Yazılı ve Sözlü Sorular Araştırma Komisyonları Soruşturma Komisyonları
                                                                      Son Tutanak Tutanak Sorgu Tutanak Metinleri Gizli Oturum Tutanakları
                                                                                                                                            Uluslararası Komisyonlar Dostluk Grupları
                                                                                      Genel Sekreterlik Mevzuat Telefon Rehberi Etik Komisyon Duyurular

T.B.M.M.

TUTANAK DERGÝSÝ

CÝLT : 22

63 üncü Birleþim

4 . 3 . 1997 Salý


ÝÇÝNDEKÝLER

  I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETÝ

II. - GELEN KÂÐITLAR

III. - BAÞKANLIÐIN GENEL KURULA SUNUÞLARI

A) TEZKERELER VE ÖNERGELER

1. - Sri Lanka, Pakistan ve Filipinler'e gidecek olan Devlet Bakaný Bekir Aksoy'a, dönüþüne kadar, Devlet Bakaný Nevzat Ercan'ýn vekâlet etmesinin uygun görüldüðüne iliþkin Cumhurbaþkanlýðý tezkeresi (3/700)

2. - Azerbaycan Cumhuriyetine gidecek olan Millî EðitimBakaný MehmetSaðlam'a, dönüþüne kadar, Devlet Bakaný Bahattin Þeker'in vekâlet etmesinin uygun görüldüðüne iliþkin Cumhurbaþkanlýðý tezkeresi (3/701)

3. - Kuzey KýbrýsTürk Cumhuriyetine gidecek olan Devlet Bakaný IþýlaySaygýn'a, dönüþüne kadar, Devlet Bakaný Namýk Kemal Zeybek'in vekâlet etmesinin uygun görüldüðüne iliþkin Cumhurbaþkanlýðý tezkeresi (3/702)

4. - Tekirdað Milletvekili EnisSülün'ün, Yükseköðretim Kurumlarý Teþkilatý Hakkýnda 41 Sayýlý KanunHükmünde Kararnamenin Deðiþtirilerek Kabulüne DairKanun ile 78 ve 190 Sayýlý KanunHükmünde Kararnamelerde Deðiþiklik Yapýlmasý Hakkýnda Kanun Teklifinin (2/536), doðrudan gündeme alýnmasýna iliþkin önergesi (4/143)

5. - Amasya Milletvekili AslanAli Hatipoðlu'nun, Yükseköðretim Kurumlarý Teþkilatý Hakkýnda 41 Sayýlý Kanun Hükmünde Kararnamenin Deðiþtirilerek Kabulüne Dair 2809 Sayýlý Kanuna Bir Ek Madde Eklenmesi Hakkýnda Kanun Teklifinin (2/190), doðrudan gündeme alýnmasýna iliþkin önergesi (4/144)

B) GENSORU, GENEL GÖRÜÞME, MECLÝS SORUÞTURMASI VE MECLÝS ARAÞTIRMASI ÖNERGELERÝ

1. - Afyon Milletvekili Halil Ýbrahim Özsoy ve 21 arkadaþýnýn, mermerciliðin sorunlarýnýn araþtýrýlarak alýnmasý gereken tedbirlerin belirlenmesi amacýyla Meclis araþtýrmasý açýlmasýna iliþkin önergesi (10/170)

IV. - GENSORU, GENEL GÖRÜÞME, MECLÝS SORUÞTURMASI VE MECLÝS ARAÞTIRMASI

A) ÖNGÖRÜÞMELER

1. - Samsun Milletvekili Biltekin Özdemir ve 41 arkadaþýnýn, 4214 sayýlý Yetki Kanununu kötüye kullanmak suretiyle kamu personelinin ücret rejimiyle ilgili yanlýþ ve adaletsiz politikalar izledikleri iddiasýyla Bakanlar Kurulu üyeleri hakkýnda gensoru açýlmasýna iliþkin önergesi (11/10)

2. - Ýzmir Milletvekili Metin Öney ve 60 arkadaþýnýn, Anayasa, kanunlar ve cumhuriyetin temel ilkeleri ve gelenekleriyle baðdaþmayan tutum ve davranýþlarýyla görevini kötüye kullandýðý ve bu eyleminin Türk Ceza Kanununun 240 ýncý maddesine uyduðu iddiasýyla Adalet Bakaný ÞevketKazan hakkýnda Meclis soruþturmasý açýlmasýna iliþkin önergesi (9/11)

V. - SATAÞMALARA ÝLÝÞKÝN KONUÞMALAR

1. - SývasMilletvekili TemelKaramollaoðlu'nun,Sakarya Milletvekili ErsinTaranoðlu'nun partilerine sataþmasý nedeniyle konuþmasý

2. - AydýnMilletvekili Ali Rýza Gönül'ün, Sakarya Milletvekili Ersin Taranoðlu'nun partilerine sataþmasý nedeniyle konuþmasý

3. - Kastamonu Milletvekili Murat Baþesgioðlu'nun, Sývas Milletvekili Temel Karamollaoðlu'nun partilerine sataþmasý nedeniyle konuþmasý

VI. - SORULAR VE CEVAPLAR

A) YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI

1. - Ýzmir Milletvekili Sabri Ergül'ün, Manisa Emniyet Müdürlüðünce orta dereceli okul öðrencilerinin fiþlendiði iddialarýna iliþkin Baþbakandan sorusu ve Ýçiþleri Bakaný Meral Akþener'in yazýlý cevabý (7/1920)

2. - Bursa Milletvekili Ali Rahmi Beyreli'nin, TEDAÞ'a baðlý daðýtým müesseselerinin iþletme hakkýnýn devrine iliþkin sorusu ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakaný M. Recai Kutan'ýn yazýlý cevabý (7/1931)

3. - Ýzmir Milletvekili Hakan Tartan'ýn, kooperatiflere iliþkin Baþbakandan sorusu ve Devlet Bakaný Lütfü Esengün'ün yazýlý cevabý (7/1932)

4. - Ýstanbul Milletvekili BülentAkarcalý'nýn, Kazakistan'da inþa edilen bir otel için Eximbanktan kredi verilip verilmediðine iliþkin sorusu ve Devlet Bakaný Ufuk Söylemez'in yazýlý cevabý (7/1940)

5. - Niðde Milletvekili Akýn Gönen'in, KOBÝ kredilerine iliþkin sorusu ve DevletBakaný Ufuk Söylemez'in yazýlý cevabý (7/1949)

6. - Hatay Milletvekili Fuat Çay'ýn, Hawk füzesi alýmýna yönelik çalýþma olup olmadýðýna iliþkin sorusu ve Millî Savunma Bakaný Turhan Tayan'ýn yazýlý cevabý (7/1958)

7. - Adana Milletvekili Erol Çevikçe'nin, Adana-Yüreðir Sofulu Belediyesinin eleman ihtiyacýna iliþkin sorusu ve Ýçiþleri Bakaný Meral Akþener'in yazýlý cevabý (7/1961)

8. - Manisa Milletvekili Tevfik Diker'in, bazý itirafçýlarýn polis olarak görevlendirildiði iddiasýna iliþkin sorusu ve Ýçiþleri Bakaný MeralAkþener'in yazýlý cevabý (7/1972)

9. - Gaziantep Milletvekili Mustafa R. Taþar'ýn, GAP Ýdaresi yasa tasarýsýna iliþkin Baþbakandan sorusu ve Devlet Bakaný Fehim Adak'ýn yazýlý cevabý (7/1978)

10. - Ýzmir Milletvekili Sabri Ergül'ün, Türkiye'de görev yapan polis, bekçi, korucu ve silahlandýrýlmýþ kiþi sayýsýna iliþkin sorusu ve Ýçiþleri Bakaný Meral Akþener'in yazýlý cevabý (7/1985)

11. - TokatMilletvekili ÞahinUlusoy'un, bir TV programýnda yaptýðý bir açýklamaya iliþkin sorusu ve Adalet Bakaný ÞevketKazan'ýn yazýlý cevabý (7/1987)

12. - Hatay Milletvekili Fuat Çay'ýn, faili meçhul cinayetlere karýþtýðý ileri sürülen bir kiþiye iliþkin sorusu ve Adalet Bakaný Þevket Kazan'ýn yazýlý cevabý (7/1990)

13. - Ýzmir Milletvekili Sabri Ergül'ün kurs ve yurt sayýsý ile burs alan öðrencilere iliþkin sorusu ve Millî Eðitim Bakaný Mehmet Saðlam'ýn yazýlý cevabý (7/1991)

14. - Niðde Milletvekili AkýnGönen'in, çocuk suçlulara iliþkin sorusu ve Adalet Bakaný ÞevketKazan'ýn, yazýlý cevabý (7/1992)

15. - Bursa Milletvekili Ali Rahmi Beyreli'nin, Yedinci Beþ YýllýkKalkýnma Planýnýn uygulanmasýna iliþkin Baþbakandan sorusu ve Devlet Bakaný Lütfü Esengün'ün yazýlý cevabý (7/1993)

16. - Niðde Milletvekili Akýn Gönen'in, Çocuk Haklarý Sözleþmesi uyarýnca yapýlmasý gereken yasal deðiþikliklere iliþkin sorusu ve Adalet Bakaný ÞevketKazan'ýn yazýlý cevabý (7/1995)

17. - Zonguldak Milletvekili Tahsin Boray Baycýk'ýn, Anadolu Liseleri giriþ sýnavýndaki þehir tercihi uygulamasýna iliþkin sorusu ve Millî EðitimBakaný Mehmet Saðlam'ýn yazýlý cevabý (7/2003)

18. - Þýrnak Milletvekili Mehmet Salih Yýldýrým'ýn, Þýrnak Türk Telekom Baþmüdürlüðünce usulsüz personel alýmý yapýldýðý iddiasýna iliþkin Baþbakandan sorusu ve Ulaþtýrma Bakaný Ömer Barutçu'nun yazýlý cevabý (7/2012)

19. - Gaziantep Milletvekili Mustafa R. Taþar'ýn, GAP Bölgesine yapýlacak teþvik ve yatýrýmlara iliþkin Baþbakandan sorusu ve Devlet Bakaný Fehim Adak'ýn yazýlý cevabý (7/2023)

20. - Kars Milletvekili Y. Selahattin Beyribey'in, köy korucularýnýn elinde bulunan silahlarla ilgili Bakanlar Kurulu kararýna iliþkin sorusu ve Ýçiþleri Bakaný Meral Akþener'in yazýlý cevabý (7/2030)

21. - Ankara Milletvekili Nejat Arseven'in, Sincan Belediye Baþkaný tarafýndan tertiplenen Kudüs gecesine iliþkin sorusu ve Ýçiþleri Bakaný Meral Akþener'in yazýlý cevabý (7/2047)

22. - Ankara Milletvekili YýlmazAteþ'in, Sincan Belediye Baþkanýnca tertiplenen bir geceye iliþkin sorusu ve Ýçiþleri Bakaný Meral Akþener'in yazýlý cevabý (7/2052)

23. - Kýrýkkale Milletvekili Kemal Albayrak'ýn, T.S.K. bünyesinde çalýþan sivil personelin maaþlarýna iliþkin sorusu ve Millî Savunma Bakaný Turhan Tayan'ýn yazýlý cevabý (7/2063)

24. - Balýkesir Milletvekili Ý. Önder Kýrlý'nýn, orman tamirhanelerinin kapatýlmasýna iliþkin sorusu ve Orman Bakaný M. Halit Daðlý'nýn yazýlý cevabý (7/2083)

25. - Ýstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen'in, Baþtabiplikte görevli doktor hakkýnda ileri sürülen iddialara iliþkin sorusu ve Türkiye Büyük MilletMeclisi Baþkaný Mustafa Kalemli'nin yazýlý cevabý (7/2189)

1. - GEÇEN TUTANAK ÖZETÝ

TBMM Genel Kurulu saat 15.00'te açýlarak iki oturum yaptý.

Malatya Milletvekili Miraç Akdoðan, pancar üreticisinin sorunlarýna,

Ýstanbul Milletvekili AlganHacaloðlu, milletvekilliðiyle baðdaþmayan iþler ve milletvekilliði ettiði konusuna,

Ýliþkin gündemdýþý birer konuþma yaptýlar.

Çorum Milletvekili Mehmet Aykaç'ýn, Diyanet Ýþleri Baþkanlýðýnýn hizmet ve personel açýsýndan iyileþtirilmesi ve geliþtirilmesi hakkýndaki gündemdýþý konuþmasýna Devlet Bakaný Nevzat Ercan cevap verdi.

Ýstanbul Milletvekili HalitDumankaya ve 27 arkadaþýnýn, KÝT'ler ve özel þahýslar tarafýndan kurulan bazý vakýflarýn gayeleri dýþýnda faaliyet gösterdikleri,

Ýstanbul Milletvekili Halit Dumankaya ve 22 arkadaþýnýn, sayýsal loto oyununun ülke kaynaklarýnýn yurt dýþýna aktarýlmasýna neden olduðu ve ihalelerinde yolsuzluk yapýldýðý,

Ýddialarýný araþtýrmak amacýyla birerMeclis araþtýrmasý açýlmasýna iliþkin önergeleri (10/168, 10/169) Genel Kurulun bilgisine sunuldu; önergelerin gündemdeki yerlerini alacaðý ve öngörüþmelerinin, sýrasýnda yapýlacaðý açýklandý.

(10/108) esas numaralý Meclis Araþtýrmasý Komisyonu Geçici Baþkanlýðýnýn, komisyonun, baþkan, baþkanvekili, sözcü ve kâtip üye seçimini yaptýðýna iliþkin tezkeresi, GenelKurulun bilgisine sunuldu.

Azerbaycan, Kazakistan, Kýrgýzistan, Özbekistan ve Türkmenistan Parlamentolarýndan alýnan resmî davetlere, Türkiye BüyükMillet Meclisinden bir Parlamento heyetinin icabet etmesine iliþkin Baþkanlýk tezkeresi kabul edildi.

26.2.1997 tarihli gelen kâðýtlarda yayýmlanan ve GenelKurulun 26.2.1997 tarihli 61 inci Birleþiminde okunmuþ bulunan BakanlarKurulu üyeleri hakkýndaki (11/10) esas numaralý gensoru önergesinin, gündemin"Özel Gündemde Yer Alacak Ýþler" kýsmýnda yer almasýnýn ve Anayasanýn 99 uncu maddesi gereðince gündeme alýnýp alýnmayacaðý hususundaki görüþmelerinin, GenelKurulun 4.3.1997 Salý günkü birleþiminde yapýlmasýna iliþkin Danýþma Kurulu önerisi kabul edildi.

Gündemin "Genel Görüþme ve Meclis AraþtýrmasýYapýlmasýna Dair Öngörüþmeler" bölümünün 134 üncü sýrasýnda yer alan, Ýstanbul Milletvekili Emin Kul ve arkadaþlarýnca, TPAO adlý petrol tankerinde meydana gelen yangýn faciasýnýn nedenlerinin araþtýrýlarak, alýnmasý gereken tedbirlerin belirlenmesi amacýyla verilen (10/164) esas numaralý Meclis araþtýrma önergesinin, Genel Kurulun 11 Mart 1997 Salý günkü birleþiminde görüþülmesi; Ýzmir Milletvekili Metin Öney ve arkadaþlarýnca verilen ve Genel Kurulun 20.2.1997 tarihli 59 uncu Birleþiminde okunmuþ bulunan ve ayný tarihli "Gelen Kâðýtlar"da yayýmlanan, Adalet Bakaný ÞevketKazan hakkýndaki (9/11) esas numaralý soruþturma önergesinin, gündemin "Özel Gündemde Yer Alacak Ýþler" kýsmýnda yer almasý ve Anayasanýn 100 üncü maddesi gereðince, soruþturma açýlýp açýlmayacaðý hususundaki görüþmelerin, GenelKurulun 11 Mart 1997 Salý günkü birleþiminde yapýlmasýna iliþkin Anavatan Partisi Grubu önerisinin, yapýlan görüþmelerden sonra kabul edilmediði,

Adalet Bakaný Þevket Kazan hakkýndaki (9/11) esas numaralý soruþturma önergesinin gündemin "ÖzelGündemde Yer Alacak Ýþler" kýsmýna alýnmasý, biraz önce, Genel Kurulca 4.3.1997 Salý günkü birleþimde görüþülmesi kabul edilen (11/10) esas numaralý gensoru önergesinden sonra, ayný birleþimde görüþülmesi ve çalýþma süresinin, bu önergelerin görüþmelerinin bitimine kadar uzatýlmasýna iliþkin RefahPartisi ve Doðru Yol Partisinin müþterek önerilerinin ise kabul edildiði,

Açýklandý.

Gündemin "Kanun Tasarýsý ve Komisyonlardan GelenDiðer Ýþler" kýsmýnýn;

1 inci sýrasýnda bulunan 23

5 inci sýrasýnda bulunan 175

Sýra sayýlý kanun tasarýlarýnýn müzakereleri, komisyon yetkilileri GenelKurulda hazýr bulunmadýklarýndan, ertelendi.

Yurtdýþýnda Bulunanlarýn Sosyal Güvenlikleri Hakkýnda Borçlanma Kanunu Tasarýsýnýn (1/569) (S. Sayýsý : 209) 1 inci maddesi üzerindeki görüþmeler tamamlandý. Maddenin oylamasýnda karar yetersayýsý bulunamadýðý ve çalýþma süresi de dolduðundan,

Bakanla Kurulu üyeleri hakkýndaki (11/10) esas numaralý gensoru önergesi ile diðer denetim konularýný görüþmek için, 4 Mart 1997 Salý günü saat 15.00'te toplanmak üzere, birleþime 19.00'da son verildi.

Hasan Korkmazcan

Baþkanvekili

Ahmet Dökülmez Fatih Atay

Kahramanmaraþ Aydýn

Kâtip Üye Kâtip Üye

II. - GELEN KÂÐITLAR

28.2.1997 Cuma

Sözlü Soru Önergeleri

1. - Ýzmir Milletvekili Metin Öney'in, Tarým Satýþ Kooperatifleri Birliði'nin yönetim yapýsýna iliþkin Sanayi ve Ticaret Bakanýndan sözlü soru önergesi (6/448) (Baþkanlýða geliþ tarihi : 26.2.1997)

2. - BartýnMilletvekili Cafer Tufan Yazýcýoðlu'nun, anýt aðaçlarýn korunmasýna iliþkin Orman Bakanýndan sözlü soru önergesi (6/449) (Baþkanlýða geliþ tarihi : 26.2.1997)

3. - BurdurMilletvekili Yusuf Ekinci'nin, Burdur Ýline baðlý bazý ilçe saðlýk ocaklarýnýn saðlýk personeli ihtiyacýna iliþkin Saðlýk Bakanýndan sözlü soru önergesi (6/450) (Baþkanlýða geliþ tarihi: 25.2.1997)

Yazýlý Soru Önergesi

1. - Bursa Milletvekili Hayati Korkmaz'ýn, Adalet Bakaný tarafýndan kullanýlan yabancý menþeili otomobilin ülkeye giriþine iliþkin Devlet Bakanýndan yazýlý soru önergesi (7/2179) (Baþkanlýða geliþ tarihi : 27.2.1997)

2. - Ýstanbul Milletvekili Halit Dumankaya'nýn, bazý kiþilere usulsüz yeþil pasaport verildiði iddiasýna iliþkin Ýçiþleri Bakanýndan yazýlý soru önergesi (7/2180) (Baþkanlýða geliþ tarihi : 25.2.1997)

3. - Rize Milletvekili Ahmet Kabil'in, Rize Ýline yapýlan yatýrýmlara ve bazý fonlardan yapýlan yardýmlara iliþkin Baþbakandan yazýlý soru önergesi (7/2181) (Baþkanlýða geliþ tarihi : 25.2.1997)

4. - Adana Milletvekili Tuncay Karaytuð'un, Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekaný hakkýnda ileri sürülen iddialara iliþkin Millî Eðitim Bakanýndan yazýlý soru önergesi (7/2182) (Baþkanlýða geliþ tarihi : 25.2.1997)

5. - Bursa Milletvekili Ali Rahmi Beyreli'nin, bir Devlet Bakanýnýn özel misafirlerine ait yemek bedellerinin Etibank tarafýndan karþýlandýðý iddiasýna iliþkin Baþbakandan yazýlý soru önergesi (7/2183) (Baþkanlýða geliþ tarihi : 26.2.1997)

6. - Kýrklareli Milletvekili Ýrfan Gürpýnar'ýn, tarýmsal amaçlý kooperatiflerin merkez birliði kurmasýna iliþkinTarým ve Köyiþleri Bakanýndan yazýlý soru önergesi (7/2184) (Baþkanlýða geliþ tarihi : 25.2.1997)

7. - HatayMilletvekili FuatÇay'ýn, Hatay-Yayladað Müftüsünün yaptýðý bir konuþma hakkýnda soruþturma baþlatýlýp baþlatýlmadýðýna iliþkin Devlet Bakanýndan yazýlý soru önergesi (7/2185) (Baþkanlýða geliþ tarihi : 25.2.1997)

8. - Bursa Milletvekili Yahya Þimþek'in, yoksul yörelere yapýlan yardýmlara iliþkin Devlet Bakanýndan yazýlý soru önergesi (7/2186) (Baþkanlýða geliþ tarihi : 26.2.1997)

9. - Giresun Milletvekili RasimZaimoðlu'nun, Almanya'nýn çocuk vizesi uygulamasýna iliþkin Dýþiþleri Bakaný ve Baþbakan Yardýmcýsýndan yazýlý soru önergesi (7/2187) (Baþkanlýða geliþ tarihi : 26.2.1997)

10. - Niðde Milletvekili Akýn Gönen'in, Mülki Ýdare Amirlerinin maaþlarýna iliþkin Baþbakandan yazýlý soru önergesi (7/2188) (Baþkanlýða geliþ tarihi : 26.2.1997)

11. - Ýstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen'in, Baþtabiplikte görevli bir doktor hakkýnda ileri sürülen iddialara iliþkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Baþkanýndan yazýlý soru önergesi (7/2189) (Baþkanlýða geliþ tarihi: 30.1.1997)

3.3.1997 PAZARTESÝ

Sözlü Soru Önergeleri

1. - Burdur Milletvekili Yusuf Ekinci'nin, Burdur'a baðlý yerleþim birimlerindeki saðlýkevi ve ocaklarýnýn personel açýðýna iliþkin Saðlýk Bakanýndan sözlü soru önergesi (6/451) (Baþkanlýða geliþ tarihi : 27.2.1997)

2. - BurdurMilletvekili Yusuf Ekinci'nin, Burdur'a baðlý bazý yerleþim birimlerindeki saðlýkevi ve ocaklarýnýn personel açýðýna iliþkin Saðlýk Bakanýndan sözlü soru önergesi (6/452) (Baþkanlýða geliþ tarihi : 27.2.1997)

3. - Burdur Milletvekili Yusuf Ekinci'nin, Burdur'a baðlý bazý yerleþim birimlerindeki saðlýk kuruluþlarýnýn personel açýðýna iliþkin Saðlýk Bakanýndan sözlü soru önergesi (6/453) (Baþkanlýða geliþ tarihi : 27.2.1997)

4. - Erzincan Milletvekili Mustafa Kul'un, Erzincan Kapalý Yüzme Havuzu Projesine iliþkin Devlet Bakanýndan sözlü soru önergesi (6/454) (Baþkanlýða geliþ tarihi : 27.2.1997)

5. - Erzincan Milletvekili Mustafa Kul'un, Erzincan Sporcu Kamp Eðitim Merkezi inþaatýna iliþkin Devlet Bakanýndan sözlü soru önergesi (6/455) (Baþkanlýða geliþ tarihi : 27.2.1997)

6. - Erzincan Milletvekili Mustafa Kul'un, Refahiye Antrenman ve Okul Spor Salonu Projesine iliþkin Devlet Bakanýndan sözlü soru önergesi (6/456) (Baþkanlýða geliþ tarihi : 27.2.1997)

Yazýlý Soru Önergeleri

1. - Bursa Milletvekili Hayati Korkmaz'ýn, Adalet Bakaný tarafýndan kullanýlan yabancý marka arabanýn sahibine iliþkin Ýçiþleri Bakanýndan yazýlý soru önergesi (7/2191) (Baþkanlýða geliþ tarihi : 27.2.1997)

2. - Ýstanbul Milletvekili Ercan Karakaþ'ýn, Meslek Birlikleri Tüzüðünün ne zaman çýkarýlacaðýna iliþkin Kültür Bakanýndan yazýlý soru önergesi (7/2192) (Baþkanlýða geliþ tarihi : 27.2.1997)

3. - Erzincan Milletvekili Mustafa Kul'un, Uluslararasý E 80 Karayolunun Sansa Boðazý Geçidinin ýslahýna iliþkin Bayýndýrlýk ve Ýskân Bakanýndan yazýlý soru önergesi (7/2193) (Baþkanlýða geliþ tarihi : 27.2.1997)

4. - Erzincan Milletvekili Mustafa Kul'un, Erzincan Araþtýrma ve Uygulama Hastanesi inþaatýna iliþkin Baþbakandan yazýlý soru önergesi (7/2194) (Baþkanlýða geliþ tarihi : 27.2.1997)

5. - Ýstanbul Milletvekili Necdet Menzir'in, Ahýska Türkleri ve Bulgaristan göçmenleri için yaptýrýlan konutlarýn ödemesine iliþkin DevletBakanýndan yazýlý soru önergesi (7/2195) (Baþkanlýða geliþ tarihi : 27.2.1997)

6. - ÝstanbulMilletvekili NecdetMenzir'in, Ahýska Türkleri ve Bulgaristan'dan zorunlu göçle gelenlerden memuriyete alýnanlarýn önceki hizmetlerine iliþkin Devlet Bakanýndan yazýlý soru önergesi (7/2196) (Baþkanlýða geliþ tarihi : 27.2.1997)

7. - Tekirdað Milletvekili BayramFýratDayanýklý'nýn, Çerkezköy-Kapaklý beldesindeki postanenin personel ihtiyacýna iliþkin Ulaþtýrma Bakanýndan yazýlý soru önergesi (7/2197) (Baþkanlýða geliþ tarihi : 27.2.1997)

8. - Rize Milletvekili Avni Kabakoðlu'nun, MKE'nin özel silah fabrikalarýna namlu satýþýna izin verilip verilmeyeceðine iliþkin Sanayi ve Ticaret Bakanýndan yazýlý soru önergesi (7/2198) (Baþkanlýða geliþ tarihi : 27.2.1997)

9. - Ankara Milletvekili Nejat Arseven'in; T.R.T. Genel Müdürlüðüne atanacaðý ileri sürülen bir köþe yazarýna iliþkin Baþbakandan yazýlý soru önergesi (7/2199) (Baþkanlýða geliþ tarihi : 27.2.1997)

Süresi Ýçinde Cevaplandýrýlmayan Yazýlý Soru Önergeleri

1. - Konya Milletvekili Ahmet Alkan'ýn, Susurluk olayýndan sonra ortaya atýlan listede yer aldýðý iddia edilen bir þahsa iliþkin Baþbakandan yazýlý soru önergesi (7/1867)

2. - ÝstanbulMilletvekili Halit Dumankaya'nýn, Turban-Bolu Abant Ýþletmesinde soruþturma baþlatýlýp baþlatýlmadýðýna iliþkin Baþbakandan yazýlý soru önergesi (7/1869)

3. - ÝstanbulMilletvekili Halit Dumankaya'nýn, Turban-Ýstanbul Bölge Müdürlüðünde soruþturma baþlatýlýp baþlatýlmadýðýna iliþkin Baþbakandan yazýlý soru önergesi (7/1870)

4. - ÝstanbulMilletvekili Halit Dumankaya'nýn, Turban Sait HalimPaþa Yalýsýnda soruþturma baþlatýlýp baþlatýlmadýðýna iliþkin Baþbakandan yazýlý soru önergesi (7/1871)

5. - ÝstanbulMilletvekili Halit Dumankaya'nýn, Turban-Kuþadasý Marina Ýþletmesinde soruþturma baþlatýlýp baþlatýlmadýðýna iliþkin Baþbakandan yazýlý soru önergesi (7/1872)

6. - Ýstanbul Milletvekili HalitDumankaya'nýn, bir Turban personelinin Ankara-Erzincan-Ankara uçak seyahatine iliþkin Baþbakandan yazýlý soru önergesi (7/1873)

7. - ÝstanbulMilletvekili Halit Dumankaya'nýn, Turban-Bodrum Marina Ýþletmesinde soruþturma baþlatýlýp baþlatýlmadýðýna iliþkin Baþbakandan yazýlý soru önergesi (7/1874)

8. - ÝstanbulMilletvekili Halit Dumankaya'nýn, Turban Antalya Kaleiçi Oetl Ýþletmesinde soruþturma baþlatýlýp baþlatýlmadýðýna iliþkin Baþbakandan yazýlý soru önergesi (7/1875)

9. - ÝstanbulMilletvekili Halit Dumankaya'nýn, Turban-Yalova Termal Tesisleri Ýþletmesinde soruþturma baþlatýlýp baþlatýlmadýðýna iliþkin Baþbakandan yazýlý soru önergesi (7/1876)

10. - ÝstanbulMilletvekili Halit Dumankaya'nýn, Turban-Marmaris Tatil Köyü iþletmesinde soruþturma baþlatýlýp baþlatýlmadýðýna iliþkin Baþbakandan yazýlý soru önergesi (7/1877)

11. - ÝstanbulMilletvekili Halit Dumankaya'nýn, Turban-Kilyos Tatil Köyünde soruþturma baþlatýlýp baþlatýlmadýðýna iliþkin Baþbakandan yazýlý soru önergesi (7/1878)

12. - ÝstanbulMilletvekili Halit Dumankaya'nýn, Turban-Ýzmir Çeþme Otel Ýþletmesinde soruþturma baþlatýlýp baþlatýlmadýðýna iliþkin Baþbakandan yazýlý soru önergesi (7/1879)

13. - ÝstanbulMilletvekili Halit Dumankaya'nýn,Turban-Antalya Beldibi Ýþletmesinde soruþturma baþlatýlýp baþlatýlmadýðýna iliþkin Baþbakandan yazýlý soru önergesi (7/1880)

14. - ÝstanbulMilletvekili Halit Dumankaya'nýn, Turban-Antalya Belek Ýþletmesinde soruþturma baþlatýlýp baþlatýlmadýðýna iliþkin Baþbakandan yazýlý soru önergesi (7/1881)

15. - ÝstanbulMilletvekili Halit Dumankaya'nýn, Turban-Elmadað Daðevi Ýþletmesinde soruþturma baþlatýlýp baþlatýlmadýðýna iliþkin Baþbakandan yazýlý soru önergesi (7/1882)

16. - ÝstanbulMilletvekili Halit Dumankaya'nýn, Turban-Erciyes Daðevi Oteli Ýþletmesinde soruþturma baþlatýlýp baþlatýlmadýðýna iliþkin Baþbakandan yazýlý soru önergesi (7/1883)

17. - ÝstanbulMilletvekili Halit Dumankaya'nýn, Turban-Kuþadasý Marina Müdürlüðünde soruþturma baþlatýlýp baþlatýlmadýðýna iliþkin Baþbakandan yazýlý soru önergesi (7/1884)

18. - Manisa Milletvekili Abdullah Akarsu'nun, Susurluk olayýndan sonra ortaya çýkan listede yer aldýðý iddia edilen þahsa iliþkin Baþbakandan yazýlý soru önergesi (7/1886)

19. - Ordu Milletvekili Müjdat Koç'un, Sývas-Koyulhisar mevkiinde bulunan bir firmanýn atýklarýný Melet Irmaðýna boþalttýðý iddiasýna iliþkin Ýçiþleri Bakanýndan yazýlý soru önergesi (7/1887)

20. - Ankara Milletvekili Yücel Seçkiner'in, TRTGenel Müdürlüðüne ne zaman atama yapýlacaðýna iliþkin Baþbakandan yazýlý soru önergesi (7/1891)

21. - ÝstanbulMilletvekili Halit Dumankaya'nýn, bir Turban personelinin Ýstanbul-Ankara uçak seyahatine iliþkin Baþbakandan yazýlý soru önergesi (7/1892)

22. - ÝstanbulMilletvekili HalitDumankaya'nýn, bir Turban personelinin Ýstanbul-Ankara-Van uçak seyahatine iliþkin Baþbakandan yazýlý soru önergesi (7/1893)

23. - Ýstanbul Milletvekili Halit Dumankaya'nýn, bazý Turban personelinin Ýstanbul-Adana uçak seyahatine iliþkin Baþbakandan yazýlý soru önergesi (7/1894)

24. - Ýstanbul Milletvekili Halit Dumankaya'nýn, bir Turban personelinin Ýstanbul-Adana-Ýstanbul uçak seyahatine iliþkin Baþbakandan yazýlý soru önergesi (7/1895)

25. - Ýstanbul Milletvekili Halit Dumankaya'nýn, bazý Turban personelinin Ankara-Gaziantep-Ankara uçak seyahatine iliþkin Baþbakandan yazýlý soru önergesi (7/1896)

26. - Ýstanbul Milletvekili Halit Dumankaya'nýn, bir Turban personelinin Ankara-Gaziantep uçak seyahatine iliþkin Baþbakandan yazýlý soru önergesi (7/1897)

27. - Ýstanbul Milletvekili Halit Dumankaya'nýn, bir Turban personelinin Ýstanbul-Adana-Ýstanbul uçak seyahatine iliþkin Baþbakandan yazýlý soru önergesi (7/1898)

28. - Ýstanbul Milletvekili Halit Dumankaya'nýn, bazý Turban personelinin uçak seyahatine iliþkin Baþbakandan yazýlý soru önergesi (7/1899)

29. - Ýstanbul Milletvekili Halit Dumankaya'nýn, bir Turban personelinin Ankara-Erzurum-Ankara uçak seyahatine iliþkin Baþbakandan yazýlý soru önergesi (7/1900)

30. - Tekirdað Milletvekili Fevzi Aytekin'in, Tekirdað Belediye Meclisinin kanalizasyon ücret tarifesi kararýna iliþkin Ýçiþleri Bakanýndan yazýlý soru önergesi (7/1901)

31. - Konya Milletvekili Necati Çetinkaya'nýn, Susurluk Olaylarýyla ilgil raporda ismi bulunduðu iddia edilen bir kiþiye iliþkin Baþbakandan yazýlý soru önergesi (7/1902)

32. - Bursa Milletvekili Ali Rahmi Beyreli'nin, liman iþletmelerinin satýþýna iliþkin Baþbakandan yazýlý soru önergesi (7/1914)

33. - Hatay Milletvekili Fuat Çay'ýn, Baþbakanlýk konutunda verilen iftar yemeðine iliþkin Baþbakandan yazýlý soru önergesi (7/1915)

34. - Manisa Milletvekili Tevfik Diker'in, kapatýlan Ýstanbul Bankasýyla ilgili olarak hazýrlanan raporda adý geçen bir kiþiye iliþkin Baþbakandan yazýlý soru önergesi (7/1917)

35. - ÝstanbulMilletvekili BülentAkarcalý'nýn, Þanlýurfa Devlet Hastanesinde bazý hükümlü ve tutuklu hastalarýn ölüme terk edildiði iddiasýna iliþkin Saðlýk Bakanýndan yazýlý soru önergesi (7/1923)

36. - ÝstanbulMilletvekili Bülent Akarcalý'nýn, TRTGenel Müdürünün ne zaman atanacaðýna iliþkin Baþbakandan yazýlý soru önergesi (7/1924)

37. - ÝstanbulMilletvekili Bülent Akarcalý'nýn, Silivri-Çatalca'da yapýmý planlanan Salkýmkent Projesine iliþkin Dýþiþleri Bakaný ve Baþbakan Yardýmcýsýndan yazýlý soru önergesi (7/1939)

38. - Bartýn Milletvekili Cafer Tufan Yazýcaoðlu'nun, lojmanlara ve memur maaþlarýna yapýlan zamma iliþkin Baþbakandan yazýlý soru önergesi (7/1943)

39. - Bursa Milletvekili Hayati Korkmaz'ýn, hammadde ve enerji fiyatlarýna iliþkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanýndan yazýlý soru önergesi (7/1948)

GELEN KÂÐITLAR

4 . 3 . 1997 SALI

Tasarýlar

1. - Ceza Ýnfaz Kurumlarý ile Tutukevleri Ýþyurtlarý Kurumunun Kuruluþ ve Ýdaresine Ýliþkin Kanun Tasarýsý (1/576) (Adalet ve Plan ve Bütçe komisyonlarýna) (Baþkanlýða geliþ tarihi : 26.2.1997)

2. - 190 Sayýlý Genel Kadro ve Usulü Hakkýnda Kanun Hükmünde Kararnameye Baðlý Cetvellerde Deðiþiklik Yapýlmasýna DairKanun Tasarýsý (1/577) (Plan ve Bütçe Komisyonuna) (Baþkanlýða geliþ tarihi : 28.2.1997)

3. - Diyanet Ýþleri Baþkanlýðý Kuruluþ ve Görevleri Hakkýnda Kanuna Bir Ek Madde ve Bir Geçici Madde Eklenmesine Ýliþkin KanunTasarýsý (1/578) (Plan ve Bütçe Komisyonuna) (Baþkanlýða geliþ tarihi : 28.2.1997)

Teklifler

1. - Tekirdað Milletvekili Fevzi Aytekin'in; Ýstiklal Madalyasý Verilmiþ Bulunanlara Vatani Hizmet Tertibinden Þeref Aylýðý Baðlanmasý Hakkýnda Kanunun Bir Maddesinde Deðiþiklik Yapýlmasýna DairKanun Teklifi (2/711) (Plan ve Bütçe Komisyonuna) (Baþkanlýða geliþ tarihi : 26.2.1997)

2. - ÝzmirMilletvekili Metin Öney'in; Jeotermal Enerji, Ýçmeye ve Yýkanmaya Mahsus Sýcak ve Soðuk Madensularý ile Petrol Menþeli Olmayan Tabii Gaz Kaynaklarý Hakkýnda Kanun Teklifi (2/712) (Adalet ve Çevre ve Plan ve Bütçe ve Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabiî Kaynaklar ve Bilgi ve Teknoloji komisyonlarýna) (Baþkanlýða geliþ tarihi : 26.2.1997)

3. - Burdur Milletvekili Yusuf Ekinci'nin; Yükseköðretim Kurumlarý Teþkilatý Hakkýnda 41 Sayýlý Kanun Hükmünde Kararnamenin Deðiþtirilerek Kabulüne Dair Kanunun Bir Maddesinde Deðiþiklik Yapýlmasý Hakkýnda Kanun Teklifi (2/713) (Millî Eðitim, Kültür, Gençlik ve Spor ve Plan ve Bütçe komisyonlarýna) (Baþkanlýða geliþ tarihi : 26.2.1997)

4. - Artvin Milletvekili SüleymanHatinoðlu'nun; 657 Sayýlý Devlet Memurlarý Kanununda Deðiþiklik Yapýlmasý Hakkýnda KanunTeklifi (2/714) (Saðlýk, Aile, Çalýþma ve Sosyal Ýþler ve Plan ve Bütçe komisyonlarýna) (Baþkanlýða geliþ tarihi :27.2.1997)

5. - Kýrklareli Milletvekili Ahmet Sezal Özbek'in; Ýstiklal Madalyasý Verilmiþ Bulunanlara Vatani HizmetTertibinden Þeref Aylýðý Baðlanmasý Hakkýnda Kanuna Bir Geçici Madde Eklenmesine DairKanun Teklifi (2/715) (Plan ve Bütçe Komisyonuna) (Baþkanlýða geliþ tarihi : 27.2.1997)

6. - Ýstanbul Milletvekili AlganHacaloðlu ve 27 Arkadaþýnýn; 3069 Sayýlý Türkiye BüyükMillet Meclisi Üyeliði ile Baðdaþmayan Ýþler Hakkýnda Kanunda Deðiþiklik Yapýlmasýna Ýliþkin Kanun Teklifi (2/716) (Anayasa Komisyonuna) (Baþkanlýða geliþ tarihi : 27.2.1997)

Sözlü Soru Önergesi

1. - Erzincan Milletvekili Mustafa Kul'un, Erzincan Bað-Kur hizmet binasý ihalesine iliþkin Çalýþma ve Sosyal Güvenlik Bakanýndan sözlü soru önergesi (6/457) (Baþkanlýða geliþ tarihi: 28.2.1997)

Yazýlý Soru Önergeleri

1. - Bursa Milletvekili Ali Rahmi Beyreli'nin, Ýzmit-Kazandere'de yapýlan operasyonlarda yakalanan örgüt mensuplarýnýn Adalet Bakanýnýn giriþimleri sonucu serbest býrakýldýðý iddialarýna iliþkin Baþbakandan yazýlý soru önergesi (7/2200) (Baþkanlýða geliþ tarihi : 28.2.1997)

2. - Konya Milletvekili Nezir Büyükcengiz'in, Saðlýk Meslek Lisesi mezunlarýnýn atamalarýna iliþkin Saðlýk Bakanýndan yazýlý soru önergesi (7/2201) (Baþkanlýða geliþ tarihi 28.2.1997)

3. - Erzincan Milletvekili Mustafa Kul'un, Erzincan Fen Lisesi ve Ulalar Çok Programlý Lisesi projelerine iliþkin Millî Eðitim Bakanýndan yazýlý soru önergesi (7/2202) (Baþkanlýða geliþ tarihi : 28.2.1997)

4. - Erzincan Milletvekili Mustafa Kul'un, Erzincan Çevreyolu yapým ihalesine iliþkin Bayýndýrlýk ve Ýskân Bakanýndan yazýlý soru önergesi (7/2203) (Baþkanlýða geliþ tarihi : 28.2.1997)

Meclis Araþtýrma Önergesi

1. - Afyon Milletvekili H. ÝbrahimÖzsoy ve 21 arkadaþýnýn, mermerciliðin sorunlarýnýn araþtýrýlarak alýnmasý gereken tedbirlerin belirlenmesi amacýyla Anayasanýn 98 inci, Ýçtüzüðün 104 ve 105 inci maddeleri uyarýnca bir Meclis Araþtýrmasý açýlmasýna iliþkin önergesi (10/170) (Baþkanlýða geliþ tarihi : 27.2.1997)

BÝRÝNCÝ OTURUM

Açýlma Saati : 15.00

Tarih :4 Mart 1997 Salý

BAÞKAN : Baþkanvekili Yasin HATÝBOÐLU

KÂTÝP ÜYELER : Kâzým ÜSTÜNER (Burdur), Ali GÜNAYDIN (Konya)

BAÞKAN - Çalýþmalarýmýzýn hayýrlara vesile olmasýný Cenabý Allah'tan niyaz ederek; millî iradenin, þeksiz, ortaksýz ve yegâne temsil yeri olan Türkiye Büyük Millet Meclisinin 63 üncü Birleþimini açýyorum. (RP sýralarýndan "Bravo" sesleri, alkýþlar)

Sayýn milletvekilleri, toplantý yetersayýmýz vardýr; çalýþmalara baþlýyoruz.

ALÝ DÝNÇER (Ankara) - Sayýn Baþkan, temenniniz inþallah gerçek olur.

BAÞKAN - Ýnþallah efendim; hepimizin, hem temennisi hem gayreti hem çalýþmasýdýr. Demokratik parlamenter sistemin dýþýnda hiçbir sistem, hiçbirimizin, hiç kimsenin iþine yaramaz...

ALÝ DÝNÇER (Ankara) - Ýnþallah, bu söylediklerinizi duyanlar vardýr.

BAÞKAN - ... inancýmýz budur, çabamýz budur, tavrýmýz budur.

Sayýn milletvekilleri, bugün, gündemimiz, sizlerin de takdir buyuracaðý üzere, yüklü. O sebeple, gündemdýþý söz talebinde bulunan deðerli arkadaþlarýma bu imkâný veremedim, üzgünüm. Ýnþallah, çarþamba ve perþembe günleri telafi etmeye çalýþacaðým.

Þimdi, gündeme geçiyoruz.

Baþkanlýðýn Yüce Kurula sunuþlarý vardýr.

Cumhurbaþkanlýðý tezkerelerini okutuyorum:

III. - BAÞKANLIÐIN GENEL KURULA SUNUÞLARI

A) TEZKERELER VE ÖNERGELER

1. - Sri Lanka, Pakistan ve Filipinler'e gidecek olan Devlet Bakaný Bekir Aksoy'a, dönüþüne kadar, Devlet Bakaný Nevzat Ercan'ýn vekâlet etmesinin uygun görüldüðüne iliþkin Cumhurbaþkanlýðý tezkeresi (3/700)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baþkanlýðýna

Görüþmelerde bulunmak üzere, 28 Þubat 1997 tarihinden itibaren Sri Lanka, Pakistan ve Filipinler'e gidecek olan Devlet Bakaný Bekir Aksoy'un dönüþüne kadar; Devlet Bakanlýðýna, Devlet Bakaný Nevzat Ercan'ýn vekâlet etmesinin, Baþbakanýn teklifi üzerine, uygun görülmüþ olduðunu bilgilerinize sunarým.

Süleyman Demirel

Cumhurbaþkaný

BAÞKAN - Bilgilerinize sunulmuþtur.

Diðer tezkereyi okutuyorum:

2. - Azerbaycan Cumhuriyetine gidecek olan Millî EðitimBakaný MehmetSaðlam'a, dönüþüne kadar, Devlet Bakaný Bahattin Þeker'in vekâlet etmesinin uygun görüldüðüne iliþkin Cumhurbaþkanlýðý tezkeresi (3/701)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baþkanlýðýna

Görüþmelerde bulunmak üzere, 26 Þubat 1997 tarihinde Azerbaycan Cumhuriyetine gidecek olan Millî Eðitim Bakaný Prof. Dr. Mehmet Saðlam'ýn dönüþüne kadar; Millî Eðitim Bakanlýðýna, Devlet Bakaný Bahattin Þeker'in vekâlet etmesinin, Baþbakanýn teklifi üzerine, uygun görülmüþ olduðunu bilgilerinize sunarým.

Süleyman Demirel

Cumhurbaþkaný

BAÞKAN - Bilgilerinize sunulmuþtur.

Diðer tezkereyi okutuyorum:

3. - Kuzey KýbrýsTürk Cumhuriyetine gidecek olan Devlet Bakaný IþýlaySaygýn'a, dönüþüne kadar, Devlet Bakaný Namýk Kemal Zeybek'in vekâlet etmesinin uygun görüldüðüne iliþkin Cumhurbaþkanlýðý tezkeresi (3/702)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baþkanlýðýna

Görüþmelerde bulunmak üzere, 28 Þubat 1997 tarihinde Kuzey Kýbrýs Türk Cumhuriyetine gidecek olan Devlet Bakaný Iþýlay Saygýn'ýn dönüþüne kadar; Devlet Bakanlýðýna, Devlet Bakaný Namýk Kemal Zeybek'in vekâlet etmesinin, Baþbakanýn teklifi üzerine, uygun görülmüþ olduðunu bilgilerinize sunarým.

Süleyman Demirel

Cumhurbaþkaný

BAÞKAN - Bilgilerinize sunulmuþtur.

Sayýn milletvekilleri, Meclis araþtýrmasý önergesi vardýr; okutuyorum:

B) GENSORU, GENEL GÖRÜÞME, MECLÝS SORUÞTURMASI VE MECLÝS ARAÞTIRMASI ÖNERGELERÝ

1. - Afyon Milletvekili Halil ÝbrahimÖzsoy ve 21 arkadaþýnýn, mermerciliðin sorunlarýnýn araþtýrýlarak alýnmasý gereken tedbirlerin belirlenmesi amacýyla Meclis araþtýrmasý açýlmasýna iliþkin önergesi (10/170)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baþkanlýðýna

Afyon ve Ýþçehisar Ýlçesi bugün ülke mermerciliðinin merkezidir. Mermercilik bir sanayi kolu olarak geliþmekte olup, buna paralel olarak Kocatepe Üniversitesinde Mermercilik Yüksekokulu da bu sanayi koluna personel yetiþtirmektedir. Son ekonomik tedbirler, mermercilik sektörünün dýþ ve içpiyasasýndaki konumda týkanýklýða sebep olmuþtur. Mermerciliðin geliþmesi ve yurt ekonomisine katkýsýnýn artmasý için mermerciliðin sorunlarýnýn incelenmesi, teþvik, kredi ve vergi politikalarýnýn yeniden gözden geçirilmesi ve gerekli tedbirlerin alýnmasý amacýyla Yüce Meclisimizce bir araþtýrma komisyonu kurulmasýný, Anayasamýzýn 98 ve Ýçtüzüðümüzün 104 ve 105 inci maddeleri gereði arz ederiz.

Halil Ýbrahim Özsoy (Afyon)

Yusuf Ekinci (Burdur)

Biltekin Özdemir (Samsun)

Yaþar Okuyan (Yalova)

Enis Sülün (Tekirdað)

Ünal Yaþar (Gaziantep)

Ömer Ertaþ (Mardin)

Ýrfan Köksalan (Ankara)

Feridun Pehlivan (Bursa)

Bülent Atasayan (Kocaeli)

Uður Aksöz (Adana)

Muzaffer Arslan (Diyarbakýr)

Ýbrahim Çebi (Trabzon)

Emin Kul (Ýstanbul)

Aslan Ali Hatipoðlu (Amasya)

Naim Geylani (Hakkâri)

Yusuf Selahattin Beyribey (Kars)

Necati Güllülü (Erzurum)

Mahmut Oltan Sungurlu (Gümüþhane)

Recep Mýzrak (Kýrýkkale)

Yüksel Yalova (Aydýn)

Abbas Ýnceayan (Bolu)

Gerekçe :

Mermercilik ilk çaðlardan beri bilinen bir sanayi koludur. Son on yýlda Afyon ve Ýþçehisar Ýlçesinde gerek yapý malzemesi gerekse ev eþyasý, mutfak dizayný için bol miktarda kullaným sahasý bulmakla beraber birçok sorunu da beraberinde getirmiþtir.

Bu geliþmekte olan sektörün bir sanayi bölgesi dahi yoktur. Yurt ekonomisine katkýlarýný artýrmak, mermer ocaklarýnýn durumu ve yeri, modern konumu çerçevesinde üreticinin önünü týkayan bürokratik engelleri azaltmak; bu iþle iþtigal eden kiþi ve müesseselerin kredi ve teþvik, vergi iadesi konularýný da yeniden gözden geçirerek gerekli tedbirlerin alýnmasý inancýyla bu araþtýrma önergesinin verilmesi uygun görülmüþtür.

BAÞKAN - Önerge gündemde yerine alacak, Meclis araþtýrmasý açýlýp açýlmamasý konusundaki öngörüþme, sýrasýnda yapýlacaktýr.

Þimdi, Ýçtüzüðün 37 nci maddesine göre verilmiþ, doðrudan gündeme alýnma önergeleri vardýr; ayrý ayrý okutacaðým, iþleme koyacaðým ve oylarýnýza arz edeceðim.

Ýlk önergeyi okutuyorum:

A) TEZKERELER VE ÖNERGELER (Devam)

4. - Tekirdað Milletvekili EnisSülün'ün, Yükseköðretim Kurumlarý Teþkilatý Hakkýnda 41 Sayýlý KanunHükmünde Kararnamenin Deðiþtirilerek Kabulüne DairKanun ile 78 ve 190 Sayýlý KanunHükmünde Kararnamelerde Deðiþiklik Yapýlmasý Hakkýnda Kanun Teklifinin (2/536), doðrudan gündeme alýnmasýna iliþkin önergesi (4/143)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baþkanlýðýna

Tarafýmca hazýrlanarak 5.11.1996 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Baþkanlýðýna sunulan Tekirdað Ýli Namýk Kemal Üniversitesinin kuruluþu ile ilgili 2/536 Esas Numaralý Kanun Teklifim 8.11.1996 tarihinde sevk edildiði Plan ve Bütçe Komisyonunda görüþme yapýlmadan bugüne kadar bekletilmektedir.

Teklifimizin Ýçtüzüðün 37 nci maddesinin ikinci fýkrasýna göre doðrudan doðruya gündeme alýnmasýný Yüce Meclisin takdirlerine arz ederim.

Saygýlarýmla.

Enis Sülün

Tekirdað

BAÞKAN - Hükümet ve Komisyon söz talep ediyor mu? Yok.

Buyurun Sayýn Sülün.

Konuþma süreniz 5 dakikadýr efendim.

ENÝS SÜLÜN (Tekirdað) - Sayýn Baþkan, deðerli milletvekilleri; sözlerime baþlamadan önce, hepinizi saygýyla selamlýyorum.

Tekirdað Ýlimizde Namýk Kemal Üniversitesinin kurulmasýna iliþkin verdiðim kanun teklifinin doðrudan gündeme alýnmasý için söz almýþ bulunuyorum.

Tekirdað Ýlimiz, hem Avrupa topraklarý üzerinde hem coðrafî konum olarak Karadeniz ve Marmara'ya kýyýsý olan bir ilimizdir. Tekirdað, Trakya'da merkezî konumda ve Ýstanbul'a yakýnlýðý nedeniyle, Ýstanbul'da yer alan üniversitelerin yükünü hafifletebilecek stratejik bir bölgede bulunmaktadýr.

Tekirdað, Ýstanbul ile E-5 ve E-25 karayollarý üzerindeki yeni kurulan beldeler, yazlýk evler ve turistik tesislerin yayýlýmýyla fizikî olarak birleþmiþ durumdadýr.

Ayrýca, Ýstanbul'daki sanayi kuruluþlarý Tekirdað Ýl sýnýrlarý içerisine yayýlmaya baþlamýþtýr. Özellikle, çaðýmýzda, sanayi-üniversite iþbirliði ve bütünleþmesi, üretim-insangücü-eðitim unsurlarýnýn dengeli þekilde yöreye daðýlýmýný saðlayacak önemli bir faktördür.

Sadece Tekirdað Ýli sýnýrlarý içerisinde 45 415 öðrenci ilkokullarda, 23 323 öðrenci ortaokullarda ve 18 056 öðrenci lise düzeyinde eðitim görmektedir. Ýlde okuma yazma oraný yüzde 98,3'tür. Yakýn bir gelecekte üniversiteye girmeye çalýþacak büyük bir öðrenci kitlesi sadece il sýnýrlarý içerisinde bulunmaktadýr. Böylece, yörede, yükseköðretimde imkân ve fýrsat eþitliði saðlayacak önlemler þimdiden alýnmak zorundadýr.

Tekirdað, Avrupa'ya komþudur ve ekolojik koþullarý Avrupa ülkelerindekine benzemektedir; üniversite yaþamýna geçince, yurtdýþý kurumlarla iþbirliði ve evrensel geliþmeye katkýda bulunacak konumu mevcuttur; ulusal alanda ise, bilimsel toplantýlarýn merkezi olmaya aday bir kent görünümündedir.

Kurulacak olan üniversiteye verilecek ismin Namýk Kemal Üniversitesi olmasý uygundur; çünkü, Namýk Kemal'in ismi Tekirdað ile özdeþtir. Tekirdað, her Türkün kalbinde çok sýcak ve seçkin bir yer tutan Namýk Kemal'in doðum yeri olmakla þeref duymaktadýr. Ayný zamanda, Namýk Kemal, vatan þairliði ve vataný için idealist fikirleriyle, her Türk aydýnýyla ayrýlmaz bir kiþiliðiyle tarihe geçmiþtir.

Ýlin konumu: Tekirdað, Türkiye'nin kuzeybatýsýnda, Marmara Bölgesinin Trakya kesiminde yer almaktadýr; yüzölçümü 621 788 hektar olup, Türkiye topraklarýnýn yüzde 0,8'ini kaplamaktadýr.

Tekirdað'da, genellikle tarýmla uðraþýlmaktadýr. Ýl topraklarý, geniþ düzlüklerle ve alçak tepelerden oluþmuþ bir plato görünümündedir. Alan olarak yüzde 75,2'si platolarla kaplý olan il topraklarýnýn yüzde 96,6'sý tarýma elveriþlidir. Tekirdað, genel olarak az engebeli bir yöredir. Ýlin güneyinde Ganos Daðlarý ve kuzeydoðusunda Istýranca Daðlarýnýn uzantýlarý bulunmaktadýr.

Tekirdað'ýn, güney sýnýrý boyunca Marmara Denizinde 133 kilometre kýyýsý vardýr. Ýl topraklarýnýn kuzeydoðusunda Karadenizde de 2,5 kilometre kýyýsý mevcuttur, az önce de ifade etmiþtim.

Doðal Kaynaklarý: Tekirdað Ýli yeraltý kaynaklarý bakýmýndan oldukça zengindir; Ýlde çok yaygýn linyit kaynaklarý vardýr. Malkara ve Saray, linyit yataklarýnýn en yoðun bölgeleridir. Þarköy'de asbest yataklarý mevcuttur, bu ilçede demir yataklarýna da rastlanmaktadýr. Ayrýca, 1925 yýlýnda sýzýntý halinde petrol bulunmuþtur. Ýlde, yeraltý kaynaklarýnýn bir baþkasý da, Saray'a baðlý Sofualan Köyü yöresinde bulunan manganez yataklarýdýr.

Ulaþým ve haberleþme: Tekirdað, Trakya'nýn tam ortasýnda bir çemberin merkezi konumundadýr; Ýstanbul'a 138 kilometre, Kýrklareli'ne 119 kilometre, Çanakkale'ye 199 kilometre uzaklýktadýr.

Tekirdað'da, ulaþým, E-5 ve E-25 karayollarýyla saðlanmaktadýr; bu yollar, il sýnýrlarý dahilinden geçmektedir. TEM yollarýna olan baðlantýsý nedeniyle, hýzlý ulaþýma olanak taþýyacak özelliktedir. Tekirdað Ýli, Marmara Denizi kýyýsýnda 133 kilometre sahil þeridine de sahiptir. Ayrýca, Çorlu-Ýstanbul, Ýstanbul-Çerkezköy elektrikli banliyö hattý döþenmiþtir. Çerkezköy Ýlçesi de Türkiye'nin önemli ve sayýlý sanayi bölgelerindendir. Son zamanlarda, Çorlu da, sanayi konumunda fabrikalarýn kurulmasý bakýmýndan Çerkezköy'e eþ deðerde...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafýndan kapatýldý)

BAÞKAN - Sayýn Sülün, son cümlelerinizi ifade eder misiniz.

ENÝS SÜLÜN (Devamla) - Deðerli milletvekilleri, ilimizde, bir ziraat fakültesi, Çorlu'da mühendislik fakültesi, ayrýca, ilçelerinde Malkara Meslek Yüksekokulu, Hayrabolu Meslek Yüksekokulu, Marmara Ereðlisi Meslek Yüksekokulu, Çerkezköy Meslek Yüksekokulu, Muratlý Meslek Yüksekokulu, Saray Meslek Yüksekokulu ve bunlarýn da çeþitli bölümleri mevcuttur. Bu bakýmdan, ilimizde, bu üniversitenin kurulmasý þahsýmca uygun olacaktýr; siz deðerli milletvekillerimizin de desteklerini bekliyorum.

Sözlerime son verirken hepinize saygýlarýmý sunuyorum. (ANAP sýralarýndan alkýþlar)

BAÞKAN - Sayýn Sülün, teþekkür ediyorum efendim.

Baþka söz talebi?.. Yok.

Önergeyi oylarýnýza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kanun teklifinin doðrudan gündeme alýnmasý kabul edilmiþtir.

Ýkinci önergeyi okutuyorum:

5. - Amasya Milletvekili AslanAli Hatipoðlu'nun, Yükseköðretim Kurumlarý Teþkilatý Hakkýnda 41 Sayýlý Kanun Hükmünde Kararnamenin Deðiþtirilerek Kabulüne Dair 2809 Sayýlý Kanuna Bir Ek Madde Eklenmesi Hakkýnda Kanun Teklifinin (2/190), doðrudan gündeme alýnmasýna iliþkin önergesi (4/144)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baþkanlýðýna

Tarafýmca hazýrlanarak 2.4.1996 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Baþkanlýðýna sunulan Yükseköðretim Kurumlarý Teþkilatý Hakkýnda 41 Sayýlý Kanun Hükmünde Kararnamenin Deðiþtirilerek Kabulüne Dair 2809 Sayýlý Kanuna bir ek madde eklenmesi hakkýnda (2/190) esas numaralý kanun teklifim, 5.6.1996 tarihinde, sevk edildiði Plan ve Bütçe Komisyonunda görüþme yapýlmadan bugüne kadar bekletilmektedir.

Teklifimin, Ýçtüzüðün 37 nci maddesinin ikinci fýkrasýna göre, doðrudan doðruya gündeme alýnmasýný Yüce Meclisin takdirlerine arz ederim.

Saygýlarýmla.

Aslan Ali Hatipoðlu

Amasya

BAÞKAN - Komisyon ve Hükümet adýna söz talebi?.. Yok.

Sayýn Hatipoðlu; buyurun efendim. (ANAP sýralarýndan alkýþlar)

ASLAN ALÝ HATÝPOÐLU (Amasya) - Sayýn Baþkan, deðerli milletvekilleri; Amasya Ýlimizde "Yeþilýrmak Üniversitesi" adý altýnda bir üniversite kurulmasý için verdiðimiz kanun teklifinin gündeme alýnmasý hususunda söz almýþ bulunmaktayým; bu vesileyle, Yüce Parlamentoyu saygýyla selamlýyorum.

Konuya geçmeden önce, 28 Þubat 1997 tarihinde, 02.00 sularýnda yöremizde meydana gelen 4,8 þiddetindeki deprem nedeniyle, tüm hemþerilerimize geçmiþ olsun dileklerimi sunuyor, bu tür tabiî afetlerin hiçbir zaman tekerrür etmemesini Cenabý Hak'tan temenni ediyorum.

Deðerli milletvekilleri, bir millete çaðdaþ toplum vasfý veren ve onu medeniyetle bütünleþtiren en önemli unsur ilimdir, irfandýr. Bugün, 21 inci Yüzyýlýn arifesinde ve uzay çaðýnýn da eþiðinde bulunmaktayýz. Ülkemizi aydýnlýk geleceðe taþýmak ise bilgi toplumuyla mümkündür. Bilginin adresiyse, eðitim ve öðretim kurumlarýdýr. Bir milletin bilgi toplumu olabilmesi için, eðitim ve öðretim kurumlarýnýn yurdun her köþesine adil bir þekilde yayýlmasý gerekir.

Deðerli milletvekilleri, yýllar önce kurulmasý gerektiði halde bir türlü kurulamayan Yeþilýrmak üniversitesinin bir an önce kurulmasýnýn birçok haklý nedeni vardýr.

Amasya Ýlimiz, binlerce yýllýk bir tarihî sürece sahiptir. Kuruluþundan bugüne kadar deðiþik medeniyetlere kültür merkezliði, kimi devletlere de baþkentlik yapmýþ, tarihin her döneminde sayýsýz devlet ve ilim adamý yetiþtirmiþ olan þehzadeler diyarý ilimiz, tam anlamýyla, medeniyet ve uygarlýklar beþiðidir. Ulaþým açýsýndan, doðudan batýya, kuzeyden güneye uzanan karayollarýnýn kesiþtiði yerde, Orta Anadolu'yu ve dolayýsýyla da yurdun diðer yörelerini Karadenize baðlayan demiryollarýnýn üzerinde bulunmaktadýr.

Halen, 101 öðretim üyemiz, 4 260 öðrencimiz vardýr. Ýlimizde, Kredi ve Yurtlar Kurumuna baðlý yurtlarda 2 800 civarýnda öðrenci barýnma imkânýna sahiptir. Baðlý bulunduðumuz Ondokuz Mayýs Üniversitesi de yeterince büyüdüðünden, diðer kampuslarla ilgilenmesi güçleþmektedir. Ayrýca, ilimizde üniversite açýlmasýna dair Yükseköðretim Kurulu Baþkanlýðýnýn 9.4.1991 tarih ve 91.16.492 sayýlý Kararý da bulunmasýna raðmen, 1992 yýlýnýn siyasî iktidarý, üniversite kurma tercihlerini, maalesef, baþka illere kaydýrmýþtýr. Bugün Türkiye'nin her ilinde bir üniversite açýlýrken, ne yazýk ki, Amasyamýzýn bütün bu zenginliklerinin ve tarihî ihtiþamýnýn âdeta gözardý edilmesi ve dün seçim meydanlarýnda, bu konuda yöre halkýmýza taahhütte bulunduklarý halde sözünü tutmayan siyasî parti liderlerinin, siyasî ortaklarýn tavýrlarý, aziz hemþerilerimizi derinden üzmektedir.

Ýþte, bugün, bir tarihî fýrsatla karþý karþýyasýnýz. Eðer, Amasya'yý kazanmak istiyorsanýz, Yeþilýrmak üniversitesi teklifimizi destekleyerek, yöre halkýmýzýn þükranlarýný kazanabilirsiniz.

Deðerli milletvekilleri, Amasya gerçeði, hiçbir zaman gözardý edilemeyecek kadar önemlidir. "Hayatta en hakiki mürþit ilimdir" diyen Gazi Mustafa Kemal'in, ülkemizin kurtuluþ seferberliðini Amasya'dan baþlatmasý tesadüfî deðildir; Türkiye Cumhuriyetimizin temel harcý olan millî irade esasýna dayanan hükümet fikrinin ilimizde apaçýk beyan edilmesi de tesadüf olamaz. Bugünün Türkiyesinde, Amasya'nýn çok özel bir yeri, anlamý olduðu dikkatlerden kaçmamalýdýr.

Bu vesileyle, önergeme destek vermenizi Yüce Heyetinizden diliyor ve hepinizi saygýyla selamlýyorum. (ANAP sýralarýndan alkýþlar)

BAÞKAN - Sayýn Hatipoðlu, teþekkür ediyorum.

Baþka söz talebi?.. Yok.

Önergeyi oylarýnýza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmiþtir. (ANAP ve DSP sýralarýndan alkýþlar)

Sayýn milletvekilleri, gündemin "Özel Gündemde Yer Alacak Ýþler" kýsmýna geçiyoruz.

Genel Kurulun 27.2.1997 tarihli 62 nci Birleþiminde alýnan kararlar uyarýnca, bu kýsýmda yer alan Bakanlar Kurulu üyeleri hakkýndaki gensoru önergesi ile Adalet Bakaný Sayýn Kazan hakkýndaki Meclis soruþturmasý önergesini görüþeceðiz.

IV. - GENSORU, GENEL GÖRÜÞME, MECLÝS SORUÞTURMASI

VE MECLÝS ARAÞTIRMASI

A) ÖNGÖRÜÞMELER

1. - Samsun Milletvekili Biltekin Özdemir ve 41 arkadaþýnýn, 4214 sayýlý Yetki Kanununu kötüye kullanmak suretiyle kamu personelinin ücret rejimiyle ilgili yanlýþ ve adaletsiz politikalar izledikleri iddiasýyla Bakanlar Kurulu üyeleri hakkýnda gensoru açýlmasýna iliþkin önergesi (11/10)

BAÞKAN - Þimdi, birinci sýrada yer alan, Samsun Milletvekili Sayýn Biltekin Özdemir ve 41 arkadaþýnýn, 4214 sayýlý Yetki Kanununu kötüye kullanmak suretiyle kamu personelinin ücret rejimiyle ilgili yanlýþ ve adaletsiz politikalar izledikleri iddiasýyla, Bakanlar Kurulu üyeleri hakkýnda (11/10) esas numaralý gensoru önergesinin gündeme alýnýp alýnmayacaðý hususundaki görüþmelere baþlýyoruz.

