TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU...


TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Katma Değer Vergisi (KDV) Kanunu ile Bazı Kanun ve KHK'larda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısı'nın 10 maddesi kabul edildi.

14 Mart 2018 Çarşamba 15:36

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, AK Parti Isparta Milletvekili Süreyya Sadi Bilgiç başkanlığında toplandı.

Maliye Bakanı Naci Ağbal, toplantıda Katma Değer Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve KHK'larda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısı'nın sunumunu yaparak, tasarının getirdiği yenilikler hakkında bilgi verdi.

Bakan Ağbal, 33 yıldır yürürlükte olan KDV Kanunu'nda reform niteliğinde değişiklikleri öngören bir tasarıyı görüştüklerini belirterek, görüşmeler sırasında yapılacak katkı, eleştiri ve önerilerin tasarının daha da gelişmesine, Genel Kurula hızlı şekilde gönderilmesinde aracı olacağını söyledi.

KDV Kanunu'nda uzun zamandır beklenti olarak konuşulan ancak bir türlü hayata geçmeyen konuları tasarıyla düzenleme imkanına kavuştuklarını kaydeden Ağbal, tasarının hazırlık aşamasında, bakanlık olarak yaptıkları çalışmalar dışında meslek örgütleri, sivil toplum kuruluşlarıyla çok sayıda toplantılar yaptıklarını, tüm görüşleri topladıkları, diğer ülkelerdeki KDV uygulamaları incelediklerini anlattı.

Ağbal yatırım, üretim ve ihracatı, KDV Kanunu çerçevesinde desteklemek, teşvik etmek, KDV'ye uyumu kolaylaştırmak, hak ve hakkaniyete uygun olan adaletli bir KDV uygulaması açısından gerekli değişiklikleri tasarıyla düzenlediklerini söyledi.

Devreden KDV'nin iadesini mümkün hale getirilmesinin, tasarının içinde en ön plana çıkan düzenleme olduğuna işaret eden Ağbal, 1985'te yürürlüğe giren KDV sisteminde, sonraki döneme devreden KDV'nin hiçbir şekilde iade edilemeyeceğinin öngörüldüğünü anımsattı. Ağbal, bu düzenlemenin, getirildiği dönem ve prensipleri itibariyle doğru olduğunu dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ama Türkiye'nin dışa açılması, ekonomik aktivitelerin genişlemesi, yatırımların artması, iktisadi faaliyetler içinde zaman zaman işletmelerin indirilecek KDV'nin hesaplanan KDV'den indiriminin zaman alması gibi nedenlerle yıllar itibariyle sonraki döneme devreden KDV birikmiş, bilançolar içindeki yekun artmış ve yaklaşık 160 milyar liraya kadar çıkan sonraki döneme devreden KDV var. Gelinen noktada mevcut devredilen KDV'nin iade edilemeyeceği kuralının sürdürülemez olduğu da aşikar. Çünkü işletmeler bilançonlarında biriken bu KDV nedeniyle ciddi finansman yüküyle karşı karşıyalar. Aslında bir noktada devletten alacaklı olarak telakki edilebilecek bu alacakları teminat olarak dahi kullanamadıkları için işletmeler üzerinde ayrıca bir zorluk oluşuyor."

Ağbal, tasarının getirdiği yenilikler hakkında bilgi vererek, temel kural olarak 12 aylık dönemde iade öngördüklerini, süreyi 3 aya kadar indirme konusunda Maliye Bakanlığına yetki verdiklerini anımsattı.

