| |
| |
TBMM BAŞKANI KÖKSAL TOPTAN'IN
MAKEDONYA MECLİSİ GENEL KURULU'NDA
YAPTIKLARI KONUŞMA
(22 Aralık 2008)
Makedonya Cumhuriyeti Meclisi Başkanı Sayın Velyanoski,
Sayın Milletvekilleri,
Makedonya Cumhuriyetine gerçekleştirmekte olduğum resmi ziyaret çerçevesinde yüce Meclisinize hitap etme fırsatını bulmaktan büyük şeref duyduğumu belirterek sözlerime başlamak istiyorum.
Bizim için Makedonya, insanlarımızla, kültürümüzle, geçmişimizle derinden bağlı olduğumuz dost bir ülkedir.
Başta Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin ilk Başkanı Büyük Atatürk olmak üzere, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunda kilit rol oynamış pek çok kahraman bu topraklarda yetişmiştir.
Cumhuriyetin kurucusu, büyük devlet adamı Mustafa Kemal Atatürk'ün askeri eğitimine, yarın ziyaret edeceğim Manastır'da başlamış olması, bütün Türkler tarafından ilkokul günlerinden itibaren ezbere bilinen bir konudur ve hepimizin ortak gururudur.
Makedonya'nın bağımsızlığını kazandığı tarihten bu yana siyasi ilişkilerimizin giderek güçlendiğini memnuniyetle vurgulamak istiyorum.
Makedonya Cumhuriyeti'nin bağımsızlığını, anayasal adını ve Makedonya ulusunun varlığını tanıyan ilk devlet Türkiye olmuştur.
Bu, Balkanlarda uzun vadeli barış ve istikrara hayati önem veren Türkiye için doğal bir tutumdur.
Üst düzey ziyaretler, uluslararası platformlarda karşılıklı işbirliğimiz ve sahip olduğumuz ortak değerler, sağlam temellere dayanan ilişkilerimizin aydınlık bir geleceğe taşınacağının göstergeleridir.
Bildiğiniz üzere, geçtiğimiz ay iki ülke arasında İkili İlişkilerin Güçlendirilmesine yönelik bir "Strateji Belgesi" imzalanmıştır.
Bu hayati önemdeki belge, başta siyasi, ekonomik ve kültürel konular olmak üzere, her alanda mevcut işbirliğimizin ulaştığı ileri noktayı tespit etmekte ve gelecekte alacağı yönü göstermektedir.
İkili ilişkilerimizin parlamenter boyutu, ülkelerimiz ve halklarımız arasındaki bağların daha da güçlendirilmesine katkıda bulunmaktadır.
Türk halkında ve onun temsilcisi olan Parlamentomuzda Makedonya'ya karşı çok derin bir sevgi vardır.
Bunun en önemli kanıtı, parlamentomuzda oluşturulan Makedonya Dostluk Grubu'na 546 milletvekilimizden 369'unun üye olmasıdır.
Parlamenter diplomasinin yeni görevler üstlendiği bu çağda, Türkiye ile Makedonya Parlamentoları arasında gerek üst düzey, gerek teknik nitelikli ziyaretlerin karşılıklı ve düzenli olarak gerçekleştirilmesi memnuniyet vericidir.
Sayın Başkan,
Saygıdeğer Milletvekilleri,
Küreselleşme sürecinde ekonomik ve ticari işbirliğimiz hızla artmaktadır.
Makedonya bugün yabancı ülkelerden yatırımları çekmeyi başaran istikrarlı bir ülkedir.
Coğrafi yakınlığın da sağladığı avantajlardan yararlanan Türk girişimcileri bu ülkedeki potansiyeli değerlendirmeyi arzulamaktadır.
Gerçek potansiyelini yansıtmadığını düşündüğüm ekonomik ve ticari işbirliğimizi daha ileri düzeylere götürebileceğimizden ve Türkiye'nin yakın bir gelecekte Makedonya'nın ekonomik partneri olarak üst sıralarda yer alacağından kuşku duymuyorum.
Türkiye Cumhuriyeti, Makedonya'nın ekonomik ve sosyal kalkınmasına yardımcı olmak amacıyla, Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi (TİKA) aracılığıyla, ayırım gözetmeksizin bu ülkedeki tüm insanlara hizmet eden altyapı, tarım ve eğitim projelerine imza atmaktadır.
Ülkelerimiz arasında kuşkusuz derin kültürel bağlar mevcuttur.
Makedonya'da halen ayakta kalan Osmanlı Türk mimari eserlerinin sayısı 500'e yakındır.
