Turkiye Buyuk Millet Meclisi

Türkiye Büyük Millet Meclisi
Genel Kurul Tutanağı
27. Dönem 4. Yasama Yılı
47. Birleşim 16 Şubat 2021 Salı

Ulaşmak İstediğiniz sayfa aralığını giriniz.
Font Küçült | Normal | Font Büyüt
Başa Dön | Önceki Sayfa Sonraki Sayfa | Son Sayfa
Tutanak toplam 56 sayfadır. Sorgulanan Sayfaların Yazıcı Versiyonu
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle, önceki gün Gara'da, elinde silah olmayan, çatışmaya girmeyen 13 askerimizi, polisimizi şehit eden PKK terör örgütünü lanetliyorum. Operasyonda şehit olan asker ve polislerimize Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve milletimize başsağlığı diliyorum.

Değerli arkadaşlar, ben 2015 yılında milletvekili oldum. Anadolu'nun yoksul bir köyünden çıkan ve Peygamber ocağı Türk Silahlı Kuvvetlerine giren, yirmi beş yıl sırmalı ay yıldızı kolunda taşıyan bir babanın evladıyım. Babama ve onun silah arkadaşlarına duyduğum minnet ve vefa duygusuyla milletvekili seçildiğim günden bugüne Türk Silahlı Kuvvetleri ve Emniyet mensuplarının sorunlarını bu Parlamentonun gündemine getirmiş bir kardeşinizim; benimle beraber Genel Kurulda çalışan her siyasi partiden arkadaşım da bu hassasiyetimi bilir. PKK tarafından kaçırılan ve al bayrağa sarılı olarak defnettiğimiz şehit askerlerimizle, polislerimizle ilgili konuyu da aynı hassasiyetle Meclis gündemine getirdim. Bir jandarma komando astsubay beni telefonla aradı "Vekilim, bir astsubay kardeşimiz, Semih Özbey PKK tarafından kaçırıldı. Konuyla ilgilenir misiniz?" dedi. Konuyla ilgilenmeye başlayınca başkalarının da olduğunu gördüm, Genel Başkanımızla paylaştım. Sayın Genel Başkanımız dedi ki: "Kamuoyunu bilgilendirin, konunun takipçisi olun." İlk soru önergemi PKK ve IŞİD'in kaçırdığı tüm asker ve polislerimiz için Aralık 2016'da dönemin Başbakanı Binali Yıldırım'a verdim. Yanıt geldi mi arkadaşlar? Yanıt gelmedi. Vazgeçmedik, vazgeçersek unutulurlar dedik. Tekrar Temmuz 2017'de yine Binali Yıldırım'a sordum: "Terör örgütlerince kaçırılan asker ve polislerimizin kurtarılması için ne yapıyorsunuz?" diye. Cevap alabildik mi? Yine cevap alamadık. Eylül 2017'de bu defa Süleyman Soylu ve dönemin Savunma Bakanı Nurettin Canikli'ye "Kaçırılan asker ve polislerimiz için ne yapıyorsunuz? Ailelerin yardım çağrılarına neden sessizsiniz?" diye sordum; ne Soylu ne de Canikli cevap verdi. Ekim 2017'de aileler bizimle irtibat kuruyordu, arıyordu; konuşuyorduk; telefonlaşıyorduk ve Veli Ağbaba'yla beraber Mecliste ailelerle birlikte basın toplantısı düzenledik; o gün o ailelerin söyledikleri hâlâ kulaklarımda çınlıyor. Şehit Müslüm Altıntaş'ın annesi şöyle demişti: "Cumhurbaşkanına ve Başbakana sesleniyorum, artık sesimizi duysunlar; dünyaya sesleniyorum içimizdeki yangını duysunlar; dağdakilere sesleniyorum, onların da anaları babaları vardır, bizi anlasınlar; evlatlarımızı bıraksınlar." Songül ana sesini duyurabildi mi? Hayır, sesini duyan olmadı.

Şehit Astsubay Semih Özbey'in babası Gürsel Özbey -aradım ulaşamadım başsağlığı dilemek için Gürsel ağabeyi- "Bize hep sabır dediler artık sabredemiyoruz; ya kendimizi yakacağız ya da çocuklarımız için bu devlet bir adım atmalı." dedi. Adım atan oldu mu? Olmadı.

Biz dünyanın en zor mesleğini yapan, ailelerini, koklamaya doyamadıkları eşlerini, yavuklularını, minicik dünya tatlısı bebeklerini, evlatlarını arkalarında bırakarak bir emirle vatan için gülerek ölüme giden; yalçın dağlarda, ıssız yerlerde, kuş uçmaz kervan geçmez yerlerde, azgın denizlerde görev yapan; bizim çocuklarımız rahat uyuyabilsinler diye kendi çocuklarının babasız kalmasını göze alan bu evlatlarımız için sormaya devam ettik arkadaşlar. (CHP sıralarından alkışlar) Şubat 2018'de Binali Yıldırım'a tekrar sordum, yine yanıt alamadım. Ekim 2018'de bu defa Hulusi Akar'a sordum, ilk defa yanıt geldi sekiz ay sonra; okuyayım yanıtı size: "Terör örgütleriyle mücadeleye yönelik keşif, gözetleme ve operasyonel faaliyetler azim ve kararlılıkla devam etmektedir." Yani sorduğumuz sorunun yine cevabını alamadık. Son olarak 9 Şubatta, operasyon başlamadan bir gün önce Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay'a soru önergesi verdim, beş gün sonra acı haberi aldım, tüm askerlerimiz, polislerimiz mağarada şehit edilmişti.

