|
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ TUTANAK DERGİSİ
5'inci Birleşim 16 Ekim 2014 Perşembe
(TBMM Tutanak Hizmetleri Başkanlığı tarafından hazırlanan bu Tutanak Dergisi'nde yer alan ve kâtip üyeler tarafından okunmuş bu-lunan her tür belge ile konuşmacılar tarafından ifade edilmiş ve tırnak içinde belirtilmiş alıntı sözler aslına uygun olarak yazılmıştır.)
İÇİNDEKİLER
I.- GEÇEN TUTANAK ÖZETİ II.- GELEN KÂĞITLAR III.- YOKLAMALAR IV.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR A) Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları 1.- Kocaeli Milletvekili Mehmet Hilal Kaplan'ın, Kocaeli'nde yaşanan sağlık sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşması 2.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, Orta Anadolu Bölgesi'ndeki büyük kuraklığın sonuçları ve alınması gereken tedbirlere ilişkin gündem dışı konuşması ve Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu'nun cevabı 3.- İstanbul Milletvekili Şafak Pavey'in, kız çocukları ve savaşa ilişkin gündem dışı konuşması V.- SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR 1.- Kocaeli Milletvekili Haydar Akar'ın, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu'nun gündem dışı konuşmaya cevabı sırasında şahsına sataşması nedeniyle konuşması 2.- Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın'ın, Malatya Milletvekili Veli Ağbaba'nın HDP grup önerisi üzerinde yaptığı konuşması sırasında Adalet ve Kalkınma Partisine sataşması nedeniyle konuşması 3.- İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi'nin, Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın'ın sataşma nedeniyle yaptığı ko-nuşması sırasında Cumhuriyet Halk Partisine sataşması nedeniyle konuşması 4.- Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın'ın, İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi'nin sataşma nedeniyle yaptığı ko-nuşması sırasında Adalet ve Kalkınma Partisine sataşması nedeniyle konuşması 5.- İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi'nin, Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın'ın sataşma nedeniyle yaptığı ko-nuşması sırasında şahsına sataşması nedeniyle konuşması 6.- Malatya Milletvekili Veli Ağbaba'nın, Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın'ın sataşma nedeniyle yaptığı konuşması sırasında şahsına sataşması nedeniyle konuşması 7.- Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın'ın, Malatya Milletvekili Veli Ağbaba'nın sataşma nedeniyle yaptığı konuşması sırasında Adalet ve Kalkınma Partisine sataşması nedeniyle konuşması 8.- İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi'nin, Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar'ın HDP grup önerisi üzerinde yaptığı konuşması sırasında Cumhuriyet Halk Partisine ve CHP Grup Başkanına sataşması nedeniyle konuşması 9.- Hakkâri Milletvekili Adil Zozani'nin, Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar'ın HDP grup önerisi üzerinde yaptığı konuşması sırasında şahsına sataşması nedeniyle konuşması 10.- Bingöl Milletvekili İdris Baluken'in, Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar'ın HDP grup önerisi üzerinde yaptığı konuşması sırasında şahsına sataşması nedeniyle konuşması 11.- Iğdır Milletvekili Pervin Buldan'ın, Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar'ın HDP grup önerisi üzerinde yaptığı konuşması sırasında HDP Grubuna sataşması nedeniyle konuşması 12.- İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi'nin, Malatya Milletvekili M. Mücahit Fındıklı'nın MHP grup önerisi üze-rinde yaptığı konuşması sırasında CHP Grup Başkanına sataşması nedeniyle konuşması 13.- Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın'ın, İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi'nin sataşma nedeniyle yaptığı konuşması sırasında AK PARTİ Grubu eski Başkanına sataşması nedeniyle konuşması
VI.- AÇIKLAMALAR |
| 1.- Bursa Milletvekili Hüseyin Şahin'in, Bursa'nın İnegöl ilçesindeki mobilya üretimine ilişkin açıklaması
2.- İstanbul Milletvekili Abdullah Levent Tüzel'in, son günlerde yaşanan toplumsal olaylarda hayatını kaybedenler için başsağlığı dilediğine ve halkı âdeta provoke eden bir politika ve yönetim anlayışının terk edilmesi gerektiğine ilişkin açıklaması 3.- İstanbul Milletvekili Mihrimah Belma Satır'ın, İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi'nin 16 Ekim 2014 Çarşamba günkü 4'üncü Birleşimde yaptığı açıklamasına ilişkin açıklaması 4.- Osmaniye Milletvekili Hasan Hüseyin Türkoğlu'nun, son yıllarda Türk sporunda yaşanan başarısızlık ile skandalların top-lumumuzu derinden üzdüğüne ve Hükûmetin bu konuda tedbir alması gerektiğine ilişkin açıklaması 5.- Adana Milletvekili Ali Halaman'ın, Adana'da orman vasfını kaybetmiş bölgelerin durumuna ilişkin açıklaması 6.- Bursa Milletvekili İlhan Demiröz'ün, 16 Ekim Dünya Gıda Günü'ne ilişkin açıklaması 7.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, Doğu Türkistan'da yaşanan insanlık dramı nedeniyle başta Türkiye olmak üzere bütün dünyanın ayağa kalkması gerektiğine ve Çin devletinin saldırılarını kınadığına ilişkin açıklaması 8.- Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı'nın, memur ve emeklilere enflasyon farkı ödenmesi gerektiğine ilişkin açıklaması 9.- Diyarbakır Milletvekili Cuma İçten'in, Kobani olayları nedeniyle Diyarbakır'da yaşanan olaylara ilişkin açıklaması 10.- Muğla Milletvekili Tolga Çandar'ın, Bafa Gölü'ndeki kirlilik, Bodrum Su Projesi ve Dörttepe Ovası'ndaki tuzlanmayla ilgili bilgi almak istediğine ilişkin açıklaması 11.- Mersin Milletvekili Ali Öz'ün, Mersin'in Aydıncık ve Gülnar ilçelerinde meydana gelen doğal afetlere bağlı olarak çiftçi-lerin yaşadığı mağduriyete, okul müdürü atamalarına ve yurt bulamayan öğrencilerin durumuna ilişkin açıklaması 12.- İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal'ın, 16 Ekim Dünya Gıda Günü'ne ilişkin açıklaması 13.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, birçok ilde yer altı madeni veya kömürü çıkaran işletmelerin kapatılması nedeniyle iş-çilerin işsiz kaldığına ve bu konunun çözümü için Hükûmeti ve Türkiye Büyük Millet Meclisini göreve davet ettiğine ilişkin açıklaması 14.- İstanbul Milletvekili Haluk Eyidoğan'ın, İstanbul'da yapılması planlanan kanal projesiyle ilgili Orman ve Su İşleri Baka-nının düşüncelerini öğrenmek istediğine ilişkin açıklaması 15.- Edirne Milletvekili Kemal Değirmendereli'nin, Ergene Havzası'yla ilgili son gelişmeleri öğrenmek istediğine ilişkin açıklaması 16.- Antalya Milletvekili Gürkut Acar'ın, Atatürk Orman Çiftliği içerisinde yapılan ve Cumhurbaşkanlığınca kullanılan binaların maliyeti ve kesilen ağaçlarla ilgilli bilgi almak istediğine ilişkin açıklaması 17.- Balıkesir Milletvekili Haluk Ahmet Gümüş'ün, Kaz Dağlarında yapılması düşünülen HES projelerine ilişkin açıklaması 18.- Ankara Milletvekili Gökhan Günaydın'ın, 16 Ekim Dünya Gıda Günü'ne ve Türkiye'deki su yönetimine ilişkin açıklaması 19.- Diyarbakır Milletvekili Oya Eronat'ın, Kobani olayları nedeniyle Diyarbakır'da yaşanan olaylara ilişkin açıklaması 20.- Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan'ın, Artvin Orman Bölge Müdürlüğünün Artvin'de yapılacak maden çıkarma çalış-masının ormana ve bitki örtüsüne zarar vereceğine ilişkin yazısının değiştirilmesiyle ilgili soruşturma açılıp açılmayacağını öğrenmek istediğine ilişkin açıklaması 21.- İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi'nin, sataşma nedeniyle yaptığı konuşması sırasında, Cumhurbaşkanına ha-karette bulunmadığına ve böyle bir düşünce ve duygunun da aklından geçmediğine ilişkin açıklaması 22.- Kayseri Milletvekili Yusuf Halaçoğlu'nun, Malatya Milletvekili M. Mücahit Fındıklı'nın MHP grup önerisi üzerinde yaptığı konuşmasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması 23.- Malatya Milletvekili M. Mücahit Fındıklı'nın, Kayseri Milletvekili Yusuf Halaçoğlu'nun yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması 24.- Karabük Milletvekili Mehmet Ali Şahin'in, İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi'nin sataşma nedeniyle yaptığı konuşmasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması 25.- İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi'nin, Manisa Milletvekili Muzaffer Yurttaş'ın CHP grup önerisi üzerinde yaptığı konuşmasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması 26.- Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak'ın, Manisa Milletvekili Uğur Aydemir'in CHP grup önerisi üzerinde yaptığı konuşma-sındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması VII.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI A) Meclis Araştırması Önergeleri 1.- Diyarbakır Milletvekili Altan Tan ve 20 milletvekilinin, 28 Şubat 1997 sürecinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/1067) |
| 2.- Kars Milletvekili Mülkiye Birtane ve 20 milletvekilinin, benzin, doğal gaz ve elektrik başta olmak üzere tüketim ürünlerine yapılan yüksek zamların gerçek sebeplerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/1068)
3.- Diyarbakır Milletvekili Altan Tan ve 21 milletvekilinin, Mardin Artuklu Üniversitesinin seçmeli Kürtçe dersi tezsiz yüksek lisans programına kesin kayıt yaptıran 500 adayın kontenjan sayılarının 250'ye düşürülmesi ve formasyonu olmayan adaylara formasyon izni verilmeyecek olmasının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/1069) B) Tezkereler 1.- Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanlığının, 3/6/2014 tarihinde TBMM Başkanlığına sunulan, 6/6/2014 tarihinde de tali ko-misyon olarak Adalet Komisyonuna, esas komisyon olarak da Plan ve Bütçe Komisyonuna havale edilen (2/2209) esas numaralı, İstanbul Milletvekili Aydın Ağan Ayaydın'ın 2802 Sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi'nin, İç Tüzük'ün 34'üncü maddesinin birinci fıkrası hükmü gereğince Adalet Komisyonunun ihtisas alanıyla ilgili olduğundan Adalet Komisyonuna havale edilmesini arz ettiğine ilişkin tezkeresi (3/1606) 2.- (10/937, 938, 939, 940, 941, 942, 943, 944, 945, 946, 947) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonu Başkanlığının, görev süresinin Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 105'inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 21/10/2014 tarihinden itibaren bir ay uzatılmasına ilişkin tezkeresi (3/1611)