Bu eserlerin aslına uygun olarak korunması, Makedonya'nın kültürel mirasının geleceğe taşınması için çok önemlidir.
Önümüzdeki dönemde Türkiye ve Makedonya karşılıklı olarak kültür merkezleri tesis edecektir.
Türk edebiyatının Yahya Kemal gibi önemli isimlerinin bu topraklarda yetişmiş olmaları bizleri Makedonya'ya yakınlaştıran önemli gönül bağlarıdır.
TBMM'de 5 dönem milletvekilliği görevinde bulunan ve babası Nişli İbrahim Naci'nin de Üsküp Belediye Başkanlığı yapmış olan ünlü Türk şairi Yahya Kemal Beyatlı, doğduğu şehir Üsküp'e hasret ve sevgisini "Kaybolan Şehir" adlı şiirinde şöyle ifade eder:
"Kalbimde bir hayali kalıp kaybolan şehir!
Ayrılmanın bıraktığı hicran derindedir!
Çok sürse ayrılık, aradan geçse çok sene,
Biz sende olmasak bile, sen bizdesin gene."
diyerek bu sevgiyi ve özlemi anlatmaktadır.
Türkiye Cumhuriyeti ile Makedonya Cumhuriyeti arasında her alanda mevcut dostluk ilişkilerinin temel köprüsü kuşkusuz insani bağlarımızdır.
Bildiğiniz üzere, Makedonya'daki üçüncü büyük etnik grup Türk toplumudur.
Geçtiğimiz yüzyıl boyunca Makedonya'dan Türkiye'ye göç etmiş olan ve halen bu topraklarla yoğun ilgileri bulunan vatandaşlarımızın sayısını tahmin etmek zordur.
Buralardan göç ederek Türkiye'ye gelen ve soyad olarak Kalkandelen, Köprülü, Kumanovo gibi bu güzel ülkenin şehirlerini kalplerinde yaşatan aileler vardır.
Makedonya'daki Türkler, bu ülkenin temel taşlarından biridir.
Devletlerine sadakatle bağlı ve diğer toplumlarla kardeşçe yaşayan Makedonyalı Türkler, kendi dillerine, kültür miraslarına ve kimliklerine sahip çıkarak, bu güzel ülkenin zenginliğine katkıda bulunmaktadırlar.
Mevcut yasama döneminde Meclisinizde bir Türk milletvekili bulunmaktadır.
Kendisinin Makedonya Türklerini bu yüce kurumda temsil etmesi gurur vericidir.
Diğer yandan, Makedonya Hükümetinde bir Türk Bakan bulunması da ayrıca mutluluk ve onur verici bir durumdur.
Makedonya'yı ziyaretim, mutlu bir şekilde 21 Aralık Türklerin Milli Günü ve Türkçe Eğitim Bayramı'na tesadüf etmiştir.
Dün coşkuyla kutlanan bu bayrama Makedonya Cumhuriyeti Hükümetinin de büyük destek sağlamış olmasından memnuniyet ve şükran duymaktayım.
Sayın Başkan,
Saygıdeğer Milletvekilleri,
Makedonya Cumhuriyeti'nin biran önce Avrupa-Atlantik kurumlarıyla bütünleşmesi en doğal hakkıdır.
Makedonya günümüzde, güvenlik üreten, bölgesinde ve ötesinde barış ve istikrarın korunmasına katkıda bulunan bir devlet haline gelmiştir.
Makedonya NATO'da yer almayı hak ettiği gibi, Avrupa Birliği'yle de ortak geleceğe sahiptir.
Türkiye, Makedonya'nın NATO'ya üyeliğini güçlü ve samimi şekilde desteklemiştir.
Makedonya NATO üyeliği için tüm koşulları fazlasıyla yerine getirmiştir.
Buna rağmen, NATO Bükreş Zirvesi'nde Makedonya'nın İttifak üyeliğine davet edilmemesini büyük bir haksızlık olarak değerlendiriyoruz.
1952'den bu yana NATO'ya üye olan, bu kuruluşu Avrupa-Atlantik güvenliğinin temel unsuru olarak gören ve açık kapı politikasını samimiyetle destekleyen Türkiye için Makedonya'nın üyeliğinin gerçekleşememesi hayal kırıklığı yaratmıştır.
Makedonya Cumhuriyeti'nin en kısa sürede, kendi halkının benimseyeceği bir şekilde NATO'ya üye olacağına inanıyorum.
Bu konuda Makedonya'ya verdiğimiz kararlı destek devam edecektir.
