan...

UĞUR AKSÖZ (Adana) – Sayın Başkan...

BAŞKAN – Efendim... Buyurun.

ÜLKÜ GÜNEY (Bayburt) – Burada, Sayın Grupbaşkanvekili "kendilerine dikte ettirilen hiçbir hususu kabul etmediklerini" ifade buyurdular.

BAŞKAN – Evet.

Siz ediyor musunuz kendinize atfedilen şeyleri?

ÜLKÜ GÜNEY (Bayburt) – Bir dakika, dinle. Benim sözümü kesmeyin, ben konuşayım ondan sonra. Yorumu bilahara yapın Sayın Başkan.

BAŞKAN – Peki, buyurun.

ÜLKÜ GÜNEY (Bayburt) – Bugünkü koalisyon ve bugünkü Hükümet de hiçbir dikteyi kabul etmemiştir ve bu Hükümet, demokratik usuller içerisinde kurulmuştur. (RP sıralarından gürültüler) Bunu onların çok iyi bilmesi lazım. Yoksa, böyle, havada birtakım benzin ikmali vesaire gibi oluşumların dışında kurulmuştur.

Arz ederim.

BAŞKAN – Teşekkür ederim efendim.

Efendim, zaten, hepimiz bu Meclisteyiz, Hükümetin nasıl kurulduğunu da hepimiz biliyoruz. Değil mi yani?!. (RP ve DYP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar) Yani, belli olanı tekrar belirtmeye gerek yok.

V. – GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE

MECLİS ARAŞTIRMASI (Devam)

A)  ÖNGÖRÜŞMELER (Devam)

1. – İstanbul Milletvekili Mustafa Baş ve 46 arkadaşının, İstanbul Büyükşehir Belediyesi alanındaki bir araziyi mevzuata aykırı bir şekilde siyasî ayırımcılık yaparak Bahçeköy Belediyesi mücavir alanına dahil ettiği iddiasıyla Bayındırlık ve İskân Bakanı Yaşar Topçu hakkında gensoru açılmasına ilişkin önergesi (11/12) (Devam)

BAŞKAN – Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına, Sayın Altan Öymen; buyurun efendim.

Süreniz 20 dakika.

CHP GRUBU ADINA ALTAN ÖYMEN (İstanbul) – Sayın Başkan, sayın arkadaşlarım; Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına, görüşmekte olduğumuz konu üzerindeki görüşlerimizi açıklamak üzere huzurunuzdayım; hepinize saygı ve sevgilerimi sunarım.

Hemen belirteyim ki, görüştüğümüz konu, gensoru önergesi konusu, gensoru önergesi olup olmaması tartışılsa bile, fevkalade enteresandır; burada, arkadaşlarımızın konuşmalarından da anlaşılmıştır. Biz de konuya baktığımız zaman -zaten çok daha önceden ele almıştık- şunu gördük: Bu Hükümetin yaptığı bu mücavir alan kaydırması, olacak iş değildir. (RP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar) Bunun hukukla ilgisi tartışılabilir olduğu gibi, akılla ve mantıkla ilgisi de yoktur.

Burada arkadaşlarımız rakamlar verdiler. 170 bin küsur nüfuslu -daha fazla hatta- bir belediye; bunun, mücavir alanı dahil, bütün alanının dörtte üçü alınıyor, 4-5 bin nüfuslu bir belediyeye veriliyor. Bütün bu alanı, içerisinde inşaat olan, bir sürü meselesi olan bu alanı, bu belediye kontrol edecek. Elindeki kontrol imkânları da üç beş memurla, bir iki araçla sınırlı.

Bu mücavir alan uygulamasında, kanunlar teknik nedenlerle uygulansınlar, şehirlerin gelişmesinin sağlıklı bir şekilde olmasını imkân dahiline soksunlar diye bu mücavir alan kullanma yetkisi, Bakanlığa verilmiş; ama, bir gerekçeye dayanmak lazım. Anavatan Partisi sözcüsü arkadaşımızın söylediklerinden, bunun bir makul gerekçesini keşfetme imkânı bulamadık. Tıpkı, bundan önce yapılan bazı muameleler gibi. Yine, Anavatan Partisinin, Anayol Hükümeti zamanında yaptığı bir Esenyurt uygulaması vardır; onun da gerekçesi belli değildir. Orada da 200 bin nüfuslu bir yerin arazisinin büyük bir kısmı, yine, 4-5 bin nüfuslu bir başka ilçeye -Kıraçlı İlçesine- verilmiştir. Hatta, sadece mücavir alanı değil, ilçe belediye sınırlarının içindeki arazinin yarısı alınmış; o da oraya verilmiştir.

KAHRAMAN EMMİOĞLU (Gaziantep) – Bunlar, her zaman böyle!..

ALTAN ÖYMEN (Devamla) – Niçin; o zaman, Esenyurt Belediye Başkanı Cumhuriyet Halk Partili, öteki küçük belediyenin belediye başkanı Anavatan Partiliydi.

Şimdi de akıllara gelen şey, bu muamelenin, sadece bu sebepten -o küçük belediye başkanının ANAP'lı olması dolayısıyla- yapıldığıdır.

MEHMET AYKAÇ (Çorum) – Sadece, bu değil; Koç var Koç!..

ALTAN ÖYMEN (Devamla) – Diğer sebepler üzerinde de durulabilir.

Hükümet notuna bakıldığı zaman -yani, bu niçin yapıldı diye gerekçe namına, hepimize de gönderilen bir yazı var- deniliyor ki "bu mücavir alan işlemleri belediyelerin performansına bakılarak yapılır. Görülmüştür ki, Sarıyer Belediyesi dahilinde kaçak yapılar hızla artmaktadır. Belediye, bunları denetlememektedir; yani, kaçak yapılara müsaade etmektedir." Peki, sadece, orada mı bu kaçak yapıların denetlenememesi veyahut da kaçak yapılara müsaade edilmesi ve hatta, kaçak yapıların teşvik edilmesi. Bazı başka belediyeler de var, bütün belediyelerin hepsi değil; ama, mesela İstanbul'daki bazı örnekleri var; bunlardan bir tanesi de Eminönü Belediyesi. Eminönü Belediyesinin Başkanı ANAP'lı. Eminönü Belediyesi hakkında dünya kadar kaçak inşaat dolayısıyla savcılığa suç duyurusunda bulunulmuş; bunlardan 17'si bizim Eminönü İlçe Başkanı tarafından alınıp savcılığa götürülmüş, orada bilirkişi aynen tespit etmiş ve bunlar, vilayet idare kuruluna, il idare kuruluna gittiği zaman orada görüşülmesi uzun sürmüş, sonra da reddedilmiş, meni muhakeme kararı verilmiş.

Tabiî, bunun gibi, ANAP'lı olduğu gibi Refahlı belediyelerde de, bu, maşallah pek çok örnekler gösteriyor. Bir Gaziosmanpaşa Belediyesi var -burada, tabiî, bütün bunların notları var, belgeleri var; yaptırdığı yahut da yapılmasına göz yumduğu kaçak yapıların listesini burada okumaya kalksam 20 dakikaya da sığmaz, 60 dakikaya da sığmaz- bunun hakkında da, yine orada, bizim ilçe başkanımız, Cumhuriyet Halk Partisinin İlçe Başkanı, bütün gerekli yerlere başvurdu, uğraşıp duruyor; fakat, önüne, yine Memurin Muhakemet Kanunu dediğimiz, o 1913 sayılı Yasanın koyduğu sınırlamalar geliyor.

Bütün bu hadiseler; yani, hizmet ihmali, hizmet kusuru, yasadışılık falan, bütün bu hadiselerin belediyelerdeki mesulleri, eğer Hükümet istemezse, yahut da Hükümete bağlı olan il idare kurulu istemezse, savcı önüne getirilemiyor, adalet önüne getirilemiyor; asıl mesele, tabiî, buradadır.

Arkadaşlarım, bir başka mesele daha var. Ne diyor bu Hükümet; ben, buradaki kaçak yapılanmanın gelişmesini önlemenin başka çaresini bulamadım, bunu mücavir alan yoluyla yapacağım, güvendiğim bir belediyeye vereceğim. Güveniyor ona; gerçi, o belediye başkanı çoktan beri kendi partisine dahil değil, pek de tanımıyor, herhalde yeni kaydolmuş; Doğru Yol Partisinden oraya geçmiş. Zaten, ertesi gün bu muameleler başlamış ve bu mücavir alan kaydırma işlemi tamamlanmış. Bu bir güvence midir? Bu, orada işlerin daha iyi yürüyeceği, denetimin daha iyi yapılacağı, kaçak yapıların sayısının azaltılacağı yolunda bir güvence olabilir mi? Ama, bu şekilde telakki ediliyor.

Bunun dışında, şu noktaya dikkati çekmek isterim: Bu Hükümet, bu mücavir alan kaydırmasını yaptıktan bir ay sonra -Bakanlar Kurulunun imzasıyla tabiî- Meclise bir kanun tasarısı sevk etmiştir. Burada, mücavir alanların tamamen kaldırılması öngörülüyor. Bundan hepimizin haberi var mı bilmiyorum. Bu tasarı, şimdi, Meclis komisyonlarındadır.

Tasarının gerekçesine bakarsak, şöyle deniliyor: "Mevzuatımıza 1956 yılında giren ve başlangıçta sadece belediyelerin gelişme eğilimi ve zorunluluğuyla ilgili olarak imar denetimi amacıyla yararlanılan mücavir alanlar, diğer mevzuat uyarınca, giderek, bu amaçları dışında, çoğunlukla gelir kaynağı olarak kullanılmaya başlanmıştır." Yani, bu "mücavir alan kullanımı iyi bir şey değil" deniliyor; bunun kaldırılması gerektiği söyleniliyor ve bu, kanun maddesi haline getiriliyor. Eğer bu tasarı kanunlaşırsa, ne olacak bundan sonra diye, o maddeyi de aynen okuyorum: "3194 sayılı İmar Kanununun 45 inci maddesi ve bu konuda ve diğer ilgili kanunlarda yer alan mücavir alanla ilgili ifadeler ve hükümler yürürlükten kaldırılmıştır. Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce onaylı olan mücavir alanlar iptal edilmiştir." Bu dahil. Madde devam ediyor: "Bu alanlarda valilikler yetkilidir. Valilikler, bu yetkilerini, bayındırlık ve iskân müdürlükleri eliyle yürütür." Yani, bu kanun çıkarsa, artık, mücavir alan diye bir şey olmayacak; tabiî, kaydırması da olmayacak.

Yine, gerekçede devam ediyor: -daha neler var- Bu, kurulan yeni belediyeler büyük kentlerin bütünlüğünü daha da zedeleyecek mücavir taleplerini gündeme getirmektedir; yani, zedelemektedir bu mücavir alan işleri. Ayrıca, ilçeleri, belediye birimlerini birbirine düşürmektedir; köyleri kentleri birbirine düşürmektedir. Öyleyse, bu gerekçenin hepsi, şimdi yapılan bu mücavir alan kaydırma işlemini mahkûm ediyor. Bu nasıl Hükümet uygulamasıdır ki, bugün siz, mücavir alan tasarruflarıyla işleri halletmek istiyorsunuz; bundan bir ay sonra, bütün Hükümet üyelerinin imzasıyla "bu mücavir alanlar zararlıdır" diyorsunuz.

Bu kanun tasarısı olur mu, gerçekçi midir, o ayrı bir şey; çünkü, eğer bu kanun tasarısı çıkarsa, Türkiye'de -özellikle İstanbul'da mesela düşünün- bütün imar işleri, ruhsat işleri falan vilayetlere bağlanacak, bayındırlık müdürleri tarafından yürütülecek; nasıl kontrol edilecek, nasıl yapılacak, belli değil.

Şimdi, bundan sonra, Sayın Bakan bu konuda konuşacak herhalde, bu kanun tasarısı hakkında da biraz izahat versin; çünkü, o zaman, bu önergenin konusu olan mücavir alan işleminin durumu ne olacak, onu da belirtsin.

Arkadaşlar, benden önce konuşan ANAP sözcüsü arkadaşım "bu işi bütün belediyelerin yaptığını" söyledi; yani, daha önce falan; o arada da CHP'nin adını verdi. Tabiî, bu mücavir alan işlemleri, bu kanun çıktığından beri bütün belediyeler tarafından yapılıyor; ama, doğru mu yapılıyor, haklı mı yapılıyor, mesele o zaten. Burada biz bütün bunları, yapılan son işlemin haksızlığını gördüğümüz için, Esenyurt Belediyesine yapılan muamele gibi, haksızlığını gördüğümüz için belirtiyoruz. Bazıları da elbette haklıdır, teknik nedenlere dayanabilir; ama, size örnek vereyim, CHP'nin sözünü ettiği için... Bunun tam tersine örnekler de vardır. Mesela, Refah Partili arkadaşım da zaten buradan hatırlattı; Bayındırlık Bakanı olarak Onur Kumbaracıbaşı'nın bir tamimi var, bir genelgesi var; bu mücavir alan işlerinin, bu şekilde, yani, hangi şekilde yapılması gerektiğine dair bunun kurallarını getiriyor; ondan önce de Safa Giray arkadaşımız yapmış bunu; fakat, onu bırakalım, uygulamaya bakalım. 20 Ekim 1994... İstanbul'da Alemdar Belediyesinin bir talebi var aynı şekilde. Diyor ki "bazı köylerin, Reşadiye, Ömerli, Hüseyinli, Dumlupınar Köylerinin, Alemdar Belediyesi mücavir alanına alınmasını -benim alanıma alınmasını- teklif ederim." Bu, İl İdare Kurulundan geçiyor, Bakanlığa gidiyor. Cevap: "İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile İstanbul Valiliğince bu planın revizyonu çalışmalarına başlanılmış bulunması ve bu köylerin, imar ve planlama işlerinde bu plan revizyonu içinde değerlendirilecek olması nedeniyle uygun görülmedi." Bunun gibi daha birçok örnek var; ki, bu, Alemdar Belediyesi, ayrıca Sarıgazi Belediyesi -onun da böyle bir şeyi var- onlar da Cumhuriyet Halk Partili belediyeler; yani, onu hemen tashih edeyim. Bütün hükümetler, mücavir alan kaydırması işlemini yapmış olabilir. Bunlardan bazıları, elbette, haklı olabilir, teknik nedenlere dayanıyor olabilir; fakat, haksızlar arasında, Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin ve Hükümetin sayılmasını, bu örnekler de gösteriyor ki, doğru bir değerlendirme olarak tespit etmek mümkün değildir.

Şimdi, arkadaşlar, burada, Koç Üniversitesi meselesi de görüşüldü. Benden önce konuşan arkadaşım, ANAP sözcüsü arkadaşım belirtti; bu üniversite üzerine bina edilen bazı fikirler var burada ve şunu hatırlattı arkadaşım: -o da çok doğru- 1992 senesinde Bakanlar Kurulu kararı çıkıyor. Burada, o kararı imzalayan bakan arkadaşlarımız var Doğru Yol Partisinden, diğer partilerden de imzalayanlar var. Özellikle Orman Bakanı arkadaşımız ve Millî Eğitim Bakanı arkadaşımız, bu konunun önerilerini yapıyorlar, Bakanlar Kuruluna öyle gidiyor. Bu hadise nasıl olmuş; bunun içine bir siyasî sebep olarak giriyor. Ormanları nasıl koruyalım meselesinin bir tartışması var. Belki bazı arkadaşlarımıza, özellikle sözcü arkadaşlarımıza intikal etmiştir. İki tane kocaman kitap var; bir tanesi İstanbul Belediyesi tarafından hazırlanmış, içinde dünya kadar belge var, bu konudaki yazışmalar var, Bakanlar Kurulundan başlıyor; bir tane, Koç Üniversitesi tarafından hazırlanmış. Bunun gibi daha birçok makale var, yazı var, onların kupürleri var. Burada, baştan itibaren kronolojik olarak baktığımız zaman şu görülüyor: 1992'de şu tartışma varmış: Bu ormanlar nasıl korunacak? Bir tez -ki, Anayasamızın da öngördüğü ve en baştan beri devam eden, 1961 Anayasasından itibaren bir tezdir- bu ormanların içine yapı yapılmasın, yapılırsa bu çok sınırlı hallerde yapılsın, hiçbir yapı yapılmasın. Bir başka tez, ormanları böyle yapısız bir şekilde bırakırsanız, sahipsiz bırakmış olursunuz. Oraya en azından bazı kamu kuruluşlarını oturtun ki, onlar oraya bekçilik yapsın. Mesela, İstanbul'da askerî idareye ait Boğaz'ın iki yakasında tesisler vardır; bir tanesi Anadolu Kavağı'nda, bir tanesi Rumeli Kavağı'nda. Askerler buradan çıkacağı zaman ne olacak bu araziler meselesi ortaya çıktı ve hatta, hemen onun örnekleri görülmeye başlandı. Daha çıkacakları haber alındığı zaman bazı gecekondulaşma orada başlıyor. Bu nasıl önlenebilir; burada kamusal birtakım tedbirler alalım.

Şimdi, bu iki tez, ormancılar arasında da uzun boylu tartışılmış, hâlâ tartışılıyor. Bazı profesörler "hayır, hiçbir şekilde bunun içine herhangi bir yapı kondurmayalım, resmî de olsa, nasıl olursa olsun kondurmayalım" diyorlar; öbürleri de böyle bir tezi öne sürüyorlar. Bu konuda 1992 yılında bir değerlendirme yapılmış, o zamanki hükümet bir siyasî sorumluluk alarak bu kararı imzalamış. Bu kararın da arkasını getirmiş; çünkü, daha sonra bunun yazışmaları var. İşte, bakanın yetkisini kendi üzerine alması var, kesin tahsis var; ama, bu siyasî sorumluluğu üzerine alan kimseler, o zaman bu sorumluluğun gereğini yerine getirmeliler; yani, bu konu açıldığı zaman, niçin böyle yapmışlar, bunu belirtmeliler.

Şimdi, bunun tam tersini görüyoruz. Bu, Doğru Yol Partisi Hükümetinin bir kararıdır. Doğru Yol Partisi sözcüsü de bu meselenin içine yine Koç, vesaire meselesini karıştırıyor. Artı, 1992 senesinde, bu kararname çıkmış; konu dönmüş dolaşmış, o sırada -CHP'li İstanbul Belediye Başkanı Nurettin Sözen zamanında- bunun Bakanlar Kurulu kararındaki ve diğer kurallar içindeki yeri açısından götürülen proje uygun görülmemiş, reddedilmiş. Sonra belediye değişmiş, Sarıyer Belediyesi bunun uygunluk yazısını yazmış; çoğunlukla kabul etmiş. Sarıyer Belediyesi de demiş ki, "burada yapılması doğrudur, iyidir." Hepsinde ağaç kesilmesin meselesi var. Ağaç kesilmediğinin de tespitine dair tutanaklar var. "Ağaç kesildi" diye bazı iddialar var; resimler gösteriliyor; ama, o resimlerin 1990 yılından falanki arazi planlarına da aynen uyduğunu gösteren resimleri de bu sefer öteki taraf gösteriyor; yani, tartışmalı bir konu. Orman mühendisleri anlaşamıyor. Hatta zaman zaman bazıları bir fikir öne sürüyorlar, sonra o fikirler değişiyor; ama, bir karar alınmış ve bu uygulanıyor. Burada, Anavatan Partisine itham olarak, Refah Partili arkadaşlarım tarafından "işte diyet borcunuzu ödüyorsunuz" denilmesi de biraz mesnedi olmayan bir şey gibi görünüyor; çünkü, bu, burada böyle halledilecek bir konu değil, bir siyasî konu değil; bir teknik konu. Bunun gibi burada konuşulan diğer meseleler de -ormanların korunması açısından, çevrenin korunması bakımından- hep teknik konular, ama, siyasî bir hale getiriliyor.

BAŞKAN – Sayın Öymen, 1 dakikanız var efendim.

ALTAN ÖYMEN (Devamla) – Ortaya şöyle bir manzara çıkıyor: Mesela,  Refah Partisinin ormanı koruma iddiası var. Boğaz'ın öteki tarafına bakıyorsunuz, Beykoz mıntıkasında külliyeler falan birbirini izliyor.

Zamanım dolduğu için, kısaca toparlamak istiyorum. Biz, bu gensoruya daha önce açıkladığımız sebeplerle kabul oyu vermiyoruz, ret oyu veriyoruz; ama, bu görüşmelerin ışığında, daha önce sorduğumuz sözlü soruların cevabını bekliyoruz ve aynı zamanda da, bir araştırma önergesi veriyoruz.

Anlatmaya çalıştığım gibi, bu konu teknik bir konudur. Türkiye'nin ormanlarını, çevresini korumak, kaçak yapıları önlemek için, bütün Meclisin...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Öymen, süreniz bitti; lütfen, toparlar mısınız efendim. 1 dakika daha verdim.

ALTAN ÖYMEN (Devamla) – Teşekkür ederim.

...kendi temsilcileriyle bir komisyon halinde çalışması için, bir araştırma önergesi veriyoruz. Bu araştırma önergesine arkadaşlarımızın iltifat etmesini, bunu desteklemesini diliyoruz; çünkü, burada yapılması gereken şey, eğer kaçak yapıları önlemekse, eğer ormanları korumaksa, bunun köklü reformlarını, köklü tedbirlerini hep birlikte araştırmaktır. Yoksa, böyle siyasî polemiklerle bu işi halletmenin imkânı yoktur.

Bu önergemizin desteklenmesi dileğiyle hepinizi hürmetle selamlarken, ayrıca şunu hatırlatmak istiyorum: Burada başka önemli mesele, belediyelerde ve siyasetin diğer kademelerinde de yargı denetiminin işlemesidir. Yarın da bu denetimin biz milletvekilleri için işlemesini sağlayabileceğimiz bir gündür; dokunulmazlık meselesi görüşülecek, hepimizin burada bulunarak görevimizi yapmamızı diliyorum.

Saygılarımı sunuyorum. (CHP, ANAP ve DSP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Öymen.

Efendim, gruplar adına yapılan konuşmalar bitmiştir.

Şimdi, hakkkında gensoru verilen Sayın Bakan konuşacaklar.

Bayındırlık Bakanı Sayın Yaşar Topçu; buyurun efendim. (ANAP sıralarından alkışlar)

Süreniz 20 dakika.

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Sinop) – Sayın Başkan, Yüce Meclisin değerli üyeleri; önce, bayındırlık camiasını temsilen Yüce Meclisin huzuruna çıktığım bu ilk konuşmamda, tarihe karşı bir görevimi yerine getirmek istiyorum.

Çoğu defa uygarlıkla bayındırlık eşanlamlı kullanılmıştır. 1848'de Nafıa Nezareti adıyla ülkemizi imara başlayan Bakanlığımızın en büyük hedefi ve iddiası, Büyük Atatürk'ün cumhuriyetin temellerine yerleştirdiği "mamur Türkiye ve hedefi" iddiasıdır. Bunu, Bakanlığımız için büyük bir onur sayıyorum. Bu onurun bize büyük sorumluluklar yüklediğinin bilinci içinde huzurunuzda olduğumu ifade ediyorum ve bu vesileyle, 1848'den bu yana ülkemizin imarına katkıda bulunan gelmiş geçmiş tüm bakanlarımızı ve bayındırlık camiasını şükran ve minnetle anıyorum.

Değerli milletvekilleri, Meclisimizin bu yasama yılında, Hükümetimizin Bayındırlık Bakanı olarak ilk konuya muhatap olmak benim için onur vesilesidir; çünkü, Parlamentonun denetim yetkisi her şeyin üzerindedir ve mutlaka lazımdır. Bu rejimimizin geleceği için de fevkalade önemlidir.

Burada beni üzen olay, bu gensoruda beni üzen olay, gensoru gibi, denetim gibi fevkalade ciddî bir kurumu, böylesine ciddiyetten uzak iddialarla buraya getirip, Meclisin, âdeta işgal edilmiş olmasıdır. Bundan bir süre önce -takriben yedi sekiz ay kadar önce- bu kürsüde konuşan Refahyol'un Adalet Bakanı "Susurluk olarak bilinen olayların araştırma sonuçlarının adalete intikal ettirildiğini, o halde, Meclisin, Anayasa gereği bu konuda görüşme, tartışma yapamayacağını" ifade etmişti. Gensoru konusu yapılan mücavir alan hakkında Sarıyer Belediyesinin, 8 Eylül 1997 tarihinde İstanbul İdare Mahkemesine dava açtığını ve konunun yargı yerinde tartışılmakta olduğunu gözardı ederek, yani, denetleme yetkisi açısından amacından saptırılarak konu, bu gensoruyla Meclise getirilip tartışılıyor.

Burada dikkatinizi çekerim, bu davada ileri sürülen -dava dilekçesi yanımdadır- bütün görüşler, bu gensoru metnine aktarılmıştır. Yani, buradan, Sarıyer Belediyesinin davasına arkadaşlarımız destek vermeye çalışıyor. Destek vermeye çalışırken biz de bunu cevaplayacağız. Tabiî, bu gensoruya bakmamız gerekiyor. Gensoruya bakıyoruz, okuyoruz, sözcü arkadaşlarımız da okudu, ben de dikkatle okudum. Yalnız, Refah Partisi sözcüsü arkadaşımızın konuşmasına ilişkin notlar yanımda, sözlerini aynen dikkatle izledim. Dedi ki, "biz bu gensoru önergesinde 4 hususu Parlamentonun önüne getirdik. Nedir o 4 husus:

1. Büyükşehir Belediyesinin mücavir alanlarındaki düzenleme yetkisi gasp ediliyor.

2. 193 dönüm arazi, Koç Üniversitesine verilmiştir; bu yanlıştır. Bunun hesabını sormaya geldik.

3. Arazi yağmalamasına sebebiyet verilmiştir.

4. Kötü örnek olmuştur."

Şimdi, Sayın Baş burada sanıyorum, gensoru da burada. Gensoru 500 kelimeyi geçmez; bu 500 kelime içerisinde, bir tek yerinde "Koç Üniversitesi" ifadesi varsa, ben arkadaşlarımızın istediğini yerine getireyim. Bu gensoru önergesinin hiçbir yerinde "Koç Üniversitesi" ifadesi geçmiyor.

MUSTAFA BAŞ (İstanbul) – Bunun gensoruyla ne ilgisi var.

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – İşte, ne ilgisi var, onu söyleyeceğim, acele etmeyin; ama_

MUSTAFA BAŞ (İstanbul) – Yanlış anlaşılıyor.

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Hayır efendim siz_

BAŞKAN – Sayın Baş, müdahale etmeyin efendim.

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – İzin verir misiniz.

Bir yerde "Koç" lafı geçiyor

MUSTAFA BAŞ (İstanbul) – Hayır "plan yapman yanlış" deniliyor.

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Hayır efendim.

MUSTAFA BAŞ (İstanbul) – "Plan yapma" deniliyor.

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Beyefendi, siz, burada "Koç Üniversitesi" buyurdunuz. Zabıtları getirin, bakalım.

MUSTAFA BAŞ (İstanbul) – Hayır efendim.

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Hayır efendim, Koç Üniversitesi_ Çıkan arkadaşlarımız da Koç Üniversitesi üzerinde konuştu; Koç Üniversitesi sözünü siz getirdiniz. Ben, getireceğinizi de biliyordum, hazırlıklı geldim; ama, niye getirdiniz onu söyleyeceğim.

ABDULKADİR ÖNCEL (Şanlıurfa) – "Birkısım medya" deniliyor

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Hayır, burada, gensoruda bahsedilen Koç Grubudur; üniversite değil, Koç Grubudur.