Hükümet?.. Hazýr.

Gensoru önergesi, Genel Kurulun 26.2.1997 tarihli 61 inci Birleþiminde okunmuþ ve bastýrýlarak sayýn üyelere daðýtýlmýþtýr. Bu nedenle, önergeyi tekrar okutmuyorum.

Sayýn milletvekilleri, Anayasanýn 99 uncu maddesine göre, bu görüþmede, önerge sahiplerinden bir sayýn üyeye, siyasî parti gruplarý adýna birer sayýn üyeye, Bakanlar Kurulu adýna Baþbakana veya bir sayýn bakana söz verilecektir. Konuþma süreleri, önerge sahibi için 10 dakika, gruplar ve hükümet için ise 20'þer dakikadýr.

Önerge sahibi sýfatýyla Sayýn Özdemir; buyurun efendim.

Sayýn Özdemir, süreniz 10 dakikadýr.

BÝLTEKÝN ÖZDEMÝR (Samsun) - Sayýn Baþkan, Büyük Millet Meclisinin sayýn üyeleri; konuþmamýn baþýnda hepinizi en derin saygýlarýmla selamlýyorum.

Sayýn milletvekilleri, 54 üncü Cumhuriyet Hükümeti, özellikle 1997 yýlý bütçesinin hazýrlýk aþamasýndan baþlayarak, Türkiye'de, kamu çalýþanlarý ve onlarýn emekli, dul ve yetimleri için çok olumsuz bir yaklaþým içerisinde çalýþmalarýný sürdürmüþtür. Bu konudaki en son düzenlemeleri, yetki kanununun getirdiði yanlýþlýklar üzerinde olmuþtur.

Önergemiz, Hükümetin, kamu çalýþanlarý ile emeklileri konusundaki tutumu üzerine huzurunuza getirilmiþtir.

Sayýn milletvekilleri, hükümetlerin baþarýsýnda, devletin, halkýna etkili ve verimli hizmet sunmasýnda, ehliyetli, liyakatli kamu çalýþanlarýnýn baþka bir yeri vardýr. Ayný þekilde, hükümetlerin, kamu çalýþanlarýnýn emeklilerine bakýþ açýsý, onlarýn, ülkenin bütün sorunlarýna bakýþ açýsýnýn da bir göstergesidir. Bu açýdan, Sayýn Erbakan Hükümetinin, hem kamu çalýþanlarýna hem onlarýn emekli, dul ve yetimlerine, soðuk, gayri adil, eþitsiz, kayýrýmcý ve ayýrýmcý bir yaklaþýmla baktýðýný deðerlendiriyoruz.

Sayýn milletvekilleri, Anavatan döneminde -1984-1991 döneminde- kamu çalýþanlarý ve emeklileri ile ilgili olarak tam 25 deðiþik konuda -kamu çalýþanlarýnýn durumlarýný iyileþtirecek, emeklilerin durumlarýný iyileþtirecek- düzenlemeler yürürlüðe konulmuþtur.

Bunlarýn ayrýntýlarý, sizlere sunulan raporda belirtilmiþtir. Bu çalýþmalarla ilgili olarak 1992 sonrasýnda -1992-1995 döneminde- yapýlmýþ olan önceki iyileþtirmelerin tamamý neredeyse bozulmuþ ve kamu personel rejimi, bütünüyle yozlaþtýrýlmýþtýr.

ALGAN HACALOÐLU (Ýstanbul) - Doðru söylemiyorsunuz Sayýn Özdemir!..

BÝLTEKÝN ÖZDEMÝR (Devamla) - Ancak, 1996 yýlý ortalarýnda iþbaþýna gelmiþ olan bugünkü Hükümet, kamu çalýþanlarý üzerindeki tasarruflarýyla, bundan önceki hükümetlerin yapmýþ olduklarý olumsuzluklara, âdeta rahmet okutmuþtur.

Sayýn milletvekilleri, 1997 yýlý bütçesinin, gerek Plan ve Bütçe Komisyonundaki çalýþmalarý sýrasýnda gerek Büyük Millet Meclisi Genel Kurulundaki çalýþmalarý sýrasýnda, hatýrlayacaðýnýz gibi, enflasyonun yüzde 90'lar düzeyinde seyrettiðini, bu itibarla, malî yýlýn hiç olmazsa birinci yarýsý için, kamu çalýþanlarýna, genelde yüzde 50 düzeyinde bir iyileþtirmenin yapýlmasýnýn hakça olacaðýný, burada, sizlere de uzun uzun sunduk. Ancak, 54 üncü Hükümetin -bugünkü Hükümetin- bu konulardaki hazýrlýksýz ve peþin yargýlý tavrý yüzünden, Anavatan Partisi ve diðer muhalefet partileri üyeleri tarafýndan yapýlmýþ olan teklifler reddedilmiþtir. O arada, Hükümet, Büyük Millet Meclisinden bir yetki almak suretiyle, kamu çalýþanlarýndan bazýlarýnýn durumlarýna özel iyileþtirmeler getireceðini ileri sürmüþtür.

Sayýn milletvekilleri, -tekrar altýný vurguluyorum- Hükümet üyeleri, Hükümet yetkilileri, baþta Sayýn Baþbakan, buradan, sizden bu yetkiyi alýrken, bazý hizmet sýnýflarýndaki bazý kamu görevlileri için özel iyileþtirmeler yapacaðýný ileri sürerek yetki talebinde bulunmuþtur. Fakat, uygulamada ne yapmýþtýr; þimdi, bu adil düzen yaklaþýmýnýn uygulamada neler getirdiðine genel hatlarýyla deðinmek istiyorum.

Sayýn milletvekilleri, bir defa, þunu ifade edeyim; bütçe çalýþmalarý sýrasýnda, kamu personeli için öngörülen ödeneklerin, 1997 yýlýnda toplam yüzde 50'ler dolayýnda bir iyileþtirme getirdiðini, yapýlabileceðini anlattýk. Ancak, daha sonra, Hükümet, yatýrýmlardan da keserek, diðer hizmet kalemlerinden de keserek, 50 trilyonluk bir ilave kaynak yarattý aktarmalar suretiyle; ancak, bu aktarmalarý, tamamen bir veya iki hizmet sýnýfý için -o da, kendi aralarýnda ayýrým yaratarak- yapmýþ olduðu artýmlara harcadý. Bir hizmet sýnýfýmýzda, hepinizin bildiði gibi, yüzde 75'lere varan artýþlar saðlarken, daha sonra kamuoyu baskýsýyla, bir baþka hizmet sýnýfýnda da yüzde 50'ler dolayýnda iyileþtirmeler yaptý; diðer bütün çalýþanlar için iyileþtirmeler -emekliler dahil- yüzde 30'lar düzeyinde kaldý.

Þimdi, öðreniyoruz ki, Hükümet, kamuoyunun beklentilerini dikkate alarak ve yapmýþ olduðu büyük adaletsizliði de belki fark ederek, bu defa geriye kalanlara da bir miktar daha -belki emeklileri de kapsayacak þekilde- iyileþtirme yapma hazýrlýðý içerisindedir. Oysa, sözlerimizin baþýnda da arz ettik, bunun bütçe kanunlarýyla yapýlmasý gerekirdi. Hükümet, yapmýþ olduðu yetki kanunu düzenlemeleriyle; yani, kanun hükmündeki kararnamelerle, kuruluþ içerisindeki dikey dengeleri bütünüyle bozmuþtur; hizmet sýnýflarý arasýndaki yatay dengeleri bütünüyle bozmuþtur; hizmet sýnýflarý arasýndaki bu ayýrýmcýlýk dýþýnda emeklileri tümüyle gözardý etmiþtir; enflasyonun, her kesimi ilgilendirdiðini hiç kale almamýþtýr. Hükümet, âdeta, geliþigüzel beyanlarla nüfuz suiistimalinde bulunmuþtur. Maliye Bakaný "iyileþtirme yapacaðýz" demiþtir; akþam, Baþbakan tekzip etmiþtir. Millî Eðitim Bakaný "öðretmenlere zam yapýyoruz, tamamdýr" demiþtir; akþam, IMF ile bütçe gerekçeleriyle Baþbakandan aldýðý talimat dolayýsýyla vazgeçmiþtir. Baþbakanýn kendisi "çalýþmalar yapýyoruz; nisan ayýnda gelir artýracaðýz, o zaman zam yapacaðýz" demiþtir; ondan da þu güne kadar ciddî bir netice elde edilememiþtir. Þu günlerde de bir devlet bakanýmýz, kamu çalýþanlarýnýn maaþlarýyla ilgili beyanlarda bulunmaktadýr.

Sayýn milletvekilleri, yapýlan düzenlemelerle, kamu çalýþanlarý arasýnda kurulmuþ olan duyarlý dengeler tamamýyla bozulurken, öbür yandan da emeklilerimiz bütünüyle ihmal edilmiþtir.

Ayrýca, sözleþmeli personelle ilgili içler acýsý uygulamalar yapýlmýþtýr. Bir defa, sözleþmeliler arasýnda farklýlýklar gözetilmiþtir. Ýkincisi, bugün, devlette kadro karþýlýðý çalýþan 5 bin dolayýnda sözleþmeli personelden hizmete yeni giren 3 bini lehine, bu iþin onbeþ yýldýr, yirmi yýldýr, otuz yýldýr kahrýný çeken uzman personele nazaran çok daha yüksek düzeyde düzenlemeler yaparak, orada da bir büyük keþmekeþ yaratýlmýþtýr; geriye teþmil edilemeyecek bir düzenlemeyle adaletsizliði perçinlemiþtir; hizmet sýnýflarý arasýnda ayrýmcýlýk gözetmiþtir; emekliler ve çalýþanlar arasýndaki dengeler tümüyle bozulmuþtur.

Sayýn milletvekilleri, Hükümet ne yaptýðýnýn farkýnda deðildir; ne söylediðinin de...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafýndan kapatýldý)

BÝLTEKÝN ÖZDEMÝR (Devamla) - Toparlayacaðým Sayýn Baþkan.

BAÞKAN - Sayýn Özdemir, efendim, size 2 dakika eksüre veriyorum; lütfen toparlayýn.

Buyurun efendim.

BÝLTEKÝN ÖZDEMÝR (Devamla) - Sayýn milletvekilleri, Hükümetin, hakikaten, kamu yönetimine ve ekonomiye iliþkin olarak sizleri ve Türk kamuoyunu bilgilendirmesi, tamamen çeliþkilerle dolu, geliþigüzel, ilkesiz ve gerçekleri yansýtmayan boyuttadýr. Bakýnýz, huzurunuzda tekrar sunuyoruz: Sayýn Baþbakan tarafýndan "Ocak ayý bütçe gelirleri 9 trilyon lira fazla verdi" diye beyan edilmiþtir; oysa, gerçek, 129 trilyon lira açýktýr... Þubat ayý rakamlarý henüz deklare edilmemiþtir; ama, 200 trilyon lira dolayýnda açýk verdiði, yaptýðýmýz öndeðerlendirmelerden anlaþýlmaktadýr. Bütçe açýðýný, Maliye Bakaný, sýrf Sayýn Baþbakanýn yanlýþlarýný veya gerçekdýþý beyanlarýný ortaya dökmemek için, daha, vermemektedir. Hazineden sorumlu bakan, hâlâ, daha 1996 yýlý yýlsonu içborç stok rakamlarýný vermemektedir. Ayný þekilde -fiyatlar üzerindeki geliþmeleri daha bugün müþahede ettik- fiyat eðrisi yukarýya doðru tekrar hýzlanmýþtýr, çýkýþa geçmiþtir ve son altý yedi yýlýn en yüksek düzeylerine gelmiþtir.

Sayýn milletvekilleri, Hükümetin, kamu yönetiminde, kamu ekonomisinin yönetiminde ve kamu çalýþanlarýyla kamu emeklilerine yaklaþýmýnda büyük adaletsizlikler vardýr, yanlýþlýklar vardýr. Hükümetin kaynak politikalarý gerçekdýþýdýr, beyanlar gerçeði -arz ettim- yansýtmamaktadýr, gerçekdýþýdýr. Bu çalýþmalarýn...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafýndan kapatýldý)

BÝLTEKÝN ÖZDEMÝR (Devamla) - Son cümlelerimi toparlayabilir miyim Sayýn Baþkan?

BAÞKAN - Efendim, lütfen son cümlenizi ifade buyurun.

BÝLTEKÝN ÖZDEMÝR (Devamla) - Sayýn milletvekilleri, bu anlayýþ ve yaklaþýmlarda bir hükümetin ülkenin yönetiminde artýk daha uzun süre tutulmamasý gerektiði hususunu takdir edeceðinize inanýyor, önergemizin kabulü istikametinde destek vermenizi arz ediyor, hepinize saygýlar sunuyorum. (ANAP, DSP ve CHP sýralarýndan alkýþlar)

BAÞKAN - Sayýn Özdemir, teþekkür ediyorum.

Doðru Yol Partisi Grubu adýna, Sayýn Ýsmet Attila; buyurun. (DYP ve RP sýralarýndan alkýþlar)

DYP GRUBU ADINA ÝSMET ATTÝLA (Afyon) - Sayýn Baþkan, sayýn milletvekilleri; Anavatan Partisine mensup milletvekili arkadaþlarýmýzýn 54 üncü Cumhuriyet Hükümeti hakkýnda, 4214 sayýlý Yetki Kanununu kötüye kullanmak suretiyle kamu personelinin ücret rejimiyle ilgili yanlýþ ve adaletsiz politikalar izlediði iddiasýyla verilen ve Anayasanýn 99 uncu, Ýçtüzüðün ise 106 ncý maddeleri uyarýnca bir gensoru açýlmasý talep edilen önerge üzerinde Doðru Yol Partisi Grubu adýna konuþmak üzere huzurunuza gelmiþ bulunuyorum; Yüce Meclisimizin Sayýn Baþkanýný ve Yüce Meclisi saygýyla selamlýyorum.

Sayýn Baþkan, sayýn milletvekilleri; huzurlarýnýza getirilen söz konusu gensoru önergesi, haksýz ve insafsýz iddialarla dolu olduðu gibi, kendi içinde barýndýrdýðý çeliþkiler nedeniyle de maluldür. Hükümetimizin, Yüce Heyetinizden aldýðý yetkinin süresi henüz dolmamýþ ve yine, Heyetinizce, yetki kanunu ile belirlenen amaç ve ilkeler kapsamýnda yapýlan çalýþmalar titizlikle sürdürülmekteyken, verilen bu gensoru önergesinin amacý, eðer, Yüce Meclisimizin deðerli zamanýný israf etmek deðilse, Anavatan Partisinin iktidarda bulunduðu yýllardaki icraatýnýn tanýtýmýný yeniden yapmak olmalýdýr; çünkü, önergede, Hükümetimizin, yetki kanununu yanlýþ kullandýðý iddia edilirken, buna dair açýklamalarýn, önergeye ekli raporda sunulduðu ifade edilmekte; ancak, rapora baktýðýmýzda ise, Anavatan Partisinin iktidarda bulunduðu 1984-1991 döneminde gerçekleþtirildiði iddia edilen düzenlemelerin yer aldýðý görülmektedir. Anlaþýlan, son yýllarda moda olan bir deyimle, nostaljik bir yaklaþým içinde, artýk, bir daha geri gelmeyeceði kendilerince de idrak edilen iktidarlarýný hatýrlama ve avunma amaçlanmýþtýr.

Sayýn Baþkan, sayýn milletvekilleri; personel rejimimizdeki bugünkü daðýnýklýðýn, kurumlar ve hizmet sýnýflarý arasýndaki dengesizliklerin mimarýnýn, Anavatan Partisi iktidarlarý olduðunu herkes bilmektedir. Bu nedenle, ben, kýsýtlý süremi bu dönemin eleþtirisine ayýrmak yerine, sizlere, kýsaca, Hükümetimizin, sizlerden aldýðý yetkiyi kullanýrken, bugüne kadar neler yaptýðýný ve bundan sonra neler yapmayý planladýðýný arz etmek istiyorum.

4214 sayýlý Yetki Kanununun süresi dört ay olup, bu süre, 3 Nisan 1997 tarihinde dolacaktýr. Kanunun verdiði yetki çerçevesinde, birden fazla kanun hükmünde kararname çýkarýlmasý mümkündür; bu nedenle, bugüne kadar çýkarýlmýþ olan ve Türk Silahlý Kuvvetleri ve Emniyet personelinin maaþlarýnda iyileþtirmeler yapan iki adet kanun hükmünde kararname delil gösterilmek suretiyle, kamu personeli arasýnda eþitsizlik yaratýldýðýný iddia etmek doðru deðildir. Hükümetimiz, Kanunun öngördüðü süre içerisinde yeni kanun hükmünde kararnameler çýkarmak suretiyle, diðer kamu personelinin maaþlarýnda da ek iyileþtirmeler yapacaktýr; bu konuda hiçbir tereddüt söz konusu olmayýp, bu husus, çeþitli vesilelerle, Hükümetimizin farklý üyeleri tarafýndan açýklanmýþtýr. Hükümetimizin farklý üyeleri tarafýndan verilen beyanlar da, esasen, bu kararlýlýðýn bir ifadesi olup, bunun eleþtiri konusu yapýlmasý, tarafýmýzdan haklý ve anlaþýlýr bulunamamýþtýr. Çalýþmalarýmýz henüz sonuçlanmadýðýna ve alýnan yetki henüz tamamýyla kullanýlmýþ olmadýðýna göre, kamu personeli arasýndaki yatay ve dikey dengelerin bozulduðunu iddia etmek insaflý bir yaklaþým olarak deðerlendirilemez kanaatindeyiz.

Önerge sahibi arkadaþlarýmýzýn iddialarýnýn tam aksine, Hükümetimiz, yetki, sorumluluk, uzmanlýk ve hizmetin özelliði gibi unsurlarý dikkate almak suretiyle, yatay ve dikey dengeleri bozmadan ve hatta geçmiþte bozulmalar meydana gelmiþ ise, onlarý da düzeltmeyi görev bilerek ek iyileþtirmeler yapmayý amaçlamýþtýr. Deðerli milletvekillerimizce de hatýrlanacaðý üzere, 4214 sayýlý Yetki Kanununun "Ýlkeler" baþlýklý 3 üncü maddesine göre, memurlar ve diðer kamu görevlileriyle bunlarýn emeklilerinin geçmiþ yýllardaki kayýplarýný gidermek ve onlara yeterli ve adil bir ücret seviyesi saðlamak amacýyla malî haklarýnda hizmetin özellik ve gereklerine uygun iyileþtirmeler yapýlmasý öngörülmüþtür.

Görüldüðü üzere, burada çok önemli bir husus vardýr; o da, yapýlacak iyileþtirmelerin, hizmetin özellik ve gereklerine uygun olmasýdýr; kamu görevinin verimlilik ve etkinlik içinde yerine getirilmesi amaçtýr. Bu amacýn gerçekleþtirilebilmesi için de, görevi özellik arz eden personelin kamu hizmetinde tutulmasý ve yetiþmiþ nitelikli personelin kamudan ayrýlmasýnýn önlenmesi gerekir.

Sayýn Baþkan, sayýn millevekilleri; iþte, bu amaç ve ilkelere uygun bir düzenleme yapýlabilmesi için hem adalet ve hakkaniyet ölçülerine uygun hem de kamu hizmetlerinde etkinliði ve verimliliði artýran bir maaþýn kamu personeline saðlanabilmesi için, gerek kuruluþlarýn gerekse bunlarýn personelinin yapý ve niteliklerinin net ve ayrýntýlý bir þekilde tespit edilmesi gerekmektedir. Bu çalýþmalarýn ise zaman alacaðý tabiîdir. Teþkilat yapýlarýnýn özellikleri itibariyle çalýþmalarý daha kýsa sürede tamamlanarak, terörle mücadelede canla baþla çalýþan Türk Silahlý Kuvvetleri ve Emniyet personeli için ilk kanun hükmünde kararnamelerin çýkarýlmýþ olmasý, diðer hizmet sýnýflarý için düzenleme yapýlmayacaðý anlamýnda yorumlanamaz. Diðer hizmet sýnýflarý için yürütülen çalýþmalar da son aþamaya gelmiþ olup, yakýnda kanun hükmünde kararnameler neþredilmek suretiyle yürürlüðe girecektir. Böylece, hem yatay hem de dikey dengelerin korunmuþ olduðu ve bugüne kadar geçen sürenin, bu dengeleri saðlamak için gerekli çalýþmalarýn yapýlmýþ olmasý için kullandýðý ortaya çýkacaktýr. Bu nedenle, söz konusu düzenlemeler basit olduðu halde konunun istismar edildiði ve çalýþanlar üzerinde nüfuz kullanýldýðý yolundaki iddiayý ciddî bulmak mümkün deðildir. Ayrýca, þimdiye kadar çýkarýlan kanun hükmünde kararnamelerle, ayný hizmet sýnýflarý içinde dengelerin bozulduðu yolundaki iddianýn da ne kadar dayanaksýz olduðu, az önceki açýklamalar ve çalýþmalar sürdürülürken benimsenen ilkeler ýþýðýnda açýkça görülmektedir.

Sayýn Baþkan, sayýn milletvekilleri; þimdi de, bundan sonra, diðer hizmet sýnýflarýna zam yapýlsa bile, kanun hükmünde kararnamelerin geriye doðru yürümemesi nedeniyle, telafi edilemeyecek bir eþitsizliðin ortaya çýkacaðý yolundaki görüþe deðinmek istiyorum. Çalýþmalar sonuçlanýnca, tüm personelimiz, ekzammý, Ocak 1997 tarihinden itibaren alacaklardýr. Kanun hükmünde kararnamelerin geriye doðru yürümediði doðrudur; ancak, personelimizin kayýplarýnýn, toplu bir ödeme yapmak suretiyle giderilmesi mümkün olup, kanun hükmünde kararnamelerin yayýmlanmasýndan sonraki bir tarihte yapýlacak ödemelerle bu kayýplar telafi edilecektir.

Sayýn Baþkan, sayýn milletvekilleri; yapýlan ve yapýlacak düzenlemelerin karþýlýðý ödenek, bütçemizde mevcuttur. Ýç ve dýþ dengelerin saðlanmasý için, 5 Nisan 1994'te ekonomik önlemler uygulama planý çerçevesinde alýnan kararlar ve vergi kanunlarýnda yapýlan düzenlemeler sonucunda, vergi gelirlerinde ve vergi dýþý gelirlerde saðlanan artýþlar sayesinde, bilindiði üzere, 1997 malî yýlý bütçesi denk olarak baðlanmýþtýr. Hükümetimiz, bu hususa özel bir önem vermektedir. Bütçenin denkliði içinde ve denkliði bozmadan, daha önce ilan edilen kaynak paketleriyle ilave kaynak paketlerinin saðlayacaðý gelir artýþlarýnýn bir bölümü, personelimizin yaþama þartlarýnýn iyileþtirilmesine tahsis edilecektir. Hükümetimiz, iþbaþýna geldikten sonra, memur maaþlarýnda, önce yüzde 50 oranýnda, sonra da yüzde 30 oranýnda artýþlar saðlamýþtýr. Bu demektir ki, geçen sekiz aylýk dönemde, maaþlarda yüzde 95 oranýnda iyileþtirme yapýlmýþtýr. Bu oran, ayný dönemde gerçekleþen yüzde 40 civarýndaki enflasyon oranýnýn çok üzerinde olmasýna raðmen, Hükümetimiz, memurumuzun daha fazlasýna layýk olduðunun bilinci içerisinde, yýl içerisinde saðlanacak gelir artýþlarýný da, memurumuzun ve emeklimizin malî durumunu daha da iyileþtirmek için kullanacaktýr; bunun yakýn takipçisi de DYP olacaktýr.

Sayýn Baþkan, sayýn milletvekilleri; Hükümetimiz, çalýþanlanlarla emekli kamu personeli arasýndaki dengeleri de gözetmektedir. Nitekim, kamu personelinin maaþlarýnda, daha önce, Hükümetimiz döneminde, iki kez artýþ yapýlmýþtýr. Yapýlan artýþ, emeklilerimize de ayný oranda yansýtýlmýþtýr. Bað-Kur emeklilerine bu oranlarýn çok daha üzerinde artýþ saðlanarak, maaþlarý üçe katlanmýþtýr. Yapýlan ek iyileþtirmeler kapsamýnda, emeklilerin malî haklarýnda da düzenlemeler yapýlacaktýr. Ancak, yetki kanununun sözlerimin baþýnda arz ettiðim ilkeleri hatýrlanýrsa, tüm kamu personelinin maaþlarýnda ayný oranda artýþ yapýlmasýnýn öngörülmediði de hatýrlanacaktýr. Ayný þekilde, emeklilerin maaþlarýnda da, tek bir oranda ve çalýþan personele yapýlan oranda zam yapýlmasý gereði iddia edilemez; çünkü, yetki kanunu, herkese ayný oranda zam yapýlmasýný öngörmemektedir. Esasen, tüm kamu personeline ayný oranda zam yapýlmasý için bir yetki kanunu da gerekmezdi.

Yetki kanunu, hizmeti özellik arz eden kamu personelini hizmette tutmaya ve personelin etkinlik ve verimliliðini artýrmaya yönelik düzenlemeler yapýlmasýný amaçlamaktadýr. Bu bakýmdan, çýkarýlacak kanun hükmünde kararnamelerde bu hususun gözetilmesi kadar tabiî bir þey olamaz. Bu nedenle, gensoru önergesinin, yetki kanununun amacýný kavramadýðý ve bu kanunda öngörülen ilkeleri gözardý ettiði tüm açýklýðýyla görülmektedir. Ayrýca, bir yandan emeklilere de ayný oranda zam yapýlmasýný eleþtiri konusu yaparken, bir yandan da "ortalama ücret artýþý" adý altýnda, konunun, sadece basit bir aylýk artýþ olarak deðerlendirildiðini iddia etmek ve böyle bir yaklaþýmý eleþtirmek çeliþki deðil midir?

Sayýn Baþkan, sayýn milletvekilleri; buraya kadar arz ettiðim açýklamalardan, konuya "ortalama ücret artýþý" adý altýnda basit bir yaklaþýmda bulunulmadýðý anlaþýlmýþtýr sanýyorum. 1994 ve 1995 yýllarýnda, düþük dereceli memurlara daha yüksek maaþ artýþý saðlayan politikalar uygulanmýþtýr. Gensoruda, siyasî kaygýlar nedeniyle açýk bir þekilde ifade etmeden "ortalama ücret artýþý" ifadesiyle eleþtirilen, bu uygulamadýr. Malumlarý olduðu üzere, geçmiþ hükümetlerin yanlýþ ekonomik politikalarý nedeniyle ekonomide büyük bir kriz yaþanmýþ ve toplumun her kesimi üzerine düþen fedakârlýðý yapmýþtýr. En büyük fedakârlýk ise, az maaþ alan düþük dereceli memurlara düþmüþtür. Öncelikle, geçim sýkýntýsý çeken düþük dereceli memurlara bir parça nefes aldýran bir yaklaþýmla bu kesime daha yüksek oranda zam yapýlmasý eleþtiri deðil, takdir konusu yapýlmalýdýr.

Sayýn Baþkan, sayýn milletvekilleri; Hükümetimizi böyle bir yaklaþým içerisinde olmakla suçlayan önerge sahiplerinin, bütçe görüþmeleri sýrasýnda, partilerinin, malî yýlýn ilk yarýsý için yüzde 30 yerine yüzde 50 artýþ yapýlmasýný önerdiklerinden bahisle, bu önerileri dikkate alýnmayýp, yetki kanununun öngördüðü þekilde yatay ve dikey dengeleri de gözeten bir iyileþtirme yapýlmasýný öngören bir yaklaþýmý eleþtiri konusu yapmalarý da baþka bir çeliþki deðil midir?

Ýþte, bütün bu nedenlerle, huzurunuza getirilen, bu haksýz ve insafsýz olduðu kadar, tutarsýz da olan gensoru önergesinin gündeme alýnmamasý gerekir diyoruz.

DYP Grubu olarak bu önergeye ret oyu vereceðiz.

Yüce Meclise saygýlar sunuyorum. (DYP ve RP sýralarýndan alkýþlar)

SÜLEYMAN HATÝNOÐLU (Artvin) - Sizden, baþka bir þey beklemiyorduk.

ÝSMET ATTÝLA (Afyon) - Gerisi arkada.

BAÞKAN - Sayýn Attila, teþekkür ediyorum efendim.

Efendim, gruplar adýna baþka söz talebi?.. Yok mu efendim gruplar adýna söz talebi?.. Yani, Hükümeti kürsüye davet edersem, sonra, Ýçtüzük gereði, tekrar gruplara dönemem...

HASAN HÜSAMETTÝN ÖZKAN (Ýstanbul) - DSP Grubu adýna Sayýn Ýsmail Cem konuþacaklar.

BAÞKAN - DSP Grubu adýna, Sayýn Cem...

Efendim, gruplar adýna söz talebi olursa, kaydýný yaptýralým.

Sayýn Cem, buyurun. (DSP sýralarýndan alkýþlar)

DSP GRUBU ADINA ÝSMAÝL CEM (Kayseri) - Sayýn Baþkan, sayýn milletvekilleri; hepinizi, Demokratik Sol Parti Grubu adýna selamlarken, bir güven ve bunalým çerçevesinde sekiz ayý incelemek istiyorum ve sekiz ay sonunda, memur maaþlarýna dönük þu gensoru önergesi dahil, bu noktaya nasýl vardýðýmýzý irdelemek ve bugünden sonrasý için, bu güven bunalýmýna son vermek açýsýndan ne yapabiriz; bu konularda bazý düþünceler sunmak istiyorum.

Þimdi, olaya, önce þöyle bakabiliriz:

Þu sekiz ay, bütün sorunlar dahil, bir güvensizlik ve güven bunalýmý süreci olarak yaþandý; memur maaþlarý dahil -birazdan deðineceðim- son Millî Güvenlik Kurulu kararý dahil, bir güvensizlik süreci olarak yaþandý.

Nereden baþladý bu güvensizlik; neden birbirimize güvenmemekteyiz? Açýk söyleyeyim, ilk adýmda, bir koalisyon beraberliðinin, bir çeþit kaynaktaki günah üzerine bina edilmesinden kaynaklandý. (DSP sýralarýndan alkýþlar) Eðer bir koalisyon birlikteliði, benim yaptýðýmý sen gözardý et ve kolla, senin yaptýðýný ben gözardý edeceðim ve kollayacaðým anlayýþý üzerine bina edilirse, o takdirde, önce vatandaþýn güvenini kaybetmek kaçýnýlmazdýr. Ýlk güven bunalýmý orada baþlamýþtýr ve daha sonra, bu güvensizlik týrmanmaya yönelmiþtir; günahýn çoðalmasýyla, çeþitlenmesiyle, devletin müesseseleri içinde bir güvensizliðe dönüþmüþtür. Olay, giderek, Türkiye'de, Hükümet ile Anayasa arasýnda, Hükümet ile devleti arasýnda bir ciddî çeliþki, bir ciddî zýtlaþmaya ulaþmýþtýr.

Memur konusuna deðinerek geliþtirmek istiyorum. Þimdi, memurumuzun hangi kesitine yüzde 70 zam verdik, hangisine yüzde 30 zam verdik, ondan sonra yüzde 10-15 daha mý vereceðiz tartýþmasý, bir yerde fevkalade soyut gözüküyor ve aldatýcý, yanýltýcý gözüküyor; yani, biz, bu zammý yüzde 5-10 farklýlaþtýracaðýz da, memurun geçmiþ yýllardaki kaybýný mý telafi edeceðiz?

Þu pahalýlýk ortamýnda -yüzde 90 enflasyon denilmekte, daha da yükseðe çýkacaða benziyor- memura vereceðimiz yüzde 10, yüzde 15 fazla zamla, biz, memurumuzun, çoluk çocuðunun geçimini mi saðlayacaðýz, ya da -hepimiz öylelerini tanýmaktayýz- devlet dairesinden çýktýðýnda iþportacýlýk yapan, simit satan ve evinin geçimini ancak böyle saðlayan memurun derdine deva mý olacaðýz?!. Kendi kendimizi aldatmayalým. Bu, yüzde 5, 10, 15, 25 zamla, memurun sendika hakkýný mý saðlamaktayýz?

Anayasayý deðiþtirdik, o kadar da yeterli olmasa bile, aylar geçti, yýl oldu, uyum yasalarýný çýkaramadýk dahi. Bu zamla mý memurumuzu çaðdaþ memurun hakkýna, hukukuna kavuþturacaðýz, ya da, artýk dünyada eþi benzeri kalmamýþ -bu noktayý sayýn milletvekillerinin dikkatine sunmak istiyorum- bir tayin ve nakil sistemiyle?.. Dünyada yok bu. Çok zorunlu görevlerin dýþýnda, memurun kendi isteði dýþýnda, terfiini kolaylaþtýrma talebi dýþýnda "Sen, üç yýl þurada öðretmenlik yapacaksýn, sonra ben seni alacaðým buraya yollayacaðým; sen, beþ yýl þu ilimizde, þu kentimizde çalýþacaksýn, sonra ben seni alacaðým, ailenle, okuldaki çocuðuna okulunu býraktýracaðým ve bambaþka bir yöremize göndereceðim" diyeceðiz... Bizde olduðu gibi dünyada yok. Böyle bir anlayýþla yönetmekte olduðumuz, hâlâ çaðdýþý anlayýþla yönetmekte olduðumuz memurun, hele hele iktidarsak, hoþumuza gitmedi diye, efendim, onun yerine kendi adamýmýz geçecek diye, alýp, çoluðuyla çocuðuyla, yaprak misali, koparýp, oradan oraya gönderdiðimiz memurun sýkýntýsýný bu zamlar mý önleyecek; bunu mu düþünmekteyiz? Ya da, özellikle, maalesef, bugünkü iktidarýn halen sergilediði, valinin iyisi benden olandýr, polis müdürünün hasý partimize hizmet edendir, genel müdürün muteberi ihaleyi þu tarafa veyahut bu tarafa verendir, genel müdürün iyisi benim partizanýmý alýp, kollayýp, iþe yerleþtirendir zihniyetiyle ve bu zihniyet devam ettiði sürece, bizim, öyle zamla, insanlarýn aðzýna bir tutam bal çalmakla, üstelik þu pahalýlýk ortamýnda iki üç ayda yok olacak bir geliþmeyle, memurun sýkýntýsýný hafifletmemiz söz konusu bile deðildir.

ALÝ OÐUZ (Ýstanbul) - Ne yapsak yaranamýyoruz.

ÝSMAÝL CEM (Devamla) - Yaranamazsýnýz... Tabiî ki, yaranamazsýnýz...

Sayýn milletvekilleri, ben, burada, kýsaca, halka verdiðiniz sözlere deðineceðim. Bu Hükümetin -muhalefetteyken deðil- ilk günlerinde, ilk aylarýnda anlatýlan þu masallar, memur maaþýnýn dolara endeksli olarak ödeneceði vaadi ne oldu; memur maaþýnýn, pahalýlýðýn artýþý oranýnda, devamlý yükseltileceði, o zamanki çok moda deyimiyle eþelmobil -yani, oynak merdiven- sistemi getirileceði vaadi ne oldu; bütün bunlar unutuldu.

Ben, burada, þu sýnýrlý zaman kesitinde, bugünkü Refah Partisi-Doðru Yol Partisi Hükümetinin yaptýklarýndan çok, özetle, bazý yapmadýklarýndan söz etmek istiyorum; çünkü, memur zammýný konuþtuðumuz vakit, asýl dikkat edilmesi gereken budur.

Memura zam denildiðinde, iþçiye ücret artýþý denildiðinde, yatýrým denildiðinde, esnafa teþvik denildiðinde cevap hazýr: "Paramýz yok, kaynaðýmýz yok, memurumuza daha fazla nasýl zam yaparýz?" Acaba, hakikaten bu kaynak yok mu ya da bu kaynaðý ortaya çýkarmamak hükümetlerin uyguladýðý bir politika mý?!.

Bakýnýz, biz, Demokratik Sol Parti olarak, bu konularda çok hassasýz. Türkiye'yi, bugünkü çok iddialý Hükümet Koalisyonu, bir vergi kaçakçýlýðý, vergi kaçakçýlarý cenneti olarak korumaya inat ederse, ne memura verecek para buluruz ne iþçiye ne esnafa ne köylüye ne emekliye. (DSP sýralarýndan alkýþlar)

Son araþtýrma, çok saygý duyduðum, liberal, hatta muhafazakâr eðilimli bir iktisatçý Profesör Osman Altuð'un yaptýðý araþtýrma. Türkiye'de toplanan Gelir Vergisi miktarý kadar Gelir Vergisi kaçýrýlmakta; yani, 100 toplamaktaysak; ihtiyacýmýz olan hastane, okul, ordu, memur, iþçi, zam, üretim, yatýrým için 100 toplamaktaysak, 100 kaçýrýlýyor.

Ee, peki, biz, bir yandan bunun kaçýrýlmasýna imkân tanýyacaðýz, mâni olmayacaðýz, öte yandan da diyeceðiz ki, kusura bakma köylü kardeþim, kusura bakma iþçi arkadaþým, yatýrýmcým, esnafým, emeklim, benim param yok... Böyle þey olmaz.

Biz, bir yandan ahlaksýzlýðý, hýrsýzlýðý, yolsuzluðu gözardý etmeyi umur-i adiyyeden sayabileceðiz; bir yandan vergi kaçýranlarý, iþçiden kestiði sigorta primini, fukara iþçiye para öderken, devlete vermek üzere onun ücretinden kestiði sigorta primini cebine ataný ve vergi kaçakçýsýný affedeceðiz, dönüp dönüp yine affedeceðiz; ondan sonra da, ekmek çalan garibaný hapisaneye yollayacaðýz ve ardýndan da, "biz, memurumuza, iþçimize, köylümüze destek çýkacaðýz" diyeceðiz!.. Tabiî ki çýkamazsýnýz Ýktidarýmýzýn sayýn yöneticileri; çünkü, siz, o kaynaðý geniþletmediðiniz sürece; siz, namusluyu, bir bakýma cezalandýrýp, namussuzu kollamaya dönük bir sistemi, kaçakçýyý affetmeyi devam ettirdiðiniz sürece, elbette, köylüyü de, iþçiyi de, memuru da periþan etmeye devam edeceksiniz.

Biz, Demokratik Sol Parti olarak, namussuzlarýn deðil, namuslu, çalýþkan insanlarýmýzýn, memurun, öðretmenin, iþçinin kollanmaya, desteklenmeye layýk olduklarý inancýndayýz. Demokratik Sol Parti, sürekli ve sonsuz bir adalet arayýþý içindedir. Demokratik Sol Parti olarak, imtiyazlarý, fýrsatlarý, kültürü, eðitimi, zenginlikleri, mutluluðu, mümkün olan en geniþ kitleye yaymanýn, ulaþtýrmanýn bayraðýný taþýmaktayýz. Bunun için kabul etmiyoruz sizin bu yaklaþýmýnýzý. (DSP sýralarýndan alkýþlar)

Sayýn milletvekilleri, güvenden söz ettim, bunalýmdan söz ettim. Ýlk baþtaki, baþlangýçtaki o günah nedeniyle, toplumun size olan güvenini, Hükümete olan güvenini ilk adýmda, bugünkü Koalisyon sarsmýþtýr; fakat, olay bununla bitmedi, güvensizlik týrmanmaya baþladý. Güvensizlik, bir noktada, Refah Partisi-Doðru Yol Partisi Hükümetinin, cumhuriyet ve Anayasa ilkelerini zorlayan politikalarýndan ve zaafýndan güç aldý. Koalisyon, isteyerek ya da istemeyerek, bazen kendi niyetinin, bazen kendi aczinin sonucunda, maalesef, yýkýcý, kavgacý güçlere ön vermiþtir; yýkýcý, kavgacý güçleri özendirmiþtir. Bu güçlerin, meydaný boþ bularak, her gün biraz daha saldýrgan olmalarý, saldýrganlýklarýný artýrmalarý, toplumun büyük çoðunluðunda kaygý ve korku yaratmýþtýr. Millî Güvenlik Kurulunun açýklamasý, aslýnda, bu kaygýnýn ve bu korkunun ifadesidir ve hemen söyleyeyim, bu açýklama, özellikle bizim için, Demokratik Sol Parti için, maalesef, þaþýrtýcý deðildir.

Biz, DSP olarak, cumhuriyetimizin inançlara saygýlý laiklik anlayýþýný demokrasimizin bir güvencesi olarak nitelemekteyiz. Bu nedenle de, bu hassasiyetimizin, bu sorumluluðumuzun bir sonucu olarak, Hükümet oluþurken -daha hemen seçim sonrasýnda- dedik ki: Bu dönemde kurulacak hükümet, inançlara saygýlý, cumhuriyetimize yakýþan laiklik anlayýþýnýn, bu hassasiyeti yüksek olan partiler tarafýndan savunulduðu bir hükümet olsun... Bu nedenle, biz, destek vereceðimizi, bu hassasiyetleri savunan oluþumlara arka çýkacaðýmýzý söyledik ve gereðinde, bazen, yetersiz anlaþýlmayý göze alarak, bu desteðimizi devam ettirdik; çünkü, bu Koalisyonun, buna benzer koalisyonlarýn, Türkiye'yi bir güven bunalýmýna sürükleyebileceðini o günden gördük.

Sayýn milletvekilleri, 28 Þubat tarihli Millî Güvenlik Kurulu kararýndan sonra, baðýþlayýn ama, bu Hükümet, artýk, hükümet olma vasfýný kaybetmiþtir, hükümet etme yeteneðinden yoksun kalmýþtýr. Biz, burada, muhalefet olarak -MGK'nin açýkladýðý laiklik konusuna dönmek istemiyorum; burada hepimiz birbirimizin düþüncesini biliyoruz- daha bir hafta önce, laiklik konusunda, Demokratik Sol Partinin verdiði önergeyi tartýþýrken bazý düþüncelerimizi ifade ettik; Hükümetten anlayýþ beklediðimizi söyledik. Siz, eðer, o anlayýþlara, o gün, biz muhalefet olarak konuyu getirdiðimizde dudak bükerseniz, ardýndan da, bir Millî Güvenlik Kurulu toplantýsýnda, bizim, en nazik þekliyle, en efendice, en uyuma dönük biçimde getirdiðimiz düþünceler, karþýnýza en katý biçimde çýkarýldýðýnda, eðer, siz, o MGK'den çýkýþýnýzda "aman, efendim, ne kadar güzel -Baþbakanýnýzla, Baþbakan Yardýmcýnýzla- ne kadar yerinde, ne kadar doðru söylenmiþ; elbette, hepimiz ayný düþüncedeyiz, hepimiz bu uyumun içindeyiz; sað olsunlar, var olsunlar" deyip, çýkarsanýz, o zaman, kusura bakmayýnýz ama, bu Hükümetin, bu Koalisyonun ve belki de bu iki partinin inanýlýrlýðýný, güvenilirliðini, iþte, o MGK kapýsýnda yere býrakýp, oradan çýkmýþ olursunuz; benim söylediðim budur. (DSP sýralarýndan alkýþlar)

Sayýn milletvekilleri, bir mesele karþýsýndayýz. Kimse kimseyi yanýltmasýn. Keþke çýkmasaydý, keþke bu duruma biz düþmeseydik, keþke bu konular konuþulmasaydý, keþke bu MGK toplantýsý yapýlmasaydý; ayrý mevzu; ama, bugün, somut bir mesele karþýsýndayýz. Bu meseleyi -görülmektedir ki- bu Hükümet çözemeyecektir. Hükümet, çözümü kolaylaþtýran deðil, çözümü engelleyen bir etken görünümündedir. Bu meseleyi Büyük Millet Meclisi çözecektir. Türkiye, kendi iç barýþýna, Meclis sayesinde ve Meclis tarafýndan kavuþturulacaktýr. Devlet kurumlarý arasýndaki barýþý, hükümetlerle Anayasa, hükümetlerle cumhuriyetin ilkeleri arasýndaki barýþý Meclis gerçekleþtirecektir, milletvekilleri saðlayacaktýr.

Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak ciddî bir meseleyle, bir rejim sýkýntýsýyla, hatta bunalýmýyla karþý karþýyayýz. Hükümet, kendi içinde farklýlaþmýþtýr, býrakýn bizimle olan farklýlaþmasýný ve partiler olarak, ne olursa olsun, bu çözümü kolaylaþtýrmak hepimizin görevidir; ortaklaþa bu çözümü bulmak zorundayýz.

Tartýþmakta olduðumuz gensoru önergesi, Türkiye Büyük Millet Meclisinin önüne konulmuþ bir imkândýr. DSP olarak, biz, bu önergeyi desteklemekteyiz ve tüm milletvekillerine Demokratik Sol Parti olarak, þu çaðrýyý yapmaktayýz: Geliniz, siyasetin gidiþine, siyasetin ve demokrasinin kaderine, millet adýna sahip çýkalým; aksi halde, yarýn çok geç olabilecektir.

Saygýlarýmý, sevgilerimi sunuyorum. (DSP sýralarýndan alkýþlar)

BAÞKAN - Sayýn Cem, teþekkür ediyorum.

Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adýna, Sayýn Önder Kýrlý; buyurun. (CHP sýralarýndan alkýþlar)

CHP GRUBU ADINA ÝSMET ÖNDER KIRLI (Balýkesir) - Sayýn Baþkan, sayýn milletvekilleri; görüþülmekte olan gensoru önergesi üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun görüþlerini sunmak üzere söz aldým; Yüce Meclisi saygýyla selamlýyorum.

Kamu personelinin ücret rejimiyle ilgili yanlýþ ve adaletsiz politikalarýn tartýþýlacaðý bu gensoru görüþmelerini, son dört günden beri içine sokulduðumuz çok önemli bir aþamada yapýyoruz. Türkiye, gerçekten, siyasal açýdan kritik bir noktaya getirildi. Üzülerek belirtmeliyim ki, geldiðimiz bu noktada, Hükümetin büyük ortaðý, hangi akla hizmet etmekte olduðunu anlamakta güçlük çektiðimiz davranýþlarýnýn bir sonucu olarak siyasal havayý gerginleþtirdi, sorumsuz ve ciddiyetsiz bir siyaset üslubuyla olaylarý týrmandýrdý. Türkiye'de çözüm bekleyen temel sorunlar önümüzdeyken, neden Türkiye'nin gündemine din, laiklik, þeriat ve siyaset tartýþmasý gelip oturdu? Oysa, Türkiye, bu sorunlarý çok önceden çözmüþ ve aþmýþ bir ülkedir. Türkiye Cumhuriyetinin tarihi, Millî Kurtuluþ Savaþýmýz ve ondan sonra yaþanan olaylar, bu kritik kavramlar arasýndaki iliþkileri en uygar ve çaðdaþ biçimde çözmüþ bir toplumun tarihidir. Ýçine sokulduðumuz bu dönemde, bu konularýn, tekrar, yakýcý, bölücü, toplumu kamplaþtýrýcý sorunlar haline dönüþtürülmesi ve darbe söylentilerine varan bir tartýþma zeminine çekilmesi gerçekten üzücüdür. Karþý karþýya kaldýðýmýz sorun, sýradan bir hükümet sorunu deðil, maalesef, bir rejim sorunudur ve bu noktaya geliþte muhalefetin hiçbir kusuru yoktur. Bunu, halkýmýz talep etmedi, toplumumuz talep etmedi, siyasetin Ýktidar kanadý bilinçli olarak ortaya koydu.

Cumhuriyet Halk Partisi olarak, böyle bir gidiþin sakýncalarýný, Refahyol Ýktidarýnýn kuruluþu aþamasýnda ortaya koymuþtuk. Genel Baþkanýmýz, daha o zaman, Sayýn Erbakan'a, kuracaðý Hükümetin Türkiye'yi böyle bir tartýþmaya sürükleyebileceðini; cumhuriyetin temel deðerlerini kemirmeye yönelik uygulamalar içine girilmemesini, ülkeyi Ýran çizgisine, orduyu ve eðitimi din istismarýna dayalý bir anlayýþýn etkisi altýna sokmaya kalkýþýlmamasýný önemle vurgulamýþtý. Bugün vardýðýmýz nokta, ne yazýk ki budur ve bu oluþum karþýsýnda toplumsal bir duyarlýlýk her kesime yayýlmýþtýr.

Siz "Taksim'e cami yaparak Ýstanbul'u yeniden fethedeceðiz" diye vahim bir tahrik içinde bulunacaksýnýz; Anayasanýn, devletin deðiþmez niteliklerini belirten maddelerine karþý çýkacak, "faþist laiklik maddesi" ya da "Anayasanýn istisna maddesi" sýfatlarýný yakýþtýracaksýnýz; sizin belediye baþkanýnýz, Humeyni'nin Paris'ten Ýran Ýslam Devletini kurmak üzere yola çýktýðý tarihi, Kudüs gecesi gibi, Ýslam dünyasý için saygýn bir konuda hayasýzca kullanacak, orada, köktendinci Hamas, Hizbullah liderlerinin posterleri altýnda laikleri þýrýngalama gibi barbarlýk gösterileri yapacak; bir baþka belediye baþkaný, Atatürk için yapýlan törene içi kan aðlayarak gittiðini söyleyecek ve Parti olarak tepki göstermeyeceksiniz...

Tövbe Suresini öðrenen mahkûmun cezasýndan indirim yapýlmasý uygulamasýnýn Türkiye'de de yapýlabileceðini söyleyen Adalet Bakaný, kalkýp, Humeyni rejimine övgü yaðdýran belediye baþkanýný cezaevinde ziyaret edecek; bir yandan da, yandaþ basýn "Atatürk Türkiye'yi maymunlaþtýrdý" diyecek, laikliðin dine karþý olduðunu söyleyecek, toplumun ve rejimin temel unsurlarýný aðýr ithamlarýn, iftira ve suçlamalarýn hedefi haline getireceksiniz ve toplum duyarlýlýk gösterip tepkilerini ortaya koyunca "ne oluyoruz; demokrasi tehlikeye mi gidiyor; darbe çaðrýsý mý yapýlýyor" diye soracaksýnýz.

"Ne oluyoruz" diye sorulacak an, Türkiye'nin siyasal sisteminin yetmiþ yýldýr paylaþýlan temellerinin açýkça tahrip edilmek istendiði an olmalýdýr. O anda karþý çýkmayýp, onu doðal karþýlýyarak, toplumun bunu hazmetmesini beklemek, kabul edilebilir bir yaklaþým olamaz; çünkü, Türkiye Halký, insan haklarýna dayalý, demokratik, laik bir hukuk devleti olarak cumhuriyeti yolda bulmadý. Bugün, Türkiye Cumhuriyeti, 50'yi aþkýn Ýslam ülkesi içinde en demokrat, en çaðdaþ, en geliþmiþ ve -açýkça belirtiyorum- Müslümanlýðý en iyi özümsemiþ bir ülkeyse, bunu cumhuriyete borçludur.

Þimdi, Sayýn Erbakan, sunî tedirginlikler yaratýldýðýný, medya abartmalarýyla karþý karþýya kaldýklarýný, toplumun tahrik edildiðini söyleyebiliyor. Gerçekte, bu kürsüde korunacaðýna andiçilen Anayasanýn cumhuriyetin temel niteliklerini içeren maddelerine cihat açýlmýþtýr. Kemirilmek istenen, engel görülen, bu Anayasa maddeleridir. Konunun özü budur. Bu özü görebilirseniz çözüm bulabilirsiniz. O çözümü bulamazsanýz, toplum, yeni sýkýntýlara gebedir. Hükümetler, toplumu tehlikeli noktalara sürüklemekten dikkatle sakýnmalýdýr; çünkü, bu, bir girdaptýr; ona yakalanmamak gerek. Tezyif ederek, yok sayarak, suçlayarak bir yere varýlamaz.

Sayýn milletvekilleri, muhalefetteyken adil düzen teraneleriyle her fýrsatta bu ekonomik sisteme karþý çýkan Refah Ýktidarýnda da ayný politikalar ýsrarla sürdürülmekte ve memuru, iþçisi, köylüsü, esnafý, emeklisiyle toplum daha da insafsýzlaþan bir cenderenin diþlileri arasýnda ezilmektedir.

SALÝH KAPUSUZ (Kayseri) - Geçen haftada konuþtuk bunlarý.

ÝSMET ÖNDER KIRLI (Devamla) - Türkiye, Refahyol Hükümetiyle, rantiyeye daha da prim veren bir kapkaççý ekonomi terörünü yaþýyor. Onbeþ yýldýr "vergi alma borç al, zam yap" politikalarýyla gelinen nokta budur. Dýþ iliþkilerde sorunlarýn kimin tarafýndan yüklenildiði belli olmadýðý gibi, ekonomide de sorunlarý kim yüklenmiþ, iþin sahibi belli deðil.

Ekonomik düzenlemeler, kimi zaman, Anayasa Mahkemesi duvarlarýna çarpsa da, özelleþtirmenin amaç ve ruhundan saptýrýlarak, sadece var olan zenginlikleri satýp savma aþamasýna varmýþ. Enerji Bakanlýðý, Danýþtay kararlarýna inat, ihaleler yapýyor. Nerede kaldý hukuk devleti?!. Türkiye'nin enerji kuruluþlarýnýn yandaþ iþadamlarýna peþkeþ çekileceði iddialarý gazete manþetlerinde. Hayalî kaynak paketleriyle toplum uyutulmaya çalýþýlýyor. Yurtdýþý emekliliðiyle günü kurtarma, yarýný batýrma operasyonlarý, SSK'nýn, Emekli Sandýðýnýn mallarýný tezgâhlama pazarlýklarý, basýn ve medyayý susturmaya çalýþarak, onlara "geveze", eleþtirilere "fasa fiso" diyerek günü kurtarma çabalarý sürüyor.

Deðerli arkadaþlarým, ne yazýk ki Refahyol Hükümeti, küçük ortaðýn tutsaklýðý ve iktidar hýrsý sonucu sorun üreten bir iktidar haline gelmiþtir. Bunun en çarpýcý örneklerinden biri de görüþülmekte olan gensorudur.

Türkiye'de bordro mahkûmu diye adlandýrýlan kamu çalýþanlarýnýn ekonomik ve sosyal haklarý ne yazýk ki hükümetlerin iki dudaðý arasýndadýr. Devleti ayakta tutan bu özverili insanlar, yýllardýr, ülkeyi bir ahtapot gibi saran zam ve enflasyon altýnda, onurla, özveriyle çalýþýyorlar.

1996'da enflasyon oraný yüzde 90'lardadýr. Fiyatlar týrmanýrken, maaþlar kaplumbaða hýzýyla bile artmýyor. Yýlbaþý, yýlsonu itibariyle maaþ katsayýsý 1995'te yüzde 54,1; 1996'da yüzde 54 oranýnda arttý; 1995 enflasyonuna göre artýþ bu miktarýn 25 puan altýndadýr. 1996'da ise, maaþ-eflasyon makasý 1995'e göre daha da açýlarak 35 puana yükselmiþtir. Görülüyor ki, kamu çalýþanlarý sadece yoksullaþmýyor; yoksulluklarý derinleþiyor. Enflasyon sonucu, sadece 1996'da, memurun ekmeðinin en az dörtte biri çalýnmýþtýr.

Yüce Meclisin sayýn üyeleri, bütçe görüþmeleri sýrasýnda, sorunu ayrýntýlý olarak ortaya koymamýza raðmen, savrukluk, çarpýklýk, ne yapacaðýný bilmezlik ve sorumsuz siyaset anlayýþý hemen ortaya çýktý. Sayýn Baþbakan kalktý "kamu çalýþanlarý dolara endeksli maaþ alacak; enflasyona kimseyi ezdirmeyeceðiz" buyurdu. Derken, Devlet Bakaný Sayýn Söylemez "hayýr; maaþlarý Türk Lirasýna endeksleyeceðiz, her ayýn enflasyonunu aylýk fark olarak ödeyeceðiz" dedi. Sayýn Maliye Bakaný durur mu; ilk altý ay için yüzde 30'u öngören bir katsayý artýþý yapýlacaðýný söyledi.

SABRÝ ERGÜL (Ýzmir) - Yalandan kim ölmüþ!..

ÝSMET ÖNDER KIRLI (Devamla) - O zaman, Cumhuriyet Halk Partisi olarak "kamu çalýþanlarýna öngörülen yüzde 30'luk zam yetersizdir; enflasyonu dikkate alýrsak bu oran yüzde 70 olmalýdýr" dedik, bu yolda önergeler verdik; reddedildi. Bütçe böyle geçti.

Tüm kamu çalýþanlarý, aralarýnda Silahlý Kuvvetler mensuplarý da olmak üzere, seslerini yükselttiler ve bütçesinde kamu çalýþanlarýna yüzde 30 zam öngören Hükümet, kamu çalýþanlarýnýn personel rejiminde düzenleme için Yüce Meclisten yetki istedi ve kanun hükmünde kararnamelerle, Türk Silahlý Kuvvetleri ve emniyet hizmetleri mensuplarýna yeni düzenlemelerle ek zamlar yaptý. Ya diðer kamu çalýþanlarý?.. Onlar beklemede.

Deðerli arkadaþlarým, devlet olmanýn "olmazsa olmaz" ilkelerinin baþýnda, ayný durumda olan yurttaþlarýna eþit davranmak gelir. Kendi çalýþanlarýna eþit davranmayan bir devlet, sosyal hukuk devleti olamaz. Türkiye yüzde 90'lara varan enflasyon içindeyken, Hükümet olarak, kamu çalýþanlarýna yüzde 30 zam vereceksin, sonra onlarý kendi aralarýnda ayýracaksýn, daha bütçenin yayýmlandýðý günlerde Silahlý Kuvvetler mensuplarý için zammý yüzde 72'ye çýkaracaksýn, sonra emniyet mensuplarýnýn zammýný yüzde 48'e ulaþtýracaksýn; ya geriye kalanlar?.. Onlarýn yaptýrým ve baský gücü yok mu diyeceðiz. Böyle adil düzen olur mu? Þimdilerde, Hükümet, diðer kamu çalýþanlarýna, bütçe imkânlarý elverdiðinde uygulanmak üzere, ek zam düþünüldüðünü söylüyor; ya emekliler?.. Onlardan haber yok, onlara hiçbir þey yok... Emekliler aydan mý geldi? Onlar, bu ülkeye hiç mi katký yapmadýlar? Neden bu farklý uygulama? Daha az oranda zam yapýlan kamu görevlileri, daha az enflasyon tehdidinde mi? Yoksa, denk bütçe ve IMF kýlýcýnýn utanç verici gerekçelerine mi sýðýnýyorsunuz? Silahlý Kuvvetler ve emniyet mensuplarýna zam yaparken, denk bütçe yok mu? Yoksa, Silahlý Kuvvetler personeline iyi maaþ ödeyerek, onlarýn duyarlýlýklarýný törpüleriz diye mi düþünüyorsunuz? Eðer, böyle düþünüyorsanýz, siz, Türkiye'yi de, Silahlý Kuvvetlerimizi de gerçekten tanýmýyorsunuz. Bu uygulama, adil düzen farfarasýnýn iflasýdýr, Hükümet eliyle yapýlmýþ bir ayýrýmcýlýk ve bölücülüktür. Bölücülük, yalnýz haritalar üzerinde olmaz; kamu görevlileri arasýnda ayýrýmcýlýk yapmanýn adý, bölücülükten baþka ne olabilir?

Deðerli üyeler, Refahyol Hükümeti, kamu çalýþanlarý arasýnda haksýz, insafsýz, açýk bir bölücülük yapacaðýna, aldýðý Yetki Kanununa dayanarak, personel rejimini yeniden düzenlemelidir; Yetki Kanununun amacý da budur.

Bugün, ülkemizde, kamu çalýþanlarýnýn morali sýfýrdýr. Devlette verimlilik istiyorsak, personel rejimini süratle ele almalýyýz ve bu düzenleme içinde, Türkiye'de "benim memurum iþini bilir" tekerlemesiyle baþlayan ve bugün, onlarý haklý bir isyana sürükleyen tablo süratle deðiþtirilmelidir. Memurun meslek onuru ve sosyal konumu, devletimizin büyüklüðüyle orantýlý olarak, kendilerine iade edilmelidir. Türkiye'nin memurlarý, çoðu haksýz suçlamalarla çizilmiþ olumsuz bir imajdan mutlaka kurtarýlmalýdýr. Memurlar, kendi görevleri ve sosyal konumlarýyla uyumlu bir hayat düzeyine ulaþtýrýlmalýdýr. Memuruyla kavgalý bir devletten hiçbir baþarý beklenemez. Eskimiþ, çaðýn ihtiyaçlarýný ve anlayýþlarýný karþýlamaktan uzaklaþmýþ personel rejimi derhal deðiþtirilmeli; kamu çalýþanlarýnýn baðlý olduklarý kurallar, usuller, maaþ dengeleri, terfileri, ölçüleri, atanmalarý yeniden düzenlenmelidir.

Çaðdaþ kamu çalýþaný, klasik memur konumundan, devletten ömürboyu alýnmýþ bir deðiþmezlik güvencesi karþýlýðýnda örgütlenme ve hak arama özgürlüðünü devlete terk etmiþ olmaktan hýzla uzaklaþmakta, meslekî konumu, giderek iþçi statüsüne yaklaþmaktadýr. Bu nedenle, çaðdaþ kamu çalýþaný, demokrasilerde bu cesur adýmý atmýþ, daha iyi çalýþma ve yaþam koþullarýna ulaþmýþtýr. Türkiye'nin kamu çalýþanlarý da, bu anlayýþ doðrultusunda, sendikal örgütlenme, toplusözleþme ve grev haklarýndan mutlaka yararlanmalýdýrlar.

Bu konuda, 19 uncu Dönemde, Anayasa deðiþiklikleri sýrasýnda yapýlan mücadelede, Refah Partisinin ve diðer partilerin, Cumhuriyet Halk Partisine yeterli desteði vermemiþ olmalarýný, bu açýdan bir talihsizlik olarak belirtmek istiyorum. Cumhuriyet Halk Partisi olarak, kamu çalýþanlarýnýn grevli, toplusözleþmeli sendikal haklarý için mücadelemizi sürdüreceðimizden kimsenin kuþku duymamasýný istiyoruz.

Ancak, Anayasadaki yetersiz deðiþikliðe raðmen, kamu çalýþanlarýnýn örgütlenmelerinin bugün de engellendiði bir gerçektir. Tüm Belediye Memurlarý Sendikasýnýn pek çok il ve ilçemizde olduðu gibi, son olarak Bandýrma örgütlenmesinin engellenmesi, bunun yeni bir örneðidir. Örgütlenmeden korkmak demokrasiyi özümsememektir; çünkü, gerçek demokrasi, ancak örgütlü toplumda kurumlaþabilir. Hükümetten, bu konuda, duyarlý olmasýný diliyoruz.

Deðerli milletvekilleri, son Sosyal Sigortalar Kurumu sýnavlarýnda yaþanýlan bozukluklar, kayýrmalar ve gensoru görüþmesinde yapýlan uyarýlara raðmen, sonradan ortaya çýkan çirkin ve utanç verici uygulama tablolarý göstermiþtir ki, devlet dairelerine ve kamu kuruluþlarýna memur istihdamý, merkezî bir sýnav sisteminin sonuçlarýna göre belirlenmelidir. Ýþe girmek, objektif kýstaslar ve hakkaniyet ölçüleriyle gerçekleþtirilmelidir.

Deðerli arkadaþlarým, Türkiye, istikrar istiyor; siyasette, ekonomide, sosyal alanda, kültür yaþamýnda istikrar istiyor. Bu istikrarýn saðlanmasý, ülkenin öncelikli sorunlarýna sahip çýkmak, Türkiye'de -Sayýn Baþbakanýn dediði gibi- suni tedirginlikleri ve gerilimleri ortadan kaldýrmakla mümkündür; ama, bu gerilimleri ve suni olduðu söylenen tedirginlikleri bizzat Refahyol Hükümeti yapýyorsa, sorun, Hükümetten kaynaklanýyor demektir. Ancak, burada, fatura sadece Refahyol'a çýkmýyor; demokrasimiz yara alýyor, Türkiye Büyük Millet Meclisinin manevî kiþiliði zedeleniyor, Parlamentonun iþlevi tartýþýlýyor; sonuçta, Anayasal bir kuruluþ olarak Millî Güvenlik Kurulunda yapýlan uyarýlarýn muhatabý bulunmuyor. Hükümet eden sizsiniz; cumhuriyetin, Anayasada deðiþtirilemeyeceði belirlenmiþ temellerini kemirip, gündemi, rejim sorununun tartýþýldýðý bir arenaya çeviren sizsiniz; toplumsal gerilimi artýran sizsiniz; ama, tepkilerin muhatabý siz olmuyorsunuz; böyle garabet olur mu?!.

Cumhuriyet Halk Partisi olarak, hiçbir dönemde, demokratik kurallar içerisinde parlamenter sistemi iþleterek çözüm aranmasý dýþýnda hiçbir çözüme ilgi duymadýk, yakýn olmadýk; aksine, hep karþý çýktýk, ayný anlayýþýmýzý bugün de içtenlikle koruyoruz. (CHP sýralarýndan alkýþlar)

Sayýn Baþbakanýn dün akþam son konuþmasýnda, Anayasayla ilgili bir taleplerinin ve iddialarýnýn olmadýðýný, bu konuda Koalisyon Protokolünde de herhangi bir hususun bulunmadýðýný söylemesi güzeldir; ama, yeterli deðildir. Rejimle ilgili temel deðerlere saygý duyulmasý, onlarýn uygulanmasý, tahrip edilmemesi, korunmasý, asýl önemli olan noktadýr ve bütün bunlar da, en baþta, Hükümetin görevidir.

Bunca olan biten içerisinde, büyük ortakça âdeta rehin alýnmýþ küçük ortaðýn çaresizlik ve yarým iktidar tutkunluðu içinde, ikide bir "teminat biziz" diye ortaya çýkmasý, inandýrýcýlýktan uzaktýr. Refahyol böyle Hükümet etme anlayýþýný býrakmalý; yemin ettiði Anayasanýn, cumhuriyetin temel deðerlerine yönelik maddeleriyle kavgadan ve kavgayý tahrikten kaçýnmalýdýr. Ancak, görülen, bu Hükümetin, bu açýk vahameti kavrayamadýðý, gereksiz bir güç gösterisine kendisini kaptýrdýðýdýr. "Benim oðlum bina okur, döner döner bir daha okur" yaklaþýmý içinde olan Hükümetin yeni sýkýntýlar yaratacaðýndan kuþku duyuyoruz. Üç gün daha iktidarda kalacaðým diyerek, iç huzuru, güvenliði, demokrasiyi tehlikeye atmaya kimsenin hakký yoktur. Hükümet, bir huzursuzluk sorunu olmaktan çýkarýlmalýdýr; çünkü, hiçbir rejim ve ülke, kendi kendisiyle kavga edemez.

