Turkiye Buyuk Millet Meclisi


TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANI SAYIN BÜLENT ARINÇ'IN 24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜ NEDENİYLE MİLLİ EĞİTİM BAKANI ERKAN MUMCU BAŞKANLIĞI'NDA BİRGRUP ÖĞRETMENİ KABULUNDE YAPTIKLARI KONUŞMA

(24 Kasım 2002)


Sayın Milli Eğitim Bakanımız, Sayın Valim, Milli Eğitim Bakanlığımızın değerli Müsteşar ve bürokratları, ülkemize konuk olarak davet edilen ve aramızda bulunan çok değerli misafir öğretmenler ve eğitim hayatımızın gerçekten cefakar ve vefakar mensupları öğretmen arkadaşlarım; Hepinizin sevgiyle saygıyla selamlıyorum. Hepiniz hoş geldiniz.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na seçilmemden sonra böylesi güzide bir heyetle ilk defa karşılaşıyorum. Bundan da ayrıca büyük bir mutluluk duyuyorum. 24 Kasım'ın Öğretmenler Günü olarak kutlanıldığını ve her yıl bu törenlerle hem eğitim
hayatımızın içerisinde bulunduğu şartların hem öğretmenlerimizin hem de geleceğe yönelik
fikirlerimizin, düşüncelerimizin, projelerimizin ifade edildiği bir gün olarak hatırlandığını biliyorum.

Büyük Atatürk'ün eline tebeşir alıp kara tahtanın önünde alfabeyi öğrettiği günden bu yana Türk eğitim alanında büyük ve olumlu gelişmeler de oldu. Ama geldiğimiz noktaya baktığımızda, imkanlar noktasında, gelir durumunda, çalışma saatlerinde, okullarımızın
içinde bulunduğu fiziki şartlarda maalesef geride kaldığımızı da gördük.

Her kutlama sadece seramonik bir faaliyetten ibaret kalmamalı, aynı zamanda eğitim hayatımızın enine boyuna tartışıldığı, geleceğe dönük projeksiyonların kullanıldığı bir gün olmalıdır. Tabi öncelikle misafirlerimize teşekkür ediyorum. Gerçekten hem Türk Dünyası'ndan hem Balkanlar'dan ülkemize, Ankaramıza teşrif eden değerli öğretmenlerimize bu zahmetlerinden dolayı teşekkür ediyorum. Hoş geldiler. Hem Türkiye Büyük Millet
Meclisimizin, hem eğitim ordumuzun diyelim, çünkü Milli Eğitim camiamız hep böyle çalışıyor, selamlarını, iyi dileklerini ülkelerinize götürmenizi istirham ediyorum.

Değerli arkadaşlar;

Rakamlara baktığımız zaman, Türkiye şartlarında çok iyi bir noktada olmadığımızı da görüyoruz. Hem örgün eğitimde, hem yaygın eğitimde. Hem de yüksek öğrenimde bugün 65 bin civarında okul var. 17 milyon öğrenci ve 600 bine yaklaşan bir öğretmen kadromuz var. Bunlar fedakarca görev yapıyorlar. Bulundukları şartlar bazen bir köy olabiliyor, bazen bir ilçe olabiliyor, bazen Doğu, Güneydoğu, Karadeniz, Akdeniz, memleketimizin Trakyası'ndan Anadolumuz'un en ücra köyüne kadar çalıştığımız yerler olabiliyor.

Tabi bu çalışmalar fedakarca yürütülürken öğretmenlerimizin hem mesleki eğitimlerini tamamlamaları sırasında karşılaştıkları güçlükleri hem de meslek hayatlarına atılırken karşılaştıkları güçlükleri, hem de görevlerini yaparken maddi imkanlarını ve çalışma şartlarını süratle iyileştirmemiz lazım.

Bugün ilk ve orta öğretimde ortalama 50 öğrencilik dersliklerle bu işin yürütüldüğünü biliyoruz. Eğitimdeki fırsat eşitsizliğinin bölgeler arasında büyük dengesizliğe yol açtığını da biliyoruz. 2001 yılı rakamları ortalama karşımıza ilk ve orta öğretimde 100'den fazla branşta 600 binden fazla öğretmenin de görev yaptığını gösteriyor. Özellikle sekiz yıllık kesintisiz ilköğretimin 1997'de kabulünden sonra eğitimde daha büyük bir sıçramanın ve kalitenin artmasının düşünüldüğünü biliyorum. Ama bugün gelinen şartlarda maalesef Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin devletinin bütçesinden eğitime ayrılan pay maalesef yüzde 7'lerde kalmıştır.