Bu deyim doğrudur; ama, arkadaşlarımıza Sarıyer Belediyesi dedi ki: "Siz, bu önergede Koç Grubundan bahsetmişsiniz -hani peşkeş çekilen, diyet ödenen lafı var ya, o cümleden sayılıyor, diyet ödenenler içerisinde Anavatan İl Başkanı Erdal Aksoy, ANAP eski Belediye Başkanı Tahir Aktaş, Emperyal Denizcilik Turizm Anonim Şirketi (Ömer Lütfi Topal), Koç Grubu ve bazı medya- Koç Grubunu oraya yazdınız, bizi müşkül durumda bıraktınız. Niye; siz, şimdi orada, Koç Grubu için 'diyet' lafı ediyorsunuz, Koç Grubunun burada bir inşaatı var; ama, ruhsatını biz verdik, yani, Sarıyer Belediyesi olarak biz verdik. (ANAP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar) Şimdi, siz getirdiğiniz önergeye yazmışsınız; değiştir lafı."

MUSTAFA BAŞ (İstanbul) – Hayır, ruhsat yok.

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Ruhsatını siz verdiniz. İnşaat burada, fotoğraflar da burada; istiyorsan çıkartırım.

MUSTAFA BAŞ (İstanbul) – Tamam, çıkar.

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Peki, hayhay.

BAŞKAN – Sayın Baş, çok müdahale ediyorsunuz.

MUSA UZUNKAYA (Samsun) – Ruhsatı çıkar da görelim.

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Hayhay.

BAŞKAN – Efendim karşılıklı konuşmaya gerek yok. Sayın Bakan, siz konuşmanıza devam edin. (RP sıralarından gürültüler)

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Hayır efendim, burada.

MUSA UZUNKAYA (Samsun) – Çıkar ruhsatı bakayım!..

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Hayır, hayır... Burada, yanımda getirdim, şunun birisinin içinde.

MUSTAFA BAŞ (İstanbul) – Arazinin etrafında çit çevirme ruhsatı var, inşaat değil.

BAŞKAN – Sayın Baş, çok müdahale etmeyin, rica ederim...

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Hayır, hayır... Şu gördüğünüz inşaat... (RP sıralarından gürültüler)

MUSTAFA BAŞ (İstanbul) – Çıkar!... Çıkar!...

SITKI CENGİL (Adana) – Ruhsatı çıkar!..

BAŞKAN – Efendim, rica ederim... Oturur musunuz...

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Ruhsatını siz verdiniz, planı, ruhsatını siz verdiniz... (RP sıralarından gürültüler)

MUSTAFA BAŞ (İstanbul) –  Ruhsatı çıkar!

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Ruhsatını siz verdiniz...

BAŞKAN – Efendim, oturur musunuz.

MUSTAFA BAŞ (İstanbul) – Nerede ruhsat?!

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Burada... İnşaat burada... (RP sıralarından gürültüler)

BAŞKAN – Sayın Bakan, bir dakikanızı rica ediyorum.

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Bakın, işte, ormanlar mahvediliyor denilen Koza Garanti İnşaatın inşaatları. (ANAP sıralarından alkışlar; RP sıralarından gürültüler)

BAŞKAN – Oturun be kardeşim yahu!

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Ruhsatını siz verdiniz.

MUSTAFA BAŞ (İstanbul) – Ruhsatını çıkarmazsan yalancısın.

BAŞKAN – Sayın Baş, oturur musunuz efendim.

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Ne çok bağırıyorsunuz. Bana bağıracağınıza, gidin Belediye Başkanına bağırın.

MUSTAFA BAŞ (İstanbul) – Ruhsatını çıkarmazsan yalancısın.

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Bana bağıracağınıza, Belediye Başkanına bağırın.

BAŞKAN – Arkadaşlar, lütfen, oturur musunuz.

Sayın Bakan, bir dakika; sürenizi...

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Şimdi, daha böyle çok... (RP sıralarından gürültüler)

BAŞKAN – Sayın Bakan, bir dakika efendim...

Sayın milletvekilleri, bakın, burası ciddî bir müessesedir. Bir gensoru müzakeresi yapıyoruz; burada karşılıklı konuşulmaz. (RP sıralarından gürültüler)

MUSTAFA BAŞ (İstanbul) – Ruhsatı çıkar!

ÖMER FARUK EKİNCİ (Ankara) – Ruhsatı çıkar!

BAŞKAN – Susun be!.. Susun diyorum size... Arkadaşlar, rica ediyorum susun! Bakın, şimdi, siz, Sayın Bakan hakkında...

SITKI CENGİL (Adana) – Ruhsatı çıkar!.

BAŞKAN – Sayın Cengil, rica ediyorum... Efendim, bakın, herkes bir ağızdan konuşulmaz; yani, bu kadar millet bizi seyrediyor canım; ilkokul çocuklarının gösterdiği olgunluğu gösterin canım. (RP sıralarından gürültüler)

Buyurun Sayın Bakan.

MUSTAFA BAŞ (İstanbul) – Ruhsatı çıkarsın!..

ADEM YILDIZ (Samsun) – Niye bağırıyorsun... Bağırmadan konuş; o sana bağırdı mı!..

BAŞKAN – Efendim, rica ediyorum... Oturur musunuz...

MUSTAFA BAŞ (İstanbul) – Sayın Bakan ruhsatını çıkarmazsa yalancı ilan edeceğiz.

BAŞKAN – Efendim, yarın gösterir size.

MUSTAFA BAŞ (İstanbul) – Sayın Bakan ruhsatını çıkarmazsa yalancı ilan edeceğiz.

BAŞKAN – Sayın Baş, rica ediyorum...

Efendim, buyurun Sayın Bakan, tamam, devam edin.

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Şimdi, lafı, önergede olmadığı halde, Koç Üniversitesine getirmesinin nedeni bu.

ABDULKADİR ÖNCEL (Şanlıurfa) – Hani ruhsat yahu?!

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Koç Grubu değil mi, doğru; ama, peşkeş çeken kendileri, peşkeş çekildiyse. (RP sıralarından "ruhsat!.. ruhsat!.." sesleri, gürültüler) Ben "peşkeş çekildi" demiyorum. Çekildiyse, çeken kendileri; ama, buraya yazınca müşkül durumda kaldılar, Koç Üniversitesine getirdiler lafı, onu da tartışacağız.

ÖMER FARUK EKİNCİ (Ankara) – Ruhsat nerede?..

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Şimdi, burada bir şeyi daha söylemek istiyorum: Sayın Baş "kötü örnek olduğu için getirdik" dedi ve benim için, gayet de ağır bir kelimeyi "hırsız" tabirini kullandı; Sayın Başkan da dedi ki: "Canım, ben, işte ikaz ediyorum; buradan ne söyleyeceğine de karışamam ya."

ABDULKADİR ÖNCEL (Şanlıurfa) – Ruhsatı çıkar...

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Bu "hırsız" tabirini arkadaşımız düzelterek "mücavir alan hırsızı" dedi. Hırsızlık bana yakışmaz, ben bu tabiri Sayın Baş'a iade ediyorum; dikkat edin, Cevat Ayhan Beye iade etmiyorum, onu tenzih ederim; bunu söyleyen arkadaşa iade ediyorum.

MUSTAFA BAŞ (İstanbul) – Döner sana gelir o...

VEYSEL CANDAN (Konya) – Ruhsatı unutma...

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Şimdi, eğer bu kötü örnek olduysa -Sayın Cevat Ayhan beni bağışlasın; ben, niye yaptı diye söylemiyorum, arkadaşları buraya getirdikleri için, gensoru gibi önemli bir meseleye konu yaptıkları için söylüyorum- Cumhuriyet Halk Partisinin başında bulunduğu Samsun Anakent Belediyesinin mücavir alanı içinde 1995 yılında kurulmuş Yeşilkent Belediyesinin seçimini Anavatan Partisi kazandıktan sonra, Büyükşehir Belediyesinin mücavir alanını Yeşilkent Belediyesine devrederek, bu yeni kurulmuş belediyeye ciro ederek -onların tabiriyle, aktarak- bu belediyeyi Refah Partisine alan arkadaşlarımız değil mi; arkadaşlarımız; işte size kötü örnek...

VEYSEL CANDAN (Konya) – Ruhsatı unutma... Ruhsatı...

METİN PERLİ (Kütahya) – Ruhsatı çıkar...

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Gidin, ruhsatı, Sarıyer Belediye Başkanı size versin.

BAŞKAN – Arkadaşlar, rica ediyorum... Rica ediyorum...

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Siz, Cumhuriyet Halk Partili Büyükşehir Belediyesinin elinden mücavir alanını alacaksınız, ANAP'lı belediyeye, Refah Partisine geçmesi karşılığında devredeceksiniz; sonra, dönüp, beni itham edeceksiniz.

VEYSEL CANDAN (Konya) – Ruhsat... Ruhsat...

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – İşte, işin yanlışı burada... Ben, tekrar söylüyorum, Sayın Cevat Ayhan'a, bunları niye yaptınız diye sormuyorum, o anlamda söylemiyorum; çünkü, 45 inci madde...

AHMET DOĞAN (Adıyaman) – Sarıyer'den bahset...

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Geleceğiz, geleceğiz... Acele etme... Daha çok var...

45 inci madde, bu yetkiyi Bakanlığa vermiştir. Bakanlık, bu yetkiyi, zaman zaman, öyle kullanır, böyle kullanır. Sayın Öymen "Biz de anlayamadık, niye böyle kullandı" dedi. Şimdi söyleyeceğim niye öyle kullandı... (RP sıralarından gürültüler)

MUSTAFA BAŞ (İstanbul) – Orası nâzım imar planı olmayan, metropolitan planı olmayan bir yer...

BAŞKAN – Arkadaşlar, rica ediyorum... Sayın Baş, bakın, zatıâliniz...

ÜLKÜ GÜNEY (Bayburt) – Sayın Bakan, boşver...

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Biz, burada siyasî ayırımcılık falan yapmıyoruz, onlar yaptığı için söyledim ben.

Değerli üyeler, işin aslı şudur: İstanbul Büyükşehir Belediyesinin bulunduğu mücavir alanlar içerisinde, 7 tanesi Anadolu yakasında, 7 tanesi de Avrupa yakasında, 3030'a tabi olmayan, tamamen 1580 sayılı Kanuna tabi 14 tane belediye kurulmuştur. Böylece, zaten, bu mücavir alanların -bu belediyelerin imar yetkisi olduğuna göre- İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından münhasıran tasarruf edilmesi diye bir şey söz konusu olmaktan da çıkmıştır.

VEYSEL CANDAN (Konya) – Yanlış, yanlış...

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Yanlışsa, dava açtınız, aradan iki ay geçti, yürütmeyi durdurma vermedi. Buyurun, dava orada, yanlışsa düzeltirsiniz.

MUSA UZUNKAYA (Samsun) – Adalete de mi müdahale ediyorsun?!.

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Hayır, adalete müdahale etmiyorum, siz ediyorsunuz adalete müdahale.

Şimdi, bu arkadaşlarımızın söylediği gibi, oniki günlük bir süre içerisinde falan da yapılmış bir olay değil. 1995 yılında, Bahçeköy Belediyesi, İl İdare Kuruluna, bu mücavir alanların kendisine verilmesi için başvurmuştur; başvuru 1995'te... İl İdare Kurulu, bunu incelemiş, noksan bulmuş, şunları şunları tamamlayın, gelin demiş. Bilahara, bunlar tamamlanmış; tamamlandıktan sonra İl İdare Kuruluna gelmiş; İl İdare Kurulu bunu görüşmüş ve bize bildirmiş; görüşüp bildirmesi oniki gün...

Arkadaşlarımız "ormandan izin almadınız" diyorlar. Benim onayımda aynen, Tabiat ve Kültür Varlıklarını Koruma Kurulunun izni alınacaktır, izin alınmadan işlem yapılmayacaktır. Orman Bakanlığından izin alınmadan işlem yapılmayacaktır kaydı, müsaadesinde, haritasında şerh olarak verilmiştir. Buna rağmen, Bahçeköy Belediyesi, burayı talep ederken Orman Bölge Müdürlüğüne başvurmuş, buranın kendilerine tahsisinin orman idaresi bakımından bir sakıncası olup olmadığını sormuş, Orman Bölge Müdürlüğü de  -cevap burada, dosyasında- " Bahçeköy'e devrinde bizce bir sakıncası yoktur" diye cevap vermiş. 

MUSTAFA BAŞ (İstanbul) – Nerede cevap?.. Cevap nerede?.. Orman Bölge Müdürlüğünün cevabını istiyorum Sayın Bakan.  

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Peki, bu işlem önüme geldiği zaman  ne yaptım?..

MUSTAFA BAŞ (İstanbul) – Kesinlikle cevap yok.

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Bu işlem önüme geldiği zaman açtım, ilgilileri de çağırdım. Bugüne kadar bu işin bir sürü kabarmış dosyası var. Bu dosyayı çıkardık, gördüğümüz manzara şu idi: 8 100 hektarlık bu alanda 7 köy vardır ve bu alan, İstanbul Nâzım Boğaz Planının tümüyle dışındadır; ne öngörünüm, ne geri görünüm; tamamen kırsal bir alandır, bu kırsal alanın 5 400 hektarı ormandır.

MUSTAFA BAŞ (İstanbul) – Orman Bölge Müdürlüğünün cevabı nerede Sayın Bakan?.. Cevap nerede?..

Orman Bölge Müdürlüğünün cevabını istiyoruz. Böyle bir yazı da yoktur, böyle bir cevap da yoktur.

BAŞKAN – Efendim, zaten, Sayın Bakan,  Orman Bakanlığından cevap aldım demedi "şerh verdim" dedi.

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Var efendim, var!.. Var efendim, burada!.. Var bende.. (RP sıralarından gürültüler)

BAŞKAN – Rica ediyorum efendim...

MUSTAFA BAŞ (İstanbul) – Orman Bölge Müdürlüğünün cevabı yoktur; iddia ediyorum...

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Bende var...

MUSTAFA BAŞ (İstanbul) – Yok böyle bir cevap.

Sonra, Sayın Bakan, Bahçeköy'ün ilk isteğini Bakanlık reddetti, İl Genel Kurulu değil...

BAŞKAN – Arkadaşlar rica ediyorum...

MUSTAFA BAŞ (İstanbul) – Bilgileriniz yanlış. Sizi yanlış bilgilendiriyorlar, onun için yanlış yaptınız.

ADEM YILDIZ (Samsun) – Sayın Başkan, çıksın onlar konuşsun!.. Sükûneti sağlayın lüften.

BAŞKAN – Siz de konuşuyorsunuz, onlar da konuşuyor; ne yapayım şimdi?!. Kimin ağzına fermuar çekeyim!..

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Şimdi, bu 8 100... (RP sıralarından gürültüler)

MUSA UZUNKAYA (Samsun) – Ruhsatı göster, ruhsatı!

ABDULKADİR ÖNCEL (Şanlıurfa) – Ruhsat, ruhsat!..

BAŞKAN – Arkadaşlar, sükûnetle dinleyelim.

Sayın Bakan, o dosyalar arasında bir ruhsat varsa, arkadaşlara gönderelim canım. (RP ve DYP sıralarından alkışlar, gülüşmeler)

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Sayın Başkanım, ruhsat yok da, arkadaşlara bir harita göstereceğim.

BAŞKAN – Çok meraklılar ruhsata!..

SITKI CENGİL (Adana) – Yok, yok...

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Hayır, hayır, bir harita çıkaracağım, harita arıyorum... Burada... (RP ve DYP sıralarından alkışlar [!])

Şimdi, bakınız, biraz uzakta olanlar göremeyebilir; ama, bunun haritası budur. Şimdi, bu haritada şu mavi kenarlı yerler Boğaz ve Karadenizdir, yeşil görülen alanların tümü ormandır, kahverengi olarak işaretlenmiş alanların tümü 1 400 hektar; 1 400 hektarlık alan Sarıyer Belediyesi tarafından master imar planında 1/50 000 ölçekli planda görülmemesine rağmen, Yolumlu'da Tabiat ve Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu kararına aykırı olarak inşaat ve imara açılmıştır.

VEYSEL CANDAN (Konya) – Nereden belli?!

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Şimdi, bunların yüzde 80'inin de, sadece planları tasdik olmamış, inşaat ruhsatı verilmiş, deminki Garanti Koza gibi.

MUSTAFA BAŞ (İstanbul) – Sayın Bakan, bu da yalan.

MEHMET AYKAÇ (Çorum) – Nereden belli?

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Şimdi, bunun buraya gelişinin sebebi şu...

MUSTAFA BAŞ (İstanbul) – Kesinlikle; bir tek ruhsat göster.

BAŞKAN – Sayın Baş, bakın, size ceza vereceğim... Ama, çok ileri gidiyorsunuz canım; rica ediyorum...

MUSTAFA BAŞ (İstanbul) – Sayın Başkan, bir tek plan, bir tek ruhsat göstersin, bütün söylediklerini kabul edeceğim.

BAŞKAN – Sayın Baş, yerinize oturur musunuz... Lütfen yerinize oturun.

Buyurun efendim.

MUSTAFA BAŞ (İstanbul) – Yanlış söylüyor, yanlış bilgilendirmişler.

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Bunun buraya gelişinin sebebi şu: Burası, arkadaşlarımızın dediği gibi, hakikaten büyükşehir belediyelerince ve bu tür mülhaktaki belediyelerce rant yeri haline getirilmiş; çünkü, bunların hiçbir tanesinin mevzi imar planları o belediyeler tarafından yapılmıyor. Burayı kullanmak isteyen arazi sahipleri, kooperatifler tarafından yapılıyor.

MEHMET AYKAÇ (Çorum) – Hepsi yalan.

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Belediyeler imar sınırlarını genişletmiyorlar. Neden; çünkü, imar sınırını genişletmek büyük masraflarla plan yapmayı gerektiriyor. Halbuki, burada yapılaşma yapacak olan özel, tüzelkişiler mevzi imar planı getiriyor, belediye bunu tasdik ediyor, alıyor 30-40 milyar...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Bakan, süreniz bitti, konuşmanıza müdahale edildiği için size eksüre veriyorum.

Buyurun efendim.

MUSTAFA BAŞ (İstanbul) – Sayın Başkan, bunların hepsi...

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Sonra inşaat ruhsatı veriyor; bir kısmı belediyeye, bir kısmı vakıflara; siz gerisini anlarsınız! İşte, kavganın altında yatan sebep bu.

Şimdi diyorlar ki: "Burayı bizim elimizden aldınız, biz buradan milyarlar, trilyonlar kazanacaktık. Şimdi bu para bizim elimizden gitti." Bağırmalarının nedeni bu. (ANAP ve DSP sıralarından alkışlar)

Koç Üniversitesine gelince -iki dakikada izah edeyim- Koç Üniversitesi için, 1992'de, Doğru Yol Partisinin Genel Başkanının da içerisinde bulunduğu Hükümet karar vermiştir, bu üniversiteye tahsis yapmıştır. Tahsis sırasında Orman Bakanı Hasan Ekinci Beydir, talepten 30 hektar fazla vermiştir ormanı korusun diye. Sayın Aykurt buraya çıkmadan önce bunları incelemeliydi. Değerli arkadaşımız, zamanın Millî Eğitim Bakanı Turhan Tayan Bey, hem Büyükşehir Belediyesine hem Bayındırlık Bakanlığına hem diğer ilgili yerlere -Orman Bakanlığına- buranın bir an evvel tahsisi için muhtelif yazılar yazmıştır.

MUSTAFA BAŞ (İstanbul) – Doğru yapmıştır.

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Doğru yapmıştır tabiî.

MUSTAFA BAŞ (İstanbul) – Bunlar reddedildi.

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Bir dakika... Reddedilmedi.

Bayındırlık Bakanlığına yazmış; hatta, Turhan Bey, bana göre de doğru bir görüşle "burası, kanunla kurulmuş bir vakfın üniversitesidir; o halde, bunların yapacağı bina da resmî bina sayılır; bunu, siz, resen yapın" demiş; doğru... Ben de öyle yaptım zaten; yönetmeliği değiştirdim "resmî bina" deyimine, kanunla kurulmuş olan bütün kurumların binalarını aldık -çünkü, o kurumların arabaları siyah plakalı; niye hep binaları resmî bina değil- Turhan Bey'in görüşüne uygun olarak değiştirdik ve buna göre de, ben, resen izin verdim.

Şimdi, bütün bunları arkadaşlarımız yaparken, Garanti Koza'ya ruhsat verirken bunlar diyet ödememiş oluyor; Hasan Ekinci Bey ile Turhan Tayan Bey bu yazıları yazarken, takip ederken kimse diyet ödememiş oluyor; biz verince diyet ödemiş oluyoruz... Bunlar ayıp şeyler! (ANAP ve DSP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)

Sonra, Sayın Aykurt, madem, burada, beni, ahlaken doğru davranmamakla itham etti, siz niye doğru davranmadınız? Burada arsası bulunanları tamamen saymadınız. Mademki, ormanların kıyılmasına bu kadar karşısınız, burada Genel Başkanının inşaatı var... "Niye inşaat yapıyorsunuz" diye, şikâyetinizi ona yapın . (ANAP ve DSP sıralarından alkışlar, DYP sıralarından gürültüler)

Bir dakika... Ben, kınadığım için söylemiyorum kardeşim, senin grup sözcün söylediği için söylüyorum.

BAYAR ÖKTEN (Şırnak) – İhalesi...

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Anladım kardeşim... Ben "niye var" demiyorum, senin grup sözcün bunu eleştirdiği için söylüyorum; diyorum ki: Şu haritada, sadece 600 hektarlık, yüzde 10 yapılanabilir bir alan var; 60 hektar yapar. Şu gördüğünüz beyaz yerler. Bu beyaz yerlerin içerisinde de, yine, Doğru Yol Partisi Genel Başkanının 120 dönüm yeri var. Ben "niye var" diye sormuyorum. Sizinki, sayarken, Erdal Aksoy'u saydı. Erdal Aksoy'unki, Boğaz geri görünüm içerisinde, halen Sarıyer Belediyesinin yetki alanı içerisindedir; ama, burada, Refah Partili il başkanının 8 dönüm arsası var; 18 uygulamasıyla bırakılmış yakınlarına. Refah Partili Belediye Başkan Yardımcılarının oturdukları kendi mülklerinin bir katı kaçaktır, birer katları kaçaktır... (ANAP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar) Siz mi koruyacaksınız böyle?!. Kombassan buraları 10 metre kazıp, tabiî florayı kaldırırken siz neredeydiniz?!. (RP sıralarından gürültüler)

MUSTAFA BAŞ (İstanbul) – Sayın Bakan, Refah Partili belediye başkan yardımcılarının arsası yoktur.

BAŞKAN – Efendim, rica ediyorum; müdahale etmeyin... Rica ediyorum...

Sayın Baş, rica ediyorum...

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Onun için, buraya çıkıp makine hesabı yaparak, efendim, sizin bu kadar makineniz vardı da, 1994'ten bu tarafa 4 bin tane gecekondu yapıldı; niye bir tanesini yıkmadınız?!. Bu kadar üniversite mezunusunuz da, bu 1 400 hektar alanı nasıl açtınız imara?!.

Aslında, bu konuşmamda başka bir şey söyleyecektim; ama, arkadaşlarımız, kendilerini, böyle, sütten çıkmış kaşık gibi gösterip, hep başkalarını itham etmeye, ormanlar gidiyor diye ağlamaya başlayınca konuşmamı değiştirmek zorunda kaldım. Hepinizden özür diliyor, en derin saygılarımı sunuyorum.

Beni sabırla dinlediğiniz için hepinize teşekkür ederim. (ANAP ve DSP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Bakan.

VI. – SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR (Devam)

2. – Sakarya Milletvekili Cevat Ayhan’ın, Ankara Milletvekili Nejat Arseven’in şahsına sataşması nedeniyle konuşması

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Bayındırlık ve İskân eski Bakanı Sayın Cevat Ayhan, gönderdiği bir pusulada "ANAP sözcüsü Sayın Nejat Arseven, 54 üncü Hükümetin Bayındırlık ve İskân Bakanı olarak hatalı icraatta bulunduğumu ifade ettiler" diyorlar.

Tutanağı getirttik. Aslında tutanakta şöyle diyor: "Refahyol Hükümeti döneminde ve onun Sayın Bayındırlık ve İskân Bakanı tarafından yapılan işleri biraz anlatayım. Onları istiyorsunuz değil mi? 54 üncü Hükümet döneminde; yani, o bir sene içinde, aynı bu işlem gibi, Refahyol döneminin Bayındırlık Bakanlığı tarafından yapılan işlem sayısı 65'tir."

Siz, bununla ilgili olarak mı konuşmak istiyorsunuz Sayın Bakan?

CEVAT AYHAN (Sakarya) – Evet efendim.

BAŞKAN – Peki efendim, buyurun.

Yeni bir sataşmaya meydan vermemek üzere, kısa bir açıklama ama...(RP sıralarından alkışlar)

CEVAT AYHAN (Sakarya) – Ben, sadece bilgi vereceğim.

BAŞKAN – Peki efendim.

CEVAT AYHAN (Sakarya) – Muhterem Başkan, muhterem üyeler; görüşülmekte olan (11/12) esas numaralı gensorunun müzakeresi sırasında, Anavatan Partisi Ankara Milletvekili Nejat Arseven Bey burada mütalaada bulunurken, 54 üncü Refahyol Hükümeti zamanında Bayındırlık Bakanı olarak bendenizin icraatından da bahsetti ve bazı işlemlerin usulsüz yapıldığını, icraatın yanlış yapıldığını ifade ettiler. Bilgi verme sadedinde söz almış bulunuyorum.

Önce, izninizle, Sarıyer ve Bahçeköy Belediyeleri ile Koç Üniversitesiyle ilgili olarak Bakanlığım dönemindeki gelişmeler hakkında bilgi vermek istiyorum.

Bu Koç Üniversitesiyle ilgili imar izni, 53 üncü Anayol Hükümeti zamanında Bayındırlık Bakanlığı tarafından verilmiş. Birtakım gönüllü kuruluşlar, meslek kuruluşları Danıştaya müracaat etmişler ve bizim Bakanlığımızdan da, Danıştaya bir görüş sorulmuş. Bu, kamu binası mıdır, değil midir, vakıf üniversitesi diye... İtirazlarda yürütmeyi durdurma talepleri olması dolayısıyla yargıya intikal ettiği için ben uzun bir süre işlem yapmadım. Bilahara, Danıştayın Bayındırlık Bakanlığının imarla ilgili yönetmeliğine istinaden, vakıf üniversitesinin kamu binası sayılmayacağı istikametinde mütalaası gelince, ben de, Anayol Hükümeti zamanında Koç Üniversitesine verilen izni, Bayındırlık Bakanı olarak, buna dayanarak, Danıştaydan gelen gerekçeye istinaden iptal ettim. (RP sıralarından alkışlar)

Bolvadin ve Çobanlar Belediyeleriyle ilgili ifadeleri oldu. Bolvadin Belediyesi, 1990 sayımına göre 45 bin nüfuslu belediyedir; Çobanlar Belediyesi de, hatırladığıma göre, 7 bin nüfuslu bir belediyedir.

Bolvadin'in Hüzayi kaplıcaları var...

SAĞLIK BAKANI HALİL İBRAHİM ÖZSOY (Afyon) – Heybeli...

CEVAT AYHAN (Devamla) – Doğru; Heybeli kaplıcaları var. Bana bu ismi vermişlerdi.

Bu kaplıcaların bulunduğu yer Bolvadin Belediyesine ait. Bolvadin Belediyesinin burada tesisleri var ve burada, çok süratli de bir yapılaşma var. Nüfusları 45 bin ve 7 bin olarak arz etmiştim; değerlendirdik ve burayı, hem mülkiyet itibariyle de belediyenin olduğu için hem belediyenin teknik gücü de olduğu için -büyük belediye; 45 bin, 7 bin, nispet itibariyle- buradaki yapılaşmayı denetim altında tutar diye Bolvadin Belediyesine bağladık mücavir alan olarak; bu tasarrufta bulunduk.