Tam altı yıl; gecesi, gündüzü, sabahı, akşamı, kışı, baharı, yazı tam altı yıl bu çocuklar sağdı. Mektup yazdılar; Semih, o mektupta diyordu ki: "Aileme: Bu mektubun size ulaştırılıp ulaştırılmayacağını bilmeden size yazıyorum. Bütün aile üyelerim, umarım iyisinizdir. Beni soracak olursanız, iyi olmaya çalışıp, kavuşacağımız gün için sabrediyorum. Ben buradayım; sağım, ölmedim, yaşıyorum demek için yazıyorum, sesimizi artık birileri duysun diye yazıyorum." Biz senin sesini duyduk şehidim ama duyuramadık.

Değerli arkadaşlar, tüm dünyada bu tip olaylar olur, bu tip kaçırmalar, alıkoymalar olur; biz bunları yaşadık, çeşitli örneklerini de gördük.

ÖZNUR ÇALIK (Malatya) - Kaçıranlara bir hesap sorsanıza ya! Kaçıranlara bir hesap sorun.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Daha ne diyecek?

MURAT BAKAN (Devamla) - 2006'da Amerika Birleşik Devletleri'nin 2 askeri Irak'ta kaçırıldı. Amerika Birleşik Devletleri 8 bin askerle, Hava Kuvvetleriyle operasyon yaptı; hiç beklemeden.

2007'de Basra Körfezi'nde 15 İngiliz askerini İran askerleri alıkoydu; Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyini toplantıya çağırdı İngiltere ve Avrupa ülkeleri; 15 İngiliz askeri için ve dönemin Hükûmeti, bizim Hükûmetimiz, önce kadın askerler serbest bırakılsın diye devreye girdi.

23

 
Başa Dön | Önceki Sayfa Sonraki Sayfa | Son Sayfa

Sosyal Medya

Kurumsal Facebook Adresi Kurumsal Twitter Adresi RSS Aboneliği Gunluk Haber Aboneliği Genel Kurul Facebook Adresi Genel Kurul Twitter Adresi Web Yoneticisine Mesaj
Sosyal Ağlarda TBMM

Arama

TBMM'yi Ziyaret

TBMM Gezi ve Rehberlik

Rehber Eşliğinde Gezi

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin tanıtımı kapsamında ziyaretçilerin rehber eşliğinde gezdirilmesi, TBMM rehberlik online kayıt sistemine başvurunun ardından, Basın, Yayın ve Halkla İlişkiler Başkanlığı tarafından hazırlanan bir program dahilinde gerçekleştirilmektedir.

Detaylı Bilgi İçin

 

 

 

 

 

 

E-devlet Üzerinden Randevu

E-devlet Linki

Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni ziyaret etmek için e-Devlet üzerinden randevu talebinde bulunabilirsiniz.

e-Devlet Linki

Halk Günü

Halk Günü

Milli İradenin kalbinin attığı yer olan Türkiye Büyük Millet Meclisi tüm vatandaşlarımızın ziyaretine açılmıştır. Her ayın ilk Cumartesi günü 11.00 - 15.00 saatleri arasında önceden herhangi bir randevu almaksızın saat başı gerçekleştirilen gezi programlarına katılabilmek için TBMM Dikmen Kapısına gelmeniz yeterli olacaktır.

Detaylı Bilgi İçin

 

 

Kurtuluş Savaşı Müzesi

Kurtuluş Savaşı Müzes

'Birinci Millî Mimarlık Dönemi Üslubu'nun Ankara'daki ilk örneklerinden olan I.TBMM Binası, 1920-1924 yılları arasında Kurucu Meclis olarak da görev yapan Gazi Meclis tarafından kullanılmıştır. Halen TBMM Basın, Yayın ve Halkla İlişkiler Başkanlığı uhdesinde Kurtuluş Savaşı Müzesi (I.TBMM Binası) olarak hizmet vermektedir.

Sanal Tur

Türkiye Büyük Millet Meclisi Sanal Tur

Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni aşağıdaki bağlantıyı kullanarak sanal olarak gezebilirsiniz.

TBMM Sanal Tur Gezisi

Engelsiz Meclis

İşitme Engelliler

Rehber Eşliğinde Gezi

Yasama ve Denetim Hizmetlerine İlişkin Tanıtım Videolarına aşağıdaki linkten erişebilirsiniz.

Youtube Erişim Linki