VIII.- ÖNERİLER A) Siyasi Parti Grubu Önerileri 1.- HDP Grubunun, Grup Başkan Vekili Iğdır Milletvekili Pervin Buldan tarafından, yüz on altı yıllık geçmişi olan Kürt bası-nının 20'nci yüzyılın son çeyreğinde halkların doğru haber almasının mahkemeyle, öldürmeyle, toplatmayla engellenmesi ve ülke tarihinin karanlık sayfaları arasında yer alan Kürt basın emekçilerinin katledilmelerinin araştırılması amacıyla 24/6/2014 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına verilmiş olan Meclis araştırması önergesinin, Genel Kurulun 16 Ekim 2014 Perşembe günkü birleşiminde sunuşlarda okunmasına ve ön görüşmelerinin aynı günkü birleşimde yapılmasına ilişkin önerisi 2.- MHP Grubunun, Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu ve arkadaşları tarafından, elektrik ve doğal gaz zamlarının olumsuz etkilerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla 14/1/2013 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına verilmiş olan Meclis araştırması önergesinin, Genel Kurulun 16 Ekim 2014 Perşembe günkü birleşiminde sunuşlarda okunmasına ve ön görüşmelerinin aynı günkü birleşimde yapılmasına ilişkin önerisi 3.- CHP Grubunun, Türkiye Büyük Millet Meclisi gündeminin "Genel Görüşme ve Meclis Araştırması Yapılmasına Dair Ön-görüşmeler" kısmında yer alan, Manisa Milletvekili Hasan Ören ve 26 milletvekili tarafından, çekirdeksiz kuru üzüm üreticilerinin so-runlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına verilmiş olan Meclis araştırması önergesinin (10/454) ön görüşmelerinin, Genel Kurulun 16 Ekim 2014 Perşembe günkü birleşiminde yapılmasına ilişkin önerisi
IX.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER A) Kanun Tasarı ve Teklifleri 1.- Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekilleri İstanbul Milletvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş, Giresun Milletvekili Nurettin Canikli, Kahramanmaraş Milletvekili Mahir Ünal ve Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın'ın; Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünde Değişiklik Yapılmasına Dair İçtüzük Teklifi ile Tunceli Milletvekili Kamer Genç'in; Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında İçtüzük Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu (2/242, 2/80) (S. Sayısı: 156) 2.- Devlet Sırrı Kanunu Tasarısı ve Avrupa Birliği Uyum Komisyonu ile Adalet Komisyonu Raporları (1/484) (S. Sayısı: 287) 3.- Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapıl-masına Dair Kanun Tasarısı ile Kars Milletvekili Yunus Kılıç ve Amasya Milletvekili Avni Erdemir ile 79 Milletvekilinin; Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Raporu (1/937, 2/2229) (S. Sayısı: 615) 4.- Kırıkkale Milletvekili Ramazan Can'ın, Ceza Muhakemesi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve Adalet Komisyonu Raporu (2/2282) (S. Sayısı: 641) 5.- Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı ile Avrupa Birliği Uyum Komisyonu, Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu ile Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Raporları (1/488) (S. Sayısı: 240) 6.- Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölge Ofisi ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Türkiye'de Bir DSÖ Ülke Ofisi Kurulmasına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/879) (S. Sayısı: 578) |
| 7.- Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı ile Irak Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı Arasında Sağlık Alanında İşbirliğine Dair Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/391) (S. Sayısı: 31)
X.- OYLAMALAR 1.- (S. Sayısı: 578) Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölge Ofisi ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Türkiye'de Bir DSÖ Ülke Ofisi Kurulmasına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı'nın oylaması XI.- YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI 1.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, Fethullah Gülen Cemaatine karşı hazırlandığı iddia edilen eylem planı kapsamında yapılan işlemlere ilişkin sorusu ve Millî Savunma Bakanı İsmet Yılmaz'ın cevabı (7/48227) 2.- İstanbul Milletvekili Celal Adan'ın, Edirne'nin ekonomik gelişmişlik seviyesinin artırılması adına yürütülen çalışmalar ve yapılan yatırımlara ilişkin Başbakan'dan sorusu ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehmet Mehdi Eker'in cevabı (7/48262) 3.- Burdur Milletvekili H. Hami Yıldırım'ın, İstanbul'da Afete Yönelik Acil Eylem Planına uygun hareket edilmediği iddialarına ilişkin sorusu ve Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş'un cevabı (7/48691) 4.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri'nin, 2002-2014 yılları arasında işsizlik sigortası için başvuruda bulunan kimselerin eğitim durumlarına ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'in cevabı (7/48950) 5.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri'nin, 2002-2014 yılları arasında işsizlik sigortası için başvuruda bulunan kimselerin sayısına ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'in cevabı (7/48951) 6.- Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan'ın, gazilik haklarından faydalanamayanlara ilişkin sorusu ve Millî Savunma Bakanı İsmet Yılmaz'ın cevabı (7/49969) 7.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu'nun, Yunanistan'ın Ege'deki bazı adalara karakol kurduğu iddiasına ilişkin sorusu ve Millî Savunma Bakanı İsmet Yılmaz'ın cevabı (7/50199) 8.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, Ege Denizi'ndeki egemenliği belirsiz adacık ile kayalıklara ve Yunanistan'ın bunlar üzerindeki faaliyetlerine ilişkin sorusu ve Millî Savunma Bakanı İsmet Yılmaz'ın cevabı (7/50201) 9.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu'nun, 2004-2014 yılları arasında başka şirketler üzerinden yurt dışında is-tihdam edilen personelin ülkelere göre dağılımına, 2004-2014 yılları arasında yurt dışında istihdam edilen personel için yapılan giderlere, 2004-2014 yılları arasındaki otopark kiralama giderlerine, İlişkin soruları ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın cevabı (7/50263), (7/50270),(7/50272) 10.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu'nun, 1 Ocak 2002 tarihi itibarıyla bağlı kurum ve kuruluşların sahibi olduğu taşınmazlara, 2004-2014 yılları arasında tamir işlerine ödenen tutarlara, 30 Haziran 2014 tarihi itibarıyla bağlı kurum ve kuruluşların sahibi olduğu taşınmazlara, 2004-2014 yılları arasında kiraya verilen binalardan elde edilen gelirlere, İlişkin soruları ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın cevabı (7/50264), (7/50265), (7/50266), (7/50271) 11.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu'nun, 2004-2014 yılları arasındaki temsil ve ağırlama giderlerine, 2004-2014 yılları arasındaki teçhizat alımlarına, İlişkin soruları ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın cevabı (7/50267), (7/50273) 12.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu'nun, 2004-2014 yılları arasında hizmet alım sözleşmesi imzalanan firmalara ve ödenen tutarlara ilişkin sorusu ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın cevabı (7/50269) 13.- Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı'nın, Konya'da Suriyeli sığınmacılardan kaynaklanan sorunlara ilişkin Başbakan'dan sorusu ve Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş'un cevabı (7/50494) 14.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri'nin, 2002-2014 yılları arasında bağlı kurum ve kuruluşlar tarafından yurt dışından satın alınan mal ve hizmetlere, 2002-2014 yılları arasında bağlı kurum ve kuruluşların seyahat giderlerine, İlişkin soruları ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın cevabı (7/50502), (7/50503) 15.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri'nin, 2002-2014 yılları arasında Bakanlık ile bağlı kurum ve kuruluşlar tarafından alınan medya ve tanıtım hizmetlerine, 2002-2014 yılları arasında Bakanlık ile bağlı kurum ve kuruluşlar tarafından alınan insan kaynakları hizmetlerine, 2002-2014 yılları arasında Bakanlık ile bağlı kurum ve kuruluşlar tarafından alınan yemek hizmetlerine, |
| 2002-2014 yılları arasında Bakanlık ile bağlı kurum ve kuruluşlar tarafından alınan lobi ve tanıtım hizmetlerine,
- Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka'nın, 2011-2013 yılları arasında Bakanlık ile bağlı ve ilgili kuruluşların Ankara'da ger-çekleştirdikleri yatırımlara, - İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu'nun, 2002-2014 yılları arasında Bakanlık ile bağlı kurum ve kuruluşlar per-sonelinden maaşında icra takibi ve haciz olanlara, - Osmaniye Milletvekili Hasan Hüseyin Türkoğlu'nun, Osmaniye ilinde tarım sigortası yaptıran çiftçi sayısına ve tarım sigor-tasından yararlanmak için yapılan müracaatlara, İlişkin soruları ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehmet Mehdi Eker'in cevabı (7/50851), (7/50852), (7/50853), (7/50854), (7/50855), (7/50857), (7/50858), 16.- Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka'nın, belediye statüsünü kaybederek mahalleye dönüşen beldelerden kaç tanesinde Bakanlık, bağlı ve ilgili kuruluşların şubesi ve alt birimi olduğuna ilişkin sorusu ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehmet Mehdi Eker'in cevabı (7/50856) 17.- Balıkesir Milletvekili Ayşe Nedret Akova'nın, kaçak zeytinyağı kullanımı ile ilgili denetimlere, - İstanbul Milletvekili Abdullah Levent Tüzel'in, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunun bir personel alım ilanını iptal etmesine, - İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal'ın, gıda fiyatlarındaki artışa, - Amasya Milletvekili Ramis Topal'ın, Toprak Mahsulleri Ofisinin üreticiyi zor durumda bıraktığı iddiasına, - İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu'nun, 2004-2014 yılları arasında bağlı kurum ve kuruluşların kiraya verdiği binalardan elde ettiği gelirlerin toplamına, 2004-2014 yılları arasında bağlı kurum ve kuruluşların otopark alanları kiralanması için gerçek kişilere ve firmalara yaptığı ödemelere, 2004-2014 yılları arasında bağlı kurum ve kuruluşların teknik malzeme ve teçhizat alımları için yaptıkları ödemelere, 2004-2014 yılları arasında bağlı kurum ve kuruluşların tamir ve tadilat işleri için hangi firmalara ne kadar ödeme yaptığına, 2004-2014 yılları arasında bağlı kurum ve kuruluşların tüm temsil ve ağırlama giderlerinin toplam tutarına, 2004-2014 yılları arasında bağlı kurum ve kuruluşların hizmet alım sözleşmesi imzaladığı firmalara yaptığı ödemelere, 1 Ocak 2002 tarihi itibarıyla bağlı kurum ve kuruluşların sahibi olduğu taşınmazların listesine, 30 Haziran 2014 tarihi itibarıyla bağlı kurum ve kuruluşların sahibi olduğu taşınmazların listesine, 2004-2014 yılları arasında bağlı kurum ve kuruluşların yurt dışında istihdam ettiği personeller için yaptığı tüm giderlerin tutarına, 2004-2014 yılları arasında bağlı kurum ve kuruluşların yurt dışında kiraladığı gayrimenkullere, 2004-2014 yılları arasında bağlı kurum ve kuruluşların yurt dışında istihdam ettiği personellerin ülkelere göre dağılımına, - Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka'nın, 2011-2014 yılları arasında Bakanlık tarafından gerçekleştirilen iletişim ve haberleşme giderlerine ve makamlara tahsis edilen cep ve araç telefonlarına, 2011-2014 yılları arasında Bakanlık tarafından kiralanan binalara, 2013-2014 yılları arasında Bakanlık ile üniversiteler arasında gerçekleştirilen projelere, - İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu'nun, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki elektrik kesintilerine ve çiftçinin zarar gördüğü iddialarına, İlişkin soruları ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehmet Mehdi Eker'in cevabı (7/51044), (7/51045), (7/51046), (7/51047), (7/51048), (7/51049), (7/51050), (7/51051), (7/51052), (7/51053), (7/51054), (7/51055), (7/51056), (7/51057), (7/51058), (7/51059), (7/51060), (7/51061), (7/51062) 18.- Ankara Milletvekili Levent Gök'ün, Ankara'nın Elmadağ ilçesinde meydana gelen sel sebebiyle zarar gören üreticilere, - Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Ayhan'ın, ziraat fakültesi mezunlarının istihdam sorununa ve Bakanlıkta çalışan ziraat mühendisi sayısına, İlişkin soruları ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehmet Mehdi Eker'in cevabı (7/51255), (7/51256) 19.- İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal'ın, temel gıda ürünlerine zam yapılacağı iddiasına, - Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman'ın, Bursa'nın İznik ilçesindeki çiftçilere mahsul kayıplarına rağmen devlet desteklemesi yapılmadığı iddiasına, İlişkin soruları ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehmet Mehdi Eker'in cevabı (7/51392) (7/51393) |
| 20.- Adana Milletvekili Osman Faruk Loğoğlu'nun, 2013 yılında Türkiye'nin yardım yaptığı ülke ve gruplara ilişkin Başba-kan'dan sorusu ve Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş'un cevabı (7/51495)
21.- Denizli Milletvekili Adnan Keskin'in, üzüm üreticilerinin sorunlarına ve şarap satışından alınan vergilere, - Burdur Milletvekili Ramazan Kerim Özkan'ın, Bakanlığa on bin yeni atama için kadro verilmesine, - İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu'nun, Toprak Mahsulleri Ofisine verilen buğday, arpa, mısır ve pirinç ithal etme yetkisine, İlişkin soruları ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehmet Mehdi Eker'in cevabı (7/51539), (7/51540), (7/51541) 22.- Antalya Milletvekili Gürkut Acar'ın, soru önergeleri ile ilgili çeşitli verilere ve soru önergelerine verilen cevapların uy-gunluğuna ilişkin sorusu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekili Sadık Yakut'un cevabı (7/51849) 23.- Ankara Milletvekili Levent Gök'ün, TBMM yerleşkesindeki binalarda görme engelli ziyaretçilerin karşılaştığı bir soruna ilişkin sorusu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekili Sadık Yakut'un cevabı (7/51851) 24.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, sözlü soru önergeleri ile ilgili çeşitli verilere ve sözlü soru önergelerinin cevaplandı-rılmamasına ilişkin sorusu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekili Sadık Yakut'un cevabı (7/51853) 25.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, yazılı soru önergeleri ile ilgili çeşitli verilere ve yazılı soru önergelerinin cevaplandı-rılmamasına ilişkin sorusu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekili Sadık Yakut'un cevabı (7/51854) 16 Ekim 2014 Perşembe BİRİNCİ OTURUM Açılma Saati: 14.00 BAŞKAN: Başkan Vekili Şükran Güldal MUMCU KÂTİP ÜYELER: Mine LÖK BEYAZ (Diyarbakır), Fehmi KÜPÇÜ (Bolu) ----0---- BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 5'inci Birleşimini açıyorum. III.- YOKLAMA BAŞKAN - Elektronik cihazla yoklama yapacağız. Yoklama için üç dakika süre veriyorum. (Elektronik cihazla yoklama yapıldı) BAŞKAN - Toplantı yeter sayısı yoktur. On dakika ara veriyorum. Kapanma saati:14.04 İKİNCİ OTURUM Açılma Saati: 14.16 BAŞKAN: Başkan Vekili Şükran Güldal MUMCU KÂTİP ÜYELER: Mine LÖK BEYAZ (Diyarbakır), Fehmi KÜPÇÜ (Bolu) ----0---- |
| BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 5'inci Birleşiminin ikinci Oturumunu açıyorum.
III.- YOKLAMA BAŞKAN - Açılışta yapılan yoklamada toplantı yeter sayısı bulunamamıştı. Şimdi yoklama işlemini yineleyeceğim. Üç dakika süre veriyorum. (Elektronik cihazla yoklama yapıldı) BAŞKAN - Toplantı yeter sayısı vardır, görüşmelere başlıyoruz. Gündeme geçmeden önce üç sayın milletvekiline gündem dışı söz vereceğim. Gündem dışı ilk söz, Kocaeli'nde yaşanan sağlık sorunları hakkında söz isteyen Kocaeli Milletvekili Mehmet Hilal Kaplan'a aittir. Buyurunuz Sayın Kaplan. (CHP sıralarından alkışlar) IV.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR A) Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları 1.- Kocaeli Milletvekili Mehmet Hilal Kaplan'ın, Kocaeli'nde yaşanan sağlık sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşması MEHMET HİLAL KAPLAN (Kocaeli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. Kocaeli 1 milyon 650 bin nüfusuyla 14 organize sanayi bölgesine sahip, Türkiye'de sanayinin başkenti durumundadır. Bu konumuyla İstanbul'dan sonra ulusal gelire en çok katkı veren ildir. Sağlık alanında; 1 tıp fakültesi, 3'ü A sınıfı olmak üzere 12 özel hastane, 1'i eğitim ve araştırma hastanesi olmak üzere 10 adet devlet hastanesi vardır. Değerli milletvekilleri, bunu neden anlatıyorum, neden bunları sıralıyorum? Bazı illere nispet olsun diyerek değil. Ağustos ayında, tüm bu yukarıdaki olanaklara rağmen, hepimize ibret olabilecek bir sağlık skandalını yaşadık Kocaeli'nde, sizlerle paylaşmak istiyorum. Kartepe ilçemizde 11 yaşındaki bir çocuğumuzun bisikletiyle oynarken parmağını bisikletin zincirine sıkıştırması sonrası, parmağı kopuyor. Üzücü olan taraf şu değerli milletvekilleri: Bu parmağı demin saydığım özelliklerden dolayı Kocaeli'nde diktiremedik. Hasta, kopan parmağıyla önce Kocaeli Devlet Hastanesine, yaklaşık bir-bir buçuk saat bekledikten sonra ilgili uzman doktorun olmayışı nedeniyle Tıp Fakültesi Hastanesine, bir-bir buçuk saat burada bekledikten sonra aynı gerekçeyle -ilgili uzmanın olmayışı nedeniyle- hasta kendi kaderine terk edildi. Gece yarısı hasta sahipleri beni aradı. Tıp Fakültesi Hastanesini, Gebze'de bulunan özel 2 tane hastaneyi; Medical Park ve Anadolu Sağlık Merkezi hastanesinin yetkililerini bu saatte aradım. Ne yazık ki bana verdikleri yanıtta "El cerrahisi yapacak uzman hekimle şu anda iletişim kuramadık." dediler. Aradan on-on iki saat geçtikten sonra bu hastamızın, bu çocuğumuzun parmağını, ne yazık ki İstanbul'da, Anadolu'nun karşı tarafında, Avrupa Yakası'nda bir özel hastanede diktirmek zorunda kaldık. Sayın Bakana ve sayın iktidar partisinin Kocaeli milletvekillerine soruyorum: Bu kentte, bu olanaklar dâhilinde bir parmağı diktiremiyorsak… Bu, önce sizin ayıbınız, sonra hepimizin ayıbı. Adamın parası olmasa bu parmak dikilmeyecek. İki yıl önce Sayın Sağlık Bakanıyla bir görüşme yaptım. Sayın Bakana dedim ki: Gebze bölgesi sanayinin yoğun olduğu bir yer. Bu bölgede iş kazaları nedeniyle -iş kazaları sık oluyor- uzuv kopmaları sık oluyor; bu uzuv kopmaları ve yaralanmalardan dolayı, bu bölgede, mikro el cerrahisinin olabileceği bir ünitenin kurulmasını istiyoruz. Aradan iki yıl geçti -Sayın Bakan yok burada, gerçi Orman ve Su İşleri Bakanımız var- ama hâlâ, Kocaeli'nde, bir parmağı yerine dikebilecek bir mikrocerrahinin olmaması hepimiz adına üzücü. |
| Sayın Bakanım -üzülerek ifade ediyorum- bu çocuğun parmağı geç dikildiğinden dolayı tutmadı, çocuğun bir parmağı eksik. Size soruyorum değerli milletvekilleri: Bunun sorumlusu kim? Bunun sorumlusu… Bu, öyle, Bakanlığın, devlet hastanesinin o günkü nöbetçi hekiminin bir inceleme başlatarak geçiştirilecek bir konu değil. Konu, hekimin olup olmayışı değil, bir sistem olayıdır. Bu sistemin ve organizasyonun ne yazık ki başı Sağlık Bakanlığıdır, eksiklik varsa önce Bakanlığın kendini gözden geçirmesi gerekiyor.