Yıllar itibariyle oluşan stok KDV'nin, devreden KDV'nin iadesiyle ilgili yetki düzenlemesi yaptıklarını ifade eden Ağbal, şunları kaydetti:

"Mevcut KDV Kanunu içinde biriken KDV'nin hiçbir şekilde iade edilmeyeceği yönünde kural var. Tasarıda bu kuralı aynen koruyoruz. Sonraki döneme devreden KDV, hesaplanan KDV ile indirilmediği sürece, nakden veya mahsuben iade edilemeyeceği kuralını koruyoruz. Ama Maliye Bakanlığına, esas kural bu olmakla birlikte bütçe imkanları dikkate alarak, tutarı da belirlenmek üzere belirli kriterler esas alınarak, geçmiş dönem KDV'nin iadesini de nakden veya mahsuben imkan getiriyoruz. Şu anlaşılmasın, 31 Aralık 2018 itibariyle bilançolarda var olan, sonraki döneme devreden KDV, bundan sonraki dönemlerde de bugünkü sistemde olduğu gibi hesaplanan KDV'den indirim konusu yapılabilir. Vatandaşın, işletmelerin 31 Aralık 2018 itibariyle var olan, sonraki döneme devreden KDV'si ile ilgili kısıtlayıcı düzenleme getirmiyoruz. Bundan sonraki dönemlerde de bugünkü kurallar çerçevesinde indirim hakkı devam ediyor. Ekonominin ihtiyaçlarını, bütçenin imkanlarını dikkate alarak, istisnai olarak Maliye Bakanlığına KDV'nden bu şekilde birikenlerin iadesi imkanını getiriyoruz."

Ağbal, tasarıyla küçük esnafa ilişkin uygulanan KDV sisteminde kolaylık getirdiklerini, esnafın, küçük işletmelerin KDV ödeme süresini 2 ay ertelediklerini, KDV istisnası kapsamını genişlettiklerini, sağlık turizmini teşvik için KDV istisnası getirdiklerini anlattı.

KDV iade noktasında önemli düzenleme yaparken, KDV indirim, iade denetim süreçlerinin yeniden tanımlanması gerektiğini bildiren Maliye Bakanı Ağbal, KDV iadeleriyle ilgilenecek yeni grup başkanlıkları kuracaklarını, vergi müfettiş yardımcılığı kapsamında bin kişilik kadro ihdas edeceklerini söyledi.

Yeni sistem içinde KDV iade talep edecek mükellef sayısının artacağına işaret eden Ağbal, yıllık yaklaşık 70 bin KDV iade talebinin incelemeye konu edildiğini aktardı. Ağbal, "Bu sayıya ilişkin tahmini bir rakam olarak ifade ediliyor ama birebir doğruluğunu tespit etmiş bir rakam olarak da değerlendirmek lazım, bir varsayıma göre yıllık 500 bine kadar KDV iade talebi olabilecek. Bu taleplerin hızlı şekilde incelenmesi lazım. Maliye Bakanlığı KDV iade incelemesi yapacaksa, 3 ay içnide tamamlayacak, tamamlamazsa faiz ödeyecek." diye konuştu.

Ağbal, Ankara'da yaklaşık 2 bin kişinin çalışacağı risk analiz merkezi kuracaklarını dile getirerek, mükellefin işe başlama bildiriminden, iş yerini kapatma sürecine kadar genel, sektörel, belge düzeyinde mal, hizmet hareketlerini, maliye idaresi olarak günlük, anlık takip edeceklerini söyledi.

Ağbal, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülen KDV Kanunu ile Bazı Kanun ve KHK'larda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısı üzerinde milletvekillerinin soru ve eleştirilerini yanıtladı.

Vatandaşın yararına ve herkesi ilgilendiren son derece önemli bir düzenleme yaptıklarını dile getiren Ağbal, tasarının yasalaşması halinde, sonraki döneme devreden KDV'nin iadesi nedeniyle 2020 yılından itibaren 9 milyar liralık bir vergiden vazgeçeceklerini bildirdi.

Tasarının, vergi, KDV mükelleflerinin vergi yükünü azalttığını ifade eden Ağbal, mevcut kanuna göre radikal değişiklikler yaptıklarını kaydetti. Ağbal, kanunun yürürlüğe girdiği 1985'ten beri özel sektöre, "Her ne olursa olsun, yüklenim KDV'si varsa, bu KDV'yi de satışlar üzerinden gideremiyorsanız, bu maliyete, vergi yüküne siz katlanmak zorundasınız." denildiğini, burada örtük bir vergileme olduğunu söyledi.

