Turkiye Buyuk Millet Meclisi

Türkiye Büyük Millet Meclisi
Genel Kurul Tutanağı
22. Dönem 3. Yasama Yılı
27. Birleşim 04/Aralık /2004 Cumartesi
Ulaşmak İstediğiniz sayfa aralığını giriniz.
Önceki Sayfa Sonraki Sayfa
Tutanak toplam 94 sayfadır.

ADALET BAKANI CEMİL ÇİÇEK (Ankara) - Sayın Başkan, müsaade ederseniz, buradan birkaç cümle ifade edeceğim.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; Sayın Kılıç'ın ifade ettiği hususlara, hiç şüphesiz saygı duyuyoruz.

Benim arz etmek istediğim husus şu: Bu konuşmayı dinleyen sizler ya da kamuoyu, Türkiye'de yeni bir olağanüstü mahkeme dönemi başlıyor gibi bir kanaate varabilir. Bu, kesinlikle doğru değil. Biz, Hükümet olarak da, Parlamento olarak da, olağanüstü mahkemelere karşıyız. İşlenen bir suç varsa, olağan sistem içerisinde bunun cezalandırılmasını, yargılamasının yapılmasını esas alıyoruz. Bunun içindir ki, elbirliğiyle, devlet güvenlik mahkemelerini kaldırdık.

Olağanüstü mahkemelere karşıyız; fakat, ihtisaslaşma diye de bir olay var. Hepimiz biliyoruz ki, bütün dünyada, her bilim dalında, giderek, ihtisaslaşma, daha özel konularda bilgisini, kabiliyetini, becerisini geliştirme gibi bir temayül esas itibariyle var. Ben, hukuk fakültesinde okurken, fikrî ve sınaî haklar diye bir ders okumadık; ama, bugün, dünyada da, ülkemizde de en önemli hukukî ihtilafların başında fikrî ve sınaî haklar geliyor. Şimdi, fikrî ve sınaî haklar dersini okumamış bir yargıcın böyle bir mahkemede yargılama yapması hak kayıplarına sebebiyet veriyor. Onun için, ayrı bir fikrî ve sınaî haklar mahkemesi kuruyoruz, geneli içerisinde ihtisas sahibi olabilmesi bakımından. Bütün dünyadaki örnekler... Üstelik bunun kaynaklarını, eğitimini, finansmanını da Avrupa Birliği sağlıyor.

Yine, aile mahkemeleri kurduk. Daha evvel yoktu, biz avukatlık yaptığımız dönemde, aile mahkemeleri diye bir mahkeme yoktu; ama, değişen şartlar, gelişen şartlar, asliye hukuk mahkemelerince görülen bu davaların, daha mütehassıs, bu konuda ihtisas sahibi hâkimlerimiz ve onlara danışmanlık hizmeti verecek birkısım unsurlarla birlikte bir karar verilmesini mümkün kıldı. Yine, sizler ve bizden evvel de yapıldığı gibi, nüfusu 100 000'i aşan yerlerde aile mahkemeleri kurduk; olağanüstü mahkeme değil, bir ihtisas mahkemesi.

Bakınız, çağımız, internet çağı. Artık, oturduğu yerden, insanlar, her türlü işini bilgisayarlarla yapıyor; ama, hiçbirimiz, hukuk fakültesinde okurken "iletişim suçları" diye suç okumadık. Şimdi, böyle bir dersi okumamış, bu konuda ihtisası olmayan insanlar, bir yargılama söz konusu olduğunda, ister istemez, hak kayıplarına sebebiyet verecek, hukukî hatalar yapacak. Önümüzdeki dönemde, mecburen, iletişim mahkemelerini, bilişim suçlarıyla ilgili bir mahkemeyi kurmak gerekecektir, olağan sistem içerisinde. Bu, bizim yaptığımız bir şey değil, bütün Avrupa'da olan bir husustur. Kaldı ki, örgütlü suçlar, sınır aşan suçlardır. Bu konuda da, hiç şüphesiz, mahkemelerimizin ihtisas sahibi olması gerekiyor, gerekmektedir. Türkiye'nin bugün içinde bulunduğu durum, bu neviden düzenlemeleri getiriyor. Bu düzenlemeleri yaptık; bugün burada tartıştığımız konuları, uyum paketleri içerisinde teker teker gündeme getirdik, Anayasaya aykırılıklar varsa onları ortadan kaldırdık, gözaltı sürelerini düzelttik. Nitekim, bu düzenlemelerdir ki, ilerleme raporunda, Türkiye'nin yaptığı önemli adımlar olarak zikrediliyor. Onun için, gelen hususlarda, emin olasınız diye ifade ediyorum, hukuka aykırı, hukukun temel kurallarına aykırı, olağanüstü bir dönemi veya olağanüstü mahkeme imajını verebilecek herhangi bir düzenleme yoktur; bunu, bilgilerinize sunuyorum.

Kaldı ki, bir başka şey daha var: Bakınız, özellikle bu örgütlü suçlar bakımından -geçtiğimiz günlerde gazetelerde de çıktı- jüri sistemini kabul etmiş olan ülkeler bile, bu neviden suçlarla mücadele bakımından, genel hukuk sistemi içerisinde ve mahkeme düzeni içerisinde farklı usullerle, jüri yerine, bizim sisteme benzer sistemlerle ilgili bir yargılama yapmak ve bu suçlarla mücadele edebilmek noktasında ciddî bir çabanın, ciddî bir gayretin içerisindedirler.