Milli eğitime konsolite bütçe içerisinde ayrılan payın bu kadar düşük olması, Türkiye şartları itibariyle karşımıza çıkan üzüntü verici bir konumdur. Gelişmiş ülkeleri baktığımız zaman ABD'nin, Almanya'nın ve Japonya'nın da bütçelerinden en büyük payı eğitime ayırdığını görmekteyiz. Şüphesiz artık bütçelerimizde Türkiye'nin ekonomik hayatı da, Türkiye'nin borçlarıyla, faizleriyle, içerisinde bulunduğu krizler nedeniyle ayıramadığı payların önümüzdeki yıllardan itibaren eğitime öncelik vermek suretiyle, şüphesiz Sayın Bakanım bunun bilincindedir, daha çok arttırılması kaliteli ve verimli bir eğitimin ortaya çıkması temel hedefimiz olmalıdır.

Öğretmenlerimizin içinde bulunduğu şartların iyileştirilmesine ihtiyaç vardır. Maaşları itibarıyla, elbette sosyal imkanları itibarıyla öğretmenlerimiz çok geniş ve büyük imkanlara kavuşmalıdırlar. Onları geçim kaygısından kurtarmak temel hedefimiz olmalıdır. Çünkü eğitim ve öğretim, gerçekten üzerinde en çok durulacak, tek hedef olmalıdır. Yoksa bir taraftan maddi zorluklarla uğraşırken bir taraftan da eğitime kafa yormanın çok güç olduğunu biliyorum.

Benim eşim de öğretmendi. Belki çok fazla eğitim mesleğinde bulunamadı ama biliyorum ki, en şerefli meslek olarak insanı eğiten,yoğuran, ona istikamet veren, onu kendi elleriyle bir hamur gibi ortaya çıkaran eğitimin ne kadar kutsal olduğunu yakinen bilen bir insanım. Dolayısıyla bizleri yetiştiren, şimdi de evlatlarımızı yetiştiren, değerli öğretmenlerimizin ellerinin öpülecek kadar kıymetli olduğunu biliyoruz. Eğitim camiasında bugün en tecrübeli en yaşlı örnekleri de aramızda, Cenab-ı Hak'tan kendilerine hayırlı ömürler, sağlık ve afiyetler diliyorum, ölenlerimize de Canab-ı Allah'tan rahmetler, minnet ve şükran duygularımızı ifade etmek istiyorum.

Bütün bakanlarımız, başbakanlarımız, cumhurbaşkanlarımız, valilerimiz, hepimiz biliyoruz ki, öğretmelerimizi gördüğümüzde hemen yıllar öncesini hatırlıyor, hemen koşarak ellerini öpüyoruz. Hiç kimse bilemem ve düşünemem ki, öğretmeniyle karşılaştığı zaman onun eline sarılıp öpmüş olmasın. Aradan yıllar geçmiş olsa bile elbette öğretmenlerimize duyduğumuz sevgi her gün artarak devam etmektedir. Allah onları başımızdan eksik etmesin. Gerçekten öğretmelerimiz bizlere anne ve babalarımız kadar yakın, hatta bir siyasetçi olarak itiraf edeyim, annemizden, babamızdan daha yakın insanlardır. Çünkü evlere ne zaman girdiğimiz, ne zaman çıktığımız belli olmuyor. Çocuklarımızın yüzünü bile, belki günler sonra görebiliyoruz. Ama öğretmenlerimiz onları her gün sıralarda, okullarda sabah başlayıp akşama kadar hayatlarına istikamet vermeye çalışıyorlar.

Değerli dostlarım;

Tabi söylenecek çok şeyler var. Bunlar bilinen ve yıllarca üzerinde durulan konulardır. Ümit ediyorum ki bunlar önümüzdeki dönemlerde her günden daha çok önemi anlaşılarak sayın bakanlarımız tarafından, Hükümetimiz tarafından takip edilecektir. Biz TBMM olarak, yeni açıldı Meclisimiz, 3 Kasım seçimlerinden sonra iki partili bir meclis olarak çalışıyoruz.
İktidar partisi var, muhalefet partisi var. Ancak her iki parti arasında da gerçekten iyi ve samimi bir siyasi diyalog mevcut. İnanıyorum ki, bütün milletvekili arkadaşlarımız, bütün partiler, öğretmenlerimiz için yapılacak her çabayı gönülden destekleyeceklerdir.

Geçtiğimiz dönemlerden biliyorum. Milli Eğitimle ilgili, öğretmenlerimizle ilgili Meclis araştırmalarımız oldu. Ancak bunlar fiiliyata dökülmedi. Yani öğretmelerimizin ve eğitimimizin içinde bulunduğu şartları inceleyen, iyileştirilmesi için alınması gerekli tedbirleri öngören pek çok çalışmalar yapıldı. Artık bunları fiiliyatı dökmenin zamanıdır. Bunlar artık bir bilmece olmaktan da çıkmıştır. Her şey ortadadır. Yapılacak tek şey bunları yürürlüğe koymak ve eğitim hayatımızı örnek, parlak bir noktaya getirmektir.