Tasarının, vergi adaletine hizmet ettiğini vurgulayan Ağbal, ne kadar çok yatırım yapılırsa devletin daha çok KDV aldığını belirtti. Ağbal, KDV Kanunu'nun amacının, yatırımcıyı, üreticiyi, ihracatçıyı vergilemek değil, nihai tüketiciyi vergilemek olduğunu kaydetti.

Ağbal, 167 milyar liralık sonraki döneme devreden KDV bulunduğuna işaret ederek, bunun kartopu gibi büyüdüğünü, işletmeler üzerinde yükü artırdığını söyledi. Ağbal, bugün buna müdahale etmemeleri halinde 5 yıl sonra müdahale ettiklerinde 300 milyar lira olacağını bildirerek, tasarının vergi yükünü aşağı çektiğini dile getirdi.

İadelerin çok titiz şekilde incelenerek yapılacağını ifade eden Ağbal, sistemin, belge düzenini yerleştireceğini, daha fazla e-fatura, e-arşiv kullanılacağını kaydetti. Ağbal, vergilerin kanunla konulup, idareyle toplanıldığını anlattı.

Ağbal, Ankara Yenimahalle'de risk analiz merkezi kuracaklarını ifade etti.

Bütün ülkelerde oran indirimleri, istisnaları olduğuna işaret eden Ağbal, Türkiye'deki istisnaların diğer ülkelerden çok daha geniş değil, daha dar bile olduğunu söyledi.

İki aşamalı bir çalışma yaptıklarını, ilkinin yasal düzenleme olduğunu belirten Ağbal, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İkinci aşama oran çalışması. Gelir İdaresi Başkanlığımız ile Gelir Politikaları Genel Müdürlüğümüz, indirimli oran uyguladığımız bütün uygulamaları, yüzde 1 ve yüzde 8 olarak yaptığımız bütün uygulamaları gözden geçiriyor. Bu indirimli oran uygulamalarından beklenen amacı sağlamayanlarla ilgili düzenleme yapacağız.

İndirimli oran uygulamaları ile istisna uygulamaları sistemi bozan uygulamalar. KDV uygulamasının doğasına ters uygulamalardır. Bu zincirin, hiçbir aşamasının koparılmaması lazım. Devlet, sosyal, ekonomik bir amaçla, bir imkan sağlamak istiyorsa bunu nakit teşviklerle vermeli. KDV'de indirimlerden, istisnalardan uzak durulmalı. Bu konuyla ilgili çalışmalarımızı birkaç ay içinde tamamlayacağız. İki aşamalı hedeflerimiz var; 1 Ocak 2019'a kadar yapacaklarımız var, indirim ve iadede yeni sisteme geçiyoruz. Bir de 1 Ocak 2020'ye kadar yapmamız gerekenler var."

Ağbal, tasarının, orta ve uzun vadede ülke ekonomisine güç katacağını, ekonominin, firmaların üzerindeki ayağındaki prangayı sökeceklerini dile getirdi.

Maliye Bakanı Ağbal, sözlerini şöyle tamamladı:

"Yaklaşık 167 milyar lira olan sonraki döneme devredilen KDV ile ilgili yanlış anlaşılma var. Mükelleflerin incelemeleri tamamlanmış, iade edilmesi gereken bir alacağı değil. Sadece indirim olarak beyannamede gösterilen bir tutar. İncelemeye tabi tutulsa, zaten bunun bir kısmının indirim konusu yapılmadığı görülecek. Bu, mükelleflerin bugün almaları gereken bir tutar değil. Bu tutar, donuk bir tutar değil. Bugün 167 milyar lira olan tutarın bir kısmını işletmeler, 2018 yılı içinde satışlarıyla alacaklar. Sorun, dönen sistem sürekli büyüyor. 31 Aralık 2017 tarihi itibariyle oluşan 167 milyar liranın içinde, 16 bin 150 işletmenin KDV iade alacağı 1 milyon liranın üzerinde."