Tabiî, genel olarak, Bakanlığım sırasında bu tip talepler geldiği zaman, doğrudan doğruya acele karar vermek yerine, ilgili genel müdür, daire başkanı, uzmanla bir masa etrafında bir proje toplantısı yapar gibi toplanır ve her projede de bu değerlendirmeyi yapardık. Zira, bu tasarruflar takdire bağlı olduğu için isabetli olması ve enine boyuna değerlendirilmesi gerekmektedir.

Arkadaşımız, Kalkan Belediyesiyle ilgili olarak diğer bir hususu ifade ettiler. Bu köyler, yani, Kalkan Belediyesine bağlı 5 köy isyan etti; devamlı geldiler "biz istemiyoruz Kalkan Belediyesini" ve bunu da iptal ettik. O bölgenin milletvekili arkadaşlarım bunu bilirler.

Samsun'da da, Atakum Belediyesine ait bir mücavir alanın bir miktarını Yeşilkent Belediyesine tahsis ettik. Yeşilkent Belediyesi yeni kurulmuştu, hiçbir sahası yoktu ve Samsun Atakum ile mücavir alanı arasında da Yeşilkent var; yani, Atakum'un, verilen mücavir alana ulaşması için -yanlış hatırlamıyorsam- Yeşilkent'i geçip gitmesi lazım; fizikî olarak da oraya bağlı olması gerekir diye düşündük.

Arkadaşlarımız bilirler, ölçü olarak kullandığımız kıstas şudur: Hangi belediye büyüktür? Hangi belediyeye daha yakındır? Mücavir alanda köyün rızası -referandumla, halk oyuyla- var mıdır ?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Ayhan, lütfen, 1 dakika içerisinde toparlayın. Rica ediyorum...

CEVAT AYHAN (Devamla) – Son cümle, bitiriyorum... Teşekkür ederim.

İl İdare Kurulunun da tasvibi var mıdır? Yani, genellikle aradığımız, makul, adil görülebilecek... Tabiî, takdire bağlıdır, zaman zaman hata da edilmiş olunabilir. Bu ölçülere uyarak bu tasarrufta bulunduk.

 Bendeki bilgi yanlış değilse, bir bilgiyi daha vermek istiyorum. Garanti Koza'ya, ruhsatın, Refahlı Belediye zamanında değil, ANAP'lı belediye zamanında verildiği ifade edilmektedir. Bunu da bilgilerinize arz ederim.

Hürmetlerimi arz ederim. (RP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Ayhan.

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Sinop) – Sayın Başkan, orası hiçbir zaman ANAP'lı olmadı; SHP'li idi, arkasından Refahlı oldu; Refahlı belediye verdi.

BAŞKAN – Peki efendim...

MUSTAFA BAŞ (İstanbul) – Hayır, ANAP'lı belediyeler...

SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Sayın Başkan...

BAŞKAN – Bir dakika arkadaşlar... Rica ediyorum... Bu kadar insanı ben nasıl konuşturayım burada... Rica ediyorum.

Buyurun Sayın Kapusuz.

SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Sayın Başkan, özellikle Sayın Bakan, konuşmaları sırasında, kendisine belki doğru verilmeyen bilgileri hem kamuoyuna hem de Meclise takdim ettiler. Bunları düzeltmek ihtiyacım var. (ANAP sıralarından gürültüler)

BAŞKAN – Bir dakika efendim... Arkadaş bir talepte bulunuyor.

Pardon, anlamadım dediğinizi...

SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Sayın Başkanım, birinci olarak, Sarıyer Belediyesi kesinlikle ruhsat vermemiştir. İkinci olarak, 4 000 tane kaçak konut ve gecekondu yapılmamıştır. Sayın Bakanı ispata davet ederiz. Özellikle, Refah Partili yöneticilerin burada bir karış yerleri yoktur. Bu, açıkça bir ithamdır.

BAŞKAN – Tamam, anlaşıldı efendim. Teşekkür ederim.

AHMET NEİDİM (Sakarya) – Sayın Başkan, böyle bir usul var mı?!..

V. – GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE

MECLİS ARAŞTIRMASI (Devam)

A)  ÖNGÖRÜŞMELER (Devam)

1. – İstanbul Milletvekili Mustafa Baş ve 46 arkadaşının, İstanbul Büyükşehir Belediyesi alanındaki bir araziyi mevzuata aykırı bir şekilde siyasî ayırımcılık yaparak Bahçeköy Belediyesi mücavir alanına dahil ettiği iddiasıyla Bayındırlık ve İskân Bakanı Yaşar Topçu hakkında gensoru açılmasına ilişkin önergesi (11/12) (Devam)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, gensoru üzerindeki müzakereler bitmiştir.

Değerli arkadaşlarım, birileri çıkıp birileri hakkında söz söylerse ötekilerin de kendilerini savunma hakkı var. Yarın, onlar sizin hakkınızda bir şey söylerse sizin de savunma hakkınız var. Niye bu kadar tahammülsüzsünüz? Tahammüllü dinleyin!

Gensorunun oylamasıyla ilgili bir açık oylama istemi vardır; açık oylama talebini okutuyorum ve açık oylama isteminde bulunan milletvekillerini arayacağım.

MUSTAFA BAŞ (İstanbul) – Sayın Başkan, delaletinizle Sayın Bakandan ruhsatı istiyoruz.  

BAŞKAN – Efendim, siz, onu, yarın istersiniz... Basın kanalıyla isteyin, benim delaletimle istemeyin.

Buyurun:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Bayındırlık Bakanı Sayın Yaşar Topçu hakkında verilen gensorunun gündeme alınıp alınmayacağına dair oylamanın açık oylama olarak yapılmasını arz ve teklif ederiz.

BAŞKAN – Lütfü Esengün?.. Burada.

Mustafa Köylü?.. Burada.

Lütfi Yalman?..Burada.

Memduh Büyükkılıç?.. Burada.

Naci Terzi?.. Burada.

Suat Pamukçu?.. Burada.

Abdullah Gül?.. Burada.

Kemalettin Göktaş?.. Burada.

Avni Doğan?.. Burada.

İsmail Kahraman?.. Burada.

Latif Öztek?.. Burada.

Mikail Korkmaz?.. Burada.

Cemalettin Lafçı?.. Burada.

Maliki Ejder Arvas?.. Burada.

Sıtkı Cengil?.. Burada.

Salih Katırcıoğlu?.. Burada.

16 kişi oldu; İçtüzüğe göre 15 kişi yeterli.

 

Sayın milletvekilleri, açık oylama konusunda verilen yeterli imza var. İmza sahipleri burada.

Açık oylamanın biçimini oylarınıza sunacağım.

Açık oylamanın kupaların sıralar arasında dolaştırılmak suretiyle yapılması hususunu oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Açık oylama, kupalar sıralar arasında dolaştırılmak suretiyle yapılacaktır.

Biliyorsunuz, gensoruya "evet" diyenler kırmızı oy kullanacaklar, "ret" diyenler beyaz oy kullanacaklar. (Gürültüler)

Pardon, "evet" diyenler beyaz oy kullanacaklar, reddedenler de kırmızı oy kullanacaklar.

Daha önce alınan karar gereğince, bu oylamanın sonucu alındıktan sonra seçimler yapılacaktır. Komisyon seçimleriyle bir de bağımsızlar için KİT ve İnsan Hakları Komisyonlarına seçim yapacağız. Sayın milletvekillerinin bilgisi olması bakımından bunu hatırlatıyorum.

Kupaları sıralar arasında dolaştıralım.

(Oylar toplandı)

BAŞKAN – Salonda olup da oyunu kullanmayan sayın milletvekili var mı?.. Yok.

Oylama işlemi bitmiştir, kupaları kaldıralım.

(Oyların ayırımına başlandı)

VII. – SEÇİMLER

A)  KOMİSYONLARA ÜYE SEÇİMİ

  1.– Anayasa Komisyonuna üye seçimi

  2. – Adalet Komisyonuna üye seçimi

  3. – Millî Savunma Komisyonuna üye seçimi

  4. – İçişleri Komisyonuna üye seçimi

  5. – Dışişleri Komisyonuna üye seçimi

  6. – Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonuna üye seçimi

  7. – Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonuna üye seçimi

  8. – Çevre Komisyonuna üye seçimi

  9. – Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonuna üye seçimi

10. – Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonuna üye seçimi

11. – Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabiî Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonuna üye seçimi

12. – Türkiye Büyük Millet Meclisi Hesaplarını İnceleme Komisyonuna üye seçimi

13. – Dilekçe Komisyonuna üye seçimi

14. – Kamu İktisadî Teşebbüsleri Komisyonuna üye seçimi

15. – İnsan Haklarını İnceleme Komisyonuna üye seçimi

BAŞKAN – Komisyonlara üye seçimi yapacağız. Herhalde gruplardan bir itiraz yok değil mi? Yani, bir yandan sayım devam ederken, bir yandan da komisyon üyelikleri aday listelerini okuyup oylayalım.

SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Devam edelim Sayın Başkan.

BAŞKAN – Komisyon listeleri uzun, Divan Üyemizin oturarak okuması hususunda karar da var.

Listeleri okutuyorum:

1.– Anayasa Komisyonuna üye seçimi

Anayasa Komisyonu Üyelikleri Aday Listesi

(25)

             Adı Soyadı          Seçim Çevresi

RP (7)

             Süleyman Arif Emre                     (İstanbul)

             Ali Oğuz                     (İstanbul)

             Mehmet Ali Şahin                     (İstanbul)

             Mustafa Kamalak                     (Kahramanmaraş)

             Hayrettin Dilekcan                     (Karabük)

             Abdullah Özbey                     (Karaman)

             Şevket Kazan                     (Kocaeli)

ANAP (7)

             Uğur Aksöz                     (Adana)

             Nejat Arseven                     (Ankara

             Adı Soyadı          Seçim Çevresi

ANAP (7)

             Yüksel Yalova                     (Aydın)

             Avni Akyol           (Bolu)

             Mehmet Keçeciler                     (Konya)

             Sümer Oral                     (Manisa)

             Abdulkadir Baş                     (Nevşehir)

DYP (4)

             i. Cevher Cevheri                     (Adana)

             Ahmet İyimaya                     (Amasya)

             M. Kemal Aykurt                     (Denizli)

             Nevzat Ercan                     (Sakarya)

DSP (3)

             Mehmet Tahir Köse                     (İstanbul)

             Teoman Akgür                     (Sakarya)

             Yalçın Gürtan                     (Samsun)

CHP (3)

             M. Seyfi Oktay                     (Ankara)

             Atila Sav                     (Hatay)

             Ali Şahin                     (Kahramanmaraş)

DTP (1)

             Mahmut Yılbaş       (Van)

BAŞKAN – Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Adalet Komisyonu üyelikleri aday listesini okutuyorum:

2. – Adalet Komisyonuna üye seçimi

Adalet Komisyonu Üyelikleri Aday Listesi

(25)

             Adı Soyadı          Seçim Çevresi

RP (7)

             Ahmet  Tekdal                     (Ankara)

             Hasan Belhan                     (Elazığ)

             Hanifi Demirkol                     (Eskişehir)

             Fikret Karabekmez                      (Malatya)

             Bülent Arınç                     (Manisa)

             Abdulkadir Öncel                     (Şanlıurfa)

             Şeref Malkoç                     (Trabzon)

ANAP (7)

             İrfan Köksalan                     (Ankara)

             Naim Geylani                     (Hakkari)

             Adil Aşırım          (Iğdır)

             Erkan Mumcu                     (Isparta)

             Bülent Akarcalı                     (İstanbul)

             Metin Öney                     (İzmir)

             İbrahim Yılmaz                     (Kayseri)

DYP (4)

             Cemil Erhan            (Ağrı)

             Abdülbaki Ataç                     (Balıkesir)

             Adı Soyadı          Seçim Çevresi

DYP (4)

             Ergun Özkan                     (Niğde)

             Yusuf Bahadır                     (Trabzon)

DSP (3)

             Ali Günay                     (Hatay)

             Emin Karaa                     (Kütahya)

             Ayhan Gürel                     (Samsun)

CHP (3)

             Mehmet Moğultay                     (İstanbul)

             İrfan Gürpınar                     (Kırklareli)

             Zeki Çakıroğlu                     (Muğla)

DTP (1)

             Metin Işık                     (İstanbul)

 

BAŞKAN – Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Millî Savunma Komisyonu üyelikleri aday listesini okutuyorum:

3. – Millî Savunma Komisyonuna üye seçimi

Millî Savunma Komisyonu Üyelikleri Aday Listesi

(25)

             Adı Soyadı          Seçim Çevresi

RP (7)

             Mehmet Altınsoy                     (Aksaray)

             Rıza Ulucak                     (Ankara)

             Mukadder Başeğmez                     (İstanbul)

             Hüseyin Arı                     (Konya)

             Remzi Çetin                     (Konya)

             Mehmet Emin Aydın                     (Siirt)

             Abdullah Örnek                     (Yozgat)

ANAP (7)

             İlker Tuncay                     (Ankara)

             İbrahim Yazıcı                     (Bursa)

             Demir Berberoğlu                     (Eskişehir)

             Şadan Tuzcu                     (İstanbul)

             Ekrem Pakdemirli                     (Manisa)

             Eyüp Cenap Gülpınar                     (Şanlıurfa)

             Veysel Atasoy                     (Zonguldak)

DYP (4)

             Veli Andaç Durak                     (Adana)

             Mahmut Nedim Bilgiç                     (Adıyaman)

             Turhan Tayan                     (Bursa)

             A. Sezal Özbek                     (Kırklareli)

DSP (3)

             Mehmet Aydın                     (İstanbul)

             Hasan Gülay                     (Manisa)

             Tahsin Boray Baycık                     (Zonguldak)

             Adı Soyadı          Seçim Çevresi

CHP (3)

             Yüksel Aksu                     (Bursa)

             İrfan Gürpınar                     (Kırklareli)

             Bekir Yurdagül                     (Kocaeli)

DTP (1)

             Yıldırım Aktuna                          (İstanbul)

BAŞKAN – Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

İçişleri Komisyonu üyelikleri aday listesini okutuyorum:

4. – İçişleri Komisyonuna üye seçimi

İçişleri Komisyonu Üyelikleri Aday Listesi

(25)

             Adı Soyadı          Seçim Çevresi

RP (7)

             Ersönmez Yarbay                     (Ankara)

             Hüsamettin Korkutata                     (Bingöl)

             Mehmet Aykaç                     (Çorum)

             Abdülkadir Aksu                     (Diyarbakır)

             Göksal Küçükali                     (İstanbul)

             Kemal Albayrak                     (Kırıkkale)

             Fethullah Erbaş      (Van)

ANAP (7)

             Mahmut Sönmez                     (Bingöl)

             Sebgetullah Seydaoğlu                     (Diyarbakır)

             Ali Talip Özdemir                     (İstanbul)

             Yusuf Pamuk                     (İstanbul)

             Akın Gönen                     (Niğde)

             Seyit Eyyüpoğlu                     (Şanlıurfa)

             Enis Sülün                                 (Tekirdağ

DYP (4)

             Saffet Kaya                     (Ardahan)

             Hayri Kozakçıoğlu                     (İstanbul)

             Namık Kemal Zeybek                     (İstanbul)

             Necati Çetinkaya                     (Konya)

DSP (3)

             Tamer Kanber                     (Balıkesir)

             Abdulbaki Gökçel  (İçel)

             Cihan Yazar                     (Manisa)

CHP (3)

             Haydar Oymak                     (Amasya)

             Yusuf Öztop                     (Antalya)

             Ali Rıza Bodur                     (İzmir)

DTP (1)

             Mustafa Zeydan                     (Hakkâri)

 

BAŞKAN – Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Dışişleri Komisyonu üyelikleri aday listesini okutuyorum:

5. – Dışişleri Komisyonuna üye seçimi

Dışişleri Komisyonu Üyelikleri Aday Listesi

(25)

             Adı Soyadı          Seçim Çevresi

RP (7)

             Cevdet Akçalı                     (Adana)

             Arif Ahmet Denizolgun                     (Antalya)

             Azmi Ateş                     (istanbul)

             Hüseyin Kansu                     (İstanbul)

             Osman Yumakoğulları                     (İstanbul)

             Abdullah Gül                     (Kayseri)

             Abdullah Gencer                     (Konya)

ANAP (7)

             Mehmet Ali Bilici                     (Adana)

             Kâmran İnan                     (Bitlis)

             İlhan Kesici                     (Bursa)

             Cemal Külahlı                     (Bursa)

             Bülent Akarcalı                     (İstanbul)

             Cemal Özbilen                     (Kırklareli)

             İrfan Demiralp                     (Samsun)

DYP (4)

             Bekir Aksoy                     (Çorum)

             Ayfer Yılmaz          (İçel)

             Osman Çilsal                     (Kayseri)

             Nihan İlgün                     (Tekirdağ)

DSP (3)

             Ahmet Tan                     (İstanbul)

             Bayram Fırat Dayanıklı                     (Tekirdağ)

             Mümtaz Soysal                     (Zonguldak)

CHP (3)

             Ercan Karakaş                     (İstanbul)

             Bülent Tanla                     (İstanbul)

             Murat Karayalçın                     (Samsun)

DTP (1)

             Cefi Josef Kamhi                     (İstanbul)

BAŞKAN – Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu üyelikleri aday listesini okutuyorum:

6. – Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonuna üye seçimi

Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Üyelikleri Aday Listesi

(25)

             Adı Soyadı          Seçim Çevresi

RP (7)

             Cemalettin Lafçı                      (Amasya)

             Ömer Özyılmaz                      (Erzurum)

             İsmail Kahraman                      (İstanbul)

             Hasan Dikici                      (Kahramanmaraş)

             Adı Soyadı          Seçim Çevresi

RP (7)

             Avni Doğan                      (Kahramanmaraş)

             Mikail Korkmaz                      (Kırıkkale)

             Hüseyin Yıldız                      (Mardin)

ANAP (7)

             Avni Akyol           (Bolu)

             Yusuf Ekinci                      (Burdur)

             Halil Cin               (İçel)

             İbrahim Yılmaz                      (Kayseri)

             Ömer Ertaş                      (Mardin)

             Lale Aytaman                      (Muğla)

             Ahmet Kabil            (Rize)

DYP (4)

             Tayyar Altıkulaç                      (İstanbul)

             Mehmet Sağlam                      (Kahramanmaraş)

             Ayvaz Gökdemir                      (Kayseri)

             İsmail Kalkandelen                      (Kocaeli)

DSP (3)

             Mehmet Büyükyılmaz                      (Adana)

             Sema Pişkinsüt                      (Aydın)

             Halil Çalık                      (Kocaeli)

CHP (3)

             Celal Topkan                      (Adıyaman)

             Ali Haydar Şahin                      (Çorum)

             Aydın Güven Gürkan                      (İzmir)

DTP (1)

             H. Ayseli Göksoy                      (Manisa)

BAŞKAN – Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu üyelikleri aday listesini okutuyorum:

7. – Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonuna üye seçimi

Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Üyelikleri Aday Listesi

(25)

             Adı Soyadı          Seçim Çevresi

RP (7)

             Celal Esin              (Ağrı)

             Suat Pamukçu                      (Bayburt)

             Abdulilah Fırat                      (Erzurum)

             Süleyman Metin Kalkan                      (Hatay)

             Hasan Hüseyin Öz                      (Konya)

             Sabahattin Yıldız     (Muş)

             Mustafa Hasan Öz                      (Ordu)

ANAP (7)

             İlhan Aküzüm                      (Ankara)

             Hasan Tekin Enerem                      (İstanbul)

             Yusuf Namoğlu                      (İstanbul)

             Yusuf Pamuk                      (istanbul)

             Adı Soyadı          Seçim Çevresi

ANAP (7)

             Bülent Atasayan                      (Kocaeli)

             Ahmet Alkan                      (Konya)

             Nizamettin Sevgili (Siirt)

DYP (4)

             Ahmet Bilgiç                      (Balıkesir)

             Nevfel Şahin                      (Çanakkale)

             Mehmet Selim Ensarioğlu                      (Diyarbakır)

             Tahsin Irmak            (Sıvas)

DSP (3)

             Fikret Ünlü                      (Karaman)

             Fikret Uzunhasan                      (Muğla)

             Tahsin Boray Baycık                      (Zonguldak)

CHP (3)

             Eşref Erdem                      (Ankara)

             Veli Aksoy                      (İzmir)

             Şahin Ulusoy                      (Tokat)

DTP (1)

             H. Ufuk Söylemez                      (İzmir)

BAŞKAN – Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Çevre Komisyonu üyelikleri aday listesini okutuyorum:

8. – Çevre Komisyonuna üye seçimi

Çevre Komisyonu Üyelikleri Aday Listesi

(25)

             Adı Soyadı          Seçim Çevresi

RP (7)

             M. Ziyattin Tokar                      (Ağrı)

             Murtaza Özkanlı                      (Aksaray)

             Mustafa Yünlüoğlu                      (Bolu)

             Ramazan Yenidede                      (Denizli)

             İsmail Yılmaz                     (İzmir)

             Mustafa Kemal Ateş                     (Kilis)

             Osman Pepe                     (Kocaeli)

ANAP (7)

             Hüsnü Sıvalıoğlu                     (Balıkesir)

             Yusuf Ekinci                     (Burdur)

             Feridun Pehlivan                     (Bursa)

             Emin Kul                     (İstanbul)

             Bülent Atasayan                      (Kocaeli)

             Ahmet Neidim                     (Sakarya)

             Enis Sülün                      (Tekirdağ)

DYP (4)

             Mustafa Dedeoğlu                     (Muğla)

             Kadir Bozkurt                      (Sinop)

             Mehmet Tatar                     (Şırnak)

             Yusuf Bahadır                     (Trabzon)

             Adı Soyadı          Seçim Çevresi

DSP (3)

             Erol Karan                      (Karabük)

             Fevzi Aytekin                      (Tekirdağ)

             Mehmet Yaşar Ünal                     (Uşak)                    

CHP (3)

             Metin Arifağaoğlu                     (Artvin)

             Mehmet Sevigen                     (İstanbul)

             Ali Rıza Bodur                     (İzmir)

DTP (1)

             Ayseli Göksoy                      (Manisa)

BAŞKAN – Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu üyelikleri aday listesini okutuyorum:

9. – Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonuna üye seçimi

Sağlık, Aile Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Üyelikleri Aday Listesi

(25)

             Adı Soyadı          Seçim Çevresi

RP (7)

             Ahmet Çelik                     (Adıyaman)

             Alaattin Sever Aydın                      (Batman)

             Memduh Büyükkılıç                     (Kayseri)

             Necati Çelik                     (Kocaeli)

             M. Salih Katırcıoğlu                     (Niğde)

             Ahmet Feyzi İnceöz                     (Tokat)

             Kâzım Arslan                     (Yozgat)

ANAP (7)

             Hüsnü Sıvalıoğlu                     (Balıkesir)

             Ali Uyar                     (Hatay)

             Emin Kul                     (İstanbul)

             Yusuf Selahattin Beyribey                     (Kars)

             Metin Emiroğlu                      (Malatya)

             H. Avni Kabaoğlu                     (Rize)

             Ali Kemal Başaran                     (Trabzon)

DYP (4)

             Nevzat Köse                     (Aksaray)

             Ergun Özdemir                     (Giresun)

             Abdulkadir Akgöl                     (Hatay)

             Fevzi Arıcı             (İçel)

DSP (3)

             Mustafa Güven Karahan                     (Balıkesir)

             Mustafa Karslıoğlu (Bolu)

             Zerrin Yeniceli                     (İzmir)

CHP (3)

             Yılmaz Ateş                     (Ankara)

             Bekir Kumbul                     (Antalya)

             Bekir Yurdagül                     (Kocaeli)

DTP (1)

             Yıldırım Aktuna                     (İstanbul)

BAŞKAN – Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu üyelikleri aday listesini okutuyorum:

10. – Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonuna üye seçimi

Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyelikleri Aday Listesi

(25)

             Adı Soyadı          Seçim Çevresi

RP (7)

             Ömer Naimi Barım                     (Elazığ)

             Nurettin Aktaş                     (Gaziantep)

             Ahmet Demircan                     (Samsun)

             Latif Öztek                     (Samsun)

             Musa Demirci        (Sıvas)

             Zülfükar İzol                     (Şanlıurfa)

             Mustafa Bayram    (Van)

ANAP (7)

             Nuri Yabuz                     (Afyon)

             Sami Küçükbaşkan                     (Antalya)

             Zeki Çakan                     (Bartın)

             Mete Bülgün                     (Çankırı)

             Evren Bulut                     (Edirne)

             Ali Er                     (İçel)

             Recep Mızrak                     (Kırıkkale)

DYP(4)

             Mehmet Halit Dağlı                      (Adana)

             İsmet Attila                      (Afyon)

             Hayri Doğan                      (Antalya)

             Zeki Ertugay                      (Erzurum)

DSP (3)

             Kâzım Üstüner                      (Burdur)

             Mustafa İlimen                      (Edirne)

             Necati Albay                      (Eskişehir)

CHP (3)

             Yusuf Öztop                      (Antalya)

             Ahmet Küçük                      (Çanakkale)

             Nezir Büyükcengiz                      (Konya)

DTP (1)

             Mahmut Yılbaş       (Van)

BAŞKAN – Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabiî Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu üyelikleri aday listesini okutuyorum:

11. – Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabiî Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonuna üye seçimi

Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabiî Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Üyelikleri Aday Listesi

(25)

             Adı Soyadı          Seçim Çevresi

RP(7)

             Osman Hazer                      (Afyon)

             M.Sıddık Altay      (Ağrı)

             Seyyit Haşim Haşimi                      (Diyarbakır)

             Adı Soyadı          Seçim Çevresi

RP(7)

             Kahraman Emmioğlu                      (Gaziantep)

             Lütfi Yalman                      (Konya)

             Nedim İlci                (Muş)

             Hüseyin Olgun Akın                      (Ordu)

ANAP (7)

             Mahmut Bozkurt                      (Adıyaman)

             Yaman Törüner                      (Afyon)

             Cengiz Altınkaya                      (Aydın)

             M. Halûk Müftüler                      (Denizli)

             Ömer Demir                      (Kırşehir)

             Abdullah Akarsu                      (Manisa)

             Adem Yıldız                      (Samsun)

DYP (4)

             Osman Berberoğlu                      (Antalya)

             Necmi Hoşver         (Bolu)

             Yahya Uslu                      (Manisa)

             Hasan Karakaya      (Uşak)

DSP (3)

             İbrahim Yavuz Bildik                      (Adana)

             Hayati Korkmaz                      (Bursa)

             Ziya Aktaş                      (İstanbul)

CHP (3)

             Yüksek Aksu                      (Bursa)

             Fuat Çay                      (Hatay)

             Mahmut Işık           (Sıvas)

DTP (1)

             H. Ufuk Söylemez                      (İzmir)

BAŞKAN – Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Hesaplarını İnceleme Komisyonu üyelikleri aday listesini okutuyorum:

12. – Türkiye Büyük Millet Meclisi Hesaplarını İnceleme Komisyonuna üye seçimi

Türkiye Büyük Millet Meclisi Hesaplarını İnceleme Komisyonu Üyelikleri Aday Listesi

(13)

             Adı Soyadı          Seçim Çevresi

RP (4)

             Abdulhaluk Mutlu                      (Bitlis)

             Mehmet Altan Karapaşoğlu                     (Bursa)

             İsmail Coşar                      (Çankırı)

             Mustafa Köylü                      (Isparta)

ANAP (3)

             Yaşar Eryılmaz      (Ağrı)

             Mehmet Sağdıç                      (Ankara)

             Şerif Bedirhanoğlu                      (Van)

             Adı Soyadı          Seçim Çevresi

DYP (2)

             Hacı Filiz                      (Kırıkkale)

             Yusuf Bacanlı                      (Yozgat)

DSP (2)

             Abdullah Turan Bilge                      (Konya)

             Cihan Yazar                      (Manisa)

CHP (1)

             Mehmet Moğultay                      (İstanbul)

DTP (1)

             A. Hamdi Üçpınarlar                      (Çanakkale)          

BAŞKAN – Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Sayın milletvekilleri, Dilekçe Komisyonu üyelikleri aday listesinde, Doğru Yol Partisi tarafından bildirilen Sayın Salih Sümer, sonradan Nafiz Kurt olarak değiştirilmiştir.