Ýþte, bugün, bu gensoru görüþmelerinde böyle bir dönemeçteyiz. Ýnanýyoruz ki, Parlamento ve onu oluþturan milletvekilleri, ülkenin içine sürüklenmek istendiði bu rejim bunalýmýna dur diyebilecek duyarlýlýk ve kararlýlýðý gösterme cesaretine sahiptir. Çözüm buradadýr, çözüm Türkiye Büyük Millet Meclisindedir, çözüm bu Mecliste bulunan sayýn milletvekillerinin duyarlýlýðýndadýr.

Geçen hafta yapýlan görüþmelerde, vicdanlara yapýlan baskýlar olmasaydý, özgürce davranabilseydik, Türkiye'de, son bir hafta içinde yaþanan sýkýntýlarý yaþamayacaktýk. Cumhuriyet Halk Partisi olarak, Türkiye Büyük Millet Meclisinin, kendi Anayasasý ve anayasal organlarýyla çatýþmayacak bir hükümeti bu Parlamentodan çýkarabileceðine inanýyoruz ve yine inanýyoruz ki, bu Mecliste yer alan her milletvekili, baðýmsýz deðerlendirmelerini, iktidar hesabý, parti çýkarýný bir yana itebilecek bir duyarlýlýk ve yurtseverlilikle yapabilecek güçtedir. Türkiye'de, demokratik sistemin içine düþürülmek istendiði garabetten kurtulmanýn þansý da buradadýr.

Bu nedenle, bu gensoruya, Cumhuriyet Halk Partisi olarak olumlu oy vereceðiz. Grubum ve þahsým adýna Yüce Meclise saygýlar sunuyorum. (CHP sýralarýndan "Bravo" sesleri, alkýþlar)

BAÞKAN - Sayýn Kýrlý, teþekkür ediyorum.

Refah Partisi Grubu adýna Sayýn Sait Açba, buyurun. (RP sýralarýndan alkýþlar)

BÝLTEKÝN ÖZDEMÝR (Samsun) - Sayýn Açba, siz de katýlacaksýnýz herhalde; teþekkür ederiz.

RP GRUBU ADINA SAÝT AÇBA (Afyon) - Sayýn Baþkan, deðerli milletvekilleri; 4214 sayýlý Yetki Kanununun kötüye kullanýldýðý ve kamu personel rejimiyle ilgili olarak yanlýþ ve adaletsiz politikalar izlendiði iddiasýyla açýlmasý istenilen gensoru önergesiyle ilgili olarak, Refah Partisi Grubu adýna söz almýþ bulunuyorum; hepinizi saygýyla selamlarým.

Her devletin ekonomik amacý, kendi toplumunun iktisadî refahýný maksimize etmektir. Bir taraftan, bölüþümle ilgili olarak; diðer taraftan, üretim yönü olan iktisadî refahýn saðlanmasýnda hükümetlerin üzerine düþen çok büyük görevler vardýr. Hükümetler, iktisadî refah fonksiyonunu gerçekleþtirirken, bir taraftan iktisadî istikrarýn saðlanmasý yönünde, diðer taraftan iktisadî kalkýnmanýn saðlanmasý yönünde, bir diðer taraftan da gelir daðýlýmý ve gelir yaþam düzeylerinin saðlanmasý, iyileþtirilmesi yönünde fonksiyonlar icra ederler

Ekonomik ve sosyal nitelikli olan bu fonksiyonlarý birbirinden ayýrmak mümkün deðildir. Birindeki olumsuzluk, diðerlerini derinden etkileyebilecektir. Bu nedenle, kamu personelinin ücret rejimiyle ilgili olarak verilen gensoru, hem ekonomik boyutuyla hem sosyal boyutuyla; hem makro düzeyde ve hem de mikro düzeyde irdelenmesi gereken bir konudur.

Toplumlarýn en kýymetli sermayesi, iktisadî literatürdeki ifadesiyle, beþerî sermayedir; yani, insandýr. Her þey insan içindir, hem maddî hem de manevî alanda onun mutluluðu içindir.

Þayet, bir toplumda, servetler belli ellerde dolaþýyor ise, o toplumda geniþ kitlelerin mutlu olmasý imkâný yoktur. Þayet, bir toplumda, iþsizlik yaygýn ise, çalýþanlar da mevcut yaþam standardýnýn altýnda bir ücret alýyor ise ve millî gelirin daðýlýmý, emek faktörü aleyhine, diðer üretim faktörlerinin lehine ise, böyle bir toplumda da, yine, adaletin, sosyal barýþýn saðlanmasý mümkün deðildir. Yine, bir toplumda, çalýþan kesimler arasýnda ücret farklýlýklarý varsa, dengesizlikler varsa, yine, adaletin, sosyal barýþýn ve iktisadî verimliliðin saðlanmasý mümkün deðildir. O halde, hükümetlere, bu fonksiyonlarýn yerine getirilmesinde çok büyük görevler düþmektedir.

Deðerli Baþkan, deðerli milletvekilleri; ülkemizin ekonomik politikalarýnýn temeline bakýldýðýnda, iþleyiþ mekanizmasýnýn, zengini, daha zengin ve fakiri, daha fakir þeklinde dizayn edildiðini açýkça görmek mümkündür; çünkü, cumhuriyet dönemi boyunca izlenen ekonomi politikalarý sonucu, bir taraftan, kamu kesiminde sanayi mülkiyetinin temerküzleþtiðini, sanayi mülkiyetinin kamu kesiminde yüzde 50'leri aþtýðýný, yüzde 60'lara ulaþtýðýný; diðer taraftan, özel kesimde de, sanayi mülkiyetinin belli ellerde, belli zümrelerde, açýk bir ifadeyle, bankasý olan holdinglerde temerküzleþtiðini ve böylece, toplumun mülkiyet alanýnýn daraltýldýðýný açýkça görmek mümkündür.

Kamu kesiminde temerküzleþen sanayi mülkiyeti, siyasetçiler için, yýllardýr bir güç kaynaðý olmuþtur ve kamu kesiminin verimsizliðinde etken olmuþtur. Özel kesimde temerküzleþen sanayi mülkiyeti ise, servet sahiplerinin siyasete egemen olmalarý ve kaynaklarý kendi kontrolleri altýnda tutmalarý için bir araç haline gelmiþtir.

Ekonomi politikalarýnýn temeline bakýldýðýnda, üretim deðil, rant ekonomisi hâkimdir. Bugün, toplumun hemen hemen her kesimi, çoðu çevreler, rant ekonomisinden bahsetmektedirler ve rahatsýzdýrlar. Ekonomide, sermaye piyasasý deðil, para piyasasý hâkimdir. Para, acýmasýz bir þekilde alýnýp satýlmaktadýr ve rantlarýyla geçinen zümreler yaygýnlaþtýrýlmýþ bulunmaktadýr.

Kamu kesimi, en büyük rant alaný haline getirilmiþtir. Bugün, KÝT'lerin zararlarýna bakýldýðýnda, verimsizliðin yaný sýra, onlarýn yüksek faizlerle borçlanmalarý etken olduðu gibi, diðer taraftan, devlet maliyesinde de borç ve faiz bataðý egemen olmuþ, malî sistem, yüksek faizlerle çökertilmiþtir.

Deðerli Baþkan, deðerli milletvekilleri; yüksek faizin bedelini, yýllardýr, tüm toplum ödemektedir; hem enflasyonla ödemektedir hem vergilerle ödemektedir. Kamu kesiminden transfer edilen faizlere bakýldýðýnda, son beþ yýl dikkate alýndýðý takdirde, yüzde 85 oranýnda, banka holdinglerinin kasasýna indiði ve yine, sýcak para sahiplerinin kasasýna indiði açýkça görülmektedir.

Türkiye'de, son on yýlda, bankacýlýðýmýz, maalesef, Galata bankerliðine dönüþmüþ bulunmaktadýr. Dünyanýn en çok kâr eden bankalarý Türkiye'dedir. 1995 yýlý kârlarýna bakýldýðýnda, önde gelen beþ bankayý dikkate aldýðýmýzda, 1994'e göre artýþ oraný yüzde 105 ilâ yüzde 465 arasýnda deðiþmektedir.

1984 sonrasý konsolide bütçelere bakýnýz; þunu, açýkça görürsünüz: Transfer ödemeleri içerisinde yer alan faizleri konsolide bütçeden çýkardýðýnýz takdirde, bütçelerin fazla verdiðini görürsünüz. Dolayýsýyla, bu baðlamda, bütçede faizin payý nedir; bütçede memurun payý nedir; bunun net olarak belirlenmesi zorunluluðu vardýr.

1993-1997 dönemini dikkate aldýðýmýzda, bütçede faizin ve memurun payý, elimdeki þu grafikte görüldüðü üzere, turuncu renk, faizin payýný; sarý renk ise memurun payýný göstermektedir. 1993 yýlýnda faizin payý yüzde 24'tür, memurun payý yüzde 38,4'tür; 1994 yýlýna gelindiðinde faizin payý yüzde 33'e çýkmýþtýr, memurun payý yüzde 32,9'dur; 1995'te faizin payý yüzde 33,7'dir, memurun payý ise yüzde 29,4'tür; 1996'da faizin payý yüzde 32,2'ye çýkmýþtýr ve memurun payý yüzde 24,7'ye inmiþtir. 1997 yýlýna gelindiðinde Hükümetin hedefi, faizin payýný yüzde 29,8'le sýnýrlamaktýr. Hükümet, baþlangýç ödenekleri itibariyle, memurun payýný da yüzde 26,8'le belirlemiþtir ve yapmýþ olduðu ek iyileþtirmeler çerçevesinde bu payý, yýl içerisinde daha yüksek boyutlara ulaþtýrabilecektir.

ALGAN HACALOÐLU (Ýstanbul) - Dürüst bir açýklama!..

SAÝT AÇBA (Devamla) - Ayný mevzuu grafikte de görebiliriz. Grafikteki turuncu renk, bize, faizin payýnýn sürekli olarak yükselme eðilimi içerisine girdiðini, memurun payýnýn da, bütçe içerisinde sürekli düþmekte olduðunu açýkça göstermektedir.

Deðerli Baþkan, deðerli milletvekilleri; örneðin, 1996 yýlý bütçesine baktýðýmýzda, memurun payý -rakamsal bir ifadeyle- 910 trilyon liradýr, faizin payý ise 1 katrilyon 295 trilyon liradýr; vergi gelirlerinin yüzde 76'sýna tekabül etmektedir. 1997 yýlý bütçesine de baktýðýmýzda, faizin payý 1 katrilyon 864 trilyon lira, memurun payý ise 1 katrilyon 675 trilyon liradýr.

Gensoru metninde belirtildiði gibi, kamu personel rejimindeki yozlaþma, 1990'lý yýllara rastlamamaktadýr; kamu personeli rejimindeki yozlaþmanýn, çok daha gerilerden deðerlendirilmesi gerekir. Bir defa, sistemi týkayan ekonomik politikalar da, yine, son beþ yýlýn ürünü deðildir. Gerek ekonomide gerekse kamu personel rejimindeki yozlaþmayý 1980'li yýllarýn ortalarýna kadar götürmek mümkündür. 1980'li yýllarýn ortasýnda, bütçelerin gelir ve gideri arasýndaki farkýn gittikçe büyümekte olduðunu görürüz; içborç enstrümanlarýnýn da, bir tarafta, buna paralel olarak hýzla geliþtirildiðini görürüz.

1985-1987 döneminde, monetizasyonun azalmýþ olduðunu, ancak, baþka bir þeylerin birikmiþ olduðunu görürüz: Dönem içerisindeki büyümeler, hep içborçlanmayla saðlanmýþtýr. Bir taraftan faiz yükleri, diðer taraftan bütçe açýklarý büyümüþtür. Faiz dýþý bütçe dengesi hep fazla vermiþtir; politikacýlar, "faiz dýþý bütçe dengesi fazla veriyorsa, gidiþat iyidir" demiþler; ama, gidiþatýn ne þekilde olduðu, daha sonraki yýllarda açýkça görülmüþtür.

1983-1989 dönemi baz alýnarak bir karþýlaþtýrma yapýldýðýnda, tüketici fiyatlarý ortalama endeksinin, dönem içerisinde 11 kat arttýðý görülür. Bu artýþ, nispi olarak, nominal aylýklara da yansýmýþtýr. Oysa, gerçek aylýklarýn, artma yönünde deðil, gerçek anlamda, dönem içerisinde yüzde 15 civarýnda düþmüþ olduðu açýktýr. 1983 yýlýna göre bakýldýðýnda, memur ve emeklilerinin dönem içerisinde yoksullaþtýðý açýkça görülmektedir. 1979 yýlý baz alýndýðý takdirde, yoksullaþmanýn sýnýrlarýnýn ne kadar artmýþ olduðu açýkça görülebilmektedir. 1983-1989 dönemi, gensoru metninde, saðlýklý dengenin tesis edildiði dönem olarak nitelendirilmesine raðmen, biraz önce yapmýþ olduðum açýklamalar çerçevesinde hiç de öyle olmadýðý açýkça görülmektedir. 1989 yýlýnda yapýlan zamla önemli bir reel ücret artýþý saðlanmýþsa da, sonraki yýllar, yine enflasyon, vergi, faiz kýskacýnda, durum, memur aleyhine geliþmiþtir.

54 üncü Hükümetin kurulmasýný müteakýben ilk önemli icraat, Temmuz 1996'da 7,5 milyon kamu personelinin ve bunlarýn emeklileriyle dul ve yetimlerinin maaþlarýnda yüzde 50 oranýnda artýþ yapýlmasý olmuþ ve yaklaþýk olarak nüfusumuzun yüzde 50'sini teþkil eden 30 milyon vatandaþýmýz rahat bir nefes almýþtýr. 1996 yýlýnýnýn ilk yarýsý da dikkate alýndýðýnda, yýl içerisindeki ortalama maaþ artýþý yüzde 94'e çýkmaktadýr; 1970 yýlýndan beri, yani 657 sayýlý Yasanýn çýkarýlmasýndan beri yapýlan ikinci önemli artýþ olduðunu açýkça söyleyebiliriz.

Hükümetin kurulmasýyla birlikte yapýlan ilk zamlara, pek çok köþe yazarýmýz ve muhalefet cephesi "popülist politikalarýn ürünüdür, kaynaðý yok, kaynaðýný açýklasýnlar" þeklinde hep tepki göstermiþler; Refahyol Hükümeti seçime gidecek diye, bir taraftan da seçim senaryolarý yazmýþlardýr. Her þeyden önce bir noktaya deðinmek gerekir; memura, emeklisine; iþçi ve emeklisine yapýlan zam, kendi baþýna popülist bir politikanýn ürünü olarak kabul edilebilir mi?.. Edilebilir; niçin edilebilir; geçmiþten beri, bilhassa seçim dönemlerinde, popülizme endeksli siyaset yapýldýðýndan, yeni Hükümet de, popülizmle pekala suçlanabilir. Ancak, insaflý olmak gerek; devletin namusunu teslim ettiðimiz memura, aldýðý maaþla sürünme imkâný bile tanýmadýðýmýz memura verilen ücretleri, aman popülizme kaymayalým diye sürdürmek, ne vicdana ne de akla uygundur.

1997 yýlý için yüzde 30 zam yapýlmýþtýr. Tepki nedir "zam oraný düþüktür, memur ezilmektedir." Þayet, bu zam daha yüksek boyutlarda yapýlmýþ olsaydý tepki ne olacaktý "kaynaðý yok" denecekti "Hükümet popülist politika izliyor" denecekti ve seçim senaryolarý yazýlacaktý.

YUSUF SELAHATTÝN BEYRÝBEY (Kars) - Yüzde 80 verdiklerinizi söyleyin!..

SAÝT AÇBA (Devamla) - Hükümet, Yetki Kanunu çerçevesinde, Bütçe Kanununun yürürlüðe girmesinden itibaren, ek iyileþtirmeler yönünde yaptýðý çalýþmalarla birlikte, ekkaynak çalýþmalarýný da sürdürmüþtür. Malumunuz olduðu üzere, 568 sayýlý Kanun Hükmünde Kararnameyle, Türk Silahlý Kuvvetlerinin maaþlarýnda ek iyileþtirmeler yapmýþ, bunu müteakýben, yine 569 sayýlý Kanun Hükmünde Kararnameyle, emniyet personelinin maaþlarýnda ek iyileþtirmeleri gerçekleþtirmiþtir. Þimdi, diðer kamu personeli ve bunlarýn emeklilerinin maaþlarýnda ek iyileþtirmeler yapýlmasý yönünde geceli gündüzlü yapýlan çalýþmalar tamamlanmýþ bulunmaktadýr; kamuoyuna bildirimi de kýsa bir süre sonra gerçekleþtirilebilecektir.

Þunu açýkça belirlemek lazým: Ekzamlar ocak ayý baþýndan itibaren geçerli olacaktýr. Gensoru metninde, kanun hükmünde kararnamelerin yürürlüðe girdiði tarihten itibaren geçerli olacaðý ve yürürlük öncesini kapsayan hüküm konulamayacaðý þeklinde, haklý olarak bir belirleme yapýlmýþ; bu konu da Hükümetimiz tarafýndan çözüme kavuþturulmuþ bulunmaktadýr; yani, Anayasa hükmüne aykýrý olmayan çözüm yolu bulunmuþtur.

Eðer bu Ýktidar, hedeflediði gibi, Türkiye'yi rantiye cenneti olmaktan çýkarýrsa, rantý deðil, üretimi bayraklaþtýrýrsa; kuvvetliyi deðil, hakký üstün tutan ortamý oluþturursa, iþte o zaman, çalýþanlar, memurlar, emekliler daha çok iyileþtirmeler görecektir. Yedi aylýk dönemde bunun ciddî iþaretleri ortaya çýktýðýndan, sunî gündemlerle, maalesef, kamuoyu meþgul edilmeye, kaos çýkarýlmaya gayret sarf edilmektedir. Bütün çabalar boþunadýr. Hakký ve haklýyý üstün tutan Refahyol Ýktidarý, inþallah, 2000 yýlýný da devirecektir. (CHP sýralarýndan "hayal, hayal" sesleri)

Buraya kadar yapýlan açýklamalarýn, konuyu berrak hale getirdiði inancýndayým. Refahyol Hükümetinin niyetinin ne olduðu açýktýr; temenniden çok icraata yönelmiþtir, söylediklerini teker teker gerçekleþtirmektedir ve gerçekleþtirmeye devam edecektir. Yaptýðýmýz açýklamalar, Hükümet aleyhine verilen gensoru önergesinin ne kadar mesnetsiz olduðunun, gerçeklere uymadýðýnýn bir cevabýdýr.

Ayrýca, gensoru önergesinin veriliþ zamaný da yanlýþtýr. Tüm olumlu geliþmelere, icraata raðmen, gensoru sahiplerinin, Hükümetimiz hakkýnda önyargýlý olduklarý izlenimini vermektedir. Ancak, milletimizin, bu yönde Hükümetimize karþý önyargýsýnýn olmadýðýný bilmek ve Hükümetimize verilen millet desteðinin gün geçtikçe artmasý tek tesellimizdir. Ayný zamanda bu durum, bizi, milletimiz için daha çok çalýþmaya sevk etmektedir.

Takdir edersiniz ki, yaptýðýmýz bu açýklamalar, gensoru önergesindeki iddialarýn ne kadar gerçekdýþý olduðunu açýkça ortaya koymakta, gensorunun siyasî amaçla verildiðini göstermektedir.

Bu nedenle, Refah Grubu adýna, gensoru önergesinin gündeme alýnmamasýný talep ediyor ve Yüce Meclisi saygýyla selamlýyorum. (RP sýralarýndan alkýþlar)

BAÞKAN - Sayýn Açba, teþekkür ediyorum.

Anavatan Partisi Grubu adýna Sayýn Taranoðlu; buyurun. (ANAP sýralarýndan alkýþlar)

ANAP GRUBU ADINA ERSÝN TARANOÐLU (Sakarya) - Sayýn Baþkan, deðerli milletvekili arkadaþlarým; Anavatan Partimiz Samsun Milletvekili Biltekin Özdemir ve 41 arkadaþýmýzca, 4214 sayýlý Yetki Kanununu kötüye kullanmak suretiyle, kamu personelinin ücret rejimiyle ilgili yanlýþ ve adaletsiz politikalar izledikleri iddiasýyla, Bakanlar Kurulu üyeleri hakkýnda Anayasanýn 99 uncu ve Ýçtüzüðün 106 ncý maddeleri uyarýnca bir gensoru açýlmasýna iliþkin önergesi üzerinde, Anavatan Partisi Grubunun görüþlerini arz etmek üzere huzurunuzdayým; bu vesileyle, þahsým ve Grubum adýna hepinizi saygýyla selamlýyorum. (ANAP sýralarýndan alkýþlar)

Deðerli milletvekilleri, önergenin giriþ bölümünde de ifade edildiði gibi, Anayasanýn 99 uncu maddesi uyarýnca verdiðimiz bir önerge, anayasal bir hak olup, Grubumuzca da kullanýlmýþtýr. Doðru Yol Partisi Sözcüsü Sayýn Attila'nýn, Grubunun görüþlerini ifade ederken, önergemiz hakkýnda "haksýz ve vicdansýz" tabirini kullanmasýný þiddetle reddediyoruz.

Türkiye Büyük Millet Meclisi çatýsý altýnda, Anayasanýn 99 uncu maddesine dayanýlarak verilen bir hakký, burada haksýzlýkla tarif etmek Anayasaya saygýsýzlýktýr, muhalefete saygýsýzlýktýr, demokrasiyi kavrayamamazlýktýr. (ANAP sýralarýndan alkýþlar)

Deðerli arkadaþlarým, Sayýn Attila'nýn "vicdansýzlýk" tabirine de cevap vermek suretiyle sözlerime devam edeceðim.

Nerede görülmüþ ki, bir milletin meclisinde, memura yapýlan zulüm üzerine anamuhalefet partisinin milletvekillerinin kalkýp, onlarýn anayasadan gelen hakkýný korumak için gensoru verdikten sonra, onun "vicdansýzlýk" diye tarif edildiðini?!. Asýl vicdansýzlýk "Yetki Kanununu herkese uygulayacaðým" deyip de, yalnýz bir kýsmýna uygulayýp, öbürlerine üvey muamelesi yapmaktýr.

Refah Partisi Grubu adýna konuþan arkadaþýma diyorum ki; rüyadan uyanýn, burasý Türkiye; burasý, Türkiye Büyük Millet Meclisinin Genel Kurul salonu. Burada biz, 10 milyon insaný, memuru, emekliyi ilgilendiren bir konu hakkýnda konuþuyoruz. Kendisi þöyle bir ifade kullandý: "Bu Hükümet için verilen gensoru siyasîdir; öyle, rüya görmesinler, bu Hükümet 2000 yýlýný da devirecek."

Deðerli Refah Partililer, bu kafayla giderseniz, býrakýn 2000 yýlýný; siz, daha bu ay çýkmadan bu arabayý devireceksiniz; aklýnýzý baþýnýza toplayýn!.. (ANAP sýralarýndan alkýþlar)

Deðerli arkadaþlarým, Anavatan Partisi olarak, Anamuhalefet Partisi olarak Ýçtüzüðün denetim yollarýndan biri olan, yani, Ýçtüzüðün 106 ncý maddesine göre, Tüzükten gelen bu hakla, ayný zamanda, Hükümeti denetlemek istiyoruz. Derdini anlatamadýklarý için sokaklara dökülen, meydanlarda coplanan, köpeklere ýsýrtýlarak insanlýkdýþý muameleye maruz kalan memurlarýmýzýn ve emeklilerimizin, bu çatý altýnda, dertlerini ifade etmek; alamadýðý haklarýný almak ve vermediðiniz takdirde de bu Hükümeti düþürmek için, bugün, bu gensoruyu vermiþ bulunuyoruz. Bu Ýktidarý düþüreceðiz, geldiðiniz gibi gideceksiniz...

CAFER GÜNEÞ (Kýrþehir) - Üç ay bile Hükümette kalamadýnýz.

ERSÝN TARANOÐLU (Devamla) - Bugüne kadar, Meclisimize, çeþitli konularda gensorular verilmiþti; ama, nüfusu itibariyle, tabaný itibariyle, bu kadar geniþ kesimleri ilgilendiren bir gensoru ilk defa verilmiþtir.

Bugünkü gensoru 2 milyon memur, 1 milyon memur emeklisi ve onlara baðlý 7 milyon kiþiyle beraber 10 milyon kiþiyi ilgilendirmektedir. Bu kadar kiþi, þimdi televizyonlarýnýn baþýnda bizi izlemektedir; kendilerine sahip çýkanlarla, hakkýna sahip çýkanlar ile gasp edenlerin mukayesesini yapacaktýr.

CAFER GÜNEÞ (Kýrþehir) - Üç aylýk hükümet istemiyorlar...

ERSÝN TARANOÐLU (Devamla) - Refah Partisi-Doðru Yol Partisi Hükümetini açýkça itham ediyorum; siz, bölücülük yapýyorsunuz; bir elinizde Yetki Yasasý, bir elinizde Türk Bayraðý; memurun elindeki silahýn ateþ gücüne göre, bir kýsmýna zam veriyorsunuz, bir kýsmýna zam vermiyorsunuz!.. (ANAP sýralarýndan alkýþlar) Aslýnda, sizi, gensoruyla deðil, DGM'ye göndermek suretiyle düþürmek lazým!.. (RP sýralarýndan alkýþlar[!] gürültüler; "Gücün yetiyorsa yap, niye yapmýyorsun?" sesleri)

Yapacaðýz, merak etmeyin... (RP sýralarýndan "Nasýl yapacaksýn" sesleri, gürültüler)

CAFER GÜNEÞ (Kýrþehir) - Üç ay hükümette kalamadýnýz!

ERSÝN TARANOÐLU (Devamla) - Deðerli arkadaþlarým, bakýn, buralarda kroki filan gösteriyorsunuz; demokrasiyle idare edilen ülkelerde, bir ülkenin iyiye gittiðinin iþareti grafikler filan deðildir, burada, herkes, kendine göre bir grafik çizer. (RP sýralarýndan gürültüler)

CAFER GÜNEÞ (Kýrþehir) - Yüzde 5'e düþtünüz...

ERSÝN TARANOÐLU (Devamla) - Bakýn, demokrasilerde gösterge neresidir onu söyleyeceðim; demokrasiyle idare edilen ileri Batý ülkelerinin hepsinde cadde ve sokaklar araçlar içindir; kaldýrýmlar ve parklar insanlar içindir. Bir ülke düþünün ki, insanlarý kaldýrýmlarda deðil, sokaklarda, caddelerde yürüyorlarsa; park alanlarý ve meydanlar, mitingler için kullanýlýyor ve insanlar orada tatil yapamýyorlarsa; oralarda, polis, insanlarý copluyor, köpeklere ýsýrtýyorsa, o ülkede birþeyler oluyor demektir. Ýnsanlar niçin yürürler; demek ki, bir dertleri var; yöneticiler, dertlerini dinlemiyor. Bu insanlarýn bir sýkýntýsý var, anlatamayýnca, sokaklarý çare yeri olarak görüyorlar. Sokaklar çare yeri olunca, Baþbakanlýk ve bakanlýk koltuklarýnda rahat oturamazsýnýz; oturmakta ýsrar ederseniz, koltuklarýn demir yaylarý sizi rahatsýz eder.

CAFER GÜNEÞ (Kýrþehir) - Üç ay dayanamadýnýz, üç ay!...

ERSÝN TARANOÐLU (Devamla) - Bakýn deðerli arkadaþlarým, ben diyorum ki, Adalet Bakaný olarak, yandaþýnýzý hapishanede ziyarete gidene kadar, memurlarýmýzýn ayaðýna gitseydiniz...

CAFER GÜNEÞ (Kýrþehir) - Budapeþte'ye mi?!.

ERSÝN TARANOÐLU (Devamla) - Binlerce kilometre uzakta, çöl bedevisinin çadýrýna gidene kadar memurun yanýna gidebilseydiniz; Saddam'ýn ayaðýna gidene kadar, memurlarýn ayaðýna gidebilseydiniz. (ANAP sýralarýndan alkýþlar) Önce, yolsuzlukla itham edip, gelip, bu Mecliste "baðrýnýza taþ basýn; ama, bunlarý affedin" deyip, Erbakan Hocanýn emrini yerine getirinceye kadar, memurlara hoþgörüyle davransaydýnýz; koltuklarda bir dakika daha fazla oturabilmek için gösterdiðiniz hoþgörüyü memura gösterseydiniz; Hamas ve Hizbullah için verdiðiniz kavgayý keþke memurlar için verebilseydiniz!.. (ANAP sýralarýndan "Bravo" sesleri, alkýþlar)

ABDULKADÝR ÖNCEL (Þanlýurfa) - Biz verdik onlara...

ERSÝN TARANOÐLU (Devamla) - Ýsrail ile iki tane anlaþma yaptýnýz; hem de "yapmayacaðýz" diye diye; keþke memurla bir tane anlaþma yapsaydýnýz da, biz de sizi destekleseydik!..

Aç, açýkta, sefalet içerisinde, evine et götüremeyen memur, her hafta Kýzýlay Meydanýnda birþeyler söylüyor; ama, siz, kuþtüyü yataklarýnýzda rahat uyuyorsunuz. Hani, komþusu açken tok yatan bizden deðildi; uyumak yoktu, uyuyan bizden deðildi; öyleyse, siz bizden deðilsiniz!.. (ANAP sýralarýndan "Bravo" sesleri, alkýþlar, RP sýralarýndan "siz bizdensiniz" sesleri)

TEVHÝT KARAKAYA (Erzincan) - Siz kimdensiniz; komþuyu aç býrakan kimler?!..

ERSÝN TARANOÐLU (Devamla) - Deðerli arkadaþlarým, iktidara gelmeden önce "faiz kalkacak" diyen sizsiniz "mazota zam olmayacak" diyen sizsiniz "Çekiç Güç gidecek" diyen sizsiniz "gümrük birliði anlaþmasý sona erecek" diyen sizsiniz "vergi kalkacak" diyen sizsiniz...

METÝN PERLÝ (Kütahya) - Memurla ne alakasý var bunlarýn?!.

ERSÝN TARANOÐLU (Devamla) - "Özelleþtirmeye karþýyýz" diyen sizsiniz "para basma dönemi bitecek" deyip de, ocak ve þubat ayýnda Erbakan'ýn Merkez Bankasýna 200 trilyon lira para bastýrdýðý devir sizin devriniz. "Asgarî ücret vergidýþý kalacak" diyen sizsiniz "yolsuzluklarýn hesabý sorulacak" deyip, bu Mecliste affeden sizsiniz; Atatürk'e karþý çýkýp, iktidara geldikten sonra Atatürkçü kesilen sizsiniz; Ýsrail'e karþý çýkýp anlaþma imzalayan sizsiniz. Çok enteresandýr; biz iktidarda, siz muhalefette iken, turizm yatýrýmlarýna "fuhuþ yuvasý" deyip de, mübarek Ramazan Bayramýnda gidip o fuhuþ yuvalarýnda tatil yapan yine sizsiniz!.. (ANAP, DSP ve CHP sýralarýndan "Bravo" sesleri alkýþlar, RP sýralarýndan gürültüler)

Ya Ýktidarda ne yaptýnýz; aralýk ayýnda Meclisten yetki aldýnýz ve "memur ve emekliye, geçmiþ yýllara ait kayýplarýný ödeyeceðiz" dediniz; ama, aldýðýnýz bu yetkinin tersini yaptýnýz!..

CAFER GÜNEÞ (Kýrþehir) - Gelin, Hükümet kuralým.

ERSÝN TARANOÐLU (Devamla) - Siyasete yalaný ve yalancýlýðý siz soktunuz; çünkü, siz, her zaman, yapamayacaðýnýz iþe tevessül ederek, nifaka sebep oluyorsunuz; siz, siyasî munafýksýnýz... (RP sýralarýndan sýra kapaklarýna vurmalar, gürültüler)

TEMEL KARAMOLLAOÐLU (Sývas) - O lafýný geri al.

ABDULKADÝR ÖNCEL (Þanlýurfa) - Terbiyesiz!..

ERSÝN TARANOÐLU (Devamla) - Deðerli arkadaþlarým, bakýn, Türk siyasî hayatýnda saðcý-solcu ayýrýmýný yapan siz... (RP sýralarýndan sýra kapaklarýna vurmalar, gürültüler)

BAÞKAN - Sayýn Taranoðlu...

MEHMET ALÝ ÞAHÝN (Ýstanbul) - Lafýný geri al, terbiyesiz adam!..

ERSÝN TARANOÐLU (Devamla) - Türk-Kürt ayýrýmýný yapan siz... (Bir grup RP milletvekili kürsü önüne toplandý)

BAÞKAN -Sayýn Taranoðlu... Sayýn Taranoðlu...

ABDULKADÝR ÖNCEL (Þanlýurfa) - Sözünü geri al, terbiyesiz!..

MEHMET ALÝ ÞAHÝN (Ýstanbul) - Lafýný geri al!..

ERSÝN TARANOÐLU (Devamla) - Hiç burada baðýrmayýn; ben burada konuþacaðým, siz dinleyeceksiniz; çünkü, siz, siyasî munafýksýnýz...(RP sýralarýndan sýra kapaklarýna vurmalar, gürültüler)

BAÞKAN - Sayýn Taranoðlu, bir dakikanýzý rica ediyorum...

RAMAZAN YENÝDEDE (Denizli) - Utanmaz, terbiyeni takýn...

ABDULKADÝR ÖNCEL (Þanlýurfa) - Sözünü geri al, terbiyesiz... Terbiyeli ol... (Gürültüler)

BAÞKAN - Efendim, bir dakikanýzý rica edeyim...

TEMEL KARAMOLLAOÐLU (Sývas) - Sözünü geri alsýn.

VEYSEL CANDAN (Konya) - Sayýn Baþkan, sözünü geri alsýn.

BAÞKAN - Efendim, müsaade buyurun...

ABDULKADÝR ÖNCEL (Þanlýurfa) - Terbiyesiz adam! Terbiyeli ol!..

BAÞKAN - Sayýn Öncel, bana müsaade buyurun...

TEMEL KARAMOLLAOÐLU (Sývas) - O sözü geri al...

BAÞKAN - Sayýn Karamollaoðlu, bana müsaade buyurun efendim ...

RAMAZAN YENÝDEDE (Denizli) - Terbiyeni takýn...

BAÞKAN - Sayýn Yenidede...

MUHAMMET POLAT (Aydýn) - O sözü geri al, terbiyeli ol...

BAÞKAN - Sayýn milletvekilleri... (Gürültüler)

MUHAMMET POLAT (Aydýn) -Sözünü geri alsýn.

VEYSEL CANDAN (Konya) - Sözünü geri alsýn.

BAÞKAN - Efendim, ne söyleyeceðimi bilmiyorsunuz ki...

CEMALLETTÝN LAFÇI (Amasya) - Asýl siyasî munafýk sizsiniz.

BAÞKAN - Efendim, müsaade buyurun...

NURETTÝN AKTAÞ (Gaziantep) - Provokatörlük yapýyorsunuz... Provokatör olma...

BAÞKAN - Efendim, bana müsaade buyurun... (RP sýralarýndan gürlütüler)

Sayýn Taranoðlu...

CEMALETTÝN LAFÇI (Amasya) - Her zaman böyle yapýyorsunuz; asýl siyasî munafýk sizsiniz.

BAÞKAN - Efendim, müsaade buyurun... Sayýn hatibe uyarým var.

Sürenizi durdurdum efendim, süreniz çalýþmýyor.

Sayýn milletvekilleri, yerlerinize oturur musunuz... Sayýn milletvekilleri, lütfen... Yerlerinize oturunuz. (RP sýralarýndan gürültüler)

Sayýn milletvekilleri... Sayýn Aktaþ, müsaade buyurun efendim...

Sayýn Taranoðlu, kürsünün masuniyeti vardýr; her sayýn üye, bir baþkasýný yaralamadan, incitmeden, ülke yararýna her sözü söyleyebilir. Siz, daha konuþmanýzýn baþýnda, 2 sayýn grubun adýný da zikrederek -Doðru Yol Partisi Grubu ve Refah Partisi Grubu adlarýný zikrederek- ve sözden belki tam anlaþýlmaz diye açýkça da "itham ediyorum" diyerek, bölücülükle suçladýnýz; buna hakkýnýz yok. Bu yetmedi; þimdi "siyasî munafýk" sözünü kullandýnýz. Bu sözlerinizi lütfen geri alýn Sayýn Taranoðlu. (ANAP sýralarýndan gürültüler)

ERSÝN TARANOÐLU (Devamla) - Sayýn Baþkan...

Bir dakika, sayýn arkadaþlarým, ben kendi hakkýmý savunurum; merak etmeyin.

BAÞKAN - Buyurun efendim, süreniz baþladý.

ERSÝN TARANOÐLU (Devamla) - Yalnýz, cevapta süremi çalýþtýrmayýn.

BAÞKAN - Tabiî, çalýþýyor efendim; siz buyurun.

ERSÝN TARANOÐLU (Devamla) - Cevapta süremi çalýþtýrmayýn, sataþmaya cevap vereceðim.

BAÞKAN - Efendim, sebep sizsiniz; buyurun...

ERSÝN TARANOÐLU (Devamla) - Deðerli arkadaþlarým, munafýklýðýn iki tane alameti vardýr... (RP sýralarýndan gürültüler)

BAÞKAN - Siz bana munafýklýðý anlatmayýn; bu sözlerinizi geri alýn.

MUHAMMET POLAT (Aydýn) - Yorum yapma, sözünü geri al.

ERSÝN TARANOÐLU (Devamla) - Bir dakika efendim, ben derdimi anlatacaðým.

BAÞKAN - Sözünüzü geri alýn, sözünüzü keserim.

ERSÝN TARANOÐLU (Devamla) - Siz, sözümü kesmeyin.

Sayýn Baþkan, benim süremi durdurun; ben, sataþmayla ilgili cevap hakkýmý kullanacaðým ve arkadaþlarý aydýnlatacaðým. Benim süremi kullanamazsýnýz. (RP sýralarýndan gürültüler)

BAÞKAN - Sayýn Taranoðlu, beþ yýldýr yapmadýðým iþlemi yapmaya zorlamayýn beni; sözünüzü keserim.

ERSÝN TARANOÐLU (Devamla) - Sayýn Baþkan, süremi durdurun.

BAÞKAN - Lütfen; düzeltin... (ANAP sýralarýndan sýra kapaklarýna vurmalar, gürültüler)

Siz lütfen; sözünüzü düzeltin efendim.

ERSÝN TARANOÐLU (Devamla) - Sayýn Baþkan, bakýn 1,5 dakikamý bu gürültüyle harcadýnýz. (RP sýralarýndan gürültüler)

Deðerli arkadaþlarým, söyleyeceðim þudur; bakýn, böyle, baðýrarak çaðýrarak bir yere gelemezsiniz. Biz, Anamuhalefet Partisiyiz, bizi dinleyeceksiniz; burada baðýramazsýnýz!.. (ANAP sýralarýndan alkýþlar; RP sýralarýndan gürültüler, sýra kapaklarýna vurmalar)

BAÞKAN - Sayýn Taranoðlu... Sayýn Taranoðlu...

ERSÝN TARANOÐLU (Devamla) - Demokrasi, kavga deðildir; demokrasi, hoþgörüdür. Benden sonra, Hükümetiniz, çýkar, cevap verir... (RP sýralarýndan gürültüler)

BAÞKAN - Sayýn Taranoðlu... Sayýn Taranoðlu...

CEMALETTÝN LAFÇI (Amasya) - Hiç kimseye munafýk diyemezsin!..

ERSÝN TARANOÐLU (Devamla) - Bakýn, þimdi yerinize oturursanýz niye dediðimi anlatacaðým...

BAÞKAN - Sayýn Taranoðlu... Sayýn Taranoðlu...

ERSÝN TARANOÐLU (Devamla) - Yerlerine otursunlar!..

BAÞKAN - Efendim, þu bölücülük lafýnýzý geri alýn. Lütfen...

ERSÝN TARANOÐLU (Devamla) - Sayýn Baþkan, siz, görevinizi yapýn; Genel Kurulda sükûneti temin edin, ben konuþacaðým... (RP sýralarýndan gürültüler)

BAÞKAN - Efendim, benim görevim sükûneti saðlamak, temiz bir üslupla konuþmayý saðlamaktýr; bu benim görevim...

ERSÝN TARANOÐLU (Devamla) - Arkadaþlarý oturtun... Ben söyleyeceðim þimdi derdimi...

BAÞKAN - Efendim, söyleyin; buyurun...

ERSÝN TARANOÐLU (Devamla) - Deðerli arkadaþlarým...

BAÞKAN - Lütfen; sözünüzü geri alýnýz...

MUSTAFA CUMHUR ERSÜMER (Çanakkale) - Sayýn Baþkan...

BAÞKAN - Buyurun efendim.

MUSTAFA CUMHUR ERSÜMER (Çanakkale) - Lütfen... Burada, taraflý bir tutum izlemeyin...

BAÞKAN - Ýnsaf ediniz!..

MUSTAFA CUMHUR ERSÜMER (Çanakkale) - Açýk söylüyorum...

BAÞKAN - Ýnsaf ediniz!..

MUSTAFA CUMHUR ERSÜMER (Çanakkale) - Hayýr, hayýr; siz, sadece ikaz edersiniz...

BAÞKAN - Neyi efendim?!

MUSTAFA CUMHUR ERSÜMER (Çanakkale) - Þu, biraz önce...

BAÞKAN - Temiz üslupla konuþmayý nasýl saðlayacaðým ben?!

MUSTAFA CUMHUR ERSÜMER (Çanakkale) - Hayýr, siz, sözcüye baský yapýyorsunuz...

BAÞKAN - Efendim, nasýl saðlayacaðým ben temiz üslupla konuþmayý?!

MUSTAFA CUMHUR ERSÜMER (Çanakkale) - Baský yapýyorsunuz; baský yapamazsýnýz!

BAÞKAN - Hayýr efendim, ben...

MUSTAFA CUMHUR ERSÜMER (Çanakkale) - Baský yapmaya hakkýnýz yok...

BAÞKAN - Efendim, Tüzüðü okuyun; lütfen...

MUSTAFA CUMHUR ERSÜMER (Çanakkale) - Sadece ikaz edersiniz.

BAÞKAN - Siz, Grup Baþkanvekilisiniz, Tüzüðü okuyun...

Sayýn Taranoðlu; lütfen... Sözünüzü düzeltin efendim.

ERSÝN TARANOÐLU (Devamla) - Efendim, ben, muradýmý anlatacaðým; ama, müsaade etmiyorsunuz ki!..

BAÞKAN - Buyurun söyleyin...

ERSÝN TARANOÐLU (Devamla) - Bir taraftan Grubunuz, arka taraftan da siz; iki ateþ arasýnda, beni böyle taciz ediyorsunuz!..

BAÞKAN - Efendim, söyleyin... Söyleyin efendim...

ERSÝN TARANOÐLU (Devamla) - Söyleyeceðim.

Deðerli arkadaþlarým...

ÖMER EKÝNCÝ (Ankara) - Terbiyeli konuþ!..

ERSÝN TARANOÐLU (Devamla) - Müsaade buyurun...

BAÞKAN - Müsaade buyurun...

ERSÝN TARANOÐLU (Devamla) - Bakýn, ben kimseye hakaret etmedim. (RP sýralarýndan gürültüler) Hakaret etmedim; hayýr...

Halk, bugün, siyaset üzerinde iki þeyden þikâyet etmektedir: Biri, siyasetçinin yalancýlýðýndan; biri de, siyaset üzerindeki menfaat gölgesindendir. (ANAP sýralarýndan alkýþlar; RP sýralarýndan gürültüler) Ýþte, siyasetten yalaný ve haramý kaldýrmak, parti farký gözetmeksizin, hepimizin görevidir.

Munafýklýða gelince... Bakýn, üzerinize niye alýnýyorsunuz; baþka munafýklar da var; ben, sizi mi kastettim?! Munafýklýðýn alameti iki; biri, yalan söylemek; öbürü de, yapamayacaðý iþi vaat etmektir. (ANAP sýralarýndan "Bravo" sesleri, alkýþlar)

MURTAZA ÖZKANLI (Aksaray) - Bu, size yakýþmýyor!

ERSÝN TARANOÐLU (Devamla) - Sayýn Baþkan, benim kullandýðým "siz, yapamayacaðýz iþe tevessül ederek nifaka sebep oluyorsunuz" cümlesi Hekimoðlu Ýsmail'in sözüdür; bu söz bana ait deðildir. Kaynak istiyorsanýz da, Zaman Gazetesine gider, bakarsýnýz. Dolayýsýyla, bölücülük konusunda da açýk söylüyorum; siz, memurlarý, silahý olanlar, silahý olmayanlar, tanký olanlar, olmayanlar, coplananlar coplanmayanlar diye ayýrdýnýz. Zaten, gensoruyu da bunun için verdik. (ANAP, DSP sýralarýndan alkýþlar)

Deðerli arkadaþlarým, þimdi, bir þeye daha geleceðim. Sabredeceksiniz, demokrasinin özü sabýrdýr. Biz, sekiz sene burada iktidar olduk; siz, muhalefetteydiniz ortaðýnýzla beraber, ne davulcu býraktýnýz ne Asým býraktýnýz ne Zeynep býraktýnýz ne Jaguarcý býraktýnýz ve Türkiye'yi bu hale getirdiniz!.. 1991'in Türkiyesini verin bize...

ABDULLAH ÖRNEK (Yozgat) - Doðruyu söyle, doðruyu!..

ERSÝN TARANOÐLU (Devamla) - O iþ o kadar ucuz deðil; sizin yaptýðýnýz yanlýþlarý biz söyleyeceðiz; hem, ensenizde boza piþire piþire söyleyeceðiz. Öyle kolay deðil... (RP sýralarýndan gürültüler)

Deðerli arkadaþlarým, þimdi, bakýn, Sayýn Erbakan ne diyor...

METÝN PERLÝ (Kütahya) - Ensede boza piþirmek ne demek?!.

ERSÝN TARANOÐLU (Devamla) - Deðerli arkadaþlarým, bakýn, ne diyor Sayýn Erbakan; esas, gidin, ona çýkýþýn... 17 Nisan 1996 tarihinde "kimse alýnmasýn, gerçeði ifade etmek için söylüyorum; aslýnda, Türkiye'de iki tane meclis var; biri, bu Meclis, paryalar meclisi; bir de, hiç..."

CAFER GÜNEÞ (Kýrþehir) - Ne meclisi?..

ERSÝN TARANOÐLU (Devamla) - Paryalar meclisi, paryalar... (RP sýralarýndan "doðru" sesleri) Doðru mu?!. Bu Meclisten hemen istifa etmeniz lazým. Bu Meclis parya meclisi deðil... Bana, doðru diyemezsiniz. (ANAP sýralarýndan alkýþlar) "Ýkinci Meclis de lordlar meclisi" diyor.

Þimdi, bakýn, bu konuyu gündeme niye getirdim onu söyleyeceðim: Bir kere, bu Meclis parya meclisi deðil; bu Meclis, Türkiye Büyük Millet Meclisi. Ben ve Partim, büyük Türk Milletinin mensubuyuz ve büyük Türk Milletinin mensubu olmaktan da, bu Meclisin üyesi olmaktan da gurur duyuyoruz. (ANAP sýralarýndan alkýþlar) Paryanýn lügat manasýna bakýn, lügat manasý þudur: Hindistan'da kast dýþýnda olanlar; yani, her türlü haklardan yoksun olanlar... Ýþte, biz, bu meseleyi niye getirdik?!. Bakýn, siz, memuru ikiye böldünüz; kast içinde olanlar, kast dýþýnda olanlar diye.

Deðerli arkadaþlarým, Meclisi parya meclisi gören bu zihniyeti ikaz etmek için bu gensoruyu verdik. Onun, bu konuda duyarlý ortaðýný da sorumlu davranýþa davet ediyoruz. Bu ayýrýmý biz kabul edemeyiz; çünkü, bizim, ne devlet geleneðimizde ne Anayasamýzda ne de Osmanlýda böyle bir ayýrým yoktur; çünkü, biz, insanlarýmýzý, bir gözün diðerinden farký olmadýðý gibi, bir ve beraber kabul ederiz. Ýran'da, mollalar, Ayetullah ve halk ayýrýmý olabilir; Libya'da, Kaddafi adamlarý ve halk ayýrýmý olabilir; Suudi Arabistan'da, Kral ailesi ve halk ayýrýmý olabilir, komünist Rusya'da, Politbüro üyeleri ve yoldaþlar ayýrýmý olabilir; ama, Türkiye Cumhuriyeti hudutlarýnda hiçbir kimse arasýnda ayýrým olamaz.

Deðerli arkadaþlarým, Hükümet, 28 Aralýk günü bu yetkiyi almýþtýr. Ýki þey söylemiþtir "memur ve emeklilerin geçmiþ yýllardaki kayýplarýný gidermek; malî ve sosyal haklarýnda iyileþtirme..." Meclis, buna yetki vermiþtir; ama, uygulamayý yanlýþ yaptýnýz. Bunlardan bir tanesi, askerlere yüzde 42 ilave zam verdiniz. Emniyet mensuplarýnýn maaþlarýný deðil, tazminatlarýný yüzde 18 artýrdýnýz; yani, maaþlarýna yüzde 10 gibi bir ilave yaptýnýz. Buraya çýkýp da "efendim, daha zamanýmýz var" diye savunamazsýnýz. O zaman ben size sorarým; askerin maaþý hesaplanýrken onbeþ gün yetiyor da, gariban, diðer, silahsýz memurun maaþý hesaplanýrken üçbuçuk ay niye yetmedi diye... (ANAP sýralarýndan alkýþlar)

Deðerli arkadaþlarým, bakýn, Sayýn Millî Savunma Bakaný bu kanun üzerinde konuþmuþ "biz, bunu bütün memura vereceðiz. Biz, Hükümet olarak kendimizi baðlamýþ durumdayýz. Bizim, bunun dýþýnda bir tasarruf yapmamýz mümkün deðil" demiþ. Þimdi, baðýrýp çaðýracaðýnýza, benden sonra gelecek olan Hükümet temsilcisi burada þunu diyecek; ben de, bütün laflarýmý geri alacaðým: "Buradan, devletin baþý veya bakaný olarak ilan ediyorum; evet, 3 Nisan tarihine kadar 2 milyon memura, kanunda söylediði gibi, 1 milyon emeklisine, askere verdiðimiz gibi yüzde 42 zam vereceðimize, emniyet mensuplarýnýn zamlarýný yüzde 42'ye kadar iblað edeceðimize" diye söz verirler, biz gensorumuzda hayýr oyu vermeye hazýrýz; bu kadar açýk söylüyoruz. Bizim derdimiz üzüm yemek, baðcýyý dövmek deðil. (RP sýralarýndan gürültüler)

CENGÝZ ALTINKAYA (Aydýn) - Bakanýn sözüne inanma.

ERSÝN TARANOÐLU (Devamla) - Deðerli arkadaþlarým, bakýn, ben size, bazý þeyleri de okuyacaðým, ondan sonra sözlerime son vereceðim.

BAÞKAN - 2 dakikanýz var, toparlayýn; lütfen...

ERSÝN TARANOÐLU (Devamla) - Biliyorum...

Bu kitap, sizin ekonomik programýnýz; yedi aydýr unuttunuz, hatýrlayasýnýz, gözlerinizdeki hasret dinsin diye getirdim.

Bakýn, burada, ne diyorsunuz siz... (RP sýralarýndan "Anlar mýsýn ondan?" sesleri)

Ben anlarým tabiî de, siz kavrayamadýnýz...

"Batýl-hak anlayýþýna göre, kuvvet, çoðunluk; imtiyaz ve ayrýcalýk; menfaat ve çýkar esastýr ." Hak anlayýþýna göre beþ madde...

Þimdi, bakýn, askerî memurlara zam yaptýðýnýz zaman kuvveti esas almadýnýz mý; imtiyaz ve ayrýcalýk saðlamadýnýz mý; menfaat ve çýkar saðlamadýnýz mý? (RP sýralarýndan gürültüler)

Deðerli arkadaþlarým, bakýn, üç yýl sonra yine ayný noktaya geldik; paketler, tedbirler Türkiye'ye gidecek. Türkiye bir 5 Nisan kararlarý yaþadý... Bütün konuþmalarý burada... Sayýn Tansu Çiller de nasibini alacak; bakýn neler demiþ o zaman: "Size söz veriyorum, bugünler aþýlacaktýr; hep beraber aþacaðýz." 5 Temmuzda þunu demiþ: "Yeni ekonomik programýn baþarýsýndan bazýlarý endiþe ediyor -bizi katýyor- endiþe ve telaþlarýnda haklýdýrlar. Burada, entrikalarýna muvaffak olamazlarsa, ondan sonra halkýn güvenini ve beðenisini kazanmak için iþleri çok güçtür. Üç ay içerisinde nereye geldik; borç ödedik; hem eskinin borcunu hem þimdiki borcun anaparasýný, faizini. Kolay deðil, kendi yaðýmýzla kavrulduk. Yýllardýr açýk veren bütçeyi, bir miktar fazla bile verir hale getirdik. Enflasyon düþtü; bu ay ilk kez enflasyon sýfýr oldu. Mayýs ayýnda, ilk kez bütçe fazla verdi..."

(Mikrofon otomatik cihaz tarafýndan kapatýldý)

ERSÝN TARANOÐLU (Devamla) - 2 dakika hakkýmý kullanacaðým, ondan sonra...

BAÞKAN - Hakkýnýz diye bir þey yok efendim. Ben size 1 dakika süre veriyorum.

ERSÝN TARANOÐLU (Devamla) - Sayýn Baþkaným, tartýþma sýrasýnda en az 3 dakika hakkým gitti.

BAÞKAN - Efendim, ben, sürenizi durdurmuþtum.

Siz, bu süreyi kullanýn.

ERSÝN TARANOÐLU (Devamla) - Peki.

"Ýthalatla ihracat arasýndaki makas kapandý. Üç ay sonra vardýðýmýz nokta bu. 5 Nisan kararlarý Türkiye için bir dönüm noktasýdýr. Fukaralýk Anadolu'nun kaderi deðildir, halkýn kaderi deðildir. 1995 yýlý 1994'ten iyi olacak; 1996 1995'ten iyi olacak" ve 1997'e geldik; biz, hâlâ, memurumuzun durumunu tartýþýyoruz, iþçimizin durumunu tartýþýyoruz ve o zaman, esnaftan Net Aktif Vergisi aldýk, Malî Denge Vergisi aldýk, iþçiye sýfýr zam yaptýk, memura sýfýr zam yaptýk, bir sürü zam yaptýk, sonunda, bugün, memura maaþ veremez duruma geldik.

Deðerli arkadaþlarým, ben, sözlerimi burada toparlýyorum. Sayýn Baþkanýn iyi niyetini istismar etmek istemiyorum. (ANAP sýralarýndan "Ne iyi niyeti?!" sesleri) Sözlerimi toparlayacaðým.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafýndan kapatýldý)

ERSÝN TARANOÐLU (Devamla) - Sayýn Baþkaným, sözlerimi toparlamak için bana biraz daha müsaade edin.

BAÞKAN - Efendim, karþýdaki iyi niyete karþýlýk; buyurun.

ERSÝN TARANOÐLU (Devamla) - Sizin hoþgörünüze her zaman inandým efendim.

BAÞKAN - Teþekkür ediyorum.

ERSÝN TARANOÐLU (Devamla) - Bakýn, Sayýn Baþbakan Erbakan, bir kitabýnda ne diyor "memur maaþlarýndaki yeni katsayý tespit edildi" diyor.

Y.FEVZÝ ARICI (Ýçel) - Ýyi niyete bak!..

ERSÝN TARANOÐLU (Devamla) - Müsaade eder misiniz...

"Bu Hükümeti, aslýnda, Dünya Bankasý Genel Baþkan Yardýmcýsý Talwýtz kurdu" diyor. Ýlk olarak, bütün KÝT'leri özelleþtireceksiniz; þimdi yaptýðýnýz gibi.

Ýkinci olarak, memura, iþçiye az ücret vereceksiniz; þimdi yaptýðýnýz gibi. Getirip neyiniz varsa satacaksýnýz, dýþborç ödeyeceksiniz!..

Þimdi, ben, buradan diyorum ki, Tansu Hanýmýn Hükümetini Talwýtz kurmuþtu, acaba, bunu da Talwýtz mi kurdu; onun bu talimatlarýný mý yerine getiriyorsunuz?!.

Deðerli arkadaþlarým, sözlerimin sonu þu: Bu kadar gergin bir toplantýyý güzel bir hoþgörüyle bitirmek istiyorum.

Lüzumsuz, sunî gerginliklerden bahsediyorsunuz...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafýndan kapatýldý)

ERSÝN TARANOÐLU (Devamla) - Baðlýyorum sözlerimi efendim. (RP sýralarýndan "Yeter be!" sesleri)

BAÞKAN - Müsaade buyurun efendim.

Buyurun.

ERSÝN TARANOÐLU (Devamla) - Liderleri ziyaret edip, dostluk, kardeþlik, barýþ nutuklarý atýyorsunuz; sunî gerginliklerden þikâyet ediyorsunuz ve bunlarý medya ve bazý çevrelerin yarattýðýný iddia ediyorsunuz. Hükümet ile memur arasýndaki gerginliði biz mi yarattýk; medya mý yarattý?!.

Ben size þimdi diyorum ki, gelin, bu konuyu, bu Mecliste çözelim; gelin, bu konuyu burada çözelim; nüfusun 1/6'sýný; yani, 10 milyonu ilgilendiren konuyu, Mecliste, beraber çözelim. Halk þunu söylesin: "Benim milletvekillerim, benim Meclisimde, benim konumu, bir araya geldi, çözdü." Hem onlar sevinsin hem de Parlamentoya güven artsýn.

Yok, eðer, oylarýnýzla bunu engellerseniz, zararlý çýkacak olan sizsiniz ve demokrasi zararlý çýkacak. Ondan sonra da "Parlamentodan baþka yerde çare yoktur" laflarýný kimse ciddiye almaz; inandýrýcýlýðýný kaybeder. Meclis memura...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafýndan kapatýldý)

BAÞKAN - Sayýn Taranoðlu...

ERSÝN TARANOÐLU (Devamla) - Son cümle... Bir cümle...

BAÞKAN - Hangi cümle efendim?.. Buyurun efendim... Buyurun...

ERSÝN TARANOÐLU (Devamla) - Bir cümle efendim.

BAÞKAN - Efendim, üç defa uzattým... Müsaade buyurun... Üç defa uzattým Sayýn Taranoðlu.

ERSÝN TARANOÐLU (Devamla) - Ýki satýr... (RP sýralarýndan gürültüler)

BAÞKAN - Üç defa uzattým Sayýn Taranoðlu.

ERSÝN TARANOÐLU (Devamla) - Ýki satýr söyleyeceðim, ineceðim efendim.

BAÞKAN - Bir cümleyle... Lütfen... (RP sýralarýndan "yeter" sesleri)

ERSÝN TARANOÐLU (Devamla) - Bitiriyorum sözlerimi.

Deðerli arkadaþlarým, gelin, Meclisten özür dileyin; gelin, Parlamentodan özür dileyin; gelin, memurdan özür dileyin, bu iþi düzeltin.

Hepinize saygýlar sunuyorum. (ANAP sýralarýndan alkýþlar)

BAÞKAN - Teþekkür ediyorum Sayýn Taranoðlu.

V. - SATAÞMALARA ÝLÝÞKÝN KONUÞMALAR

1. - Sývas Milletvekili Temel Karamollaoðlu'nun, Sakarya Milletvekili Ersin Taranoðlu'nun partilerine sataþmasý nedeniyle konuþmasý

TEMEL KARAMOLLAOÐLU (Sývas) - Sayýn Baþkan...

BAÞKAN - Buyurun Sayýn Karamollaoðlu.

TEMEL KARAMOLLAOÐLU (Sývas) - Konuþmacýnýn partimize yönelik ithamlarý oldu; bir iki kelimeyle açýklamak istiyorum.

BAÞKAN -Aldým efendim.

Sayýn Gönül, zatý âliniz efendim?..

ALÝ RIZA GÖNÜL (Aydýn) - Sayýn Baþkan, Sayýn konuþmacýnýn...

BAÞKAN - Ayný istikamette mi?..

ALÝ RIZA GÖNÜL (Aydýn) - Evet efendim, ayný istikamette.

BAÞKAN - Ben zaten takip etmiþtim, kendisini de uyardým.

Sayýn Karamollaoðlu, programýmýz yüklü... Kýsa; 2 dakika... Zaten yeni bir sataþmaya fýrsat vermezsiniz; ama, Baþkanlýðýn âdeti... Bir endiþem olduðu için deðil, âdet olduðu için uyarýyorum; yeni bir sataþmaya sebebiyet vermeyelim.

Buyurun Sayýn Karamollaoðlu. (RP sýralarýndan alkýþlar)

TEMEL KARAMOLLAOÐLU (Sývas) - Sayýn Baþkan, kýymetli milletvekili arkadaþlarým; hepinizi saygýyla selamlýyorum.

Bugün, anayasal bir hak olan gensoru üzerinde görüþme yapýyoruz. Elbette, bir gensoru önergesi vermek, muhalefet partilerine mensup arkadaþlarýmýzýn hakkýdýr; hatta, vazifesidir. Elbette, muhalefet de, iktidar da bu kürsüye gelip, kendi görüþlerini dile getirme hakkýna sahiptir, tenkit etmek hakkýna sahiptir; ancak, biz, demokratik bir ülkede yaþýyoruz, parlamenter bir rejimle yönetiliyoruz, Parlamentoda yapýlacak olan konuþmalar da, Parlamentomuz tarafýndan kabul edilen Ýçtüzük hükümlerine göre yürütülmek mecburiyetindedir. Ben, sadece, Ýçtüzüðün 67 nci maddesini sizlere arz etmek istiyorum. Biraz önce konuþma yapan arkadaþýmýzýn üslubunu da, siz, lütfen, buna göre deðerlendirin.

Bakýn, 67 nci madde ne diyor: "Genel Kurulda kaba ve yaralayýcý sözler söyleyen kimseyi, Baþkan, derhal, temiz bir dille konuþmaya, buna raðmen temiz bir dil kullanmamakta ýsrar ederse kürsüden ayrýlmaya davet eder. Baþkan, gerekli görürse, o kimseyi o birleþimde salondan çýkartabilir."

Muhterem arkadaþlarým, elbette, sizin tenkitleriniz bazen bize acý gelebilir. Biz, arzu ederiz ki, sizin tenkitleriniz bize yol göstersin, ýþýk tutsun, alacaðýmýz kararlarda bize yararlý olsun; ancak, burada, Hükümeti oluþturan partileri bölücülükle itham etmek, bu Meclisin mehabetine ve burada konuþan milletvekili arkadaþlarýmýza yakýþmaz! Siyasete yalan sokmak... Biz, yalan söylemeyiz. (RP sýralarýndan alkýþlar, ANAP, DSP ve CHP sýralarýndan "Ooo" sesleri, alkýþlar [!]) Hiçbir zaman... Biz, dürüstlüðü þiar edinen bir partinin mensuplarýyýz. Bu konuda, sizlerin, eðer gerekirse, birtakým konularý dile getirmek mümkün; ama, ben, burada, daha fazla söz söylemek istemiyorum; nelerin söylendiðini de, elbette, bizim Meclisimiz, bizim milletimiz biliyor. Münafýklýk ise, en adi bir tavýrdýr.

MUSTAFA RÜÞTÜ TAÞAR (Gaziantep) - Ali Kalkancý ne oldu, Ali Kalkancý!..

TEMEL KARAMOLLAOÐLU (Devamla) - Muhterem arkadaþlarým, herkes sözüne dikkat etmek mecburiyetindedir. Burada, espri yapýlabilir, yeri gelir bir konuyu takdim edebilmek için güzel, latif bir üslupla tenkit de edilebilir; ama, insanlarý, partileri, büyük gruplarý kimse itham etmeye mecbur deðildir. (CHP sýralarýndan "yeter artýk" sesleri) Yetip yetmeyeceðine de, bana verilen bu müsaadeye göre, býrakýn, Sayýn Baþkan karar versin.

Muhterem arkadaþlarým, geçmiþte yapýlan bütün yanlýþlýklarý... Milletvekili arkadaþlarýmýz da, burada, bazen, heyecana kapýlýp, hakikaten yanlýþ ifadeler kullanmýþlardýr; arkasýndan düzeltmiþler ve Büyük Millet Meclisinden özür dilemiþlerdir.

Þu ortamda arkadaþlarýmdan istediðim tek þey þu: Tenkitlerinizi, ne kadar acý olursa olsun, yapýn; ancak, lütfen, bu Meclisin mehabetine yakýþmayan, sizlere de yakýþmayan, oy aldýðýnýz tabanýn kesinlikle tepkisini çekecek ifadelerden kaçýnýn...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafýndan kapatýldý)

BAÞKAN - Sayýn Karamollaoðlu...

TEMEL KARAMOLLAOÐLU (Devamla) - O zaman buraya huzur gelir; o zaman, demokrasiyi elbirliðiyle içimize sindirerek, daha iyi yaþarýz.

Diðer konulara girmiyorum; çünkü, mutlaka, Hükümete mensup olan arkadaþlarýmýz gerekli açýklamalarý yapacaklar, cevaplarý vereceklerdir.

Hepinize saygýlar sunuyorum. (RP sýralarýndan alkýþlar)

BAÞKAN - Sayýn Karamollaoðlu, teþekkür ediyorum.

2. - Aydýn Milletvekili Ali Rýza Gönül'ün, Sakarya Milletvekili Ersin Taranoðlu'nun partilerine sataþmasý nedeniyle konuþmasý

BAÞKAN - Sayýn Gönül, buyurun efendim. (DYP sýralarýndan alkýþlar)

Sayýn Gönül, sýrf, itham, grubun üzerinde kalmasýn diye size söz verdim... 2 dakikada... Rica edeyim...

ALÝ RIZA GÖNÜL (Aydýn) - Sayýn Baþkan, çok deðerli milletvekilleri; Yüce Heyetinizi saygýyla selamlýyorum.

Üzülerek ifade edeyim ki, bir konuþmacý arkadaþýmýz, biraz evvel, bu kürsüden, bizleri izleyen yüce milletimizin önünde, siyasî partilerimizi, yani Doðru Yol Partisi ve Refah Partisi mensuplarýný hedef alarak, gayet aðýr, tahkir ve tezyif edici kelimeler ve cümleler sarf etmiþtir. (ANAP sýralarýndan "doðru söyledi" sesleri)

Eðer, siz, doðru söylemiþtir diyorsanýz, þahsen ben, üzüntülerimi, Yüce Heyetinizin ve milletimizin önünde, tekrar ifade etmek zorunda kalacaðým.