Çocuğun yaşadığı psikososyal travma da ayrıca bir başka noktadadır. Bakın, değerli milletvekilleri, bu konuda bir kanun teklifi verdim. Kocaeli bölgesinin özellikle Gebze bölgesinde sanayinin yoğun olması nedeniyle bu bölge mikrocerrahi ünitesinin de olabileceği, özellikle meslek hastalıkları hastanesinin oluşması açısından bir kanun teklifi verdim. Bununla ilgili bir yer sıkıntımız yok. Gebze'de bulunan 940 dönüm askerî arazi, askerin çıkmasıyla boşaldı, binasıyla beraber duruyor. Hükûmet yetkililerine ve Sayın Bakana buradan öneride bulunuyorum: Yeter ki bu konuda bir irade gösterin; gelin… Bu bölgede acil kazalarda, uzuv kopmalarında, fabrikalarda çıkan yangınlarda yananların, tekrar, yeni bir olumsuzluk yaratmaması açısından, meslek hastalıkları açısından bir hastanenin olması son derece zaruridir. Sayın Bakana… Bir başka konu da, Kocaeli'nin özellikle önemli sorunlarından bir tanesi de acillerin durumu. Gebze ve diğer ilçelerde bulunan devlet hastanelerinde, bir doktor bir günde ortalama 1.000-1.500 hastaya bakmaktadır. Geçenlerde Fatih Devlet Hastanesine gittim, hastanede bir doktorla görüşeyim dedim. Hastalar sedyede, yerlerde, doktora ulaşmak mümkün değil. Kendimi doktorun yerine koydum, bir çaresizlik içinde. (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı) MEHMET HİLAL KAPLAN (Devamla) - Değerli arkadaşlar, vaktimin olmayışı nedeniyle, Kocaeli'yle ilgili sağlık sorunlarını daha başka bir zaman anlatmaya devam edeceğim. Hepinize saygılar sunuyor, teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar) BAŞKAN - Teşekkür ederiz Sayın Kaplan. Gündem dışı ikinci söz, Orta Anadolu Bölgesi'ndeki büyük kuraklığın sonuçları ve alınması gereken tedbirler hakkında söz isteyen Tokat Milletvekili Reşat Doğru'ya aittir. Buyurunuz Sayın Doğru. (MHP sıralarından alkışlar) 2.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, Orta Anadolu Bölgesi'ndeki büyük kuraklığın sonuçları ve alınması gereken tedbirlere ilişkin gündem dışı konuşması ve Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu'nun cevabı REŞAT DOĞRU (Tokat) - Sayın Başkanım, önce söz verdiğiniz için teşekkür ederim. Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; küresel ısınmalara bağlı kuraklıklarla ilgili söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. Küresel ısınma dünyayı olduğu gibi ülkemizi de etkisi altına almıştır. Küresel ısınmadan en fazla etkilenen illerin başında Tokat, Sivas, Çorum, Amasya, Yozgat, Kastamonu, Ankara gibi Orta Anadolu Bölgesi'ndeki iller gelmektedir. Küresel ısınma ve sonucu kuraklık yıllar önce başlamış olup önümüzdeki yıllarda da bazı bölgelerde etkisini daha fazla artıracaktır. Bölgemiz ırmakların, derelerin varlığıyla su zengini gibi görünse de geçtiğimiz yıllar ve bu yıl yaşanan su sıkıntısı, sonuçta kuraklık ve üretim düşüklüğü herkesi mutlaka iyice düşündürmelidir. Küresel ısınmadan dolayı düzenli yağmur ve kar yağışı olmamaktadır. Ayrıca su kaynakları yeterli oranda değerlendirilemiyor. Doğal yapı bozuluyor. Kaynaklar da hoyratça ve hovardaca kullanılmaktadır. |
| Uzun süren kuraklıklar ve iklim felaketleri eski zamanlarda birçok uygarlığın sonunu da getirmiştir. Küresel ısınma değişikliklerinin etkisiyle büyük can ve mal kayıplarına yol açan meteorolojik afetler son elli yıl içerisinde maalesef 3 kat artmıştır. Ülkemizde birçok yerde seller, hortumlar, ani yağmur yağmaları, ani yıldırım düşmeleri ve sonucunda susuz kalınması gibi olaylarla karşı karşıyayız.
İklim değişiklikleri mevcut afetlerin sayısını, süresini ve şiddetini artırıyor. Meteorolojik afetlerden dolayı ekonomik kayıplar da katlanarak artıyor. Bu afetlerden dolayı sigorta kayıpları son yılda 15 kat artmıştır. Giderek daha fazla sel ve kuraklıkla karşılaşacağımız ortadadır. Daha fazla orman yangını, böceklenme olacak. Örneğin, sıcaklıkla beraber kene gibi böcek türlerinde çok ciddi manada artışlar görülüyor. Sivrisineklerin taşıdığı vektörel hastalıklar eskiye oranla daha fazla artmıştır. Ancak en tehlikelisi de afet ve kuraklıktır. Kuraklık sonucu tarım arazileri sulanamamakta, hatta evlerimizde kullanacak su bile bulamamaktayız. Ayrıca, nüfus ve sanayi, iklim değişikliği, kirlilik ve su havzalarında yapılanma nedeniyle su kalitesi bozulmaktadır. Sonuçta, kuraklık gelecekte bölgemizi ve ülkemizi büyük problemlerle baş başa bırakacaktır. Bütün bunlar için de başta yerel yönetimler olmak üzere hükûmetler kuraklıkla mücadele planları hazırlamalı ve uygulamaya geçmelidir. Uygulamada hiç taviz verilmemeli, devlet politikası hâline getirilmelidir. Tarımda kullanılan sulama yöntemleri mutlaka ama mutlaka değiştirilmeli ve özellikle tasarrufa azami şekilde önem verilmelidir. Bunun için zaman kaybedilmeden çeşitli önlemler alınabilir. Yerel yönetimler su bütçeleri hazırlamalı, kuraklığı meteorolojik, hidrolojik, sosyoekonomik ve tarımsal yönüyle mutlaka yakından izlemelidir. Su tasarrufunu herkese anlatmalı, öğretmeliyiz. Ayrıca nüfus-su oranına göre yeni yerleşim merkezleri mutlaka kurulmalıdır. Ülkemizde cazibe merkezleri oluşturulup büyük şehirlere yığılmalar mutlaka önlenmelidir. Ülke olarak iklim değişikliğine neden olan sera gazı emisyonlarını mutlaka azaltmalıyız. Türkiye olarak imzalamış olduğumuz konusu çevreyi koruma olan KYOTO Protokolü mutlaka ama mutlaka uygulanmalıdır. Uygulama ülke geleceği için tavizsiz ama tavizsiz olmalıdır. İklim değişikliği ve kuraklıktan en fazla yoksullar, fakirler etkilenmektedir. Kuraklıktan en çok Orta Anadolu'da yaşayan dar gelirli çiftçiler, sellerden en fazla şehirlerdeki yoksullar etkileniyor. İklim değişikliği, kuraklık gıda fiyatlarını kat be kat artırıyor, hatta bazı yerlerde bulunmaz duruma getiriyor. 21'inci yüzyılda beslenme yetersizliğinden birçok ailenin çok şey kaybedeceğini ve özellikle çocuklarımızın gıda yetersizliğinden, yeterince beslenmemesinden dolayı ölümlerle karşılaşabileceğimizi de buradan söylemek durumundayız. Yani sonuçta dolayısıyla artık hükûmetlerin, karar vericilerin bu tehdidi göz ardı etmemeleri gerekmektedir. Bunun hiçbir surette mazereti yoktur. Derhâl harekete geçerek çok şey değiştirebiliriz yani iklim değişikliği ve kuraklığın etkisinden korunmamız mümkün olur. Sonuçta bu, insanların ve bizlerin elindedir. Her şey insan sağlığı ve güzel ve kaliteli bir yaşam için olduğuna göre özellikle belediyelerimiz, tarım bakanlıklarımız, Devlet Su İşleriyle ilgili olan bakanlıklarımız, onlar bu konuyu her mahfilde gündeme getirmeli ama hepimize de düşen görev olarak suyu en iyi şekilde, kaliteli bir şekilde kullanmalı ve tasarrufu da yapmalıyız diyor, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar) BAŞKAN - Teşekkür ederiz Sayın Doğru. Hükûmet adına Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu konuşacaktır. Buyurunuz Sayın Eroğlu. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANI VEYSEL EROĞLU (Afyonkarahisar) - Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum. Tokat Milletvekilimiz Sayın Reşat Doğru'nun özellikle konuşmasına cevap vermek üzere söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Efendim, özellikle tabii biz Su Yılı olarak 1 Ekimden başlıyoruz. Bizim Su Yılı yılbaşından başlamıyor, 1 Ekimden başlıyor, öbür yılın 30 Eylülüne kadar devam eden bir süre. Su Yılı diyoruz. Hakikaten geçen seneye baktığımız zaman yani geçen sene 30 Eylülden itibaren bilhassa ekim, kasım, aralık, ocak, hatta şubat aylarında kurak bir dönem yaşadık. Hatta yağışlarda bu dönemde maalesef yıllık uzun devreli ortalamanın yüzde 30'u, hatta bazı yerlerde |
| yüzde 40'ı kadar bir azalma oldu. Ancak, daha sonra yağışlarda bir iyileşme oldu. Bilhassa bildiğiniz gibi mart, nisan, mayıs, haziran, hatta temmuz aylarında ve şimdi yağışlarla bu yüzde 33'lük oran yaklaşık olarak yüzde 6 civarına düştü, açıklık yani su azlığı.