Dilekçe Komisyonu üyelikleri aday listesini okutuyorum:

13. – Dilekçe Komisyonuna üye seçimi

Dilekçe Komisyonu Üyelikleri Aday Listesi

(13)

             Adı Soyadı          Seçim Çevresi

RP (4)

             Sacit Günbey                     (Diyarbakır)

             Metin Perli                     (Kütahya)

             Nezir Aydın                     (Sakarya)

             Necmettin Aydın                     (Zonguldak)

ANAP (3)

             Edip Safter Gaydalı                     (Bitlis)

             Muzaffer Arslan                     (Diyarbakır)

             Şükrü Yürür            (Ordu)

DYP (2)

             Hasan Ekinci                     (Artvin)

             Nafiz Kurt                      (Samsun)

DSP (2)

             Tuncay Karaytuğ                     (Adana)

             Ali Ilıksoy                     (Gaziantep)

CHP (1)

             Onur Kumbaracıbaşı                     (Kocaeli)

DTP (1)

             Muzaffer Arıkan                      (Mardin)

BAŞKAN – Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler.. Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Kamu İktisadî Teşebbüsleri Komisyonu üyelikleri aday listesini okutuyorum:

14. – Kamu İktisadî Teşebbüsleri Komisyonuna üye seçimi

Kamu İktisadî Teşebbüsleri Komisyonu Üyelikleri Aday Listesi

(35)

             Adı Soyadı          Seçim çevresi

RP (10)

             Yakup Budak                     (Adana) 

             İsmail Özgün                     (Balıkesir)

             Adı Soyadı          Seçim çevresi

RP (10)

             Ahmet Cemil Tunç                      (Elazığ)

             Naci Terzi                     (Erzincan)

             Saffet Benli             (İçel)

             Veysel Candan                      (Konya)

             Ahmet Derin                     (Kütahya)

             Mehmet Elkatmış                     (Nevşehir)

             Ahmet Nurettin Aydın                     (Siirt)

             İlyas Arslan                      (Yozgat)

ANAP (9)

             Necati Güllülü                     (Erzurum)

             Yavuz Köymen                      (Giresun)

             Rasim Zaimoğlu                      (Giresun)

             Halit Dumankaya                     (İstanbul)

             Ali Doğan                      (Kahramanmaraş)

             Recep Mızrak                     (Kırıkkale)

             Tevfik Diker                     (Manisa)

             Erkan Kemaloğlu    (Muş)

             Nabi Poyraz         (Ordu)

DYP (6)

             İlyas Yılmazyıldız                     (Balıkesir)

             Faris Özdemir                     (Batman)

             Şerif Çim                      (Bilecik)

             Ahmet Uyanık                     (Çankırı)

             Sabri Güner           (Kars)

             Necmettin Dede      (Muş)

DSP (4)

             Arif Sezer                     (Adana)

             Mahmut Erdir                     (Eskişehir)

             Erdoğan Toprak                     (İstanbul)

             Ahmet Piriştina                     (İzmir)

CHP (3)

             İsmet Atalay                     (Ardahan)

             Fikri Sağlar            (İçel)

             Ayhan Fırat                     (Malatya)

DTP (1)

             Ferit Bora                     (Diyarbakır)

Bağımsızlar (2)

BAŞKAN – Bağımsızlar için ayrıca oylama yapacağız.

Okunan listeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu üyelikleri aday listesini okutuyorum:

15. – İnsan Haklarını İnceleme Komisyonuna üye seçimi

İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyelikleri Aday Listesi

(25)

             Adı Soyadı          Seçim Çevresi

RP (7)

             Musa Okçu                     (Batman)

             Zülfikar Gazi                     (Çorum)

             Adı Soyadı          Seçim Çevresi

RP (7)

             Mehmet Bedri İncetahtacı                     (Gaziantep)

             Mehmet Emin Aydınbaş                     (İçel)

             Bahri Zengin                     (İstanbul)

             Cafer Güneş                     (Kırşehir)

             Yaşar Canbay                     (Malatya)

ANAP (6)

             Adil Aşırım          (Iğdır)

             Yılmaz Karakoyunlu                     (İstanbul)

             Metin Öney                     (İzmir)

             Süha Tanık                     (İzmir)

             İbrahim Çebi                     (Trabzon)

             Yaşar Okuyan                     (Yalova)

DYP (4)

             Ümran Akkan                     (Edirne)

             Mehmet Ali Yavuz                     (Konya)

             İrfettin Akar                     (Muğla)

             Bayar Ökten                     (Şırnak)

             DSP (3)

             Sema Pişkinsüt                     (Aydın)

             Osman Kılıç                     (İstanbul)

             İhsan Çabuk           (Ordu)

CHP (3)

             Fatih Atay                     (Aydın)

             Sabri Ergül                      (İzmir)

             Erdoğan Yetenç                     (Manisa)

DTP (1)

             Ferit Bora                     (Diyarbakır)

Bağımsızlar (1)

 

BAŞKAN –  Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Sayın milletvekilleri, siyasî partilere isabet eden komisyon üyelerinin hepsini oyladık ve kabul edildi.

Kamu İktisadî Teşebbüsleri Komisyonu ve İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu için bağımsız milletvekillerine 2'şer üyelik düşeceği, 21.10.1997 tarihinde 5 inci Birleşimde ilan edilmişti; fakat, siyasî parti gruplarıyla bağımsızların oranlarında meydana gelen değişiklik nedeniyle, bağımsız milletvekillerine, İnsan Haklarını İnceleme Komisyonunda 1 üyelik, Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonunda ise 2 üyelik düşmektedir.

İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu için 2, Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu için 5 sayın bağımsız üye aday olmuşlardır. Bu nedenle, her iki komisyonun bağımsız üyelikleri için oy pusulaları bastırdık.

Evvela, gensorunun sonucunu ifade edelim, gensoruyu bir bitirelim, ondan sonra seçim kısmına devam edelim.

 

 

V. – GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE

MECLİS ARAŞTIRMASI (Devam)

A)  ÖNGÖRÜŞMELER (Devam)

1. – İstanbul Milletvekili Mustafa Baş ve 46 arkadaşının, İstanbul Büyükşehir Belediyesi alanındaki bir araziyi mevzuata aykırı bir şekilde siyasî ayırımcılık yaparak Bahçeköy Belediyesi mücavir alanına dahil ettiği iddiasıyla Bayındırlık ve İskân Bakanı Yaşar Topçu hakkında gensoru açılmasına ilişkin önergesi (11/12) (Devam)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Bayındırlık ve İskân Bakanı Yaşar Topçu hakkında (11/12) esas numaralı gensoru önergesinin yapılan açık oylamasına 502 sayın milletvekili katılmış; 236 kabul, 266 ret oyu kullanılmak suretiyle, gensoru reddedilmiştir. (ANAP ve DSP sıralarından alkışlar.)

VII. – SEÇİMLER (Devam)

A)  KOMİSYONLARA ÜYE SEÇİMİ (Devam)

14. – Kamu İktisadî Teşebbüsleri Komisyonuna üye seçimi (Devam)

15. – İnsan Haklarını İnceleme Komisyonuna üye seçimi (Devam)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, isterseniz, her iki komisyondaki bağımsız üyelikler için ayrı ayrı oylama yapmayalım; 2 tane kupa koyalım, ikisi için birden oylama yapalım.

Şöyle bir yol da olabilir: Bir zarf dağıtırız, her iki komisyon için de ayrı ayrı oy pusulaları aynı zarfa konulur. Bunda bir sakınca yok; değil mi?

ÜLKÜ GÜNEY (Bayburt) – Olabilir Sayın Başkan.

BAŞKAN – Oy pusulaları ve zarflar dağıtılsın.

Şimdi, bir tasnif komisyonu seçeceğiz.

ÜLKÜ GÜNEY (Bayburt) – Sayın Başkan, lütfen, bir daha anons eder misiniz bir zarf iki oy hususunu.

BAŞKAN – Efendim, Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonunda bağımsız milletvekillerine düşen 2 üyelik ve İnsan Haklarını İnceleme Komisyonunda bağımsız üyelere düşen 1 üyelik için seçim yapacağız. Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonundaki üyelikler için başvuran Sayın İsmail Köse, Sayın Sedat Aloğlu, Sayın Müjdat Koç, Sayın Nevzat Yanmaz, Sayın Hanefi Çelik'ten, yalnız ikisinin karşısına çarpı koyacağız. İnsan Haklarını İnceleme Komisyonundaki 1 üyelik için başvuran iki arkadaşımız var; Sayın Recep Kırış, Sayın İbrahim Halil Çelik. Bunlardan da, yalnız birisinin karşısına işaret koyacağız. Oy pusulaları, zarflarla beraber arkadaşlarımıza dağıtılacak ve her ikisi bir zarfa konulacak.

5 kişilik tasnif komisyonu seçimini yapıyorum:

Sayın Abbas İnceayan?.. Yok.

Sayın Zeki Ünal?.. Yok.

Sayın Cavit Kavak?.. Yok.

Sayın Ayhan Gürel?.. Burada.

Sayın Çetin Bilgir?.. Yok.

Sayın İlhan Kesici?.. Yok.

Sayın Orhan Veli Yıldırım?.. Yok.

Sayın Cevdet Selvi?.. Yok.

Sayın Fatih Atay?.. Burada.

Sayın Fikret Ünlü?.. Burada.

Sayın Yıldırım Aktürk?.. Yok.

Sayın Mehmet Sağlam?.. Burada.

Sayın Ahat Andican?.. Yok.

Sayın Mehmet Emin Aydınbaş?.. Burada.

Böylece, 5 kişilik tasnif heyetine Fikret Ünlü, Fatih Atay, Ayhan Gürel, Mehmet Sağlam, Mehmet Emin Aydınbaş seçilmiş oldu.

Kupalar kürsüye konulsun.

(Oylar toplandı)

BAŞKAN – Salonda olup da oyunu kullanmayan sayın üye var mı? Yok.

Oylama işlemi bitmiştir.

Oy kutusu kaldırılsın.

Tasnif Komisyonu üyeleri; Sayın Ayhan Gürel, Sayın Fatih Atay, Sayın Fikret Ünlü, Sayın Mehmet Sağlam, Sayın Mehmet Emin Aydınbaş.

Arkadaşlarımızın hepsi burada; lütfen yerlerini alsınlar.

(Oyların ayırımı yapıldı)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Tasnif Komisyonu tutanağı gelmiştir; okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

İnsan Haklarını İnceleme Komisyonunda bağımsız milletvekillerine düşen 1 üyelik için yapılan oylamaya 326 üye katılmış, kullanılan oyların dağılımı aşağıda gösterilmiştir.

Saygıyla arz olunur.

Tasnif Komisyonu

                 Üye                         Üye                         Üye

Ayhan Gürel Fatih Atay             Fikret Ünlü

            Samsun                      Aydın                  Karaman

                 Üye                         Üye

           Mehmet Sağlam       Mehmet Emin Aydınbaş

Kahramanmaraş                         İçel

İbrahim Halil Çelik (Şanlıurfa)                                198 oy

Recep Kırış (Kayseri)                                112 oy

Boş                    11 oy

Geçersiz              5 oy

            Toplam                                326

BAŞKAN – Böylece, Sayın İbrahim Halil Çelik, İnsan Haklarını İnceleme Komisyonuna seçilmiş bulunmaktadır.

Kamu İktisadî Teşebbüsleri Komisyonundaki üyelikler için yapılan seçimin Tasnif Komisyonu tutanağı gelmiştir; okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Kamu İktisadî Teşebbüsleri Komisyonunda bağımsız milletvekillerine düşen 2 üyelik için yapılan oylamaya 357 üye katılmış, kullanılan oyların dağılımı aşağıda gösterilmiştir.

Saygıyla arz olunur.

Tasnif Komisyonu

                 Üye                         Üye                         Üye

Ayhan Gürel Fatih Atay             Fikret Ünlü

            Samsun                      Aydın                  Karaman

                 Üye                         Üye

           Mehmet Sağlam       Mehmet Emin Aydınbaş

Kahramanmaraş                         İçel

Hanefi Çelik                     186 oy

Nevzat Yanmaz        181 oy

Müjdat Koç                     154 oy

Sedat Aloğlu                     152 oy

İsmail Köse       39 oy

Boş           1 oy

BAŞKAN – Böylece, Sayın Hanefi Çelik ile Sayın Nevzat Yanmaz, Kamu İktidasî Teşebbüsleri Komisyonuna seçilmişlerdir.

Arkadaşlarımıza hayırlı olsun.

Değerli milletvekilleri, böylece, komisyonlara üye seçimi tamamlanmıştır.

Sayın milletvekilleri, komisyonların, toplanarak, İçtüzüğün 24 üncü maddesine göre başkan, başkanvekili, sözcü ve kâtip üyelerini seçmeleri gerekmektedir.

Bu nedenle;

Anayasa ve Dışişleri Komisyonu, 19 Kasım 1997 Çarşamba günü saat 11.00'de;

Millî Savunma ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Hesaplarını İnceleme Komisyonları, 19 Kasım 1997 Çarşamba günü saat 14.30'da;

Adalet, Millî Eğitim, Sağlık, Sanayi, Dilekçe ve Kamu İktisadî Teşebbüsleri Komisyonları, 20 Kasım 1997 Perşembe günü saat 11.00'de;

Bayındırlık Komisyonu, 20 Kasım 1997 Perşembe günü saat 14.00'te;

Çevre Komisyonu, 20 Kasım 1997 Perşembe günü saat 14.30'da;

İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu, 20 Kasım 1997 Perşembe günü saat 14.30'da;

İçişleri Komisyonu, 25 Kasım 1997 Salı günü saat 11.00'de;

Tarım, Orman, Köyişleri Komisyonu, 25 Kasım 1997 Salı günü saat 14.00'te, kendi salonlarında toplanacaklardır. Komisyonların toplantı yer ve saatleri, ayrıca ilan tahtalarına da asılmıştır. Sayın üyelerin toplantıya katılmalarını önemle rica ediyorum.

Sayın milletvekilleri, özelleştirme uygulamalarıyla ilgili usulsüzlük ve yolsuzluk iddialarını araştırarak alınması gereken tedbirleri tespit etmek amacıyla, 1.7.1997 tarihli 113 üncü Birleşimde kurulan (10/19, 29, 40, 88, 98, 127, 150 ve 166) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonu, başkan, başkanvekili, sözcü ve kâtip seçimini yapamamıştır. Bu nedenle, Meclis Araştırması Komisyonuna seçilmiş bulunan sayın üyelerin, 19 Kasım 1997 Çarşamba günü saat 10.00'da, Ana Bina, 1 inci Bodrum, Genel Evrak karşısındaki 475 numaralı salonda toplanarak, başkan, başkanvekili, sözcü ve kâtip seçimi yapmalarını rica ediyorum. Komisyon toplantı yer ve saati, ayrıca ilan tahtasına da asılmıştır.

Sayın milletvekilleri, bugünkü çalışmamızı tamamlamış bulunuyoruz.

Alınan karar gereğince, kanun tasarı ve tekliflerini sırasıyla görüşmek için, 19 Kasım 1997 Çarşamba günü saat 15.00'te toplanmak üzere, birleşimi kapatıyorum.

Kapanma Saati: 20.20


VIII. – SORULAR VE CEVAPLAR

A) YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI

1. – Ağrı Milletvekili Sıddık Altay’ın, bazı bölgelerde meydana gelen sel felaketine karşı alınacak tedbirlere ilişkin Başbakandan sorusu ve DevletBakanı Yücel Seçkiner’in yazılı cevabı (7/3288) (1)

Türkiye Büyük MilletMeclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorumun SayınBaşbakan tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

                                MehmetSıddık Altay

                                                 Ağrı

7.8.1997 günü saat 16.00’da Ağrı İlimizin Diyadin İlçesi Yanıkçukur Köyü ile Gedik Köyünde, 8.8.1997 günü Doğubeyazıt İlçe Merkezi ile Sağdıç Köyünde meydana gelen sel felaketinde toplam 11 kişi hayatını kaybetmiştir.

Ayrıca, ilk belirlemelere göre 45 ev hasar görmüş, yüzlerce hayvan telef olmuş, büyük oranda tarım ürünleri zaiyatı meydana gelmiştir. İlimizde yaklaşık 500 milyarlık zararın olduğu tahmin edilmektedir.

Sel felaketlerinin meydana geldiği gerek Ağrı İlimizde ve gerekse diğer yerleşim alanlarına ne gibi yardımda bulundunuz? Neden bir bakanınızı sel felaketlerinin meydana geldiği yörelerde görevlendirmediniz? Ülke genelinde sel felaketlerinin meydana gelmemesi için ne gibi önlemler almayı düşünüyorsunuz?

                 T.C.                                                                                                       DevletBakanlığı              17.11.1997                                Sayı : B.02.0.005/00069

Türkiye Büyük MilletMeclisi Başkanlığına

İlgi : 2.9.1997 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/3288-8183/21697 sayılı yazınız.

Ağrı Milletvekili M. Sıddık Altay’ın 7/3288-8183 Esas No.lu yazılı soru önergesine verilen cevaplar ekte gönderilmektedir.

Bilgilerinize arz ederim.

                        Yücel Seçkiner                                                                          DevletBakanı

                 T.C.                                                                                                İçişleri Bakanlığı              13.10.1997                                İller İdaresi GenelMüdürlüğü                                                                    Sayı : B050İLİ007001.303.2/7256

Konu : Yazılı Soru Önergesi.

DevletBakanlığına

(Sayın Yücel Seçkiner)

İlgi : a) 18.9.1997 tarih ve B.02.0.005/00069 sayılı yazınız.

Ağrı Milletvekili SayınM. Sıddık Altay’ın Başbakana tevcih ettiği 7/3288-8183 Esas No.lu yazılı soru önergesi üzerine yapılan inceleme sonucunda;

7.8.1997 tarihinde Diyadin İlçesi Yanıçukur Köyü ile Sağdıç mezrasında meydana gelen sel felaketinde 3 vatandaşımızın hayatını kaybettiği, hasar gören ev bulunmadığı, Diyadin Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Başkanlığınca vatandaşlarımızın ihtiyaçlarının karşılanması için 800 000 000 TL. yardım yapıldığı, felakette ölen 3 vatandaşımızın ailesine 1 000 000 000 TL. nakdî yardımın yapıldığı,

8.8.1997 tarihinde Doğubeyazıt İlçesi Sağdıç Köyünde meydana gelen sel felaketinde ise 8 vatandaşımızın hayatını kaybettiği, ilçe merkezindeki 7 evin oturulamaz durumda olduğu, 27 evin ise hafif hasarlı olduğu, Sağdıç Köyünde 2 evin yıkıldığı, 14 evin oturulamaz 26 evin de hasarlı olduğu, hayatını kaybeden 8 vatandaşımızın ailelerine 3 500 000 000 TL. yardım yapıldığı, ayrıca
9 834 000 000 liralık da gıda ve giyecek yardımı yapıldığı, felakete uğrayan Sağdıç Köyünün yolunun onarıldığı, içme suyunun tamamlandığı ve 3 960 metrelik dere ıslahının yapıldığı,

Vatandaşlarımızın telef olan hayvanları için İl İhtiyaç Komisyonu Kararının TarımBakanlığına gönderildiği tespit edilmiştir.

Bilgilerinize arz ederim.

                        Murat Başesgioğlu                                                                         İçişleri Bakanı

                 T.C.                                                                                                Tarım ve Köyişleri Bakanlığı              22.10.1997                                               Araştırma, Planlama ve Koordinasyon                                                                         Kurulu Başkanlığı                                                                                                Sayı : KDD.G-4/2971-72431

Konu : Yazılı Soru Önergesi.

DevletBakanlığına

(Sayın Yücel Seçkiner)

İlgi : DevletBakanlığının 18.9.1997 tarih ve B.02.0.005/00069 sayılı yazısı.

İlgi yazı ekinde gönderilen Ağrı Milletvekili M. Sıddık Altay’a ait, Ağrı İlinin bazı köylerindeki sel felaketi konusundaki 7/3288-8183 Esas No.lu yazılı soru önergesi incelenmiş olup, konu ile ilgili olarakBakanlığımızdan istenilen bilgiler aşağıda belirtilmiş bulunmaktadır.

Ağrı İlinin Doğubeyazıt ve Diyadin ilçelerinde 7-8.8.1997 tarihlerinde sağnak yağış sonucu meydana gelen sel baskınında; her iki ilçeye bağlı bazı yerleşim yerlerinde Bakanlığımızca yaptırılan hasar tespit çalışmaları tamamlanmış olup, Diyadin İlçesinin Yanıçukur, Gedik, Oğuloba, Sayıtbey, Çermik Mahalle ve köylerinde 38 çiftçinin 516 adet küçükbaş hayvanının zayi olduğu, Doğubeyazıt İlçesinin Yenimahalle, Ağrı, Ahmaddihani, Hürriyet, Sadıcı Mahalle ve köylerinde 12 çiftçi ailesinin 17 adet büyükbaş, 24 adet küçükbaş hayvanın zayi olduğu 15.9.1997 tarih ve 4 No.lu Hasar Tespit Kararı ile tespit edilmiştir.

İlgili Komisyon Kararındaki talepler doğrultusuda sel baskını sonucunda, hayvan varlıkları zarara uğrayan çiftçilere 2090 sayılı Kanunla kurulmuş Afet Fonundan aynî yardım yapılabilmesi için değerlendirmeye alınmış olup, Maliye Bakanlığına yapılan ek ödenek talebinin gerçekleşmesi halinde, 2090 sayılı Kanunda belirtilen oranlarda hayvan kayıpları olan üreticilere aynî yardım yapılabilecektir.

Bilgilerinize arz ederim.

                        Mustafa Taşar                                                                Tarım ve Köyişleri                                                                                     Bakanı

2. – Adana Milletvekili Orhan Kavuncu’nun, Osmaniye DevletHastanesinde görevli bir doktorun ve hastane müdürünün görev yerinin değiştirilmesine ilişkin sorusu ve SağlıkBakanı Halil İbrahim Özsoy’un yazılı cevabı (7/3452)

Türkiye Büyük MilletMeclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın SağlıkBakanımız tarafından yazılı olarak cevaplandırılması için gereğini arz ederim.

Saygılarımla.                      1.9.1997

                        Prof. Dr. Orhan Kavuncu                                                                       Adana

1. Zekeriya Kızıldağ, 14 yıldır Osmaniye DevletHastanesinde görevlidir. 3 Kasım 1996 seçimlerinde BBP Osmaniye Belediye Başkan adayı olmuştur. Hiçbir soruşturma geçirmediği halde, Zekeriya Kızıldağ’ın hastanedeki görevinden alınıp hastanesi olmayan Bahçe İlçesine atanma sebebi nedir? Bu ve aşağıdaki sorularımda sözkonusu usulsüz tasarruflar bilginiz dahilinde mi yapılmıştır? Bunlardan rücu ederek, bir haksızlığı telafi etmeyi düşünüyor musunuz?

2. Zekeriya Kızıldağ’ın yerine Adana DevletHastanesinden bir Sosyal Hizmet Uzmanı atanmıştır.Yataklı  Tedavi Hizmetleri İşletme Yönetmeliği hükümlerine göre SosyalHizmet Uzmanları Hastane Müdürü olamazlar.Dolayısı ile sözkonusu göreve asaleten gelmesi mümkün olmayan bu kişi, hangi sebeplerle Osmaniye DevletHastanesi Müdürü görevine atanmıştır?

3. Gaziantep DevletHastanesinde görevli iken geçirmiş olduğu bir soruşturma neticesinde Gaziantep Valiliğinin “İl Dışı Tayin” talebi ile Osmaniye Devlet Hastanesine gelmiş ve sonra da Gaziantep’teki soruşturması sonucu 3 yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezası almış ve mahkeme kararı ile de 2 ay 15 gün memuriyetten uzaklaştırılmış olan Op. Dr. Nuh Mehmet Sebzeci, Osmaniye’deki görevini de suiistimal ettiği iddiası ile açığa alınmış, daha sonra Bakanlığınız müfettişlerinin teklifi ile tayini önce Göksun’a, oradan da kendi arzusu ile memleketi olan Kayseri’ye çıkarılmıştır. Adı geçen şahsın bir hafta geçmeden tekrar Osmaniye DevletHastanesine atanması sizce kamu vicdanını rahatsız edecek haksız ve usulsüz bir tasarruf değil midir?

4. Osmaniye İl Sağlık Müdürlüğünde, Osmaniye DevletHastanesi Baştabipliğinde hiçbir soruşturma yapılmadan gerçekleştirilmiş olan değişikliklerin de, kamu vicdanını rahatsız etmiş ve usulsüz yapılmış olması sözkonusudur.Bu tasarrufların gerekçelerini açıklar mısınız?

                 T.C.                                                                                                Sağlık Bakanlığı              18.11.1997                                                                Hukuk Müşavirliği                                                                                                Sayı : B.10.0.HKM.0.00.00.00-9239/2299

Konu : Yazılı Soru Önergesi Cevabı

Türkiye Büyük MilletMeclisi Başkanlığına

İlgi : 10.10.1997 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/3452-8455/22269-8794 sayılı yazıları.

Adana Milletvekili Sayın OrhanKavuncu tarafından, Osmaniye Devlet Hastanesinde görevli bir tabibin ve Hastane Müdürünün görev yerinin değiştirilmesi ile ilgili olarak verilen yazılı soru önergesinin cevabı ilişikte sunulmaktadır.

Bilgilerine arz ederim.

                        Dr. Halil İbrahim Özsoy                                                                Sağlık Bakanı

Adana Milletvekili Sayın Orhan Kavuncu’nun “Osmaniye DevletHastanesinde Görevli
Bir Doktorun ve Hastane Müdürünün Görev Yerinin Değiştirilmesine” Dair Yazılı Soru
Önergesinin cevabıdır :

Cevaplar :

Önergenin 1 inci ve 2 nci sorularında adıgeçen, Zekeriya Kızıldağ, Osmaniye DevletHastanesi Müdürü olarak görev yapmakta iken, mevzuatın tanıdığı takdir yetkisi çerçevesinde Osmaniye Bahçe DevletHastanesine Hastane Müdürü olarak naklen tayin edilmiştir. Osmaniye DevletHastanesi Müdürlüğüne ise, aynı hastanede sosyal çalışmacı olarak görev yapan Nihat Balcılar, mevzuatın tanıdığı takdir yetkisine binaen ve hizmetin aksatılmamasının gereği nazara alınarak tedviren tayin edilmiştir.

Önergenin 3 üncü sorusunda adıgeçen, Dr.Nuh Mehmet Aksebzeci ise, hakkındaki müfettiş raporuna istinaden 23.9.1997 tarih ve 12852 sayılı işlem ile Kayseri Yahyalı DevletHastanesine naklen tayin edilmiştir.

Bilindiği üzere, 657 sayılı DevletMemurları Kanunu ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu ile diğer ilgili mevzuat hükümlerine göre, kamu yararı ve hizmetin gerekleri gözetilmek suretiyle, memurların takdiren görev yerlerinin ve hatta görevlerinin değiştirilmesi cihetine gidilebilmektedir. Yapılan idarî tasarruflar, zikredilen mevzuat hükümleri muvacehesinde gerçekleştirilmekte olup, ilgililerin dava açmaları ve yapılan işlemlerde hukuka aykırılık var ise yargı kararları uyarınca eski görev yerlerine veya görevlerine dönebilme imkânları mevcuttur.

Takdiren haklı ve gerektirici sebeplere dayanılarak ve kamu yararı ve hizmetin gerekleri gözetilerek yapılan işlemlerin geri alınması veya iptali sözkonusu olmamalıdır.