MEMDUH BÜYÜKKILIÇ (Kayseri) - Kötü söz sahibine aittir.

ALÝ RIZA GÖNÜL (Devamla) - Bu kürsünün masuniyetine sýðýnarak, hiçbir üyenin, bir baþka üye veya siyasî parti grubunu küçük düþürmeye, tahkir ve tezyif etmeye hakký ve salahiyeti yoktur. (DYP ve RP sýralarýndan alkýþlar) Demokrat olmayý kendi içine sindirdiðini ifade eden bir sözcünün, demokrasi dersi vermeye kalkan bir sözcünün, konuþmasýnda "sizin gideceðiniz yer devlet güvenlik mahkemeleri olmalýdýr" dememesi gerekir ve bunu da diyemez! (DYP ve RP sýralarýndan alkýþlar) Siz, hem hoþgörüden bahsedeceksiniz hem demokrasiden bahsedeceksiniz, bu kürsüden, demokrasinin ilkelerini savunduðunuzu söyleyeceksiniz, sonra da dönüp, asýl, bölücülükle itham edilebileceðiniz kelimeleri...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafýndan kapatýldý)

BAÞKAN - Buyurun efendim.

ALÝ RIZA GÖNÜL (Devamla) - ... sorumsuzca, bu kürsüden söyleyeceksiniz... Bunu anlamak mümkün deðil; ama, ben, þunu ifade etmek istiyorum: Sayýn sözcüden, ne benim ne benim partimin grubunun ve sözcülerinin öðreneceði hiçbir þey yoktur; çünkü, biz, 60 ihtilalini, 71 muhtýrasýný, 80 ihtilalini görmüþ bir misyonun devamýyýz (ANAP sýralarýndan gürültüler) sizin gibi ihtilal ürünü deðiliz! (ANAP sýralarýndan gürültüler)

Saygýlar sunarým. (DYP ve RP sýralarýndan "Bravo" sesleri, alkýþlar; ANAP sýralarýndan gürültüler, sýra kapaklarýna vurmalar)

3. - Kastamonu Milletvekili Murat Baþesgioðlu'nun, Sývas Milletvekili Temel Karamollaoðlu'nun partilerine sataþmasý nedeniyle konuþmasý

MURAT BAÞESGÝOÐLU (Kastamonu) - Sayýn Baþkan...

BAÞKAN - Buyurun efendim.

MURAT BAÞESGÝOÐLU (Kastamonu) - Sayýn Baþkan, DYP Grup Baþkanvekili Sayýn Gönül baþlangýçta çok güzel konuþtu, son cümlesine kadar... Son cümlesinde, Grubumuzu "ihtilalin ürünü" olmakla suçladý. Demokrasiye yakýþmayan, bu Parlamento çatýsý altýnda sarf edilmemesi gereken bir sözdür. Müsaade ederseniz, yeni bir sataþmaya meydan vermemek kaydýyla bu konuya cevap vermek istiyorum.

BAÞKAN - Efendim, oradan ifade ettiniz. (ANAP sýralarýndan gürültüler, sýra kapaklarýna vurmalar) Müsaade buyurun... Müsaade buyurun... Öyle yok... Talep gelir, dinlerim; talep gelir, deðerlendiririm; öyle yok...

YUSUF SELAHATTÝN BEYRÝBEY (Kars) - Adalet var, adalet...

YAÞAR OKUYAN (Yalova) - Oradan hakaret ediyor partiye! Kürsüye çýkýp, cevap verecek!

MURAT BAÞESGÝOÐLU (Kastamonu) - Sayýn Baþkan, yeni bir sataþmaya meydan vermemek kaydýyla, kürsüden cevap vermek istiyorum.

BAÞKAN - Efendim, yeni bir sataþmaya fýrsat vermemek üzere, size 2 dakika süreyle söz veriyorum. Lütfen...

Sayýn Taranoðlu, zannediyorum, epeyce rahatsýnýz...

ERSÝN TARANOÐLU (Sakarya) - Evet.

BAÞKAN - Buyurun Sayýn Baþesgioðlu.

Efendim, çok rica ediyorum... Günün bu saatine geldik; yani, gereksiz yere zaman öldürüyoruz... Rica ediyorum... 2 dakika... Lütfen...

MURAT BAÞESGÝOÐLU (Kastamonu) - Sayýn Baþkan, söz hakký tanýdýðýnýz için teþekkür ederim.

Sayýn Baþkan, deðerli milletvekilleri; gerçekten, gensoru gibi, denetim hakkýnýn yoðun bir þekilde kullanýldýðý bir görüþmeyi Yüce Mecliste birlikte yapýyoruz.

Burada, sataþma nedeniyle söz alan ve Grubumuza mensup deðerli arkadaþýmýzýn konuþmalarýný tenkit ederek söze baþlayan Doðru Yol Partisi Sayýn Grup Baþkanvekili, baþlangýçta, demokratlýk ve demokrasi dersi verdi; ama, konuþmasýnýn en sonunda, kendisine ve Grubuna yakýþtýramadýðýmýz bir üslupla, Anavatan Partisini, ihtilal ürünü olarak itham etti. (RP sýralarýndan "doðru" sesleri)

Deðerli milletvekilleri, bunun için aslýnda, bu Parlamento çatýsý altýnda, hiçbir milletvekilinin "doðru" diye sesini yükseltmesi, yerinde bir davranýþ deðildir. Anavatan Partisi, 1983 yýlýndan bu tarafa, sayýsýz milletvekili genel seçimine girmiþtir, mahallî yerel seçimlere girmiþtir ve bu halkýn desteðiyle, bütün muarýzlarýnýn ayak oyunlarýna raðmen, bugün, bu Parlamento çatýsý altýnda temsil edilmektedir. Anavatan Partisini ihtilal fikirleriyle özdeþleþtirmek, aradan geçen bu kadar zaman sonra, hiç mümkün deðildir.

Biz, Anavatan Partisi olarak, aslýnda, Türkiye'de, uzlaþmayý, hoþgörüyü, demokrasiyi savunarak geldik. Eðer, bugün, Refah Partisi ile Doðru Yol Partisi bir hükümet kurabildiyse, bunda Anavatan Partisinin payý büyüktür.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafýndan kapatýldý.)

BAÞKAN - Sayýn Baþesgioðlu, lütfen... Son cümlenizi...

MURAT BAÞESGÝOÐLU (Devamla) - Deðerli Refah Partililer, Doðru Yol Partisi sizinle görüþmeye yanaþmazken, Anavatan Partisi sizinle hükümet müzakeresi yapýyordu. Bugün, ülkede, devletin tepesinde sivil bir cumhurbaþkaný oturuyorsa, bu, Anavatan Partisinin eseridir. Anavatan Partisi, iktidarda bulunduðu süre içerisinde, toplumumuza hoþgörüyü, uzlaþmayý yerleþtiren bir parti olmuþtur. Ne zaman ki, Anavatan Partisi, ülke yönetiminden uzaklaþmýþtýr; ülkede, bugün, birlik, beraberlik ve hoþgörü ortamý bozulmuþtur. Aslýnda, sizin yaþadýðýnýz sýkýntý, bu hoþgörünün, bu birliðin, bu beraberliðin bozulmasýdýr.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafýndan kapatýldý.)

BAÞKAN - Sayýn Baþesgioðlu, bunu bir bitirin artýk.

MURAT BAÞESGÝOÐLU (Devamla) - Peki Sayýn Baþkaným.

Deðerli milletvekilleri, biz, Anavatan Partisi olarak, demokrasi sýnavýný vermiþ bir partiyiz. Anavatan Partisi, hiçbir zaman bir ihtilal ürünü deðildir; ama, burada, Anavatan Partisine "Anavatan Partisi ihtilal ürünüdür" diyenler, ihtilal, esas sizin eserinizdir; bunu bir vicdan muhasebesiyle, kendi vicdanýnýzla baþbaþa kalýp yapmak zorundasýnýz; bunu, her zaman, her fýrsatta, bu kürsüde, açýk ve seçik þekilde ifade etmeye hazýrýz.

Hepinize saygýlar sunarým. (ANAP sýralarýndan alkýþlar)

BAÞKAN - Sayýn Baþesgioðlu, teþekkür ediyorum.

IV. - GENSORU, GENEL GÖRÜÞME, MECLÝS SORUÞTURMASI

VE MECLÝS ARAÞTIRMASI (Devam)

A) ÖNGÖRÜÞMELER (Devam)

1. - Samsun Milletvekili Biltekin Özdemir ve 41 arkadaþýnýn, 4214 sayýlý Yetki Kanununu kötüye kullanmak suretiyle kamu personelinin ücret rejimiyle ilgili yanlýþ ve adaletsiz politikalar izledikleri iddiasýyla Bakanlar Kurulu üyeleri hakkýnda gensoru açýlmasýna iliþkin önergesi (11/10) (Devam)

BAÞKAN - Sayýn milletvekilleri, gruplar ve önerge sahibinin görüþmeleri tamamlanmýþtýr.

Hükümet adýna, Maliye Bakaný Sayýn Abdüllatif Þener.

Sayýn Þener, buyurun. (RP sýralarýndan alkýþlar)

MALÝYE BAKANI ABDÜLLATÝF ÞENER (Sývas) - Sayýn Baþkan, deðerli milletvekilleri; Sayýn Özdemir ve 41 arkadaþýnýn vermiþ olduðu gensoru önergesi üzerinde Hükümet adýna söz almýþ bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Heyetinizi saygýyla selamlýyorum.

Gensoru, ciddî bir müessesedir; ancak, Anavatan Partili deðerli arkadaþlarýmýn, bu müesseseyi, gensoru metninde yer alan ifadelerle, iddialarla takdim etmiþ olmalarý, bu müessesenin gereken ciddiyet içerisinde kullanýlmadýðýný hemen göstermektedir ve ifade etmektedir.

Gensoru, bir bakan veya hükümetin icraatý üzerine verilir; ancak, bu gensoru, Hükümetin icraatý üzerine deðil, âdeta, gensoruyu veren Anavatan Partili arkadaþlarýmýn varsayýmlarýna dayanmaktadýr. Önce, bazý varsayýmlar belirlemiþler, bu varsayýmlarý önlerine koymuþlar ve arkasýndan, bu varsayýmlarý, kendi kendilerine tenkit etmeye baþlamýþlardýr.

Bazý spor dallarýnda ilginç kavramlar vardýr. Karate sporunda kullanýlan ve kata denilen bir kavram var. Bu gensorunun içeriði, âdeta bu kavramla özdeþleþiyor. Kata, hayalî rakibe karþý dövüþ tekniði uygulamak demektir. (RP sýralarýndan alkýþlar) Bir karateci çýkar, karþýsýnda hiçbir rakip bulunmadýðý halde, saða sola hamleler yapar; buna kata denir. Bu gensoru metni de ciddî bir þekilde incelendiði takdirde, hemen hissediliyor; deðerli arkadaþlarýmýz önce sýralamýþlar kendi varsayýmlarýný ve arkasýndan, eleþtiri getirmeye, bunu bir gensoru vesilesi haline getirmeye çalýþmýþlardýr. Biraz önce, Anavatan Partisi adýna söz alan sayýn milletvekili de, bu kürsüde, ayný üslupla konuþmalarýna devam etmiþ; kendi varsayýmlarýyla, el kol hamleleriyle ve yüksek sesle, nezakete, nezahete uygun olmayan ifadelerle, bu gensoru metnini savunmaya kalkmýþtýr.

Bu gensoru, bu anlamda, Hükümetin icraatlarýný hedef almamaktadýr; Anamuhalefet Partisinin kendi varsayýmlarýný hedef almaktadýr. Gensoru, Türkiye Büyük Millet Meclisinin denetim yollarýndan biridir; düþürücü bir özelliðe sahiptir; ancak, verilmiþ olan bu gensoru, Hükümetin icraatlarýna deðil, Anavatan Partisinin varsayýmlarýna yönelmiþtir ve bu, sanki muhalefete ait varsayýmlarýn denetimiyle ilgili bir gensoru, bir metin hüviyetine kavuþmuþtur.

Görünen odur ki, bu gensoru, iktidar olmayan, bu yanlýþ politikalarla olmasý da mümkün bulunmayan Anavatan Partisinin bizzat kendisini muhalefetten düþürmeye yönelmiþtir. Bu ülke hepimizindir. Ciddî bir muhalefet, muhalefet partilerinin ve sözcülerinin görevidir; ama, bu ciddiyet, gerek metinlerde ve gerekse kürsüde sürdürülmezse, bu halk, bu millet, muhalefet görevini de sürdüremeyen siyasî partileri, sonunda, tamamýyla, sandýkta siler. (RP sýralarýndan alkýþlar)

Metinde ne deniliyor; "hizmet sýnýflarý arasýnda, ayný sýnýf içinde ayýrým yapýldý" deniliyor, "yapay ve dikey dengeler bozuldu" deniliyor...

BÝLTEKÝN ÖZDEMÝR (Samsun) - Hepsi doðru.

MALÝYE BAKANI ABDÜLLATÝF ÞENER (Devamla) - "Enflasyonun etkileri düþünülmedi" deniliyor, "Hükümet üyeleri farklý þeyler söylediler, sözlerini tutmadýlar" deniliyor...

BÝLTEKÝN ÖZDEMÝR (Samsun) - Hepsi sabit.

MALÝYE BAKANI ABDÜLLATÝF ÞENER (Devamla) - "Haksýzlýk ve adaletsizlik yapýlmýþtýr" deniliyor; ama, gensoruda belirtilen bu ifadelerin hiçbiri, Hükümetin yaptýðýný ve yapmakta olduklarýný göstermiyor.

BÝLTEKÝN ÖZDEMÝR (Samsun) - Biraz noksan anlatmýþýz.

MALÝYE BAKANI ABDÜLLATÝF ÞENER (Devamla) - Sadece ve sadece Anavatan Partili arkadaþlarýmýzýn kendi varsayýmlarýný göstermektedir.

Hükümet, 4214 sayýlý Yetki Kanunuyla, kamu çalýþanlarýnýn malî ve sosyal haklarýnda iyileþtirme yapma konusunda yetki almýþtýr. Bu yetkiye dayanýlarak kanun hükmünde kararnamelerle yapýlacaktýr. Yetki süresi dört aydýr; üç ayý geçmiþtir ve önümüzde bir aylýk süre bulunmaktadýr.

54 üncü Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin, kamu çalýþanlarýnýn ve emeklilerin sosyal ve malî haklarýnda yapacaðý düzenlemelerle ilgili yetki süresi dolmadýðýna göre, ifade edilenlerin hepsi, tamamýyla varsayýmdan ibarettir. Kendisinin önüne koyduðu, sonra hamlelerin yapýldýðý bir varsayým âdeta.

Bu durumda, süre dolmadýðýna göre, nasýl oluyorda Hükümet sözünü tutmamýþ oluyor; nasýl oluyor da yatay ve dikey dengeler bozulmuþ oluyor; anlayabilmek mümkün deðil.

Anavatan Partili deðerli arkadaþlarým "üç ay kadar bir süre geçti, bu süre uzun deðil mi? Üç ayda bu iþi halletmeniz, yapacaklarýnýzý yapmanýz gerekmez miydi?" diyebilirler; ama, bunu demeye Anavatan Partili arkadaþlarýmýn kendi iktidarlarý açýsýndan haklarý vardýr; çünkü, kendi iktidar dönemleri hiçbir zaman üç ayý geçmiyor. (RP sýralarýndan "Bravo" sesleri, alkýþlar)

YAÞAR OKUYAN (Yalova) - Maliye Bakaný olarak ne kadar bilimsel konuþuyorsun; bravo (!)

MALÝYE BAKANI ABDÜLLATÝF ÞENER (Devamla) - Ama, bu Hükümet, 54 üncü Türkiye Cumhuriyeti Hükümetidir, çalýþanlarý, üretenleri desteklemek üzere kurulmuþ bir iktidardýr, bir hükümettir ve bu Hükümet, birinci öncelik olarak siyasî istikrarý belirlemiþtir; Türkiye'de siyasî istikrar saðlanmadan hiçbir sorunun çözülmeyeceðini bilen bir iktidardýr; uzun vadeli, uzun soluklu bir hükümettir, bir iktidardýr; yetki süresi de dolmamýþtýr. Yetki süresi içerisinde, kamu çalýþanlarýna, mümkün olan en yüksek ücreti, maaþ artýþýný saðlayacaktýr.

Özlük haklarýnýn iyileþtirilmesiyle ilgili olarak, þu ana kadar, çok sayýda yetki kanunu ve kanun hükmünde kararname çýkarýlmýþtýr. 1972 yýlýndan itibaren 12 adet yetki kanunu ve 86 adet de kanun hükmünde kararname çýkarýlmýþtýr. Dikkatinizi çekiyorum; bu yetki kanunlarýnýn hiçbirinin süresi dört ay veya dört aydan daha az deðildir. Anavatan Partisinin iktidar olduðu dönemlerde de, diðer siyasî partilerin iktidar olduðu dönemlerde de yetki kanunlarý çýkarýlmýþtýr; bu yetkiler iki yýllýðýna alýnmýþtýr, bir yýllýðýna alýnmýþtýr, süresi sekiz ay olan yetki kanunlarý vardýr; ama, 1972'den bugüne kadar, dört ay gibi kýsa bir süre yetki alan tek hükümet, 54 üncü Türkiye Cumhuriyeti Hükümetidir. (RP sýralarýndan alkýþlar) Almýþ olduðu yetki süresi -daha önceki hükümetlerin cesaret edemediði- dört ay gibi kýsa bir süredir. Bu kýsa süre dolmadan, hemen, eleþtiriler ve tenkitler, arkasýndan gensorular, gerçekten, muhalefetin, muhalefet görevini ciddiyetle ve aðýrbaþlýlýkla götürmediðini göstermektedir.

YÜKSEL YALOVA (Aydýn) - Ayýp oluyor...

MALÝYE BAKANI ABDÜLLATÝF ÞENER (Devamla) - Ýki örnek vereceðim:

24.4.1984 tarihinde, Anavatan Partisi döneminde, 2999 sayýlý Yetki Kanunu çýkarýlmýþtýr ve bu yetki kanunun süresi sekiz aydýr, ilk düzenlemeyi ancak iki ay sonra yapabilmiþtir; ikinci ve üçüncü kanun hükmünde kararnameleri ise yedi ve sekiz ay sonra çýkarmýþtýr.

Daha sonra, 1986 yýlýnda, 3268 sayýlý Kanunla, Anavatan Partisi Ýktidarý iki yýllýðýna yetki almýþtýr. Ýki yýllýk bu yetki süresi içerisindeki ilk düzenlemeyi ancak altý ay sonra yapabilmiþtir; 260 sayýlý Kanun Hükmünde Kararnameyle, sadece, üniversite dönersermaye saymanlýklarýndan ödemeyle ilgili bir düzenleme yapmýþtýr. Ýkinci düzenlemeyi sekiz ay sonra -eðitim ve öðretim kesimiyle ilgili- üçüncü düzenlemesini dokuz ay sonra, daha sonra, dördüncü, beþinci düzenlemelerini on ay sonra, altýncý düzenlemeyi ondört ay sonra, yedinci düzenlemeyi onsekiz ay sonra, sekizinci kanun hükmünde kararnameyi ondokuz ay sonra ve sonraki kararnameyi ancak yirmibir ay sonra çýkarabilmiþtir. Bu çok sayýdaki kanun hükmünde kararnameye raðmen yapabileceði düzenlemeleri tamamlayamamýþ ve iki yýllýk süre Anavatan Partisi Ýktidarýna yetmemiþ; iki yýllýk bu sürenin uzatýlmasý için tekrar Meclisten yetki istemiþ, 3347 sayýlý Yetki Kanununu çýkarmýþ ve süreyi 1988'in sonuna kadar uzatmýþtýr. 1988'in sonuna kadar uzatýlan bu sürede de, yine, tekrar, yeni düzenlemeler yapýlmýþtýr. Sýralamak istemiyorum, onuncu, onbirinci, onikinci, onaltýncý diye gidiyor; fakat, bu süre de dolmuþ; süre dolduðu halde, Sayýn Anavatan Partisi Ýktidarý mensuplarý -kabine üyeleri- halen, yapacaðý düzenlemeleri, iyileþtirmeleri, ücret artýþlarýný tamamlayamamýþ olacaklar ki, Meclise müracaat etmiþler, bu Yetki Kanununun süresini tekrar uzatma talebinde bulunmuþlar, ikinci uzatmayý da 3479 sayýlý Kanunla yapmýþlar ve tekrar iki yýllýk süre istemiþlerdir. Bu iki yýllýk...

MURAT BAÞESGÝOÐLU (Kastamonu) - Bunu beþinci defa söylüyorsunuz Sayýn Bakan...

MALÝYE BAKANI ABDÜLLATÝF ÞENER (Devamla) - Ýkinci uzatma süresi bu; önce söylediðim birinci uzatmasýydý, þimdi ikinci uzatmadýr ve 32 tane kanun hükmünde kararname çýkarmýþsýnýz.

MURAT BAÞESGÝOÐLU (kastamonu) - Yetki Kanununu görüþürken de söylemiþtiniz...

BÝLTEKÝN ÖZDEMÝR (Samsun) - Sayýn Bakan, okumadan mý geliyorsunuz...

MALÝYE BAKANI ABDÜLLATÝF ÞENER (Devamla) - 32 kez, kamu çalýþanlarýnýn özlük haklarýnda deðiþiklik yapmýþsýnýz ve maalesef, bu deðiþiklikler devam ederken, yeni yeni kanun hükmünde kararnameler çýkarýlýrken, nihayet, Anayasa Mahkemesi olaya dur demiþ ve bu Yetki Kanununu iptal etmiþtir; fakat, arkasýndan, Anavatan Partisi, tekrar, yeni bir yetki kanunu tasarýsýyla Türkiye Büyük Millet Meclisine müracaat etmiþ, 3755 sayýlý Yetki Kanununu çýkarmýþ, bu Yetki Kanununa istinaden de tekrar 2 kanun hükmünde kararname çýkarmýþtýr; fakat, bu 2 kanun hükmünde kararnameyi Anavatan Partili arkadaþlarýmýn da beðenmemiþ olduðu açýktýr. Gensoru metnine ekli raporunuzda aynen þu cümleler yer almaktadýr: "Personel rejiminde, 1990'lý yýllarýn baþýndan itibaren bozulma ve yozlaþma ortaya çýkmýþtýr."

BÝLTEKÝN ÖZDEMÝR (Samsun) - O, 1992'dir...

MALÝYE BAKANI ABDÜLLATÝF ÞENER (Devamla) - 1990'dýr... Önünüzdeki metni okuyun...

Demek ki "1.1.1990 tarihinden itibaren personel rejiminde bozulma ve çözülme baþlamýþtýr" ifadesi, bu gensoruyu veren arkadaþlarýmýzýn ifadesidir ve bu gensoruya ekli raporda, kendilerinin takdim ettiði bir cümledir. Onun için diyorum ki, bu gensoru, doðrudan doðruya Anavatan Partili arkadaþlarýmýzýn kendi varsayýmlarýna dayanan, kendi kabullerine karþý geliþtirmiþ olduðu hamlelerin, salvolarýn bir neticesidir, bir ürünüdür; burada yer alan bütün tenkitler de, aslýna bakarsanýz, kendi dönemlerinin icraatlarýyla ilgili olarak yapýlmýþ olan tenkitler ve eleþtirilerdir.

Özet olarak belirtmek gerekirse, Anavatan Partili sayýn arkadaþlarýmýzýn telaþý, aslýnda, kamu görevlilerinin maaþlarýnda iyileþtirme yapýlmayacaðý deðildir. Bu iyileþtirmenin yapýlacaðýný kendileri de biliyorlar. Hükümetin, Yetki Kanunundan dolayý bir aylýk süresi vardýr; bu süreyi en iyi þekilde kullanmýþ olarak yetki süresini tamamlayacaðýndan da emindirler. Ancak, asýl telaþ, asýl endiþe, bu Ýktidarýn, kendi dönemlerinde bozmuþ olduklarý kamu personel rejimiyle ilgili, ücret dengesizlikleriyle ilgili iyileþtirme yapacaðý telaþýdýr ve endiþesidir. (RP sýralarýndan alkýþlar)

BÝLTEKÝN ÖZDEMÝR (Samsun) - Sayýn Bakan, söylediklerinize inanýyor musunuz?..

MALÝYE BAKANI ABDÜLLATÝF ÞENER (Devamla) - Personel rejimi, kendilerinin de ifade ettiði gibi, Anavatan Partisi iktidarlarý döneminde bozulmuþtur. Personel rejimiyle ilgili yetki kanunlarýnda en kýsa süre altý ay olduðu halde -kendileri, iki yýllýk, hatta dört yýl dokuz aylýk bir yetki dönemi kullandýklarý halde- dört aylýk bir yetki süresinin sonunu beklememeleri, gerçekten ilginçtir.

Üç aydýr niye düzeltmediniz iddiasý, ciddiye alýnabilecek bir durum, bir tavýr deðildir.

Dengeleri bozdunuz iddiasý, samimî deðildir. Dengelerin bozulduðu yýllar, kendi iktidar dönemleridir, kendi iktidar yýllarýdýr.

Üstelik "bu Ýktidar, bu basit düzenlemeleri, uzun çalýþmayý gerektiriyormuþ gibi takdim ediyor" sözünün, kendi uygulama dönemleri, dört yýl dokuz ayý bulan yetki dönemleri hatýrlanacak olursa, gensoru metnindeki bu ifadelerin ciddiye alýnmayacaðý açýktýr.

BÝLTEKÝN ÖZDEMÝR (Samsun) - Kararnamelerinizi okumamýþsýnýz Sayýn Bakan...

MALÝYE BAKANI ABDÜLLATÝF ÞENER (Devamla) - "Çalýþanlar üzerinde nüfuz kullanýlmýþtýr" ifadesi de, yine, Anavatan Partisi Ýktidarý yýllarýnýn kendilerine hatýrlattýðý bazý uygulamalardýr.

Anavatan Partisinin sekiz yýllýk iktidarý döneminde kamu personelinin malî ve sosyal haklarýnýn iyileþtirilmesi amacýyla Yüce Meclisten aldýðý yetkinin süresi, toplam 62 aydýr. Diðer bir deyiþle, iktidar döneminin yarýsý yetkiyle geçmiþtir. Anavatan Partisi, bu dönemde, 30-40 civarýnda kanun hükmünde kararnameyle düzenleme yapmýþtýr. Bu kanun hükmünde kararnamelerin çoðu da, genel düzenleme niteliðinde olanlarý da -açýkça, hemen ifade etmek gerekirse- genel seçimler öncesine rastlamýþtýr. Dolayýsýyla, metinde kullanýlan bütün ifadelerin kendi dönemleriyle ilgili olduðu açýk ve seçiktir.

Þimdi, bu Hükümet ne yapýyor, bu Hükümet ne yapmaya çalýþýyor, bunu belirtmek istiyorum. Bu Hükümet, kamu kesimindeki personelimizin, memurlarýmýzýn ve emeklilerimizin maaþ düzeylerini, hayat standartlarýný yükseltmeye çalýþýyor. Biz, Hükümeti kurduðumuz ilk günlerden itibaren, bu Hükümetin, çalýþanlarýn ve üretenlerin gelir düzeylerinde artýþlar saðlayacak bir hükümet olduðunu ilan ettik ve kamu çalýþanlarý ve emeklilerimiz için de, enflasyon ve ilave olarak da, büyüme oraný kadar maaþ artýþý saðlayacaðýmýzý ilan ettik, bir taahhüt olarak belirledik ve Hükümet olur olmaz, ilk yaptýðýmýz iþlerden biri de budur. 28 Haziran günü kurulan bu Hükümet, 1 Temmuzdan itibaren, memurlarýmýzýn ve emeklilerimizin maaþlarýnda yüzde 50'lik artýþ yapmýþtýr; üstelik, Anavatan Partili Ýktidar, Hükümeti býrakacaðý günlerde, bütçeye yüzde 30'luk bir ücret artýþý saðlayacak ödenek koyduðu halde ve giderken de, çok söylüyorum diye, yüzde 40'lýk bir ücret artýþý için hazýrlýklarý tamamladýklarýný ifade ettikleri halde, bu Hükümet, yüzde 50'lik bir zam vermiþtir, yüzde 50'lik bir maaþ artýþý vermiþtir. (RP sýralarýndan "Bravo" sesleri, alkýþlar) Ocak ayýndaysa, genel anlamda yüzde 30'luk bir ücret artýþý saðladýk. Dolayýsýyla, temmuzdan bu yana -ocak ayý artýþýný da hesaba katarsak- fiilî olarak, bu Hükümetin kamu çalýþanlarýna ve emeklilere vermiþ olduðu ücret artýþý yüzde 95'tir; ayný dönem için enflasyon oranýysa yüzde 40'lar civarýndadýr; dolayýsýyla, enflasyonun üzerinde reel artýþý saðlayan bu Hükümettir. Biz, bunu, Hükümet Programýmýzdaki ifadelere baðlý olarak, rant ekonomisinden reel ekonomiye geçiþ programý içerisinde gerçekleþtirdik.

54 üncü Hükümet döneminde, faiz gelirleri yüzde 12 stopaja tabi tutulmuþtur. Daha önceki dönemlerde, kamu kâðýtlarý sebebiyle elde edilen gelirlerden, faizlerden dolayý vergi kesilmezken, stopaj yapýlmazken, bunlar da yüzde 12 stopaja tabi tutulmuþtur. 1997 konsolide bütçesine bu stopajlar gelir olarak aktarýlacaktýr, gelir olarak girecektir. Dolayýsýyla, ranttan elde edilen, Hazineye intikal ettirilen gelir fazlalarý, çalýþanlarýmýz için, emeklilerimiz için bir ücret iyileþtirmesi, bir gelir artýþý olarak, maaþ artýþý olarak kullanýlacaktýr.

Biz, her zaman, bu genel anlamdaki maaþ artýþlarýnýn da yeterli olmadýðýný ifade ettik. Enflasyon, artý büyüme oraný kadar ilave maaþ artýþý saðlamakla birlikte...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafýndan kapatýldý)

BAÞKAN - Sayýn Bakan, size süre vereceðim efendim; bir dakikanýzý rica edeyim.

Sayýn milletvekilleri, biraz sonra oylamalar yapýlacak, benim ricam, Sayýn Bakanlar Kuruluna ayrýlmýþ sýralarý, sayýn milletvekilleri lütfen boþaltsýnlar ve aþaðýdaki bloklarda boþ bulunan koltuklarý lütfen dolduralým. Balkonda oturan sayýn milletvekilleri, tevazu buyurunuz, aþaðýdaki koltuklarý dolduralým; oylamada sayým kolay oluyor. Bütün bloklar dolsun efendim.

Sayýn Bakan, 3 dakika yeter mi efendim?

MALÝYE BAKANI ABDÜLLATÝF ÞENER (Devamla) - Yeter Sayýn Baþkan.

BAÞKAN - Peki, buyurun.

MALÝYE BAKANI ABDÜLLATÝF ÞENER (Devamla) - Biz, 54 üncü Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti olarak, þu ana kadar, enflasyon, artý büyüme oranýnýn üzerinde fiilî maaþ artýþý saðlamýþ bulunmaktayýz; ancak, bunun, çalýþanlarýmýz açýsýndan yeterli olmadýðýný da defalarca ifade etmiþizdir. Ýlave gelir kaynaklarý ortaya çýktýkça, kamu gelirlerinde artýþlar meydana geldikçe, kamu çalýþanlarýnýn ücretlerinde ek iyileþtirmeler yapacaðýmýzý da belirttik ve ifade ettik. Nitekim, bu Yetki Kanunu çerçevesinde, önce Türk Silahlý Kuvvetleri personelimizin, daha sonra emniyet mensuplarýmýzýn maaþlarýnda artýþlar yapýlmýþtýr. Yetki süremiz devam etmektedir ve Maliye Bakanlýðý olarak, diðer kamu çalýþanlarýnýn ücretlerinde ek iyileþtirmeler yapýlmasýný saðlayacak teknik bütün çalýþmalarýmýz tamamlanmýþtýr; önümüzdeki günlerde Bakanlar Kurulu bu konuda kararýný verecektir ve verilecek bu karar çerçevesinde de, kamu çalýþanlarýmýzýn maaþlarýnda, emeklilerimizin maaþlarýnda ek iyileþtirmeler yapýlacaktýr. Böylece, özellikle Anavatan Partisi Ýktidarlarý döneminde bozulan ücret rejimi ve kamudaki dengeler tekrar düzeltilmiþ olacaktýr; Anavatan Partisi Ýktidarlarý döneminde ortaya çýkan reel gelir azalmalarý, maaþlarda meydana gelen azalmalar telafi edilmiþ olacaktýr, kamu çalýþanlarýmýzýn yüzü gülecektir; çünkü, bu Ýktidar, bu Hükümet, rantiyeden alýyor, kaynaklarý, iþçiye, köylüye, memura, esnafa, emeklilerimize akýtýyor; bu politikayý kararlýlýkla sürdürecektir, inançla sürdürecektir.

Bu duygular içerisinde, hepinize saygýlar sunuyorum. (RP ve DYP sýralarýndan alkýþlar)

BAÞKAN - Sayýn Bakan, teþekkür ediyorum efendim.

Sayýn milletvekilleri, Bakanlar Kurulu üyeleri hakkýndaki (11/10) esas numaralý gensoru önergesinin gündeme alýnýp alýnmayacaðý hususundaki görüþmeler tamamlanmýþtýr.

Þimdi, oylamaya geçeceðim; ancak, bir açýk oylama talebi var; fakat, açýk oylama talebi iþaretle oylanacak. Ricam, milletvekili arkadaþlarýmýz Bakanlar Kurulu sýralarýný lütfen boþaltsýnlar... Mukadder ise, bir gün oturursunuz, þimdi boþaltýr mýsýnýz... Lütfen...

Aþaðýdaki, Genel Kurul salonu içerisindeki boþ sýralarý lütfen dolduralým... Rica ediyorum...

Sayýn milletvekilleri, þu boþ yerleri doldurur musunuz lütfen.

Efendim, oylarý sýhhatli saymada zorlanýyoruz. Rica ediyoruz...

Efendim, bakýn, orada boþ yer var, burada boþ yer var...

ERCAN KARAKAÞ (Ýstanbul) - Burada üç koltuk var.

BAÞKAN - Orada üç koltuk var efendim; önde bir boþluk var, Sayýn Hacaloðlu'nun arka tarafýndaki sýrada bir boþluk var.

Efendim, lütfen, boþ sýralarý dolduralým.

Sayýn Ünaldý, efendim, yeriniz belli mi?.. Efendim, lütfen, yerinizi alýnýz.

Sayýn Bakanlarýn el kaldýrmalarýna, iþaretlerine gerek yok, onlarý tam sayýyoruz; tabiî, Sayýn Baþbakaný da 37'nin içinde sayýyoruz.

Efendim, bir açýk oylama talebi vardýr; okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baþkanlýðýna

Görüþülmekte olan gensorunun oylanmasýnýn açýk oyla yapýlmasýný arz ve teklif ediyoruz.

BAÞKAN - Talepte bulunan sayýn üyelerin hazýr olup olmadýklarýnýn tespitini yapacaðým.

Memduh Büyükkýlýç?.. Burada.

Abdulkadir Öncel?.. Burada.

Cafer Güneþ?.. Burada.

Abdullah Örnek?.. Burada.

Murtaza Özkanlý?.. Burada.

Metin Perli?.. Burada.

Cemalettin Lafçý?.. Burada.

Hasan Öz?.. Burada.

Celal Esin?.. Burada.

Sabahattin Yýldýz?.. Burada.

Hüseyin Kansu?.. Burada.

Sýtký Cengil?.. Burada.

Mikail Korkmaz?.. Burada.

Latif Öztek?.. Burada.

Hüseyin Olgun Akýn?.. Burada.  

Mehmet Aykaç?.. Burada.

Hüseyin Arý?.. Burada.

Efendim, talebin yerine getirilmesine yeter sayýda sayýn imza sahibi Genel Kurul salonunda hazýr.

Þimdi, açýk oylamanýn þeklini belirleyeceðiz; sayýn bakanlar, lütfen, iþaret buyurmasýnlar.

Açýk oylamanýn, kupalarýn kürsü önüne konulmasý suretiyle yapýlmasý hususunu oylarýnýza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmemiþtir.

Açýk oylamanýn, kupalarýn sýralar arasýnda dolaþtýrýlmasý suretiyle yapýlmasý hususunu oylarýnýza sunuyorum: Kabul edenler...

Sayýn bakanlar iþaret etmesinler efendim.

YAÞAR OKUYAN (Yalova) - Yukarýda Bakan var Sayýn Baþkan.

BAÞKAN - Kabul etmeyenler... Efendim, açýk oylamanýn, kupalarýn sýralar arasýnda dolaþtýrýlmasý suretiyle yapýlmasý kabul edilmiþtir. (RP ve DYP sýralarýndan alkýþlar, CHP sýralarýndan "kaça kaç?" sesleri)

Efendim, keþke oylama sonuçlarýný açýklama uygulamamýz olsaydý; ama, yok.

Sayýn milletvekilleri, bir uyarýyý yapmak zorundayým Tüzük gereði: Basýlý oy pusulasý bulunmayan sayýn üye, oyunu, beyaz bir kâðýda adýný soyadýný, seçim çevresini ve oyunun rengini yazarak, imzasýný da atmak suretiyle kullansýn lütfen.

Kupalar sýralar arasýnda dolaþtýrýlsýn.

Sayýn milletvekilleri, bir baþka iþimiz daha var; lütfen... Yani, bir baþka konu daha müzakere edeceðiz ve yine böyle, oylamalý...

(Oylar toplandý)

BAÞKAN - Oyunu kullanmayan sayýn üye var mý efendim? Yok.

Oylama iþlemi tamamlanmýþtýr.

Kupalar kaldýrýlsýn.

(Oylarýn ayýrýmý yapýldý)

BAÞKAN - Sayýn milletvekilleri, gensoruyla ilgili açýk oylama sonuçlarýný açýklýyorum: Bakanlar Kurulu üyeleri hakkýndaki (11/10) esas numaralý gensoru önergesinin gündeme alýnýp alýnmayacaðý hususundaki açýk oylamaya 538 sayýn üye iþtirak etmiþtir; bunlardan 266 sayýn üye gensorunun gündeme alýnmasýný kabul istikametinde, 271 sayýn üye gündeme alýnmamasý istikametinde oy vermiþ olup, 1 oy da mükerrer çýkmýþtýr. Bu suretle, müzakereye konu gensorunun gündeme alýnmasý kabul edilmemiþtir.

Sayýn Kâzým Üstüner, Divan Üyemiz; Sayýn Ali Günaydýn, Divan Üyemiz.

Hayýrlý hizmetlere vesile olsun.

Sayýn milletvekilleri, yüksek müsaadelerinizle 10 dakika ara vermek zorundayým. Saat 18.50'ye mi, 18.55'e mi?..

MEHMET KEÇECÝLER (Konya) - Sayýn Baþkan, 18.55 olsun.

BAÞKAN - Peki... Hamiyete endaze mi olur Sayýn Keçeciler.

Efendim, 18.55'te yeniden toplanmak üzere, birleþime ara veriyorum.

Kapanma Saati :18.40

ÝKÝNCÝ OTURUM

Açýlma Saati : 18.55

BAÞKAN : Baþkanvekili Yasin HATÝBOÐLU

KÂTÝP ÜYELER : Kâzým ÜSTÜNER (Burdur), Ali GÜNAYDIN (Konya)

BAÞKAN - Türkiye Büyük Millet Meclisinin 63 üncü Birleþiminin Ýkinci Oturumunu açýyorum.

Sayýn milletvekilleri, çalýþmalarýmýza kaldýðýmýz yerden devam edeceðiz.

IV. - GENSORU, GENEL GÖRÜÞME, MECLÝS SORUÞTURMASI

VE MECLÝS ARAÞTIRMASI (Devam)

A) ÖNGÖRÜÞMELER (Devam)

2. - Ýzmir Milletvekili Metin Öney ve 60 arkadaþýnýn, Anayasa, Kanunlar ve Cumhuriyetin temel ilkeleri ve gelenekleri ile baðdaþmayan tutum ve davranýþlarýyla görevini kötüye kullandýðý ve bu eyleminin T.C.K.'nun 240 ýncý maddesine uyduðu iddiasýyla AdaletBakaný Þevket Kazan hakkýnda Meclis soruþturmasý açýlmasýna iliþkin önergesi (9/11)

BAÞKAN - Þimdi, 2 nci sýrada yer alan, Ýzmir Milletvekili Sayýn Metin Öney ve 60 arkadaþýnýn, Anayasa, kanunlar ve cumhuriyetin temel ilkeleri ve gelenekleriyle baðdaþmayan tutum ve davranýþlarýyla görevini kötüye kullandýðý ve bu eyleminin Türk Ceza Kanununun 240 ýncý maddesine uyduðu iddiasýyla Adalet Bakaný Sayýn Þevket Kazan hakkýnda Anayasanýn 100 üncü ve Ýçtüzüðün 107 nci maddeleri uyarýnca bir Meclis soruþturmasý açýlmasýna iliþkin önergesinin görüþülmesine baþlýyoruz.

Bu görüþmede, sýrasýyla, önergeyi verenlerden ilk imza sahibine veya onun göstereceði diðer bir imza sahibine, þahýslarý adýna üç sayýn milletvekiline ve son olarak da, hakkýnda soruþturma açýlmasý istenilen Sayýn Adalet Bakanýna söz verilecektir.

Konuþma süreleri 10'ar dakikadýr.

Meclis soruþturmasý önergesi, 20.2.1997 tarihinde, Genel Kurulun 59 uncu Birleþiminde okunmuþ ve bastýrýlarak sayýn üyelere daðýtýlmýþtýr. Bu nedenle, soruþturma önergesini tekrar okutmuyorum.

Ýlk söz, önerge sahibi Sayýn Öney'in.

Sayýn Öney, buyurun efendim. (ANAP sýralarýndan alkýþlar)

Süreniz 10 dakikadýr efendim.

METÝN ÖNEY (Ýzmir) - Sayýn Baþkan, muhterem milletvekilleri; arkadaþlarýmla birlikte Adalet Bakaný Sayýn Þevket Kazan'la ilgili vermiþ bulunduðumuz Meclis soruþturmasý önergesi üzerinde görüþlerimi arz etmek üzere söz almýþ bulunuyorum; bu vesileyle, Yüksek Heyeti saygýyla selamlýyorum.

Öncelikle, bir konunun altýný çizmek istiyorum. Bu soruþturma önergesi, herhangi bir olay, o olayla ilgili fail veya fiille ilgili olmamakla birlikte, esas itibariyle, Anayasanýn 2 nci maddesinde tarifini bulan hukuk devleti ilkesi, daðdaki çobandan Çankaya'daki Cumhurbaþkanýna kadar herkesin tabi olmasý gerektiði genel kurallar meselesi üzerinde konuþmak ve bu konunun hâkimiyetini temin ve tesis etmek üzere bu önerge verilmiþ bulunmaktadýr.

Þimdi, soruþturma önergesini -eðer izniniz olursa- üç bölümde Yüksek Heyete arz etmek istiyorum: Birinci bölümde, Adalet Bakanlýðýný sekiz aydýr sürdürmekte olan Sayýn Þevket Kazan'ýn, ilgilenmesi gerektiði halde, genelde ilgi alaný dýþýnda býraktýðý konular; ikinci bölümde, ilgi alaný olmadýðý halde, aþaðý yukarý sekiz ayý o konularla ilgili geçirdiði meseleler; üçüncü bölümde de, soruþturmaya esas teþkil eden, Türk Ceza Kanununun 240 ýncý maddesinin ihlal edilip edilmediði hususundaki hukukî görüþlerimi Yüksek Heyete arz etmeye gayret edeceðim.

Þimdi, Adalet Bakanlýðý, mutlaka, bütün bakanlýklar gibi, fevkalade önemli bir bakanlýktýr. Ancak, sekiz ayýn baþýna döndüðümüzde, bugüne kadar ortaya konulan tabloyu þöylece özetlemek mümkündür: Her geçen gün artan hukukî iþler, hâkim ve savcýlarýn her geçen gün artan yükleri, günde en az 40-50 duruþma, uzayan davalar, Adalet Bakanlýðýnýn en önemli sorunlarýndan olsa gerek; ama, bu konuya çözüm getirildiðini söylemek mümkün deðildir.

Yine, eðitimde okul, saðlýkta hastane neyse, adalette de bina o derece önemli olduðu halde, adliye sarayý adý altýnda, saraya benzeyen müesseselerin olmadýðýný; ama, adliye binalarýnýn, hükümet konaklarýnda konuk tarzýnda durduðunu da bir kez daha ifade etmek istiyorum.

Hele, cezaevleri meselesi, hiç þüphesiz, kanayan yaradýr.

Deðerli arkadaþlarým, cezaevlerini fevkalade önemsemek gerekir; çünkü, öncelikle kiþilerin hak ve hürriyetleri devletin teminatý altýndadýr, can güvenliði devletin teminatý altýndadýr. Bu, elbette ki, sokaktaki insan için de geçerlidir; ama, cezaevinde bile bunlar saðlanamazsa, sokakta bunlarýn saðlandýðýný iddia etmek nasýl mümkün olacaktýr?

Yine, infaz sistemiyle ilgili geliþmeler fevkalade geri kalmýþtýr. Türkiye'de, cezanýn müessiriyeti, halen, gösterilir durumda deðildir.

Yargý baðýmsýzlýðý baþlýbaþýna bir sorundur. Türkiye'de, yargý baðýmsýzlýðý hususunda, ciddî endiþeler, ciddî kaygýlar vardýr. Bu konulara dair, sekiz ay içerisinde, Sayýn Adalet Bakanýnýn ve Adalet Bakanlýðýnýn olumlu eylem ve iþlemlerine rastlamak mümkün deðildir.

Bunlara ilaveten, faili meçhul cinayetlerle ilgili hususlar Ýçiþleri Bakanlýðýnýn sahasýnda düþünülse dahi, Adalet Bakanlýðýný bunun dýþýnda tutmak, þüphesiz, mümkün deðildir. Bu konuda da herhangi bir ilerleme gösterildiðini söylemek mümkün deðildir.

Þimdi, özetle ve ana baþlýklar halinde, sekiz aydýr ilgilenilmesi gerektiði halde ilgi sahasý dýþýnda kalan konular bunlar; ama, Sayýn Adalet Bakanýnýn ilgi sahasý olmadýðý halde, ilgilendiði konular da bir baþka ilginçlik teþkil etmektedir.

Mesela, hâkim ve savcýlarýn tayin kararnameleri -mutlaka ilgi sahasýndadýr ama- süratle gerçekleþtirilmiþtir; hâkim ve savcýlarla ilgili birtakým soruþturmalar da süratle gerçekleþtirilmiþtir.

Mesela, Sayýn Bakan, polisliðe soyunup, Uður Mumcu cinayetiyle ilgili çok önemli bir tanýðý olduðunu söylediði halde, o tanýkla ilgili hiçbir ses ve seda çýkmamýþtýr.

Yine -kaçak araba demeyeceðim, devletimizin bakanýdýr- müddeti dolmuþ arabayla gezmek de, Sayýn Bakanýn ilgi sahasý dýþýnda olmasý gerekirken, ilgi sahasý içerisinde olan konulardandýr.

Yine, gazetecilerin Bakanlýða alýnmamasý da bu meselenin üzerindedir.

Hele, evraklarýn çöpte bulunmasý daha önemli, bambaþka bir konu olsa gerektir.

Sürekli aydýnlýk için bir dakika karanlýk eylemi için sarf ettiði sözler, milletimizin önemli bir bölümünü fevkalade incitmiþtir.

Makamýnda bildiri okutan, ama, bildiri muayyen yere geldiði zaman, okuyanlarý da makamýndan çýkaran, yine, Sayýn Bakandýr.

Yine -basýndan öðrendiðime göre- þiir yazýp, yazdýðý þiirlerle aðlayan da Sayýn Bakandýr.

Sayýn Baþkan, deðerli milletvekilleri; Baþbakanlýk Teftiþ Kurulunun Susurluk'la ilgili raporunu iki ayrý tarzda yorumlamak da, bu sekiz ayýn faaliyetleri içerisindedir.

Baroyla kavgalý olmak, basýnla kavgalý olmak, yine, bu meselenin içerisinde mütalaa edilen hususlardýr.

Görülüyor ki, Sayýn Bakana, sekiz ay içerisinde, olumlu yönleriyle bakýldýðýnda, icraat bulmak mümkün gözükmüyor; ama, kendisinin neyle iþtigal ettiðini, ana hatlar halinde, burada dile getirdiðimizde, Adalet Bakanlýðýnýn ne durumda olduðunu kolaylýkla teþhis ve tespit etmek mümkündür.

Þimdi, önergemizde bilhassa konu ettiðimiz, bir tutukluyu ziyareti meselesi üzerinde önemle durmak istiyorum. Öncelikle, sözlerimin baþýnda da ifade ettim; Anayasamýzýn 2 nci maddesinde, Türk Devletinin bir hukuk devleti olduðu söyleniyor; 8 inci maddesinde, Bakanlar Kurulunun hukukla baðlý olduðu beyan ediliyor; 10 uncu maddenin ikinci ve üçüncü fýkralarýnda da, kimseye imtiyaz tanýnamayacaðý, bütün kurum ve kuruluþlarýn kanun önünde eþit olduðu ifade ediliyor.

Sayýn Bakan, bir olay sebebiyle Terörle Mücadele Yasasýna muhalefetten tutuklu bulunan birini ziyaret etmiþtir. Biz, bu ziyareti, elbette ki Türk Ceza Kanununun 240 ýncý maddesinin ihlali olarak yorumluyoruz. Neden böyle yorumluyoruz; Sayýn Þevket Kazan, beyanlarýnda, Refah Partisi Genel Baþkan Yardýmcýsý olarak bu ziyareti yaptýðýný söylüyor.

Öncelikle, birkaç hukukî meseleyi bilginize sunmak istiyorum. Terörle Mücadele Yasasý, açýk bir biçimde, o suçtan tutuklu veya hükümlü olanlarýn açýk görüþ yapamayacaklarýný hükme baðlamýþtýr. Yine, tutuklu ve hükümlülerin ziyaretiyle ilgili, ya birinci derecede yakýný olmak veya vekili veya müvekkili olmak durumu söz konusudur.

MUSTAFA YILDIZ (Erzincan) - Ya da bakan olacak!..

METÝN ÖNEY (Devamla) - Ya da bakan olmak mý gerekir; onu, tabiî, biz, burada, soru olarak soruyoruz.

Ancak, esas soracaðýmýz soru þu: Sayýn Bakan bu ziyareti yaparken, "Refah Partisi Genel Baþkan Yardýmcýsý olarak yaptým" diyor. Peki, ziyaret esnasýnda Sayýn Þevket Kazan Genel Baþkan Yardýmcýsý olduðuna göre, Adalet Bakaný kimdi? Onu sormak istiyoruz. Yoksa, Sayýn Adalet Bakaný part-time mý çalýþýyor?

ABDULKADÝR ÖNCEL (Þanlýurfa) - Ayýp, ayýp!.. Bir hukukçuya yakýþmaz bu laflar.

METÝN ÖNEY (Devamla) - Yakýþýp yakýþmadýðýna, siz gelir cevap verirsiniz; onu, size de soracak deðilim. Ben görüþlerimi ifade ediyorum, siz de buyurun, buradan görüþlerinizi ifade edin.

BAÞKAN - Sayýn Öncel, rica ediyorum...

METÝN ÖNEY (Devamla) - Þimdi, bütün bunlarý bir arada düþündüðünüzde, iþte mesele açýk bir biçimde ortaya çýkýyor.

Peki, 55 bin tutuklu var, 55 bin hükümlü var; Adalet Bakaný bunlarýn bakaný deðil mi? Bunlarla bir yakýnlýkta, bunlara müzaherette bulunmak, bunlarýn ne durumda olduðunu araþtýrmak, soruþturmak görevini kendisinde hissetmiyor mu? Dolayýsýyla, Adalet Bakaný, demin söylediðim görevleriyle birlikte, herkesi eþit tarzda mütalaa etmek durumundadýr. Öyle olmaz da "partime yakýn olanlar, partime uzak olanlar" derse, Türk Ceza Kanununun 240 ýncý maddesi, açýk bir biçimde ihlal edilmiþ olur.

Bunlarla birlikte, elbette ki, baþka...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafýndan kapatýldý)

BAÞKAN - Sayýn Öney, ne kadar süre istersiniz? Lütfen çok kýsa...

METÝN ÖNEY (Devamla) - 2 dakika efendim.

BAÞKAN - Peki efendim. (ANAP sýralarýndan "10 dakika..." sesleri) Efendim, sayýn hatip 10 dakika istemiyor, 2 dakika istiyor.

Buyurun Sayýn Öney.

METÝN ÖNEY (Devamla) - Efendim, biz, 2 dakikada da maksadýmýzý arz edebiliriz.

BAÞKAN - Evvelallah efendim... 1 dakika bile yeter.

Buyurun.

METÝN ÖNEY (Devamla) - Efendim, burada, elbette, demin söylediðim yargý baðýmsýzlýðý üzerinde de çok ciddî bir endiþemiz olduðunu beyan etmek istiyoruz. Adalet Bakaný, hem kanuna hem geleneklere hem ziyaret yönetmeliðine aykýrý biçimde bir tutuklu veya hükümlüyü ziyaret ederse, o, bir yerlere mesaj veriyor demektir "bunun arkasýnda ben varým" demektir. Öyle olunca, 55 binden 1'i çýkardýðýnýzda, 54 999 hükümlü ve tutuklunun sonu ne olur, adalete olan güveni ne noktaya gelir?..

Ýþte, bu itibarla, deðerli milletvekilleri -bilmiyorum usulden midir, âdetten midir; ama- hoþgörünüze sýðýnarak bir kýsa fýkra anlatýp sözlerimi bitirmek istiyorum. Adamýn biri, bir din görevlisine gitmiþ "hoca efendi, hani bir dinî olay vardý, bir iki yeri eksik, ben bir anlatayým da, sen o bir iki yerini düzelt. Evliyanýn biri, Allah yolunda, denizin kýyýsýnda, kýzýný kesmek, idam etmek istemiþ; gökten deve gelmiþ, deveyi kesmiþler. Bu iþin aslý nasýldý?" demiþ. Hoca cevaben "bir kere, o, evliya deðil, peygamberdi, Hazreti Ýbrahim'di; denizin kýyýsýnda deðil, daðda olmuþtu hadise; deve deðil, koç gelmiþti; kýzý deðildi, oðluydu; neresini düzelteyim?!." demiþ.

Bu Hükümetin de, bu Bakanýn da, biz, neresini düzeltelim?

Desteðinizi bekliyoruz.

Saygýlar sunuyorum. (ANAP, DSP ve CHP sýralarýndan alkýþlar)

BAÞKAN - Sayýn Öney, teþekkür ediyorum efendim.

Sayýn milletvekilleri, kiþisel söz talebinde bulunan arkadaþlarýmýzdan hangilerinin konuþacaðý hususu daha önceki birleþimde tespit edilmiþti; ancak, zabýtlara geçmesi açýsýndan, söz talebinde bulunan ve o gün zabýtlara geçirilmemiþ olan sayýn üyelerin isimlerini okuyorum:

Sayýn Recep Mýzrak, Sayýn Ali Oðuz, Sayýn Sabri Ergül, Sayýn Esat Bütün, Sayýn Ersönmez Yarbay, Sayýn Ýsmail Köse, Sayýn Murat Baþesgioðlu, Sayýn Metin Gürdere, Sayýn Kemal Aykurt, Sayýn Yýlmaz Ateþ, Sayýn Selahattin Beyribey, Sayýn Bülent Akarcalý, Sayýn Mehmet Gözlükaya, Sayýn Yaþar Okuyan, Sayýn Halil Ýbrahim Özsoy, Sayýn Saffet Arýkan Bedük, Sayýn Ýlker Tuncay, Sayýn Emin Kul, Sayýn Mustafa Balcýlar, Sayýn Mahmut Iþýk, Sayýn Mustafa Cumhur Ersümer, Sayýn Atilâ Sav, Sayýn Sýddýk Altay, Sayýn Mustafa Kamalak, Sayýn Adil Aþýrým, Sayýn Necati Güllülü, Sayýn Metin Bostancýoðlu, Sayýn Memduh Büyükkýlýç, Sayýn Mehmet Bedri Ýncetahtacý, Sayýn Aslan Ali Hatipoðlu, Sayýn Ýsmail Yýlmaz, Sayýn Zeki Ergezen, Sayýn Veysel Atasoy.

Evet... Zabýtlara geçmiþ oldu.

Þimdi, sýrasýyla...

HASAN HÜSAMETTÝN ÖZKAN (Ýstanbul) - Sayýn Baþkan, bir tane eksik okudunuz; Sayýn Hikmet Sami Türk'ün ismi de olmasý lazým.

BAÞKAN - Efendim, Sayýn Bütün sýrasýný Sayýn Türk'e verdiði için, þimdi, zatýâlilerini kürsüye davet edeceðim.

FATÝH ATAY (Aydýn) - Esat, bravo!.. Tebrik ediyorum...

BAÞKAN - Sayýn Kapusuz?..

ZEKÝ ERGEZEN (Bitlis) - Sayýn Kapusuz'un yerine ben konuþacaðým Sayýn Baþkan.

BAÞKAN - Sayýn Nejat Arseven, buyurun efendim. (ANAP sýralarýndan alkýþlar)

NEJAT ARSEVEN (Ankara) - Sayýn Baþkan, sayýn milletvekilleri; Ýzmir Milletvekili Metin Öney ve 60 arkadaþýnýn, Anayasa, kanunlar ve cumhuriyetin temel ilkeleri ve gelenekleriyle baðdaþmayan tutum ve davranýþlarýyla görevini kötüye kullandýðý ve bu eyleminin de Türk Ceza Kanununun 240 ýncý maddesine uyduðu idiasýyla Adalet Bakaný Þevket Kazan hakkýnda Anayasa gereði açýlmasý istenilen Meclis soruþturmasý önergesi üzerinde, þahsým adýna söz almýþ bulunuyorum; bu vesileyle, Deðerli Heyetinizi en içten duygularýmla selamlýyorum.

Çok deðerli arkadaþlarým, sözlerime baþlamadan önce, biraz önce, bir önceki oturumda, bu kürsüde, deðerli konuþmacýlar tarafýndan ifade edilen birkaç hususa öncelikle deðinmek istiyorum. Bir konuþmacý, ifadeleri arasýnda, Anavatan Partisinin ihtilal ürünü olduðu ve bir ihtilal ürünü olarak deðerlendirilmesi gerektiðini ifade etti. (RP sýralarýndan gürültüler)

BAÞKAN - Sayýn Arseven, Sayýn Grup Baþkanvekilimiz kalktý, ifade etti. Rica ediyorum... Konuya gelelim...

NEJAT ARSEVEN (Devamla) - Hayýr efendim... Ben, çok kýsa deðineceðim.

Çok deðerli arkadaþlarým, bir kere, Anavatan Partisi hakkýndaki bu isnadý þiddetle reddediyorum. Önce þunu ifade edeyim ki, 1960 ihtilalini, 1971 muhtýrasýný ve 1980'i görmüþ olmak demek, zannediyorum ki, Anavatan Partisi gibi ihtilalden sonra kurulmuþ olmaktan... Deðerlendirmeyi Yüce Heyetinize býrakýyorum.

Çok deðerli arkadaþlarým, bugün de ayný þeyleri yaþýyoruz, bugün de ayný noktalar ülkede tartýþýlýyor; ama, maalesef, bu Parlamento, hâlâ, o, ihtilal sonrasý-ihtilal öncesi kurulmuþ olmayý tartýþýyor. Eðer, 1980 ihtilali olmuþsa ve ondan sonra, yeniden partilerin kurulmasý gerektiði zaman Anavatan Partisi kurulmuþsa, bunun, ihtilal ürünü olmakla, ihtilal neticesi olmakla ne alakasý var! Peki, bunda, o iþ baþýna gelenlerin hiç mi suçu yok?! Çok deðerli arkadaþlarým, biz, Anavatan Partisi olarak, 1983 yýlýnda, bu ülkeyi, evet, bir ihtilal hükümetinden devraldýk; ama, demokratik seçimlerle iþbaþýna gelmiþ bir hükümet olarak, Anavatan Partisi olarak, sekiz sene bu memleketi yönettik ve seçimlere iki sene, birbuçuk sene kalmýþ olmasýna raðmen de, bu ülkeyi, þerefimizle, haysiyetimizle bizden sonraki bir hükümete devrettik; bu mudur ihtilal ürünü olmak; bu mu ihtilal ürünü diye tartýþýlmak?! Biz, bu ülkeye demokratik nizamý getirdik; bu þartlarý getirdik. Sekiz ayda, bu ülkeyi, ayný ülkeyi, o þartlara getirenler bu iþi tartýþmýyor; 1983'te kurulup, bu ülkeyi, iktidarý, demokratik yollarla, seçimle devreden Anavatan Partisini ihtilal ürünü diye suçlayacaksýnýz; var mý böyle bir þey?

Çok deðerli arkadaþlarým, yine, bir konuþmacý, burada, Anavatan Partisinin üç aylýk iktidarýndan bahsetti. Biz, Anavatan Partisi olarak, üç aylýk þerefli iktidarýmýzý, sekiz aylýk sizin gibi iktidara deðiþmeyiz.

BAÞKAN - Sayýn Arseven, bir dakikanýzý rica edeyim.

ÞÝNASÝ YAVUZ (Erzurum) - Sayýn Baþkan, konuyla ne alakasý var!

BAÞKAN - Efendim, müsaade buyurun... Birleþimi ben yönetiyorum.

Sayýn Arseven, bakýn, bir oturum deðiþti; bu ikinci oturumdur, bir. Konular birbiriyle hiç ilgili deðil; biri gensoru müzakeresiydi, bu bir soruþturma görüþmesidir. Rica ediyorum, konu üzerinde konuþalým efendim... Rica ediyorum...

Buyurun.

NEJAT ARSEVEN (Devamla) - Peki Sayýn Baþkan.

Deðerli arkadaþlarým, onu da ifade ettikten sonra, þimdi, Sayýn Kazan ve onun uygulamalarýyla ilgili olarak verilmiþ olan bu soruþturma önergesi üzerindeki görüþlerime gireceðim.

Þimdi, bir ülkenin Adalet Bakaný, o hadise olduktan, yani, Sincan olaylarý geliþtikten sonra, yine, bu kürsüde, benim yapmýþ olduðum bir gündemdýþý konuþmaya cevaben, kanunlarýn ve Anayasanýn bu konuda iþleyeceðini ve 400 belediye baþkanýndan birisi olan bu kiþinin de, adaletin kendisine vermiþ olduðu cezalarý çekeceðini ifade ettikten sonra ve Adalet Bakanlýðý koltuðunda oturan bir kiþi de olmasý dikkate alýnarak, acaba, kendisinin o ziyareti yapmasýný, bu Yüce Heyet nasýl deðerlendiriyor?

Çok deðerli arkadaþlarým, takdirlerinize sunuyorum, Sayýn Kazan, yirmibeþ yýldýr siyasette olan ve yapmýþ olduðu bu görevi bundan yirmi küsur yýl önce de yapmýþ çok deðerli bir arkadaþýmýzdýr. Kendisi, ayný zamanda bir hukukçudur da; yani, bütün bu sýfatlarý üzerinde taþýyan, yirmi küsur yýldýr siyasetle uðraþan bir Adalet Bakanýnýn bu gibi bir ziyareti yapmasýný nasýl deðerlendirmek lazým?! Aslýnda, bence, üzerinde durulmasý gereken esas konu budur; yani, Sayýn Kazan, bilgisizlikten, tecrübesizlikten yahut yeni bir parlamenter, yeni bir bakan olmaktan dolayý deðil, bütün bu tecrübeleri üzerinde taþýrken, acaba, bu mahkûmu, yani partisinin, bu olaylarý yapmýþ olan Sincan Belediye Baþkanýný cezaevinde niye ziyaret ediyor? Ýþte, aslýnda, bu Parlamentonun üzerinde durmasý gereken, bu "niye"nin cevabýdýr.

Çok deðerli arkadaþlarým, bütün bunlarýn hepsi, Sayýn Bakanýn bütün davranýþlarý, fevkalade bilinçli ve özenle yapýlmýþ davranýþlardýr. Sakýn bunlarý, bir particilik anlayýþýyla, halisane yapýlmýþ ziyaret falan olarak deðerlendirmeyin. Bütün bunlar, o ve onun gibi, bugün ülkeyi bu noktaya getiren partisi mensubu birçok kiþiye cesaret vermek için yapýlmýþ, partinin kendilerinin arkasýnda olduðunu ifade etmek için yapýlmýþ davranýþlardýr. Eðer, bunun aksi varitse, Sayýn Bakan gelsin, bu kürsüden bunlarý ifade etsin.

Çok deðerli arkadaþlarým, biz, Anavatan Partisi olarak, sekiz yýllýk iktidarýmýz döneminde, samimî, inançlý insanlarýn, din ve vicdan hürriyetleri konusunda, elimizden gelen bütün gayretle, bu ihtiyaçlarýný gidermek için büyük gayretler sarf ettik. Yaptýklarýmýz ortadadýr. Bugün, ortada tartýþýlmakta olan, hatta kendilerinden geri getirilmesi istendiði ifade edilen -ki, bilmiyoruz, kendileri ifade ediyorlar- 163 üncü madde deðiþikliðini gerçekleþtiren de Anavatan Partisidir. Peki, þimdi, ben, Yüce Heyetinize ve bizi televizyonlarý baþýnda seyreden deðerli vatandaþlarýmýza soruyorum: Bu insanlarýn, bizim sekiz yýllýk iktidarlarýmýz boyunca binbir emekle gerçekleþtirdiðimiz bu haklarýný ellerinden geri alýnma noktasýna getirmeye, acaba, bütün bunlarýn savunucusu olarak ortaya çýkan Refah Partisinin hakký var mý? Gelip burada, bu konuda ne ifade edecekler? Bizim yaptýðýmýz, getirdiðimiz ve insanlarýn inanç dünyasýnda yaptýðýmýz bu çýðýr açma niteliðindeki deðiþikliklerden sonra, bugün, bu insanlarýn elinden bu hakkýn alýnmasý gibi birtakým taleplerle ülkeyi karþý karþýya getirmeyi, acaba Refah Partisi nasýl anlatacak?!

Çok deðerli arkadaþlarým, bu Hükümet...

HÜSAMETTÝN KORKUTATA (Bingöl) - Ýyi bir hükümet.

NEJAT ARSEVEN (Devamla) - Evet, iyi bir hükümet!.. Hakikaten ülkeyi fevkalade bir duruma getirdiniz!..

