Türkiye Büyük Millet Meclisi
Genel Kurul Tutanağı
21. Dönem 4. Yasama Yılı
99. Birleşim 14/Mayıs /2002 Salı
Ulaşmak İstediğiniz sayfa aralığını giriniz.
Önceki Sayfa Sonraki Sayfa
Tutanak toplam 153 sayfadır.

NEVZAT YALÇINTAŞ (Devamla) - Sonuç şu Sayın Başkanım: Nereden bakılırsa bakılsın, antidemokratik rekabet prensiplerini ortadan kaldıran her şeyi var; şusu var, şusu var, şusu var, televizyonu var, radyosu var, bilmem nesi var, devlet ihalesine girecek... Hayatın realitelerini bu ülke yaşadı. Bu insanlardan medet mi umuyoruz; yani, parası olmak ve paranın da nasıl kazanılmış olduğunu şu son aylarda bazılarında gördüğümüz, kelepçelerle, bu insanlara bir imtiyaz mı kazandırır ki, biz onlara yeni imkânlar veriyoruz; yani, tekelcilik imkânı, her yerde suç olan; Anayasaya aykırı...

BAŞKAN - Sayın Yalçıntaş, teşekkür ediyorum, sürenizi çok aştık.

NEVZAT YALÇINTAŞ (Devamla) - Sağa sola gitmeye lüzum yok Sayın Başkan, 2 nci madde sosyal devlet ilkesine tamamen aykırıdır. Niçin karteller yasak edilir; niçin tekeller yasak edilir; halkı korumak için, her yönüyle...

Vakit ancak bunları söylemeye müsait.

Teşekkür ederim Sayın Başkan. (AK Parti sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkürler Sayın Yalçıntaş.

İkinci olarak, Saadet Partisi Grubu adına, Adana Milletvekili Sayın Ali Gören; buyurunuz efendim. (SP sıralarından alkışlar)

SP GRUBU ADINA ALİ GÖREN (Adana) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; biraz önce konuşan hocamın da işaret etmeye çalıştığı gibi, fevkalade sorumluluk duyan ve arkadaşlarından da sorumluluk bekleyen bir bilim adamı ve siyasetçi olarak, hepinizi, bu konu üzerinde bir kez daha düşünmeye davet ederek sözlerime başlıyorum.

İnsanlar, karizmalarını ve şahsiyetlerini elleriyle, dişleriyle, tırnaklarıyla oluştururlar ve yine elleriyle kendi başlarına yıkabilirler. Bu, kurumlar için de böyledir.

Değerli milletvekilleri, şu an için yaptığımız çalışmaları, tüm ailelerimiz, köylülerimiz, kentlilerimiz ve tüm millet birebir izlemektedir ve ciddî olarak değerlendirmekte ve çetele tutmaktadır. Bu kanun tartışılmaya başladığından beri ortaya konulan, serdedilen fikirler ve ileri sürülen iddia ve ithamlar o düzeye ulaştı ki, ben, bu millet adına sorumluluk duyan bir milletvekili olarak, çok ciddî derecede hicap duydum ve milletime karşı çok büyük eziklik içindeyim.

Değerli milletvekilleri, özellikle sayın iktidar milletvekillerine şu sorumu yöneltiyorum: Bu ithamlara niçin cevap verme ihtiyacı hissetmiyorsunuz? Bu suçlamaları kabul ediyor musunuz?

MUSA UZUNKAYA (Samsun) - Herhalde!

ALİ GÖREN (Devamla) - Yapılan suçlamaların, yapılan ithamların bir adım ilerisi ihanet denecek düzeye geldi ve ben, bundan ciddî şekilde hicap duyarken, iktidar milletvekilleri niçin buna cevap vermiyorlar?! (SP sıralarından alkışlar) Susmak, sükût ikrar mı demektir arkadaşlar?..

MUSA UZUNKAYA (Samsun) - Aynen öyle.

ALİ GÖREN (Devamla) - Burada, daha fazla, kanunla ilgili -Başkanım, hoşgörünüze sığınıyorum- söylenecek bir kelime daha kalmadı. Söylenen sözler, bu Meclisi, bu salonu o kadar doldurdu ki, milletvekillerine bile yer kalmadı bu suçlamalardan dolayı! (SP sıralarından alkışlar)

Değerli milletvekilleri, bu suçlamaları izah edecek, suçlamayı getiren milletvekillerini, millet adına konuşan insanları tatmin edecek izah getiremezsek, tarihe bu suçlamaların mahkûmu olarak kaydedileceksiniz... (SP sıralarından alkışlar) Tutanaklara geçti bunlar. Ben, bu milletten, bu suçlamalara maruz kalan bir milletvekili olarak, Millet Meclisinin üyesi olarak hicap duyuyorum. Yapmayın...

Eğer, bu kanun doğruysa, yapılması gereken bir hizmet ise, allahaşkına, çıkın açıklayın; biz de öğrenelim. Yok, bu kanunun maddelerine Sayın Ercan'ın ve diğer arkadaşlarımızın teker teker ortaya döktükleri iddialar gerçek ise, siz, nasıl bu milletin huzuruna çıkabileceksiniz?!. Bunun cevabını vermek zorundasınız. Bugün, bu kanunu kabul etmek için, bu saatlerde çalışmak da önemli değil; ama, millet bizi seyrederken ve bu suçlamalar, bu ağır ithamlar yapılırken karşısında eğer susuyorsak, ben, bu suçlamayı, bu suçlamaları bu Meclisin üyesi olarak kabul etmiyorum. Lütfen, ya cevabını verin ya bu suçları kabul ettiğinizi parmaklarınızı kaldırarak izah edin.

Ayrıca, Sayın Başbakanıma şifalar diliyorum, hastalanmak da, iyi olmak da hepimizin hakkı ve bu hususun tartışmadışı olmasını hepinizden rica ediyorum; ancak, Sayın Başbakanıma son olarak bir soru sormak istiyorum; Sayın Cumhurbaşkanımızla bu kanunla ilgili konuştuklarında buyurdular ki: "Bu kanunu ben de içime sindiremiyorum." Bu, kendi sözleridir.

Şimdi, millet adına, ben, Sayın Başbakanımıza soruyorum: Bu kanunu içinize sindirip, tekrar böyle zorlamayla çıkarmak için, ne aldınız ne kadar aldınız?..

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ALİ GÖREN (Devamla) - Bunu izah etmezseniz, bu Meclisin huzurunda, bu milletin huzurunda bu ithamlara maruz kalırsınız.

132

Önceki Sayfa Sonraki Sayfa