Yapılan işlemlerin siyasî saike dayandığı yolundaki iddia ve görüşlere iştirak etmek mümkün değildir.

Gösterilen ilgiye teşekkür ederim.

3. – HatayMilletvekili Fuat Çay’ın, genel aydınlatma projesi dışında kalan aydınlatmalarda tüketilen enerjinin bedeline ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Mustafa Cumhur Ersümer’in yazılı cevabı (7/3458)

Türkiye Büyük MilletMeclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Enerji Bakanı Sayın Cumhur Ersümer tarafından yazılı olarak cevaplandırılması hususunu saygılarımla arz ederim.

                        Fuat Çay                                                                                                                      Hatay

1. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığının genel aytınlatma projesi dışında yaptığı özel ve dekoratif amaçlı aydınlatmalarında tüketilen enerjinin, sizden önce görev yapan Enerji Bakanı Recai Kutan’ın talimatıyla genel aydınlatma kapsamında değerlendirildiği doğru mudur?

2. 9  Kasım 1995 tarih ve 22458 sayılı Resmî Gazetede yayınlanan TEDAŞ Elektrik Tarifeleri Yönetmeliğinin, genel aydınlatma projesi dışında yapılmış olan özel ve dekoratif amaçlı aydınlatmalar bu kapsama girmez” hükmüne karşın, Ankara Büyükşehir Belediyesinin yandaşlarına iş yaratmak amacıyla kentin çeşitli yerlerine gelişigüzel yerleştirdiği süs havuzlarının ve ışıklandırmaların elektrik tüketimlerinden Bakan talimatıyla ücret alınmaması hukuka uygun mudur?

3. Bu uygulama protokol yolu güzergâhı dışında kalan bölgelerde de uygulanmış mıdır?

4. Bu uygulama kapsamında kaç havuz ve ışıklandırma vardır? Bunlar kaç kilowat/saat enerji tüketmektedir? Tükettikleri enerjinin toplam maliyeti nedir?

5. Bu uygulama sonucunda TEDAŞ’ın bugüne kadar uğradığı zarar ne kadardır?

6. Yönetmeliklere aykırı uygulamayla ilgili soruşturma yapılmış mıdır?

7. Bu yerlere sayaç takılması ve yönetmeliklere göre elektrik ücreti alınması için çalışma başlatılmış mıdır?

                  T.C                                                                                                Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığı              14.11.1997                                                                               Araştırma, Planlama ve Koordinasyon                                                                         Kurulu Başkanlığı                                                                                                Sayı : B.15.0.APK.0.23-300-1764/18721

Konu : Yazılı Soru Önergesi.

Türkiye Büyük MilletMeclisi Başkanlığına

İlgi : TBMM Başkanlığının 10 Ekim 1997 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-8779 sayılı yazısı.

HatayMilletvekili Sayın Fuat Çay’ın tarafıma tevcih ettiği 7/3458-8483 Esas No.lu yazılı soru önergesi T.B.M.M. İçtüzüğünün 99 uncu maddesi gereği cevaplandırılarak ekte gönderilmiştir.

Bilgilerinize arz ederim.

                        M. Cumhur Ersümer                                                  Enerji ve Tabiî                                                                   Kaynaklar Bakanı

HatayMilletvekili Sayın Fuat Çay’ın Yazılı Soru Önergesi Cevabı (7/3458-8483)

Soru 1. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığının genel aytınlatma projesi dışında yaptığı özel ve dekoratif amaçlı aydınlatmalarında tüketilen enerjinin, sizden önce görev yapan Enerji Bakanı Recai Kutan’ın talimatıyla genel aydınlatma kapsamında değerlendirildiği doğru mudur?

Cevap 1. Ankara’nın Başkent olması ve Esenboğa-Cumhurbaşkanlığı Köşkü güzergâhının “Protokol Yolu” olarak kullanılması gerekçe gösterilerek, işletme ve bakımı Belediyeye ait olmak üzere, dekoratif ve özel aydınlatmalı yerlerin “Genel Aydınlatma” kapsamında değerlendirilmesi hususunda, TEDAŞ Genel Müdürlüğü, Bakanlığımın 19.6.1997 tarih ve 3022/9254 sayılı yazısı ile talimatlandırılmıştır. Ancak, 12 panodan ölçülen dekoratif aydınlatmalı tesisler ile 18 adedi abone yapılmış, 7 adedinin ise abonelik işlemleri yapılacak olan 25 adet fiskiyeli havuzdan müteşekkil abonelerin hiçbiri bahsi geçen Bakanlığım talimatı ile ilgili bir uygulamaya tabi tutulmamıştır.

Soru 2. 9  Kasım 1995 tarih ve 22458 sayılı Resmî Gazetede yayınlanan TEDAŞ Elektrik Tarifeleri Yönetmeliğinin, genel aydınlatma projesi dışında yapılmış olan özel ve dekoratif amaçlı aydınlatmalar bu kapsama girmez” hükmüne karşın, Ankara Büyükşehir Belediyesinin yandaşlarına iş yaratmak amacıyla kentin çeşitli yerlerine gelişigüzel yerleştirdiği süs havuzlarının ve ışıklandırmaların elektrik tüketimlerinden Bakan talimatıyla ücret alınmaması hukuka uygun mudur?

Cevap 2. Bahse konu talimat “Esenboğa-Cumhurbaşkanlığı Köşkü” arasındaki Protokol Yolunu kapsamaktadır. Ancak, bugüne kadar adı geçen güzergâh üzerinde talimata yönelik herhangi bir uygulama gerçekleşmediğinden, hukuka aykırı bir durum da sözkonusu değildir.

Soru 3. Bu uygulama protokol yolu güzergâhı dışında kalan bölgelerde de uygulanmış mıdır?

Cevap 3. Sözkonusu tüm tesisler, Protokol Yolu dışında bulunan tesisler olduğundan, genel aydınlatma tarifesi uygulaması yapılmamıştır.

Soru 4. Bu uygulama kapsamında kaç havuz ve ışıklandırma vardır? Bunlar kaç kilowat/saat enerji tüketmektedir? Tükettikleri enerjinin toplam maliyeti nedir?

Cevap 4. Ankara genelinde 25 adet havuz ve 12 noktadan ölçülen 1 082 adet dekoratif armatür (Her biri 150 W gücünde) bulunmakta olup, bu tesislerin elektrik kullanmaya başladıkları
muhtelif tarihlerden 31.10.1997 tarihine kadar geçen dönemde tükettikleri elektrik enerjisinin
toplamı 4 096 885 kWh’tır. Bunun 1 124 051 kWh’ı tahakkuka tabi tutulmuş olup, tutarı toplam
14 709 315 000 TL.’dır. Kalan 2 972 834 kWh’ı ise tahakkuk ettirilecektir. Ancak, bu değerler Ankara genelinde yer alan fıskiyeli havuz ve dekoratif aydınlatmalara aittir. Soruda yer alan “bu uygulama” kavramı, sadece Protokol Yolunda bulunan tesislerin değerlendirilmesi gerektiği şeklinde anlaşılmakta ve bu doğrultudaki değerlendirmemiz sonucunda da, Protokol Yolu üzerinde halen enerji kullanan bu tür tesis bulunmaması nedeniyle, tüketim miktarı ve bedeline ait mevcut herhangi bir değer de verilememektedir.

Soru 5. Bu uygulama sonucunda TEDAŞ’ın bugüne kadar uğradığı zarar ne kadardır?

Cevap 5. Halen, konuyla ilgili uygulama gerçekleştirilmediğinden, zarar olarak da herhangi bir değerlendirme yapılması mümkün bulunmamaktadır.

Soru 6. Yönetmeliklere aykırı uygulamayla ilgili soruşturma yapılmış mıdır?

Cevap 6. bugüne kadar yönetmeliklere aykırı bir işlem yapılmadığı için soruşturma yapılmasına gerek duyulmamıştır.

Soru 7. Bu yerlere sayaç takılması ve yönetmeliklere göre elektrik ücreti alınması için çalışma başlatılmış mıdır?

Cevap 7. Sözkonusu tesislerin büyük bölümü aboneli ve sayaçlı olup, tüketimleri belirlenmiştir. Henüz abonelik işlemleri yapılmamış az sayıda tesis içinde abonelik işlemleri ve sayaş takma çalışmaları ikmal ettirilecektir.

4. – İstanbul Milletvekili Bülent Akarcalı’nın, Ulus-TBMM arası refüj ve kaldırım çalışmalarına ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Murat Başesgioğlu’nun yazılı cevabı (7/3466)

Türkiye Büyük MilletMeclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı Sayın Murat Başesgioğlu tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

                        Bülent Akarcalı                                                                                   İstanbul

Başkentimiz Ankara’nın, Ulus-TBMM arası başlatılan refüj ve kaldırım çalışmaları aylardır sürmektedir.

1. Belediye ve Elif adlı bir firmaya verilen bu iş ne zaman bitecektir?

2. Hergün yüzbinlerce Ankara’lıya ızdarap çektiren bu çalışmalarda neden 2-3 işçiden başka kimse çalışmıyor?

3. Türkiye Cumhuriyeti Başkentinin böylesine ihmal edilmesinin bir müeyyidesi yok mudur?

4. Bakanlığınız bu konuda Belediye nezdinde ciddî bir girişim düşünmekte midir?

                 T.C.                                                                                                İçişleri Bakanlığı              17.11.1997                                                                Mahallî İdareler GenelMüdürlüğü                                                                    Sayı : B.05.0.MAH.0.65.00.02-0218/1035

Konu : Yazılı Soru Önergesi.

Türkiye Büyük MilletMeclisi Başkanlığına

İlgi : Türkiye Büyük MilletMeclisi Başkanlığının 10.10.1997 tarih ve A.01.0.GNS. 0.10.00.02-8791-7/3466-8502/022430 sayılı yazısı.

İlgi yazı ekinde alınan ve tarafımdan cevaplandırılması istenilen İstanbul Milletvekili Bülent Akarcalı’nın “Ulus-TBMM arası refüj ve kaldırım çalışmalarına ilişkin” yazılı soru önergesi ile ilgili olarak Valilik vasıtasıyla Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığından alınan bilgilerden;

Büyükşehir Belediyesince Ulus-TBMM arasında başlatılan refüj ve kaldırım çalışmalarının üç ayrı firma tarafından yürütüldüğü,

İşin 30.9.1997 tarihinde bitirilmesinin planlandığı, ancak ödenek yetersizliği yüzünden ödemelerin zamanında yapılamamasından dolayı işlerin zaman zaman aksadığı,

Müteahhitlerin kusuru nedeniyle olabilecek gecikmeler için yasal ceza uygulaması yapıldığı,

anlaşılmıştır.

Bilgilerinize arz ederim.

                        Murat Başesgioğlu                                                                         İçişleri Bakanı

5. — Ordu Milletvekili Müjdat Koç’un, açılan sınavlarda başarılı olan hemşire adaylarına ilişkin sorusu ve SağlıkBakanı Halil İbrahim Özsoy’un yazılı cevabı (7/3522)

Türkiye Büyük MilletMeclisi Başkanlığına

Aşağıdaki yazılı soruların, SağlıkBakanı Sayın Halil İbrahim Özsoy tarafından yazılı olarak yanıtlanması için İçtüzüğün 96 ncı maddesince gereğini arz ederim.

                        Müjdat Koç                                                                                        Ordu                                                                                                KİT Komisyonu Üyesi

Soru 1. SağlıkBakanlığı tarafından 12.10.1997 tarihinde hemşirelik sıralama sınavı yapılacağı açıklanmıştır. Halbuki aynı amaçla 1996 yılında yapılan sınav sonucu kazanan hemşire adayı kardeşlerimizin atamaları yapılmamıştır.

Bu durumda bu hemşire adaylarının kazanılmış hakları ne olacaktır?

Soru 2. Toplumun Devlet ve hukuka olan inancını yitirmemesi için, hemşire adaylarına yapılan bu haksızlığı gidermeyi düşünüyor musunuz?

                 T.C.                                                                                                        SağlıkBakanlığı              18.11.1997                                                                Hukuk Müşavirliği                                                                                                Sayı : B.10.0.HKM.0.00.00.00-9239/2302

Konu : Yazılı Soru Önergesi Cevabı

Türkiye Büyük MilletMeclisi Başkanlığına

İlgi : 10.10.1997 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/3522-8625/22795 sayılı yazıları.

Ordu Milletvekili Sayın Müjdat Koç tarafından, açılan sınavlarda başarılı olan hemşire adayları ile ilgili olarak verilen yazılı soru önergesinin cevabı ilişikte sunulmaktadır.

Bilgilerine arz ederim.

                        Dr. Halil İbrahim Özsoy                                                                 SağlıkBakanı

Ordu Milletvekili Sayın Müjdat Koç’un, “Açılan Sınavlarda Başarılı Olan Hemşire Adayları”
ile İlgili Yazılı Soru Önergesinin Cevabıdır :

Sorular :

Soru 1. SağlıkBakanlığı tarafından 12.10.1997 tarihinde hemşirelik sıralama sınavı yapılacağı açıklanmıştır. Halbuki aynı amaçla 1996 yılında yapılan sınav sonucu kazanan hemşire adayı kardeşlerimizin atamaları yapılmamıştır. Bu durumda bu hemşire adaylarının kazanılmış hakları ne olacaktır?

Soru 2. Toplumun Devlet ve hukuka olan inancını yitirmemesi için, hemşire adaylarına yapılan bu haksızlığı gidermeyi düşünüyor musunuz?

Cevaplar :

1995 ve 1996 yılı Sağlık Meslek Lisesi mezunu hemşirelerin atamalarının yapılabilmesi için, 26.10.1996 tarihinde yapılan sınav neticesinde, asıl olarak kazanan 976 hemşirenin atamaları yapılmış olup, 95 hemşire yedek olarak kazanmıştır. Ancak, 1997 yılı içerisinde açıktan atama müsaadesi alınan 1 900 hemşire kadrosunu, yedek olarak bekleyen hemşire sayısı karşılayamadığından yeniden sınav açılmasına gerek duyulmuştur.

657 sayılı DevletMemurları Kanunu ve Devlet memurluğuna giriş için uygulanan sınav
yönetmeliği hükümlerine göre ise, ilan edilen sınav sonuçları müteakip sınav tarihine kadar ge-
çerli olduğu cihetle; yeni bir sınav açıldığı için, önceki yıllarda sınava girip yedek olarak kazan-
mış olanların, zikredilen yönetmelik hükümleri gereğince yeni açılan sınava girmek durumunda-
dırlar.

Bakanlığımızca hizmet gereklerine ve mevzuat hükümlerine uygun olarak işlem yapılmakta olup, hukuka uygun işlemlerden dolayı hukuka olan inancın kaybedilmesi gibi bir durumun doğması sözkonusu olmamalıdır.

6. – Yozgat Milletvekili Abdullah Örnek’in, Kırıkkale-Keskin Belediye Başkanının camilerden topladığı iddia edilen halılara ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Murat Başesgioğlu’nun yazılı cevabı (7/3537)

Türkiye Büyük MilletMeclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı Sayın Murat Başesgioğlu tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

                        Abdullah Örnek                                                                Millî Savunma Komisyonu                                                                   Üyesi                                                                                                                     Yozgat

Sorularım :

1. Kırıkkalenin Keskin İlçesinde ANAP’lı Belediye Başkanı Yahya Ucaçelik’in tehditle ilçe müftüsünden camilerden; üzerinde şarkıcıların, şarkı söylemesi için halı aldığı basında ve televizyonlarda söylenmiştir.

Bu hadise doğru mudur?

2. Milletin paraları ile üzerinde namaz kılınmak üzere alınan halıların sarhoş masalarının altına konmasını gerçekleştiren bu Belediye Başkanı hakkında herhangi bir soruşturma başlatılmış mıdır?

3. RP’li belediyeleri sudan bahanelerle soruşturmaya alan Bakanlığınız böyle bir rezaleti işleyen Keskin Belediye Başkanı hakkında yapılan işlemler ve sonuçları hakkında tarafıma bilgi verilmesini arz ederim.

                 T.C.                                                                                                İçişleri Bakanlığı              17.11.1997                                                                Mahallî İdareler GenelMüdürlüğü                                                                    Sayı : B.05.0.MAH.0.65.00.02/81034                                                                            Konu : Yazılı Soru Önergesi.

Türkiye Büyük MilletMeclisi Başkanlığına

İlgi :Türkiye Büyük MilletMeclisi Başkanlığının 10.10.1997 tarih ve A.01.0.GNS. 0.10.00.02-8785-7/3537-9661/22908 sayılı yazısı.

İlgi yazı ekinde alınan ve tarafımdan cevaplandırılması istenilen YozgatMilletvekili Abdullah Örnek’in, “Kırıkkale-Keskin Belediye Başkanının festival için camilerden topladığı iddia edilen halılara ilişkin” yazılı soru önergesi ile aynı konuda Yeni Günaydın Gazetesinin 26.9.1997 tarihli nüshasında yayımlanan “Halı krizine ANAP’lı başkan sebep oldu” başlıklı haberle ilgili olarak Kırıkkale Valiliğinden alınan 20.10.1997 tarih ve 630 sayılı, 27.10.1997 tarih ve 970 sayılı yazılarda;

Keskin İlçesi III üncü Kültür, Sanat ve Turizm Etkinliklerinin yürütülmesi için Kaymakam Başkanlığında; Belediye Başkanı, Keskin Yüksekokulu Müdürü, İlçe Millî Eğitim Müdürü, İlçe Meteoroloji Müdürü, İlçe Halk Kütüphanesi şefinden oluşan bir komite teşkil edildiği, yapılan iş bölümü neticesinde tören mahallinin tanzimi görevinin Belediye Başkanına verildiği,

Bu tanzim sırasında,

n Festivale davet edilen şeref misafirleri ile bu grubun sağında ve solunda yer alan diğer davetlilerin oturduğu yerlerin önlerine;

n Resmî konuşmalar yapıldıktan sonra sahne olarak kullanılan yere doğru uzanmış halıfleksin baş kısmına;

n Tören sahasının kenarlarına kurulan çadırların içine;

halktan, köylerden ve merkez camilerin depolarında bulunan atıl durumdaki halılardan temin edilerek serildiği,

Sahneye serilen halıların cami halılarından olmadığı ve tören bitiminde yıkanarak yerlerine iade edildiği,

Tertip komitesi başkan ve üyeleri hakkında bu olayla ilgili herhangi bir yasal işlemin yapılmasına gerek bulunmadığı,

belirtilmektedir.

Bilgilerinize arz ederim.

                        Murat Başesgioğlu                                                                         İçişleri Bakanı

7. – YozgatMilletvekili Abdullah Örnek’in, çiftçilerin sorunlarına ilişkin sorusu ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mustafa R. Taşar’ın yazılı cevabı (7/3542)

Türkiye Büyük MilletMeclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Tarım Bakanı Sayın Mustafa Taşar tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

                        Abdullah Örnek                                                                Millî Savunma Komisyonu                                                                   Üyesi                                                                                                                     Yozgat

1. Son aylarda çiftçinin tarımsal girdi alım gücünün ürün alım fiyatları baz alınarak % 9,4 ile % 42,1 arasında değişen oranlarda gerilemiştir. Ayrıca faiz oranları çiftçinin belini bükmüş, çiftçilik yapamaz hale getirmiştir. Çiftçilerimizin çiftçilik yapabilmesi için ne gibi kolaylıklar düşünüyorsunuz?

2. Çiftçiler üretmiş olduğu buğday, şekerpancarı gibi tarımsal ürünlerinin satışı sonucu elde ettiği para ile geçimini bile sağlayamamakta olup, Tarımsal makineleri nasıl alacaktır. Çiftçilere tohum ve gübre gibi maliyeti etkileyen unsurlarda subvanse yapacak mısınız?

3. 1996 yılı Eylül ayında 7,5 kg. şekerpancarı satarak 1 kg. kompoze (20.20.20) gübre alan çiftçi, 1997 yılı Eylül ayında 9.6 kg. ürün satarak 1 kg. gübre alabilmektedir. Aradaki farkın giderilmesi için çiftçilerimiz lehine ne gibi önlemler düşünüyorsunuz?

                 T.C.                                                                                                Tarım ve Köyişleri Bakanlığı              13.11.1997                                                                               Araştırma, Planlama ve Koordinasyon                                                                         Kurulu Başkanlığı                                                                                                Sayı : KDD-G-4/3198-76490

Konu : Soru Önergesi.

            (Yozgat Milletvekili Sayın Abdullah Örnek)

Türkiye Büyük MilletMeclisi Başkanlığına

İlgi : 10.10.1997 tarih ve A.01.GNS.0.01.00.02.7/3542-8675-22954 sayılı TBMM yazısı ve eki.

Türkiye Büyük MilletMeclisi GenelSekreterliğinin ilgide kayıtlı yazısı ile Bakanlığımıza intikal eden ve cevaplandırılması istenen Yozgat Milletvekili Sayın Abdullah Örnek’in çiftçilerin genel durumlarıyla ilgili 7/3542-8675 Esas No.lu yazılı soru önergesindeki Bakanlığımızı ilgilendiren sorularla ilgili görüşlerimiz aşağıda belirtilmiştir.

Soru 1. Son aylarda çiftçinin tarımsal girdi alım gücünün ürün alım fiyatları baz alınarak 29.4 ile % 42,1 arasında değişen oranlarda gerilemiştir. Çiftçilerimizin çiftçilik yapabilmesi için ne gibi kolaylıklar düşünüyorsunuz?

Cevap 1. Çiftçilerimizin gelir seviyesinin yükseltilmesi Bakanlığımızın ana amaçlarından birisidir. Ancak üretimle ilgili faaliyetleri çok çeşitli faktörler etkilemektedir. Faizlerin ve girdi fiyatlarının yüksekliği bu faktörlerin en önemli etkenlerindendir. Bunlardan çiftçilerimizin mümkün olduğunca az etkilenmesi için Bakanlığımızca çeşitli çalışmalar yapılmaktadır.

1997 yılı Tarımsal Ürünlerin Destekleme Fiyatları, Bakanlar Kurulunca tespit edilip yayınlanmıştır. Buna göre; 1996 yılında 18 000 TL/kg. olan buğday destekleme fiyatı 1997 yılında 39 000 TL/kg. (% 112 artış), 14 400 TL/kg. olan arpa destekleme fiyatı 28 250 TL/kg. (% 97,5 artış) 4 400 TL/kg. olan şeker pancarı destekleme fiyatı 11 000 TL/kg. (% 150 artış) şeklinde gerçekleşerek yıllık enflasyonun üzerinde destek artışı sağlanmıştır.

Soru 2. Çiftçiler üretmiş olduğu buğday, şekerpancarı gibi tarımsal ürünlerinin satışı sonucu elde ettiği para ile geçimini bile sağlayamamakta olup, tarımsal makineleri nasıl alacaktır. Çiftçilere tohum ve gübre gibi maliyeti etkileyen unsurlardan subvanse yapacak mısınız?

Cevap 2. 95/6488 ve 95/7422 sayılı BakanlarKurulu Kararları çerçevesinde uygulanan subvansiyonlarla çiftçilerimiz kullandıkları kimyevî gübreyi % 50 oranında daha ucuza temin edebilmektedir. Sözkonusu subvansiyon uygulaması halen sürdürülmekte olup, önümüzdeki yılda da sürdürülmesi planlanmaktadır.

2 Mart 1996 tarih ve 22568 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan “Tarımsal Mekanizasyon Araçlarının Kredili Satışına Esas Olmak Üzere Yapılacak Deney ve Denetimlerle İlgili Tebliğ (Tebliğ No. : 1996/1) hükümleri çerçevesinde, çiftçilerimiz T.C. Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği vasıtasıyla ihtiyaçları olan tarım makinelerini kredili olarak temin edebilmektedirler.

Yüksek verim potansiyeline sahip, hastalık ve zararlılara dayanıklı sertifikalı tohumlukların çiftçilerimiz tarafından yaygın bir şekilde kullanılmasını sağlamak amacıyla Bakanlığımızca tedbirler alınmakta ve teşvikler uygulamaya konulmaktadır.

Bu amaçla yurt içinde tohumluk üretimini artırmak ve ihtiyacı daha ucuz fiyatla kendi üretimlerimizden sağlamak için tohumluk üretimini artırmak ve ihtiyacı daha ucuz fiyatla kendi üretimlerimizden sağlamak için tohumluk üreten kuruluşlara 19.12.1985 tarihinde çıkarılan 85/10151 sayılı Kararname ile T.C. Ziraat Bankası tarafından projeye dayalı olarak, düşük faiz hadlerinden yatırım ve işletme kredileri verilmektedir.

Soru 3. 1996 yılı Eylül ayında 7,5 kg. şekerpancarı satarak 1 kg. kompoze (20.20.20) gübre alan çiftçi, 1997 yılı Eylül ayında 9.6 kg. ürün satarak 1 kg. gübre alabilmektedir. Aradaki farkın giderilmesi için çiftçilerimiz lehine ne gibi önlemler düşünüyorsunuz?

Cevap 3. Yurt içi tohumluk üretimleri ile ihtiyacın karşılanamaması durumunda ithal yoluyla tedarikine gidilmekte ve ithal edilen tohumlukların çiftçilere daha ucuz fiyatla intikal ettirilebilmesi amacıyla gümrük vergisi muafiyeti uygulanmaktadır. Bunun yanında çiftçilerimizin sertifikalı tohumluk kullanımın yaygınlaştırmak amacıyla bazı tohumluklara destekleme ödemesi uygulanmaktadır.

1997 yılında, bugüne kadar yaklaşık 600 milyar TL. destekleme ödemesi yapılmış olup, 1998 yılında dağıtılacak tohumluklar için ise 2 trilyon TL. olacak şekilde çalışmalar yapılmaktadır.

Bakanlığımızca uygulanmakta olan ithalat yasağıyla et ve süt fiyatlarında düzelmeler olmuş, hayvancılık cazip hale gelmiştir.

Çiftçilerimizin gelir düzeyinin artırılması sadece fiyat ayarlamalarına bağlı olmamaktadır. Uygun yetiştirme teknikleri ve çeşitlerle birlikte, yüksek verimli ve kaliteli tohumlukların kullanılması birim alandan alınan ürünü artıran, üretim maliyetlerini düşüren ve çiftçinin gelirini artıran en önemli faktörlerdir. Bu amaçla Bakanlığımız tarafından ülke çapında birçok proje yürütülmekte ve üreticinin gelir seviyesi yükseltilmeye çalışılmaktadır.

Bilgilerinize arz ederim.

                        Mustafa Taşar                                                                Tarım ve Köyişleri Bakanı

8. – Manisa Milletvekili Tevfik Diker’in, Öncü Gazetesi sahibi ve Genel YayınYönetmeni ile ilgili olarak ileri sürülen iddialara ilişkin sorusu ve SağlıkBakanı Halil İbrahim Özsoy’un yazılı cevabı (7/3554)

Türkiye Büyük MilletMeclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın TBMM İçtüzüğünün 96 ncı maddesi gereğince Sağlık Bakanı Sayın Halil İbrahim Özsoy tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Saygılarımla.                    1.10.1997

                        Tevik Diker                                                                                    Manisa

Sorular :

1. DYP eski Genel Sekreter Yardımcısı, halen MKK Üyesi, Koray Limited Şirketi GenelMüdürü, Bays Limited adına Öncü Gazetesi sahibi ve GenelYayın Yönetmeni Bekir Altunok ile ilgili olarak Sağlık Bakanlığının 5.2.1993 tarihli Bakanlık Matbaası İçin Yapılan Çalışmalar Konulu fezlekesinin 2 nci sahifesinde inceleme ve soruşturma konuları bölümünün 2 nci maddesi “Özel matbaalara usulsüz basım işleri ve matbaa hizmetleri yaptırılması,” II “Bakanlık matbaasının 1989 -1991 yıllarında yönetilmesi sırasında : 1. Bakan eski Danışmanı Bekir Altunok’un Bakanlık matbaasını personele baskı yaparak keyfî bir şekilde yönetmesi, Bakan Halil Şıvgın’ın propagandasına yönelik işlerde kullanması ve özel matbaalara kayıtsız ve belgesiz kâğıt göndermesi sonucu Bakanlık zararına sebebiyet vermesi, 2. Murat Erdem’e 40 000 000 TL. usulsüz avans verilmesi ve bu avansın usulsüz bir şekilde Bekir Altunok tarafından Murat Erdem’den alınması ve mahsubunun yapılmaması, 3. Bekir Altunok’un kendisine senetle teslim edilmiş bulunan ve bizzat kendisi tarafından bakanlık matbaası için satın alınan bazı demirbaş malzemeleri teslim etmeden görevinden ayrılması, 4. Bekir Altunok’un 6 ay mazaretsiz olarak göreve gelmediği halde maaş alması; hususlarının incelenmesi soruşturulmasından ibarettir,” denilmekte olup, konu ile ilgili bakanlığınızca yasal işlem yapılmış mıdır? Yapıldı ise, hangi aşamadadır?