Yani burada şunu özetle vurgulamak istiyorum: Her ne kadar iklim değişikliğinin, küresel iklim değişikliğinin etkisi varsa da genelde Türkiye'ye baktığımız zaman Türkiye yarı kurak iklim bölgesinde ve bazı yıllar, benim hatırladığıma göre mesela, 1972 yılında kuraklık oldu. Sonra 1989, ben İSKİ Genel Müdürü olduğum zaman 1994'te büyük kuraklık vardı. 2000, 2001 yıllarında, daha sonra 2007, 2008 yıllarında, 2014 yıllarında kuraklıklar oldu. Yani, aşağı yukarı, zaman zaman sulak dönem ve zaman zaman, genelde yedi sekiz yılda da bir kurak dönem oluyor, bazen şiddetli kuraklıklar yaşanıyor. Peki, bunun için ne yaptık sayın milletvekillerim? Bunun için tabii, su neye ihtiyaç? Bir kere, içme ve kullanma. Şehirlerin içme ve kullanma suyu ihtiyacını karşılamak için, gerçekten zaten biz bunu bildiğimiz için, bilhassa 2007 yılında 1053 sayılı Kanun'da değişiklik yapıldı ve DSİ daha önce nüfusu 100 binden büyük şehirlerin içme ve kullanma suyunu temin ederken bu 100 bin kriteri kalktı. Dolayısıyla biz -ben o zamanda yeni Çevre ve Orman Bakanı olmuştum- çok hızlı bir şekilde bütün 81 ilimize ait 2040, 2050, 2060 yıllarına kadar bir eylem planı, İçme ve Kullanma Suyu Eylem Planı hazırladık. Gerçekten bunun çok büyük faydası oldu, onu özellikle arz etmek istiyorum, o kadar büyük fayda sağladı ki. Çünkü biz burada ne yaptık? Bütün illerimizin, bütün şehirlerin mevcut su kaynakları, gelecekteki su kaynakları, mevcut nüfus, gelecekteki iki kademeli, on beş yıl sonraki, otuz, kırk yıl sonraki nüfuslarının hepsini hesap ettik ve bu nüfuslara göre acil olan 76 tane şehrimizde su sıkıntısı vardı o yıllarda ve biz bu eylem planı çerçevesinde içme suyu problemini halletmek için başta İstanbul, Ankara, İzmir, Mardin, Kızıltepe, Şanlıurfa, Diyarbakır, Kars yani aşağı yukarı 76 şehrimize barajlar, dev isale hatları, arıtma tesisleri, depolar inşa ettik. Bunlardan birkaçını… MAHMUT TANAL (İstanbul) - Yalnız Hilvan'da hâlen su yok, içme suyu yok Bakanım. ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANI VEYSEL EROĞLU (Devamla) - Müsaade edin ben söyleyeyim de… Müsaade et ben söyleyeyim, ondan sonra siz sorunuzu sorarsınız. Bu konuda, gerçekten, içme suyuna yaptığımız bu yatırımlar bu sene aşağı yukarı hiçbir şehirde su sıkıntısının yaşanmamasına vesile oldu. Bu gerçekten her türlü takdirin üzerindedir. Hatta ben şunu ifade edeyim: Macaristan'da Birleşmiş Milletlerin tertiplediği büyük bir Dünya Su Zirvesi yapıldı. Ben pek yurt dışına gitmek istemiyorum çünkü Türkiye'de işimiz fazla. Dolayısıyla, ısrarla takip ettiler. Ben orada "Böyle kurak dönemlerde büyük şehirlerdeki su meselesi nasıl aşılır?" diye gerçekten güzel bir konuşma yaptım. Yani hakikaten Türkiye bu konuda pek çok ülkeye örnek oldu, bunu özellikle vurgulamak istiyorum. Birkaç misal vereyim: Mesela, İzmir'de su yoktu. Biz Gördes Barajı'nı inşa ettik ve bu 100,5 kilometre uzunluğunda tüneli olan, 2 metre çapında dev isale hattı olan borularla İzmir'e su verdik. Mersin'de su yoktu, isale hatları inşa ettik. Mardin Kızıltepe'de su yoktu. Biz orada Beyazsu'dan, tam altmış yıldır konuşulan Beyazsu'dan Mardin Kızıltepe'ye, Selim Barajı'ndan Kars'ımıza, Edirne'ye vesaireye yani velhasıl 81 şehrimize su götürdük. MAHMUT TANAL (İstanbul) - Efendim, Urfa Hilvan'da yok, köylerinde yok. Kuyu suyunu içiyorlar Sayın Bakanım. ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANI VEYSEL EROĞLU (Devamla) - Hatta, son kuraklık sebebiyle bazı illerimizde sıkıntı vardı, misal Yalova'da, Yalova'da da hemen duruma vaziyet ettik ve orada bir dereyi Kurtköy derivasyonuyla Yalova'ya bağladık. Yeteri kadar içme suyu kuyusunu açmak suretiyle Yalova'nın da su sıkıntısını tamamen kaldırdık. Hangi şehri sorarsanız sorun, 76 şehirde… MAHMUT TANAL (İstanbul) - Şanlıurfa Hilvan ilçesini soruyorum. Bu çağda içme suyu yok Sayın Bakanım. ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANI VEYSEL EROĞLU (Devamla) - Nerede? |
| MAHMUT TANAL (İstanbul) - Belediye Başkanı da AKP'den. Arayın, deyin "Var mı, yok mu?" Anlarsınız.
ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANI VEYSEL EROĞLU (Devamla) - Tamam. Yoksa onu da tamamlarız kardeşim. MAHMUT TANAL (İstanbul) - Yok işte. ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANI VEYSEL EROĞLU (Devamla) - Şimdi, bakın, biz -sadece DSİ'nin, bizim inşa ettiğimiz, Bakanlığın- 2.515 kilometre isale hattı yapmışız bu şehirlere su getirmek için. Sadece içme suyu isale hatları yani bu dünyada yok. Ağrı'da Yazıcı Barajı… Aydın susuzdu bir kere, Aydın'a suyu biz getirdik İkizdere Barajı dev isale hatlarıyla, arıtma tesisleriyle. Aydın, Çankırı, Çorum, Hatay, Karaman, Mardin, Siirt… MAHMUT TANAL (İstanbul) - Hilvan'a kim getirecek, Hilvan'a? ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANI VEYSEL EROĞLU (Devamla) - Yani özellikle şunu ifade edeyim: Biz bir kere bu kuraklığa rağmen… Yani, lütfen, marifet iltifata tabidir. Lütfen, gerçekten, muhteşem bir su yönetimiyle şehirlerde büyük bir sıkıntı çektirmedik. İstanbul'da su kesilecek dediler, suyu verdik; diğer illerde kesilecek dediler, suyu tamamen verdik, vermeye de devam edeceğiz. Bakın bunu özellikle vurgulayayım. Sulamaya gelince. Efendim, hakikaten Reşat Bey'in dediği husus çok önemli, teşekkür ediyorum. Biz suyumuzun yüzde 70-75'ini mevcut sulamada kullanıyoruz. Maalesef geçmişte sulama sistemleri hep iptidai sulama sistemiydi. Biz 2003 yılında karar aldık. Ben o zaman DSİ Genel Müdürüydüm ve bütün sistemleri, mümkün olan, hatta projesi hazır olup da inşaata başlanmamış olanlar dâhil, proje değişikliği yapmak suretiyle "kapalı sistem" dediğimiz basınçlı boru sistemlere dönüştürmek için gayret sarf ettik. Daha önce, bizden önce borulu sistemlerin oranı yüzde 4 iken, şimdi projelerle beraber yeni yapılan inşaatlarda yüzde 85-90'lara yükseldi. Bu, gerçekten Reşat Bey'in söylediği husus çok önemli, biz buna önem veriyoruz çünkü tasarruf yapılacak en önemli sektör sulamadır, bunun farkındayım. Bir de şunu özellikle vurgulamak istiyorum: Biz şu ana kadar 268 tane büyük baraj yaptık. Yani değerli milletvekillerim, şunu özellikle sizlere arz etmek istiyorum: Bu konuda tabii tenkitler varsa, tavsiyeler varsa çok mutlu oluruz, memnun oluruz. Sizlerin fikirleri, hepinizin fikirleri bizim için çok kıymetlidir, bunu özellikle arz ediyorum ve mutlaka herkesi dinliyorum, burada not alıyorum. Bir eksikliğimiz varsa bunu geliştirmek bizim boynumuzun borcudur zaten. Bu bakımdan sizlerin yapıcı tenkitlerine son derece teşekkür ederim. Hakikaten, şimdi, Türkiye yarı kurak iklim bölgesi olduğu için, efendim, bizim su ihtiyacımızın yüzde 70-75'i sulamada kullanılıyor. Peki, ne yapacağız o zaman, yazın da yağmur yağmıyor? Evet, dolayısıyla sulama kışın yok, yazın. Suyu biriktirip ancak yazın kullanmak için mutlaka biriktirme yapılır dediğimiz barajlar, göletler, yer altı depolaması yapmamız gerekir. Türkiye için bu lüks değil, bir zarurettir. Yani biz bunu, barajları, herhangi bir şekilde lüks olsun, keyif olsun diye yapmıyoruz. Türkiye'nin yarı kurak iklim bölgesi olmasından dolayı bir zarurete mebni olarak bunu yapıyoruz, bunu özellikle vurgulamak istiyorum. Şimdi, 268 büyük baraj yaptık ama -şu anda, biliyorsunuz- sizler de tavsiye etmiştiniz, ben teşekkür ediyorum, "Artık göletlere başlayın..." Yani yüksekliği 30 metreden düşük olanlara gölet diyoruz. HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Sayın Bakan, Sapanca kurudu. ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANI VEYSEL EROĞLU (Devamla) - Hatta, biz tatbikatta bunu 50 metreye kadar çıkardık... HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Hiçbir şey yapmadınız. ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANI VEYSEL EROĞLU (Devamla) -...ve şu anda "Bin Günde Bin Gölet"i yapmak için büyük bir hızla çalışma yapıyoruz. Gerçekten çok muhteşem bir çalışmadır bu "Bin Günde Bin Gölet." Değerli milletvekillerim, şu anda, hakikaten, bu "Bin |
| Günde Bin Gölet"in çoğu bitti. İnşallah, yıl sonuna kadar da -az önce de bu konuda toplantı yaptım- yapacağız.
İLHAN DEMİRÖZ (Bursa) - Bursa'da kaç tane? ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANI VEYSEL EROĞLU (Devamla) - Bizim dönem dâhil olmak üzere 2011 yılı sonuna kadar elli yedi yılda yapılanın 2 katından fazla... HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Toplasan bir baraj yapmıyor. ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANI VEYSEL EROĞLU (Devamla) - Elli yedi yılda... Ben yanlış anlaşılmasın diye bizim 2011 yılını da dâhil ediyorum. DSİ'nin kuruluş yılı 1954. 1954'ten 2011 yılına kadar sadece 461 tane gölet yapabilmişiz, bir kısmının da sulaması eksik. Ama biz 1 Ocak 2012'de ilan ettik, söz verdik bin tane gölet ve sulamasını yapalım diye. Hatta 1 tanesini de Kıbrıs'ta yapacağız, 1.001 tane. Az önce de bu konuda arkadaşlarımla toplantı yaptım, inşallah 1.001 tane yapılacak. Özellikle bunu vurgulamak istiyorum. HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Türkiye kuraklıktan yıkılıyor, binbir gece masalları gibi anlatıyorsunuz. ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANI VEYSEL EROĞLU (Devamla) - İnşallah, bu hayat verecek. Bunların da... İLHAN DEMİRÖZ (Bursa) - Bursa'da kaç tane yaptın? HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Sayın Bakan, Sapanca Gölü ne oldu, Sapanca Gölü? Kurudu, kurudu. ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANI VEYSEL EROĞLU (Devamla) - Sapanca Gölü...Tamam, onu da söyleyeyim, müsaade edin. HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Nereler, adresleri belli değil, kimden ihale alındığı belli değil, bulamadım. Ne sizin Bakanlığınızdan bulabildim ne de başka yerden bulabildim. ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANI VEYSEL EROĞLU (Devamla) - Öyle bir usul yok, bir dakika... Bizde her şey şeffaftır, her şey açıktır bakın. BAŞKAN- Lütfen karşılıklı konuşmayınız. ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANI VEYSEL EROĞLU (Devamla) - Kimin ne aldığı ilan edilir. Biz tamamen Devlet İhale Kanunu'na göre açık ihale yapıyoruz. Alnımız açıktır. Bu şekilde provoke etme lütfen. Varsa bir cevabın... HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Ben provoke etmiyorum. Çok rica ediyorum. ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANI VEYSEL EROĞLU (Devamla) - Efendim, dolayısıyla şu anda şunu ifade edeyim: Bin günde 1.001 gölet yapıyoruz. Bakın, 1954'ten 2011'e kadar olan süre zarfında yapılanın 2,5 katı kadar gölet ve sulama yapıyoruz. Bunların tamamı da tamamen kapalı sistem boru, cazibeli sulama. Bunu da özellikle vurgulamak istiyorum. Siz isterseniz her ile yapılanları da teker teker anlatırım, o ayrı bir şey. Bir de özellikle şunu vurgulamam lazım: Şimdi, sulama maksatlı göletlerin durumu nedir, ne kadar suyumuz var? Bakın, sulama maksatlı 214 barajımız var göletlerin dışında, şu anda doluluk oranı yüzde 31,4. Yani hâlâ, dönemin sonu olmasına rağmen -bizim göletlerdeki, barajlardaki en düşük su seviyesi eylül, ekim, hatta bazen kasımın 10'una, 15'ine kadar gider- en düşük zamanda dahi şu anda bizim üçte 1, yüzde 31,4 oranında bir doluluk var. Ayrıca, enerji barajlarımızda da şu anda yüzde 32,3 doluluk var. Keza içme suyu barajlarımızda -"ortalama" diyorum- bu doluluklar var, onu özellikle vurgulamak istiyorum. |
| Tabii, bunun dışında bir de biliyorsunuz, sudan elektrik üretiyoruz. Bu konuda da yaptığımız çalışmalar gerçekten muhteşem. Bu hidroelektrik enerji temiz, yenilenebilir, kendi kaynağımız ve de aynı zamanda taşkından koruyor, çok maksatlı sulama suyu olarak kullanıyoruz, sadece suyun gücünden istifade ediyoruz. Su kullanımı katiyen söz konusu değil başka maksatla. Dolayısıyla, bu HES'lerde 2003 yılında, ben DSİ Genel Müdürü olduğum zaman kullanılabilir olan, işletmede olan 26 milyar kilovatsaatlik bir üretim vardı, bunu biz 82 milyar kilovatsaate kısa zamanda çıkardık. Bu gerçekten muhteşemdir. Şunu ifade ediyorum: HES'ler elektriğin sigortasıdır, bunu da özellikle vurgulamak istiyorum. Bununla ne fayda sağladık? Bununla doğal gaza yılda 15 milyar dolar döviz ödemekten kurtulduk yani. Bunlar gerçekten çok önemli ama bunlarda sizlerin çok değerli katkıları var.