Þimdi, efendim, þunu size ifade edeyim ki, eðer ülkede bir koalisyon, kendisini sistemin dýþýnda ifade eden... Bakýn, çok açýk söylüyorum, seçimlerden önce, hepinizin bu Parlamentoya girmiþ olduðu seçimlerden önce, Refah Partisi, hepimizi, bu tarafa doðru devam eden bütün partileri sistemin içinde, kendisini de sistemin dýþýnda bir parti olarak ifade etti. Öyle mi; evet.

HÜSAMETTÝN KORKUTATA (Bingöl) - Hâþa... Hâþa...

NEJAT ARSEVEN (Devamla) - Þimdi, biz, kendileriyle koalisyon görüþmelerini, kendilerini bu sistemin içine çekmek ve bu sistemin bir partisi olarak kabul etmek gerektiðini düþünerek yaptýk. Ha, zaman geçti, yeni bir hükümet kuruldu; ama, maalesef, o hükümet, onlarý bu sistemin içine çekmek için falan deðil, aslýnda bir diðer partinin bir baþka iþlerini örtbas etmek için kuruldu. Tabiî, böyle bir hükümet kurulunca, o sistemin dýþýnda olan ve tesadüfen iktidara gelen, yani, sistemin içine girmiþ gibi görünen Refah Partisinin, bizim sistemimizi kullanarak kendi sistemini getirmek yolundaki gayretlerini de...

HÜSAMETTÝN KORKUTATA (Bingöl) - Hâþa... Hâþa...

NEJAT ARSEVEN (Devamla) - ...çok aykýrý görmemek lazým.

ÝBRAHÝM HALÝL ÇELÝK (Þanlýurfa) - Oylarý unutma, oylarý...

NEJAT ARSEVEN (Devamla) - Þimdi, 6 milyon oy aldýnýz. Ýþte o arkanýzdaki 6 milyon oya olan saygý dolayýsýyla sizinle görüþtük; sizi sistemin içine çekmek için, sizin söylemlerinizi bu ülkede kabul edilebilir söylemler olarak göstermek için sizinle görüþtük; onun bunun gibi, yolsuzluðumuzu, hýrsýzlýðýmýzý örtmek için sizlerle görüþmedik.

KAHRAMAN EMMÝOÐLU (Gaziantep) - Hah!.. Hah!..

NEJAT ARSEVEN (Devamla) - Þimdi, deðerli arkadaþlarým, bugün ülkenin gelmiþ olduðu noktada, Refah Partisinin çok büyük bir sorumluluðu olduðuna inanýyorum.

KADÝR BOZKURT (Sinop) - Daha çok sizin...

NEJAT ARSEVEN (Devamla) - Çýkar söylersin; fazla uzatma!

Þimdi, bakýn, ülkeyi getirmiþ olduðunuz bu noktada, Refah Partisi olarak, büyük bir sorumlulukla karþý karþýyasýnýz. Ülkeyi, iþte, o gün size teslim ettiðimiz, demokratik yollarla teslim ettiðimiz noktadan, bugün birçok þeyin tartýþýlýr hale getirildiði, hem de sekiz ay içinde tartýþýldýðý bir hale getirdiniz. Hükümetin bir kanadý çýkýyor diyor ki, biz laikliðin teminatýyýz...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafýndan kapatýldý)

BAÞKAN - Sayýn Arseven, efendim, 2 dakikada lütfen toparlayýn; bir baþka ilave süre imkâným yok.

NEJAT ARSEVEN (Devamla) - Sayýn Baþkaným, deðerli arkadaþlarým; tabiî, bu kadar kýsa bir süre içerisinde birçok þeyi ifade etmek mümkün deðil; ama, Adalet Bakaný Sayýn Þevket Kazan'ýn, bugün burada ifade edilen ve hakkýnda açýlmasý düþünülen bu soruþturmayla ilgili olarak önergede tadat edilen ve onun dýþýnda basýnda, gazetelerde yer alan bütün tavýr ve davranýþlarýný fevkalade kasýtlý ve bilinçli bir þekilde yaptýðýný ifade etmek istiyorum.

Basýnda, Adalet Bakanýnýn hakkýnda Almanya'dan gelen bir araba konusu falan var; aslýnda, onu bu kürsüde ifade etmek de istemiyorum. Herhalde, Sayýn Bakan, o konuyu da gelip burada açýklayacaktýr; ama, ben, bir memleketin Adalet Bakanýnýn kaçak bir arabayla dolaþmasý yahut onu yurda getirmesi, hatta o konuda Almanya'da da takibat yapýlmasý gibi bir konuyu falan çok fevkalade yanlýþ ve yakýþýksýz buluyorum. Ýnanýn, çok açýk, samimiyetimle söylüyorum; böyle bir hususun yerinde olmadýðýný da ifade ediyorum. Ýnþallah, Sayýn Kazan bu kürsüye gelecek, o otomobil iþini de bu millete anlatacaktýr.

Ben, bu soruþturma konusunda, Yüce Heyetin, Sayýn Bakan hakkýnda soruþturma açýlmasý yönünde oy kullanacaðýna inanýyor; hepinizi en içten duygularýmla, sevgi ve saygýlarýmla selamlýyorum. (ANAP sýralarýndan alkýþlar)

HÜSAMETTÝN KORKUTATA (Bingöl) - Ýnanma!.. Ýnanma!..

BAÞKAN - Sayýn Arseven, Sayýn Bakanýn ziyaret ettiði tutuklu kiþiyi, mahkûm olarak ifade ettiniz; zabýtlara da öyle geçti; dil sürçmesidir, düzeltelim.

NEJAT ARSEVEN (Devamla) - Evet "tutuklu" olarak düzeltiyorum efendim.

BAÞKAN - Peki, teþekkür ederim.

NEJAT ARSEVEN (Devamla) - Ben de teþekkür ederim.

BAÞKAN - Sayýn Kapusuz, söz hakkýnýzý Sayýn Ergezen'e devrettiðinizi, yazýlý talepte bulunarak beyan ettiniz...

SALÝH KAPUSUZ (Kayseri) - Evet efendim.

BAÞKAN - Sayýn Ergezen, buyurun efendim. (RP sýralarýndan alkýþlar)

ZEKÝ ERGEZEN (Bitlis) - Sayýn Baþkan, sayýn milletvekilleri; hepinizi en derin saygýlarýmla selamlarým.

Sözüme girmeden önce, Nejdet Arseven'in komisyondaki bir sözünü hatýrlatmak...

YAÞAR OKUYAN (Yalova) - Nejat... Nejat...

ZEKÝ ERGEZEN (Bitlis) - Nejat Arseven'in; özür dilerim.

Refah Partili komisyon üyelerini muhatap alarak "bütün komisyonlarda Refah Partili milletvekillerinin vicdanlarýyla hareket ettiklerine inanýyorum..." Tutanaklarda mevcut, tutanaklarý istedim, tabiî yetiþmedi de... Þimdi de, çýkmýþ, bu kürsüde "efendim, birilerinin bilmem neyini örttünüz" diye ortamý gerginleþtirmek, Meclisin havasýný bozmak... Bu alýþkanlýktan vazgeçin. Þimdi, geçmiþimizi araþtýrýrsak, geçmiþimizi irdelersek, bizim söyleyeceðimiz çok þeyler var. Otoyollarla ilgili komisyonda ben vardým; fazla konuþmak istemiyorum.

YAÞAR OKUYAN (Yalova) - Konuþ o zaman...

BAÞKAN - Konuya gelin Sayýn Ergezen...

ZEKÝ ERGEZEN (Devamla) - Fazla konuþmak istemiyorum...

YAÞAR OKUYAN (Yalova) - Hepsini konuþ!..

ZEKÝ ERGEZEN (Devamla) - Þimdi, ben, samimî olarak...

YAÞAR OKUYAN (Yalova) - Ne varsa konuþ!..

ZEKÝ ERGEZEN (Devamla) - Samimî olarak, bir dilekte...

HAYDAR OYMAK (Amasya) - Eðer bildiðin varsa söyle.

ZEKÝ ERGEZEN (Devamla) - Çok samimî söylüyorum...

AHMET ALKAN (Konya) - Biz kimsenin bir þeyini örtmedik...

ZEKÝ ERGEZEN (Devamla) - His ve duygularýnýzla hareket etmeyin, aklýnýzla hareket etmek sizi baþarýya götürür; inancým odur; ama, gördüðüm bir eksiklik var, bu da topluma yansýyor; maalesef, his ve duygular daima aklýn önüne geçmiþtir ve geçiyor; bu, ülke için bir talihsizliktir ve bugünkü muhalefet de ülke için bir talihsizliktir. Þimdi, bugünkü muhalefet niye talihsizliktir? Ülkenin dev gibi sorunlarý var...

YAÞAR OKUYAN (Yalova) - Ýktidar daha da talihsizliktir.

ZEKÝ ERGEZEN (Devamla) - Bakýn, lütfen, bir dinleyin; sabýrlý olun. Ben sizi incitmem, merak etmeyin. Ben sizi çok severim, yürekten severim, en az beni sevdiðiniz kadar sizi severim; ama, lütfen, sakin olun.

ALÝ RIZA BODUR (Ýzmir) - Ben seni iki misli severim Zeki Bey.

ZEKÝ ERGEZEN (Devamla) - Solcular konuþmasýnlar... Ýlkelerinizi hep biz aldýk, ilkelerinizi kaybettiniz... Bir dinleyin. Zamaným olsa, size de bir þeyler söyleyeceðim, solcu kardeþlerime de bir þeyler diyeceðim; vaktim yok.

ALGAN HACALOÐLU (Ýstanbul) - Ne yapýyorsun?!

ALÝ RIZA BODUR (Ýzmir) - Dimdik ayaktayýz; öyle palavralara pabuç býrakmayýz biz.

AYHAN FIRAT (Malatya) - Takýyye yapma...

ZEKÝ ERGEZEN (Devamla) - Þimdi, muhalefet... Ülkenin bu kadar ciddî meseleleri var, bu kadar dev sorunlarý var; güneydoðu, Kýbrýs, Balkanlar, Türk cumhuriyetleri, ülkenin ekonomisi... Siz, burada, gelip, Hükümetten hesap sormalýsýnýz...

H. AVNÝ KABAOÐLU (Rize) - Biz de onu sormaya uðraþýyoruz...

ZEKÝ ERGEZEN (Devamla) - Hesap sormalýsýnýz!.. Gündemi bunun üzerine oturtmalýsýnýz; ama, ne yazýk ki, siz, muhalefetinizi, Ali Kalkancý'nýn ikibuçuk yýl önceki bantý üzerine bina etmeye kalktýnýz, bir tarikat þeyhinin özel hayatý üzerine bina etmeye kalktýnýz. Bir Adalet Bakanýnýn...

AGÂH OKTAY GÜNER (Ankara) - Ne alakasý var beyefendi bunlarýn..

ZEKÝ ERGEZEN (Devamla) - ... özel arabasý Bakanlýðýn önünde niye durmuþ; özel arabasýna niye binmiþ; efendim, filan plakayý niye koymuþ?.. Bunlar, küçük meseleler. Muhalefet, bu küçük meselelerle, kendisini küçültür kendisini; baþka bir þey yapmaz. (RP sýralarýndan "Bravo" sesleri, alkýþlar) Tabiî, ben, bu konulara fazla girmek istemiyorum; 10 dakikalýk bir zaman...

Þimdi, bir önerge vermiþsiniz. Allah aþkýna, içinizde hukukçular yok mu? Ben, bir hukukçu deðilim; mühendisim, teknik elemaným.

AGÂH OKTAY GÜNER (Ankara) - Belli, belli...

ZEKÝ ERGEZEN (Devamla) - Yani, hukukçunuz yok mu arkadaþ? Tamamen, his ve duygulara dayalý -akýl ve mantýk hesaba katýlmamýþ- hukuk dayanaðýndan yoksun, gazete kupürlerine bakarak, bir soruþturma önergesi veriyorsunuz. Peki, bu kadar duygusallýk olur mu?!

Þimdi, bir suç... Ben, bir bölümünü almak istiyorum. Sayýn Adalet Bakaný hakkýnda, Terörle Mücadele Yasasýnýn 16 ncý maddesine muhalefetten tutuklanan bir kiþiyi ziyaretinden dolayý soruþturma açýlmasýný istiyorsunuz. Yani, bununla da, belediye baþkanýný terörist ilan ediyorsunuz, terör suçlusu ilan ediyorsunuz. "Teröristlere, eli silah tutan çeteye yardým etmekten, halký düþmanlýða teþvik etmekten" gibi ifadeler kullanmýþsýnýz. "Anayasamýz var; Anayasaya baðlýyýz" diyorsunuz; Anayasanýn 38 inci maddesine göre, bir insanýn suçu kesinleþmeden, o insana suçlu diyebilir misiniz? Kendinizi, hem hâkim yerine koyuyorsunuz hem savcý yerine koyuyorsunuz, her meselede böyle yapýyorsunuz. Bu, yanlýþtýr; ama, diyeceksiniz ki "efendim, geçmiþte, muhalefetteyken siz de yaptýnýz." Biz yaptýysak, biz de yanlýþ yaptýk. Bizim yanlýþlarýmýzý sizin tekrarlama mecburiyetiniz mi var? (RP sýralarýndan alkýþlar) Ýnsanýn suçu ispat edilmeden, kesinleþmeden, suçluymuþ gibi gösterip, sanki adamýn suçu kesinleþmiþ... Bu kiþi hakkýnda daha fezleke hazýrlanmamýþ, bir baský sonucu tutuklanmýþtýr.

Bu insaný ziyaret etmek suçmuþ. Niye suçmuþ; efendim, yargýyý etkilemiþ... Anayasanýn ilgili hükmü... (CHP ve ANAP sýralarýndan gürültüler)

AYHAN GÜREL ( Samsun) - Bilmediðin þeyi konuþma!..

ZEKÝ ERGEZEN (Devamla) - Lütfen dinleyin kardeþim... Samimi olarak söylüyorum, dinle lütfen... (CHP ve ANAP sýralarýndan gürültüler)

BAÞKAN - Sayýn milletvekilleri, rica ediyorum efendim... Müsaade buyurun, sayýn hatip konuþuyor.

Buyurun efendim.

ZEKÝ ERGEZEN (Devamla) - Eðer, belediye baþkaný suçlu bulunmayýp da çýkarsa, bu önergeniz havada kalacak; hiçbir temeli olmaz.

Eðer, bu soruþturma önergesi kabul edildikten sonra, tekrar belediye baþkaný suçsuz bulunup çýkarsa, bu soruþturmanýn da bir anlamý kalmaz.

Eðer, cezasý kesinleþmiþ olsaydý, bundan dolayý belki bir tutar tarafýnýz olurdu.

Bir insan Adalet Bakaný olunca, kendi yakýnýný, arkadaþýný, eþini dostunu ziyaret edemez mi?! Kaldý ki, sizin zamanýnýzda çýkarýlan genelgenin 152 nci maddesine göre, milletvekili, istediði saatte cezaevine gidip suçlularý, tanýdýklarýný veya birini ziyaret edebilir.

Geçmiþte yine milletvekiliydim. Yanýmda büyüyen bir arkadaþý, Uður Mumcu'nun katili diye tutuklattýrdýlar, saat 24.00'te cezaevinden ben çýkardým. Þimdi, Uður Mumcu'nun suçlularýnýn kim olduðu Susurluk olayýyla orta yere çýkmaya baþladý; yani bu ülkede neler yapýlýyor, neler oluyor. Aslýnda, vaktimiz olsa, nefesimiz yetse, sizin de sabrýnýz olsa, burada, neler neler konuþmamýz gerekir.

Adalet Bakaný yargýyý etkileyecek olsa, cezaevine niye gitsin? Adalet Bakaný yargýyý etkileyecek olsa, ilgilileri makamýna çaðýrmaktan aciz midir?! Yani, þu telefonlarý kullanmak çok mu zor?! Bu ülkede, bu telefonlarla, kimlerin neyi etkilediðini bilmiyor muyuz?

SABRÝ ERGÜL (Ýzmir) - Yapmadýðýný ne biliyorsun?!.

ZEKÝ ERGEZEN (Devamla) - Yani, þimdi, Adalet Bakaný o kadar aciz bir insan, kendi makamýna çaðýrýp da, hâkimi, savcýyý etkilemeyecek de, cezaevine giderek etkileyecek(!) Bu ne mantýk Allahaþkýna; böyle mantýk olur mu yahu?!. Ýþte, sizin mantýðýnýz bu!.. (RP sýralarýndan alkýþlar)

Ben, sizin yerinizde olsam, bu Hükümetle ilgili öyle önergeler var ki, öyle araþtýrmalar var ki, siz, bunlara kafa yoramýyorsunuz. Herhalde, hem iktidarý biz yapacaðýz hem muhalefeti biz yapacaðýz; öyle gözüküyor; çünkü, ülkenin meseleleriyle ilgilenmeye sizin vaktiniz yok!.. (RP sýralarýndan alkýþlar)

YAÞAR OKUYAN (Yalova) - Bizim kafamýz fitneye o kadar çalýþmýyor...

ZEKÝ ERGEZEN (Devamla) - Þimdi, Anayasanýn 38 inci maddesini hiçe sayýyorsunuz, 138 inci maddesini hiçe sayýyorsunuz... Peki, siz, suçu daha kesinleþmemiþ bir insaný, þu araþtýrma önergesinde, Meclisin zabýtlarýna, terör çetesine yardým etmiþ diye geçirmekle Sincanlýlarý üzdüðünüzün farkýnda mýsýnýz? Siz, halkýn oyuyla seçilmiþ, üç yýldan beri baþarýlý hizmetler yapan bir belediye baþkanýna ne kadar haksýzlýk yaptýðýnýzýn farkýnda mýsýnýz? Ýnsanýn suçu belli olur, ondan sonra... (CHP sýralarýndan gürültüler)

YAÞAR OKUYAN (Yalova) - Yani, Sincan Belediye Baþkanýný savunuyorsun...

ZEKÝ ERGEZEN (Devamla) - Muhterem arkadaþlar, bu arkadaþý, silahlý çeteye yardým etmekle suçluyorsunuz, halký düþmanlýða tahrik suçundan dolayý suçluyorsunuz; peki, bu belediye baþkaný arkadaþýmýz, hangi silahlý örgüte, çeteye silah verdi, para verdi; hangi çeteye, hangi örgüte kuryelik yaptý; hangi devlet arþivini yaktý, yýktý; hangi maðazayý yaðmaladý; Allah'tan korkun, Allah'tan!.. Siz, nasýl böyle konuþursunuz? (RP sýralarýndan alkýþlar, CHP sýralarýndan gürültüler)

Kaldý ki, bana göre, Sincan Belediyesindeki olaydan dolayý sizin üzülmemeniz lazým; üzülmesi gereken, Ýsrail'dir; çünkü, o gecede Ýsrail'in aleyhine konuþmalar yapýlmýþ, Filistin'e övgüler yaðdýrýlmýþ, Filistin örgütlerine övgüler yaðdýrýlmýþ...

AYHAN FIRAT (Malatya) - Orada Türk Bayraðý var mýydý?..

YAÞAR OKUYAN (Yalova) - Bir de, Sincan Belediye Baþkanýna madalya ver!..

ZEKÝ ERGEZEN (Devamla) - Yaþar Bey, bir dakika... Müsaadenle...

Burada, eðer gocunmasý gereken birisi varsa, Filistinlilerin topraklarýný iþgal edip, dozerlerle, kepçelerle evlerini baþlarýna yýkan Ýsraillilerin üzülmesi lazým; size ne oluyor?! (RP sýralarýndan "Bravo" sesleri, alkýþlar)

AYHAN FIRAT (Malatya) - Orada Türk Bayraðý var mýydý?..

ZEKÝ ERGEZEN (Devamla) - Sevgili kardeþlerim, Ýstiklal Savaþýnda, vatanýmýzý kurtarmak için biz de silahlar topladýk, örgütler kurduk, doðuda, güneydoðuda, batýda, Karadenizde, vatanýmýzý kurtarmak için, o gün, Ýngilizler...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafýndan kapatýldý)

ZEKÝ ERGEZEN (Devamla) - Sayýn Baþkan, birkaç dakika rica edeceðim, aslýnda, çok konuþacaðým þey var ama...

ALGAN HACALOÐLU (Ýstanbul) - Bunlarý Hizbullah mý söyletiyor?

BAÞKAN - Sayýn Ergezen, buyurun, 2 dakikada toparlayýn.

ZEKÝ ERGEZEN (Devamla) - O gün, Ýngilizler, bizim, kendi ülkemizi kurtarmak isteyen örgütleri bile terörist ilan etmek için neredeyse padiþaha baský yapýyorlardý.

Yani, þimdi, Çeçenistan'ý kurtaran Çeçen kardeþlerimin fotoðraflarýný ben duvara assam, onlarý, methü sena etsem, Rusya'nýn aleyhine konuþsam, ben, teröre yardým mý etmiþ olurum? (RP sýralarýndan alkýþlar)

AYHAN FIRAT (Malatya) - Türk Bayraðý var mýydý? Türk Bayraðý nerede?

ALGAN HACALOÐLU (Ýstanbul) - Hizbullah mý söyletiyor?

ZEKÝ ERGEZEN (Devamla) - Doðu Türkistan'ý buraya getirmeniz lazýmdý, size yakýþan buydu; Fatmalarla, Ayþelerle dolu Doðu Türkistan'ý unutturdunuz, halkýn gündeminden kaçýrdýnýz.

YAÞAR OKUYAN (Yalova) - Siz getirin, Hükümet biz miyiz? Dýþiþleri Bakanýnýz nerede?

ZEKÝ ERGEZEN (Devamla) - Yedi seneden beridir o belediyenin orada Kudüs gecesi kutlanýrken suç olmuyor da, Refah Partisinin Ýktidarýnda kutlanýnca mý suç oluyor?

AYHAN FIRAT (Malatya) - Türk Bayraðý, Atatürk resimleri nerede?

ZEKÝ ERGEZEN (Devamla) - Eðer, bu bir suçsa, Türk Milletinin yüzde 90'ý, geçmiþ ve þimdiki Parlamentonun çok büyük kesiminin de terör suçuyla yargýlanmasý lazým. Niye...

AHMET ALKAN (Konya) - Ne alakasý var?

ZEKÝ ERGEZEN (Devamla) - Bir dakika.

Niye; Filistin'i çok methettik, Filistin'e methiyeler yaðdýrdýk, Ýsrail'in aleyhinde bu kürsülerden çok konuþmalar yaptýk, Türk Milletinin evinde Filistinlilere yapýlan dualarý biz çok iyi biliyoruz, Filistinlilerin yanýnda olduklarýný biliyoruz; yani, Ýsrail ile Amerika'nýn terörist ilan ettiklerini biz terörist kabul etmek mecburiyetinde miyiz? (RP sýralarýndan "Bravo" sesleri, alkýþlar)

YAÞAR OKUYAN (Yalova) - Niye anlaþtýnýz...

ZEKÝ ERGEZEN (Devamla) - Bakýnýz, Amerika, Suriye'yi terörist ilan etmiþ, terörist ilan ettikten sonra 28 defa Suriye'ye gitmiþ.

ALGAN HACALOÐLU (Ýstanbul) - Arafat'a da böyle mi söylediniz?

ZEKÝ ERGEZEN (Devamla) - Efendim, Ýran terörist, Suriye terörist, Libya terörist...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafýndan kapatýldý)

ZEKÝ ERGEZEN (Devamla) - Sayýn Baþkan, 1 dakika rica edeyim.

ALGAN HACALOÐLU (Ýstanbul) - Arafat'a böyle mi anlattý Sayýn Baþbakan?

BAÞKAN - Sayýn Ergezen, toparlar mýsýnýz efendim. Ýki defa eksüre verdim.

ZEKÝ ERGEZEN (Devamla) - Toparlýyorum Sayýn Baþkaným.

Bakýnýz, Ýran terörist, Suriye terörist, Libya terörist, Sudan terörist, Nijerya terörist, terörist, terörist, terörist... Yani, kim Ýsrail ile Amerika'ya boyun eðmediyse, kim Ýsrail'in menfaatlarýna ters düþtüyse o terörist, kim ona boyun eðiyorsa terörist deðil.

Hepinizi en derin saygýlarýmla selamlýyorum. (RP sýralarýndan alkýþlar)

ALÝ DOÐAN (Kahramanmaraþ) - Onun için mi iki defa anlaþma yaptýnýz?!

BAÞKAN - Sayýn Ergezen, teþekkür ederim.

Sayýn Ergezen, bir dakikanýzý rica edeyim.

Efendim, Sayýn Topçu hassasiyet göstererek, haklý olarak...

YAÞAR TOPÇU (Sinop) - Efendim, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 104 üncü maddesindeki yetkiyi yargýç kullanýr. Arkadaþýmýz, bilerek veya bilmeyerek "baskýyla tutuklanmýþtýr" dedi; bu, yargý yetkisine müdahaledir, düzeltilmesi...

ALÝ RIZA BODUR (Ýzmir) - Kendisi yargýç olduðu için bilir(!)

BAÞKAN - Buyurun Sayýn Ergezen, lütfen, kýsaca arz ediniz.

ZEKÝ ERGEZEN (Devamla) - Tabiî, ben Sayýn Yaþar Topçu'nun hassasiyetini anlýyorum, kendisine teþekkür ederim. Ben, burada "baský" derken, birisinin baskýsý deðil, kamuoyunda oluþturulan bir baský vardýr.

YAÞAR TOPÇU (Sinop) - Ne baskýsý?!

ZEKÝ ERGEZEN (Devamla) - Hayýr, yanlýþ olabilir, doðru olabilir; ben onu söylemek istedim, yanlýþsa yanlýþtýr diyebilirsiniz.

Teþekkür ederim. (RP sýralarýndan alkýþlar)

BAÞKAN - Efendim, teþekkür ediyorum.

Gayet tabiî, yargýmýzý ve yargýçlarýmýzý baský altýnda kalarak karar vermekten tenzih ederiz. Her ne kadar, bu soruþturma önergesi de, aþaðý yukarý, bu mantýk üzerine kurulmuþtur; yani "Adalet Bakaný ziyaret etmek suretiyle baský yapmak istemiþtir" deniliyor. Onu da uygun bulmadýðýmý ifade ediyorum.

YAÞAR TOPÇU (Sinop) - Sayýn Baþkan, bakýnýz, güzel bir hassasiyet gösterdiniz; arkadaþýmýz sürçülisan etti, tutukluya "hükümlü" dedi, düzelttirdiniz, saygýyla karþýladýk; ama, orada da yargý yetkisini kullanan hâkim var. Hâkime "bir baský altýnda 104'ü kullandý" demek, Anayasaya da aykýrý olur, bize de yakýþmaz.

BAÞKAN - Sayýn Topçu, biz hassasiyetinizi saygýyla karþýladýk, doðrudur. Tabiî, burada kusurlarýmýz olur, elbirliðiyle bunlarý düzeltmek zorundayýz. Önemli olan, kurumlardýr ve kurallardýr.

Teþekkür ediyorum.

Tabiî, ben de bu sebeple bir hususu düzeltmek istedim.

Üçüncü sýrada, Sayýn Hikmet Sami Türk, buyurun efendim. (DSP sýralarýndan alkýþlar)

HÝKMET SAMÝ TÜRK (Trabzon) - Sayýn Baþkan, deðerli milletvekilleri; Türk devlet geleneðinin yerleþmiþ bir özdeyiþiyle, adalet, mülkün; yani, devletin temelidir. Adalet bakaný, adalet hizmetlerinden sorumlu bakandýr. Cumhuriyet hükümetlerinde adalet bakaný, baþbakanýn yardýmcýsý konumundaki devlet bakanlarý bir yana býrakýlýrsa, baþbakandan sonra gelen bakan sýrasýndadýr.

Baþta Anayasa olmak üzere, yürürlükteki mevzuata göre, adalet bakanýnýn Türk hukukundaki konumu ve yetkileri þöyle özetlenebilir: Adalet bakaný, Hâkimler ve Savcýlar Yüksek Kurulunun baþkanýdýr. Baþkanýn emrinde ve onun yardýmcýsý olan müsteþar da, 7 üyeli bu kurulun tabiî üyesidir. Hâkim ve savcýlar hakkýnda görevleriyle ilgili inceleme ve soruþturma, Adalet Bakanlýðýnýn izni ile adalet müfettiþlerince yapýlýr. Bakan, inceleme ve soruþturma iþlemlerini, daha kýdemli hâkim veya savcý eliyle de yaptýrabilir. Adalet Bakanlýðýnda, bakana baðlý bir baþkan, bir baþkan yardýmcýsý ve yeteri kadar adalet müfettiþinden oluþan bir teftiþ kurulu bulunur. Teftiþ Kurulu Baþkanlýðý, bakanýn emri veya onayý üzerine, bakan adýna, adlî ve idarî yargý hâkim ve savcýlarý hakkýnda görevleriyle ilgili denetleme, inceleme ve soruþturma iþlemlerini yapar. Adalet bakaný, Hâkimler ve Savcýlar Yüksek Kurulunca verilen kararlarýn, bu arada, hâkimler ve savcýlar hakkýnda görevleriyle ilgili olarak verilen disiplin cezalarýnýn bir defa daha incelenmesini isteyebilir.

Bakan, yargý yetkisinin kullanýlmasýna iliþkin görevler hariç olmak üzere, hâkim ve savcýlar üzerinde gözetim yetkisine haizdir. Bununla birlikte, bakan, kamu davasý açýlmasý için, cumhuriyet savcýlarýna emir verebilir.

Bütün bu yetkilerin, mahkemelerin ve hâkimlerin baðýmsýzlýðý ilkesi göz önünde tutularak kullanýlmasý gerekir; ancak, diðer kamusal yetkilerde olduðu gibi, bu yetkilerin de kötüye kullanýlmasý olasýlýðý vardýr. O nedenle, adalet bakaný, genel seçimlerden önce çekilmesi ve yerini bir baðýmsýza býrakmasý gereken üç bakandan birisidir.

Her adalet bakanýnýn Anayasaya uygun bir görev bilincinde olmasý, adalet hizmetlerinin saðlýklý biçimde yürütülmesi bakýmýndan büyük önem taþýmaktadýr.

Sayýn Baþkan, deðerli milletvekilleri; Türk hukuk düzeninin ve yargý sisteminin çözüm bekleyen çeþitli sorunlarý vardýr. Bir adalet bakanýnýn, öncelikle bu konulara eðilmesi gerekir. Örneðin, Türk Medenî Kanunu, Ceza Kanunu, Hukuk ve Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunlarý üzerinde, Adalet Bakanlýðýnda, yýllardan beri çalýþmalar yapýlmaktadýr. Bu ve Yedinci Beþ Yýllýk Kalkýnma Planýnda öngörülen diðer çalýþmalarýn sonuçlandýrýlmasý ve kanun tasarýlarý olarak Yüce Meclise sunulmasý, bir adalet bakanýnýn onurla yerine getireceði görevlerdendir.

Þüphesiz, her adalet bakanýnýn bir Mahmut Esat Bozkurt olmasý beklenemez; ama, her adalet bakaný, daha çaðdaþ bir hukuk düzeni ve yargý sistemi için çaba göstermek zorundadýr. Oysa, Sayýn Kazan, çaðdaþ hukukî düzenlemeleri getireceði yerde, Türkiye için artýk geride kalmýþ bazý modelleri örnek olarak almayý düþünmektedir. Gerçekten, Sayýn Bakan, geçen yaz, Irak seyahati dönüþünde, orada bir mahkûm tövbe ettiði ve Kur'an'dan iki veya dört cüz ezberlediði takdirde cezasýnýn azaltýldýðýný, hatim indirdiði takdirde cezasýnýn yarýya düþürüldüðünü veya kaldýrýldýðýný, bunun Batý'daki örnekler kadar incelenmeye deðer bir örnek olduðunu söylemiþtir. Sayýn Bakan, çaðdaþ infaz sisteminin din kurallarýna göre düzenlenmediðini, bunun laiklikle baðdaþmayacaðýný bilmek durumundadýr. (DSP sýralarýndan alkýþlar)

Daha 3 Mart 1924 günü kabul edilen Þer'iye ve Evkaf Vekâletinin kaldýrýlmasýna dair 429 sayýlý Kanunun 1 inci maddesinde verilen laiklik tanýmýnda devlet ve din iþleri ayrýlmýþ, Türkiye Cumhuriyetinde insanlarca yapýlan iþlemlerle ilgili yasama ve yürütme yetkilerinin Türkiye Büyük Millet Meclisi ile onun teþkil ettiði hükümete ait olduðu belirtilmiþtir. Aradan yetmiþ yýlý aþkýn bir süre geçtiði halde, Sayýn Kazan, þer'iye vekillerinin dahi düþünmediði önerileri getirebilmektedir.

Sayýn Kazan, baþörtülü veya türbanlý avukatlarla ilgili olarak Türkiye Barolar Birliðince hazýrlanmýþ bir genelgenin uygulanmasý için daha önce Adalet Bakanlýðýnca çýkarýlan bir genelgeyi iptal etmeyi, öncelikli bir görev saymýþtýr. Sayýn Kazan'ýn, bayan avukatlar, giderek, hâkimler arasýnda inançlý olanlar, inançlý olmayanlar biçiminde bir ayýrým yapýlmasýna neden olabilecek iptal genelgesi hakkýnda, Danýþtay 8 inci Dairesince yürütmeyi durdurma kararý verilmiþtir.

Sayýn Kazan, temiz toplum ve sürekli aydýnlýk özlemiyle yapýlan demokratik bir eylemi, tamamýyla asýlsýz bir iftira niteliðindeki bir olaya benzetmiþ, böylece, yalnýz Alevî vatandaþlarýmýzý rencide etmekle kalmamýþ, ayný zamanda, toplumda mezhep ayrýlýklarýndan kaynaklanan önyargýlarý pekiþtirecek, farklý mezhepten insanlar arasýnda gerilim yaratacak bir harekette bulunmuþtur. Bu tutumun ulusal birlik açýsýndan ne kadar sakýncalý olduðu ortadadýr.

Sayýn Kazan'ýn Adalet Bakanlýðý dönemi, hâkimler ve savcýlar arasýnda nakil iþlemlerinden en azýndan bir bölümünün siyasal ve ideolojik etkenlerle yapýldýðý, özellikle, köktendinci bazý eylemlerle ilgili davalara bakan hâkim ve savcýlarýn, baþka yerlere veya görevlere nakledildiði konusunda ciddî þüphelerin uyandýðý bir dönem olmuþtur. Bu, adalete ve yargý sistemine güveni sarsacak bir tutumdur.

Adalet Bakanýnýn cezaevlerine yaptýðý ziyaretler de tartýþma konusudur. Sayýn Kazan, geçen yýl Avrasya Feribotunu kaçýran eylemcileri, Þeker Bayramýnda, üstelik, bu davayla ilgili bir duruþma öncesinde, Ýzmit Kapalý Cezaevinde ziyaret ederek, kendileriyle görüþmüþtür. Halen, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurul gündeminde, Türk Ceza Kanununun, ulaþým araçlarý aleyhine iþlenen cürümlerle ilgili 384 ve 385 inci maddelerinin, devlet güvenlik mahkemelerinin görev alaný dýþýna çýkarýlmasýný öngören bir tasarý bulunduðu hatýrlanýrsa, bu ziyaret hayli düþündürücüdür.

Son olarak, Sayýn Kazan, Ýran Büyükelçisinin açýklamasýna göre, onyedi yýl önce, Ayetullah Humeyni'nin Kudüs Günü ilan ettiði bir günde, Sincan'da, Hamas ve Hizbullah terör örgütleri liderlerinin posterlerini astýrarak düzenlediði Kudüs Gecesindeki laiklik karþýtý konuþma ve gösteriler nedeniyle, hakkýnda, silahlý çeteye yardým ve halký düþmanlýða tahrik suçlarýndan dolayý Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesinde dava açýlan ve mahkemece, tutuklanmasýna karar verilen Sincan eski Belediye Baþkanýný, Ankara Kapalý Cezaevinde savcý odasýnda ziyaret etmiþtir.

Sayýn Kazan, bu ziyareti, resmî sýfatý dýþýnda, sivil kimliðiyle ve Partisinin Halkla Ýliþkiler Baþkaný olarak yaptýðýný, Bakanlýk görevi ile insanlýk görevini titizlikle ayýrdýðýný ifade etmiþtir. Ne var ki, bu ziyaret, Sayýn Kazan'ýn, örneðin, hastanede yatan amca veya teyzesine ya da bir yakýnýna yaptýðý bir ziyaret deðildir. Bakanlýk sýfatý, istenildiði zaman giyilen, istenildiði zaman çýkarýlan bir giysi deðildir. Bir bakan, bütün hareketlerinde, görevinin ve konumunun gereklerini göz önünde bulundurmak zorundadýr. Sayýn Kazan'ýn bu ziyaretlerinin, belirli çevrelerce bir mesaj olarak algýlanmasý kaçýnýlmazdýr.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafýndan kapatýldý)

BAÞKAN - Sayýn Türk, ne kadar süre istersiniz?

HÝKMET SAMÝ TÜRK (Devamla) - 2 dakika efendim.

BAÞKAN - Peki, buyurun.

HÝKMET SAMÝ TÜRK (Devamla) - Nitekim, bu ziyaretler, geçen hafta Ýstanbul 5 inci Devlet Güvenlik Mahkemesinde görülen ÝBDA-C davasýnda yaþandýðý gibi, bazý duruþmalarda, sanýklarýn mahkeme heyetine veya basýn mensuplarýna saldýrma cüretlerini artýrmakta gecikmemiþtir. Bir adalet bakaný, devam etmekte olan bir davanýn sanýðýna veya sanýklarýna, herhangi bir biçimde yakýnlýk ifade eden bir davranýþ içerisinde olamaz; kendi partisinin sempatisini gösteren bir tutum içerisinde olamaz; böyle bir davranýþ, yargýyý yönlendirme çabasý olarak yorumlanmaya elveriþlidir. Sayýn Kazan'ýn davranýþý, yargý yetkisinin kullanýlmasýnda mahkeme ve hâkimlerin etkilenmesine yönelik giriþimleri yasaklayan Anayasanýn 138 inci maddesine aykýrýdýr.

Öte yandan, Sincan Belediye Baþkanýna yapýlan ziyaret, Terörle Mücadele Kanununun kapsamýna giren suçlardan tutuklananlara açýk görüþ yaptýrýlamayacaðýný öngören 16 ýncý maddesine de aykýrýdýr.

Sayýn Kazan, örnekleri daha da çoðaltýlabilecek olan ve her biri Cumhuriyetin temel niteliklerine ters düþen bu tür tutum ve davranýþlarý ile görevini kötüye kullanmýþ bulunmaktadýr. O nedenle, Meclis soruþturmasý önergesi yerindedir.

Yüce Meclisi, bu düþüncelerle saygýyla selamlýyorum. (DSP, CHP ve ANAP sýralarýndan alkýþlar)

BAÞKAN - Sayýn Türk, teþekkür ediyorum efendim.

Sayýn milletvekilleri, biraz sonra, tabiî olarak oylama yapýlacaktýr. Benim ricam, arkadaþlarýmýzdan, Genel Kurul salonundaki boþ sýralarý doldurmalarýdýr.

Sayýn bakanlara ait sýralarý lütfen boþaltalým.

AYHAN FIRAT (Malatya) - Sayýn Baþkan, ikaz mý ediyorsun, ne yapýyorsun?.. Haber gönderin!..

BAÞKAN - Sayýn Fýrat... Sayýn Fýrat...

NABÝ POYRAZ (Ordu) - Davetiye gönderin!..

AYHAN FIRAT (Malatya) - Haber gönderin efendim...

BAÞKAN - Sayýn Fýrat, karambola getirmek hiç kimsenin hakký ve haddi deðildir.

AYHAN FIRAT (Malatya) - Karambol meselesi deðil.

BAÞKAN - Sayýn milletvekillerini uyarmak zorundayým.

AYHAN FIRAT (Malatya) - Sizi ne ilgilendiriyor?.. Daha konuþma var, Bakan konuþacak.

BAÞKAN - Efendim gayet tabiî, Sayýn Bakan konuþacak.

Sayýn Fýrat, zaman kazanmak için, sayýn üyelere þimdiden rica ediyorum.

Aþaðýdaki boþ sýralarý lütfen doldurun.

AYHAN FIRAT (Malatya) - Sayýn üyeler gereðini yapýyor efendim.

BAÞKAN - Tabiî, Sayýn Fýrat, bahar mevsimi; taþmak zorunda.

Sayýn milletvekilleri boþ sýralarý doldursunlar; sayýn bakanlara ait sýralara lütfen oturmasýnlar. Rica ediyorum...

Deðerli milletvekilleri, son söz, hakkýnda soruþturma açýlmasý istenilen Sayýn Adalet Bakaný Þevket Kazan'a aittir.

Sayýn Kazan, buyurun. (RP sýralarýndan alkýþlar)

Sayýn milletvekilleri, boþ sýralarý dolduralým lütfen.

ADALET BAKANI ÞEVKET KAZAN (Kocaeli) - Sayýn Baþkan, sayýn milletvekilleri; Anavatan Partisi Ýzmir Milletvekili Metin Öney ve 60 arkadaþýnýn, hakkýmda verdikleri Meclis soruþturmasý önergesine cevap vermek üzere huzurunuza çýkmýþ bulunuyorum. Yüce Heyetinizi saygýyla selamlýyorum.

Sayýn milletvekilleri, milletvekillerinin ve siyasî parti gruplarýnýn, Anayasanýn 98-100 üncü maddeleri ile Türkiye Büyük Millet Meclisi Ýçtüzüðünün 96-107 nci maddelerinde öngörülen usul ve þartlar dahilinde hükümeti veya hükümette yer alan bir bakaný denetlemesi, elbette asli vazifeleri cümlesindendir.

Þu anda yapýlan görüþmeler de, Adalet Bakaný olarak þahsým hakkýnda verilen bir soruþturma önergesi dolayýsýyla bir denetim çalýþmasýdýr. Hiçbirimizin bu tür çalýþmalardan rahatsýz olmamasý, þikâyetçi olmamasý lazýmdýr. Her þeyden önce, bendeniz, bu soruþturma önergesinden dolayý rahatsýz olmadýðýmý, bilakis, kamuoyu önünde bazý gerçekleri açýklamama imkân ve fýrsat verdiði için önergeyi veren arkadaþlarýma müteþekkir olduðumu ifadeyle söze baþlýyorum. (RP sýralarýndan alkýþlar)

Sayýn Baþkan, sayýn milletvekilleri; verilen önerge üzerinde benden önce dört arkadaþýmýz konuþtu. Konuþmalar sýrasýnda önergeyle ilgili olmayan birçok konudan bahsedildi, spekülasyonlar yapýldý. Konuþma süremin kýsýtlýlýðý dolayýsýyla, ben, önergeyle ilgili olmayan konulara mütedair cevap hakkýmý mahfuz tutuyor, sadece verilen önerge konusuyla sýnýrladýðým maruzatýmý arz etmeyi daha akýlcý ve yapýcý buluyorum.

Sayýn milletvekilleri, müzakere edilmekte olan bu yazýlý önergede, Adalet Bakaný olarak þahsým hakkýnda biri genel, diðeri özel iki suçlama söz konusudur. Genel suçlamayý þöyle özetleyebiliriz: Güya, ben, demokratik hukuk devleti ilkelerine aykýrý organize tutum ve davranýþlar içerisindeymiþim, partime yakýn tutuklularý ziyaret ediyormuþum, topluma ve yargýya meydan okuyormuþum, soruþturmalarý yürüten savcýlarý deðiþtirerek, güç gösterisinde bulunuyor, yargý baðýmsýzlýðýný açýkça zedeliyormuþum, böylece, görevimi kötüye kullanýyormuþum. (CHP sýralarýndan "Yalan mý" sesleri)

Özel suçlamaya gelince: 14 Þubat 1997 Pazar günü, silahlý çeteye yardým ve halký düþmanlýða tahrik suçlarýndan dolayý devlet güvenlik mahkemesi tarafýndan tutuklanan Sincan Belediye Baþkaný Bekir Yýldýz'ý parti sýfatýmla, Terörle Mücadele Kanununun 16 ncý maddesindeki açýk görüþ yasaðýna raðmen, cezaevinde ziyaret etmiþim; bu yönden de görevi kötüye kullanmýþým...

SÜLEYMAN HATÝNOÐLU (Artvin) - Doðru!..

ADALET BAKANI ÞEVKET KAZAN (Devamla) - Ýsnatlar bunlar.

Sayýn Baþkan, sayýn milletvekilleri; bu suçlamalara cevap vermeden önce, konuyla ilgileri dolayýsýyla, Anayasanýn, Türkiye Büyük Millet Meclisi Ýçtüzüðünün, Siyasî Partiler Kanununun, Adalet Bakanlýðý Teþkilat Kanununun, Cezaevlerinin Yönetimine Dair Tüzüðün bazý maddeleriyle Türk Ceza Kanununun 240 ýncý maddesi hakkýndaki yüksek yargý kararlarýna, kýsaca, temas etmeyi zorunlu görüyorum. Önce, bakan olarak görevim konusunda Anayasa, kanun ve tüzük ne diyor: Anayasa (Madde 2) Türkiye Cumhuriyeti Devleti demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletidir; Anayasa (Madde 10, fýkra 3) Devlet organlarý ve idare makamlarý bütün iþlemlerinde kanun önünde eþitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadýr; Anayasa (Madde 112, fýkra 2) Her bakan, kendi yetkisi içindeki iþlerden ve emri altýndakilerin eylem ve iþlemlerinden sorumludur; Adalet Bakanlýðý Teþkilat Kanunu (Madde 5) Bakan, bakanlýk kuruluþunun en üst amiridir; bakanlýk hizmetlerinin mevzuata, hükümetin genel siyasetine, millî güvenlik siyasetine, kalkýnma planlarýna ve yýllýk programlara uygun olarak yürütülmesini ve bakanlýðýn faaliyet alanýna giren konularda diðer bakanlýklarla iþbirliðini ve koordinasyonunu saðlamakla görevli ve Baþbakana karþý sorumludur. Bakan, emri altýndakilerin faaliyet ve iþlemlerinden sorumlu olup, bakanlýk merkez ve taþra teþkilatýnýn ve baðlý kuruluþunun faaliyetlerini, iþlemlerini ve hesaplarýný denetlemekle görevli ve yetkilidir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Ýçtüzüðüne gelince; 107 nci maddeye göre, bir Baþbakan veya bakan hakkýnda Meclis soruþturma önergesi verilebilmesi için ortada cezaî sorumluluðu gerektiren bir fiilin görev sýrasýnda iþlenmiþ olmasý, ayrýca, müspet fiilin, hangi kanun ve nizama aykýrý olduðunun belirtilmesi zorunluluðu vardýr.

Türk Ceza Kanununun 240 ýncý maddesi ise; her ne surette olursa olsun, memurun, görevini kötüye kullanmasý eylemini öngörmektedir. Suçun maddî unsuru, fiilin, görev esnasýnda iþlenmiþ olmasý; manevî unsuru ise suç kastýdýr.

Tüm bu mevzuat hükümleri karþýsýnda, genel iddialara cevabým þudur: Demokratik hukuk devleti ilkelerine aykýrý organize tutum ve davranýþlar içinde olduðuma dair, önergede tek bir isnat yoktur. Bugün, Adalet Bakanlýðýnda, gerçekten, organize bir çalýþma vardýr; buyurun; Adalet Bakanlýðýnýn þemasý budur; bütün müsteþar yardýmcýlarýnýn, hangi ünitelerden sorumlu, hangi görevi yaptýklarý, burada, açýkça bellidir. Hangi bakan, acaba, bugüne kadar, konuya böyle bu kadar ilgi gösterebildi... (ANAP sýralarýndan gürültüler)

Ayrýca, Adalet Bakanlýðýnda, her ay, hangi gün, hangi toplantýlarýn yapýlacaðý burada bellidir, iþte, bu, organize bir bakanlýk çalýþmasýdýr.

Yine, Adalet Bakanlýðýnda, her ay, hangi kurulun, hangi saatte toplanacaðýna dair ayýn baþýnda yapýlan planlý programlý çalýþma buradadýr; iþte, organize bakanlýk çalýþmasý budur. (ANAP sýralarýndan gürültüler)

Görülüyor ki, bu organize çalýþma, sizin vehmettiðiniz türde bir çalýþma deðildir; bir hizmet, bir devlet çalýþmasýdýr; Anayasaya, kanunlara, tüzük ve yönetmeliklere ve de hükümet programlarýna uygun bir çalýþmadýr.

Cezaevi ziyaretlerine gelince, 15 Temmuz 1996 tarihinde, genel þikâyet üzerine, Eskiþehir Özel Tip Kapalý Cezaevini incelemeye gittim, yetkililer dýþýnda kimseyle görüþmedim. 25 Eylül 1996 tarihinde Diyarbakýr'a, (E) Tipi Cezaevinde meydana gelen olaylar sebebiyle gittim, ilgililer dýþýnda, cezaevinde üç gruptan hiç ilgim olmayan 9 kiþiyle görüþtüm, þikâyetlerini dinledim ve tahkikatý açtýrdým. 29 Ocak 1997 tarihinde Bakýrköy Çocuk ve Kadýn Cezaevini açtým, hiçbir tutuklu ve hükümlüyle görüþmedim. 12 Þubat 1997 tarihinde, adliye bayramlaþmasýndan sonra, mülkî ve adlî erkân ile Kocaeli Kapalý Cezaevindeki 407 hükümlü ve tutukluya bayram ziyaretinde bulundum; iþte, Avrasya sanýklarý da bunlarýn içinde -407 kiþinin içinde- özel bir ziyaret deðil. 16 Þubat 1997 tarihinde, iþ atölyelerini görmek için Kütahya Cezaevini ziyaret ettim, çalýþan hükümlülere moral vermeye çalýþtým. Bu saydýklarým ve önergede bahsi geçen ziyaret dýþýnda, benim cezaevlerini ziyaretim ve özellikle, Partime yakýn kimseleri ziyaret etmek için cezaevi ziyaretim asla söz konusu deðildir; bunu, kimse de ispat edemez.

Sayýn milletvekilleri, benim, topluma ve yargýya meydan okuduðum iddiasý, tamamen hilafý hakikat ve kötü bir yakýþtýrmadan ibarettir; sekiz aydan beri, ülkede, yargýnýn baþarýsý için gece gündüz çalýþan, her il ve ilçeden gelen talepleri titizlikle ve süratle temine gayret eden bir çizgide görev yapýyorum. Göreve geldiðim günden beri, hiçbir savcýya, hiçbir hâkime yaptýðý iþlemden dolayý müdahale etmedim, Hâkimler Savcýlar Yüksek Kurulu kararlarý dýþýnda, Bakan olarak, hiçbir hâkim ve savcýnýn yerini ve görevini deðiþtirmedim. (CHP sýralarýndan "yalan" sesleri, gürültüler) Halktan bana ulaþan þikâyetler varsa, onlarý, Teþkilat Kanunu gereði, Ceza Ýþleri Genel Müdürlüðüne ve Teftiþ Kurulu Baþkanlýðýna ilettim; hepsi bundan ibaret.

Sayýn milletvekilleri, bir bakan, bakanlýk görevi yanýnda, parti görevi yapabilir mi; bu konuda Anayasa ne diyor, kanunlar ne diyor:

Anayasa, madde 101: "Cumhurbaþkaný seçilenin, varsa partisiyle iliþkisi kesilir, Meclis üyeliði sona erer."

Anayasa, madde 94, son fýkra: "Türkiye Büyük Millet Meclisi Baþkan ve Baþkanvekilleri parti veya grup yönetiminde görev alamazlar, yönetimde iken oy kullanamazlar." Benzer hüküm, Siyasî Partiler Kanununun 24 üncü maddesinde de var.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafýndan kapatýldý)

BAÞKAN - Sayýn Kazan, ne kadar süre istiyorsunuz efendim?

ADALET BAKANI ÞEVKET KAZAN (Devamla) - 5 dakika.

BAÞKAN - Peki, buyurun; lütfen, bu defa toparlayýn efendim.

ADALET BAKANI ÞEVKET KAZAN (Devamla) - Anayasa, madde 114: "Türkiye Büyük Millet Meclisi genel seçimlerinden önce Adalet, Ýçiþleri ve Ulaþtýrma Bakanlarý çekilir."

Anayasa, madde 128: "Memurlar, devletin aslî ve sürekli görevlerini genel idare esaslarýna göre yürütmekle yükümlü olan kiþilerdir." Anayasanýn 33 üncü maddesine göre, kanunî sýnýrlamalar dýþýnda memurlar dernek de kurabilir, dernekte de çalýþabilir.

Siyasî Partiler Kanununun 32 nci maddesine göre, Merkez Karar Yönetim Kurulunda görev alan üyelerin, o partinin parti grubu yönetim kurulunda ayrýca görev alamayacaklarý belirtilmiþtir.

Görülüyor ki, benim, Bakanlýk yaparken, Partimin genel yönetiminde görev almama mani hiçbir anayasal ve yasal hüküm yoktur. Ben, Refah Partisinin Halkla Ýliþkilerden Sorumlu Genel Baþkan Yardýmcýsýyým; bu görevin ifasýnda diðer partilerde olduðu gibi, çeþitli sosyal gruplar, meslek kuruluþlarý, kutlamalar, taziyeler, hastane ve cezaevi ziyaretleriyle bizzat ilgilenmekte, eðitim seminerleri düzenlemekteyim, iki görevi birbirine karýþtýrmadan da yürütmekteyim.

ÝSMET ATALAY (Ardahan) - Mercedes'ten de bahset...

ADALET BAKANI ÞEVKET KAZAN (Devamla) - Sayýn milletvekilleri, Bekir Yýldýz'ý ziyaretim ve bu ziyaretimle hâkim ve savcýlarý etkilediðim þeklindeki özel isnatlara gelince. Önce, yine Anayasanýn, kanunlarýn, tüzük ve genelgelerin ne dediðine bakalým, tüzük ve genelgelerin ne dediðine bakalým: (CHP sýralarýndan "özür dilemen lazým" sesleri, gürültüler)

Anayasa, madde 38: "Suçluluðu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayýlamaz." -Avrupa Ýnsan Haklarý Sözleþmesinde "masum sayýlýr" diyor-Kimse kanunun suç saymadýðý bir fiilden dolayý cezalandýrýlamaz, ceza sorumluluðu þahsîdir."

Anayasa, madde 138: "Hâkimler görevlerinde baðýmsýzdýr. Hiçbir organ, makam, merci veya kiþi, yargý yetkisinin kullanýlmasýnda mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez, tavsiye ve telkinde bulunamaz."

Teþkilat Kanunundaki görevimi daha önce arz ettim. Cezaevleri Yönetimine Dair 5 Temmuz 1967 tarihli Yönetmeliðin 152 nci maddesine göre, hükümlüler ve tutuklular, yönetmelikte gösterilen günlerde ve saptanan esaslar çerçevesinde, belirlenen kiþiler tarafýndan ziyaret edilebilir. Belirlenecek gün ve saatler dýþýnda ziyaretlerle, belirlenen kiþiler dýþýnda ziyaretler, cumhuriyet savcýsýnýn izniyle yapýlýr. Cumhuriyet savcýsýna izin yetkisi verilmiyorsa, cumhuriyet savcýsý, Adalet Bakanýndan izin ister. Nitekim, 8 Mart Kadýnlar Günü dolayýsýyla, Doðru Yol Partisinin Edirne Hanýmlar Teþkilatý, Anavatan Partisinin Edirne Hanýmlar Teþkilatý, cezaevi ziyareti için benden izin istemiþlerdir ve bu izin de verilmiþtir. Ben, cezaevleri ziyareti konusunda izin vermeye yetkili makamda olan bir kiþiyim. Hatta, bazen, Adalet eski Bakaný Sayýn Oktay zamanýnda, 3 Þubat 1992 tarihli Genelgeyle, cumhuriyet savcýlarýndan, milletvekillerinin cezaevi ziyaretine açýkça izin verilmesi istenmiþtir; ben de bu tatbikatý uygulamadan kaldýrmadým ve sürdürüyorum.

Söz konusu özel suçlamaya cevabým þudur; Bekir Yýldýz, Refah Partisinin Sincan Belediye Baþkanýdýr. 1994'te Refah Partisinden Belediye Baþkaný seçilmiþ, dünkü Sincan'ý bugünkü Sincan haline getirmiþtir. (CHP sýralarýndan gürültüler) Bekir Yýldýz'ýn, parti yönetiminin asla tasvip edemeyeceði bir yanlýþ hareketi olmuþtur. Olay sabahý, basýndaki haberi görünce, Parti Genel Merkezinden, Genel Baþkan Yardýmcýsý olmam sýfatýmla, benim tarafýmdan aranmýþ ve kýnanmýþtýr; fakat, bana tek kelimeyle olsun cevap vermemiþ, susmuþtur.

M. ERDOÐAN YETENÇ (Manisa) - 20 dakika oldu Sayýn Baþkan.

ADALET BAKANI ÞEVKET KAZAN (Devamla) - Bir gün sonra, Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi Baþsavcýlýðý tarafýndan, 8 gün süre verilerek gözaltýna alýnmýþ, savcýlýk ve hâkim tarafýndan sorgusu yapýlmýþ, tutuklanmýþtýr; tutuklamaya itirazý da reddedilmiþtir; gerek kanun gerek yönetmelik gereði, kendisinin ziyareti mümkün hale gelmiþtir. Benim, bir Adalet Bakaný olarak, kendisine müzahir olunmasý konusunda, ne gözaltý süresinde ne de sorgulama aþamasýnda hiçbir emniyet görevlisine, hiçbir savcý veya hâkime doðrudan veya dolaylý bir müracaatým olmamýþtýr. Ýsteyen, istediði kiþiden tahkik eder...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafýndan kapatýldý)

M. ERDOÐAN YETENÇ (Manisa) - Adalet Bakaný, adaletsiz davranýyor!...

BAÞKAN - Sayýn Bakan, efendim, lütfen toparlar mýsýnýz...

ADALET BAKANI ÞEVKET KAZAN (Devamla) - Dolayýsýyla, Bekir Yýldýz konusunda, benim, hâkim ve savcýlarý en ufak bir þekilde etkilemem söz konusu olmadýðý gibi, Türkiye Cumhuriyetinin hâkim ve savcýlarý da, þunun bunun sözleriyle etkilenecek kadar zayýf iradeli deðillerdir. (RP sýralarýndan alkýþlar) Bekir Yýldýz, þu anda tutukludur; hakkýnda, henüz hangi suçtan yargýlanacaðýna dair bir iddianame dahi yazýlmamýþtýr. Avrupa Ýnsan Haklarý Sözleþmesinin 6 ncý maddesine göre masum, Anayasanýn 38 inci maddesine göre suçsuz sayýlmasý gereken bir konumdadýr. (CHP sýralarýndan gürültüler, sýra kapaklarýna vurmalar)

ALÝ ÞAHÝN (Kahramanmaraþ) - Suçu belli...

ADALET BAKANI ÞEVKET KAZAN (Devamla) - Türkiye, bir Avrupa devleti, bir hukuk devlet ise, deðer yargýsý budur. Þu an için baþkalarý ne derse desin, kimler ne yazarsa yazsýn, kafalarýnýzdaki düþünceler ne olursa olsun, gerçek hukuk açýsýndan manzara budur. (RP sýralarýndan alkýþlar; CHP sýralarýndan gürültüler, sýra kapaklarýna vurmalar)

(Mikrofon otomatik cihaz tarafýndan kapatýldý)

BAÞKAN - Sayýn Bakan... Lütfen Sayýn Bakan...

ADALET BAKANI ÞEVKET KAZAN (Devamla) - Böyle bir insaný, kanun ve tüzük hükümleri çerçevesinde, Adalet Bakaný sýfatýmla deðil, tamamen bir milletvekili, bir parti yöneticisi sýfatýmla ziyaret etmem...

CENGÝZ ALTINKAYA (Aydýn) - Hangi arabayla gittiniz?!

ADALET BAKANI ÞEVKET KAZAN (Devamla) - ...insanlýk icabý kendisine "geçmiþ olsun" demem, Avrupa Ýnsan Haklarý Sözleþmesinin hangi maddesine, Anayasanýn hangi hükmüne, tek tek açýkladýðým görev kanunlarýnýn, tüzüklerin hangi hükmüne aykýrýdýr?!... Adalet Bakaný olmak, beþer olarak hepimizin yapmasý gereken insanî görevleri bir kenara atmak veya terk etmek demek deðildir. (CHP sýralarýndan gürültüler) Düzen öyle olsaydý, bu soruþturmaya gerek kalmadan tercihimi insaniyet tarafýnda kullanýr, yoluma devam ederdim. Oysa, anayasal düzen, huzur, barýþ ve hoþgörüden yanadýr; benim de kanaatim budur.

Sayýn milletvekilleri, önerge hakkýndaki karar Yüce Meclise aittir.

Hepinize saygýlar sunuyorum. (RP sýralarýndan alkýþlar)

BAÞKAN - Sayýn Kazan, teþekkür ediyorum efendim.

OYA ARASLI (Ýçel) - Sayýn Baþkan...

BAÞKAN - Buyurun efendim.

OYA ARASLI (Ýçel) - Sayýn Baþkan, zabýtlarda düzeltilmesi amacýyla bir hususu dile getirmek istiyorum. Sayýn Bakan biraz önce Sincan Belediye Baþkanýnýn masum olduðunu ifade etmiþtir. Görülmekte olan bir dava vardýr. Bir Adalet Bakanýnýn, bir dava sonuçlanmadan önce, sanýk durumunda olan bir kiþi hakkýnda Meclis kürsüsünde "masumdur" sözünü sarf etmesi, bizatihi, görülmekte olan bir davanýn gidiþatýný etkileyebilecek bir durumdur. Lütfen, bu sözün zabýtlardan çýkarýlmasý için gerekenin yapýlmasýný rica ederim.

BAÞKAN - Teþekkür ediyorum efendim, zabýtlara geçti.

Sayýn Araslý...

MUSTAFA YILDIZ (Erzincan) - Sayýn Baþkan, bir konuda...

BAÞKAN - Efendim, Sayýn Araslý beyan buyurdular, zabýtlara geçti; ama, Sayýn...

MUSTAFA YILDIZ (Erzincan) - Sayýn Baþkan....

BAÞKAN - Efendim, müsaade buyurun...

MUSTAFA YILDIZ (Erzincan) - Sayýn Baþkan, müsaade eder misiniz, yerimden, kýsa bir...

BAÞKAN - Efendim, niye yani?!. Zatýâliniz Baþkana müsaade etmezken, Baþkandan müsaade isterseniz...

MUSTAFA YILDIZ (Erzincan) - Sayýn Baþkan, baþka bir konu da, Sayýn Bakanýn dile getirmediði, aylardýr Türk kamuoyunda...

BAÞKAN - Efendim, onu siz...

MUSTAFA YILDIZ (Erzincan) - Müsaade eder misiniz?..

BAÞKAN - Efendim, edemem!..

MUSTAFA YILDIZ (Erzincan) - Yerimden konuþacaðým.

BAÞKAN - Efendim, müsaade edemem... Size müsaade etmiyorum. Sayýn Bakan neyi dile getirip getirmeyeceðini kendi takdir eder.

MUSTAFA YILDIZ (Erzincan) - Dile getirmeliyim; özellikle Türk kamuoyunun bunu bilmesi gerekir.

BAÞKAN - Efendim, müsaade buyurun.

MUSTAFA YILDIZ (Erzincan) - Aksi takdirde, þu anda, gelen 100 milletvekili vardýr.

BAÞKAN - Efendim, müsaade buyurun...

Sayýn Araslý... Sayýn Araslý, yerleþmiþ bir hukuk kuralý vardýr.

MUSTAFA YILDIZ (Erzincan) - Onun mumunu burasý söndürecektir.

BAÞKAN - Efendim, oturur musunuz lütfen!.. Oturur musunuz lütfen!..

MUSTAFA YILDIZ (Erzincan) - Bunu bilmesi gerekir.

BAÞKAN - Efendim, oturur musunuz lütfen!..

MUSTAFA YILDIZ (Erzincan) - Bu Mecliste Sayýn Bakanýn mumu sönecektir.

BAÞKAN - Sayýn Araslý, teþekkür ediyorum hassasiyetinize; ama, takdir buyurursunuz ki, yerleþmiþ temel hukuk kuralýdýr, beraati zimmet asýldýr. Suçlamak ve suçlanmak mümkündür; ama, mahkûm saymak, suçlu saymak doðru deðildir. Belki, bir sanýðý suçsuz saymak, suçlu saymaktan daha ehven, daha insanîdir, Sayýn Bakan o sebeple bu ifadede bulundu. (CHP sýralarýndan gürültüler)

DENÝZ BAYKAL (Antalya) - O deðil.

BAÞKAN - Sayýn milletvekilleri... (Sýra kapaklarýna vurmalar ve gürültüler)

DENÝZ BAYKAL (Antalya) - Sayýn Baþkan, burada olan, o olay deðil.

OYA ARASLI (Ýçel) - Sayýn Baþkan, burada, olay, sizin ifade ettiðiniz olay deðildir, dikkatinizi çekerim.

BAÞKAN - Sayýn milletvekilleri, soruþturma önergesi üzerindeki müzakereler tamamlanmýþtýr.

RÝFAT SERDAROÐLU (Ýzmir) - Hamas ve Hizbullah'ýn resimleri ne iþe yarýyordu o zaman?! (Gürültüler)

BAÞKAN -Sayýn Grup Baþkanvekilleri... Sayýn Grup Baþkanvekilleri... Bak, gecenin bu saatine geldik, arkadaþlarýmýza dikkat buyurun.

DENÝZ BAYKAL (Antalya) - Baþkan, buraya bak.

ÝRFAN GÜRPINAR (Kýrklareli) - Sayýn Baþkan, burada bir hanýmefendi konuþuyor.

BAÞKAN - Efendim, Sayýn Araslý buyurun.

OYA ARASLI (Ýçel) - Sayýn Baþkan, olay, hakkýnda karar verinceye kadar bir kimsenin masumiyetini ifade etme þeklinde ortaya konulmamýþtýr; tamamen kesin "masumdur" þeklinde bir yargýdýr. Bu yargýnýn, görüþülmekte olan dava üzerinde, onun gidiþatýný etkileyecek bir etkisi olacaðýný burada ifade etmek istiyorum. Ben, bunu bir Adalet Bakanýnýn yapmasýný...

BAÞKAN - Sayýn Araslý, anlýyorum efendim.

Sayýn Araslý, mahkûmiyeti kesinleþinceye kadar her insan masumdur, söylenen budur, doðrusu da budur. (Gürültüler)

DENÝZ BAYKAL (Antalya) - Sen Meclis Baþkanýsýn... O, yorum...

OYA ARASLI (Ýçel) - Sayýn Baþkan, sizin, Baþkanlýk yetkileriniz içinde o yorumu yapmak yoktur.

BAÞKAN - Sayýn milletvekilleri, boþluklarý doldurur musunuz lütfen... Sayýn milletvekilleri, sayýmda zorluk çekiyoruz...