2. 1 Haziran 1989 tarihinde açıktan atama ile önce Bakanlık Özel Kalem Müdürü unvanı, yine 1 Haziran 1989 tarihindeki bir kararla Bakanlık Müşaviri, 17 Kasım 1989 tarihinde Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni olarak, 29.1.1990’da Özel Kalem Müdür Yardımcılığına, 5 Ağustos 1991’de Ankara Sağlık Müdürlüğü Etimesgut DevletHastanesinde memur olarak görevlere atandığı doğru mudur?

3. SağlıkBakanlığı Personel GenelMüdürlüğündeki formunda askerlik durumu, eski durumu niçin belirtilmemiş, yazılmamıştır? Askerlik durumu nedir? Öğrenim durumu lise mezunu mudur? Lise mezunu olarak Bakan Müşavirliğine atanması yasal mıdır? TürkSilahlı Kuvvetleri ile ilişiği niçin kesilmiştir? Bütün bu atamalarda ilgili kuvvet komutanlığının muvaffakatı var mıdır? Çok kısa süredeki görev yeri değişikliklerinin nedeni nedir? Atama da açıktan da olsa atanan kişinin sicil özetinin gösterilmesi gerekmemekte midir? Gösterilmedi ise, sebebi nedir?

                 T.C.                                                                                                        SağlıkBakanlığı              18.11.1997                                                                Hukuk Müşavirliği                                                                                                Sayı : B.10.0.HKM.0.00.00.00-9239/2306

Konu : Yazılı Soru Önergesi Cevabı.

Türkiye Büyük MilletMeclisi Başkanlığına

İlgi : 10.10.1997 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/3554-8692/23010 sayılı yazıları.

Manisa Milletvekili SayınTevfik Diker tarafından, “Öncü Gazetesi sahibi ve genel yayın yönetmeni ile ilgili iddialar” hakkında verilen yazılı soru önergesinin cevabı ilişikte sunulmaktadır.

Bilgilerine arz ederim.

                        Dr.Halil İbrahim Özsoy                                                                Sağlık Bakanı

Manisa Milletvekili Sayın Tevfik Diker’in, Öncü Gazetesi sahibi ve genel yayın yönetmeni ile ilgili olarak ileri sürülen iddialara dair yazılı soru önergesinin cevabıdır :

Sorular :

1. DYP eski Genel Sekreter Yardımcısı, halen MKK Üyesi, Koray Limited Şirketi GenelMüdürü, Bays Limited adına Öncü Gazetesi sahibi ve GenelYayın Yönetmeni Bekir Altunok ile ilgili olarak Sağlık Bakanlığının 5.2.1993 tarihli Bakanlık Matbaası İçin Yapılan Çalışmalar Konulu fezlekesinin 2 nci sahifesinde inceleme ve soruşturma konuları bölümünün 2 nci maddesi “Özel matbaalara usulsüz basım işleri ve matbaa hizmetleri yaptırılması,” II “Bakanlık matbaasının
1989 -1991 yıllarında yönetilmesi sırasında : 1. Bakan eski Danışmanı Bekir Altunok’un Bakanlık matbaasını personele baskı yaparak keyfî bir şekilde yönetmesi, Bakan Halil Şıvgın’ın propagandasına yönelik işlerde kullanması ve özel matbaalara kayıtsız ve belgesiz kâğıt göndermesi sonucu Bakanlık zararına sebebiyet vermesi, 2. Murat Erdem’e 40 000 000 TL. usulsüz avans verilmesi ve bu avansın usulsüz bir şekilde Bekir Altunok tarafından Murat Erdem’den alınması ve mahsubunun yapılmaması, 3. Bekir Altunok’un kendisine senetle teslim edilmiş bulunan ve bizzat kendisi tarafından bakanlık matbaası için satın alınan bazı demirbaş malzemeleri teslim etmeden görevinden ayrılması, 4. Bekir Altunok’un 6 ay mazaretsiz olarak göreve gelmediği halde maaş alması; hususlarının incelenmesi soruşturulmasından ibarettir,” denilmekte olup, konu ile ilgili bakanlığınızca yasal işlem yapılmış mıdır? Yapıldı ise, hangi aşamadadır?

2. 1 Haziran 1989 tarihinde açıktan atama ile önce Bakanlık Özel Kalem Müdürü unvanı, yine 1 Haziran 1989 tarihindeki bir kararla Bakanlık Müşaviri, 17 Kasım 1989 tarihinde Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni olarak, 29.1.1990’da Özel Kalem Müdür Yardımcılığına, 5 Ağustos 1991’de Ankara Sağlık Müdürlüğü Etimesgut DevletHastanesinde memur olarak görevlere atandığı doğru mudur?

3. SağlıkBakanlığı Personel GenelMüdürlüğündeki formunda askerlik durumu, eski durumu niçin belirtilmemiş, yazılmamıştır? Askerlik durumu nedir? Öğrenim durumu lise mezunu mudur? Lise mezunu olarak Bakan Müşavirliğine atanması yasal mıdır? TürkSilahlı Kuvvetleri ile ilişiği niçin kesilmiştir? Bütün bu atamalarda ilgili kuvvet komutanlığının muvaffakatı var mıdır? Çok kısa süredeki görev yeri değişikliklerinin nedeni nedir? Atama da açıktan da olsa atanan kişinin sicil özetinin gösterilmesi gerekmemekte midir? Gösterilmedi ise, sebebi nedir?

Cevaplar :

Önergede adıgeçen Bekir Altınok, 1 Haziran 1989 tarihinde, Başbakanlık Personel ve Prensipler GenelMüdürlüğünün 4.4.1989 tarih ve 08-3-314/06233 sayılı müsaade yazılarına istinaden, istisnai kadrolardan olan Bakanlık Özel Kalem Müdürü olarak açıktan memurluğu tayin edilmiş ve aynı tarihte Bakanlık Müşaviri olarak görevlendirilmiştir.Daha sonra, 20 Haziran 1989 tarih ve 7662 sayılı işlem ile, Bakanlık Özel Kalem Müdürlüğüne memur olarak atanmış ve aynı tarihte Bakanlık Müşaviri olarak vekâleten görevlendirilmiştir. 17 Kasım 1989 tarihinde Bakanlık Personel GenelMüdürlüğüne Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni olarak tayin edilmiş; 29.1.1990 tarihinde de Bakanlık Özel Kalem Müdür Yardımcısı olarak tedviren görevlendirilmiştir. Adıgeçen, 10.7.1991 tarih ve 10678 sayılı karar ile, Ankara Sağlık Müdürlüğüne (Etimesgut DevletHastanesinde çalıştırılmak üzere) naklen tayin edilmiş ise de; bu görevine başlamadan Bakanlıktaki görevinden istifa ettiğine dair 14.1.1992 tarihli dilekçesine istinaden 15.1.1992 tarihi itibariyle görevinden çekilme isteği kabul edilmiştir.

Önergenin birinci sorusu ile sorulan hususlarla ilgili olarak Bakanlığımız müfettişleri tarafından yapılan inceleme ve soruşturma sonucunda tanzim edilen 5.2.1993 tarih ve 4-4-2 sayılı raporda : Bekir Altunok’un; iş avansı olarak Murat Erdem’e verilen 40 000 000 TL.’nın bu kişiden usulsüz bir şekilde aldığı ve harcama belgelerini ibraz etmeyerek zimmetine geçirdiği ve halen de zimmetinde bulunduğu belirlendiğinden, bu eyleminden dolayı 657 sayılı DevletMemurları Kanununun 125/E-g. maddesi uyarınca “DevletMemurluğundan Çıkarma” cezası ile,

Bizzat satın aldığı yıldız baskı makinesi ile kendisine teslim edilmiş bulunan bilgisayar aksamı Datashow ve uzaktan kumandalı Sony marka teybi görevinden ayrılmasına ve müteaddit defalar istenmesine rağmen 41 915 347 TL. tutarındaki bu demirbaş malzemeleri teslim etmeyerek zimmetine geçirdiği ve zimmet halinin devam ettiği belirlendiğinden, bu eylemlerinden dolayı, 657 sayılı Kanunun 125/E-g. maddesi uyarınca “Devlet Memurluğundan Çıkarma” cezası ile,

15.7.1991 - 15.1.1992 tarihleri arasında göreve gelmeden maaş aldığı ifadelerden ve belgelerden sabit olduğundan, bu eyleminden dolayı 657 sayılı Kanunun 125/E-d. maddesi uyarınca “Devlet Memurluğundan Çıkarma” cezası ile,

tecziyesinin teklif edilmesi üzerine; BakanlıkYüksek Disiplin Kurulunun 22.6.1993 tarih ve 1993/2-9 sayılı kararı ile, 657 sayılı Kanunun 125 inci maddesinin (E/d-g) bentleri gereğince bir daha memurluğa alınmamak üzere DevletMemurluğundan çıkarılmasına karar verilmiştir.

Zimmet fiilinden dolayı Ankara 1 inci Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanmış ve 21.4.1994 tarih ve 1994/5-74 sayılı karar ile beraat etmiş; bu karar Yargıtayca tasdik edilmiştir.

Hazineye verdiği zararın tazmini talebiyle hakkında dava da açılmıştır.

Ayrıca, 10.8.1994 gün ve 14-12-10 sayılı Fezlekenin Bakanlık Memurin Muhakemat MerkezKomisyonunda görüşülmesi neticesinde, Komisyonun 2.12.1994 tarih ve 1994/V-1 sayılı kararı ile TCK’nun 80 inci maddesi delaletiyle 240 ıncı maddesine göre yargılanmak üzere lüzum-u muhakemesine karar verilmiş; Danıştay 2 nci Dairenin 31.5.1995 tarih ve E1994/2266-K.1995/1330 sayılı lüzum-u muhakeme kararı verilmiş ve Kırıkkale Aslî Ceza Mahkemesinde açılan kamu davası henüz karara bağlanmamıştır.

Anlaşılacağı üzere, konu üzerinde hassasiyetle durulmuş ve idarî, hukukî ve cezaî yönlerden gerekli işlemler zamanında yapılmıştır.

Yargıya intikal etmiş bir konu hakkında daha fazla değerlendirmede bulunulması uygun olmadığı gibi; Bakanlık tarafından “bir daha memurluğa alınmamak üzere Devlet Memurluğundan Çıkarma” cezası ile tecziye edilen bir kimse hakkındaki diğer husus ve sorulara cevap verilmesine mahal olmadığı düşünülmüştür.

Gösterilen ilgiye teşekkür ederim.

9. – TokatMilletvekili Ahmet Feyzi İnceöz’ün, sağlık reformu çalışmalarına ve Tokat’taki sağlık personeli açığına ilişkin sorusu ve SağlıkBakanı Halil  İbrahim Özsoy’un yazılı cevabı (7/3567)

Türkiye Büyük MilletMeclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın SağlıkBakanı Sayın Dr. Halil İbrahim Özsoy tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını delaletlerinize arz ederim.

                        Dr. Ahmet Feyzi İnceöz                                                                           Tokat

1. Sağlık reformu çalışmaları konusunda 1992 yılından bugüne kadar ne yapılmıştır? Bugün düşünülen sağlık reformu bundan önce uygulanmak istenenlerden farklı mıdır? 1992 yılından beri söylenen sağlık reformu çalışmaları niçin faaliyete geçmemiştir?

2. Tokat İlinde personeli olmayan veya eksik olan hastane, sağlık ocağı ve sağlık evlerine ne zaman personel istihdamı yapılacaktır?

3. Sağlık personelinin aylık ücretleri konusunda Bakanlığınızca ne gibi iyileştirme çalışmaları düşünülüyor?

                 T.C.                                                                                                        SağlıkBakanlığı              18.11.1997                                                                Hukuk Müşavirliği                                                                                                Sayı : B.10.0.HKM.0.00.00.00-9239/2301

Konu : Yazılı Soru Önergesi Cevabı.

Türkiye Büyük MilletMeclisi Başkanlığına

İlgi : 13.10.1997 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/3567-8744-23152/8827 sayılı yazıları.

Tokat Milletvekili Sayın Ahmet Feyzi İnceöz tarafından, “Sağlık reformu çalışmaları ve Tokat’taki sağlık personeli açığı” ile ilgili olarak verilen yazılı soru önergesinin cevabı ilişikte sunulmaktadır.

Bilgilerine arz ederim.

                        Dr. Halil İbrahim Özsoy                                                                Sağlık Bakanı

TokatMilletvekili Sayın Ahmet Feyzi İnceöz’ün “Sağlık Reformu çalışmaları ve
Tokat’taki sağlık personeli açığı” ile ilgili yazılı soru önergesinin cevabıdır :

Sorular :

Soru 1. Sağlık reformu çalışmaları konusunda 1992 yılından bugüne kadar ne yapılmıştır? Bugün düşünülen sağlık reformu bundan önce uygulanmak istenenlerden farklı mıdır? 1992 yılından beri söylenen sağlık reformu çalışmaları niçin faaliyete geçmemiştir?

Soru 2. Tokat İlinde personeli olmayan veya eksik olan hastane, sağlık ocağı ve sağlık evlerine ne zaman personel istihdamı yapılacaktır?

Soru 3. Sağlık personelinin aylık ücretleri konusunda Bakanlığınızca ne gibi iyileştirme çalışmaları düşünülüyor?

Cevaplar :

Cevap 1. Ülkemizin sağlıkla ilgili problemleri, bunların çözümündeki zorluklar ve mevcut sağlık sistemimizdeki aksamalar yıllardır bilinmekte ve söylenmektedir. Daha kaliteli sağlık hizmeti almak konusunda her geçen gün artan taleplerin yerine getirilmesini sağlamak maksadı ile, altyapısı güçlendirilmiş bir sağlık sistemi gereklidir.

Genel sağlık sigortasının uygulanmasına bu suretle bir geçiş sağlamak, hem daha kolay ve doğru olacaktır.

Sağlık sektörünün yeniden yapılanmasına yönelik olan çalışmalar, finansman, hizmet sunumu ve yönetim alanındaki çalışmaları da içine almakta ve bu arada, sağlık reformu maksadıyla son on yılda önemli merhaleler kaydeden çalışmalar dahi gözönünde bulundurulmaktadır.Türk sağlık sektörünün yeniden yapılandırılması çalışmalarının sağlıklı olarak hayata geçebilmesi için, gerekli altyapının ve kaynakların geliştirilmiş ve hazır olması şarttır.

Genel sağlık sigortasının altyapı çalışmaları hızla ve diğer sosyal güvenlik kuruluşları ile entegre bir şekilde sürdürülmektedir. Hiçbir sosyal güvenlik kurumunun güvencesi altında olmayan ve sağlık hizmetleri giderlerini karşılayacak durumda bulunmayan Türk vatandaşlarının bu giderlerinin, genel sağlık sigortası uygulamasına geçilinceye kadar Devlet tarafından karşılanması amacıyla 3816 sayılı Kanun ile başlatılmış bulunan Yeşil Kart uygulaması geliştirilerek, sağlık reformlarına temel teşkil etmesi sağlanacaktır.

Sağlık mevzuatında eksik görülen ve günün şartlarına göre yeniden düzenlenmesi gereken bütün konularda geniş kapsamlı çalışmalar başlatılmıştır. Bu çalışmalarda; özellikle bilim adamlarımızın ve bu konuda çalışanların görüşleri de alınıp, dünya gerçekleri de gözönünde bulundurulmaktadır.

Ayrıca, Dünya Bankası kredisi destekli “Temel Sağlık Hizmetleri Projesi ikraz Anlaşması” 22 Eylül 1997 tarihinde imzalanmıştır. “Aile Hekimliği” ve etkili bir “Sevk Sistemi”ne dayanan pilot bir “Birinci Basamak Sağlık Hizmetleri” sistemini ve Sağlık Bakanlığı bünyesinde sağlık ekonomisi kapasitesini geliştirmeyi amaçlayan bu proje ile Eskişehir ve Bilecik illerinde, yeterli altyapı ile desteklenen sağlık reformlarına geçiş için uygun altyapı da sağlanmış olacaktır.

55 inci Hükümetin programı çerçevesinde yapılacak düzenlemelerin tamamlanması suretiyle, sağlık reformlarının hukukî altyapısını teşkil edecek olan kanun tasarılarının 1998 yılı içinde TBMM’ne sunulmasına çalışılacaktır.

Cevap 2 ve 3. Tokat il merkezi ve ilçelerinin sağlık personeli durumunu gösterir liste ilişiktir.Personel eksikliğinin giderilmesi için Bakanlığımızca planlama yapılmıştır.

Başta birinci basamak sağlık hizmetlerinde görev yapan sağlık personeli olmak üzere, bütün sağlık personelinin özlük hakları bütçe imkânları ölçüsünde iyileştirilecek olup; çalışma yer ve şartlarına göre özendirici tedbirler getirilmesi için gerekli çalışmalar da yapılmaktadır.

Tokat İlinde İlçelere Göre Personel Durumu

                  İlçe : Merkez

                  Unvan                          STD                          ÇLŞ

                                                    

                  Uzman                   81                          47

                  Pratisyen                95                          62

                  Diş Tabibi                15 5

                  Eczacı                      14                          —

                  Hemşire                 264                          232

                  Ebe                          118                          192

                  S. Memuru            247                          199

                  İlçe : Almus

                  Unvan                          STD                          ÇLŞ

                                                    

                  Uzman                   4  1

                  Pratisyen                32                          15

                  Diş Tabibi                2 —

                  Eczacı                      1 —

                  Hemşire                 35                          13

                  Ebe                          29                          24

                  S. Memuru            49                          22

                  İlçe : Artova

                  Unvan                          STD                          ÇLŞ

                                                    

                  Uzman                   4  1

                  Pratisyen                13                          11

                  Diş Tabibi                2  1

                  Hemşire                 20 8

                  Ebe                          13                          11

                  S. Memuru            29                          11

                  İlçe : Başçiftlik

                  Unvan                          STD                          ÇLŞ

                                                    

                  Pratisyen                4  3

                  Diş Tabibi                1 —

                  Hemşire                 4  1

                  Ebe                          4  4

                  S. Memuru            5  3

                  İlçe : Erbaa

                  Unvan                          STD                          ÇLŞ

                                                    

                  Uzman                   17 8

                  Pratisyen                54                          29

                  Diş Tabibi                4  2

                  Eczacı                      2 —

                  Hemşire                 73                          76

                  Ebe                          44                          86

                  S.Memuru            83                          53

                  İlçe : Niksar

                  Unvan                          STD                          ÇLŞ

                                                    

                  Uzman                   16 8

                  Pratisyen                44                          23

                  Diş Tabibi                5  2

                  Eczacı                      3   

                  Hemşire                 57                          66

                  Ebe                          41                          64

                  S. Memuru            70                          38

                  İlçe : Pazar

                  Unvan                          STD                          ÇLŞ

                                                    

                  Uzman                   2 —

                  Pratisyen                14 8

                  Diş Tabibi                2 —

                  Hemşire                 14 5

                  Ebe                          10                          11

                  S.Memuru            18 6

                  İlçe : Reşadiye

                  Unvan                          STD                          ÇLŞ

                                                    

                  Uzman                   17 2

                  Pratisyen                37                          21

                  Diş Tabibi                3 —

                  Eczacı                      1 —

                  Hemşire                 58                          19

                  Ebe                          28                          33

                  S. Memuru            64                          33

                  İlçe : Sulusaray

                  Unvan                          STD                          ÇLŞ

                                                    

                  Pratisyen                7  3

                  Diş Tabibi                1 —

                  Hemşire                 6  2

                  Ebe                          6  8

                  S.Memuru            8  5

 

                  İlçe : Turhal

                  Unvan                          STD                          ÇLŞ

                                                    

                  Uzman                   41                          20

                  Pratisyen                50                          32

                  Diş Tabibi                8  3

                  Eczacı                      4  1

                  Hemşire                 141                          73

                  Ebe                          46                          75

                  S. Memuru            101                          56

                  İlçe : Yeşilyurt

                  Unvan                          STD                          ÇLŞ

                                                    

                  Pratisyen                10 5

                  Diş Tabibi                1 —

                  Hemşire                 8  2

                  Ebe                          8  4

                  S. Memuru            11 4

                  İlçe : Zile

                  Unvan                          STD                          ÇLŞ

                                                    

                  Uzman                   36                          11

                  Pratisyen                43                          29

                  Diş Tabibi                5  2

                  Eczacı                      3 —

                  Hemşire                 110                          44

                  Ebe                          38                          46

                  S.Memuru            86                          66

10. — Manisa Milletvekili Tevfik Diker’in, sağlık projesine ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Halil İbrahim Özsoy’un yazılı cevabı (7/3580) (1)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın TBMM İçtüzüğünün 96 ncı maddesi gereğince Sağlık Bakanı Sayın Halil İbrahim Özsoy tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Saygılarımla.                    6.10.1997

                        Tevfik Diker                                                                                                                    Manisa

Sorular :

1. Birinci ve İkinci Sağlık Projelerinin yatırım maliyet miktarı ne kadardır? Gerçekleşme oranı ne olmuştur?

2. Projelerin toplam 347.7 milyon dolarlık bütçesinin harcama kalemleri detaylı olarak hangi miktarlarda gerçekleşmiştir? Bu miktarın ne kadarını Dünya Bankası, ne kadarını T.C. Hükümeti karşılamıştır?

3. Proje yönetiminde bugüne kadar kaç kişi hangi görev ve sorumlulukla yer almıştır? Kamu kuruluşlarındakiler de dahil (Sağlık Bakanlığı Müsteşarı ve diğer görevliler) tamamının listesi var mıdır?

 

 

4. Proje koordinatörlüğünde görev alanlara aylık kaç TL/USD/DM ödeme yapılmıştır? Ücret ödemelerinde alt sınır nedir? Üst sınır nedir? Ücretler neye göre belirlenmektedir? Kaç kişi hangi sürelerle, hangi miktarda aylık ve toplam ücret almıştır?

5. Projenin denetimi yapılmış mıdır? Yapıldıysa hangi müfettişler veya bağımsız organlar hangi tarihlerde denetim yapmıştır? Hangi tarih sayılı denetim raporlarını düzenlemiştir?

6. Proje koordinatörlüğü ihale yapmış mıdır? Yaptıysa kaç kez ihaleye çıkmıştır? İhale alan firmalar, yaptıkları iş, keşif bedel ve kesin hesap miktarı bir tablo halinde çıkarılmış mıdır?

7. Proje hakkında yayınlanan kitapçıktaki bilgilere göre; Birinci Sağlık Projesi için 52.5 milyon USD harcandığı belirtilmiştir. 52.5 milyon dolar harcanarak nerede, hangi inşaatlar yaptırılmıştır? Bu inşaatları hangi firmalar üstlenmiştir? Firmaların hakedişleri TL olarak mı yoksa döviz olarak mı ödenmiştir? Firmalara ödemeler dolar kuru üzerinden mi yapılmıştır?

8. Tıbbî teçhizat alımı için toplam 53.8 milyon USD harcandığı belirtilmektedir. 53.8 milyon dolar ile hangi cins, tip ve nitelikte tıbbî malzeme-teçhizat hangi tarihte, hangi firmadan, hangi yöntemle alınmıştır? Firmaların hakedişleri TL olarak mı yoksa döviz olarak mı ödenmiştir? Alınan malzeme-teçhizatlar hangi tarihte, hangi hastenelerde, hangi sağlık ocaklarına teslim edilmiştir? Kullanılmakta mıdır?

9. Anılan kitapçıkta 13.03 milyon USD taşıt alımına harcandığı belirtilmektedir. 13.03 dolar harcanarak hangi tip araçlar, hangi tarihte, hangi firmadan, hangi yöntemle alınmıştır? Firmaların hakedişleri TL olarak mı yoksa döviz olarak mı ödenmiştir? Şu anda bu araçların hangileri, hangi birimde hizmet vermektedir?Kaç tane ambülans alınmıştır?

10. Donanım için 4 milyon dolar harcandığı beyan edilmekte olup, 4 milyon dolara hangi firmadan, hangi tarihte, hangi donanım malzemesi temin edilmiştir? Firmaların hakedişleri TL olarak mı, yoksa döviz olarak mı ödenmiştir? Firma ödemeleri döviz kuru üzerinden mi ödenmiştir? Donanım malzemeleri hangi birim, kurum-kuruluş emrine tahsis edilmiştir? Şu anda hangi birim, kurum-kuruluş emrindedir? Alınan malzemeler arasında bilgisayar var mıdır? Varsa hangi firmadan alınmıştır?

11. Hizmet içi eğitim ve diğer eğitim programları için 6.1 milyon USD harcandığı belirtilmektedir. 6.1 dolarlık eğitim hangi bakanlık, sağlık kuruluşu personeline verilmiştir? Eğitim programları hangi tarihlerde, hangi mekânlarda verilmiştir? Kaç personel bu eğitimden yararlanmıştır? eğitilen personelin  isim listesi var mıdır? Bu personel eğitim aldıklarına dair bir belge imzalamış mıdır? İstendiğinde isimler liste halinde denetime sunulabilir mi? Eğitilen personel şu anda hangi görevdedir? Eğitimi kimler vermiştir? Eğitmenlere ne kadar ücret ödenmiştir? Bu ücretleri aldıklarına ilişkin imzalı tutanaklar var mıdır?

12. Yurtdışı eğitim için 1.7 milyon USD harcandığı belirtilmektedir. 1.7 milyon dolar ile kurumun hangi biriminden, kaç personel hangi ülkelere, ne kadar süreyle gönderilmiştir? Gittikleri ülkede hangi kurumlarda eğitim görmüşlerdir? Bu kurumlara ne kadar ücret ödenmiştir? Eğitilen bu kişiler şu anda hangi kurum-kuruluşta görev yapmaktadır?Eğitimleri sürmekte midir?

13. Teknik danışmanlık için 15 milyon USD harcandığı belirtilmekte olup, projenin teknik danışmanı,danışmanları kimlerdir? Hangi firmalardır? Bu firmalar bu danışmanlık işini hangi tarihteki, hangi ihaleyle kazanmıştır? Firmaların hakedişleri TL olarak mı yoksa döviz olarak mı ödenmiştir? TL olarak ödendi ise, döviz kuru üzerinden mi yapılmıştır?

14. İkinci Sağlık Projesinde inşaat yapımı için 40.6 milyon USD harcandığı belirtiliyor. 40.6 milyon dolar harcanarak nerede, hangi inşaatlar yaptırılmıştır? Bu inşaatları hangi firmalar üstlenmiştir? Firmaların hakedişleri TL olarak mı yoksa döviz olarak mı ödenmiştir?Firmalara ödemeler döviz kuru üzerinden mi yapılmıştır?

15. Onarım için 23.3 milyon USD harcandığı belirtilmektedir. 23.3 milyon dolarla hangi bina, araç, gereç, onarım hangi tarihte yapılmıştır? Onarım ihalesini hangi firma kazanmıştır? Firmaların hakedişleri TL olarak mı yoksa döviz olarak mı ödenmiştir? Firmalara ödemeler dolar kuru üzerinden mi yapılmıştır?