HASAN HÜSEYİN TÜRKOĞLU (Osmaniye) - Elektriğin hâlâ yüzde 44'ü doğal gaz santrallerinden temin ediliyor. ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANI VEYSEL EROĞLU (Devamla) - Ben teşekkür ediyorum, bütçeyi hazırlarken bu konuda çok büyük destekler verdiniz, onu özellikle vurgulamak istiyorum. Sapanca'ya gelince. Sapanca Gölü'nü kontrol ediyoruz sürekli, herhangi bir problem yok, bir. Marmara Bölgesi için şunu arz edeyim: Marmara Bölgesi Türkiye'de nüfusun en yoğun olduğu bölgedir. Dolayısıyla, biz burada sadece bir ili değil, Düzce'den ta Edirne'ye kadar, Kırklareli'ne kadar bütün illeri kapsayan muhteşem entegre su yönetimi master planı hazırladık. Bakın, size bununla ilgili bir iki kısa bilgi arz edeyim çünkü nüfus burada çok fazla, sadece İstanbul'un nüfusu 15 milyon. Tabii, bizim şu andaki nüfusu değil gelecekteki, 2050, 2060 yıllarındaki nüfusu dikkate almamız lazım. Öbür taraftan bakın Düzce var, Yalova, Sakarya, Kocaeli, İstanbul, Tekirdağ, Kırklareli, Edirne. Bunlar için gerçekten çok büyük bir master planı hazırladık ve herhangi bir ilde veya bir şehirde su sıkıntısı olursa başka bir yerden takviye için çalışmalar yapıyoruz. Misal olarak şu anda Melen Barajı inşa ediliyor, gelecek sene ilan ettiğimiz tarih ve saatte bunun açılışını yapacağız. İki: Ballıkaya Barajı'nı inşa ediyoruz, bu o bölgeye hayat verecek. Ballıkaya çok hızlı gidiyor şu anda, sürekli kontrol ediyorum. Hatta değerli milletvekillerim, ben o kadar hassasım ki çok büyük barajları kendi odamdan hatta şantiyede takip eden bir kişiyim ben, sürekli ezbere bilirim her şeyi. Ballıkaya Barajı da şu anda inşa ediliyor. Ballıkaya hem Sakarya şehrimizin ve civarının cazibeyle tamamen… Artık Sapanca'dan pompajla su çekilmeyecek, memba suyu kalitesinde Sakarya ilimize su vereceğiz. Ayrıca Sapanca'yı da oradan destekleyeceğiz. Bu iki. Şu anda bu inşa hâlinde, çok hızlı gidiyor Melen gibi. Bir de efendim, bir müjde veriyorum ilk defa burada. Bilhassa Yalova ile Karamürsel arasında İhsaniye ve Avcıdere Barajlarının inşasının talimatını verdim, proje yapılıyor, bizzat da takip ediyorum. Proje bittiği anda o bölgenin artık elli altmış yıllık su ihtiyacı problemi tamamen biteceği gibi aynı zamanda Sapanca Gölü'ndeki su seviyesi de daima kontrol altında olacak. Bu müjdeyi de vereyim. Tabii, Tekirdağ tarafında Naipköy Barajı'nı yapıyoruz, o da çok hızlı inşa ediliyor. Tekirdağ'ın şu anda suyu var ama gelecekteki su ihtiyacını da inşallah Naipköy Barajı'ndan karşılayacağız. Edirne'de zaten… MAHMUT TANAL (İstanbul) - Ergene ne zaman temizlenecek, o müjdeyi de verirseniz Sayın Bakan. ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANI VEYSEL EROĞLU (Devamla) -Ergene için 15 paket var, eğer Başkanım zaman verirse ben yarım saatte Ergene'yi bütün detaylarıyla anlatırım. ALIM IŞIK (Kütahya) - Onu ayrı bir toplantıda tartışalım. ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANI VEYSEL EROĞLU (Devamla) - Ayrı bir toplantıda, hatta şöyle olabilir: Ergene'yle ilgili bizim kapımız daima açık, milletvekillerimiz Ergene'yle ilgili, buyursunlar... ALIM IŞIK (Kütahya) - O konuda verilmiş Meclis araştırma önergeleri var, onları işleme alalım. |
| ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANI VEYSEL EROĞLU (Devamla) - İşleme alalım, hayhay, hayhay. Bana gelenlerin cevabını tamamen veriyorum.
Bakın efendim, Ergene Eylem Planı çerçevesinde sırf Bakanlığımız 3,2 milyar TL harcıyor. Bakın, bütün belediyelerin atık su arıtma tesislerini biz inşa ediyoruz; Kırklareli, Uzunköprü, Çorlu, Keşan vesaire, aşağı yukarı 12 tane büyük belediyenin atık su arıtma tesisini en son teknoloji... Hatta bunun da kitabını yeni yazdım "Atık suların arıtılması" diye, arzu eden varsa onu da size takdim edebilirim. ALIM IŞIK (Kütahya) - Bize gönderin. ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANI VEYSEL EROĞLU (Devamla) - İsterseniz, hayhay. Ergene değil bu, bu ders kitabı yalnız, istiyorsanız... MAHMUT TANAL (İstanbul) - Olsun, gönderin. ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANI VEYSEL EROĞLU (Devamla) -Tamam, memnuniyetle Milletvekillerime de hem su tasfiyesi hem atık su tasfiyesi genel olarak. Bir de Ergene Eylem Planı göndereyim ama bu konuda da tavsiyeleriniz varsa çok mutlu olurum. Özellikle ağaçlandırma, erozyon, kontrolü, zirai mücadele ilaçlarının hatta gübrelerin kontrolü ve toprağa uygun gübrenin verilmesi, dere ıslahları tamamen bitti. Şimdi sanayi için de bizim Bakanlık, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Tekirdağ Valiliğinin yürüttüğü sanayideki bütün arıtma, organize sanayi bölgeleriyle ilgili iyileştirme yaptık. Hatta yüce Meclis kanun çıkardı, bunlar bir araya toplandı, bunların arıtma tesisleri de şu anda inşa ediliyor, onun da müjdesini vereyim. Sürem kalmadığı için, izin verirseniz ben bununla ilgili, bütün vekillerime Ergene Eylem Planı'nı, ayrıca tensip buyurursanız iki kitaptan birer tane, başka kitap varsa, KOP, Çoruh Projesi, o kitapları da yazdım, arzu ederseniz onları da göndereyim efendim. Ben tekrar teşekkür ediyorum. Hakikaten bu şekilde sizlerin tenkitleri, tavsiyeleri çok yerinde oluyor, çok teşekkür ediyorum. Başta Reşat Bey'e cevap verdim. Gene, tavsiyeleriniz olursa bunları almaktan, sizlere yardımcı olmaktan, sizlerle beraber problemler çözmekten büyük mutluluk duyarız. Hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum efendim. Sağ olun. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) BAŞKAN - Teşekkür ederiz Sayın Eroğlu. HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Sayın Başkan… BAŞKAN - Buyurunuz Sayın Akar. HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Sayın Bakan buradan Sapanca Gölü'yle ilgili birtakım şeyler söylediğimde provoke ettiğimi söyledi. Ben de provoke etmediğimi, doğruları söylediğimi belirtmek istiyorum müsaade edersiniz. BAŞKAN - Etmediniz efendim. ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANI VEYSEL EROĞLU (Afyonkarahisar) - Tavsiyelerinden, tenkitlerinden dolayı teşekkür ettim. HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Efendim, benim provoke ettiğimi söylüyor Sayın Bakan. Sataşmadan söz istiyorum. BAŞKAN - Nasıl? MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) - Sataşma değil, kayıtlara geçti Sayın Başkan. |
| BAŞKAN - Yani, şimdi siz provoke etmediğinizi söylediniz, orada kayıtlara geçti.
HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Söylemek istiyorum efendim, provoke etmediğimi, nelerin doğru olduğunu söylemek istiyorum. BAŞKAN - Söylediniz efendim ama… HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Söylemedim efendim gerekçelerini. BAŞKAN - Buyurunuz iki dakika… (CHP sıralarından alkışlar) V.- SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR 1.- Kocaeli Milletvekili Haydar Akar'ın, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu'nun gündem dışı konuşmaya cevabı sırasında şahsına sataşması nedeniyle konuşması HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sayın Bakana Sapanca Gölü'nde henüz bir tedbir alınmadığını belirtmeme rağmen, oradan olayı provoke ettiğimi, onun konuşmasına izin vermediğimi, çarpıttığımı ifade etmeye çalıştı. Ben provoke etmiyordum aslında. Gerçekten Sapanca Gölü kuruyor, son gelen yağışlarda da Sapanca Gölü'nde ciddi bir artışın olmadığını gözledik. Bir defa, Bakanın Sapanca Gölü'yle ilgili söylediği ifadeler de yanlış. Başka bir kanaldan Sakarya'ya su çekmekle kurtulamaz Sapanca Gölü, bu da mümkün değil. Sapanca Gölü'nde, derelerin tümünün üzerinde bir tane su akmıyor, derelerin tümünün üzerinde su fabrikaları mevcut. Ben Bakanlığınıza sordum, bir kısmı belediyelere ait olduğu için İçişleri Bakanlığına sordum, Çevre ve Şehircilik Bakanlığına sordum. Birkaç tane bakanlığa sormama rağmen, kimlere ait olduğu, ne kadar süreyle kiralandığı konusunda tek bir kayıt yok; bir bilgi alamadım. Eğer gerçekten, şimdi, benim provoke ettiğimi düşünüyorsanız bu bilgileri bana yollarsınız. Sapanca Gölü'ne akan derelerin kimler tarafından kaç yıllığına kiralandığını, kiralayanların hangi AKP milletvekili arkadaşların da akrabaları olduğunu belirtmeyin, onu ben daha sonra açıklarım. Sayın Bakan, Binbir Gece Masalları gibi masallar anlatıyorsunuz. Bakın, bundan bir yıl evvel bir kitapçık dağıttınız, dediniz ki… Yanlış hatırlamıyorsam sayısı 176 mıydı bilemiyorum, baraj. MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Genel Kurula hitap et Haydar. BAŞKAN - Lütfen Genel Kurula hitap ediniz. HAYDAR AKAR (Devamla) - Sayısını hatırlamıyorum ama üşenmedim topladım. O barajların su tutma kapasitelerini topladım, Kocaeli'ndeki bir tane Yuvacık barajı yapmıyor. Yani, büyük kitapçıklar bastırmışlar,burada herkese dağıttılar bu kadar baraj yaptırıyoruz diye. Su tutma kapasitelerine baktım -üşenmedim topladım- Kocaeli'ndeki bir tane Yuvacık Barajı kadar yapmıyor. Sayın Bakan, HES'lerle ilgili söyleyeceğim: Evet, doğru, bir tesisiniz var. HES'ler elektriğin sigortasıdır; bunu gidin Enerji Bakanına anlatın. Bu HES'lerin elektriğin sigortası olduğunu lütfen Enerji Bakanına anlatın çünkü tarihin en büyük borcunu doğal gaz anlaşmalarıyla Türkiye Cumhuriyeti'ne yaptıran Enerji Bakanıdır. Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar) BAŞKAN - Teşekkür ederiz Sayın Akar. Gündem dışı üçüncü söz, kız çocukları ve savaş hakkında söz isteyen İstanbul Milletvekili Şafak Pavey'e aittir. |
| Buyurunuz Sayın Pavey. (CHP sıralarından alkışlar)
IV.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR (Devam) A) Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları (Devam) 3.- İstanbul Milletvekili Şafak Pavey'in, kız çocukları ve savaşa ilişkin gündem dışı konuşması ŞAFAK PAVEY (İstanbul) - Teşekkürler Sevgili Başkan. İnsanın iyi yaşamasını dert edenler, bitip tükenmez vahşi hırsımızın enkazını takip ederler. Bu hırsın yarattığı felaketler ilk önce ve en çok kız çocuklarını vurur. Ayrıca buradan hangi masalları anlatırsanız anlatın her türlü felaket ve her türlü enkazın gerçeği her zaman ortaya çıkar; buna doğa katliamları da dâhil. Her savaş göçüğünün altında en çok kız çocuklarının hak ihlalleri gizlidir. Felaketler, erkeği 1 kat, yoksul erkeği 2 kat, kadını 4 kat, erkek çocuğu 6 kat, kız çocuğu 8 kat, yoksul bir kız çocuğu ise 16 kez vuruyor. Geometrik bir keder katlaması bu. Güçlüye tapan gelenekler önce en savunmasız olanı tarumar ediyor. Bir kız evladı olduğunda doğuma gitmeyen babalardan, sofradaki tavuk budunu oğluna, artıkları kızına veren bir anlayışın topluluğuyuz biz. Bu pespaye miras, şiddet, cinsel şiddet, ensest olarak kız çocuklarına dönüyor. Buna toplumsal damgalanma da eklenince, suçlu değil, suça maruz kalan çocuklar cezalandırılıyor. Harfiyen uyacağız diye imzaladığımız BM Çocuk Hakları Sözleşmesi bile bizi yola getiremedi. Derin kültür, cinsiyet ve yaş eşitliği için yapılan bütün çabalara yıkılmaz bir direnç gösterdi. Yönetenler ise bu kültürü sistematik olarak ödüllendirip güçlendirdiler. Ve biz çocuklarına kötü davranan, kız çocuklarına ise daha kötü davranan bir ülkeyiz. Buna rağmen, 2011'de BM Genel Kuruluna 11 Ekimin Dünya Kız Çocukları Günü olarak kabul edilmesine ilişkin tasarıyı Kanada ve Peru ile birlikte sunduk. Şaka gibi. Cinsiyet ayrımcılığı için her türlü düzenlemeyi en katı biçimde yerleştirip, kız çocuklarının okula, sağlık hizmetlerine ve özgür büyümeye ulaşmaması için her türlü engeli koyup, sonra da, "Kız çocuklarının haklarına dikkat çeken bir gün olsun." demek! Yaman çelişki. İstatistikler, karşılaştırmalar vermek istemiyorum sizlere. Küresel ahlak hassasiyetine sahip olanlar vahameti zaten dikkatle izliyorlar. Kaldı ki, istatistikler kalbimizde sızı yaratsaydı son on yılda kız çocuklarının mecbur bırakıldığı tabloya karşı gür bir itiraz duyardık bu sıralardan. Kız ve oğlan çocuklarımızın arasındaki okullaşma farkı kızlar aleyhine 600 bin. UNICEF temel eğitimde cinsiyet eşitliğinin sağlanmasını gerekli gördüğü 25 ülke arasına Türkiye'yi de koydu. Dünyaya kız çocukları gününü teklif eden ülkeye yani. Gürsel Tekin'in açıklama beklediği; "İleride size tehdit olmasın diye kız ve oğlanları eğitimde birbirinden ayırma ve bilim yerine sadece din öğretme." politikasını belirleyen paralel Millî Eğitim Bakanı Bilal Erdoğan'ın konuşmasına açıklama bile yapmadınız. Cevaba tenezzül etmezseniz duyulmaz sanıyorsunuz. Dünyanın kız çocuklara en kötü davranan 6'ncı ülkesiyiz. Bugün dünyanın ulusal geliri en haksız bölüşen 2'nci ülkesiyiz. Sizinle nasıl ilerlediğimizi anlıyor insan. İllüzyon tutulması hâli bu. Demek ki siz sağırmış gibi yapsanız da dünya duyuyormuş. Demek ki devekuşu stili kepazeliği kapatamıyormuş. Ülkedeki bütün kız çocuklarının başını bağlamak için, evlerden ırak takiye sabrınız, bunca Acem oyununa eren aklınız, sıra bu çocuklara hak ettikleri kaliteli hayatı sunmaya gelince donup kalıyor. Sadece Esad'ı devirme hırsınız için ödenen bedel: Binlerce kız çocuğunun öldürülmesi, binlercesinin sakat kalması, binlercesinin seks kölesi olarak satılması. Yüz binlercesi evsiz, yurtsuz, okulsuz savruldu gitti, isimlerinden, akıbetlerinden bile haberdar değiliz. Komşunun ocağını başına yıktığımız yetmedi, yıktığımız ocağın yerine kız çocuklarını seks kölesi olarak kullanıp pazarda kurbanlık hayvanlar gibi satan bir komşu yarattık, onu yarattık. Neden? Çünkü Esad mezhepdaşınız değil. |
| Bu dehşetli Orta çÇğ felaketinin aktörü sizsiniz, ana aktörü. Ne yazık ki doğru sayılar veremiyorum çünkü bu insanlık suçunun failleri dünya kamuoyu gerçek tabloyu algılamasın diye rakamları ayırarak ve dağıtarak sunuyorlar.
Olur ya yaptıklarınız niyetinizden değil, bilmemektendir. Atalarımız "Bilmemek değil, öğrenmemek ayıp." demişler. Bu konuda emek veren Uçan Süpürge ve diğer STK'lar çözüm önerilerini sundular, bir göz atsanız diyorum. Hiç umudum yok, ama belki ömrünüzde bir kez gözlerinizi yumup bu kızların sizin kızınız olduğunu varsayarsanız bir ihtimal yarattığınız felaketi hissedersiniz. Ne de olsa herkesin sınav kâğıdı kendi çocuğudur. Bizim içinse herkesin çocuğu bizim çocuğumuzdur. Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar) BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Pavey. Gündeme geçmeden önce sisteme girmiş sayın milletvekillerimize bir dakika süre vereceğim. Buyurunuz Sayın Şahin. VI.- AÇIKLAMALAR 1.- Bursa Milletvekili Hüseyin Şahin'in, Bursa'nın İnegöl ilçesindeki mobilya üretimine ilişkin açıklaması HÜSEYİN ŞAHİN (Bursa) - Teşekkür ederim Başkanım. Bugün, size, Türkiye'mizin yeşil incisi Bursa'nın mobilya üretim merkezi olan ilçesi İnegöl'den bahsetmek istiyorum. İnegöl'de 2 binin üzerinde mobilya imalatçısı -iri, orta ve büyük ölçekli olmak üzere- Türkiye'nin her yerinde insanımızın evlerinde rahat yaşaması için konforlu mobilyalar üretmektedir. Mobilya üretim merkezi İnegöl, tasarımla da bu üretimini birleştirerek dünyanın 110 ülkesine ürettiği mobilyaları ihraç etmektedir. Türkiye'mizin mobilya ihracatı geçen yıl 1 milyar 820 milyon dolar seviyesinde. Bunun yüzde 20'sini de İnegöl ilçemiz gerçekleştirmekte, 350 milyon doların üzerinde ihracatı da tek başına İnegöl ilçesi sırtlamaktadır. Her geçen gün yeni yatırımlarla modern mobilyalar üreten İnegöl, kendine ait mobilya fuar merkeziyle bu yıl 32'ncisini düzenleyeceği mobilya fuarında bütün vatandaşlarımızı, tüketici vatandaşlarımızı İnegöl'e beklemekte, en yeni üretim teknikleriyle üretilmiş modern mobilyaları sergilemekte ve onların beğenisine sunmaktadır. Ben, aracılığınızla, bütün milletvekillerimizi ve Türkiye'de yaşayan vatandaşlarımızı 4-8 Kasım tarihleri arasında İnegöl Mobilya Fuarı'na beklemekte olduğumuzu belirtiyor, saygılar sunuyorum. BAŞKAN - Teşekkür ederiz Sayın Şahin. Sayın Tüzel… 2.- İstanbul Milletvekili Abdullah Levent Tüzel'in, son günlerde yaşanan toplumsal olaylarda hayatını kaybedenler için başsağlığı dilediğine ve halkı âdeta provoke eden bir politika ve yönetim anlayışının terk edilmesi gerektiğine ilişkin açıklaması ABDULLAH LEVENT TÜZEL (İstanbul) - Sayın Başkan, son on günde toplumsal hareketlerde yaşanan 40'a yakın insanımızın kaybından ve son olarak Azadiya Welat gazetecisi Kadri Bağdu'nun öldürülmesinden dolayı halkımıza başsağlığı diliyorum, bu cinayetleri işleyen sorumluların yargılanmasını talep ediyorum. "Sokakları kim kışkırttı, şiddeti kim körükledi?" sorusunun yanıtını Hükûmetin söylem ve politikasında aramak gerekir. İki yıldır barış ve çözümü süründürmek, "Kobane düştü, düşecek." demek, alakasını kuramamak ve "Misliyle cevap ve bedel ödeteceğiz.", "Cezalandırdık." deyip yargısız infazlar, en son olarak da şimdi, hukuku, temel hak ve özgürlükleri rafa kaldıracak düzenlemeler bu kaosu büyütecektir. Halkı âdeta provoke eden bir politika ve yönetim anlayışı terk edilmelidir. Hükûmet yöneticileri bir kez olsun silah, pala, şiddetle saldıranlara söz söylememiş, göstericiler "Vandal", saldırganlarsa "vatansever" sayılmıştır. Lafı getirip bütün |
| muhalefet güçlerini darbecilikle, ihanetle suçlamak, halkı söylemleriyle terörize etmek toplumsal barışa zerrece katkı sağlamayacaktır. AKP Hükûmetine seslenmek istiyorum: "Çözüm süreci" dediğimiz halkların demokrasi beklentilerini şantaja dönüştürmekten vazgeçin, özgürlükleri fiilî OHAL uygulayarak gasbetmekten vazgeçin, Suriye'de rejim değiştirme sevdasından vazgeçin.