Sayýn milletvekilleri, oylamaya geçmeden önce bir açýk oylama talebi vardýr, okutacaðým, sayýn üyelerin burada bulunup bulunmadýklarýný arayacaðým.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baþkanlýðýna

Görüþülmekte olan (9/11) sýra sayýlý soruþturma önergesinin oylamasýnýn açýk oyla yapýlmasýný arz ederiz.

Kâzým Arslan?.. Burada.

Kadir Öncel?.. Burada.

Hüsamettin Korkutata?.. Burada.

Hasan Belhan?.. Burada.

Tevhit Karakaya?.. Burada.

Sýtký Cengil?.. Burada.

Abdullah Örnek?.. Burada.

Murtaza Özkanlý?.. Burada.

Mehmet Altan Karapaþaoðlu?.. Burada.

Ýsmail Özgün?.. Burada.

Ferit Bora?.. Burada.

Ý. Ertan Yülek?.. Burada.

Ersönmez Yarbay?.. Burada.

Ýsmail Coþar?.. Burada.

Ömer Vehbi Hatiboðlu?.. Burada.

Yetersayý vardýr.

Oylamayý, açýk oylama þeklinde yapacaðýz.

Açýk oylamanýn þeklini belirleyeceðiz.

Kupalarýn kürsü önüne konulmasý suretiyle yapýlmasý hususunu oylarýnýza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmemiþtir.

Kupalarýn sýralar arasýnda dolaþtýrýlmasý suretiyle oylamanýn yapýlmasý hususunu oylarýnýza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiþtir.

(CHP sýralarýndan "Kaç oyla?" sesleri)

Efendim, merak edenlere dýþarýda söylerim.

Sayýn milletvekilleri, yanýnda, basýlý oy pusulasý bulunmayan sayýn üyeler, adýný, soyadýný, seçim çevresini ve oyunun rengini beyaz bir kâðýda yazýp imzalamak suretiyle oylarýný kullanabilirler; yalnýz, tabiî "oyunun rengini" derken, lütfen renk yazmayýn, kabul veya ret yazýn; çünkü, bazen öyle pusula çýkýyor.

Kupalar dolaþtýrýlsýn.

(Oylar toplandý)

BAÞKAN - Oyunu kullanmayan sayýn üye var mý? Yok.

Oylama iþlemi tamamlanmýþtýr; kupalar kaldýrýlsýn.

(Oylarýn ayýrýmý yapýldý)

BAÞKAN - Sayýn milletvekilleri, Adalet Bakaný Sayýn Þevket Kazan hakkýnda Meclis soruþturmasý açýlýp açýlmamasý hususundaki açýk oylamaya 532 sayýn üye iþtirak etmiþtir. Bu üyelerden 259 sayýn üye soruþturmanýn açýlmasý istikametinde, 273 sayýn üye açýlmamasý istikametinde oy kullanmýþtýr; bu suretle, Sayýn Kazan hakkýnda soruþturma açýlmasý önergesi reddedilmiþtir.

Kâtip Üye Kâtip Üye

Kâzým Üstüner Ali Günaydýn

Sayýn milletvekilleri, sözlü sorular ile kanun tasarý ve tekliflerini görüþmek için, 5 Mart 1997 Çarþamba günü, saat 15.00'te toplanmak üzere, birleþimi kapatýyorum.

Kapanma Saati: 20.38

VI. - SORULAR VE CEVAPLAR

A) YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI

1. - Ýzmir Milletvekili Sabri Ergül'ün, Manisa Emniyet Müdürlüðünce orta dereceli okul öðrencilerinin fiþlendiði iddialarýna iliþkin Baþbakandan sorusu ve Ýçiþleri Bakaný Meral Akþener'in yazýlý cevabý (7/1920)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baþkanlýðýna

Aþaðýdaki sorularýmýn Baþbakan tarafýndan yazýlý olarak yanýtlanmasý için gereðini dilerim.

Saygýlarýmla.

Sabri Ergül

Ýzmir

Manisa Ýl Emniyet Müdürlüðünce Ýl'de mevcut tüm orta dereceli okul öðrencilerinin fiþlendiði; bu ve benzeri formlarý okul yöneticileri kanalýyla okullara daðýtan polisin bu formlarda yer alan ve ayrýca sorduðu sorulara tüm öðrencilerin yazýlý yanýt vermesi için baský yaptýðý doðru mudur?

Okullarý dolaþan polislerin öðrencileri ve velileri bu yolla tedirgin etmesi baský yapmasý suç deðil midir?

Manisa Ýl Emniyet Müdürlüðü bu uygulamayý hangi yasaya, yönetmeliðe ve genelgeye göre yapmaktadýr?

Bu Manisa Emniyet Müdürünün hukuk tanýmaz yeni bir keyfi ve çaðdýþý davranýþý deðil midir?

Kiþinin temel haklarýný, özel hayatýn gizliliði ilkesini ortadan kaldýran formdaki sorular ve daðýtýlan diðer formlarda yer alan sorular niçin sorulmakta ve öðrenciler özel yaþamlarý ile ilgili bilgi vermeye neden ve nasýl zorlanmaktadýr?

Bu uygulamalardan Millî Eðitim Bakanýnýn haberi ve izni var mýdýr?

T.C.

Ýçiþleri Bakanlýðý

Emniyet Genel Müdürlüðü

Sayý : B.05.1.EGM.0.12.01.01/048934 28.2.1997

Konu : Yazýlý Soru önergesi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baþkanlýðýna

Ýlgi : a) TBMM Baþkanlýðýnýn 24.1.1997 gün ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/1920-4948)13941 sayýlý yazýsý.

b) Baþbakanlýk Kan. Kar. Gen. Md. 29.1.1997 gün ve B.02.0.KKG/106-452-19/490 sayýlý yazýsý.

c) Devlet Bakanlýðýnýn 3.1.1997 gün ve B.02.0.0010/01843 sayýlý yazýsý.

Ýzmir Milletvekili Sabri Ergül tarafýndan TBMM Baþkanlýðýna sunulan ve Sayýn Baþbakanýmýza yöneltilen Baþbakanýmýzca da kendileri adýna tarafýmdan cevaplandýrýlmasý istenilen yazýlý soru önergesinde ileri sürülen hususlarla ilgili cevap aþaðýya çýkarýlmýþtýr.

Önergede ileri sürüldüðü gibi Manisa ilinde mevcut tüm orta dereceli okul öðrencilerinin fiþlenmesi ve okul yöneticileri kanalýyla okullara daðýtýlan formlarýn öðrenciler tarafýndan doldurulmasý için polis tarafýndan baský yapýlmasý söz konusu deðildir.

Önergede sözü edilen form; 5442 Sayýlý Ýl Ýdaresi Kanununun 11 inci maddesi E fýkrasýna istinaden; Devlete, Özel Ýdareye, Belediye ve Köylere ait olan veya bunlara baðlý bulunan yada bunlarýn gözetim ve denetimi altýnda iþ gören daire ve müesseselerle diðer bütün gerçek ve tüzelkiþiler tarafýndan iþletilen yerlerde devlet ve memleket emniyet ve asayiþi ve iþ hayatýnýn düzenlenmesi bakýmýndan buralarda bulunan ve çalýþanlarýn kimlik ve nitelikleri hakkýnda bilgi sahibi olmak için doldurulan personel fihristidir.

Bilgilerinize arz ederim.

Dr. Meral Akþener

Ýçiþleri Bakaný

2. - Bursa Milletvekili Ali Rahmi Beyreli'nin, TEDAÞ'a baðlý daðýtým müesseselerinin iþletme hakkýnýn devrine iliþkin sorusu ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakaný M. Recai Kutan'ýn yazýlý cevabý (7/1931)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baþkanlýðýna

Aþaðýdaki sorularýn, Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakaný Sayýn Recai Kutan tarafýndan, yazýlý olarak yanýtlanmasýný içtüzüðün 99 ve 100 üncü maddeleri gereðince arz ederim. Saygýlarýmla.

Ali Rahmi Beyreli

Bursa

16 Kasým 1996 tarihli Resmî Gazetede Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlýðý tarafýndan 12 santralýn iþletme hakkýnýn 20 yýllýðýna devrine iliþkin ihale ilaný yer almýþtýr. Ayný þekilde, 24 Kasým 1996 tarihlî Resmî Gazetede ise TEDAÞ'a baðlý daðýtým müesseselerinin iþletme hakkýnýn devrine iliþkin ilan yayýnlanmýþtýr.

1. 3096 sayýlý Kanunun 5 inci maddesi, "Ýþletme hakkýnýn devri" ile ilgili olarak "Kamu kurum ve kuruluþlarýnca yapýlmýþ ve yapýlacak olan üretim, iletim ve daðýtým tesislerinin iþletme haklarýnýn görevli þirkete verilmesine Bakanlar Kurulu karar verir" hükmünü içermektedir. Bu durumda Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlýðý yetkisini aþan bir tutum içine girerek, bir hukuk ihlali yapmamýþ mýdýr? Buna neden gerek duyulmuþtur?

2. 12 adet santralýn 20 yýllýk iþletme hakkýnýn devri için toplam olarak 1 660 000 000 USD deðer biçilmektedir. Oysa TEAÞ'ýn devri düþünülen termik santrallardan elde ettiði kâr, sadece 1996 yýlý için, 758 451 500 USD olarak gerçekleþmiþtir. Bu durumda santrallarýn yaklaþýk iki yýllýk geliri karþýlýðýnda, 20 yýl süre ile kiralanmalarý mantýklý bir yaklaþým mýdýr? Bu uygulamanýn somut, bilimsel gerekçeleri var mýdýr?

3. Ayný santrallara TEAÞ'ýn yapmakta olduðu yatýrýmlar ile planlanan yatýrýmlar toplamý 2 000 000 000 USD'dýr. TEAÞ þu anda yapmakta olduðu ve yapacaðý yatýrýmlar toplamýnýn bile karþýlanamadýðý bir devir bedeli öngörmektedir. Ayrýca, TEAÞ'ýn, hiç bir risk üstlenmeksizin, 20 yýlda bu santrallarýn iþletilmesinden elde edebileceði kâr 15 000 000 000 USD civarýnda olacaktýr. sürekli kaynak gereksiniminden sözedildiði bugünlerde, bu gelirden neden ve kimlere çýkar saðlamak için vazgeçilmektedir?

4. Santrallarýn devrine baðlý olarak, 1475 sayýlý iþ kanunu çerçevesinde, 40 000 çalýþanýn iþ güvenceleri tehdit altýndadýr. Çalýþanlarýn haklarýný güvence altýna almak için ne gibi tedbirler alacaksýnýz?

T.C.

Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlýðý

Araþtýrma, Planlama ve Koordinasyon

Kurulu Baþkanlýðý

Sayý : B.15.0.APK.0.23.300-289/3035 27.2.1997

Konu : Yazýlý soru önergesi

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baþkanlýðýna

Ýlgi : 24 Ocak 1997 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/1931-5001/14069 sayýlý yazýnýz.

Bursa Milletvekili Sayýn Ali Rahmi Beyreli'nin tarafýma tevcih etmiþ olduðu 7/1931-5001 esas no.lu yazýlý soru önergesine ait bilgiler TBMM Ýçtüzüðünün 99 uncu maddesi gereðince cevaplandýrýlarak ekte gönderilmiþtir.

Bilgilerinize arz ederim.

M. Recai Kutan

Enerji ve Kabiî Kaynaklar Bakaný

Bursa Milletvekili Sayýn Ali Rahmi Beyreli'nin yazýlý soru önergesi cevabý (7/1931-5001 esas no'lu)

16 Kasým 1996 tarihli Resmî Gazetede Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlýðý tarafýmdan 12 santralýn iþletme hakkýnýn 20 yýllýðýna devrine iliþkin ihale ilaný yer almýþtýr. Ayný þekilde, 24 Kasým 1996 tarihli Resmî Gazetede ise TEDAÞ'a baðlý daðýtým müesseselerinin iþletme hakkýnýn devrine iliþkin ilan yayýnlanmýþtýr.

Soru : 1. 3096 sayýlý Kanunun 5 inci maddesi, "Ýþletme hakkýnýn devri" ile ilgili olarak "Kamu kurum ve kuruluþlarýnca yapýlmýþ ve yapýlacak olan üretim, iletim ve daðýtým tesislerinin iþletme haklarýnýn görevli þirkete verilmesine Bakanlar Kurulu karar verir" hükmünü içermektedir. Bu durumda Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlýðý yetkisini aþan bir tutum içine girerek, bir hukuk ihlali yapmamýþ mýdýr? Buna neden gerek duyulmuþtur?

Cevap : 3096 sayýlý kanuna göre ilan için bir Bakanlar Kurulu Kararý öngörülmemiþtir. 3096 sayýlý kanuna göre ilan mecburiyeti yoktur. Ancak Enerji Bakanlýðý daha katýlýmcý ve daha þeffaf olmasý açýsýndan 12 termik santralýn ilanýna çýkmýþtýr. Ýlana çýkýlacak santrallar, Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlýðýnýn görev, yetki ve sorumluluklarýna dair 3154 sayýlý Kanun uyarýnca, ülke çýkar ve menfaatleri gözetilerek uygulanacak olan enerji politikalarý gereðidir. 3096 sayýlý Kanunun 5 inci maddesine göre yapýlmýþ veya yapýlacak üretim, iletim ve daðýtým tesislerinin iþletme haklarýnýn görevli þirketlere verilmesine dair karar, Bakanlar Kurulu tarafýndan verilebilir. Ýþin görevli þirketlere verilmesi, görevli þirketlerin belirlenmesi ayný Kanunun 3 üncü maddesinde þu þekilde belirtilmiþtir. "Elektrikle ilgili hizmet vermek üzere kurulmuþ olan sermaye þirketlerine; Devlet Planlama Teþkilatýnýn görüþünü havi Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlýðýnýn teklifi üzerine, Bakanlar Kurulu önceden yönetmelikle belli edilmiþ görev bölgelerinde, elektrik üretim, iletim ve daðýtým tesisleri kurulmasý ve iþletilmesi ile ticaretinin yaptýrýlmasýna karar verebilir. Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlýðý, Bakanlar Kurulu Kararý ile belirlenen çerçeve içerisinde ilgili görevli þirketle sözleþme akdeder." Mezkur maddede görevin ancak, ETKB'nýn teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca verilebileceði hükmü açýkça belirtilmiþtir. Maddenin son fýkrasýnda ise sözleþmenin Bakanlar Kurulu Kararýnda belirtilen çerçeve ile sýnýrlý olarak yine Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlýðýnca akdedileceði hükmü getirilmiþtir. Kanun bu açýk hükümlerine raðmen aksi yöndeki iddialar gerçeklerle baðdaþmamaktadýr.

Dava konusu yapýlan iþlem, enerji santrallerinin iþletme hakkýnýn verilebilmesi için yapýlan bir ilan (çaðrý) olup, bu ilan neticesi verilen teklifler Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlýðýnca deðerlendirilecektir. Yapýlan deðerlendirme sonucu uygun görülen en iyi teklif ise Bakanlar Kurulunun onayýna sunulacak, bu onay sonucu ise yukarýda açýklanan sözleþme yapýlacaktýr.

Bütün bu izahlardan da anlaþýlacaðý üzere ve ilan metninin 7 nci maddesinde de belirtildiði gibi, idare gelen tekliflerin hiçbirini uygun görmediði takdirde santrallarýn iþletme haklarýný devretmeyebilir. Bu itibarla Bakanlýk açýsýndan kesin ve yürütülmesi mecburî bir idarî tasarruf doðmamýþtýr.

Netice itibariyle, Bakanlýðýmca TEDAÞ'a baðlý Daðýtým Müesseseleri ile baðlý ortaklýklarýn iþletme haklarýnýn devri konusunda þu aþamada yönetmeliðin 5 ve 6 ncý maddelerine göre iþlem yapýlmakta olup, bu iþlemler gerçekleþince 3096 sayýlý Kanunun 3 ve 5 inci maddelerine göre Bakanlar Kurulu Kararlarý istihsal edilmek üzere, konu Baþbakanlýða arz edilecektir.

Soru : 2. 12 adet santralýn 20 yýllýk iþletme hakkýnýn devri için toplam olarak 1 660 000 000 USD deðer biçilmektedir. Oysa TEAÞ'ýn devri düþünülen termik santrallardan elde ettiði kâr, sadece 1996 yýlý için, 758 451 500 USD olarak gerçekleþmiþtir. Bu durumda santrallarýn yaklaþýk iki yýllýk geliri karþýlýðýnda, 20 yýl süre ile kiralanmalarý mantýklý bir yaklaþým mýdýr? Bu uygulamanýn somut, bilimsel gerekçeleri var mýdýr?

Cevap : 3096 sayýlý Kanunun ilgili Yönetmeliði olan 87/11488 nolu yönetmeliðin 8 inci Maddesinde "Ýþletme hakký devir bedeli tarifelerin tespitinde gözönünde bulundurulur" hükmüne göre ve ayný yönetmeliðin tarife isimli 13 üncü maddesinde tarifenin tespitinde; iþletme hakký devir bedeli, iþletme ve bakým giderleri içerisinde yer alan bir kalemdir. Yukarýda bahsedilenlerden de anlaþýlacaðý üzere iþletme hakký devir bedeli tarifenin bir unsuru olup, ödenecek olan iþletme hakký devir bedeli tarife yoluyla geri alýnacaktýr. Bu nedenle iþletme hakký devir bedeli ne kadar yüksek tutulursa gelecek tekliflerin tarife fiyatý o kadar yüksek olur. Buradaki amaç tesislerin iþletme haklarýnýn devredilerek, kapasite kullaným oranýnýn ve verimliliðin artýrýlmasý ve gerekli rehabilitasyon yatýrýmlarýnýn özel sektör gayretiyle gerçekleþtirilerek tesislerin daha rantabl ve uzun ömürlü çalýþtýrýlmasýdýr. Tesisler þu kadar kâr etmekte biz ise bu tesisleri þu kadar kiraya vermekteyiz gibi bir düþünce yanýlgýya sebebiyet verebilir.

Soru : 3. Ayný santrallara TEAÞ'ýn yapmakta olduðu yatýrýmlar ile planlanan yatýrýmlar toplamý 2 000 000 000 USD'dýr. TEAÞ þu anda yapmakta olduðu ve yapacaðý yatýrýmlar toplamýnýn bile karþýlanamadýðý bir devir bedeli öngörmektedir. Ayrýca, TEAÞ'ýn, hiç bir risk üstlenmeksizin, 20 yýlda bu santrallarýn iþletilmesinden elde edebileceði kâr 15 000 000 000 USD civarýnda olacaktýr. sürekli kaynak gereksiniminden sözedildiði bugünlerde, bu gelirden neden ve kimlere çýkar saðlamak için vazgeçilmektedir?

Cevap : Kalkýnma planý ve hükümet programý çerçevesinde özelleþtirme uygulamalarýna hýz verilmiþ olup, bu doðrultuda yapýlan iþlemler desteklenmektedir. Burada 3096 sayýlý kanun özel bir kanun olup, enerji sektöründe özelleþtirmeye imkân vermektedir ve bu doðrultuda 3096 sayýlý kanun çerçevesinde 12 adet termik santralýn ilanýna çýkýlmýþtýr. 3096 sayýlý kanun ve ilgili yönetmeliklerinde iþletme hakký devir bedelinin (Ý.H.D.B) tarifenin bir unsuru olduðu yani alýnacak Ý.H.D.B'nin tarife yoluyla geri ödeneceði belirtilmektedir.

Soru : 4. Santrallarýn devrine baðlý olarak, 1475 sayýlý iþ kanunu çerçevesinde, 40 000 çalýþanýn iþ güvenceleri tehdit altýndadýr. Çalýþanlarýn haklarýný güvence altýna almak için ne gibi tedbirler alacaksýnýz?

Cevap : Bu hususta çalýþanlarýn maðdur edilmemesi amacýyla çalýþmalar sürdürülmektedir ve gerekirse Elektrik Enerjisi Fonunun, Özelleþtirme Fonuna benzer þekilde kullanýlmasý için gerekli yasal düzenlemeler yapýlacaktýr.

3. - Ýzmir Milletvekili Hakan Tartan'ýn, kooperatiflere iliþkin Baþbakandan sorusu ve Devlet Bakaný Lütfü Esengün'ün yazýlý cevabý (7/1932)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baþkanlýðýna

Aþaðýda yazýlý sorularýn, Baþbakan Necmettin Erbakan tarafýndan yazýlý olarak yanýtlanmasý için, Ýç Tüzüðün 96 ncý maddesince gereðini arz ederim.

Hakan Tartan

Ýzmir

1. Ülkemizde halen faaliyette bulunan kaç kooperatif vardýr?

2. Bu kooperatiflerin üye sayýsý ne kadardýr?

3. 1980 yýlýndan bu yana kaç kooperatif faaliyetini yarým býrakmýþtýr? Bunlar hakkýnda ne gibi iþlemler yapýlmýþtýr?

4. Son 15 yýlda kooperatiflere ödenen kredi miktarý ne kadardýr? Kredilerin geri dönüþ oraný nedir?

5. Türkiye'de kooperatiflerin ortalama tamamlanma süresi nedir? Çaðdaþ ülkelerde bu süre ne kadardýr?

6. Halen tamamlanmamýþ en eski kooperatifler hangi illerimizdedir?

7. Kooperatifler kaç kiþi tarafýndan denetlenmektedir? Bu denetim yeterli midir?

8. Genel Kurulunu yapmayan kooperatifler hakkýnda ne gibi iþlemler yapýlmaktadýr? Son durum nedir?

9. Son 15 yýlda Toplu Konut Ýdaresi tarafýndan kaç kooperatife kredi desteði saðlanmýþtýr? Kaç konut üretimi gerçekleþtirilmiþtir?

T.C.

Devlet Bakanlýðý

Sayý : B.02.0.0010/02085 27.2.1997

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baþkanlýðýna

Ýlgi : a) TBMM Baþkanlýðýnýn 24.1.1997 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/1932-5002/15070 sayýlý yazýsý.

b) Baþbakanlýk Kan. ve Kar. Gen. Müd.'nün 29.1.1997 tarih ve B.02.0.KKG/106-451-2/505 sayýlý yazýsý.

Ýzmir Milletvekili Sayýn Hakan Tartan'ýn; Sayýn Baþbakanýmýza tevcih ettiði ve Sayýn Baþbakanýmýzýn da kendileri adýna Bakanlýðým koordinatörlüðünde cevaplandýrýlmasý istenilen ilgi (b) yazý ekindeki yazýlý soru önergesi cevabý ekte sunulmuþtur.

Bilgilerinizi ve gereðini arz ederim.

Lütfü Esengün

Devlet Bakaný

T.C.

Baþbakanlýk

Toplu Konut Ýdaresi Baþkanlýðý

Sayý : 06310/853 17.2.1997

Konu : Soru önergesi

Devlet Bakanlýðýna

(Sn. Lütfü Esengün)

Ýlgi : Devlet Bakanlýðýnýn (Sn. Mehmet Altýnsoy) 4.2.1997 tarih ve B.02.0.008/00092 sayýlý yazýsý ekinde idaremize intikal eden 3.2.1997 tarih ve B.02.0.001./01839 sayýlý yazýnýz ve ekindeki Ýzmir Milletvekili Sayýn Hakan Tartan'ýn vermiþ olduðu soru önergesi.

Ýlgi yazýnýz ekindeki soru önergesinde Ýdaremizin faaliyetleri ile ilgili bölümler cevaplandýrýlmýþ olup yazýmýz ekinde sunulmaktadýr.

Bilgilerinizi arz ederim.

Hamdi Karadaþ

Toplu Konut Ýdaresi Baþkaný

Soru : 4. Son 15 yýlda kooperatiflere ödenen kredi miktarý ne kadardýr? Kredilerin geri dönüþ oraný nedir?

Cevap : 4. 1984-1997 (Ocak) yýllarý arasýnda Toplu Konut idaresi tarafýndan kredilendirilen kooperatiflere 35.1 trilyon liralýk kredi açýlmýþ olup bunlara 26 trilyon liralýk ödeme yapýlmýþtýr. 1984-1997 (Ocak) yýllarý arasýnda Ýdarenin vermiþ olduðu bu kredilere karþýlýk geri dönen miktar 26.4 trilyon liradýr.

Soru : 9. Son 15 yýlda Toplu Konut Ýdaresi tarafýndan kaç kooperatife kredi desteði saðlanmýþtýr? Kaç konut üretimi gerçekleþtirilmiþtir?

Cevap : 9. 1984-1997 (Ocak) yýllarý arasýnda Toplu Konut idaresi tarafýndan 12.424 kooperatifin ürettiði 867 721 konuta kredi desteði saðlanmýþtýr.

T.C.

Sanayi ve Ticaret Bakanlýðý

Basýn ve Halkla Ýliþkiler Müþavirliði

Sayý : B 140 BHÝ 01-60 19.2.1997

Konu : Yazýlý soru önergesi

Sayýn

Lütfü Esengün

Devlet Bakaný

Ýlgi : 3.2.1997 tarih ve 1839 sayýlý yazýnýz.

Ýzmir Milletvekili Hakan Tartan'ýn, Baþbakana tevcih ettiði ancak Baþbakanýn da kendileri adýna tarafýnýz koordinatörlüðünde cevaplandýrýlmasýný istediði yazýlý soru önergesiyle ilgili cevabýmýz ekte takdim edilmiþtir.

Bilgilerinizi ve gereðini arz ederim.

Yalým Erez

Sanayi ve Ticaret Bakaný

Ýzmir Milletvekili Hakan Tartan'ýn yazýlý sorularýna cevaplarýmýz

Cevap : 1 ve 2. Bakanlýðýmýz bilgisayar kayýtlarýna göre, 14.2.1997 tarihi itibariyle, Türkiye genelinde 20 ayrý türde olmak üzere 42 846 adet faal kooperatif bulunmakta olup; bu kooperatiflerin ortak sayýsý 3 690 422 dir.

Faal durumda bulunan söz konusu kooperatiflerin 34 725 adedini Konut Yapý Kooperatifleri oluþturmaktadýr. Bu kooperatiflerin ortak sayýlarý da 1 670 872'dir.

Cevap : 3. Bakanlýðýmýz bilgi iþlem kayýtlarýna göre, 1980 yýlýndan günümüze kadar toplam 9 985 adet kooperatif, faaliyetini sürdüremeyerek daðýlma durumuna düþmüþtür.

Daðýlma durumundaki bu kooperatiflerin 8 784 adedini Konut Yapý Kooperatifleri oluþturmaktadýr.

Cevap : 4 ve 9. Sorular, Toplu Konut Ýdaresi ile ilgilidir.

Cevap : 5. Konut Yapý Kooperatiflerinin ortalama tamamlama süresi; "Ülke ekonomisinin koþullarý", "Ýnþaat maliyetleri", "Konut kredilerinin tutarý" gibi objektif unsurlar ile, kooperatif ortaklarýnýn ödeme güçleri ve kooperatif yöneticilerinin baþarý durumlarýyla baðlantýlýdýr.

Bu açýdan, kooperatiflerin amacýna ulaþma süreleriyle ilgili ortalama bir rakam verilememektedir.

Çaðdaþ ülkelerde de yukarýda açýklanan unsurlara göre konunun deðerlendirilmesi gerektiði düþünülmektedir.

Cevap : 6. Halen inþaatlarý tamamlanmamýþ konut yapý kooperatifleri Ýstanbul, Ankara, Ýzmir gibi kooperatiflerin yoðun olduðu büyük illerde bulunmaktadýr.

Cevap : 7. Bakanlýðýmýzda, kooperatiflerin denetimiyle görevli denetim elemaný sayýsý 64'ü Müfettiþ, 30'u Kontrolör olmak üzere toplam 94 denetim elemaný bulunmaktadýr. (Ancak Bakanlýk Müfettiþleri kooperatifler dýþýndaki baþka birimlerin denetimlerinde de yoðun çalýþmalar yapmaktadýr.)

Kooperatiflerle ilgili bazý þikâyetler, ayrýca taþra örgütümüzdeki memurlar eliyle de, ön incelemeden geçirilmektedir.

Gerçekte, demokratik kooperatifçiliðin var olduðu ülkemizde, ayný zamanda bir özel hukuk birimi de olan kooperatiflerin kendi denetçileriyle kendilerini denetlemeleri, bu yapýlamýyorsa üst kuruluþlarý müfettiþlerince denetlenmeleri, ayrýca ortaklarca genel kurula mutlaka katýlýnmasý, kooperetifleriyle yakýndan ilgilenmesi, Kooperatifler Kanununda (m. 66,67, ek m. 2/2 ve 3) bu yönde getirilen ceza yaptýrýmlarýn da denetçiler ve ortaklarca mutlaka harekete geçirilmesi gerekmektedir.

Bunlar yapýlmadýkça kooperatif denetimlerinin yeterli olduðu söylenemeyecektir.

Cevap : 8. 1163 Sayýlý Kooperatifler Kanununun Ek 2/2. maddesi uyarýnca; olaðan genel kurulu zamanýnda toplantýya çaðýrmayan yönetim kurulu üyeleri hakkýnda Bakanlýðýmýzca merkezde "Teþkilatlandýrma Genel Müdürlüðü", taþrada Sanayi ve Ticaret Ýl Müdürlüklerimiz aracýlýðý ile, ilgili C. Baþsavcýlýklarýna suç duyurusunda bulunulmaktadýr.

Böylece, kooperatiflerin her yýlýn ilk altý ayý içinde genel kurul toplantýsý yapmalarý disiplin altýna alýnmýþ bulunmaktadýr.

4. - Ýstanbul Milletvekili Bülent Akarcalý'nýn, Kazakistan'da inþa edilen bir otel için Eximbank'tan kredi verilip verilmediðine iliþkin sorusu ve Devlet Bakaný Ufuk Söylemez'in yazýlý cevabý (7/1940)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baþkanlýðýna

Aþaðýdaki sorularýmýn Devlet Bakaný Sayýn Ufuk Söylemez tarafýndan yazýlý olarak cevaplandýrýlmasýný arz ederim.

Bülent Akarcalý

Ýstanbul

1. Kazakistan'da inþa edilen Astana oteli için Eximbank'tan 40 milyon dolar kredi verilmiþ midir?

2. Bu kredi hangi þirkete verilmiþtir?

3. Kredi hangi teminatlar karþýlýðý verilmiþtir?

4. Ayný þirkete baþka krediler de tahsis edilmiþ midir?

5. Banka Genel Müdürünün olmadýðý toplantýda böyle önemli kredi tahsis etmek doðru mudur?

6. Eximbank 1996'da kaç adet þirkete toplam ne kadar kredi vermiþtir?

7. Eximbank'ýn verdiði kredilerin % kaçý geri dönmüþtür?

T.C.

Devlet Bakanlýðý

Sayý : B.02.0.015(02)154 26.2.1997

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baþkanlýðýna

Ýlgi : a) 28.1.1997 gün ve 7/1940-5025/14116 sayýlý yazýnýz.

b) 18.2.1997 gün ve 7/1940-5025/14116 sayýlý yazýnýz.

Ýstanbul Milletvekili Sayýn Bülent Akarcalý'nýn Kazakistan'da inþa edilen bir otel için Eximbank'dan kredi verilip verilmediðine iliþkin yazýlý soru önergesinin cevabý baðlý kuruluþun Eximbank Genel Müdürlüðü tarafýndan hazýrlanarak iliþikte gönderilmiþtir.

Gereðini bilgilerinize arz ederim.

H. Ufuk Söylemez

Devlet Bakaný

1. Kazakistan'da inþa edilen ASTANA Oteli için Eximbank'tan 40 milyon dolar kredi verilmiþ midir?

Kazakistan Devlet Baþkanlýðýnýn 15.9.1995 tarihli ve 2457 sayýlý kararnamesi ile baþkentin, Almatý'dan Akmola'ya taþýnmasýna karar verilmiþtir. Uluslararasý standartlarda otel bulunmayan Akmola'da inþasý planlanan Astana Oteli projesi Kazakistan Cumhuriyeti Hükümetinin öncelikli projeleri arasýnda yer almýþtýr.

Eximbank Kazakhstan, Kazakistan Devlet Garantisi altýnda toplam yatýrým tutarý 74 milyon ABD Dolarý olan "Astana Oteli" projesi için Türk Eximbank'tan Türkiye katkýsýnýn karþýlanmasý amacýyla 28.3.1996 tarihinde 55 525 000 ABD Dolarý tutarýnda kredi talebinde bulunmuþtur.

Bankamýz otel projelerinin finansmanýnda projenin kendi kendini geri ödemesi ve verimli yönetilmesi kriterine özel önem vermektedir. Baþlangýçta projenin deðerlendirmesi esnasýnda Baþkentin Akmola'ya taþýnma sürecinin zamanýnda tamamlanmasý hususundaki tereddütlerimiz nedeniyle bu projenin gerçekleþtirilmesine dair Dýþiþleri Bakanlýðýmýzýn görüþleri talep edilmiþtir. Gerek Dýþiþleri Bakanlýðýmýz gerekse diðer yetkili merciler bu projenin gerçekleþmesi yönünde uygun görüþ bildirmiþlerdir. Diðer taraftan, Kazakistan yetkilileri 5 yýllýk süre içerisinde Akmola'da yeni bir otel yapýmýna izin verilmeyeceðini Bankamýza bildirilmiþtir.

Bankamýzýn olaðan proje deðerlendirme aþamalarýndan geçmiþ olan bu projeye aþaðýdaki koþullarýn gerçekleþmesine baðlý olarak 40 milyon ABD Dolarýna kadar kredi açýlmasý Bankamýz Yönetim Kurulunca kabul edilmiþtir;

- Finansman paketinin tamamlanmasý amacýyla, projenin toplam yatýrým tutarýnýn Türk Eximbank kredisi dýþýnda kalan bölümünün finansmanýnýn saðlanmasý,

- Gerçekleþtirilen ve gerçekleþtirilecek olan hakediþlerin kontrolünün saðlanmasýný ve projenin uygulama döneminde özkaynak ve diðer finansman kaynaklarý ile kredinin oransal olarak kullandýrýlmasýný temin edecek düzenlemelerin yapýlmasý,

- Otelin iþletme döneminde verimli bir þekilde iþletilmesi amacýyla, yüklenici firmanýn iþveren makam ile otelin iþletmesine yönelik kapsamlý ve kredi borcunu geri ödemesini rahatlatýcý hükümler içeren bir iþletme anlaþmasý imzalamasý,

- Kazakistan Hükümet Garantisi'nin alýnmasý,

- Eximbank Kazakhstan'ýn mevcut kredi borçlarýndan temerrüde düþenlerini ödemesi.

2. Bu kredi hangi þirkete verilmiþtir?

Bankamýzca açýlan ülke kredileri karþý ülkedeki muhatap bankaya açýlmaktadýr. Muhatap ülke bankasý bu kredi kapsamýnda hangi projelerin finanse edileceðini belirleyerek saptanan yüklenici firma isimleriyle birlikte Bankamýza bildirmektedir. Bu çerçevede sözkonusu projeye yönelik kredi Eximbank Kazakhstan'a açýlmýþtýr. Projenin yüklenici Okan Holding A.Þ./ÝSOT Ýnþaat Sanayi Organizasyon ve Ticaret A.Þ. olarak Kazakistan Hükümetince belirlenmiþtir. Bankamýzca yüklenici firma riski alýnmamasýna raðmen, yapýlan inceleme sonucunda yüklenici þirket olan Okan Holding A.Þ./ÝSOT Ýnþaat Sanayi Organizasyon ve Ticaret A.Þ. nin projeyi gerçekleþtirebilecek deneyime sahip olduðu saptanmýþtýr.

3. Kredi hangi teminatlar karþýlýðý verilmiþtir?

Kredi, Eximbank Kazakhstan'a Kazakistan Devlet Garantisi altýnda ve sözkonusu bankanýn senetleri karþýlýðýnda açýlmýþtýr. Ayrýca, Otelin iþletme döneminde verimli bir þekilde iþletilmesi amacýyla, yüklenici firmanýn iþveren makam ile otelin iþletmesine yönelik kapsamlý ve kredi borcunu geri ödemesini rahatlatýcý hükümler içeren bir iþletme anlaþmasý imzalamasý þartý aranmýþtýr.

4. Ayný þirkete baþka krediler de tahsis edilmiþ midir?

Bankamýzca, Kazakistan Hükümet Garantisi altýnda Eximbank Kazakhstan'a 1993 yýlýnda Makarna Fabrikasý projesi için 20 milyon ABD Dolarý tutarýnda kredi kullandýrýlmýþ ve sözkonusu fabrika 1996 yýlýnda iþletmeye alýnmýþtýr. Projenin yüklenicisi Kazakistan tarafýnca ÝSOT Ýnþaat Sanayi Organizasyon ve Ticaret A.Þ. olarak belirlenmiþtir.

Bankamýzca Türkmenistan Hükümet Garantisi altýnda Türkmenvnesheconombank'a açýlan mal kredisi kapsamýnda da ÝSOT Ýnþaat Sanayi Organizasyon ve Tic. A.Þ. tarafýnca gerçekleþtirilen Makarna Fabrikasý Makine Ekipmaný ihracatý için 1993 yýlýnda 12 milyon ABD Dolarý tutarýnda kredi kullandýrýlmýþtýr.

5. Banka Genel Müdürünün olmadýðý toplantýda böyle önemli kredi tahsis etmek doðru mudur?

Ýhracatýn ve yurt dýþý müteahhitlik hizmetlerinin teþviki amacýyla kurulmuþ olan Bankamýz bu tür kredileri, proje deðerlendirme ve kredi tahsis aþamalarý standardize olmuþ prosedür çerçevesinde açmaktadýr. Sözkonusu proje, Yönetim Kurulu Baþkaný ve Genel Müdürümüzün bilgisi dahilinde Bankamýzýn olaðan proje deðerlendirme aþamalarýndan geçmiþ ve diðer prosedürleri tamamlanarak, 1 inci maddede belirtilen "Koþullu Kredi Kararý" olarak Yönetim Kurulunun onayýna sunulmuþtur.

6. Eximbank 1996'da kaç adet þirkete toplam ne kadar kredi vermiþtir?

Bankamýz 1996 yýlýnda TL. Döviz kredi programlarý kapsamýnda 2 906 adet þirkete toplam 247 trilyon TL. kredi kullandýrmýþtýr. Diðer taraftan, ülke kredileri kapsamýnda 3 adet Kazakistan'da, 2 adet Özbekistan'da, 1 adet Türkmenistan'da, 1 adet Kýrgýzistan'da, 1 adet Rusya Federasyonunda, 1 adet yurtdýþý maðaza kredisi kapsamýnda olmak üzere toplam yatýrým tutarý 640 milyon ABD Dolarý olan 9 projeye 252 milyon ABD Dolarý kredi tahsis edilmiþ olup 100 milyon ABD Dolarý kullandýrým gerçekleþtirilmiþtir. Ayrýca ihracat kredi sigortasý programlarý çerçevesinde 1 800 þirketin 3.5 milyar ABD Dolarlýk ihracatý sigorta kapsamýna alýnmýþtýr.

7. Eximbank'ýn verdiði kredilerin % kaçý geri dönmüþtür?

Bankamýzýn ülkelere açtýðý Alýcý Kredileri kapsamýnda 108 milyon ABD Dolarý vadesi geçmiþ alacaðý bulunmaktadýr. Hükümetler arasýnda imzalanan mutabakat muhtýrasý çerçevesinde açýlan bu krediler karþý ülke hükümetleri garantisi altýndadýr. Hükümetler düzeyinde ikili iliþkiler çerçevesinde sözkonusu alacaklarýn tahsiline çalýþýlmaktadýr.

Bankamýzca açýlan ülke kredilerinden doðan politik risklere karþý T.C. Hazine Müsteþarlýðýnýn güvencesi bulunmaktadýr.

5. - Niðde Milletvekili Akýn Gönen'in, KOBÝ kredilerine iliþkin sorusu ve Devlet Bakaný Ufuk Söylemez'in yazýlý cevabý (7/1949)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baþkanlýðýna

3 Ocak 1997 tarihli Milliyet Gazetesinin Ekonomi sayfasýnda (sayfa : 9) yayýnlanan bir haberle ilgili olarak, aþaðýdaki sorularýmýn Halk Bankasýnýn baðlý olduðu Sayýn Devlet Bakaný tarafýndan, yazýlý olarak cevaplandýrýlmasýný arz ederim.

Saygýlarýmla. 3.1.1997

Akýn Gönen

Niðde

1. Milliyet gazetesindeki KOBÝ kredileriyle ilgili "Kredilerde aslan payý Ýç Anadolu'ya" baþlýklý haberde : Elazýð, Erzincan, Gaziantep ve Malatya gibi illerdeki þirketlerin -Ýç Anadolu Bölgesi illerinden olmadýklarý halde- Türkiye ortalamasýnýn üzerinde kredi aldýklarý; buna karþýlýk Antalya, Adana, Burdur'la birlikte, aslan payýna sahip olduðu iddia edilen Ýç Anadolu Bölgesi'nin tek ili Niðde'nin de ortalama kredi miktarý düþük iller arasýnda yer aldýðý hususlarýna yer verilmektedir. Buna göre, Niðde'nin Türkiye ortalamasýnýn gerisinde kalmasýnýn sebepleri sizce nedir?

2. 1996 yýlýnda Niðde'den kaç firma kredi talebinde bulunmuþtur? Hangi kriterlerle ve kaç firmaya ne kadar kredi tahsis edilmiþtir?

3. 1997 için Niðde'den kaç firmanýn kredi talebi vardýr ve uygulanan kriterler ya da diðer nedenlerle önceki yýllarda Niðde'nin bir maðduriyeti söz konusu ise 1997 ve sonrasý yýllar için bu maðduriyetin giderilmesi konusundaki görüþ ve önerileriniz nelerdir?

T.C.

Devlet Bakanlýðý

Sayý : B.02.0.015(02)159 27.2.1997

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baþkanlýðýna

Ýlgi : 18.2.1997 tarih 2/1949-4863/13772 sayýlý yazýnýz.

Niðde Milletvekili Sayýn Akýn Gönen'e ait 7/1949-4863 sayýlý soru önergesine Bakanlýðýn baðlý kuruluþu T. Halk Bankasý Genel Müdürlüðünün cevabî yazýsý ekte sunulmuþtur.

Bilgilerinizi ve gereðini arz ederim.

H. Ufuk Söylemez

Devlet Bakaný

T.C. Devlet Bakanlýðý

Özel Kalem Müdürlüðü

(Sn. Ufuk Söylemez)

Ýlgi : 21.1.1997 tarih, 251 sayýlý yazýnýz.

Yatýrýmlarda Devlet Yardýmlarý Hakkýnda Karar kapsamýnda Bankamýzca uygulamaya konulan Teþvik Belgeli KOBÝ kredileri ile ilgili olarak T.B.M.M. Genel Sekreterliðinin 20.1.1997 tarih, A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/1949-4863/13772 sayýlý yazýsý ekinde Bakanlýðýnýza gönderilen ve ilgi yazýnýz ekinde Bankamýza intikal eden Sayýn Ufuk Söylemez'e hitaben yazýlan Niðde milletvekili Sayýn Akýn Gönen'in soru önergesine iliþkin olarak;

Kaynaklarýn sýnýrlý olmasý, buna karþýn ihtiyacýn ve gelen taleplerin çok fazla olmasý nedeniyle baþlangýçta, yöre farký gözetmeksizin yeni yatýrýmlar ile gýda ve içecek konusunda faaliyet gösteren firma talepleri deðerlendirmeye alýnamamýþtýr. Daha sonra 1997 yýlýnda kredi programýyla ilgili kaynak akýþýnda meydana gelecek olumlu geliþmelere paralel olarak imalat sanayiinde yer alan gýda yatýrýmlarý ile teþviki öngörülen sektörlerde bulunan, yeterli meslekî bilgi ve tecrübeye sahip yatýrýmcýlarýn gerçekleþtireceði yeni yatýrýmlar da Doðu ve Güneydoðu Anadolu Bölgesindeki firma taleplerine öncelik verilerek deðerlendirmeye alýnmaya baþlanmýþtýr.

Niðde ilinden 12 firma kredi talebinde bulunmuþ olup, bunlardan 5 firmaya kredi tahsis edilmiþtir. 3 firmanýn kredi talebi kredi þartlarýna uygun olmadýðý için deðerlendirmeye alýnamamýþ, 4 firmanýn ise incelenmesine devam edilmektedir.

1997 yýlýnda kaynak akýþýnda meydana gelecek olumlu artýþlara paralel olarak imalat sanayiinde faaliyet gösteren Doðu ve Güneydoðu Anadolu bölgesi dýþýndaki diðer bölgelerde bulunan yatýrýmcýlarýn da desteklenmeleri hedeflenmiþ olup, bu konudaki çalýþmalar sürdürülmektedir.

Bilgilerinize arz ederiz.

Saygýlarýmýzla.

H. Uður Kýnay Osman Nuri Ertuð

Müdür Genel Müdür Yrd.

6. - Hatay Milletvekili Fuat Çay'ýn, Hawk füzesi alýmýna yönelik çalýþma olup olmadýðýna iliþkin sorusu ve Millî Savunma Bakaný Turhan Tayan'ýn yazýlý cevabý (7/1958)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baþkanlýðýna

Aþaðýdaki sorularýmýn Millî Savunma Bakaný Sayýn Turhan Tayan tarafýndan yazýlý olarak cevaplandýrýlmasý hususunu saygýlarýmla arz ederim. 20.1.1997

Fuat Çay

Hatay

Bir Fransýz firmasýnýn Türkiye'ye, Belçika ve Hollanda'dan alacaðý Hawk füzelerini satmak için görüþmelerde bulunduðu basýnda yer almýþtýr.

1. Sözkonusu füzelerin alýnmasýyla ilgili çalýþma var mýdýr?

2. Sözkonusu ülkeler kendi savunma sistemini ileri teknoloji ürünü sistemlerle yenilemeye çalýþýrken, Türkiye'nin "hurda" sayýlabilecek eski teknoloji ürünü füzeleri almak istemesinin nedenleri nelerdir?

3. Hawk füzeleri Türkiye'nin bölgesel savunma stratejesine uygun bir tercih midir?

T.C.

Millî Savunma Bakanlýðý 26.2.1997

Kanun : 1997/109-TÖ

Konu : Soru Önergesi

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baþkanlýðýna

Ýlgi : TBMM Bþk.lýðýnýn 29 Ocak 1997 tarihli ve KAN.KAR.MD.A.01.0.GNS.0.10.02-7-1958-5059/14228 sayýlý yazýsý.

Hatay Milletvekili Fuat Çay tarafýndan verilen ve Ýlgi Ek'inde gönderilerek cevaplandýrýlmasý istenen "Hawk füzesi alýmýna yönelik çalýþma olup olmadýðýna iliþkin" yazýlý soru önergesinin cevabý Ek'tedir.

Arz ederim. Turhan Tayan

Millî Savunma Bakaný

Hatay Milletvekili Fuat Çay Tarafýndan Verilen 7/1958 Sayýlý Yazýlý Soru

Önergesinin Cevabý

1. Orta Ýrtifa Hava Savunma zafiyetinin giderilmesi stratejik hedef planlarýnda mevcuttur. Bu kapsamda Fransýz THOMSON CSF Firmasý aracýlýðýyla Belçika'dan 10 adet, Hollanda'dan ise 8 adet IHAWAK Füze sisteminin tedarik edilmesi çalýþmalarý 1993 yýlýnda baþlatýlmýþ ve devam etmektedir.

2. Söz konusu ülkelerden Belçika; tehdit unsurunun ortadan kalkmasý ve buna paralel olarak silahlý kuvvetlerinin yeniden yapýlanmasýna baðlý olarak tüm silah sistemlerinde azaltmaya gitmiþtir. Bunun neticesinde ise IHAWK sistemini envanterinden çýkarmýþtýr. Hollanda ise; küçük bir kýsmýný envanterinden çýkarmayý planlarken, geriye kalan IHAWK sistemlerini tadilata tabi tutacaðýný ve bununla ilgili çalýþmalarýn sürdürüldüðünü belirterek teklifini geri çekmiþtir. IHAWK sistemi tüm NATO ülkelerince kullanýlmaktadýr. IHAWK sisteminin yerini alabilecek bir hava savunma sistemi henüz envantere girmemiþtir. Ayrýca sistem geliþmelere açýktýr ve PIP-III Modernizasyonuna tabi tutulmasý planlanmaktadýr.

3. IHAWK Füze sistemleri, Orta Ýrtifanýn savunulmasý açýsýndan Hava Savunma Konseptine ve Stratejisine uygundur.

Arz ederim.

Turhan Tayan

Millî Savunma Bakaný

7. - Adana Milletvekili Erol Çevikçe'nin, Adana-Yüreðir Sofulu Belediyesinin eleman ihtiyacýna iliþkin sorusu ve Ýçiþleri Bakaný Meral Akþener'in yazýlý cevabý (7/1961)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baþkanlýðýna

Adana-Yüreðir'de Sofulu 1995 yýlýnda belde yapýlmýþ, ardýndan 1996 Haziranýnda seçimler yapýlarak, belediye baþkan ve meclis üyeleri seçilmiþlerdir. Ne yazýk ki bugüne kadar, bunlarýn dýþýnda herhangi bir kamu görevlisi belediyede görevlendirilmemiþtir; dolayýsý ile tek baþýna belediye baþkanýnýn hizmeti mümkün olamayacaðýndan; aþaðýdaki sorularýmýn Ýçiþleri Bakaný Sayýn Meral Akþener tarafýndan yazýlý olarak cevaplandýrýlmasýný saygý ile arz ederim.

Erol Çevikçe

Adana

Sorular : 1. Sofulu Belediyesine eleman alýmý için neden izin verilmemiþtir?

2. Bu neden ortadan kaldýrýlarak Sofulu Belediyesi'nin eleman donanýmýna en kýsa zamanda olmak üzere ne zaman imkân saðlanacaktýr?

T.C.

Ýçiþleri Bakanlýðý 28.2.1997

Mahallî Ýdareler Genel Müdürlüðü

Sayý : B050MAH0650002/(80-84) 97-80165

Konu : Adana Milletvekili Erol Çevikçe'nin Yazýlý Soru Önergesi

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baþkanlýðýna

Ýlgi : TBMM Baþkanlýðýnýn 29.1.1997 tarih ve A.01.06NS.010.00.02-5185/14231-7/1961-5062/14231 sayýlý yazýsý.

Adana Milletvekili sayýn Erol Çevikçe'nin ilgi yazý ekinde alýnan ve tarafýmdan cevaplandýrýlmasý istenilen "Adana-Yüreðir Sofulu Belediyesinin eleman ihtiyacýna iliþkin" yazýlý soru önergesine cevap teþkil edecek bilgiler aþaðýya çýkarýlmýþtýr.

Bakanlýðýmca Baþbakanlýða (Devlet Personel Baþkanlýðý) iletilen mahallî idareler ile bunlarýn kurduklarý birlik ve iþletmelerin boþ bulunan memur ve iþçi kadrolarýna dair açýktan atama izin talepleri, 1996 Malî yýlýnýn bitmesine az bir zaman kaldýðý gerekçesiyle iþleme alýnmayarak iade edilmiþtir. Bu çerçevede Sofulu Belediyesinin talebi de karþýlanmamýþtýr.

Ayrýca, Devlet Personel Baþkanlýðýnca 1997 yýlýnda mahallî idarelerin açýktan atama izin talepleri hakkýnda her bir mahallî idare için yýlda bir defaya mahsus olmak üzere toplu olarak teklif edilmesi gerektiði bildirilmiþ olup, konu valiliklere bir genelge ile duyurulmuþtur.

Yukarýda sözü edilen genelge uyarýnca Adana Valiliðinden talep geldiði takdirde adý geçen belediye ile ilgili gerekli iþlem yapýlacaktýr.

Diðer taraftan, Adana Valiliðinden alýnan bilgilerden, adý geçen belediyeye 35x12=420 adam/ay geçici iþçi vizesi verildiði anlaþýlmýþtýr.

Bilgilerinize arz ederim. Dr. Meral Akþener

Ýçiþleri Bakaný

8. - Manisa Milletvekili Tevfik Diker'in, bazý itirafçýlarýn polis olarak görevlendirildiði iddiasýna iliþkin sorusu ve Ýçiþleri Bakaný Meral Akþener'in yazýlý cevabý (7/1972)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baþkanlýðýna

TBMM Ýçtüzüðünün 96. maddesi gereðince aþaðýdaki sorularýmýn Ýçiþleri Bakaný Sayýn Meral Akþener tarafýndan yazýlý olarak cevaplandýrýlmasýný arz ederim.

Saygýlarýmla. 21.1.1997

Tevfik Diker

Manisa

Sorular :

1. Yasadýþý örgüt üyelerine itiraf hakký verildiðinden bu yana, bu hakký kullananlar arasýndan herhangi bir kiþi baþta Ýçiþleri Bakanlýðýna baðlý Emniyet Genel Müdürlüðü olmak üzere herhangi bir kamu kurum ve kuruluþunda görev almýþ mýdýr?

2. Yukarýda sözü edilen itirafçýlardan halen Emniyet Genel Müdürlüðünde polis olarak görev yapan var mýdýr?

3. Var ise bu kiþiler hangi kýstaslara göre sýnava tabii tutularak göreve atanmýþ ve þu anda hangi kademelerde görev yapmaktadýrlar?

4. 657 Sayýlý Devlet Memurlarý Yasasýnýn ilgili maddeleri gereðince Devlet memuru olabilmeleri için gerekli soruþturma ve kovuþturmalarda hangi yol izlenerek bu kiþilere Devlet Memuru sýfatý verilmiþtir?

T.C.

Ýçiþleri Bakanlýðý 28.2.1997

Emniyet Genel Müdürlüðü

Sayý : B.05.1.EGM. 0.12.01.01-048933

Konu : Yazýlý Soru Önergesi

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baþkanlýðýna

Ýlgi : TBMM Baþkanlýðýnýn 31.1.1997 gün ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/1972-5068/14273 sayýlý yazýsý.

Manisa Milletvekili Tevfik Diker tarafýndan TBMM Baþkanlýðýna sunulan ve tarafýmdan yazýlý olarak cevaplandýrýlmasý istenilen soru önergesinin cevabý aþaðýya çýkarýlmýþtýr.

3419 Sayýlý Bazý Suç Failleri Hakkýnda Uygulanacak Hükümlere Dair Kanun'un 2 nci maddesi ve ilgili yönetmeliðin 12 nci maddesi gereðince; itirafçýlarýn kamu kurum ve kuruluþlarýnda iþe yerleþtirilmeleri için yapacaklarý taleplerde herhangi bir sýnav ve sabýka kaydý aranmamaktadýr.

Önergede sözü edilen itirafçýlardan halen Emniyet Genel Müdürlüðü bünyesinde polis olarak görev yapan bulunmamaktadýr.

Bilgilerinize arz ederim. Dr. Meral Akþener

Ýçiþleri Bakaný

9. - Gaziantep Milletvekili Mustafa R. Taþar'ýn, GAP Ýdaresi yasa tasarýsýna iliþkin Baþbakandan sorusu ve Devlet Bakaný Fehim Adak'ýn yazýlý cevabý (7/1978)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baþkanlýðýna

Aþaðýdaki sorumun delaletlerinizle Sayýn Baþbakan tarafýndan yazýlý olarak cevaplandýrýlmasý hususunu saygýlarýmla arz ederim.

Mustafa Taþar

Gaziantep

Soru : GAP Bölgesi'nin potansiyelini deðerlendirmek, giriþimciyi ve yatýrýmcýyý bölgeye çekmek amacýyla, GAP idaresi tarafýndan düþünülen EKA (Ekonomik Kalkýnma Ajansý Model Etüdü) Projesi'nin yürürlüðe konulmasý ve Gaziantep'te de bir biriminin kurulmasý konusunda, þu anda TBMM Genel Kurul gündeminde bekletilen GAP Ýdaresi Yasa Tasarýsý'nýn bir an önce yürürlüðe girmesi konusunda Hükümetinizin tutumu nedir? Sözkonusu yasanýn öncelikle ele alýnarak, kabul edilmesi konusunda herhangi bir giriþimde bulunmayý düþünüyor musunuz?

T.C.

Devlet Bakanlýðý 27.2.1997

Sayý : B.02.0.002/(02)-0239

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baþkanlýðýna

Ýlgi : TBMM Baþkanlýðýnýn 31.1.1997 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/1978-5075/14306 sayýlý yazýsý.

Gaziantep Milletvekili Mustafa R. Taþar'ýn, ilgi yazý ekinde Sayýn Baþbakanýmýza tevcih ettiði 7/1978-5075 sayýlý, yazýlý soru önergesinde yer alan sorularla ilgili olarak hazýrlanan cevabî yazý ekte sunulmuþtur.

Bilgilerinizi ve gereðini arz ederim. Fehim Adak

Devlet Bakaný

Gaziantep Milletvekili Sayýn Mustafa Taþar Tarafýndan TBMM Baþkanlýðýna Sunulan

Soru Önergesiyle Ýlgili Bilgiler

388 Sayýlý Kanun Hükmünde Kararnamenin uygulamalarda tespit edilen eksiklikleri de dikkate alýnarak 1992 yýlýnda yeni bir Kanun Tasarýsý hazýrlanarak Bakanlar Kurulu Kararý alýndýktan sonra Baþbakanlýk tarafýndan TBMM Baþkanlýðýna intikal ettirilmiþ ve TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Baþkanlýðý'nda da görüþüldükten sonra Temmuz 1992 tarihinde TBMM Genel Kurul gündemine girmiþ, ancak kanunlaþmasý mümkün olamamýþ ve ilgili yasama döneminin sona ermesi nedeniyle de kadük olmuþtur. EKA (Ekonomik Kalkýnma Ajansý Model Etüdü) Projesi'nin kuruluþuna da imkân veren sözkonusu Teþkilat Yasa tasarýmýzýn yeni yasama döneminde kanunlaþmasý hususundaki çalýþmalar sürdürülmektedir.

Ayrýca; soru önergesinde yer alan diðer bir husus olan EKA (Ekonomik Kalkýnma Ajansý Model Etüdü) Projesi'nin, hazýrlanan kuruluþ yasa tasarýmýzýn kanunlaþmasýnýn uzun zaman alacaðý düþünülerek ve son yýllarda Güneydoðu'da yatýrým yapma konusunda bir hareketlilik baþlamasý üzerine Bölge'de, giriþimcilerin yatýrým yapma konusunda desteklenmeye acil ihtiyaçlarý olduðu tespit edilmiþtir.

Bu nedenle; GAP Ýdaresi, EKA benzeri bir yapýlaþmanýn ilgili kurumlardan destek alýnarak oluþturulmasý üzerinde bir çalýþma baþlatmýþtýr. GAP-GÝDEM þeklinde kýsaltýlan GAP Giriþimci Destekleme ve Yönlendirme Merkezleri'nin kurulmasýna iliþkin çalýþmalar, bu merkezlerin amaç ve fonksiyonlarý 20.2.1997 tarih ve B.02.0.002 (06) 207 sayýlý yazýnýz ekinde gönderilen soru önergesi için hazýrlanan nottadýr.

Arz olunur.

10. - Ýzmir Milletvekili Sabri Ergül'ün, Türkiye'de görev yapan polis, bekçi, korucu ve silahlandýrýlmýþ kiþi sayýsýna iliþkin sorusu ve Ýçiþleri Bakaný Meral Akþener'in yazýlý cevabý (7/1985)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baþkanlýðýna

Aþaðýdaki sorularýmýn Ýçiþleri Bakaný tarafýndan yazýlý olarak yanýtlanmasý için gereðini dilerim.

Saygýlarýmla.

Sabri Ergül

Ýzmir

1. Türkiye'de Emniyet Genel Müdürlüðü merkez ve taþra teþkilatýnda toplam kaç polis vardýr?

Bunlardan kaçý Özel Harekât Timlerine mensuptur?

2. Türkiye'de köy, mahalle, çarþý bekçisi sayýsý nedir?

3. Olaðanüstü Hal Bölgesi illerinde ve mücaviri illerde halen görev yapan, devletten ücret alan koruyucu, geçici koruyucu toplam sayýsý nedir?

4. Bunlarýn dýþýnda 3. maddede belirtilen illerde gönüllü veya bir baþka nam altýnda (ücret alan, iaþe edilen veya almayan ve edilmeyen) koruyucu, geçici koruyucu, gönüllü koruyucu veya bir baþka sýfat taþýyan toplam kaç kiþi vardýr?

5. Olaðanüstü Hal Bölgesi ve mücaviri illerde 3 ve 4. madde kapsamýna giren, sayýlan nitelikte kaç kiþide zati malý veya devlet malý silah vardýr?

Bu sýfatlarýn, görevleri nedeniyle zati malý veya devlet malý silah bulunan kiþi sayýsý nedir? Silahlandýrýlmýþ kiþi sayýsý nedir?

Ýçiþleri Bakanlýðý 28.2.1997

Emniyet Genel Müdürlüðü

Sayý : B.05.1.EGM. 0.12.01.01-048932

Konu : Yazýlý Soru Önergesi

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baþkanlýðýna

Ýlgi : TBMM Baþkanlýðýnýn 31.1.1997 gün ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/1985-5089/14323 sayýlý yazýsý.

Ýzmir Milletvekili Sabri Ergül tarafýndan TBMM Baþkanlýðýna sunulan ve tarafýmdan yazýlý olarak cevaplandýrýlmasý istenilen soru önergesinin cevabý aþaðýya çýkarýlmýþtýr.

Emniyet Genel Müdürlüðü merkez ve taþra teþkilatýnda toplam 138 033 kiþi Emniyet Hizmetleri Sýnýfý Personeli olarak görev yapmaktadýr. Bunlardan 6 695 kiþisi Özel Harekât Personelidir.

Ülke genelinde 62 359 Geçici Köy Korucusu, 14 643 Çarþý ve Mahalle Bekçisi görev yapmakta olup, Geçici köy korucularýnýn 44 141'i Olaðanüstü Hal Bölgesinde, 5 517'si Mücavir illerde görev yapmaktadýr.

Olaðanüstü Hal Bölgesindeki illerde (2 156), Mücavir illerde (504) diðer illerde (12 103) kiþi olmak üzere toplam 14 763 gönüllü köy korucusu görev yapmaktadýr.

Geçici köy korucularýna ücret ödenmekte, gönüllü köy korucularýna herhangi bir ücret ödenmemektedir. Geçici ve gönüllü köy korucusu olarak görev yapan þahýslara silahlarý devlet tarafýndan verilmektedir.

Olaðanüstü Hal Bölgesindeki Geçici Köy Korucularý ve Gönüllü Köy Korucularýndan 56 516'sýnda Devlet Malý, 18 294'ünde zati silah bulunmaktadýr.

Bilgilerinize arz ederim. Dr. Meral Akþener

Ýçiþleri Bakaný

11. - Tokat Milletvekili Þahin Ulusoy'un, bir TV programýnda yaptýðý bir açýklamaya iliþkin sorusu ve Adalet Bakaný Þevket Kazan'ýn yazýlý cevabý (7/1987)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baþkanlýðýna

Aþaðýdaki sorularýmýn Adalet Bakaný tarafýndan yazýlý olarak cevaplandýrýlmasýnýn saðlanmasýný arz ederim.

Saygýlarýmla.

20.1.1997

Þahin Ulusoy

Tokat

12.1.1997 Tarihinde Kanal D'de Güneri Civaoðlu'nun Durum programýnda CHP Genel Baþkaný Sayýn Deniz Baykal'ýn, Zile ilçesi Aðýr Ceza Mahkemesi Baþkaný ile Cumhuriyet Baþsavcýsýnýn görevden alýnmasýný örnek göstermesi üzerine Adalet Bakaný Sayýn Þevket Kazan'ýn yaptýðý açýklamalarda söylediði;

Soru 1. Sayýn Bakan, programda Jan. Ast. Þb. Çvþ. 6 siyasi hükümlünün saldýrdýðýný söyledi, gerçekten olay böyle mi oldu yoksa Jan. Ast. Sb. Çvþ.'a yalnýz 2 PKK'lý mý saldýrdý?

Soru 2. Sayýn Bakan, programda yargý mensuplarý hakkýnda olaydan önce teftiþ yapýldýðýný belirtti. Bu teftiþ bu yargý mensuplarý için þikâyet üzerine yapýlan bir teftiþ miydi, yoksa her yýl yapýlan normal teftiþ miydi. Þikâyet üzerine yapýldýysa kimin hakkýnda idi ve þikâyet edilen yargý mensubunun savunmasý alýndý mý?

Soru 3. Sayýn Bakan programda, saldýrý sýrasýnda 2 Jandarma erinin yaralandýðýný söyledi. Gerçekten bu Jandarma erleri yaralandý mý? Yaralandýysa nerede tedavi edildiler, bu konuda hastane kayýtlarý var mý?

Soru 4. Sayýn Bakan programda Zile'de olaylar çýktýðýný söyledi. Olaydan 15 dakika sonra hastane önünde toplanan ve komünist savcý diye slogan atan bu 50-60 kiþilik grup (Kaymakam vekilinin ifadesine göre) kendiliðinden mi burada toplanmýþtý? Kendiliðinden toplandý ise olayý ne çabuk haber aldýlar?

T.C.

Adalet Bakanlýðý 28.2.1997

Bakan : 1252

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baþkanlýðýna

Ýlgi : Kanunlar ve Kararlar Dairesi Baþkanlýðý ifadeli, A.01.0.GNS.0.10.00.02-5231-14325 sayýlý yazýnýz.

Ýlgi yazýnýz ekinde alýnan Tokat Milletvekili Þahin Ulusoy'un 7/1987 Esas no.'lu, Hatay Milletvekili Fuat Çay'ýn 7/1990 Esas no.'lu ve Niðde Milletvekili Akýn Gönen'in 7/1992, 7/1995 Esas no.'lu yazýlý soru önergelerine verilen cevaplar ikiþer nüsha halinde ekte sunulmuþtur.

Bilgilerinize arz ederim. Þevket Kazan

Adalet Bakaný

Sayýn Þahin Ulusoy

Tokat Milletvekili

Bakanlýðýma yöneltilen ve yazýlý olarak cevaplandýrýlmasý istenilen 7/1987 Esas no.'lu soru önergesinin cevabý aþaðýda belirtilmiþtir.

Soru önergesine konu olan hususlarla ilgili olarak yaptýrýlan inceleme sonucunda;

- Zile Aðýr Ceza Mahkemesi Baþkaný ve Cumhuriyet Baþsavcýsý hakkýnda 2802 sayýlý Hâkimler ve Savcýlar Kanununun 82 nci maddesi uyarýnca inceleme iþlemlerine devam edildiði,

- Zile adalet daireleri, hâkimlikleri ile kapalý cezaevinde 27.6.1996-21.7.1996 tarihleri arasýnda yapýlan teftiþin normal teftiþ olduðu,

anlaþýlmýþtýr.