Avrupa Birliği'ne üyelik, ülkelerimizin ortak hedefidir.
Son yıllarda hızlanan reformlarımızı kararlılıkla sürdürmekteyiz.
Devam eden üyelik müzakerelerinde bugüne dek bir fasıl tamamlanmış, 10 fasılda müzakereler açılmıştır.
Makedonya'nın AB yolunda attığı adımlar memnuniyet vericidir.
Makedonya'nın üyelik sürecinin önündeki engellerin kaldırılarak, biran önce müzakerelere başlanacağına ve bu süreçte başarıyla yol alacağına inanıyorum.
Sayın Başkan,
Sayın Milletvekilleri,
Uluslararası platformlardaki işbirliğimiz tabii ki tek yönlü bir destek niteliği taşımamaktadır.
Makedonya Cumhuriyeti, Türkiye'nin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi 2009-2010 dönemi geçici adaylığını desteklemiştir.
Huzurunuzda bu konuda şükranlarımızı bir kez daha ifade etmek isterim.
Sayın Başkan,
Makedonya Meclisi'nin Değerli Üyeleri,
Dünya tarihinde ve özellikle Avrupa siyasi sahnesinde önemli rol oynayan Balkanlar, Türkiye'nin dış politikasında özel bir konuma sahiptir.
Tarihi ve kültürel dokuyla güçlenen ilişkilerimiz Balkanları ülkemiz açısından ayrıcalıklı kılmakta, Türkiye'nin de Balkanlar'ın ayrılmaz bir parçası olarak değerlendirilmesine imkân sağlamaktadır.
Bugün de Balkanlar dünya gündeminin merkezinde bulunmaya devam etmektedir.
Kosova'nın bağımsızlık ilanından sonra bölgede bir dönem kapanmış, yeni bir sayfa açılmıştır.
Makedonya Cumhuriyeti'nin, Kosova'yı tanımış olması çok önemli bir karardır.
Makedonya, komşu ülke Kosova'daki gelişmeleri Türkiye gibi yakından takip etmektedir.
Kosova'nın da biran önce toprak bütünlüğünü pekiştirerek istikrara kavuşmasını diliyoruz.
Bu karmaşık coğrafyada etnik ve kültürel çeşitlilik korunmalı, ancak etnik farklılıklar bölünmelere ve yeni sınırlara yol açmamalıdır.
Makedonya, karmaşık Balkan coğrafyasında etnik barış konusunda yaşadığı sorunları aşmış, başarılı ve örnek bir ülke konumundadır.
Makedonya'da çok etnili toplumun işleyişi günümüzde Ohri Çerçeve Anlaşmasıyla düzenlenmektedir.
Bu anlaşma, Makedonya'daki tüm halkların haklarını korumaya yönelik hayati bir adım olup, uygulanmasında atılan adımlar uluslararası toplum tarafından yakından ve takdirle izlenmektedir.
Bu bağlamda en önemli ilkelerden biri, "hakça temsil", yani tüm halkların nüfus oranlarına uygun şekilde kamu kurumlarında, güvenlik güçlerinde ve silahlı kuvvetlerde istihdam edilmeleridir.
Gerekli önlemleri almak, Makedonya Cumhuriyeti devletinin sorumluluğudur.
Bu durumda tüm halkların, diğer kamu kurumlarında olduğu gibi, en yüce kurum olan bu Meclis'te de hakça temsilleri için aktif adımlar atılması, kanaatimce Ohri Çerçeve Anlaşması'nın ruhuyla uyumludur.
Bu durumun Makedonya Cumhuriyeti'nde de değerlendirilmekte olmasından memnuniyet duyuyorum.
Sayın Başkan,
Saygıdeğer Milletvekilleri,
Parlamentolararası ilişkiler, esasında iki ulus, iki halk arasındaki bağları temsil etmektedir.
Makedonya'yı ziyaretimde bir kez daha gördüm ki bizler, birbirlerini iyi tanıyan halkları temsil etmekteyiz.
Bu nedenle Meclisinizde Türk Milleti adına sizlere hitap etmekten gurur duymaktayım.
Türkiye-Makedonya dostluğu güçlenerek gelişecektir.
Zira Türk ve Makedonya halkları tarihten gelen bağlarla birbirlerinin kardeşidir.
Makedonya halkını temsil eden sizlere, yüce Makedonya Meclisine en derin saygılarımı sunarım.
Neka e veçno Tursko-Makedonskoto bratstıvo i priyatelstıvo.
|
|
|
|
|