Teşekkür ediyorum. BAŞKAN - Teşekkür ederiz Sayın Tüzel. Sayın Satır… 3.- İstanbul Milletvekili Mihrimah Belma Satır'ın, İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi'nin 16 Ekim 2014 Çarşamba günkü 4'üncü Birleşimde yaptığı açıklamasına ilişkin açıklaması MİHRİMAH BELMA SATIR (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan. Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; dünkü oturumda Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkan Vekili Sayın Akif Hamzaçebi bir konuyu gündeme getirdi ve bir soru sordu, buna cevap vermek için söz aldım. Dün, Sayın Akif Hamzaçebi, Mısır'ın başkenti Kahire'de Gazze'nin yeniden inşa ve imarı için uluslararası bir konferans düzenlendiğine, bu konferansta Türkiye Cumhuriyeti'nin temsil edilmediğine, Sayın Ahmet Davutoğlu'nun, Başbakanımızın ve Sayın Cumhurbaşkanımızın bu konferansa duyarsız kaldığına dair bir görüş ileri sürdü ve Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetinin bu konferansa neden katılmadığını sordu. Ayrıca bir hüküm tesis etti, katılmamış olduğumuzu özellikle söyledi. Bu konuda Başbakanlıktan aldığımız bilgiyi açıklamak istiyorum: Evet, Mısır'da böyle bir konferans düzenlenmiştir. Kahire'de "Gazze'nin yeniden inşası ve Filistin" konulu, 12 Ekim 2014 tarihinde düzenlenen uluslararası bu konferansta, Türkiye Cumhuriyeti, genel müdür seviyesinde -Dışişleri Bakanlığından bir genel müdür seviyesinde- temsil edilmiştir. Konferansta, katılımcı ülkeler tarafından toplam 5,4 milyar dolar tutarında bağış taahhüt edilmiştir. Katar'ın 1 milyar dolar, Suudi Arabistan'ın 500 milyon dolar ve Amerika Birleşik Devletleri'nin 220 milyon dolar bağış açıkladığı konferansta ülkemiz 2014-2017 dönemi için 200 milyon dolar tutarında taahhütte bulunmuştur. Aynı meblağı açıklayan Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri'yle birlikte en yüksek taahhütte bulunan 4'üncü ülke durumundayız. Türkiye'nin sözü geçen konferansa iştiraki ve Gazze'nin yeniden imarı bağlamında açıkladığı yardım gerek ulusal gerek uluslararası basında yer almıştır, pek çok haberde bu konu gündeme gelmiştir. Eksik bilgiyi kamuoyuyla paylaştığı için Sayın Akif Hamzaçebi'ye tekrar bilgi vermek istedim. Saygılar sunuyorum. BAŞKAN - Teşekkür ederiz Sayın Satır. Sayın Türkoğlu… 4.- Osmaniye Milletvekili Hasan Hüseyin Türkoğlu'nun, son yıllarda Türk sporunda yaşanan başarısızlık ile skandalların toplumumuzu derinden üzdüğüne ve Hükûmetin bu konuda tedbir alması gerektiğine ilişkin açıklaması HASAN HÜSEYİN TÜRKOĞLU (Osmaniye) - Teşekkür ederim Sayın Başkan. Son yıllarda Türk sporunda yaşanan başarısızlık ve skandallar toplumumuzu derinden üzmektedir. Doping skandalları, taraftarlar arasındaki gergin ve çatışmalı ortam, kulüp yöneticilerinin sorumsuz yaklaşımları, şike kâbusu, siyasete alet edilen federasyon yönetimleri söz konusu olunca, sonuçta, tabii olarak, sporda başarısızlık gelmektedir. Özellikle futbol millî takımımızın aldığı başarısız sonuçlar, ekonomik sıkıntı, işsizlik, terör gibi konulardan bunalan insanımıza bir parça teselli olmaktan çıkmıştır. Ayda 300 bin avro ücretle çalıştırılan bir hocanın yönetimindeki Millî Takım silah taşıyan ve tehdit eden futbolcularla anılır hâle |
| gelmiştir. Çarşı taraftar grubunun darbecilikle suçlanması da son derece trajikomik bir hadisedir.
Hükûmete sporu siyasete alet etmek yerine, insanımıza spor aracılığıyla bir nefes alabileceği ortam yaratmak için tedbirler aramasının uygun olacağını hatırlatmak istiyorum. Teşekkür ederim. BAŞKAN - Teşekkür ederiz Sayın Türkoğlu. Sayın Halaman… 5.- Adana Milletvekili Ali Halaman'ın, Adana'da orman vasfını kaybetmiş bölgelerin durumuna ilişkin açıklaması ALİ HALAMAN (Adana) - Başkanım, teşekkür ederim. Sayın Orman Bakanımız burada, ben ona istinaden de söyleyeceğim. Adana'nın birçok ilçesinde yani orman tarafında genelde orman vasfını kaybetmiş bölgelerde çok köy var. Yani Kozan'ın işte Doğanalanı, Aydın köyü. Şimdi, önümüz kış; dolayısıyla -Kurban Bayramı da geçti- "Orman vasfını kaybetmiş bölgelerdeki köylerin önünde odun var." diyerek, yani orman muhafaza memurları, jandarma marifetiyle sürekli o bölgelerde zabıt tutulup, köylüler adliyeye sevk ediliyor. Şimdi, Adana'da "Kobani düşerse Adana düşer." diyerek bütün kamu mallarını tahrip eden, sokaklarını, yollarını, okullarını yıkan ve bütün legal, illegal siyasi… (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı) BAŞKAN - Teşekkür ederiz Sayın Halaman. Sayın Demiröz… 6.- Bursa Milletvekili İlhan Demiröz'ün, 16 Ekim Dünya Gıda Günü'ne ilişkin açıklaması İLHAN DEMİRÖZ (Bursa) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım. Sayın Başkanım, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü FAO'nun kuruluş yıl dönümü olan 16 Ekim Dünya Gıda Günü, her yıl dünyada olduğu gibi ülkemizde de kutlanmaktadır. FAO, her yıl bir ana tema başlığı altında açlık ve yoksullukla mücadele, gıda güvenliği, yeterli beslenme, kentsel ve kırsal kalkınmada yaşanan farklılıklara dikkati çekmek üzere bir konu ele almaktadır. 2014 yılını da "Aile çiftçiliği, dünyayı besle, yeryüzünü önemse" olarak belirlemiştir. Umarım, kendi çiftçisinin ve siyasetçisinin sesini duymayan bu iktidar ve ilgili bakan Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü FAO'nun bu önerilerini duyar ve gerekli adımları atar diyor, Dünya Gıda Günü'nü kutluyorum. Teşekkür ediyorum. BAŞKAN - Teşekkür ederiz Sayın Demiröz. Sayın Doğru… 7.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, Doğu Türkistan'da yaşanan insanlık dramı nedeniyle başta Türkiye olmak üzere bütün dünyanın ayağa kalkması gerektiğine ve Çin devletinin saldırılarını kınadığına ilişkin açıklaması REŞAT DOĞRU (Tokat) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım. |
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin tanıtımı kapsamında ziyaretçilerin rehber eşliğinde gezdirilmesi, TBMM rehberlik online kayıt sistemine başvurunun ardından, Basın, Yayın ve Halkla İlişkiler Başkanlığı tarafından hazırlanan bir program dahilinde gerçekleştirilmektedir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni ziyaret etmek için e-Devlet üzerinden randevu talebinde bulunabilirsiniz.
Milli İradenin kalbinin attığı yer olan Türkiye Büyük Millet Meclisi tüm vatandaşlarımızın ziyaretine açılmıştır. Her ayın ilk Cumartesi günü 11.00 - 15.00 saatleri arasında önceden herhangi bir randevu almaksızın saat başı gerçekleştirilen gezi programlarına katılabilmek için TBMM Dikmen Kapısına gelmeniz yeterli olacaktır.
'Birinci Millî Mimarlık Dönemi Üslubu'nun Ankara'daki ilk örneklerinden olan I.TBMM Binası, 1920-1924 yılları arasında Kurucu Meclis olarak da görev yapan Gazi Meclis tarafından kullanılmıştır. Halen TBMM Basın, Yayın ve Halkla İlişkiler Başkanlığı uhdesinde Kurtuluş Savaşı Müzesi (I.TBMM Binası) olarak hizmet vermektedir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni aşağıdaki bağlantıyı kullanarak sanal olarak gezebilirsiniz.

Yasama ve Denetim Hizmetlerine İlişkin Tanıtım Videolarına aşağıdaki linkten erişebilirsiniz.