Bilgilerinize arz ederim. Þevket Kazan

Adalet Bakaný

12. - Hatay Milletvekili Fuat Çay'ýn, faili meçhul cinayetlere karýþtýðý ileri sürülen bir kiþiye iliþkin sorusu ve Adalet Bakaný Þevket Kazan'ýn yazýlý cevabý (7/1990)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baþkanlýðýna

Aþaðýdaki sorularýmýn Adalet Bakaný Sayýn Þevket Kazan tarafýndan yazýlý olarak cevaplandýrýlmasý hususunu saygýlarýmla arz ederim. 20.1.1997

Fuat Çay

Hatay

1. Faili meçhul cinayetlerle ilgili yeniden gündeme gelen Alaaddin Kanat, hapis cezasý almýþ mýdýr? Almýþsa cezasý nedir? Ýnfazýna ne zaman baþlanmýþtýr?

2. Almýþ ise hangi hapishanededir?

3. Cezasý hangi koþullarda infaz edilmektedir?

4. Bu þahýs, sorgu, nakil, izin, yüzleþtirme gibi gerekçelerle, bulunduðu hapishaneden kýsa süreli ayrýlmýþ mýdýr? Ayrýlmýþ ise hangi tarihlerde, hangi gerekçeyle bu iþlem yapýlmýþtýr?

T.C.

Adalet Bakanlýðý 28.2.1997

Bakan : 1252

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baþkanlýðýna

Ýlgi : Kanunlar ve Kararlar Dairesi Baþkanlýðý ifadeli, A.01.0.GNS.0.10.00.02-5231-14325 sayýlý yazýnýz.

Ýlgi yazýnýz ekinde alýnan Tokat Milletvekili Þahin Ulusoy'un 7/1987 Esas no.'lu, Hatay Milletvekili Fuat Çay'ýn 7/1990 Esas no.'lu ve Niðde Milletvekili Akýn Gönen'in 7/1992, 7/1995 Esas no.'lu yazýlý soru önergelerine verilen cevaplar ikiþer nüsha halinde ekte sunulmuþtur.

Bilgilerinize arz ederim. Þevket Kazan

Adalet Bakaný

Sayýn Fuat Çay

Hatay Milletvekili

Bakanlýðýma yöneltilen ve yazýlý olarak cevaplandýrýlmasý istenilen 7/1990 Esas no.'lu soru önergesinin cevabý aþaðýda belirtilmiþtir.

Soru önergesine konu olan hususlarla ilgili olarak yaptýrýlan inceleme sonucunda; sözü edilen kiþinin,

- Yasadýþý bir örgüte üye olmak ve silahlý eylemlerde bulunmak suçlarýndan Diyarbakýr 2 No'lu Devlet Güvenlik Mahkemesinin 1.7.1993 tarih, 1991/357 Esas ve 1993/396 Karar nolu ilamýyla 6 yýl aðýr hapis cezasý,

- Gasba teþebbüs ve 6136 Ateþli Silahlar ve Býçaklar ile Diðer Aletler Hakkýnda Kanuna muhalefet suçlarýndan Bakýrköy 1. Aðýr Ceza Mahkemesinin 19.7.1995 tarih ve 1994/325 Esas, 1995/200 Karar nolu ilamýyla 4 yýl 2 ay aðýr hapis cezasý

olmak üzere toplam 10 yýl 2 ay aðýr hapis cezasý almýþ olduðu, hükümlünün kamu oyunda "Piþmanlýk Yasasý" olarak bilinen 26.11.1992 tarihli ve 3853 sayýlý Bazý Suç Failleri Hakkýnda Uygulanacak Hükümlere Dair Kanunda Deðiþiklik Yapýlmasýna Ýliþkin Kanun hükümlerinden yararlandýðý,

- Bu cezalarýn infazýna 26.8.1994 tarihinde baþlanýldýðý, daha önceden 7.6.1991 tarihinden 2.7.1993 tarihine kadar 754 gün tutukluluðunun bulunduðu,

- Diyarbakýr ve Kýrklareli Kapalý Cezaevlerinde kaldýktan sonra Bakanlýðýmca heryýl Ocak ayýnda yayýmlanan müþahade genelgeleri hükümleri doðrultusunda 19.12.1996 tarihi itibariyle yarýaçýk cezaevi statüsüne ayrýldýðý ve tercih ettiði Kalecik Yarýaçýk Cezaevine nakledildiði, halen bu cezaevinde bulunduðu,

- Cezasýnýn infazýna baþlandýðý 26.8.1994 tarihinden buyana herhangi bir nedenle kýsa veya uzun süreli olarak cezaevinden ayrýlmadýðý,

Anlaþýlmýþtýr.

Bilgilerinize arz ederim. Þevket Kazan

Adalet Bakaný

13. - Ýzmir Milletvekili Sabri Ergül'ün, kurs ve yurt sayýsý ile burs alan öðrencilere iliþkin sorusu ve Millî Eðitim Bakaný Mehmet Saðlam'ýn yazýlý cevabý (7/1991)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baþkanlýðýna

Aþaðýdaki sorularýmýn Millî Eðitim Bakanýnca yazýlý olarak yanýtlanmasý için gereðini dilerim.

Saygýlarýmla.

Sabri Ergül

Ýzmir

Yurt-Kur Genel Müdürlüðü hariç, Millî Eðitim Bakanlýðýnýn denetiminde olan ve açýlmasý ve faaliyeti Bakanlýðýn izni veya yasalar gereði Millî Eðitim Bakanlýðýna bilgi verilerek açýlmasý ve faaliyet göstermesi gereken;

1. Kurs ve ortaöðretim öðrencilerinin barýnmalarýný,

2. Yüksek öðretim öðrencilerinin barýnmalarýný, saðlayan, bu amaçla açýlan, faaliyet gösteren; kurs ve ortaöðretim ve yüksek öðretim ayrý ayrý olmak üzere;

a) Özel gerçek veya tüzelkiþilere (þirket ve vakýf) ait kurs, ortaöðretim ve yüksek öðretim öðrenci yurtlarýnýn ayrý ayrý sayýsý, bunlarýn illere göre daðýlýmý ve yine illere göre yatak kapasitesi ve öðrenci sayýsý ile Türkiye genelinde yurt ve öðrenci yatak sayýsý,

b) Resmî tüzelkiþilere (Belediye, özel idare ve benzeri kamu genel ve katma bütçeli idarî kuruluþlar dahil) kamuya ait sayýlan kurs, ortaöðretim ve yüksek öðretim öðrenci yurtlarýnýn ayrý ayrý sayýsý, bunlarýn illere göre daðýlýmý ve yine illere göre yatak, öðrenci kapasiteleri ile Türkiye genelinde bu katagoriye giren yurtlarýn ve öðrenci sayýsý,

c) Önemlisi; Vakýf, Dernek gibi özel tüzelkiþilerce açýlmýþ, iþletilen kurs, ortaöðretim ve yüksek öðretim öðrencilerinin barýnmalarýna yarar öðrenci yurtlarýnýn (kurs, ortaöðretim ve/veya yüksek öðretim öðrencileri için ayrý ayrý olmak üzere) il, il sayýsý ve herbir il için ayrý ayrý yatak kapasiteleri ve de Türkiye genelindeki toplam kurs, ortaöðretim ve yüksek öðretim öðrenci yurtlarýnýn ayrý ayrý genel sayýsý ve buralarda barýnan, kalan öðrencilerin kurs, ortaöðretim ve yüksek öðretim olmak üzere ayrý ayrý sayýsý ve genel kursiyer ve öðrenci sayýsý nedir?

3. Millî Eðitim Bakanlýðý Yurtlar ve Kredi Kurumu (Yurt-Kur) Genel Müdürlüðüne baðlý yüksek öðretim yurtlarýnýn illere göre yurt ve öðrenci sayýsý ile Türkiye genelinde kýz ve erkek öðrenci karma yurt sayýsý ve buralarda barýnan kýz ve erkek vede toplam öðrenci sayýsý nedir?

Kýz ve erkek harç öðrenim kredisi verilen genel öðrenci sayýsý nedir? Ne para verilmektedir?

T.C.

Millî Eðitim Bakanlýðý 3.3.1997

Araþtýrma, Planlama ve Koordinasyon Kurulu Baþkanlýðý

Sayý : B.08.0.APK.0.03.01.00-022/555

Konu : Soru Önergesi

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baþkanlýðýna

Ýlgi : TBMM Baþkanlýðýnýn 31.1.1997 tarih ve A.01.GNS.0.10.00.02-7/1991-5095/14329 sayýlý yazýsý.

Ýzmir Milletvekili Sayýn Sabri Ergül'ün "Kurs ve yurt sayýsý ile burs alan öðrencilere iliþkin" yazýlý soru önergesi incelenmiþtir.

1. Bakanlýðýmýzca ortaöðretim öðrencilerine yatýlý olarak kurs açýlmamýþtýr.

2. Ortaöðretim öðrencileri için özel ve tüzelkiþilere ait yurtlarýn il daðýlýmlarýna göre sayýsý, kapasitesi ve barýnan öðrenci sayýsýna ait liste Ek-1'de verilmiþtir.

3. Bakanlýðýmýza baðlý 793 pansiyonlu okulda kalan öðrenci sayýsý 86 792'dir. Ortaöðretim öðrencilerinin barýnmasý için mahallî imkânlarla yapýlýp, iþletme hakký Bakanlýðýmýzca kullanýlan 7 yurttaki öðrenci kapasitesi 1 162 olup, ayrýntýlý bilgi Ek-2'de verilmiþtir.

4. Yüksek Öðrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu (YURTKUR)'a ait 35'i kýz, 33'ü erkek ve 83'ü karma olmak üzere 151 yurt bulunmaktadýr. 161 095 öðrencinin barýndýðý bu yurtlarýn il daðýlýmlarýný ve yatak kapasitesini gösteren liste Ek-3'dedir.

1995-1996 öðretim yýlýnda YURTKUR tarafýndan 70 552 önlisans-lisans, 1 512 master ve 126 doktora öðrencisine öðrenim kredisi tahsis edilmiþ olup, senet ve belgesini tamamlayan 35 168 önlisans-lisans, 752 master ve 51 doktora öðrencisi kredi almýþtýr. Daha önceki yýllardan öðrenim kredisi alanlar da dahil olmak üzere toplam 200 450 öðrenci öðrenim kredisi almaktadýr. Ayný öðretim yýlýnda 49 414 öðrenciye harç kredisi verilmiþ olup, önceki yýllardan harç kredisi almaya hak kazananlar dahil 188 158 öðrenci adýna yaklaþýk olarak 1 541 268 250 000 TL. ödeme yapýlacaktýr.

Arz ederim.

Prof. Dr. Mehmet Saðlam

Millî Eðitim Bakaný

Not : Yazýlý soruyla ilgili diðer bilgiler dosyasýndadýr.

14. - Niðde Milletvekili Akýn Gönen'in, çocuk suçlulara iliþkin sorusu ve Adalet Bakaný Þevket Kazan'ýn, yazýlý cevabý (7/1992)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baþkanlýðýna

Çocuk suçlularla ilgili aþaðýdaki sorularýmýn Adalet Bakaný Sayýn Þevket Kazan tarafýndan yazýlý olarak cevaplandýrýlmasýný arz ederim.

Saygýlarýmla, 22.1.1997

Akýn Gönen

Niðde

1. 1990-1996 yýllarý arasýnda, Devlet Güvenlik Mahkemelerinde 11-15 ve 15-18 yaþlar arasýnda kaç çocuk, hangi suçlardan yargýlanmýþtýr ve dava sonuçlarý nelerdir? Kaç mahkûmiyet ve kaç beraat kararý verilmiþtir?

2. 1990-1996 yýllarý arasýnda, Genel Mahkemelerde ve Çocuk Mahkemelerinde 11-15 ve 15-18 yaþlar arasýnda kaç çocuk hangi suçlardan yargýlanmýþtýr ve dava sonuçlarý nelerdir? Kaç mahkûmiyet ve kaç beraat kararý verilmiþtir?

T.C.

Adalet Bakanlýðý 28.2.1997

Bakan : 1252

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baþkanlýðýna

Ýlgi : Kanunlar ve Kararlar Dairesi Baþkanlýðý ifadeli, A.01.0.GNS.0.10.00.02-5231-14325 sayýlý yazýnýz.

Ýlgi yazýnýz ekinde alýnan Tokat Milletvekili Þahin Ulusoy'un 7/1987 Esas no'lu, Hatay Milletvekili Fuat Çay'ýn 7/1990 Esas no'lu ve Niðde Milletvekili Akýn Gönen'in 7/1992, 7/1995 Esas no'lu yazýlý soru önergelerine verilen cevaplar ikiþer nüsha halinde ekte sunulmuþtur.

Bilgilerinize arz ederim.

Þevket Kazan

Adalet Bakaný

Sayýn Akýn Gönen

Niðde Milletvekili

TBMM

Bakanlýðýma yöneltilen ve yazýlý olarak cevaplandýrýlmasý istenilen 7/1992 Esas no'lu soru önergesinin cevabý aþaðýda belirtilmiþtir.

Soru önergesine konu olan hususlarla ilgili olarak Bakanlýðýmda istatistik çalýþmalarý aþama aþama yapýlmakta ve tevsii iþlemleri bir program çerçevesinde yürütülmekte olduðundan 1994 yýlýndan önceki döneme ait sanýklarýn yaþ gruplarýna göre tasniflerini kapsayan istatistiki bilgiler mevcut olmadýðý cihetle gönderilememiþ ancak 1994-1995 yýllarýný kapsayan istatistiki bilgiler iliþikte sunulmuþtur.

1996 yýlý Adalet Ýstatistiklerinin tamamlanmasý çalýþmalarý sürdürülmekte olduðundan keza bu yýla ait istatistiki bilgiler de verilememiþtir.

Bilgilerinize arz ederim.

Þevket Kazan

Adalet Bakaný

Ceza Mahkemelerindeki Çýkan Davalarýn Sanýk Sayýlarý Bakýmýndan Yoðunluk Gösteren TCK Madde Gruplarý ve Özel Kanunlara Daðýlýmý

(1.1.1994-31.12.1994)

Sanýk Sayýsý

11-14 Yaþ 15-17 Yaþ

TCK Erkek Kadýn Erkek Kadýn

383 152 31 201 37

414 141 - 461 20

448 131 26 456 37

455 87 3 660 82

456 1 796 96 5 002 491

459 229 14 1 048 66

491 7 017 577 10 469 985

492 1 224 43 3 599 195

493 609 17 3 844 201

495 153 3 312 10

516 260 20 542 58

565 77 2 246 27

2 828 Sk. 165 7 - -

6 831 Sk. 549 15 1 412 163

Diðer 1 306 184 9 041 966

Toplam 13 896 1 038 37 293 3 338

Ceza Mahkemelerindeki Çýkan Davalarýn Sanýk Sayýlarý Bakýmýndan Yoðunluk Gösteren TCK Madde Gruplarý ve Özel Kanunlara Daðýlýmý

(1.1.1995-31.12.1995)

Sanýk Sayýsý

11-14 Yaþ 15-17 Yaþ

TCK Erkek Kadýn Erkek Kadýn

383 140 19 281 33

414 161 2 363 20

448 143 7 472 53

455 101 8 475 36

456 2 232 171 5 667 486

459 312 24 1 403 148

491 8 607 665 14 662 1 304

492 1 007 37 2 856 240

493 748 43 3 143 239

495 130 2 263 8

516 311 30 575 69

565 17 1 173 9

1 918 Sk. 40 - 201 4

2 253 Sk. 58 4 - -

6 136 Sk. 147 6 843 30

6 831 Sk. 617 37 1 555 97

Diðer 1 107 136 8 048 1 044

Toplam 15 878 1 192 40 980 3 820

Devlet Güvenlik Mahkemelerinde Verilen Kararlarýn Daðýlýmý

Karar Türü

Mahkûmiyet Beraat Davanýn Düþ. Diðer

Yýllar Dava Sayýsý Dava Sayýsý Dava Sayýsý Dava Sayýsý Toplam

1994 1 991 2 575 64 968 5 598

1995 2 901 2 966 88 1 455 7 410

Ceza Mahkemelerinde Çýkan Dava ve Sanýk Sayýlarýnýn Mahkeme Türlerine Daðýlýmý

(1.1.1994-31.12.1994)

Sanýk Sayýsý

Çýkan Dava 11-14 Yaþ 15-17 Yaþ 18+Yaþ

Mahkeme Türü Sayýsý Erkek Kadýn Erkek Kadýn Erkek Kadýn Toplam

Devlet güvenlik 5 598 31 6 496 56 13 763 985 15 337

Aðýr ceza 33 865 429 20 2 421 139 57 897 3 016 63 922

Asliye ceza 396 147 4 502 327 21 343 1 665 480 906 30 030 538 773

Sulh ceza 399 310 4 029 376 13 010 1 471 447 975 27 080 493 941

Çocuk 3 895 4 905 309 - - - - 5 214

Ýcra ceza 367 657 - - 23 7 390 372 20 690 411 092

Trafik 14 939 - - - - 14 295 953 15 248

Toplam 1 221 411 13 896 1 038 37 293 3 338 1 405 208 82 754 1 543 527

Ceza Mahkemelerinde Çýkan Dava ve Sanýk Sayýlarýnýn Mahkeme Türlerine Daðýlýmý

(1.1.1995-31.12.1995)

Sanýk Sayýsý

Çýkan Dava 11-14 Yaþ 15-17 Yaþ 18+Yaþ

Mahkeme Türü Sayýsý Erkek Kadýn Erkek Kadýn Erkek Kadýn Toplam

Devlet güvenlik 7 410 31 8 509 132 17 987 1 376 20 043

Aðýr ceza 36 553 706 26 2 508 169 65 334 3 409 71 852

Asliye ceza 388 343 5 947 463 22 254 1 930 469 391 29 395 529 380

Sulh ceza 396 544 4 372 436 15 691 1 582 434 365 27 224 483 610

Çocuk 4 024 5 182 259 - - - - 5 441

Ýcra ceza 373 800 - - 18 7 395 912 23 340 419 277

Trafik 19 938 - - - - 18 696 1 255 19 951

Toplam 1 226 612 15 878 1 192 40 980 3 820 1 401 685 85 999 1 549 554

15. - Bursa Milletvekili Ali Rahmi Beyreli'nin, Yedinci Beþ Yýllýk Kalkýnma Planýnýn uygulanmasýna iliþkin Baþbakandan sorusu ve Devlet Bakaný Lütfü Esengün'ün yazýlý cevabý (7/1993)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baþkanlýðýna

Aþaðýdaki sorularýn, Baþbakan Sayýn Necmettin Erbakan tarafýndan yazýlý olarak yanýtlanmasýný, Ýç Tüzüðün 99 ve 100 üncü maddeleri gereðince, arz ederim.

Saygýlarýmla.

Ali Rahmi Beyreli

Bursa

Türkiye Cumhuriyeti kurulduðundan bu yana, yasalarýmýzda yer alan bazý, gelenekselleþen uygulamalar, iktidarlar deðiþse bile, devletin devamlýlýðý ilkesi gereðince, tüm hükümetlerce kabul edilmiþlerdir. 1960 yýlý sonrasý baþlayan planlý dönem uygulamalarý da bunlardan biridir.

1996 yýlý devreye giren yedinci beþ yýllýk kalkýnma planý bundan önceki altý plandan farklý olarak; "Tüm Türkiye için yerel, bölgesel ve fiziksel plan anlayýþýný" ve "Demokrasinin ve yönetim etkinliðinin yaygýnlaþmasý için il özel idarelerine yetki devrini" öngörmektedir.

1. Ýzleyebildiðimiz kadarý ile, 1996 yýlýnda yedinci plan yönünde tek bir uygulama olmadý. Yedinci planda öngörülen bölgesel ve fiziksel planlama yaklaþýmýný uygulamaya koymayý düþünüyor musunuz? Uygulamaya ne zaman baþlayacaksýnýz?

2. 1997 yýlýnda bu uygulama için ne gibi çalýþmalar yapacaksýnýz? Bu çalýþmalar çerçevesinde bazý bölgeler için, bölgesel planlamalara öncelik vermeyi düþünüyor musunuz? Bu bölgeler hangileridir?

3. Yine yedinci planda yer alan, yeni yaklaþýmlardan diðeri, il genel meclislerinin "Halkýn yönetime katýlmalarýný saðlayan birer organ" gibi çalýþarak, kentsel planlamayý tümüyle kendilerinin yapabilmesine olanak verme ilkesini gündeme getirmektedir. Bu çerçevede, sizin ve yardýmcýnýzýn yeni Ýstanbul þehri ile ilgili bazý açkýlamalarý bu yaklaþýma ters düþmemekte midir?

4. Baþbakan ve Baþbakan Yardýmcýsý olarak, yeni Ýstanbul için açýkladýðýnýz, farklý iki bölgede þu anda, arsa fiyatlarý artmýþ ve buralarda müthiþ bir rant kavgasý baþlamýþtýr. Plan gereklerine aykýrý olarak yaptýðýnýz bu açýklamalarýn gerekçesi nedir? Sizin yada yardýmcýnýzýn yada yakýnlarýnýzýn yada partililerinizin, bu bölgelerde sahip olduðu araziler var mýdýr?

T.C.

Devlet Bakanlýðý 27.2.1997

Sayý : B.02.0.00.10/02087

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baþkanlýðýna

Ýlgi : a) TBMM Baþkanlýðýnýn 31.1.1997 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/1993-5105/14414 sayýlý yazýsý.

b) Baþbakanlýk Kan. ve Kar. Gen. Müdürlüðünün 6.2.1997 tarih ve B.02.0.KKG/106-458-10/607 sayýlý yazýsý.

Bursa Milletvekili Sayýn Ali Rahmi Beyreli'nin; Sayýn Baþbakanýmýza tevcih ettiði ve Sayýn Baþbakanýmýzýn da kendileri adýna Bakanlýðým koordinatörlüðünde cevaplandýrýlmasý istenilen ilgi (b) yazý ekindeki yazýlý soru önergesi cevabý ekte sunulmuþtur.

Bilgilerinizi ve gereðini arz ederim.

Lütfü Esengün

Devlet Bakaný

Bursa Milletvekili Sayýn Ali Rahmi Beyreli'nin 7/1993-5105 Esas Nolu Yazýlý Soru

Önergesi ile Ýlgili Not

VII. Beþ Yýllýk Kalkýnma Planýnda yer alan "Temel Yapýsal Deðiþim Projeleri"nden "IV. Bölgesel Dengelerin Saðlanmasý" Projesinin "18. Bölgesel Geliþme ve Fizikî Planlama" bölümünde "Ülkenin göreli olarak geri kalmýþ yöreleri için, kaynaklarý ve geliþme potansiyelleri gözönüne alýnarak bölgesel geliþme projeleri hazýrlanacaðý" belirtilmiþtir.

Planýn "19. Metropollerle Ýlgili Düzenlemeler" bölümünde ise "sanayileþme ve göç nedeniyle hýzlý bir büyüme sürecine girmiþ olan metropoller ve çevre illerin sorunlarýný çözmek ve sosyo-ekonomik orta vadeli geliþme desenini belirlemek için gerektiðinde bölgesel geliþme planlarý yapýlacaðý" hususuna yer verilmiþtir.

Marmara Bölgesi Bölgesel Geliþme çalýþmalarý ile ilgili olarak, Marmara ve Boðazlarý Belediyeler Birliðinin yapacaðý çalýþmalarýn desteklenmesi ilke olarak benimsenmiþtir. Diðer taraftan Doðu Anadolu ile ilgili olarak da Bölgesel Geliþme Projesi için hazýrlýk çalýþmalarýna baþlanmýþtýr.

Ayrýca Zonguldak, Bartýn ve Karabük illerinden oluþan bölgede kömür ve demir-çelik sektöründe ortaya çýkan olumsuz ekonomik ve sosyal sonuçlarý telafi edebilecek, ekonomik yönden uygun alternatif politikalarýn belirlenmesi, bölge için orta ve uzun vadeli bir kalkýnma planýnýn hazýrlanmasý, yatýrým projelerinin tamamlanmasý ve önyapýlabilirlik etüdlerinin hazýrlanmasý amacýyla, 1995 yýlýnda, Dünya Bankasýnýn finansmaný ile baþlatýlan Zonguldak-Bartýn-Karabük Bölgesel Geliþme Projesi etüd çalýþmalarýnda son aþamaya gelinmiþtir.

Kentsel planlama açýsýndan ise halen yürürlükte olan 3194 sayýlý Ýmar Kanunu ve 3030 sayýlý Büyükþehir Belediye Kanunu uyarýnca; belediye ve mücavir alan sýnýrlarý içerisinde büyükþehir ve ilçe belediyeleri, belediye ve mücavir alan sýnýrlarý dýþýnda ise Valilikler imar planý yapmaya veya yaptýrmaya yetkilidir.

VII. Beþ Yýllýk Kalkýnma Planýnýn "18. Bölgesel Geliþme ve Fizikî Planlama" bölümünde belirtilen "bölge planlama kararlarý doðrultusunda Ýl Geliþme Planlarý hazýrlanmasý" konusunda ise Valiliklerin, proje geliþtirme çalýþmalarýnda uzmanlýk bilgi ve deneyiminden yararlanabilecekleri elemanlarýn istihdamýnýn saðlanmasý için 3360 sayýlý Ýl Özel Ýdaresi Kanununda deðiþiklik yapýlmasý hususu 1997 Yýlý Programýnda yer almýþtýr.

16. - Niðde Milletvekili Akýn Gönen'in, Çocuk Haklarý Sözleþmesi uyarýnca yapýlmasý gereken yasal deðiþikliklere iliþkin sorusu ve Adalet Bakaný Þevket Kazan'ýn yazýlý cevabý (7/1995)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baþkanlýðýna

Aþaðýdaki sorularýmýn Adalet Bakaný Sayýn Þevket Kazan tarafýndan yazýlý olarak cevaplandýrýlmasýný arz ederim.

Saygýlarýmla. 22.1.1997

Akýn Gönen

Niðde

1. TBMM'nce kabul edilerek yaklaþýk 1 yýl önce yürürlüðe giren Dünya Çocuk Haklarý Sözleþmesi ile ilgili olarak, 2253 sayýlý Çocuk Mahkemelerinin kuruluþu, görev ve yargýlama usulleri hakkýndaki kanunda yapýlmasý gereken deðiþiklikler ilgili Çalýþma Bakanlýðýnýzca yapýlmýþ mýdýr?

2. 17.5.1996 tarihinde TBMM Baþkanlýðýna bu konuyla ilgili verdiðim Kanun Teklifim hükümet görüþü alýnmak üzere TBMM'nce Baþbakanlýk aracýlýðýyla Bakanlýðýnýza gönderilmiþ midir?

3. Çocuk Haklarý Sözleþmesi gereði, çocukluk yaþ sýnýrýný 15'den 18'e çýkarýlmasý yönünde bir çalýþma yapýlmasý ne zaman düþünülmektedir?

4. Devlet Güvenlik Mahkemesi kapsamýna giren suçlarýn Çocuk Mahkemesinde yargýlanmasý yönünde Çocuk Haklarý Sözleþmesinin "çocuðun yararý ön planda tutulur" ilkesi gereði deðiþiklik yapýlmasýnda zaruret görüyor musunuz?

T.C.

Adalet Bakanlýðý 28.2.1997

Bakan : 1252

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baþkanlýðýna

Ýlgi : Kanunlar ve Kararlar Dairesi Baþkanlýðý ifadeli, A.01.0.GNS.0.10.00.02-5231-14325 sayýlý yazýnýz.

Ýlgi yazýnýz ekinde alýnan Tokat Milletvekili Þahin Ulusoy'un 7/1987 Esas nolu, Hatay Milletvekili Fuat Çay'ýn 7/1990 Esas nolu ve Niðde Milletvekili Akýn Gönen'in 7/1992, 7/1995 Esas nolu yazýlý soru önergelerine verilen cevaplar ikiþer nüsha halinde ekte sunulmuþtur.

Bilgilerinize arz ederim.

Þevket Kazan

Adalet Bakaný

Sayýn Akýn Gönen

Niðde Milletvekili

TBMM

Bakanlýðýma yöneltilen ve yazýlý olarak cevaplandýrýlmasý istenilen 7/1995 Esas nolu soru önergesinin cevabý aþaðýda belirtilmiþtir.

Bilindiði üzere, Hükümetimiz adýna 14.9.1990 tarihinde imzalanan ve 9.12.1994 tarihli ve 4058 sayýlý Kanunla onaylanmasý uygun bulunan Çocuk Haklarýna Dair Sözleþmenin ihtirazý kayýtla onaylanmasý Bakanlar Kurulunca 23.12.1994 tarihinde kararlaþtýrýlmýþ, Sözleþme metni 27 Ocak 1995 tarihli ve 22184 sayýlý Resmî Gazetede yayýmlanarak yürürlüðe girmiþtir.

Sözleþmenin Hükümetimiz adýna imzalanmasýndan sonra Bakanlýðýmda baþlatýlan uyum çalýþmalarý çerçevesinde hazýrlanan "2253 sayýlý Çocuk Mahkemelerinin Kuruluþu, Görev ve Yargýlama Usulleri Hakkýnda Kanun, 765 sayýlý Türk Ceza Kanunu, 1412 sayýlý Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun Bazý Maddelerinin Deðiþtirilmesine Dair Kanun Tasarýsý" Türkiye Büyük Millet Meclisi Adalet Komisyonundan geçerek Genel Kurul gündemine alýnmýþtýr. Ancak bu Tasarý XIX uncu Yasama Döneminde sonuçlandýrýlamadýðýndan Türkiye Büyük Millet Meclisi Ýçtüzüðünün 77 nci maddesine göre hükümsüz kalmýþtýr.

Bu yasama döneminde, Ankara Milletvekili M. Seyfi Oktay tarafýndan verilen, Tasarýyla ayný hükümleri içeren Kanun Teklifi ise halen Türkiye Büyük Millet Meclisi gündeminde bulunmaktadýr.

Soru önergesinde 17.5.1996 tarihinde tarafýnýzdan Türkiye Büyük Millet Meclisi Baþkanlýðýna verildiði ifade edilen Kanun Teklifi ile ilgili olarak yaptýrýlan inceleme sonucunda, böyle bir Teklifin Bakanlýðýma intikal etmemiþ olduðu anlaþýlmýþtýr.

Çocuk Haklarýna Ýliþkin Uluslararasý Sözleþmenin iç hukukumuza yansýtýlmasýný saðlamak ve ilgili mevzuatý gözden geçirerek çocuklarýn medeni, ekonomik, sosyal ve kültürel haklarý ile ilgili yeni hukuk normlarý oluþturmak, yürürlükte olan normlarýn iyileþtirilmesini, geliþtirilmesini ve uygulanmasýný temin etmek üzere Bakanlýðýmda kanun yapým çalýþmalarý sürdürülmekte olup soru önergesine konu olan çocukluk yaþ sýnýrýnýn 15'den 18'e çýkarýlmasý ve Devlet Güvenlik Mahkemesi kapsamýna giren suçlarý iþleyen çocuklarýn çocuk mahkemelerinde yargýlanmasý yönündeki hususlar bu çalýþmalarda deðerlendirilmeye tabi tutulacaktýr.

Bilgilerinize arz ederim.

Þevket Kazan

Adalet Bakaný

17. - Zonguldak Milletvekili Tahsin Boray Baycýk'ýn, Anadolu Liseleri giriþ sýnavýndaki þehir tercihi uygulamasýna iliþkin sorusu ve Millî Eðitim Bakaný Mehmet Saðlam'ýn yazýlý cevabý (7/2003)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baþkanlýðýna

Aþaðýdaki sorunun Millî Eðitim Bakaný Sayýn Mehmet Saðlam tarafýndan yazýlý olarak cevaplandýrýlmasýný saygýlarýmla arz ve talep ederim.

T. Boray Baycýk

Zonguldak

Soru : Anadolu Liseleri giriþ imtihanlarýnda, Ankara, Ýstanbul ve Ýzmir'de okuyan 5. Sýnýf öðrencilerinin diðer þehirlerden de okul tercihi yapma imkâný verilmesi düþünülüyor mu?

T.C.

Millî Eðitim Bakanlýðý 3.3.1997

Araþtýrma, Planlama ve Koordinasyon Kurulu Baþkanlýðý

Sayý : B.08.0.APK.0.03.01.00-022/556

Konu : Soru Önergesi

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baþkanlýðýna

Ýlgi : TBMM Baþkanlýðýnýn 5.2.91997 tarih ve A.01.GNS.0.10.00.02-7/2003-5163/14882 sayýlý yazýsý.

Zonguldak Milletvekili Sayýn Tahsin Boray Baycýk'ýn "Anadolu Liseleri giriþ sýnavýndaki tercih uygulamasýna iliþkin" yazýlý soru önergesi incelenmiþtir.

Anadolu liseleri tercihlerinde, il merkezleri ile Anadolu lisesi bulunan ilçeler ayrý ayrý mütalaa edilerek, büyükþehir belediye hudutlarý dahilinde bulunan ilçelerin büyükþehir il merkezi içerisinde, köy ve kasabalarýn baðlý bulunduklarý il merkezi veya ilçe merkezine göre deðerlendirilmesi prensibi benimsenmiþtir.

Bu nedenle öðrencinin öðrenim gördüðü ilkokulun bulunduðu yerleþim birimi esas alýnmýþtýr.

Ankara, Ýstanbul ve Ýzmir illerinin sosyo-ekonomik ve kültürel imkânlarý gözönünde bulundurularak bu il merkezlerinde bulunan Anadolu Liseleri yurt genelindeki öðrencilerin tercihlerine diðer yerleþim birimindeki okullar ise sadece kendi yerleþim birimindeki öðrencilerin tercihlerine açýk bulunmaktadýr.

Büyük yerleþim birimlerinde öðrenim gören öðrenciler, küçük yerleþim birimlerindeki Anadolu liselerini de tercih ettikleri takdirde; o bölgelerdeki öðrencilerin Anadolu liselerine girme imkânlarýný kýsýtlayarak fýrsat ve imkân eþitliðinden yararlanmalarýný engelleyeceklerdir. Bu öðrenciler, bir süre sonra da velilerinin ikametlerinin bulunduðu büyük yerleþim birimlerindeki Anadolu liselerine nakil talebinde bulunacaklardýr. Bu uygulama sonucunda büyük illerdeki okullarda öðrenci yýðýlmalarý olurken, küçük il ve ilçelerdeki okullarda büyük ölçüde kontenjan açýklarý meydana gelecek, ayrýca öðrenci puanlarý düþeceðinden eðitim kalitesi olumsuz yönde etkilenecektir.

Arz ederim.

Prof. Dr. Mehmet Saðlam

Millî Eðitim Bakaný

18. - Þýrnak Milletvekili Mehmet Salih Yýldýrým'ýn, Þýrnak Türk Telekom Baþmüdürlüðünce usulsüz personel alýmý yapýldýðý iddiasýna iliþkin Baþbakandan sorusu ve Ulaþtýrma Bakaný Ömer Barutçu'nun yazýlý cevabý (7/2012)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baþkanlýðýna

Aþaðýdaki sorularýmýn Sayýn Baþbakan tarafýndan yazýlý olarak cevaplandýrýlmasý hususunu arz ederim.

Saygýlarýmla.

Prof. Dr. M. Salih Yýldýrým

Þýrnak

Henüz açýlýþý yapýlmayan Þýrnak Türk Telekom Baþmüdürlüðüne 12-15 Aralýk 1996 tarihleri arasýnda 12 Güvenlik görevlisi alýnacaðý ilan edilmiþ, bu ilan yeni binanýn kapýsýnda yaklaþýk 1 saat kadar asýlý kalmýþ, bilahare kaldýrýlmýþtýr. Þýrnak'lý iþsiz gençlerin baþvurusu üzerine, bizzat Baþmüdür Sýddýk Kalay tarafýndan "1996 yýlýnýn sonuna gelindiðinden sýnavýn yetiþemeyeceði, bu nedenle de bu sýnavýn 1997 yýlýnýn baþýnda yapýlacaðý" ifade edilmiþtir.

Ancak, 6 Ocak 1997 tarihinde Millî Eðitim Müdürlüðünde görevli þoför Þahin Ertaþ tarafýndan, ilan edilmemiþ ve yapýlmamýþ bu sýnavý kazanan 12 asil 3 yedek kiþiye tebligatta bulunulduðu iddia edilmektedir;

Soru 1. Þýrnak Telekom Baþmüdürlüðünce sýnavsýz eleman alýnmýþ mýdýr? Bu elemanlar sýnavla alýnmýþlarsa Þýrnak Telekom Baþmüdürlüðünce böyle bir sýnav açýlmýþ mýdýr? Hangi vasýtalarla halka duyurulmuþtur?

Soru 2. Þayet sýnav açýlmýþ ise, kanun ve yönetmeliklere uygun yapýlmýþ mýdýr?

Soru 3. Usulsüz eleman alýmýný gerçekleþtirenler hakkýnda soruþturma açmayý düþünüyor musunuz?

Soru 4. Usulsüz yapýldýðý anlaþýlan bu sýnavý iptal etmeyi düþünüyor musunuz?

Soru 5. Millî Eðitim þoförünün Telekom Baþmüdürlüðünün sýnavý ile ilgisi nedir?

T.C.

Ulaþtýrma Bakanlýðý 27.2.1997

Araþtýrma Planlama ve Koordinasyon Kurulu Baþkanlýðý

Sayý : B.11.0.APK.0.10.01.21.EA/281-4702

Konu : Þýrnak Milletvekili M. Salih Yýldýrým'ýn yazýlý soru önergesi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baþkanlýðýna

Ýlgi : a) TBMM Baþkanlýðýnýn 5.2.1997 gün ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/2012-5180/14603 sayýlý yazýsý.

b) Devlet Bakanlýðýnýn 17.2.1997 gün ve B.02.0.00.10/01990 sayýlý yazýsý.

Þýrnak Milletvekili M. Salih Yýldýrým'ýn Sayýn Baþbakanýmýza yönelttiði 7/2012-5180 sayýlý yazýlý soru önergesinin cevabý ekte sunulmuþtur.

Bilgilerinize arz ederim.

Ömer Barutçu

Ulaþtýrma Bakaný

Þýrnak Milletvekili M. Salih Yýldýrým'ýn 7/2012-5180 Sayýlý Yazýlý Soru Önergesi ve Cevabý

Sorular :

Henüz açýlýþý yapýlmayan Þýrnak Türk Telekom Baþmüdürlüðüne 12-15 Aralýk 1996 tarihleri arasýnda 12 Güvenlik görevlisi alýnacaðý ilan edilmiþ, bu ilan yeni binanýn kapýsýnda yaklaþýk 1 saat kadar asýlý kalmýþ, bilahare kaldýrýlmýþtýr. Þýrnak'lý iþsiz gençlerin baþvurusu üzerine, bizzat Baþmüdür Sýddýk Kalay tarafýndan "1996 yýlýnýn sonuna gelindiðinden sýnavýn yetiþemeyeceði, bu nedenle de bu sýnavýn 1997 yýlýnýn baþýnda yapýlacaðý" ifade edilmiþtir.

Ancak, 6 Ocak 1997 tarihinde Millî Eðitim Müdürlüðünde görevli þoför Þahin Ertaþ tarafýndan, ilan edilmemiþ ve yapýlmamýþ bu sýnavý kazanan 12 asil 3 yedek kiþiye tebligatta bulunulduðu iddia edilmektedir;

Soru 1. Þýrnak Telekom Baþmüdürlüðünce sýnavsýz eleman alýnmýþ mýdýr? Bu elemanlar sýnavla alýnmýþlarsa Þýrnak Telekom Baþmüdürlüðünce böyle bir sýnav açýlmýþ mýdýr? Hangi vasýtalarla halka duyurulmuþtur?

Soru 2. Þayet sýnav açýlmýþ ise kanun ve yönetmeliklere uygun yapýlmýþ mýdýr?

Soru 3. Usulsüz eleman alýmýný gerçekleþtirenler hakkýnda soruþturma açmayý düþünüyor musunuz?

Soru 4. Usulsüz yapýldýðý anlaþýlan bu sýnavý iptal etmeyi düþünüyor musunuz?

Soru 5. Millî Eðitim þoförünün Telekom Baþmüdürlüðünün sýnavý ile ilgisi nedir?

Cevaplar :

Türk Telekom Þýrnak Baþmüdürlüðünce 21-22.12.1996 tarihleri arasýnda Koruma ve Güvenlik Görevlisi sýnavý yapýlacaðýna dair duyuru hazýrlanarak 9.12.1996 tarihinde (Pazartesi günü) duyuru panosuna asýldýðý ve belirtilen tarihte sýnavýn mevcut Esas ve Yönetmelikler çerçevesinde gerçekleþtirildiði, yapýlan araþtýrmadan anlaþýlmýþtýr.

Buna göre;

1. Þýrnak Telekom Baþmüdürlüðünce sýnavsýz eleman alýnmamýþtýr. 21-22.12.1996 tarihleri arasýnda yapýlmak üzere sýnav açýlmýþ, hazýrlanan duyuru ilan panosuna 9.12.1996 tarihinde asýlarak duyurulmuþ ve bu durum tutanak ile tespit edilmiþtir.

2. Açýlan sýnav mevcut Esas ve Yönetmelikler çerçevesinde gerçekleþtirilmiþtir.

3. Usulsüz yapýlan herhangi bir iþlem olmadýðýndan soruþturma açmayý gerektirecek bir husus bulunmamaktadýr.

4. Üniteye tahsis edilen 12 adet Koruma ve Güvenlik Görevlisi açýktan atama yetkisinin 31.12.1996 tarihine kadar kullanýlmasý gerektiði bildirildiði halde, belirtilen tarihe kadar sýnavý kazanan müsabýklarýn atamalarýnýn yapýlmadýðý anlaþýldýðýndan, söz konusu atama yetkileri iptal edilmiþtir. Bu nedenle ilgililerin atamalarý cihetine gidilememiþtir.

5. Millî Eðitim Müdürlüðünde görevli olduðu bildirilen Þahin Ertaþ'ýn iddia ettiði gibi yapýlan sýnavda baþarýlý olan 12 asil, 3 yedek müsabýka herhangi bir tebligatta bulunulmamýþtýr.

Millî Eðitim Müdürlüðü Þoförünün Baþmüdürlüðümüz sýnavý ile bir ilgisi tespit edilememiþtir.

19. - Gaziantep Milletvekili Mustafa R. Taþar'ýn, GAP Bölgesine yapýlacak teþvik ve yatýrýmlara iliþkin Baþbakandan sorusu ve Devlet Bakaný Fehim Adak'ýn yazýlý cevabý (7/2023)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baþkanlýðýna

Aþaðýdaki sorumun delaletlerinizle Sayýn Baþbakan tarafýndan yazýlý olarak cevaplandýrýlmasý hususunu, saygýlarýmla arz ederim.

Mustafa Taþar

Anavatan Partisi

Gaziantep

Soru : GAP Bölgesinde yapýlacak özel sektör yatýrýmlarýnýn özendirilmesi bölgeye dýþarýdan gelecek sermayenin teþvik edilmesi ve bölgedeki giriþimcilere ucuz kredi verilmesi konusunda Hükümetinizce baþlatýlan bir çalýþma var mýdýr?

T.C.

Devlet Bakanlýðý 27.2.1997

Sayý : B.02.0.002/(02)0240

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baþkanlýðýna

Ýlgi : TBMM Baþkanlýðýnýn 5.2.1997 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/2023-5195/14664 sayýlý yazýsý.

Gaziantep Milletvekili Mustafa R. Taþar'ýn, ilgi yazý ekinde Sayýn Baþbakanýmýza tevcih ettiði 7/2023-5195 sayýlý, yazýlý soru önergesinde yer alan sorularla ilgili olarak hazýrlanan cevabî yazý ekte sunulmuþtur.

Bilgilerinizi ve gereðini arz ederim.

Fehim Adak

Devlet Bakaný

Gaziantep Milletvekili Sayýn Mustafa Taþar Tarafýndan TBMM Baþkanlýðýna Sunulan

Soru Önergesiyle Ýlgili Bilgiler

Son yýllarda yatýrým yapma konusunda Güneydoðu'da bir hareketlilik baþlamýþtýr. Bu hareketliliðin kaynaðýnda GAP'ýn getirdiði yeni motivasyon bulunmaktadýr. Ýzmir Ticaret Odasý, Ege Giyim Sanayi ve Dýþ Ticaret A.Þ., Ýstanbul Ticaret Odasý, TÜSÝAD, MÜSÝAD gibi kuruluþlarýn son zamanlarda bölgeye olan ilgileri bunun göstergesidir. Yapýlan bu temaslar ve hazýrlanan dokümanlar bölgede giriþimcilerin yatýrým yapma konusunda desteklenmeye acil ihtiyaçlarý olduðunu göstermiþtir.

Ýfade edilen nedenle, GAP Ýdaresi Ekonomik Kalkýnma Ajansý benzeri bir yapýlaþmanýn ilgili kurumlardan destek alarak oluþturulmasý üzerinde durmuþ ve GAP illerinde özel sektör yatýrýmlarýnýn özendirilmesi ve geliþtirilmesi için giriþimcilere yönelik bir çalýþmanýn GAP Ýdaresi Baþkanlýðý koordinasyonunda; Türkiye Kalkýnma Bankasý ve TOBB ile birlikte yürütülmesi için çalýþmalar baþlatýlmýþtýr.

Üç kurum arasýnda yapýlan toplantýlar sonucunda bölgede Giriþimci Destekleme ve Yönlendirme Merkezleri (GAP-GÝDEM) kurulmasý konusunda taslak iþbirliði protokolü hazýrlanmýþtýr. Konu hakkýndaki geliþmeler, protokolün amacý, kapsamý ve Bölge Ticaret ve Sanayi Odalarýndan beklentiler 12 Kasým 1996 tarihinde yapýlan toplantý ile Bölge Ticaret, Sanayi, Ticaret ve Sanayi Odalarý ile Ticaret Borsalarýnýn baþkanlarýna ve yönetim kurulu üyelerine aktarýlmýþ, görüþ ve destekleri alýnmýþtýr.

Toplantýda getirilen öneriler doðrultusunda protokol revize edilerek, Bölge Ticaret, Sanayi, Ticaret ve Sanayi Odalarý ile Ticaret Borsalarý baþkanlarýnýn ve basýn mensuplarýnýn katýldýðý bir toplantý ile üç kuruluþ tarafýndan 11 Aralýk 1996 tarihinde Ankara'da imzalanmýþtýr.

Protokolde her kurumun sorumluluk alanlarý belirlenmiþtir. GAP Ýdaresi, projenin yönetiminden, denetiminden, koordinasyonundan, sekreterya hizmetlerinin ve malî desteðin verilmesinden; TKB, giriþimcilere yönelik danýþmanlýk hizmetlerinin ve teknik desteðin verilmesinden; TOBB, GAP illerinde GAP-GÝDEM bürolarýnýn açýlmasýndan, tefriþlerinden ve ticaret ve sanayi odalarý ile gerekli iliþki ve koordinasyonu saðlamakla sorumlu olacaklardýr.

GAP,GÝDEM bürolarýnda giriþimcilere þu tür hizmetler verilecektir :

1. GAP bölgesinde uygun yatýrým alanlarýnýn araþtýrýlmasý,

2. Pazar, teknik, finansman konularýnda araþtýrmalarýn yapýlmasý ve danýþmanlýk hizmetlerinin verilmesi,

3. Ýþgücü eðitimi konusunda danýþmanlýk hizmetlerinin verilmesi,

4. Giriþimci tarafýndan talep edildiði takdirde fizibilite etütlerinin hazýrlanmasýnda TKB mevzuatý çerçevesinde danýþmanlýk hizmetlerinin verilmesi,

5. Yatýrým kaynaklarýna ulaþmada giriþimciye yol gösterilmesi,

6. Yatýrým bankacýlýðý (þirketlerin kurulmasýnda, halka açýlmasýnda, stratejik ve finansal ortak bulunmasýnda, þirket birleþmeleri ve devralýnmasýnda, özel finansman kaynaklarýnýn bulunmasýnda) danýþmanlýk hizmetlerinin TKB mevzuatý çerçevesinde verilmesi,

7. Yerli ve yabancý yatýrýmcýlarýn ortak arayýþlarýna danýþmanlýk hizmetlerinin verilmesi,

8. GAP-GÝDEM bürolarýnda yatýrýmlara yönelik seminer ve eðitim programlarýnýn düzenlenmesidir.

Ýmzalanan protokol gereði ilk etapta GAP-GÝDEM bürolarý Adýyaman, Diyarbakýr, Mardin ve Þanlýurfa illerinde kurulacak, müteakiben diðer GAP illerinde açýlacaktýr.

11 Aralýk 1996 tarihinde imzalanan protokol sonrasý GAP Ýdaresi, Diyarbakýr, Þanlýurfa, Adýyaman, Gaziantep ve Mardin Ticaret ve Sanayi Odalarý ve Ticaret Borsalarý ile toplantýlar yaparak kurulacak GAP-GÝDEM'lerin iþleyiþ esaslarý, çalýþma programý, Ticaret ve Sanayi ve Ticaret Borsalarý ile arasýndaki koordinasyon ilkeleri, alýnacak elemanlarýn nitelikleri, büro yeri ve büro tefriþleri hususlarýný görüþmüþtür. Görüþmeler sonucunda her Ticaret ve Sanayi Odasý ve Ticaret Borsasý özelinde ek protokoller hazýrlanmasýna karar verilmiþtir.

16 Aralýk 1996 tarihinde Diyarbakýr'da Diyarbakýr Ticaret ve Sanayi Odasý ile GAP-GÝDEM toplantýsý yapýlmýþtýr. Yukarýda ifade edilen amaçlar çerçevesinde ek protokol taslaðý hazýrlanmýþtýr. Ayrýca Diyarbakýr Ticaret ve Sanayi Odasý, kendi bulunduðu binada -Diyarbakýr Ticaret Sarayýnda- GAP-GÝDEM'e yer tahsisi yapmýþtýr. Tahsis edilen yerin düzenlenmesi ve tefriþatý yapýlarak GAP-GÝDEM bürosunun hazýr olmasý saðlanacaktýr.

25 Aralýk 1996 tarihinde Þanlýurfa'da Þanlýurfa Ticaret ve Sanayi Odasý ve Þanlýurfa Ticaret Borsasý ile GAP-GÝDEM toplantýsý yapýlmýþtýr. Þanlýurfa Ticaret Borsasý kendi bulunduðu binanýn 6 ncý katýný GAP-GÝDEM amaçlarý doðrultusunda kullanýlmak üzere GAP Ýdaresine tahsis etmiþtir. Ek protokol ve tefriþ hazýrlýklarý devam etmektedir.

13 Ocak 1997 tarihinde Adýyaman'da Adýyaman Ticaret ve Sanayi Odasý ile GAP-GÝDEM toplantýsý yapýlmýþtýr. Yapýlan toplantýda ek protokol hazýrlanmasýna ve büro yerinin Ticaret ve Sanayi Odasýnca bulunmasýna karar verilmiþtir. Büro yerinin bulunmasý sonrasý tefriþi yapýlarak açýlmasý saðlanacaktýr.

14 Ocak 1997 tarihinde Gaziantep'te Gaziantep Ticaret Odasý, Gaziantep Sanayi Odasý ve Gaziantep Ticaret Borsasý ile GAP-GÝDEM toplantýsý yapýlmýþtýr. Toplantýda GAP-GÝDEM büro yerinin öncelikle Ticaret ve Sanayi Odalarýnýn bulunduðu binada, yoksa büro yeri araþtýrmasýnýn oda genel sekreterlerince yapýlmasýný ve ek protokol taslaðýnýn hazýrlanmasýna karar verilmiþtir. Büro yeri bulunmasýndan sonra tefriþi yapýlarak GAP-GÝDEM'in açýlmasý saðlanacaktýr.

21 Þubat 1997 tarihinde Mardin'de Mardin Valiliðinin koordinasyonunda Mardin Ticaret ve Sanayi Odasý, Mardin Organize Sanayi Bölgesi, Mardin Serbest Bölgesi ve ileri gelen iþadamlarýnýn katýldýðý bir toplantý düzenlenmiþtir. Toplantýda Mardin GAP,GÝDEM bürosunun kurulmasýnýn amacý, çalýþma biçimi ve programýnýn nasýl olmasý ve koordinasyonun þekli hakkýnda görüþmeler yapýlmýþtýr.

Mardin GÝDEM bürosu, Mardin Valiliðinin GAP Ýdaresine tahsis ettiði binada kurulacaktýr. Binada gerekli tamirat ve düzenlemeler yapýlmakta olup, tamamlanmasýný müteakip, büronun tefriþatý yapýlarak çalýþmasý saðlanacaktýr.

Yukarýda sözü edilen merkezlerin, 1997'nin ilk yarýsý içinde açýlmasý hedeflenmektedir.

Arz olunur.

20. - Kars Milletvekili Y. Selahattin Beyribey'in, köy korucularýnýn elinde bulunan silahlarla ilgili Bakanlar Kurulu kararýna iliþkin sorusu ve Ýçiþleri Bakaný Meral Akþener'in yazýlý cevabý (7/2030)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baþkanlýðýna

Ýçiþleri Bakaný Sayýn Meral Akþener'in aþaðýda belirttiðim sorulara yazýlý olarak cevap vermesini saygýlarýmla arz ederim.

Y. Selahattin Beyribey

Kars

28.1.1997

6136 sayýlý Ateþli Silahlar ve Býçaklar ile Diðer Aletler Hakkýnda Kanuna 29.8.1996 gün ve 4178 sayýlý Kanunla eklenen geçici madde 9'da yer alan sürenin uzatýlmasýna ait Bakanlar Kurulu kararýna iliþkin olarak;

1. Sürenin uzatýlmasýndan yararlanmak isteyen korucu sayýsýnýn illere göre daðýlýmý nedir?

2. Bu Kanunla belirtilen süre uzatýmýndan yararlanmak isteyen korucularýn kaç tanesi gönüllü, kaç tanesi ücretli koruculardýr?

3. Belirtilen 45 günlük süre içinde, mülkî makamlara baþvuramayan ancak, ellerinde silahlarý bulunan korucular hakkýnda nasýl bir uygulama yapacaksýnýz?

T.C.

Ýçiþleri Bakanlýðý 4.3.1997

Emniyet Genel Müdürlüðü

Sayý : B.05.1.EGM.0.12.01.01-052332

Konu : Yazýlý Soru Önergesi.

Kars Milletvekili Y. Selahattin Beyribey tarafýndan TBMM Baþkanlýðýna sunulan ve tarafýmdan yazýlý olarak cevaplandýrýlmasý istenilen soru önergesinin cevabý aþaðýya çýkarýlmýþtýr.

6136 sayýlý Ateþli Silahlar ve Býçaklar ile Diðer Aletler Hakkýnda Kanuna 29.8.1996 gün ve 4178 sayýlý Kanunla eklenen geçici 9 uncu maddede yer alan sürenin uzatýlmasýna ait Bakanlar Kurulu Kararýna istinaden; Kars Ýlinde (40) geçici, (24) gönüllü toplam (64) köy korucusu, Mardin Ýlinde (13) gönüllü köy korucusu, Muþ Ýlinde (556) gönüllü köy korucusunun talepte bulunduðu anlaþýlmýþtýr.

Söz konusu Kanunda belirtilen 45 günlük süre içerisinde mülkî makamlara baþvurmayan ve ellerinde silahlarý bulunan korucular hakkýnda bu Kanun hükümlerinin uygulanmasý mümkün olmayýp, bu durumda olanlar hakkýnda 6136 sayýlý Kanunun ilgili hükümleri gereðince gerekli iþlem yapýlacaktýr.

Bilgilerinize arz ederim.

Dr. Meral Akþener

Ýçiþleri Bakaný

21. - Ankara Milletvekili Nejat Arseven'in, Sincan Belediye Baþkaný tarafýndan tertiplenen Kudüs gecesine iliþkin sorusu ve Ýçiþleri Bakaný Meral Akþener'in yazýlý cevabý (7/2047)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baþkanlýðýna

Aþaðýdaki sorularýmýn Ýçiþleri Bakaný Sayýn Meral Akþener tarafýndan yazýlý olarak cevaplandýrýlmasý hususunda gereðinin yapýlmasýný arz ederim. 2.2.1997

Saygýlarýmla.

Av. Nejat Arseven

Ankara

Seçim bölgem olan Ankara'nýn metropol ilçelerinden Sincan Belediye Baþkaný Sayýn Bekir Yýldýz tarafýndan "Kudüs Gecesi" adý altýnda bir gece düzenlendiði ve bu gecede salonun her tarafýnýn bütün dünya tarafýndan terörist olarak nitelenen "Hizbullah ve Hamas" örgütlerinin liderlerinin posterleriyle donatýlmýþ olduðu, bu geceye katýlan Ýran'ýn Ankara Büyükelçisinin "Hamas ve Hizbullah'ý, biz destekledik" mesajý verdiði ayrýca "gençler ayakta Amerika ve Ýsrail ile her gün antlaþma imzalayanlara Allah cezasýna verecek" þeklinde beyanlarda bulunduðu çeþitli basýn ve yayýn organlarýnda yer almýþ bulunmaktadýr (2.2.1997 Sabah, Posta, Ateþ Gazeteleri ve diðer birçok basýn ve yayýn organlarý.)

Sorular :

1. Yüce dinimize ve aziz milletimize deðerli hizmetler yapmýþ, resimleri ve posterleri duvarlarýmýzý ve salonlarýmýzý süsleyecek çok muhterem insanlarýmýz olmasýna raðmen, bütün dünyanýn terörist ilan ettiði "Hamas ve Hizbullah" örgütleri liderlerinin posterlerinin bütün salonu süslediði böyle bir toplantýnýn yapýlmasýný Türkiye Cumhuriyetinin Ýçiþleri Bakaný olarak tasvip ediyor musunuz?

2. Sizin de üyesi olduðunuz Cumhuriyet Hükümetinin Baþbakaný Sayýn Necmettin Erbakan ve Dýþiþleri Bakaný Baþbakan Yardýmcýsý Tansu Çiller'e Amerika Birleþik Devletleri ve Ýsrail'le antlaþmalar imzalamalarý dolayýsýyla açýkça hakaret edilen gecenin düzenleyicileri ve bu beyanlarda bulunanlar hakkýnda ne düþünüyorsunuz?

3. Bu geceyi izleyen Ankara (Sincan) Emniyetinden olaylar hakkýnda bilgi ve döküman istediniz mi?

4. Bu geceyi düzenleyen Sincan Belediye Baþkaný hakkýnda bir soruþturma baþlatmayý düþünüyor musunuz?

5. Sincan Belediye Baþkaný hakkýnda bir soruþturma baþlatmayý düþünüyorsanýz bu süre içinde kendisini açýða almayý düþünüyor musunuz?

T.C.

Ýçiþleri Bakanlýðý 28.2.1997

Mahallî Ýdareler Genel Müdürlüðü

Sayý : B050MAH0650002/(80-84)97-80167-72047-5245

Konu : Ankara Milletvekili Nejat Arseven'in

Yazýlý Soru Önergesi

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baþkanlýðýna

Ýlgi : TBMM Baþkanýlðýnýn 6.2.1997 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/5245/14780 sayýlý yazýsý.

Ýlgi yazý ekinde alýnan ve tarafýmdan cevaplandýrýlmasý istenilen Ankara Milletvekili Nejat Arseven'in "Sincan Belediye Baþkaný tarafýndan tertiplenen Kudüs gecesine iliþkin" yazýlý soru önergesiyle ilgili olarak Ankara Valiliðinden alýnan bilgilerden;

Sincan Belediye Baþkaný Bekir Yýldýz tarafýndan 31 Ocak 1997 günü Sincan Ýlçesinde düzenlenen "Kudüs Gecesi ile ilgili olarak adý geçen Belediye Baþkaný, tertip komitesi üyeleri, sahnede oyun sergileyen þahýslar ve olayla iliþkilerinin bulunduðu anlaþýlan diðer bazý þahýslarýn Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Baþsavcýlýðýna sevk edildiði, savcýlýkça bir kiþinin serbest býrakýldýðý, diðer þahýslarýn ise tutuklama isteði ile mahkemeye sevk edildiði,

Mahkemeye sevkleri yapýlan Bekir Yýldýz ve diðer þahýslarýn Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi yedek üyeliði 1997/27 D. Ýþ sayýlý yazýlarý ile tutuklanarak Ulucanlar Kapalý Cezaevi Müdürlüðüne teslim edildiði,

anlaþýlmýþtýr.

Ayrýca, Sincan Belediye Baþkaný Bekir Yýldýz tarafýndan tertiplenen söz konusu gece ile ilgili olaylarýn soruþturulmasý için 3.2.1997 tarihli onayýmla mülkiye müfettiþi görevlendirilmiþ olup, soruþturmanýn selameti açýsýndan adý geçen 4.2.1997 tarihinde geçici bir tedbir olarak görevinden uzaklaþtýrýlmýþtýr.

Soruþturma sonucuna ve yargý mercilerince verilecek karara göre gereði yapýlacaktýr.

Bilgilerinize arz ederim.

Dr. Meral Akþener

Ýçiþleri Bakaný

22. - Ankara Milletvekili Yýlmaz Ateþ'in, Sincan Belediye Baþkanýnca tertiplenen bir geceye iliþkin sorusu ve Ýçiþleri Bakaný Meral Akþener'in yazýlý cevabý (7/2052)

3.2.1997

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baþkanlýðýna

Aþaðýdaki sorularýmýn, aracýlýðýnýzla Ýçiþleri Bakaný tarafýndan yazýlý olarak yanýtlanmasýný arz ederim.

Saygýlarýmla.

Yýlmaz Ateþ

Ankara

1. Sincan Belediye Baþkaný, kasýtlý olarak haftalar önce Atatürk Anýtý önüne Mescid-i Aksâ Camiinin çadýrýný açtý. Buna neden müdahale etmediniz?

2. Demokratik ve Laik Cumhuriyet aleyhine toplantý, gösteri düzenleyen, þeriat çaðrýsý yapan Sincan Belediye Baþkaný Bekir Yýldýz'ý neden görevden almýyorsunuz?

3. "Eylemleri hakkýnda soruþturma açtým" diyorsunuz. Bu kadar açýk olan bir eylemin neyini, nasýl soruþturuyorsunuz?

4. Görevden aldýktan sonra, soruþturma açtýrmanýz daha doðru olmaz mý?

T.C.

Ýçiþleri Bakanlýðý 28.2.1997

Mahallî Ýdareler Genel Müdürlüðü

Sayý : B050MAH0650002/(80-84)97-80166

Konu : Ankara Milletvekili Yýlmaz Ateþ'in

Yazýlý Soru Önergesi

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baþkanlýðýna

Ýlgi : TBMM Baþkanlýðýnýn 12.2.1997 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-5367-7/2052/14817 sayýlý yazýsý.

Ýlgi yazý ekinde alýnan ve tarafýmdan cevaplandýrýlmasý istenilen Ankara Milletvekili Yýlmaz Ateþ'in "Sincan Belediye Baþkanýnca tertiplenen bir geceye iliþkin" yazýlý soru önergesi ile ilgili olarak;

Sincan Belediye Baþkaný Bekir Yýldýz tarafýndan "Kudüs Gecesi" adý altýnda tertiplenen gece ile ilgili olarak olayýn incelenmesi ve gerekiyorsa soruþturulmasý için 3.2.1997 tarihli onayýmla mülkiye müfettiþi görevlendirilmiþ olup, soruþturmanýn selameti açýsýndan adý geçen 4.2.1997 tarihinde geçici bir tedbir olarak görevinden uzaklaþtýrýlmýþtýr.

Diðer taraftan, Ankara Valiliðinden alýnan bilgilerden Sincan Belediye Baþkaný Bekir Yýldýz ve olayla ilgili diðer þahýslarýn Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi yedek üyeliði 1997/27 D. Ýþ sayýlý yazýlarý ile tutuklanarak Ulucanlar Kapalý Cezaevi Müdürlüðüne teslim edildiði anlaþýlmýþtýr.

Yargý mercilerince verilecek karar uyarýnca gereði yapýlackatýr.

Bilgilerinize arz ederim.

Dr. Meral Akþener

Ýçiþleri Bakaný

23. - Kýrýkkale Milletvekili Kemal Albayrak'ýn, T.S.K. bünyesinde çalýþan sivil personelin maaþlarýna iliþkin sorusu ve Millî Savunma Bakaný Turhan Tayan'ýn yazýlý cevabý (7/2063)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baþkanlýðýna

Aþaðýdaki sorularýmýn Millî Savunma Bakaný Sayýn Turhan Tayan tarafýndan yazýlý olarak cevaplandýrýlmasýný saygýlarýmla arz ederim.

Kemal Albayrak

Kýrýkkale

Soru : Türk Silahlý Kuvvetleri bünyesinde 657 sayýlý Devlet Memurlarý Kanununa tabi olarak Genel Ýdare Hizmetleri sýnýfýnda görevli memurlara, 657 sayýlý Devlet Memurlarý Kanununa tabi en yüksek Devlet memuru aylýðýnýn brüt tutarýnýn % 15'ini geçmemek üzere aylýk derecesine göre yapýlan ek tazminatýn büyük karargâhlarda görevli Genel Ýdare Hizmetleri sýnýfý personeli ile sýnýrlý tutulmasý ayný veya benzer görevleri yapan personel arasýnda eþitsizliklere neden olmaktadýr. Bu durum Türk Silahlý Kuvvetleri içerisinde diðer personelin verimini ve moralini olumsuz yönde etkilemektedir. 1997 yýlý içerisinde bu tazminatýn askerlik þubeleri de dahil olmak üzere tüm Silahlý Kuvvetleri bünyesinde çalýþan 657 sayýlý Devlet Memurlarý Kanununa tabi personele verilmesi düþünülmekte midir?

T.C.

Millî Savunma Bakanlýðý 26.2.1997

Kanun : 1997/177-TÖ

Konu : Soru Önergesi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baþkanlýðýna

Ýlgi : TBMM Baþkanlýðýnýn 14 Þubat 1997 tarihli ve KAN.KAR.MD.A.01.0.GNS.0.10.02-7/2063-5296/14908 sayýlý yazýsý.

Kýrýkkale Milletvekili Kemal Albayrak tarafýndan verilen ve ilgi ekinde gönderilerek cevaplandýrýlmasý istenen "T.S.K. bünyesinde çalýþan sivil personelin maaþlarýna" iliþkin yazýlý soru önergesinin cevabý ektedir.

Arz ederim.

Turhan Tayan

Millî Savunma Bakaný

Kýrýkkale Milletvekili Kemal Albayrak'ýn 7/2063 Sayýlý

Yazýlý Soru Önergesinin Cevabý

1. Türk Silahlý Kuvvetlerinde 657 sayýlý Devlet Memurlarý Kanununa tabi olarak görev yapmakta olan sivil personele, 926 sayýlý Türk Silahlý Kuvvetleri Personel Kanununun Ek-17 nci maddesi hükümleri çerçevesinde ek özel hizmet tazminatý ödenmektedir.