16. Makine- teçhizat-donanım için toplam 47.8 milyon USD harcandığı belirtiliyor. 47.8 milyon dolar ile hangi cins, tip ve nitelikte tıbbî cihaz-teçhizat-donanım malzemesi, hangi tarihte, hangi firmadan, hangi yöntemle alınmıştır? Hangi firmalardan temin edilmiştir? Firmaların hakedişleri TL olarak mı yoksa döviz olarak mı ödenmiştir? Firmalara ödemeler dolar kuru üzerinden mi yapılmıştır? Teçhizat ve malzemeler hangi tarihte, hangi sağlık kuruluşlarına teslim edilmiştir? Alınan teçhizat malzemeleri arasında bilgisayar var mıdır? Var ise, bu bilgisayarlar hangi firmalardan alınmıştır?

17. Taşıt alımı için 10.3 milyon USD harcandığı belirtilmektedir. 10.3 milyon dolara hangi tip araçlar, hangi tarihte, hangi firmadan, hangi yöntemle alınmıştır? Firmaların hakedişleri TL olarak mı yoksa döviz olarak mı ödenmiştir? Yapılan ödemeler dolar kuru üzerinden mi yapılmıştır? Araçlar hangi birimlerde hizmet vermektedirler? Bunların kaç tanesi ambülanstır?

18. İkinci Sağlık Projesinde teknik danışmanlık için 31.7 milyon USD harcandığı belirtiliyor. Projenin teknik danışmanları kimlerdir.Hangi firmalardır? Bu firmalar bu danışmanlık işini hangi tarihteki, hangi ihaleyle kazanmıştır? Referansla mı kabul edilmişlerdir? Danışman veya danışman firmaların herbiri ne kadar ücret kazanmıştır? Firmaların hakedişleri TL olarak mı yoksa döviz olarak mı ödenmiştir? Firmalara ödemeler döviz kuru üzerinden mi yapılmıştır? Ücretlerini aldıklarına ilişkin belge var mıdır?

19. Hizmet içi eğitim ve diğer eğitim programları için 23.01 milyon USD harcandığı belirtiliyor. 23.01 milyon dolarlık eğitim hangi bakanlık, sağlık kuruluşu personeline verilmiştir? Eğitim programları hangi tarihlerde, hangi mekânlarda verilmiştir? Kaç personel bu eğitimden yararlanmıştır? Eğitilen personel şu anda hangi görevdedir? Eğitim kimler vermiştir? Bu kişilere ne kadar ücret ödenmiştir? Bu ücretleri aldıklarına dair imzalı tutanaklar düzenlenmiş midir?

20. Kurumsal gelişme için 23 milyon USD harcandığı belirtilmektedir. 23 milyon dolarlık hangi gelişme Bakanlık ve bağlı kuruluşlarında sağlanmıştır? Kuruma 23 milyon dolarlık hangi araç-gereç-malzeme sağlanmıştır?

21. Harcamalar yapılırken Dünya Bankasının veya onun görevlendirdiği kişi, kurum ve birimin onayı alınmakta mıdır? Onaydan önce veya sonra fatura bedeli veya tutar üzerinde kesinti yapılmakta mıdır?Yapılıyor ise, hangi gerekçeyle yapılmaktadır?

22. Proje bütçesi hangi makamlarca (veya proje koordinatörlüğü içinde bir muhasebe birimi varsa onaylayanların isimleri) denetlenmiştir? Denetleme sonucu nedir? Proje kapsamında alınan demirbaşların tamamı halen mevcut mudur?Eksikler tespit edilmiş midir? Rapora bağlanmış mıdır?

23. Bütün bu işlemlerin ne kadarı Sağlık eski Bakanı Sayın İsmail Karakuyu döneminde yapılmıştır?

24. 24.12.1995 Genel Seçimlerinde DYP İzmir Milletvekili adayı olup, sonradan Sağlık Bakanlığı Müsteşarlığına atanan Sayın Aytun Çıray’a bu işlemlerle ilgili her türlü imza yetkisi neden verilmiştir?

25. Sağlık Bakanlığı eski müsteşarı Sayın Aytun Çıray’ın müsteşarlığı döneminde kullandığı makam ve ev telefonları ile, yine Aytun Çıray’ın özel cep telefonu ve Bakanlığın tahsis ettiği cep telefonları ile ev telefonu müsteşarlığı döneminde Özer Uçuran Çiller’in cep, Başbakanlık Konutu ve Bilkent ev telefonları ile konuşma yoğunluğu trafiği nedir?

26. Özer Uçuran Çiller’in Aytun Çıray’ın müsteşarlığa atanması ile ilgili bakanlara telkinleri var mıdır?

                 T.C.                                                                                                Sağlık Bakanlığı                                                                                                Hukuk Müşavirliği              18.11.1997                                                                Sayı : B.10.0.HKM.0.00.00.00.9239/2305                                    

   Konu : Yazılı soru önergesi cevabı

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

İlgi : 13.10.1997 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/3580-8770-23220/8827 sayılı yazıları.

Manisa Milletveki Sayın Tevfik Diker tarafından, “Sağlık Projesi çalışmaları” ile ilgili olarak verilen yazılı soru önergesinin cevabı ilişikte sunulmaktadır.

Bilgilerine arz ederim.

                        Dr. Halil İbrahim Özsoy                                                                Sağlık Bakanı

Manisa Milletvekili Sayın Tevfik Diker’in, “Sağlık Projesi çalışmaları” ile alâkalı yazılı soru önergesinin cevabıdır :

Ülkemizin sağlıkla ilgili problemleri, bunların çözümündeki zorluklar ve mevcut sağlık sistemimizdeki aksamalar yıllardır bilinmekte ve söylenmektedir. Daha kaliteli sağlık hizmeti almak konusunda her geçen gün artan taleplerin yerine getirilmesini sağlamak maksadı ile, altyapısı güçlendirilmiş bir sağlık sistemi gereklidir. Genel sağlık sigortasının uygulanmasına bu suretle bir geçiş sağlamak, hem daha kolay ve doğru olacaktır.

Sağlık sektörünün yeniden yapılanmasına yönelik olan çalışmalar; finansman, hizmet sunumu ve yönetim alanındaki çalışmaları da içine almakta ve bu arada, sağlık reformu maksadıyla son on yılda önemli merhaleler kaydeden çalışmalar dahi gözönünde bulundurulmaktadır. Türk sağlık sektörünün yeniden yapılandırılması çalışmalarının sağlıklı olarak hayata geçebilmesi için, gerekli alt yapının ve kaynakların geliştirilmiş ve hazır olması şarttır.

Genel sağlık sigortasının altyapı çalışmaları hızla ve diğer sosyal güvenlik kuruluşları ile entegre bir şekilde sürdürülmektedir. Hiçbir sosyal güvenlik kurumunun güvencesi altında olmayan ve sağlık hizmetleri giderlerini karşılayacak durumda bulunmayan Türk vatandaşlarının bu giderlerinin, genel sağlık sigortası uygulamasına geçilinceye kadar devlet tarafından karşılanması amacıyla 3816 sayılı Kanun ile başlatılmış bulunan Yeşil Kart uygulaması geliştirilerek, sağlık reformlarına temel teşkil etmesi sağlanacaktır.

Sağlık mevzuatında eksik görülen ve günün şartlarına göre yeniden düzenlenmesi gereken bütün konularda geniş kapsamlı çalışmalar başlatılmıştır. Bu çalışmalarda; özellikle bilim adamlarımızın ve bu konuda çalışanların görüşleri de alınıp, dünya gerçekleri de gözönünde bulundurulmaktadır.

Ayrıca, Dünya Bankası kredisi destekli “Temel Sağlık Hizmetleri Projesi İkraz Anlaşması” 22 Eylül 1997 tarihinde imzalanmıştır. “Aile Hekimliği” ve etkili bir “Sevk Sistemi”ne dayanan pilot bir “Birinci Basamak Sağlık Hizmetleri” sistemini ve Sağlık Bakanlığı bünyesinde ekonomisi kapasitesini geliştirmeyi amaçlayan bu proje ile Eskişehir ve Bilecik İllerinde, yeterli altyapı ile desteklenen Sağlık Reformlarına geçiş için uygun altyapı da sağlanmış olacaktır.

55 inci Hükümetin programı çerçevesinde yapılacak düzenlemelerin tamamlanması suretiyle, sağlık reformlarının hukukî altyapısını teşkil edecek olan kanun tasarılarının 1998 yılı içinde TBMM’ne sunulmasına çalışılacaktır.

Bilindiği üzere, herhangi bir alanda gerçekleştirilecek olan “reform” nitelikli değişiklik ve yenilikler, mevcut olan hukukî ve sosyal düzeni ve bu arada bir çok konuları ve sektörleri önemli ölçüde etkileyen bir faaliyettir. Bu yönüyle, reformların öncelikle detaylı bir altyapı araştırması yapılmasını ve sağlam bir planlamayı gerektirdiği açıktır.

Sağlık hizmetleri alanında yapılacak reformların ve bu cümleden olarak yapılacak araştırma ve çalışmaların ise, sağlık gibi insanî ve sosyal bir boyutunun bulunması sebebiyle, daha büyük bir hassasiyet ve titizlikle ele alınması zorunludur.

Bakanlığımız nezdinde yürütüle gelen “Sağlık Reformu” çalışmalarına da belirtilen bakış açısı çerçevesinde yaklaşılmıştır.

Önerge ile sorulan hususlara ilişkin olarak, soru-cevap şeklinde hazırlanan yazı ve açıklamaların dayanağı olan ve aynı zamanda önergede sorulan hususlara cevap teşkil edecek mahiyette olan diğer belgeler ekli olarak sunulmuştur.

Gösterdiğiniz ilgiye teşekkür ederim.
Bu kısım filme alınacak
25. Sağlık Bakanlığı eski müsteşarı Sayın Aytun Çıray’ın müsteşarlığı döneminde kullandığı makam ve ev telefonları ile, yine Aytun Çıray’ın özel cep telefonu ve Bakanlığın tahsis ettiği cep telefonları ile ev telefonu, müsteşarlığı döneminde Özer Uçar Çiller’in cep, Başbakanlık Konutu ve Bilkent ev telefonları ile konuşma yoğunluğu trafiği nedir?

Sağlık Bakanlığı Eski Müsteşarı Dr. Aytun Çıray’ın görev yaptığı dönemde makamda kullandığı telefon numaraları ve yazışma evrakı, evine tahsis edilen telefon numaraları ve yazışma evrakı ile cep telefonu ile ilgili bilgiler ekte gönderilmiştir. (Ek 18)

06 EFN 77 plaka sayılı aracında 522 214 13 15 numaralı araç telefonu ile 0008 plaka sayılı makam aracında 522 215 12 78 numaralı telefonlar kullanılmıştır.

26. Özer Uçuran Çiller’in Aytun Çıray’ın müsteşarlığa atanması ile ilgili bakanlara telkinleri var mıdır?

Bilineceği üzere, kamu görevlerine atanmaya dair işlemler, kanunî şartları haiz olan kimseler arasından belirli bir hukukî prosedür içinde yapılmaktadır. Doğru olan ve olması gereken budur. Ancak, iddia olunan hususların Bakanlığımca bilinmesi imkân dahilinde olmadığından, önergenin 26 ncı sorusuna cevap verilebilmesi maddeten mümkün değildir.

Ek Açıklama :

Önergenin projenin denetimi ile alakalı 5 inci sorusuna yukarıda verilen cevaba ek olarak belirtmek gerekir ki, Bakanlığımız müfettişlerince bazı şikâyetler üzerine veya mutad olarak sağlık projesi ile ilgili iş ve işlemler denetlenmiş ve bu denetimler neticesinde;

1. 25.6.1992 tarih ve 6/5 sayılı,

2. 25.6.1992 tarih ve 7/6 sayılı,

3. 21.10.1992 tarih ve 11-14 sayılı,

4. 2.2.1993 tarih ve 4 sayılı,

5. 24.6.1993 tarih ve 9 sayılı,

6. 13.10.1994 tarih ve 15 sayılı,

7. 12.11.1996 tarih ve 13/19-11/18 sayılı,

8. 26.5.1997 tarih ve 60/4, 50/7, 1 sayılı,

denetim raporları düzenlenmiş, bu denetim raporlarında getirilen tesbit ve teklifler çalışmalarda dikkate alınmıştır.

11. — İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş’ın, Dalaman ve İmralı cezaevlerinden firar eden mahkûmlara ilişkin sorusu ve Adalet Bakanı Mahmut Oltan Sungurlu’nun yazılı cevabı (7/3588)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıda yeralan sorularımın Adalet Bakanı tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim.

                        Ercan Karakaş                                                                                   İstanbul

1. Avrasya Feribotunu silah zoruyla kaçırdıkları için cezalandırılan Muhammet Emin Tokcan ve Viskhan Abdurruhmanov hangi tarihte, kimin talimatıyla ve hangi amaçla Dalaman ve İmralı yarı açık cezaevlerine nakledilmişlerdir?

2. Firar eden bu mahkûmların ve aynı davada mahkûm olan diğerlerinin infaz yasası gereğince kapalı cezaevlerinde tutulmaları bir zorunluluk değilmiydi?

3. Viskhan Abdurrahmanov adlı mahkûmun Bursa Devlet Hastanesine sevkinden ve daha sonra firarından Bursa Jandarma Alay Komutanlığına zamanında bilgi verilmediği doğru mudur?

4. Söylendiği gibi “Dalaman kaçışın en kolay olduğu cezaevlerinin başında geliyor”sa, Avrasya davası mahkûmlarının buraya nakledilmeleri onlara “kaçabilirsiniz” mesajı vermek değil midir?

5. Firarı araştırmada görevlendirilen müfettişlerin raporu hangi aşamadadır? Ne zaman tamamlanacaktır? Rapor kamuoyuna açıklanacak mıdır?

                 T.C.                                                                                                Adalet Bakanlığı              13.11.1997                                                                            Bakan :4016

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

İlgi : Kanunlar ve Kararlar Dairesi Başkanlığı ifadeli, 16.10.1997 tarihli, A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/3588-8816/023291 sayılı yazınız.

İlgi yazı ekinde alınan, İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş’ın 7/3588 Esas No’lu yazılı soru önergesine verilen cevap örneği iki nüsha halinde ilişikte sunulmuştur.

Bilgilerinize arz ederim.             

                        M. Oltan Sungurlu                                                                         Adalet Bakanı

                       

Sayın Ercan Karakaş

           İstanbul Milletvekili TBMM

Bakanlığıma yöneltilen ve yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/3588 Esas No’lu soru önergesinin cevabı aşağıda belirtilmiştir.

Bilindiği üzere, 647 sayılı Cezaların İnfazına Dair Kanun, Ceza İnfaz Kurumları ve Tevkifevlerinin Yönetimine ve Cezaların İnfazına Dair Tüzük, Müşahade ve Sınıflandırma Merkezlerine Dair Yönetmelik ve 2.1.1997 tarih 1/1 sayılı genelge hükümleri uyarınca; toplam ceza sürelerinin en az 1/10’unu kapalı cezaevlerinde “iyi halli” olarak geçiren ve 1997 yılı itibariyle; 647 sayılı Kanunun 19 uncu maddesi uyarınca, şartla tahliye tarihleri 31.12.2003 tarihini aşmayan, yerli ve yabancı uyruklu her hükümlü, bulunduğu cezaevi idare kurulunun kararıyla, cezasının geri kalan kısmını çekmek ve belirli bir meslek ya da sanat işinde çalıştırılmak üzere, açık cezaevlerine yerleştirilmektedir. Hükümlülerin açık cezaevlerine ayrılmalarında yabancı uyruklu olmaları ve diğer nitelikler bakımından herhangi bir ayırım yapılmamakta, yukarıda ifade edildiği gibi bunların belli süre kapalı cezaevlerinde kalmaları ve iyi halli olmaları yeterli koşul kabul edilmektedir. Burada Bakanlığımın fonksiyonu, sadece hükümlünün, ülkemizde mevcut olan 40 açık cezaevinden hangisine gönderileceği hususunu tespit etmekten ibarettir.

Ceza İnfaz Kurumları ile Tevkifevlerinin Yönetimine ve Cezaların İnfazına Dair Tüzüğün 3 üncü maddesinde açık cezaevi, dıştan koruma ile görevli personeli bulunmayan ve firara karşı maniaları olmayan cezaevi olarak tanımlanmış olup, bu kurumlarda hükümlülerin yeniden topluma kazandırılmalarını sağlamak amacıyla, yoğun tretman (iyileştirme) çalışmaları yürütülmekte, hükümlü burada topluma dönüş sürecinde bir nevi imtihana tabi tutulmakta ve açık cezaevi rejiminin ona, ne derece faydalı olduğu gözlemlenmektedir.

Her ceza infaz kurumundan olabileceği gibi, açık ceza infaz kurumlarından da firar her zaman mümkün olabilmektedir. Fakat firarın sonuçları hükümlü bakımından oldukça ağırdır. Çünkü firar eden hükümlünün cezasının % 60’ına tekabül eden şartlı tahliye müddeti yanmakta, ayrıca firar suçundan da yeni bir ceza verilmekte ve kapalı cezaevine iade edilmektedir. Yani firari hükümlü yakalandığında, asıl cezasının tamamını ve firar suçundan dolayı aldığı cezanın tamamını çekmekte ve bir daha şartlı tahliyeden yararlandırılmamaktadır. Firarın bu ağır sonucu, açık cezaevlerine ayrılan her hükümlüye izah edilmektedir.

Soru önergesinde adıgeçen Avrasya Feribotunun kaçırılması eyleminin faileri olup; Bilecik Kapalı Cezaevinde, cezalarının 1/10’undan fazlasını çekmiş olan, 647 sayılı Kanunun 19 uncu maddesine göre de; şartla tahliye tarihleri 31.12.2003 tarihinden önce olan ve Bilecik “Cezaevi İdare Kurulu” tarafından “iyi halli” olmaları nedeniyle, açık cezaevlerine ayrılmalarına karar verilen ve Bakanlıkça yapılan incelemede de, ayırma kararlarında, mevzuata aykırı herhangi bir durum görülmeyen;

– Muhammed Emin Tokcan’ın Dalaman Açık Cezaevine nakledilmesine, Bakanlığım Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün 8.9.1997 gün ve 97046228 sayılı yazısı uyarınca,

– Viskhan Abdurrahmanov’un İmralı Adası Açık Cezaevine nakledilmesine Bakanlığım Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün 8.9.1997 gün ve 97046232 sayılı yazısı uyarınca,

Karar verilmiş ve adıgeçenler sözkonusu cezaevlerine yerleştirilmişlerdir.

Daha sonra adıgeçenlerden;

– Dalaman Tarım Açık Cezaevinde yatmakta olan Muhammed Emin Tokcan, 2.10.1997 günü saat 16.30 sıralarında cezaevinden,

– İmralı Açık Cezaevinde yatmakta olan Viskhan Abdurrahmanov, 3.10.1997 günü saat 23.00 sıralarında, tedavi için sevk edildiği Bursa Devlet Hastanesinden,

firar etmişlerdir.

Viskhan Abdurrahmanov adlı hükümlünün firarından hemen sonra Bursa E Tipi kapalı açık cezaevi müdürlüğünce jandarma teşkilatına 3.10.1997 gün ve 97/229 sayılı yazıyla bilgi verilmiştir. Halen arama çalışmalarına sıkı bir şekilde 97/229 sayılı yazıyla bilgi verilmiştir. Halen arama çalışmalarına sıkı bir şekilde devam edilmektedir. Ayrıca, firar olaylarında, kusuru ve ihmali bulunan cezaevi görevlileri hakkında da yasal soruşturmalar başlatılmış olup bu soruşturmalar halen devam etmektedir.

Dalaman Tarım Açık Cezaevi de, nitelikleri bakımından mevcut diğer açık cezaevlerinden farklı olmayıp burası da yukarıda belirtilen tanıma uygun olarak dıştan korumayla görevli personeli bulunmayan ve firara karşı engelleri olmayan bir cezaevidir.

Bilgilerinize arz ederim.

                        M. Oltan Sungurlu                                                                         Adalet Bakanı

12. — Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, Karaman-Merkez ve Sudurağı Beldelerinin pancar boşaltma makinesi ihtiyacına ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Yalım Erez’in yazılı cevabı (7/3604)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorumun Sanayi ve Ticaret Bakanı Sayın Yalım Erez tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.  13.10.1997

                        Zeki Ünal                                                                                                                  Karaman

Üreticilerden gelen taleplere göre Karaman Merkeze ve Sudurağı Beldesine birer pancar boşaltma makinesine daha ihtiyaç duyulmaktadır. Bu ihtiyaçlar ne zaman karşılanacaktır?

 

 

 

                 T.C.                                                                                                Sanayi ve Ticaret Bakanlığı                                                                                 Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği              10.11.1997                                                                Sayı : B 14.0.BHİ 01-433

              Konu : Yazılı soru önergesi

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

İlgi : 27.10.1997 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/3604-8849/23360 sayılı yazınız.

Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, Karaman Merkez ve Sudurağı Beldesinin pancar boşaltma makinesi ihtiyacına ilişkin olarak tarafımdan cevaplandırılmasını istediği (7/3604) esas nolu yazılı soru önergesiyle ilgili cevabımız ekte takdim edilmiştir.

Bilgilerinizi ve gereğini arz ederim.

                        Yalım Erez                                                                                                Sanayi ve Ticaret Bakanı

Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın Yazılı Sorularına ilişkin Cevaplarımız

Ereğli Şeker Fabrikası Karaman ve Sudurağı kantarlarında birer adet pancar boşaltma makinesi çalışmaktadır. 1997 yılı içinde Sudurağı kantarına ikinci makine verilmesi programlanmıştır.

Pancar boşaltma makinesi tahsisleri, ödenekler ve imalat imkânları çerçevesinde kantarların kapasiteleri, fabrikalara uzaklıkları dikkate alınarak programlanmaktadır. Karaman kantarına ikinci bir makine verilmesi de bu çerçevede değerlendirilecektir.

13. — Balıkesir Milletvekili İlyas Yılmazyıldız’ın, TV programının yayını engellemek için elektrik kesintisi yapıldığı iddiasına ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Mustafa Cumhur Ersümer’in yazılı cevabı (7/3614)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

13.10.1997 Pazartesi günü saat 22.30’da Kanal 7 TV’de “Sözün Özü” adlı programın yayını sırasında Türkiye’nin bazı bölgelerinde ve Ankara’nın birçok semtinde özellikle elektrik kesintisi yapılarak programın vatandaşlarımızca izlenmesi engellenmiştir.

Bu itibarla, aşağıdaki sorularımın Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı tarafından yazılı olarak cevaplandırılması hususunda gereğini arz ederim.

Saygılarımla.

                        İlyas Yılmazyıldız                                                                                  Balıkesir

1. 13.10.1997 Pazartesi günü saat 22.30’da “Sözün Özü” adlı programın Kanal 7 TV’de yayını sırasında elektriklerin kesilmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

2. Programın yayını bittikten hemen sonra bu bölgelere elektriklerin verilmesi bir tesadüf müdür?

                 T.C.                                                                                                Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığı                                                                                                Araştırma, Planlama ve Koordinasyon                                                                         Kurulu Başkanlığı              14.11.1997                                                                Sayı : B.15.0.APK.0.23-300-1765-18722

   Konu : Yazılı soru önergesi

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

İlgi : TBMMBaşkanlığının 27 Ekim 1997 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/3614-8867/23415 sayılı yazısı.

Balıkesir Milletvekili Sayın İlyas Yılmazyıldız’ın tarafıma tevcih ettiği ve TBMM İçtüzüğünün 99 unu Maddesi gereğince cevaplandırılması istenen 7/3614 esas no’lu yazılı soru önergesi ile ilgili bilgiler hazırlanarak ekte sunulmuştur.

Bilgilerinize arz ederim.

                                      M.Cumhur Ersümer                                                  Enerji ve Tabiî Kaynaklar                                                                    Bakanı

Balıkesir Milletvekili Sayın İlyas Yılmazyıldız’ın Yazılı Soru Önergesi ve Cevabı

(7/3614)

Soru 1 :

13.10.1997 Pazartesi günü saat 22.30’da “Sözün Özü” adlı programın Kanal 7 TV’de yayını sırasında elektriklerin kesilmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Cevap 1 :

Bahse konu enerji kesintileri sistemimizin tamamında olmayıp, münferittir. Orta gerilimde bulunan arızalar ise iddia edildiği saatlerde olmamıştır. Alçak gerilim (AG) de ve çeşitli bölgelerde tel kopması, sigorta yanması v.s. gibi münferit kısmî arızalardan meydana gelmiş olup, teknik raporları bilgim dahilindedir.

Soru 2 :

Programın yayını bittikten hemen sonra bu bölgelere elektriklerin verilmesi bir tesadüf müdür?

Cevap 2 :

Arızalar günün 24 saatinde vardiyalı olarak hizmet veren arıza ekipleri tarafından müdahale edilerek giderilmektedir. Program yayınının bitişine tekabül etmesi kasdî hiç bir anlam taşımamaktadır. Çünkü, TEDAŞ Genel Müdürlüğü sadece bahse konu kanala hizmet vermek için değil, tüm abonelerin 24 saat hizmetinde bulunmak için kurulmuş Bakanlığımızın ciddi hizmet veren bir kuruluşudur.

14. — Yozgat Milletvekili İlyas Arslan’ın, Yozgat Şeker Fabrikasına tahsis edilen ödenek miktarına ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Yalım Erez’in yazılı cevabı (7/3638)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorumun Sanayi ve Ticaret Bakanı tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

                        İlyas Arslan                                                                                                                     Yozgat

1. Yozgat Şeker Fabrikası için 1997 yılında bütçeden ve ek ödenek olarak tahsis edilen toplam ödenek miktarı ne kadardır?

                 T.C.                                                                                                Sanayi ve Ticaret Bakanlığı                                                                                 Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği              10.11.1997                                                                Sayı : B 14.0.BHİ 01-432

              Konu : Yazılı soru önergesi

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

 İlgi : 27.10.1997 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-9112 sayılı yazınız.

Yozgat Milletvekili İlyas Arslan’ın, Yozgat Şeker Fabrikasına tahsis edilen ödenek miktarına ilişkin olarak tarafımdan cevaplandırılmasını istediği (7/3638) esas nolu yazılı soru önergesiyle ilgili cevabımız ekte takdim edilmiştir.

Bilgilerinizi ve gereğini arz ederim.

                        Yalım Erez                                                                                                Sanayi ve Ticaret Bakanı

Yozgat Milletvekili İlyas Arslan’ın Yazılı Sorularına İlişkin Cevaplarımız

1. Yozgat Şeker Fabrikası Projesine 1997 Yılı Yatırım programında 100 milyar lira ödenek tahsis edilmiştir.

Sözkonusu projenin 1997 yılında deneme işletmesine alınabilmesi amacıyla; 1997 yılı Mart ayında 900 milyar lira, Eylül ayında 900 milyar lira olmak üzere toplam 1 trilyon 800 milyar lira ek ödenek tahsis edilmiş ve toplam ödeneği 1 trilyon 900 milyar lira olmuştur.

15. — Nevşehir Milletvekili Mehmet Elkatmış’ın, yakın koruma ve araç tahsis edilen kişilere ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Murat Başesgioğlu’nun yazılı cevabı (7/3645)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı tarafından yazılı olarak cevaplandırılması için gereğini saygı ile arz ederim.                       16.10.1997

                        Mehmet Elkatmış                                                                                  Nevşehir

Sorular

1. TBMM’de Susurluk Komisyonu Başkanı olarak çok önemli ve riskli bir görev ifa etmeme, tehditlerin de halen devam etmesine rağmen iki yakın korumamdan birinin ve yakın korumalarımın kullandığı emniyetçe verilen arabanın alınma sebebi nedir?