Şüphesiz biz, Anayasamızda ifadesini bulan Cumhuriyetimizin temel niteliklerine gönülden bağlı insanlarız, Atatürk milliyetçiliğine gönülden bağlı insanlarız. Bunun dışında da bir şey düşünmek mümkün değil.

Çocuklarımız geleceğimizdir, istikbalimizdir, güvencemizdir. Ben kendi evladımı okula teslim ederken, eskilerin tabiridir 'eti sizin kemiği benimdir' değil, 'alan bu çocuk sizindir, onları en iyi şekilde yoğurun, ülkemize milletimize yararlı hale getirin' diye teslim ediyorum. Bugüne kadar yetiştirdiğimiz çocuklarımızı da böyle verdik. Onları elbette milli ve manevi duygularla da mücehhez yetiştirmeliyiz. Onları toplumun ortak değerlerine sahip çıkacak pırıl pırıl gençler olarak da yetiştirmeliyiz. Onları bu çağın gereklerini iyi bilen, düşünen, konuşan, tartışan, gerçeği arayan evlatlar olarak da yetiştirmeliyiz. Bu gerçekleri sizler bizlerden çok daha iyi biliyorsunuz. Ve eminim ki çok başarılı olacaksınız. Bize düşen eğitim hayatımıza destek olmak, sizleri rahat, huzurlu ve refah içerisinde bir ortama, çalışma şartlarına kavuşturmak ve sizlerden de ülkemizin geleceği evlatlarımızı en güzel şekilde teslim almaktır.

Sizlere hayatınızda aile bireylerinizle birlikte sağlık ve mutluluklar diliyorum. Daha nice 24 Kasım Öğretmenler Günü'nde sadece bugünü kutlayan cümlelerle değil, geçen sene şu noktadaydık bu sene bu noktadayız, gelecek sene daha iyi olacak ümit ve coşkuyla kutlamaları sürdüreceğimize inanıyorum. Hepiniz tekrar hoş geldiniz. Bütün eğitim camiamıza sağlık ve mutluluklar diliyorum.



Sosyal Medya

Kurumsal Facebook Adresi Kurumsal Twitter Adresi RSS Aboneliği Gunluk Haber Aboneliği Genel Kurul Facebook Adresi Genel Kurul Twitter Adresi Web Yoneticisine Mesaj
Sosyal Ağlarda TBMM

Arama

TBMM'yi Ziyaret

TBMM Gezi ve Rehberlik

Rehber Eşliğinde Gezi

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin tanıtımı kapsamında ziyaretçilerin rehber eşliğinde gezdirilmesi, TBMM rehberlik online kayıt sistemine başvurunun ardından, Basın, Yayın ve Halkla İlişkiler Başkanlığı tarafından hazırlanan bir program dahilinde gerçekleştirilmektedir.

Detaylı Bilgi İçin

 

 

 

 

 

 

E-devlet Üzerinden Randevu

E-devlet Linki

Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni ziyaret etmek için e-Devlet üzerinden randevu talebinde bulunabilirsiniz.

e-Devlet Linki

Halk Günü

Halk Günü

Milli İradenin kalbinin attığı yer olan Türkiye Büyük Millet Meclisi tüm vatandaşlarımızın ziyaretine açılmıştır. Her ayın ilk Cumartesi günü 11.00 - 15.00 saatleri arasında önceden herhangi bir randevu almaksızın saat başı gerçekleştirilen gezi programlarına katılabilmek için TBMM Dikmen Kapısına gelmeniz yeterli olacaktır.

Detaylı Bilgi İçin

 

 

Kurtuluş Savaşı Müzesi

Kurtuluş Savaşı Müzes

'Birinci Millî Mimarlık Dönemi Üslubu'nun Ankara'daki ilk örneklerinden olan I.TBMM Binası, 1920-1924 yılları arasında Kurucu Meclis olarak da görev yapan Gazi Meclis tarafından kullanılmıştır. Halen TBMM Basın, Yayın ve Halkla İlişkiler Başkanlığı uhdesinde Kurtuluş Savaşı Müzesi (I.TBMM Binası) olarak hizmet vermektedir.

Sanal Tur

Türkiye Büyük Millet Meclisi Sanal Tur

Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni aşağıdaki bağlantıyı kullanarak sanal olarak gezebilirsiniz.

TBMM Sanal Tur Gezisi

Engelsiz Meclis

İşitme Engelliler

Rehber Eşliğinde Gezi

Yasama ve Denetim Hizmetlerine İlişkin Tanıtım Videolarına aşağıdaki linkten erişebilirsiniz.

Youtube Erişim Linki