Onun için, vatandaşlarımızın şundan emin olması lazım; lütfen, sizler de emin olasınız ki, olağanüstü mahkemeler dönemini, bu Parlamento, bu dönem kapatmıştır. Yapılan düzenleme, geneli içerisinde ihtisaslaşmaya doğru giden bir düzenlemedir; doğru olanı da budur. Tıpta ihtisaslaşma var. Genel cerrah diyoruz; şimdi, onun kaç çeşit alt branşları çıktı. Hukukta da yapılmak istenen budur. Kaldı ki, bu, avukatlıkta da vardır. Ben ceza avukatıyım diyor, ben deniz ticaret hukukuyla ilgileniyorum; ben ticaret davalarına bakıyorum diyor. Avukatlarda bile ihtisaslaşma var. Hâkimler için de, bu, tabiî bir sonuçtur. Adil yargılama açısından da buna ihtiyaç var.

Bilgilerinize saygıyla arz ediyorum.

BAŞKAN - Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

252 nci maddeyi okutuyorum:

Kovuşturma

MADDE 252. - (1) 250 nci madde kapsamına giren suçlarla ilgili davalara ait duruşmalarda aşağıdaki hükümler uygulanır:

a) Bu suçlar acele işlerden sayılır ve bunlarla ilgili davalara adlî tatilde de bakılır.

b) Sanık sayısının çok fazla olması durumunda, sanıkların bir kısmının duruşmanın bazı oturumları ile ilgileri bulunmuyor ise duruşmanın bu oturumlarının, yokluklarında yapılmasına mahkemece karar verilebilir. Ancak, bu sanıkların yokluklarında yapılan oturumlarda kendilerini etkileyen bir hâl ortaya çıktığı takdirde buna ilişkin söz ve işlerin esaslı noktaları sonraki oturumlarda kendilerine bildirilir.

c) Mahkeme, güvenliğin sağlanması bakımından duruşmanın başka bir yerde yapılmasına karar verebilir.

d) Bu davalarda esas hakkındaki iddiasını bildirmek için Cumhuriyet savcısına, katılan veya vekiline; iddialara karşı savunmasını yapmak için sanık veya müdafiine makul bir süre verilir. Bu süre, savunma hakkının sınırlanması anlamına geleceği durumlarda re'sen uzatılabilir.

72

Önceki Sayfa Sonraki Sayfa

Sosyal Medya

Kurumsal Facebook Adresi Kurumsal Twitter Adresi RSS Aboneliği Gunluk Haber Aboneliği Genel Kurul Facebook Adresi Genel Kurul Twitter Adresi Web Yoneticisine Mesaj
Sosyal Ağlarda TBMM

Arama

TBMM'yi Ziyaret

TBMM Gezi ve Rehberlik

Rehber Eşliğinde Gezi

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin tanıtımı kapsamında ziyaretçilerin rehber eşliğinde gezdirilmesi, TBMM rehberlik online kayıt sistemine başvurunun ardından, Basın, Yayın ve Halkla İlişkiler Başkanlığı tarafından hazırlanan bir program dahilinde gerçekleştirilmektedir.

Detaylı Bilgi İçin

 

 

 

 

 

 

E-devlet Üzerinden Randevu

E-devlet Linki

Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni ziyaret etmek için e-Devlet üzerinden randevu talebinde bulunabilirsiniz.

e-Devlet Linki

Halk Günü

Halk Günü

Milli İradenin kalbinin attığı yer olan Türkiye Büyük Millet Meclisi tüm vatandaşlarımızın ziyaretine açılmıştır. Her ayın ilk Cumartesi günü 11.00 - 15.00 saatleri arasında önceden herhangi bir randevu almaksızın saat başı gerçekleştirilen gezi programlarına katılabilmek için TBMM Dikmen Kapısına gelmeniz yeterli olacaktır.

Detaylı Bilgi İçin

 

 

Kurtuluş Savaşı Müzesi

Kurtuluş Savaşı Müzes

'Birinci Millî Mimarlık Dönemi Üslubu'nun Ankara'daki ilk örneklerinden olan I.TBMM Binası, 1920-1924 yılları arasında Kurucu Meclis olarak da görev yapan Gazi Meclis tarafından kullanılmıştır. Halen TBMM Basın, Yayın ve Halkla İlişkiler Başkanlığı uhdesinde Kurtuluş Savaşı Müzesi (I.TBMM Binası) olarak hizmet vermektedir.

Sanal Tur

Türkiye Büyük Millet Meclisi Sanal Tur

Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni aşağıdaki bağlantıyı kullanarak sanal olarak gezebilirsiniz.

TBMM Sanal Tur Gezisi

Engelsiz Meclis

İşitme Engelliler

Rehber Eşliğinde Gezi

Yasama ve Denetim Hizmetlerine İlişkin Tanıtım Videolarına aşağıdaki linkten erişebilirsiniz.

Youtube Erişim Linki