2. Şu anda Türkiye’de devlet kaç kişiyi yakın korumayla korumaktadır?

3. Yakın koruma altında bulunanlardan kaç kişi bir, kaçkişi iki, kaç kişi üç ve kaç kişi daha fazla yakın koruma ile korunmaktadır?

4. Kendilerine yakın koruma tahsis edilen bu kişilerden kaçına (kendisine veya korumasına) devletin herhangi bir birimi veya Bakanlığınız tarafından araç tahsis edilmiştir?

5. Korunan bu kişilerden kaç kişisi siyasetçi, özellikle kaç kişisi milletvekili, kaç kişisi asker, kaç kişisi bürokrat ve kaç kişisi diğer sivillerdir?Korunan bu kişilere toplam kaç adet koruma ve araç tahsis edilmiştir?

6. Kimin korunacağı;

kaç korumayla korunacağı veya korunmasının kaldırılacağı;

araç tahsisinin yapılıp yapılmayacağı ve tahsis edilen aracın geri alınmasına dair kriterler nelerdir?

                 T.C.                                                                                                İçişleri Bakanlığı                                                                                                Emniyet Genel Müdürlüğü              17.11.1997                                                                Sayı : B.05.1.EGM.0.12.01.01-243762

     Konu : Yazılı soru önergesi

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

İlgi : TBMM Başkanlığının 27.10.1997 gün ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/3645/8921/234999 sayılı yazısı.

Nevşehir Milletvekili Mehmet Elkatmış tarafından TBMM Başkanlığına sunulan ve tarafımdan yazılı olarak cevaplandırılması istenilen soru önergesinin cevabı aşağıya çıkarılmıştır.

1. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının 9.12.1996 tarihli yazısı üzerine Komisyon Başkanlığı yaptığınız görev gözönünde bulundurularak ilgili komisyonlarca hakkında “özel koruma” kararı alınmıştır.

“3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanununun 20 nci maddesine istinaden yürürlüğe konulan Koruma Hizmetleri Yönetmeliğinin 25 nci maddesinde hakkında “özel koruma” kararı alınanların koruma personeli için, görevli olduğu kurumca araç tahsis edilebilir veya ilgilinin isteği üzerine kendi aracında refakat etmek üzere koruma personeli görevlendirilebilir hükmüne” yer verildiğinden bu husus 12.12.1996 tarih ve 275871 sayılı yazımızla TBMM Başkanlığına bildirilmiş ancak, TBMM Başkanlığınca araç temin edilmediğinden geçici olarak Ankara Emniyet Müdürlüğünden araç tahsisi yapılmış, komisyonun görevi bitmesi nedeniyle geçici tahsis kaldırılmıştır.

2. 1.11.1997 tarihi itibariyle ile ülke genelinde 1042 kişi, haklarında ilgili komisyonlarca belirlenen koruma kararına göre korunmaktadır.

3. Koruma altında bulunan 1042 kişiden 426 kişi hakkında çağrı üzerine koruma kararı alındığından, acil durumlarda geçici görevlendirmeler yapılarak, 616 kişi ise kendisine yönelik dosyasında bulunan tehdit, bilgi ve belgelerine göre personel görevlendirilmek suretiyle korunmaktadır.

4. Koruma Hizmeti Yönetmeliğinin 25 inci maddesine göre hakkında koruma kararı alınan kişilerin koruma görevlileri için Emniyet Genel Müdürlüğünden 122 araç tahsis edilmiştir.

5. Korunan 1 042 kişiden 104’ü Bakanlar Kurulu eski üyesi, 33’ü ise milletvekili ve eski milletvekili olmak üzere 137’si siyasetçi, 358’i muazzaf ve emekli asker olup, diğer 547 kişi ise bürokrat ve 28 ayrı meslek grubundan oluşmaktadır.

Hakkında özel, yakın, konut ve işyeri koruma kararı alınan bu kişileri korumak için 1 892 personel görevlendirilmiştir.

6. Terörle Mücadele Kanununun 20 nci maddesine istinaden Başbakanlıkça yürürlüğe konulan Koruma Hizmetleri Yönetmeliğine göre terör ve anarşi ile mücadelede görev alan, görev veren ve bu görevi ifa edenlerle korumaya alınmadıkları takdirde can güvenliklerinin tehlikeye düşeceği anlaşılanlar korumaya alınmaktadır.

Kişilere koruma verilip verilmemesi veya korumanın kaldırılması, yaptığı görevler ve terör odakları tarafından kendilerine yönelik tehditler gözönünde bulundurularak illerde 5, merkezde ise 8 kuruluş temsilcisinden oluşan koruma komisyonları tarafından değerlendirilerek gerekli koruma kararı alınmakta veya istekler reddedilmektedir.

Bilgilerinize arz ederim.

                        Murat Başesgioğlu                                                                         İçişleri Bakanı

16. — Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay’ın, Ankara-Gölbaşı-Çayırlı Köyü sağlık ocağının ebe ve doktor ihtiyacına ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Halil İbrahim Özsoy’un yazılı cevabı (7/3696)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Sağlık Bakanı Sayın H. İbrahim Özsoy tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasına delaletlerinize arz ederim.  23.10.1997

                        Ersönmez Yarbay                                                                                    Ankara

Sorular :

Ankara Gölbaşı İlçesi Çayırlı Köyünde sağlık ocağında iki senedir ebe ve doktor yoktur. Tayinleri ne zaman yapılacaktır?          

                 T.C.                                                                                                Sağlık Bakanlığı                                                                                                Hukuk Müşavirliği              18.11.1997                                                                Sayı : B.10.0.HKM.0.00.00.00-9239/2300

  Konu : Yazılı soru önergesi

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

İlgi : 3.11.1997 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/3696-9040-23740/9200 sayılı yazıları.

Ankara Milletvekili Sayın Ersönmez Yarbay tarafından, “Ankara-Gölbaşı-Çayırlı Köyü Sağlık Ocağının ebe ve doktor ihtiyacı” ile ilgili olarak verilen yazılı soru önergesinin cevabı ilişikte sunulmaktadır.

Bilgilerine arz ederim.

                        Dr. Halil İbrahim Özsoy                                                                Sağlık Bakanı

Ankara Milletvekili Sayın Ersönmez Yarbay’ın “Ankara-Gölbaşı-Çayırlı Köyü Sağlık Ocağının ebe ve doktor ihtiyacı” ile ilgili yazılı soru önergesinin cevabıdır :

Sorular :

Ankara Gölbaşı İlçesi Çayırlı Köyünde sağlık ocağında iki senedir ebe ve doktor yoktur. Tayinleri ne zaman yapılacaktır?

Cevaplar :

Adıgeçen köyümüzde “sağlık ocağı” değil de bir “sağlık evi” vardır.

Sağlık kuruluşlarının kadro standartlarını gösteren yönetmeliğe göre sağlık evlerinde standart tabib kadrosu bulunmayıp, bunlar (1) ebe ile hizmet verdiklerinden; tabib tayini ile ilgili herhangi bir işlem yapılması sözkonusu değildir.

Ebeler, Bakanlığımız tarafından vilâyetler emrine tayin edilmekte; il içindeki istihdamları ise vilâyet nezdinde gerçekleştirilmektedir.

Adıgeçen sağlık evinin ebe ihtiyacının il dahilinde kadro fazlası ebe bulunan yerlerden karşılanmasına ve alınacak il onayının tescil edilmek üzere Bakanlığımıza gönderilmesine dair Bakanlık talimatı 10.11.1997 tarihinde Ankara Valiliğine gönderilmiştir. Sağlık evimizin ebe ihtiyacının bu suretle karşılanması sağlanacaktır.

17. — Afyon Milletvekili İsmet Attila’nın, Afyon-Dinar Hükümet Konağı tefrişi için ödenek verilip verilmeyeceğine ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Murat Başesgioğlu’nun yazılı cevabı (7/3715)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorumun İçişleri Bakanı Sayın Murat Başesgioğlu tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Saygılarımla.

                        İsmet Attila                                                                                                                     Afyon

İnşaatı tamamlanan Afyon Dinar İlçesi Hükümet Konağının tefrişi için Demirbaş Harcama Kaleminden 16 000 000 000 TL ödeneğe ihtiyaç duyulmaktadır.

Sözkonusu ödenek ne zaman gönderilecektir?

                 T.C.                                                                                                İçişleri Bakanlığı                                                                                                İdarî ve Malî İşler Dairesi Başkanlığı              18.11.1997                                                                Şb : B050İMİ0000009-500-209

          Konu : Ödenek talebi

TBMM Başkanlığı Genel Sekreterliği

Kanunlar ve Kararlar Dairesi Başkanlığı

İlgi : TBMM Genel Sekreterliğinden alınan 5.11.1997 gün ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/3715-9063/023778 sayılı yazısı.

Afyon İli Dinar İlçesi hükümet binasının inşaatı tamamlanarak hizmete hazır hale gelmesi nedeniyle; büro tefrişi için, ilgide kayıtlı ve ekte fotokopisi sunulan soru önergesi ile 16 000 000 000 lira ödeneğin verilip verilemeyeceği sorulmaktadır.

1997 Malî Yılı Bakanlığımız bütçesinin (101 04 1 001)Merkez Dışı Yönetim Hizmetleri Pogramının, 500 Demirbaş alımları harcama kalemine bütün bir yıl ve tüm taşra teşkilâtı ihtiyacı için 15 000 000 000 lira ödenek ayırt edilmiş olup % 5 yasal kesinti düşüldükten sonra, serbest bırakılan % 60’lık dilim yeni ilçelerin bir kısmının acil ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla dağıtımları yapılmıştır. Bütçemizde geriye kalan % 40’lık dilimini oluşturan 5 700 000 000 liranın serbest bırakılsa dahi, yukarıda belirtilen 16 000 000 000 liralık talebi karşılayamamaktadır.

Yukarıda da belirtildiği gibi; bütçemizin anılan harcama kalemindeki ödeneğin yetersizliği nedeniyle; Afyon İli, Dinar İlçesinin inşaatı yeni tamamlanan hükümet binasının tefrişi için, Bakanlığımız bütçesinin (930-08-3-356-900) tertibindeki ödenekten 16 000 000 000 liranın bakanlığımız bütçesinin (101 04 1 001) merkez dışı yönetim hizmetleri programının 500 harcama kalemine aktarılmasının mümkün olup olmadığının, mümkün olduğu takdirde ise aktarılmasının yapılması hususunda gereğini arz ederim.

                        Murat Başesgioğlu                                                                         İçişleri Bakanı

18. — Tokat Milletvekili Ahmet Feyzi İnceöz’ün, Tokat, Çelikli, Iğdır, Salur, Tuzla, Kunduzağılı grup yoluna ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Mustafa Yılmaz’ın yazılı cevabı (7/3722)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Devlet Bakanı Sayın Mustafa Yılmaz tarafından yazılı olarak cevaplandırılması hususunda delaletlerinizi saygılarımla arz ederim.

                        Dr. Ahmet Feyzi İnceöz                                                                           Tokat

1. 6 Kilometrelik; Tokat, Çelikli, Iğdır, Salur, Tuzla, Kunduzağılı grup yolu ne zaman yapılacaktır?

2. Tokat İlinde yollardan hangileri yapılmaktadır?

3. Tokat İli içinde 1997 Yatırım Yılı Programında olup da iptal edilen hiç bir yer var mıdır?

4. 1998 Yılı Yatırım Programına girecek yeni yatırım yerleri/konuları nelerdir?

 

                 T.C.                                                                                                Devlet Bakanlığı              18.11.1997                                                                Sayı : B.02.0.014/1.03.0841

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

İlgi : TBMM Başkanlığı Genel Sekreterliğinin 5.11.1997 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/3722-9075/023798 sayılı yazınız.

Tokat Milletvekili Sn. Dr. Ahmet Feyzi İnceöz’ün Tokat İline ait soru önergesi incelenmiştir.

1. 6 Km’lik Tokat-Çelikli-Iğdır, Salur, Tuzla, Kunduzoğlu grup yolu standarda uygun olup, her mevsim ulaşıma açık bulunmaktadır.

2. Tokat İlinde köy yolları fizikî standardı, tarımsal ve nüfus yoğunlukları alınarak tevsiye onarım, stabilize, kaplama ve asfalt kaplaması yapılmak üzere programlanmaktadır.

Bu faktörler dikkate alınarak Tokat İli ve ilçelerinde 1997 yılı içerisinde 69 Km. tesviye, 153 Km onarım, 444 Km. stabilize kaplama ve 194 Km. asfalt kaplama yapılmıştır. Çalışmalar halen devam etmektedir.

3. Programdan çıkarılan köy yolu yoktur. Yılı içerisinde programın % 100 gerçekleştirilmesi için çalışmalar faal olarak sürmektedir.

4. 1998 yılında 40 Km. tesviye, 70 Km. onarım, 130 Km. stabilize kaplama ve 25 Km. asfalt kaplama yapımı programlanacaktır.

Bilgilerinize arz ederim.

                        Mustafa Yılmaz                                                                         Devlet Bakanı

19. — Erzincan Milletvekili Naci Terzi’nin, belediyelere tahsis edilmek üzere satın alınan taşıtlara ilişkin sorusu ve Çevre Bakanı İmren Aykut’un yazılı cevabı (7/3732)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

TBMM İçtüzüğünün 96’ncı maddesi uyarınca aşağıdaki sorularımın Çevre Bakanlığı tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Saygılarımla.                  27.10.1997

                        Naci Terzi                                                                                                                  Erzincan

Sorular :

1. Göreve geldiğiniz günden bu yana, belediyelere tahsis edilmek üzere hangi firmadan kaç adet araç aldınız?

2. Hangi belediyeye kaç adet araç tahsis ettiniz? Partilerine göre dağılımı nasıldır?

3. Araç alımlarında, ilgili firmalarla kardeşiniz ya da yakın akrabalarınızın görüşmeleri sürdürdüğü doğru mudur?Birinci dereceden bir yakınınızın bu araç alımlarında menfaat temin ettiği ya da ilgili firma ile ticarî ilişki içinde olduğu haberlerinin aslı var mıdır?

4. Bakanlık personeli Mete Eskigün’ün bu alımlarla ilgili olarak size para getirip teslim ettiği doğru mudur?Bu konuyla ilgili bakanlık bünyesinde herhangi bir soruşturma açılmış mıdır? Açılmamışsa açmayı düşünüyor musunuz?

                 T.C.                                                                                                Çevre Bakanlığı              17.11.1997                                                                  Sayı : B.19.0.FDB.0.15.00.04-8821/0642-7602

Konu : Soru önergesi

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

İlgi : 5 Kasım 1997 tarih ve KAN.KAR.MD.A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/3732-9127/23854 sayılı yazınız.

Erzincan Milletvekili Sayın Naci Terzi’nin 27.10.1997 tarih ve 7/3723-9127 sayılı soru önergesiyle, tarafıma tevcih edilen sorulara ilişkin Bakanlığım uygulamaları aşağıdaki gibidir.

Soru 1 . Göreve geldiğiniz günden bu yana, belediyelere tahsis edilmek üzere hangi firmadan kaç adet aldınız?

Cevap 1 . Çevre Kirliliğini Önleme Fonundan çevre hizmetlerinde kullanılmak üzere çöp kamyonu, itfaiye, vidanjör traktör vb. araçlar satın alınmakta ve bu araçlar en iyi ve sağlıklı çevre hizmetlerinin yerel yönetimlerce sağlanacağı inancı içerisinde belediyeler, il özel idareleri vb. kamu kurum ve kuruluşlarına tahsis edilmektedir. Bakanlığım döneminde Fonlar İhale Yönetmeliğinin 59 uncu maddesi hükümleri doğrultusunda Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdürlüğü eliyle olmak üzere 570 adet şasi kamyon, 100 adet traktör satın alınmış ve belediyelere tahsis işlemi tamamlanmıştır.

Soru 2 . Hangi belediyeye kaç adet araç tahsis ettiniz? Partilerine göre dağılımı nasıldır?

Cevap 2 . Tahsislerin partilere göre dağılımı hususundaki soruya cevap oluşturmak üzere 54 ve 55 inci hükümetler döneminde tahsisler liste halinde yazımız ekinde gönderilmektedir.

Bakanlığmızdan 55 inci hükümet döneminde yapılan tahsislerin çoğunluğu 53 üncü hükümet döneminde tahsis edilip, 54 üncü hükümet döneminde haksız bir şekilde durdurularak tahsisi iptal edilen ve geri alınan hakkın sahiplerine iade edilmesi işlemidir.

Soru 3 . Araç alımlarında, ilgili firmalarla kardeşiniz ya da yakın akrabalarınızın görüşmeleri sürdürdüğü doğru mudur? Birinci dereceden bir yakınınızın bu araç alımlarında menfaat temin ettiği ya da ilgili firma ile ticarî ilişki içinde olduğu haberlerinin aslı var mıdır?

Cevap 3 . Araç alımları Fonlar İhale Yönetmeliğinin 59 uncu maddesine istinaden yapılmakta olup, amaç ihtiyaçların kamu kuruluşundan karşılanmasıdır.

Kamu kuruluşu olan Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdürlüğü eliyle yapılan bir alımın kardeşim veya bir yakın akrabamın iradesiyle gerçekleştiği, bu işlemden dolayı ise menfaat temin edildiğine yönelik iddialar çirkin bir iftiradan öteye gitmeyeceği açıktır. Uygulanmakta olan bu yöntemin asıl amacının olası bu tür iftira ve isnatlardan korunma olduğu bilinmelidir. Ayrıca soru önergesini veren milletvekili arkadaşımın mensubu olduğu partinin Sayın Bakanı da bir önceki dönemde aynı yöntemi uygulayarak, araç satın alınmasını ve belediyelere gönderilmesini sağlamıştır.

Konunun bu çerçevede değerlendirilmesi ve tarafıma yöneltilen haksız, çirkin ve asılsız iddialarda bulunan kişiler hakkında da yasal haklarımın kullanılacağı bilinmelidir.

Soru 4 . Bakanlık personeli Mete Eksigün’ün bu alımlarla ilgili olarak size para getirip teslim ettiği doğru mudur? Bu konuyla ilgili bakanlık bünyesinde herhangi bir soruşturma açılmış mıdır? Açılmamışsa açmayı düşünüyor musunuz?

Cevap 4 . Bakanlığım personeli Mete Eskigün’ün bu alımlarla ilgili tarafıma para getirip teslim ettiği hususundaki iddia ise; tamamen şahsımı, bakanlığımı ve 55 inci hükümeti yıpratmayı hedef alan bir iddia olarak değerlendirilmektedir. Bu nedenle tarafıma çirkin, mesnetsiz iddialarda bulunanları da müfteri ilan ediyor, iftirada bulunan kişileri kınıyorum.

Yürürlükteki mevzuat dahilinde bir kamu kurumundan, resmî fiyat listelerine göre satın alınan ve doğrudan hiç bir özel firma ile bağlantısı bulunmayan, bu uygulama hakkında soruşturma açılmasına gerek görülmemiştir.

Sonuç olarak; Çevre Kirliliğini Önleme Fonundan belediyelere tahsis edilmek üzere Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdürlüğü eliyle alınan araçların, iddia edildiği gibi, kardeşim ve yakınlarımla hiçbir ilgisinin bulunmadığı, bu yöntemin uygulanmasında asıl amacın iftira ve isnatlardan korunma olduğu da açıktır.

Bilgilerinize arz ederim.

                        Dr. İmren Aykut                                                                           Çevre Bakanı

Bu kısım filme alınacaktır.
IX. – TEŞEKKÜR, TEBRİK, TEMENNİ VE TAZİYETLER

1. — Anadolu Böbrek Vakfının, Gümüşhane Devlet Hastanesi “Diyaliz Ünitesi” için açtıkları kampanyaya ilişkin yazıları

Sayın, Meclis Başkanımız Hikmet Çetin ve TBMM Üyelerimiz,

Gümüşhane Devlet Hastanesine ait “Diyaliz Ünitesi” iki yılı aşkın bir süredir böbrek hastalarına hizmet vermektedir.

Ancak böbrek hastalarından bazılarının bulundukları köy ya da ilçeden (maddî imkânsızlıklar nedeniyle) hastanemize gelmeleri mümkün olmamaktadır. Bunları göz göre göre ölüme terketmeye elbette kimsenin gönlü razı olamaz.

Böbrek hastalarına yardım ve destek amacıyla Anadolu Böbrek Vakfının bir şubesini de Gümüşhane’de açmış bulunmaktayız.

Şube yönetim kurulu ve üyeleri olarak bir kaç kez toplandık. Böbrek hastalarına nasıl yardımcı olabileceğimizi, fakir hastaların geliş ve gidişlerini nasıl sağlayabileceğimizi, böbrek hastaları artarda cihazlarımız yeterli olmazsa ne gibi tedbirler alabileceğimizi düşündük. Mahallî imkânlarla sağlayabileceğimiz gelir kaynaklarını tartıştık. Ne var ki, mahallî kaynaklarında yeterli olmadığını gördük.

Sonunda, sanayici ve işadamları olarak, kamu görevlileri olarak siz değerli hemşehrilerimize ulaşmaya karar verdik.

Yapılacak yardımlar için aşağıdaki bankada hesap açtık.

Yapacağınız yardımlar sadece Anadolu Böbrek Vakfı Mütevelli Heyetini ya da yönetim kurulu üyelerini değil, onlarla birlikte böbrek hastası hemşehrilerimizi ve tüm Gümüşhane halkını mutlu kılacaktır.

Şimdiden teşekkürlerimizi ve minnet duygularımızı saygılarımızla sunuyoruz.

                        Anadolu Böbrek Vakfı Adına                                            Op. Dr. Korhan Özlü                                                                  Vakıf Başkanı

Hesap Açılan Banka :

Türkiye Vakıflar Bankası

Gümüşhane Şubesindeki,

Anadolu Böbrek Vakfı Gümüşhane Şb.

Hesap No : 2003577
İstanbul Milletvekili Mustafa Baş ve 46 Arkadaşının, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin Alanındaki Bir Araziyi Mevzuata Aykırı Bir Şekilde Siyasî Ayrımcılık Yaparak Bahçeköy Belediyesi Mücavir Alanına Dahil Ettiği İddiasıyla Bayındırlık ve İskân Bakanı Yaşar Topçu Hakkında Gensoru Açılmasına İlişkin Önergesinin Gündeme Alınıp Alınamayacağına verilen oyların sonucu :

Reddedilmiştir :

                                Üye Sayısı                                :                                550

                                Kullanılan Oy                                :                                502

                                Kabul edenler                                :                                236

                                Reddedenler                                :                                266

                                Çekinserler                                :                                0

                                Mükerrer Oylar                                :                                0

                                Geçersiz Oylar                                :                                0

                                Oya Katılmayanlar                                :                                46

                                Açık Üyelikler                                :                                2

(Kabul Edenler)

ADANA

Yakup Budak

Sıtkı Cengil

İ. Cevher Cevheri

M. Halit Dağlı

Veli Andaç Durak

Orhan Kavuncu

İbrahim Ertan Yülek

ADIYAMAN

Mahmut Nedim Bilgiç

Ahmet Çelik

Ahmet Doğan

AFYON

Sait Açba

İsmet Attila

Osman Hazer

AĞRI

M. Sıddık Altay

Cemil Erhan

Celal Esin

M. Ziyattin Tokar

AKSARAY

Mehmet Altınsoy

Murtaza Özkanlı

Sadi Somuncuoğlu

AMASYA

Ahmet İyimaya

Cemalettin Lafçı

ANKARA

Ahmet Bilge

Hasan Hüseyin Ceylan

Cemil Çiçek

Mehmet Ekici

Ömer Ekinci

Mehmet Gölhan

Şaban Karataş

Ahmet Tekdal

Rıza Ulucak

Ersönmez Yarbay

ANTALYA

Osman Berberoğlu

Arif Ahmet Denizolgun

Hayri Doğan

ARDAHAN

Saffet Kaya

ARTVİN

Hasan Ekinci

AYDIN

Ali Rıza Gönül

Nahit Menteşe

Muhammet Polat

BALIKESİR

Abdülbaki Ataç

Ahmet Bilgiç

İsmail Özgün

İlyas Yılmazyıldız

BARTIN

Köksal Toptan

BATMAN

Alaattin Sever Aydın

Musa Okçu

Faris Özdemir

BAYBURT

Suat Pamukçu

BİLECİK

Bahattin Şeker

BİNGÖL

Kâzım Ataoğlu

Hüsamettin Korkutata

BİTLİS

Zeki Ergezen

Abdulhaluk Mutlu

BOLU

Feti Görür

Necmi Hoşver

Mustafa Yünlüoğlu

BURDUR

Mustafa Çiloğlu

BURSA

Mehmet Altan Karapaşaoğlu

Turhan Tayan

ÇANAKKALE

Nevfel Şahin

ÇANKIRI

İsmail Coşar

Ahmet Uyanık

ÇORUM

Bekir Aksoy

Mehmet Aykaç

Hasan Çağlayan

Zülfikar Gazi

Yasin Hatiboğlu

DENİZLİ

M. Kemal Aykurt

Mehmet Gözlükaya

Ramazan Yenidede

DİYARBAKIR

Abdülkadir Aksu

M. Salim Ensarioğlu

Sacit Günbey

Ömer Vehbi Hatipoğlu

Yakup Hatipoğlu

Salih Sümer

 EDİRNE

Ümran Akkan

ELAZIĞ

Mehmet Ağar

Ömer Naimi Barım

Hasan Belhan

Cihan Paçacı

Ahmet Cemil Tunç

ERZİNCAN

Tevhit Karakaya

Naci Terzi

ERZURUM

Lütfü Esengün

Abdulilah Fırat

İsmail Köse

Ömer Özyılmaz

Aslan Polat

Şinasi Yavuz

ESKİŞEHİR

Hanifi Demirkol

GAZİANTEP

Nurettin Aktaş

Kahraman Emmioğlu

Mehmet Bedri İncetahtacı

GİRESUN

Turhan Alçelik

Ergun Özdemir

GÜMÜŞHANE

Lütfi Doğan

HATAY

Süleyman Metin Kalkan

Mehmet Sılay

ISPARTA

Ömer Bilgin

A. Aykon Doğan

Mustafa Köylü

Halil Yıldız

İÇEL

Fevzi Arıcı

Mehmet Emin Aydınbaş

Saffet Benli

Turhan Güven

Ayfer Yılmaz

İSTANBUL

Meral Akşener

Tayyar Altıkulaç

Azmi Ateş

Mustafa Baş

Mukadder Başeğmez

Ali Coşkun

Tansu Çiller

Süleyman Arif Emre

Ekrem Erdem

İsmail Kahraman

Hüseyin Kansu

Hayri Kozakçıoğlu

Göksal Küçükali

Ali Oğuz

Korkut Özal

Mehmet Ali Şahin

Osman Yumakoğulları

Bahri Zengin

İZMİR

Sabri Tekir

İsmail Yılmaz

KAHRAMANMARAŞ

Hasan Dikici

Avni Doğan

Ahmet Dökülmez

Mustafa Kamalak

Mehmet Sağlam

KARABÜK

Hayrettin Dilekcan

KARAMAN

Abdullah Özbey

Zeki Ünal

KARS

Sabri Güner

Zeki Karabayır

KASTAMONU

Fethi Acar

Nurhan Tekinel

Haluk Yıldız

KAYSERİ

Memduh Büyükkılıç

Osman Çilsal

Ayvaz Gökdemir

Abdullah Gül

Nurettin Kaldırımcı

Salih Kapusuz

Recep Kırış

KIRIKKALE

Kemal Albayrak

Hacı Filiz

Mikail Korkmaz

KIRKLARELİ

A. Sezal Özbek

KIRŞEHİR

Cafer Güneş

KİLİS

Mustafa Kemal Ateş

KOCAELİ

Necati Çelik

Şevket Kazan

Osman Pepe

KONYA

Hüseyin Arı