Katma Değer Vergisi (KDV) Kanunu ile Bazı Kanun ve KHK'larda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısı'nın 10 maddesi, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edildi.

Kabul edilen maddelere göre, arsasını müteahhide veren arsa sahibi, bunun karşılığında aldığı sadece konut veya iş yerleri için KDV ödeyecek.

Müzayede mahallerinde satış yapanlar, KDV mükellefi olacak.

Fazla veya yersiz hesaplanan ve Hazineye ödenen vergi, Maliye Bakanlığının belirleyeceği usul ve esaslara göre işlemi yapan mükellefe iade edilecek. İadenin yapılabilmesi için işlemle ilgili beyanlar düzeltilecek, fazla, yersiz hesaplanan vergi satıcı tarafından alıcıya geri verilecek.

Belediyelerin KDV mükellefiyetleri, kendileri adına değil iktisadi işletmeleri adına olacak.

Birbiriyle yüzde 50 ve daha fazla ortaklık ilişkisi olan şirketler ile kamu kurumlarına ait iktisadi işletmeler için ayrı ayrı değil birleştirilmiş KDV beyannamesi verme imkanı getiriliyor.

Maliye Bakanlığı, KDV beyanlarının birleştirilmesine ilişkin olarak, en az yüzde 50 oranında ortağı olunan diğer Kurumlar Vergisi mükellefleri ile birlikte grup KDV mükellefiyeti tesis ettirmeye yetkili olacak.

Gümrüksüz satış mağazalarında satılmak üzere bu mağazalara veya bunların depolarına yapılan teslimler, KDV'den istisna tutulacak.

Hayırseverlerce ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına bağışlanmak üzere yapılan okul, sağlık tesisi, 100 yatak kapasitesinden az olmamak üzere (kalkınmada öncelikli yörelerde 50 yatak) öğrenci yurdu ile çocuk yuvası, yetiştirme yurdu, huzurevi, bakım ve rehabilitasyon merkezi, ibadethaneler, Diyanet İşleri Başkanlığı denetimine tabi yaygın din eğitimi veren tesisler, gençlik merkezleri ile gençlik ve izcilik kampı inşası dolayısıyla bağışta bulunacaklara yapılan teslim ve hizmetler, KDV'den istisna tutulacak.

Sağlık Bakanlığınca izin verilen gerçek veya tüzel kişilerce, Türkiye'de ikamet etmeyen yabancılara sağlık kuruluşlarında verilen koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri vergiden muaf olacak.

Teknoloji ile ihtisas teknoloji geliştirme bölgelerinde, Ar-Ge ve tasarım merkezlerinde, araştırma laboratuvarlarında Ar-Ge, yenilik ve tasarım faaliyetlerinde bulunanlara, bu faaliyetlerinde kullanılmak üzere yapılan yeni makina ve teçhizat teslimleri de vergiden müstesna olacak. Bu makina ve teçhizatın teslim tarihinden itibaren 3 yıl içinde elden çıkarılması halinde vergisi, gecikme cezasıyla birlikte alınacak.

Adi ortaklıkların sermaye şirketine dönüşmesi işlemleri, konfeksiyon kırpıntıların teslimi de KDV istisnası kapsamına alınacak.

Gümrük antrepoları ve geçici depolama yerleri ile gümrük hizmetlerinin verildiği gümrüklü sahalarda ithalat ve ihracat işlemlerine konu mallar ile transit rejim kapsamında işlem gören mallar için verilen ardiye, depolama ve terminal hizmetleri, kısmi istisna kapsamında kalacak.

Arsa sahibine kalacak konut veya iş yerlerine ilişkin arsa payının müteahhide devri söz konusu olmadığından, arsa sahibine bırakılacak konut veya iş yerlerinin maliyet bedelinin tespitinde arsa payı dikkate alınmayacak.