2. 1993 yýlýnda yapýlan maaþ iyileþtirme çalýþmalarýnda, Türk Silahlý Kuvvetlerinde 657 sayýlý Kanuna tabi olarak görev yapan sivil memurlarýn, çalýþma saatleri, disiplin ve yargýlanmalarý, nöbet hizmetlerine alýnmalarý gibi hususlar bakýmýndan, ayný Kanuna tabi emsallerinden farklý þartlarda görev yaptýklarý dikkate alýnarak bunlarýn tamamýnýn ilave bir tazminattan istifade ettirilmeleri teklif edilmiþtir.

3. Millî Savunma Bakanlýðýnýn teklifi, prensip olarak benimsenmesine raðmen, 15 Temmuz 1993 tarihinde yürürlüðe giren 486 sayýlý Kanun Hükmünde Kararname ile sadece Genelkurmay Baþkanlýðý, Millî Savunma Bakanlýðý, Kuvvet Komutanlýklarý, Jandarma Genel Komutanlýðý ve Sahil Güvenlik Komutanlýðýnýn merkez karargâhlarýnda görevli Genel Ýdare Hizmetleri sýnýfýna mensup memurlarýn bu tazminattan yararlandýrýlmasý kabul edilmiþ ve bu durum, uygulamada þu sorunlara neden olmuþtur;

a) Maliye Bakanlýðýnca yasaya ilave edilen "Merkez Karargâhý" ifadesi nedeniyle bu kapsama giren birliklerin tespitinde güçlüklerle karþýlaþýlmýþ ve halen merkezdeki bazý birlik ve karargâhlar bu kapsamýn dýþýnda býrakýlmýþtýr.

b) Kapsama giren birliklerdeki Genel Ýdare Hizmetleri sýnýfý dýþýndaki sivil memurlar (705 personel) tazminattan istifade edememiþlerdir. Bu sorun, ancak 21 Aralýk 1996 tarihinde yürürlüðe giren 568 sayýlý Kanun Hükmünde Kararname ile çözümlenmiþtir.

c) Taþradaki birlik ve kurumlara mensup 20 bin civarýndaki sivil memurun maðduriyeti devam etmektedir.

4. Belirtilen sorunlarýn çözümlenmesine yönelik olarak, 28.11.1996 tarihli ve 4124 sayýlý Yetki Kanunu kapsamýnda, Maliye Bakanlýðý nezdinde gerekli giriþimlerde bulunulmakta olup, konuya iliþkin bir kýsým milletvekillerince verilmiþ bulunan kanun teklifleri de halen Türkiye Büyük Millet Meclisi ihtisas komisyonlarýnýn gündeminde bulunmaktadýr.

Arz ederim.

Turhan Tayan

Millî Savunma Bakaný

24. - Balýkesir Milletvekili Ý. Önder Kýrlý'nýn, orman tamirhanelerinin kapatýlmasýna iliþkin sorusu ve Orman Bakaný M. Halit Daðlý'nýn yazýlý cevabý (7/2083)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baþkanlýðýna

Aþaðýdaki sorularýn Orman Bakaný tarafýndan yazýlý olarak yanýtlanmasýný saygýyla dilerim.

5.2.1997

Ý. Önder Kýrlý

Balýkesir

1. Orman tamirhanelerinin iþçilere hiçbir yazýlý bildirim yapýlmadan kapatýlmasýný sosyal devlet anlayýþý ve hukuk devleti ve iþ yasalarýyla nasýl baðdaþtýrýyorsunuz?

2. ANAP döneminde orman tamirhaneleri kapatýlmýþ, Orman Bakanlýðýna partinizden Sayýn Ekinci'nin geliþiyle, verimsizlik tespiti sonucu hatadan dönülerek tamirhaneler yeniden açýldýðýna göre, Bakanlýðýnýz döneminde yeniden kapatýlma yoluna gidilmesi bu konuda temel politikalardan yoksunluk, uygulamada keyfilik ve devletin yaz-boz tahtasý haline getirilmesi deðil midir? Ulusal bir serveti, koruma ve geliþtirmede plansýz programsýz, öngörüsüz davranmak ormancýlýðýmýzý olumsuz etkilemeyecek midir?

3. Orman tamirhanelerince yapýlan iþlerin müteahhitlere yaptýrýlmasýnýn daha kârlý olacaðýný savunmak doðru mudur? Orman Bakanlýðý kendi dozerinin 1 saat çalýþmasý karþýlýðý akaryakýt hariç 1 300 000 TL. talep ederken, ayný iþi müteahhite 10 000 000 TL.'sýna yaptýrmasý nasýl bir kârlýlýk anlayýþýdýr?

4. Müteahhidin standartlara uygun yol yapmadýðý, bu yollara sonradan tamirhane personelinin sokularak iþin tamamlandýðý, orman yollarýnda müteahhitle çalýþmanýn rantabl olmadýðýný ortaya koymuyor mu? Ocak ayý boyunca, müteahhidin bitirdim diye teslim ettiði ve parasýný aldýðý Balýkesir-Korucu Ýþletmesinde standardý saðlamak için orman tamirhanesi elemanlarýnýn çalýþtýðýný bilmiyor musunuz?

5. Orman yangýnlarýnda yapýlan mücadelede önce aracýný ve personelini düþünen müteahhidin tamirhane personeli kadar, yiðit, korkusuz ve fedakâr olamayacaðý geçmiþte yaþandýðýna göre, muhtemel orman yangýnlarýnda zaafiyet yaþanmayacak mýdýr?

6. Balýkesir Tamirhanesinde 48'i kadrolu 154 mevsimlik 202 vasýflý eleman çalýþmaktaydý. Bunlardan kadrolu olanlardan baþka iþyerlerine nakil için deðerlendirilmek üzere verilmesi istenen dilekçelere göre ne iþlem yapýlmýþ, nerelerde görevlendirilmiþlerdir?

7. Mevsimlik iþçilerden dileyenlere tazminat ödeneceði, böyle bir talep olmadýðý takdirde iþ âkitlerinin askýya alýnacaðý þifaen bildirilmiþtir. Bu uygulama, boþ vaatte bulunarak, iþçiyi ihbar tazminatý ödememek için çaresizlik ve umutsuzluk nedeniyle iþ akdini feshe zorlamak deðil midir? Böyle bir uygulamayý iþ güvenliði ve hukuk anlayýþýyla nasýl baðdaþtýrýyorsunuz?

8. Hepside dozer, grayder operatörü, þoförlerle, araçlarý onaran motor, kaynak, kaporta, torna ustalarý gibi vasýflý elemanlardan kadrolu olanlarý orman tamirhanelerini kapattýðýnýza göre Bakanlýðýn hangi kadrolarýnda istihdam edeceksiniz? Mesleklerinde uzmanlaþmýþ bu elemanlarýn, uzmanlýklarý dýþýndaki iþlerde çalýþtýrýlmaya zorlanmalarý, verimliliði düþürmeyecek, iþ barýþýný, çalýþanlarýn huzurunu bozmayacak mýdýr?

9. Ayný nitelikte olan geçici iþçilerin sadece yangýn mevsiminde iþe çaðrýlacaðý vaadiyle bu vasýflý teknik elemanlarýn ustalýklarýyla hiçbir iliþkisi bulunmayan yangýn söndürme iþine sürülmesi bir yana, zaten yangýn mevsiminde bu iþte çalýþtýrýlan geçici iþçiler bulunduðuna göre, çok açýk bir avutma ve aldatmaca deðil midir?

10. Orman tamirhaneleri kapatýlarak özelleþtiriliyorsa týpký Kardemir'de olduðu gibi en azýndan orman tamirhanesi iþçileri ve sendikalarý, birikimleri, deneyleri, ustalýk, yurt ve meslek sevgileriyle iþletmeleri satýn alýp, iþletmeye hazýr olduklarýný belirttiklerine göre, araç ve gereçleriyle iþletmeleri iþçilere devretme konusunda ne düþünülmektedir? En azýndan bir pilot bölge olarak Balýkesir Orman Tamirhanesi iþçilerinin bu yoldaki taleplerine olumlu bakýlmakta mýdýr?

T.C.

Orman Bakanlýðý 4.3.1997

Araþtýrma, Planlama ve Koordinasyon

Kurulu Baþkanlýðý

Koordinasyon ve Mevzuat Dairesi Baþkanlýðý

Sayý : KM.1.SOR./135-636

Konu : Sayýn Ý. Önder Kýrlý'nýn

Yazýlý Soru Önergesi

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baþkanlýðýna

(Kanunlar ve Kararlar Dairesi Baþkanlýðý)

Ýlgi : Türkiye Büyük Millet Meclisi Baþkanlýðýnýn 19.2.1997 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/2083-5345/1492 sayýlý yazýsý.

Ýlgi yazý ekinde alýnan Balýkesir Milletvekili Sayýn Ý. Önder Kýrlý'nýn "Orman tamirhanelerinin kapatýlmasýna iliþkin yazýlý soru önergesi" Bakanlýðýmýzca incelenmiþ olup, cevabî yazýmýz iliþikte gönderilmektedir.

Arz ederim.

M. Halit Daðlý

Orman Bakaný

Balýkesir Milletvekili Sayýn Ý. Önder Kýrlý'nýn 7/2083 Esas No.lu

"Orman Tamirhanelerinin Kapatýlmasýna Ýliþkin Yazýlý Soru Önergesi"

Hakkýnda Orman Bakanlýðýnýn Cevabý

1. Orman Anatamirhanelerinin kapatýlmasý sonucu çalýþanlarýn maðdur olmamasý için 1475 sayýlý Ýþ Kanununda yer alan hususlar da dikkate alýnarak iþçilerin tamamý Orman Ýþletme Müdürlüklerine devredilmiþ olup, ayný unvan ve kadrolarýnda çalýþtýrýlmaktadýrlar.

2. Orman Anatamirhane Müdürlüklerinin kapatýlmasý ormancýlýk hizmetlerini olumsuz yönde etkilemeyecektir. Aksine, planlý programlý bir þekilde yapýlan bu çalýþmanýn ormancýlýðýmýza olumlu ve faydalý etkileri olacaktýr.

3. Kapatýlan Orman Anatamirhane Müdürlüklerince yapýlan iþler, müteahhide yaptýrýlan iþlerden % 100 civarýnda daha fazla maliyet getirmektedir.

Taahhüt yolu ile yaptýrýlan orman yollarý inþaatlarýnda Karayollarý birim fiyatlarý kullanýlmaktadýr. 1996 yýlý uygulamasýnda 1 saatlik 185 HP gücündeki dozer ücreti (TCK birim fiyatlarý 03 511 pozu) 1 796 402 TL. olup bu fiyata akaryakýt, müstehlik malzeme ve iþçi ücretleri dahildir. Dozer ile yapýlan çalýþmalardaki birim fiyatlar bu baz alýnarak hesaplanmýþtýr.

Tamirhane müdürlüklerimizin 1996 yýlý makine kira bedelleri listesinde 140-160 DHP gücündeki dozerlerin 1 saatlik akaryakýt, yað dahil saat ücreti 1 750 000 - 1 800 000 TL. arasýndaki. 200 DHP gücündeki dozerlerde ise 1 saatlik akaryakýt, yað dahil saat ücreti 2 350 000 TL.'dýr.

Ayrýca, taahhüt suretiyle yaptýrýlan iþlerde tamir, bakým, nakil, yedek parça, montaj, demontaj, sigorta, sermaye faizi, amortisman giderleri tamamen müteahhide ait olup, Anatamirhane Müdürlüklerince yapýlan iþlerde ise bu giderler tamamen teþkilatýmýz tarafýndan karþýlanmaktadýr.

4. Mahallinde yapýlan inceleme sonucunda; bitirilmediði halde müteahhide parasý ödendiði iddia edilen yolun Balýkesir-Korucu Orman Ýþletme Þefliði Çatal-Dal mevkiindeki 204 Kod. No.lu orman yolu olduðu, buradaki iþin tamamen bitirilmediði gerekçesiyle müteahhide alacaðý olan 674 905 000 TL.'nýn henüz ödenmediði,

Tamirhane iþçilerinin çalýþtýrýldýðý yolun ise müteahhidin ihaleyi aldýðý halde yapmaktan vazgeçtiði ve bundan dolayý 17 714 000 TL. teminatýnýn yakýldýðý Balýkesir-Korucu Orman Ýþletme Þefliðinin Köprücük-Sepetoðlu mevkiindeki 189 Kod No. orman yolu olduðu tespit edilmiþtir.

5. Orman yangýnlarýnda görevlendirilen iþ makineleri daha evvelki senelerde olduðu gibi kendi iþ makinelerimiz olduundan bir zaafiyet yaþanmasý söz konusu deðildir. Üstelik orman yollarýnýn özel sektöre yaptýrýlmasý sebebiyle daha fazla iþ makinesi yangýn hizmetlerine ayrýlacaktýr.

1996 yýlýnda yangýnla mücadele hizmetlerine 72 adet dozer verilmiþ iken, bu sayý 1997 yýlýnda 120 adedi bilfiil, 50 adedi destek amaçlý olmak üzere 170 adet dozer, 36 adet trayler, 11 adet aðýr tonajlý kamyon olmak üzere artýrýlmýþtýr.

6. Balýkesir Tamirhane Müdürlüðünde çalýþan 48 kadrolu iþçinin tamamý kendi istekleri ile orman iþletmelerinde görevlendirilmiþtir. Ýþçilerin istekleri dýþýnda bir yere tayin edilmeleri söz konusu deðildir.

7. Yýl boyu süreklilik arzetmeyen ve mevsimlere baðlý olarak yürütülen ormancýlýk hizmetlerinde devamlý iþçi istihdamý mümkün olmamaktadýr. Bu sebeple gerek tamirhanelerde, gerekse iþletmelerde çalýþan mevsimlik iþçilerin tamamýnýn hizmet akdi iþ mevsiminin son bulmasý tarihinde yeni iþ mevsimine kadar askýya alýnmýþtýr. Yani mevsimlik iþçilerin hizmet âkitlerinin askýya alýnmasý tamirhanelerin kapatýlmasý ile ilgili deðildir. Bu iþçiler yeni iþ mevsimi açýldýðýnda diðer iþçilerle birlikte, Orman Ýþletme Müdürlüklerinde deðerlendirileceklerdir.

8. Bilgi ve beceri sahibi olup da belirli bir unvanda çalýþan usta ve operatörler diðer iþletmelerde durumlarýna uygun unvanlarda çalýþacaklardýr. Bu iþçilerin kadro unvanlarýnýn iþletme müdürlüklerimiz faaliyet alanlarý içerisine giren unvanlarla deðiþtirilmesi için Maliye Bakanlýðý ve Baþbakanlýk nezdinde giriþimde bulunulmuþtur.

Ýþçilerin bilgi, beceri, ehliyet ve ustalýklarý dýþýnda bir iþte çalýþtýrýlmalarý düþünülmemektedir.

9. Anatamirhane Müdürlüklerinde hizmet akdi askýya alýnan mevsimlik iþçiler yangýn mevsiminde, yangýn iþçisi olarak deðil, daha önce yaptýklarý iþe uygun olan iþlerde istihdam edileceklerdir.

10. Orman Anatamirhane Müdürlükleri özelleþtirilmemiþ olup kapatýlmýþtýr. Anatamirhanelerin araç ve gereçleriyle birlikte iþçilere devri ancak yeni kanun çýkarýlmasý ile mümkün olup, iþ makineleri ihtiyaç duyulan Orman Ýþletme Müdürlüklerine devredildiðinden iþçilere devri düþünülmemiþtir.

25. - Ýstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen'in, Baþtabiplikte görevli doktor hakkýnda ileri sürülen iddialara iliþkin sorusu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Baþkaný Mustafa Kalemli'nin yazýlý cevabý (7/2189)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baþkanlýðýna

Aþaðýdaki sorularýmýn, TBMM Baþkaný Sayýn Mustafa Kalemli tarafýndan yazýlý olarak yanýtlanmasý için gerekli iþlemin yapýlmasýný arz ederim.

Mehmet Sevigen

Ýstanbul

1. Teðmen Neclet Güçlü öldürüldüðü zaman siz Ankara Týp Fakültesinde öðretim üyesi miydiniz? Teðmen Neclet Güçlü'yü öldüren ülkücü Ýbrahim Doðan'ý tanýyor muydunuz? Katil olduðunu biliyor musunuz?

2. Ýbrahim Doðan Meclis'e nasýl girmiþtir? Referansý kimdir?

3. Kimlerin Devlet memuru olacaðý yasada belirlenmiþtir. Ýbrahim Doðan hakkýnda soruþturmayý kim yapmýþtýr ve göreve baþlamasý nasýl saðlanmýþtýr?

4. Bu durum ortaya çýktýktan sonra Meclis Baþkaný olarak soruþturma baþlattýnýz mý veya baþlatmayý düþünüyor musunuz?

5. 12 Mart ve 12 Eylül öncesi eline silah alarak suç iþlemiþ ve hüküm giymiþ olan Ýbrahim Doðan'ýn dýþýnda TBMM'de görev yapan baþka personel var mý?

6. Geçici kadro ile geldiði, daha sonra asýl kadroya alýndýðý doðru mudur? Alýndýysa hangi tarihte, kimin tarafýndan alýnmýþtýr?

T.C.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baþkanlýðý 28.2.1997

Genel Sekreterliði

Kanunlar ve Kararlar Dairesi Baþkanlýðý

Sayý : A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/2189-5218/14712

Sayýn Mehmet Sevigen

Ýstanbul Milletvekili

Ýlgi : 30.1.1997 tarihli yazýlý soru önergeniz.

Baþtabiplikte görevli bir doktor hakkýnda ileri sürülen iddialara iliþkin ilgi önergenizde yer alan sorular aþaðýda cevaplandýrýlmýþtýr.

Bilgilerinizi rica ederim.

Saygýlarýmla.

Mustafa Kalemli

Türkiye Büyük Millet Meclisi

Baþkaný

Cevap 1. Dr. Ýbrahim Doðan'ý daha önce hiçbir þekilde tanýmadým. Adý geçen 18.3.1993 tarihinde, yani benim Meclis Baþkanlýðýna seçilmemden çok önce Meclis'e alýnmýþtýr. Ýlgiliyi, ilk defa T.B.M.M. saðlýk birimlerinin yeni bölümlerinin hizmete açýldýðý 25 Ocak 1997 tarihinde gördüm.

Cevap 2. Dr. Ýbrahim Doðan, 4.1.1993 tarihli dilekçesinde, TBMM'de kulak-burun-boðaz hastalýklarý uzmaný olarak tam gün çalýþmak istediðini bildirmiþ, kendisinin bu isteði zamanýn Ýdare Amiri tarafýndan uygun bulunarak gereði yapýlmak üzere Genel Sekreterliðe havale edilmiþ, 18.3.1993 tarihinde de 657 sayýlý Kanunun 4 üncü maddesinin (B) bendi hükmüne göre part-time sözleþmeli olarak göreve baþlatýlmýþtýr.

Cevap 3. Kimlerin Devlet Memuru olarak atanacaðý ve kimlerin Devlet Memuru olarak atanamayacaðý 657 sayýlý Kanunun 48 inci maddesinde sayýlmýþtýr.

Bu maddenin 5 numaralý bendi "Taksirli suçlar ve aþaðýda sayýlan suçlar dýþýnda tecil edilmiþ hükümler hariç olmak üzere, aðýr hapis veya 6 aydan fazla hapis veyahut affa uðramýþ olsalar bile Devletin þahsiyetine karþý iþlenen suçlarla, zimmet, ihtilas, irtikap, rüþvet, hýrsýzlýk, dolandýrýcýlýk, sahtecilik, inancý kötüye kullanma, dolanlý iflas gibi yüz kýzartýcý veya þeref ve haysiyet kýrýcý suçtan veya istimal ve istihlak kaçakçýlýðý hariç kaçakçýlýk, resmî ihale ve alým satýmlara fesat karýþtýrma, Devlet sýrlarýný açýða vurma suçlarýndan dolayý hükümlü bulunmamak" hükmünü taþýmakta olup, ayný kanunun 98 inci maddesinde de;

"Devlet Memurlarýnýn;

a) Bu Kanun hükümlerine göre memurluktan çýkarýlmasý,

b) Memurluða alýnma þartlarýndan herhangi birini taþýmadýðýnýn sonradan anlaþýlmasý veya memurluklarý sýrasýnda bu þartlardan herhangi birini kaybetmesi,

c) Memurluktan çekilmesi,

ç) Ýstek, yaþ haddi, malullük ve sicil sebeplerinden biri ile emekliye ayrýlmasý,

d) Ölümü,

hallerinde memurluðu sona erer" hükmüne yer verilmektedir.

Görüldüðü gibi 48 inci maddenin (5) numaralý bendinde memuriyete engel mahkûmiyetler belirtilmiþtir.

Bu mahkûmiyetler, süresi ne olursa olsun aðýr hapis cezasý ile mahkûmiyet, 6 aydan fazla hapis cezasý ile mahkûmiyet ve maddede ismen sayýlan suçlardan mahkûmiyet halleridir.

Bunlardan aðýr hapis cezasýna mahkûm olanlar ile 6 aydan fazla hapis cezasý ile cezalandýrýlanlar Devlet memurluðuna alýnamazlar. Ayrýca 48 inci maddenin (5) numaralý bendinde ismen sayýlan suçlardan dolayý mahkûm edilenlerin cezalarý af kanunlarý ile tüm sonuçlarýný kapsayacak þekilde ortadan kalksa bile bunlarýn da Devlet memurluðuna alýnmalarý mümkün deðildir.

Ancak, dikkat edilirse 48/5 bendindeki hükümde, ismen sayýlan suçlardan dolayý mahkûm edilenlerin cezalarý af edilse bile bunlarýn memuriyete alýnamayacaklarý, ayný Kanunun 98 inci maddesinde de bu tür ceza alanlarýn memuriyetlerinin sona ereceði yazýlý bulunmaktadýr.

Bu sayýlan suçlar dýþýnda aðýr hapis veya 6 aydan fazla hapis cezasý ile mahkûm olanlarýn cezalarýnýn, sonradan çýkan af kanunlarý ile tüm hukukî sonuçlarý ile birlikte affedilmesi halinde memuriyete alýnabilecekleri ceza hukukunun gereðidir.

Nitekim 7.2.1974 tarihinde iþlenmiþ suçlardan mahkûm olanlarýn cezalarýnýn feri ve mütemmim cezalarý ile ceza mahkûmiyetlerinin sonuçlarýný da kapsayacak þekilde affedildiðini hükme baðlayan 15.5.1974 tarihli ve 1803 sayýlý Cumhuriyetin 50 nci Yýlý Nedeniyle Bazý Suç ve Cezalarýn Affý Hakkýnda Kanunun 7 nci maddesinin (B) bendinde; bu Kanundan kýsmen yararlananlarýn feri ve mütemmim cezalarýnýn, ceza mahkûmiyetlerinin sonuçlarýný da kapsamak üzere affedildiðini, bu Kanun gereðince cezalarý genel afla tamamen ortadan kalkanlar hakkýnda özel kanunlarýnda yazýlý, muayyen bir meslek ve sanatýn icrasýnýn menine dair hükümlerin tatbik edilmeyeceðini ancak bu bendin uygulamasý ile aftan kýsmen ya da tamamen faydalanan zimmet, ihtilas, irtikap, rüþvet, hýrsýzlýk, dolandýrýcýlýk, sahtecilik, inancý kötüye kullanma, dolanlý iflas gibi yüz kýzartýcý suçlardan hükümlü bulunanlara, 657 sayýlý Devlet Memurlarý Kanununun deðiþik 1 inci maddesinin bir ve üçüncü fýkralarýnda ve 87 nci maddesinde sayýlan kurumlarda görev verilemeyeceði hükme baðlanmaktadýr.

Görüldüðü gibi bu hükümle, aðýr hapis cezasýna mahkûm olanlarýn cezalarýnýn tüm sonuçlarý ile affedilmesi sebebiyle, bu gibilerin memuriyete alýnabilmelerine imkân verilmekte, ancak yüz kýzartýcý suçlardan mahkûm olanlara ise kamu kurum ve kuruluþlarýnda görev verilmeyeceði açýklanmaktadýr.

Bu genel açýklamadan sonra Dr. Ýbrahim Doðan hakkýnda kimin soruþturma yaptýðý ve göreve baþlamasýnýn nasýl saðlandýðý hususuna gelince;

Ýbrahim Doðan, 1.3.1979 tarihinde Bað-Kur Genel Müdürlüðünde 657 sayýlý Kanuna tabi olarak göreve baþlamýþ, 2.8.1979 - 20.11.1980 tarihinde yedek subaylýk hizmetini yaptýktan sonra, 12.1.1983 tarihinde SSK Ankara Hastanesi doktorluðuna yine 657 sayýlý Kanuna göre atanmýþtýr. Bilahara Ordu Fatsa Devlet Hastanesinde ve Ankara Dr. Muhittin Ülker Acil Yardým ve Travmatoloji Hastanesinde KBB Uzmaný olarak görev yapmýþtýr.

Acil Yardým ve Travmatoloji Hastanesinde görev yaptýðý sýrada TBMM'den görev isteðinin uygun görülmesi üzerine, TBMM tarafýndan Saðlýk Bakanlýðýna yazýlan 2.2.1993 tarih ve 578 sayýlý yazýda, adý geçene muvafakat edildiði takdirde, takdirname ve cezalarýný da gösterir þekilde düzenlenecek sicil özetinin gönderilmesi istenilmiþtir.

Saðlýk Bakanlýðýndan alýnan 5.2.1993 tarih ve 38705 sayýlý cevabî yazýda adý geçene ait herhangi bir cezadan bahsedilmemiþtir.

Kaldý ki, SSK'da görev almadan önce mezkûr kurum tarafýndan yaptýrýlan tahkikat sonucunda Yozgat Ýl Jandarma Alay Komutanlýðýnýn 17.12.1982 tarih ve 3584-1473-83/12757 sayýlý yazýsýnda, Ýbrahim Doðan hakkýnda yapýlan mahallî tahkikatta adlî, mülkî, siyasî ve askerî bir iliþiðinin bulunmadýðý bildirilmiþtir.

Ayrýca, Akdaðmadeni Cumhuriyet Savcýlýðýnca tanzim edilen 6.12.1982 tarihli belgede de Ýbrahim Doðan'ýn sabýka kaydýna rastlanmadýðý belirtilmiþtir.

Dosyasýnda mevcut bu belge ve bilgiler doðrultusunda Saðlýk Bakanlýðýnca adýgeçenin cezasý konusunda herhangi bir bildirimde bulunulmamasý tabidir.

Bu nedenle de 18.3.1993 tarihinde TBMM'de göreve baþlamýþtýr.

Cevap 4. Dr. Ýbrahim Doðan hakkýnda ileri sürülen hususlar basýndan öðrenilmiþtir.

Bunun üzerine yaptýrýlan araþtýrma ve inceleme sonunda, adý geçenin 1803 sayýlý Af Kanununun yukarýda açýklanan 7 nci maddesinin (B) bendinde yer alan hükmünden yararlandýðý ve ilk olarak Bað-Kur Genel Müdürlüðünce memuriyete alýndýðý anlaþýlmýþtýr.

Bu durumda, Yüce Parlamento tarafýndan çýkarýlmýþ bulunan Af Kanunu ile memnu haklarý iade edilerek memuriyete girme hakkýný elde edip bu hakký kullanan kimse hakkýnda herhangi bir iþlem yapýlmasý mümkün olmadýðý gibi soruþturma açmak da yasal olarak mümkün deðildir.

Cevap 5. TBMM'nin yüce çatýsý altýnda çalýþan personelin siyasî düþüncelerle töhmet altýnda tutulmasý ve küçük gösterilmesi kimseye birþey kazandýrmadýðý gibi parlamentoyu da yaralar.

Dr. Ýbrahim Doðan'ýn TBMM'de çalýþýyor olmasý bir tesadüftür. Af Kanunu ile iþlenen suçlarýn tüm sonuçlarýyla affedilmesi sonunda Devlet memuriyetine girme hakký Anayasal bir hak olarak yeniden avdet eden bir kimsenin, TBMM'de veya bir baþka kamu kurumunda çalýþýyor olmasý arasýnda bir fark yoktur. Devletimiz bir hukuk devletidir. Hukuk Devletinin en önemli özelliði ise hukuka baðlýlýktýr. Bu itibarla Dr. Ýbrahim Doðan'ýn durumunda bulunan birçok kimsenin söz konusu hükümlerden yararlanmak suretiyle çeþitli kamu kurumlarýnda çalýþtýklarý herkesce bilinmektedir.

Cevap 6. TBMM Saðlýk Merkezinde çaðýn teknolojisine uygun olarak yapýlan geniþleme çalýþmalarý doðrultusunda, tam gün görev yapacak bir KBB uzmanýna ihtiyaç duyulmuþtur. Ýlgilinin 1993 tarihinden itibaren 3,5 yýlý aþkýn bir süredir TBMM'de verdiði hizmetler de dikkate alýnarak Baþtabipliðin teklifi üzerine Saðlýk Bakanlýðýndan muvafakatý istenilmiþtir. Saðlýk Bakanlýðýnca, adý geçen hakkýnda adlî, idarî ve inzibatî herhangi bir soruþturmaya rastlanýlmadýðý bildirildiðinden TBMM Baþtabipliði KBB Uzmanlýðýný bu kez full-time olarak sürdürmektedir.

Samsun Milletvekili Biltekin Özdemir ve 41 Arkadaþýnýn, Kamu Personelinin Ücret Rejimiyle Ýlgili Yanlýþ ve Adaletsiz Politikalar Ýzledikleri Ýddiasýyla Bakanlar Kurulu Üyeleri Hakkýnda Gensoru Açýlmasýna Ýliþkin Önergesine Verilen Oylarýn Sonucu (11/10) :

Kabul edilmemiþtir .

Üye Sayýsý : 549

Kullanýlan Oylar : 538

Kabul Edenler : 266

Reddedenler : 271

Çekimserler : 0

Mükerrer Oylar : 1

Geçersiz Oylar : 0

Oya Katýlmayanlar : 12

Açýk Üyelikler : 1

(Kabul Edenler)

ADANA

Uður Aksöz

Ýmren Aykut

Ýbrahim Yavuz Bildik

M. Ali Bilici

Mehmet Büyükyýlmaz

Erol Çevikçe

Tuncay Karaytuð

Orhan Kavuncu

Mustafa Küpeli

Arif Sezer

ADIYAMAN

Mahmut Bozkurt

Celal Topkan

AFYON

H. Ýbrahim Özsoy

AÐRI

Yaþar Eryýlmaz

AKSARAY

Sadi Somuncuoðlu

AMASYA

Aslan Ali Hatipoðlu

Haydar Oymak

ANKARA

Nejat Arseven

Yýlmaz Ateþ

Gökhan Çapoðlu

Cemil Çiçek

Ali Dinçer

Mehmet Ekici

Eþref Erdem

Agah Oktay Güner

Halis Uluç Gürkan

Ýrfan Köksalan

M. Seyfi Oktay

Mehmet Saðdýç

Önder Sav

Yücel Seçkiner

Ýlker Tuncay

Aydýn Tümen

Hikmet Uluðbay

ANTALYA

Deniz Baykal

Emre Gönensay

Ýbrahim Gürdal

Bekir Kumbul

Sami Küçükbaþkan

Yusuf Öztop

Metin Þahin

ARDAHAN

Ýsmet Atalay

ARTVÝN

Süleyman Hatinoðlu

AYDIN

Cengiz Altýnkaya

M. Fatih Atay

Sema Piþkinsüt

Ýsmet Sezgin

Yüksel Yalova

BALIKESÝR

Safa Giray

Tamer Kanber

Mustafa Güven Karahan

Ý. Önder Kýrlý

Hüsnü Sývalýoðlu

BARTIN

Zeki Çakan

Cafer Tufan Yazýcýoðlu

BATMAN

Ataullah Hamidi

BAYBURT

Ülkü Güney

BÝTLÝS

Edip Safder Gaydalý

Kamran Ýnan

BOLU

Avni Akyol

Abbas Ýnceayan

Mustafa Karslýoðlu

BURDUR

Yusuf Ekinci

Kazým Üstüner

BURSA

Yüksel Aksu

Ali Rahmi Beyreli

Cavit Çaðlar

Ýlhan Kesici

Hayati Korkmaz

Feridun Pehlivan

Yahya Þimþek

Ýbrahim Yazýcý

ÇANAKKALE

Mustafa Cumhur Ersümer

Ahmet Küçük

A. Hamdi Üçpýnarlar

ÇANKIRI

Mete Bülgün

ÇORUM

Hasan Çaðlayan

Ali Haydar Þahin

DENÝZLÝ

Hilmi Develi

Adnan Keskin

Hasan Korkmazcan

DÝYARBAKIR

Muzaffer Arslan

Sebgetullah Seydaoðlu

EDÝRNE

Mustafa Ýlimen

Erdal Kesebir

ERZÝNCAN

Mustafa Kul

Mustafa Yýldýz

ERZURUM

Necati Güllülü

ESKÝÞEHÝR

Necati Albay

Mustafa Balcýlar

Ýbrahim Yaþar Dedelek

Mahmut Erdir

GAZÝANTEP

Mehmet Batallý

Hikmet Çetin

Ali Ilýksoy

Mustafa R. Taþar

Ünal Yaþar

Mustafa Yýlmaz

GÝRESUN

Burhan Kara

Yavuz Köymen

Rasim Zaimoðlu

GÜMÜÞHANE

Mahmut Oltan Sungurlu

HAKKARÝ

Naim Geylani

HATAY

Fuat Çay

Ali Günay

Nihat Matkap

Levent Mýstýkoðlu

Atilla Sav

Hüseyin Yayla

IÐDIR

Adýl Aþýrým

ISPARTA

Erkan Mumcu

ÝÇEL

Oya Araslý

Halil Cin

Ali Er

Abdülbaki Gökçel

D. Fikri Saðlar

Mustafa Ýstemihan Talay

Rüþtü Kazým Yücelen

ÝSTANBUL

Bülent Akarcalý

Ziya Aktaþ

Ahat Andican

Refik Aras

Mehmet Aydýn

Ali Çoþkun

Nami Çaðan

H. Hüsnü Doðan

Halit Dumankaya

Bülent Ecevit

Algan Hacaloðlu

Ercan Karakaþ

Yýlmaz Karakoyunlu

M. Cavit Kavak

Ahmet Güryüz Ketenci

Osman Kýlýç

Mehmet Tahir Köse

Emin Kul

Necdet Menzir

Mehmet Moðultay

Yusuf Namoðlu

Altan Öymen

Korkut Özal

Ali Talip Özdemir

H. Hüsamettin Özkan

Yusuf Pamuk

Mehmet Cevdet Selvi

Mehmet Sevigen

Ahmet Tan

Güneþ Taner

Bülent Tanla

Zekeriya Temizel

Erdoðan Toprak

Ali Topuz

Þadan Tuzcu

ÝZMÝR

Veli Aksoy

Ali Rýza Bodur

Iþýn Çelebi

Ý. Kaya Erdem

Sabri Ergül

Þükrü Sina Gürel

Aydýn Güven Gürkan

Gencay Gürün

Birgen Keleþ

Mehmet Köstepen

Atilla Mutman

Metin Öney

Ahmet Piriþtina

Rüþdü Saracoglu

Rýfat Serdaroðlu

Süha Tanýk

Hakan Tartan

Zerrin Yeniceli

KAHRAMANMARAÞ

Esat Bütün

Ali Doðan

Ali Þahin

KARABÜK

Þinasi Altýner

Erol Karan

KARAMAN

Fikret Ünlü

KARS

Y. Selahattin Beyribey

Çetin Bilgir

KASTAMONU

Murat Baþesgioðlu

Hadi Dilekçi

KAYSERÝ

Ýsmail Cem

Recep Kýrýþ

Ýbrahim Yýlmaz

KIRIKKALE

Recep Mýzrak

KIRKLARELÝ

Ýrfan Gürpýnar

Cemal Özbilen

Necdet Tekin

KOCAELÝ

Bülent Atasayan

Halil Çalýk

Onur Kumbaracýbaþý

Hayrettin Uzun

Bekir Yurdagül

KONYA

Ahmet Alkan

Abdullah Turan Bilge

Nezir Büyükcengiz

Mehmet Keçeciler

KÜTAHYA

Emin Karaa

Mehmet Korkmaz

MALATYA

Miraç Akdoðan

Metin Emiroðlu

Ayhan Fýrat

MANÝSA

Abdullah Akarsu

Tevfik Diker

Ayseli Göksoy

Hasan Gülay

Sümer Oral

Ekrem Pakdemirli

Cihan Yazar

Erdoðan Yetenç

MARDÝN

Süleyman Çelebi

Ömer Ertaþ

MUÐLA

Lale Aytaman

Zeki Çakýroðlu

Fikret Uzunhasan

NEVÞEHÝR

Abdülkadir Baþ

NÝÐDE

Akýn Gönen

ORDU

Ýhsan Çabuk

Mustafa Bahri Kibar

Müjdat Koç

Nabi Poyraz

Refaiddin Þahin

Þükrü Yürür

RÝZE

Avni Kabaoðlu

Ahmet Kabil

Ahmet Mesut Yýlmaz

SAKARYA

Teoman Akgür

Ahmet Neidim

Ersin Taranoðlu

SAMSUN

Cemal Aliþan

Ýrfan Demiralp

Ayhan Gürel

Yalçýn Gürtan

Murat Karayalçýn

Biltekin Özdemir

Adem Yýldýz

SÝÝRT

Nizamettin Sevgili

SÝNOP

Metin Bostancýoðlu

Yaþar Topçu

SÝVAS

Mahmut Iþýk

Nevzat Yanmaz

Muhsin Yazýcýoðlu

ÞANLIURFA

Seyit Eyyüpoðlu

Eyüp Cenap Gülpýnar

ÞIRNAK

Mehmet Salih Yýldýrým

TEKÝRDAÐ

Fevzi Aytekin

Bayram Fýrat Dayanýklý

Enis Sülün

TOKAT

Hanefi Çelik

Metin Gürdere

Þahin Ulusoy

TRABZON

Eyüp Aþýk

Ali Kemal Baþaran

Ýbrahim Çebi

Hikmet Sami Türk

TUNCELÝ

Orhan Veli Yýldýrým

UÞAK

Yýldýrým Aktürk

Mehmet Yaþar Ünal

VAN

Þerif Bedirhanoðlu

YALOVA

Yaþar Okuyan

YOZGAT

Lütfullah Kayalar

Ýsmail Durak Ünlü

ZONGULDAK

Veysel Atasoy

Tahsin Boray Baycýk

Hasan Gemici

Osman Mümtaz Soysal


(Reddenler)

ADANA

Cevdet Akçalý

Yakup Budak

Sýtký Cengil

Ý. Cevher Cevheri

M. Halit Daðlý

Veli Andaç Durak

Ýbrahim Ertan Yülek

ADIYAMAN

Mahmut Nedim Bilgiç

Ahmet Çelik

Ahmet Doðan

AFYON

Sait Açba

Ýsmet Attila

Osman Hazer

Yaman Törüner

Kubilay Uygun

Nuri Yabuz

AÐRI

M. Sýddýk Altay

Cemil Erhan

Celal Esin

M. Ziyattin Tokar

AKSARAY

Mehmet Altýnsoy

Nevzat Köse

Murtaza Özkanlý

AMASYA

Ahmet Ýyimaya

Cemalettin Lafcý

ANKARA

Ýlhan Aküzüm

Ahmet Bilge

Hasan Hüseyin Ceylan

Ömer Ekinci

Mehmet Gölhan

Þaban Karataþ

Ahmet Tekdal

Rýza Ulucak

Ersönmez Yarbay

ANTALYA

Osman Berberoðlu

Arif Ahmet Denizolgun

Hayri Doðan

ARDAHAN

Saffet Kaya

ARTVÝN

Hasan Ekinci

AYDIN

Ali Rýza Gönül

Nahit Menteþe

Muhammet Polat

BALIKESÝR

Abdülbaki Ataç

Ahmet Bilgiç

Ýsmail Özgün

Ýlyas Yýlmazyýldýz

BATMAN

Alaattin Sever Aydýn

Musa Okçu

Faris Özdemir

BAYBURT

Suat Pamukçu

BÝLECÝK

Bahattin Þeker

BÝNGÖL

Kazým Ataoðlu

Hüsamettin Korkutata

Mahmut Sönmez

BÝTLÝS

Zeki Ergezen

Abdulhaluk Mutlu

BOLU

Feti Görür

Necmi Hoþver

Mustafa Yünlüoðlu

BURDUR

Mustafa Çiloðlu

BURSA

Abdülkadir Cenkçiler

Mehmet Altan Karapaþaoðlu

Cemal Külahlý

Ali Osman Sönmez

Turhan Tayan

Ertuðrul Yalçýnbayýr

ÇANAKKALE

Nevfel Þahin

ÇANKIRI

Ýsmail Coþar

Ahmet Uyanýk

ÇORUM

Bekir Aksoy

Mehmet Aykaç

Zülfikar Gazi

DENÝZLÝ

M. Kemal Aykurt

Mehmet Gözlükaya

Haluk Müftüler

Ramazan Yenidede

DÝYARBAKIR

Abdülkadir Aksu

Ferit Bora

M. Salim Ensarioðlu

Sacit Günbey

Seyyit Haþim Haþimi

Ömer Vehbi Hatipoðlu

Yakup Hatipoðlu

Salih Sümer

EDÝRNE

Ümran Akkan

Evren Bulut

ELAZIÐ

Mehmet Aðar

Ömer Naimi Barým

Hasan Belhan

Cihan Paçacý

Ahmet Cemil Tunç

ERZÝNCAN

Tevhit Karakaya

Naci Terzi

ERZURUM

Zeki Ertugay

Lütfü Esengün

Abdulilah Fýrat

Ýsmail Köse

Ömer Özyýlmaz

Aslan Polat

Þinasi Yavuz

ESKÝÞEHÝR

Demir Berberoðlu

Hanifi Demirkol

GAZÝANTEP

Nurettin Aktaþ

Kahraman Emmioðlu

Mehmet Bedri Ýncetahtacý

GÝRESUN

Turhan Alçelik

Ergun Özdemir

GÜMÜÞHANE

Lütfi Doðan

HAKKÂRÝ

Mustafa Zeydan

HATAY

Abdulkadir Akgöl

Süleyman Metin Kalkan

Mehmet Sýlay

Ali Uyar

IÐDIR

Þamil Ayrým

ISPARTA

Ömer Bilgin

A. Aykon Doðan

Mustafa Köylü

Halil Yýldýz

ÝÇEL

Fevzi Arýcý

Mehmet Emin Aydýnbaþ

Saffet Benli

Turhan Güven

Ayfer Yýlmaz

ÝSTANBUL

Meral Akþener

Yýldýrým Aktuna

Sedat Aloðlu

Tayyar Altýkulaç

Azmi Ateþ

Mustafa Baþ

Mukadder Baþeðmez

Tansu Çiller

Gürcan Daðdaþ

Süleyman Arif Emre

Hasan Tekin Enerem

Ekrem Erdem

Mehmet Fuat Fýrat

Metin Iþýk

Ýsmail Kahraman

Cefi Jozef Kamhi

Hüseyin Kansu

Hayri Kozakçýoðlu

Göksal Küçükali

Ali Oðuz

Mehmet Ali Þahin

Osman Yumakoðullarý

Bahattin Yücel

Bahri Zengin

Namýk Kemal Zeybek

ÝZMÝR

Turhan Arýnç

Hasan Denizkurdu

Iþýlay Saygýn

Ufuk Söylemez

Sabri Tekir

Ýsmail Yýlmaz

KAHRAMANMARAÞ

Hasan Dikici

Avni Doðan

Ahmet Dökülmez

Mustafa Kamalak

Mehmet Saðlam

KARABÜK

Hayrettin Dilekcan

KARAMAN

Abdullah Özbey

Zeki Ünal

KARS

Sabri Güner

Zeki Karabayýr

KASTAMONU

Fethi Acar

Nurhan Tekinel

Haluk Yýldýz

KAYSERÝ

Memduh Büyükkýlýç

Osman Çilsal

Abdullah Gül

Nurettin Kaldýrýmcý

Salih Kapusuz

KIRIKKALE

Kemal Albayrak

Hacý Filiz

Mikail Korkmaz

KIRKLARELÝ

A. Sezal Özbek

KIRÞEHÝR

Ömer Demir

Cafer Güneþ

KÝLÝS

Mustafa Kemal Ateþ

Doðan Güreþ

KOCAELÝ

Necati Çelik

Ýsmail Kalkandelen

Þevket Kazan

Osman Pepe

KONYA

Hüseyin Arý

Veysel Candan

Remzi Çetin

Necati Çetinkaya

Necmettin Erbakan

Abdullah Gencer

Ali Günaydýn

Teoman Rýza Güneri

Hasan Hüseyin Öz

Lütfi Yalman

Mehmet Ali Yavuz

KÜTAHYA

Ahmet Derin

Ýsmail Karakuyu

Metin Perli

MALATYA

Oðuzhan Asiltürk

Yaþar Canbay

Fikret Karabekmez

M. Recai Kutan

MANÝSA

Rýza Akçalý

Bülent Arýnç

Yahya Uslu

MARDÝN

Muzaffer Arýkan

Mahmut Duyan

Hüseyin Yýldýz

MUÐLA

Ýrfettin Akar

Mustafa Dedeoðlu

Enis Yalým Erez

MUÞ

Necmettin Dede

Nedim Ýlci

Erkan Kemaloðlu

Sabahattin Yýldýz

NEVÞEHÝR

Mehmet Elkatmýþ

Esat Kýratlýoðlu

NÝÐDE

Doðan Baran

Mehmet Salih Katýrcýoðlu

Ergun Özkan

ORDU

Hüseyin Olgun Akýn

Mustafa Hasan Öz

RÝZE

Þevki Yýlmaz

SAKARYA

Nezir Aydýn

Cevat Ayhan

Nevzat Ercan

Ertuðrul Eryýlmaz

SAMSUN

Ahmet Demircan

Nafiz Kurt

Latif Öztek

Musa Uzunkaya

SÝÝRT

Ahmet Nurettin Aydýn

Mehmet Emin Aydýn

SÝNOP

Kadir Bozkurt

SÝVAS

Musa Demirci

Tahsin Irmak

Temel Karamollaoðlu

Abdüllatif Þener

ÞANLIURFA

Sedat Edip Bucak

Necmettin Cevheri

Ýbrahim Halil Çelik

Zülfükar Ýzol

Ahmet Karavar

Abdülkadir Öncel

M. Fevzi Þýhanlýoðlu

ÞIRNAK

Bayar Ökten

Mehmet Tatar

TEKÝRDAÐ

Nihan Ýlgün

TOKAT

Abdullah Arslan

Ali Þevki Erek

Ahmet Fevzi Ýnceöz

Bekir Sobacý

TRABZON

Yusuf Bahadýr

Kemalettin Göktaþ

Þeref Malkoç

Ýsmail Ýlhan Sungur

TUNCELÝ

Kamer Genç

UÞAK

Hasan Karakaya

VAN

Maliki Ejder Arvas

Mustafa Bayram

Fethullah Erbaþ

Þaban Þevli

Mahmut Yýlbaþ

YALOVA

Cevdet Aydýn

YOZGAT

Ýlyas Arslan

Kazým Arslan

Yusuf Bacanlý

Abdullah Örnek

ZONGULDAK

Necmettin Aydýn

Ömer Barutçu

(Mükerrer Oy)

DENÝZLÝ

Mehmet Gözlükaya (RED)

(Oya Katýlmayanlar)

ANKARA

Saffet Arýkan Bedük

Ünal Erkan

ARTVÝN

Metin Arifaðaoðlu

BARTIN

Köksal Toptan

BÝLECÝK

Þerif Çim

ÇANAKKALE

Hikmet Aydýn

ÇORUM

Yasin Hatiboðlu (Bþk. V.)

ÝSTANBUL

Aydýn Menderes

KAYSERÝ

Ayvaz Gökdemir

KÜTAHYA

Mustafa Kalemli (Baþkan )

MARDÝN

Fehim Adak (B.)

TEKÝRDAÐ

Hasan Peker

(Açýk Üyelik)

KIRÞEHÝR 1

Ýzmir Milletvekili Metin Öney ve 60 Arkadaþýnýn, Tutumunun, Anayasa, Kanunlar ve Cumhuriyetin Temel Ýlkeleri ve Gelenekleri ile Baðdaþmadýðý Ýddiasýyla Adalet Bakaný Þevket Kazan Hakkýnda Meclis Soruþturmasý Açýlmasýna Ýliþkin Önergesine Verilen Oylarýn Sonucu :

Kabul edilmemiþtir .

Üye Sayýsý : 549

Kullanýlan Oylar : 532

Kabul Edenler : 259

Reddedenler : 273

Çekimserler : 0

Mükerrer Oylar : 0

Geçersiz Oylar : 0

Oya Katýlmayanlar : 17

Açýk Üyelikler : 1

(Kabul Edenler)

ADANA

Uður Aksöz

Ýmren Aykut

Ýbrahim Yavuz Bildik

M. Ali Bilici

Mehmet Büyükyýlmaz

Erol Çevikçe

Tuncay Karaytuð

Mustafa Küpeli

Arif Sezer

ADIYAMAN

Mahmut Bozkurt

Celal Topkan

AFYON

H. Ýbrahim Özsoy

AÐRI

Yaþar Eryýlmaz

AKSARAY

Sadi Somuncuoðlu

AMASYA

Aslan Ali Hatipoðlu

Haydar Oymak

ANKARA

Nejat Arseven

Yýlmaz Ateþ

Gökhan Çapoðlu

Cemal Çiçek

Ali Dinçer

Eþref Erdem

Agah Oktay Güner

Halis Uluç Gürkan

Ýrfan Köksalan

M. Seyfi Oktay

Mehmet Saðdýç

Önder Sav

Yücel Seçkiner

Ýlker Tuncay

Aydýn Tümen

Hikmet Uluðbay

ANTALYA

Deniz Baykal

Emre Gönensay

Ýbrahim Gürdal

Bekir Kumbul

Sami Küçükbaþkan

Yusuf Öztop

Metin Þahin

ARDAHAN

Ýsmet Atalay

ARTVÝN

Süleyman Hatinoðlu

AYDIN

Cengiz Altýnkaya

M. Fatih Atay

Sema Piþkinsüt

Ýsmet Sezgin

Yüksel Yalova

BALIKESÝR

Safa Giray

Tamer Kanber

Mustafa Güven Karahan

Ý. Önder Kýrlý

Hüsnü Sývalýoðlu

BARTIN

Zeki Çakan

Cafer Tufan Yazýcýoðlu

BATMAN

Ataullah Hamidi

BAYBURT

Ülkü Güney

BÝTLÝS

Edip Safder Gaydalý

Kamran Ýnan

BOLU

Avni Akyol

Abbas Ýnceayan

Mustafa Karslýoðlu

BURDUR

Yusuf Ekinci

Kazým Üstüner

BURSA

Yüksel Aksu

Ali Rahmi Beyreli

Cavit Çaðlar

Ýlhan Kesici

Hayati Korkmaz

Feridun Pehlivan

Yahya Þimþek

Ýbrahim Yazýcý

ÇANAKKALE

Mustafa Cumhur Ersümer

Ahmet Küçük

A. Hamdi Üçpýnarlar

ÇANKIRI

Mete Bülgün

ÇORUM

Ali Haydar Þahin

DENÝZLÝ

Hilmi Develi

Adnan Keskin

Hasan Korkmazcan

DÝYARBAKIR

Muzaffer Arslan

Sebgetullah Seydaoðlu

EDÝRNE

Mustafa Ýlimen

Erdal Kesebir

ERZÝNCAN

Mustafa Kul

Mustafa Yýldýz

ERZURUM

Necati Güllülü

ESKÝÞEHÝR

Necati Albay

Mustafa Balcýlar

Demir Berberoðlu

Ýbrahim Yaþar Dedelek

Mahmut Erdir

GAZÝANTEP

Mehmet Batallý

Hikmet Çetin

Ali Ilýksoy

Mustafa R. Taþar

Ünal Yaþar

Mustafa Yýlmaz

GÝRESUN

Burhan Kara

Yavuz Köymen

Rasim Zaimoðlu

GÜMÜÞHANE

Mahmut Oltan Sungurlu

HAKKARÝ

Naim Geylani

HATAY

Fuat Çay

Ali Günay

Nihat Matkap

Levent Mýstýkoðlu

Atilla Sav

Hüseyin Yayla

IÐDIR

Adil Aþýrým

ISPARTA

Erkan Mumcu

ÝÇEL

Oya Araslý

Halil Cin

Ali Er

Abdülbaki Gökçel

D. Fikri Saðlar

Mustafa Ýstemihan Talay

Rüþtü Kazým Yücelen

ÝSTANBUL

Bülent Akarcalý

Ziya Aktaþ

Ahat Andican

Refik Aras

Mehmet Aydýn

Ali Coþkun

Nami Çaðan

H. Hüsnü Doðan

Halit Dumankaya

Bülent Ecevit

Algan Hacaloðlu

Ercan Karakaþ

Yýlmaz Karakoyunlu

M. Cavit Kavak

Ahmet Güryüz Ketenci

Osman Kýlýç

Mehmet Tahir Köse

Emin Kul

Necdet Menzir

Mehmet Moðultay

Yusuf Namoðlu

Altan Öymen

Korkut Özal

Ali Talip Özdemir

H. Hüsammettin Özkan

Yusuf Pamuk

Mehmet Cevdet Selvi

Mehmet Sevigen

Ahmet Tan

Güneþ Taner

Bülent Tanla

Zekeriya Temizel

Erdoðan Toprak

Ali Topuz

Þadan Tuzcu

ÝZMÝR

Veli Aksoy

Ali Rýza Bodur

Iþýn Çelebi

Ý. Kaya Erdem

Sabri Ergül

Þükrü Sina Gürel

Aydýn Güven Gürkan

Gencay Gürün

Birgen Keleþ

Mehmet Köstepen

Atilla Mutman

Metin Öney

Ahmet Piriþtina

Rüþdü Saracoðlu

Rýfat Serdaroglu

Süha Tanýk

Hakan Tartan

Zerrin Yeniceli

KAHRAMANMARAÞ

Esat Bütün

Ali Doðan

Ali Þahin

KARABÜK

Þinasi Altýner

Erol Karan

KARAMAN

Fikret Ünlü

KARS

Y. Selahattin Beyribey

Çetin Bilgir

KASTAMONU

Murat Baþesgioðlu

Hadi Dilekçi

KAYSERÝ

Ýsmail Cem

Ýbrahim Yýlmaz

KIRIKKALE

Recep Mýzrak

KIRKLARELÝ

Ýrfan Gürpýnar

Cemal Özbilen

Necdet Tekin

KOCAELÝ

Bülent Atasayan

Halil Çalýk

Onur Kumbaracýbaþý

Hayrettin Uzun

Bekir Yurdagül

KONYA

Ahmet Alkan

Abdullah Turan Bilge

Nezir Büyükcengiz

Mehmet Keçeciler

KÜTAHYA

Emin Karaa

Mehmet Korkmaz

MALATYA

Miraç Akdoðan

Metin Emiroðlu

Ayhan Fýrat

MANÝSA

Abdullah Akarsu

Tevfik Diker

Ayseli Göksoy

Hasan Gülay

Sümer Oral

Cihan Yazar

Erdoðan Yetenç

MARDÝN

Süleyman Çelebi

Ömer Ertaþ

MUÐLA

Lale Aytaman

Zeki Çakýroðlu

Fikret Uzunhasan

NEVÞEHÝR

Abdülkadir Baþ

NÝÐDE

Akýn Gönen

ORDU

Ýhsan Çabuk

Mustafa Bahri Kibar

Müjdat Koç

Nabi Poyraz

Refaiddin Þahin

Þükrü Yürür

RÝZE

Avni Kabaoðlu

Ahmet Kabil

Ahmet Mesut Yýlmaz

SAKARYA

Teoman Akgür

Ahmet Neidim

Ersin Taranoðlu

SAMSUN

Cemal Aliþan

Ýrfan Demiralp

Ayhan Gürel

Yalçýn Gürtan

Murat Karayalçýn

Biltekin Özdemir

SÝÝRT

Nizamettin Sevgili

SÝNOP

Metin Bostancýoðlu

Yaþar Topçu

SÝVAS

Mahmut Iþýk

ÞANLIURFA

Seyit Eyyüpoðlu

Eyyüp Cenap Gülpýnar

ÞIRNAK

Mehmet Salih Yýldýrým

TEKÝRDAÐ

Fevzi Aytekin

Bayram Fýrat Dayanýklý

Enis Sülün

TOKAT

Metin Gürdere

Þahin Ulusoy

TRABZON

Eyüp Aþýk

Ali Kemal Baþaran

Ýbrahim Çebi

Hikmet Sami Türk

TUNCELÝ

Kamer Genç

Orhan Veli Yýldýrým

UÞAK

Yýldýrým Aktürk

Mehmet Yaþar Ünal

VAN

Þerif Bedirhanoðlu

YALOVA

Yaþar Okuyan

YOZGAT

Lütfullah Kayalar

Ýsmail Durak Ünlü

ZONGULDAK

Veysel Atasoy

Tahsin Boray Baycýk

Hasan Gemici

Osman Mümtaz Soysal

(Reddedenler)

ADANA

Cevdet Akçalý

Yakup Budak

Sýtký Cengil

Ý. Cevher Cevheri

M. Halit Daðlý

Veli Andaç Durak

Orhan Kavuncu

Ýbrahim Ertan Yülek

ADIYAMAN

Mahmut Nedim Bilgiç

Ahmet Çelik

Ahmet Doðan

AFYON

Sait Açba

Ýsmet Attila

Osman Hazer

Yaman Törüner

Kubilay Uygun

Nuri Yabuz

AÐRI

M. Sýddýk Altay

Cemil Erhan

Celal Esin

M. Ziyattin Tokar

AKSARAY

Mehmet Altýnsoy

Nevzat Köse

Murtaza Özkanlý

AMASYA

Ahmet Ýyimaya

Cemalettin Lafcý

ANKARA

Ýlhan Aküzüm

Ahmet Bilge

Hasan Hüseyin Ceylan

Mehmet Ekici

Ömer Ekinci

Mehmet Gölhan

Þaban Karataþ

Ahmet Tekdal

Rýza Ulucak

Ersönmez Yarbay

ANTALYA

Osman Berberoðlu

Arif Ahmet Denizolgun

Hayri Doðan

ARDAHAN

Saffet Kaya

ARTVÝN

Hasan Ekinci

AYDIN

Ali Rýza Gönül

Nahit Menteþe

Muhammet Polat

BALIKESÝR

Abdülbaki Ataç

Ahmet Bilgiç

Ýsmail Özgün

Ýlyas Yýlmazyýldýz

BATMAN

Alaattin Sever Aydýn

Musa Okçu

Faris Özdemir

BAYBURT

Suat Pamukçu

BÝLECÝK

Bahattin Þeker

BÝNGÖL

Kazým Ataoðlu

Hüsamettin Korkutata

Mahmut Sönmez

BÝTLÝS

Zeki Ergezen

Abdulhaluk Mutlu

BOLU

Feti Görür

Necmi Hoþver

Mustafa Yünlüoðlu

BURDUR

Mustafa Çiloðlu

BURSA

Abdülkadir Cenkçiler

Mehmet Altan Karapaþaoðlu

Cemal Külahlý

Ali Osman Sönmez

Turhan Tayan

Ertuðrul Yalçýnbayýr

ÇANAKKALE

Nevfel Þahin

ÇANKIRI

Ýsmail Coþar

Ahmet Uyanýk

ÇORUM

Bekir Aksoy

Mehmet Aykaç

Hasan Çaðlayan

Zülfikar Gazi

DENÝZLÝ

M. Kemal Aykurt

Mehmet Gözlükaya

Haluk Müftüler

Ramazan Yenidede

DÝYARBAKIR

Abdülkadir Aksu

Ferit Bora

M. Salim Ensarioðlu

Sacit Günbey

Seyyit Haþim Haþimi

Ömer Vehbi Hatipoðlu

Yakup Hatipoðlu

Salih Sümer

EDÝRNE

Ümran Akkan

Evren Bulut

ELAZIÐ

Mehmet Aðar

Ömer Naimi Barým

Hasan Belhan

Cihan Paçacý

Ahmet Cemil Tunç

ERZÝNCAN

Tevhit Karakaya

Naci Terzi

ERZURUM

Lütfü Esengün

Abdulilah Fýrat

Ýsmail Köse

Ömer Özyýlmaz

Aslan Polat

Þinasi Yavuz

ESKÝÞEHÝR

Hanifi Demirkol

GAZÝANTEP

Nurettin Aktaþ

Kahraman Emmioðlu

Mehmet Bedri Ýncetahtacý

GÝRESUN

Turhan Alçelik

Ergun Özdemir

GÜMÜÞHANE

Lütfi Doðan

HAKKÂRÝ

Mustafa Zeydan

HATAY

Abdulkadir Akgöl

Süleyman Metin Kalkan

Mehmet Sýlay

Ali Uyar

IÐDIR

Þamil Ayrým

ISPARTA

Ömer Bilgin

A. Aykon Doðan

Mustafa Köylü

Halil Yýldýz

ÝÇEL

Fevzi Arýcý

Mehmet Emin Aydýnbaþ

Saffet Benli

Turhan Güven

Ayfer Yýlmaz

ÝSTANBUL

Meral Akþener

Yýldýrým Aktuna

Sedat Aloðlu

Tayyar Altýkulaç

Azmi Ateþ

Mustafa Baþ

Mukadder Baþeðmez

Tansu Çiller

Gürcan Daðdaþ

Süleyman Arif Emre

Hasan Tekin Enerem

Ekrem Erdem

Mehmet Fuat Fýrat

Metin Iþýk

Ýsmail Kahraman

Cefi Jozef Kamhi

Hüseyin Kansu

Hayri Kozakçýoðlu

Göksal Küçükali

Ali Oðuz

Mehmet Ali Þahin

Osman Yumakoðullarý

Bahattin Yücel

Bahri Zengin

Namýk Kemal Zeybek

ÝZMÝR

Turhan Arýnç

Iþýlay Saygýn

Ufuk Söylemez

Sabri Tekir

Ýsmail Yýlmaz

KAHRAMANMARAÞ

Hasan Dikici

Avni Doðan

Ahmet Dökülmez

Mustafa Kamalak

Mehmet Saðlam

KARABÜK

Hayrettin Dilekcan

KARAMAN

Abdullah Özbey

Zeki Ünal

KARS

Sabri Güner

Zeki Karabayýr

KASTAMONU

Fethi Acar

Nurhan Tekinel

Haluk Yýldýz

KAYSERÝ

Memduh Büyükkýlýç

Osman Çilsal

Abdullah Gül

Nurettin Kaldýrýmcý

Salih Kapusuz

Recep Kýlýç

KIRIKKALE

Kemal Albayrak

Hacý Filiz

Mikail Korkmaz

KIRKLARELÝ

A. Sezal Özbek

KIRÞEHÝR

Ömer Demir

Cafer Güneþ

KÝLÝS

Mustafa Kemal Ateþ

KOCAELÝ

Necati Çelik

Ýsmail Kalkandelen

Þevket Kazan

Osman Pepe

KONYA

Hüseyin Arý

Veysel Candan

Remzi Çetin

Necati Çetinkaya

Necmettin Erbakan

Abdullah Gencer

Ali Günaydýn

Teoman Rýza Güneri

Hasan Hüseyin Öz

Mustafa Ünaldý

Lütfi Yalman

Mehmet Ali Yavuz

KÜTAHYA

Ahmet Derin

Ýsmail Karakuyu

Metin Perli

MALATYA

Oðuzhan Asiltürk

Yaþar Canbay

Fikret Karabekmez

M. Recai Kutan

MANÝSA

Rýza Akçalý

Bülent Arýnç

Yahya Uslu

MARDÝN

Fehim Adak

Muzaffer Arýkan

Mahmut Duyan

Hüseyin Yýldýz

MUÐLA

Ýrfettin Akar

Mustafa Dedeoðlu

Enis Yalým Erez

MUÞ

Necmettin Dede

Nedim Ýlci

Erkan Kemaloðlu

Sabahattin Yýldýz

NEVÞEHÝR

Mehmet Elkatmýþ

Esat Kýratlýoðlu

NÝÐDE

Doðan Baran

Mehmet Salih Katýrcýoðlu

Ergun Özkan

ORDU

Hüseyin Olgun Akýn

Mustafa Hasan Öz

RÝZE

Þevki Yýlmaz

SAKARYA

Nezir Aydýn

Cevat Ayhan

Nevzat Ercan

Ertuðrul Eryýlmaz

SAMSUN

Ahmet Demircan

Nafiz Kurt

Latif Öztek

Musa Uzunkaya

SÝÝRT

Ahmet Nurettin Aydýn

Mehmet Emin Aydýn

SÝNOP

Kadir Bozkurt

SIVAS

Musa Demirci

Tahsin Irmak

Temel Karamollaoðlu

Abdüllatif Þener

Nevzat Yanmaz

Muhsin Yazýcýoðlu

ÞANLIURFA

Sedat Edip Bucak

Necmettin Cevheri

Ýbrahim Halil Çelik

Zülfükar Ýzol

Ahmet Karavar

Abdülkadir Öncel

M. Fevzi Þýhanlýoðlu

ÞIRNAK

Bayar Ökten

Mehmet Tatar

TEKÝRDAÐ

Nihan Ýlgün

TOKAT

Abdullah Arslan

Hanefi Çelik

Ali Þevki Erek

Ahmet Feyzi Ýnceöz

Bekir Sobacý

TRABZON

Yusuf Bahadýr

Kemalettin Göktaþ

Þeref Malkoç

Ýsmail Ýlhan Sungur

UÞAK

Hasan Karakaya

VAN

Maliki Ejder Arvas

Mustafa Bayram

Fethullah Erbaþ

Þaban Þevli

Mahmut Yýlbaþ

YALOVA

Cevdet Aydýn

YOZGAT

Ýlyas Arslan

Kazým Arslan

Abdullah Örnek

ZONGULDAK

Necmettin Aydýn

Ömer Barutçu

ANKARA

Saffet Arýkan Bedük

Ünal Erkan

ARTVÝN

Metin Arifaðaoðlu

BARTIN

Köksal Toptan

BÝLECÝK

Þerif Çim

ÇANAKKALE

Hikmet Aydýn

ÇORUM

Yasin Hatiboðlu (Bþk. V.)

ERZURUM

Zeki Ertugay

ÝSTANBUL

Aydýn Menderes

ÝZMÝR

Hasan Denizkurdu

KAYSERÝ

Ayvaz Gökdemir

KÝLÝS

Doðan Güreþ

KÜTAHYA

Mustafa Kalemli (Baþkan)

MANÝSA

Ekrem Pakdemirli

SAMSUN

Adem Yýldýz

TEKÝRDAÐ

Hasan Peker

YOZGAT

Yusuf Bacanlý

(Açýk Üyelik)

KIRÞEHÝR 1

TUTANAÐIN SONU
Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi internet Sitesi
© 2009 T.B.M.M.