Mükelleflerin bir vergilendirme döneminde indirilecek KDV toplamının hesaplanan KDV toplamından fazla olması halinde aradaki farkın iade edilmeyeceği kuralı kalkıyor.

Mükelleflerin alışları nedeniyle ödedikleri KDV'nin 12 ay boyunca indirim yoluyla giderilemeyip devretmesi durumunda, izleyen 6 ay içinde mükellef tarafından talep edilmesi şartıyla iade edilebilecek.

İndirimli orana tabi teslim ve hizmetler nedeniyle teslim ve hizmetin gerçekleştiği vergilendirme döneminden sonra ortaya çıkan giderler veya yapılan iskontolar dolayısıyla yüklenilen ve indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV, iade hesabına dahil edilecek.

İndirim hakkı, vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılını takip eden yılın sonuna kadar kullanılabilecek.

Değersiz hale gelen alacaklara ilişkin teslim ve hizmet nedeniyle hesaplanan KDV, indirim konusu yapılabilecek.

Bakanlar Kurulu, vergi indirimiyle ilgili 12 aylık süreyi sektörlere, işletme büyüklüklerine ve indirim yoluyla giderilemeyen KDV'nin kaynağına göre 24 aya kadar uzatabilecek, tekrar kanuni seviyesine indirebilecek.

Maliye Bakanlığı ise belirlenen sürede mükelleflerce indirim yoluyla giderilemeyen KDV'nin iadesini, vergi incelemesiyle veya sektörlere, işletme büyüklüklerine ve indirim yoluyla giderilemeyen KDV'nin kaynağına göre vergi incelemesi dışında belirlenecek diğer yöntemlerle yapma hususlarında yetkilendirilecek. Bakanlık, indirim yoluyla giderilemeyen KDV'nin iadesi için belirlenen süreyi, sektörler, işletme büyüklükleri ve indirim yoluyla giderilemeyen KDV'nin kaynağına göre 3 aya kadar indirebilecek.

Vergi Usul Kanunu'nca değersiz hale gelen alacaklara ilişkin hesaplanan ve beyan edilen KDV, alacağın zarar yazıldığı vergilendirme döneminde indirim konusu yapılabilecek.

Değersiz hale gelen alacaklara ilişkin alıcı tarafından ödenmeyen KDV, indirim konusu yapılmayacak.

Gümrük antrepoları ve geçici depolama yerleri ile gümrük hizmetlerinin verildiği gümrüklü sahalarda; ithalat ve ihracat işlemlerine konu mallar ile transit rejim kapsamında işlem gören mallar için verilen ardiye, depolama ve terminal hizmetleri nedeniyle yüklenilen KDV'nin indirimine imkan sağlanacak.

Tasarının görüşmeleri yarın da devam edecek.

Bu arada toplantıda, Türkiye'de ikamet etmeyen yabancılara sağlık kuruluşlarında verilen koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerine vergiden muafiyet tanıyan maddenin görüşmelerinde "saç ekimi" konusu gündeme geldi.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Süreyya Sadi Bilgiç, "saç ekimi" gibi hizmetlerin de bu kapsama girip girmediğini sordu.

CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu, ülkeye döviz kazandırmak amaçlanıyorsa bu konuda da KDV muafiyeti sağlanması gerektiğini belirtti.

Maliye Bakanı Naci Ağbal, ilgili sağlık mevzuatında tanımlanan sağlık hizmetlerini tasarıya koyduklarını belirterek, bunun dışında bir istisna getirmeyi düşünmediklerini bildirdi.

Öte yandan Ağbal, belli bölgeden, belli yerden gelenlere yönelik ayrımcı anlayış bulunduğunu kaydederek, bu nefret söylemini, anlayışını kınadı. Ağbal, "Gazetelere düşen bu haberleri yazanlar hem ayrımcılar hem nefret söylemine dahil olan, iki kuzuyu güdemeyen adamlar." dedi.
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.